İyi Karar ile İyi Sonuç Aynı Şey Değildir…

Efsun Yüksel Tunç
Efsun Yüksel Tunçhttps://www.indusdanismanlik.com
Efsun Yüksel, 1991’den bu yana çalışma hayatında olup, yöneticilik, insan kaynakları ve satış deneyimleriyle eğitim ve yönetim danışmanlığı alanında uzmanlaşmıştır. İstanbul Üniversitesi’nde aldığı eğitimin ardından Londra’da işletme eğitimini tamamlamış, psikoloji, NLP, yönetici koçluğu ve beden dili uzmanlığıyla kişisel gelişim alanlarında yetkinleşmiştir. 2001’de Türkiye’de, 2014’te Londra’da kurduğu Indus Consulting ile lokal ve global firmalara liderlik, kişisel gelişim, satış eğitimleri ve yönetim danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.
spot_imgspot_img

İyi Karar ile İyi Sonuç Aynı Şey Değildir…

M. Efsun Yüksel Tunç
Eğitmen ve Yönetim Danışmanı
Yaşam ve Yönetici Koçu

İyi Karar Ile İyi Sonuç Aynı şey Değildir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem“Bir kararın kalitesini, sonucuna bakarak değerlendirmek en büyük yönetim hatalarından biridir.”

İş dünyasında başarı çoğu zaman sonuçlarla ölçülür. Satın alma maliyetleri düştü mü? Tedarik sürekliliği sağlandı mı? Stok maliyetleri azaldı mı? Tasarruf hedefi gerçekleşti mi? Bütçe korundu mu?

Bu soruların her biri son derece önemlidir. Çünkü iş dünyası doğal olarak sonuç odaklıdır. Ancak tam da burada, çoğu yöneticinin farkında olmadan düştüğü önemli bir düşünme hatası vardır. Sonuç iyi olduysa kararın doğru, sonuç kötü olduysa kararın yanlış olduğu varsayımı. Oysa karar bilimi üzerine çalışan araştırmacılar yıllardır bunun doğru olmadığını söylüyor. Karar kalitesi ile sonuç kalitesi aynı şey değildir. Bu ayrımı yapamayan organizasyonlar ise zamanla öğrenme becerilerini kaybetmeye başlıyor.

Sonuç Her Zaman Kararın Aynası Değildir

İngiliz istatistikçi David Spiegelhalter, The Art of Uncertainty adlı kitabında çok önemli bir noktaya dikkat çekiyor. Hayatın birçok alanında olduğu gibi iş dünyasında da belirsizlik kaçınılmazdır. Karar verildiği anda elimizde bulunan bilgiler sınırlıdır. Piyasa koşulları değişebilir. Jeopolitik gelişmeler yaşanabilir. Doğal afetler ortaya çıkabilir. Tedarik zinciri kırılabilir. Döviz kuru beklenmedik şekilde hareket edebilir. Dolayısıyla doğru analizlerle alınmış bir karar, aylar sonra olumsuz bir sonuç doğurabilir. Bu durum kararın yanlış olduğu anlamına gelmez. Sadece belirsizliğin iş hayatının doğal bir parçası olduğunu gösterir.

Satın Almanın Gerçekliği

Belki de hiçbir fonksiyon belirsizliği satın alma kadar yoğun yaşamıyor. Son birkaç yılı düşünelim. Pandemi. Konteyner krizi. Çip krizi. Enerji maliyetleri. Rusya-Ukrayna savaşı. Kızıldeniz’deki lojistik riskleri. Küresel enflasyon. Kur dalgalanmaları. Bu gelişmelerin kaç tanesi satın alma ekiplerinin kontrolündeydi? Hiçbiri. Ancak bütün bu gelişmeler alınan kararların sonuçlarını doğrudan etkiledi. Bugün geriye dönüp bakarak “O tedarikçi seçimi yanlıştı.” demek kolaydır. Asıl soru şudur: Karar alındığı gün elimizdeki bilgilerle daha iyi bir seçim yapmak gerçekten mümkün müydü?

Psikologlar Jonathan Baron ve John Hershey’in klasik çalışmalarından bu yana biliyoruz ki insanlar, bir kararın kalitesini değerlendirirken kararın nasıl alındığına değil, ortaya çıkan sonuca odaklanma eğilimindedir. Bu eğilim iş dünyasında ciddi riskler doğurur.  Çünkü kötü sonuçlanan doğru kararlar cezalandırılır. İyi sonuçlanan kötü kararlar ise ödüllendirilebilir. Uzun vadede bu durum organizasyonun öğrenme kültürünü zayıflatır. İnsanlar analiz yapmak yerine şanslı olmayı tercih etmeye başlar.

Satın Almada Görünmeyen Tehlike

Satın alma ekipleri çoğu zaman sonuç üzerinden değerlendirilir. Ancak iyi satın alma yalnızca fiyat avantajı sağlamak değildir. İyi satın alma; alternatif senaryolar oluşturabilmek, tedarikçi riskini değerlendirebilmek, veriyi doğru yorumlayabilmek, belirsizlikleri öngörebilmek ve değişen koşullara hızla uyum sağlayabilmektir.

Bunların tamamı doğru yapılmış olsa bile sonuç her zaman beklendiği gibi olmayabilir. İşte burada kurum kültürü devreye girer. “Bu karar neden kötü sonuçlandı.” yerine, yönetim ekibi şu soruyu sormalıdır: “Bu karar alınırken süreç doğru yönetildi mi?” Çünkü sürdürülebilir başarıyı oluşturan şey sonuçlardan önce süreçlerdir.

Liderlik Burada Başlıyor…

Harvard Business School’da uzun yıllardır karar verme üzerine çalışan araştırmacılar, yüksek performanslı ekiplerin ortak özelliklerinden birinin karar süreçlerini düzenli olarak değerlendirmeleri olduğunu ortaya koyuyor. Başarılı liderler yalnızca sonuca bakmıyor. Kararın hangi bilgilerle alındığını, hangi varsayımların kullanıldığını, hangi risklerin değerlendirildiğini, hangi alternatiflerin masaya yatırıldığını da inceliyor. Çünkü biliyorlar ki aynı süreç tekrarlandığında uzun vadede başarı olasılığı artacaktır. Tek bir sonuca bakarak karar kalitesini ölçmek ise çoğu zaman yanıltıcıdır.

Belirsizlik Çağında Yeni Başarı Tanımı

Bugün satın alma profesyonellerinden beklenen yalnızca tasarruf sağlamak değildir. Risk okumak. Senaryo geliştirmek. Belirsizlik altında karar verebilmek. Ve gerektiğinde hızla yön değiştirebilmektir. Başarı artık yalnızca doğru kararı vermek değildir. Yeterince bilgi olmadığında da sağlıklı karar verebilmektir. Çünkü belirsizliği tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Ancak belirsizlik içinde daha iyi düşünebilmek mümkündür.

Ve belki de geleceğin başarılı satın alma liderlerini diğerlerinden ayıracak en önemli özellik tam da bu olacaktır. Kararlarını yalnızca sonuçlara göre değil, karar alma süreçlerinin kalitesine göre değerlendirebilmeleri. Çünkü iş dünyasında en değerli kazanım, her zaman doğru sonucu elde etmek değildir. Her koşulda daha iyi karar verebilen organizasyonlar oluşturabilmektir.

İyi Karar Ile İyi Sonuç Aynı şey Değildir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemM. Efsun Yüksel Tunç
Eğitmen ve Yönetim Danışmanı
Yaşam ve Yönetici Koçu

efsun@indus.com.tr

https://www.linkedin.com/in/efsunyukseltunc/

Instagram @indusefsun

www.efsunyuksel.com

Efsun Yüksel Tunç
Efsun Yüksel Tunçhttps://www.indusdanismanlik.com
Efsun Yüksel, 1991’den bu yana çalışma hayatında olup, yöneticilik, insan kaynakları ve satış deneyimleriyle eğitim ve yönetim danışmanlığı alanında uzmanlaşmıştır. İstanbul Üniversitesi’nde aldığı eğitimin ardından Londra’da işletme eğitimini tamamlamış, psikoloji, NLP, yönetici koçluğu ve beden dili uzmanlığıyla kişisel gelişim alanlarında yetkinleşmiştir. 2001’de Türkiye’de, 2014’te Londra’da kurduğu Indus Consulting ile lokal ve global firmalara liderlik, kişisel gelişim, satış eğitimleri ve yönetim danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.

PAYLAŞIMLAR

Lütfen yorumunuzu girin !
Lütfen adınızı giriniz.

Şirketler için Eğitim Kataloğu

📚 Eğitim Kataloğu
Sürdürülebilirlik ve Tedarikçi Ekosistemi