Stratejik Planınızda Devrimci Fikirlere Yer Var mı?

Zafer Urfalıoğlu
Zafer Urfalıoğlu
Zafer Urfalıoğlu, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri üzerine lisans, Kalite Yönetimi ve Kalite Güvence Sistemleri üzerine de Yüksek Lisans yapmıştır. Sabancı Holding bünyesinde faaliyet gösteren DuPont ortaklığı olan DuSA LLC’nin Türkiye ve Amerika’daki fabrikalarında; Tesis İşletimi, Dijital Proses Kontrolü ve İş Güvenliği konularında eğitimler almış, eğitimler vermiştir. Uzun yıllar boyunca; Tedarik Zinciri, Endüstri İlişkileri, Kalite Güvence ve Kalite Kontrol Sistemleri ile Üretim Tesisi Yöneticiliği yapmıştır. Halen plastik sanayiinde Kalite Güvence ve Dijital Dönüşüm Yöneticisi olarak görev yapmaktadır.
spot_imgspot_img

Stratejik Planınızda Devrimci Fikirlere Yer Var mı?

Zafer URFALIOĞLU

Stratejik Planınızda Devrimci Fikirlere Yer Var Mı Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemKurumsal İşletmelere “En güçlü aracınız nedir?” diye sorsak, cevap neredeyse hazırdır: Stratejik Plan.

Vizyonlar çizilir, hedefler konur, KPI’lar parlatılır… Sunumlar akıcı, slaytlar şık, herkes umutlu. Peki sonra ne olur? İşte asıl mesele tam burada başlar: sorun gerçekten stratejik plan yapmak mı, yoksa onu hayata geçirememek mi?

Bugün birçok kurumda stratejik planlar, iyi niyetli ama biraz da “Vitamin niyetine” hazırlanmış belgeler gibi davranır. Hazırlık sürecinde herkes işin içindedir:

Toplantılar yapılır (Hem de mesai saatinde),

Danışmanlar gelir (Dünya para verilir),

Fikirler uçuşur (Anlat anlat).

Ama iş günlük hayata gelince sahne değişir. Krizler kapıyı çalar, kısa vadeli işler “Acil” diye öne geçer, öncelikler kayar… ve plan yavaş yavaş arka raflara doğru süzülür. Tozlanmadan önce son bir kez bakılır, sonra unutulur.

Tam bu noktada Michel Foucault’nun o meşhur sözü kulağımıza fısıldar:

“Güç çoğu zaman yasaklayarak değil, yönlendirerek çalışır.”

Ama burada küçük bir ters köşe var. Eğer stratejik plan uygulanmıyorsa, ortada güçlü bir yönlendirme de yoktur. Yani ne tam bir düzen kurulur ne de gerçek anlamda özgür bir düşünce ortamı oluşur. Arada bir yerde, hafif kaotik ama bir o kadar da tanıdık bir alan doğar.

Şimdi bir hayal kuralım. Stratejik planın gerçekten çalıştığı bir şirket düşünelim. Herkes ne yaptığını biliyor, hedefler net, performans sistemi tıkır tıkır işliyor. Böyle bir yerde fikirler genelde şu filtreden geçer:

“Bu stratejiye hizmet ediyor mu?” Evetse harika, değilse biraz törpülenir. Bu durumda devrimci fikirlerin işi zorlaşır, çünkü onlar doğaları gereği çerçeveye sığmaz, çerçeveyi değiştirir.

Ama dürüst olalım, çoğu kurum henüz bu noktada değil. Asıl yaygın senaryo şu: stratejik plan var… ama uygulanmıyor. İşte tam da bu durum, sessiz ama güçlü bir hasar üretir.

Önce güven zedelenir. Çalışan şunu fark eder:

– “Yazılan başka, yapılan başka.” Bu küçük fark zamanla büyük bir inanç kaybına dönüşür. Sonra yön kaybolur. Herkes kendi doğrusuna göre ilerler, öncelikler kişisel ajandalara göre şekillenir, enerji dağılır. Ortaya hafif bir koşuşturma, bolca toplantı ve az miktarda gerçek ilerleme çıkar.

İşin en ilginç tarafı ise şu: böyle ortamlarda insanlar bazen kendilerini “Özgür” hisseder. Fikirler havada uçuşur, kimse “Hayır” demez. Ama bu özgürlük biraz sahte bir özgürlüktür. Çünkü fikirler hayata geçmez, sistem tarafından sahiplenilmez, sonuç üretmez. Yani konuşuruz, konuşuruz… ama oyun tabelası pek değişmez.

En büyük kayıp ise dönüşüm yeteneğidir. Stratejik planın özü aslında değişim yaratmaktır. Ama uygulanmadığında ne sistem değişir ne de radikal fikirler etkili olabilir. Bu ortamda Karl Marx gibi sistem kuran ya da Spinoza gibi çerçeveyi kıran düşünceler ortaya çıksa bile, onları taşıyacak bir zemin bulunamaz. Fikir vardır ama yankı yoktur.

Başa dönelim: Stratejik planların mükemmel çalıştığı bir dünyada devrimci fikirlere yer kalır mı?

Belki daha az. Çünkü sistem güçlüdür, yön verir, hizalar. Ama bugünün gerçek sorunu bu değil. Bugünün sorunu, stratejik planların çoğu yerde gerçekten çalışmaması.

Ve bu durum sandığımızdan daha tehlikeli. Çünkü güçlü bir sistemin sınırlarıyla mücadele etmek mümkündür. Ama çalışmayan bir sistemin içinde yön bulmak… işte o biraz daha zor.

Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey çok net: ne tamamen kontrol eden bir yapı ne de tamamen başıboş bir düzen.

Stratejik Planınızda Devrimci Fikirlere Yer Var Mı Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemAsıl ihtiyaç, yaşayan, uygulanan ve gerektiğinde kendini sorgulayabilen bir stratejik plan. Çünkü ancak böyle bir zeminde hem düzen kurulabilir hem de gerçekten oyunu değiştirecek fikirler kendine yer bulabilir.

Zafer URFALIOĞLU

Zafer Urfalıoğlu
Zafer Urfalıoğlu
Zafer Urfalıoğlu, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri üzerine lisans, Kalite Yönetimi ve Kalite Güvence Sistemleri üzerine de Yüksek Lisans yapmıştır. Sabancı Holding bünyesinde faaliyet gösteren DuPont ortaklığı olan DuSA LLC’nin Türkiye ve Amerika’daki fabrikalarında; Tesis İşletimi, Dijital Proses Kontrolü ve İş Güvenliği konularında eğitimler almış, eğitimler vermiştir. Uzun yıllar boyunca; Tedarik Zinciri, Endüstri İlişkileri, Kalite Güvence ve Kalite Kontrol Sistemleri ile Üretim Tesisi Yöneticiliği yapmıştır. Halen plastik sanayiinde Kalite Güvence ve Dijital Dönüşüm Yöneticisi olarak görev yapmaktadır.

PAYLAŞIMLAR

Lütfen yorumunuzu girin !
Lütfen adınızı giriniz.

Şirketler için Eğitim Kataloğu

📚 Eğitim Kataloğu
💼 B2B Satış Geliştirme