50’den Az Çalışanı Bulunan ve Az Tehlikeli Sınıfında Yer Alan İşyerlerinde, İşyeri Hekimi Ve İş Sağlığı Güvenliği Uzmanı Bulundurma Zorunluluğu İle Zorunluluğa Uymamanın Cezaları
Avukat & Arabulucu
Baran ÇAĞDAVUL – av.barancagdavul@gmail.com
Bilindiği üzere 6331 Sayılı İş Güvenliği Kanunu 20.06.2012 yılında kabul edilmiş, 30.06.2012 yılında Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması ile iyileştirilmesi, uyulacak esasların belirlenmesi ve gerek işverenin gerek çalışanların görev, yükümlülük ve haklarının düzenlenmesidir. Yasa düzenleyici bu kanunun -2. maddede yazılı istisnalar dışında- kamu ve özel sektörde faaliyet gösteren tüm iş ve işyerlerinde uygulanacağını, söz edilen işyerlerinde çalışan işverenler, işveren vekilleri, çıraklar ve stajyerler de dahil olmak üzere, bütün çalışanlar yönünden uygulanacağını belirlemiş durumdadır. Peki her işyerinde aynı kurallara mı riayet edilecektir?

Binlerce farklı sektör ve alanda faaliyet gösteren her şirketin, tabi olarak aynı kurallara uyması beklenemeyecektir. Çünkü her işyerinde; çalışılan yer, çalışma süresi, çalışan sayısı, çalışmanın fikri emek ile mi yoksa fiziki emek ile mi gerçekleştirildiği, çalışılan alanın riskleri, çalışma araçları vb. onlarca farklılık mevcuttur. Bu nedenle Bakanlık yayınladığı “İş Sağlığı Ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği” ile işyerlerini tehlike riskleri yönünden Az Tehlikeli, Tehlikeli ve Çok Tehlikeli olmak üzere 3 derecede sınıflandırmıştır. (İşyerinin tehlike sınıfı, NACE kodundan öğrenilebilmektedir.)
Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra, yine kanunda yazılı başlangıç tarihlerine uygun biçimde çok tehlikeli, tehlikeli ve 50’den fazla çalışanı olan az tehlikeli olarak sınıflandırılmış işyerlerinde, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı bulundurma uygulaması başlamış, yükümlülüğünü yerine getirmeyen işyerlerine ilgili cezalar kesilmiştir. Ancak 50’den daha az sayıda çalışanı olan ve az tehlikeli sınıf kapsamında kalan işyerlerinde, 31.12.2024 tarihine değin işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğu düzenlemesinin yürürlük tarihi sürekli ertelenmiştir. Ne var ki erteleme yönünde bir karar daha verilmemiş, 31.12.2024 tarihi itibarıyla 50’den daha az sayıda çalışanı olan ve az tehlikeli sınıf kapsamında kalan işyerlerinde de artık işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğu başlamıştır.
Bu kapsamda en az 1 çalışanı olan her işyerinde (kanunun 2. maddesinde yazılı işyerleri hariç olmak üzere), işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı bulundurulması zaruridir. İşveren sözü edilen hizmetlerin bir kısmını ya da tamamını, ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden veya ÇASMER’lerden hizmet alarak da yerine getirebileceği gibi 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyeri işverenleri ya da işveren vekilleri, Bakanlıkça ilan edilen eğitimleri tamamlamak suretiyle de iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini bizzat kendileri yürütebilir. Ancak işe giriş ve periyodik muayeneler ile tetkikler, bu durumdan istisna tutulmuştur. Başka bir deyişle işe giriş ve periyodik muayeneler ile tetkikler için işveren ya da işveren vekili dışında bir uzmandan hizmet alınması zorunluluğu devam etmektedir. Peki 50’den az sayıda çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri işverenlerinin, sözü edilen yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde karşılaşacağı idari cezalar nelerdir?
2025 yılında yapılan % 43,93 oranındaki artışla beraber, 50’den az sayıda çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde iş güvenliği uzmanı görevlendirilmemesinin ya da bulundurulmamasının cezası, her ay için ayrı ayrı 88.663,00 TL idari para cezasıdır. Aynı biçimde işyeri hekimi bulundurulmamasının ya da görevlendirilmemesinin cezası da her ay için ayrı ayrı 88.663,00 TL idari para cezasıdır. Ancak burada gözetilmesi gereken husus, yalnızca bulundurma zorunluluğuna uyulmasının yeterli olmadığı hem iş güvenliği uzmanının hem de işyeri hekiminin kanunda belirlenen niteliklere haiz olması gerektiğidir.
İşyerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurulması zorunluluğuna ek olarak, işyerinde iş güvenliğinin sağlanması ve iyileştirilmesi kapsamında kanun ve yönetmenlikle işverenlere yüklenen başkaca bir dizi sorumluluk vardır. Bunlardan bazıları; işyerinde olası tehlike ve ihtimallerin tespit edilebilmesi amacıyla risk değerlendirmesi yapılması, çalışanlara yönelik bilgilendirmede bulunması ile eğitim vermesi, acil hallerde uygulanmak üzere acil durum planları hazırlaması, tatbikatlar gerçekleştirmesi, periyodik denetimlerde bulunması, dışarıdan denetime izin vermesi, iş güvenliğinin sağlanmasına yönelik bildirimlere uygun davranması vb. hallerdir.
Sözü edilen yükümlülüklerin eksik ya da hiç yerine getirilmemesi halinde ise işveren 2025 yılı için;
-Risk değerlendirilmesi yapılmaması yönünden 53.172,00 TL, aykırılığın devam ettiği her ay için ayrı ayrı 79.783,00 TL,
-Çalışanların maruz kaldığı risklerin tespit edilmesine yönelik rutin ölçüm, inceleme ve araştırmaların yapılmaması yönünden 26.557,00 TL,
-Acil durum planları yapılmaması ve tedbir alınmaması yönünden 17.686,00 TL,
-Çalışanlara eğitim verilmemesi yönünden her bir çalışan için ayrı ayrı 7.156,00 TL,
idari para cezası ile karşılaşacaktır.
Bununla birlikte yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden bahisle işin durdurulmasına karar verilmesi halinde, durdurma idari para cezasına oranla çok daha ağır bir yaptırım olduğundan, isabetli biçimde kanunun 26/4. maddesinde, durdurmaya sebep olan fiilden dolayı ilgili idari para cezasının uygulanmayacağını düzenlemiştir.
Avukat & Arabulucu
Baran ÇAĞDAVUL











Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa ortaklığında akademik bilgi birikimi ve deneyiminin teknoloji girişimciliğiyle buluştuğu Entertech İstanbul Teknokent’in yeni binasının temel atma töreni vesilesiyle bir aradayız. Entertech İstanbul Teknokent, son yıllarda geliştirdiği proje ve programlarla, girişimcilikte Avrupa’nın parlayan yıldızı olan İstanbul’un ekosistem değerini artıracak önemli çalışmalara imza attı. Yürüttüğü hızlandırıcı ve kuluçka programlarıyla, hayata geçirdiği girişim sermayesiyle, girişimcilerimize sadece fiziki imkânlar sunmakla kalmayıp aynı zamanda yenilikçi projelerin filizlenip büyümesi için bir çekim merkezi hâline geldi. Entertech İstanbul Teknokent’in teknoloji girişimciliğinde yeni başarı hikâyeleri çıkarmak adına ekosistemi besleyici bir rol üstlenmesini takdirle takip ediyoruz. Temelini atacağımız, toplam 12 bin metrekare kapalı alana sahip Entertech İstanbul Teknokent’in yeni binasını da Entertech’in son dönemdeki başarılı atılımlarının önemli bir halkası olarak görüyoruz. Modern altyapısı ve yenilikçi olanaklarıyla özgün girişimlerin doğması ve ölçeklenmesi adına fiziki ihtiyaçlara cevap verecek bu tesisi, inşallah bu yıl sonuna kadar tamamlayarak teknoloji ekosistemimizin hizmetine sunacağız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; ülkemizi teknoloji girişimciliğinde devler ligine taşımak üzerine atılan her adımın destekçisi olmayı sürdüreceğiz” dedi.
Törende konuşan ve yeni binalarının globalleşme vizyonuna sahip, güçlü teknoloji firmalarına ev sahipliği yapacağını belirten Entertech Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu, “2025’te başlayacak ve 4 yıl boyunca çalışmalarımızı bunların üzerine inşa edeceğimiz beş ana hedefimiz bulunuyor. Bunlar; uluslararasılaşma, girişim ve Ar-Ge firmalarını geliştirici farklılaşmış programlar sunma, fona erişim kolaylığı, ihtisaslaşmış kümelenme ve Entertech İstanbul Teknokent fiziki altyapısının geliştirilmesi olarak sıralayabiliriz. Entertech İstanbul Teknokent fiziki altyapısının geliştirilmesi hedefimiz kapsamında yeni binamızın inşaatına başladık. Binamız, teknoloji geliştirme ekosistemine sunduğumuz hizmetleri genişletmek, girişimcilerimize ve Ar-Ge firmalarımıza daha güçlü bir altyapı sunmak amacıyla tasarlandı. Bu yatırım, uluslararasılaşma hedefimizi destekleyecek şekilde, küresel standartlarda bir çalışma ortamı sağlamayı da hedefliyor” şeklinde konuştu.



Araç kiralama sektörünün çatı kuruluşu Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), bağımsız araştırma şirketi NielsenIQ iş birliği ile hazırladığı, 2024 yılının ilk dokuz aylık sonuçlarını içeren “TOKKDER Operasyonel Kiralama Sektör Raporu”nu açıkladı. Rapora göre, operasyonel araç kiralama sektörü yılın ilk dokuz ayında 64 milyar 200 milyon TL’lik yeni araç yatırımı yaparak 48 bin 300 adet aracı filosuna kattı. Yılın üçüncü çeyreği sonu itibarıyla sektörün aktif büyüklüğü 217 milyar 800 milyon TL olarak gerçekleşti. Bu dönemde, sektörün toplam araç sayısı 2023 yılı sonuna göre yüzde 0,2 azalarak 253 bin 500 adede geriledi.
Operasyonel kiralama sektörünün 2024 yılının ilk dokuz aylık dönemine ilişkin sonuçlarını değerlendiren TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Kağan Yaşa, “Operasyonel araç kiralamaya talep olmasına rağmen, enflasyondaki artışla beraber kira fiyatlarının artması ve finansman kaynaklarına erişimdeki engeller sebebiyle büyüme beklentinin altında kaldı. Enflasyonun kontrol altına alınması ve finansmana erişimin olması durumunda sektörümüz tekrar büyüme sürecine girecektir. Operasyonel araç kiralama sektörünün yılın son çeyreğini de benzer şekilde bir miktar düşüş ile kapatacağını tahmin ediyorum. 2025 yılında ise sektörün gelişimini ekonomik aktivitenin seyri, finansmana erişim ve maliyetler belirleyecek” dedi.
Operasyonel kiralamanın işletmelere sunduğu faydalara da değinen Kağan Yaşa sözlerine şöyle devam etti: “Faaliyet alanı ve büyüklüğü ne olursa olsun, sürdürülebilir şirket olmak ve sürdürülebilir iş gücünü sağlamak için her bir şirketin öncelikli yapması gereken dayanıklı kalmaktır. Şirketlerin iş planlarını gözden geçirip güncellemeleri, verimliliklerini artırmaları, tasarruf yapılabilecek alanları hayata geçirmeleri bu dönemde daha çok önem kazanıyor. Bu noktadan bakıldığında, operasyonel araç kiralama sektörü işletmelere ve hatta bireylere birçok faydayı bir arada sunmaya devam ediyor. Sektör, araçları daha uygun maliyetlerle sağlıyor; hasar yönetimi, bakım, kış lastiği gibi pek çok unsuru yöneterek maliyet avantajını müşterilerine yansıtıyor. Araç satın almak, şirketler için yüksek yatırımı ve araç yönetiminde verimsizlik potansiyelini beraberinde getiriyor. Bunların yanı sıra, satın almayı tercih eden şirketler sahipliğin risklerini de almak durumunda kalıyor.”



Dinamik iskontolama, tedarikçilerin, alıcıların ellerindeki nakdi kullanarak faturalarını erken ödemeyi kabul etmeleri karşılığında indirim sunduğu bir finansal stratejidir. İndirim oranı değişkenlik gösterir, ancak genellikle ödeme ne kadar erken yapılırsa indirim o kadar büyük olur.





Türkiye’de teknoloji geliştirme ve Ar-Ge ekosisteminde önemli bir konumda olan Entertech İstanbul Teknokent ile YTÜ Yıldız Teknopark, teknoloji girişimlerinin uluslararası pazarlara erişimini desteklemek amacıyla güçlerini birleştirdi. İki öncü Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TGB), uluslararası iş birlikleri ve ihracat potansiyelini artıracak projeler için somut adımlar atarak önemli bir protokole imza attı. İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın ve Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik tarafından imzalanan iş birliğinin protokol törenine Entertech İstanbul Teknokent Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu ile YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip de katılım gösterdi.
Törende konuşan İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, “Ülkemizin sahip olduğu gücüyle dünyada geldiği noktayı çok daha öteye taşıması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye yüzyılının bilim yüzyılı ve inovatif olması, yurt dışına sattığımız mallardaki yüksek teknoloji ürünlerinin yüzde 4-4,5’lerin üstüne çıkması, 100 milyarlık hizmet sektörünün daha çok yüksek teknolojiye ulaşmasını istiyoruz” dedi.
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın ise kısa bir zaman önce Hollanda ofisini açtıklarını söyleyerek, “Cerrahpaşa’nın akademisyen firmalarını bu hızlandırma programıyla Amsterdam vasıtasıyla Avrupa’ya taşımıştık. Bundan kısa bir sonra da Londra ofisimizi faaliyete geçireceğiz. Biz istedik ki, burada tek olmayalım ve teknopark alanında önemli bir gücü de yanımıza alalım. Bu noktada Yıldız Teknopark’ı da yurt dışı ofis birlikteliğinde aramıza aldık. Bu iş birliğinde inanıyorum ki teknoparkların gücü uluslararası pazarlara açılma noktasında ciddi bir sinerji ve enerji oluşturacak. Bu bir başlangıç olacak ve diğer teknoparklalar olan çalışmalarımız devam edecek” diye konuştu.
Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik de törende yaptığı konuşmada şunları söyledi; “Bugün burada, ülkemizde bir ilk olan, üç büyük üniversitenin teknoparklarını aynı çatı altında buluşturan bu ortaklık protokolünü imzalayarak önemli bir adım atıyoruz. Bu iş birliğiyle global tecrübelerimizi paylaşacak milli teknoloji hamlesine destek vereceğiz. Bizler Yıldız ekosistemi olarak, Dubai ofisimiz ile yurtdışı lokasyonların yalnızca akademisyenler ve profesyoneller için bir buluşma noktası olmadığını aynı zamanda üniversitelerimizin mezunları arasında güçlü bir bağ ve sinerji oluşturduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bu ofisler, şirketler arası iş birliğini daha da pekiştirerek geniş bir ekosistemin oluşmasına katkı sağlıyor. Şimdi bu tecrübelerimizi, Londra’da ve Amsterdam’a taşıyoruz. Üç üniversitenin ve teknoparklarının birikimlerinin de dahil olduğu bu iş birliği ile firmalarımızın uluslararası alanda daha hızlı büyümelerine ve rekabet güçlerini artırmalarına destek olacağız.”
Protokol kapsamında dünyanın önde gelen teknoloji merkezleri arasında gösterilen inovasyon, yatırım ve iş birliği olanaklarıyla girişimciler için stratejik bir öneme sahip olan Londra ve Amsterdam’da yeni Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisleri (UTPO) açılacak. Ayrıca Yurt Dışı Hızlandırıcı Programları hayata geçirilecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’nın uluslararasılaşma vizyonuyla uyumlu olarak tasarlanan bu projeler, Türkiye’nin teknoloji ekosistemini küresel ölçekte büyütmek için somut adımlar sunacak.



“Kimya ile İlgili Her Şey” mottosuyla başlayan Turkchem Eurasia 2024, İstanbul Fuar Merkezi’nde yoğun katılım ile 13 bin 897 ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. Interdye & Textile Printing Eurasia ile eş zamanlı olarak düzenlenen fuarda, ziyaretçilerin yüzde 32’sini oluşturan 4 bin 447 yabancı profesyonel etkinlikte yer aldı. Fuara özellikle Rusya, İran, Pakistan, Özbekistan, Orta Doğu ve Doğu Avrupa gibi bölgelerden yoğun ilgi gösterildi.
8 panel ve 9 teknik sunumdan oluşan Turkchem Eurasia 2024, sadece kimya sektörünün önde gelen temsilcilerini bir araya getirmekle kalmayıp, aynı zamanda sektördeki yenilikleri ve iş birliği fırsatlarını keşfetmek için önemli bir platform sunuyor. Sürdürülebilirlik ve yenilikçilik ekseninde ilerleyen etkinlik, geleceğin kimya sektörüne yön veren bir bilgi paylaşım ağı olmayı hedefliyor.
İtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; Asgari işçilik maliyetinin altında teklif sundukları gerekçesiyle tekliflerinin değerlendirme dışı bırakıldığı, ancak taraflarınca asgari işçilik maliyetinin İdari Şartname’de yer verilen düzenlemeler doğrultusunda hesaplandığı, teklif edilen bedelin de asgari işçilik maliyetinin altında olmadığı,