İş yeri alışverişine 56 milyon dakika harcadık

Avansas, şirketlerin 2020 yılındaki alışveriş verilerini açıkladı

Koronavirüs pandemisiyle birlikte alışveriş alışkanlıklarındaki değişim e-ticarete ilgiyi artırdı. Geçen yıl yüzde 65 büyüme yakalayan sektörde iş yeri alışverişinin de ilk tercihi e-ticaret oldu. Avansas 2020 yılı verilerine göre, tüketiciler geçen yıl iş yeri alışverişine 56 milyon dakikadan fazla zaman harcadı. 2019 yılına kıyasla yeni kullanıcı sayısı yüzde 68 artarken, en çok satılan ürünler arasında hijyen ürünleri, dezenfektan, çay, Türk kahvesi yer aldı.

İş yeri alışverişinde yeni bir dönem başlatan Avansas; 2020 yılı iş yeri alışveriş trendlerini açıkladı. Kağıt ve kırtasiye malzemesinden hijyen ürünlerine, gıda ve mutfak gereçlerinden teknolojiye kadar tüm ihtiyaçlarını online ortamda karşılayan Avansas’ın 2020 yılı değerlendirmesine göre; şirketlerin online alışveriş sepetini en çok gıda, kırtasiye ve hijyen ürünleri doldurdu. 2020 yılında içecek ürünlerinde en çok Türk kahvesi, çay ve filtre kahve tercih edildi. İçecek ürünlerini; karton bardak, ıslak havlu, deterjan, çamaşır suyu, maske ve dezenfektan izledi.

KASIM VE ARALIKTA REKOR SİPARİŞ

Değerlendirme sonuçlarına göre, 2020 yılında en çok satış yapılan aylar Kasım ve Aralık olurken, alışverişler en çok haftanın ilk iki günü gerçekleşti. Sipariş sayısı ise 2019 yılına kıyasla 2020’de yüzde 50 arttı.

Satın alma sonrası bekleme derdine son veren Avansas, 23 ilde 1 iş gününde teslimat yapmasıyla iş dünyasının vazgeçilmezi olmayı başardı. 2020 yılında iş dünyası, alışveriş için 56 milyon dakikadan fazla zamanı Avansas.com’da geçirdi. 2019 yılına kıyasla, Avansas’ın yeni kullanıcı sayısında ise yüzde 68 oranında artış yaşandı.

Avansas üzerinden 2020 yılında en çok satın alınan ürünler ise şöyle oldu: Maske, dezenfektan, çay, Türk kahvesi, filtre kahve, klasör, kâğıt havlu, karton bardak, şeffaf dosya, ıslak havlu, küp şeker, tuvalet kağıdı, fotokopi kağıdı, su, deterjan ve fosforlu kalem.

Koronavirüs pardemisi nedeniyle alışveriş tercihlerinin internete kayması, ürün çeşitliliğine de yansıdı. Yapılan açıklamaya göre; siteye 2020’de çeşitli kategorilerden 2500’ü aşkın yeni ürün eklendi ve ürün sayısı 5500’ü aştı.

“2020’DE ‘ÇALIŞILAN HER YER İŞ YERİDİR’ BİLİNCİYLE HAREKET ETTİK”

2020 yılında e-ticaretin hızlı büyümesini sürdürdüğünü ve ürün çeşitliliği, hızlı teslimat, ödeme seçenekleriyle tüketicilere yeni bir deneyim sunduğunu belirten Avansas Genel Müdürü Sedat Anak, “E-Ticaret sadece 81 ildeki bireysel tüketicilerimizin değil, bulaşma riski nedeniyle iş dünyasının da vazgeçilmezi oldu. Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği’nin (ETİD) verilerine göre geçen yıl e-ticaret sektörü, yüzde 65 büyüme elde ederek 250 milyar TL’lik hacmi yakaladı. Özellikle dijitalleşmenin ve talebin artmasıyla e-ticaret platformları tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamak adına yeni ürün ve hizmetler geliştirmeye öncelik verdi. Avansas olarak biz de bu dönemde ‘Çalışılan Her Yer İş Yeridir’ diyerek müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarını hijyenik ve en hızlı şekilde karşılamak üzere 1 iş gününde teslimata öncelik verdik” dedi.

Müşterilerine kusursuz bir alışveriş deneyimi yaşatmak için çalışmalarını sürdürdüklerine değinen Anak; ‘Yılın En İtibarlı İş Ortağı’ araştırmasında elde ettikleri yüksek skorla ‘Müşteri Deneyiminde Mükemmellik’ ödülü, e-ticaretin en iyilerinin değerlendirildiği ECHO Awards’da ise ‘Ofis/Kırtasiye’ kategorisinde birincilik ödülünün sahibi olduklarını da aktardı.

İnşaat malzemeleri sanayisi 2020’de miktar olarak tüm zamanların en yüksek ihracatını gerçekleştirdi

Türkiye İMSAD tarafından hazırlanan İnşaat Malzemeleri Sanayi Dış Ticaret Endeksi Aralık 2020 sonuçlarında, inşaat malzemeleri sektörünün 2020 yılı ihracat ve dış ticaret performansı da ortaya çıktı. Covid-19 salgını tüm küresel ticarette yıkıcı etkiler yaratırken, inşaat malzemeleri sanayisi ihracatı, yılı sadece yüzde 1,5 kayıpla ve en az hasarla kapattı. 2020 yılını değer olarak yüzde 1,5 gerilemeye rağmen 21,16 milyar dolar ihracatla tamamlayan inşaat malzemeleri sanayisi, miktar olarak ise yüzde 16,2 artışla tüm zamanların en yüksek ihracatını gerçekleştirdi. 

Türkiye İMSAD İnşaat Malzemeleri Sanayi Dış Ticaret Endeksi aralık ayı sonuçlarına göre, yılın son ayında sektör yine yüksek bir performans gösterdi. 2020 yılında Türkiye’nin inşaat malzemeleri ihracatını ve ihracat pazarlarını Covid-19 salgınının etkileri şekillendirdi. Yılın ilk çeyreğinde yüksek bir ihracat performansı gerçekleşti. İkinci çeyrekte salgının etkileriyle ihracat sert bir şekilde daraldı. Üçüncü çeyrekte toparlanma eğilimine giren inşaat malzemeleri sanayisi ihracat performansı son çeyrekte ise önemli bir artış gösterdi. 2020 yılında inşaat malzemeleri ihracatı tüm bu gelişmeler çerçevesinde değer olarak yüzde 1,5 düşerek 21,16 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

2020’de miktar olarak tüm zamanların en yüksek ihracatı yapıldı

2020 yılında inşaat malzemeleri ihracatı miktar olarak ise yüzde 16,2 artış gösterdi. 2019 yılında 51,6 milyon ton olan ihracat 2020 yılında 59,96 milyon tona yükseldi. Özellikle çimento ihracatındaki artış toplam miktar artışında etkili oldu. İnşaat malzemeleri sanayisi miktar olarak tüm zamanların en yüksek yıllık ihracatını gerçekleştirdi.

Ortalama ihracat birim fiyatlarda gerileme yaşandı

İnşaat malzemeleri sanayisinin ortalama yıllık ihracat birim fiyatı ise 2019 yılında 0,41 dolar/kg iken 2020 yılında 0,35 dolar/kg oldu. Salgın ve pazar koşulları ihracat birim fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı yarattı.

İnşaat sektöründeki canlanma ithalatta artışa yol açtı

2020 yılında inşaat malzemeleri ithalatı değer olarak yüzde 3,5 artarak 7,03 milyar dolar oldu. 2020 yılında inşaat malzemeleri ithalatı miktar olarak ise yüzde 5,2 yükseldi. Verilen destekler ile yılın ikinci yarısında canlanan inşaat sektörü faaliyetlerine bağlı olarak ithalat yılı artış ile kapattı.

İnşaat malzemeleri sanayi ortalama yıllık ithalat birim fiyatı ise 2019 yılında 2,69 dolar/kg iken 2020 yılında 2,65 dolar/kg olarak gerçekleşti. Salgının ithalat birim fiyatları üzerindeki etkisi sınırlı kaldı.

İnşaat malzemeleri sanayi ihracatı yılın en yüksek performansını aralık ayında gösterdi

İnşaat Malzemeleri Dış Ticaret Endeksi aralık ayında yine yüksek performans gösterdi. İhracat yılın en kuvvetli ayını yaşadı. Aralık ayında ihracatın 2,16 milyar dolar seviyesine ulaşmasıyla, son üç ayda ihracat 2 milyar doların üzerinde gerçekleşti. Aralık ayında mevsimselliğe rağmen yılın en yüksek aylık ihracatı yapıldı. Yurtdışı pazarlarda Covid-19 salgınında yeni dalga endişesi nedeniyle dış talep önemli ölçüde arttı.

İnşaat malzemeleri ihracatı 2020 yılı aralık ayında 5,37 milyon ton oldu. Geçen yılın aralık ayına göre ihracat miktar olarak yüzde 27,7 artış gösterdi. İnşaat malzemeleri ihracat ortalama birim fiyatı ise 2019 yılı aralık ayında 0,44 dolar/kg iken 2020 yılı aralık ayında 0,40 dolar/kg oldu. Kasım ayındaki ihracat birim fiyatları, yılın en yüksek aylık birim fiyatı oldu. Aralık ayı da bu seviyeye yakın gerçekleşti.

2020 yılının değer olarak en yüksek ithalatı da aralık ayında gerçekleşti

740 milyon dolar olarak gerçekleşen inşaat malzemeleri aralık ayı ithalatı, değer olarak 2020 yılının en yüksek aylık ithalatı oldu. İnşaat malzemeleri sanayi ithalatı miktar olarak aralık ayında geçen yılın aralık ayına göre yüzde 2 azaldı ve 264,4 bin ton seviyesinde gerçekleşti. Buna rağmen aralık ayı ithalatı miktar olarak yılın en yüksek ikinci aylık ithalatı oldu. İnşaat malzemeleri ithalat ortalama birim fiyatı aralık ayında 2,84 dolar/kg seviyesine yükseldi. Ekim ayında gerileme ve kasım ayındaki sınırlı artış sonrası ortalama fiyatlar aralık ayında önemli ölçüde arttı. 2019 yılı aralık ayında ise ithalat birim fiyatı 2,34 dolar/kg olmuştu.

Alt sektörler 2020 yılında farklı performanslar gösterdi

2020 yılında alt ürün grubundan 7’sinin ortalama ihracat birim fiyatları 2019 yılına göre geriledi. Bir ürün grubunda ise ortalama ihracat birim fiyatı arttı. 2020 yılında mineral, taş ve toprak ürünleri ortalama ihracat birim fiyatı yüzde 16,1 düştü. Yalıtım malzemeleri ortalama ihracat birim fiyatı ise yüzde 8 geriledi. Geçen yıla göre yüzde 3,1 artış ile 2020 yılında ortalama ihracat birim fiyatı yükselen tek alt sektör prefabrik yapılar oldu.

2020 yılında 8 alt ürün grubundan 7’sinde ihracat miktar olarak geçen yılın üzerinde gerçekleşti. Alt sektörler miktar olarak önemli artışlar gösterdi. 2020 yılında en yüksek ihracat miktar artışı yüzde 24,1 ile mineral, taş ve toprak ürünlerinde gerçekleşti. Ağaç ve ahşap ürünlerde ihracat miktar olarak yüzde 18,7 yükseldi. Demir çelik ürünleri 2020 yılında yüzde 3,5 ile ihracatı miktar olarak düşen tek alt sektör oldu.

2020 yılında 8 alt ürün grubundan 4’ünün ihracatı değer olarak geçen yıla göre yükseldi. 2020 yılında değer olarak en yüksek ihracat artışı yüzde 16,3 ile prefabrik yapılarda ve yüzde 15,2 ile ağaç ve ahşap ürünlerinde gerçekleşti. Demir çelik ürünleri ihracatı ise değer olarak 2020 yılında geçen yıla göre yüzde 8,1 düştü.

Tedavi gördüğü hekimden, çalışabilir belgesi almaksızın çalışan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenir mi?

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 96 ncı maddesine göre, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;

a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan,

itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.

Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.

Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.

Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” denilmektedir.

Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tespiti İle Geri Alınmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesine göre, Bu Yönetmeliğin uygulamasında;

a) Kuruma verilen veya ibraz edilen belgelerle gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması,

b) Örneği Kurumca hazırlanan belgelerle bildirilmesi taahhüt edilen durum değişikliklerinin bir ay içinde Kuruma bildirilmemesi,

c) Kanunda öngörülen şartlar yerine gelmediği hâlde, sahte bilgi ve belgelerle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması,

ç) Sahte hizmet kazandırılmak suretiyle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması,

d) Boşanma nedeniyle gelir veya aylık bağlandıktan sonra boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşanması,

e) Gelir ve aylıklarının kesilmesi gerektiği hâlde durumun gizlenmesi ve/veya bildirilmemesi,

f) Sigortalılar ile gelir veya aylık alanlara yapılan ödemelerden, hak sahipliği sona ermesine rağmen herhangi bir kişi tarafından tahsilat yapılması,

ilgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarını oluşturur” denilmektedir.

Sonuç itibariyle, 5510 sayılı Kanun ve İlgili Yönetmelik uyarınca, tedavi gördüğü hekimden, tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir olduğuna dair belge almaksızın çalışan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez, ödenmiş olanlar da yersiz yapılan ödeme tarihinden itibaren geri alınır.

Şirket İş Çevresinde Müzakere Becerileri ve Pazarlık Yönetimi. Ücretsiz Eğitim 11 Şubat 2021 Saat 14:00’te.

Şirket İş Çevresinde Müzakere Becerileri ve Pazarlık Yönetimi Eğitimi

Yönetici Okulunun bu haftaki bölümünde Prof. Dr. Murat Erdal bizlerle olacak.

“Şirket İş Çevresinde Müzakere Becerileri & Pazarlık Yönetimi Eğitimi” eğitimi ile mesleki gelişiminiz için zaman ayırın. Eğitim sonunda birçok hediye fırsatı elde edeceğiniz bu programı kaçırmayın.

Şirket İş Çevresinde Müzakere Becerileri & Pazarlık Yönetimi Eğitimi / Ücretsizdir.
EĞİTİM BAŞLIKLARI: 

– Müzakere Yönetimi
– Müzakere Planlaması
– Müzakere Öncesi Hazırlık
– Müzakere Taktik ve Stratejileri
– Müzakere Sonrası Durum Değerlendirme
– İletişim ve Davranış Becerileri

 

 

 

Şirket İş Çevresinde Müzakere Becerileri ve Pazarlık Yönetimi Eğitimi

🔗 Eğitim Linki: webinar.buyernetwork.net
📆 Tarih: 11 Şubat 2021 Perşembe
⏰ Saat: 14.00

Gerçekleşen tüm eğitimleri Buyer Network Webinar Portalı Geçmiş Yayınlar sekmesinden izleyebilirsiniz.
https://webinar.buyernetwork.net/gecmis-yayinlar/

Her eğitim sonunda kazanacaksınız:

🎁 10 firmaya  Lojistik depo raf üreticisi RAFTURK ve ÜNSPED Gümrük Müşavirliği katkılarıyla 2021 yılı Basılı Satınalma Dergi Aboneliği,
🎁 2 kişiye Prof. Dr. Murat Erdal‘ın ‘Entegre Lojistik Yönetimi’ veya ‘Satınalma & Tedarik Zinciri Yönetimi’ kitapları hediye.

Eğitime katılmak için ilk adım BuyerNetwork.net İş ve Ticaret Platformu’na ücretsiz giriş yapın. Platform içerisinde Webinar Portalına girin. Erişim kodunuz profil sekmeniz yer almaktadır. Ücret ödemeden eğitimi izleyebilirsiniz.

Eğitim öncesinde Buyer Network Forum kısmından yüzlerce eğitim klasörüne erişebilirsiniz. Dilerseniz kurumsal pazarda B2B ticaret portalından ticaret.buyernetwork.net   ürün ve hizmet ilanlarınızı (alım talebi veya satış ) 1 dakika içerisinde girebilirsiniz.

 

Dış Ticarette Vesaik Mukabili İşlem Kurnaz İthalatçıyı Mı Koruyor?

Dış Ticarette vesaik mukabili (CAD – Cash Against Documents) işlemleri ile tilkilerin ne alakası var di mi? Şu tilkinin ne kadar masum ve sevimli göründüğüne bakıp da aldanmayınız. Bir dış ticaret işleminin, bilhassa vesaik mukabili işlemin aralık bırakılmış kapısından şu sevimli görünen tilki içer sızarsa ihracatçının başına gelebilecekleri doğrusu şimdiden tahmin edebiliyorum.                                        Tilki kurnaz ve adımlarını stratejik atar

Vesaik mukabili işlemlerde gerek ithalatçı, gerekse ihracatçının haklarını International Chamber and Commerce’nin Uniform Rules for Collection Brochure no: 522 ortaya koymuşsa da, taraflar kurallara uygun hareket ettiklerinde herhangi sorun yaşanmazken, bu kurallara uymayan ve kurnazlık peşinden giden ithalatçının haklarını ne kadar koruyor koruyor dersiniz? Söz konusu broşür hem ithalatçı, hem de ihracatçıya aynı mesafededir. Her iki tarafın haklarını korumaktadır. Ancak şu yukarıda gördüğünüz tilkinin kurnazlığıyla, stratejik olarak hareket eden ithalatçı bu kuralları kendi çıkarları doğrultusunda esnettiğinde, ihracatçıyı köşeye sıkıştırması an meselesidir.

Vesaik mukabili olarak ihracatını yapan ihracatçı tüm iyi niyetiyle malını özenle hazırlayıp, gümrüklemesini müteakip mallarını ithalatçının ülkesindeki gümrüğe gönderip, vesaiki kendi bankası aracılığı ile ithalatçının bankasına gönderdikten sonra, aynı iyi niyetle ithalatçının da aksiyon alması beklenir.  Ancak ithalatçı kurnazlık peşinde ise ki söylediklerim asla sürpriz değildir, ICC URC 522 Sayılı Broşür ne yapsın? İthalatçının bankası vesaikin geldiğini bu broşürde yazan hükümler çerçevesinde ihbarını ithalatçıya yapar. Normal koşullarda ithalatçı vesaikin bankaya ulaştığı ihbarını aldığında, bankasına gelir, vesaik parasını öder, vesaiki alır, vesaik ile malları gümrükten çeker.

Ya anormal koşullar gelişirse ne olur dersiniz? İthalatçı defalarca vesaikin geldiği yönünde bankasından ihbar alsa da, duyarsız hareket eder, vesaiki teslim almak için bankaya gitmez. Mallar gümrüklerde, vesaik ise bankada bekler. Vesaikin bankada beklemesi o kadar sorun olmasa da, malların gümrüklerde beklemesi beraberinde;

  • Ardiye,
  • Demuraj,
  • Gümrüklerin mallara el koyması, açık arttırma ile satması ve elde edeceği mal bedelini kendi ülkelerindeki hazineye irad kaydetme

risklerini beraberinde getirir.

Bilhassa ithalatçı kendi ülkesindeki gümrük mevzuat hükümlerini iyi biliyor, ihracatçı  da ithalatçının ülkesindeki gümrük mevzuatı konusunda yeterli bilgi donanıma sahip değilse, artık ithalatçının kafasındaki yavru tilkinin harekete geçmesinin önüne kim geçebilir? Vesaikin bankadan çekilmemesi, ithalatçının bilerek malın gümrükte kalmasını sağlar. İthalatçının bankasının mevcut hükümler çerçevesinde, vesaikin ihbarından sonra vesaikin mutlaka ithalatçı tarafından alınmasını şart koşan bir kuralı yoktur. İthalatçının keyfine kalmıştır. Vesaiki almak istemeyen ithalatçıyı hangi güç bankasına getirip vesaikin bedelini ödetebilir ki? Vesaikin alınmaması sonucunda malların ithalatçının gümrüğünde uzun süre bekletilmesinin sonunda gümrükler mala el koyar, açık arttırma ilanı vererek malı satışa çıkartır. Gümrüğün ihale yolu ile sattığı mal rayiç değer üzerinden değil, yok pahasına belirlenen bir bedel üzerinden elden çıkartılma pahasına satılır.

İşini bilen kişiler, son derece iyi niyetlerle hazırlanmış olan ICC URC Brochure No 522 kurallarını kendi lehlerine çeviriyorlar. İşte bu yüzden diyorum ki dış ticarette vesaik mukabili işlem kurnaz ithalatçıyı mı koruyor?

Türk Yazılımcılar Dünyanın En İyisi Seçildi

Bu yıl onuncusu düzenlenen Uzakrota Seyahat Ödülleri’nin kazananları belli oldu. 45 kategoride yapılan yarışmada, oteller için geliştirdiği yazılımlar ile ilklere imza atan icibot ‘Dünyanın En İyi Teknoloji Sağlayıcısı’ seçildi. 

Bu yıl ilk defa uluslararası düzenlenen Uzakrota Seyahat Ödülleri’nde kazananlar belli oldu.

45 kategoride yapılan ve kazananların oylamayla belirlendiği yarışmada World’s Leading Hotel Technology Provider (Dünyanın En İyi Teknoloji Sağlayıcısı) ödülü Türk yazılımcılar tarafından geliştirilen icibot’a verildi.

icibot Satış ve Pazarlama Direktörü Bahadır Çakar ‘Turizm sektörüne getirdiğimiz yeniliklerin ödülle taçlanmış olmasından dolayı çok mutluyuz. Teknolojimizi sürekli yenileyip güçlendirerek uluslararası alanda da adımızdan  söz ettirmeye devam edeceğiz’ dedi.

İlk uygulaması 3 yıl önce Antalya’da başlayan icibot, şu anda Türkiye’de ve yurtdışında yüzlerce otelin kullanımına sunuluyor.

Freelance Çalışmanın Bir de Hukuki Boyutu Var

Avrupa genelinde yaklaşık 9 milyon kişi freelance çalışıyor. Uzmanlar son 10 yılda üç kat artan serbest çalışan sayısının daha da artacağını ifade ediyor. Peki ya bu çalışma biçiminin hukuki boyutu? PERYÖN – Türkiye İnsan Yönetimi Derneği’nin iş yaşamı ve insan kaynakları dünyasının nabzını tutan Popüler Yönetim Dergisi (PY) son sayısında işin kanuni tarafına dikkat çekti…

İş dünyasının Covid- 19 sonrasında alışmaya başladığı yeni düzen, çalışma biçimlerimizde de köklü değişikleri beraberinde getiriyor. Evden ve uzaktan çalışma modellerinin uygulama alanlarının arttığı bu normalleşme döneminde en çok konuşulan konulardan biri de freelance çalışma sistemi.

Etude Malt’ın son dönemde yaptığı bir araştırmaya göre sadece Fransa’da 830 bin kişi freelance çalışıyor. Bu sayı Avrupa genelinde 9 milyona ulaşıyor. Üstelik yıllık yüzde 11,5 artışla gittikçe daha çok insan bu kanaldan çalışmayı seçiyor. Uzmanlar; başta danışman, yazılım geliştiriciler, grafikerler, sosyal medya yöneticileri ve pazarlama uzmanları olmak üzere freelancer sayısının 10 yılda üç kat arttığını belirtiyor.

Nitekim PERYÖN – Türkiye İnsan Yönetimi Derneği’nin iş yaşamı ve insan kaynakları dünyasının nabzını tutan Popüler Yönetim Dergisi (PY) de son sayısında bu yeni trende dikkat çekti.

Serbest elektronlar olarak da tanımlanan freelancer’ların dahil olduğu çalışmalarda son 10 yılda yüzde 126 artış gözlemlendiğine değinen PY Dergi, işin hukuki boyutunun da atlanmaması gerektiğinin altını çiziyor.

Sözleşmeler kırılma noktası…

Freelancer’ların kurumlarla yaptığı iş sözleşmelerinde hassas davranılması gerektiğini belirten PERYÖN 25. Dönem Yönetim Kurulu Hukuk Temsilcisi, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi – İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. M. Erdem Özdemir: “Freelance çalışmada, taraflar arasında, bağımlılık ve otorite ilişkisi bulunmuyor. Bu konuda, hukuki bağımsızlığın freelance sözleşmesinde mutlaka yer alması önem taşıyor; aksi halde sözleşmenin bir ‘iş sözleşmesi’ olarak yeniden vasıflandırılması riski ortaya çıkabilir” diyor.

Sözleşmelerde yer alan hükümlere de dikkat çeken Özdemir: “Sözleşmede yer verilmesi gereken önemli hükümlere baktığımızda, gizlilik ve sır saklama, fikri hakların korunması, sorumluluk, ayartma yasağı, uzaktan çalışmaya ait risklerin tanımlanması gerektiğini söylemek mümkün” diyor.

Cılız bir sitemden köklü bir yapıya…

Freelance çalışma sisteminin gün geçtikçe yaygınlaştığını, sektörün nabzını tutan bir yayın olarak PY’nin de bu konuya duyarsız kalmadığını anlatan PERYÖN – Türkiye İnsan Yönetimi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Berna Öztınaz: “Pandemi sonrasında gelişmiş ekonomilerdeki çalışanların yaklaşık yüzde 40’ı evden çalıştıklarını bildirdi. Uzaktan çalışma hayatımızdaki ‘cılız’ bir sistem iken gün geçtikçe güçlenen bir yapı haline geldi. Freelance çalışma modeline de ilgi artıyor. Araştırmalar da yöneticilerin yeni modellere olan ilgisinin kanıtı niteliğinde. Mayıs 2020’de üst düzey yöneticilerle yapılan bir McKinsey anketi, salgından sonra da ofislerin dışındaki çalışma süresinde yüzde 36 artış beklediklerini ortaya koydu. Kısacası dünya ummadığımız bir hızla yeniden şekilleniyor. Biz de PY dergi ile bu hızı aktarmaya gayret ediyoruz” dedi.

Maden sektörünün 2021 Ocak ihracatı 353,3 milyon dolar

Türk maden sektörü, 2021 Ocak ayında 148 ülkeye 353,3 milyon dolarlık maden ihracatı gerçekleştirdi. Geçen yılın aynı ayına göre değer bazında yaşanan artış yüzde 7,3 olurken, gerçekleşen ihracatın yüzde 41’ini doğal taşlar, yüzde 30’unu metalik cevherler, yüzde 20’sini endüstriyel mineraller, yüzde 5’ini ise ferro alyajlar oluşturdu. İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkanı Aydın Dinçer, konuya ilişkin açıklamasında “Pandemi nedeniyle seyahatlerin yapılamaması ve seçili ürün alınamaması sebebiyle, ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler şu dönemde erittikleri stokları sonrası, 2021 yılında daha yüksek hacimle alıma başladılar. Dolayısıyla 2021’de beklentimiz ihracatta artış yaşanacağı yönünde” dedi.

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Dinçer, otomotiv, kimya, çelik, enerji, teknoloji, tarım, cam, seramik, mücevher ve tekstil başta olmak üzere tüm sektörlerde hammadde kaynağı olarak kullanılan ve Türkiye ekonomisine dolaylı katkısı 40 milyar doları bulan maden sektörünün ihracat verilerini açıkladı. Dinçer’in verdiği bilgiye göre 2020 ihracatını 4,27 milyar dolar ile kapatan Türk maden sektörü, 2021’in ocak ayında 148 ülkeye 353,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Geçen yılın aynı ayına göre miktar bazında yüzde 3,4’lük, değer bazında ise yüzde 7,3’lük artış yaşandı.

Ocak’ta Uzak Asya’ya 135 milyon, AB’ye ise 109,6 milyon dolar maden ihraç ettik

353,3 milyon dolarlık toplam Ocak ayı ihracatının 145,7 milyon dolarını doğal taşın oluşturduğunu dile getiren İMİB Başkanı Dinçer, şunları kaydetti: “Ocak ayı ihracatımızın yüzde 41’ini doğal taş, yüzde 30’unu metalik cevherler, yüzde 20’sini endüstriyel mineraller, yüzde 5’ini ise ferro alyaj ihracatı oluşturdu. En çok ihraç edilen ilk 5 ürün ise sırasıyla blok mermer/traverten, işlenmiş mermer, çinko cevherleri, işlenmiş traverten ve feldspat oldu. 148 ülkeden oluşan ihracat listemizin ilk beşinde ise Çin, ABD, Bulgaristan, İspanya ve İtalya yer aldı. Çin pazarında geçen yılın Ocak ayına oranla yüzde 4’lük, ABD’de yüzde 26,16’lık, Bulgaristan’da yüzde 38,84’lük bir büyüme yaşadık. Doğal taş ihracatımızda ise ilk 5 ülke Çin, ABD, İsrail, Hindistan ve Fransa oldu. Geçtiğimiz yıl doğal taş ihracatımızda üçüncü sırada yer alan Suudi Arabistan’a yapılan doğal taş ihracatımız ise Ocak ayında tamamen kesildi.” Dinçer, maden ihracatının 135 milyon dolarlık kısmının Çin’inde aralarında bulunduğu Uzak Asya ülkelerine gerçekleştiğini, 109,6 milyon dolarlık kısmının Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığını, yine sanayinin geliştiği bir diğer bölge olan Kuzey Amerika’ya ise 34,9 milyon dolarlık ihracat yapıldığını söyledi.

İş Hayatında Farklı Yaklaşımlar Yenilikle Sonuçlanır

“Yaratıcılık, yeni şeyler düşünmek,

Yenilik, yeni şeyler yapmaktır.”

Levitt

Bir şeyi düşünebilmek için, o şey hakkında kesinlikle bilgi sahibi olmalısınız. Bilginiz yoksa düşünemezsiniz. Yenilikçilik, gizli bir düştür. Yeni bir şeyler yapmak için, cesaretli olmaya çaba gösterilmelidir. Siz, kendiniz için bir yenilik arayıp, bir yenilik bulmalısınız. Bir kişiyle anlaşabilmek için, onun dilinden konuşmalısınız. O dili konuşamıyorsanız, onunla anlaşmanız tesadüflere kalmıştır. Uygun kelimeleri bulunca, herkesle ve her şeyle konuşabilirsiniz, yenilikle bile.

Her insanın içinde, bir miktar yenilikçilik vardır. Evet, yenilikçilik genlerimizde vardır. Hepimizde ama hepimizde, bir yenilik arama geni vardır. Yani “Bu, önceden benim aklıma gelmişti” diye hiç boşuna söylenmiyor. Dikkat, merak, bilgi ve planlı çalışma; yenilik arama geniniz ile buluşunca, ortaya ne dünya harikaları çıkmaktadır.

Hesaplarınızda, yenilikçiliği asla dışarıda bırakmayınız. Yenilikçilik, çok yavaşça gelir ve misafirliği de çok kısa sürer. Sizinle devamlı kalması, tamamen sizin performansınıza bağlıdır. Yenilikçilik, istenmediği yerde, hiçbir zaman durmaz. Eski alışkınlıklarla maalesef, yeni bir şeyler ortaya konulamaz. Eğer yeni bir şeyler ortaya koyamazsanız, yeni çağın seli gelir, sizi alır ve çok ötelere sürükler, sonra da sizi, bir kenara fırlatır, atar. Yeni bir şey yapmak için; hayatınızda birçok fırsat, mutlaka karşınıza çıkmaktadır. Fırsatları görmeli ve değerlendirmelisiniz. Kendi yakınınızdan başlayarak etrafınıza ve kapasiteniz müsaade ettiği kadar çok ötelere bakın. Etrafınızda ve dünyada neler olduğunu anlamaya çalışın. Mevcut değerlerinizi geliştirerek, artırın ve çağın insanı olun. Sonra da yeniliğe dönün.

Yenilik ortaya koymak için önce; ilkesel bir duruş olmalı ve yenilik istenmelidir. Yenilik çabalarından dolayı, mutlu olunmalıdır. Tam da düşündüğünüz ve istediğiniz gibi; kafanızda olan her şeyi, açıklamaya ve anlatmaya çaba göstermelisiniz. İşin ehli olunmalı ve mesleğiniz neyi gerektiriyorsa o yapılmalıdır. Düşlerinizde ne görüyorsanız, onu gerçekleştirmeye çalışın. Yenilik, ne istiyor ve gerektiriyorsa, onu yapmalısınız. Unutmamalıdır ki, yenilik, önceden önemli bir hazırlığı, yeniliğe hazır olmayı gerektirir.

Örgütler, yapısal olarak, sadece operasyonel çalışma için tasarlanırlar. Bu nedenden dolayı; işlevsel örgüt yapısında, yeniliğe hiç yer yoktur. Bu kadar kurum varken, yenilikler neden yapılmıyor veya yetersiz yapılıyor? Bu kurumların vazifesi, her şeyden önce yenilik yapmak değildir, bu kurumlardaki yöneticilerin ve çalışanların işi, verilen görevi başarıyla yapmaktır. Yenilik yapmak, yeniliği aramak bambaşka bir iştir. Yenilik yapmak, yenilikçilik için özel olarak örgütlenmenizi ve bu yapıyı, özgürlük tanıyan politika ve uygulamalar ile bütünleştirmenizi gerektirir.

Yenilikçilik, çok ciddi bir kültür birikimidir. Yenilikçilik öyle orasından, burasından çekiştirilerek ve bir hokkabazın şapkadan tavşan çıkartması gibi, birdenbire ortaya konulabilecek bir iş değildir. Niçin değerli beyinler, bazı ülkeler tarafından kapılıyor? Çok sevdiklerinden dolayı mı? Kesinlikle hayır. Yenilikçilik, yüksek eğitimli bir topluluk gerektirir de ondan. Dâhilerini kaybeden uluslar, aslında geleceklerini kaybetmektedirler. Okumadan, öğrenmeden, sırf rahat yaşama yollarını aramakla, asla yenilik gerçekleştiremezsiniz. Yenilikçilikte, sadece yeni bir ürün ortaya koymak için odaklanılmamalıdır. Pazarlama, finans, üretim, dağıtım, hizmet ve sosyal alanlarındaki yenilikler size büyük miktarda kazanç sağlayabilir. Yenilikçilik, size çok zor görünen, büyük kazançlara ulaşmanızı kolaylaştırır.

Sistem teorisi açısından bakıldığında, ortaya konulan bir değişiklik, bireyler ve toplum tarafından, sistem değişikliği yani bir yenilik olarak algılanır. Yenilik dilini öğrenmek, zordur. Ama buna değer!

Yenilik size, her türlü mutlulukla dolu, koskoca bir dünya sunar. Uygun stratejileriniz, etkin faaliyet süreçleriniz, esnek örgütsel yapınız ve üstün kurumsal becerileriniz size, yenilikçiliğin kapısını mutlaka açacaktır.

Bir örgütteki yenilikçiliğin karakteri:

(1) Yenilikçilik, sosyal dengeyi olumlu yönde etkilemeli;

(2) Yenilikçiliğin gücü devamlı artırılmalı;

(3) Yenilikçilikte borçlanılmamalı, bütçe denk ya da pozitif yönde olmalı;

(4) İnsan kaynaklarının tümü, yeniliğe uyum göstermeye uyumlu ve istekli olmalıdır.

Dijital değişim, çağın zorunluluklarından biridir. Yenilik yapma biçimleri, gelişen dijital değişim durumuna, ayak uydurabilmelidir. Dijital dünya, artık bir yalan dünya olmaktan çıkmış ve gerçek bir dünya olarak, yaşamın içindeki yerini almıştır. Dijital dünya, içerik ve sınırları ortadan kaldırmaktadır.

Bir yenilik olarak sunduğunuz ürün ve hizmetlerinizde, düşüncelerinizin yansıtılmasını sağlayınız. Sanat size, ürün ve hizmetlerinizde düşüncelerinizi, yansıtmanızı sağlar. Ürün ve hizmetlerinizi, mutlaka sanatsal bir yapıda ortaya koyunuz. Sanat, dokunduğu her şeyi güzelleştirmekte ve son derece etkileyici kılmaktadır. Bilim ve sanat, yenilikçiliğin iki kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanabilen herkes, dilediğince uçabilir. Güzel bir şeye başlayın ama hep güzel olsun. Yeniliği elbette okuyarak öğrenebilirsiniz ama yeniliği ancak severseniz anlayıp, yapabilirsiniz.

Daha ayrıntılı bilgiye ulaşmak için yazmış olduğum “Organizasyonlarda Yenilik Yönetimi” kitabını aşağıdaki linkten indirebilir ve okuyabilirsiniz.

https://www.gozdemert.com/ebook/YY.pdf

Covid-19 İle Kritik Sektörlerin Siber Güvenliğini Hatırladık

Covid-19 salgını birçok ilki ve yeniliği hayatımıza sokarken, en çok konuştuğumuz konuların başında da siber güvenlik geldi. Türkiye, 2020’de 100 bini aşkın siber saldırı ile dünyanın en çok atak alan ülkesi oldu. Enerjiden telekomünikasyona, savunmadan sağlık teknolojilerine kadar pek çok alanda 6 milyon çalışan, işlerine evlerinden devam ederken, siber saldırılarda ise yüz milyonlarca TL’lik kayıp yaşandı. Teknoser Genel Müdürü Ozan İnan, Covid-19 salgını ile beraber kritik sektörlerdeki bilişim altyapısının öneminin ortaya çıktığını söyledi İnan, 2021’in siber saldırıların artacağı bir yıl olmasının beklediğini belirterek, çözümün siber güvenliğe verilen önemin artmasıyla geleceğini ifade etti.

Siber Güvenlik konusunda Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden olan Hitay Holding’e bağlı Teknoser, çalışmalarıyla şirketlerin güvenli ve verimli çalışması için mesai harcıyor. Teknoser Genel Müdürü Ozan İnan, 2020’de artan siber saldırıları anlatarak, 2021 için şirketlerin ve kurumların alması gereken önlemleri sıraladı: Covid-19 ile çalışma hayatımız ve satın alma alışkanlıklarımız zorunlu değişikliklere uğradı. Araştırmalara göre online alışveriş yüzde 400 oranında artış kaydetti. Z ve Y kuşağı gibi 16-38 yaş aralığının dışında, 45 yaş ve üzeri de online tüketici konumuna geldi. Market alışverişi dahil yemek siparişi, hastane randevusu gibi birçok alan online platformlara taşındı. Kimlik ile finans bilgileri ve hane adresi gibi kritik veriler korumasız şekilde online alanlarda kaydedildi. Aynı zamanda online görüşmelerde de yüzde 200’ü aşan artışlar yaşandı. Hem görüntülü cep telefonu görüşmelerinde hem de eğitim ve iş alanına özel platformları kullanım oranlarında büyük yükselişler kaydedildi. Kişilerin e-posta ve telefon numaraları başta olmak üzere yüz yapılarının bilgileri online alana taşındı.

Uzaktan Çalışan Sayısı 10 Kat Arttı

Türkiye’de şirket kültürünü koruma gerekçesiyle prim verilmeyen uzaktan çalışma ise bir zorunluluk halini aldı. Avrupa İstatistik Ofisi’nin verilerine göre Covid-19 salgını öncesinde uzaktan çalışma oranları AB’de yüzde 5.2, Türkiye’de yüzde 2.2 seviyesindeydi. Türkiye’de Covid-19 öncesi çalışanların sayısı 632 bin kişi olarak kayıtlara geçmişti. Dünya Ekonomik Forumu’nun verilerine göre ise Covid-19 salgınıyla beraber Türkiye’de evden çalışanların sayısı 6 milyonu buldu. Forumun verilerine göre hukuk işlerinde çalışanların yüzde 97’si, finans alanında çalışanların ise yüzde 88’i Covid-19 günlerinde evlerinden çalışmaya başladı. Yine bu sektörlere telekomünikasyon, basın, bilişim, e-ticaret, savunma, enerji, eğitim, belediye, bakanlıklar ve sağlık teknolojileri gibi kurum ve kuruluşlar da eklendi. Ortalama olarak bu kuruluşlarda çalışanların yüzde 80’i işlerini uzaktan yapmaya başladı. Çalışanlar kendi kişisel verileri kadar şirketlerinin ve kurum ile kuruluşlarının da ticaret ile güvenlik sırları, uzaktan çalışmanın ani ve hızlı yaygınlaşmasıyla birlikte yeterli siber korumadan uzakta kaldı.

En Çok Saldırılan Ülke Türkiye

Yapılan araştırmalara göre Türkiye, 2020 yılında en çok siber saldırıya uğrayan ülkelerin başında geldi. 2018 yılında 73 bin siber saldırı yaşanan Türkiye’de oran 2019’da 150 bine çıktı. 2020’de ise bu rakam 100 bini aştı. Süreçte pek çok kurum ve kuruluşun hesaplarına girildi, siber saldırılar düzenlendi, sayfaları kilitlendi, fidye talebinde bulunuldu. Dünya genelinde ise 2020 yılında siber güvenlik nedeniyle oluşan zarar 3 trilyon doları bulurken, bu rakamın 2021 yılında 6 trilyon dolara yükselmesi bekleniyor. Türkiye’de ise siber saldırılar nedeniyle zararların yüzlerce milyon TL olduğu tahmin ediliyor.

Kritik Alanlar: Enerji ve Savunma

Hem online iş ve eğitim hem online alışveriş hem de uzaktan çalışma beraberinde birçok siber güvenlik sorununu da beraberinde getirdi. Bu dönemde e-postalara yapılan saldırılar, fidye yazılımları yoluyla para alma ve oltalama yöntemlerinde ciddi artışlar kaydedildi. Aynı zamanda evden/uzaktan çalışmaya dönük güvenlik açıkları da ortaya çıktı: Türkiye’nin başta savunma ve enerji olmak üzere stratejik bilgilerinin hem devlet hem de şirketler özelinde korunması daha önemli hale geldi. Bugün sadece bir şehre değil, içinde pek çok kenti barındıran bölgelere enerji sağlayan santrallerin tüm alt yapıları online alanda kontrol ediliyor. Yine savunma alanındaki şirketlerin siber güvenlikleri de ülke güvenliği ile eşdeğer öneme sahip. Kısa süre önce Türkiye’nin önde gelen savunma şirketlerinin tepe yöneticileri siber güvenlik tedbirlerinin tasarlanmadan oluşturulan çalışma platformlarının daima saldırıya açık olduğu ve sonradan bu tedbirlerin alınmasının oldukça zorlaştığını açıkladı.

Aşı Üretimini Durdurabilirler

Teknoser Genel Müdürü Ozan İnan, 2020’nin siber güvenliğin önemini anlama konusunda turnusol kağıdı işlevi gördüğünü belirtti. “Siber güvenlik olmadan bir e-ticaret sitesi kurmak, bir santralden elektrik üretmek ya da bir savaş uçağı tasarlamak mümkün değildir” diyen İnan, şunları söyledi:

“Siber güvenlik yaşadığımız dünyanın olmazsa olmazıdır. 2020 yılında Covid-19 salgını ile beraber dünya çok hızlı bir dijital dönüşüm yaşadı. Evden çalışma, online alışveriş, uzaktan sağlık hizmeti almak ve daha pek çok yenilik hayatımıza girdi. Ama bu yeniliklerle beraber güvenlik açığı ve siber saldırılara da muhatap olmaya başladık. Konunun çözümü için sorunu yaşandıktan sonra değil de, yaşamadan önce siber güvenlik uzmanlarıyla çalışmakta fayda var. Böylece yaşanacak zararı en aza indirmek mümkün. Bugün çok büyük fabrikalar otomasyon ile çalışıyor. Akıllı robotlarla üretim yapıyor. Onlara düzenlenecek bir siber saldırı ile bir Covid-19 aşısı üreten ilaç fabrikasının da üretiminin durması, milyonlarca kişinin hayatının tehlikeye girmesi de mümkün. Artık online alanın büyümesi ve imalatın genişlemesiyle beraber o noktaya yönelik saldıralar da, büyük kitlelerin zarar görmesine neden oluyor.”

Saldırılar Artacaktır

2021’in siber güvenlik açısından daha da önemli olduğunu ifade eden Ozan İnan, “Deepfake, Blockchain, fidye yazılımı, oltalama ve DNS zehirlenmesi ile akıllı oyuncakları 2021 yılının en önemli siber tehditleri olacak. Teknoloji arttıkça, siber saldırılardaki yöntemler de artıyor. Sesi ve yüzü kopyalayarak da finans alanında çeşitli saldırılara imza atıyorlar. Öte yandan kimlik avı ile fidye yazılımını da dikkat etmek gerekiyor. Fabrika otomasyonlarına dönük saldırılar ve online ticarette ödemeleri sabote etmeye dönük kötü amaçlı atakların da artacağını öngörüyoruz. Bu tür ataklardan korunmak için siber güvenliği saldırı zamanında püskürtme amacıyla değil de sistem kurulurken en başından itibaren düşünmek gerekiyor. Siber saldırı yatırımı da tıpkı sisteme yapılan yatırım gibi en baştan hesaplanarak bütçesi ayırılarak devreye alınmalıdır” diye konuştu.