Meditasyon Yaparak Başkalarına da Faydalı Olabilirsin

Araştırmalar, meditasyon yapmanın hem aynı evde olduğunuz kişilere, hem de sanal ortamda bağlantı kurduğunuz kişilere, yani bir şekilde iletişimde olduğunuz çevrenizdeki herkese fayda sağladığını gösteriyor.

Çok kalabalık bir tekne düşünün, bir kişi paniklemeye başlarsa herkes panikler ve tekne muhtemelen batar. Ancak bir kişi sakin kalırsa, tüm grup sakin olabilir ve herkes hayatta kalabilir.

Pek çok kültür, manevi gelenek, hatta sosyal bilim ve nörobilim bile olumlu ya da olumsuz duygularımızın bulaşıcı olduğunu söylüyor.

Yapılan bir çalışmada bir grup üniversite öğrencisine iki hafta boyunca günde 15 dakika meditasyon yaptırıldı. İki hafta ara verildi ve sonraki iki hafta yine günde 15 dakika meditasyon yaptırıldı. Ruh halleri her gün ölçüldü. Öğrencilerin meditasyon yaparak geçirdikleri haftalarda çok daha az olumsuz duyguda oldukları görüldü. Ve o haftalarda öğrencilerin aileleriyle, sevgilileriyle ve arkadaşlarıyla da pozitif iletişimde oldukları, ruh hallerine yardımcı olarak, manevi destek verebildikleri bildirildi. Bunu sadece günde 15 dakika meditasyon yaparak gerçekleştirdiler.

Bu pozitif etkiler sadece en yakınımızdakilerle sınırlı kalmıyor, etkileşimde olduğumuz tüm bireylere dalga etkisiyle yayılıyor. Prof. Dr. Daniel Siegel “Kişilerarası Nörobiyoloji” dediği araştırmasında ayna nöronlarımızın tam da bu etkiyi yarattığını bilimsel olarak da ortaya koymuştur.

Covid-19 ile savaştığımız bu dönemde, hem kendi ruh sağlığımızı koruyabilmemiz hem de sevdiklerimize manevi destek verebilmemiz çok önemli.

Zorunlu olarak evinizin koltuğunda otururken, gelecek endişesi ve kaygısı içinde kaybolmak yerine, hem kendiniz hem de çevrenizdeki insanlar için sadece 15 dakikanızı ayırarak meditasyonun gücünden faydalanmaya ne dersiniz?

Sağlıkla ve sevgiyle kalmanızı dilerim

Dünya Ticaretinde Karaborsalaşma ve Tekelleşme (Webinar Kaydı)

B2B İş ve Ticaret Platformu Buyer Network Webinarlerinde DÜNYA TİCARETİNDE KARABORSALAŞMA ve TEKELLEŞME konuşuldu. Prof. Dr. Murat ERDAL Moderatörlüğünde gerçekleşen webinarde konuşmacılarımız İntelcon Dış Ticaret kurucu ortakları Sinan TUTUMAN ve Hüseyin Çağlar ACAR oldu.

Webinare ilişkin kaydı buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

7 Mayıs Saat 14:00 Tüm Yönleriyle TURQUALITY konuşacağız.

Moderatör: Prof. Dr. Murat ERDAL 
B2B İş ve Ticaret Platformu BuyerNetwork.net Kurucu Ortağı

Konuşmacılarımız:

Kadir AYAZ – Turquality’nin Şirketlerden Beklentisi Nedir ? 

Albert SOLINO Turquality ve Yönetim Danışmanlığı Takım Lideri

Fırat YILMAZ –  Turquality’nin Dünya Markası Olma Noktasında Şirketlere Sunduğu Fırsatlar Nelerdir ?

Albert SOLINO Turquality ve Yönetim Danışmanlığı Takım Lideri

https://webinar.buyernetwork.net/gecmis-yayinlar/

Kaçırdığınız Yayınları İzleyin

 

Taraflara Güven Sağlayan Akreditifler ve Türk Eximbank İhracat Kredi Sigortası (Webinar Kaydı)

Webinar serimizin yeni konuğu Dış Ticaret Eğitmeni Sn. Reşat Bağcıoğlu oldu. Buyer Network İş ve Ticaret Platformu üyelerinin ücretsiz olarak katılabildiği etkinlikte, katılımcılar akreditif eğitimi almalarının yanı sıra yaşadıkları tüm problemlere ilişkin sorularını yöneltme fırsatı buldular. Soru cevap bölümünde oldukça değerli ve özel bilgilerin paylaşıldığı bu etkinliğe ilişkin kaydı buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

https://webinar.buyernetwork.net/gecmis-yayinlar/

Kaçırdığınız Yayınları İzleyin

 

İknanın Anatomisi – Tacizsiz Takip Ne Demektir? (Webinar Kaydını İzleyin)

Buyer Network Webinar serisinin yeni konuğu İkna ve Satış Eğitmeni Erdem Karagöz oldu. Katılımcıların canlı olarak katılabildiği ve sorular sorabildiği webinar yayınında Karagöz, ikna sürecinde tarafların uygulayabileceği tüm teknikler hakkında da bilgiler aktardı.

Webinar Kaydını Buyer Network Webinar Platformu üzerinden izleyebilirsiniz. Kaydı izlemek için tıklayınız.

Kaçırdığınız Yayınları İzleyin

 

Turquality Webinar Yayını

Turquality’nin yazılımdan pazarlamaya, bilişimden kurumsallaşmaya birçok alanda sunduğu 165 kalemlik destek paketini konuşacağımız bu webinarımızda nakdi ve gayri nakdi tüm destekler hakkında bilgi edineceğiz. Ayrıca aşağıdaki sorulara da cevap bulabileceğimiz bu webinarımıza herkesi bekliyoruz. Hangi desteklerden hangi şirketlerin yararlanabileceği ve bu desteklerden yararlanma yolları nelerdir? Turquality’nin şirketlere sağladığı yararlar ve şirketlerden beklentileri. Turquality’nin kapsamına dahil olmak ne gibi kurumsallaşma faaliyetleri yürütmemiz lazım.

WEBINAR CANLI YAYIN LİNKİ: https://webinar.buyernetwork.net/
GEÇMİŞ CANLI YAYINLARI İZLEMEK İÇİN: https://webinar.buyernetwork.net/gecm… ETKİNLİKLERDEN HABERDAR OLMAK İÇİN BİZİ SOSYAL MEDYADAN TAKİP EDİN:
Linkedin:
https://www.linkedin.com/company/buye…
Instagram:
https://www.instagram.com/buyernetwor…
Twitter:
https://twitter.com/BuyerNetworkPro

DAHA AZ GÖSTER

Evde Kaldık ama Umudumuz Arttı

Karantina döneminde evde kalan insanlar umutlarını ve morallerini taze tutmaya çalışıyor. Farklı ülkelerin internette öne çıkan aramalarının açıklandığı Google Arama Trendleri’ne göre, Türkiye’de “kareoke mikrofonu”, “köpek sahiplenme” ve “şekerli kurabiye” aramaları arttı

İnsanlar evde kaldığımız şu dönemde keyifli vakit geçirmenin yollarını bulmak için arayış halindeler. 20 Nisan haftasını kapsayan Google Arama Trendleri raporu, yapılan aramaların eğlence ve kişisel bakım kategorilerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Rapor, yaza hazırlıktan evcil hayvan edinmeye, aile ve arkadaşlarla online ortamda vakit geçirmekten kişisel bakıma ve yemek pişirmeye dair yaratıcı fikirlere yönelik aramalar yoğunlaştı.

Fransa kedi, Türkiye köpek sahiplenmeyle ilgilendi

Google Arama Trendleri raporundan çıkan sonuçlar, insanların evcil hayvan sahiplenme ile ilgili merakının arttığına işaret ediyor. Rapora göre, Fransa’da “kedi sahiplenme”, Türkiye’de ise “köpek sahiplenme” aramalarında artış yaşandı. Bunun yanı sıra insanlar evde keyifli vakit geçirmeye yönelik aramalar da yaptılar. Türkiye’de “karaoke mikrofonu”, Norveç’te ve Belçika’da “online aktiviteler” kelimeleri sıkça aratıldı.

İngiltere’de “bronzlaşma yağı” aramaları arttı

Karantina döneminde insanlar kişisel bakımda kendi kendilerine yapılabileceklerin sınırını keşfetme imkânı buldular. Özellikle saç ve cilt bakımı konusunda yoğun arama mevcut. İngiltere’de “saça limon suyu bakımı” ve “bronzlaşma yağı”, Güney Afrika’da “cilt ürünleri” aramaları artış gösterdi. Türkiye’de ise “sıkılaştırıcı tonik”, ”siyah nokta temizleyici”, “saç rengi açma” aramaları çoğaldı.

Umutlar arttı, aramalar bahçede yoğunlaştı

Havaların ısınmasıyla virüsün etkisinin azalacağı yönünde çıkan haberler, insanları yaz mevsimine hazırlıklı girmek için teşvik etti. Türkiye’de bahçe işlerine yönelik olarak “çapa makinesi”, “çim tohumu”, “bahçe aydınlatma” ve “sineklik fiyatları” aramalarında artış gözlemlendi. Mutfağa yönelik aramalarda ise “somon”, “çilekli milkshake”, “şekerli kurabiye tarifi” ve “fırında ekmek” aramaları yükselişteydi.

İnsanlar evde online kaldıkça şirketler dijitalleşmek zorunda kalacak

Google SMB Premier Partneri EG Bilişim Teknolojileri’nin CEO’su Gökhan Bülbül, Google Arama Trendleri raporunun insanların evde geçirdikleri zamanı nitelikli hale getirme gayretinde olduklarını gösterdiğini söyledi. Firmaların oluşan yeni ihtiyaçlara destek olabilecek çözümler geliştirmesinin bu dönemde önemli bir fırsat olabileceğinin altını çizen Bülbül, online ortamda geçirilen zamanın artmasının şirketlerin dijitalleşme sürecini hızlandıracağını vurguladı.

E-imzada Yüzde 205’lik Artış

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, 2019 yılının son çeyreğine ilişkin “Pazar Verileri Raporu”nu açıkladı. E-imza sertifika sayısı son beş yılda yüzde 205 arttı. Mobil imza sertifika sayısında ise yüzde 73 yükseliş gözlemlendi.

BTK, Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü 2019 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin Pazar Verileri Raporu’nu yayımladı. 2019 sonu itibarıyla üretilen e-imza sertifika sayısı 3 milyon 935 bin 693’e yükseldi. Mobil imza sertifika sayısı 618 bin 186’ya ulaştı. Toplamda 4 milyon 553 bin 879 milyon sertifika oluşturuldu.

Mobil imza yüzde 73 arttı

2014 yılının son çeyreğinde 1 milyon 290 bin 26 olan e-imza sertifika sayısı, 2019’ın son çeyreğinde yüzde 205 artarak 3 milyon 940 bine ulaştı. 2014’ün son çeyreğinde 357 bin 59 olan mobil imza sertifika sayısı ise yüzde 73 artarak sayısı 618 bine ulaştı. 2014-2019yılları arasında e-imza sertifika sayısında yüzde 205, mobil imza sertifika sayısında ise yüzde 73 yükseliş gerçekleşti.

45 milyon doğrulama ve 1 milyon mobil imza işlemi gerçekleştirildi

E-imzanın elektronik ortamda gerçekleşen işlemlerde kişilerin kimlik bilgilerinin doğruluğunu garantilediğine dikkat çeken E-GÜVEN Genel Müdürü Can Orhun, “E-imza artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Kamudan özel sektöre, bankacılıktan e-ticarete, kurum içi sözleşmelerden ihale süreçlerine kadar tüm işlemlerde kullanıyor. E-GÜVEN olarak ayda ortalama 45 milyon e-imza doğrulaması yapıyoruz ve alt yapı sağladığımız mobil imza müşterilerimiz ayda 1 milyon mobil imzalama gerçekleştiriyor. E-imzanın kullanım alanları artıyor. Sağladığı tasarruf, kolaylık ve hız gibi avantajlarla daha fazla kişi e-imzadan yararlanıyor. 2005 yılında e-imza kanununun yürürlüğe girmesiyle başlayan e-dönüşüm süreci içerisinde, ıslak imzanın neden olduğu zaman kaybını ve kağıt kullanımıyla çevreye verilen zararı büyük ölçüde azalttık” dedi.

41 bin ağaç kesilmedi, 82 bin kişinin oksijen ihtiyacı sağlandı

E-imza doğası gereği kâğıt tüketimini azaltıyor. Kâğıt, kartuş, yazıcı, kalem gibi araçları ortadan kaldırıyor veya bu ihtiyaçları azaltıyor. Aynı zamanda kâğıda dayalı postalama, fiziksel depolama ve enerji maliyetlerinde büyük tasarruf sağlıyor. E-GÜVEN iş ve işlemleri kağıt ortamından dijitale taşıyarak son 10 yılda 41 bin ağaç kurtardı ve 82 bin insanın oksijen ihtiyacını karşılamış oldu.

COVID-19 Salgınıyla Mücadelede Sağlık Endüstrileri İçin Finansal Sürdürülebilirlik Şart

tıbbi cihazlar

Tıbbi cihaz teknolojileri; sağlıklı bireylerin sağlığının korunması ve hasta bireylerin sağlığına yeniden kavuşturulması için gerekli tanı, tedavi, izleme ve bakım aşamalarında yeni teknolojilerin ülkeye girişine öncülük etmektedir. Sektörün önde gelen firmaları, kamu sağlığının iyileştirilmesinde ve aynı zamanda cihazların güvenli ve etkili kullanımının sağlanmasında veya sağlık meslek mensuplarının yeni teknolojiler/prosedürler üzerinde eğitilmesinde rol alarak sağlık ekosistemi için çok büyük bir katma değer yaratmaktadır.

Tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgın süreci; sürdürülebilir ve güçlü sağlık sistemlerinin ve bu sistemlerin yürümesini sağlayan paydaşların kritik önemini net bir şekilde ortaya koymuştur.

Türkiye’de hastaların uzun ve sağlıklı bir hayat sürmesini sağlamak amacıyla hastalıkların tanısı, tedavisi, izlenmesi, yönetimi ve iyileştirilmesinde kullanılan medikal ürünleri, teknolojileri, ilgili hizmetleri geliştiren, üreten ve kullanıma sunan tıbbi cihaz üreticileri, ithalatçıları ve tedarikçileri bünyesinde barındıran dernekleri temsil eden Tıbbi Cihaz Sektör Platformu ve tüm tıbbi cihaz sektörü olarak COVID-19 ile mücadele sürecinde de tüm olanak ve desteklerimizi başta T.C. Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmetine sunmuş bulunmaktayız.

Temsil ettiğimiz tıbbi cihaz firmaları; sağlık hizmeti sunucularına kesintisiz hizmet verebilmek adına, ürün sağlamanın yanında teknik servis hizmeti, klinik destek ve dağıtım-operasyon hizmetlerini organize edip laboratuvar, klinik ve yoğun bakım ünitelerindeki işleyişin devamlılığı için 7/24 tüm olanaklarıyla çalışmaktadır. Sektörümüz, sağlık kuruluşlarının bazı alanlarında mücbir sebep dolayısı ile duran faaliyetlere ve buna bağlı olarak belirli ürün gruplarında kesilen talebe karşın, yine mücbir sebep dolayısı ile başka belirli ürün gruplarında artan çok yüksek orandaki ihtiyaca cevap verebilmek için olağanüstü hizmet verdiği zorlu bir dönemden geçmektedir.

Medikal sarf ve tıbbi cihaz tedarikinde büyük oranda yurtdışına bağımlı olan ülkemiz tedarik zincirinde yaşanan son gelişmelerden çok olumsuz etkilenmiştir. Pandemi sebebi ile AB tarafından koruyucu ekipmanlara getirilen ihracat sınırlamasının yanı sıra, tıbbi cihazların Türkiye’ye getirilmesinde farklı lojistik sıkıntılar da yaşanmaktadır. Navlun ücretleri sektörümüzün maliyetlerini bu dönemde artıran bir başka faktördür. Gümrük kapılarında artan kontroller, şoförlerin virüs taşıyıcısı olma riskine karşı bir ülkeden diğerine geçişte başlatılan karantina uygulamaları ağırlıklı olarak kullanılan karayolu taşımacılığı başta olmak üzere tüm lojistik hizmetlerde aksaklıkların yaşanmasına sebep olmaktadır. Normal koşullarda, gemi veya karayolu ile yapılan nakliye, bu aksaklıkların yaşanmaması amacıyla ve ürünlere duyulan ihtiyacın acil olması sebebiyle havayolu taşımacılığına kaymıştır. Ancak havayolu taşıma ücretlerinin salgın öncesine göre 3-5 kat arttığı görülmektedir. THY’nın kargo uçaklarının sayısını sınırlandırması nedeniyle bazı tıbbi malzemelerin, hammadde veya yedek parçaların temini son derece güçleşmiştir. Özellikle bu dönemde THY uçak kargo filosunun süratle attırılması, kargo ücretlerine yapılan 3-5 kat artışın durdurularak fiyatların kriz öncesine çekilmesi sektörümüzü rahatlatacaktır.

Ürün tedarikine ve üretime devam edebilmek için hammadde ve nihai ürün ithalatı yapan tıbbi cihaz sektörü, bu zorlu dönemde artan döviz kurlarından da fazlasıyla olumsuz etkilenmiştir ve etkilenmeye devam etmektedir. Sektörümüz, yurt içinde değiştiremeyeceği ihale ve anlaşmalı satış fiyatları sabit iken, her seferinde daha yüksek fiyatlarla satın alma yapmak zorundadır. Buna ek olarak, son dönemin değişen tedarik koşullarında, arzın yetersiz kalması ve yaşanan belirsizlikler sebebiyle yurtdışından daha önce vadeli ödeme ile tedarik yapılabilen yerlerden, sipariş ve sevkiyat aşamasında peşin ödeme talepleri gelmeye başlamıştır.

Tıbbi cihaz sektörünün içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde sağlık hizmetlerine kesintisiz devam edilebilmesinin önündeki en büyük engellerden biri de kamu ve üniversite hastaneleri tarafından satın alınan tıbbi cihazların ödeme vadelerindeki belirsizliktir. Hem ödemedeki bu belirsizlik hem de finansal kaynaklara ulaşma imkanının giderek azalması, şu sıralarda en çok desteğe ihtiyaç duyan tıbbi cihaz sektörünü içinden çıkılmaz bir darboğaza sokmaktadır. Bu nedenle sürdürülebilir bir sağlık ekosistemi için sektörün taşıdığı finansal yükün hafifletilmesi oldukça önemli bir hal almakta ve düzenli bir ödeme sistemine ihtiyaç duyulmaktadır. Sahada bu dönemde fedakârlıkla çalışan personelimiz ile ülkemizin geçtiği bu zor süreçte hizmet devamlılığını sağlamaya çalışırken bir yandan da yaşadığımız finansal yükün hafifletilmesi için desteğe ihtiyacımız var.

Sektörümüz, ülkemize yaptığı ürün ve hizmet yatırımlarına devam ederken, zor zamanlarda da sahip olduğu sorumluluk ve duyarlılık ile birçok finansal yükün altına girerek tüm paydaş kurumlarla birlikte hareket etmektedir.

Tüm bu olumsuz koşullara rağmen tıbbi cihaz sektörü, hastaların daha konforlu ve yüksek standartta sağlık hizmetinden yararlanması ve sağlık ekosisteminin sürdürülebilirliği adına elinden gelen tüm çabayı göstermeye devam etmektedir.

Bununla birlikte, açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı tedbirleri kapsamında tıbbi cihaz sektörünün yer almaması ve bütün dünyada stratejik olarak nitelendirilip destek gören sektörümüzün içinde bulunduğu zor koşulların ülkemizde göz ardı edilmesi hayal kırıklığı yaratmıştır. Ekonominin mevcut durumundan bütün sektörler olumsuz yönde etkilendiği için bu tebliğ kapsamında sektör ayrımı yapılmaması gerektiğini, sektörümüzün de içinden geçtiği olağanüstü dönem ve yaşadığı finansal sıkıntılar dolayısıyla bu desteğe çok ihtiyacı olduğunu düşünmekteyiz.

Bu vesileyle, Tıbbi Cihaz Sektör Platformu olarak bugüne kadar halk sağlığının etkilenmemesi adına azami dikkat ve özeni gösterdiğimizi, COVID-19 teşhis ve tedavi süreçlerinde de gerekli tüm desteği sağlayarak hasta ve sağlık çalışanlarının güvenliği ve sağlık sisteminin sürdürülebilirliği için çalışmaya devam edeceğimizi belirtmek isteriz.

Türkiye’nin COVID-19 ile mücadelede başarılı olması için gereken bilgi birikimi, deneyim ve kaynaklara sahip olduğunu düşünüyor; tıp bilimi, tıp teknolojileri, sağlık profesyonelleri ve hükümetimizin uyguladığı stratejik ve disiplinli eylem planı sayesinde bu virüsün üstesinden geleceğimize inanıyoruz.

Buyer Network Webinar Serisi #8’de Akreditifler ve Türk Eximbank Konuları İşlendi.

Buyer Network İş ve Ticaret Platformu Webinar Serisi yeni haftaya “Taraflara Güven Sağlayan Akreditifler ve Türk Eximbank İhracat Kredi Sigortası” konusu ile başladı.

Evlerde geçirdiğimiz bu zamanları değerli ve verimli hale getirmeye çalışan Buyer Network, merak ettiğiniz konuları alanlarında uzman kişilerden dinlemek ve sorularınızı doğrudan uzmanlara sorabilmeniz için Webinar Serisi ile evlerinize konuk oluyor.

Çeşitli konularda ve alanlarda gerçekleştirilen bu faydalı etkinlikleri kaçırmamak ve geçmiş etkinlikleri izlemek için webinar.buyernetwork.net adresini ve sosyal medya hesaplarını takip etmeyi unutmayın.

Dış Ticaret Eğitmeni Sn. Reşat Bağcıoğlu; Taraflara Güven Sağlayan Akreditifler ve Türk Eximbank İhracat Kredi Sigortası hakkında bilgiler verip sunumunu gerçekleştirdi. Kısa sunumlar ile ilerleyen Sn Bağcıoğlu, ara ara sorular üzerinden de bilgi aktarımına devam etti.

Bu serinin devamının geleceğini bildiren Sn. Erdal, bir sonraki hafta da etkinliklerin yoğun bir şekilde devam edeceğini duyurdu.

Bu yayını ve diğer geçmiş yayınları izlemek için: https://webinar.buyernetwork.net/gecmis-yayinlar/

Taraflara Güven Sağlayan Akreditifler ve Türk Eximbank İhracat Kredi Sigortası

Bir dış ticaret işleminde alıcı ve satıcı her yönden birbirlerine tam güven edebilselerdi, bugünkü ticari hayatta ne bankalardan, ne de akreditifli ödemeden bahsetmeyecektik. İki güvenen taraf; alıcı ve satıcı.. Mal bedelinin ödenmesi ve malın ne olduğu hiç sorun olmayacaktı. Parasını peşin gönderen alıcı / ithalatçı bilecek ki ihracatçı paranın karşılığı olan malı gönderecek. Veya tersini söylemek gerekirse; malını gönderen ihracatçıda mal bedeli tahsil etmede sorun yaşamıyor olacak, ithalatçı malın bedelini hemen gönderecekti.

Uluslararası ticarette taraflar, birbirlerini çok iyi tanıyamadıkları ve farklı ülkelerde farklı kambiyo rejimleri uygulandığı için karşılıklı bir güvensizlik ve risk içindedirler. Satıcı, sattığı malın bedelini tahsil etmek, alıcı ise sözleşmede saptanan malları zamanında almak amacındadır. Satıcı akreditif şartlarına uygun hareket etmezse, banka hiç bir şekilde ödeme yapmaz. Bu ise alıcı açısında bir güven unsurudur. Açıklanan bu nedenlerle akreditif her iki tarafa da en yüksek düzeyde güvence sağlayan bir ödeme türü olma özelliğini taşımaktadır.

Alıcı ve satıcı birbirlerine güven duysalardı bugün akreditif adına bu sözleri söylemiyor olacaktık.

Akreditif şartlı bir banka garantisidir. Akreditifte ödeme banka garantisi altındadır. Birbirlerini tanımayan ithalatçı ve ihracatçılar güvenlerini akreditifteki bankalarda birleştirirler. Akreditifin kuralları ihlal edilmedikten sonra, tarafların tereddütsüz güven duymaları gereken bir ödeme şeklidir.

Türk Eximbank İhracat Kredi Sigortası

Tamamen Türk menşeili malların ihracatının teşvik edilmesi ve desteklenmesi için kurulan Türk Eximbank; riskli ülkelere uzun vadeli mal satmak isteyen ihracatçıların alacaklarının tahsilinde adeta garantör olmakta ve alacaklarını sigortalamaktadır. İhracatçıların rekabet gücünü arttıran bu uygulamada ihracatçımız ihracat bedelini politik ve ticari risklere karşı sigortalamış olmaktadır. İhracatçımız politik ve ticari nedenlerden dolayı malların fiili ihraç tarihinden itibaren 360 gün süreyle ihracat bedeli yurt dışından tahsil edemediği zaman, Türk Eximbank aksi belirtilmediği sürece fatura bedelinin % 90’nını ihracatçıya Türk Eximbank’a müracaatını takip eden 60 gün sonra ödemektedir.

Türk Eximbank’ın hassasiyetle üzerinde durduğu konulardan bir tanesi alıcı ve satıcı arasında gizli bir husumet olmamasıdır. İhracatçının Türk Eximbank’a dürüst davranıyor olması gerekir.

Türk Eximbank’ın bu çabası ihracatçılarımız ve Türk menşeili malların ihracatının arttırılması içindir.”

Reşat Bağcıoğlu

Buyer Network Webinar Serisi #9’da Ünsped Gümrük Müşavirliği İle Dış Ticaret ve Gümrük Konularını Konuşacağız.

Buyer Network Webinar Serisi’nin 9. etkinliğinde UGM’nin değerli yöneticileri ile hayatımızı ve işimizi etkileyen Covid19’un Gümrükleme ve Dış Ticaret alanlarındaki etkilerini konuşacağız.

30 Nisan Perşembe günü 14.00’da UGM Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Cahit SOYSAL, “01 Nisan 2020 Tarihli Gümrük Yönetmeliği Değişiklikleri” başlıklı konusu ile bizlerle olacak.

Hemen ardından UGM Yönetim Kurulu Başkanı Remzi AKÇİN, “Gümrük ve Dış Ticaret İşlemlerinde Corona Virüs Nedeniyle Alınan Tedbirler ve Kolaylaştırmalar” başlığıyla aşağıdaki konulara değinecek.

• Gümrük İdarelerinde Çalışma Düzeni
• Sınır Geçişleri
• Türkiye’nin Ticaret Politikası
• Gümrük İşlemlerinde Düzenlemeler

Bu dolu dolu etkinlik için takviminizde yer açın.

Bu dolu dolu etkinlik için takviminizde yer açın. Kayıt ve izleme için webinar.buyernetwork.net