İşçinin Talep Etmesine Rağmen Yıllık İznin Kullandırılmaması Haklı Fesih Nedeni midir?
Lütfi İNCİROĞLU
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53 üncü maddesi, işçinin işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olanların yıllık izne hak kazanabileceğini ve buyurucu bir hüküm olarak da yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceğini belirtmektedir[1]. 4857 sayılı Kanunu’nda, yıllık ücretli izinlerin gelecek hizmet yılı içinde kullanılacağı hükme bağlanmıştır (İşK m.54).
Yargıtay’a göre de “Yıllık izin hakkı anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı yıllık izinlere ait ücreti istemesi mümkün değildir”[2].
4857 sayılı Kanunun 56/6 maddesine göre, işverenler çalıştırdığı işçilerin yıllık ücretli izin durumlarını gösterir izin kayıt defteri veya muadil bir belgesi tutmak zorundadır. Böylelikle, işçilerin ücretli yıllık izin durumlarını belgeleme yükümlülüğü işverene ait olduğundan, bunu ispat yükünün de ona ait olacağı açıktır[3].
Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin 20 nci maddesi uyarınca işveren; çalıştırdığı işçilerin izin durumlarını gösteren, örneği bu Yönetmeliğe ekli yıllık izin kayıt belgesini tutmak zorundadır. İşveren, her işçinin yıllık izin durumunu aynı esaslara göre düzenleyeceği izin defteri veya kartoteks sistemiyle de takip edebilir.
Yargıtay’ın bir kararında, Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bilirkişi tarafından hesaplanan yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınması gerekirken izin talep formu niteliğinde olan ve içeriğinden izin tarihinden önce düzenlendiği anlaşılan belgeye itibar edilmesi isabetsizdir.” denilmektedir [4].
Peki, İşçinin talep etmesine rağmen yıllık iznin kullandırılmaması haklı fesih nedeni midir? Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nin 5 inci maddesine göre, “İşveren veya işveren vekilleri, bu Yönetmeliğin 15 inci maddesinde belirtilen izin kurulu veya 18 inci maddeye dayanılarak bunun yerine geçenlere danışmak suretiyle işyerinde yürütülen işlerin nitelik ve özelliklerine göre, yıllık ücretli izinlerin, her yılın belli bir döneminde veya dönemlerinde verileceğini tayin edebilir. Bunu işyerinde ilan eder”.
Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesine göre ise, “Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Bu iznin 53 üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur. Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere (Değişik ibare:RG-18/8/2017- 30158) bölümler halinde kullanılabilir.
İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez. Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.
Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz yol izni vermek zorundadır.
İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde İş Kanunu’nun 17 nci maddesinde belirtilen bildirim süresi ile 27 nci maddesi gereğince işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama izinleri, yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez. İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır.
Yönetmeliği 7 nci maddesinde göre de “İşçi yukarıdaki maddelere göre hak ettiği yıllık ücretli iznini, kullanmak istediği zamandan en az bir ay önce işverene yazılı olarak bildirir. İşveren veya işveren vekilleri, bu istekleri Yönetmeliğin 15 inci maddesinde sözü geçen izin kuruluna veya 18 inci maddesinde belirtilen kişilere bildirir”.
Yönetmeliği 8 inci maddesinde göre, “İzin kurulu veya işveren, işçinin istediği izin kullanma tarihi ile bağlı değildir. Ancak, izin sıra ve nöbetleşmesini göstermek üzere söz konusu kurulca düzenlenecek çizelgeler işçinin talebi ve iş durumu dikkate alınarak hazırlanır. Aynı tarihe rastlayan izin isteklerinde; işyerindeki kıdem ve bir önceki yıl iznini kullandığı tarih dikkate alınarak öncelikler belirlenir”.
Konuyla ilgili Konya BAM 8.HD 2026/1836 E. 2026/1780 K. ve 30.06.2026 tarihli güncel kararında; “İşverenler yıllık iznin kullandırılması konusunda işverenin yönetim hakkı kapsamında takdir yetkisine sahiptirler. Ancak bu hakkın kullanımı sırasında Türk Medeni Kanunu’nun 2 maddesine uygun olarak iyi niyet çerçevesinde kalınması, işçinin ruh ve beden sağlığının korunması, veriminin sağlanması, iş barışının sağlanması gibi konulara dikkat edilmesi gerekmektedir. Yıllık ücretli izin talebi, talebin reddi ve reddin gerekçesine ilişkin olarak herhangi bir somut iddia ve delil bulunmadığı takdirde soyut olarak yıllık izinlerim kullandırılmadı şeklindeki haklı nedenle fesih iddiasına itibar edilemez”

Sonuç olarak, işveren yıllık ücretli izinlerin kullandırılması konusunda işçinin istediği izin kullanma tarihi ile bağlı olmamakla birlikte, işverenin çok uzun süre hiç izin kullandırmaması ya da talep etmesine rağmen haksız ya da gerekçesiz olarak izin kullandırmaması hususlarının işçi tarafından ispatlanması halinde, işçi haklı fesih yapabilir. Ancak Yargıtay soyut bir “yıllık izinlerim kullandırılmadı” iddiasını yeterli görmüyor.
www.incirogludanimanlik.com sayfasında yayımlanan blog yazıları, hakemli makale formatında olmayıp bilgi verme amaçlıdır. Kesinlikle hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliğinde değildir.
Lütfi İNCİROĞLU
[1] DEĞER ERMUMCU, Senem/İZMİRLİOĞLU, Ayça, 4857 sayılı İş Kanunu Bakımından Yıllık Ücretli İzin Uygulaması ve Avans İzin, SİCİL, Yıl 2020, Sayı:44, s.99.
[2] Y9HD.24.11.2020 T., E.2016/32079, K.2020/16628 Legalbank.
[3] DEĞER ERMUMCU/İZMİRLİOĞLU, 4857 sayılı İş Kanunu Bakımından Yıllık Ücretli İzin Uygulaması ve Avans İzin, SİCİL, s.103; Y9HD.24.11.2020 T., E.2016/32079, K.2020/16628 Legalbank.
[4] Y9HD.24.11.2020 T., E.2016/32079, K.2020/16628 Legalbank.









