Sosyal sorumluluk kavramı, kuruluşların faaliyetlerinde iş etiği, şeffaflık, hesap verebilirlik ve insan hakları gibi ilkeleri gözetmesini ifade etmektedir. Günümüzde şirketlerden sadece uygun fiyatlı ve yüksek performanslı ürün ve hizmetler üretmesi değil aynı zamanda vizyon ve misyonlarında sosyal sorumluluk ilkelerine uyum sağlaması beklenmektedir. Bu beklenti sadece müşteri tarafında değil yatırımcılar, kamuoyu, hükümet organları, tedarikçiler, sendikalar ve meslek odaları gibi paydaşlar nezdinde de oluşmaktadır. ISO 26000 bu amaçla hazırlanmış bir standart olup kuruluşlara, faaliyetlerinde sosyal sorumluluk ilkelerine uymaları konusunda rehberlik sağlamaktadır. Herhangi bir sertifikasyon amacı bulunmayan standart, her ölçekten ve sektörden kuruluşa sosyal sorumluluk ilkeleri ve prosedürleri konusunda yol göstermektedir.
Sosyal sorumluluk standardı, hangi ülkede ve hangi sektörde faaliyet gösterdiği ve piyasaya sunduğu ürün ve hizmetler fark etmeksizin; çok uluslu şirketlerden küçük ve orta ölçekli işletmelere kadar her büyüklükten şirket tarafından uygulanabilmektedir. Şirketler bu standardı referans alarak evrensel sosyal sorumluluk ilkelerini iç ve dış süreçlerine, kurumsal politikalarına, hedef ve taahhütlerine nasıl entegre edeceğini öğrenebilmektedir. ISO 26000 tarafından vurgulanan yedi önemli sosyal sorumluluk ilkesi şunlardır:
- Şeffaflık
- Hesap verebilirlik
- İnsan haklarına saygı
- Hukukun üstünlüğü
- Uluslararası davranış normlarına saygı
- Paydaş çıkarlarını gözetme
- İş etiği uygulamaları
ISO 26000 kurumsal sosyal sorumluluk standardı bu ilkelerin çalışan uygulamaları, adil yönetim prensipleri, tüketici sorunları yönetimi, topluluk katılımı, organizasyonel yönetişim ve çevre yönetim sistemi gibi süreçlerle benimsenmesini amaçlamaktadır.
Kurumsal Sosyal Sorumluluk Yönetiminin Kapsamı
ISO 26000 sosyal sorumlulukla ilgili konuları şu şekilde detaylandırmaktadır:
- Örgütsel yönetişim: Şirketler kararlarını toplumların beklentilerini gözeterek almalıdır. Karar alma süreçlerinde şeffaflık, hesap verebilirlik, etik ilkeler ve paydaş beklentileri dikkate alınmalıdır.
- İnsan hakları: İnsanlar arasında hiçbir şekilde ayrımcılık yapılmamalı; siyasi, ekonomik, sosyokültürel ve diğer konulardaki haklara saygı duyulmalıdır. Herhangi bir nedenden ötürü ayrımcılık yapılmasına izin verilmemelidir. Suç ortaklığından kaçınılmalı ve insan haklarını tehdit eden her unsur dikkate alınmalıdır.
- İş gücü uygulamaları: ISO 26000, çalışanlara değer verilmesini ve her türlü sömürü ve suistimalin önüne geçilmesini amaçlamaktadır. Bu bağlamda çalışanlar arasında sosyal bi diyalog kurulmalı, iş sağlığı ve güvenliği standartlarına uyulmalı, çalışma koşulları iyileştirilmeli; istihdam, eğitim ve insani gelişme konusunda kurumsal politikalar oluşturulmalıdır.
- Çevresel yönetim: Kaynakların sürdürülebilirlik ilkelerine uygun şekilde kullanılması, iklim değişikliği ile mücadele, biyolojik çeşitliliğin korunması ve kirliliğin önlenmesi, şirketlerin temel çevresel hedeflerinden ve politikalarından biri olmalıdır.
- Adil işletme uygulamaları: Şirketler hem kendi süreçlerinde hem de iş birliği içerisinde bulunduğu paydaşlarının faaliyetlerinde rüşvet ve yolsuzluk gibi adil olmayan girişimlere izin vermemelidir. Ayrıca, faaliyetlerini adil rekabet kural ve esaslarına uygun şekilde yürütmeli, siyasete dair süreçlerde sorumlu davranmalı ve mülkiyet haklarına saygı göstermelidir.
- Tüketici sorunları: Tüketicilerin sağlığını, güvenliği ve çıkarlarını korumak kuruluşların en önemli sosyal sorumluluklarından biridir. Bu bağlamda, pazarlamada adil olunmalı, sürdürülebilir tüketim teşvik edilmeli, tüketici hizmetleri yönetimi ile müşterilerden gelen sorunlar çözüme kavuşturulabilmelidir.
- Topluluk katılımı: ISO 26000, kuruluşların toplumların eğitimine, kalkınmalarına, sosyal gelişimlerine, değer yaratmalarına öncülük etmesini amaçlamaktadır. Bu bağlamda şirketler teknolojik yatırımlar ile istihdam potansiyelini sürekli artırmalı, yerel toplulukların zenginliğinin artmasına liderlik etmeli ve toplumsal becerilerin gelişmesini sağlamalıdır.
Sosyal sorumluluk, günümüzde şirketlerin en önemli kurumsal ilkelerinden ve politikalarından biri olmak zorundadır. Kuruluşlar ISO 26000 standardı ile sosyal sorumluluğu yönetilebilir bir operasyon haline getirebilmektedir. Ayrıca, bu süreçlerde paydaşların doğru bir şekilde belirlenmesini; tüketiciler arasında ve tedarik zinciri ağında sosyal sorumluluk bilincinin artırılmasını sağlamaktadır. ISO 26000 standardı ayrıca yerel yasalar, uluslararası sözleşmeler ve mevcut ISO yönetim sistemi belgeleriyle de uyumludur.
☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Standardı Eğitimi (2 gün)

ŞİRKET EĞİTİMLERİ
FABRİKANIZDA BİRE BİR (1-1) YÖNETİCİ ve GRUP EĞİTİMLERİ
- Şirket eğitimlerinistandart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz.

Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır.
Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.
Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”
Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.
Türkiye’nin Her Yerinde Bire Bir (1-1) Yönetici Ekibi ve Şirket Eğitimleri
Eğitim içeriklerini görmek için başlıkları tıklayınız.
☐ Stratejik Satın alma Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)
☐ ISO 37001 Rüşvetle ve Yolsuzlukla Mücadele Yönetim Sistemi Standardı Eğitimi
☐ Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi (2 Gün)
☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Satınalma ve Tedarik Zincirlerinde YAPAY ZEKA Eğitimi (2 gün)
☐ Emtia ve Kategori Uzmanları için Maliyet ve Fiyat Eskalasyon Analizi Eğitimi
☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün)
☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)
☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)
☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)









Ülke ve bölge operasyonlarını İstanbul merkezli gerçekleştiren global şirketler, beklenen İstanbul depremi nedeniyle bir dizi önlem almaya başladı. Her departmandan yöneticilerin katılımı ile Afet Kriz Masası kuran global şirketler özellikle finans, IT ve lojistik operasyonlarını yedeklemeye başladı. Eskişehir, Ankara ve Konya gibi deprem riskinin diğer bölgelere göre daha az olduğu kentlere depolarını taşıma sürecine giren şirketler, çalışanları için de aynı kentlerde yeni nesil yaşam alanları olarak tabir edilen habitatlar kurmaya başladı.
Kahramanmaraş depreminin ardından yoğun olarak İstanbul depreminin konuşulmaya başlandığını belirten Müge Çevik, özellikle global şirketlerin ‘İstanbul’da deprem olursa operasyonlarımız duracak’ endişesi yaşadığına dikkat çekti. Firmaların bünyelerinde Afet Kriz Masası kurduklarını da bildiren Müge Çevik, bazı global şirketlerin stratejik pozisyonlarını şehir dışına taşıdığını, bir kısmının ise taşıma planı yapmaya başladığını açıkladı. İlk günden bu yana Şapka çatısı altında farklı sektörlerden ve ölçeklerden 500’ün üzerinden firma çalışan ve 30’dan fazla firmaya organizasyonel gelişim koçluğu yapan Müge Çevik, “Sigorta, ilaç ve akaryakıt sektörlerinde faaliyet gösteren büyük global şirketlerin bir kısmı bu sürece başladı. Kahramanmaraş merkezli depremlerde şunu anladılar ki; beklenen İstanbul depreminde sadece can kaybı değil, iş süreçlerinde önemli rol olan kilit unsurları da yitirmiş olacaklar. Normalde büyük global firmaların her zaman bir kriz masası vardı, ancak bu sefer çok ciddi adımlar atıyorlar. ‘Deprem olursa’ durumundan ‘Deprem olacak’ durumuna geçmiş durumdalar” dedi.
Günümüz rekabet ortamında başarılı olmanın ve başarıyı sürdürülebilir kılmanın en gerçekçi benimseme yöntemlerinden biri açıkça ya da örtülü bir şekilde iş modelleridir. 1957 yılında ilk kez kullanıldığından beri iş modelleri zaman zaman önemli bir gerçek kabul edilmiş olsa da esas kabulü son yıllarda iyice artırmış özellikle pandemi sonrasında güçlenmiştir. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızlı gelişimi ve sanal işletmelerin hızlı bir şekilde pazarlarda söz sahibi olması iş modeli kavramını önemli hale getirmiş ancak pandemi sonrasında özellikle yeni bir iş anlayışının inşa edilmeye başlanması ile önemli bir kavram haline gelmiştir.
Deloitte’un 2023 CxO Sürdürülebilirlik Raporu, küresel belirsizlik ortamında üst yöneticilerin sürdürülebilirliği gündemlerinin ilk üç sırasında tuttuğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre bu yıl ekonomik görünümdeki sislere rağmen üst yöneticiler sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği girişimlerine yatırım yapmaya kararlı.
Raporu değerlendiren Deloitte Türkiye Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Murat Günaydın, iklim değişikliğinin, iş gündeminin kalıcı bir parçası olmaya devam edeceğini söyledi. Günaydın, “İklim değişikliğini ele alma ve karbondan arındırılmış bir ekonomiye doğru sorumlu bir yol paylaşma ihtiyacı konusunda iş dünyasında artan bir uyum var. Araştırma bize şunu gösteriyor; belirsizliğin, aksaklıkların ve birbiriyle yarışan zorlukların devam ettiği bir yılda iklim değişikliğinin yarattığı tehditler, ekonomik endişelerden sonra en önemli sorun olarak ikinci sırada yer aldı. CxO’ların çoğunluğu dünyanın, iklim değişikliğinin en kötü etkilerinden kaçınmak için yeterli adımları atacağı konusunda iyimserliğini koruyor ve harekete geçmekle ilgili aciliyet duygusuna katılıyor. İyi haber şu ki, 2023’teki ekonomik döngünün belirsizliğine rağmen üst yöneticiler, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği girişimlerine yatırım yapmaya kararlı. Araştırmanın sonuçları CxO’ların hem şirketlerinin hem de küresel ekonominin iklim hedeflerine ulaşırken ve sera gazı emisyonlarını azaltırken büyümeye devam edeceklerine inandıklarını gösteriyor” dedi.
Yük taşımacılığında Avrupa’nın lider firması DFDS’in Türkiye merkezli Akdeniz İş Birimi çok özel bir hattın açılışını gerçekleştiriyor. İzmir Alsancak Limanı’ndan Fransa’nın Sete limanına ilk ve tek Ro-Ro hizmeti olma özelliğini taşıyacak olan İzmir – Sete rotası ile DFDS, Türkiye ve Avrupa arasındaki güvenli ve hızlı taşımacılık çözümlerine bir yenisini daha ekliyor.
Bu yazımda sizlere fabrikalarımızdaki kaynak işlerinden bahsedeceğim. Makine imalatçılarının olmazsa olmaz en önemli işlerinden olan kaynak işinde dikkat edilmesi gereken hususları irdeleyeceğim. Ancak kaynakçılık mesleği konusunda bilgim eksik olduğu için konunun uzmanlarından kaynak ustası Salim Malkoç’un tecrübeleri ışığında konuyu anlatacağım. Satınalma Uzmanı olarak kaynak konusunda kendisinden çok şeyler öğrendiğimi belirtmek isterim.
“Bu mesleğe 13 yaşlarımda bir ustanın yanında çırak olarak başladım. Bizler genelde ilkokuldan sonra iş hayatına atılır ve yıllarca ustalarımızın yanında mesleğimizi öğrenirdik. Daha sonra kalfa ve usta olma yolunda ilerlerdim. Kaynak işini çok sevdim ve ilgimi bu alana yönelttim.”
Kamu İhale Kurulu Kararı Özeti; Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından 26.12.2022 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “2023 Yılı Personel Taşımacılığı Hizmet Alım İşi” ihalesine ilişkin olarak Tav Seçil Turizm Otom. Taş. Eml. İnş. ve Tem. Hizm. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.nin 20.12.2022 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 21.12.2022 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 27.12.2022 tarih ve 70146 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 27.12.2022 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur.


İklim, insan ve inovasyon odak alanlarında kapsayıcı bir sürdürülebilirlik stratejisi izleyen Borusan, bu konudaki bilinci artırmayı da hedefliyor. Sürdürülebilirlik kültürünün ve anlayışının paydaşlar özelinde de benimsenmesini değerli bulan kurum, bu doğrultuda holdingler nezdinde bir ilke imza atarak Sürdürülebilir Satın Alma Politikası hayata geçirdi.

Gümrük mevzuatımızda statüsü “GERİ GELEN EŞYA” olan bu konu, Gümrük Kanunu (GK) 168. ile 169. maddelerde ve Gümrük Yönetmeliği (GY) 446, 447. ve 451. maddelerde işlenmiştir;