E-Ticarette Kasım İndirimleri Gerçek mi? Uzayan Kampanya Sezonunda Normal Fiyat Algısı Kayboluyor
Ticaret Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Bekir Kaplan, 1 Kasım’da bir internet alışveriş platformuna verilen cezanın ayrıntılarını paylaştı. Platformda bazı ürünler “14 günün en düşük fiyatı” ve “sepette %80 indirim” ifadeleriyle satışa sunuluyordu. Bakanlık bünyesindeki Reklam Kurulunun incelemesi, bu ürünlerin indirim öncesi fiyat olarak gösterilen yüksek tutardan hiç satılmadığını ortaya koydu. İndirimli diye sunulan fiyat, ürünün sürekli uygulanan fiyatıydı. Kurulun 10 Eylül tarihli 373 sayılı toplantısında platforma 1 milyon 83 bin 706 lira idari para cezası uygulanmasına ve reklamların durdurulmasına karar verildi. Açıklama, Bakanlığın 28 Ekim’de kasım boyunca indirim reklamlarını mecra ayrımı gözetmeden izleyeceğini duyurmasından birkaç gün sonra geldi.
1 Ağustos’ta yürürlüğe giren indirim kurallarını temmuz ayının sonunda ele aldığımız yazıda, düzenlemenin asıl sınavının kasım kampanyaları olacağını belirtmiştik. Yeni kurala göre mal satışlarında üstü çizili fiyat, indirimin başladığı tarihten önceki on gün içinde uygulanan en düşük fiyat olmak zorunda. Kural, fiyatı kısa süreliğine yükseltip ardından yüksek oranlı indirim ilan etmeyi zorlaştırmayı amaçlıyor. Ancak kasım artık birkaç günlük bir kampanya dönemi olmanın ötesine geçti ve ekim sonundan aralık başına uzanan bir sezona dönüştü. Haftalarca indirimde görünen bir üründe normal fiyat ile indirimli fiyat arasındaki çizgiyi görmek tüketici için giderek zorlaşıyor. Bu çizginin nerede durduğu sorusu, nihai tüketicinin yanı sıra kampanya stoğunu planlayan satınalma birimlerini ve siparişleri taşıyan lojistik ekiplerini de doğrudan ilgilendiriyor.
Kasım İndirimleri Haftalara Yayıldı
Bu yıl büyük pazaryerlerinden biri, kasım kampanyasını 26 Ekim’de, bir diğeri 30 Ekim’de başlattı. Takvimde öne çıkan günler Bekarlar Günü olan 11 Kasım, Öğretmenler Günü 24 Kasım, Efsane Cuma (Black Friday) olarak bilinen 27 Kasım ve Siber Pazartesi olarak anılan 30 Kasım. Bazı kampanyaların aralık ayının ilk günlerine kadar sürmesi bekleniyor. Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Çevikoğlu, son yıllarda indirim kampanyalarının belirli günlerle sınırlı kalmayıp kasımın geneline yayıldığını belirtiyor. Dernek, kampanyaların etkisiyle kasımda e-ticaret hacminin 600 milyar liraya ulaşabileceğini öngörüyor.
Tüketicinin alışveriş takvimi de aynı yönde uzuyor. Türkiye’den 2 bin tüketicinin katıldığı PwC Türkiye Efsane Cuma Dosyası 2026 araştırmasına göre, kasım indirimlerinde alışveriş yapmayı planlayanların oranı %94’e ulaştı. Planlamaya Efsane Cuma haftasından önce başlayanların oranı da 2024’teki %45’ten %61’e çıktı. Mobil pazarlama ölçüm şirketi Singular’ın 2026 sezon raporunda, performans pazarlaması ajansı M+C Saatchi Performance’ın aktardığı verilerde, ABD’de çevrim içi harcamanın tek günde 4 milyar doları aştığı gün sayısı 2025 sezonunda 25’e çıktı, bir önceki sezon bu sayı 18’di. Raporda bu tablonun, harcamanın bir ya da iki zirve güne yığılmak yerine sezonun geneline dağıldığını gösterdiği ifade ediliyor.
Uzun Süren İndirim Normal Fiyat Algısını Değiştiriyor
İndirimin sıklığı, tüketicinin bir ürün için aklında tuttuğu normal fiyatı da etkiliyor. Rhode Island Üniversitesinden, Daniel A. Sheinin ve Albert J. Della Bitta’nın 2022’de Journal of Marketing Theory and Practice dergisinde yayımlanan çalışması, indirimin sıklığı ve derinliği ile bu normal fiyat arasındaki ilişkiyi ölçüyor. Araştırmada katılımcılara, profesyonel bir fotoğraf makinesi markasının fiyatlarının 18 hafta boyunca, haftalık olarak gösterildiği ve her hafta bir sonraki haftada hangi fiyatı beklediklerinin sorulduğu belirtiliyor. İki haftada bir uygulanan %40’lık indirimde beklenen fiyatın 228 dolardan önce 199, ardından 176 dolara indiği görülüyor. Düşüşün indirim yapılmayan haftalarda da sürdüğü ve beklenen fiyatın 14 hafta üst üste başlangıç düzeyinin altında kaldığı aktarılıyor.
Aynı çalışmada, on haftada bir yapılan indirimde beklenen fiyatın indirim haftasında düşüp, sonraki haftalarda eski düzeyine döndüğü görülüyor. Fiyatın %10 ya da daha az düşürüldüğü indirimlerin hangi sıklıkta uygulanırsa uygulansın, beklenen fiyatı değiştirmediği de belirtiliyor. Bu bulgular kasım takvimine taşındığında, tek güne sıkışan bir indirimin tüketicinin fiyat hafızasında kalıcı iz bırakmaması, haftalara yayılan derin indirimlerin ise normal fiyatın kendisini aşağı çekmesi olası görünüyor. Araştırmacılar, sonuçların üniversite öğrencileriyle yürütülen deneylere ve elektronik ürünlere dayandığını, gerçek satın alma davranışının ölçülmediğini de not ediyor. Bu nedenle bulguların kasım alışverişine ilişkin kesin bir ölçüm yerine, bir eğilim göstergesi olarak okunması gerekiyor.
ABD’de geçen yılın Black Friday döneminden gelen veriler de etiketteki oran ile tüketicinin ödediği tutar arasındaki farka işaret ediyor. Perakende yayını Retail Dive’ın aktardığına göre yazılım şirketi Salesforce, Black Friday’de çevrim içi indirim oranlarının bir önceki yıla göre değişmediğini ve ortalama indirimin ABD’de en yüksek %28’e çıktığını tespit etti. Araştırma şirketi Gartner’ın analisti Brad Jashinsky de uygun fiyatlı giyim perakendecilerinin çoğunun bir önceki yılla aynı indirim oranlarını sunduğunu, buna karşın bazı ürünlerin indirimsiz fiyatlarının yükseldiğini belirtti. İndirim oranı sabit kalırken indirimsiz fiyatın yükselmesi, aynı oranın bir önceki yıla göre daha yüksek bir tutara uygulanması anlamına geliyor. Oran sabit kaldıkça, tüketici bu artışı etiketten fark etmekte zorlanıyor.
On Gün Kuralı Ağustostan Bu Yana Neleri Yakaladı?
Reklam Kurulunun son aylarda açıkladığı kararlar, kuralın sahadaki karşılığını gösteriyor. Bakanlığın açıklamasına göre Kurul, 2026’nın ilk dokuz ayında 33 binin üzerinde başvuruyu değerlendirdi ve 249 milyon liranın üzerinde idari para cezası uyguladı. Kurulun 8 Ekim’deki 374 sayılı toplantısında 161 dosya karara bağlandı, mevzuata aykırı bulunan 136 dosyada durdurma kararıyla birlikte toplam, 17 milyon 176 bin 744 lira idari para cezası verildi. Bu toplantıda öne çıkan tespitler arasında %75 gibi gerçeği yansıtmayan indirim oranları, üstü çizili fiyatta son on günün en düşük fiyatının esas alınmaması ve kolayca erişilebilen sadakat kartı programlarında indirim kurallarına uyulmaması yer aldı. Mücevher ve kuyumculuk sektöründe yüksek oranlı indirim vaadiyle reklam veren 9 firmanın reklamları da durduruldu.
Girişte aktarılan platform kararı, bu tespitler arasında ayrı bir yerde duruyor. O vakada, indirim öncesi fiyat hiç uygulanmadığı için normal fiyat ile indirimli fiyat arasındaki çizgi tamamen ortadan kalkmış, indirim yalnızca etikette var olmuştu. Kasımın ilk günlerinde paylaşılan bir başka kararda da Antalya’daki bir outlet mağazasının reklamlarında ürünlerin tamamında %50 indirim olduğu izlenimi veriliyordu, oysa kampanya ayakkabı kategorisiyle sınırlıydı. Mağazaya 108 bin 370 lira idari para cezası uygulandı, reklamlar da durduruldu. Bakanlığın duyurusuna göre aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar için 2026’da uygulanabilecek ceza, reklamın yayımlandığı mecraya ve ihlalin niteliğine göre 99 bin 339 lira ile 39 milyon 916 bin 524 lira arasında değişiyor.
Buna benzer olarak, yine fiziki mağazalarda, İstanbul-Kadıköy’de bir halı mağazasının, “Kapatıyoruz, Zararına Satışlar” ilanını, mağaza camına büyük harflerler yazması ve bu ilanının bir yılı aşkın süredir mağaza camında asılı olduğu tespit edilmesi üzerine, Reklam Kurulu tarafından, 216 bin 740 lira ceza kesilerek, reklamların durdulmasına karar verildi.
Etiketteki İndirim Bazen Bir Zam Olabiliyor
Çizginin silinmesinin daha zor fark edilen bir biçimi, indirim etiketinin ne zaman gösterildiğiyle ilgili. Güney Karolina Üniversitesinden Sungsik Park, Arizona Eyalet Üniversitesinden Man Xie ve Florida Üniversitesinden Jinhong Xie’nin, 2023’te Marketing Science dergisinde yayımlanan çalışması bu biçimi saha verisiyle inceliyor.
Araştırmacıların Temmuz 2016 ile Temmuz 2017 arasında ABD merkezli büyük bir çevrim içi alışveriş platformunda satılan 1.739 elektrikli süpürgenin fiyatını ve üstü çizili olarak gösterilen liste fiyatını her gün kaydettiği belirtiliyor. Çalışmada, satıcının fiyatı artırdığı gün liste fiyatını da göstererek zammı indirim gibi sunduğu bir uygulama tanımlanıyor. Liste fiyatının ekrana geldiği 2.726 durumun %21,8’inde fiyatın aynı gün arttığı görülüyor. Bu durumlarda tüketicinin indirimli diye ödediği fiyatın, liste fiyatı gösterilmeden önceki fiyattan yaklaşık %23, liste fiyatı kaldırıldıktan sonraki fiyattan yaklaşık %12 yüksek olduğu ifade ediliyor.

Zammın indirim gibi sunulduğu durumlarda, liste fiyatının ekranda kaldığı süre de kısa. Çalışmaya göre bu sürenin durumların yarısında beş günü geçmediği, en sık rastlanan sürenin bir gün olduğu aktarılıyor. Fiyat ortalama %23 arttığı halde ürünün satış sıralamasının yaklaşık %11 iyileştiği görülüyor. Liste fiyatı gösterilmeden yapılan fiyat artışlarında ise satışların düştüğü belirtiliyor. Doğru zamanda gösterilen bir indirim etiketi, zammı tüketicinin gözünde fırsata çevirebiliyor. Araştırmacılar, satıcının bu yolla hem daha yüksek kar marjı hem daha fazla satış elde ettiğini ve bunun bedelini tüketicinin ödediğini vurguluyor.
Avrupa’daki denetimler de indirim etiketinin güvenilirliğini sorguluyor. Avrupa Komisyonu ile 23 Avrupa Birliği (AB) ülkesinin, İzlanda’nın ve Norveç’in tüketici otoriteleri, 2025 Black Friday ve Siber Pazartesi döneminde 314 çevrim içi satıcıyı inceledi. Mart 2026’da açıklanan sonuçlarda, satıcıların %30’unun indirim öncesi fiyatları, AB’nin “son 30 günün en düşük fiyatını” esas alan kuralına aykırı biçimde gösterilmişti. Fiyat karşılaştırması yapan satıcıların 10’da 6’sı bu karşılaştırmanın neye dayandığını açıklamamıştı. İngiltere’nin tüketici örgütü “Which?” in 2025 analizinde de Black Friday fırsatı olarak sunulan ürünlerin %83’ünün, dört haftalık indirim döneminin dışında en az bir tarihte aynı fiyata ya da daha ucuza satıldığı tespit edildi. Park ve arkadaşlarının çalışması, ABD’de ve 2016-2017 verisiyle yapılmış olsa da iki farklı kıtadan gelen bulgular, etiketteki indirimin satın alma kararında tek ölçüt olarak kullanılmasının riskli olduğunu gösteriyor.
Tüketici İndirimi Nasıl Sınayabilir?
Kasım öncesinde bakanlık ve tüketici temsilcileri benzer uyarılarda bulundu. Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili İbrahim Güllü, tüketicilerin yalnızca indirim oranına bakarak karar vermemesi gerektiğini vurguluyor. Güllü’nün alışverişten önce sorulmasını önerdiği sorular arasında ürünün kampanya öncesindeki gerçek satış fiyatı, aynı ürünün başka satıcılardaki fiyatı, indirimin kapsadığı ürünler ve tarihler ile kampanyadan yararlanmak için ek ürün, üyelik ya da kart koşulu olup olmadığı yer alıyor. Güllü, fiyat karşılaştırma sitelerinin ve ürünün fiyat geçmişini gösteren araçların bu sorgulamada kullanılabileceğini de belirtiyor. Bakanlık da 28 Ekim duyurusunda tüketicilerin güncel fiyatı indirim öncesi fiyatla karşılaştırarak indirimin gerçekliğini değerlendirmesini istedi.
Konuyla ilgili olarak, PwC Türkiye’nin nihai tüketici araştırmasına göre:
- Katılımcıların %54’ü, bir ürünün gerçekten indirimde olup olmadığını anlamak için geçmiş fiyatlarına bakıyor,
- Katılımcıların %3’ü, indirimin gerçekliğini hiç kontrol etmediğini söylüyor,
- Katılımcıların %33’ü, ürünleri karşılaştırdığını belirtiyor.
- Katılımcıların %29’u, indirimleri kontrol etmek için yapay zeka araçlarından yararlandığını ifade ediyor.
Fiyat geçmişine bakan tüketicinin, ürün yorumlarına duyduğu güveni de sorgulaması gerekiyor. Park ve arkadaşlarının çalışmasında, zammı indirim gibi gösterme uygulamasının puanı yüksek ve çok yorumlu ürünlerde hem daha sık kullanıldığı hem daha etkili olduğu görülüyor. Bir ürünün çok sayıda olumlu yorum alması, üzerindeki indirimin gerçek olduğunu kanıtlamıyor.
Geçmiş fiyata bakmanın gerekçesini geçen yılın kasım ayı verisi de ortaya koyuyor. Ticaret Bakanlığının, “Türkiye’de E-Ticaretin Görünümü Raporu 2025” e göre kasım ayında e-ticaret hacmi bir önceki yılın aynı ayına göre, %41,5 artarken satılan ürün ve hizmet sayısındaki artış, %11,6’da kaldı. İki oran birlikte okunduğunda, kampanya ayında ürün başına ödenen ortalama tutarın yaklaşık %27 yükseldiği ortaya çıkıyor.
Bu hesap ürün karmasındaki değişimi de içeriyor, çünkü raporda kampanya ayında en yüksek hacim artışının kitap ve dergi, yemek, eğlence ve sanat ile gıda ve süpermarket sektörlerinde görüldüğü belirtiliyor. Bu nedenle rakamın doğrudan bir fiyat ölçümü olarak okunmaması gerekiyor. Yine de indirim ayında ürün başına ortalama tutarın bu ölçüde artması, etiketteki indirim oranının tek başına yeterli bir gösterge olmadığına işaret ediyor.
PwC Türkiye araştırmasında, “Efsane Cuma” döneminde alışveriş yapılması planlanan kategorilerin başında %47 ile giyim yer alıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre giyim ve ayakkabı fiyatları ekimde bir önceki aya göre %12,58 arttı ve ayın en yüksek aylık değişimini kaydetti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bu hareketi yeni sezon etkisine bağlıyor. Aynı grubun yıllık artışı, %13,38 ile ana harcama grupları arasında en düşük düzeyde kaldı. Mevsimsel nitelikteki bu artış, giyimde kasım indirimlerinin ekimde oluşan sezon fiyatları üzerinden hesaplanacağı anlamına geliyor. Bu nedenle giyimde indirimin gerçek büyüklüğünü anlamak için ürünün ekimdeki fiyatına bakmak ve ek olarak aynı ürünün başka satıcılardaki fiyatına bakmak daha sağlıklı bir sonuç veriyor.
Kampanya Maliyeti Tedarikçiyle Nasıl Paylaşılıyor?
Etiketteki indirimin bedelini zincirin hangi halkasının üstlendiği, kampanyanın sonuçlarını da belirliyor. Pazaryerinde satılan bir üründe indirim satıcı tarafından, pazaryeri tarafından ya da ikisi tarafından ortaklaşa karşılanabiliyor. Rekabet Kurulunun 2022’de bir pazaryerinin yemek ve market siparişi hizmetleriyle ilgili yürüttüğü incelemede de platformdaki kampanyaların bu üç biçimde finanse edildiği tespit edilmişti. Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında 6563 sayılı Kanun, pazaryerinin satış fiyatını tek taraflı değiştirmesi dahil, satıcıyı kampanyalı satışa zorlamasını her durumda haksız ticari uygulama sayıyor. Satıcının kendi iradesiyle katıldığı kampanyada üstleneceği indirim payının katılımdan önce açıkça belirlenmesi, sonradan doğabilecek uyuşmazlıkları azaltıyor. Bu yapı içinde kampanya, perakende tarafındaki bir pazarlama kararı olmaktan çıkıp üreticiden satıcıya uzanan satınalma ilişkisinin bir parçasına dönüşüyor.
Sheinin ve Della Bitta’nın çalışması, bu ilişkide indirimin biçiminin de belirleyici olabileceğini gösteriyor. Araştırmanın üçüncü deneyinde bir tablet markası için aynı parasal değere sahip iki kampanyanın karşılaştırıldığı, birinde fiyattan 99 dolar indirim yapıldığı, ötekinde 99 dolar değerinde ücretsiz bir koruma kılıfı verildiği belirtiliyor. İki haftada bir tekrarlanan derin indirimde beklenen fiyatın 232 dolardan 174 dolara gerilediği, aynı değerdeki hediyenin ise beklenen fiyatı değiştirmediği görülüyor. Araştırmacılar bu farkı, tüketicinin fiyat indirimini ödediği tutarın bir parçası olarak görmesine, hediyeyi fiyattan bağımsız bir ek değer olarak algılamasına bağlıyor. Kampanya pazarlığında indirim yerine ek ürün ya da hizmet kurgulamak, markanın ve tedarikçinin fiyat konumunu sezon sonrasına taşımanın yollarından birini sunuyor. Araştırmacılar, derin ve sık indirimin ardından fiyatı yeniden yükseltmenin zorlaşabileceği uyarısında da bulunuyor.
Kampanya kararının stok tarafı da aynı ilişkinin içinde yer alıyor. Birçok şirkette kampanyanın süresine ve derinliğine satış ve pazarlama birimi karar verirken, kampanya stoğunu satınalma birimi temin ediyor. İki birim ayrı planladığında kampanyaya ne kadar ürün ayrılacağı, indirimin hangi bölümünün tedarikçiden karşılanacağı ve sezon sonunda elde kalan stoğun nasıl değerlendirileceği farklı zamanlarda ve farklı varsayımlarla belirleniyor. Bu kalemler katılım kararından önce yazılı olarak netleşmediğinde, maliyetin bir bölümü ancak sezon bittikten sonra görünür hale gelebiliyor. Kampanya takvimini satış hedefiyle birlikte planlayabilen ve indirim payını tedarikçi sözleşmesine bağlayabilen bir satınalma birimi, uzayan kasım takviminde pazarlık gücünü daha uzun süre koruyabiliyor.
Uzayan Sezonun Depo ve Kargo Tarafı
Kasımın haftalara yayılmasıyla depo ve kargo yoğunluğu da tek bir güne yığılmak yerine ay içindeki birkaç güne dağılıyor. ETİD’in beklentisine göre alışveriş yoğunluğu ay içinde dört ayrı günde tepe noktasına çıkacak. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun açıklamasına göre PTT AŞ’de günlük kargo kabul ve teslim sayısı 2026’nın ilk yarısında ortalama 1 milyonun üzerindeyken yoğun dönemlerde 3 milyonu aştı. Türkiye’de 2025’te taşınan posta kargosu da bir önceki yıla göre %5 artarak 1,45 milyarı geçti ve tüm zamanların en yüksek düzeyine ulaştı. Sezon uzadıkça depo ve kargo kapasitesini birbirini izleyen birkaç yoğun dönemi karşılayacak biçimde planlamak gerekiyor. ETİD Başkanı Çevikoğlu, kasımda oluşan talebin aralık satışlarına da yansıyabileceğini belirtiyor.
Sezonun yükü aralık ve ocakta iadelerle bir kez daha depoya dönüyor. Ticaret Bakanlığının, “Türkiye’de E-Ticaretin Görünümü Raporu 2025” e göre, en yüksek iptal ve iade oranı %21,6 ile giyim, ayakkabı ve aksesuar sektöründe görülüyor. Kasımda en çok alışveriş planlanan kategorinin de giyim olması, iade yükünün bu ürün grubunda yoğunlaşabileceğine işaret ediyor. İade edilen bir ürünün kapıdan çıktıktan sonra geçtiği taşıma, muayene ve yeniden paketleme aşamalarını daha önceki bir yazımızda ayrıntılı olarak ele almıştık. İadelerin önemli bir bölümünün beden uyumsuzluğundan kaynaklandığını ve sorunun ürün sayfasında başladığını da ayrı bir yazıda incelemiştik. Kampanya takvimi satış hedefiyle birlikte stok, depo, kargo ve iade kapasitesine bağlandığında, ocakta geri dönen ürünlerin sezon bitmeden yeniden satışa çıkması kolaylaşıyor.

Kasımın Hesabı Aralıkta Görülecek
Geçen yılın takvimi, bu yıl neyin bekleneceğine dair bir fikir veriyor. Kasım 2025 kampanyalarına yönelik şikayetler, Reklam Kurulunun aralık ayındaki 364 sayılı toplantısında ele alındı. Toplantıda görüşülen 108 dosyanın 93’ü mevzuata aykırı bulundu, bu dosyalara toplam 12 milyon 905 bin 818 lira idari para cezası uygulandı. 57 dosyada durdurma, 16 dosyada erişim engeli kararı verildi. On gün kuralının uygulandığı ilk kasımın sonuçlarının da büyük olasılıkla aynı takvimle, aralık ve ocak toplantılarında açıklanması bekleniyor. Bu kararlar, etikette yazan indirimin uzayan sezon boyunca ne ölçüde gerçek kaldığını gösterecek ilk somut veriyi sunacak. Tüketicinin, satıcının ve tedarikçinin bu uzun sezonda hangi fiyatı normal fiyat olarak kabul edeceği, kuralların ölçemeyeceği bir soru olarak açık duruyor.
İŞ PROBLEMLERİNE ODAKLI EĞİTİMLER, ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR
EĞİTİM ve DANIŞMANLIK:
Kurumunuzun satınalma ve tedarik zinciri fonksiyonunu sağlam, risklere karşı dayanıklı, izlenebilir ve denetlenebilir bir kontrol yapısına kavuşturmak için eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle destek veriyoruz.
Eğitim teklifi almak için egitim@satinalmadergisi.com
Fabrikanızda Bire Bir (1-1) Yönetici ve Grup Eğitimleri

Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz. Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır. Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.
Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”
Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.








