COVID-19 Salgınıyla Mücadelede Sağlık Endüstrileri İçin Finansal Sürdürülebilirlik Şart

tıbbi cihazlar

Tıbbi cihaz teknolojileri; sağlıklı bireylerin sağlığının korunması ve hasta bireylerin sağlığına yeniden kavuşturulması için gerekli tanı, tedavi, izleme ve bakım aşamalarında yeni teknolojilerin ülkeye girişine öncülük etmektedir. Sektörün önde gelen firmaları, kamu sağlığının iyileştirilmesinde ve aynı zamanda cihazların güvenli ve etkili kullanımının sağlanmasında veya sağlık meslek mensuplarının yeni teknolojiler/prosedürler üzerinde eğitilmesinde rol alarak sağlık ekosistemi için çok büyük bir katma değer yaratmaktadır.

Tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgın süreci; sürdürülebilir ve güçlü sağlık sistemlerinin ve bu sistemlerin yürümesini sağlayan paydaşların kritik önemini net bir şekilde ortaya koymuştur.

Türkiye’de hastaların uzun ve sağlıklı bir hayat sürmesini sağlamak amacıyla hastalıkların tanısı, tedavisi, izlenmesi, yönetimi ve iyileştirilmesinde kullanılan medikal ürünleri, teknolojileri, ilgili hizmetleri geliştiren, üreten ve kullanıma sunan tıbbi cihaz üreticileri, ithalatçıları ve tedarikçileri bünyesinde barındıran dernekleri temsil eden Tıbbi Cihaz Sektör Platformu ve tüm tıbbi cihaz sektörü olarak COVID-19 ile mücadele sürecinde de tüm olanak ve desteklerimizi başta T.C. Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmetine sunmuş bulunmaktayız.

Temsil ettiğimiz tıbbi cihaz firmaları; sağlık hizmeti sunucularına kesintisiz hizmet verebilmek adına, ürün sağlamanın yanında teknik servis hizmeti, klinik destek ve dağıtım-operasyon hizmetlerini organize edip laboratuvar, klinik ve yoğun bakım ünitelerindeki işleyişin devamlılığı için 7/24 tüm olanaklarıyla çalışmaktadır. Sektörümüz, sağlık kuruluşlarının bazı alanlarında mücbir sebep dolayısı ile duran faaliyetlere ve buna bağlı olarak belirli ürün gruplarında kesilen talebe karşın, yine mücbir sebep dolayısı ile başka belirli ürün gruplarında artan çok yüksek orandaki ihtiyaca cevap verebilmek için olağanüstü hizmet verdiği zorlu bir dönemden geçmektedir.

Medikal sarf ve tıbbi cihaz tedarikinde büyük oranda yurtdışına bağımlı olan ülkemiz tedarik zincirinde yaşanan son gelişmelerden çok olumsuz etkilenmiştir. Pandemi sebebi ile AB tarafından koruyucu ekipmanlara getirilen ihracat sınırlamasının yanı sıra, tıbbi cihazların Türkiye’ye getirilmesinde farklı lojistik sıkıntılar da yaşanmaktadır. Navlun ücretleri sektörümüzün maliyetlerini bu dönemde artıran bir başka faktördür. Gümrük kapılarında artan kontroller, şoförlerin virüs taşıyıcısı olma riskine karşı bir ülkeden diğerine geçişte başlatılan karantina uygulamaları ağırlıklı olarak kullanılan karayolu taşımacılığı başta olmak üzere tüm lojistik hizmetlerde aksaklıkların yaşanmasına sebep olmaktadır. Normal koşullarda, gemi veya karayolu ile yapılan nakliye, bu aksaklıkların yaşanmaması amacıyla ve ürünlere duyulan ihtiyacın acil olması sebebiyle havayolu taşımacılığına kaymıştır. Ancak havayolu taşıma ücretlerinin salgın öncesine göre 3-5 kat arttığı görülmektedir. THY’nın kargo uçaklarının sayısını sınırlandırması nedeniyle bazı tıbbi malzemelerin, hammadde veya yedek parçaların temini son derece güçleşmiştir. Özellikle bu dönemde THY uçak kargo filosunun süratle attırılması, kargo ücretlerine yapılan 3-5 kat artışın durdurularak fiyatların kriz öncesine çekilmesi sektörümüzü rahatlatacaktır.

Ürün tedarikine ve üretime devam edebilmek için hammadde ve nihai ürün ithalatı yapan tıbbi cihaz sektörü, bu zorlu dönemde artan döviz kurlarından da fazlasıyla olumsuz etkilenmiştir ve etkilenmeye devam etmektedir. Sektörümüz, yurt içinde değiştiremeyeceği ihale ve anlaşmalı satış fiyatları sabit iken, her seferinde daha yüksek fiyatlarla satın alma yapmak zorundadır. Buna ek olarak, son dönemin değişen tedarik koşullarında, arzın yetersiz kalması ve yaşanan belirsizlikler sebebiyle yurtdışından daha önce vadeli ödeme ile tedarik yapılabilen yerlerden, sipariş ve sevkiyat aşamasında peşin ödeme talepleri gelmeye başlamıştır.

Tıbbi cihaz sektörünün içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde sağlık hizmetlerine kesintisiz devam edilebilmesinin önündeki en büyük engellerden biri de kamu ve üniversite hastaneleri tarafından satın alınan tıbbi cihazların ödeme vadelerindeki belirsizliktir. Hem ödemedeki bu belirsizlik hem de finansal kaynaklara ulaşma imkanının giderek azalması, şu sıralarda en çok desteğe ihtiyaç duyan tıbbi cihaz sektörünü içinden çıkılmaz bir darboğaza sokmaktadır. Bu nedenle sürdürülebilir bir sağlık ekosistemi için sektörün taşıdığı finansal yükün hafifletilmesi oldukça önemli bir hal almakta ve düzenli bir ödeme sistemine ihtiyaç duyulmaktadır. Sahada bu dönemde fedakârlıkla çalışan personelimiz ile ülkemizin geçtiği bu zor süreçte hizmet devamlılığını sağlamaya çalışırken bir yandan da yaşadığımız finansal yükün hafifletilmesi için desteğe ihtiyacımız var.

Sektörümüz, ülkemize yaptığı ürün ve hizmet yatırımlarına devam ederken, zor zamanlarda da sahip olduğu sorumluluk ve duyarlılık ile birçok finansal yükün altına girerek tüm paydaş kurumlarla birlikte hareket etmektedir.

Tüm bu olumsuz koşullara rağmen tıbbi cihaz sektörü, hastaların daha konforlu ve yüksek standartta sağlık hizmetinden yararlanması ve sağlık ekosisteminin sürdürülebilirliği adına elinden gelen tüm çabayı göstermeye devam etmektedir.

Bununla birlikte, açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı tedbirleri kapsamında tıbbi cihaz sektörünün yer almaması ve bütün dünyada stratejik olarak nitelendirilip destek gören sektörümüzün içinde bulunduğu zor koşulların ülkemizde göz ardı edilmesi hayal kırıklığı yaratmıştır. Ekonominin mevcut durumundan bütün sektörler olumsuz yönde etkilendiği için bu tebliğ kapsamında sektör ayrımı yapılmaması gerektiğini, sektörümüzün de içinden geçtiği olağanüstü dönem ve yaşadığı finansal sıkıntılar dolayısıyla bu desteğe çok ihtiyacı olduğunu düşünmekteyiz.

Bu vesileyle, Tıbbi Cihaz Sektör Platformu olarak bugüne kadar halk sağlığının etkilenmemesi adına azami dikkat ve özeni gösterdiğimizi, COVID-19 teşhis ve tedavi süreçlerinde de gerekli tüm desteği sağlayarak hasta ve sağlık çalışanlarının güvenliği ve sağlık sisteminin sürdürülebilirliği için çalışmaya devam edeceğimizi belirtmek isteriz.

Türkiye’nin COVID-19 ile mücadelede başarılı olması için gereken bilgi birikimi, deneyim ve kaynaklara sahip olduğunu düşünüyor; tıp bilimi, tıp teknolojileri, sağlık profesyonelleri ve hükümetimizin uyguladığı stratejik ve disiplinli eylem planı sayesinde bu virüsün üstesinden geleceğimize inanıyoruz.

Buyer Network Webinar Serisi #8’de Akreditifler ve Türk Eximbank Konuları İşlendi.

Buyer Network İş ve Ticaret Platformu Webinar Serisi yeni haftaya “Taraflara Güven Sağlayan Akreditifler ve Türk Eximbank İhracat Kredi Sigortası” konusu ile başladı.

Evlerde geçirdiğimiz bu zamanları değerli ve verimli hale getirmeye çalışan Buyer Network, merak ettiğiniz konuları alanlarında uzman kişilerden dinlemek ve sorularınızı doğrudan uzmanlara sorabilmeniz için Webinar Serisi ile evlerinize konuk oluyor.

Çeşitli konularda ve alanlarda gerçekleştirilen bu faydalı etkinlikleri kaçırmamak ve geçmiş etkinlikleri izlemek için webinar.buyernetwork.net adresini ve sosyal medya hesaplarını takip etmeyi unutmayın.

Dış Ticaret Eğitmeni Sn. Reşat Bağcıoğlu; Taraflara Güven Sağlayan Akreditifler ve Türk Eximbank İhracat Kredi Sigortası hakkında bilgiler verip sunumunu gerçekleştirdi. Kısa sunumlar ile ilerleyen Sn Bağcıoğlu, ara ara sorular üzerinden de bilgi aktarımına devam etti.

Bu serinin devamının geleceğini bildiren Sn. Erdal, bir sonraki hafta da etkinliklerin yoğun bir şekilde devam edeceğini duyurdu.

Bu yayını ve diğer geçmiş yayınları izlemek için: https://webinar.buyernetwork.net/gecmis-yayinlar/

Taraflara Güven Sağlayan Akreditifler ve Türk Eximbank İhracat Kredi Sigortası

Bir dış ticaret işleminde alıcı ve satıcı her yönden birbirlerine tam güven edebilselerdi, bugünkü ticari hayatta ne bankalardan, ne de akreditifli ödemeden bahsetmeyecektik. İki güvenen taraf; alıcı ve satıcı.. Mal bedelinin ödenmesi ve malın ne olduğu hiç sorun olmayacaktı. Parasını peşin gönderen alıcı / ithalatçı bilecek ki ihracatçı paranın karşılığı olan malı gönderecek. Veya tersini söylemek gerekirse; malını gönderen ihracatçıda mal bedeli tahsil etmede sorun yaşamıyor olacak, ithalatçı malın bedelini hemen gönderecekti.

Uluslararası ticarette taraflar, birbirlerini çok iyi tanıyamadıkları ve farklı ülkelerde farklı kambiyo rejimleri uygulandığı için karşılıklı bir güvensizlik ve risk içindedirler. Satıcı, sattığı malın bedelini tahsil etmek, alıcı ise sözleşmede saptanan malları zamanında almak amacındadır. Satıcı akreditif şartlarına uygun hareket etmezse, banka hiç bir şekilde ödeme yapmaz. Bu ise alıcı açısında bir güven unsurudur. Açıklanan bu nedenlerle akreditif her iki tarafa da en yüksek düzeyde güvence sağlayan bir ödeme türü olma özelliğini taşımaktadır.

Alıcı ve satıcı birbirlerine güven duysalardı bugün akreditif adına bu sözleri söylemiyor olacaktık.

Akreditif şartlı bir banka garantisidir. Akreditifte ödeme banka garantisi altındadır. Birbirlerini tanımayan ithalatçı ve ihracatçılar güvenlerini akreditifteki bankalarda birleştirirler. Akreditifin kuralları ihlal edilmedikten sonra, tarafların tereddütsüz güven duymaları gereken bir ödeme şeklidir.

Türk Eximbank İhracat Kredi Sigortası

Tamamen Türk menşeili malların ihracatının teşvik edilmesi ve desteklenmesi için kurulan Türk Eximbank; riskli ülkelere uzun vadeli mal satmak isteyen ihracatçıların alacaklarının tahsilinde adeta garantör olmakta ve alacaklarını sigortalamaktadır. İhracatçıların rekabet gücünü arttıran bu uygulamada ihracatçımız ihracat bedelini politik ve ticari risklere karşı sigortalamış olmaktadır. İhracatçımız politik ve ticari nedenlerden dolayı malların fiili ihraç tarihinden itibaren 360 gün süreyle ihracat bedeli yurt dışından tahsil edemediği zaman, Türk Eximbank aksi belirtilmediği sürece fatura bedelinin % 90’nını ihracatçıya Türk Eximbank’a müracaatını takip eden 60 gün sonra ödemektedir.

Türk Eximbank’ın hassasiyetle üzerinde durduğu konulardan bir tanesi alıcı ve satıcı arasında gizli bir husumet olmamasıdır. İhracatçının Türk Eximbank’a dürüst davranıyor olması gerekir.

Türk Eximbank’ın bu çabası ihracatçılarımız ve Türk menşeili malların ihracatının arttırılması içindir.”

Reşat Bağcıoğlu

Buyer Network Webinar Serisi #9’da Ünsped Gümrük Müşavirliği İle Dış Ticaret ve Gümrük Konularını Konuşacağız.

Buyer Network Webinar Serisi’nin 9. etkinliğinde UGM’nin değerli yöneticileri ile hayatımızı ve işimizi etkileyen Covid19’un Gümrükleme ve Dış Ticaret alanlarındaki etkilerini konuşacağız.

30 Nisan Perşembe günü 14.00’da UGM Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Cahit SOYSAL, “01 Nisan 2020 Tarihli Gümrük Yönetmeliği Değişiklikleri” başlıklı konusu ile bizlerle olacak.

Hemen ardından UGM Yönetim Kurulu Başkanı Remzi AKÇİN, “Gümrük ve Dış Ticaret İşlemlerinde Corona Virüs Nedeniyle Alınan Tedbirler ve Kolaylaştırmalar” başlığıyla aşağıdaki konulara değinecek.

• Gümrük İdarelerinde Çalışma Düzeni
• Sınır Geçişleri
• Türkiye’nin Ticaret Politikası
• Gümrük İşlemlerinde Düzenlemeler

Bu dolu dolu etkinlik için takviminizde yer açın.

Bu dolu dolu etkinlik için takviminizde yer açın. Kayıt ve izleme için webinar.buyernetwork.net 

Dış Ticarette P/N – Promissory Note Kullanımı

PROMISSORY NOTE (P/N) NEDİR?

Dış ticaret işleminde kullanılan bir ödeme vaadidir.  İthalatçı tarafından imzalanır, lehtarı (alacaklısı) ise ya ihracatçıdır, ya da ihracatçının bankasıdır. İhracatçı tarafından vadeli olarak ithalatçıya satılan malların bedelinin belli bir vadede ödenmesini taahhüt eden ödeme taahhüdüdür. Bir nevi dış ticarette kullanılan bir borç senedine benzetebiliriz.

Akreditifli ödemenin aksine, ödeme taahhüdü niteliğinde olan promissory note (P/N) koşulsuzdur. Borçlu ile borç veren arasında ne olursa olsun, üzerinde anlaşılan hizmet veya sözleşme gerçekleşmemiş olsa bile, notta belirtilen tutarın ödenmesi gerekir. Promisssory Note (P/N) mahiyeti satılan maldan bağımsızdır.

PROMISSORY NOTE (P/N) NE KADAR GÜVENLİDİR?

Ülkemizde kullanılan Türkçe senetler sizce ne kadar güvenli ise promissory note (P/N) de o kadar güvenlidir. Türkçe senetler sadece borçlunun imzasını taşır ve kefalet / kefil imzası yoksa, senetler ödenmediği vakit, vadesini takip eden ikinci iş günü protesto edilirler. Anlayacağınız çok da güvenli değiller. Aynı cümleleri promissory note (P/N) için de söyleyebiliriz. Malı alan ithalatçının imzasını taşıyan promissory note (P/N) vadesinde ödenmediği taktirde protesto edilir. Promissory note (P/N) sadece ithalatçının imzasına havi olduğundan teminatsız (garantörsüz, kefilsiz) olarak kabul edilir.

PROMISSORY NOTE (P/N) ÖDEME GARANTİLİ BİÇİME GETİRİLEBİLİR Mİ?

Promissory note (P/N) sadece ithalatçının imzasını taşıyıp başkaca kefalet imzası olmaması halinde güvensizdir. Ödeme garantisi yoktur. Ancak söz konusu Promissory note (P/N)’na bir bankanın aval vermesi (garantör) olması durumunda, garantili konuma gelir ki ödeme vadesi geldiğinde borçlunun promissory note (P/N)’i ödeyip ödemediğine bakmaksızın bedel banka tarafından ödenir. Çünkü bankalar Promissory note (P/N)’na aval verdiklerinde P/N’da yazılı borcu P/N vadesinde ödeyeceğini garanti etmiştir.

PROMISSORY NOTE (P/N) UNSURLARI NEDİR?

Promissory note (P/N) unsurları genel anlamda aşağıda yazıldığı gibidir;

  • Borçlunun adı ve imzası
  • Borçlunun adresi
  • Alınan borç miktarı
  • Lehtar (alacaklı / ihracatçı)
  • P/N tanzim tarihi
  • P/N tanzim yeri
  • P/N vadesi
  • Faiz talep edip etmeyeceğiniz ve oranın ne olduğu
  • İhtilaf halinde hangi mahkemelerin yetkili olduğu,
  • Kefalet / garantör imzası olup olmadığı
  • Kayıtsız şartsız bir borcun ödeneceğinin taahhüt edilmesi

Promissory note (P/N) çok basittir, şart içermez.  Borçlu tarafından imzalanması,  bir borcun borçlu tarafından taahhüt edildiği ve kabul edildiği anlamına gelir ki noter tasdiğine gerek yoktur.

Buyer Network Webinar Serisi’ne Sürdürülebilir Duygusal Dayanıklılık ile Devam Etti.

Buyer Network İş ve Ticaret Platformu, webinar serisine Pazar günü gerçekleştirdiği Sürdürülebilir Duygusal Dayanıklılık semineri ile devam etti.

Yönetici ve kariyer Koçu, eğitmen İlker Canbulut, katılımcılara içinde bulunduğumuz karantina günlerinde kariyer gelişimlerinin devam etmesi için bilgi verdi. Prof. Dr. Murat Erdal’ın moderatörlüğünde gerçekleşen programda İlker Bey, Covid-19 ve sonrası dönemde daha hızlı bir şekilde değişim içerisinde olan iş dünyası insanlarının kariyerleri için öneriler sundu. Sn. Canbulut, katılımcılarımızın yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte gelen soruları da yanıtsız bırakmadı.

Bu serinin devamının geleceğini bildiren Sn. Erdal, bir sonraki hafta da etkinliklerin yoğun bir şekilde devam edeceğini duyurdu.

“Karantina Günleri ve Sonrasında Duygusal Açıdan Dayanıklılık Nasıl Sağlanır?

COVİD-19 salgını ile birlikte adeta bir günde, akşamdan sabaha hızla değişen dünyanın bizden istediği ilk şey bu değişimle duygusal olarak uyum içinde ve dayanıklı olabilmemiz. Son 20 yıldır bir kavram vardı depremle birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz diye şimdi de değişim süreciyle birlikte yaşamayı öğrenme dönemi başladı.

İçinde bulunduğumuz günler ve sonrasında değişim süreciyle duygusal olarak uyum içinde ve sürdürülebilir bir duygusal dayanıklılık içinde olabilmek için 5 adımlık bir yol önerilebilir.

1 – Öncelikle düşünce biçiminizi gözden geçirin.

Charles Swindoll’ün bir sözü var: “Hayatımın %10’u başıma gelenlerden, %90’ı ise benim onlara verdiğim tepkilerden meydana geliyor” diye.

İçinde bulunduğumuz zorunlu Corona günlerini değiştiremeyiz. Ama bunun üzerimizdeki etkilerini değiştirebiliriz. Ya neler yapabileceğimize odaklanıp zinde kalacağız ya da kaderi, hayatı, bir yerlerde yanlış yarasayı yiyen o yanlış Çinliyi suçlayıp zamanımızı çürüteceğiz. Biri çözüme, diğeri soruna odaklanmak demektir.

2 –  Kendinize Kısa, Orta ve uzun vadeli hedefler belirleyin.

5 veya 7 yıl sonrası için sizi heyecanlandıran bir hedef belirleyin. Bunları kesin ve net rakamlar olarak ifade edin. 5 yıllık, 1 yıllık, 1 aylık varış istasyonlarınız yani ara hedefleriniz olsun.

Eğer yapmakta olduğunuz şeyleri büyük bir şeyin bir parçası olarak görürseniz, kendinizi harika hissedersiniz.

Bu hedef şimdiki zamanla, gelecek zaman arasında kurulan bir köprüdür. İnsanı dayanıklı kılan şey bu hedefin kendisinden ziyade hedefe doğru ilerleme içerisinde olmaktır.

3 –Güçlü yanlarınızı listeleyin.

Hayatlar güçlü yanlar üzerine kurulur. Becerileriniz, kişilik ve karakter özellikleriniz, sıkı sıkıya sarıldığınız değerleriniz, yetenekleriniz, bilgi birikimi ve donanımlarınız olabilir. Elon Musk der ki, “Hangi okul mezunu olduğunuzun artık hiçbir önemi yok. Hangi becerilere sahip olduğunuzun önemi var.”

Her bir beceri, yetenek altın bir bileziktir. Soru, değişen yeni dünya için sizin kolunuzda kaç altın bilezik olduğudur. İşte tam da bugünler, ilgi alanınıza göre bunları artırma günleri.

4 – Zamanı Dost edinin.

Bir insan doğduğu andan itibaren en önemli müttefiki zamandır. Ama biz büyüdükçe bu müttefiki kaybederiz. Zamanın bizim aleyhimizde geliştiği hissine kapılırız.

İşte Corona günleri zaman çizgisi üzerinde adeta size özel bir parantez açtı. Bu parantezin içini dilediğiniz gibi doldurabilirsiniz.

5 – Olumlu Sosyal İlişkiler kurun.

Günümüz iş dünyasında sürdürülebilir başarılar elde edebilmek, kurduğumuz etkili iletişim ve etkileşimlerin bir sonucudur. Her başarı, bir ekip çalışmasının sonucudur. Hatta sizi engellemeye çalışanlar bile bu başarı hikâyesinde pay sahibidir. Yoksa kötü komşu insanı ev sahibi yapar mıydı? Hepimiz sosyal yönümüzden güç alırız. Duygusal dayanıklılığımızın önemli kısmı oradan gelir.

Bir Amerikan yerlisi, beraberindeki bir grup göçmene rehberlik ediyormuş. Hızlı bir tempoyla 2 günlük bir yürüyüşten sonra yerli aniden durmuş. Beraberindekiler “Geldik mi?” Diye sormuşlar. Yerli “Hayır, ama buraya kadar çok hızlı geldik. Ruhumuz geride kaldı, bize yetişmesini bekliyoruz.”

Bu Corona günleri hem geriye bakıp ruhumuzu beklemek, onu onarabilmek hem de ileriye doğru yeni bir adım atabilmek için büyük fırsatlar içeriyor olabilir.

Churcil’in dediği gibi ‘Hiçbir krizi israf etmeyin.’ ”

İlker Canbulut


BuyerNetwork.net İş ve Ticaret Paltformunda etkinlikler sayfasından

https://buyernetwork.net/etkinlikler/

webinar programını inceleyebilirsiniz.

30 Nisan 2020 Perşembe Saat 14:00 COVID, Gümrük Operasyonlarındaki Değişiklikler ve Uygulamaları konuşacağız. Bağlantı Linki : webinar.buyernetwork.net

Erdem Karagöz ile İknanın Anatomisi Webinar’ı Gerçekleşti.

Buyer Network İş ve Ticaret Platformu, Webinar Serisi’ne Cumartesi günü gerçekleştirdiği
İknanın anatomisi semineri ile devam etti.
Yaklaşık 70 katılımcının izlediği bu webinarda, İkna ve Satış Eğitmeni ve Türk İşi İkna kitabının yazarı Sayın Erdem Karagöz katılımcılara ikna ve etkileşim alanında saha bilgileri ve sıradışı anekdotlar paylaştı.
Prof. Dr. Murat Erdal’ın moderatörlüğünde gerçekleşen seminerde Erdem Karagöz içerik hakkında bilgi paylaşırken aynı zamanda soruları yanıtladı.
Ayrıca Erdem Karagöz katılımcılara sürpriz yaparak Türk İşi İkna kitabını pdf olarak paylaştı.
“İknanın Anatomisi” webinarında tüm katılımcılarımız ile aşağıdaki konular paylaşıldı.
Öncelikle kendini ikna etmenin güçlü nedenleri ve zaferler listesi üzerinde konuşuldu. Liderlerin ikna yolunda kullandıkları 42 ikna taktiğinden örnekler ve anekdotlar paylaşıldı. Sürdürülebilir ikna için kullanılması gereken modeller ve ikna yeteneklerinin sürekli nasıl geliştirilebileceği anlatıldı. Erdem Karagöz ikna, etkileşim deneyimlerini paylaştı. Özellikle hayattan beklentisi kalmayan cezaevindeki tutuklu ve hükümlüler ile üst düzey sporculara yaptığı çalışmalardaki süreci ve ikna teknikleri katılımcılara aktardı.
İnsan beyni, çevre, genetik kodlar, bilinçaltının iknadaki önemi ile üst düzey sorularla interaktif
dinleme ve anlık etkileşim ve bağ kurmanın katkılarını örneklerle anlattı.
Buyer Network İş ve Ticaret Platformu COVİD 19 sürecinde ve sonrası için webinarlara yoğun bir şekilde devam edileceğini belirten Prof Dr Murat Erdal değişim yolunda katkı sağlayacak
konuşmacılarla buluşmaların yararlı olduğunu ifade etti.
Buyer Network’ün yeni webinar’larından haberdar olmak için Buyer Network sosyal medya hesaplarını ve webinar.buyernetwork.net sayfasını takip etmeyi unutmayın.

Buyer Network Webinar Serisi Yeni Adresinde Canlı Yayınlarına Devam Ediyor.

“Pardon kendinizi ikna etmek, güçlü nedenlerinizi ortaya çıkartmak için 10 dakikanızı alabilir miyim?
‘Türk İşi İkna’ kitabı yazarından Türk işletim sistemi ve kodlarını konuşmaya ve soru yağmuruna hazır mısınız?
Beyler dikkat bugün kadınları anlamak bölümü üzerinde konuşacağız. (Sadece konuşacağız!)
Beyin, bilinçaltı, güçlü sorular, etkin dinleme ve dünyanın kullandığı ikna tekniklerini konusunda keyifli bir sohbet sizi bekliyor.
Tüm katılımcılara sürprizimiz var. Sizi ve değişime yatırım yapan dostlarınızı beklerim.”
Erdem Karagöz

İknanın Anatomisi‘ni keşfedeceğiniz ve sürprizlerle dolu bu etkinliğimize tüm üyelerimizi bekleriz.

Etkinliği Nasıl Giriş Yaparım?

Etkinlik saatinde webinar.buyernetwork.net adresine giderek erişim kodunuz ile canlı yayına katılabilirsiniz.

Erişim kodunuzu bu adresten alabilirsiniz.

Buyer Network üyelerimiz profil menülerindeki özel erişim kodu ile canlı yayına giriş yapabilirler. Üye olmayan katılımcıların üyelik oluşturması gerekmektedir.

Buyer Network üyeliğiniz varsa giriş yapmak için buraya tıklayınız.
Buyer Network üyeliğiniz yoksa kayıt olmak için buraya tıklayınız.

Yapay Zeka Çağı

Merhaba Dostlarım,

Dünya, yıllardır beklenen yeni bir çağ olan Yapay Zeka Çağı’na giriş yaptı.

Dünyayı teslim alan salgın, ülke devlet toplumlarına zor zamanlar yaşatıyor.

Teknolojik açıdan baktığımızda;

  • Web 1,
  • Web 2,
  • Web 3,
  • Web 4,

yaşayan bir dünya olarak, yeni bir süreç olan,

  • Web 5 e giriş yaptık.

Temeli 60 Ghz ile çalışan teknoloji ve süreçleridir.

  • Yapay Zeka donanımla cihazlar,
  • Otonom ve Sürücüsüz Araçlar,
  • İnsansız Hava Araçları,
  • Çipler,

Altyapının baştan aşağıya değişmesi olarak yorumlayabiliriz.

Bundan sonraki görüşlerimizi;

  • 2020 yılı öncesi,
  • 2020 yılı sonrası,

olarak ayıracağımızı düşünüyorum.

Dünyadaki teknolojiyi ve yaşanan gelişmeleri incelediğimizde;

2019 yılının ortalarında Neuro Marketing Biliminde yaşanan devrimsel değişiklikleri sizler ile paylaşmıştım.

Kısaca üzerinden geçecek olursak;

Neuro Marketing Bilimi,

Özellikle kasım ayından itibaren;

  • Renkler,
  • Paketleme,
  • Siyasal Algı,
  • Videolar,
  • Reklamlar,
  • Satınalma Davranışları,
  • Pazarlama ve Satış Stratejileri,
  • İkna Sanatı,
  • Duygusal Yönetim,
  • Teknoloji,

gibi ölçütleri sıralayabiliriz.

Dünya yeni yapılanma içinde, endüstri alanında da yeni gelişmelere sahne olmaktadır.

Endüstri 5.0 yeni düzende yerini alarak, yeni girişimlere konu olacaktır.

Dünya toplumlarında hızla artan dijital mecraların kullanımı, eğitim alanında da önemli gelişme ivmesi yakalayacaktır.

Online eğitim sisteminin önemli derecede çıkış yakalaması,

  • Arttırılmış Sanal Gerçeklik,
  • Hologram,

Teknolojilerinin devreye girmesi ile, özellikler Alfa kuşağı eğitimini aldığı ve öğrendiği konuları Deneyimleyerek daha basit ve kolay öğrenecektir.

Bireylerin ihtiyaç hissettikleri ürün ve hizmetler Müşteri Deneyimi ile şekillenecek.

Toplumların satınalma davranışlarında artış yaşanarak dijital mecralarda ve fiziki alanlarda;

  • Dijital Para,
  • Sıcak Para,

daha fazla etkisini hissettirecek.

Ödeme sistemleri;

  • Kredi Kartı,
  • QR Kare Barkod,
  • Temassız Ödeme,

şeklinde gerçekleşecek.

Müşteri ve Tüketici grupları, ürün ve hizmetler hakkında Chatbot larında hayatımızın içinde yer alması ile, daha fazla bilgi sahibi olacaklar.

Yapay Zeka Entegreli Chatbot lar sayesinde, bilgiye ulaşma hızımız saniyeler içinde olacak.

Chatbot lar ile her istediğimiz işlemler ve satınalmalarımız konuşarak fiziki bir temas olmadan daha basit ve rahat olacak şekilde kullanabileceğiz.

Lojistik ve Tedarik Zinciri Yapay Zeka teknolojisi ile tasarruf ettiren yaklaşımlar yapılandırılarak, mesafeler kısalacak ve niche sektörler denenmeye başlanacaktır.

Teknolojik olarak yapılanan dünya ekosisteminde her işletmenin canlı kalması ve varlığını ilerleyen süreçlere aktarabilmesi hayati önem taşımaktadır.

Süreci takip etmek durumunda olan; KOBİ veya daha küçük boyutta iş yapanlar, kendilerini dijital Mecralarda hissettirmek ve dünyaya açılan kapıda yerlerini alması süreklilik için en önemli çalışmalar olacaktır.

Hep birlikte hayatın içinde yaşıyoruz. Zaman geçtikçe yaşanan gelişmeleri toplumlar olarak deneyimleyip yaşayarak tecrübe edeceğiz. 

Buyer Network Webinar Serisi #6 – İknanın Anatomisi Etkinliği İle Devam Ediyor.

Etkinlik Tarihi: 25 Nisan 2020 Cumartesi
Saat: 16.00 – 17.00
Bağlantı Linki: webinar.buyernetwork.net  (Etkinlik saatinde aktifleşecektir)

“Pardon kendinizi ikna etmek, güçlü nedenlerinizi ortaya çıkartmak için 10 dakikanızı alabilir miyim?
‘Türk İşi İkna’ kitabı yazarından Türk işletim sistemi ve kodlarını konuşmaya ve soru yağmuruna hazır mısınız?
Beyler dikkat bugün kadınları anlamak bölümü üzerinde konuşacağız. (Sadece konuşacağız!)
Beyin, bilinçaltı, güçlü sorular, etkin dinleme ve dünyanın kullandığı ikna tekniklerini konusunda keyifli bir sohbet sizi bekliyor.
Tüm katılımcılara sürprizimiz var. Sizi ve değişime yatırım yapan dostlarınızı beklerim.”
Erdem Karagöz

“Türk İşi İkna” kitabının yazarından İknanın Anatomisi’ni dinlemek için sizleri webinar’ımıza bekliyoruz.

Eğitmen Özgeçmiş:

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi sonrası sahada kurumsal şirketlerde çalıştı. 15 yıldır değişim,güncel bilgi ve davranış değişikliği hedefli eğitimler vermektedir.
Kevin Hogan Türkiye Partneri olan Karagöz 4 yıl boyunca United firmasında Brian Tracy khow how eğitimlerini verdi. Satış ve ikna alanlarında yayınlanmış 5 kitabı olan Erdem Karagöz kitap ve içerik üretme çalışmalarına devam etmektedir.
AB ve Çalışma Bakanlıkları tarafından akredite master trainer olarak projelerde yer almaktadır. Evli ve Zeynep’in babasıdır.

Nisan Ayı Güncel Etkinlik Takvimi:

Dış Ticaret Operasyonun Bir Adı “Sorun” ise Diğer Adı “Çözüm”dür

Sorun çıkmayan bir ithalat -ihracat işlemi hemen hemen yok gibidir. Tıkır tıkır işleyen bir operasyon sürecine pek rastlanılmaz. Bu da, departman çalışanları için oldukça yıpratıcı bir durumdur. Yani dış ticaret operasyon personeli, aynı şirketteki başka bir departman çalışanından belki on kat daha fazla stres yüklenir.

Ne gibi sorunlardır bunlar?
İlk aklıma gelenleri altta sıralayayım;

Tedarikçide mal hazırdır, ama nakliyeci o hafta aracı organize edemez.

Malzemeler deniz aşırı bir yerden alınacaksa,  ilgili tarihlerde uygun gemi bulunamaz, bulunsa hava şartlarından dolayı limandan çıkamaz, varışı gecikir.

Malzeme Türkiye gümrüğüne vardığında nakliyecinin özet beyanı hatalı vermesinden dolayı ithalat işlemine başlanamaz.

Gümrükte TSE sürecinde evrakların bazıları kabul görmez.

Tedarikçinin gönderdiği evraklarda ATR veya Menşe Belgesinin eksik çıkar, öngürülenden daha fazla vergi ödenmek zorunda kalınır

Gümrükte sistemler gider ve o gün ithalat tamamlanamaz.. … vesaire…vesaire.

İşin kötüsü de depoya girmesi geciken malzeme de genelde üretim için çok kritiktir.

Bu tip sorunlardan onlarca sayılabilir.

Siz ne kadar planlı çalışırsanız çalışın öngörülemeyen bir aksiliğin vuku bulması hep muhtemeldir. Zira bu iş zamanla yarışılan bir iştir.

Peki sonra ne olur?

Dış Ticaret Operasyon personelleri bu sorunları aşmak için yoğun fiziksel, zihinsel emek harcar. “Yiğit düştüğü yerden kalkar” atasözündeki gibi tüm tarafları harekete geçirerek, süreci minimum zararla atlatmanın yolunu arar. Düzine ile telefon görüşmesi, desteyle mail yazışması ve sonunda beyanname kapanıp ve malzeme depoya getirilince iş, başarı ile sonuçlanmış olur.

Bu süreç gerçekten hep böyle midir?

Maalesef genelde böyledir. Ben kaleciliğe benzetirim. Yani daha önce yüzlerce gol kurtarsanız bile, bir tane talihsiz gol yediniz mi tüm bakışlar size çevrilir. Beni Lojistik eğitimi veren okullara öğrencilerle sohbet için davet ettiklerinde onlara ilk sözüm hep şöyle olmuştur; “Bu işi meslek olarak seçeceğim diyenler, stresi de yaşam tarzı olarak seçmek durumundadır.” Buradaki amacım kimseye pembe tablo çizmeden, işin doğrusunu anlatmak olmuştur.

Yani işin özeti; içinde nakliye yönetimi ve gümrükleme işlemlerini barındıran “dış ticaret operasyon” olgusunun sorun ve çözüm adında iki ismi bulunur ve ömür boyu hep bu iki ismiyle birlikte anılmak durumundadır.