Laboratuvar Hizmet İhalesinde İlk Oturum İşleminin İhale Günü Yapılmaması?

Laboratuvar Hizmet İhalesinde İlk Oturum İşleminin İhale Günü Yapılmaması Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Laboratuvar Hizmet İhalesinde İlk Oturum İşleminin İhale Günü Yapılmaması?

Mehmet ATASEVER

Laboratuvar Hizmet İhalesinde İlk Oturum İşleminin İhale Günü Yapılmaması Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; İhale mevzuatı uyarınca, ihalenin yaklaşık maliyeti ve isteklilerce verilen teklif tutarlarının; ihale günü en geç mesai bitimine kadar isteklilere bildirilmesi gerektiği, mevcut ihalenin ihale gününün İdari Şartname’de 08.12.2025 ihale saati saat 16.00 olarak belirtilmesine rağmen, tekliflerin açılmasına ilişkin tutanağın taraflarına 11.12.2025 tarihinde tebliğ edildiği, tutanak üzerinde, tutanağın ihaleden sonraki gün olan 09.12.2025 tarihinde mesai saati sonrası saat 21.09 tarihinde düzenlendiğinin gözüktüğü, bu sürecin hukuka aykırı olduğu iddialarına yer verilmiştir.

Konu İle İlgili Emsal Kamu İhale Kurulu Kararına Göre;

 

Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur…” hükmü, Anılan Kanun’un “Tekliflerin alınması ve açılması” başlıklı 36’ncı maddesinde

Teklifler ihale dokümanında belirtilen ihale saatine kadar idareye verilir. İhale  komisyonunca ihale dokümanında belirtilen saatte kaç teklif verilmiş olduğu bir tutanakla tespit edilerek, hazır bulunanlara duyurulur ve hemen ihaleye başlanır. İhale komisyonu teklif zarflarını alınış sırasına göre inceler. 30 uncu maddenin birinci fıkrasına uygun olmayan zarflar bir tutanak ile belirlenerek değerlendirmeye alınmaz. Zarflar isteklilerle birlikte hazır bulunanlar önünde alınış sırasına göre açılır.

İsteklilerin belgelerinin eksik olup olmadığı ve teklif mektubu ile geçici teminatlarının usulüne uygun olup olmadığı kontrol edilir. Belgeleri eksik veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmayan istekliler tutanakla tespit edilir. İstekliler ile teklif fiyatları ve yaklaşık maliyet tutarı açıklanır. Bu işlemlere ilişkin hazırlanan tutanak ihale komisyonunca imzalanır. Bu aşamada; hiçbir teklifin reddine veya kabulüne karar verilmez, teklifi oluşturan belgeler düzeltilemez ve tamamlanamaz. Teklifler ihale komisyonunca hemen değerlendirilmek üzere oturum kapatılır.” hükmü,

Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Başvuruların ve tekliflerin alınması, açılması ve belgelerdeki bilgi eksikliklerinin tamamlatılması” başlıklı 56’ncı maddesinde “(1) Ön yeterlik ve yeterlik başvuruları ile tekliflerin alınması ve açılmasına ilişkin işlemler; Kanun, bu Yönetmelik, EKAP Yönetmeliği ve tip şartnamelerde belirtilen hükümler çerçevesinde e-formlar kullanılarak gerçekleştirilir.” hükmü,

Kamu Alımlarının Elektronik Ortamda Yapılmasına İlişkin Uygulama Yönetmeliği’nin “EKAP üzerinden gerçekleştirilecek iş ve işlemler” başlıklı 6’ncı maddesinde “(10) Kamu alımı süreçlerinde, şekli ve içeriği Kurum tarafından belirlenerek Kurumun resmi internet sayfasında yayımlanan e-formlar kullanılır.” hükmü,

Anılan Kanun’un “Tebligatlara ilişkin esaslar” başlıklı 7’nci maddesinde “(1) Tebligat, iş günlerinde ve 09.00-18.00 saatleri arasında (yarım mesai günlerinde 09.00-13.00) yapılır. Bu süreler dışında gönderilen tebligatlar, kaydedildiği tarihi takip eden ilk iş günü içinde ilgililerin EKAP’ta yer alan bildirim kutusuna ulaştırılır. Tebligatın ilgililerin bildirim kutusuna ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır….” hükmü,

Aynı Yönetmelik’in “Başvuru ve/veya tekliflerin açılması” başlıklı 11’inci maddesinde “(1) Teklifler, ihale komisyonu tarafından ihale tarih ve saatinde EKAP’ta açılır.

Yaklaşık maliyet tutarı ile teklif verenler ve teklif fiyatları isteklilerin erişimine açılır. Bu aşamada, isteklilerin geçici teminatlarının uygun olup olmadığı, EKAP üzerinden yapılan sorgulamalara göre; ihale tarihi itibarıyla ihalelere katılmaktan yasaklı olup olmadığı ile kesinleşmiş vergi ya da sosyal güvenlik prim borçlarının bulunup bulunmadığı kontrol edilir.

….

(2) Birinci fıkra kapsamında yapılan işlemlere ilişkin hususlar ile yaklaşık maliyet tutarı, teklif verenler ile teklif fiyatları ve varsa açılamayan teklifler tutanağa bağlanır ve bu tutanak isteklilere bildirilir…” hükmü,

İdari Şartname’nin “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde “2.1. İhale konusu işin/alımın;

a) Adı: 4 Kalem Puan Sonuç Karşılığı Laboratuvar Hizmet Alımı…” düzenlemesi, Anılan Şartname’nin “İhaleye ilişkin bilgiler” başlıklı 3’üncü maddesinde “3.1.

a) İhale kayıt numarası: …………..

b) İhale usulü: Açık ihale usulü

c) İhale tarihi ve saati: 08.12.2025

Saat: 16:00

ç) İhalenin yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres: ………. İl Sağlık Müdürlüğü

3.2. Teklifler, ihale saatine kadar EKAP üzerinden e-teklif olarak gönderilir. İhale saatine kadar gönderilmeyen teklifler değerlendirmeye alınmaz.” düzenlemesi,

Aynı Şartname’nin “Tekliflerin açılması ve değerlendirilmesi” başlıklı 29’uncu maddesinde “29.1. Teklifler, ihale komisyonu tarafından ihale tarih ve saatinde EKAP’ta açılır. Yaklaşık maliyet tutarı ile teklif verenler ve teklif fiyatları isteklilerin erişimine açılır.

29.2. Bu aşamada, isteklilerin geçici teminatlarının uygun olup olmadığı ve EKAP üzerinden yapılan sorgulamalara göre; ihale tarihi itibarıyla ihalelere katılmaktan yasaklı olup olmadığı ile kesinleşmiş vergi ya da sosyal güvenlik prim borçlarının bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Yabancı isteklilerin; ihale tarihi itibarıyla kesinleşmiş vergi ya da sosyal güvenlik prim borçlarının bulunup bulunmadığına yönelik kontrol Türkiye’deki borçları yönünden yapılır, kendi ülkelerinin mevzuat hükümleri uyarınca kesinleşmiş vergi ya da sosyal güvenlik prim borçlarının bulunup bulunmadığına ilişkin kontrol ise sözleşmenin imzalanması aşamasında gerçekleştirilir. İlgisine göre yaklaşık maliyet tutarı, teklif verenler, teklif fiyatları ve açılamayan teklifler ile yapılan diğer işlemlere ilişkin hususlar tutanağa bağlanır ve bu tutanak isteklilere bildirilir.

29.3. Teklifler açıldıktan sonra 29.2 nci madde kapsamında uygun bulunmayan teklifler değerlendirme dışı bırakılır…” düzenlemesi yer almaktadır.

İdarece gönderilen ihale işlem dosyasının incelenmesi neticesinde; İhale tarihinin 08.12.2025, saatinin ise 16:00 olduğu,

İdare tarafından başvuru sahibi …….Laboratuvar Kimyevi Maddeler Medikal Ürünler ve Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne EKAP üzerinden 10.12.2025 tarih ve 21:52:25’te bir bildirim gönderildiği, söz konusu bildirimin anılan istekliye 11.12.2025 tarih ve 09:00:00’da tebliğ edildiği, bildirim detayına tıklandığında “Tekliflerin açılmasına ilişkin tutanak” konulu, “EKAP Üzerinden Tebliğ Tarihi” satırının karşısında 10.12.2025 tarihi yazılı olan ve “08.12.2025 tarihinde yapılan 4 Kalem Puan Sonuç Karşılığı Laboratuvar ihalesine sunmuş olduğunuz teklifinize ilişkin olarak, EKAP Yönetmeliğinin 11 inci maddesi kapsamında tespit edilen hususlar ekteki tutanakta yer almaktadır.” ifadelerinin yer aldığı belge ile karşılaşıldığı, belgeye ait ek dosya açıldığında ise “KİK017 Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanak”a erişildiği, bu tutanak üzerinde de “Tekliflerin Açıldığı Tarihin 08.12.2025, Pazartesi günü ve Saat 16:14”, “Tutanağın Düzenlendiği Tarihin ve Saatin ise 09.12.2025, Salı günü, saat: 21:09” olduğu bilgisinin yer aldığı,

Ayrıca idarece başvuru sahibine tebliğ edilmeyen “Standart Form ─ KİK016.1/EKAP Teklif Edilen Fiyatlar ve Yaklaşık Maliyetin Açıklanmasına İlişkin Tutanak”ın 10.12.2025 Çarşamba günü, saat: 21:52’de doldurulduğu anlaşılmıştır.

4734 sayılı Kanun’un 36’ncı maddesinde, ihale komisyonunun, ihale dokümanında belirtilen saatte kaç teklif verilmiş olduğunu bir tutanakla tespit edilerek, hazır bulunanlara duyuracağı ve hemen ihaleye başlayacağı, istekliler ile teklif fiyatları ve yaklaşık maliyet tutarını açıklanacağı ve bu işlemlere ilişkin hazırlanan tutanağın ihale komisyonunca imzalanacağı hüküm altına alınmıştır.

Kamu Alımlarının Elektronik Ortamda Yapılmasına İlişkin Uygulama  Yönetmeliği’nin 11’nci maddesinde tekliflerin, ihale komisyonu tarafından ihale tarih ve saatinde EKAP’ta açılacağı, isteklilerin geçici teminatlarının uygun olup olmadığı, ihale tarihi itibarıyla ihalelere katılmaktan yasaklı olup olmadığı ile kesinleşmiş vergi ya da sosyal güvenlik prim borçlarının bulunup bulunmadığı hususları ile yaklaşık maliyet tutarı, teklif verenler ile teklif fiyatları ve varsa açılamayan tekliflerin tutanağa bağlanacağı ve bu tutanağın isteklilere bildirileceği hüküm altına alınmıştır.

İlk oturuma ilişkin bilgilerin doldurulduğu “Standart Form ─ KİK016.1/EKAP Teklif Edilen Fiyatlar ve Yaklaşık Maliyetin Açıklanmasına İlişkin Tutanak” 18.5.2024 tarihi itibarıyla yürüklükten kaldırılmış olup, söz konusu tutanağın yerini, e-formların belirlenmesi konulu, 18.07.2024 tarih ve 2024/DK.D-133 sayılı Kurul kararı ile “KİK017 Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanak” ile “KİK018 Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanağın Tebliği” eformu almıştır.

Başvuruya konu ihalede iddia konusu husus, Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanak’ın idarece gönderilen belgelerden de anlaşıldığı üzere ihalenin ilk oturumu olan 08.12.2025’te tebliğ edilmemesidir.

Bu konu ile ilgili olarak 20.01.2026 tarihli ve 5282 sayılı Kurum yazısı ile idareden “1) Tekliflerin neden ihale saati olan 16:00’da açılmadığı,

2) Tekliflerin açıldığı 08.12.2025 Pazartesi tarih saat 16:14 ile başvuru sahibine 11.12.2025 Perşembe tarihinde tebliğ edilen KİK017 Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanağın gönderilmesine geçen sürede yapılan işlemlerin neler olduğu, bu süre boyunca EKAP sistemi kaynaklı bir sorunun idarenizce yaşanıp yaşanmadığı,

3) KİK017 Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanağın Düzenlendiği tarih 09.12.2025 Salı saat 21:09 olduğu halde, neden tebligatın 11.12.2025 Perşembe tarihinde yapıldığı 4) 08.12.2025 Pazartesi günü saat 16:14’de açılan tekliflere ilişkin “Teklif Edilen Fiyatlar ve Yaklaşık Maliyetin Açıklanmasına İlişkin Tutanak”ın hazırlanmasının neden 10.12.2025 Çarşamba saat: 21:52’e kadar geciktiği,

5) Yürürlükten kaldırılan “Teklif Edilen Fiyatlar ve Yaklaşık Maliyetin Açıklanmasına İlişkin Tutanak”ın neden doldurulduğu,”na ilişkin bilgi talep edilmiştir.

Görevleri arasında Elektronik Kamu Alımları Platformunun işletilmesi ile ihale sürecinde bilgi teknolojilerinin kullanımına ilişkin işlemleri yürütmek olması nedeniyle Elektronik İhale Dairesi Başkanlığından da 20.01.2026 tarihli ve 87846 sayılı yazı ile “1) İdarece tekliflerin hangi gün ve saatte açıldığı,

2) Tekliflerin açıldığı tarih ve saat ile 10.12.2025 tarihli Tekliflerin açılmasına ilişkin tutanak konulu belgenin başvuru sahibi …………. Laboratuvar Kimyevi Maddeler Medikal Ürünler ve Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne bildirim tarihi olan 11.12.2025 arasında idarece gerçekleştirilen işlemlerin neler olduğu (kronolojik olarak saat bilgisiyle beraber belirtilmesi)

3) İdarece tekliflerin açıldığı tarih ve saat ile ilk oturumun kapatıldığı tarih ve saat arasında geçen süre zarfında Ekap sisteminde ilk 2 soruda bilgi istenen işlemleri etkileyen herhangi bir sorunun olup olmadığı,

4) EKAP sisteminde yürürlükten kaldırılan “Standart Form ─ KİK016.1/EKAP Teklif Edilen Fiyatlar ve Yaklaşık Maliyetin Açıklanmasına İlişkin Tutanak”ın idarenin doldurulması gereken tutanaklar arasında görünüp görünmediği, görünüyor ise ilk oturumun bu tutanak doldurulmadan kapanıp kapanmadığı”na ilişkin bilgi talep edilmiştir.

İdarece 22.01.2026 tarihli ve 302523581 sayılı yazı ile “Müdürlüğümüzce yapılan “4 Kalem Puan Sonuç Karşılığı Laboratuvar” hizmet alımı ihalesinde ihalenin ilk oturumu açılıktan sonra Kamu Alımlarının Elektronik Ortamda Yapılmasına İlişkin Uygulama Yönetmeliği’nin 11’nci maddesi uyarınca; teklifler sistem yoğunluğu nedeni ile saat 16:14’te açılmıştır.

Teklifler açıldıktan sonra Tablodaki sorgu sonuçlarının cevaplanması beklenmiş ve tüm katılımcılar için sorgulama sonuçlandıktan sonra e-imza aşamasına geçilmiştir. Tablodaki SGK Borcu ve Vergi Borcu için sorgulama sonuçları sistem üzerinden arada kontrol edilmiş ve tüm katılımcılar için sorguların sonuçlanması beklenmiştir. Sorgu sonuçları  tamamlandıktan sonra e-imza işlemleri tamamlanmış ve ilk oturum sonuçlandırılmıştır.” şeklinde cevap verilmiştir.

Elektronik İhale Dairesi Başkanlığınca ise 26.01.2025 tarihli ve 88318 sayılı yazı ile

“1) İdarece teklifler 08.12.2025 tarihi 16.14 saatinde açılmıştır.

2) Ekap veri tabanında yapılan işlemlerin log kayıtları idare genelinde tutulmamakta olup, spesifik işlemlere ilişkin tablolar halinde tutulmakta olduğundan idarenin tüm kullanıcıların tüm işlemlerinin log kayıtlarının çıkarılması gibi bir uygulama bulunmamaktadır.

3) İdarece tekliflerin açıldığı tarih olan 08.12.2025 tarihi ile ilk oturumun kapatıldığı tarih olan 10.12.2025 tarihi arasında 09.12.2025-10.12.2025 tarihlerinde EKAP’a erişim problem yaşanmış ve ihaleler ötelenmiştir.

4) Ekap sisteminde yürürlükten kaldırılan “Standart Form KİK016.1/EKAP Teklif Edilen Fiyatlar ve Yaklaşık Maliyetin Açıklanmasına İlişkin Tutanak” ilan tarihi 01.08.2025 sonrası olan elektronik ihalelerde idarece doldurulması gereken tutanaklar arasında yer almamaktadır. Ekap sisteminde ilk oturum işlemleri “Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanak”ın oluşturularak ihale komisyonu üyeleri tarafından Ekap üzerinden e-imza ile imzalanması işlemlerini kapsamaktadır.” şeklinde cevap verilmiştir.

6 kısımdan oluşan ihalede, başvuru sahibinin teklif verdiği “Puan Sonuç Karşılığı Tam  Otomatize Elisa Cihazı Laboratuvar Hizmet Alımı” ile “Teknik Servis Personeli (TamOtomatize Elisa Cihazı Laboratuvar Hizmet Alımı) (Brüt asgari ücretin %40 fazlası)” kısımlarında ihale sürecinin 4734 sayılı Kanun’un temel ilkelerine uygun gerçekleştirmekle yükümlü olan idarelerin ihalenin ilk oturumu olan 08.12.2025 tarihi ile ilk oturumu kapattığı 10.12.2025 tarihi arasındaki süreci güvenilirlik, saydamlık ve kamuoyu denetimine uygun yönetmediği anlaşıldığından, şikâyete konu edilen başvuru sahibinin teklif verdiği “Puan Sonuç Karşılığı Tam Otomatize Elisa Cihazı Laboratuvar Hizmet Alımı” ile “Teknik Servis Personeli (Tam Otomatize Elisa Cihazı Laboratuvar Hizmet Alımı) (Brüt asgari ücretin %40 fazlası)” kısımlarının iptal edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Laboratuvar Hizmet İhalesinde İlk Oturum İşleminin İhale Günü Yapılmaması Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemMehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Sağlık Bak. SGB E. Bşk./KİK E. Üyesi

Mhatasever@gmail.com

Mehmetatasever.org

Stratejik Planınızda Devrimci Fikirlere Yer Var mı?

Stratejik Planınızda Devrimci Fikirlere Yer Var Mı Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Stratejik Planınızda Devrimci Fikirlere Yer Var mı?

Zafer URFALIOĞLU

Stratejik Planınızda Devrimci Fikirlere Yer Var Mı Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemKurumsal İşletmelere “En güçlü aracınız nedir?” diye sorsak, cevap neredeyse hazırdır: Stratejik Plan.

Vizyonlar çizilir, hedefler konur, KPI’lar parlatılır… Sunumlar akıcı, slaytlar şık, herkes umutlu. Peki sonra ne olur? İşte asıl mesele tam burada başlar: sorun gerçekten stratejik plan yapmak mı, yoksa onu hayata geçirememek mi?

Bugün birçok kurumda stratejik planlar, iyi niyetli ama biraz da “Vitamin niyetine” hazırlanmış belgeler gibi davranır. Hazırlık sürecinde herkes işin içindedir:

Toplantılar yapılır (Hem de mesai saatinde),

Danışmanlar gelir (Dünya para verilir),

Fikirler uçuşur (Anlat anlat).

Ama iş günlük hayata gelince sahne değişir. Krizler kapıyı çalar, kısa vadeli işler “Acil” diye öne geçer, öncelikler kayar… ve plan yavaş yavaş arka raflara doğru süzülür. Tozlanmadan önce son bir kez bakılır, sonra unutulur.

Tam bu noktada Michel Foucault’nun o meşhur sözü kulağımıza fısıldar:

“Güç çoğu zaman yasaklayarak değil, yönlendirerek çalışır.”

Ama burada küçük bir ters köşe var. Eğer stratejik plan uygulanmıyorsa, ortada güçlü bir yönlendirme de yoktur. Yani ne tam bir düzen kurulur ne de gerçek anlamda özgür bir düşünce ortamı oluşur. Arada bir yerde, hafif kaotik ama bir o kadar da tanıdık bir alan doğar.

Şimdi bir hayal kuralım. Stratejik planın gerçekten çalıştığı bir şirket düşünelim. Herkes ne yaptığını biliyor, hedefler net, performans sistemi tıkır tıkır işliyor. Böyle bir yerde fikirler genelde şu filtreden geçer:

“Bu stratejiye hizmet ediyor mu?” Evetse harika, değilse biraz törpülenir. Bu durumda devrimci fikirlerin işi zorlaşır, çünkü onlar doğaları gereği çerçeveye sığmaz, çerçeveyi değiştirir.

Ama dürüst olalım, çoğu kurum henüz bu noktada değil. Asıl yaygın senaryo şu: stratejik plan var… ama uygulanmıyor. İşte tam da bu durum, sessiz ama güçlü bir hasar üretir.

Önce güven zedelenir. Çalışan şunu fark eder:

– “Yazılan başka, yapılan başka.” Bu küçük fark zamanla büyük bir inanç kaybına dönüşür. Sonra yön kaybolur. Herkes kendi doğrusuna göre ilerler, öncelikler kişisel ajandalara göre şekillenir, enerji dağılır. Ortaya hafif bir koşuşturma, bolca toplantı ve az miktarda gerçek ilerleme çıkar.

İşin en ilginç tarafı ise şu: böyle ortamlarda insanlar bazen kendilerini “Özgür” hisseder. Fikirler havada uçuşur, kimse “Hayır” demez. Ama bu özgürlük biraz sahte bir özgürlüktür. Çünkü fikirler hayata geçmez, sistem tarafından sahiplenilmez, sonuç üretmez. Yani konuşuruz, konuşuruz… ama oyun tabelası pek değişmez.

En büyük kayıp ise dönüşüm yeteneğidir. Stratejik planın özü aslında değişim yaratmaktır. Ama uygulanmadığında ne sistem değişir ne de radikal fikirler etkili olabilir. Bu ortamda Karl Marx gibi sistem kuran ya da Spinoza gibi çerçeveyi kıran düşünceler ortaya çıksa bile, onları taşıyacak bir zemin bulunamaz. Fikir vardır ama yankı yoktur.

Başa dönelim: Stratejik planların mükemmel çalıştığı bir dünyada devrimci fikirlere yer kalır mı?

Belki daha az. Çünkü sistem güçlüdür, yön verir, hizalar. Ama bugünün gerçek sorunu bu değil. Bugünün sorunu, stratejik planların çoğu yerde gerçekten çalışmaması.

Ve bu durum sandığımızdan daha tehlikeli. Çünkü güçlü bir sistemin sınırlarıyla mücadele etmek mümkündür. Ama çalışmayan bir sistemin içinde yön bulmak… işte o biraz daha zor.

Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey çok net: ne tamamen kontrol eden bir yapı ne de tamamen başıboş bir düzen.

Stratejik Planınızda Devrimci Fikirlere Yer Var Mı Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemAsıl ihtiyaç, yaşayan, uygulanan ve gerektiğinde kendini sorgulayabilen bir stratejik plan. Çünkü ancak böyle bir zeminde hem düzen kurulabilir hem de gerçekten oyunu değiştirecek fikirler kendine yer bulabilir.

Zafer URFALIOĞLU

Özel Sektörde Engelli İşçi İstihdamı Yükümlülüğünde En Az 50 İşçi Sayısı Tespitine Kimler Dahil Edilmez?

özel Sektörde Engelli İşçi İstihdamı Yükümlülüğünde En Az 50 İşçi Sayısı Tespitine Kimler Dahil Edilmez Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Özel Sektörde Engelli İşçi İstihdamı Yükümlülüğünde En Az 50 İşçi Sayısı Tespitine Kimler Dahil Edilmez?

Lütfi İNCİROĞLU

özel Sektörde Engelli İşçi İstihdamı Yükümlülüğünde En Az 50 İşçi Sayısı Tespitine Kimler Dahil Edilmez Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem4857 sayılı İş Kanunu’nun 30 uncu maddesine göre; işverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi veya 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinde sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananları meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.

Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür. Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür. İşyerinin işçisi iken engelli hâle gelenlere öncelik tanınır.

İşverenler çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığı ile sağlarlar. Bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel çalışma ile mesleğe yöneltilmeleri, mesleki yönden işverence nasıl işe alınacakları, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Yer altı ve su altı işlerinde engelli işçi çalıştırılamaz ve yukarıdaki hükümler uyarınca işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz.

Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan işçiler eski işyerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri takdirde, işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye altı aylık ücret tutarında tazminat öder”.

Yurtiçinde işe yerleştirme hizmetleri hakkında yönetmelik hükümlerine göre; engelli ile işçi sayısının tespitinde,

(1) Zorunlu çalıştırılacak engelli, eski hükümlü veya terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralanan işçi sayısının tespitinde belirli veya belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan tüm işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür ve işyerindeki tam süreli çalışan işçi sayısına ilave edilir. İşyerinde kısmi süreli olarak çalıştırılan engelli ve eski hükümlü veya terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralanan işçi bulunması halinde bunlar da çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür ve toplam işçi sayısından düşülür. Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha fazla olan kesirler tama dönüştürülür.

(2) Fıkradaki hükümler uyarınca işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz.

(3) 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanuna göre kurulan özel güvenlik şirketleri ile kurumların kendi ihtiyacı için kurduğu güvenlik birimlerinde güvenlik elemanı olarak çalışan işçiler engelli, eski hükümlü veya terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralanan işçi sayısının tespitinde dikkate alınmaz.

(4) Engelli, eski hükümlü veya terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralananların talebi halinde, işyerlerinde kısmi süreli çalışma yapan işveren tarafından engelli, eski hükümlü veya terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralananlar kısmi süreli iş sözleşmesiyle de istihdam edilebilir. Zorunlu çalıştırma yükümlülüğü, kısmi süreli çalıştırma ile karşılanmak istendiğinde, kısmi süreli işçi sayısı birinci fıkrada belirtilen usul ile belirlenir.

(5) Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.

(6) Çalıştırılan engelli, eski hükümlü ve terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralanan işçiler, toplam işçi sayısının hesabında dikkate alınmaz.

Diğer taraftan mesleki anlamda geçici iş ilişkisi ile istihdam edilen işçiler de en az 50 işçi sayısının tespitine dahil edilmezler.

Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 28.02.2018 tarih ve 2016/141, 2018/41 RG:29.03.2018 No:30375 sayılı kararına göre,” Kanun’un 30. maddesinde özel sektör işyerleri için öngörülen engelli çalıştırma yükümlülüğünün belirlenmesinde işverenlerin iş sözleşmesi yaparak kendi işyerlerinde çalıştırdıkları işçi sayısı dikkate alınmaktadır.

Özel istihdam büroları aracılığıyla kurulan geçici iş ilişkisinde, geçici işçi özel istihdam bürosu ile iş sözleşmesi yapmaktadır. Geçici işçi ile geçici işveren arasında bir iş sözleşmesi ise bulunmamaktadır. Geçici işçi, özel istihdam bürosunun geçici işverenle işçi sağlama sözleşmesi yaparak işçisini geçici işverenin işyerinde görevlendirmesiyle geçici işverenin işyerinde geçici olarak çalışmaktadır. Bu bağlamda geçici işçinin, geçici işverenin Kanun’un 30. maddesinde öngörülen engelli çalıştırma yükümlülüğünün belirlenmesindeki işçi sayısına dâhil edilmemesi, geçici işçinin geçici işverenin işyerinde geçici olarak çalışması ve geçici işçi ile geçici işveren arasında bir iş sözleşmesinin bulunmamasının bir sonucudur.

Diğer taraftan geçici işçinin işvereni özel istihdam bürosu olmakla birlikte özel istihdam bürosu geçici işçiyi kendi işyerinde çalıştırmamakta ve geçici işverenin işyerinde çalışmak üzere görevlendirmektedir. Dolayısıyla geçici işçinin, özel istihdam bürosunun Kanun’un 30. maddesinde öngörülen engelli çalıştırma yükümlülüğünün belirlenmesindeki işçi sayısına dâhil edilmemesi de geçici işçinin özel istihdam bürosuna ait bir işyerinde çalışmamasından kaynaklanmaktadır.

Öte yandan özel istihdam bürolarının ve geçici işverenlerin işyerlerinde çalıştırdıkları kendi işçilerinin sayısının elli veya daha fazla olması hâlinde ise engelli çalıştırma yükümlülükleri bulunmaktadır.

Bu itibarla kuralla işverenlerin engelli çalıştırma yükümlülüğü ile ilgili olarak özel istihdam büroları ve geçici işverenlere ayrıcalık ve imtiyaz tanınması söz konusu olmadığı gibi kuralın engellilerin çalıştırılmasına yönelik devletin koruma yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir düzenleme olarak nitelendirilmesi de mümkün değildir”.

Yargıtay 19. Ceza Dairesinin (Y12CD.25.09.2017, E.2016/13066, K.2017/7223) bir kararına göre de çok tehlikeli işyerlerinde engelli çalıştırılması mümkündür. Nitekim, “Dosya kapsamına göre, Kdz. Ereğli Sulh Ceza Hakimliğince kabahatli şirketin ağır sanayi iş kolunda engelli işçi çalıştırılmasının uygun olmadığı ve bu nedenle bu kısımda çalıştırılan işçi sayısının engelli işçi nisabında dikkate alınmaması gerektiği gerekçesi ile başvurusu kabul edilerek idari para cezası kaldırılmış ise de, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30/1. maddesinde yer alan “İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli .. işçiyi .. meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.” şeklindeki düzenleme uyarınca engelli işçi çalıştırma yükümlülüğünün toplam işçi sayısı üzerinden belirlenmesi gerektiği, ağır sanayi iş kolunda çalışan işçilerin hesap dışında tutulacağına dair mevzuatta bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, idari para cezasının iptaline ilişkin Kdz. Ereğli Sulh Ceza Hakimliğinin kararına yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Zonguldak Sulh Ceza Hakimliği’nin 09/09/2014 tarihli ve 2014/350 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, 25.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi”.

Sonuç olarak, özel sektör işyerleri bakımından engelli işçi istihdamı yükümlülüğünde en az 50 işçi sayısı tespitinde aşağıda sayılar hesaba dahil edilmezler.

  1. Ücretsiz izinde olan işçiler ile mevsimlik işlerde sözleşmesi askıda olanlar.
  2. İşçi sıfatı taşımayan çırak ve stajyerler.
  3. Alt işveren işçileri.

4. Özel istihdam bürosu işçileri.

  1. Özel Güvenli Hizmetleri Kanununa göre çalışan güvenlik görevlileri.

6. Yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar.

7. İşyerinde çalıştırılan engelliler

özel Sektörde Engelli İşçi İstihdamı Yükümlülüğünde En Az 50 İşçi Sayısı Tespitine Kimler Dahil Edilmez Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemwww.incirogludanimanlik.com sayfasında yayımlanan blog yazıları, hakemli makale formatında olmayıp bilgi verme amaçlıdır. Kesinlikle hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliğinde değildir.

Lütfi İNCİROĞLU

Güncel Akademik Okumalar III: “The International Journal of Logistics Management”

Güncel Akademik Okumalar Iii “the International Journal Of Logistics Management” Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Güncel Akademik Okumalar III: “The International Journal of Logistics Management”

Dr. Öğr. Üyesi İrfan AKYÜZ

Güncel Akademik Okumalar Iii “the International Journal Of Logistics Management” Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemYazı dizimize, 1990’dan itibaren lojistik ve tedarik zinciri yönetimi başlıklarında alana katkı sunan “The International Journal of Logistics Management” (Uluslararası Lojistik Yönetimi Dergisi) ile devam ediyoruz. Önceki sayılardaki gibi, makalelerin özetleri ile ülkemizdeki ve uluslararası alanlardaki uygulama/akademi farklıkları okuyucunun ilgisine sunulmaktadır. Okuyucunun kendisine düşen ise, ilgisini çeken yayın ya da yayınların devamını okuyup, derinleşmektir. Sözü uzatmadan; keyifli okumalar dilerim.

a) Role of generative AI towards sustainable procurement

(Sürdürülebilir teminde nın rolü)

Çalışmada üretken yapay zekanın sürdürülebilir temin üzerindeki etkisi incelenerek, operasyonel verimlilik artışı, sürdürülebilirlik standartlarına uyum sağlama ve karmaşık tedarik zincirleriyle ilişkili riskleri azaltma potansiyeli vurgulanmaktadır. Sözü edilen inceleme için, kimya, otomobil ve gıda sektörlerinde çalışan satınalma ve tedarik zinciri yöneticilerinden önce 43 adet derinlemesine görüşme ile veri toplanmış; ardından elde edilen verilerle yine aynı örneklemden 344 adet anket toplanmıştır. Veriler, yapısal eşitlik modellemesi ile test edilmiştir.

Üretken yapay zeka sayesinde işletmeler, modern tedarik zinciri zorluklarının üstesinden daha kolay gelebilir, sürdürülebilirliği teşvik ederken rekabet avantajını da koruyabilirler. Bir başka deyişle, üretken yapay zeka, satınalma süreçleri ve sürdürülebilir tedarik zincirleri için kilit bir role sahiptir.

b) Green innovation along the dyadic relationship: the moderating role of supply chain dependence

(İkili ilişki bağlamında yeşil inovasyon: Tedarik zinciri bağımlılığının düzenleyici rolü)

Yeşil inovasyon, çevresel sürdürülebilirliği sağlarken, firma performansını arttırarak rekabet ortamını hızla dönüştürmektedir. Literatürde, bir firmanın yeşil inovasyon performansına etki eden unsurlarla ilgili bilgilere ulaşılsa da, alıcıların yeşil inovasyonun tedarikçilerini ikili bir bakış açısıyla nasıl etkilediği üzerine az sayıda çalışma vardır. Araştırma, Sosyal Bulaşma Teorisi’nden hareketle, yeşil inovasyonun tedarikçisi ile alıcısı arasındaki ilişkinin etkilenimine ve tedarik zinciri bağımlılığının düzenleyici rolüne odaklanmaktadır. Çin’de gerçekleştirilen araştırmada veriler, işletmelerin verilerinin yer aldığı üç büyük veri tabanından elde edilmiştir.

Elde edilen bulgulara göre, alıcının yeşil inovasyonunun tedarikçinin yeşil inovasyonunu önemli ölçüde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca tedarikçi bağımlılığının alıcının ve tedarikçinin yeşil inovasyonu arasındaki ilişkide düzenleyici rolü bulunmaktadır.

c) Bridging digital features and sustainability, through social capital in supply chain management: insights from X analytics

(Tedarik zinciri yönetiminde sosyal sermaye aracılığıyla dijital özellikler ve sürdürülebilirlik arasında köprü kurmak: X analitiğinden elde edilen bilgiler)

Sosyal medya ve büyük veri, başta pazarlama ve marka yönetimi alanları olmak üzere işletmeler için daha önemli hale gelirken; bu teknolojiler hisse senedi fiyat tahminleri ve kriz yönetimi başlıklarında da giderek daha fazla kullanılmaktadır. Dijital teknolojiler(DT), şirket operasyonları gibi tedarik zincirlerini de geliştirse de, bu teknolojiler literatürde daha dar kapsamlı olarak ele alınabiliyor. Bu araştırma, tedarik zinciri yönetimi unsurlarının, DT’nin ve sürdürülebilirliğin #Supplychainmanagement etiketi ile gönderilerde nasıl tartışıldığı, tedarik zinciri fonksiyonlarına etkilerini ve sürdürülebilir uygulamalar ile ilgili yorumları analiz etmek için bir çerçeve sunmaktadır.

Araştırmada, Şubat 2022 ile Mayıs 2023 arasında, Twitter(X) platformunda, #Supplychainmanagement etiketine sahip 745.808 tweet (417.851 orijinal tweet, 313.172 retweet ve 14.785 cevap) incelenmiştir. Excel ve MaxQDA yazılımları yardımıyla, kalitatif ve kantitatif bulgulara erişilmiştir. Buna göre, yapay zekâ, büyük veri ve blok zinciri gibi dijital teknolojiler, sürdürülebilirliği destekleyen dijital tedarik zincirlerinin temel yönlerini önemli ölçüde geliştirmektedir. Sosyal sermaye teorisinden yararlanan bu analiz, DT’nin tedarik zinciri ortakları arasında ekip çalışmasını nasıl teşvik ettiğini, güveni nasıl oluşturduğunu ve bilgi paylaşımını nasıl kolaylaştırdığını ortaya koymaktadır. Bu sayede de, dijital dönüşüm ekonomik, çevresel ve sosyal alanlarda uzun süreli sürdürülebilirliği destekleyerek, daha sorumlu bir tedarik zincirini geliştirebiliyor.

d) When logistics is fun! An investigation into the impacts of gamification on consumer participation in green last-mile logistics

(Lojistik eğlenceli olduğunda! Yeşil son kilometre lojistiğinde oyunlaştırmanın tüketici katılımına etkilerinin incelenmesi?)

E-ticaretin ve çok kanallı perakendeciliğin hızla gelişimi, son kilometre lojistiğine olan talebi yoğunlaştırmıştır. Bu yoğunlaşma ise, özellikle lojistik sürecinin tüketiciyle doğrudan temas eden ucunda ciddi çevresel endişelere yol açmaktadır. Bu araştırma ile, lojistik araştırmaları ile Oyunlaştırma Teorisi entegre edilerek, yeşil son kilometre lojistiğindeki tüketici katılımı ele alınmaktadır.

Çin’de bir yeşil lojistik platformu olan Green Home’u son üç ayda kullanan 401 tüketiciden toplanan veri, yapısal eşitlik modellemesi ile analiz edilmiştir. Bulgular, hem rekabet hem de kendini ifade etme olanaklarının, tüketicilerin yeşil son kilometre davranış niyetlerini, öncelikle hedonik değeri ve çevresel tutumun aracı rolleri yardımıyla etkilediğini göstermektedir. Kendini ifade etme olanağı önemli etkiler gösterirken, rekabet olanağının çevresel tutum üzerinde doğrudan veya dolaylı bir etkisi ise bulunamamıştır.

e) Visibility hotspots in supply chains: insights from multiple case studies

(Tedarik zincirlerinde görünürlük açısından kritik noktalar: Çeşitli vaka çalışmalarından elde edilen bulgular)

Kristal berraklığında görünürlük, rekabet avantajının can damarıdır. Ancak “görünürlük sorunları” birer darboğaz görevi görerek bilgi akışını tıkar ve tedarik zincirlerini felce uğratır. Bu çalışmada bu kritik kör noktalar derinlemesine incelenerek, ortaya çıkma nedenleri ve performansa yönelik tehditleri açıklanmıştır. Araştırmada Nijerya’daki bir ilaç şirketi, İrlanda’daki bir entegre et tesisi ve Tayland’daki bir kauçuk eldiven üretici işletmenin vakaları ele alınmış; ayrıca derinlemesine görüşmeler ile tedarik zinciri yöneticilerinden veri toplanmıştır.

Çalışmada, “görünürlük odak noktalarının” endüstriyel yönetimde önemli engeller olduğu ve bu engellerin hem tedarik zinciri süreçleriyle hem de görünürlüğü etkileyen faktörlerle bağlantılı çeşitli nedenlere sahip olduğu tespit edilmiştir. Tedarik zinciri yöneticileri ise, inovatif bir yaklaşım olan “bulanık değerlendirme metodunun” kör noktaları belirlemede ve sorun çözmede yararlı bir araç olduğunu düşünmektedirler.

f) The impact of radio frequency identification technology utilization on supply chain transparency and agility dimensions of the responsiveness view

(Radyo frekansı tanımlama teknolojisi kullanımının tedarik zinciri şeffaflığı ve çeviklik boyutları üzerindeki etkisi (yanıt verme bakış açısından)

Bu çalışmada, lojistik ve tedarik zinciri yönetiminin yanıt verme odaklı bakış açısından, RFID kullanımını ve bunun tedarik zinciri şeffaflığı ve operasyonel çeviklikle ilişkisini incelenmektedir. İşletmelerin, paydaş görünürlüğü ve tedarikçi izlenebilirliği olmak üzere tedarik zinciri şeffaflığının iki boyutu kullanılarak, yanıt verme odaklılığın operasyonel boyutu olan çevikliği nasıl elde ettikleri araştırılmıştır. Araştırmada yapısal eşitlik modellemesi kullanılmış olup, veriler Amerikalı 212 tedarik zinciri yöneticisinden elde edilmiştir.

Elde edilen bulgulara göre, RFID kullanımı, tedarik zinciri şeffaflığının iki boyutunda etki yaratmaktadır. Tedarik zinciri şeffaflığı, bilgi teknolojisinden elde edilen bilgileri işleyip, paydaşlar arasında dağıtarak rekabetçi yetkinliklerin geliştirilmesine yol açar.

g) Driving success in closed-loop supply chain: investigating consumer attitudes toward e-waste return

(Kapalı döngü tedarik zincirinde başarıyı artırmak: Tüketicilerin elektronik atık iadesine yönelik tutumlarının incelenmesi.)

Etkin bir kapalı döngü tedarik zincirinin (CLSC) uygulanması, tüketicilerin kullanım ömrünü tamamlamış ürünleri iade etme algılarına dair bilgi gerektirir. Kullanım ömrünü tamamlamış ürünlerin birincil tedarikçileri olan tüketiciler, geri dönüşüm çabalarında çok önemli bir rol oynarlar. Bu çalışma, tüketicilerin elektronik atık geri dönüşüm niyetlerinin ardındaki etkenler belirlenerek, literatüre katkı sağlanması hedeflenmiştir. Hindistan’da dijital okuryazarlık seviyesi yüksek 310 tüketiciden veri toplanarak, yapısal eşitlik modellemesi ile analiz edilmiştir.

Elde edilen bulgular, belirleyici faktörler ile geri dönüş niyeti arasında önemli ilişkiler olduğunu göstermektedir.Tutum, öznel normlar, ekolojik okuryazarlık, toplama yöntemi ve teşvikler önemli pozitif tahmin edici faktörler olurken, algılanan risk önemli bir engel teşkil etmiştir.

h) Forecasting management climate theory: construct development and measurement

(Yönetim ortamının öngörülmesi teorisi: kavram geliştirme ve ölçme)

Tedarik zinciri tahmin yöntemleri ve destekleyici yazılımlar alanındaki teknolojik gelişmelere rağmen, tahmin sürecinde insan bilgisi ve deneyimi hâlâ vazgeçilmez bir unsur olmaya devam etmektedir. Araştırmalar, insan geri bildirimini içeren tahmin modellerinin, bunu içermeyen modellere göre daha iyi performans göstermeye devam edeceğini ortaya koymaktadır. Amerika merkezli çalışma(Amerikan Savunma Sanayi firmaları), tahmin yönetimine ilişkin bir teori ve buna bağlı bir ölçüm ölçeği geliştirmeyi hedeflemektedir.

Elde edilenler, bir kuruluşun tahmin ortamını tanımlayan yedi yönetimsel uygulamayı içeren, yönetim ortamının tahmin edilmesine ilişkin yeni bir teori ve ölçütler ortaya koymaktadır. Geliştirdikleri ölçek (yönetimsel uygulama); işin etkisi, yönetici desteği, eğitim, geri bildirim, ödüller/takdir, çalışma grubu iş birliği, kısıtlayıcılık ve engelleme boyutlarına sahiptir.

i) Investigating the relationship between hospital logistics, healthcare professional satisfaction and quality of care: covariance-based structural equation modeling

(Hastane lojistiği, sağlık çalışanlarının memnuniyeti ve bakım kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi: kovaryansa dayalı yapısal eşitlik modellemesi)

Bu çalışmada, kamu hastanelerinde hastane lojistiğinin sağlık çalışanlarının memnuniyeti ve bakım kalitesi üzerindeki etkisini incelenmekte ve personel memnuniyetini ve bakım kalitesini artırmada hastane lojistiğinin genellikle göz ardı edilen rolünü ele alınmaktadır. Veriler, Fas’taki 229 kamu hastanesi çalışanından elde edilmiş ve yapısal eşitlik modellemesi ile test edilmiştir. Sonuçlar, hastane lojistiğinin hem sağlık çalışanlarının memnuniyetini hem de bakım kalitesini önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir. Etkili bir lojistik yönetimi, memnuniyeti ve bakım kalitesini artırmak için hayati önem taşımaktadır.

j) Unveiling the robustness of apparel exporters’ supply chains: exploring the influence of IT capability, supply chain collaborations and government support

(Giyim ihracatçılarının tedarik zincirlerinin dayanıklılığını ortaya koymak: Bilişim yetkinliğinin, tedarik zinciri iş birliklerinin ve devlet desteğinin etkisinin incelenmesi)

Güncel Akademik Okumalar Iii “the International Journal Of Logistics Management” Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemBu çalışma, Sri Lanka’nın ihracata yönelik giyim imalat sektöründe tedarik zinciri dayanıklılığını etkileyen faktörleri incelemekte olup, bilgi teknolojisi kapasitesi, tedarik zinciri iş birliği ve devlet desteğine odaklanarak dinamik bir iş ortamında dayanıklılığa katkıda bulunan temel unsurları belirlemektir. 158 Sri Lankalı yöneticiden elde edilen veriler yapısal eşitlik modellemesi ile analize tabi tutulmuştur. Araştırma, Sri Lanka’nın giyim imalat sektöründe tedarik zincirinin dayanıklılığını etkilemede bilgi teknolojisi kapasitesinin, tedarik zinciri iş birliğinin ve devlet desteğinin oynadığı kilit rolü ortaya koymaktadır.

Dr. Öğr. Üyesi İrfan AKYÜZ

Kaynakça

Frichi, Y., Benbrahim, F. Z., Jawab, F., Aboueljinane, L., & Amazian, K. (2026). Investigating the relationship between hospital logistics, healthcare professional satisfaction and quality of care: covariance-based structural equation modeling. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 368-396.

Hao, J., Hildebrandt, A., Morgan, T. R., & Richey, R. G. (2026). The impact of radio frequency identification technology utilization on supply chain transparency and agility dimensions of the responsiveness view. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 316-339.

Jayasinghe, P. S. K., Kelly, T., Madhavika, N., Ehalapitiya, S., De Costa, D. S., Liyanage, M. K., … & Jayasuriya, N. (2026). Unveiling the robustness of apparel exporters’ supply chains: exploring the influence of IT capability, supply chain collaborations and government support. The International Journal of Logistics Management, 1-33.

Li, M., Liu, F., Fang, M., Xiao, S., & Shi, Y. (2026). Green innovation along the dyadic relationship: the moderating role of supply chain dependence. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 340-367.

Liu, X., Zhou, Z., Yuen, K. F., & Wang, X. (2026). When logistics is fun! An investigation into the impacts of gamification on consumer participation in green last-mile logistics. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 266-287.

Modgil, S., Singh, R. K., Mathiyazhagan, K., & Żywiołek, J. (2026). Role of generative AI towards sustainable procurement. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 476-499.

Pongen, I., Ray, P., Vijay, T. S., & Govindan, K. (2026). Driving success in closed-loop supply chain: investigating consumer attitudes toward e-waste return. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 430-451.

Qazi, S. A., Seuring, S., & Khalid, R. U. (2026). Bridging digital features and sustainability, through social capital in supply chain management: insights from X analytics. The International Journal of Logistics Management, 1-20.

Sunmola, F., Burgess, P., Tan, A., Mahmud, M., Balasubramanian, S., & Chanchaichujit, J. (2026). Visibility hotspots in supply chains: insights from multiple case studies. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 288-315.

Lojistiğin Dış Ticaretteki Maliyeti ve Önemi

Lojistiğin Dış Ticaretteki Maliyeti Ve önemi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Lojistiğin Dış Ticaretteki Maliyeti ve Önemi

Reşat BAĞCIOĞLU

Lojistik

Lojistiğin Dış Ticaretteki Maliyeti Ve önemi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemDüşünebiliyor musunuz, lojistiğimiz at veya eşeklerin çektiği arabalarla yapılıyor olsaydı taşınacak malların hali ne olurdu? Hele, hele bu mallar uluslararası ticaretin bir parçası konumundaki ihraç malları ise bir değil, birkaç defa düşünmek gerekir Uluslararası ticarette mallar at ve eşek arabasıyla taşınsaydı, maliyet ne kadar artardı acaba? Arabayı çekici konumundaki at ve eşeklerin yiyecek ve içecekleri, dinlenmeleri. Her ne kadar at ve eşeklerin uluslararası taşımacılıkta dinlenmesi, konaklaması dinlenme tesislerinde olmasa da, at ve eşekler bir parça yeşil ot ve içecek su bulduklarında, onunla yetinirler ve tanına çay ve kaaave istemezler.

Demek oluyor ki;

Taşıma aracı at ve eşek arabaları da olsa, bir maliyeti olabileceği kesindir.

At Arabası Karpuz

Bir tarafta taşınan ihraç malları, diğer tarafta taşıma aracı, taşıma aracının çekici konumundaki yorgun eşek. Arabanın su kaynatmasından söz edemeyeceğim, zira susuzluktan arabanın çekicisi konumundaki eşek baygınlık geçirmek üzere.

Bugün uluslararası ticaretteki lojistikten ve lojistiğin öneminden bahsetmek istiyorum.

Uluslararası Lojistik

At Arabası Lojistik Rb

Yurt dışına satışını yaptığımız malların önemi ne kadar büyükse, bu malların uluslararası ticarette alıcıya teslim edilmesi de çok önemli. Malın satışının yapılması, malın alıcısına teslim edildiğini ortaya koymamakla birlikte, lojistiğin devreye girmesiyle uluslararası ticaretin halkaları tamamlanır. Bu tamamlanmada lojistiğin hayati önemi olduğunun altını çizmek isterim.

Dış Ticaret Ve Lojistik

Geçmişten Günümüze Lojistik

Günümüzdeki lojistiğe değinmeden önce geçmişteki lojistiği bir resmedelim dilerseniz.

Lojistik araçlarımız yeterli miydi? Demem odur ki havalı kornası, kliması, donanımlı lojistik araçlarımız yoktu.

At Arabası Kovboy

Belli lojistik kuralları tam kavrayamamış durumdaydık. Her kişi kendi kafasına buyruk mal taşıma işi yapardı, değil yurt dışı taşımacılık, şehirler arası taşımacılıkta dahi muhtemel sıkıntılar yaşanıyordu.

Dünkü lojistik daha fazla ileri değildi.

Bugünkü Modern Lojistik

Ülkemiz bugünkü modern lojistik anlayışı çerçevesinde, bırakın dünyanın bir noktasından diğer noktasına kadar olabilecek en emniyetli ve süratli bir şekilde taşınacak malları özenle taşımakla birlikte, uluslararası standartlar çerçevesin işlemlerini yapmaktadır.

Modern Lojistik 1

Modern Lojistik 2

İhracatçılar, mallarını yurt dışına sattıklarında sadece mal bedeli ile ilgili olarak rekabet yaratmaları söz konusu değildir. Satılan malların ithalatçıya bir lojistik kanalı ile aktarılacağı, ihracatçının başarısının yanında lojistik sektörünün de net bir başarısı olduğu gerçeği ortadadır. İhracatçının sağlam ve hasarsız olarak lojistik firmasına teslim edilen mallarının yine aynı titizlikle hasarsız ve kusursuz bir şekilde ithalatçı firmaya ulaştıran sektörün lojistik olduğunu unutmamalıyız. İhracatçının satış başarısından dolayı aldığı takdirin bir benzerini de lojistik sektörüne vermek gerekir.

Ülkemizdeki ve dünyadaki dış ticarette lojistik olmasaydı, dış ticaretin nasıl işleyeceğini bana söyleyebilir misiniz?

Dünyada Lojistik ve Değişen Maliyetler İle Rotalar

Tam da anlatmaya çalıştığım konu buydu aslında, ben de tutmuş at ve eşek lojistiğini ele alıyorum.

Ama inkar etmeyelim, lojistik nasıl doğdu dediğimizde at ve eşeklerin dolayısıyla bunlarla yapılan taşımacılığın karşımız çıkacağını unutmayalım.

Lojistiğin Maliyeti

Maliyetsiz olmayacak elbette. Zira lojistik ne ile yapılırsa yapılsın belli bir maliyetle karşılaşacağız ve bu maliyetler de taşınan malların maliyetlerini etkileyecektir doğal olarak.

Maliyet derken; lojistikte taşınan malların izleneceği rotanın da etkisi azımsanmayacak kadar fazladır.

Lojistiğin Dış Ticaretteki Maliyeti Ve önemi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemReşat BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi 

Gümrük Kanunu’na göre Mükelleflerin Sahip Olduğu Haklardan Bazıları Bazıları (2)

Gümrük Kanunu’na Göre Mükelleflerin Sahip Olduğu Haklardan Bazıları (2) Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Gümrük Kanunu’na göre Mükelleflerin Sahip Olduğu Haklardan Bazıları Bazıları (2)

Kerim ÇOBAN

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Gümrük Kanunu’na Göre Mükelleflerin Sahip Olduğu Haklardan Bazıları (2) Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem4- Yükümlüler/ Mükellefler (Özel ve/veya Tüzel Kişiler, Firmalar); Gümrük idarelerinin gümrük mevzuatının uygulanmasına ilişkin bir karar vermesini talep edebilirler. Karar alınması talebinin yazılı olarak yapılması gerekir. Gümrük idareleri, söz konusu talebe ilişkin başvurunun kendilerine ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içinde karar alırlar. 30 günlük sürenin yeterli olmadığı durumlarda ilgili Gümrük İdaresince ek süre alınabilir, 30 günlük süre aşılabilir. Verilen kararlar başvuru sahibine yazılı olarak tebliğ edilir.

5- Bilgi Talebi; Kişiler gümrük idarelerinden gümrük mevzuatının uygulanması, ilgili olay ve/veya eşyanın GTİP hakkında İlgili Gümrük İdaresinden yazılı bilgi talep edebilir, alınacak cevaba göre işlem yapabilirler. Bilgiler, talep edene ücretsiz olarak verilir. Bununla birlikte, özellikle eşyanın kimyevi tahlili veya ekspertizi ya da talep edene geri gönderilmesi nedeniyle gümrük idarelerince yapılan masraflar, talepte bulunan tarafından karşılanır.

6- Bağlayıcı Tarife veya Bağlayıcı Menşe Bilgisi Talebi;

1) Yazılı talep üzerine Bakanlık veya yetkilendirdiği gümrük idaresi tarafından bağlayıcı tarife veya bağlayıcı menşe bilgileri verilir. Bağlayıcı tarife veya bağlayıcı menşe bilgisi, gümrük idarelerini, hak sahibine karşı sadece eşyanın tarife pozisyonu konusunda veya eşyanın menşeinin tespiti konusunda ve yalnızca bilginin verildiği tarihten sonra tamamlanacak gümrük işlemlerine konu olan eşya için bağlar. Bağlayıcı menşe bilgisinin verilmesinde, Kanun’un 17 ilâ 22.maddelerde yer alan eşyanın menşeinin belirlenmesine ilişkin hükümler esas alınır.

2) Bağlayıcı tarife bilgisi veriliş tarihinden itibaren altı yıl; bağlayıcı menşe bilgisi veriliş tarihinden itibaren üç yıl geçerlidir. Talep edenin verdiği yanlış veya eksik bilgiye dayanan bağlayıcı bilgi iptal edilir.

3) Bağlayıcı tarife bilgisi aşağıdaki durumlarda geçerliliğini kaybeder: a) Türk Gümrük Tarife Cetvelinde değişiklik yapılması ve verilen bilginin söz konusu değişiklikle getirilen hükümlere uymaması,

b) Dünya Gümrük Örgütünün uymakla yükümlü bulunduğumuz nomanklatür, izahname, tarife pozisyonlarına ilişkin kararlarındaki bir değişikliğe uymaması,

c) Bağlayıcı tarife bilgisinin iptal edildiğinin veya değiştirildiğinin bilgi verilen kişiye tebliğ edilmesi.

Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen hallerde bağlayıcı tarife bilgisinin geçerliliğini kaybetme tarihi, söz konusu değişikliklerin Resmi Gazetede yayımı tarihidir.

4) Bağlayıcı menşe bilgisi aşağıdaki durumlarda geçerliliğini kaybeder: a) Menşe kurallarında bir mevzuat düzenlemesi veya bir uluslararası anlaşma gereğince değişiklik yapılması ve verilen bilginin söz konusu değişiklikle getirilen hükümlere uymaması,

b) Dünya Ticaret Örgütünün uymakla yükümlü bulunduğumuz Menşe Kuralları Anlaşmasına ve bu anlaşmaya ilişkin izahname ve kararlardaki bir değişikliğe uymaması,

c) Bağlayıcı menşe bilgisinin iptal edildiğinin veya değiştirildiğinin bilgi verilen kişiye tebliğ edilmesi.

Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen hallerde bağlayıcı menşe bilgisinin geçerliliğini kaybetme tarihi, söz konusu değişikliklerin Resmi Gazetede yayımı tarihidir.

7- Gümrük Kıymeti, Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, 26.maddeye Göre Gümrük Kıymetinin Belirlenmesi; İthal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta Kanun’un 27 ve 28 inci maddelerine göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır.

– Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, ithal eşyası için alıcının, satıcıya veya satıcı yararına yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamıdır. Bu fiyat, ithal eşyasının satış koşulu olarak, alıcının satıcıya veya satıcının bir yükümlülüğünü karşılamak üzere üçüncü bir kişiye yaptığı veya yapacağı tüm ödemeleri kapsar. Ödemeler, para transferi şeklinde olabileceği gibi, akreditif veya ciro edilebilir bir kıymetli evrak kullanılarak ya da doğrudan veya dolaylı yapılabilir.

– 27.maddeye göre yapılan ilaveler dışında, alıcının pazarlama dahil kendi hesabına yaptığı faaliyetler, satıcı yararına veya satıcı ile yapılan bir anlaşma yoluyla da olsa, satıcıya yapılan dolaylı bir ödeme olarak değerlendirilmez. Bu tür işlemlere ilişkin giderler, ithal eşyasının gümrük kıymetinin tespiti sırasında fiilen ödenen veya ödenecek fiyata ilave edilmez.

– Gümrük Kanunu’nun 24 ve 25.madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymeti;

a) 1994 Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII.Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın,

b) 1994 Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII.Maddesinin,

c) Bu bölüm hükümlerinin,

Prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye’de mevcut veriler esas alınarak belirlenir. Yorum Notları GY Ek 8 .

– Kanun’un 24 ve 25.madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin 26. Maddeye göre belirlenecek olması halinde;

a) Türkiye’de üretilen eşyanın Türkiye içindeki satış fiyatı,

b) Gümrük idaresinin iki alternatif kıymetten yüksek olanının kabul etmesini öngören bir sistem,

c) Eşyanın ihraç ülkesindeki iç piyasa fiyatı,

d) Aynı veya benzer eşyanın, 25.maddenin 2.fıkrasının (d) bendi hükümlerine göre hesaplanmış kıymeti dışındaki maliyet bedeli,

e) Türkiye’den başka bir ülkeye ihraç edilen eşyanın fiyatı,

f) Asgari gümrük kıymetleri,

g) Keyfi veya fiktif kıymetler,

Esas alınmaz.

8- Türkiye Gümrük Bölgesine Giriş ve Çıkış İşlemleri: Türkiye Gümrük Bölgesine giriş ve çıkışlar ile gümrük idarelerindeki her türlü gümrük işlemleri genelde normal çalışma saatleri içinde yapılmakla birlikte;

a) Demiryolu katarları ve düzenli sefer yapan deniz, nehir, kara ve hava taşıtları gece ve gündüzün her saatinde Gümrük Bölgesine girip çıkabilirler. Düzensiz seferli olan ve yolcu getiren deniz, nehir, kara ve hava taşıtları da aynı şekilde Gümrük Bölgesine girip çıkabilirler.

b) İşletme teşkilatı bulunan limanlarda, gemiler gece ve gündüzün her saatinde yük ve yolcu alıp çıkarabilirler.

c) Zorlayıcı sebeplerle çalışma saatleri dışında gümrük idaresi olan bir limana girmek veya bu limandan ayrılmak zorunda kalan gemilerin yük alıp verme istekleri de gümrük idarelerince kabul edilir. Yolcu ve turist taşıyan her türlü gemiler mesai saatleri dışında gümrük idaresi bulunan bir limana girip çıkabilirler.

9- Küşat Hakkı: Talep üzerine, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasından önce, gümrüğe sunulan eşyanın incelenmesi veya bundan numune alınması yönünden ilgili ve yetkili kişilere izin verilebilir.

Kısacası, Mükellefin/temsilcisinin talebi üzerine; Gümrük idaresine sunulan/ gümrük idaresine getirilen, özet beyanı verilen eşyanın, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasından, her hangi bir gümrük rejimi beyanı yapılmadan (Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesinin Tescilinden /İthalattan) önce; Eşyanın incelenmesine ve/veya eşyadan numune alınmasına, alınan numunenin tahlile tabi tutulmasına, söz konusu eşyanın incelenmesi ve/veya yaptırılacak tahlil sonucuna göre ilgili Gümrük  İdaresine rejim beyanında bulunulmasına veya söz konusu eşyanın satın alma şartlarına uymadığı ve/veya ithalat vergilerinin yüksekliği gerekçesiyle her hangi bir rejim beyanında bulunulmadan (Serbest Dolaşıma Girişten/İthalattan) önce, söz konusu eşyanın “Mahrece İade Edilmesine/ Yurt dışı edilmesine, Yurt dışına geri gönderilmesine” izin verilebilir, izin verilir. 

Not: Bu konu başta olmak üzere, YYS Yıllık Faaliyet Raporu Hazırlanması, YYS Yıllık Zorunlu Eğitimlerinin Verilmesi, YYS Revizyonları, Ön İzleme, Yeni YYS Belgesi Hazırlıkları ve YYS Belgesi Alım Süreci, YYS Başvuru Formlarının Doldurulması, YYS Danışmanlığı, vb. Tüm YYS Süreçleri hakkında daha fazla ayrıntılı bilgiyi, Gümrük ve Dış Ticaret Mevzuatı konularında gerekli Hukuki ve Mevzuat Desteğini, İdari ve Adli İtiraz Süreçleri, Dava Açılması, Dava Aşamalarının Takibi, İlgili Mevzuat Ve Hukuki Açılardan Gerekli İtiraz Ve Savunmaların Yapılarak Dava Sonucunun Olumlu  Sonuçlandırılması, Sonradan Kontrol/ Firma İncelemesi Yaptırılması, Antrepo Açma, Antrepo Genişletme, AN6, AN7, AN8 Raporlarının düzenlenmesi, … vb, işlemleri, Sürekli/ Düzenli, Aylık, Yıllık Gümrük ve Dış Ticaret Danışmanlığı, Olay (Konu) Başı Gümrük ve Dış Ticaret Danışmanlığı, Gümrük ve Dış Ticaret Mevzuatı Eğitimleri, … vb. konularında yardım, destek, danışmanlık ve benzeri hizmetleri -İsterseniz- Firmalarımız “Çoban Gümrük Dış Ticaret Denetim ve Danışmanlık A. Ş.”den veya “Çözüm Denetim Gümrük Dış Ticaret Ve Danışmanlık A. Ş.”den alabilirsiniz.

10- Gümrük Rejiminden Önce Eşyanın  Laboratuvar Tahliline Tabi Tutma Hakkı: Gümrük Yönetmeliği’nin 196.maddesi uyarınca tahlile gönderilmesi gereken eşya, yükümlünün ilgili gümrük idaresine başvurması halinde rejim beyanında bulunmadan önce tahlile gönderilir. Yükümlünün tahlil sonuçlarını kabul etmemesi halinde, Kanunun 243.maddesi kapsamında tahlile itiraz edilebilir.

Özet beyan, fatura veya diğer idari ya da ticari belgelerden, eşyanın tahlil edilen eşya ile aynı olduğunun belirlenebilmesi koşuluyla, tahlil sonuçları rejim beyanında kullanılabilir. Beyan edilen eşyanın, tahlil edilen eşya ile aynı olmadığına yönelik kanıt bulunması durumu hariç, bu eşya beyanın kontrolü ve muayene aşamasında yeniden tahlile gönderilmez.

11- Elleçleme Hakkı: Gümrük Kanunu’nun 41.maddesi hükümleri saklı kalmak üzere, geçici depolanan eşya, görünüş ve teknik özelliklerinin değiştirilmemesi koşuluyla, aynı durumda muhafazalarını sağlamak üzere yönetmelikle belirlenen elleçlemeye tabi tutulabilir.

Sevgi ve Muhabbetle, Sağlıcakla Kalınız.

Devam Edecek.

Gümrük Kanunu’na Göre Mükelleflerin Sahip Olduğu Haklardan Bazıları (2) Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemKerim ÇOBAN

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

(Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri “YGM”)

Çoban Gümrük Dış Tic. Denet. ve Danış. A. Ş.

www.cobangumrukdenetim.com

E Mail: info@cobangumrukdenetim.com

kerim.coban@cobangumrukdenetim.com

k.coban0306@gmail.com

Gastronomide Baş Aktörler Biz Aşçılar

Gastronomide Baş Aktörler Biz Aşçılar Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Gastronomide Baş Aktörler Biz Aşçılar

Ali Rıza DÖLKELEŞ

Mutfak Yöneticisi / Food Editor

Gastronomide Baş Aktörler Biz Aşçılar Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİlk çağlardan beri Aşçılık ve Aşçılar sevilmiş ve her zaman takdir görmüştür. Ateşin bulunması ile başlayan aşçılık otçul olan ilk çağlardaki insanlarda av hayvanlarının özellikle çevirme yolu ile pişirmesi ile başlamıştır.

Buradan da yola çıktığımızda ilk pişirme tekniğinde korlu ateşte çevirme olmuştur. O zamanlarda kabilelerde bu işlemi en iyi yapan kişi sorumlu tutulmuş her zaman bu kişi ve kişiler pişirme görevini üstlenmişlerdir. Yani kabilenin aşçısı olmuşlardır.  Günümüzün Satın alma Müdürleri de eski zamanların avcılarıdır. Kabilenin en iyileri avlanırken en iyi çevirmeyi yapanda pişirici yani aşçısı olmuştur.

Yaşayan her varlığın doğduğu andan itibaren beslenmeye başladığı görülür. İlk çağlarda insanların beslenmeleri çok ilkeldi. Beslenme işi o zamanlarda içgüdüsel olarak yerine getiriliyordu. Zamanla, yanlış beslenme ve iyi beslenememe neticesinde ortaya çıkan pek çok sorun ve sıkıntı beslenmenin insan yaşamında ne kadar önemli olduğu gerçeğini ortaya çıkardı.

Literatür de Aşçılığın tam olarak açıklaması anlamı, besinlerin farklı yöntemlerle yemeye hazır duruma getirilmesine denir. Bu işlem Aşçılık olarak bilinir. Aşçılığın en temel yöntemi ham maddeleri bir birine katarak yâda bire bir uygulama ile farklı işlemler ve teknikler ile pişirmedir. İyi aşçı da buradan çıkmaktadır, yani araştırmacı, yenilikçi, yaptığı işi seven, mutlu olan kişiler bakıldığında iyi aşçı konumda hep sivrilmiş bulunduğu bölgede adını duyurmuştur.

Aşçılık sanatı geçmiş yüzyıllardan beri önemli olmuş ve hep el üstünde tutulmuştur. Atalarımız boşuna dememişlerdir ‘’kalbe giden yol mideden geçer, can boğazdan gelir’ ’kolay iş değildir natürel ürünü tek tek işleyerek her gün ayrı bir lezzet ayrı bir sunum yaratarak gönülleri fethetmek.

Bunu yapmak için aşçılıkta hisler ve duygular güçlü olmak zorunda; bu olmadığı takdirde yemek yapamaz üretemezsiniz. Yapsanız bile o lezzeti ve sunumu veremediğiniz takdirde beğenilmeyecek tam tersine bir o kadar da tepki görecektir. Aşçılıkta öyledir, mutfak kokusunu sindiremiyorsanız, işlediğiniz ürünün farkına varamıyorsanız üretken olamaz, yerinde sayar sıradan biri olursunuz.

Yemeğin lezzeti ve sunumunu vermeniz için aynı müzisyenlerin ilham beklemesi gibi aşçının da kafası rahat, huzurlu ve mutlu olmalı o zaman en iyi şekilde kafasındaki o güzellikleri ve renk cümbüşünü tabağına yansıtacaktır. Aksi takdirde standardın dışına çıkamayacak tek düzelikten kurtulamayacaktır.

Etrafımıza baktığımız zaman aşçıları sevmeyen yoktur. Her kesin sevdiği memnun olduğu bir aşçısı vardır. Devlet büyüklerinden, memuruna, özel şirketlerden, emniyet teşkilatına, hatta ve hatta şahsen bizim bile vardır devamlı gittiğimiz bir restoran onun haricinde başka bir restorana gitmeyiz yemeğini beğendiğimiz yer orasıdır, mutlu olduğumuz keyif aldığımız yer. Yaşamımız boyunca etrafımıza bu göz ile baktığımız zaman aşçılar nasıl sevilmesin?

Tabii ki burada sevilmekteki en büyük unsur ise bahsettiğimiz gibi en iyi şekilde kafamızdaki ve ruhumuzdaki o güzelliği tabağımıza yansıtmak. Bunu yaptığımız takdirde bizi sevmeyen olmayacaktır.

‘’ Sevdiğim Sözler ‘’

Kavağın yanında bir kabak filizi boy göstermiştir. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisi ile müthiş hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacıyla aynı boya gelmişti. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa:

“Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç”?

“On yılda” demiş kavak.

“On yılda mı?” diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak. “Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak..”

“Doğru” demiş ağaç “Doğru.”

Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgarları başladığında kabak önce üşümeye başlamış, sonra yapraklarını düşürmeye. Soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış.

Sormuş endişeyle kavağa:
“Neler oluyor bana ağaç?”

“Ölüyorsun…” demiş kavak.

“Niçin?” demiş kavak

“Benim 10 yılda geldiğim yere, 2 ayda gelmeye çalıştığın için…”

İyilikle kalın.

Saygılarımla / Best Regards

Gastronomide Baş Aktörler Biz Aşçılar Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemAli Rıza DÖLKELEŞ

Mutfak Yöneticisi / Food Editor

Limak Cyprus Deluxe Hotel

Bafra Turizm Bölgesi – İskele/K.K.T.C.

chefard@hotmail.com

www.limakhotels.com

SKDM’de Yeni Dönem: Türk İhracatçısı İçin Uyum Süreci Hızlanıyor

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Ve Yeşil Satınalma Eğitimi Haber Skdm’de Yeni Dönem Türk İhracatçısı İçin Uyum Süreci Hızlanıyor

SKDM’de Yeni Dönem: Türk İhracatçısı İçin Uyum Süreci Hızlanıyor

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Ve Yeşil Satınalma Eğitimi Haber Skdm’de Yeni Dönem Türk İhracatçısı İçin Uyum Süreci HızlanıyorAvrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nda geçiş dönemi 31 Aralık 2025’te tamamlandı ve 1 Ocak 2026 itibarıyla kesin uygulama dönemi başladı. Böylece daha önce ağırlıklı olarak emisyon raporlamasının öne çıktığı yapı, yeni yılda sertifika ve yetkilendirme süreçlerinin önem kazandığı bir aşamaya geçti. Avrupa Komisyonu, mekanizmanın 1 Ocak 2026’dan itibaren yürürlüğe girdiğini duyururken, Ticaret Bakanlığı da SKDM’nin AB dışından ithal edilen belirli karbon yoğun ürünleri kapsadığını ve bu yeni dönemin Türkiye’den AB pazarına satış yapan firmalar açısından daha yakın takip edilmesi gereken bir uyum başlığı haline geldiğini ortaya koyuyor.

Türkiye, SKDM’den En Fazla Etkilenecek Ülkeler Arasında

Türkiye açısından bu başlığın önemi, AB ile ticaret hacmi ve SKDM kapsamındaki sektörlerin ağırlığı nedeniyle daha da artıyor. Ticaret Bakanlığı’nın geçiş dönemi gözden geçirme raporunda, Türkiye’nin SKDM kapsam genişlemesinden en fazla etkilenecek ülkelerden biri olduğu, genişletilen kapsam altında Türkiye’den AB’ye yapılan ihracatın yıllık değerinin yaklaşık 8 milyar avro düzeyinde hesaplandığı belirtiliyor. Bu çerçevede özellikle demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, hidrojen ve elektrikle ilgili sektörlerde faaliyet gösteren şirketler açısından SKDM, dış ticaret ve üretim planlamasının doğrudan bağlantılı olduğu güncel bir gündem maddesi olarak öne çıkıyor.

2026 ile birlikte firmaların yalnızca ürün sevkiyatını değil, ürünlere ilişkin karbon verisini ve bu verinin nasıl aktarılacağını da daha sistemli biçimde yönetmesi gerekiyor. Ticaret Bakanlığı’nın paylaştığı bilgilere göre AB SKDM Kayıt Sistemi içinde yer alan yeni modüller, ithalatçılar ve dolaylı gümrük temsilcileri için yetkilendirme sürecini desteklerken, AB dışındaki tesis işletmecilerine de tesis ve emisyon verilerini sisteme yükleyerek bunları ilgili beyan sahipleriyle paylaşma imkanı tanıyor. Bu yapı, tedarikçi ile alıcı arasındaki veri akışını daha görünür hale getirirken, ürün bazlı emisyon bilgisinin tedarik zinciri içinde düzenli biçimde hazırlanmasını da daha önemli bir gereklilik haline getiriyor.

SKDM’de Yeni Aşama: Veri, Doğrulama Ve Sertifika Süreci

AB tarafında ise 2025’in sonu ve 2026’nın başında yayımlanan ikincil mevzuat ve uygulama belgeleri de bu yeni dönemin çerçevesini daha ayrıntılı hale getirdi. Ticaret Bakanlığı’nın SKDM bilgilendirme sunumlarında, Aralık 2025’te yayımlanan düzenlemelerle emisyon hesaplama yöntemleri, varsayılan değerler, doğrulama ve akreditasyon süreçleri, sertifika fiyatlandırması ile kayıt sistemi ve yetkilendirilmiş beyan sahibi statüsüne ilişkin usullerin netleştirildiği aktarılıyor. Avrupa Komisyonu da uygulama dönemine geçişle birlikte ilgili tarafların yeni yükümlülüklerini anlaması ve tam uygulamaya hazırlanması gerektiğini vurguluyor.

Gündemde yer alan bir diğer önemli gelişme ise SKDM kapsamının ilerleyen dönemde daha da genişleyebileceğine ilişkin değerlendirmeler. Ticaret Bakanlığı’nın SKDM tüzük değişikliği teklifine ilişkin açıklamasına göre bu düzenleme ileriki dönemlerde daha fazla ürün grubunu kapsayacak. Bu durum, Türkiye’den AB’ye ihracat yapan firmalar açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Yaşanan gelişmeler, düzenlemenin yalnızca temel sanayi ürünleriyle sınırlı kalmayabileceğini, bu girdileri kullanan daha ileri üretim basamaklarının da orta vadede daha fazla gündeme gelebileceğini gösteriyor.

Türkiye’de iç düzenlemeler tarafında da SKDM ile bağlantılı yeni bir çerçeve oluşuyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yürütücülüğünde, Türkiye’nin ilk İklim Kanunu TBMM’de kabul edilmişti. Bu düzenlemeyle, emisyon ticaret sistemi ile karbon piyasasına ilişkin altyapının oluşturulması yönünde yeni bir dönem başladı.

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Ve Yeşil Satınalma Eğitimi Haber Skdm’de Yeni Dönem Türk İhracatçısı İçin Uyum Süreci HızlanıyorBöylece AB kaynaklı karbon düzenlemeleri ile Türkiye’deki iklim mevzuatı arasındaki bağ daha görünür hale gelirken, karbon verisinin ölçülmesi, raporlanması ve kurumsal süreçlere entegre edilmesi şirketler açısından giderek daha merkezi bir konuya dönüşüyor.


İŞ PROBLEMLERİNE ODAKLI EĞİTİMLER, ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR

Ecovadis Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi için tıklayınız. 

 Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu ve Kullanım Rehberi

Sürdürülebilirlik çalışmalarında temel konulardan biri, tedarikçilerden alınan verilerin düzenli, karşılaştırılabilir ve doğrulanabilir şekilde toplanmasıdır. Bu veriler, hem satınalma süreçleri hem de sürdürülebilirlik raporlaması açısından önemli bir temel oluşturur. Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu ve Kullanım Rehberi, şirketlerin bu verileri daha sistematik, tutarlı ve uygulanabilir bir çerçevede yönetebilmesi amacıyla hazırlanmıştır.

REHBERİ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

Sürdürülebilirlik Verisi Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu
Sürdürülebilirlik Verisi -Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu

SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
VE YEŞİL SATIN ALMA ISO 20400 MAKALELERİ

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK EĞİTİM TESTLERİ

EĞİTİM ve DANIŞMANLIK:

Kurumunuzda benzer risklerin suistimale dönüşmesini önlemek ve satınalma fonksiyonunu sağlam, izlenebilir ve denetlenebilir bir kontrol yapısına kavuşturmak için eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle destek veriyoruz.

Eğitim teklifi almak için egitim@satinalmadergisi.com

Fabrikanızda Bire Bir (1-1) Yönetici ve Grup Eğitimleri

Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik Eğitimi Satın Alma Tedarik Zinciri Eğitimi
Satın Alma Tedarik Zinciri Eğitimleri için tıklayınız

Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz. Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır. Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.

Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”

Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.

Prof. Dr. Murat Erdal 

Eğitim içeriklerini görmek için başlıkları tıklayınız.

☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi (2 gün)

☐ İhale ve Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ İhale Kazanma, Teklif Verme, Satış ve Sözleşme Eğitimi (2 gün)

☐ Stratejik Satın alma Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)

☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün) 

☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)

☐ Satınalma ve Tedarik Zincirlerinde YAPAY ZEKA Eğitimi (2 gün)

☐ Emtia ve Kategori Uzmanları için Maliyet ve Fiyat Eskalasyon Analizi Eğitimi

☐ ISO 37001 Rüşvetle ve Yolsuzlukla Mücadele Yönetim Sistemi Standardı Eğitimi

☐ Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi (2 Gün)

☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)

☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)

 Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)

Pazarlik Muzakere Profili Anketini Indiriniz
Pazarlık Müzakere Profili Anketini indiriniz

Pazarlık Anketini Yapın Müzakere Stilinizi Görün

PAZARLIK PROFİLİ ANKETİ

  • 4 Müzakereci Profilinden Hangisisiniz?
  • Pazarlık Stilinizi Keşfedin: Skorunuzu Görün
  • Ekip Profilinizi Ölçün, Gelişim Planınızı Başlatın
  • Sahada, Müzakerelerde Daha Net, Daha Hızlı, Daha Etkili Sonuç Alın
İş Bulmacaları Kelime Oyunları
İş Bulmacaları Kelime Oyunları

İş Bulmacaları Kelime Oyunları

Özel İş Bulmacaları. Meydan okumayı sevenleri 17 ayrı bulmaca bekliyor.
Online veya PDF üzerinde çözebilirsiniz. Kolaylıklar dileriz.

Obezite Tedavisinde Değişen Paradigma: Dönüm Noktası mı, Geçici Çözüm mü?

Obezite Tedavisinde Değişen Paradigma Dönüm Noktası Mı, Geçici çözüm Mü Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Obezite Tedavisinde Değişen Paradigma: Dönüm Noktası mı, Geçici Çözüm mü?

Prof. Dr. M. Sedef ERDAL
İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi
serdal@istanbul.edu.tr 

Obezite Tedavisinde Değişen Paradigma Dönüm Noktası Mı, Geçici çözüm Mü Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemObezite, dünya genelinde bir milyardan fazla insanı etkileyen ve sıklıkla tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve metabolik bozukluklarla birlikte seyreden kompleks ve kronik bir hastalıktır. Uzun yıllar boyunca obezite tedavisinde sürdürülebilir ve etkili farmakolojik seçeneklerin sınırlı olması, bu alandaki terapötik yaklaşımları büyük ölçüde yaşam tarzı değişiklikleriyle sınırlı bırakmıştır. Ancak son yıllarda geliştirilen glukagon-benzeri peptid-1 (GLP-1) reseptör agonistleri ve ilgili inkretin temelli ajanlar, hem glisemik kontrol hem de kilo kaybı üzerindeki belirgin etkileri ile obezite tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralamıştır. Bu gelişmelerle birlikte obezitenin yalnızca “yönetilebilir” değil, aynı zamanda “klinik olarak anlamlı düzeyde kontrol altına alınabilir” bir hastalık olarak değerlendirilmeye başlandığı söylenebilir.

GLP-1 reseptör agonistleri, inkretin sistemini hedef alarak glukoza bağımlı insülin sekresyonunu artıran ve glukagon salımını baskılayan ajanlardır. Bununla birlikte etkileri yalnızca pankreas ile sınırlı değildir. Gastrik boşalmayı geciktirmeleri, hipotalamik merkezler üzerinden iştahı azaltmaları ve enerji dengesini düzenlemeleri, bu ilaçların kilo kaybı üzerindeki güçlü etkilerini açıklar. Son yıllarda geliştirilen, çoklu etki mekanizmasına sahip yeni nesil ajanlar ise bu sınıfı yalnızca antidiabetik ilaçlar olmaktan çıkararak daha geniş kapsamlı metabolik düzenleyiciler haline getirmiştir.

Klinik çalışmalar, GLP-1 reseptör agonistlerinin hem glisemik kontrol hem de kilo kaybı açısından yüksek etkinliğe sahip olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, gerçek yaşam verileri bazı önemli soruları da gündeme getirmektedir. Bunların başında, tedavinin kesilmesini takiben verilen kilonun önemli bir kısmının geri kazanılması gelmektedir. Bu durum, obezitenin güçlü biyolojik ve hormonal düzenleme mekanizmalarına sahip kronik bir hastalık olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.

Bir diğer önemli nokta, bu ilaçların yaşam tarzı değişikliklerinin yerine geçip geçmediğidir. Klinik veriler, en iyi sonuçların farmakoterapi ile birlikte uygulanan diyet ve fiziksel aktivite değişiklikleri ile elde edildiğini göstermektedir. Buna rağmen, bu ajanların bazı bireyler tarafından “hızlı çözüm” (quick fix) olarak algılanması, uzun vadeli başarı açısından risk oluşturabilir. Ayrıca iştahın baskılanmasına bağlı olarak yetersiz protein ve mikronutrient alımı, kas kütlesinde azalma ve potansiyel beslenme eksiklikleri de göz önünde bulundurulmalıdır.

Yeni Nesil Gelişmeler: Oral Formülasyonlar ve Hızlanan Regülasyon
GLP-1 agonistlerinin gelişimi yalnızca farmakodinamik açıdan değil, farmasötik teknoloji ve regülasyon süreçleri açısından da dikkat çekicidir. Özellikle oral formülasyonların geliştirilmesi, bu ajanların kullanımını daha erişilebilir hale getirme potansiyeline sahiptir.

Oral formülasyonlar açısından dikkat çeken gelişmelerden biri, yakın zamanda FDA tarafından onaylanan non-peptid yapıda bir GLP-1 reseptör agonisti olan orforglipron’dur. Halen yaygın olarak kullanılan semaglutid ve tirzepatid gibi ajanların peptit yapıda olmaları ve gastrointestinal ortamda stabilitelerinin sınırlı olması, bu ilaçların çoğunlukla enjeksiyon yoluyla uygulanmasını gerektirmekte ve bazı hastalar için tedaviye uyum açısından sınırlayıcı olabilmektedir. Bu nedenle, günde bir kez ağızdan kullanılan oral GLP-1 agonistlerinin geliştirilmesi, uygulama kolaylığı ve hasta kabulü açısından önemli bir avantaj sunmaktadır. Ayrıca orforglipronun, klasik peptid yapılı GLP-1 analoglarından farklı olarak gastrointestinal ortamda stabil kalabilmesi ve aç karnına alınma zorunluluğunun bulunmaması, kullanım pratikliğini artıran diğer önemli özelliklerdir. Klinik çalışmalarda, yaşam tarzı değişiklikleri ile birlikte kullanıldığında anlamlı kilo kaybı sağladığı gösterilmiştir.

Bu gelişmeler yalnızca farmasötik teknoloji açısından değil, aynı zamanda regülasyon süreçleri açısından da dikkat çekicidir. Nitekim orforglipron’un, FDA’nın hızlandırılmış değerlendirme programı (Commissioner’s National Priority Voucher, CNPV) kapsamında yaklaşık iki ay gibi kısa bir sürede onay alması ve 2002 yılından bu yana en hızlı onaylanan yeni moleküllerden biri olması, yenilikçi tedavilerin klinik kullanıma sunulma hızında önemli bir değişime işaret etmektedir. Bu durum, yalnızca yeni ilaçların geliştirilme sürecini değil, aynı zamanda düzenleyici otoritelerin değerlendirme yaklaşımlarını da yeniden şekillendirmektedir.

GLP-1 reseptör agonistleri, farmasötik inovasyon açısından son derece başarılı ve gelecekte daha geniş kullanım alanları bulması muhtemel ajanlardır. Bununla birlikte, uzun dönem kullanım gerekliliği, tedavi kesildiğinde kilo geri alımı, kas ve kemik kütlesindeki değişiklikler ve maliyet gibi faktörler, bu tedavilerin dikkatli ve seçici bir şekilde kullanılmasını gerektirmektedir. Kompleks bir halk sağlığı sorunu olan obezitenin yönetiminde; kalori yoğun ve işlenmiş gıdaların yaygınlığı ile fiziksel aktivitenin azalması gibi çevresel faktörler değişmediği sürece, GLP-1 agonistlerinin “mucize çözüm” olarak değil, kapsamlı obezite yönetiminin önemli bir destekleyici bileşeni olarak değerlendirilmesi daha gerçekçi olacaktır.

Obezite Tedavisinde Değişen Paradigma Dönüm Noktası Mı, Geçici çözüm Mü Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemProf. Dr. M. Sedef ERDAL
İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi
serdal@istanbul.edu.tr 

Arz Zincirinin Önemli Bir Halkası: Gümrük Müşavirliği

Arz Zincirinin önemli Bir Halkası Gümrük Müşavirliği Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Arz Zincirinin Önemli Bir Halkası: Gümrük Müşavirliği

Remzi Akçi̇n Ugm Ykb
UGM Yönetim Kurulu Başkanı

Remzi AKÇİN

UGM Yönetim Kurulu Başkanı

Uluslararası ticarete konu malların üreticiden tüketiciye ulaştırılmasını sağlayan üç sektör bulunmaktadır. Arz zincirini oluşturan bu halkalar, birbirlerinin tamamlayıcısı niteliktedir. Belirttiğimiz arz zinciri nakliye, gümrükleme ve depolamadan oluşmaktadır.

Bu yazımızda, arz zincirinin kamu hizmeti niteliği ağır basan halkası olan gümrükleme işlemlerini yürüten gümrük müşavirliği mesleği hakkında bilgi vermek istedik.

Yetkilendirme

Arz Zincirinin önemli Bir Halkası Gümrük Müşavirliği Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemArz zincirinin kamu hizmeti niteliği taşıyan halkası olan gümrükleme hizmeti, ağırlıklı olarak gümrüklü alanlarda yürütülür. Gümrüklü alanlar, gümrük işlemlerinin yürütüldüğü arıtılmış alanlardır. Bu alanlara ancak yetkilendirilmiş kişiler girebilir.

Diğer taraftan, gümrük işlemlerinin yürütülmesi (örneğin; gümrük beyannamesinin tescili, eşyadan numune alınması, eşyanın muayenesi vb.) konusunda işlem yapmak üzere bazı kişilerin yetkilendirilmesi ve yetkilendirilen bu kişilerin gümrük işlemlerini yapmak üzere sistem üzerinden tanımlanmış olması gerekir. Belirtilen bu yetkilendirme, yetkilendirilen bu kişilerin sisteme tanıtılması ve gümrük işlemlerinin bu kişiler tarafından yürütülmesi, gümrüklerde iş takibi olarak adlandırılır.

Temsil

Gümrük işlemleri, işlem sahibi tarafından bizzat yürütülebilir. Bu durum istisnai bir uygulamadır. Gerek yükümlülerin büyük çoğunluğunun tüzel kişi olması gerekse gümrük işlemlerinin karmaşık ve sorumluluk gerektiren işlemler olması nedeniyle bu işlemler temsilci aracılığıyla gerçekleştirilir.

Temsilcinin, başkasının adına ve hesabına hareket etmesine doğrudan temsil denir. Doğrudan temsil, tüzel kişiliğin yürütme organı veya yetkilendirdiği çalışanı tarafından sağlanır. Bu nedenle de yapılan işlemin sonuçlarından bütünüyle temsil edilen sorumludur.

Dolaylı temsil ise, temsilcinin kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket etmesidir. Dolayısıyla, temsilci temsil edilenin bünyesinde değil, vekaletnameyle, yetkilendirilen kişidir. Dolaylı temsilde, temsil eden ile temsil edilen arasında bir iş akdi bulunmamaktadır. Kanun koyucu, dolaylı temsil edecek kişileri sınırlandırmış, yapılan işlemin nitelikli olması için bir meslek grubunu akredite etmiştir. Doğrudan temsil herkes tarafından gerçekleştirilebilir, ancak dolaylı temsil, sadece kamu idaresince akredite edilen gümrük müşavirleri tarafından yürütülebilir.

Gümrük Müşavirliği

Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması gerek gümrük gerekse dış ticaret ve maliye gibi farklı pek çok mevzuat bilgisinin yanı sıra teknik bilgiye sahip olmayı da gerektirmektedir. Örneğin; ithal edilmek istenilen eşyaya ilişkin vergilerin belirlenmesi için öncelikle eşyanın gümrük tarife istatistik pozisyonunun (G.T.İ.P.) tespit edilmesi gerekir. Bu tespitin yapılabilmesi için ise gerek eşya hakkında gerekse eşyanın tarifesinin tespitine yönelik tarife mevzuatı hakkında uzman niteliğinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak eşyanın tarifesinin tespiti sonrasında gümrük vergisinin İthalat Rejimi Kararı eki listedeki vergi oranlarının belirlenmesi mümkündür.

Niteliğine göre sadece bir kalem eşyanın ithalinde bile gümrük vergisi, ilave gümrük vergisi, katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, dampinge karşı vergi, ek mali yükümlülük, kaynak kullanımı destekleme fonu gibi vergilerin oranlarını belirlenerek bunların hesaplanması gerekir. Bu itibarla, gümrük idaresinde dolaylı temsilci sıfatıyla iş takip eden meslek mensuplarının belli bir mesleki bilgiye ve uzmanlığa, aynı zamanda meslek etiğine sahip olması zorunludur.

Gümrük Müşavirlerine Neden Gerek Duyulur?

Mali disiplinin gerçekleştirilmesi hedefinde vergi uygulamalarının başarısında serbest muhasebeci ve mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlerin üstlendikleri misyonun aynısını, dış ticaret işlemlerinin mevzuata uygun olarak yürütülmesi ve dış ticaret kaynaklı vergilerin doğru olarak tahsili hususlarında gümrük müşavirleri üstlenmiş bulunmaktadır. Bir taraftan dış ticaret alanında faaliyette bulunan firmalara danışmanlık hizmeti vermek diğer taraftan işlemlerin gümrüklerde mevzuata uygun olarak yürütülmesini sağlamak yoluyla firmalar ile gümrükler arasında köprü vazifesi gören gümrük müşavirlerinin genel yaklaşımları ve bilgi birikimleri gümrük ve dış ticaret politikalarının başarısını doğrudan doğruya etkilemektedir.

Gümrük müşavirleri, Gümrük Kanunu’nda belirtilen eğitim, staj, belli suçlardan ceza almamış olmak ve yapılan mesleki yeterlilik sınavında başarılı olmak gibi şartları taşıyan, Kanundan aldıkları yetkiler çerçevesinde gümrük işlemlerinin yerine getirilmesinde ehliyet sahibi, mesleki yetkinliğe sahip meslek mensuplarıdır.

Müşavirler, münhasıran gümrük idarelerinde dolaylı temsilci sıfatıyla iş takip etmek üzere yetkilendirilirler. Gümrük Kanunu gereğince dolaylı temsilci sıfatıyla hizmet veren gümrük müşaviri, kendi adına ancak başkasının hesabına hareket etmektedir. Bu nedenle gümrük müşavirleri, gümrük beyannamelerini beyan sahibi sıfatıyla imzalamakta ve bu sıfatla gümrük veri sistemine erişmekte ve veri girişi yapabilmektedir.

Özel hükümler saklı kalmak kaydıyla gümrüklerde iş takibi gümrük müşavir veya müşavir yardımcıları tarafından profesyonelce yapılır. Bu unvanı kazanan kişilerin, gümrüklerdeki işlerin aksamadan, süratli olarak yapılabilmesi ve iş sahiplerini zarara sokmadan işlem tesis etmeleri için gerekli mevzuat bilgisi yanında bir disiplin içerisinde hareket etmeleri esastır. Dolayısıyla mesleğe girişte ve yetişme döneminden sonra, gerekli mevzuat bilgisi aranmakta, gümrüklerde çalışanların bu unvanla çalışmak istemeleri halinde tecrübe aranmaktadır.

Uygulamayı yürütenlerin mevzuat bilgisi olması gerektiği dikkate alındığında, gümrük müşavirlerinin işlemlerini mevzuata uygun yapmaları, temsil ettikleri kişileri bu konuda bilgilendirmeleri ve yönlendirmeleri halinde gümrük işleri süratli bir şekilde yapılabilecek, iş sahipleri de azami faydayı sağlayan işlemi seçmiş olacaklardır. Aksi takdirde işler sürüncemede kalabilecek, bu da ilave masraflar getirebilecektir.

Tüzel Kişilik Olarak Gümrük Müşavirliği

Gümrük müşavirleri vekâletnameleri olmadıkça mal sahipleri adına beyanda bulunamazlar. Gümrük müşavirliği esas itibarıyla, avukatlarda olduğu gibi serbest meslek olarak faaliyet gösterilen bir meslek koludur.

Serbest meslek faaliyeti, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari niteliği olmayan işlerin işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.

Serbest meslek mensubu ise; serbest meslek faaliyetini kendi nam ve hesabına, mutad meslek halinde ifa eden; avukat, doktor, diş hekimi, veteriner hekim, mimar, mühendis, müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir, yeminli mali müşavir, danışman, ressam, yazar, bestekar, kimyager, noter, öğretmen, artist, menajer, senarist, yönetmen, ebe, sünnetçi, arzuhalci, rehber ve sağlık memuru vb. kişilerdir.

Diğer taraftan, gümrük müşavirliği özel hukuk tüzel kişiliği şeklinde faaliyet gösterebilir. Gümrük Kanunu’na göre; gümrük müşavirliğinin bir özel hukuk tüzel kişiliği oluşturularak yürütülmesi halinde, gümrük müşavirlerinin kuracağı tüzel kişiliklere gümrük müşavir yardımcıları da ortak olabilirler. Ancak, gümrük müşaviri ve gümrük müşavir yardımcısı, birden fazla tüzel kişiliğe ortak olamaz.

Gümrük Müşavir Yardımcıları ve Stajyerler

Gümrük müşavirleri her türlü gümrük işlemini takip edip sonuçlandırabilirken, müşavirin yanında çalışan müşavir yardımcıları sadece onun adına iş takip edebilirler. Burada beyanda bulunmakla gümrük işlerini takip etmenin birbirini tamamlayan ancak ayrı işlem olduğunu da hatırlatmak gerekir.

Gümrük müşavir yardımcılarının gümrüklerde takip edebilecekleri işlemler sınırlıdır. Bunlar bir gümrük müşavirinin yanında çalışır ve onun adına gümrükte iş takip edebilirler. Bununla birlikte, müşavir yardımcıları beyan sahibi tarafından imzalanmış gümrük beyannamesi ve eşyanın tabi tutulduğu gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanım için gerekli belgeleri gümrük idarelerine verebilirler, beyan öncesi eşyanın incelenmesi (küşat) ve muayenelerde gümrük müşaviri yerine hazır bulunabilirler. Ancak gümrük müşavir yardımcıları; müstakilen iş takibinde bulunamaz, fatura düzenleyemez, mal sahiplerine yapılacak tebliğleri kabul edemez, onların adına yazılı veya sözlü istek ve itirazda bulunamazlar.

Gümrük müşavirinin yanında çalışan ve onun adına gümrükte iş takip edebilen müşavir yardımcılarının mesleklerini verimli şekilde icra edebilmeleri için gerekli mevzuat bilgisine, eğitim ve disiplin konularında da aranılan şartlara sahip olmaları gerekmektedir.

Bu hususları sağlamak için, öncelikle, kamu haklarından mahrum olmamak veya ceza ya da disiplin soruşturması sonucu memuriyetten çıkarılmamış olmak veya belirlenen suçlardan hüküm giymemiş olmak, şartları aranmaktadır.

Gümrük müşavirinin yanında çalışan stajyerler ise sadece gümrük müşavirliği bürosunda yürütülen işlemleri izlerler. Bunlar gümrüklerde ve gümrüklü alanlarda iş takip edemezler.

Gümrük Müşavirinin Sorumluluğu

Gümrük müşavirliği, sorumluluğu oldukça ağır olan meslek gruplarından birisidir. Gümrük müşavirlerinin, yaptıkları işten dolayı hem eksik vergi ödenmesi ve bu hususu biliyor olmaları durumunda, eksik vergiden dolayı müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır. Öte yandan, Kabahatler Kanunu’nun “iştirak” hükümleri nedeniyle yükümlüye uygulanan para cezasının aynısının gümrük müşavirine de uygulanması söz konusu olabilmektedir. Daha da önemlisi, sadece düzenlemiş olduğu beyanname nedeniyle gümrük müşavirinin her zaman kaçakçılık suçundan yargılanması olasılığı da bulunmaktadır.

Gümrük müşavirinin sorumluluğu bununla da sınırlı değildir. Aynı zamanda, yaptığı işlemler nedeniyle disiplin cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Mesleğini yapma yetkisi geçici veya sürekli olarak elinden alınabilir.

Gümrük Müşavirliği Ücretleri

Gümrük müşavirlerinin ve yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin, danışmanlık dahil, verdikleri hizmetler karşılığı almaları gereken asgari ücret tarifesi her yıl Ticaret Bakanlığı tarafından tebliğ ile yayınlanmaktadır.

Asgari ücret tarifesinin altında bir bedel karşılığı hizmet vermek, idari para cezası uygulanmasını ve disiplin cezası verilmesini gerektiren bir uygunsuzluk sayılmaktadır.

Sonuç

Arz Zincirinin önemli Bir Halkası Gümrük Müşavirliği Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemBu açıklamalardan anlaşılacağı gibi gümrük müşavirliği hizmeti bir zorunluluk olmamakla birlikte arz zincirinin vaz geçilemez ve olmazsa olmaz bir halkasıdır.

Remzi AKÇİN

UGM Yönetim Kurulu Başkanı