Metro Türkiye, 2040 Net Sıfır Hedefi Doğrultusunda İklim Aksiyonlarını Güçlendirdi
2024 Etki Raporu’nu yayımlayan Metro Türkiye, iklim krizinin görünürlüğünün arttığı bir dönemde sadece kendi operasyonlarında değil, tüm değer zincirinde dönüşümün öncüsü olma sorumluluğunu üstlenerek sürdürülebilirlik odağındaki somut ilerlemelerini kamuoyuyla paylaştı. GRI Standartları’na göre hazırlanan rapor, şirketin yıl boyunca yürüttüğü iklim aksiyonları, yerel üretim, sürdürülebilir balıkçılık, izlenebilirlik, hayvan refahı ve çalışan deneyimi gibi alanlarda elde ettiği sonuçları ortaya koyuyor.
Türk mutfağının değerlerini koruma ve geleceğe aktarma misyonuyla faaliyetlerini sürdüren Metro Türkiye, sürdürülebilirlik performansını ve ekosistem üzerindeki etkilerini ortaya koyduğu beşinci Etki Raporu’nu yayımladı. 2016’da başlayan raporlama yolculuğunu 2020 itibarıyla Etki Raporu formatına taşıyan Metro Türkiye, 2024 boyunca attığı adımları, elde ettiği sonuçları ve uzun vadeli hedeflere yönelik ilerlemesini paydaşlarıyla şeffaf biçimde paylaştı. Rapor, şirketin iş yapış biçimini tanımlayan “Metro Usulü” anlayışının ve sorumlu çözüm ortağı yaklaşımının sürdürülebilirlik stratejisinin merkezinde daha da güçlendiğini gösteriyor.
2024 yılında sürdürülebilirlik stratejisini Müşteriler İçin Sorumlu Çözüm Ortağı, Sürdürülebilir Satın Alma, İklim Aksiyonları ve Sorumlu İşveren odak alanları çerçevesinde yürüten şirketin Etki Raporu’nun önceliklendirme analizine göre öne çıkan başlıklar ise yerel üretimin desteklenmesi, sürdürülebilir balıkçılık, sağlıklı ve kaliteli gıdaya erişim, sürdürülebilir ürün ve çözümler ile hayvan refahı oldu. Bu yaklaşım, hem perakende sektöründe hem yeme içme profesyonelleriyle kurulan ilişkilerde Metro Türkiye’yi daha sorumlu, daha kapsayıcı ve daha dayanıklı bir çözüm ortağı konumuna taşıdı.
Antunes: “Değer zinciri boyunca dönüşümün öncüsü olmayı sorumluluk olarak görüyoruz”
Metro Türkiye CEO’su David Antunes, iklim krizinin etkilerinin daha görünür hale geldiği bir dönemde dönüşümün yalnızca bir tercih değil, temel bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, “Metro Türkiye olarak yalnızca kendi operasyonlarımızda değil, tüm değer zincirimizde dönüşümün öncüsü olmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz. 2024 yılında yerel üreticilerden tedarik zincirimize, iklim aksiyonlarından sürdürülebilir ürünlere, sağlıklı gıdaya erişimden hayvan refahına kadar geniş bir çerçevede ilerlemeye devam ettik. Sorumlu çözüm ortağı yaklaşımımızla müşterilerimizin sürdürülebilir seçimler yapmasını kolaylaştırırken, 2040 yılında iklim nötr olma hedefimize doğru önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Bu yılki Etki Raporu, hem bugün yarattığımız etkiyi hem de geleceğe dair kararlılığımızı ortaya koyuyor” dedi.
Enerji Tüketiminin %40’ı Ges Yatırımıyla Sağlandı
Güneş enerjisi sistemleri yatırımları 2023’te olduğu gibi 2024 yılında da kararlılıkla devam etti. Aralık 2024’e kadar geçen sürede mağazaların toplam 55.000 MWh elektrik enerjisi ihtiyacının 21.400 MWh’ı çatı GES’lerden karşılandı; böylece Metro Türkiye enerji tüketiminin yaklaşık %40’ını doğrudan yenilenebilir kaynaklardan sağlamış oldu. Bu dönüşüm, şirketin iklim hedefleriyle uyumlu olarak yenilenebilir enerji kullanımında önemli bir eşiğin aşılmasını sağladı.
Yereli Destekleme Misyonuyla 740 Cİ Tescilli ve Aday Ürün Raflara Taşındı
Yerel üretimin sürdürülebilirliğine yönelik çalışmalar 2024 yılında da kesintisiz biçimde sürdü. 2012’den bu yana yürütülen Coğrafi İşaretli Ürünler projesi kapsamında mağaza raflarında yer alan coğrafi işaret tescilli ya da tescile aday ürün sayısı geçen yılki 560 seviyesinden 740’a ulaştı. “Yerelin İzinde” projesiyle yöresel tariflerin görünürlüğü artarken, üretici örgütleri ve kooperatiflerle yürütülen iş birlikleri sayesinde yerel ürünlerin değer zincirindeki payı güçlendirildi.
Sağlıklı ve Kaliteli Gıdaya Erişim İçin Sürdürülebilir Ürün Portföyü Genişletildi
Metro Türkiye, sağlıklı, besleyici ve kaliteli ürünlere erişimi artırma hedefi doğrultusunda 2024 yılında sürdürülebilir ürün portföyünü önemli ölçüde genişletti. Bu yıl raflarda 493 sağlıklı ve besleyici Metro markalı ürün, 78 organik ürün ve 177 organik etiketli ürün yer aldı. Ürün içeriklerini iyileştirmeye yönelik çalışmalar kapsamında, 103 ürün daha az şeker, tuz ve yağ içerecek şekilde reformüle edildi, 48 ürünün koruyucu içeriği azaltıldı ve 18 ürünün yağ oranı düşürüldü. Ayrıca 69 Metro markalı üründe trans yağ tamamen kaldırılarak daha sağlıklı seçenekler sunuldu. Gıda kategorisindeki Metro markalı ürünlerin %27’sinin sağlıklı ve besleyici özelliklere sahip olması, şirketin ürün politikalarını sürdürülebilirlik ve kalite standartları doğrultusunda şekillendirdiğini bir kez daha ortaya koydu.
Güvenli gıdanın ve sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla mağaza et üretimlerinde, tüm meyve sebzelerde, Metro markalı organik ürünlerde, Metro Premium markalı ballarda, tüm karkas, vakum etlerde ve kültür balıklarında, Metro markalı organik ürünlerin tamamında, kendi markalı 61 adet coğrafi işaretli üründe ve yine kendi markalı 12 zeytinyağı çeşidinde izlenebilirlik sunmaya devam etti. Bu yaklaşım, tüketicilere ürünlerinin kaynağına dair tam şeffaflık sunarken, gıda güvenliği standartlarını da üst seviyeye taşıdı.
Sürdürülebilir Balıkçılıkla Deniz Ekosistemini Koruyor
Deniz ekosistemlerini koruma ve balık popülasyonlarının sürdürülebilirliğini destekleme hedefi doğrultusunda Metro Türkiye, 2024 yılında müşterilerine izlenebilir, sorumlu ve güvenilir balık ürünleri sunma amacıyla Metro markalı balıkların %73’ünü, diğer balık ürünlerinin ise %64’ünü sürdürülebilirlik sertifikasına sahip kaynaklardan tedarik etti.
Denetimlerle Hayvan Refahını ve Gıda Güvenilirliğini Sağlıyor
Hayvanların sağlıklı, güvenli ve doğal yaşam koşullarında yetişmesini önemseyen Metro Türkiye, hayvan refahı konusunda ulusal ve uluslararası standartların ötesine geçen uygulamaları hayata geçirmeye 2024 yılında da devam etti. 2012’den bu yana tüm kırmızı ve kanatlı et tedarikçilerinde düzenli hayvan refahı denetimleri gerçekleştiren şirketin Metro markalı tüm taze ve dondurulmuş et ürünleri, %100 hayvan sağlığı ve refahı standartlarına uygun şekilde üretiliyor. Bu yaklaşım, hem ürün güvenilirliğini hem de hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesini güvence altına alıyor.
2.530 Ton Gıda Atığı Yeniden Değerlendirildi
Gıda atığını kaynağında önlemeye yönelik çalışmalarını 2024 yılında güçlendiren Metro Türkiye, hem çevresel hem de sosyal alanda önemli sonuçlar elde etti. Yıl boyunca toplam 2.862 ton gıda atığı oluşurken, bunun 2.530 tonunu yeniden değerlendirmeyi başaran şirket, doğal kaynakların korunmasına ve ihtiyaç sahiplerine erişimin desteklenmesine güçlü bir katkı sundu. Bu kapsamda, 1.017 ton gıda, gıda bankalarına bağışlanarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılırken 222 ton ürün Fazla iş birliğiyle yeniden satışa sunuldu. 140 ton gıdanın hayvan yemine dönüştürülmesi, 942 ton ürünün hayvan barınaklarına iletilmesi, 209 ton ürünün ise kompostlama yoluyla döngüsel ekonomiye kazandırılması sağlandı.
Sorumlu İşveren Yaklaşımıyla Eşitlikçi ve Kapsayıcı Çalışma Kültürü
Metro Türkiye, sorumlu işveren anlayışı doğrultusunda sosyal sürdürülebilirliği eşitlik ve kapsayıcılık odağında ele almayı sürdürdü. Çalışanlarının kendilerini güvende, değerli ve mutlu hissettikleri bir iş ortamı yaratmayı temel bir kurum değeri olarak benimseyen şirket, tüm çalışanlarını işinin ve geleceğinin doğal bir paydaşı olarak konumlandırıyor. Çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık ilkelerini işe alımdan kariyer yolculuğunun her aşamasına entegre eden Metro Türkiye, kadınların ve gençlerin iş hayatına katılımını destekleyen uygulamalarıyla çalışan memnuniyetini odağına alırken, kapsayıcı kurum kültürünü uzun vadeli ve sürdürülebilir başarısının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor.
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Standardı Yazı Dizisi
- Sürdürülebilir Satın Alma Yolculuğunda Paydaşlarımız:
Sürdürülebilir Tedarikçi Kimdir? Bir Şirketi Sürdürülebilir Kılan Özellikler Nelerdir? – IV
- Sürdürülebilir Tedarik Operasyonlarında Planlama ve Gereklilikler
ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Standardı – III - Sürdürülebilir Tedarik Stratejisi Nedir? Nasıl Geliştirilir? ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Standardı – II
- ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Standardı Yol Haritası ve Adım Adım Sıfır Emisyon Hedefi – I
SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
VE YEŞİL SATINALMA SUNUMLARI VE DİĞER MAKALELER
Power Point Sunum Klasörünü indirebilirsiniz:
Sürdürülebilir Kalkınma Raporu ve Türkiye Analizi
- Ecovadis Sürdürülebilir Satınalma Puanımızı Nasıl Yükseltiriz?
Sürdürülebilir Satınalma Gelişim Planı Nasıl Yürütülmeli?
- Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri 2025 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu Yayınlandı.Türkiye 167 Ülke İçerisinde 73. Sırada
- Yeşil Satınalma ve Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi Nedir?
- Demir Çelik Sektörü ve Sürdürülebilirlik Performans Göstergeleri (KPI)
İŞ PROBLEMLERİNE ODAKLI EĞİTİMLER, ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR

Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz.
Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır.
Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.
Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”
Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız.
Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim. Prof. Dr. Murat Erdal
Türkiye’nin Her Yerinde Bire Bir (1-1) Yönetici Ekibi ve Şirket Eğitimleri:
İçerikleri incelemek için tıklayınız.
-> Eğitim teklifi almak için -> egitim@satinalmadergisi.com
☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve ISO 20400 Standardı Eğitimi (2 gün)
☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün)
☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)
☐ İdari İşler ve Tesis Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)
☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)
☐ Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)

-> EĞİTİM KATALOĞUNU İndirebilirsiniz -> https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf
-> Eğitim teklifi almak için -> egitim@satinalmadergisi.com










Sanayileşmeyle birlikte son iki yüzyılda üretim ve tüketim faaliyetleri doğal enerji akımına müdahale ederek küresel ısınmayı hızlandırdı. Öyle ki, sanayileşme öncesinde atmosferdeki karbon dioksit miktarı milyon hacim başına yaklaşık 280 parça (partikül) iken, bugün milyonda 415 parçaya yükseldi. İklim bilimcilerin bulgularına göre; gezegen 2100 yılına kadar 2,3 C derece ile 4,1 C derece arasında ısınacak. Bir öngörüye göre, önümüzdeki yıllarda devasa hortumlarla, çölleşmelerle, su baskınlarıyla ve kıtlıklarla yüzleşeceğiz.


ISO 22301 standardı kurumsal kriz yönetiminde iş sürekliliğini sağlamak ve kesintilere karşı dayanıklılığı artırmak için uluslararası kabul görmüş en kapsamlı standartlardan biridir. Bu standart, kuruluşların beklenmedik kesintilere karşı hazırlıklı olmasını sağlamak amacıyla, kritik operasyonel fonksiyonlarını ve süreçlerini etkileyecek olaylara karşı istikrarı korumayı ve bu kritik faaliyetlerin sürdürülmesi için bir dizi çalışmayı gerektiren sistematik bir yaklaşım sunmaktadır.


Yurt dışı menşeli dampingli ürünler karşısında uzun süredir varoluş mücadelesi veren paslanmaz çelik sektörü temsilcileri tarafından yapılan anti-damping başvurusu sonucunda ilk adım atıldı. Türk sanayi sektörünü üretim yapamaz hale getiren dampingli ürünlere karşı, Ticaret Bakanlığınca kesin önlem uygulamasına karar verilerek yüzde 3,95 oranında anti-damping vergisi getirildi. Resmi Gazete’de yayımlanan karara yönelik açıklama yapan Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı, “Yerli üreticiye daha adil bir rekabet ortamı sağlayacak olan bu kararı, sektörü büyük kayıplar vermekten kurtaracak uygulamaların ilk adımı olarak görüyoruz ve devamının geleceğine inanıyoruz ” dedi.
Türkiye’nin paslanmaz çelik sektöründe yeni bir dönemin kapılarının aralandığını ifade eden Haluk Kayabaşı, “Paslanmaz çelik pek çok sektör için stratejik bir girdi. Bu ham maddeyi son ürün haline getirecek yerli üretim gücünün desteklenmesi hayati önem taşıyor. Milli ekonomimize katma değer sağlayan paslanmaz çeliğe hayat verecek tüm uygulamaları destekliyoruz” diyerek yüzde 3,95 oranında uygulanacak anti damping vergisinin olası etkilerini anlattı:
İtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; ……… Tıbbi Malzeme Lojistik San. ve Tic. A.Ş. tarafından sunulan aşırı düşük teklif açıklamalarının mevzuata uygun olmadığı iddialarına yer verilmiştir.
Hatırlanacağı üzere Vesaik Mukabili Ödeme bir malın ihraç ülkesinden yola çıkarılmış olduğunu gösteren belgelerin ihracat bedelinin alıcı tarafından ödenerek bankadan alınması yoluyla yapılan ödeme şeklidir, yani ihraç bedeli tahsil edildikten sonra vesaikin (belgeler) ithalatçıya teslim edildiği ödeme türüdür.
Yine bir yılı 2025 Yılını geride bırakırken önümüzde yeni bir yılın 2026 yılının heyecanı var. Aşçılık mesleğimi icra ettiğim yıllar içerisinde her zaman beni bu yılların geçişi heyecanlandırmıştır. Aynı bayram haftalarında olduğu gibi yemekler konusunda misafirlerime neler sunacağım ne yenilikler vereceğim konusunda hep araştırma içerisinde olmuş devamlı yeni veya geleneksel ürünleri daha farklı nasıl sunmanın heyecanını yaşamışımdır. Yılbaşı programlarında da aynı duygu ve heyecan ile bu serüven hep devam etmiştir.



2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanuna göre, yılbaşı günü “genel tatil günü” olarak kabul edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63’üncü maddesinde ise, “Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışılıp çalışılmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile kararlaştırılır. Sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde söz konusu günlerde çalışılması için işçinin onayı gereklidir”. Aynı Kanunun 47 nci maddesine göre de “Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir”.
Karar verme süreçlerini yalnızca rasyonel tablolar, net bütçeler ve teknik analizlerle açıklamak artık yeterli değil. Günümüz iş dünyasında satın alma profesyonellerinin kararları, aynı zamanda görünmeyen tetikleyiciler, bilişsel eğilimler ve psikolojik motivasyonlar tarafından da şekilleniyor. İşte bu noktada devreye davranışsal ekonomi giriyor.