Fabrikalar Çiçek Açtı: Kadın İş İnsanı, Yönetici ve Çalışanlarımız – 4
Cavit SOY
Son yıllarda kadın yönetici ve çalışanlarımızı fabrikalarımızda daha sık ve ön planda görmeye başladık. Yani anlayacağınız işlerimize kadın eli değdi, adeta fabrikalarımız çiçek açtı. Temennimiz kadın istihdamının daha da artması yönünde.
Kadınlarımızı fabrikalarda bilgisayar başında çalışırken, imalatta kaliteyi kontrol ederken, toplantılarda sözünü dinletirken, proje ofisinde çizim yaparken, elinde eldiven üstünde önlüğüyle depoda malzeme istiflerken, muhasebede hesap yaparken, danışmadan misafirlerini karşılarken, fuarlarda tanıtım faaliyetlerinde bulunurken, yabancılara tercümanlık ederken, müşteri ziyaretlerinde, eğitim ve AR&GE faaliyetlerinin içinde, üretim hattında parçaları montaj ederken, satış ekibini yönetirken, satın almak için pazarlık yaparken, personel alımı yaparken, etrafa gülücükler dağıtıp neşe saçarken veya Damla Hanım gibi torna tezgahının başında, kısacası her alanda görmemiz mümkün.
Aynı anda işini ve evini, okulunu ve fabrikayı, eşini ve çocuklarını idare etmeyi başarabilen kadın çalışanlarımızı anlatacağım bu yazımda sizlere örnek kadınlarımızdan bahsetmeye çalışacağım. Örnek kadınlarımızdan çalıştıkları fabrikalarda ne gibi görevler üstlendiklerini, işyerlerine nasıl katkı sunduklarını, tavsiyelerini ve ne gibi sorunlarla karşılaştıklarını anlatmalarını istedim. Tüm kadınlarımıza iş hayatlarında başarılar ve mutluluklar dilerken sayılarının artmasını canı gönülden diliyorum.
Gelin hep birlikte Damla Hanım’a kulak verelim.
1- Damla Hanım öncelikle sizleri tanıyabilir miyiz? Eğitiminiz, meslek hayatına girişiniz ve bugünlere gelişiniz hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Damla Macit Çörtük: “Dörtyol-Hatay’lıyım evliyim, iki çocuk sahibiyim. Mustafa Kemal Üniversitesi Makine Teknikerliğini bitirdikten sonra Dikey Geçiş sınavını kazanarak Makine Mühendisliği alanında eğitim almaya hak kazandım.
Meslek hayatına giriş sürecim çok zorlu bir süreçti. Babam sanayide çalışmama çok sıcak bakmıyordu, toplum yadırgıyordu. Lise bittikten sonra, “her gün senin yanında çalışmak istiyorum, beni de götür baba” diye çok ısrar ederdim ama bir türlü babamı ikna edemiyordum. Babam işe giderdi ama ben asla pes etmezdim. Dolmuşla arkasından giderdim ya da babam uyurken gider, iş yerini ben açardım. İçimdeki üretim sevgisi hiç eksilmediği için pazar günleri atölyemizdeki çıraklar ile beraber mesai yapardım. Makinelerin sağında, solunda atılmış olan elmas (kesici uç) hurdalarını toplar, eve getirip yağ çözücüler ile yıkardım. Daha sonra hepsini salonumuzun ortasında çarşafların üzerine dizerek kuruturdum. Kuruduktan sonra da cinsine göre kutulara dizerdim. Tüm bunları yaparken inanılmaz keyif aldığımı hatırlıyorum.
Babam ise beni büyük bir hayretle ve gururla izlerdi. Parçaların adlarını sorardım ona, o da bıkmadan anlatırdı. Ondan çok şey öğrendim. “Bu AKPT, bu DNMG” vs. anlamazdım ama birbirine benzeyenlerin uç kısımlarını kumpas ile ölçerdim ve 4mm, 8mm şeklinde ikiye ayırıp kutulardım. O zaman öğrendim ucu ince olan elmasın finish işleminde daha kaliteli yüzey çıkardığını ve daha pek çok bilgiyi. Üzerlerine notlar alarak sınıflandırırdım hepsini.
Babası ile birlikte çalışan bir evlat olarak ona daha çok destek olmam gerektiğini düşündüm. Artık makine imalat projeleri okumak istiyordum. Babamın iş yükünü azaltmak ve ona daha çok destek olmak istiyordum. Bu hedefle 2010 yılında üniversite sınavına girdim ve Mustafa Kemal Üniversitesi Makine Teknikerliği bölümünü kazandım. Gündüz babamla çalışarak firmamızın muhasebe işlerini takip ettim, akşam da okuluma gittim. Babam beni bıkmadan, yorulmadan son dersime kadar beklerdi. Makine imalat projelerini çizmek ve okumak konusunda epey yol kat etmiştim. Okuldan çıktıktan sonra eve gelirdim ve sabah saatlerine kadar sipariş aldığımız projelerin malzemesini tedarik ederdim. Ertesi gün verilecek tekliflerin kg fiyatını maliyetini hesaplardım. Ancak dört ya da beş saat uyku uyuduğumu hatırlıyorum. Babamın iş yükünü biraz da olsa alabilmiş ve artık ona daha çok destek olmaya başlamıştım.
Daha sonra evlendim ve anne oldum. Evlat sahibi olmanın dünyanın en büyük nimetlerinden biri olduğunu fark ettim. Anne olduktan sonra sorumluluklarım arttı fakat babamı hiçbir zaman yalnız bırakmadım ve çocuklarımla işe gitmek ve gelmek için elimden geleni yaptım. Hiçbir zaman pes etmedim. Kenan Macit Makine Yönetim Kurulu Başkanı olan babam ile birlikte çok güzel projelere imza attık ve bununla gurur duyuyorum.”
2- Sanayide kadın yönetici olmanın ve işin bizzat mutfağında yer almanın sizlere sağladığı avantajlardan bahseder misiniz? Sanayide kadın yönetici olmak nasıl bir duygu?
“Kadın yöneticilerin farklı bakış açıları ve yaklaşımları getirdiğini düşünüyorum. Bu, hem kişisel hem de profesyonel olarak büyümemizi sağlıyor. Kadın olarak hayal gücümüzün daha estetik olduğunu düşünüyorum. Tasarımlarımda da bu estetikliği yansıtabildiğimi düşünüyorum. Ağır sanayi ürünlerini maketlere dönüştürebildim. Her bir maket tasarımım, firmaların müşterileri için özel hatıralar oluşturmalarına yardımcı olmayı amaçladı. Tasarımlarım, firmaların ürettiği ürünleri temsil edecek şekilde özenle hazırlandı. Minyatür tasarımlarım, masaüstü aksesuarları, kişiye özel hediyeler, kalemlikler ve daha pek çok ürünü içerdi. Aldığım olumlu geri dönüşler, büyük bir mutluluk ve motivasyon kaynağı oldu ve bu bana inanılmaz bir güç verdi. Bu güç ve motivasyon ile Damla Makineyi kurdum.
Kadınların her alanda yaşadığı cinsiyet ayrımcılığı ve eşitsizlik gibi zorlukları ben de yaşadım. Erkekler ile kadınların sanayide yasadığı zorluklar aynı değil kadın olarak daha çok çaba sarf etmeniz gerekiyor. Tüm bu zorluklar karşısında güçlü olduğumu hissetmek, başardığımı görmek kendimi iyi hissettiriyor, gurur ve motivasyon veriyor. Kendi potansiyelimi ve sınırlarımı keşfetmeme olanak sağladı. Bu güçle ilerliyorum. Kadın, erkek ayrımı yapmadan bu mesleği yapıyor olmak gurur veriyor.
Kadın yöneticilerin başarılarının, toplumda kadınların gücünü ve potansiyelini vurguladığını düşünüyorum. Bu güç, toplumsal cinsiyet kalıplarını kırabileceğini ve kadınların her alanda var olabileceğini gösterir.
Sonuç olarak, sanayide kadın yönetici olmak, büyük bir mücadele ve emek gerektirse de, sağladığı avantajlar ve kazanımlar bu emeği fazlasıyla karşıladığını düşünüyorum. Kadınlar, sanayinin her alanında başarılı olabileceklerini göstererek, geleceğin daha eşitlikçi ve kapsayıcı bir dünya olmasına katkıda bulunmaya devam edecekler.”
3- Damla Makine’nın ikinci kuşak yöneticisi olarak baba mesleğini başarıyla devam ettiriyorsunuz. Başka hedefleriniz idealleriniz var mıydı yoksa çocukluktan gelen bir meslek aşkı mıydı sizinki?
“Babama olan sevgim ve hayranlığım babamın mesleğini de çok sevmemi sağladı sanırım. Mesleğime başladığım ilk günden beri her gün aynı sevinçle, aynı heyecan ile işime gidiyorum bu hiç değişmedi.”
4- Bizlere iş yaşamınızda aklınıza gelen tatlı bir anınızdan bahsedin dersek neler söyleyebilirsiniz?
“Hatay’da deprem sonrası hemen toparlandık ve çevremizdeki ilçelere yardım etmeye başladık. Temel ihtiyaç yardımları çok fazla geliyordu. Ekibimle birlikte depremzede çocuklar için 2 adet konteynerden kreş yaptık ve içinin eşyalarını çocuklarımla ve ekibim ile donattık. Teslim ettiğimizde kreşin içine giren çocukların gözlerindeki sevinç paha biçilemez bir duyguydu. “
5- Damla Makine’yı tanıyabilir miyiz? Firmanız ne zaman kuruldu, tarihçesi ve gelişimi hakkında bilgi alabilir miyiz?
“2023 yılında, güvenilir adımlarla, babamın mirasını taşıyarak kendi şirketim olan Damla Makine Sanayi’yi kurdum. Bu süreçte, tecrübe ve güvenirlilik ilkelerini rehber edindim. Damla Makine Sanayi, sektördeki yerini sağlamlaştırmaya ve adından sıkça söz ettiren bir isim haline gelmeye devam ediyor. İlerleyen zamanlarda 50’nin üzerinde işçi istihdam etmeyi hedefliyorum.”
6- Babanızdan devraldığınız bayrağı başarıyla sürdürdüğünüzü biliyoruz. Bizlere öncelikle müşterilerinize sunmuş olduğunuz ürün ve hizmetlerden bahseder misiniz?
“Cnc Plazma, Cnc Oksijen ve Lazer kesim makineleri ile istenilen ölçülerde kesim yapmaktayız. Ayrıca; Boru Lazer kesme makinesi-Profil lazer kesme makinesi ve Sac Lazer kesme makinesi üretimine başladım. Yerli makinelerimizi üretiyor olmanın gururunu yaşıyoruz. Değerlerimizin başında Kalite, yaratıcılık, özelleştirme, müşteri memnuniyeti geliyor. Ayrıca ağır sanayi ürünlerinin maketlerini yapıyoruz. Ağır sanayiyi sanatla buluşturmak çok keyifli bu tasarım el yapımı olduğu için ve çok zarif duruyor ve müşterilerimiz tarafından çok beğeniliyor.”
7- Ağırlıklı olarak hangi sektörlere çözüm üretiyorsunuz? Bilhassa Demir Çelik sektörüne yönelik çözümlerinizden bizlere bahseder misiniz?
“Ağır sanayi sektörüne çözüm üretiyoruz. Ürünlerin işlenmesi için Boru Lazer kesme makinesi-Profil lazer kesme makinesi ve Sac Lazer kesme makinesi yapıyoruz. Yerli makinelerimiz hızlı ve hassas işleme yapıyor. Ürünlerimizi alan müşterilerimiz zamandan tasarruf ediyorlar. İş yükünü azaltıyorlar Kullanırken kaliteli bir işlem elde ediyorlar, ihtiyaca göre özel ölçüde ürün elde ediyorlar. “
8- Kısa ve uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz projeleriniz var mı? Varsa neler?
“Üretimini yaptığımız makineleri sadece ülkemizde değil yurtdışı pazarına da ulaştırmayı hedefliyoruz. Afrika Ülkeleri ve Avrupa Ülkelerine .”
9- Sanayicilerimize ve sanayide kadın çalışanlarımıza bir mesajınız var mı?
“Kadınların sanayi sektöründe daha fazla yer alması, şirketlerin rekabet gücünü artırmakla kalmaz, aynı zamanda iş yerinde daha adil ve dengeli bir çalışma ortamı yaratır. Kadınların liderlik rollerine daha fazla dâhil edilmesi, sanayide çeşitliliği ve yenilikçiliği teşvik eder. Bu nedenle, kadınların yeteneklerine ve potansiyellerine yatırım yaparak, onların gelişimlerini desteklemeliyiz.
Kadın çalışanlarımıza en büyük mesajım;
Yetkinliklerinize ve yeteneklerinize inanın. Zorluklarla karşılaştığınızda, kararlılıkla yolunuza devam edin ve kendinize olan güveninizi asla kaybetmeyin.
İş arkadaşlarınız ve sektörünüzdeki diğer kadınlarla güçlü bir destek ağı kurun. Birbirinizi destekleyerek ve bilgi paylaşarak, birlikte daha güçlü olabilirsiniz.
Sürekli Öğrenin ve gelişin. Yeni beceriler öğrenmek ve kendinizi sürekli geliştirmek için fırsatları değerlendirin. Eğitimlere katılın, yeni teknolojilere hâkim olun ve kariyerinizi ileriye taşıyın.
Hep birlikte, daha güçlü ve eşitlikçi bir sanayi sektörü oluşturabiliriz. Her birinizin katkısı, sanayinin geleceğini şekillendirmede büyük bir rol oynayacaktır. Bu yolda, birbirimize destek olmalı ve birlikte daha parlak bir geleceğe doğru ilerlemeliyiz.”
Damla Hn, sorularımızı tüm içtenlik ve samimyetinizle cevapladığınız için teşekkür ederiz.
Rica ederim. Bu keyifli röportaj için size ve Satınalma Dergisi’ne teşekkür ederim.
Cavit SOY










Türkiye’de tarımsal üretim ve hayvancılık politikalarının tohumlarının atıldığı Mustafa Kemal Atatürk döneminden bu yana en önemli iş ortaklarından olan Macaristan ile iş birliğine devam ediyor. Macaristan İhracatı Teşvik Ajansı HEPA Türkiye, bünyesindeki firmalarla Türkiye’deki tarım ve hayvancılık alanındaki ticari ilişkilerin gelişmesi için çalışmalarını sürdürüyor.
80 yılı geride bırakan Borusan Grubu, geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği Sürdürülebilir Satın Alma Politikası kapsamında tedarikçilerini değerlendiriyor ve geliştirilmesi gereken alanlar konusunda onlara rehberlik ediyor. Bu sayede tedarik zincirinde çevresel ve sosyal sorumluluğu teşvik ederken ekosistemini büyüterek yeşil ve sürdürülebilir dönüşümü hızlandırıyor. Borusan’ın bu fayda odaklı yaklaşımı, Türkiye’de sürdürülebilir bir tedarik zinciri modeli oluşturmaya ve tüm paydaşları bu sürece dahil etmeye de öncülük ediyor.
Borusan Sürdürülebilir Satın Alma Politikası ile şeffaf bir iletişim kurarak etki ettikleri tüm alanlarda daha sürdürülebilir bir tedarik zinciri inşa etmeyi amaçladıklarını belirten Borusan Grup CFO’su, Finansman, Mali İşler ve Ortak Hizmetler Başkanı Barış Kökoğlu, “Geçen yıl sürdürülebilir iş modelimizle toplum ve dünya üzerinde olumlu bir etki yaratma hedefimize tedarikçi zincirimizi de ortak ettik. Sürekli güncellediğimiz bu politika ile tedarikçilerimizin sürdürülebilirlik performanslarını detaylı bir şekilde değerlendiriyor ve gelişmeleri gereken alanlarda onlara rehberlik ederek daha hızlı aksiyon alınmasını sağlıyoruz. İlk fazdaki incelemelerimizden elde ettiğimiz veriler ışığında ‘Karbon Emisyon Azaltımı’ konusunun gelişime en çok ihtiyaç duyulan alan olduğunu gördük. Biz de bu kritik alandaki iyileştirmeleri teşvik etmeyi önceliklendiriyoruz.” dedi.
Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş ise şunları aktardı: “Borusan Sürdürülebilir Satın Alma Politikası ile ticari bir bakış açısının çok daha ötesinde, uzun vadeli iş birlikleri, karşılıklı fayda ve etkiyi büyütme prensipleri üzerine kurulu bir anlayışla, tüm paydaşlar için değer yaratıyoruz. Kapsayıcı bir ekosistem oluşturarak tedarik zincirimizi daha dirençli kılarken, dünya için sürdürülebilir bir geleceğe de katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Ekosistemde yer alan bütün paydaşlarımızı çevreye ve topluma duyarlı, sorumlu ve sürdürülebilir bir şekilde faaliyet göstermeye teşvik ediyor, bulunduğumuz sektörlerdeki öncü rolümüzle ilham kaynağı olarak Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasını desteklemeye devam ediyoruz.”



Tosyalı’nın Angola’daki iştiraki Tosyalı Iron & Steel Angola S.A. (“TISA”), Angola’da devam eden yatırımları kapsamında ortaklık yapısına Angola Cumhuriyetiʼne ait petrol ve gaz şirketi Sonangol’u da alarak daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecek. Tosyalı Iron & Steel Angola bu yeni yapısıyla mevcuttaki demir cevheri yatırımının kapsamını daha da genişleterek entegre bir demir çelik tesisi kurmayı planladığını, Angola Cumhuriyeti Maden Kaynakları, Petrol ve Gaz Bakanı Diamantino Pedro Azevedo ve beraberindeki heyetin Tosyalı Demir Çelik İskenderun Tesisini ziyareti esnasında açıkladı.



2015 yılından bu yana 4 bini aşkın mezun veren Tezmaksan Akademi, Sivas’taki yeni şubesi ile kadın istihdamına odaklandı. Başta Sivas olmak üzere çevre illerden kadın istihdamına yoğun bir ilgi olduğunu belirten Tezmaksan Grup CEO’su Hakan Aydoğdu, “Sektörümüzde erkek çalışan oranı oldukça yüksek. Artık yaptığımız iş kol gücünden tamamen çıktığı için çalışanların erkek ya da kadın olmasının bir önemi kalmadı. Bizim için yetenek ön planda. Biz de Sivas’taki şubemizde kadınlarımıza eğitim vererek, onların çalışma hayatına dahil olmasına katkı sağlıyoruz” dedi.
Tedarik zinciri yönetimi, lojistik sektöründe rekabet avantajının sağlanması açısından kritik bir rol oynuyor. Dünya genelindeki öngörülemeyen gelişmeler tedarik zincirlerinin daha karmaşık hale gelmesine neden olurken, bu alandaki riskleri ve olası kayıpları minimuma indirmek için erken tespitler büyük önem taşıyor. Globelink Ünimar İcra Kurulu Başkanı Fatih Baş, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.




7. DHL Lojistik Trend Radarı Raporu yayınlandı