E-Turquality Bilişimin Yıldızları: Rüzgar Uygun, Peki Firma Hazır mı?
2026’nın ilk yarısı, Türk teknoloji ihracatı için arka arkaya gelen üç güçlü sinyalle açıldı. Nisan sonunda yayımlanan bir Cumhurbaşkanı Kararı, yazılım ve mühendislik gibi nitelikli hizmetlerin ihracatından elde edilen kazançtaki vergi indirimini yüzde 100’e çıkardı ve bu kalemleri fiilen vergi dışına taşıdı. Şubat ayında atılan bir başka imzayla dijital oyun, görsel efekt ve dijital sanat gibi kreatif alanlar hizmet ihracatı destek sistemine dahil edildi ve ülke “Created in Türkiye” vizyonunu telaffuz etmeye başladı.
Aynı haftalarda İstanbul merkezli bir oyun stüdyosu, kuruluşundan yalnızca bir yıl sonra 1 milyar dolar değerlemeye ulaşarak ülkenin yedinci unicornu oldu. Tablo, rüzgarın uzun süredir ilk kez bu kadar net biçimde Türk teknolojisinden yana estiğini gösteriyor. Yine de bütün bu ivmenin altında sorulması gereken sade bir soru var. Açılan bu geniş kapı, bir yazılım firmasını kendiliğinden küresel bir markaya dönüştürüyor mu. E-Turquality, yani Bilişimin Yıldızları programı, tam da bu sorunun yanıtının arandığı resmi çerçeve olarak önümüzde duruyor.
Rüzgarın Yönü Türkiye’den Yana
Önce manzaranın parlak tarafını net görmekte fayda var. Hizmet ihracatı tarafındaki vergi avantajı 2023’te yüzde 80’e çıkarılmış, 30 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararıyla yüzde 100’e tamamlanmıştı. Buna göre yazılım, mühendislik ve tasarım gibi alanlarda yurt dışına verilen hizmetin kazancı, gelirin Türkiye’ye getirilmesi koşuluyla beyanname üzerinde tümüyle indirilebiliyor. Kreatif endüstriler kararı ise oyun ve görsel efekt başta olmak üzere yaratıcı üretimi yüksek katma değerli hizmet ihracatının bir parçası olarak yeniden tanımladı. Tablonun büyüklüğü de iddiayı destekliyor, çünkü sektör temsilcileri bugün 5 milyar dolar bandındaki bilişim ihracatını birkaç yıl içinde 10 milyar dolara, yani küresel pazardan yüzde 1 paya taşımayı hedefliyor. Yapay zeka ise tek başına bir dikey olmaktan çıkıp bankacılıktan perakendeye kadar her sektörün iş yapma biçimini yeniden kuran bir altyapıya dönüşmüş durumda. Devletin ve pazarın sunduğu fırsat penceresi bu kadar genişken, belirleyici olan firmanın bu pencereden içeri girecek donanıma sahip olup olmadığıdır.
Bilişimin Yıldızları Programının Asıl Ölçtüğü
E-Turquality programı, ismini taşıdığı klasik Turquality’nin teknoloji tarafındaki kardeşi gibi düşünülebilir. Bir firmanın programa kabul edilebilmesi için önce ayrıntılı bir ön incelemeden geçmesi gerekiyor ve bu incelemenin kapsamı, programın felsefesini açık ediyor. Değerlendirme yalnızca ürünün teknik kalitesine bakmıyor. Firmanın misyon ve vizyonu, ürün ve hizmet portföyü, strateji ve kurumsal performansı, finansal performansı, operasyon yönetimi, pazarlama, satış ve marka yönetimi becerileri, yönetişimi ve insan kaynakları masaya yatırılıyor. Listenin sonunda ise programın iddiasını özetleyen iki başlık duruyor, uluslararasılaşma ve unicorn olma potansiyeli. Tartılan şey, firmanın bir ürünü küresel pazarda konumlandıracak, fiyatlayacak, finanse edecek ve yönetecek olgunluğa erişip erişmediği. Program bir şirketi, yazdığı kodun parlaklığından çok onu ayakta tutan kurumsal mimarinin sağlamlığıyla tartıyor. Ön inceleme için ödenen ciddi bedelin ve reddedilen firmanın altı ay boyunca yeniden başvuramamasının altında da bu mantık yatıyor.
Mühendislik Gücü ile Kurumsal Olgunluk Arasındaki Mesafe
Programın bu kadar geniş bir olgunluk haritası çıkarması rastlantı değil, çünkü sektörün kendi içinden yükselen sesler de aynı boşluğu işaret ediyor. Hizmet İhracatçıları Birliği’nin yöneticileri, Türkiye’nin teknoloji altyapısının güçlü olduğunu, asıl eksiğin kurumsallaşma ve sürdürülebilir ihracat kültürü olduğunu söylüyor. Bilişim sanayisinin temsilcileri ise daha somut konuşuyor, çünkü onlara göre iyi teknoloji üretmek tek başına yetmiyor, o teknolojiyi ürünleştirmek, doğru pazarda konumlandırmak, alıcıda güven oluşturmak ve sürdürülebilir bir satış yapısı kurmak gerekiyor. Bunların tamamı, mühendislik biriminin omuzlarından taşıp yönetim masasına oturan sorular. Bilişim 500 araştırmasının ortaya koyduğu eğilim de tabloyu tamamlıyor, çünkü sektör hızla büyürken uzman insan kaynağına erişim giderek zorlaşıyor ve nitelikli ekip kurmak başlı başına bir rekabet alanına dönüşüyor. Büyük teknoloji kuruluşlarının yöneticileri bile, ülkede yetkin mühendis bulunduğunu ama esas meselenin zihniyet ve kültür dönüşümü olduğunu vurguluyor. Türkiye’nin elinde güçlü bir mühendislik gücü var, mesafe ise bu gücü küresel bir markaya çeviren ticari ve yönetsel katmanda açılıyor. Bir firma kusursuz bir oyun ya da kurumsal yazılım geliştirebilir, ancak onu yirmi farklı ülkede fiyatlandıracak, lisanslayacak, destekleyecek ve marka olarak büyütecek yapı çoğu zaman aynı hızla olgunlaşmıyor.
Stratejik İş Planı Bir Sınav Niteliğinde
Programın firmadan beklediği olgunluk, en somut halini stratejik iş planı zorunluluğunda buluyor. Kapsama alınan her şirket belirli bir süre içinde bu planı hazırlayıp Genel Müdürlüğe sunmak zorunda ve plan onaylanmadan tek kuruş destek ödemesi yapılmıyor. Planın içeriği de hafife alınacak gibi değil, çünkü firmanın mevcut konumu, vizyonu, kurumsal stratejileri, operasyon ve destek süreçleri, organizasyon yapısı ve teknolojik yetkinlikleri ayrıntısıyla inceleniyor, uluslararası en iyi uygulamalarla karşılaştırılıyor ve buradan ölçülebilir hedeflerle performans göstergeleri çıkarılıyor. Stratejik iş planı, firmadan önce kendini dürüstçe tanımasını isteyen bir aynaya dönüşüyor. Kendi finansal tablosunu okuyamayan, hedef pazarını tanımlayamayan ya da operasyonunu sayısallaştıramayan bir şirket, bu planı doldurmakta zorlanıyor. Kapsama alındıktan sonra planı zamanında sunamayan firmanın destek dışında kalabilmesi de işin ciddiyetini gösteriyor. Süreç hazırlıklı firmayı ödüllendirirken, yalnızca teşvike ulaşmak için kapıya gelen firmayı daha eşikte eliyor.
Unicorn Potansiyeli Bir Slogan Olmaktan Çıkınca
Programın değerlendirme listesindeki o çarpıcı başlığa, unicorn olma potansiyeline geri dönelim. Bu ifade ilk bakışta iddialı bir slogan gibi okunabilir, oysa arkasında somut bir gerçeklik var. Türkiye’nin bugüne kadar çıkardığı yedi unicornun üçü doğrudan oyun sektöründen geldi ve en yenisi, kuruluşundan bir yıl sonra milyar dolarlık değerlemeye ulaştı. Bu hikayeler küresel ölçeğin Türk firmaları için artık ulaşılmaz olmadığını gösterirken, o ölçeğe çıkmanın bedelini de anlatıyor. Sektörün deneyimli isimleri, büyümenin yolunun ölçeklenmeden ve gerektiğinde sınır ötesi birleşme ve satın almalardan geçtiğini söylüyor. Programın kapsamı da bu vizyona uygun biçimde genişliyor, çünkü yurt dışındaki bir markanın, oyunun ya da yazılımın satın alınmasına yönelik danışmanlık desteği bile bu çatının altında yer alıyor. Böyle bir hamlenin altından kalkmak, sağlam bir finansal yapı, kurumsal yönetişim ve fikri mülkiyet yönetimi gerektiriyor. Unicorn potansiyeli sözü, aslında finansal okuryazarlıktan marka yönetimine uzanan bir kurumsal olgunluğun kısaltmasıdır.
Geriye sade bir tablo kalıyor. Rüzgar gerçekten Türk teknolojisinden yana esiyor, teşvikler tarihin en cömert noktalarından birinde, teknolojik altyapı ve mühendislik gücü ise fazlasıyla mevcut. Bütün bu hazır zeminin üzerinde farkı yaratacak tek değişken, firmanın kendi iç olgunluğu. Bilişimin Yıldızları programı bir şirkete yıldız olma fırsatını sunarken, o yıldızı parlatacak donanımı firmanın kendisinden bekliyor. Bu fırsat penceresinden geçecek olanlar, yetkinliğini bugünden inşa etmeye başlayan firmalar olacak. Pencere açık ve rüzgar uygun, geri kalanı içeride verilen kararların meselesi.
İŞ PROBLEMLERİNE ODAKLI EĞİTİMLER, ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR
EĞİTİM ve DANIŞMANLIK:
Kurumunuzun Turquality, satınalma ve tedarik zinciri fonksiyonunu sağlam, izlenebilir ve denetlenebilir bir kontrol yapısına kavuşturmak için eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle destek veriyoruz.
Eğitim teklifi almak için egitim@satinalmadergisi.com
Fabrikanızda Bire Bir (1-1) Yönetici ve Grup Eğitimleri

Turquality, Satın Alma, Tedarik Zinciri Eğitimleri için tıklayınız.
Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz. Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır. Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.
Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”
Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.
Eğitim içeriklerini görmek için başlıklara tıklayınız.
- Turquality Danışmanlığı: “Küresel Markalaşma Yolculuğunda Şirketlere Rehberlik Ediyoruz”
- TURQUALITY Destek Başvuru ve Uygulama Danışmanlığı | Satınalma Dergisi
- Turquality Yönetim Süreç Danışmanlığı | Satınalma Dergisi
- Turquality Danışmanlığı | Satınalma Dergisi
- Turquality’nin Görünmeyen Eşiği: Ülke Analizi ve Kurumsallaşma | Satınalma Dergisi
- C-Level Yöneticiler için Müzakere Programları | Satınalma Dergisi
☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi (2 gün)
☐ İhale ve Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ İhale Kazanma, Teklif Verme, Satış ve Sözleşme Eğitimi (2 gün)
☐ Stratejik Satın alma Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)
☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün)
☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)
☐ Satınalma ve Tedarik Zincirlerinde YAPAY ZEKA Eğitimi (2 gün)
☐ Emtia ve Kategori Uzmanları için Maliyet ve Fiyat Eskalasyon Analizi Eğitimi
☐ ISO 37001 Rüşvetle ve Yolsuzlukla Mücadele Yönetim Sistemi Standardı Eğitimi
☐ Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi (2 Gün)
☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)
☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)
Kuruma özel program talepleri için: egitim@satinalmadergisi.com

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi için tıklayınız.
Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu ve Kullanım Rehberi
Sürdürülebilirlik çalışmalarında temel konulardan biri, tedarikçilerden alınan verilerin düzenli, karşılaştırılabilir ve doğrulanabilir şekilde toplanmasıdır. Bu veriler, hem satınalma süreçleri hem de sürdürülebilirlik raporlaması açısından önemli bir temel oluşturur. Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu ve Kullanım Rehberi, şirketlerin bu verileri daha sistematik, tutarlı ve uygulanabilir bir çerçevede yönetebilmesi amacıyla hazırlanmıştır.

SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
VE YEŞİL SATIN ALMA ISO 20400 MAKALELERİ
- Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi (2 gün)
- Tedarikçilerden Sürdürülebilirlik Verisi Nasıl Toplanır? Satınalma Şartnamelerinde Sürdürülebilirlik – V
- Sürdürülebilir Tedarikçi Kimdir? Bir Şirketi Sürdürülebilir Kılan Özellikler Nelerdir? – IV
- Ecovadis Sürdürülebilir Satınalma Puanımızı Nasıl Yükseltiriz?
Sürdürülebilir Satınalma Gelişim Planı Nasıl Yürütülmeli?
- Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri 2025 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu Yayınlandı. Türkiye 167 Ülke İçerisinde 73. Sırada
- Sürdürülebilir Tedarik Operasyonlarında Planlama ve Gereklilikler, ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Rehber Standardı – III
- Sürdürülebilir Tedarik Stratejisi Nedir? Nasıl Geliştirilir? ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Rehber Standardı – II
- ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Rehber Standardı Yol Haritası ve Adım Adım Sıfır Emisyon Hedefi
- Yeşil Satınalma ve Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi Nedir?
- Demir Çelik Sektörü ve Sürdürülebilirlik Performans Göstergeleri (KPI)
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK EĞİTİM TESTLERİ

Pazarlık Anketini Yapın Müzakere Stilinizi Görün
PAZARLIK PROFİLİ ANKETİ
- 4 Müzakereci Profilinden Hangisisiniz?
- Pazarlık Stilinizi Keşfedin: Skorunuzu Görün
- Ekip Profilinizi Ölçün, Gelişim Planınızı Başlatın
- Sahada, Müzakerelerde Daha Net, Daha Hızlı, Daha Etkili Sonuç Alın

İş Bulmacaları Kelime Oyunları
Özel İş Bulmacaları. Meydan okumayı sevenleri 17 ayrı bulmaca bekliyor.
Online veya PDF üzerinde çözebilirsiniz. Kolaylıklar dileriz.















İtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; Başvuruya konu ihalenin 1’inci kısmı için sundukları kasko değer listesinde yer alan 2016 model araçların, Teknik Şartname’nin “Araçlar 11 Yaşından Gün Almamış Olacaktır” düzenlemesine uygun olmadığı gerekçesiyle ihalenin anılan kısımda tekliflerinin değerlendirme dışı bırakıldığı, idarece araç yaşı hesaplamasının mevzuata aykırı yapıldığı, Karayolu Taşıma Yönetmeliği ve emsal kurul kararları ışığında “Teklif Edilen Araç Marka Model Kasko Değer Cetveli”nde yer verilen 2016 model araçların yaş hesabı yapıldığında; model yılından sonra gelen ilk takvim yılı olan 2017 yılının aracın 1’inci yaşı olarak kabul edilmesi gerektiği, bu doğrultuda teklif ettikleri araçların 2026 yılı içerisinde henüz 10’uncu yaşını doldurmadığı, dolayısıyla 11’inci yaşından gün almadığı, idarece tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılması işleminin yerinde olmadığı, iddialarına yer verilmiştir.










