Risk Nedir ?
Zarar, kayıp, tehlike veya hasar olmasına yönelik belirsizlik içeren unsur, etken veya gidişata risk denir.
Bu cümle Riski güzel tanımlasa da bana göre biraz daha zenginleşebilir:
Mesela;
“Arzuladığımız kazanca engel olacak ya da hedeflenen başarı oranını azaltacak şekilde olası bir zarar, kayıp, tehlike veya hasara yönelik belirsizlik içeren unsur, etken veya gidişata risk denmeli diye düşünüyorum.”
E, nerden çıktı şimdi bu “Arzuladığımız kazanca engel olacak ya da hedeflenen başarı oranını azaltacak şekilde olası bir…” eklentisi?
“There is no gain without risk, perhaps no risk without love.”
Stephen King’in Bir Romanından ([1]) Alıntıdır,
Yani diyor ki;
“Risksiz kazanç yoktur, ilgilenmediğin bir konuda da risk ihtimali yoktur.”
Bu da Zafer’in O Alıntıyı Çevirisidir.
Dip notta detayı verilen bu romanı okuyan ya da filmini izleyenler varsa, romandaki karakterin yitik sevdiğini geri getirmek için nasıl bir riski göze aldığını ve sonunda bu riskin nasıl gerçek olduğunu, hatta kayıpla kazanç arasındaki algı farkından dolayı yaşanan pişmanlıkları da hatırlayacaktır. – Oh çok şükür! Spoiler verme riski göze alınarak yazılabilecek en anlamlı cümle bu oldu.
Her beklenti muhtemel riskler barındırır. Ama sevmediğin, arzulamadığın, ilgilenmediğin bir konuda, yani menfaat, başarı, kazanç daha doğrusu bir kazanım beklentinin olmadığı bir şeyde niye risk olsun ki?
Kaybedecek ne var ki? Ya da kaybedilen şeylerin ne önemi var ki?
İşte size sıfır (0) risk ortamı!
- Hocam, iyi de bu bilgi normal hayatta ne işimize yarayacak? Ben bu yazıyı niye okuyorum!
Hemen asıl olaya bir misalle girelim o zaman.
Misal; Bir işletme sahasında, bir insanın ayağı kayıpta düşmesi bir risk değildir, olasılıktır. – Düşenin o iş yerinde çalışan olup olmaması da fark etmez. Hatta ziyaretçilerin düşmesi daha da fenadır. Zeminin kayganlığı, ayakkabı tabanının zemine uygunluğu, çalışanın o yerden geçiş sıklığı, çalışma saatleri vs. vs. vs. gibi veriler işlenir ve kayıp düşme olasılığı ve gerçekleşme şiddeti çok rahat hesaplanır.
“Herkes bir gün o yağ birikintisinden kayıp düşeceğini bilir.
Ama bu riski önlemek için durup paspas çekmez, yeğen!”
İş Güvenliği Uzmanı
Ramiz Dayı ([2])
Çünkü işletmelerde üretimin devamlılığı, imalat miktarının artışı ve anlık zaman kazançları ne sebeple olursa olsun durmayı, molayı ya da üretim dışı faaliyetler yapmayı hep erteletir.
- Öğlen yemeği molasına çıkıp, az dinlenelim mi?
- Dur şimdi, siparişler yetişsin sonra dinleniriz! Daha sonra da yeriz bir şeyler. Sonra, sonra!
- İş Güvenliği ve İlk Yardım eğitimi almamız lazım.
- Bu aylarda olmaz. Çok işimiz var, sezon bitsin yaparız. Sonra, sonra!
- Makinelere Planlı Bakım yapılmalı.
- Olmaz, bırak çalışsın bir şey olursa bakarız. Durduk yere makine mi kapanır? Sonra, sonra!
- Saha Denetimi/Düzeni yapılmalı.
- Tamam! Ama şimdi onlar kalsın yerde, elletme. Makineler için adam lazım bize. Sonra iş olmadığı bir gün toparlarlar etrafı, raflara koyarlar. Silerler falan. Sonra, sonra!
- Çalışanlarla Performans Görüşmeleri yapmamız lazım.
- Dünya kadar iş var, onlar gelemez sen yaz bir şeyler. Oyalamayalım çalışanları. Sonra, sonra!
Ve en önemli diyalog geliyor, hazır mısınız?
- Risk analizi çalışması yapmamız lazım.
- Ya yok, tövbe de. Ne olacak ki! Bir şey olmaz ne riski? Getirme aklına öyle kötü şeyler, pozitif düşün biraz. Yıllardır yaptığımız iş sonuçta, ne olacak ki ? Sonra, sonra !
İşte bu.
Ya yurdumun cesur!!! sanayicileri gibi “Sonra, sonra!” diyerek göze kara olacak ve bir kumar oynayarak anlık kazancınızı elde etmeye devam edeceksiniz ya da riskleri analiz ederek tehlikeleri birer birer görüp ortadan kaldırmak için vakit ve nakit ayıracaksınız.
Karşılaşılabilecek risklerin önceden belirlenmesi ve önlemlerin alınabilmesi de ancak iyi bir risk analizi ile mümkün olur.
Risk Nasıl Kontrol Edilir?
İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğine göre;
Planlama: Analiz edilerek etkilerinin büyüklüğüne ve önemine göre sıralı hale getirilen risklerin kontrolü amacıyla bir planlama yapılır.
Risk kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması: Riskin tamamen bertaraf edilmesi, bu mümkün değil ise riskin kabul edilebilir seviyeye indirilmesi için aşağıdaki adımlar uygulanır.
- Tehlike veya tehlike kaynaklarının ortadan kaldırılması.
- Tehlikelinin, tehlikeli olmayanla veya daha az tehlikeli olanla değiştirilmesi.
- Riskler ile kaynağında mücadele edilmesi.
Risk kontrol tedbirlerinin uygulanması: Kararlaştırılan tedbirlerin iş ve işlem basamakları, işlemi yapacak kişi ya da işyeri bölümü, sorumlu kişi ya da işyeri bölümü, başlama ve bitiş tarihi ile benzeri bilgileri içeren planlar hazırlanır. Bu planlar işverence uygulamaya konulur.
Ve Uygulamaların izlenmesi: Hazırlanan planların uygulama adımları düzenli olarak izlenir, denetlenir ve aksayan yönler tespit edilerek gerekli düzeltici ve önleyici işlemler tamamlanır.
Risk kontrol adımları uygulanırken toplu korunma önlemlerine, kişisel korunma önlemlerine göre öncelik verilmesi ve uygulanacak önlemlerin yeni risklere neden olmaması sağlanır.
Belirlenen risk için kontrol tedbirlerinin hayata geçirilmesinden sonra yeniden risk seviyesi tespiti yapılır. Yeni seviye, kabul edilebilir risk seviyesinin üzerinde ise bu maddedeki adımlar tekrarlanır.
Risklerden Korunma Yöntemleri
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda konu edilen yöntemler:
- Risklerden kaçınmak ve kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek.
- Risklerle kaynağında mücadele etmek.
- İşin kişilere uygun hale getirilmesi için işyerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek.
- Teknik gelişmelere uyum sağlamak.
- Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek.
- Teknoloji, iş organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek.
- Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek. Çalışanlara uygun talimatlar vermek.
Ne iş yaparsa yapsın, insanlar sevdiklerinin mutluluğu için çabalarken birçok riski göze alırlar.
Risk yoksa kazanç da yok.
Ayıracağımız biraz vakit ve vereceğimiz dikkatle çevremizdeki riskleri görüp, analiz edip yönetebildiğimiz bol kazançlı günler dilerim.
Saygılarımla,
Zafer URFALIOĞLU
[1] Stephen King bu sözü “Hayvan Mezarlığı” olarak Türkçeye çevrilen “Pet Sematary” adlı romanında kullanmış. – ki seneler önce sinemada izlediğim, başarılı bir gerilim filmidir. Sizlere de tavsiye ederim.
[2] Ramiz Dayı: (Kurgusal karakter) Ramiz Karaeski ya da Ramiz Dayı, bir Türk dizisi olan Ezel adlı dizide kurgusal bir karakter. Tuncel Kurtiz tarafından yetişkin hâli, gençliği ise Ufuk Bayraktar tarafından canlandırıldı. Ramiz Dayı ilk defa 12 Ekim 2009’da yayımlanan Aşk Ölümden Güçlüdür bölümünde göründü ve 61. bölümde diziden ayrıldı.








İşletmenizin geleceği, alacağınız siparişlerin devamlılığı ve satınalma sözleşmelerinizin tekrarlı ve sürdürülebilir olması ile doğru orantılıdır. Bu nedenle, yeni siparişler için fuar ziyaretleri çoğu organizasyon için vazgeçilmezdir. Düşünün ki, bu yılki uluslararası satış fuarında rakiplerinizden biri, daha çevreci ve uygun maliyetli bir yeni ürünün tanıtımını yapıyor. Fuardaki pazarlama ve satış ekipleriniz, hızlıca bir benchmark isteyecek ve yeni bir ürün çıkarmanız gerektiği kararlaştırılacak. Üst yönetim raporlamalarında, yönetim kurulu yeni ürünün lansmanının bir sonraki uluslararası satış fuarına hızlıca yetişmesini isteyecek. Ve bilin bakalım, bir sonraki fuar ne zaman? 3 ay sonra!
“Ticaret; ulusların zenginliğini eşit yapan bir güçtür.” Gladstone



Tedarik zinciri ve lojistik hizmetleri şirketi DHL Supply Chain (DSC) Türkiye, depolama ve nakliye alanında geliştirdiği çözümlerle sektör standartlarını belirlemeye devam ediyor. DSC Türkiye, soğuk zincir dağıtım çözümünü devreye alırken, ürünü özel ambalajlarda paketlemek yerine ısı kontrollü araçlarla sevk ediyor ve böylece karbon emisyonunu da düşürüyor.
Proje hakkında açıklama yapan DSC Türkiye Nakliye Direktörü Utku Uysal; “geliştirdiğimiz bu yeni uygulaması sayesinde, ürün sıcaklıklarına dijital olarak sürekli görünürlük sağlayarak, uyumluluğu da basitleştirdik ve düzenlemelerin ötesinde aktif soğuk zincir dağıtımına geçiş yaparak şirket özelinde sektördeki lider konumumuzu güçlendirdik. Bu uygulamanın devreye alınmasıyla birlikte, GDP’ye tam uyumlu dağıtım networkü oluşturmak adına da çok önemli bir adım atmış olduk” şeklinde konuştu.
Kamu İhale Kurulu Kararı Özeti; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, İdarece hazırlanan ihale dokümanında fiyat farkına ilişkin düzenlemelerin 24 Şubat 2022 tarihli ve 31760 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslara uygun olarak hazırlanmadığı, söz konusu ihale sonucu ihale üzerinde bırakılan istekli ile mevcut Sözleşme Tasarısı üzerinden sözleşme imzalanacağı ve Sözleşme Tasarısı’nın 14.3’üncü maddesi gereği sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamayacağı göz önüne alındığında, mezkûr düzenlemelerin ödemeler esnasında sorun yaşanmasına neden olmakla birlikte isteklilerin teklif fiyatlarını belirleme esnasında da tereddüt yaşamalarına neden olacağı, ihale konusu işin süresinin 365 takvim gününü aşan bir hizmet alımı olduğu durumlarda, İdari Şartname ve sözleşmelerde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslara göre fiyat farkı hesaplanacağının belirtilmesi ve bu doğrultuda ihale dokümanında malzemeli yemek hizmeti alımlarına ilişkin olarak Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan Endeks Tablosunun 10 numaralı “Gıda Ürünleri” sütunundaki sayı veya bu endeksin alt endekslerinde belirtilen sayılardan uygun olan birine veya birkaçına yer verilmesi gerektiği, ancak ihale dokümanında fiyat farkı hesaplama formülüne ilişkin ağırlık katsayılarının belirlenmediği, ihale dokümanında malzemeli yemek hizmeti alımlarına ilişkin olarak Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan Endeks Tablosunun 10 numaralı “Gıda Ürünleri” sütunundaki sayı veya bu endeksin alt endekslerinde belirtilen sayılardan uygun olan birine veya birkaçına yer verilmediği, ihale dokümanında fiyat farkı katsayılarına ve endekslerine yönelik bir belirleme yapılmadığı görüldüğünden ihalenin iptal edilmesi gerektiği iddialarına yer verilmiştir.
Geçtiğimiz hafta e-ticaret sektörü için hareketli bir hafta oldu. Alınan yeni kararlar sektörde doping etkisi yarattı. İlk karar, Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik oldu. İkincisi ise, Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren e-ihracat destekleriydi.
“E-ihracat destekleri çok önemli bir adım oldu. Yurt dışı pazarlarda Türk ürün ve markalarının tanıtılması ve e-İhracatın ivmelendirilmesi amacıyla şirketlere 15 milyon liraya kadar e-İhracat desteği verilecek. Destek üst limiti, çatı kuruluşları için 150 milyon lira olarak belirlendi. Bu destek paketi e-ticaret ekosistemini ve genel olarak üreticiyi destekleyeceği gibi yeni işlerin ve iş modellerinin ortaya çıkmasını da hızlandıracaktır. Bu destekler sayesinde aracılar gibi yeni tür ihracatçı modelleri ortaya çıkacaktır. Sektöre yeni firmalar kazandıracaktır. Karar şirketlerin, pazaryerlerinin ve e-ticaret sitelerinin e-İhracata hazırlanması, yurtdışı pazarlarda Türk ürünlerinin ve markalarının online olarak sergilenmesi ve tanıtılması, e-ihracat teslimat giderlerinin desteklenmesi ve e-İhracatın gelişmesini amaçlıyor. Tanıtım ve pazarlama desteklerinin de kapsamı genişletildi. Özellikle sipariş karşılama ve depo destekleri, e-İhracat ekosistemine ivme kazandırır. Yeni kararın e-İhracat rakamlarını birkaç puan yukarı taşıyacağını öngörüyoruz. Yeni desteklerde uçtan uca e-ihracat olanağı bulunan şirketler ‘e-İhracat konsorsiyumu’ olarak tanımlanıyor. Bu da çok önemli bir gelişme. Yurt dışı pazaryeri üzerinden verilen dijital reklamlara 7,5-25 milyon TL arasında destek verilecek. Bu destek harcamanın yüzde 50’si oranında olacak. Diğer pazarlama faaliyetlerine ilişkin giderlerinin yüzde 50’si, 15-30 milyon TL’ye kadar desteklenecek. Yurt dışında kiralanan depolar için de 7,5-25 milyon TL arasında kira desteği sağlanacak.”
İnovasyon, yenilik ve çeşitlilik konusunda dünya çapında bir dinamizme sahip olan İstanbul Hırdavat Fuarı, 15-18 Eylül tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde yeni 5’inci 6’ncı ve 7’inci salonlarda gerçekleşecek. Fuar, elektrikli ve mekanik el aletleri ve aksesuarlarından kaynak makinaları ve elektrotlarına, D.I.Y. (kendin yap) ürünleri, zımpara, çivi makinaları ve aşındırıcılara; lazer aletleri ve iş güvenliği ekipmanlarından izolasyon, yalıtım ve tecrit malzemelerine, boyacı ve kilit aksesuarlarına kadar çok büyük bir ürün çeşitliliği sunuyor.
İstanbul Hırdavat Fuarı’nın ilk yılından bu yana projeyi yöneten Zülküf Karadayı, fuar hakkında şu açıklamada bulundu: “Hırdavat ve nalburiye sektörünün önde gelen markalarının yer aldığı organizasyona geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da Karbosan, Platinum Sponsor olarak en büyük desteklerden birini vermiş oldu. Yerli üreticilerin uluslararası arenada boy gösterebildiği Avrasya ve MENA bölgesindeki etkili platform haline gelen fuar, bölge ülkelerdeki profesyonel ziyaretçileri ile güçlü bir bayi ortaklığı sağlıyor. Son yıllarda hırdavat ve nalbur sektöründe üretime yönelik yatırımların artmasının doğal sonucu olarak yerli ürünlerde artan çeşitliliği görebilmekteyiz. Dünyadaki gelişmeler doğrultusunda bölgemize ciddi bir talep yoğunluğunun farkındayız. Yerli üretici firmalarımız, kaliteli ürünleriyle yurt dışındaki rakipleriyle yarışabilir konuma geldiler. Böylece, sektör sadece yurt içinde değil; dünya pazarında da kalitesiyle önemli bir pay almaya hazır. Fuarımız 6’ncı yılında artık dünyaya açılmak isteyen markaların en güçlü pazarı olarak gelenekselleşti. 6 yıllık çalışmalarımızın sonucunda özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerindeki önemli yatırımcı ve satınalmacıların ajandasında fuarımızın yer almakta olduğunu gururla söyleyebilmekteyiz. Ayrıca yeni taşındığımız 5’inci 6’ncı ve 7’inci salonlardaki 25 bin metrekarelik alanda tüm sektör oyuncularının 20 bin kalem ürün çeşidini sergileyeceği sektörün en büyük fuarına imza atacağız”
Çalışma hayatındaki yaygın şikâyetlerden biri de zamanın asla yetmediğine ilişkindir. Bunun yanı sıra hemen hemen bütün çalışanlar, ne iş yaparlarsa yapsınlar, hep çok meşgul olduklarını, başlarını kaşımaya bile fırsat bulamadıklarını söylemektedir. Saatler ve günler yapılacak işler için asla yetmemektedir.