Bir Anı: Türk Eximbank Eski Genel Müdürü Adnan Yıldırım ve Ben
Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek gerekirse, Türk Eximbank’ın bugünkü genel müdürü değerli insan Sayın Ali Güney Bey’den önceki genel müdürü Sayın Adnan Yıldırım Bey idi ve bu kurum İçin, tüm kesimlerin tanıyabilmeleri için çok çaba sarfetti. Bugün ise aynı çabayı bugün Türk Eximbank Genel Müdürü Sayın Ali Güney Bey de göstermeye devam etmektedir. Türk Eximbank’a ilgim eğitim konularımın odağında yer alması ile başlamış olmakla birlikte ilgili kurumun yaptığı her toplantıya da katılırdım. Kaçırmazdım. Çünkü üst kademedeki kişileri o toplantıda görme şansım olduğu gibi ihracatçılarımıza destek olmak amacıyla, ihracatçılarımızın verdiğim eğitimlerimde bana sordukları soruların bir kısmını ben de böylesi toplantılarda üst düzey yetkililere soruyordum. Yanıtlarını biliyorum ancak, benim soruma verilecek yanıt ile bakarsınız çok farklı kesimler kafalarındaki soru işaretlerine yanıt bulabilme şansını yakalayabiliyorlardı.
İşte böyle bir gündü. Türk Eximbank eski genel müdürü Sayın Adnan Yıldırım TİM – Türkiye İhracatçılar Meclisi konferans salonunda ihracatçılara hitaben Türk Eximbank’ı bilgilendirme toplantısı yapacağını bahisle ihracatçılarımızı davet etmişlerdi. Kambersiz düğün olur mu? Ben de kendimi bu toplantıya davet ettim. Zira uzun yıllardır eğitimlerimde (www.rblecturer.com) Türk Eximbank ve krediler konulu eğitimleri veren ben ihracatçıların çeşitli sorularına en doğru yanıtı vermek durumunda olduğumdan dolayı Sayın Adnan Yıldırım Bey’in bu toplantısına benim katılmam kaçınılmaz oldu.

Toplantı günü geldi. Ben de toplantıya geldim. Hatta toplantıya gelirken eğitimlerimde kullandığım ve tarafımca hazırlamış olduğum yukarıda resimlerini paylaştığım kitaplarımdan da dört adet yanıma aldım ve bir fırsat yaratıp Adnan Yıldırım Bey’e veririm dedim. Fırsatlar insanın yakınına gelse de, avucuna gelmeyebilir. Önemli olan o fırsatları görüp yakalayabilmek. Ben de öyle yaptım. Toplantı salonuna gelen ihracatçı misafirler nedendir bilinmez sürekli arka sıralara oturmayı tercih ettiler. Ben de en öndeki protokol sırasına oturdum ve masadaki tuzluk misali en ön sırada oturduğumdan dolayı tek başıma kaldım. Ama arka taraflar, arka sıralara doğru dolu idi. Buradaki düşüncem şöyle idi: Türk Eximbank eski genel müdürü Sayın Adnan Yıldırım Bey doğal olarak Türk Eximbank’ı anlatacak ve ardından salonda oturan ihracatçı misafirlerimizin sorularını alacaktı. Bu her zaman öyle oluyordu. Bu sefer de öyle oldu. Adnan Yıldırım Bey izleyicilere “bana sorusu olan var mı?” der demez en önde oturan ben hemen parmak kaldırdım. En önde oturmanın avantajı ve parmak kaldırıp söz almak için fırsat kollayan benim için iyi bir fırsattı. Adnan Yıldırım Bey, salonda ve en önde oturan ilk parmak kaldıran beni ilk gördü ve ilk söz hakkını bana verdi.
Dedim ya fırsatları kovalayacaksınız diye… Sorumu Adnan Yıldırım Bey’e sormadan önce kendimi kısa cümlelerle tanıttım, kitaplarımı kendisine takdim ettim. Kitaplarımı alan Adnan Yıldırım Bey Türk Eximbank konusunu işlediğimden dolayı memnun olduğunu belirtti ve kitaplarımı kısa süreliğine inceledi.
Ve sorumu sordum…
Sorum şöyle idi; “Yurt dışındaki ülkelerdeki Eximbank emsalindeki bankalar hem kendi ülkelerindeki ihracatçısını destekliyor, hem de o ülkeden mal almak isteyen ithalatçıları destekleyerek bu yolla kendi ülkelerinden yapılan ihracatın daha fazla arttırılmasına destek vermektedirler. Örneğin Almanya Hermes Kredisi, Amerika GSM Kredisi vs vermek suretiyle hem kendi ihracatçısına kredi desteği vererek ihracatı artırıyor, hem de Almanya’dan mal almak isteyen farklı bir ülkedeki ithalatçıya alacağı mal kadar kredi sağlayarak, mal bedelini kendi ihracatçısına peşin ödeyerek malı ithal etmek isteyen yurt dışındaki alıcıyı kredilendirmek sureti ile düşük faizli, uzun vadeli kredi vermek sureti ile Alman ihraç mallarının satışına destek vermektedir. Ancak Türkiye’de, bizim ihracatçının dostu olan Türk Eximbank neden bu işi yapmıyor?”
Diye sordum.
Adnan Bey öncelikle benim mesleğimi sorduktan sonra nezaketli bir şekilde sorumu detaylı yanıtladı. Adnan Yıldırım Bey’in yanıtı kısaca şöyle idi;
- Biz bu konuda dünyadaki birkaç ülkenin Eximbank’ı ile pilot anlaşma yaptık ve Türkiye’den mal almak isteyen Türkiye dışındaki ithalatçıları destekleyerek Türkiye’nin daha fazla ihracat yapmasının önünü açmayı hedefliyorum. Dünyada bir kaç ülke ile limit çalışması yaptık ve yaklaşık USD.900 Milyon Dolarlık bir risk oluşturduk. Gidişatı kontrol ediyoruz. Ancak bir olumsuzluk var; Türkiye enflasyonist bir ülke olduğundan dolayı, vereceğimiz kredinin maliyeti diğer ülkelerdeki ithalatçılara pahalı geliyor. Zira Türkiye’de enflasyon yüksek, diğer ülkelerde daha düşük. Durum böyle olunca biz Türk Eximbank olarak her ülkeye giremiyoruz paramızın maliyeti nedeniyle. Ancak enflasyon seviyesi Türkiye’den daha yüksek olan ülkelere biz Türk Eximbank olarak girebiliyor ve fiyatlamamızı yapabiliyoruz.
Geçmiş zaman olur ki, Sayın Adnan Yıldırım Bey ile TİM – Türkiye İhracatçılar Meclisi – Çobançeşme İstanbul salonlarında yaptığımız sohbetin üzerinden pek fazla bir zaman geçmedi ve bugün Türk Eximbank web sitesindeki kredi ürünleri arasında; Yurt Dışı Bankalar Alıcı Kredileri de mevcuttur. İnanıyorum ki o tarihlerdeki Türk Eximbank’ın yönetim kadrosu olan Genel Müdür Sayın Adnan Yıldırım ve değerli ekip arkadaşları kredilerden sorumlu genel müdür yardımcısı Sayın Necdet Karadeniz Bey ve emeği geçen ekip arkadaşlarının ülkemiz ihracatının arttırılmasında katkıları büyük olmuştur. Bugün bu bayrağı Türk Eximbank’daki yönetim kadrosu ve değerli çalışanları daha da yükseğe taşıma gayreti içindeler.
Türk Exımbank Kaynaklı Krediler Yurt Dışı Bankalar Alıcı Kredileri
Yurt Dışı Bankalar Alıcı Kredileri programımız kapsamında, Bankamız tarafından kredi limiti tahsis edilmiş yurt dışında yerleşik muteber bankalar aracılığıyla, ülkemizden mal ve/veya hizmet ithal etmek isteyen yabancı alıcıları finanse ediyoruz.

Yurt Dışı Bankalar Alıcı Kredileri Başvuru Ve Değerlendirme Süreci
Kredi başvurusunun, yabancı alıcı tarafından doğrudan limit tahsis ettiğimiz yurt dışında yerleşik Bankaya yapılmasını; Bankamıza ise, bu banka tarafından iletilmesini bekliyoruz.
Bankamıza ulaşan başvuruları, yabancı Bankanın cari limiti çerçevesinde, OECD Resmi Destekli İhracat Kredileri Uzlaşısına ve Bankamız değerlendirme kriterlerine göre değerlendiriyoruz.
Yurt Dışı Bankalar Alıcı Kredileri Kapsam
Türkiye’den gerçekleşecek Türk menşeli tüketim ve sermaye mallarıyla ile Türkiye’den gerçekleştirilen hizmet ihracatına finansman sağlıyoruz.
24 aydan kısa vadeli kredilerde Bankamız finansmanı, Türkiye’den gerçekleştirilecek ihracatın kontrat bedelinin azami %100’üne kadar olabilir. Fakat OECD Resmi Destekli İhracat Kredileri Uzlaşısı uyarınca, 24 ay ve daha uzun süreli vadelerde, Bankamız finansmanı ihracat kontrat bedelinin %85’i ile sınırlıdır. Söz konusu kontratlardaki bakiye %15’in, yabancı alıcı veya yurtdışı bankanın kendisi tarafından finanse edilmesi gerekmektedir.
Yurt Dışı Bankalar Alıcı Kredileri Avantajları Nelerdir ?
İhracatçılarımızın yabancı alıcılarına, ürün paketinin yanı sıra finansman paketi de sunabilmesine olanak tanıyoruz. Yurtdışında yerleşik bankalar aracılığıyla, yabancı alıcılara alternatif finansman kaynağı sağlıyoruz.
İhracatçılarımızın satış potansiyelini arttırıyoruz.
Yurt Dışı Bankalar Alıcı Kredileri Şartlar Nelerdir?
Öncelikle ihracatın gerçekleşeceği ülkede, limit tahsis ettiğimiz muteber bir bankanın bulunması ve ilgili yabancı alıcı adına, Bankamızdan borçlanmaya olumlu yaklaşması gerekmektedir.
Finansmana konu ürünlerin Türkiye’den Türkiye menşeli olarak ihraç edilmesi beklenmektedir.
Limit tahsis ettiğimiz yabancı bankaların limitlerini, banka bilançolarındaki değişimi ve mukim olduğu ülkenin ekonomik ve politik durumunu etkileyen her türlü güncel veriyi değerlendirerek belirli aralıklarda güncelliyoruz. Bu kapsamda, başvuru tarihinde yabancı bankanın bakiye limitinin güncel ve yeterli düzeyde olması gerekmektedir.
Yurt Dışı Bankalar Alıcı Kredileri Maliyetler Nelerdir?
Alıcı kredisi niteliğindeki Program kapsamında tahsis edilen kredilerden doğan maliyetler, genel olarak doğrudan kredi borçlusu tarafından karşılanır. Başlıca maliyet unsurları:
Yurt Dışı Bankalar Alıcı Kredileri Faiz
Faiz (Bankamız kaynak maliyetleri dikkate alınarak, işlem bazında belirlenir.),
Risk Primi (OECD Resmi Destekli İhracat Kredileri Uzlaşısı kapsamında bir defaya mahsus tahsil edilir.), Komisyon (Yönetim Komisyonu, Taahhüt Komisyonu).
Türk Eximbank Ve Türk İhracatçısı
Türk Eximbank, Türk ihracatçısı için elini taşın altına koyuyor ve Türk ihracatçısının yurt dışına daha fazla mal satabilmesini teminen, Türkiye’den mal satın alabilecek ithalatçıları fonlamaktadır. Kuşkusuz ki bu Türk Eximbank için ticari ve politik bir risk olmakla birlikte bu konuda üstlenilen risklerin “hedge” edilmesini Türk Eximbank kuşkusuz ki yerine getirmektedir.
Reşat BAĞCIOĞLU
ICC Uluslararası Ticaret Odaları
Türkiye Milli Komitesi
Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi










Son zamanlarda araba fiyatlarında yaşanan artış devam ediyor. Arabaların ticari bir yatırım aracına dönüşmüş olduğuna dikkat çeken İstinye Üniversitesi (İSÜ) İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğr. Üyesi Dr. Naim Çetintürk, “Bu nedenle özellikle bu yıl neredeyse her ay satış rakamlarının zirve yaptığını görüyoruz. Haziran ayı son 10 yılın en yüksek satış rakamına bizlere gösterdi ve muhtemelen benzer bir senaryo temmuz ayında da yaşanacak” diyor.
“Otomobil ticaretini sıfır kilometre ve ikinci el olarak ayırdığımızda vergilendirme yeni satılan araçlar için geçerli bir uygulama. Burada otomobillerin fabrika çıkış fiyatı, yani vergilendirme öncesi satış tutarı ve aracın motor hacmi baz alınarak belirli baremler oluşturulmuş durumda. Buna göre fabrika çıkış fiyatı veya motor hacmi doğrultusunda yüzde 
Sürdürülebilirlik, işletmelerin karbon ayak izini azaltma, çevresel etkilerini minimize etme ve enerji verimliliğini artırma konusunda önemli bir öncelik haline gelmiştir. ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi standardı, işletmelere enerji yönetimi sistemleri kurma ve enerji performansını sürekli olarak iyileştirme konusunda bir çerçeve sunmaktadır. Bu standart, sadece enerji yönetimi ile ilgili ilkeler ve uygulamalar belirtmekle kalmaz aynı zamanda şirketlerin sürdürülebilirlik ve karbon ayak izi yönetimi süreçlerine de etki etmektedir.
Türkiye’de 2000 sonrasında ihracatın yıldız sektörlerinden birisi olan su ürünlerinin ihracatta 2023 yılı ilk yarı karnesi belli oldu. 2022 yılının ocak-haziran döneminde 760 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırmış olan su ürünleri sektörü, 2023 yılının ilk yarısında ihracatını yüzde 9’luk artışla 829 milyon dolara taşıdı.
Türkiye’nin 2022 yılında su ürünleri üretiminin 850 bin ton bandına geldiği bilgisini veren Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, bu üretimin yüzde 60’ını oluşturan 515 bin tonluk büyük diliminin yetiştiriciklikten elde edildiğini, Türkiye’nin yetiştiriciliğe büyük yatırımlar yaptığını, sektörün 1 milyon ton üretim kapasitesine ulaşmayı hedeflediğini dillendirdi.
Su ürünleri sektörünün 829 milyon dolarlık ihracatının 560 milyon dolarlık büyük diliminin Ege Bölgesi’ndeki su ürünleri ihracatçılarınca yapıldığının altını çizen Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, “Türkiye’nin su ürünleri ihracatından yüzde 68 pay alıyoruz. Türkiye’nin Levrek ihracatından yüzde 94, çipura ihracatından yüzde 90 pay alıyoruz. Su ürünleri ihracatında güçlü konumumuzu sürdürmek için 2023 yılının ilk yarısında Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Japonya, İspanya’da 7 gıda fuarına katılarak su ürünlerimizin tanıtımını gerçekleştirdik. 2023 yılının ikinci yarısında da Singapur, Kenya, İspanya, Almanya, Rusya ve İsrail’de 6 gıda fuarına katılarak tanıtım çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ticaret Bakanlığı’nın desteklediği, firmaların kümelenerek rekabetçiliklerini artırdıkları ve ticaret heyetleriyle hedef pazarlarda Türk ürünlerini tanıttıkları Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (URGE) Projesiyle öncelikli olarak Afrika pazarında ürünlerimizi tanıtmayı hedefliyoruz. “Aegean Fishery and Animal Products” isimli UR-GE projesi ile sektörün ihtiyaçları dahilinde Afrika pazarını da keşfedeceğiz. URGE Projemizde 25 firmamız birlikte hareket edecek” şeklinde konuştu.
Vücudun en büyük duyu organı olan dokunma aracılığıyla tüketici, çevresiyle girdiği etkileşim sırasında önemli bilgiler elde eder, bir nesnenin sıcaklığı, dokusu ve ağırlığı gibi özellikleri hakkında bilgi sahibi olur. Dokunma duyusu beyne çeşitli bilgiler iletirken, bu sürece büyük oranda aracılık eden ellerin yanı sıra tüm vücudu saran deri, diğer duyu organlarıyla uyumlu şekilde çalışarak tüketici deneyimlerine zenginlik katar. Tüketicinin dokunma duyusu ile elde ettiği zengin deneyimlerin yanında, pazarlama profesyonelleri dokunma duyusunu hedefleyen stratejiler kullanarak hedef kitlesiyle daha fazla etkileşime girmeye çalışır ve onların davranışları üzerinde değişiklikler meydana getirmeyi amaçlar. Bununla birlikte dokunma duyusu, zihin için birçok kısa yolun kullanılmasını mümkün kılar. Örneğin, dolap ya da saat gibi ürünlerde ağırlığın fazla olması ürünün tüketiciler tarafından daha kaliteli olarak algılanmasını sağlarken, laptop gibi teknoloji yoğun ürünlerde hafiflik kalite algısını artırır.



Program Kimlere Yöneliktir?
Renault Group, yeni kimliği RENEW ile ikinci el faaliyetlerini büyütmeye devam ediyor. RENEW, daha önce Renault2 markası altında yer alan 56 satış noktasının tamamında hizmete sunulacak. 
İtirazen Şikayet Konusu; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, “ESK/13 Ocak taşı ile moloz taş inşaat (Hazır beton harcı ile)” iş kalemine ait analiz incelendiğinde, 0,40 m²/m³ oranında “KGM/27.101/K Moloz ve Çaplanmış Moloz Taş İnşaat Yüzlerine Gömme Oluklu Derz Yapılması (m²)” imalatının eklenmek suretiyle paçal poz oluşturulduğu, birim fiyat tarifine bakıldığında “derz yapılması için gerekli çimento, su ve yıkanmış kumun; zati bedeli, her türlü yüklenmesi, işbaşına taşınması, boşaltılması, depolanması ve muhafazası,” şeklinde ifade edilerek ilgili imalata dahil edildiği, ancak ilgili pozun analizine – 04.008/2A- Portland çimentosu (Torbalı) (TS EN 197-1 CEM I 42,5 N) bedelinin, – Derz imalatında kullanılan çimento nakliyesinin, – Derz imalatında kullanılan ince sıva veya derz kumunun nakliyesinin, – Derz imalatında kullanılan suyun nakliyesinin eklenmesi gerektiği, söz konusu imalatlar analize eklendiğinde birim fiyata yaklaşık 4,00 TL/m3 , yaklaşık maliyete 380.000,00 TL artış yansıyacağı, bu durumun sınır değerin ve ilgili poz için açıklama istenen/istenmeyen iş kalemleri listesinin değişmesine sebep olacağı, İdarece isteklilerin birim fiyat tarifleri üzerinden teklif bedellerini hazırladığından bahsedildiği, ancak hazırlanan birim fiyat analizlerine tariflere uygun olan imalatların eklenerek tespit yapılması gerektiği, birim fiyat tarifinde dahil olmasına rağmen birim fiyat analizinde bulunmayan “04.008/2A- Portland çimentosu (Torbalı) (TS EN 197-1 CEM I 42,5 N) bedeli”, “Derz imalatında kullanılan çimento nakliyesi”, “Derz imalatında kullanılan ince sıva veya derz kumunun nakliyesi” ve “Derz imalatında kullanılan suyun nakliyesi” imalatlarının eklenmesi gerektiği, yaklaşık maliyet, sınır değer, sınır değer altında kalan firma sayısı, açıklama istenen/istenmeyen girdiler gibi hususlara olan etkilerinin hesaplanması gerektiği, eksik imalatlar ile hazırlanmış olan birim fiyat analizlerinin isteklinin teklifini zorlaştırdığı, çünkü fiyat dışı unsur puanlaması sebebiyle birim fiyat tekliflerinin alt ve üst oranlar ile sınırlandırıldığı, örneğin, gömme oluklu derz için aynı fiyat idarece 0,40 katsayısı ve eksik kalemler ile bulanabilecekken, 0,168 katsayısı ve tarifteki tüm imalatlar ile istekli tarafından da bulunabileceği, yaklaşık maliyetteki 380 bin TL’lik artış için ise sınır değerin altında ve üstünde kalan firma sayısına etkisi olmadığı ve esası etkilemediği yönünde cevap verildiği, tarifte olan ve eklenmesi gereken iş kalemleri analize dahil edildiğinde yaklaşık maliyet, açıklama istenen/istenmeyen analiz girdileri, fiyat dışı unsur puanlaması için belirlenen alt ve üst oranların değişeceği, iddiasına yer verilmiştir.