Global enerji sektöründe, Amerika ve Avrupa gibi ticari derinliği bulunan piyasalarda başlayan ve Türkiye’nin de gündemine gelen bir dönüşüm yaşanıyor. Sanayi kuruluşları, büyük ticari işletmeler ve mesken kooperatifleri fosil yakıtların yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının daha hızlı ve verimli kullanılabilmesi için alternatiflerine göre çok daha ekonomik olan uzun dönemli elektrik alım anlaşmaları imzalıyorlar. Bu modelin, Türkiye’nin yeşil dönüşüm hedefleri için de önemli bir araç olduğunu belirten Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akbay; “Sanayi kuruluşları ve büyük ticari işletmeler, elektrik fiyatlarındaki değişimlerden kaynaklı maliyeti etkileyen unsurlardan ari kalacak ve dolayısıyla sermayelerini, elektrik üretimi yatırımlarına aktarmak yerine kendi iş alanlarında büyümeye yönlendirme imkânına sahip olacak. Diğer yandan enerji üreten tesis işletmecileri ise yeni yatırımlarının finansmanı konusunda, daha fazla sabit bir gelir beyan edebileceği için bankalardan kredi temin süreci kolaylaşacak, böylece enerji üretim projeleri daha hızlı ve daha uygun maliyetle hayata geçebilecek.” ifadelerine yer verdi.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi, dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de gün geçtikçe yükselmeye devam ediyor. Artan enerji maliyetlerinden etkilenmek istemeyen işletmeler, çareyi ihtiyaç duydukları enerjiyi kendi imkânlarıyla üretmekte buluyor. Tüm bunların yanında global çevrelerce kabul görmüş yeni yöntemler de gündemde kendine yer bulmayı sürdürüyor. Enerjide uzun dönemli yenilenebilir elektrik tedarik anlaşmaları modeli, Türkiye’nin yeşil enerji dönüşümüne önemli katkılar sunmaya hazırlanıyor. Avrupa ve Amerika’da başarılı bir şekilde uygulanan bu model, şirketlerin yeşil enerji üretimine destek olma yöntemlerini yeniden şekillendiriyor. Bununla birlikte sanayi kuruluşlarının kendi fabrikalarına veya fabrikalardan farklı alanlara enerji santrali kurmak yerine, yeşil enerji üreten santrallerle uzun vadeli elektrik tedarik anlaşmaları yapmalarını, böylece yeşil dönüşüm yatırımlarına katkıda bulunmalarını teşvik ediyor. Bu yaklaşım işletmelerin enerji maliyetlerini sabitlemelerine imkân tanırken, yeşil enerji kullanımları ile kolaylıkla karbon sertifikası elde etmelerini sağlıyor. Böylelikle sanayi kuruluşlarının ve büyük ticari işletmelerin, sermayelerini enerji alanındaki yatırımlara kaynak ayırmak yerine, kendi iş alanlarında verim ve kapasite artışı yatırımlarına yönlendirmeleri öngörülüyor.
Enerji Arz Güvenliğine Katkı Sağlayan Ekonomik Bir Model
Enerjide uzun dönemli yenilenebilir elektrik tedarik anlaşmaları modeline değinen Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay yaptığı açıklamada, “Yenilenebilir enerji santralinin önümüzdeki yıllarda hızla artış göstermesi bekleniyor. Ayrıca santrallerin kesintili üretimlerini dengeleyecek olan elektrik depolama sistemleri projeleri de artmaya devam ediyor. Diğer taraftan lisanssız üretim kaynaklarında depolama yükümlülüğünün olmaması nedeni ile toplam iletim ve dağıtım sistemi taşıma maliyetlerinin artması bekleniyor.
Mevcut lisanslı üretimin, artan iletim ve dağıtım sistemi taşıma maliyetini tek başına üstlenemeyecek oluşu nedeniyle öz tüketime yönelik yapılmakta olan yatırımlar için alınan teşviklerin azaltılması gündeme gelebilir. Bu sebeple, bugün yapılabilirliği yüksek görünen lisanssız üretim tesisleri, gelecekte ek sermayeye ihtiyaç duyabilir.” dedi.
Uzun vadeli alım anlaşmalarının işletmeler için sağladığı avantaja da değinen Akbay, “Lisanssız enerji santrallerindeki üretim, planlananın gerisinde kalabilir ve dolayısıyla fizibiliteler orijinal plandan sapabilir. Bu sebeple amortisman için işletme yıllarında risk sermayesi unsuru ortaya çıkabilir. Yenilenebilir enerji üretim tesislerinden uzun vadeli alım anlaşmaları hem arz güvenliğine katkı sağlayacak hem de iletim ve dağıtım bedelleri de hesaba katıldığında toplam maliyet açısından daha ekonomik olacak. Bu durum aynı zamanda sanayi kuruluşlarımızın ve ticari işletmelerin kendi iş alanlarında kazandıkları sermayeyi daha verimli kullanılmalarına imkân sağlayacak.” şeklinde konuştu.
“Sürdürülebilir enerji hedefleri için kritik rol oynayacak”
Uzun dönemli elektrik tedarik anlaşmaları modeline ilişkin açıklamalarını sürdüren Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, “Türkiye’de, Birinci YEKDEM döneminin 10 yıllık alım garantisi desteklerinin birçok projede sona ermesiyle, bu modelin yaygınlaşması; mevcut tesislerin yeniden güçlendirme ve hibrit tesis yatırımlarını finanse edebilmesine olanak tanıyacak. Dolayısıyla birim alanda daha düşük yatırım harcaması ile daha fazla üretim yapılması sağlanabilecek. Bu model, aynı zamanda ülkemizde yeşil enerji dönüşümünü hızlandırarak sürdürülebilir enerji kaynakları oluşturma ve enerjide dışa bağımlılığı azaltma hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak.
Enerjinin üretildiği yere yakın tüketilmesinin en ekonomik çözüm olduğunu da belirten Akbay “Enerji tüketim noktasından uzak olunduğunda; enerji üretim, iletim ve dağıtım yatırımları da gerektiğinden toplam maliyet artırıyor ve bu maliyet tüm üretici ve tüketicilere yansıyor. Lisanslı yenilenebilir enerji yatırımı olan şirketlere, önerdiğimiz sistemle birlikte sanayi kuruluşlarına ve ticari işletmelere en uygun üretim tesisinden yeşil enerji kaynağını sunabilmesini hedefliyoruz. Bu kapsamda yeşil dönüşüm hedefleyen şirketlere odaklarını değiştirmelerini ve lisanslı yenilenebilir enerji kaynağından elektrik üretimi yapan tedarikçilerle ‘uzun vadeli elektrik tedarik sözleşmesine’ yönelmelerini tavsiye ediyoruz” dedi.
Kredi Temin Sürecini Kolaylaştıracak
Yenilenebilir enerji santrali işletmecileri açısından da modeli değerlendiren Akbay, “Bu model; rüzgâr, güneş ve hidroelektrik gibi yeşil enerji tesisleri için de çeşitli avantajlar sunabilecek. Sanayi kuruluşları ve büyük ticari işletmeler, elektrik fiyatlarındaki değişimlerden kaynaklı maliyeti etkileyen unsurlardan ari kalacak ve dolayısıyla sermayelerini, elektrik üretimi yatırımlarına aktarmak yerine kendi iş alanlarında büyümeye yönlendirme imkânına sahip olacak. Diğer yandan enerji üreten tesis işletmecileri için de yeni yatırımların finansmanı konusunda, bankalardan kredi temin sürecini kolaylaştırarak enerji üretim projelerinin daha hızlı ve daha uygun maliyetle hayata geçmesine olanak sağlayabilecek.” dedi.










Günlük hayatımızın bir parçası haline gelen internet kullanımı adeta hayatımızın seyrine yön veren etkiler doğurmaktadır. Gündelik hayatta birçok ihtiyacımızın kolay ve pratik bir şekilde gerçekleşmesine hizmet etmesi sebebiyle, kişiler çeşitli sebeplerle internet ağına dâhil olmakta ve interneti yoğun olarak kullanmaktadırlar. Çalışma hayatında işverenlerin işin görülmesini sağlamak amacıyla kurmuş olduğu ağlar, internetin sağladığı geniş yelpazedeki olanaklar sebebiyle işçilerin kötü niyetli kullanımına uğramakta ve özel amaçları için kullanıma maruz kalabilmektedir
Finansal Kurumlar Birliği (FKB) Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman, Varlık Yönetim ve Tasarruf Finansman Şirketleri’nin 2023 yılına ilişkin konsolide verilerini açıkladı.
Finansal Kurumlar Birliği’nin temsil ettiği sektörlere yönelik değerlendirmelerde bulunan Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı; “Geride bıraktığımız dört yıl boyunca küresel çapta yaşanan salgın ekonomisinin zorlayıcı etkileriyle mücadele ettik. Ardından ülkemizi derinden sarsan deprem felaketiyle sarsıldık. Ancak, tüm bu zorluklara rağmen, Finansal Kurumlar Birliği çatısı altında bir araya gelen Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman Şirketleri, Varlık Yönetim Şirketleri ve Tasarruf Finansmanı Şirketleri olarak, ‘Birlikten Kuvvet Doğar’ mottomuzla hareket ettik ve büyüme hedeflerimize kararlılıkla ilerledik. Cumhuriyetimizin 100’üncü kuruluş yıl dönümünü kutladığımız 2023 yılını geride bırakırken, finansal veriler bize başarı dolu bir dönemi işaret ediyor. Bu başarı bizim için sadece geçmişin bir yansıması değil, aynı zamanda geleceğe dair güçlü bir motivasyon kaynağı. Önümüzdeki dönemde de sektörlerimizin istikrarlı büyümesini sürdürmek ve ülkemizin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Çatımız altındaki 123 üye şirketimizle, Cumhuriyetimizin ikinci yüz yılında da reel sektörümüzün, ihracatçımızın, KOBİ’lerimizin, tüketicilerimizin yanında olmaya ve finansman ihtiyaçlarına çözüm üretmeye var gücümüzle devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
FKB’nin temsil ettiği sektörlerin finansal performanslarına da değinen Ali Emre Ballı, şu bilgileri paylaştı; “Öncelikle 2023 yılı verileri ışığında, FKB bünyesindeki sektörlerin mali verilerinde belirgin artışlar görüldüğüne dikkat çekmek isterim. Faktoring sektörü, alacakları yüzde 54,7 artışla 196,9 milyar TL’ye ulaştı. Yine sektörün aktif büyüklüğü yüzde 57,5 artış ile 213,6 milyar TL’ye yükseldi, işlem hacminde de yaklaşık yüzde 103 artış sağlanarak 820 milyar TL’ye ulaştı. Finansal Kiralama sektörünün alacakları yüzde 60 oranında artarak 189 milyar TL’ye ulaşırken aktif büyüklüğü yüzde 66 oranında büyüyerek 272 milyar TL seviyesine, işlem hacmi ise yüzde 90,3 artarak 128 milyar TL seviyesine yükseldi. Finansman şirketlerimizin de alacakları yüzde 89,6 oranında büyüyerek 116,5 milyar TL, aktif büyüklüğü yüzde 87,5 artışla 139,8 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Sektörün işlem hacmi artışı ise yüzde 121,4 artış ile 187,7 milyar TL oldu. Varlık yönetim şirketleri öz kaynakları yüzde 64,1 yükseliş ile 8,9 milyar TL’ye ve aktif büyüklüğü ise yüzde 87,8 artışla 16,7 milyar TL’ye çıktı. Tasarruf Finansman şirketlerimizin aktif büyüklüğü de yüzde 129,9 artışla 29 milyar TL’ye ulaştı. Öz kaynak büyüklüğü ise yüzde 283,9 yükselişle 10 milyar TL olarak kayda geçti.”

Bu söz hepimizin bilgisi dahilindedir; yaptığımız bir iş sonrası hiç kimseyi memnun edememe durumunda söylenen bir sözdür; “ne camiye, ne de kiliseye yaranamama” diye. Umarım bu örnekleme satırımı eğip, büküp farklı farklı anlam çıkartılmaz. En azından kendimi biliyorum ve bu satırı hangi amaçla yazdığımı.


Reşat BAĞCIOĞLU
Türkiye’de son dönemde yaşanan ekonomik belirsizlikler sonrası özellikle gayrimenkul sektörünün yüksek seyreden fiyatları, yatırımcıları ‘arsa’ opsiyonuna yönlendirdi. Finansal dalgalanmaların yaşandığı son yıllarda yatırımcılar, arsa yatırımlarını bir çıkış yolu olarak görürken, konut alımından uzaklaşarak bütçelerine göre arsa yatırımlarına yöneldi. Türkiye’de özellikle Ocak 2023’ten itibaren arsa satış hacminde en yüksek seviyelere ulaşılırken, 2023 yılında ‘konut dışı satışlarda’ yüzde 58.44’lük oranla rekor kırıldı.
Türkiye’nin en teknolojik markalarının belirlendiği ve ülkemizde NielsenIQ Türkiye ile Pazarlamasyon iş birliğinde beşinci kez düzenlenen Tech Brands Türkiye’de yılın kazananları belli oldu. Markaların teknoloji alanındaki tüketici-marka algısı her yıl olduğu gibi NielsenIQ Türkiye tarafından ölçüldü ve ülkemizin en teknolojik markaları buna göre belirlendi. Ödül töreninde 30 farklı kategori ve 1 genel kategori olmak üzere toplamda 31 farklı kategoride ödül verildi. Organizasyon; teknoloji, pazarlama, dijital ve inovasyon alanlarında marka ve ajansların yarattığı ekosistemi bir araya getirdi. NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü Didem Şekerel Erdoğan, NielsenIQ Türkiye Tüketici Araştırmaları Direktörü Nur Serenli ve Pazarlamasyon CEO’su Necip Murat gecede açıklamalarda bulundu.
“Toprağın kaderi, insanlığın kaderidir. İnsanlığın beslenmesi, toprağın verimliliğiyle başlar.” Wendell Berry
Türkiye, 2023/24 sezonunun ilk 4 aylık döneminde sofralık zeytin ihracatını yüzde 21’lik artışla 61 milyon dolardan 73,7 milyon dolara taşırken, Türkiye’nin sofralık zeytin ihracatı döviz bazında yüzde 52 değerlendi. Sektör, 2023/24 sezonu sonunda ihracatta 200 milyon doları aşmayı hedefliyor.

Dünya’nın en büyük doğal taş tedarikçisi konumunda olan Türkiye, yıllık 1,5 milyar dolarlık doğal taş ithalatıyla üst sıralarda yer alan, dünyanın her tarafında büyük müteahhitlik projelerine imza atan Güney Kore pazarında konumunu güçlendirmek için başarılı bir pazarlama faaliyetine imza attı.