Lojistikte Teknolojiyi Seçmek: Doğru Karar, Doğru Ortak, Doğru Zaman
Lojistik ve tedarik zinciri yönetimi, son yıllarda sadece hızla değil, akılla da yarışmak zorunda kaldı. Artık “en hızlı teslimat” kadar, “en doğru tahmin”, “en görünür sevkiyat” ve “en verimli planlama” da masada. Bu yeni rekabet ortamında teknoloji yatırımları, şirketlerin kaderini belirliyor.
Ancak şu çok net: Pazar, seçeneklerle dolu. Ama ihtiyaçlara gerçekten uyan teknoloji sayısı çok az. Yüzlerce yazılım, onlarca entegrasyon modeli ve her biri farklı altyapı gereksinimi sunuyor. Üstelik yalnızca yazılımın özellikleri değil; arkasındaki şirketin tecrübesi, destek yapısı, yerelleşme kapasitesi ve hatta kiminle çalıştığı bile fark yaratıyor.
İşte bu yazıyı, tam da bu karmaşık tabloyu biraz olsun sadeleştirmek için hazırladım. Satın alma ya da tedarik yöneticisi olarak teknolojiye yatırım yapmayı düşünüyorsanız; “Hangisi bana uygun? Kim benim gibi KOBİ’ler için çalışıyor, kim global devlerle oynuyor? Ne kadar esnek, ne kadar ölçeklenebilir?” gibi sorulara yanıt arıyorsanız… Bu rehber size yön gösterecek.
Yapay Zeka ile Akıllı Tahmin, Optimizasyon ve Gerçek Zamanlı Görünürlük
Blue Yonder (Eski adıyla JDA Software) – ABD Menşeli
Blue Yonder, merkezi Arizona, ABD’de bulunan, 1985’ten bu yana lojistik ve perakende teknolojileri geliştiren bir firma. Özellikle yapay zeka tabanlı talep tahminleme, stok yönetimi ve tedarik planlama konularında dünya lideri kabul ediliyor. Şirketin referansları arasında Walmart, Coca-Cola, Unilever gibi devler var.
Bu yazılımı kullanan firmalar, satış verileri, sezonluk trendler, kampanyalar, hatta hava durumu gibi değişkenleri analiz ederek nerede, ne zaman, ne kadar ürün bulunduracaklarına neredeyse kusursuz şekilde karar veriyor. Müşterindeki vakalara bakınca %18 stok maliyeti düşüşü ve %12 satış kaybı azalışı gibi somut etkilerinin olduğu gözüküyor.
Llamasoft (Şimdi Coupa Supply Chain Design) – ABD Menşeli
Michigan merkezli Llamasoft, 2020 yılında Coupa tarafından satın alındı. Llamasoft’un uzmanlık alanı, senaryo analizi ve tedarik zinciri simülasyonları. Yani “Bu rotayı değiştirirsem ne olur?” gibi sorulara cevap arıyorsanız, doğru yerdesiniz. P&G, Ford, HP gibi karmaşık tedarik yapısına sahip firmalar bu ürünü kullanıyorlar.
Özellikle çok lokasyonlu, uluslararası operasyonlarda stratejik kararlar almak için muazzam bir yazılım olarak öne çıkıyor. Bir simülasyonunda, Güney Amerika operasyonlarını tek merkezden yöneten bir müşterinin, alternatif senaryoyla yıllık 3 milyon $ maliyet avantajı yakaladığını örnekliyorlar.
FourKites – ABD Menşeli
Chicago merkezli FourKites, özellikle gerçek zamanlı taşıma görünürlüğü alanında öne çıkan bir platform. Taşıma sırasında araçlar, konteynerler, paletler nerede, gecikme var mı, varış ne zaman? Tüm bu soruları AI destekli olarak cevaplıyor. Nestlé, Kraft Heinz, AB InBev gibi global devler müşterileri arasında ön sırada yer alıyor.
Bir nakliye firmasındaki pilot projede, FourKites sayesinde sevkiyatların ETA doğruluğu %68’den %92’ye çıkması ve müşteri hizmetleri ekibinin, artık arayıp “Siparişim nerede?” diyen müşterilere saniyeler içinde cevap verebiliyor olması iyi örnekleri arasında yer alıyor.
Otonom Taşıma ve Drone Teslimat Teknolojileri
Nuro – ABD Menşeli
Kaliforniya merkezli Nuro, Google’ın sürücüsüz araç projesinde çalışan mühendisler tarafından kuruldu. Şehir içi teslimatlar için geliştirilmiş, otonom, elektrikli, küçük boyutlu bir araç. Görsellerine internetten ulaşmanız mümkün. Şimdilik müşterileri arasında Walmart, Domino’s Pizza, Kroger gibi bilinen markalar yer alıyor.
Özellikle e-ticaret ve gıda sektöründe “aynı gün teslimat” isteyen markalar için muazzam bir çözüm. Sıfır emisyon, düşük gürültü ve yüksek teslimat güvenliği ile öne çıkıyor.
Zipline – ABD Menşeli
Silicon Valley çıkışlı Zipline, dünyada ilk medikal drone teslimatını gerçekleştiren firma. İlk olarak Rwanda’da ilaç ve kan taşıyarak başlayan şirket, bugün ABD, Japonya ve Avrupa’da lojistik sektörüne hizmet veriyor. UPS, Novant Health, Walmart en bilinen müşterileri arasında.
Sahra altı Afrika’da kritik ilaçları birkaç saatte ulaştırma başarısı sayesinde şimdi global lojistik zincirlerinin “acil teslimat” çözüm ortağı haline gelmiş durumda. Drone’ları 180 km menzile kadar uçabiliyor.
Dematic – Almanya Merkezli (KION Group)
Dematic, 200 yıllık geçmişi olan bir Alman markası. Özellikle depo otomasyon sistemleri ve otonom forkliftler konusunda lider. Şirketin çok uluslu referansları arasında Amazon, Coca-Cola, Nike gibi şirketler var.
Bir depoda elleçleme süresini %40’a kadar düşürebiliyor. Özellikle e-ticaret depolarında “hatalı yerleştirme” oranını neredeyse sıfırlayan projelerine tanık olunabiliyor.
Peki Türkiye’de Bu Çözümlerin Muadilleri Var mı?
Global çözümler güçlü ama her zaman yerelleşme kolay olmuyor. İşte tam burada Türkiye’deki bazı alternatifler ve partnerler devreye giriyor. Onları burada bahsetmeden geçmek olmaz.
1. Blue Yonder – Türkiye Partnerleri & Muadilleri
- Obase: Blue Yonder’ın Türkiye’deki en bilinen çözüm ortaklarından biri. Özellikle perakende sektöründe talep tahmini ve planlama projelerinde aktifler.
- VBT Yazılım: Perakende ve lojistik sektörüne özel AI tabanlı planlama ve tahminleme çözümleri geliştiriyorlar. Blue Yonder kadar kapsamlı değil ama KOBİ’ler için iyi bir alternatif.
- Netmera: Davranışsal veri analiziyle kampanya optimizasyonu yapabiliyor, AI temelli stok kararlarını destekliyor.
2. Llamasoft (Coupa) – Türkiye’de Benzerleri
- Solvoyo: Türkiye menşeli, ama global başarıya ulaşmış bir tedarik zinciri karar destek platformu. Aslında Llamasoft’un doğrudan rakibi sayılır. Yapay zeka ile senaryo analizi ve planlama yapabiliyor. Referansları arasında P&G, A101, Şok Marketler var.
- Mikroplan: Karar destek sistemleri, rota optimizasyonu ve senaryo analizleri alanında özel yazılımlar geliştiriyor.
3. FourKites – Gerçek Zamanlı Takip Muadilleri
- Tırport: Türkiye’de taşımacılığın Uber’i diyebiliriz. Gerçek zamanlı sevkiyat takibi, filo yönetimi, yükveren-şoför eşleştirme gibi konularda mobil ve web tabanlı çözümler sunuyor.
- FilloTrack: Türkiye merkezli ve büyük lojistik firmalarıyla çalışan gerçek zamanlı sevkiyat izleme sistemi.
- ShipEntegra: E-ticaret lojistik takibi tarafında yoğunlaşan ama kargo görünürlüğü açısından benzer çözümler sunan bir platform.
Türkiye’den Parlayan Bir Alternatif: Arute Solutions
Burada bahsetmeden geçmek istemiyorum. Yıllardır lojistik teknolojilerinde global markaların hâkimiyetini konuşuyoruz. ABD merkezli devler, Avrupa kökenli eski oyuncular, Hindistan çıkışlı yeni nesil yazılımlar… Ama çoğu zaman gözden kaçan şey şu: Bu ürünlerin pek azı bizim ülkemizin coğrafi, kültürel ve operasyonel gerçeklerine tam uyumlu. Türkiye gibi şehir içi trafiğin, mahalle bazlı müşteri davranışlarının, karmaşık teslimat saatlerinin olduğu pazarlarda, yazılımın “yerel sezgileri” olması şart. İşte Arute Solutions tam da bu farkı ortaya koyuyor. İstanbul’da doğmuş, ama sadece yerli bir yazılım olmanın ötesine geçmiş bir sistem. Global rakiplerinin sunduğu teknolojileri Türkiye’ye uyarlamakla kalmıyor; Türkiye’nin ihtiyaçlarından beslenerek kendi çözüm mantığını inşa ediyor.
Hangi Teknoloji Kime Uygun?
Teknoloji seçimi, sadece yazılım değil; vizyon, uyum ve sürdürülebilirlik seçimi. Benim önerim şu:
- Veriye dayalı planlama yapmak isteyen büyük perakendeciler: Blue Yonder
- Küresel operasyonu olan, senaryo bazlı düşünmeyi seven firmalar: Llamasoft (Coupa)
- Gerçek zamanlı izlenebilirlik arayan, müşteri memnuniyetine odaklı lojistik firmaları: FourKites
- Şehir içi teslimatı dönüştürmek isteyen yenilikçi şirketler: Nuro
- Kırsal veya acil teslimat çözümüne ihtiyacı olan sağlık ya da e-ticaret firmaları: Zipline
- Depo otomasyonunu ciddiye alan hacimli oyuncular: Dematic
Bu mini rehber ile teknoloji trendlerini değil, sahada ne işe yaradığını konuştuk. Çünkü her ürünün parıltısı değil, kalıcılığı önemli. Ve çünkü siz tedarik zincirinin kalbindesiniz, kararlarınız şirketin kaderini belirleyebilir.
Eğer detaylı bir analiz ya da proje özelinde destek isterseniz, bu konuda size danışmanlık vermekten memnuniyet duyarım.
Eğer yatırım yapmayı düşündüğünüz alan hem teknolojik hem yerel destek istiyorsa, bu Türk firmalarla çalışmak ciddi avantaj sağlar. Çünkü entegrasyon süreçleri daha hızlı, destek ekipleri yakın ve çoğu zaman maliyetler daha yönetilebilir.
Yorumlarınızı bekliyorum!
Olgar ATASEVEN
Girişimci, İş İnsanı, Yazar, Konuşmacı










Satınalma Dergisi’nin kıymetli okurları, yazıma geçmeden önce, hepinizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.
Dünya Altın Konseyi (World Gold Council)’nin 2024 yılına ait raporuna göre, toplam küresel altın talebi %1 artarak 4.974 ton ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Dünya genelinde yatırımcıların portföylerinde altına olan ilgisinin artmasıyla birlikte altın talebinin yükselmesi, fiyatları yukarı yönde destekler.
Trump’ın başlattığı Çin’e yönelik gümrük tarifeleri, Çin’in Misilleme Hamleleri, bu Ticaret savaşlarının getirdiği küresel belirsizlikler ve diğer finansal piyasalarda yarattığı oynaklık güvenli liman olarak altına yönelimi destekliyor.

İlla ki konşimento kayboluyorsa, bir daha hiç bulunmaması adına kaybolması kötünün iyisi olarak değerlendirilebilir. Kötünün daha kötüsü ise postada kaybolan deniz konşimentosunun bir başka şahıs / üçüncü bir kişi tarafından bulunmasıdır.
Öncelikle bu kaybın iyi yönünü değerlendirin. Demem odur ki kaybolduğu beyan edilen deniz konşimentosunu bir tilki veya çakal bulursa, o zaman neler olabileceklerini yazmak istemiyorum doğrusu. Anlayacağınız kaybedildiği beyan edilen deniz konşimentosunu kısa sürede bir tilki veya çakalın (Tilki veya çakalı mecazi anlamda kullandığımı ve işin kurnazlığı yönünde aksiyon alan kişi şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini söylememe gerek yok sanırım) bulması halinde, orijinal deniz konşimentosunu elinde bulunduran kişi deniz nakliyat acentasından ordinoyu alabilir.
Kargonun iki kurye halinde gönderilmesinden ne ihracatçı, ne de bankalar kaybeder. İhracatçıya maliyeti ek bir kargo parası kadardır.
Peşin ödeme, ithalatçının ihracat gerçekleşmeden önce mal bedelini ihracatçıya ödemesidir. İhracatçı mal bedelini tahsil ettikten sonra malları sevk eder. Bu ödeme şeklinde ithalatçı risk altındadır, ihracatçının ise hiçbir riski yoktur. Peşin ödeme ihracatçı açısından en ideal ödeme şeklidir.
Sağlık lojistiğinde hasta güvenliği son derece kritik bir konu olup, sağlık hizmetlerinin kalitesini, etkinliğini ve sürdürülebilirliğini doğrudan etkiler. Sağlık lojistiği, hasta tedavisini desteklemek için tıbbi malzemelerin, ilaçların, ekipmanların ve diğer kaynakların doğru zaman ve şekilde temin edilmesini sağlayan bir sistemdir. Bu sistemde yapılan hatalar, doğrudan hasta sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Bu nedenle, sağlık lojistiğinde hasta güvenliği, hem hastaların sağlık durumunu korumak hem de sağlık hizmeti sağlayıcılarının güvenli ve etkili bir ortamda çalışmasını sağlamak açısından önemlidir.
Liderlik, karar almaktır. Ve asıl liderlik, zor kararları açıklayabilme cesaretidir. Görünmeyen bir sorumluluk vardır bu noktada: Karar almanın teknik kısmını yönetmekle, alınan kararın yarattığı duygusal etkileri yönetmek arasında derin bir uçurum vardır. Ve çoğu zaman bu uçurum, liderin iç sesinde yankılanır.
Danışmanlık kapsamında firmalarla çalışırken dikkatimi çeken çok önemli iki konu var. Birincisi; firmaların ihracata başlamakla ilgili temel motivasyonlarının nereden geldiğini tam olarak tanımlamakta çoğu zaman zorlandıklarını ya da bu basit tanımlamayı yapabilmek adına çok da zaman ayırmadıklarını görüyorum oysa ki bu konu bana kalırsa ihracat stratejisinin oluşturulması adına oldukça önemli bir konu. Bir diğeriyse; ihracat yapmaya başlamak açısından ne derece hazır olduklarını da tam olarak bilemedekilerini görüyorum. Bu haftaki yazımla firmaların bu ana noktalarda kendilerine sormaları gereken soruları sizlerle paylaşıp bir nevi “İhracat Ön Fizibilite Çalışması Nasıl Hazırlanır?” sorusuna yanıt vermeye çalışacağım.
Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin “AB ve Almanya İlişkilerinde Yeni Dönem: Neden Türkiye?” başlıklı üçüncü panelinde konuşan Almanya Federal Cumhuriyeti 10. Cumhurbaşkanı ve Alman-Türk İş Konseyi Başkanı Christian Wulff, “Gümrük Birliği’nin üzerinden 30 yıl geçti, artık modernize edilmesi ve kapsamının genişletilmesi gerekiyor. Ayrıca taraflar arasında bir uyumsuzluk olduğunda uzlaşma adımları atılmalı.” dedi.
İtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; Sözleşme Tasarısı’nda hakedişin 60 gün içinde tahakkuka bağlanacağı 30 gün içinde de ödeme yapılacağı şeklinde yer alan düzenlemenin Teknik Şartname’nin 4.3’üncü maddesinde “İdarece onaylanmış ve tahakkuka bağlanmış hak ediş ödemesi 60 gün içinde yapılacaktır.” şeklinde yer alan düzenleme ile çeliştiği bu yüzden İhalenin iptal edilmesi gerektiği iddialarına yer verilmiştir.