Elektronik İhalede, Ticaret Sicil Gazetesinin Yeterlik Bilgileri Tablosunda Beyan Edilmesi Gerekir Mi ?

Kamu İhale Kurulu Kararı Özeti; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, Adı geçen istekliye ait yeterlik bilgileri tablosunun “Teklif Vermeye Yetkili Olunduğuna İlişkin Bilgiler” bölümündeki “İmza Sirküleri” ve “Vekâletname Bilgileri” sütunlarına ilişkin bilgi girişi yapılmadığı, anılan bölümünün “Ticaret Sicili Bilgileri” sütunundaki “Ortaklara Ait Bilgiler” satırına tüzel kişiliğin ortakları, ortaklık oranlarına ilişkin bilgi girişi yapılmadığı, anılan bölümün “Yöneticilere Ait Bilgiler” satırına tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlilerine ilişkin bilgi girişi yapılmadığı, ayrıca son durumu gösterir ticaret sicili gazetelerine, diğer belgelere ve ortaklık pay defterine ilişkin olarak da herhangi bir bilgi girişi yapılmadığı,

Yeterlik bilgileri tablosunun “Teklif Vermeye Yetkili Olunduğuna İlişkin Bilgiler” bölümündeki “Ticaret Sicili Bilgileri” sütunundaki “Yöneticilere Ait Bilgiler” satırlarında beyan edilen tüzel kişiliğin yönetimindeki görevli kişileri ile aynı tabloda beyan edilen tüzel kişiliğe ait imza sirkülerinden şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu anlaşılan kişilerin birbiriyle uyuşmadığı, “Ortaklara Ait Bilgiler” satırındaki tüzel kişiliğin ortakları, ortaklık oranları ile “Yöneticilere Ait Bilgiler” satırlarındaki tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlilerine ilişkin bilgilerin beyan edilen ticaret sicili gazetelerinde, diğer belgelerde ve pay defterinde yer almadığı ya da beyan edilen bilgilerle tevsik edici belgelerden elde edilen bilgilerin birbirleriyle uyuşmadığı,

Yeterlik bilgileri tablosunun ilgili satırlarında beyan edilen imza sirküleri, vekaletname, vekilin imza beyannamesi, pay defteri ve ticaret siciline ilişkin diğer belgeler ile söz konusu belgeleri tevsik amacıyla idareye sunulan belgelerin birbiri ile uyumlu olmadığı, ilgili belgelerin idareye belgelerin sunuluş şekline ilişkin hükümlere aykırı şekilde fotokopi vb. olarak sunulduğu, iddialarına yer verilmiştir.

03.08.2022 tarihli ve 2022/UH.II-923 sayılı Kamu İhale Kurulu kararına göre;

Başvuru sahibinin iddialarına ilişkin olarak:

isteklilerin anonim şirket olması durumunda da ortaklar ve ortaklık oranlarının kaydı kapsamında, beyan edilen kişilere ilişkin pay defteri ile dayanağı yönetim kurulu karar defterinin ilgili kısımlarının taranarak EKAP’a kayıt edilmesi gerektiği,

yeterlik bilgileri tablosunda ortaklar ve ortaklık oranları ile temsile yetkili kişilerin ve varsa vekile ilişkin bilgilerin beyan edilmesinin yeterli olduğu, herhangi bir ticaret sicil gazetesinin beyan edilmesine gerek olmadığı belirtilmiştir.

Ayrıca tek ortaklı anonim şirketlerin ortaklar ve ortaklık oranlarının kaydı kapsamında beyan edilen kişilere ilişkin pay defteri ile dayanağı yönetim kurulu karar defterinin ilgili kısımlarının kayıt edilmesinin zorunlu olmadığı ifade edilmiştir.

Yapılan incelemede ihale üzerinde bırakılan istekli tarafından beyan edilen bilgiler ile sistem kayıtlı olan bilgiler ve sunulan belgelerin uyumlu ve güncel olduğu, son olarak e-tekliflerin yetkili kişilerce imzalandığı, vekaletname kullanılmadığı ve şirketin ilgili alanda faaliyet gösterdiği görüldüğünden söz konusu iddiaların yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Mehmet ATASEVER

Kamu İhale Kurulu Eski Üyesi/ Akademisyen 

İhracatçı Parite Açmazında

Girdilerini dolarla temin eden ihracatını Euro ile gerçekleştiren ihracatçı sektörler, son dönemde Euro/Dolar paritesinde Euro aleyhine seyir nedeniyle sıkıntılı günlerden geçiyor.

2021 yılı temmuz ayında 1,18 seviyesinde olan euro/dolar paritesi, son günlerde 0,99 seviyelerinde bir seyir izliyor.

Türkiye’ye son 1 yıllık dönemde 21,5 milyar dolar döviz kazandıran Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü pamuk başta olmak üzere tüm girdilerini dolarla temin ederken, ihracatının yüzde 70’den fazlasını gerçekleştirdiği Avrupa’ya Euro bazında ihracat gerçekleştiriyor.

Balık yemi başta olmak üzere tüm girdileri dolarla olan, en büyük ihraç pazarı Avrupa ülkeleri olan su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü de Euro/dolar paritesindeki değişimden olumsuz etkilenen bir diğer ihracat sektör konumunda.

2022 yılında finansmana erişimde sorun yaşadıklarını dile getiren Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, finansmana erişim zorluğu varken, girdilerinin dolar, ihraç gelirlerinin euro olması nedeniyle sektörün gelir kaybı yaşadığını dile getirdi.

Küresel ekonomilerde resesyon beklentisi nedeniyle ihraç fiyatları üzerinde de baskı oluştuğuna işaret eden Sertbaş, “Resesyon beklentisi, finansmana erişimde zorluklar, doların değerlenmesi sektördeki olumlu havanın, olumsuz bir ortama dönüşmesine yol açtı. 2022 yılının ikinci yarısında ihracattaki artışımız durabilir, hatta pariteden kaynaklı bir miktar düşüş görebiliriz. EHKİB olarak ihracatımız Temmuz ayında euro bazında yüzde 3 artışla 118 milyon eurodan, 122 milyon euroya çıkarken, dolar bazında yüzde 11’lik düşüşle 140 milyon dolardan, 125 milyon dolara geriledi. Benzer tabloyu önümüzdeki aylarda da yaşayabiliriz” şeklinde konuştu.

Uzakdoğu’dan Türkiye’ye yöneliş bekliyorlar

Avrupa’nın Uzakdoğu’dan dolarla ithalat yaptığı bilgisini paylaşan Sertbaş, paritedeki değişim sonrasında Avrupalı ithalatçıların Uzakdoğu yerine Türkiye’yi tercih etmelerini beklediklerini, parite kaybını bu şekilde telafi etmeyi umduklarını sözlerine ekledi.

Euro/dolar paritesinde 0,99 seviyesine kadar inilmiş olması ve 0,95’in görülebileceği değerlendirmeleri Türk su ürünleri sektöründe de endişeli bir bekleyişe yol açıyor.

Türk su ürünleri sektörünün 2022 yılının ocak-temmuz döneminde ihracatının euro bazında yüzde 33,5 artmasına karşın, dolar bazında yüzde 20 seviyesinde kaldığını aktaran Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, en büyük girdileri yem hammaddeleri başta olmak üzere pek çok girdilerinin dolara endeksli olduğunu, mevcut durumun sektörün rekabet gücünü olumsuz etkilediğini vurguladı.

Su ürünleri yetiştiriciliğinde toplam giderin yüzde 65’inin yem harcamaları olduğunun altını çizen Girit, “Yetiştiricilikte kullanılan yemin en önemli hammaddesi balık unu ve yağı. Türkiye’de elde edilen balık unu ve yağı, yem ihtiyacını karşılamaya yetmediği için bu ürünlerde ithalat zorunluluğu bulunuyor. Bu da dolarla temin ediliyor. 2021 yılında yaklaşık 202,6 bin ton balık unu ve 91,5 bin ton balık yağı ithal ettik. İhracatımızın ilk 10 ülkesinin 7 tanesi Avrupa ülkeleri. Girdilerimizin dolarla, gelirlerimizin euro ile olması sektörün karından zarar etmesine yol açtı. İhracatçı sektörler olarak finansmana erişimde büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Reeskont kredilerinin bir an önce açılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

İş Hayatında Sosyal Medya Tükenmişliği ve Stanford Ördek Sendromu

İş hayatını etkileyen çeşitli süreçler içinde dijitalleşme kuşkusuz büyük bir yer tutmaktadır. Dijitalleşmenin getirdiği yeni iletişim ortamları hayatımızı derinden etkilerken, yeni kavramlar ve yeni süreçlerle kişileri tanıştırmaktadır. Bunlardan biri de yeni medyadır. Yeni medya gelişen dijital teknolojiler sayesinde oluşturulan web siteleri, sosyal medya ağları ve aplikasyonlar gibi yeni uygulamaları içeren eşzamansız, etkileşimli, dijital,  sınırsız etkileşimi sağlayan yeni mecralardır. Bu mecralarda oluşan çoklu ortam  (multimedya) bütün mecraları bir araya toplama özelliğine sahiptir. Yeni medya kullanıcıları içerik üretimi, zaman sınırsızlığı ve mekânsal bağımsızlık açısından geleneksel medya kullanıcılarından ayrılırken, geleneksel medya kullanıcılarına göre daha fazla yeni medyaya bağımlı hale gelmişlerdir.  Çünkü yeni medya zaman ve mekândan bağımsız olarak kullanıcıya özgürlük ve içerik üretimiyle de interaktiflik vadetmektedir. Tüm bu inovatif özellikleri bünyesinde barındıran yeni medya uygulamaları dijital bağımlılıkları da ortaya çıkartmıştır.

Sosyal medya bağımlığı da bunların en önemlilerinden biridir. Yeni medyanın zamansızlık, mekân bağımsızlık, interaktiflik gibi özellikleri kullanıcıları kendisine çekmekte ve bunun sonucunda bağımlılık geliştirmelerine neden olmaktadır. Sosyal medya kullanımının yoğun bir biçimde enformasyon bombardımanına neden olması ve bu durumun bireylerin stres düzeyini arttırıp hem fiziksel yorgunluğa hem de duygusal tükenmeye neden olduğu gözlenmektedir. Buna bağlı olarak da Sosyal Medya Tükenmişliği kavramı gündeme gelmiştir.

Sosyal medyanın yoğun bir biçimde kullanılmasının uyku kalitesinin bozulması, öznel mutluluğun azalmasına neden olduğu ileri sürülmekte ve yine sosyal medya kullanımının kaygı ve depresyon ile ilişkilendirildiği görülmektedir.

Sosyal medya tükenmişliğinin kişiler üzerinde aşırı yüklenmeye neden olduğu ileri sürülmektedir. Örneğin fiziksel yorgunluk, can sıkıntısı, tükenmişlik, kayıtsızlık ve düşük ilgi, dikkat dağınıklığı, unutkanlık, karar almakta ve sorunlarla başa çıkmakta zorlanma gibi sonuçlara neden olduğu belirtilmektedir. Bunun dışında erteleme sorunlarına, odaklanma eksikliğine ve geçici hafıza kaybına da neden olabileceğine dair görüşler de bulunmaktadır (Zhang vd., 2021: 2).

Sosyal Medya Tükenmişliği, duygusal tükenmenin temel unsurları arasında sayılmaktadır. “Duygusal tükenme”, bireyin zaman ve güç gibi kaynaklarını sosyal medya için harcamasına neden olmaktadır. Tüm bu süreçlerde kişinin diğer sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarından olumsuz yönde etkilenmesinin büyük bir etkisi olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla,  sosyal medya bir sosyal karşılaştırma aracı haline gelmektedir. Ayrıca gerek sosyal medya kullanımının gerekse de sosyal karşılaştırmanın doğrudan doğruya çalışma yaşamındaki tükenmişlikle de ilişkisi olduğuna yönelik araştırmalar da mevcuttur (Han vd., 2020).

Sosyal medyanın bir diğer etkisi, kullanıcılardaki kıskançlığı, hasedi ve kaygıyı besleyebilme ve insanları psikolojik anlamda yıpratma gücü ile kendisini göstermektedir (Liu ve Ma, 2020). Bu anlamda sosyal medya kullanıcılarının başarılı ve mutlu yaşamları olduğu yönünde paylaşım yapma eğilimlerinin bulunduğu görülmektedir (Omay ve Gür Omay, 2022: 14).  Bu durum Stanford Üniversitesi öğrencileri arasında kullanılan “ördek sendromu” (Duck Syndrome) ya da “çirkin ördek yavrusu sendromu” (The Ugly Duckling Syndrome) deyimleri (Stanford University, 2008: 14)  olarak kavramlaştırılmıştır.

Stanford Ördek Sendromuna göre sosyal medyada gördüğümüz eğlenceli ve pırıltılı paylaşımlar bir ördeğin suda yüzüşü gibi zahmetsiz ve tasasız bir hayatı resmetmektedir. Suyun altında ördeğin yüzmek için harcadığı çaba görülmemektedir. Sosyal medya yansıttığı dünyada gerçekleri değil, yanılsamaları göstermektedir sadece. Ne var ki bu yanılsamalar sosyal medya kullanıcılarını olumsuz etkilemekte bir yandan sosyal medya bağımlığı geliştirirken, diğer yandan da sosyal medya tükenmişliğine neden olmaktadır.  Sosyal medya tükenmişliği çalışma hayatına da yansıyarak, duygusal tükenme, fiziksel yorgunluk, can sıkıntısı, tükenmişlik, kayıtsızlık ve düşük ilgi, dikkat dağınıklığı, unutkanlık, karar almakta ve sorunlarla başa çıkmakta zorlanma gibi yarattığı sorunları iş yaşamına da taşımaktadır.

 Dr. Esma Gültüvin GÜR OMAY

Kaynakça:

Han, R., Xu, J., Ge, Y. and Qin, Y. (2020), “The Impact of Social Media Use on Job Burnout: The Role of Social Comparison”, Frontiers in Public Health, 8.

Liu, C. and Ma, J. (2020), “Social media addiction and burnout: The mediating roles of envy and social media use anxiety”, Current Psychology, 39, pp. 1883-1891.

Omay, U. ve Gür Omay, E. G. (2022), Tükenmişlik ve Sosyal Medya Bağımlılığı, İş, Güç Endüstri İlişkileri ve İnsan Kaynakları Dergisi, 24(1), 5-19.

Stanford University (2008), “Student Mental Health and Well-Being”, Task Force Report, Çevrim içi: https://stacks.stanford.edu/file/druid:pb321zj7538/report.pdf, Erişim tarihi: 19.07.2022.

Zhang, S., Shen, Y., Xin, T., Sun, H., Wang, Y., Zhang, X. and Ren, S. (2021), “The development and validation of a social media fatigue scale: From a cognitive-behavioral-emotional perspective”, PLOS ONE, 16(1), pp. 1-16.

“Tarım Ticareti: Dayanıklı Küresel Gıda Tedarik Zincirleri Kurulması” 91. İEF’de Ele Alınacak

İzmir İş Günleri

İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında, 8. İzmir İş Günleri 1 – 2 Eylül tarihlerinde çevrimiçi olarak farklı ülkelerden konuşmacıların katılımı ile gerçekleştirilecek. T.C. Ticaret Bakanlığı himayesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen İzmir İş Günleri’nde, İzmir Enternasyonal Fuarı ile eş zamanlı olarak düzenlenen “Terra Madre Anadolu İzmir 2022”ye paralel olarak “Tarım Ticareti: Dayanıklı Küresel Gıda Tedarik Zincirleri Kurulması” konusu masaya yatırılacak. Delegasyonlar arasında ve bakanlar düzeyindeki iş görüşmeleriyle birçok ticari anlaşmaya imza atılan, Türkiye için uluslararası ticaret platformu niteliğinde olan organizasyonla yeni iş birlikleri, yeni girişimler ve ülkeler arası ticari faaliyetlerin güçlendirilmesi hedefleniyor. Tarımda dönüşüm, yeşil ve sürdürülebilir tarım, değişen dünyada tarım ve gıdanın geleceği, sürdürülebilir ekseninde tarım ve gıda ticareti ile ürünlerin ihracatı, denizden tarım ticareti lojistiğinde güncel trendler gibi önemli konularla ilgili küresel ve yerel eğilimler hakkında fikir alışverişi yapılacak İzmir İş Günleri’nin çok sayıda ülkeden takip edilmesi bekleniyor.

91. İEF Dolu Dolu Programla Ziyaretçilerini Ağırlayacak

Cumhuriyet’in miras değerlerinden biri olan İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), 2-11 Eylül tarihleri arasında 91’inci kez kapılarını açarken dünyanın en büyük gastronomi fuarı Terra Madre’ye de ev sahipliği yapacak. “Terra Madre Anadolu İzmir2022”, Anadolu topraklarının bereketini dünya ile buluşturacak.

Türkiye’nin en köklü ve en kapsamlı fuarı olan, İzmir’in ticari ve kültürel hafızasını içinde barındıran İzmir Enternasyonal Fuarı, geçmişten bugüne Kültürpark’ta dünyayı bir araya getirmeye devam ediyor. 91. İzmir Enternasyonal Fuarı, bu yıl, dünyanın en büyük gıda hareketi Slow Food (Yavaş Gıda) önderliğinde gerçekleşen “Terra Madre” gastronomi fuarına da ev sahipliği yapacak. Fuarlara; League of Legends 10. Yıl Festivali ve İzmir İş Günleri’nin de dâhil edilmesiyle birlikte İzmir hareketli günler geçirecek. Dünyanın dört bir yanından katılımcı ve ziyaretçileri ağırlayacak fuarlar boyunca, onlarca konser, tiyatro, yarışma, sportif faaliyetler gibi birbirinden renkli etkinlikler gerçekleşirken kent ekonomisine de büyük katkı sağlanacak.

Oyun Yarışmaları ve Girişimcilik Etkinlikleri Fuar’da

İzmir Enternasyonal Fuarı, oyun sektöründe yer almak isteyen genç girişimcilerin başarılı oyun start-upları kurmalarını sağlayan ve onları profesyonelleştirerek dünyaya açılmalarına öncülük etmeyi amaçlayan Next Game Startup Girişimcilik Yarışması’na da ev sahipliği yapacak. Yarışmada finale kalan 10 takım, sunumlarını yaparak dereceye girmek için mücadele edecek. Next Game Startup Yarışması ve Oyun Girişimciliği seminerleri ile oyun ve girişimcilik alanında sektörün önde gelenleri bir araya gelecek. Yarışmanın 11 Eylül 2022’de gerçekleşecek finali ile ilk üçe girenler ödül kazanacak. Ayrıca, genç girişimciler için fon bulucu girişimcilik etkinliği gerçekleştirilirken katılımcılar mentorlar ile bir araya gelerek projelerini geliştirme ve tanıtma şansı bulacak. Bu etkinliklerle eş zamanlı olarak ödüllü Intel&Vatan Bilgisayar Game Jam ve konsol turnuvaları ile çeşitli etkinlikler de düzenlenecek.

91. İEF’de sponsorlar Folkart ve Migros

91. kez yapılacak İzmir Enternasyonal Fuarı; İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenecek. 2 – 11 Eylül 2022 tarihleri arasında yapılacak Fuar’ın Ana Sponsoru Folkart, Etkinlik Sponsoru ise Migros oldu. Kafa Radyo ise medya sponsoru olarak yer aldı. Fuarın giriş ücretleri; tam 8 TL, öğrenci 3,50 TL olarak belirlendi. Kültürpark’ın tüm kapılarından giriş-çıkış yapılabilecek ve Fuar etkinlikleri 16.00 – 23.00 saatleri arasında düzenlenecek. ief.izfas.com.tr adresinden Mogambo Geceleri, Acık Hava Tiyatrosu etkinlikleri ve LOL TBF Türkiye Büyük Finali 2022 için alınan giriş biletleri üzerindeki QR kodu Fuar giriş kapılarında göstererek ücretsiz giriş yapılabilecek.

Ücretsiz Teklif Toplama Hizmeti

Ürün/hizmet talebinizin detaylarını https://satinalmadergisi.com/teklif-topla/ formuna girdiğinizde tedarikçi araştırmasını ücretsiz sağlıyoruz.

SADECE 1 DAKİKA. FORMU DOLDURUN. ARAŞTIRMAYA BAŞLAYALIM.
Sektör deneyiminin ve ekosistemin gücünü kullanın.
Yöneticiler için profesyonel hizmetler sağlıyoruz:

  1. Ürün & Hizmet Araştırması
  2. Tedarikçi Bulma
  3. Stok Fazlası Ürün Satışı
  4. İkinci El Makine-Ekipman Satışı
  5. Kapalı Devre (Gizli) Araştırma

    Satınalma Dergisi Kurumsal Hizmetler
    E-Posta:
    ticaret@SatinalmaDergisi.com 
    Tel: (0546) 740 10 10

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Emtia Piyasa Analizi: Ham Çelik Sektörü

Dünya Çelik Birliği’ne (worldsteel) rapor veren 64 ülke için dünya ham çelik üretimi, Temmuz 2021’e göre %6,5 düşüşle Temmuz 2022’de 149,3 milyon ton (Mt) oldu.

Temmuz 2022 Ham Çelik Üretimi

Bölgelere Göre Ham Çelik Üretimi

  • Afrika, Temmuz 2021’e göre %5,4 düşüşle Temmuz 2022’de 1,2 Mt üretti.
  • Asya ve Okyanusya, %5,2 düşüşle 110,1 Mt üretti. AB (27) %6,7 düşüşle 11.7 Mt üretti.
  • Avrupa, Diğer %16,5 düşüşle 3,5 Mt üretti.
  • Orta Doğu %24,2 artışla 3,2 Mt üretti.
  • Kuzey Amerika %5.4 düşüşle 9.6 Mt üretti.
  • Rusya ve diğer BDT + Ukrayna %29,1 düşüşle 6,4 Mt üretti.
  • Güney Amerika %7,8 düşüşle 3,6 Mt üretti.
Tablo 1. Bölgelere Göre Ham Çelik Üretimi (Milyon Ton – Mt)
Temmuz 2022 (Mt) % Fark Temmuz 22/21 Ocak-Temmuz
2022 (Mt)
% Fark Ocak-Temmuz 22/21
Afrika 1.2 -5.4 8.4 -8.6
Asya ve Okyanusya 110.1 -5.2 812.6 -4.8
Avrupa Birliği (27) 11.7 -6.7 86.0 -5.6
Diğer Avrp. Ülk. 3.5 -16.5 27.5 -6.7
Orta Doğu 3.2 24.2 25.3 4.4
Kuzey Amerika 9.6 -5.4 66.4 -3.2
Rusya&Diğer CIS Ülkeleri + Ukrayna 6.4 -29.1 50.5 -18.8
Güney Amerika 3.6 -7.8 25.5 -3.4
Toplam 64 Ülke 149.3 -6.5 1,102.3 -5.4

 

Bu tabloya dahil edilen 64 ülke, 2021 yılında toplam dünya ham çelik üretiminin yaklaşık %98’ini oluşturdu. Tablonun kapsadığı bölgeler ve ülkeler:

  • Afrika: Mısır, Libya, Güney Afrika
  • Asya ve Okyanusya: Avustralya, Çin, Hindistan, Japonya, Yeni Zelanda, Pakistan, Güney Kore, Tayvan (Çin), Vietnam
  • Avrupa Birliği (27)
  • Avrupa, Diğer: Bosna-Hersek, Makedonya, Norveç, Sırbistan, Türkiye, Birleşik Krallık
  • Orta Doğu: İran, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri
  • Kuzey Amerika: Kanada, Küba, El Salvador, Guatemala, Meksika, Amerika Birleşik Devletleri
  • Rusya ve diğer BDT + Ukrayna: Beyaz Rusya, Kazakistan, Moldova, Rusya, Ukrayna, Özbekistan
  • Güney Amerika: Arjantin, Brezilya, Şili, Kolombiya, Ekvador, Paraguay, Peru, Uruguay, Venezuela

En Çok Çelik Üreten 10 Ülke

  • Çin, Temmuz 2021’e göre %6,4 düşüşle Temmuz 2022’de 81,4 Mt üretti.
  • Hindistan %3,2 artışla 10.1 Mt üretti. Japonya %8.5 düşüşle 7.3 Mt üretti.
  • Amerika Birleşik Devletleri %6.4 düşüşle 7.0 Mt üretti.
  • Rusya’nın %13,2 düşüşle 5,5 Mt ürettiği tahmin ediliyor.
  • Güney Kore %0,6 düşüşle 6,1 Mt üretti.
  • Almanya %2,0 düşüşle 3,0 Mt üretti.
  • Türkiye %20,7 düşüşle 2,7 Mt üretti.
  • Brezilya %8,7 düşüşle 2,8 Mt üretti.
  • İran %34.1 artışla 2.0 Mt üretti.
Table 2. En Çok Çelik Üreten 10 Ülke (Milyon Ton – Mt)
Temmuz 2022 (Mt)   % Fark Temmuz 22/21 Ocak-Temmuz
2022 (Mt)
% Fark Ocak-Temmuz 22/21
Çin 81.4 -6.4 609.3 -6.4
Hindistan 10.1 3.2 73.3 8.0
Japonya 7.3 -8.5 53.3 -4.9
A.B.D 7.0 -6.4 48.0 -3.0
Rusya 5.5  tahmini -13.2 41.4 -7.0
Güney Kore 6.1 -0.6 39.9 -3.4
Almanya 3.0 -2.0 22.5 -5.1
Türkiye 2.7 -20.7 21.6 -6.9
Brezilya 2.8 -8.7 20.3 -3.5
İran 2.0 34.1 17.4 3.7

 

İlk 10 üretici ülkenin sıralaması, 2021 yıldan bugüne yapılan toplamlara dayanmaktadır.

Ücreti Zamanında Ödenmeyen İşçi Haklı Nedenle İşe Devamsızlık Yapabilir mi ?

Uygulamada, işçilerin ücretlerinin eksik ya da geç ödendiği bu gerekçe ile ücreti ödenmeyen işçilerin de ücret alacağı konusunda takibe geçmeleri ya da ücretleri ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmekten kaçınmaları, iş ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabilmektedir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçilerin, haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da bulunduğu gibi bu süre zarfında devamsızlık yaptıkları görülmektedir.

4857 sayılı İş Kanununun 34 üncü maddesine göre, “Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz”.

Yargıtay’a göre, “İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı İş Kanununun 32 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. 5953 sayılı Basın İş Kanununun 14 üncü maddesinin aksine, 4857 sayılı Yasada ücretin peşin ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sora ödenmelidir.

Ücreti ödenmeyen işçinin, bu ücretini işverenden dava ya da icra takibi gibi yasal yollardan talep etmesi mümkündür.

1475 sayılı Yasa döneminde, toplu olarak hareket etmemek ve kanun dışı grev kapsamında sayılmamak kaydıyla 818 Sayılı Borçlar Kanununun 81 inci maddesi uyarınca ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini ifa etmekten, yani çalışmaktan kaçınabileceği kabul edilmekteydi. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 97 inci maddesinde de benzer bir düzenleme yer almaktadır. 4857 sayılı İş Kanununda ise ücret daha fazla güvence altına alınmış ve işçi ücretinin yirmi gün içinde ödenmemesi durumunda, işçinin iş görme edimini yerine getirmekten kaçınabileceği açıkça düzenlenmiş, toplu bir nitelik kazanması halinde dahi bunun kanun dışı grev sayılamayacağı kurala bağlanmıştır.

Ücreti ödenmeyen işçinin alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmekten kaçınması, iş ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabilir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da bulunmaktadır. Ücretin hiç ya da bir kısmının ödenmemiş olması bu konuda önemsizdir.

Ücretin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin yasa ya da sözleşme ile belirlenen ücret ödenme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu ücrete hak kazanması gerekir (Yargıtay 9.HD. 18.1.2010 gün, 2008/14546 E, 2010/193 K.).

4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkânı bulunmaktadır (Yargıtay 9. HD. 16.7.2008 gün 2007/22062 E, 2008/16398 K.).

Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesinde, davacının 12.10.2010-27.03.2013 tarihleri arasında davalı şirket bünyesinde çalıştığı, 27.03.2013 tarihli ihtarnamede fazla mesai ücretleri ile 2013 yılı Şubat ve Mart ayına ait ücretlerin ödenmesinin talep edildiği ve bu nedenle davacının iş görme borcunu yerine getirmekten kaçındığı, ancak davalı şirket tarafından söz konusu alacaklar inkâr edilerek davacının iş akdine son verildiği iddia edilmiştir. Davalı ise, davacının 12.10.2010-30.03.2013 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, 28.03.2013 tarihinden itibaren işe gelmemesi üzerine iş akdinin 4857 sayılı yasanın 25/II-g maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.

Dosya içeriğine göre davacı vekili tarafından keşide edilen 27.03.2013 tarihli ihtarnamede, uzun süredir maaşların düzensiz ödendiği, 2013 yılı Ocak ayına ait maaşın 05.03.2013 tarihinde ödendiği, Şubat ve Mart ayına ait ücretlerin ise henüz ödenmediği, maaş hesaplarında fazla mesai ücretlerinin hesaba katılmadığı ve ödenmediği, davacının ücretlerinin ve fazla mesai alacaklarının tamamı ödeninceye kadar iş görme borcunu yerine getirmeyeceğinin davalı şirkete bildirildiği, işverence keşide edilen 02.04.2013 tarihli ihtarnamede ise, davacının alacak taleplerinin yerinde olmadığı ve davacının 28.03.2013, 29.03.2013 ve 30.03.2013 tarihlerinde mazeretsiz işe gelmediği belirtilerek iş akdinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğinin davacıya bildirildiği görülmüştür.

Taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinde, “…belirlenen ücret takip eden ayın 5. gününde ödenir.” hükmü bulunmaktadır. Banka kayıtlarına göre ise, davacının 2013/Ocak ayı maaşının 05.03.2013 tarihinde, Şubat ayı maaşının da 29.03.2013 tarihinde ödendiği sabittir. O halde, Şubat ayı ücretinin taraflar arasındaki sözleşme gereği 05.03.2013 tarihinde ödenmesi gerekirken 29.03.2013 tarihinde ödendiği dikkate alındığında davacının 28.03.2013 ve 29.03.2013 tarihlerindeki devamsızlıklarının haklı nedene dayandığı kabul edilmelidir. Kaldı ki, davacının iş görme edimini yerine getirmekten kaçınmasına dayanak gösterdiği diğer bir husus olan fazla mesai ücretlerinin ödenmediği de yargılama sırasında tespit edilmiştir.

Davacı işçinin 27.03.2013 tarihli ihtarnamesinde, ücretlerinin ve fazla mesai alacaklarının tamamı ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmeyeceğini davalı şirkete bildirdiği ve bu konuda haklı olduğu, iş akdini feshettiğine dair bir beyanda bulunmadığı, aksine iş akdini davalının feshettiği ve feshin haklı nedene dayandığının kanıtlanmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece kıdem tazminatına hükmedilmesi yerinde ise de, davacının ihbar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir”[1].

Sonuç olarak, 4857 sayılı İş Kanunu’nda işçi ücretinin yirmi gün içinde mücbir nedenler dışında ödenmemesi halinde, işçinin iş görme edimini yerine getirmekten kaçınabileceği açıkça düzenlenmiştir. Dolayısıyla işçinin bu gerekçe ile yaptığı devamsızlıklar haklı nedene dayanır. İşveren bu gerekçe ile devamsızlık yapan işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdiremez. Ancak, ücretin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin yasa ya da sözleşme ile belirlenen ücret ödeme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu ücrete hak kazanmış olması gerekir.

Lütfi İNCİROĞLU

[1] Y9HD.22.11.2018 T., E.2015/23985, K.2018/21201 Legalbank.

Aksigorta’nın, Sektörün Gelişimine Katma Değer Sağlayan ‘Bambaşka Sigortacılık Akademisi’ne Yoğun İlgi

Sigorta sektörünün en önemli oyuncularından Aksigorta, sektörün gelişimini desteklemek ve daha ileriye taşımak amacıyla geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği ‘Bambaşka Sigortacılık Akademisi’ eğitim projesinin ikinci döneminde de yoğun ilgiyle karşılaştı. Yalnızca Aksigortalı acenteleri değil, sektörün tüm paydaşlarını ve üniversite öğrencilerini de kapsayan eğitim projesine şu ana kadar 1852 kişi katıldı.

23 Ağustos, 2022 – Türkiye’deki sigorta sektörünün oyun kurucularından Aksigorta, geçtiğimiz yıl başlattığı ve sektörün gelişimine katma değer sunan ‘Bambaşka Sigortacılık Akademisi’nin ikincisini mayıs ayında yeniden başlattı. Bilgi Üniversitesi iş birliği ile tüm sektör paydaşlarının geleceğine ve gelişimine katkı sunmayı amaçlayan Aksigorta, eğitim projesinin ikinci döneminde de yoğun ilgiyle karşılaştı. Yalnızca Aksigortalı acenteleri değil, sektörün tüm paydaşlarını ve üniversite öğrencilerini de kapsayan eğitim projesinde şu ana kadar 10 eğitim gerçekleştirildi ve eğitimlere 1852 kişi katıldı.

Sorumluluk Bilinciyle Sektör Gelişimine Destek

Sigorta sektörünün gelişimini sorumluluk bilinciyle desteklediklerini ifade eden Aksigorta Genel Müdür Yardımcısı Tolga Tezbaşaran, şöyle konuştu: “Aksigorta olarak, Türkiye’deki sigorta sektörünün önde gelen oyuncularından birisiyiz. Sigorta sektörünün gelişimi konusunda biz ve bizim gibi sektör yapıtaşlarının sorumluluğu bir hayli fazla. Bugüne kadar hayata geçirdiğimiz her yeni hizmet ve uygulamada değerli acentelerimize eğitim desteğinde bulunduk. Bambaşka Sigortacılık Akademisi ile bu eğitimleri genişleterek, tüm sektör paydaşlarının faydalanacağı kapsamlı bir eğitim programını hayata geçirdik. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi projenin ikinci döneminde de gösterilen bu yoğun ilgi bizleri oldukça mutlu etti. Acentelerin özellikle bilgi birikiminin güncel değişime adaptasyon gücünün artırılması için büyük bir çaba sarf ediyoruz. Bunu 60 yılı aşkın süredir var olan köklü bir şirket olarak, ticari herhangi bir kaygı gütmeden sorumluluk olarak addediyoruz’’ dedi.

Tüm Sektöre Ücretsiz Eğitim Fırsatı

‘Bambaşka Sigortacılık Akademisi’, 6 aylık bir eğitim takvimi içeriyor. Sağlık sigortaları, yangın, nakliyat, alacak ve siber gibi pek çok ürünün yanı sıra risk mühendisliği, vergi hukuku, dijital pazarlama, yeni dünyada satış teknikleri ve uzaktan satışta müşteri ilişkileri gibi oldukça geniş bir perspektifte eğitim programı sunan ‘Bambaşka Sigortacılık Akademisi’ alanında uzman akademisyenler tarafından katılımcılara ücretsiz eğitim fırsatı sunuyor. Katılımcılara gerçekleşen eğitim sonrası sertifika da verilecek.

www.aksigorta.com.tr/bambaska-sigortacilik-akademisi web sitesi üzerinden Bambaşka Sigortacılık Akademisi programının detayları incelenip eğitimlere kayıt olunabilir.

Piyasa Faizleri ve Enflasyon Düşecek Değil mi ?

TCMB VE FAİZ

TCMB PPK toplanıp önümüzdeki 30 gün için faiz kararını açıklayacak idi. Her zaman olduğu gibi piyasalar heyecansız. Çünkü 7 ay boyunca piyasalarda kıyamet de kopsa TCMB PPK’nun verdiği faiz kararı hep aynı oluyordu.

18 Ağustos 2022 Saat: 14:00

Bu sefer alınan kararda tam anlamıyla ters köşeye şut çekildi. Alınan bu faiz kararının ekonomik ve iktisadi açıklaması ve haklı gerekçeleri var mıydı ? Yoktu. TCMB PPK üyeleri piyasanın hangi dinamiklerini esas aldı da faizi 100 baz puan düşürdü?

YAPILAN İŞİN ÜLKEMİZE NE FAYDASI OLDU ?

Görünüşte politika faizi % 14 iken 18 Ağustos 2022 tarihinde yapılan toplantıda alınan karar sonrasında 100 baz puan düşürüldü ki ülkemiz ekonomik verilerine bir faydası olmalıydı.

Fayda sağladı mı?

Görüldüğü üzere fayda sağlamayıp, bilakis sakin giden döviz kurları aniden zıpladı.

Ağustos 2022 ayının başından beri adeta frene basıp, USD TRL C/17.93 seviyelerinde gezinip duran USD TCMB’nin politika faizini düşürmesi ile yukarıdaki grafikte görüldüğü üzere USD TRL C/18.15’e kadar tırmandı.

Ya ülkemizin CDS Pirimi ne oldu ?

650 puan seviyelerine kadar düşmüş olan CDS Primi, faiz kararından sonra aniden 733 puana çıkıverdi.

ENFLASYON MU DÜŞTÜ?

Ne gezer?

Neredeyse yaz bitmek üzere gerek süpermarketlerde, gerekse semt pazaryerlerindeki fiyatlara bakamaz oldum.

Tasarruf sahipleri hem enflasyondan kaybı, hem de negatif faiz elde ederek elindeki ana parayı maalesef ki eritmektedir. Şu an TRL tasarruf yapan gerçek anlamda kayıptadır.

POLİTİKA FAİZİ DÜŞÜRÜLDÜ AMA YA PİYASA FAİZİ NE OLACAK

Politika faizi 13 oldu ancak piyasa faizi dolu dizgin gidiyor. Tüketici, konut ve ticari kredilere uygulanan faiz oranlarının adeta freni boşalmıştır. Rampadan aşağı hızla gidiyor.

İlla ki bir yerde piyasa engeli ile karşı karşıya gelecek. Bankalar faiz dengesizliği dolayısıyla bankacılık camiasında görülmemiş kârlar ediyorlar. Kim nerede tökezleyecek acaba?

DÜNYA ÜLKELERİNİN MERKEZ BANKALARI FAİZLERİ KOŞULLARA GÖRE DEĞERLENDİRİYOR

Dünya ülkelerinin merkez bankalarının büyük çoğunluğu faizlerini arttırma yoluna gitmişlerdir. Çünkü piyasa koşulları böyle

Faizler koşullara göre değerlendirilmeli ve piyasa ile bilek güreşi yapılmamalı. Sadece TCMB’nin politika faizi % 13, ancak piyasadaki diğer tüm faizler sürekli yukarı yönlü hareket ettiler.

Öyle anlaşılıyor ki ülkemizde yedi aydır piyasa koşulları hiç değişmeden hep aynı kalmış.

Sizce de öyle mi?

Reşat BAĞCIOĞLU

 

Ticaretle ilgili alım-satım ve danışmanlık taleplerinizi, https://satinalmadergisi.com/ticaritalep/ sayfasından iletebilirsiniz.

Satın Alma Mesleki Röportaj Köşemizde Konuğumuz Yılmaz Makine Satınalma Müdürü Sn. Bedrettin AYVERDİ

Satın Alma Röportajları

Prof. Dr. Murat Erdal ile Satın alma Sektör Sohbetlerinde Konuğumuz,

YILMAZ MAKİNE
Satın alma Müdürü Sn. Bedrettin AYVERDİ

Bugün Bedrettin Bey ile satın alma ve tedarik zinciri iş çevresini değerlendireceğiz.

  • Bedrettin Bey, Merhaba,
  • Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

1978 yılında Yozgat’ta doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi İstanbul’da tamamladıktan sonra Ön Lisans ve sonrasında Lisans eğitimimi tamamladım. Geniş ailemiz eşim ve üç çocuğumuz  ile İstanbul’da ikamet etmekteyim. 1997-2000 yılları arasında iki ayrı şirkette muhasebe bölümlerinde çalıştıktan sonra askerlik görevimi tamamlamak üzere ayrıldım.

Askerden geldikten sonra Yılmaz Makine Firmasında 2001 yılında Muhasebe bölümünde başladım. Geçen günler içerisinde Satınalma biriminin kurulumu söz konusu olunca belirli bir süre bu vazifede bana verilmişti. Lakin iki ayrı iş yükü çakışmaya başlayınca müdahale gerektirmişti. Benden bir seçim yapmamı istediler. Bende yeni doğmuş bir çocuk gibi Satınalmayı seçtim. Biliyordum ki  çocuk gibi emek verip sabır edersem iyi yetişecekti.
Sonrasında çok sancılı günler geçirmemize rağmen adım adım profesyonel iş yaşamında mesafe kat etmeye başlamıştım. Şirketimiz büyüdükçe bizim sorumluluk ve yönetsel alanımız ve kabiliyetlerimizde gelişmekteydi. Her yeni taşındığımız lokasyon’da büyümenin getirdiği tedirginlik ve heyecan bizleri dinamik tutuyordu. 2016 yılına kadar satınalma departman yönetici olarak görev alırken mevcut Fabrikamıza taşındıktan sonra Satınalma ve Tedarik zinciri yönetimi kurulması konusunda yetki aldık.

2016 yılı  itibari ile de Satınalma Müdürü olarak ilk günkü heyecanım ve enerjim ile görevime devam etmekteyim. Yüksek Lisans Eğitimimi İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Programı’nda tamamladım.

  • Bedrettin Bey, Yılmaz Makine’yi Tanımak İsteriz. Ne Zaman Kuruldu? Faaliyet Alanı ve Ürün Gruplarından Bahsedebilir Miyiz?

Yılmaz Makine 1977 yılında İstanbul da 80 m2 lik bir atölyede oto yedek parça üretimi ile Abdullah Yılmaz Ve Eyüp Yılmaz tarafınca başlamış olup daha sonra ekonomik gelişmelere istinaden büyümesini sürdürmüştür. 80’li yıllarda daha fazla üretim yaparak markalaşan ortaklar özellikle makine sektöründeki gelişmeleri görerek Yılmaz Makina Ltd.Şti’ni. şirketini kurmuşlardır.

90’lı yıllarda özellikle Pvc ve Alüminyum kapı pencerelerin yeni tanındığı dönemde ilgili makine üretimi konusunda ilk üretimler başlamıştır. Gelen talepler ve gelişmelere istinaden daha geniş bir mekan arayışına istinaden 2500 m2 yeni bir adrese taşınarak üretim kapasitesi ve çalışan kişi sayısı artırılmıştır.

1997 yılında Unvan değiştirerek Yılmaz Pvc ve Alm.İşl.Mak.San.Tic.Ltd. kurulmuştur. Daha güçlü bir organizasyon yapısı ile ihracat süreci başlatılmıştır. İlk ihracat Rusya olmuş olup daha sonrasında sayılı bazı ülkelere sevkiyatlar yapılarak kapasite artışı devam ettirilmiştir. Bu arada Üretim segmenti portatif makineler ile başlamasına istinaden pazar yönlendirmesi ve gelen taleplere istinaden daha işlevsel makine üretimi gündeme gelmiştir.

2004 yılına kadar ihracat ve yeni model gelişimleri devam ederken artık kabına sığmayan bir şirket olarak yeni bir fabrika arayışı başlamıştı. Şimdiki merkez binamızın bulunduğu Çekmeköy’de 10.000 m2 araziye Fabrika ve idari bina olmak üzere yerleşme tamamlanmıştı. İhracat ve iç piyasada satış devam ederken aynı zamanda ürün portföyümüzde ciddi anlamda genişlemişti. Artık üç ayrı segmentte üretim yapabiliyorduk.Portatif grup , Sehpalı grup, Teknolojik grup.

Yılmaz Makine artık devamlı gelişmekte olan iihracat ile güçlenen yapısı ile alınan stratejik büyüme kararları sayesinde uzun soluklu çalışanları, müşteri ve Tedarikçileri oluşmaktaydı.
Bu birliktelik Yılmaz Makine’nin temelini yani DNA sını oluşturmaktaydı.

Tabiki yaşanan gelişmeler ve oluşan büyümeye istinaden yeniden bir adres değişikliği gündeme gelmiştir. 2015 yılında tamamlanan yeni üretim tesisimize 2016 yılında taşındık. 2016 yılı itibari ile müracatımızın kabulü ile AR-GE merkezi olarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.  Yeni tesisimiz Dilovası İmes Osb’de 40.000 m2 arazi içerisinde 22.000 m2 üretim tesisi , 1000 m2 ek hizmet binası,  6.000 m2 yönetim binası ile toplam 29.000 m2 kapalı alan ile 12.000 m2 lik otopark ve yeşil alanı ile hizmet vermektedir.

Şirketimiz genel merkezi Çekmeköy adresimizde bulunmak ile birlikte, üretim tesisimiz Dilovası İmes Osb’de yeni yerinde toplamda 209 personel ile hizmet vermektedir.

Şirketimiz %90 ihracat yaparken 100 üzerinde ülkeye ürün gönderilmektedir. %10 iç piyasa ile çalışılmaktadır. 55 ülkede bayilik ağı ile hizmet verilmektedir.

  • Ülkemizde Makine Sektörünün Gelişim Sürecini Nasıl Değerlendiriyorsunuz ? Dünyada Neredeyiz ?

Ülkemizde 70’li yıllarda başlayan sanayileşme süreci çok zor şartlara rağmen kısıtlı imkanlar ile idealist insanların samimi emekleri neticesinde filizlenmiştir. Sonrasındaki gelişmeler istinaden 90‘lı yıllarda daha da etkin bir hal alan makine sektörü yurtdışı açılımları ile farklı bir boyut kazanmıştır.

Özellikle ülkemizde desteklerin fazla olmadığı ve tamamen bilek gücü ve kendi imkanları ile ortaya çıkarılan makineler zaman içerisinde bilgi çağının etkileri ve yurtdışına fuar veya farklı açılımlar ile ciddi gelişme şahitlik etmiştir.

Özellikle bazı makine sektörlerinde dünya çapında marka olacak şirketlerin temelleri atılarak günümüze kadar gelmiştir. Tabii ki başta Avrupa’nın olmak üzere bazı Dünya ülkelerinin Makine üretimi konusunda önde olması veya çok daha önce yarışa başlamış olması ilk başta aleyhimize olsa da sonrasında bizim samimi gayretimiz bazı sektörlerde arayı kapatarak hatta liderliği zorlama safhasına bile geldiğimiz hepimizce malumdur.

Son yıllarda ülkemizdeki artan üretici sayısı ve gelişmekte olan ürün portföyümüz ile talepleri karşılar ve ciddi  rekabet edebilir bir düzeye geldiğimiz ortadadır. Bu bağlamda Pvc ve Alüminyum işleme makineleri sektöründe Ülkemiz olarak Rakiplerimizi zorlamakta hatta çoğu alanda geçmekteyiz.

  • Satınalma Meslek Alanımıza Dönecek Olursak Son Dönem Bayağı Bir Zorluklarla dolu. Sektörde Öne Çıkan Belirsizlik ve Risk Faktörleri Nelerdir ?

Satınalma departmanı risk ve her dakikası aksiyon dolu yaşayan bir organizasyondur. Mesleğimiz gerçekten sabır , azim, ve özgüven gerektiren özellikler istemektedir. Günümüz şartlarına baktığımızda çok çetin zamanlardan geçtiğimiz hepimizce malumdur. Özellikle üretim sektöründe Satınalma süreçlerini yönetmek bambaşkadır. Her zaman dinamik, araştırma ve geliştirme içerisinde olarak süreçlerinizi geliştirmelisiniz. Üretimi bilip , öncesinde Planlama ile ortak hareket ederek hep önde olmak zorundasınız.

Satınalma departmanı mensupları, bir ekip ruhu ile bütünleşik sorumluluk alanlarındaki işleri tamamlayarak bir bütünü oluştururlar. Her zaman analitik düşünebilmeli, Hızlı davranıp zamanında aksiyonları almalıdır. Gündemi sıkı takip ederek ilgili endeksleri raporlama ve bunlara göre zamanında kararlar alabilmelidir. Şirket Yönetimi ilişkileri ve Tedarikçi ilişkilerinin yönetilmesi konusunda devamlı aktif ve aksiyoner olmalıdır.

Tedarikçilerin günden güne önemi artmakta ve sürekliliği sağlamak anlamında devamlı takip ve raporlama sisteminin kurulması elzemdir. Tedarikçilerimiz bizlerin en önemli birleşenidir. Onlar ile diyaloglarımızı çok dengeli yürütmeliyiz.  Biz kendileri ile ilgili ilişkilerimizi yönetirken 3U kuralına göre yönlendiririz.

1-USANDIRMA (Çok sık bizi sıkıştırıp bunaltmayın)

2-UNUTTURMA (Arada sırada arayıp da kendinizi unutturmayın)

3-UTANDIRMA (Belirli bir ilişkimiz oluşturduktan sonra bizi yönetime karşı utandırmayın)

Günümüzdeki en önemli risklerin başında sürdürülebilirliğin ciddi sorun haline gelmesi, fiyat istikrarsızlıkları, güven sonunun oluşması, ödeme koşulları konusunda daralma, fırsatçılık, Global olarak kaynakların daralması, üretim noktasında artan talebe yetişemeyen arz olarak yeterli gelmemesi mevcut çarkları yavaşlatmış ve hatta bazı sektörlerde durma noktasına getirmiştir.

  • Hammadde Konusunda Fiyat mı ? Tedarik mi? Ne Düşünürsünüz?

Hammadde  bizde olduğu gibi üretim yapan bütün şirketlerde en önemli girdi kalemidir. Maliyetlerimizin optimize olması anlamında sürdürülebilir tedarik ve fiyat politikası günümüz koşullarında gündemin başında yer almaktadır. Sürdürülebilir üretim için malzeme tedariki olmazsa olmazdır. Hele günümüzde bulabilirlik çok önemli hale gelmiştir. Eğer ürün tedarik edemezseniz üretim hatlarınız durur, ve bütün organizasyon durdukça zayıflamaya başlar. Durmaması gerekmektedir.

Özellikle Satınalma ve diğer birimlerin bütün konsantrasyonu üretim hatlarının 1 dk durmaması üzerine kodlanmıştır. Hal böyle olunca öncelik Tedarik yani bulunabilirlik sonra fiyat olarak şekillenmiştir. Günümüz şartlarında talebin bu kadar artması ve mevcut ihtiyaca göre üretimin yetişememesi nedeniyle fiyatı ikinci plana atarak artık bulduktan sonra fiyat konuşulma veya genel endekslerin oluşturduğu ortam nedeni ile muadil ve pazarlık konuları çok elimizi güçlendirmemektedir.

Bundan iki yıl öncesinde tedarikçiler üreticilerin onaylı listelerine girebilmek için ciddi efor sarf ederken günümüzde ise değişen koşullara istinaden Üreticiler yani bizler onaylı listemizdeki Tedarikçileri ayakta tutma veya sürdürülebilir bir ilişki yönetimi için ciddi efor sarf ediyoruz.

  • Hammadde Planlaması ve Yönetiminde Ne Gibi Değişiklikler Oldu ?

Şirketinizde çok güçlü bir planlama organizasyonunuz olmalı. Günümüzdeki koşulları düşünürsek Satışın öngörü sorunu yaşadığı devamlı değişikliklerin olduğu bir dönemde Planlama ve Satınalma olarak geleceği iyi okuma ve anlatabilme kabiliyetiniz kadar varsınızdır, ve önemlisinizdir.

Eğer satınalma olarak Kategori yönetimi özelinde bir yönetiminiz var ise o zaman kısmen odaklanmanız daha kolay olacaktır. Daha öncesinde de söylediğimiz gibi Hammadde Üretim şirketlerinde en önemli bir girdi kalemidir. Sürdürülebilir olması için Tedarikte her zaman önde olmalısınız. Özellikle ithalat kalemleriniz için iki kat dikkatli ve temkinli davranışlar sergilemelisiniz. Bağlantılarınız sağlam ve devamlı kontrol altında olmalı. En ufak bir ihmal çok ciddi sonuçları ortaya çıkarabilir.

Günümüz koşullarını düşündüğümüzde eskiden gelen iyi ilişkilerin meyveleri bu dönemde işimizi kolaylaştırmak ile birlikte , uzayan teslim süreleri, her siparişte değişken fiyatlar, artan taşıma (navlun) bedelleri, gümrük ve prosedürlerin daha uzun sürmeleri Hammadde tedarikinde ciddi gecikmelere ve devamlı tetikte olmamıza neden olmaktadır.

  • Döviz Kurlarındaki ve Navlunlardaki Yükselmenin Etkileri Nelerdir?

İthalat yaptığımız için ve yurtiçinden ’de olsa döviz bazlı tedariklerimiz olduğundan istikrarlı bir kur politikası olmaması özellikle satınalma departmanı olarak risklerimizi arttırmaktadır.

Tedarik öncelikli bir yapının var olması fiyatların takibinin zorlaştığı bir dönemde bir de artan ve azalan kurlar maliyet dengelerimizi altüst etmektedir.

Özellikle satış kanalında fiyat listesi oluşturmakta oldukça zorlanmaktayız. Üretim maliyetlerimizin hesaplanmasında çok hızlı değişkenlerin olması sağlıklı çalışmalar yapmamızı engeller hale gelmiş olup, kar, zarar konusunda raporlamada ve üst yönetime anlatmakta zorlanılmaktadır.

Üstüne taşıma maliyetlerimizin (navlun, iç nakliye) katlanarak artışı bizleri zor duruma sokmaktadır. İthal ettiğimiz her üründe ürün başı taşıma ve gümrük masraflarımızın oranı katlanarak çıkmış olup, toplam maliyeti olumsuz etkilemiştir.  Dolayısı ile bitmiş ürüne yansıyan maliyet arttıkça satış fiyatı çıkmakta, müşterimizi ve pazarımızı elimizde tutmak hayli zorlaşmaktadır.

  • Olası Risklerin Önceden Tespiti ve Yönetiminde Nasıl Bir Çalışma Yürütüyorsunuz ?

Günümüzde yaşanılan süreç aslında 2020 yılı sonlarında belli ip uçları ile kendini hissettirmişti. Tabi bunları görerek hareket edebilmek kolay olmamaktadır. Biz şirket olarak olası darboğazı hissederek öncelikli hazırlanan yıllık öngörülerimizi Tedarikçilerimiz ile paylaştık. Ve kendilerini bilgilendirerek bazı Stratejik tedarikçilerimiz ile ortak çalışmalar yaparak 2021 yılını bazı sıkıntılar yaşasak da güzel sonuçlar alarak tamamladık.

Üretim sektöründe ileri görüşlülük nezdinde Yıllık plana göre ihtiyaçların oluşturulması ve bunların tedarikçiler ile paylaşılması çok önemlidir. Çünkü tedarikçiler de ne ve ne kadar üreteceklerini görerek kendi tedarik ve fiyatlarını ayarlamaktadırlar. Dolayısı ile bu zincir halkaları ne kadar sağlam olur ise sisteminizde o kadar sağlıklı çalışır.

Satınalma yönetimi olarak hep tetikte olmalıyız. Piyasadaki gelişmeler yakından takip edilerek kararlar bu doğrultuda alınmalıdır. Tedarikçi ilişki yönetiminiz sağlam ve güvene dayalı ise bilgi akışınızda o kadar sağlıklı olacaktır. Zamanında gelen bilgiyi işler ve gerekli aksiyonları alırsanız, günümüzde yaşandığı gibi zor koşullarda fazla zarar görmeden süreci tamamlarsınız.

  • Tedarikçi İlişkileri ve Tedarikçi Performans Değerlemesi Konularında Nelere Öncelik Veriyorsunuz ?

Bu konuda tedarikçilerimiz ile uzun yıllardır çalışmanın verdiği güven ile seviyeli bir şekilde devam ettirmekteyiz.  Şirketimizin etik kuralları ve ortaya koyduğu değerlere istinaden bütün tedarikçilerimize eşit yaklaşarak kendi performansları ve gelişimleri doğrultusunda bizdeki paylarını oluşturmaktadırlar.

Tedarikçilerimiz ile iş ortağı bakış açısı ile ilişkilerimizi yönetiriz. Kendileri bilirler ki sürdürülebilirlik ve güven Yılmaz Makinede önceliklidir. 2016 yılından itibaren Yalın üretim ve yenilenmiş üretim hatları ile Kalite kontrol süreçleri güçlendirilmiştir. Böylelikle mal kabule gelen her ürün için talimatlar hazırlanarak kabul prosedürleri hazırlanmıştır. Tedarikçilerimizi değerlendirme konusunda zamanında teslimat, belirlenen kriterlere uygun ürün, anlaşılan fiyat özelinde yapılmaktadır.

Kalite Kontrol süreçlerimizde raporlamalar dönemsel yapıldığından Tedarikçilerimize bilgilendirmeler yapılarak zayıf ve güçlü yönleri bildirilmektedir. Bunlar hakkında kendilerinden savunma veya yorumlar istenerek değerlendirmeler Kalite sistem yönetimi ile birlikte yapılmaktadır.

Kendilerini geliştirmeleri gereken yönleri rapor olarak veya sözlü olarak iletilerek yapmaları gerekenler takip edilmektedir. Üzerine düşenleri yapmayanlar uyarılmakta olup gerekli cezai şartlar uygulanmaktadır.

  • Tedarik Zinciri Yönetiminde Müşterilerin Beklentileri Son Dönemde Nasıl Şekillendi ?

Günümüzde geçmişe istinaden müşteri talepleri değişmekte ve hızlı kararlar alınmaktadır. Müşterilerin taleplerindeki artışlar satış departmanları tarafında  öngörülerdeki tutarsızlıklara yol açmaktadır. Dolayısı ile tutarsız öngörüler tedarik zinciri özelinde özellikle satınalma departmanlarını zorlamaktadır.

Müşterilerimiz stok olan ürünlere veya hızlı teslim alabilecekleri ürünlere yöneldiler. Tedarik sıkıntıları nedeni ile Müşteriler uzun teslim süresi veren üreticileri tercih etmek yerine kısa süreli teslim tarihleri veren üreticileri tercih etmeye başladılar. Burada çoğu zaman kalite ve fiyat arka planda kalarak teslim süreleri en öne geçmiştir.

  • Ülkemizde Satınalma Mesleğinin Gelişimini Nasıl Değerlendiriyorsunuz ?

Ülkemizde satınalma mesleği başlangıcından beri hep geri planda kalarak satış ve finans birimlerinin gerisinde değerlendirilmiştir. Lakin mesleğini sevenler tarafınca yapılan girişimler, akademik olarak üniversitelerde bölümlerin oluşması , en önemlisi de “Alırken kazanmanın önemi” maliyet hesaplarının yapılmaya ve daha profesyonel bir bakış oluşmaya başlaması ile satınalma departmanı önem kazanmaya başlamıştır.

Özellikle satınalmada yönetici lider konumunda olan kişilerin sadece şirketine yönelik değil bilgi ve birikimlerini hem kendi ekip arkadaşlarına hem de meslekteki yeni veya mevcut kişilere aktarılması vesilesi ile gelişim sağlanacaktır.  Bu vesile ile ilgili meslek kuruluşları ile ilişkide olunması ve akademik anlamda kişisel gelişimimize devam etmeliyiz.

Artık satınalma mesleği ve meslektaşlarımız açısından kişisel gelişim, ilişki ağının genişliği ve özgüven olmazsa olmaz bir kriter haline gelmiştir. Şirket yönetimleri de özel ve katma değer üreten bir birim olarak değer verdikleri görülmektedir.

Satınalma mesleğinin gelişimi özellikle akademik anlamda ve kamu nezdinde tanınma sürecinin tamamlanması ile tüzük ve yönetmeliklere göre hareket eden bir organizasyon ve meslek haline gelmesi en büyük beklentimizdir.

Bu süreçte faaliyet gösteren dernek ve bazı organizasyonların aktif rol almaları ve mesleğimize sunacakları katkılar sayesinde artık yalnız olmadığımızı görmekteyiz.

  • Teknoloji Her Alanda Yoğun Bir biçimde kullanılıyor. Satınalma Operasyonlarında Teknolojiden Ne Ölçüde Yararlanıyorsunuz?

Satınalma operasyon süreçlerini yönetmede Teknolojik alt yapıdan en üst seviyede yararlanmaya çalışıyoruz. Öncelikle uzun yıllardır ERP yazlım programı kullanımımız ile “Toplam Kalite ve Maliyet = Sürdürülebilir Üretim” mottosunu devam ettirmeye çalışıyoruz. Canias Erp Programı ile  bütün birimlerin entegre edildiği bir yapı üzerine satış ve satış sonrası hizmetler, Fabrikadaki bütün birim ve süreçlerin dahil edildiği geniş bir organizasyonda etkin rol almaktadır.

Ayrıca Fabrika içerisinde ilgili hatların izlenebilirliği , üretimin an ve an takip edilebildiği yazılım ve takip sitemleri ile talaşlı üretimin devam ettiği tezgahlarda kullanılan sahadan veri toplama sisteminin de entegre olduğu top yekün bir sistem üzerinden kontrol edilmeye çalışılmaktadır.

Üretilen makinelerde ise teknolojik olarak son gelişmeler takip edilerek özellikle kablosuz veri aktarımı ve robot kol uygulamaları , hızlı ve verimli üretim odaklı bir üretim mottosu ile hareket edilmektedir.

Kullandığımız yazılım Canias özelinde tespit edilen bazı tedarikçilerimize kullanıcı hakkı tanınarak bütün operasyonel süreçleri sistem üzerinden aynı dili konuşarak yürütülmektedir. İlerleyen dönemde bu uygulama tüm tedarikçilerimize açılarak Web üzerinden sağlanması planlanmaktadır.

  • Satınalma, Üretim, Kalite ve Ar-Ge İlişkileri Konusunda Ne Gibi Çalışmalar Yürütüyorsunuz ?

Satınalmanın varlık sebebi üretimdir. Üretimin olduğu şirketlerde satınalma departmanı yoğun ve dikkatli bir şekilde çalışmak zorundadır. Üretim miktar ve teslim süresi açısından satınalma departmanının süreçlerini belirler. Üretime bilgi olarak haiz olan satınalma ekibi kolay kolay zor durumda kalmaz. Yılmaz Makinede Ar-ge, Üretim, Kalite, Satınalma senkronize bir şekilde çalışmaktadır.

Ar-ge tarafınca tasarlanan ürünler baştan itibaren teknik şartnamesi belirlenerek deneme üretimleri yapılmaktadır. Burada görülen aksaklıklar ortadan kaldırılarak seri üretime geçilir. Buradan sonra takibi Planlama ve üretim birlikte takip etmektedir. Özellikle yeni ürün tasarımlarında bütün süreç yönetimleri tamamlandıktan sonra belirlenen prosedüre göre seri üretime alınması sağlanmaktadır. Aksi takdirde sonrasında yaşanacak aksilikler planlanan üretimin aksamasına sebep olmaktadır.

Oluşan teknik şartnamelere göre Kalite yönetim birimi kontrollerini mal kabul ve saha kontrol süreçlerinde yaparak gözlemlenen uygunsuzlukları raporlar. Bu raporlara ilişkinde ilgili birimler aksiyonlarını alır. Kalite kontrol ve güvence bölümü özellikle prosedürlerin oluşturulması genel yönetmeliklerin belirlenmesi ve uygulanması konusunda etkin rol oynamaktadır.

Üretim olarak Ar-genin tasarladığı, Planlamanın öngördüğü plan çerçevesince Satınalma olarak tedarik edilen ürünlerin, kalite kontrolden geçtiği ilgili üretim hatlarında belirlenen verimlilik esaslarına göre Makine üretimi yapılmaktadır. İlgili üretim hatlarında oluşabilecek herhangi bir duraksama anından bütün birimler kırmızı alarm içerisinde sorunu ortadan kaldırmak üzere koordineli bir şekilde çalışmaktadır. Yılmaz Makine olarak üretim odaklı olduğumuzdan, esas olan üretimin ve sistemin sürekliliğidir. Bütün ekip buna konsantredir.

  • Bu Keyifli Sohbet İçin Teşekkür Ederim.

Rica ederim Murat Hocam, ben teşekkür ederim.

Satın Alma RöportajlarıEĞİTİM PROGRAMLARI

Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi Eğitimi

Eğitimin içeriğini incelemek için https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf Eğitim Kataloğunu indirebilirsiniz.

Ekibinizin ihtiyacı doğru eğitim teklifini almak için talebinizi egitim@satinalmadergisi.com e-posta adresimize iletebilirsiniz.

KİTAP:

Kitap temini için E- MAĞAZA yı ziyaret ediniz. 


SATIN ALMA VE TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ

PROF. DR. MURAT ERDAL

 

İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Program Başkanı

İÇİNDEKİLER                                                                                                                                                                                     

Önsöz                                                                                                                              

Kitap Hakkında                                                                                                                

Yazar Hakkında                                                                                                                                                                                              

BİRİNCİ BÖLÜM

SATIN ALMA YÖNETİMİNE GİRİŞ      

                                                                                                                                        

Temel Tanım ve Kavramlar                                                                                              

Satın alma ve Tedarik Zinciri Yönetiminin Tarihsel Gelişimi                                           

1.3.       Satın alma Operasyonlarında Ürün ve Hizmet                                                     

1.4.       Sektörel Örnekler                                                                                                

İmalat Sektöründe Alım Grupları

Sağlık Sektöründe Alım Grupları

İnşaat Sektöründe Alım Grupları

Haberleşme Sektöründe Alım Grupları

1.5.      Satın alma Sürecinin Temel Aşamaları                                                                 

1.5.1.     Problemin Ortaya Çıkışı ve Satın alma İhtiyacının Belirlenmesi

1.5.2      Satın alma Siparişinin Tam Olarak Tanımlanması

1.5.3      Satın alma Siparişinin Hazırlanması

1.5.4.     Tedarikçi Araştırması ve Seçimi

1.5.5.     Satın alma Tekliflerinin Alınması

1.5.6.     Tekliflerin Analizi, Pazarlık ve Anlaşma

1.5.7.     Satın alma Siparişinin Verilmesi ve İzleme

1.5.8.     Siparişlerin Teslim Alınması ve Kontrolü

1.5.9.     Fatura Kontrolü ve Ödeme

1.5.10.   Tedarikçi Performans Değerlendirme, Geri Besleme ve
Sürdürülebilirlik

                                                                                                                                        

İKİNCİ BÖLÜM

SATIN ALMA ORGANİZASYONU VE YÖNETİMİ                    

Satın alma Karar Türleri                                                                                                   

2.1.1. Taktik Satın alma

2.1.2. Stratejik Kaynak Yönetimi

Satın alma Fonksiyonunun Gelişimi                                                                                

Satın alma Bölümü ve İşletme İçerisindeki Yeri                                                               

2.3.1. Üretim Bölümü İle İlişkiler

2.3.2. Kalite Bölümü İle ilişkiler

2.3.3. Muhasebe Bölümü İle ilişkiler

           2.3.4. Finans Bölümü İle İlişkiler

2.3.5. Pazarlama Bölümü İle İlişkiler

2.3.6. Araştırma – Geliştirme Bölümü İle İlişkiler

2.3.7. Lojistik Bölümü İle ilişkiler

           2.3.8. Hukuk Bölümü İle ilişkiler

2.4. Satın alma Organizasyonu                                                                                        

2.4.1. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerde Satın alma Organizasyonu

2.4.2. Büyük İşletmelerde Satın alma Organizasyon Yapısı

Ürün Temelli Yaklaşım

Coğrafi Temelli (Bölgesel) Yaklaşım

Fonksiyonel Yaklaşım

Yurtiçi ve Uluslararası Satın alma                                                                                    

              2.5.1. Yurtiçi Satın alma

              2.5.2. Uluslararası Satın alma

Merkezi ve Yerinde (Ayrık) Satın alma                                                                             

    2.6.1. Merkezi Satın alma

    2.6.2. Yerinde (Ayrık) Satın alma

     2.7.    Satın alma Yönetiminde Risk Türleri ve Belirsizlikler                                        

Satın alma Portföy Analizi                                                                                               

Özellikli Satın alma Uygulamaları                                                                                    

Strateji Oluşturma ve Satın alma Bölüm Hedeflerin Belirlenmesi                                    

Satın alma Yöneticisinin Özellikleri                                                                                 

2.12.   Satın alma Denetimi                                                                                               

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

PAZARLIK ve SÖZLEŞME YÖNETİMİ

                                                                                                                                

3.1. Satın alma Yönetiminde Pazarlık                                                                       

3.2. Satın alma Pazarlık Çevresi                                                                               

3.3. Temel Pazarlık Yaklaşımları                                                                              

3.4. Pazarlık Aşamaları                                                                                            

3.5. Pazarlık Taktikleri                                                                                              

                                                                                                                                           

Sözleşme Kavramı                                                                                                   

Sözleşme Türleri                                                                                                      

Sözleşme Yönetimi                                                                                                  

Sözleşme Hazırlama

Sözleşmenin Yürütülmesi

Sözleşme İzleme ve Kontrol

Sözleşme Sonlandırma ve Yükümlülüklerin Süresi

Satın alma Sözleşmelerinin Temel Unsurları                                                           

Sözleşme Yönetiminde Problemler ve Sözleşmelerin Yorumlanması                      

                                                                                                                                

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ  

                                                                                                                                

4.1. Tedarik Zinciri Yönetimine Giriş                                                                       

4.1.1. Tedarik Zinciri Temel Süreçleri

4.1.2. Tedarik Zinciri Yönetiminde Ana ve Alt Tedarikçiler

4.1.3. Tedarik Zinciri Yönetiminde Ürün Akışları

                                                                                                                                

    4.2. Tedarik Zinciri Karar Aşamaları                                                                    

4.2.1. Tedarik Zinciri Tasarımı

4.2.2. Tedarik Zinciri Planlaması

4.2.3. Planlama Problemleri

4.2.4. Tedarik Zinciri Operasyonu

     4.2.5. Tedarik Zinciri Yönetiminde Makro Riskler

                                                                                                                                

4.3. Tedarik Zinciri Kurulumu (Metodoloji)                                                              

4.3.1. Rekabet Stratejisini Destekleyen Tedarik Zinciri Anlayışı

4.3.2. Tedarik Zinciri Ön Çalışmaları ve Farkındalık Seviyesi

Pazarın ve Nihai Kullanıcıların Tanımlanması

4.3.2.2.      Tedarik Zincirlerinin Tanımlanması

4.3.2.3.      Yönetim Süreçlerinin Belgelenmesi

Yöneticilerle ve Müşterilerle Değerlendirmeler

     4.4.  Tedarik Zinciri Yönlendiricileri ve Performans Ölçümleme                         

4.4.1. Tesis Kararları

4.4.2. Envanter Kararları

4.4.3. Lojistik Kararları

4.4.4. Bilgi Kararları

4.4.5. Kaynak Kararları

4.4.6. Fiyatlandırma Kararları

     4.5. Tedarik Zinciri Organizasyonu; Tedarik Zinciri Bölümü ve
İlk Adımlar                                                                                                    

     4.6. Ürün Hayat Eğrisi ve Tedarik Zinciri Operasyonları                                     

BEŞİNCİ BÖLÜM
TEDARİKÇİ PERFORMANS DEĞERLEMESİ                                                                     

                                                                                                                                        

5.1.    Tedarikçi Performans Yönetim Sisteminin Kurulması                                            

5.1.1. Proje Planı ve Başlangıç

Tedarik Tabanlı Bölümlendirme

Değerlendirme Stratejisinin Geliştirilmesi

Performans Beklentilerinin Tanımlanması

Anahtar Performans Göstergeleri (KPI) ve Puanlama Sisteminin Tanımlanması

Veri Toplama Yöntemlerinin Geliştirilmesi

Performans Ölçütlerinden Eyleme Geçiş Planı

Tedarikçi Performans Yönetiminde İş Süreçlerinin Geliştirilmesi

Tedarikçi Performans Yönetimi Pilot Planı, Yürütme ve Güncelleme

Pilot Performans Yönetim Uygulamalarının Tedarikçilere Yayılımı

5.2.   Tedarikçi Sertifikalandırma                                                                                     

Sertifikalandırma Sürecinin Alıcı Tarafından Ortaya Konması

Sertifikalandırma Süreci İçin Tedarikçilerin Belirlenmesi

Tedarikçilerle Gözden Geçirme Toplantısı ve Beklentiler Konusunda Görüş Birliğine Varılması

Kalite Sistemlerinin Geçerliliğinin Kabulü ve Tedarikçi Öz Değerlendirme

Tedarikçinin İyileştirme Faaliyetlerini Başlatması

  • Deneme Denetimi
  • Resmi Denetim

Sertifikalandırma Değerlendirmesi

Tedarikçilerin Sertifikalandırılması

Sürekli İyileştirme Çalışmaları ve Sertifikalandırmanın Sürdürülmesi

5.3. Tedarikçi Performans Göstergeleri                                                                           

  5.3.1. Kalite Performans Göstergeleri

  5.3.2. Maliyet Performans Göstergeleri

  5.3.3.    Teslimat Performans Göstergeleri

  5.3.4.    Yenilikçilik Performans Göstergeleri

  5.3.5.    Çevre Performans Göstergeleri

Stratejik Performans Göstergeleri                                                                                   

Tedarikçi Performans Değerlendirmesi                                                                           

Tedarikçi İlişki Yönetimi                                                                                                  

Tedarikçi Geliştirme                                                                                                         

Atölye Çalışması: Tedarikçi İlişkileri ve Tedarikçi Geliştirme                                          

                                                                                                                                           

Kaynaklar                                                                                                                         

Eğitim taleplerinizi egitim@satinalmadergisi.com a iletebilirsiniz.