9. Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Fuarı HPKON Başladı

TMMOB Makina Mühendisleri Odası ve Hannover Fairs Turkey tarafından düzenlenen 9. Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Fuarı HPKON, 16-19 Kasım tarihleri arasında İzmir’de MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlenen açılış töreni ile başladı. 4 gün sürecek kongrede, 17 oturumda 52 bildiri sunulacak, 3 yuvarlak masa toplantısı, 3 kurs ve 16 atölye çalışması gerçekleşecek. Kongre ile eş zamanlı gerçekleşecek HPKON Fuarı da 1.030 m2 alanda, Hidrolik-Pnömatik, Kontrol Tekniği, Mekatronik, Otomasyon ve Endüstri 4.0 uygulamalarını sergileyecek 39 firmanın katılımı ile gerçekleşiyor.

Uzun bir aradan sonra İzmir’de MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşen 9. Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Fuarı HPKON’un açılış törenine; T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İZTO İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, Hannover Fairs Turkey Fuarcılık A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Belkıs Ertaşkın Ferron, MMO İzmir Şube Başkanı İlkin Boz, HPKON Yürütme Kurulu Başkanı Şemsettin Işıl, AKDER- Akışkan Gücü Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sevda Kayhan Yılmaz, DEİK – Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Avustralya İş Konseyi Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Steven Young ve sektör temsilcileri katıldı.

“TÜRKİYE EN BÜYÜK YATIRIM TALEBİ ALAN ÜLKE”

9. Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi’nin açılış konuşmasını yapan T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, “Biz 1970’li yıllarda bazı fonksiyonları yaptığımızda çok büyük bir iş yaptığımızı zannediyorduk ama bugün öyle değil. Bugün bir hidrolik press, hidrolik press olmaktan çıktı. Bir elektronik cihaz haline geldi.  Mekatroniğin hidrolikle buluşması çok önem taşıdı. Artık yaptığımız makinelerin fonksiyonları değişti” diyerek değişen ve dönüşen durumu anlattı. Yeni dünyaya göre Türkiye’deki sistemlerin nereye doğru gittiğinin çok önemli hale geldiğini ifade eden Büyükdede, “Eskiden Almanlara, İtalyanlara bıraktığımız birçok konuyu artık bünyemize almaya başladık. Bünyemize alırken de birçok konuda kendileriyle partnerlik yaptığımız firmalarımız oluşmaya başladı. Dolayısıyla şimdi yeni hidrolik pnömatik ve bununla ilgili konular klasik yapılardan çıktı. Artık her biri elektronik cihaz haline geldi. Türkiye değişim ve dönüşüm geçiriyor. Biz artık sanayicimize ve dış yatırımcımıza yer yetiştirmekte zorlanıyoruz. İzmir bölgesinde şu an 50 milyon metrekare yerimiz olsa bu 50 milyon metrekareyi yerleştiririz. Çünkü Türkiye şu anda belki de en çok talep gören ülke. En büyük yatırım talebi alan ülke. Şu anda Türkiye’yi metrekare metrekare büyütmeye gayret ediyoruz” dedi.

“SEKTÖRÜN GELECEĞİNİ, MAKİNE İMALAT SEKTÖRÜNÜN GELİŞİMİ BELİRLEYECEK”

Açılış töreninde konuşan Makina Mühendisleri Odası (MMO) Başkanı Yunus Yener de şunları söyledi: “Türkiye’de hidrolik pnömatik sektörünün geleceğini, ‘tedarikçisi’ olduğu makine imalat sektörünün gelişimi belirleyecektir. Makine imalatçıları nitelikli yerli ürünlere öncelik vererek yerli ürünlere olan güveni artırabilir ve katma değeri yüksek ürünlerin yerli olarak üretilmesinin önünü açabilir. Bu, yerli üreticilerinin rekabet gücünün artırılmasının yanı sıra ulusal ekonominin de yararına olacaktır. Yerli üretimin artması ise nitelikli teknik elemanlar, vasıflı işgücünün artması, ithalatı düşürmek ve dışa bağımlılığı yok etmek ile mümkün olacaktır. Yerli üretimin geliştirilmesi ile birlikte yurt dışından makine ve elemanlarının girişi de azalabilecektir. Nitelikli teknik elemanların varlığı ve istihdamı da ancak ülkede uygun çalışma ortamlarının sağlanması ve bu alana yatırım yapılması ile mümkündür.”

HPKON, SEKTÖRÜN GELİŞİMİNE KATKI SAĞLAYACAK

Hannover Fairs Turkey Fuarcılık A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Belkıs Ertaşkın Ferron, yaptığı açılış konuşmasında HPKON’un sektörün gelişimine katkı sağlayacağına dikkat çekerek şunları söyledi: “Hidrolik ve Pnömatik teknolojileri sektörümüz bugün Avrupa ve Amerika başta olmak üzere; dünya üzerindeki tüm kıtalara ihracat yapıyor. Değerli sektör temsilcilerimizden aldığımız bilgilere göre; 10 binin üzerinde kişiye istihdam sağlayan sektörün, Türkiye’de 560 milyon Avro pazar büyüklüğüne ulaştığı öngörülüyor. Ama bu rakamların sadece tahmini olduğunu önemle vurgulamak isterim. Çünkü, akışkan gücü teknolojileri, onlarca sektöre yüksek enerji verimliliği sağlayan, çevreci ve maliyeti azaltan teknolojik çözümler sunan bir sektördür. Bu açıdan bakıldığında ulaştığı pazar büyüklüğü aslında hayallerimizin ve hedeflerimizin çok ötesindedir. Her 3 yılda bir ev sahipliği yaptığımız Hidrolik ve Pnömatik Kongre ve Fuarı HPKON’un sektörün gelişmesinde önemli rol oynadığına ve katkı sağladığına inanıyoruz. Aynı şekilde her yıl İstanbul’da düzenlediğimiz WIN EURASIA fuarı ile Hidrolik ve Pnömatik sektörünün gelişimine katkı sağlamaya devam ediyoruz. HPKON, birbirinden değerli katılımcılardan oluşan kongre tarafı ile akademik bilgi ve deneyim aktarımı sağlarken, fuar bölümü ile de en son teknolojileri yerinde görme imkânı sunuyor. Bu açıdan burada yapılan çalışmaların hem bugünü sunmada hem de sektörün geleceğini şekillendirmede öncü olduğunu kabul etmek gerekir” diye konuştu.

HPKON KONGRESİ’NE TOPLAM 11 BİN 166 KİŞİ KATILDI

HPKON Kongresi Yürütme Kurulu Başkanı Şemsettin Işıl ise kongre hakkında şu bilgileri aktardı: “Kongrelerimize bugüne kadar 5 bin 297’si kayıtlı delege olmak üzere toplam 11 bin 166 kişi katılmıştır. Düzenlenen 9 kongre boyunca, 314 adet bildiri sunulmuş, 9 adet panel, 10 adet yuvarlak masa toplantısı ile 19 adet kurs düzenlenmiştir. Sunulan bildirilerin yer aldığı 8 adet ‘Bildiriler Kitabı’ yayınlanmıştır. Atölye çalışmalarının toplam sayısı ise 84’tür. Bu sayılara şimdiki kongremizin sonuç sayıları ayrıca ilave edilecektir. Kongremiz, başta akışkan gücü olmak üzere kontrol tekniği, mekatronik, otomasyon ve endüstri 4.0 alanlarında çağdaş bilgi ve teknolojilerin etkin bir şekilde tartışıldığı ve paylaşıldığı, kurumlar ve bireyler arasındaki profesyonel ilişki ağlarının kurulup geliştirildiği ve bu alandaki tüm yenilik ve gelişmelerden haberdar olma imkanının tekrar doğacağı bir bilimsel platform olacaktır.”

HPKON’UN ÖNEMİNE VURGU

MMO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı İlkin Boz, Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Sergisi’nin, düzenlenmeye başlandığı ilk günden bu yana sektörde önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirterek HPKON 2022’nin sektörün en önemli platformlarından biri olma özelliğini kolektif çalışmaya borçlu olduğunu söyledi. Boz, “Emeği geçen tüm kişi ve kurumları bir araya getirdiğimizde HPKON, yüzlerce kişinin emeği ve bilgi birikiminin eseri olarak ortaya çıkmıştır. Bütün bunları etkinlik katılımcılarıyla birlikte birleştirdiğimizde sektör için HPKON 2022’nin önemi bir kez daha gözler önüne serilmektedir” ifadelerini kullandı.

“ÜLKE EKONOMİSİNE EN FAZLA KATKIYI KOYAN SEKTÖRLERDEN BİRİ”

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, “Ülke ihracatımızın yaklaşık yüzde 5’ini makine ve aksamları oluşturuyor. Bununla birlikte ülkemizde kg başına ihracat değeri TİM verilerine göre 1,18 dolar iken, makine ve aksamlarında bu rakam 5,6 dolara çıkıyor. Daha da spesifik ürünlere bakıldığında rakam yükseliyor. Yani, ülke ekonomisine en fazla katkıyı koyan sektörlerden birisiniz. Yerlileşme politikası bu nedenle çok önemli” diye konuştu. Sanayinin ana ihtiyaç alanlarından biri olan nitelikli işgücüne ulaşımın, sektörün de öncelikli konusu olduğunu kaydeden Yorgancılar, “Ege Bölgesi Sanayi Odası olarak çok önemsediğimiz, çözümü için özel gayret sarf ettiğimiz bir konudur bu. İşsizlik değil, mesleksizlik vardır inancındayız. O nedenle de aranan eleman olarak tanımladığımız nitelikte işgücünün artırılmasına yönelik her projeye gönülden destek vermekteyiz. Tüm meslek liselerinin özel sektöre devredilerek; Almanya, Avusturya örneklerinde sağlanan başarıları da dikkate alınarak, küresel ekonomideki koşullar ve kendi ihtiyaçlarımız doğrultusunda yeni bir sistemin kurulmasını uzun bir zamandır talep etmekteyiz. Kararlılıkla talep etmeye devam edeceğiz. Kısmen de olsa bu konuda bir ilerleme kaydettiğimizi söyleyebilirim” sözlerine yer verdi.

“İNSAN KAYNAĞI KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR”

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, hidrolik ve pnömatik teknolojileri alanında başarılı olabilmek için yetişen insan kaynağının ayrıca kritik bir önem taşıdığına dikkat çekti. İzmir Ekonomi Üniversitesi olarak hem istihdama hem de sektörlere gereken katkıyı vermek adına mekatronik mühendisliği bölümünü kurarak makine, elektrik-elektronik ve bilgisayar mühendisliklerinin kesişim noktalarında konumlandıklarını kaydetti. Özgener, şöyle devam etti: “Otomasyon, robotik, makine tasarımı ve imalatı, otomotiv, savunma sanayi ve sağlık başta olmak üzere çeşitli sektörlerde çalışacak, iyi eğitimli, dünyayı iyi okuyabilen mühendisler yetiştirmeye devam ediyoruz. Diğer yandan, mühendislerle birlikte kalifiye tekniker ve teknisyenlerin de yetişmesi sektör açısından öncelikli ihtiyaçlar arasında yer alıyor. Pek çok sektörümüz için benzer şekilde öncelik taşıyan mesleki eğitim konusunda oda olarak projeler üretmeye devam ediyoruz.”

“YENİ DÜNYANIN DÖNÜŞÜMÜNÜ HAZIRLAYAN BİR KONGRE OLACAK”

Akışkan Gücü Derneği (AKDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sevda Kayhan Yılmaz da “Sektörümüzün gittikçe büyümesi, dünyada aldığı payı artırması hepimize gurur veriyor. Bu kongre başlıklara baktığımızda günümüz sorunlarına yönelik yeni teknikler, çözüm önerileri, çeşitli sistemler göreceksiniz. Yeni dünyanın dönüşümünü hazırlayan bir kongre olacak” dedi.

HPKON KONGRESİ ETKİNLİKLERİ YOĞUN İLGİYLE TAKİP EDİLDİ

İlgiyle takip edilen konferansın ardından DEİK- Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Avustralya İş Konseyi Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Steven Young’ın, “Mega Trends 2050” başlıklı konferansı gerçekleşti.

9. HPKON Kongre ve Fuarı’nın ilk günü, Festo A.Ş.’nin katkılarıyla gerçekleşen kongre açılış kokteyli ile sona erdi. Kongre kapsamında 19 Kasım tarihine kadar bildiri oturumları, paneller, yuvarlak masa toplantıları ve atölye çalışmaları takip edilebilecek. 

İNOVATİF ÜRÜN VE TEKNOLOJİLER HPKON FUARI’NDA TANITILACAK

Kongre ile eş zamanlı olarak MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşen            9. Ulusal Hidrolik Pnömatik Fuarı’nda, 39 firma yer alıyor. 1.030 m2 alanda gerçekleşen fuarda Hidrolik-Pnömatik, Kontrol Tekniği, Mekatronik, Otomasyon, ve Endüstri 4.0 uygulamalarını sergileyen katılımcı firmalar, hem kongreye katılan sektör temsilcilerinin hem de sektör profesyonellerinin yoğun ilgisi ile karşılaşıyor.

HPKON Kongresi ve Fuarı, 19 Kasım’a kadar MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde ziyarete açık kalacak. Hannover Fairs Turkey organizatörlüğünde gerçekleşen fuarda ziyaretçiler ilk elden inovatif ürün ve teknolojileri keşfetme fırsatı bulacaklar.”.

Aşırı Düşük Sorgulamada Önemli Teklif Bileşeni Olarak Belirlenmeyen Gider Kalemleri ?

Kamu İhale Kurulu Kararı Özeti; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, ihale üzerinde bırakılan Firmanın aşırı düşük teklif açıklamalarının mevzuata uygun olmadığı, yakıt tüketim oranlarının araçlara göre yetkili servisten alınması, EPDK fiyat tarifesinin alınması, teklif ettikleri fiyattan karar pulu, damga vergisinin arı ayrı belirtilmesi, işi kendi malı ile yapacak ise amortisman giderinin ayrı ayrı incelenmesi, sunulan belgelerde meslek mensubunun onayı olması, sigorta belgelerinin aranılan şartları taşıması, işin tamamını kapsaması, servis aracı izin belgesinin olması, lastik giderinin ayrı belirtilmesi, Ek-05, Ek-06 ve Ek-07’deki bilgilerin meslek mensubunca onaylanması gerektiği, anılan isteklinin teklif etmiş olduğu tutarla işin maliyetini karşılamasının mümkün olmadığı iddiasına yer verilmiştir.

Ücretsiz Hoşgeldin Üyeliği ile bu yazının tam metnini okuyabilirsiniz.
Hesap Oluştur

İş Dünyası ve İngilizce İletişim

İnsanlık tarihinin en hızlı yayılan dili olarak gösterilen İngilizce’nin bu hızlı yayılımı sonucunda küresel iş dünyasının ortak dili haline gelmesi ile birlikte birçok firmanın dünya genelinde sürdürülen faaliyetlerinde etkinliği arttırmak amacıyla İngilizceyi “şirketin resmi iş dili” olarak kabul ettiği ve kullandığı görülmektedir (Neeley, 2012).  Ne var ki, özellikle iş dünyasında İngilizceye olan yoğun talebin yanı sıra, göz önünde bulundurulması gereken diğer bir nokta da hayatlarını İngilizce öğrenmeye adamış ve bu alanda bir arpa boyu yol gidememiş çalışanların varlığıdır.

Ücretsiz Hoşgeldin Üyeliği ile bu yazının tam metnini okuyabilirsiniz.
Hesap Oluştur

Microsoft, Tedarik Zincirlerinin Çevikliğini, Otomasyonunu Ve Sürdürülebilirliğini Güçlendiren Microsoft Tedarik Zinciri Platformu’nu Kamuoyuna Duyurdu

Microsoft Tedarik Zinciri Platformu, veri varlığını uyumlu hale getiriyor ve kurumsal tedarik zinciri için “komuta merkezi” sunuyor.

Microsoft, kuruluşların tedarik zinciri veri varlığı yatırımlarını açık bir yaklaşımla en üst düzeye çıkarmasına yardımcı olan ve en iyi Microsoft yapay zeka, iş birliği, düşük kod, güvenlik ve SaaS uygulamalarını birleştirilebilir bir platformda sunan Microsoft Tedarik Zinciri Platformu’nu kamuoyuna tanıttı. Şirket ayrıca, tedarik zinciri görünürlüğü ve dönüşümü için hazır bir komuta merkezi ve Microsoft Supply Chain Platform’un bir parçası olan Microsoft Supply Chain Center’ın önizlemesini de duyurdu. Tedarik Zinciri Merkezi, yerleşik iş birliği, arz ve talep öngörüleri ve sipariş yönetimi ile bir kuruluşun tedarik zinciri verileri ve uygulamalarıyla yerel olarak çalışmak üzere tasarlandı. Microsoft İş Uygulamaları ve Platformu Kurumsal Başkan Yardımcısı Charles Lamanna, “İşletmeler; eski sistemler, ERP, tedarik zinciri yönetimi ve nokta çözümleri arasında yayılan petabaytlarca veriyle uğraşıyor ve bu da tedarik zincirinin parçalı bir görünüme sahip olmasına yol açıyor” dedi.

Futurum Araştırma Kurucu Ortağı ve Baş Analisti Daniel Newman ise, “Tedarik zincirlerinin çevikliği ve direnci organizasyonların verisini tüm ilgili sistemler etrafında ne kadar iyi birleştirebildiği ve yönetebildiğiyle direkt olarak alakalı. Microsoft Tedarik Zinciri Platformu ve Tedarik Zinciri Merkezi, kuruluşların içgörü kazanmak ve hızlı hareket etmek için mevcut yatırımlarından en iyi şekilde yararlanmalarını sağlıyor. Tedarik zinciri çözümleri her zamankinden daha kritik. Microsoft Tedarik Zinciri Platformu ve Tedarik Zinciri Merkezi ile ilgili ilk değerlendirmemiz, şirketin teknolojisini, uygulamalarını ve kaynaklarını müşterilerine çeşitli BT operasyonları çerçevesinde esneklik ve dönüşüm için sürdürülebilir çeviklik sunabilecek şekilde bir araya getirdiği yönünde” dedi.

Microsoft Tedarik Zinciri Platformu: Veri ve tedarik zinciri yönetimi için açık, iş birliğine uygun ve birleştirilebilir bir zemin

Microsoft Tedarik Zinciri Platformu, müşterilerin tedarik zinciri ihtiyaçlarına yönelik yetenekleri geliştirmeleri veya bağımsız olarak benimsemeleri için Azure, Dynamics 365, Microsoft Teams ve Power Platform genelinde yapı taşları sağlıyor.

Dataverse ile müşteriler tedarik zinciri genelinde görünürlük elde etmek, Power Platform’da düşük kodlu çözümlerle özel iş akışları geliştirmek ve Teams’in gücü aracılığıyla dahili ve harici olarak güvenli bir şekilde iş birliği yapmak için binlerce bağlayıcı oluşturabilecek. Platform, olumlu etki yaratan araçlar ve süreçlerle organizasyonların daha derin içgörüler kazanmasına ve organizasyonların & tedarik zincirlerinin karbon etkisini en aza indirmesine katkı sağlayacak.

Microsoft iş ortağı ekosistemi, müşteri tedarik zincirinin esnekliğini ve çevikliğini sağlamada kritik bir rol oynayacak. Bunun yanı sıra, Microsoft Supply Chain Platform ile iş ortakları, Dynamics 365 Supply Chain Management, Microsoft Azure, Microsoft Teams ve Power Platform’dan yararlanan tümleşik çözümler oluşturmak için endüstriyel ve etki alanı uzmanlıklarını bir araya getirebilecek.

Microsoft; Accenture, Avanade, EY, KPMG, PwC ve TCS gibi danışman ve uygulayıcılardan oluşan zengin bir iş ortağı ekosistemi ile müşterilerine destek olmaya devam edecek. Öte yandan, müşterilerin tedarik zinciri ihtiyaçları için en iyi çözümü bulmalarına yardımcı olmak adına Blue Yonder, Cosmo Tech, Experlogix, Flintfox, inVia Robotics, K3, O9 Solutions, SAS, Sonata, To-Increase Software gibi çözüm sağlayıcılarla çalışmayı sürdürecek.

Microsoft Tedarik Zinciri Merkezi ile İş Çevikliği Artıyor

Tedarik Zinciri Platformu’nun merkezinde, uygulayıcılara SAP ve Oracle gibi bağımsız tedarik zinciri sistemlerine eş olarak, Dynamics 365’ten ve diğer ERP sağlayıcılarından alınan veriler gibi, mevcut altyapı tedarik zinciri sistemlerinden gelen verileri uyumlu hale getirmek için bir komuta merkezi deneyimi sağlayan, ön izleme aşamasında sunulan Microsoft Tedarik Zinciri Merkezi yer alıyor.

Supply Chain Center’daki Veri Yöneticisi, tedarik zinciri genelinde görünürlük sağlamak ve eylemi yürütme sistemlerine geri döndürmek için veri alımını ve orkestrasyonu sağlıyor. Önizleme sırasında, Microsoft’un lansman ortakları C.H. Robinson, FedEx, FourKites ve Overhaul, Tedarik Zinciri Merkezi içinde yerel deneyimler sunuyor. Dynamics 365 Tedarik Zinciri Yönetimi müşterileri, Tedarik Zinciri Merkezi’ne otomatik olarak erişim kazanıyor. Tedarik Zinciri Merkezi ayrıca, tedarik ve sipariş karşılama genelinde tedarik zinciri kesintilerini ele almak için önceden oluşturulmuş modüller içeriyor:

  • Arz ve talep öngörüleri modülü, tedarik zekası aracılığıyla yukarı akış tedarik kısıtlamalarını ve eksikliklerini tahmin etmek için gelişmiş Azure AI modellerinden yararlanıyor. Kuruluşlar, stokta kalma, fazla stoklama veya eksik sipariş hatlarını tahmin etmek için tedarik zinciri ağlarından gelen verileri kullanarak simülasyonlar gerçekleştirebiliyor. Tedarik Zinciri Merkezi’nde harici olaylar hakkında ilgili haber uyarıları sağlayan akıllı haber bilgileriyle birleştiğinde, tedarik zinciri uygulayıcıları, ürün talepleri için gerçek dünyadaki olay bilgileri ve geçmiş bilgilerle kararlar alabiliyor ve plan yapabiliyor.
  • Supply Chain Center’daki sipariş yönetimi modülü, yapay zekayı ve makine öğrenimini kullanarak kuruluşların gerçek zamanlı çok kanallı envanter verilerini, kurallara dayalı bir sistemle otomatize etmelerini ve akıllı bir şekilde işlemelerini sağlıyor. Organizasyonlar, sipariş alımı, teslimatı ve üçüncü parti lojistik hizmetleri için türünün en iyisi özel teknoloji ortaklarına önceden oluşturulmuş bağlayıcılarla yeteneklerini genişleterek gelecekteki sipariş hacimlerini karşılayabilmek ve oluşabilecek karışıklıkları engelleyebilmek adına hızla uyum sağlayabiliyor. Mevcut Dynamics 365 Intelligent Order Management müşterileri, lansman sırasında Tedarik Zinciri Merkezi’ne ve sipariş yönetimi modülüne otomatik olarak erişebiliyor.
  • Müşteriler güvenli ve yerleşik Teams entegrasyonu sayesinde, yeni tedarik kaynaklarını güvenceye almak, ulaşım sorunlarını gidermek ve değişikliklere dayalı olarak yukarı ve aşağı yöndeki etkileri iletmek için dış tedarikçilerle gerçek zamanlı olarak iş birliği yaparak tedarik kısıtlamalarını minimize edebiliyor.
  • Müşteriler bu deneyim sayesinde, Tedarik Zinciri Merkezi’ne yerleştirilen ortak modülleriyle yük görünürlüğü gibi belirli çözümlerin kilidini doğrudan açabiliyor. Her şey bir Dataverse ortamında çalıştığı için, hangi modül kullanılıyor olursa olsun veriler tutarlı oluyor. Bu, bilgileri önden arkaya yapıştırmayı ve hangi raporların en güncel bilgileri içerdiğini netleştirme sorununu ortadan kaldırıyor.

Bu girişimle birlikte Microsoft, müşteriler için tedarik zincirinin yeniden tasarlanması, verimliliğin ve çevikliğin artırılması gibi konulardaki kararlığını bir adım daha ileriye taşıyor. Konuyla ilgili daha detaylı bilgi edinmek için resmi Microsoft blog’unu ziyaret edebilirsiniz. Gezegenimizdeki tüm bireylere ve organizasyonlara daha fazlasını başarabilmeleri için güç katma misyonuyla hareket eden Microsoft (Nasdaq “MSFT” @microsoft), akıllı bulut ve akıllı edge çağı için dijital dönüşümü mümkün kılıyor.

Borca Batık Şirketler İçin Özel Uygulama 2024’e Kadar 1 Yıl Daha Uzatıldı !

Teknik iflas şirketlerin çekindiği konulardan bir tanesidir. Gerçek iflas kadar olmasa da firmaların borca batarak faaliyetlerini yürütmeleri sürdürülebilir olmadığı için alınacak önlemler TTK’nın 376’ncı maddesinde ve bu konuda çıkarılan Tebliğde ele alınmıştır. Özellikle 2018 tarihinde yaşanan ve etkileri hala süren döviz türbülansı ve yüksek enflasyonist dönemlerde bu Tebliğ uygulaması çok daha önemli hale gelmiştir.

2018 tarihli Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğe iş dünyasından gelen talep, yorum ve önerilerle, 26 Aralık 2020 tarihinde Resmî Gazete ‘de yeni bir Tebliğ yayımlanmıştı.

Ücretsiz Hoşgeldin Üyeliği ile bu yazının tam metnini okuyabilirsiniz.
Hesap Oluştur

İşveren, İşçiye İş İçin Verdiği Telefondaki Mesajları Denetleyebilir mi ?

Anayasamıza göre, “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz (m.20/1). Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir (m.20/3)”. Anayasamızın 22 nci maddesine göre de, “Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır”.

Ücretsiz Hoşgeldin Üyeliği ile bu yazının tam metnini okuyabilirsiniz.
Hesap Oluştur

2023’te Küresel İflaslar Yüzde 19 Artacak

Allianz Trade’in Küresel İflaslar Raporu’na göre, küresel çapta ticari iflaslarda 2022’de yüzde 10, 2023’te ise yüzde 19 artış bekleniyor.

Ticari alacak sigortasında dünya lideri Allianz Trade’in son yayınladığı Küresel İflaslar Raporu’na göre enerji krizi, enflasyona odaklı faiz politikası ve müdahale edilemeyen resesyon iflas dalgasını tetikleyecek. İki yıllık düşüşün ardından, küresel çapta ticari iflaslarda 2022’de yüzde 10, 2023’te ise yüzde 19 oranında geniş tabanlı bir artış bekleniyor.

Raporda enerji krizinin, Avrupa firmaları için hükümetlerin ancak kısmen dengeleyebileceği büyük bir kârlılık şoku anlamına geldiği belirtilirken; firmaların, enerji fiyatlarındaki artışın dörtte birini müşterilerine yansıtabilse bile, güçlerinin ancak yüzde 50’nin altındaki bir fiyat yükselişini yönetmeye yeteceği öngörülüyor. Enerji yoğun sektörlerin endişe verici risklere maruz kalabileceği belirtilen raporda, politika desteğinin önemine ve enerjide bir tavan fiyat belirlemenin gerekliliğine dikkat çekiliyor.

Karlılığa en büyük darbenin enerjiden geleceği ifade edilirken, elektrik kesintisi senaryosu durumunda Birleşik Krallık’ta 42.000, Fransa’da 18.700 ve Almanya’da 28.400 şirketin batma riskiyle karşı karşıya kalacağı tahmin ediliyor.

Rapora göre Allianz Trade’in analiz ettiği ülkelerin yarısı, 2022 yılının ilk yarısında ticari iflaslarda çift haneli artışlar kaydetti. Bu artışın üçte ikisi İngiltere, Fransa, İspanya, Hollanda, Belçika ve İsviçre’deki KOBİ’lerden kaynaklanırken; ABD, Çin, Almanya, İtalya ve Brezilya uzun süredir devam eden düşük iflas seviyelerini koruyor. Avrupa’da sektörlerin yüzde 60’ında iflasların yeniden boy gösterdiği belirtilen raporda gıda, konaklama, imalat ve B2C hizmetleri sektörlerinde şimdiden pandemi öncesi iflas seviyelerine dönüldüğü ifade ediliyor. Ticari iflaslarda en çok artış kaydeden sektörler ise ulaşım, inşaat, B2C hizmetleri ve imalat olarak öne çıkıyor.

2023 yılında iflasların Fransa’da yıllık yüzde 29 artışla 53 bin, Birleşik Krallık’ta yüzde 10 artışla 27 bin, Almanya’da yüzde 17 artışla 17 bin, İtalya’da ise yüzde 36 artışla 10 bin 900 vakayı aşması öngörülüyor. Önümüzdeki yıl Çin’de düşük büyümeyle birlikte parasal ve mali gevşemenin sınırlı etkisi nedeniyle iflasların yüzde 15 artması beklenirken; ABD’de parasal ve finansal koşulların sıkılaşmasının bir sonucu olarak yüzde 38’lik bir artış tahmin ediliyor. Rapora göre bu da yılda 20 binden fazla iflas vakasına dönüş anlamına geliyor.

Geçici Desteklerin Kademeli Çekilmesi, Gelişmekte Olan Ülkeleri Zorlayacak

Gelişmekte olan ekonomiler için iflaslarda yeniden artışın çoktan başladığı söylenen raporda, Covid-19 ile ilgili geçici destek önlemlerinin kademeli şekilde sona ermesine bağlı olarak yukarı yönlü eğilimin beklendiği ifade ediliyor. Rapora göre Orta ve Doğu Avrupa’daki yükseliş eğilimi, ağustos itibarıyla iflaslarda yüzde 69 artış gösteren Türkiye’yle birlikte Bulgaristan, Romanya ve Baltık bölgesindeki artışlardan kaynaklanıyor.

Normalleşme belirtilerine rağmen, çoğu ülkede iflas seviyelerinin hâlâ pandemi öncesi seviyelerin altında seyrettiği söylenen raporda; yıl başından bu yana dört ülkeden birinin 2019 yılının aynı dönemine göre, aynı oranda veya üzerinde iflas seviyelerine ulaştığı belirtiliyor.

Bununla birlikte rapora göre Türkiye, Polonya, Çekya, Romanya ve Bulgaristan’da 2019 seviyelerinin üzerinde iflas yaşanırken, iflaslarda Orta ve Doğu Avrupa, Afrika ve Orta Doğu’da 2023’te rekor seviyelere ulaşılması bekleniyor.

Alım Talebi: Etiket Basımı – Aplikatör Makinesi

Alım Talebi: Etiket Basımı – Aplikatör Makinesi

Bir firmamız için en az bir adet (uygun olması halinde daha fazla) etiket basımı – aplikatör makinesi alımı yapılacaktır.

Son Teklif Tarihi: 30.11.2022

Taleplerinizi talep havuzunda yayınlamak için tıklayınız.

Etiket Basımı – Aplikatör Makinesi için tekliflerinizi: ticaret@satinalmadergisi.com adresine gönderebilirsiniz.

İhracat Vesaikinin Tek Bir Kurye İle Yurt Dışına Gönderilmesinin Sakıncaları

İhracat Vesaiki Neden Önemlidir ?

Bir dış ticaret işleminde ihracatçının hazırladığı ihracat vesaiki arasında, ihraç edilen malların tapusu, mülkiyetini temsil eden son derece önemli bir belge vardır ki o da Bill of Lading – deniz konşimentosudur. Deniz konşimentosunun orijinali malın mülkiyetini gösterir ve malların teslimi veya mülkiyet hakkının kanıtı niteliğindedir.

İhracat Vesaiki Kapsamında Neler Vardır ?

Bir dış ticaret işleminde ithalatçı ile ihracatçı arasında yapılan alım satım sözleşmesinde konu edilen ihracat evrakları alıcı ve satıcı tarafından belirlenir. Bu vesaik (evraklar), ithalatçının, kendi ülkesindeki gümrüğünde malların fiili ithal sırasında gümrüklerin istediği her türlü belge ile farklı otoritelerin talep ettiği belgeler yer almaktadır.

Malların deniz yolu ile gönderildiği varsayımı ile bu belgeler genel anlamda;

  • Tam takım deniz konşimentosu (Original)
  • Ticari fatura
  • Vadeli satışlarda Poliçe (Bill of Exchange – Draft)
  • Çeki listesi / paketleme listesi
  • Menşei sertifikası (certificate origin)
  • Bitki sağlık sertifikası (Phytosanitary certificate)
  • CIF ve CIP yüklemelerde sigorta poliçesi
  • Ağırlık sertifikası – Weight Certificate (SGS Raporu)
  • Kalite sertifikası (SGS Raporu)
  • Analiz Sertifikası (SGS Raporu)
  • İlaçlama sertifikası (Fumigation certificate)
  • GMO Certificate – Genetically Modified Organism
  • Konsolosluk Tasdikli fatura
  • ATR – 1 Belgesi (Movement certificate)
  • Atom Sertifikası (Radioactivity Certificate)
  • Veteriner Sertifikası
  • Helal Certificate

Mal cinsine ve ülkesine göre değişkenlik gösteren evraklar genel anlamda yukarıda sayılan gibidir.

Tek Bir Kurye İle Yurt Dışına Gönderilen Vesaikin Getirdiği Sakıncalar

İhracat vesaiki arasında öylesine değerli evraklar vardır ki yeniden tanzimi mümkün olmayan belgelerdir ki ilk sırada Bill Of Lading – Deniz Konşimentosunu saymam mümkündür.

Düşünün, tek bir kurye ile gönderdiğimiz 3 orijinal, 3 kopya tam takım deniz konşimentosu postada kaybolursa ne olacak ?

 

Hele hele yurt dışına gönderdiğimiz kuryeyi kaybolma riskine karşı sigorta da ettirmemişsek bu durumda kurye şirketi kaybolan kurye için; kendilerine ödenen kurye ücretinin 5 katını size ödeyip bu işin içinden sıyrılabiliyor.

Şöyle ki; yurt dışına gönderdiğiniz kurye için kurye şirketine USD.40.- ödediğinizi düşünelim. Kuryenin kaybolması halinde size yapılacak ödeme USD.40.- x 5 = USD.200.- . Sadece USD.200.- ödenmesi karşılığında kurye şirketi kendisini ibra edebiliyor.

Peki ihracatçı kaybolan kuryede bulunan deniz konşimentosunun yenisini, eski konşimentonun kaybolduğunu bahisle, deniz nakliyat şirketinden tekrar alabiliyor mu?

Elbette alamayacaktır…

O halde biz ne yapmalıyız?

İhracat vesaikini iki kurye olarak yurt dışına gönderelim.

Nedenini son paragrafımda anlatıyorum.

Kendisine İbraz Edilen Vesaiki Bankalar Ne Şekilde Yurt Dışına Göndermelidir ?

Kendisine ibraz edilen vesaiki titizlikle inceleyen bankalar iki set halinde birer gün arayla farklı kurye şirketleri kullanmak suretiyle yurt dışındaki ithalatçının bankasına

Yukarıda örneği bulunan bir römiz / talimat mektubu maalesef doğru bir şekilde gönderilmemiştir. Vesaik tek kurye halinde gönderilmiştir. Vesaikin postada kaybolması halinde ithalatçı ne yapacaktır sizce?  Kesinlikle bir operasyonel hata olduğu açıktır. Bankaların bu şekilde göndermeleri halinde, kendilerine ibraz edilen ihracat vesaikini iki kurye halinde, her kuryede birer orijinal evrak olacak şekilde, sadece bir orijinal evrak varsa, ilk kuryede şu şekilde gönderilmesinde yarar vardır.

Vesaikin en doğru gönderme şekli

Documents 1st mail 2nd mail
Ocean Bill of Lading 2 originals 2 copies 1 original + 1 copy
Invoice 2 originals 1 original
Insurance certificate 1 original 1 copy
Certificate of origin 1 original 1 copy
Packing list 1 original
Weight certificate 1 original
Phyt certificate 1 original 1 copy
Quality certificate 1×2 originals 1×2 copy

 

Kendilerine ibraz edilen vesaikin bankalarca iki kurye halinde, yukarıdaki gönderi formatına uygun olarak gönderilmesi ve ayrıca vesaikin değeri kadar sigorta yaptırılmasında sayısız yarar vardır.

İhracat Vesaikinin Postada Kaybolması Halinde Bankaların Sorumluluğu Nedir ?

Ne olmasını beklerdiniz ?

Bankalar kendilerine ibraz edilen vesaiki gerekli olan operasyonel kurallar çerçevesinde yurt dışına gönderdikleri taktirde görevlerini ifa etmiş sayılırlar. Bundan sonrası ise tamamen kuryeyi bankadan alıp, ithalatçının bankasına taşıma görevini üstlenen kurye kargo şirketine aittir. Vesaikin postada kaybolması halinde bankalar hiçbir sorumluluk üstlenmezler. Kısacası vesaikin jandarmalığını bankalar yapmamaktadırlar.

Operasyon kurallarının tam işletilmiş olması halinde bankalar zaten hiçbir sorumluluk üstlenmezler, ancak vesaikin gönderilmesinde bankaların bariz hataları mevcut ise, bu durumda bankalarım sorumlu olacağı ortadadır. Ancak her banka vesaiki yurt dışına gönderirken, ihracatçı amir müşterisinden;

“Vesaikin postada kaybolmasından bankamız hiçbir şekilde sorumlu değildir” şeklinde bir ibranameyi müşterilerinden almıştır. İhracatçı firma şöyle veya böyle bankaların talep etmiş oldukları bu ibranameyi bankalarına vermiş olduklarından bankalar hiçbir sorumluluk üstlenmezler.

Vesaikin yurt dışına kargo ile gönderilmesi sırasında risklerin var olabileceği olasılığını her zaman göz önünde bulunduran bankalar müşterilerine bilgi vermek kaydı ile, gönderdikleri vesaik kuryesine bir değer biçmeleri ve sigortalı bir şekilde gönderilmesinde yarar vardır. Sigortalı gönderi, biraz masraflı olsa da başımıza gelebilecek riskleri elemine etmemiz açısından son derece yerinde bir davranıştır.

Reşat BAĞCIOĞLU

Ticaretle ilgili alım-satım ve danışmanlık taleplerinizi, https://satinalmadergisi.com/ticaritalep/ sayfasından iletebilirsiniz.

Hariçte İşleme ve Standart Değişim Sistemi

Hariçte İşleme

Hariçte işleme rejimi; serbest dolaşımda bulunan eşyanın yurtdışında işleme faaliyetlerine tabi tutulmak üzere Türkiye Gümrük Bölgesi’nden geçici olarak ihracı ve bu faaliyetler sonucunda elde edilen ürünlerin tam veya kısmi muafiyet suretiyle yeniden serbest dolaşıma girişine ilişkin hükümlerin uygulandığı rejimdir.

Konuyu bir örnekle bir açıklayacak olursak; yurtdışından temin edilen bir makinenin herhangi bir nedenle bozulması, çalışmaması gibi nedenler ile eşyanın tamiratının yapılmak üzere yurtdışına gönderilmesi gerektiğinde eşya hariçte işleme rejimine tabi tutulur.

Ücretsiz Hoşgeldin Üyeliği ile bu yazının tam metnini okuyabilirsiniz.
Hesap Oluştur

Kayıt Formu

Kayıt için Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası ve 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) Usul ve Esasları Uyarınca Kişisel Verilerinizin Korunması Hakkında Müşteri Aydınlatma Metnin okunması ve kabul edilmesi gereklidir.