Tekstil Sektörü İçin Çıkış Formülü Döngüsel Ekonomi ve İnovasyona Dayalı Yeni Nesil Tekstilde

Yaşadığımız sıkıntının finansal bir kriz olmadığını, tüm dünyayı etkisi altına alan, sosyal ve ekonomik etkileri olan çok boyutlu bir süreç olduğunu söyleyen Zorlu Tekstil Grubu Başkanı Necat Altın, bu süreçten ancak işbirliği, dayanışma ve birlikte değer yaratmanın gücünün farkına vararak çıkılabileceğini söyledi.

Zorlu Tekstil, Avrupa’nın en büyük entegre polyester iplik üreticisi Korteks ve ev tekstili üretiminde global liderlerden biri olan Zorluteks başta olmak üzere 12 şirketiyle Türkiye’nin tekstilde en büyük gruplarından ve ihracatçılarından biri olarak, koronavirüs sürecinde de ekonomi için katma değer yaratmayı sürdürüyor.

Döngüsel ekonomi tabanlı inovasyona dayalı yeni nesil tekstil yatırımlarıyla, salgın sonrasında tekstil sektörü için çıkış formülünün ipuçlarını veren Zorlu Tekstil, anti bakteriyel çarşaf ve nevresim gibi akıllı tekstil ürünleriyle uzun süredir sağlık sektörünü de desteklemeyi sürdürüyor.

Zorlu Tekstil’den korona destek komitesi

Tüm dünyanın mücadele ettiği koronavirüs salgını sürecinde Zorlu Tekstil’in tüm imkânlarını seferber ettiğini söyleyen Necat Altın ‘Yaşadığımız bu salgın süreci bize doğa ile uyumlu, sadece kendimiz için değil dünya için iyi olan bir ekonomik modele ihtiyacımız olduğunu bir kez daha gösteriyor. Biz Zorlu Tekstil olarak bunu erken dönemde keşfederek döngüsel ekonomi tabanlı inovasyona dayalı yeni nesil tekstillere uzun yıllardır yatırım yapıyoruz. Yaşadığımız süreçte kıymetini çok daha anladığımız ve kendilerine minnettar olduğumuz sağlık çalışanlarımızın kullandığı kıyafetler bile, yeni nesil tekstilden geliyor. Hava geçirgenliği yüksek, terletmeyen, nem ayarını sağlayan bu iplikler akıllı tekstil endüstrisinin sayesinde sağlık çalışanlarına ulaşabiliyor. Biz de Zorlu Tekstil olarak ülkemizin koronavirüsle mücadelesine katkıda bulunmak amacıyla, Şirketimiz bünyesinde kurduğumuz ‘Korona Destek Komitesi’ ile Türkiye genelinde pek çok sağlık kuruluşuna yastık, yorgan, nevresim ve güneşlik kumaş bağışında bulunduk. Bir süre önce de sağlık çalışanlarımız için cerrahi maske ve koruyucu tulumlar üretmeye başladık. Her türlü imkânımızla başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere tüm halkımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Bu süreci dayanışma ruhu içinde ve birbirimizden güç alarak atlatacağımıza inancım tam’ dedi.

Buradan çıkışın yolu döngüsel ekonomi ve inovasyon odaklı yeni nesil ekonomide

Korononovirüs salgını sürecinde sosyal ve ekonomik olarak bilinen tüm yöntemlerin fazlasıyla zorlandığını ve sınandığını, bugün artık yeni bir paradigma değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Altın“Tüm dünya gibi ülkemiz de yaşanan bu salgın ile birlikte bir sınavdan geçiyor. Bu süreçte en öncelikli görevimiz; toplum sağlığını ve bizim için varını yoğunu ortaya koyan doktorlarımız, hemşirelerimiz ve sağlık çalışanlarımızı korumaktır. Fakat bununla birlikte ekonomide ve toplumsal hayatta artık bilinen yöntem ve modellerle yolumuza devam etmemiz pek mümkün görünmüyor. Gün artık yeni bir şey söylemenin de öteside yeni olanı, insan ve gezegen için gerekeni yapmanın günüdür. Bu salgın bize tüm sektörleri baştanbaşa değiştirecek yeni bir ekonomi çağının ayak seslerinin duyulduğunu hissettirdi. Ülke olarak buna göre kendimizi yenilemeliyiz. Biz bu süreçte tüm bilgi birikimimizi ülkemizin hizmetine sunmaya hazırız” dedi.

Yaşadığımız sıkıntının finansal bir kriz olmadığını, tüm dünyayı etkisi altına alan, sosyal ve ekonomik etkileri olan çok boyutlu bir süreç olduğunu dile getiren Necat Altın, bu süreçten ancak işbirliği, dayanışma ve birlikte değer yaratmanın gücünün farkına vararak çıkılabileceğini söyledi. Sektörün değişim ve dönüşüm ihtiyacının hiç olmadığı kadar arttığını ifade eden Altın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üretimden tedarik zincirine, ücretli çalışanlardan, esnaf ve KOBİ’lere kadar reel sektörü ciddi şekilde zorlayan bir süreç yaşıyoruz. Fakat önce sağlık diyerek gereken tedbirleri alır ve işlerimizin de sürdürülebilirliği sağlarsak bu sıkıntıyı en makul sürede atlatabiliriz. Biz Zorlu Tekstil olarak bu süreçte öncelikli olarak çalışanlarımız ve müşterilerimiz başta olmak üzere tüm paydaşlarımızın sağlığını düşünerek iş süreçlerimizi yeniden düzenledik. Bu kapsamda fabrika ve tesislerimizde hijyen standartlarını en üst düzeye çıkararak yaptığımız dezenfektan uygulamalarını daha da sıklaştırdık. Bunun yanı sıra yakın teması önlemek adına, başta T.C Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm yetkili kurumların uyarılarını dikkate alarak mesafeli ve dönüşümlü çalışma düzenine geçtik. Bununla birlikte yaptığımız yeni sevkiyat planlamalarıyla tedarik zincirinde aksamalar olmamasını sağladık. Yine yakın temas ihtimalini ortadan kaldırmak üzere; ciddi yatırımlar yaptığımız online mağazalarımızı ve diğer online kanalları çok daha aktif bir şekilde kullanmaya başladık. Çalışanlarımıza yönelik birçok uygulamayı da hızlı bir şekilde devreye aldık. Özellikle sosyal hayatımızın kısıtlandığı, sevdiklerimizden uzak kaldığımız ve ister istemez duygusal olarak zorlandığımız bu günlerde, Psikolojik Danışma Hattımızı, tüm Zorluteks çalışanları için devreye aldık. Zorlu Tekstil olarak uzun süredir tüm şirketlerimizde başlattığımız akıllı dönüşümün olumlu etkilerini bugün çok daha açık bir şekilde görüyoruz. Bugün çokça konuşulan dijitalleşme ve teknolojiye yıllar öncesinden yapmaya başladığımız yatırımla; yurt dışındaki birçok müşterilerimiz fabrikalarımıza online olarak sipariş bile girebiliyor. Bu sayede seçkin dünya perakende devlerinin inovatif iş ortağı olmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle ticaret kanalımızı daha da akıllandırmak istiyoruz. Yeni işler, yeni kanallar, e-ticaret ve uluslararası işbirlikleri ile büyümeye devam edeceğiz. Zorlu Tekstil Grubu olarak çalışanlarımız, tedarikçilerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte bu süreçten de güçlenerek çıkacağız”

COVİD Biz Bize Etkinliğine Engel Olamadı

People clapping in the window in support of people who fight against the coronavirus
People in Spain clapping in the window in support of people who fight against the coronavirus

EGİAD Biz Bize Etkinliği Online Yapıldı

COVİD Biz Bize Etkinliğine Engel Olamadı

Ekonomi Bilim Kurulu Kurulmalı

EGE Genç İş İnsanları Derneği’nin (EGİAD), deneyim ve misyonunu aktarmak için fahri üyelerle, yeni üyeleri biraraya getirdiği ve en önemli faaliyetleri arasında yer alan ‘Biz Bize’ etkinliği Covid-19 salgını sebebiyle online platformda düzenledi. EGİAD geçmiş dönem başkanları Bülent Şenocak ve Temel Aycan Şen’in de yer aldığı etkinlikte, salgın ve krize ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Ayrıca şirketlerin beklenti ve talepleri de görüşülerek birliktelik ve dayanışma pekiştirildi.

Amacımız Üyeler Arası Dayanışma

Zoom üzerinden gerçekleşen ve 50’yi aşkın üyenin katılım gösterdiği online Biz Bize etkinliği 105 dakika sürdü. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aslan, Endüstri 4.0 ile gündeme gelen dijitalleşme sürecine, salgın sebebiyle tüm dünyanın hızlı bir geçiş yapmak durumunda kaldığına dikkat çekti. Covid 19 salgının ülkemizde görülmesiyle birlikte kurulan EGİAD Kriz Masasının, üyeler arası dayanışma sürecini tepe noktaya ulaştırdığını ifade eden Aslan, “Sizlerle irtibat kurmaya ve elimizden geldiğince bu süreçte destek olmaya çalıştık. Bugün de burada geniş bir katılımla beraberiz; amacımız yine birlikte olmak, birbirimize destek olabilmek” dedi.

Ekonomi Bilim Kurulu Kurulmalı

Krize ilişkin değerlendirmede bulunan EGİAD Başkanı Mustafa Aslan, salgının tam olarak ne kadar süreceğinin kestirilemediğini belirterek, “Krizin uzun sürmesi tüm dünyada yoksulluğun önemli ölçüde artmasına yol açabilir. Ülkemiz özelinde mesela beni işsizlik korkutuyor. Özellikle düşük gelir grubu için devlet desteği şart. Birkaç ay önce başlattığımız ekonomi sohbetlerinde Yeni Ekonomi Programı’nı ele almıştık ama şimdi tüm tahminlerin geçerliliğini yitirdiğini düşünüyorum. Açıkçası Sağlık Bakanlığı bünyesinde yürütülen çalışmaları çok başarılı ve yerinde buluyorum. Bilim kurulu bu anlamda ehil kişilerden oluşuyor ve etkin çalışmalar yapıyor. Önümüzdeki günlerde sağlık tarafından gelecek iyi haberlerle beraber belki ekonomi bilim kurulunu kurmak ve buna göre mali tedbirleri konuşmak yerinde olabilir. Ülkemizde nakit akışı bozulan işletmelere daha fazla destek gerekiyor. Tedarik zincirinin tek bir halkası zayıfsa herkes etkileniyor. Bu sadece ulusal değil uluslararası boyutta da bir sorun. Ülkelerin tek başına bu krizle mücadele etmesi yeterli değil. Uluslararası koordinasyona her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. KOBİ tarafında küçük ölçekte KGF ile sağlanan desteklerden faydalanmaya çalışılıyor. Bunların limitleri çok hızlı doluyor. Burada daha fazla desteğe ihtiyaç var. Özellikle KOBİ ve esnaf için bu krediler çok kritik. Tarım, gıda, ilaç ve sağlık sektörleri gibi temel ihtiyaçları karşılayan sektörlerin devamlılığı çok kritik. Bu sektörlerde faaliyet devam etse bile onlar da mevcut durumdan fazlasıyla etkileniyorlar ve önemli ölçüde zorluk çekiyorlar. Dolayısıyla bu alanlarda üretim ve hizmetlerin kesilmeden devam edebilmesi için ihtiyaç duyulan destekler verilmeli” dedi.

Dünya için adeta yeni bir dönemin başladığının dile getirildiği online toplantıda, söz alan üyelerin ortak değerlendirmesi ise, insanoğlunun tüm alışkanlıklarının, yaşam biçiminin ve mesleklerinin revize edileceği ve tartışmaya açılacağı oldu. Dünya’nın blokchain tabanlı dijital topluma dönüşmekte olduğuna işaret edilen etkinlikte, üye iş insanlarının çalışma biçimleri ve deneyimleri görüşüldü. Şirketlerin mevcut çalışanlarının yeterliliğinin sorgulanacağı bir süreçten geçildiğinin ifade edildiği Biz Bize etkinliğinde ayrıca yapılabilecek online etkinlikler de masaya yatırıldı.

Tedarik Zinciri Tüm Aşamalarıyla Denetlenmeli

Türkiye’nin dört bir yanında, başta istihdam olmak üzere birçok alanda katma değer yaratan market zincirlerini temsil eden Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Koronavirüs pandemisi sürecinde sebze meyve, gıda ve temizlik maddelerinin fiyatlarına yapılan artışlara dikkat çekti. Federasyon başkanlığından yapılan açıklamada; yerel market zincirlerinin, ülkemizin geçtiği bu zorlu dönemde, halkı mağdur etmeyecek bir fiyat politikası uygulamaya çalıştıkları belirtildi. TPF, üretim-satış zincirinin son halkası olarak tüketici karşısında üretici ve aracı firmaların uyguladıkları zamların sorumlusu olarak görüldüklerini, tedarik zincirinde yer alan tüm aracıların oluşan fiyatlardaki gerçek payının anlaşılması için Ticaret Bakanlığı’na, Tarım ve Orman Bakanlığı’na, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’na başvuruda bulundu.

Organize perakendenin en büyük çatı örgütü Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF), Koronavirüs salgını nedeniyle yaşanan yoğun gündemde tüm yurtta alınan tedbirler doğrultusunda vatandaşların temel ihtiyaç ürünlerine hızlı ve kesintisiz erişim sağlaması ve alım gücünü olumsuz etkileyecek ürün fiyatlarındaki gereksiz artışlara yönelik tedbir çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Bu dönemde halkı mağdur etmeyecek bir fiyat politikası uygulamaya çalıştıklarını belirten TPF Başkanı Ömer Düzgün, üretim-satış zincirinin son halkası olarak tüketici karşısında üretici ve aracı firmaların uyguladıkları zamların sorumlusu olarak görüldüklerini, bu durumun incelenmesi için yetkili mercilerden araştırma talep ettiklerini belirtti.

Türkiye Perakendeciler Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Düzgün yaptığı açıklamada, şunları söyledi: “İçinde bulunduğumuz olağanüstü pandemi sürecinde, halkımıza en kaliteli ürünü ve en iyi hizmeti sunmakla mükellef olan üretici-satış zincirinin tüm halkalarını oluşturan paydaşlarımızla kenetlenerek bu amaç etrafında çalışmalarımızı sürdürmeyi arzu ediyoruz. Fakat, tedarik zincirinin ilk halkası olan üreticilerin, hallerin ve lojistik firmalarının ürün ve hizmet fiyatlarında artış gerçekleştirmesi, yerel marketlerimizi bu doğrultuda artan maliyetler sebebiyle fiyat düzenlemesi yapmaya zorunlu olarak yönlendirmektedir. Bu nedenle perakende mağazaları, tüketicinin gözünde fiyat artışlarının sorumlusu olarak algılanmaktadır. Oluşan bu algının gerçeği yansıtmadığı tedarik zincirinin tüm aşamalarında gerçekleştirilecek denetimlerle tespit edilebilecektir.

Biz vatandaşlarımızın gereksinimlerini milli seferberlik ruhuyla karşılamaya gayret ederken tedarik zincirinde buz dağının altı olarak nitelendirdiğimiz, üretim, lojistik sektörleriyle birlikte sebze-meyve hallerinin ürün fiyatlarında keyfi artış yapması perakende sektörünü mağdur etmektedir. Tüketicinin tepkisinin doğrudan perakendecilere yönelmesi kamuoyunda bizlere yönelik olumsuz algılara sebebiyet vermektedir. Vatandaşımızın bütçesinden çıkacak haksız her kuruşun takipçisi olmak için perakendeciler olarak iç denetim mekanizmamızı sürecin ilk gününden bu yana takip ediyoruz. İç denetimde sağladığımız hassasiyeti bir manada çözüm ortaklarımız olan üreticilerden, lojistik firmalarından ve sebze meyve hallerinden de bekliyoruz. Ülke ekonomimizin ve vatandaşımızın refahı için tedarik zincirinin tüm aktörlerini milli birlik ve seferberliğe davet ediyorum. Devletimizin karar verici mekanizmasının da tedarik zincirinde fırsatçılık kollayanları ayıklamasını temenni ediyorum”.

Fahiş fiyat artışlarının takipçisiyiz

Başkan Düzgün yaptığı açıklamada sözlerine şöyle devam etti: “Topraktan ya da üretim hattından çıkan, bakliyat, ayçiçek yağı, taze sebze-meyve, gıda ve temizlik ürünleri dahil herhangi bir ürün, bizim raflarımıza gelene kadar pek çok aracı kişi/kuruluştan geçmektedir. Özellikle, yerel perakendeciler olarak, bu zincirin her halkasında bulunan ve bu işten para kazanan hal ve dağıtım şirketleri gibi aracı kuruluşları hiçbir zaman göz ardı etmeden, direkt üreticiden satın alma yapmak yerine sistemin tüm paydaşlarının işlevselliğini yitirmemesi adına devamlılığını sağlamaya özen gösteriyoruz. Biz işimize bu kadar hassasiyetle yaklaşırken, keyfi şekilde gerçekleştirilen fahiş fiyat artışlarının da takipçisi olacağız. Bizleri zor durumda bırakan ve kamuoyunda oluşabilecek “perakendecilerin krizi fırsata çevireceğine” yönelik olumsuz algının önüne geçmek adına, ürün fiyatlarına yönelik tedbir ve düzenlemelerin üretici ve lojistik sektörlerini de kapsayacak şekilde tedarik zincirinin tüm aşamalarında hayata geçirilmesini talep etmek üzere, Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’na başvurularımızı yaptık. Pandemi süreci devam ederken, önümüzdeki günlerde başlayacak mübarek Ramazan ayı öncesinde oluşan bu durum karşısında, başta ülke ekonomimiz olmak üzere vatandaşlarımızın ve perakendecilerin bu süreci en az zararla atlatmasını sağlamayı görev biliyoruz”.

Türkiye Perakendeciler Federasyonu’nun Türkiye’nin dört bir yanındaki üyesi yerel marketler, tüm Türkiye’de her gün milyonlarca müşterisini ağırlıyor.

Strateji Hedef ve KPI İlişkisi Işığında Stratejik Planlama

Bu yazımda; StratejiHedef ve KPI ilişkisini ele almak istiyorum.

Bir şirket için Stratejik Plan ve Kurumsal Performans Yönetimi yapmak günümüz dünyasında sürdürülebilirlik için hayati öneme ulaşmış durumdadır. Bu noktada, firmaların zorlandıklarını gözlemlediğimiz en önemli nokta stratejileralt stratejilerhedefler, ve KPI ( Anahtar Performans Göstergeleri ) arasındaki ilişkiyi ve kurgu sırlamasını oluşturma aşamasıdır. Bu yazımızda, StratejiHedef ve KPI ilişkisine dair dünyadaki iyi uygulama örneklerine ve Albert Solino metodolojisine dayanarak bir çözüm önermeyi hedeflemekteyiz:

Strateji Planlama Komitesi ile birlikte gerçekleştirilmesini önerdiğimiz strateji belirleme toplantısı sonucunda ortaya çıkan stratejik hedef ağacından  sonraki süreçte StratejiHedef ve KPI ilişkisinin doğru kurulmasına dair yapılması gerekenleri 2 aşamada özetlemek isterim:

Stratejik Planlama Yazılım Kullanımı

Bütün bu StratejiHedef ve KPI ilişkisini doğru yönetebilmek adına şirketlerin Stratejik Planlama ve Kurumsal Performans Yönetimi yazılımı kullanmaları günümüzün karmaşık iş hayatında; işlerini yönetilebilir, sürdürülebilir, ölçülebilir ve yalın kılmaktadır.

SAP, Oracle, Microsoft Power BI gibi dünya devi ve karmaşık yazılımlar bu alanda olduğu gibi yalın, etkin, basit kullanımlı ve ulaşılabilir bulut tabanlı Corvisio gibi yazılımlar da mevcuttur. StratejiHedef ve KPI ilişkisini doğru yönetebilmeniz adına bu işe dair stratejik planlama yazılımlarını da kullanmanız şirketinize önemli bir verimlilik katacaktır.

Küresel Ekonomi Koronavirüs Çıkmazında

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Burak Saltoğlu koronavürüsün Avrupa Birliği içindeki sorunları ortaya çıkardığını ve AB’nin sürdürülebilirliğinin tartışılması gerektiğini vurguluyor. Ülke ekonomilerinin küresel salgından nasıl etkileneceği konusunda önemli değerlendirmenler yapan Saltoğlu, salgın sonrası Türkiye ekonomisinin %4 daralmasının beklendiğini de ekliyor.

Salgının finans sisteminde insan odaklı bir dönüşüme yol açması gerektiğini vurgulayan Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Burak Saltoğlu krizin her ülkeyi etkileyeceğini belirtiyor: “Olumlu anlamda öne çıkan ülkeler Kore, Singapur gibi ülkeler olurken ABD ve AB çok daha olumsuz etkilendi. Dünyanın en çok ARGE yapan ve en iyi sağlık kurumlarına sahip ABD’nin bu sorunu bu denli kötü yönetmesi ciddi bir hayal kırıklığı. Diğer yandan AB’nin kendi içinde çok büyük sorunları olduğu da ortaya çıktı. İspanya ve İtalya’nın sorunlarına ciddi anlamda kayıtsız kalan AB’nin sürdürülebilirliği bir kez daha tartışılacaktır. Bu tür günlerde dayanışma için kurulan bu örgütün bu dönemde kendi üyelerine yeterli desteği vermediği görüldü.”

2020’de ciddi işsizlik ve yavaşlama kaçınılmaz”

Krizin ne kadar daha devam edeceği belirsiz olsa da her senaryoda 2020’nin 2. ve 3. çeyreğinde ciddi işsizlik ve yavaşlamanın kaçınılmaz olduğunu ifade eden Saltoğlu, turizm, perakende, taşıma / ulaştırma, inşaat ve tekstil sektörlerinin en çok etkilenecek sektörler olduklarını söylüyor: “Bundan sonra yapılması gereken ilk şey ekonomik krizin yönetiminde koordineli, gerçekçi ve güvenilir bir program sunulması. Ülkeler milli gelirlerinin ortalama %3-4’ünü bu krizi yönetmeye ayırmış durumda. Biz şu an için 100 milyar bir destek ve bazı yan destekler öngördük, muhtemelen daha fazlası gerekecek.”

“Birçok finans alternatifi var. Benim ilk aşamada önerim yüksek getirili kısa vadeli “özel tertip” bir bono tahvil çıkarılması. Sonrasında daha fazla para basılması gündeme gelebilir, ancak tüm bu fonların nasıl kullanılacağı da çok önemli. Dünya ekonomisinin %2,7 daralacağının beklendiği bir dönemde Türkiye’nin de %4 civarı daralması bekleniyor. Bunun en az sosyal maliyetle atlatılması çok önemli.”

Finans sistemi salgından hangi dersleri çıkarmalı?

Küresel salgın sonrasında sağlık sistemi başta olmak üzere birçok konunun yeniden değerlendirilmesi ve kaynakların daha etkin bir şekilde dağıtılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Saltoğlu, “Gelir düzeyi düşük olan kesim için işsizlik sigortası, sağlık sigortasının miktarı ve kapsamının ciddi oranda geliştirilmesi önemli. Bu dönüşüme gerekli kaynak için de vergi sisteminin daha adil olması ve ARGE harcamalarının temel bilimlere ve bu tür sorunların önlenmesine kullanılması düşünülebilir. Örneğin, ABD’nin savunma harcaması yıllık 750 milyar ABD Dolar. ABD’deki en zengin %1’lik kesimin serveti toplumun çok önemli bir kısmının servetine sahip. Bu AB ve diğer ülkelerde de o kadar farklı değil,” ifadelerini ekliyor.

“Kriz sonrası yine bir global hafıza kaybı yaşanacağını kestiremiyoruz. 2008 krizinden sonra kapitalizmin büyük dönüşümüne yönelik beklentilerin 12 yılda pek de gerçekleşmediğini düşünerek çok umutlu olmadığımı da belirtmek isterim. Bu sefer daha farklı olacak, çünkü daha derin bir şok yaşıyoruz ama yine de olması gereken değişimin ne kadarının gerçekleşeceği konusunu zaman gösterecek.”

Buyer Network İş ve Ticaret Platformu – Online Mindfulness Semineri Pazar Günü Gerçekleşti.

Buyer Network İş ve Ticaret Platformu, webinar serisine Pazar günü gerçekleştirdiği Mindfulness semineri ile devam etti.

Mindfulness Eğitmeni ve Yaşam Koçu Sayın İlkay Tokgöz, katılımcılara mindfulness hakkında kısa bir bilgi verdi ve yararlarından bahsetti. Prof. Dr. Murat Erdal’ın moderatörlüğünde gerçekleşen seminerde İlkay Hanım, iş yerlerinde neden mindfulness tekniklerini kullanmamız gerektiğini de örneklerle anlattı. Katılımcılarımızın yoğun ilgi gösterdiği bu etkinlikte gelen soruları da yanıtsız bırakmayan Sn. Tokgöz, canlı yayında küçük bir pratik yaparak yaklaşık 50 katılımcıya tekniklerin uygulanmasını da göstermiş oldu.

Bu serinin devamının geleceğini bildiren Sn. Erdal, haftaya Pazar günü de İlker Canbulut ile gerçekleştirecekleri seminerin duyurusunu yaptı.

“Mindfulness Nedir ve Ne İşe Yarar?

Mindfulness, en basit anlatımıyla; dikkatimizi ve duyularımızı yargısızca ve nezaketle şimdiki ana yönlendirmemiz sonucu ortaya çıkan bilinçli farkındalıktır.

Geçmiş veya geleceğe ait stres, kaygı ve korku hislerimize ait düşünceleri kontrol etmekte zorlanırız. Genelde otomatik pilotta çalışan zihnimiz bu olumsuzlukları sürekli düşünme eğilimindedir. Bu sebeple pek çok fırsatı, seçeneği, detayı, keyif duyabileceğimiz anları kaçırıyor, hem psikolojik hem de fiziksel sorunlar yaşıyor ve en önemlisi beyin kapasitemizi verimli şekilde kullanamıyoruz. Mindfulness’ı öğrenerek hem meditasyon pratiklerini hem de günlük pratiklerini yaşamımıza katarak kendimizi dönüştürebilir, bilimsel çalışmalarla ispatlanmış olan, beyin yapımızda gerçekleştireceği değişimler sayesinde yaşam kalitemizi arttırabiliriz.

Özellikle iş hayatında da, stresin çok önemli bir faktör olması nedeniyle Mindfulness oldukça gereklidir. Yanlış verilen kararların çok büyük oranının stres kaynaklı olduğu yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır. Çünkü stresliyken aktive olan beynimizin limbik sistemi, mantıklı karar alan prefrontel korteksi saf dışı bırakıyor. Dolayısıyla kişi konuyla ilgili ne kadar bilgiye ve tecrübeye sahip olsa da yanlış karar verebiliyor. Sinir sistemimize etkisi dışında, Mindfulness’ın faydalarından bazılarını şöyle sıralayabiliriz; iletişim becerilerini geliştirir, verimi ve üretkenliği arttırır, odaklanma ve konsantrasyonu arttırır, hızlı öğrenme ve hafıza için faydalıdır, tepkisel davranmak yerine sorumluluk alarak durumları kontrol edebilmeyi sağlar, sinir sisteminin dengelenmesiyle bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesi sonucu hastalıklarda azalma olur, kaliteli uyku sağlar, bedensel ve duygusal olarak daha enerjik ve daha mutlu hissetme hali yaratır.

Şirketlerde uygulanması ilk olarak Silikon Vadisi’nde başladı ve Amerika’daki, Avrupa’daki köklü firmalarda ve hükümet organlarında devam etti. Google, Yahoo, Facebook, Intel, Apple, SAP, Deutschebank, Aetna, Toyota, Bosch, Goldman Sachs, Ebay, İngiltere Parlamentosu, ABD Temsilciler Meclisi Mindfulness’ı günlük rutinlerine dahil eden kurumlardan sadece bazılarıdır.”

İlkay Tokgöz

Çalışanları Avlayan Kimlik Avı Saldırısına Karşı 4 Öneri!

HACKERLERİN 3 TEMEL TEKNİĞİNE KARŞI 4’LÜ SİBER SAVUNMA

ÇALIŞANLARI AVLAYAN KİMLİK AVI

SALDIRISINA KARŞI 4 ÖNERİ!

Şirketlerin ve müşterilerinin bilgileri kimlik avı saldırılarına karşı zarar görmeye devam ediyor. Karantina sürecinde değerli şirket verilerine göz diken hackerlerin e-posta ve sosyal medya üzerinden şirket çalışanlarını avlamaya çalıştıklarına dikkat çeken Komtera Teknoloji Kanal Satış Direktörü Gürsel Tursun’a göre, kimlik avı saldırılarından zarar görmek istemeyen şirketlerin izlemesi gereken 4 yol bulunuyor.

Kimlik avı saldırıları, karantina sürecinde de şirketlerin bilgilerini güvende tutmak için karşılaştıkları en yaygın güvenlik sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Şirketlerin değerli verilerini çalmak için her türlü iletişim yöntemini kullanan hackerlerin sosyal mühendislik becerilerine karşı şirketleri uyaran Komtera Teknoloji Kanal Satış Direktörü Gürsel Tursun, hackerin hedefinde olan şirketlerin 3 temel kimlik avı saldırısına karşı alması gereken 4 önemli savunmayı paylaşıyor.

3 Temel Kimlik Avı Saldırı Tekniğine Dikkat!

Şirketlerin kimlik avı saldırılarına karşı savunmasız kalmasında doğru araçlara sahip olmamak ve çalışanları bilgi güvenliğindeki rolleri konusunda eğitmemenin büyük sorun yarattığı görülüyor. Hackerlerin, şirketlerin halen bu iki konuda gelişmişlik gösteremediklerini çok iyi bildiklerini aktaran Gürsel Tursun, her geçen gün sosyal mühendisliklerini daha da geliştiren hackerler karşısında şirketlerin doğru siber güvenlik çözümlerine ve bilinçli çalışanlar profiline sahip olması durumunda kimlik avı saldırılarına karşı önemli bir savunma mekanizması geliştireceğinin altını çiziyor. Saldırganlar tarafından kullanılan çeşitli kimlik avı teknikleri olduğunu dile getiren Tursun, ancak savunma mantığının temelde kullandıkları 3 tekniğe karşı gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtiyor.

1. DNS tabanlı. Sunucu dosyalarınızı veya alan adlarınızı tehlikeye atan bu teknik, müşterileriniziz kişisel bilgilerini veya ödeme ayrıntılarını girmesi için yanlış bir web sayfasına yönlendirir.

2. İçerik temelli. Çalışanlarınızdan ve müşterilerinizden kişisel bilgileri alabilmek için kullanılan bu kimlik avı tekniği, genellikle farklı web sitelerinde aynı şifreyi kullanan kişileri hedefler. İçeriklerin içine çekilerek veriler elde edilir.

3. Ortadaki adam. Suçluların kendilerini şirketinizin web sitesi ile müşterinizin arasına ya da çalışan ile müşterinizin arasına yerleştirmesini içerir. Bu, müşterinizin kişisel ve kredi kartı bilgileri gibi girdiği tüm bilgileri toplamasına olanak tanırken, müşterinizden size gelecek ödemeler, veriler gibi diğer tüm işlemlerinde kendilerine geçmesini sağlar.

Şirketler 4’lü Savunmaya Geçmeli

Şirketlerin kimlik avı saldırılarına karşı izlemesi gereken 4’lü savunma şu adımları içeriyor:

1. SSL Sertifikasına sahip olun. Web sitenize gelen ve giden tüm trafiği güvence altına almak için bir SSL sertifikası kullanın. Bu, web sunucunuz ile müşterilerinizin tarayıcısı arasında gönderilen bilgilerin Eavesdropping atağına yani sessizce dinlenilmesine ve izlenilmesine engel olur.

2. Güncel yamalara ve güncellemelere sahip olun. Güvenlik açığı ve güvenlik sorunlarına karşı korunmak için, şirketinizin ve sağlayıcılarınızın en son yamaları ve güncellemeleri yüklemesi gerekiyor. Buna web sitesi barındırma, alışveriş sepeti yazılımı, bloglar ve içerik yönetim yazılımı da dahildir.

3. Çalışanlarınızı eğitin. Kimlik avı dolandırıcılıklarını, kötü amaçlı yazılımları ve sosyal mühendislik tehditlerini bilmeleri ve tanımlamaları için çalışanlarınıza düzenli siber güvenlik eğitimi verin.

4. Güvenli bir şekilde korunan ödeme sayfası kullanın. Bu, müşterilerinizin kart verilerine ilişkin riski azaltmak için en iyi uygulamadır. Bağımsız denetçilerden güncel sertifikalara sahip bir ödeme ağ geçidi sağlayıcısı kullanın. Bu, müşterilerinizin ödeme ayrıntılarının her zaman korunmasını sağlar.

Dijital Ekonominin ve Finansın Değişen Yüzü: Blockchain ve Kripto Paralar Etkinliği Gerçekleşti.

Buyer Network İş ve Ticaret Platformu’nda Webinar serisi hız kesmeden devam ediyor.
Dün akşam gerçekleştirilen online eğitimde alanının uzmanı Sayın Ersan Bengisu, Blockchain ve Kripto Paralar konusu anlattı.

blockchain

Yaklaşık 184 katılımcının bulunduğu webinarda Sn. Bengisu, kripto paraları genel bir ifadeyle açıklayarak, blockchain şifreleme sistemine, blockchain’in bugününe ve geleceğine değindi. Gelecekte bu sistemle gerçekletirilecek ödeme sistemlerini ve olası durumları katılımcılara aktardı.

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü, Muhasebe ve Finans Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Yanık’ın sorularıyla blockchain’in muhasebeye etkilerine de değinen Bengisu, yaklaşık 2 saatlik verimli geçen bir sunumun ardından katılımcıların sorularını da cevaplamaya vakit ayırdı.

Buyer Network İş ve Ticaret Platformu, evde geçirilen bu günleri daha verimli hale getirmek için çalışmalarına devam ediyor.
Ücretli ve ücretsiz online eğitimler ile merak ettiğiniz konuları uzmanlardan dinleme ve sorularınıza cevap bulma imkanı sağlarken Öğrenme Merkezi ile de mesleki ve kişisel gelişiminizi destekleyecek online eğitimlere erişmenize olanak sağlıyor.

Gelecek etkinliklerden haberdar olmak için www.buyernetwork.net adresine üye olabilir, www.buyernetwork.net/etkinlikler sayfasını ve sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz.
Öğrenme Merkezi hakkında detaylı bilgi almak için www.buyernetwork.net/ogrenmemerkezi adresini ziyaret edebilir ve bize support@buyernetwork.net adresinden mail atabilirsiniz.

Canlı Eğitim Daveti (Bu Akşam) // Sunum: Blockchain ve Kripto Paralar

Buyer Network B2B İş ve Ticaret Platformu Webinar Serisi tüm hızıyla devam ediyor.

Bu akşam 20:00 – 21:00 saatleri arasında “Dijital Ekonominin ve Finansın Değişen Yüzü: Blockchain ve Kripto Paralar” eğitimimizle sizlerle olacağız.
Kripto Paralar ve Blockchain uzmanı Sn. Ersan BENGİSU tarafından gerçekleştirilecek sunumu canlı izlemek ve sorularınızı yöneltmek için aşağıdaki linke tıklamanız yeterlidir.

Yayın Linki: https://buyernetwork.net/blockchain-webinar
Yayın Başlama Saati: 20:00
Yayın Tarihi: 15 Nisan Çarşamba (Bu Akşam)

Sağlıklı günler dileriz.

Buyer Network Yönetici Geliştirme Programı – Ödüllü “Dış Ticaret Vakası” Yayınlandı.

YÖNETİCİ GELİŞTİRME PROGRAMI
BuyerNetwork.net İş ve Ticaret Platformu Öğrenme Merkezi

Yeni dönem iş hayatında örnek olay çalışmaları işe alımların ve yönetici eğitimlerinin ayrılmaz parçası haline geldi. Artık çalışanlar, kurumsal eğitimlerde iş hayatından kopuk sadece teorik bilgi ile yetinmiyor. Pratik çalışma daha fazla talep ediliyor.

Her bir çalışan gün içerisinde karşılaştığı sorunlara benzer problemleri eğitimlerde görmek, çok yönlü tartışmak ve olası senaryoları değerlendirmek istiyor.
Bu talebe uygun eğitim çözümleri sunan Buyer Network platformu olarak
Yönetici Geliştirme Programı size destek oluyor.

Yönetici Geliştirme Programı ile farklı alanlardaki vakalara katılarak mesleki gelişiminize ve kariyerinize katkı sağlayabilir ödül fırsatından yararlanabilirsiniz.
Başarılar dilerim.

Prof. Dr. Murat ERDAL

 

Vakaya ulaşmak için www.buyernetwork.net/yetenek adresini ziyaret edebilirsiniz.

Ödül:

  • Buyer Network.net Profesyonel Üyeliği 250 TL (1 yıllık)
  • Etkinliklere Katılım Hakkı
  • Başarı Sertifikası

Ücretsiz Katılım Koşulları ve Çözüm Gönderimi:

• Çalışanlar ve öğrenciler katılabilir.
• Katılım için yaş sınırı ve eğitim seviyesi belirlemedik.
• Sizin için belirli kategorilerde çözülmeyi bekleyen birer örnek olay hazırladık.
• Vakaların zorluk dereceleri başlangıç, orta ve ileri seviyelerde olabilir.
• Bazı vakalar ilave saha araştırması ve istatistik gerektirebilir.
• 30 Gün süreniz var.
• Katılım için “standart üyelik” (ücretsiz) gerekmektedir.
• İletişim için katılımcıların profil bilgileri tam olmalıdır.
• Çözümünüzü içerden dosyayı support@buyernetwork.net adresine gönderiniz.

Öğrenme Merkezi: