Şirket İçi Güçlü İletişim Kanalları Geliştirmenin Şirket Performansına Etkisi

Şirketinizin performansını arttırmayı diliyorsanız; çalışanlarınızın performansını arttırmalısınız. Çalışanlarınızın performansını arttırmak için öncelikli olarak orta kademe yöneticilerinizle ilgilenmeniz ve onlara ilham vermeniz gerekir. Son dönemde yapılan araştırmalar, çalışanların örgüte bağlılığını sağlamanın kademeler arası doğru iletişimi kurulabilmeye bağlı olduğunu savunur. Bu doğrudur da…

Örgüt içi iletişim ve örgütsel bağlılık; pandemiyle birlikte daha da önem kazandı.  Çalışan motivasyonunu sağlamak ve çalışanların şirkete bağlılıklarını arttırmak için ekiplerin başarılarını daha görünür kılmak önemli. Bunun için orta düzey yöneticiler, üst yönetim ile iyi ilişkiler geliştirmeli ve güçlü iletişim kanallarına sahip olmalı. Ancak maalesef bu alanda yapılan çoğu araştırma tepe yönetimle rahatça iletişime geçebilmenin özellikle büyük kurumsal şirketlerde pek de mümkün olmadığını ortaya koyuyor. Tepe yönetici ile kurulan güçlü bir iletişim kanalına çoğu örgüt yapısında rastlamak neredeyse imkansız. Genellikle İngiliz ve Amerikan şirketlerini mercek altına alan araştırmalar, bilinen birçok uluslararası ticari faaliyeti olan firmanın örgüt içinde üst yönetici ile orta yöneticileri arasındaki iletişimin zayıf olduğunu ve bu nedenle örgüt yapısında iletişim akışının hala istenilen seviyeye ulaşamadığını gözler önüne seriyor. İletişimde yaşanan bu aksaklık ne yazık ki şirket içinde karar verme süreçlerini oldukça yavaşlatıyor.

Orta düzey yöneticiler örgüt yapısında alt kademe yöneticiler ve tepe yönetim arasında adeta bir köprü görevi görür. Çalışanların yönetilmesinde ve yönlendirilmesinde orta düzey yöneticiler merkezi bir rol üstlenirler. Orta düzey yöneticilerin inisiyatif kullanarak alacakları kararlar neticesinde geliştirebilecekleri başarılı stratejiler; çoğu zaman tepe yönetim ile var olan iletişimsizlik ya da zayıf iletişimden dolayı engellenir. Pandemi dönemi gibi dönemlerde hızla değişen çevresel koşullara adapte olunması ve belirsizliklere göre dinamik biçimde şirketin aksiyon alması gerekir. Böyle zamanlarda üst yönetimle iletişimdeki sorunlardan dolayı şirketin performansı istenmedik biçimde olumsuz etkilenir. Dolayısıyla şirketin çevreye dayanıklılığını arttırmak iletişim sorunlarının giderilmesine bağlıdır.

Orta düzey yöneticiler;

  • Liderlerinin kendilerini ve kararlarını desteklemelerini,
  • Kendilerini güçlendirmelerini,
  • Daha güçlü iletişim kanallarıyla kendilerini ifade edebilme hakkına sahip olabilmeyi,
  • Güvenin şirketlerde en önemli performansı arttırıcı en önemli itici güç olduğu göz önüne alındığında ise liderlerine güven duymayı,
  • Liderlerinin kendilerine dürüst davranmalarını ve açık olmalarını,
  • Liderlerinin eylemlerinin nedenlerini ve motivasyonlarını anlatma konusunda daha duyarlı davranmalarını bekler.

Tepe yönetimle sağlam ilişkilerin geliştirmesi her şeyden önce dürüstlüğe ve şirket içi şeffaf uygulamalara bağlıdır. Güçlü iletişim ile firma performansını arttırmak isteyen üst yöneticilerin orta yönetimle var olan iletişim sorunlarını gidererek; onların fikirlerine daha çok kulak vermeleri gerekir. Özellikle birlik ve dayanışma içinde atlatılarak aşılabilecek pandemi, ekonomik kriz gibi zor dönemlerde örgüt içi iletişimdeki aksaklıkların giderilmesi, çalışanlar ile her kademede yöneticiler arasında iyi ve sağlam temellere dayanan ilişkilerin geliştirilmesine bağlıdır.

Çalışanların ve yöneticilerin geliştirdikleri örgütsel bağlılık ve şirkete olan aidiyet duygusu, onların motivasyonunu ve performansını arttıran en önemli unsurlardır. Örgütsel aidiyet ile diğer çalışanlarla bağ kuran çalışanlar arasında doğru iletişimi sağlayan güçlü iletişim kanalları kurmak kolaylaşır.  Söz konusu geliştirilen bu örgüt içi güçlü iletişim kanalları ise üst yönetim tarafından orta ve alt kademe çalışanların bireysel olarak değer görmelerine sebep olur. Böylelikle her kademeden çalışanın kararları dikkate alınarak, tüm çalışanlar şirket içi karar süreçlerine dahil edilir.

Özetle, güçlü iletişim kanalları, örgütsel aidiyet ve doğru karar mekanizmaları; şirket içinde birbirini besleyen kavramlardır. Birbirinden bağımsız olmaları beklenemez. Birinde ortaya çıkan bir olumsuzluk, diğerlerini olumsuz etkiler ve bu olumsuzluk bütünüyle şirketin performansına yansır. Dolayısıyla; üstün performansı yakalamak için her birinin şirket içinde ayrı ayrı geliştirilip güçlendirilmesine yeterince özen gösterilmelidir.

Doç. Dr. Duygu HIDIROĞLU

Geleceğin Fabrikası: Endüstri 5.0 ve 5G

Geçtiğimiz yıl imalat sanayini ilk kez 5G teknolojisi ile buluşturan WIN EURASIA Fuarı, çıtayı daha da yükseltti. 7-10 Haziran’da İstanbul Fuar Merkezi’nde 29’ncu kez düzenlenecek WIN EURASIA’da, 5G teknolojisi ile desteklenen ve metaverse aracılığıyla kontrol edilebilen ‘Endüstri 5.0: Geleceğin Fabrikası’ ilk kez 5G Arena’da sahne alacak.

Yeni nesil iletişim teknolojisi 5G, 2035’e kadar küresel ekonomide 13,2 trilyon dolar katma değer yaratacak. Bu katma değerin 4,7 trilyon doları ise üretim sektöründe gerçekleşecek. En yüksek pazar payına sahip olunması hedefiyle 5G teknolojisinin Türkiye sanayisine tanıtılması ve etkin bir şekilde kullanılmasında öncü rol üstlenen Hannover Fairs Turkey Fuarcılık A.Ş., Nokia ve Turkcell Dijital İş Servisleri arasında gerçekleşen iş birliği kapsamında; endüstriyel otomasyon sektörünün lider markaları WIN EURASIA 5G Arena Lansmanı için Nokia Türkiye ofisinde bir araya geldi.

Dijital ve Fiziksel Dünya, Metaverse Evreninde WIN EURASIA 5G Arena’da Hayat Bulacak

Toplantıda söz alan Hannover Fairs Turkey A.Ş. WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül, geçtiğimiz yıl iş birlikleri sayesinde Türk endüstrisi ve sanayisini ilk kez halka açık bir etkinlikte WIN EURASIA’da 5G teknolojisiyle yakından tanıştırdıklarına dikkat çekti ve şöyle devam etti: “WIN EURASIA 5G Arena’da bu yıl ‘Endüstri 5.0: Geleceğin Fabrikası’ vizyonu ile özel bir demo uygulama kurgulandı. Söylemekten gurur duyuyorum ki; dijital ve fiziksel dünyayı metaverse evreninde bir araya getirerek gerçek üstü bir deneyim yaşatacak özel alan, ilk defa WIN EURASIA’da inşa edilecek. 5G teknolojisinin Türkiye’de ticarileştikten sonra ilk 5 yıl içinde sanayide 10 milyar dolar değerinde bir katma değer oluşturması bekleniyor ve bu katma değerin %40’ının endüstriyel otomasyon sektöründe gerçekleşmesi öngörülüyor. Yakından takip ettiğimiz hepimizin önünde yeni ufuklar açan çok büyük bir pazardan ve teknolojik dönüşümden bahsediyoruz.“ dedi. Mengül, katılımcıları geleceğin teknolojilerini deneyimlemek üzere imalat sanayinin bölgedeki en büyük buluşması WIN EURASIA’da yeniden buluşmaya davet etti.

Bu Yıl İkinci Kez WIN EURASIA’nın Teknoloji Ortağı Olacağımız İçin Heyecanlıyız

Nokia Türkiye Ülke Müdürü Erensoy Bilgin,”Bu yıl ikinci kez WIN EURASIA’nın Teknoloji ortağı olacağımız için heyecanlıyız. Deutsche Messe ve Türkiye’deki stratejik müşterilerimizden Turkcell ile birlikte bu etkinlikte endüstriyel 5G kullanım senaryolarının uygulamasını mümkün kılmak için Nokia Dijital Otomasyon Bulutu (Nokia Digital Automation Cloud – NDAC) ile 5G Arena’da 5G kapsaması sağlıyoruz. Türkiye’deki endüstriyel üretim ve otomasyon sektörleri heyecan verici bir hızla gelişiyor ve Türk işletmelerini dijital dönüşüm yolculuklarında desteklemeye kararlıyız. Kapsamlı çözüm portföyümüzle, dünya çapında 595’in üzerinde özel kablosuz kurumsal müşterimiz için olduğu gibi, Türkiye’deki çeşitli sektörlerde de birçok özel kablosuz ağ kurulum çözümlerini desteklemeye devam edeceğiz.”

5G Nasıl Ticarileşir 25 Farklı Kullanım Senaryosu ile Sunulacak

5G Arena Lansmanı’nda, 7-10 Haziran 2023 tarihleri arasında “Endüstri gelecekle buluşuyor” mottosuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde 29’uncu kez imalat sanayini aynı çatı altında buluşturacak WIN EURASIA – World of Industry Fuarı’nda ilk kez tanıtılacak teknolojiler ve sadece 5G Arena’da deneyimlenebilecek demo uygulamalar, kamuoyuna açıklandı. Hannover Fairs Turkey Özel Etkinlikler ve Teknoloji İçerik Yöneticisi Murat Bayazıt tarafından yapılan demo sunumunda 5G Arena Lansmanı ve iş birliği kapsamında, Nokia DAC’ın Turkcell 5G şebekesi olarak gösterileceği ve dikey sektörlerde 5G’nin yaratacağı katma değer ile Türkiye sanayisinde 5G’nin nasıl ticarileşeceğine örnek teşkil etmesi hedeflenen 25 farklı kullanım senaryosu aktarıldı.

Sanat Eserleri Gelecekte Robotlar Tarafından Yapılacak

WIN EURASIA fuarı öncesi gerçekleşen 5G Arena Lansman’ında yapılan demo gösteriminde; Nokia DAC ve Turkcell 5G (MPN) üzerinden test edilen ve Mitsubishi Electric Türkiye tarafından tasarlanan robot “Melfa Asista”, text olarak girilen ve yapay zekâ tarafından oluşturulan görselleri bir ressam gibi çizerek özgün ve benzersiz sanat görselleri oluşturdu.

Meta Endüstri Dünyası İlk Defa Tanıtıldı

5G Arena Lansmanı’nda MCS Grup tarafından “Metaverse ile Akıllı Üretim” konseptli demo gösterimi 5G üzerinden ilk defa test edildi. Senaryo kapsamında endüstriyel üretim hattında bulunan endüstriyel kontrol sistemleri ve robotların simülasyonu Metaverse ile entegre bir şekilde 5G üzerinden haberleşti. ‘Meta Endüstri’ adı verilen bu yeni konsept Türkiye’de endüstriyel anlamda ilklerden biri oldu.

Geleceğin Fabrikası 5G Üzerinden Metaverse Dünyasında Deneyimlenecek

WIN EURASIA 5G Arena için özel kurgulanan “Endüstri 5.0: Geleceğin Fabrikası” vizyonu ile oluşturulacak demo uygulamada, dijital dünya ile fiziksel dünyanın bir araya geleceği ve metaverse evreninde gerçek üstü bir deneyim yaşatacağı özel alan, ilk defa inşa edilecek. Merkeziyetsiz otomasyon yaklaşımıyla, farklı lokasyonlarda bulunan operasyon süreçleri, metaverse üzerinden gerçek zamanlı 5G ile takip edilecek.

2030’da 125 Milyar Cihaz IoT ve 5G Üzerinden Haberleşecek

2023’de 19,8 milyar cihazın IoT ile haberleştiği tahmin ediliyor. Küresel Nesnelerin İnterneti (IoT) Pazar büyüklüğü 2022’de 544 milyar $’dı. Pazarın 5G ile birlikte 2030’da 3,3 trilyon $ olması bekleniyor. 2030’da 125 milyar cihazın IoT ve 5G üzerinden haberleşmesi yine tahminler arasında. Türkiye’de IoT pazarı 2022’de 1,8 milyar dolar olarak gerçekleşti.

5G Teknolojisi ile Endüstri Gelecekle Buluşuyor…

7-10 Haziran 2023 tarihleri arasında 29. kez gerçekleşecek WIN EURASIA, 5G teknolojisini Hannover Fairs Turkey, Nokia ve Turkcell Dijital İş Servisleri liderliğinde Anot, Dijitalis, Emikon, Fanuc, Festo, GSL, HTC, IQ Vizyon, Konzek, MCS, Mitsubishi Electric, ONO, PI Robotik, ProManage, Siskon, Simtek, Staubli, Talisa ve Yenasoft iş birliğiyle Endüstri Gelecekle Buluşuyor temasıyla 5G Arena’da Türkiye sanayisinin beğenisine sunacak.

Çalışanların Odalarına Kamera Yerleştirilmesi Hukuka Uygun mudur ?

Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesi ile birlikte özel hayatın gizliliği ve temel hak ve özgürlüklerin ihlali konusunda büyük artışlar yaşanmaya başlanmıştır. Özellikle kişilerin rızası dışında elektronik olarak izlenmesi hukuksal alanda tartışma yaratmıştır. Bu bakımdan son yıllarda elektronik gözetleme faaliyetlerinin mahremiyete yönelik sınırları yasal düzenlemeler ile yeniden belirlenmiş ve bu konudaki uyuşmazlıklar yüksek mahkeme kararlarına konu olmuştur.

Uygulamada işyerlerinde genel güvenliğin sağlanması ile iş sağlığı ve güvenliği bakımından kamera ile izleme faaliyetleri yoğun olarak yapılmaktadır. İşverenin üstün menfaati kapsamında işyerlerinin ortak alanlarında bu tür kamera izleme faaliyetlerinin yapılmasında hukuka bir aykırılık bulunmamaktadır. Ancak, güvenlik amacını aşan, işe değil kişiye odaklı kamera izleme yapılması, çalışanların iş yapış şekillerini denetlemeyi amaçlayan izleme yapılması hem özel hayatın gizliliğini ihlali sayılabilecek hem de kişi sürekli olarak izlendiğini bildiği için kendisini baskı altında hissedecektir. Bu durum işçinin verimli olarak çalışmasını engelleyecek iş performansını da düşürecektir. Çalışanda elektronik taciz algısı oluşacaktır. Özellikle büro işyerlerinde, rutin iş yapılan ofislerde kamera ile izleme yapılması çalışanlar üzerinde baskı unsuru olarak değerlendirilebilecektir. Elbette ki, kamera ile izleme faaliyetinin yapılmasının hem çalışan hem de işveren açısından zorunluluk arz eden alanlar olabilir. Örneğin, ihale işlerinin yapıldığı veya iş görüşmesinin yapıldığı oda, para kasasının bulunduğu oda, vezne işlemlerinin yapıldığı bölüm, ARGE çalışmalarının bulunduğu alanlarda kamera izleme faaliyetinin yapılması amaca uygun olarak değerlendirilebilir.

Danıştay uygulamasına göre, “Kamu çalışanlarının faaliyette bulundukları hizmet binalarının giriş-çıkış kapıları, binanın bulunduğu alanı çevreleyen duvar ya da çit bölümleri, binaları ve birimleri birbirine bağlayan koridorlar, açık ve kapalı otoparklar gibi güvenliğin önem taşıdığı yerlerin izlenmesinin, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması amacına hizmet ettiği ve bu yönüyle hukuka aykırı olmadığı açıktır.

Buna karşın, yukarıda belirtilen alanlar dışında günlük iş ve işlemleri yürüten kamu çalışanlarının çalışma odalarını ve servisleri görüntüleyecek şekilde kamera yerleştirilmesi durumunda, kamu düzeni ve güvenlik amacını aşan uygulamanın, kamusal alanda da olsa “özel hayatın gizliliği” kapsamında hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.

Ayrıca, dava konusu işlem tarihi itibarıyla kamera ile yapılan izlemenin sınırlarını, usul ve esaslarını gösteren ve alınan görüntülerin başka amaçla kullanılmayacağına dair bir güvence içeren yasal bir düzenleme ve dayanak bulunmaması da dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu göstermektedir”[1].

Danıştay farklı bir kararında ise, “6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, 07/04/2016 tarih ve 29677 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunmamakla beraber konunun önemine binaen, dava konusu edilen kamera sistemleri ile ilgili belli başlı düzenlemelere de yer vermiştir. Kanunla, neden bu sisteme ihtiyaç duyulduğunun ortaya konulması, sistemden kimin veya kimlerin yasal olarak sorumlu olduğunun belirlenmesi, sisteminin maksada uygun olup olmadığının ortaya konulması, özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini kimin kontrol edeceğinin ve görüntülere kimin ulaşımı olacağının belirlenmesi ve bu hususların kayıt altına alınması, kayıtların güvenliğinin ve gizliliğinin sağlanması, güvenlik prosedürleri hazırlanması, kameralarla gözlemlenen bölgelerin girişinde ve içerideki uygun yerlerde bölgenin kamera sistemleri tarafından gözetlendiği ve kayıt altına alındığının belirtilmesi gerektiği, sistemin kuruluş maksadıyla bağdaşmayan görüntülerin gereğinden uzun süre saklanmaması, kişilerin özel hayatının gizliliğinin sağlanması yönünde beklentisinin olabileceği, görüntülerin yetkili kişiler haricinde hiç kimse tarafından izlenememesi için alınacak önlemler gibi bir çok konuda düzenleme getirilmiştir.

Tüm bu açıklamalar ışığında dava konusu işlem incelendiğinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da dikkate alındığında hakların korunması başka şekilde sağlanamıyorsa kamera sistemlerinin çalışanların çalışma alanlarını görecek şekilde kurulmasının mümkün olduğu ancak bunun bir son çare olarak değerlendirildiği ve bu düzenlemenin içeriğini ayrıntılı olarak ortaya koyan özel bir düzenleyici işlem olması gerektiği, kamera sistemlerinin çalışma alanlarını çekmesinin özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği, sınırlı bir izleme sağlayacak şekilde güvenlik amacıyla giriş ve çıkışları izlemek üzere veya vatandaşlara da açık olan ortak alanlar ve iş sahiplerinin de giriş çıkışına açık, yoğun bir alış veriş trafiği olan alanlarda kurulabileceği ancak bu kameraların da çalışanların iş yapış şekillerini denetlemek veya sürekli olarak belli kişileri çekecek şekilde kurulmaması gerektiği, güvenlik amacıyla kurulmuş olmaları gerektiği ve bu nedenle amaca hizmet eder şekilde konumlandırılması gerektiği anlaşılmaktadır”[2].

Sonuç olarak, Danıştay’ın her iki kararını birlikte değerlendirdiğimizde, çalışanların odalarına ya da hizmet sundukları alanlara kamera konulması belirli kriterlere tabi tutulmaktadır. Her şeyden önce kameraların çalışanların iş yapış şekillerini denetlemek veya sürekli olarak belli kişileri çekecek şekilde kurulması hukuka aykırı bulunuyor. Kamera ile yapılan izlemenin sınırları ile usul ve esaslarını gösteren ve alınan görüntülerin başka amaçla kullanılmayacağına dair bir güvenceyi içeren yasal bir düzenleme ve dayanak bulunması önem arz ediyor.

Özellikle kamera ile izleme sisteminin güvenlik amacına yönelik ve sınırlı olması, kayıtların güvenliğinin ve gizliliğinin sağlanması ve güvenlik prosedürlerinin hazırlanması gerekiyor. Görüntülere kimin ulaşım yetkisi olduğu ve kimin kontrol edeceğinin belirlenmesi ve görüntülerin gereğinden uzun süre saklanmaması da gerekiyor. Aksi halde, kamera ile çalışma alanlarının görüntülenmesi özel hayatın gizliliğini ihlali sayılacağı belirtiliyor.

Lütfi İNCİROĞLU

[1] Danıştay 10.D.11.01.2021 T., E.2019/11036, K.2021/44 Legalbank.

[2] Danıştay 10.D.11.01.2021 T., E.2019/10118, K.2021/43 Legalbank.

Seçim Sonrası Ülkemiz Ekonomisi

BUGÜNKÜ EKONOMİMİZ

Ekonomimiz şahlandı ve uçuyor desem çok da inandırıcı olmayacağını biliyorum. Hatta ekonomimiz nasıl uçuyor diye açıklama yapmam gerekirse, söyleyecek tek bir kelime bulamam. Ekonomimizin uçmadığı ortada.

Seçin öncesi daralan piyasaların, ikinci tur seçimlerin ardından da piyasalarımız ne gibi zor virajdan geçecek?

En kısa bir anlatımla;

  • Döviz piyasalarındaki baskı ne zamana kadar devam edeceği
  • Bütçe açığı, seçim harcamaları
  • Cari açık,
  • İhracatımızın sürekli düşüş göstermesi,
  • Dizginlenemeyen enflasyon, artan maliyetler
  • Kısa ve uzun vadeli borçlar,

Gerek dış basından haberler, gerekse piyasalarımızın görünen yüzünü aktarmaya çalışacağım.

SEÇİMİN GALİBİ KİM OLURSA OLSUN PİYASANIN GÜL BAHÇESİ OLMADIĞINI GÖRECEK

Burada Reuters Haber Ajansı’ndan bir alıntı yapacağım.

Reuters: Seçimin galibini enkaz bekliyor, 2023 kayıp görünüyor

Reuters analizinde, seçimin galibini ekonomide bir enkazın beklediği ve 2023 yılın kayıp yıl olabileceği vurgulandı.(1)

Son iki yılda rekor enflasyon seviyelerinin görüldüğü ve TL’nin yaklaşık yüzde 60 değer kaybettiği Türkiye’nin uygulanan ekonomi politikalardan arta kalan hasardan toparlanmasının zaman alması beklenirken, iktidarı kim alırsa alsın 2023’ün kayıp bir yıl olma olasılığı yüksek görünüyor.

TCMB’nin faiz kararlarında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın İslami kuralları temel aldığı ideolojik yaklaşıma göre şekillendiği sürecin sona ermesi gerektiği ve ideolojik yaklaşım yerine ekonominin gerçeklerinin dikkate alınmasının zorunlu olduğu, muhalefet ve bazı ekonomistler tarafından uzun süredir vurgulanıyor.

DÖVİZİN DURUMU

İhracatçıların yapmış oldukları ihracatlara ait yurda getirilen ihracat bedellerinin % 40’lık kısmının TCMB’na zorunlu devri yapılması döviz rezervlerinde rahatlama getirmesi beklenirken, ülkemiz tam anlamıyla kontrollü bir döviz hareketleri ile karşı karşıyadır. Dövizdeki alış ve satış kurları arasındaki kur makasının oldukça fazla açılmış olması, piyasalarda ikinci el bir pazar yaratmış, döviz almak isteyen de, döviz satmak isteyen de bir fiyatlama girdabına girmektedir. Döviz rezervlerimizin sürekli negatif seyretmesi, dövizin sürekli kontrol altında tutulması dövizle uğraşan tüm kesimlere rahat hareket ettirmemektedir. Dövizdeki ikinci el piyasalarda oluşan fiyatların maliyetlere yansıması sonucunda, ihracatımıza olumsuzluk olarak yansıyacaktır ilk etapta.

SEÇİM SONRASI

Seçimleri kim kazanırsa kazansın kucağında ateşten bir top bulacaktır. Her şeyden önce seçim vaadlerinin ekonomimize getireceği ciddi yük, TCMB döviz rezervlerin negatif seyretmesi, baskılanmak olan döviz kurlarının ne kadar sürdürülebilir olduğunu, sürdürülmesi halinde ekonomimize getireceği tahribat, kısa vadeli borçlarımız, cari açığımızın günden güne kara delik gibi büyümesi.

Çözümlenmesi gereken sorunlar. Seçim sonrası iktidara kim gelirse gelsin işinin hiç de kolay olmadığı ortadadır. 

REŞAT BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi

(1) Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/2023/ekonomi/reuters-secimin-galibini-enkaz-bekliyor-2023-kayip-gorunuyor-7679473/

 

Geleceğin Tedarik Zinciri: Ford Otosan “Gelecek Şimdi”

“Gelecek Şimdi” vizyonuyla ortaya koyduğu uzun dönemli sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda 300’den fazla tedarikçisini 2035 yılına kadar karbon nötr olmaya hazırlayan Ford Otosan “Tedarikçi Sürdürülebilirlik Manifestosu”nu açıkladı. 

Otomotiv sektörünün dönüşümüne öncü olma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Ford Otosan için sürdürülebilirlik artık tedarikçi seçimlerinde bir kriter olacak. 

Ford Otosan “Gelecek Şimdi” vizyonu ile ortaya koyduğu uzun dönemli sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda tedarikçilerini, bayi ağını ve iş ortaklarını çalışmalarına dahil ederek tüm ekosistemde dönüşümün öncüsü olma yolunda güçlü, kapsamlı ve kararlı adımlarla ilerliyor.

Türkiye’nin en geniş tedarik zincirlerinden birine sahip olan ve sürdürülebilirlik stratejisinin tüm paydaşları tarafından benimsenmesini değerli bulan Ford Otosan, önemli bir adım atarak gerçekleştirdiği Tedarikçi Sürdürülebilirlik Konferansı’nda “Tedarikçi Sürdürülebilirlik Manifestosu”nu paylaştı.

“Sürdürülebilirlik alanında lider tedarik zinciri ile çalışmak” hedefiyle 2035 yılına kadar 300’den fazla tedarikçisini karbon nötr olmaya hazırlayan Ford Otosan bu manifesto ile yol haritasını netleştirdi. Yol haritası, Ford Otosan’ın sürdürülebilirlik anlayışının iş ortaklarına aktarılmasını ve değer zincirinde bulunan tüm tedarikçilerinin Ford Otosan’ın çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki sürdürülebilirlik yaklaşımı ile uyum esasına dayalı şekilde çalışmasını amaçlıyor.

Ford Otosan Satın Alma Lideri Murat Senir, “Ford Otosan olarak faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, hesap verebilirlik ve şeffaflık uygulamalarına öncülük ediyoruz. Tedarik zincirimizin emisyon etkisini sıfırladığı aşamaya gelmesi için 2022 yılında Tedarikçi Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi ve Geliştirmesi Programı’nı başlatmıştık. Şimdi sektörümüze öncülük etme vizyonumuzu bir adım daha ileri taşıyoruz, sürdürülebilirliği artık tedarikçi seçimlerinde Ford Otosan için bir kriter olarak belirliyoruz. Tedarikçilerimizden bu aşamadan sonra sürdürülebilirlik üzerine çalışacak ekipler kurmalarını, gerçekleştireceğimiz eğitim ve denetimlere tam katılım sağlamalarını, sürdürülebilirlik performanslarını artırmak için aksiyon almalarını, yıllık raporlama yapmalarını ve Paydaş Sürdürülebilirlik Manifestomuza bağlı kalmalarını istiyoruz” dedi.

Tedarik zinciri sürdürülebilirlik manifestosu neleri kapsıyor?

Dünyanın en değerli tedarik zinciri organizasyonları arasında yer alma hedefiyle çalışan Ford Otosan’ın “Tedarikçi Sürdürülebilirlik Manifestosu” uyarınca tedarikçilerinden beklediği taahhütleri şöyle sıralanıyor:

  • 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefini destekleyecek projeleri önceliklendirmek, enerji verimliliği projelerini uygulamak. Yenilenebilir enerji ve malzeme kullanımını artıracak tasarım, faaliyet ve raporlamalarda bulunmak.
  • Operasyonel süreçlerden kaynaklanan ürün başına su tüketimini azaltmak, yeni yatırım ve projelerde yenilikçi, sürdürülebilir su yönetim sistemlerini önceliklendirmek ve su stresi görülen yerleşkelerde öncelikli olarak su yönetimine odaklanmak.
  • Atık oluşumunu önlemek, atıkları kaynağında azaltmak, döngüsel ekonomi kapsamında kaynakları daha verimli kullanmak ya da alternatif hammadde olarak kullanımlarını araştırmak, düzenli depolama sahasına giden atıkların azaltılmasına yönelik proje ve uygulamalar geliştirmek.
  • Cinsiyet, cinsel yönelim, ırk veya fiziksel özellikleri hedef alan kalıp yargıları pekiştiren dil kullanımına karşı çıkmak. Açık, adil, şiddetsiz iletişimi teşvik etmek. Eşitlikçi, kapsayıcı bir politika benimsemek ve insan haklarına değer veren kurumlarla iş birliği yapmak.
  • Toplumsal yatırım projeleri, bağış ve sponsorluk faaliyetleri aracılığıyla toplumu desteklemek.
  • Tüm iş ve işlemlerde; yasalara, Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere, Birleşmiş Milletler Küresel İlkelerine (Global Compact) uymak, hesap verebilirliği ve açıklığı ilke edinmek.
  • Tüm iş, eylem ve işlemlerde Çalışma İlkeleri ve Etik Kuralları’na uygun hareket etmek.
  • Tedarik zincirinde sürdürülebilir ve şeffaf bir politika izlemek, bu doğrultuda Ford Otosan Çatışma Mineralleri Politikası’nda belirtilen hususları benimsemek ve tedarik zincirindeki madenlerin çatışmasız bölgelerden teminini sağlamak.

Ford Otosan, “Gelecek Şimdi” vizyonuyla sektöre öncülük ediyor 

Ford Otosan, 2022 yılında “Gelecek Şimdi” vizyonuyla iklim değişikliğinden atık yönetimi ve döngüsel ekonomiye, çeşitlilik ve kapsayıcılıktan toplumsal refaha katkı sunacak gönüllülük projelerine kadar pek çok alanda, Türkiye’de otomotiv ekosisteminin geleceğini dönüştürecek hedeflerini duyurdu.

Bu kapsamda Ford Otosan Türkiye’deki üretim tesislerinde ve Ar-Ge merkezinde 2030’da karbon nötr olmayı amaçlıyor. Ayrıca tedarik zincirinin yanı sıra şirket lojistik operasyonlarını da 2035 senesinde karbon nötr hale getirmeyi hedefliyor.

Döngüsel ekonomi ve sıfır atık alanındaki taahhütleri arasında; 2030 yılına kadar operasyonlarındaki düzenli depolama alanlarında sıfır atık politikası ile ilerlemek, tek kullanımlık plastikleri kişisel kullanımdan tamamen kaldırmak, üretilen araçlardaki plastik kullanımında geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir plastik oranını yüzde 30’a çıkarmak, tesislerinde araç başı temiz su kullanımını 2030’a kadar yüzde 40 oranında azaltmak bulunuyor.

Otomotiv sektöründe en fazla kadın istihdamını sağlayan Ford Otosan, 2030 yılında tüm yönetim pozisyonlarındaki kadın oranını yüzde 50’ye çıkarmayı hedefliyor. Ayrıca yönetim kadrolarının en az yarısı kadın olan girişimleri desteklemeyi, 2026 yılına kadar topluma yönelik yapacağı farkındalık, eğitim ve finansal destek projeleriyle 100 bin kadına ulaşmayı hedefliyor. Bu hedeflere ek olarak teknoloji ve inovasyon alanında şirket içerisinde çalışan kadın oranını yüzde 30’a yükseltmeyi ve tüm bayi ağında ise 2 katına çıkarmayı taahhüt ediyor.

Neden Dış Ticaret Mesleğini Seçmeliyim ?

Sevgili Gençlerimizin mesleki anlamda hayatlarının rotasını çizmesine çok az zaman kaldı.

Herkesin aklında atılmak istediği bir meslek dalı belirginleşmeye başlamıştır.

Yaklaşık 17 yıldır bu mesleği keyifle icra eden biri olarak, dış ticaret mesleğini seçmek isteyen gençlerimize, mesleğin inceliklerini anlatmak ve bu meslek konusundaki farkındalıklarını arttırmak için faydalı olabilecek bir yazı kaleme almak istedim.

Üzerinde konuşulması gereken çok detaylı ve keyifli bir konu olmakla birlikte, yazımızda ana noktalara değinmiş olacağız.

Mesleğimiz birçok uzmanlık alanını içerisine alması nedeniyle kafalarda kavram kargaşası oluşturabilmektedir. Bize ihracatçı, ithalatçı, gümrükçü, mevzuatçı, lojistikçi dense de bizim mesleğimizin adı DIŞ TİCARET, bizler de DIŞ MESLEK ÇALIŞANLARIYIZ.

Dış Ticaret; ülkelerin birbirleriyle aralarında gerçekleştirdikleri hizmet ya da ürün alım satımına verilen genel isimdir. İthalat (satınalma), ihracat (pazarlama ve satış), lojistik, gümrük, mevzuat, operasyon gibi tüm alanları içerisine alır. Firmaların uygulama sistemlerine göre dış ticaret, uluslararası ticaret ve ihracat departmanı gibi başlıklar adı altında sınıflama yapılabilir.

Bir firmanın hem ihracatı (satış pazarlama) hem ithalatı (satınalma) varsa ve B2B satış yapıyorsa adı Dış Ticaret, sadece ihracat odaklı çalışıyorsa ve B2B pazarlama ve satış yapıyorsa ihracat, B2C satış yapıyorsa uluslararası ticaret departmanı adı altında departmanların konumlandırılması yapılmaktadır.

Dış ticaretçi; uluslararası piyasada ürün ve hizmetlerin satışına kadar olan tüm süreçleri planlayan, organize eden ve yöneten kişidir. Bu kişiler ürünlerin; pazarlama, satış, gümrük, mevzuat, operasyon ve lojistik dahil olmak üzere tüm süreçlerini koordine ederler ve bu konularda bilgi birikimine sahiptirler ve sahip olmalıdırlar.

Üniversitelerin Dış Ticaret Bölümünde Neler Öğreniyoruz?

Bölüm, üniversite puanıyla öğrenci alan 2 yıllık bir ön lisans programıdır. Dış ticaret taban puanları üniversiteden üniversiteye değişkenlik göstermektedir. Öğrenciler 2 yıl süren eğitimleri boyunca dış ticaret konularında bilgi sahibi olurlar. Bölümde başarılı olanlar ise ÖSYM tarafından düzenlenen Dikey Geçiş Sınavına (DGS) girerek 4 yıllık lisans programını tamamlayabilirler. Bununla birlikte, Üniversitelerin İşletme Bölümlerinde Dış Ticaret dersleri okutulduğundan İşetme Mezunları da bu mesleği seçebilirler.

Öğrenciler eğitim süreleri boyunca dış ticaret yönetimi hakkında bilgi sahibi olurlar. Bunun yanında bir takım temel dersleri de alırlar. İşletme, Ekonomi, Hukuk, Muhasebe, Uluslararası Pazarlama, Lojistik gibi konularda aldıkları eğitimler de mezun olduklarında iş hayatlarına katkı sağlamaktadır. Özellikle uluslararası lojistik ve gümrük mevzuatı konuları işin operasyonel boyutu açısından önem arz etmektedir. Diğer yandan bölüm öğrencileri eğitim süreleri boyunca dünya ekonomisi ve uluslararası pazarlama ve satış alanında da bilgi sahibi olurlar. Kendi alanlarında yapacakları staj ise hem bilgilerini pekiştirir hem de deneyim kazanmalarına yardımcı olur. Dersler okuldan okula değişiklik gösterse de genel olarak bu bölümde verilen dersler şu şekilde sıralanabilir:

  • Dış Ticarete Giriş
  • İthalat ve İhracat İşlemleri
  • Hukukun Temel Kavramları
  • Genel Muhasebe
  • Ticaret Hukuku
  • İşletme Fonksiyonları
  • Dünya Ekonomisi
  • Uluslararası Pazarlama
  • İktisada Giriş
  • Türk Dili
  • Yabancı Dil
  • Genel Matematik
  • Uluslararası Lojistik
  • Dış Ticarette Bilgisayar Uygulamaları
  • Atatürk İlkeleri ve Tarihi
  • Dış Ticaretin Finansmanı ve Teşviki
  • Gümrük Mevzuatı
  • Uluslararası Ticaret

Meslek çok yönlü öğrenme ve çalışma ortamı sunmaktadır. Yurtdışından farklı kültürden insanlarla ticari ve sosyal ilişkiler kurarak ticaret yapma fırsatını bize sunar. Bu nedenle bu mesleği icra eden kişilerin kültürel zekâları (CQ), duygusal zekâları (EQ), empati, iletişim yetenekleri güçlü olur ve olmalıdır. Yabancı dil bizim ayrıcalığımız değil mesleğimiz için gerekli bir ön koşuldur. Dış ticaret, yurtdışı pazarlama, satış ve satınalma faaliyetlerini kapsadığından, dış ticaretçilerin müzakere ve ikna konularında iyi olmaları ve kendilerini sürekli geliştirmeleri gerekir. Mesleğimiz dinamiktir ve her gün yeni şeyler öğrenmeyi ve takip etmeyi gerektirir. Özellikle her yaz tatilinde dış ticaret departmanlarında stajlarınızı düzenli olarak yapanlar, mesleğe atılırken daha donanımlı olarak başlayacaklardır.

Dış Ticaret Bölümü Mezunu Ne İş Yapar?

Mezunlar, şirketlerin dış ticaret departmanlarında, ithalat ve ihracat şirketlerinde, gümrük ve nakliye firmalarında, bankalarda, pazarlama ve satış departmanlarında çalışabilirler. İsteyenler ayrıca kendi iş yerlerini kurup ülkemizin ihracat potansiyelini artıracak ticari faaliyetlerde de bulunabilirler Dış ticaretle uğraşacak kişiler hem masa başında hem de sahada iyi olmalıdırlar. İşimizim büyük bir kısmı masa başında geçmekte bununla birlikte masa başındaki bilgilerimizi sahada kullanmaktayız. Bizler hem pazarlamacı hem satışçı hem de gümrükçü, mevzuatçı ve lojistikçiyiz. Her konuda kendimizi yetiştirmeli ve güncel bilgileri takip etmeliyiz. Kendi mevzuatlarımız yanında ülkelerin mevzuatlarını da çok iyi bilmeli ve Devlet desteklerini çok sıkı takip etmeliyiz.

Unutmayın, ülkeler arası sınırlar kalkmadığı sürece bizim mesleğimiz her zaman var olacaktır. Biz Dünyayı yönetiyoruz ve yönetirken de Dünyayı keşfediyoruz. Mesleğimiz gerçekten kıymetli ve özel bir meslek, her gün hem keşfediyoruz hem de yeni şeyler öğrenerek farkındalığımızı ve bilgi birikimimizi daha da arttırıyoruz. Ülkemizin ihracat rakamları açıklandığında sizin de o rakamlarda payınızın olduğunu bilmek gerçekten çok gurur verici ve motive edici oluyor.

Dış ticaret çok keyifli aynı zamanda emek, zaman ve sabır gerektiren çok yönlü bir meslektir. Ticarette dürüstlük ve çok çalışmak her zaman temel rotanız olsun, hiçbir zaman zorluklardan korkmayın, hata yaptığınızda ya da başaramadığınızda motivasyonunuz düşmesin, tekrar başa sarıp daha nasıl iyi yapabilirim? üzerine odaklanın…

Dürüst olmak cesaretini gösteren kimse, hiçbir zaman yalan söylemek ihtiyacını duymaz. (George Herbert)

Bilginin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak şarttır. (Balzac)

Başarı bir yolculuktur, bir varış noktası değil. (Henry David)

Hayattaki yarışınız her zaman kendinizle olsun, mükemmellik yoktur mükemmelliğe yolculuk vardır. Her gün bir önceki günden nasıl farklı olabilirim? kendime ve çalıştığım kuruma nasıl farklı değerler katabilirim? düşüncesi ile yolunuza devam etmenizi tavsiye ederim.

Yolu bu meslekten geçecek ve mesleğe gönül verecek olan gençlerimize faydalı olması dileklerimle, başarılar dilerim.

 

Ayten NAYİR

EMES A.Ş. Yurtdışı Satış ve Pazarlama Sorumlusu

EKOTEK Buhar Kazanı Satışı

Ekotek ısı Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti. 1999 yılında kurulmuş (hvac) alanında faaliyet göstermektedir. 2004 yılından beridir, endüstriyel buhar kazanları, kızgın yağ kazanları ve sıcak su kazanları üretip, ihraç etmektedir.

Endüstriyel buhar kazanlarında, kızgın yağ ısıtıcılarında ve sıcak su kazanlarında üreticiniz ve rehberiniz olarak;

Fabrikalarınızın ihtiyacı buhar, kızgın yağ, sıcak su kazanlarını projelerin dahilinde üretiyor ve ihraç ediyoruz.

“Her zaman Ekotek Isı Teknolojisi, kazananlarının tercihiyiz”

Sıvı/Gaz Yakıtla Çalışan Buhar Kazanları

FIRTINA SERİSİ

  • 175 kg/h-32.000 kg/h buhar üretim kapasitesi
  • 3 – 16 bar arasında çalışma basıncı

 

 

Katı (kömür, pelet, odun) Yakıtla Çalışan Buhar Kazanları

GADDAR SERİSİ

  • 160 kg/h-5.600 kg/h buhar üretim kapasitesi
  • 3 – 16 bar arasında çalışma basıncı

 

Daha Fazla Ürün ve Bilgi İçin:
www.ekotekkazan.com.tr
satis@ekotekkazan.com.tr
+90 256 231 15 95

Doğrudan satınalma yöneticilerine, girişimcilere ve karar alıcı üst düzey yöneticilerine ulaşın.

  • 1 Adet Satış İlan Girişi – Satınalma Dergisi (satinalmadergisi.com)
    adresine girerek kolaylıkla SATICI olabilir ve satış yapabilirsiniz.
  • Bir adet satış ilan girişi 250 TLdir. B2B pazar erişim fırsatını kaçırmayın.
  • Sizler de endüstriyel ürün ve hizmetlerinizin kurumsal pazarda satışını yapmak isterseniz bizimle iletişime geçin.
  • ticaret@satinalmadergisi.com

İş Başvurularında Neler İstenir ?

İş arayışında olan değerli lisans mezunu gençler,

Makine imalat sektöründe işe alımlarda sizden istenilen özellikleri ve sizlerin nasıl hazırlanmanız gerektiğini derlediğim bu yazımın faydalı olacağını ve size yön göstereceğini tahmin ediyorum.

Kariyer planlarınıza ve hayallerinize uygun, sevdiğiniz ve isteğiniz bir işe girmek istediğinizi biliyorum. İş başvurularınızı direkt firmaya CV bırakarak, kariyer sitelerine üye olarak, sosyal platformlar aracılığı ile veya arkadaş çevrenizi harekete geçirerek yaptığınızı tahmin ediyorum.

Ancak yeterliliklerinizin farkına varmak ve kendinizi asgari düzeyde geliştirmek zorundasınız. Üniversiteden mezun olmak size temel eğitimi kazandırsa da daha çok yol almanız gerektiğinin bilincinde olmalısınız. Firmalar genelde tecrübeli, bazı temel bilgisayar programlarını kullanabilen, yabancı dil bilgisi olan eleman ararlar. Yetiştirmek üzere eleman alan çok az yer vardır ve genelde firmalar yetiştirmeyi riskli görürler.

Şunu baştan belirtmem gerekir ki nereden mezun olursanız olun kendi mezun olduğunuz alanla ilgili İdari işler, satınalma ve satış elemanı için başvuru yapabilirsiniz. Firmalar genellikle satınalma ve satış personellerini kendi imalat ve üretim alanlarından mezun kişiler arasından seçerler. Eğer kendinizi bu iki alanda yetenekli görüyorsanız kurslara katılarak temel eğitimini almanızı tavsiye ederim. Bu iki alandaki eğitiminiz başvuru yapacağınız firma sayısını otomatikman artıracaktır. Örneğin bir kimya fabrikası satış ve satınalma elemanını Kimya Mühendisi veya kimyagerler arasından seçmek ister genelde. İdari İşler de ilgi duyan her mezun tarafından üstlenilebilecek bir görevdir.

Şimdi gelelim iş ilanlarındaki firmaların istemiş olduğu özeliklere:

  1. Tam Zamanlı Çalışma : Firmalar genelde hafta içi günlerde, belirli saat aralıklarında tam zamanlı çalışması için eleman arayışındadırlar. Bazı firmalar buna Cumartesi gününü de katabilirler. İş yoğunluğuna göre sizden gerektiğinde fazla mesai yapmanızı da isteyebilirler. Dileyen arkadaşımız vardiyalı çalışmayı da tercih edebilir.
  2. Tecrübe : Firmalar genelde tecrübeli eleman isterler. Onlar için yetiştirmek üzere eleman almak çoğu zaman risklidir. O yüzden çalışma hayatınızın ilk yıllarında ücretine ve çalışma şartlarına fazla bakmadan bulduğunuz ilk iş yerine girmeye çalışın. Birkaç yıl tecrübe kazanırken bir yandan da daha iyi şartlarda iş aramaya devam edebilirsiniz. Veya çalıştığınız firmada şartlarınızı iyileştirip devam etme seçeneğini değ Firmalar zaten sizi beğenirlerse sizinle çalışmaya devam etmek isteyecek ve tecrübe kazandıkça size sundukları şartları iyileştirme yoluna gideceklerdir.
  3. Departman : Çalışacağınız departmanı başvuru sırasında dikkatli okumanızı tavsiye ederim. Firma aynı okuldan mezun olan kişileri farklı departmanlarda değerlendirmek isteyebilir. Örneğin makine mühendisi alacaksa onu imalatın içinde de görevlendirebilir, proje ofisinde de, ar-ge departmanında da. Bir mühendis için aynı firmada çalışılacak birçok farklı departman olabilir.
  4. Mezun Olunan Okul ve Bölüm : Firmalar aynı iş için birkaç değişik okuldan mezun olan eleman arayabilirler. Birkaç farklı fakülte veya bölümden eleman aramak suretiyle başvuru sayısını artırmayı amaçlarlar.
  5. Bilgisayar Programları : Neredeyse her işi ilanında çeşitli bilgisayar programlarının adı sıkça geçer. Temel olarak mutlaka Windows ve Office programlarını bilmelisiniz. Bunların dışında çizim, ERP gibi özel bazı programları bilmeniz istenebilir. O yüzden mutlaka kursa giderek, arkadaşlarınızdan veya internette online kurslar aracılığı ile portföyünüze birkaç program eklemelisiniz. Bu arada yazılım dili bilinmesini isteyen firmalar da karşınıza çıkabilir.
  6. Yabancı Dil : Firmalar genelde en az bir yabancı dilin orta seviyede bilinmesini isterler. Bunun yanı sıra ileri düzey yabancı dil bilgisi ve ikinci bir yabancı dil isteyeneler de vardır. Bu yüzden okuldan aldığınız eğitime ek olarak çeşitli kurslar aracılığı ile en az bir yabancı dil bilmeniz, özellikle de teknik dile hakim olmanız elzemdir. Yani projelerdeki dile ve literatüre hakim olmanız gerekir. Mesleğinizle ilgili gelişmeleri takip edebilmeniz için de yabancı dil bilgisi artık olmazsa olmazlar arasına girmiş Eğer yurtdışı satış yani ihracat yapan bir firma ise mutlaka ileri düzeyde yabancı dil ister… Hatta sınav puanı isteyenler bile vardır. (IELTS, TOEFL, YDS vb.)

Önemli Tüyolar:

İş aramanın ve iyi bir işe girmenin temelleri daha okuldayken atılmalıdır. Okula giderken sosyal ve gönüllü aktivitelere katılmak, iyi bir arkadaş çevresi edinmek, branşı ile ilgili toplantı ve seminerlere katılmak, fuarları takip etmek, iyi bir firmada staj yapmak çok önemlidir. Bazı kimseler staj yaptıkları yerde kariyerlerine devam etme şansı yakalayabilirler.

Öte yandan tatillerde mesleğini öğrenmek amaçlı kısa süreli işlerde çalışmak, çok kitap okumak, kendini geliştirmek, mesleği ile ilgili literatürü takip etmek gerekir.

İş başvurusu yaptığınız ve özelikle de mülakata çağrıldığınız firmaları mülakata gitmeden önde mutlaka iyice araştırınız. Başvuru yaptığınız departman hakkında bilgi toplayınız. Kendinizden emin bir görüntü çizmek için bu faydalı olacaktır.

Giyiminize ve görünümünüze dikkat etmeye çalışınız. Çalışırken iş pozisyonunuza göre önemi değişen bu durum iş görüşmelerinde zorunluluktur.

“İnsanlar kıyafetleriyle karşılanır, İlmiyle ağırlanır, ahlakıyla uğurlanır.” (Hz. Mevlana)

Ekstra size fayda sağlayacak beceriler ve özellikler:

Referans olabilecek kişilerle iletişim kurmak

Sürücü belgesi sahibi olmak ve aktif araç kullanabilmek

Yurtiçi ve dışı seyahat engeli bulunmamak

Esnek çalışma saatlerine uyum sağlayabilmek

Arşivleme, dosyalama ve raporlama yapabilmek

Malzeme bilgisine sahip olmak

Çeşitli kurslardan sertifikalar almak

Proje okuyabilmek

Bilgisayar başında olduğu gibi sahada da aktif görev alabilmek

Ölçüm aletlerini kullanabilmek

Takım çalışmasına yatkın olmak

Stresini yönetebilmek

Erkek adaylar için askerlik görevini yapmış olmak

İşyerinin servis güzergahlarına yakın ikamet etmek

Temel Olarak Herkesin Alması Faydalı Eğitimler ve Sahip Olması Gereken Sertifikalar:

Temel Ön Muhasebe

Satış ve Pazarlama

Satınalma

İş Sağlığı ve Güvenliği

Sürüş Teknikleri

Temel Bilgisayar Eğitimi (Özellikle Excel)

ERP ve SAP Temel Eğitimi

Arkadaşlar, gördüğünüz gibi iş aramak ve bulmak hayli zor. Her iş başvurunuza yüzlerce adayın başvurduğunu, her gittiğiniz mülakattan çıkışta sırada bekleyen arkadaşlarınızı fark etmişsinizdir. O yüzden sizi her zaman bir adım öne çıkaracak hamleleri mutlaka yapmalısınız. Diğer adaylardan kişilik, eğitim ve yetenek konusunda farklılıklarınızı ortaya koyabilmelisiniz. Günümüzde artık sadece üniversiteden mezun olmak yeterli olmamaktadır.

Bazı durumlarda firma sizi seçerken bazan da siz firmayı elemek zorunda kalabilirsiniz. İş arayışınız sırasında kurumsallıktan çok uzak, kanunlarda belirtilen hususların dışında işler isteyen, yasa dışı işler yapmanızı bekleyen, çok ağır şartlar taşıyan sözleşme ve senet imzalatmaya çalışan, ırk, cinsiyet, renk, ulusal veya sosyal köken, etnik köken, din, yaş, maluliyet gibi ayrımcılık gözeten işyerlerini kesinlikle tercih etmeyiniz. Size iyi fırsatlar ve imkanlar sunabilen, demokratik çalışma ortamı sağlayabilen, gelecekte yükselme imkanı bulabileceğiniz işyerlerini tercih etmeye çalışınız.

Yolunuz açık olsun.

Cavit SOY

Cisco’dan 12 Ülkeyi Kapsayan Araştırma: İş Hayatında En Kritik Öncelik: Sürdürülebilirlik

Cisco’nun IDC ile birlikte 12 ülkede yaptığı araştırmaya göre, teknoloji profesyonellerinin %63’ü sürdürülebilirliği “son derece önemli bir iş önceliği” olarak görüyor. Araştırmaya göre bilgi teknolojileri, kurumların yüzde 22’sinde sürdürülebilirlik hedeflerine doğru ilerlemede öncü bir rol üstlendi. Bu oran 2021’de yüzde 13 düzeyindeydi.

Köklü sürdürülebilirlik politikaları ve zorunlulukları, yenilenebilir enerjiye yapılan yoğun yatırımlar ve jeopolitik faktörler, günümüz dünyasında sürdürülebilirliği kuruluşlar için en önemli iş konusu haline getirmiş durumda. Dünya çapındaki kuruluşlar ESG (çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim) planlarını hayata geçirmeye odaklanırken, Cisco ve pazar araştırma şirketi IDC “Sürdürülebilirliğin Sağlanmasında Teknolojinin Rolü: BT (bilgi teknolojileri) Profesyonelleri Küresel Araştırması” başlıklı bir çalışma gerçekleştirdi. Sürdürülebilirlik başarısını etkileyen teknoloji trendlerini anlamayı amaçlayan araştırma, 12 ülkede 1.244 BT uzmanıyla yapıldı ve çeşitli sektörlerdeki BT uzmanlarıyla derinlemesine görüşmeler yürütüldü.

Araştırma sonuçlarına göre dünya çapındaki teknoloji profesyonellerinin %63’ü sürdürülebilirliğin artık çok veya son derece önemli bir iş önceliği olduğuna inanıyor.

Cisco Orta Doğu ve Afrika Başkan Yardımcısı Reem Asaad araştırmanın sonuçlarıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Günümüz dünyasında sürdürülebilirlik kritik bir iş zorunluluğu haline gelmiştir. Müşteriler ve yatırımcılardan çalışanlara kadar birçok kilit paydaş bunu talep ediyor. İşletmelerin; bağlılık, uygulama kabiliyeti ve kaynak mevcudiyetini hızlandırarak, mensubu oldukları bölgenin sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemede çok önemli bir rol oynayabileceğine inanıyoruz. Cisco’nun temel önceliklerinden biri, müşterilerimizin iş etkilerini ve sürdürülebilirlik sonuçlarını artırmada teknolojinin gücünden yararlanmalarına destek olmaktır.”

Çalışmada Öne Çıkan, Yol Gösterici 5 Tespit ise Şöyle: 

  • Sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen öncelikli faktör: Bilgi teknolojileri
    Sürdürülebilirlik, kurum genelinde ortak katkıların sağlandığı bir ekip çalışması olmalıdır. Dijitalleşme ve inovasyon konusundaki uzmanlığı göz önüne alındığında BT, sürdürülebilirliğin tüm iş operasyonlarına entegre edilmesini sağlarken kritik teknolojilerin yatırımlarını ve uygulamalarını yönlendirmede benzersiz bir rol oynayabilir. Bunu kavrayan ve BT’yi yeni yollarla güçlendiren kuruluşların sayısı giderek artıyor.

Rapora göre BT, 2022’de kurumların yüzde 22’sinde stratejinin oluşturulmasında ve sürdürülebilirlik hedeflerine doğru ilerlemede öncü bir rol üstlendi. Bu oran 2021’de yüzde 13’tü. Bu, yükseliş eğilimine işaret ediyor ancak iyileştirme için hâlâ önemli bir alanın mevcudiyetini de gösteriyor.

  • Uyumluluktan iş sonuçlarına geçiş

IDC InfoBrief, önceliklerin sadece kurallara uymaktan, sürdürülebilirliği stratejik bir avantaj olarak kullanmaya doğru evrildiğini ortaya koyuyor. 2021’de sürdürülebilirlikle ilgili en önemli faktörler arasında üst yönetimden gelen zorunluluklar (yüzde 40), yasal gereklilikler (yüzde 37) ve itibar riski (yüzde 28) yer alıyordu.
Ancak 2022’de öncelikler iş sonuçlarına doğru kaymış durumda. Operasyonel verimliliğin artırılması (yüzde 43) en önemli itici güç olurken, bunu rekabetçi farklılaşma (yüzde 40), inovasyon (yüzde 39) ve gelir artışı (yüzde 37) takip ediyor.

  • Bir veri stratejisi geliştirmek

Sürdürülebilirlik performansını etkin bir şekilde yönetmek ve takip etmek için gereken verileri bir araya getirmek, ankete katılan şirketlerin yüzde 54’ü için en büyük operasyonel zorluk olarak ortaya çıktı. Ancak bu aynı zamanda sürdürülebilirlik başarısı için kilit bir özellik.

Araştırmada “sürdürülebilirlik öncüleri” olarak nitelendirilen, yani sürdürülebilirlik konusunda en olgun olarak değerlendirilen şirketlerin yüzde 43’ü, kapsamlı bir veri yönetimi stratejisi geliştirmiş ve uygulamaya koymuş durumda. “Sürdürülebilirliğe yeni başlayanların” ise yalnızca yüzde 30’u bunu yapmış.

  • Net KPI’ların (temel performans göstergesi) oluşturulması

Sürdürülebilirlik öncüleri, sürdürülebilirlik hedeflerine yönelik performans ve ilerlemeyi ölçme becerileriyle de öne çıkmaktadır. Bu kuruluşlar, sürdürülebilirlik için temel performans göstergelerini ölçen ve izleyen gösterge panoları uygulayarak neyin işe yaradığına ve neyin iyileştirilmesi gerektiğine dair kesin bir resim oluşturmaktadır. Bunlar, diğer birçok ölçütün yanı sıra enerji yönetimi, karbonsuzlaştırma veya sürdürülebilirlik alanındaki iş etkileri ile ilgili hedefler olabilir. Ve hızla gelişen, yüksek düzeyde düzenlemeye tabi ortamlarda, birçoğu kendi ölçütlerini sektör kıyaslamalarına göre ölçmektedir.

  • Güvenilir teknoloji tedarikçisi gerekliliği

Sürdürülebilir BT altyapısına yapılan yatırımlar enerji tasarrufu, operasyonel verimlilik ve atıkların azaltılması gibi önemli iş sonuçlarını beraberinde getirir. BT liderleri bu teknolojilerin seçilmesi, satın alınması, uygulanması ve yönetilmesinde öncü rol üstlenmelidir. Ancak BT bunu tek başına yapamaz. Sürdürülebilirlik hedefleriyle yakından uyumlu, güvenilir bir teknoloji tedarikçisi şarttır.

Hatalı Yaklaşık Maliyetin İhale Değerlendirmesine Etkisi ?

İtirazen Şikayet Konusu; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, idarece hesaplanan yaklaşık maliyetin Sözleşme Tasarısı’nda yer alan çalıştırılacak personelin ücretlerine ilişkin düzenlemeler göz ardı edilerek hazırlandığı, Sözleşme Tasarısı’nın “Diğer Hususlar” başlıklı 33’üncü maddesinde ihale konusu işte çalıştırılması öngörülen personele ödenmesi gereken asgari bedellerin belirtildiği, idarenin bu düzenlemeyi dikkate alarak saatlik asgari ücret üzerinden işçilik gideri hesaplaması gerekirken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan rayiçleri kullanarak işçilik gideri hesaplaması yaptığı, yapılan eksik hesaplamanın hayatın olağan akışı çerçevesinde göz ardı edilemeyecek derecede olduğu, yaklaşık maliyetin ihale tarihinden sonra düzeltilmesinin ihale mevzuatı açısından mümkün olmaması nedeniyle ihalenin iptal edilmesi gerektiği, yaklaşık maliyetin, ihale dokümanında yer alan işçilik hesaplamaları dikkate alınarak hesaplanması durumunda, yeni hesaplanan yaklaşık maliyetin, idarenin bu iş için ayırmış olduğu ödeneğin üstünde olacağı, dolayısıyla yaklaşık maliyetin yeniden hesaplanması durumunda, idarenin mevzuata aykırı olarak ödeneği bulunmayan bir iş için ihaleye çıkmış olacağı iddialarına yer verilmiştir

27.04.2023 tarihli ve 2023/UY.I-669 sayılı Kamu İhale Kurulu kararına göre;

Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde “…f) Yaklaşık maliyet: İhale onay belgesi düzenlenmeden önce idarece her türlü fiyat araştırması yapılarak, katma değer vergisi (KDV) hariç olmak üzere hesaplanan ve dayanakları ile birlikte bir hesap cetvelinde gösterilen, ihale konusu işin öngörülen bedelini…” hükmü,

Anılan Yönetmelik’in “Yaklaşık maliyete ilişkin ilkeler” başlıklı 8’inci maddesinde “(1) İdare tarafından, ihale onay belgesi düzenlenmeden önce, bu Yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre miktar tespiti ve fiyat araştırması yapılmak suretiyle ihale konusu işin KDV hariç yaklaşık maliyeti hesaplanır ve dayanakları ile birlikte bir hesap cetvelinde gösterilir.

… (4) İhale konusu işin bünyesine girecek veya yardımcı olarak kullanılacak malzeme, araç, teçhizat, makine ve ekipman gibi unsurların idare tarafından verilmesi durumunda; yaklaşık maliyet, bu unsurların bedeli hariç tutularak hesaplanır ve bu unsurların listesi yaklaşık maliyet hesap cetvelinin ekine konulur.

(5) İhale komisyonu tarafından yaklaşık maliyet teklif fiyatları ile birlikte açıklanır. Bu aşamadan önce yaklaşık maliyet açıklanamaz ve ilan edilemez. Pazarlık usulü ile yapılan ihalede ise yaklaşık maliyet, son yazılı teklifler ile birlikte açıklanır

(6) Yaklaşık maliyetin idarelerce hesaplanması esastır. Ancak, işin özelliğinden dolayı, idarelerce hazırlanmasının mümkün olmaması sebebiyle teknik şartnamenin danışmanlık hizmeti alınarak hazırlatılması durumunda, yaklaşık maliyet de bu kapsamda hesaplatılabilir.” hükmü,

Aynı Yönetmelik’in “Yaklaşık maliyetin hesaplanmasına esas miktarların tespiti” başlıklı 9’uncu maddesinde “(1) Yaklaşık maliyet hesabına esas miktarların tespiti için öncelikle aşağıda yer alan çalışmaların yapılması gereklidir:

a) Arazi ve zemin etüdünün yapılması; uygulama projesi üzerinden anahtar teslimi götürü bedel teklif almak suretiyle ihale edilecek işlerde arazi ve zemin etüt çalışmalarının; ön ve/veya kesin proje üzerinden birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilecek işlerde ise, mümkün olan arazi ve zemin etüt çalışmalarının yapılmış olması zorunludur.

b) Proje zorunluluğu; bina işlerinde uygulama projesi, diğer işlerin uygulama projesi yapılabilen kısımları için uygulama projesi, yapılamayan kısımları için kesin proje; doğal afetler nedeniyle uygulama projesi yapılması için yeterli süre bulunmayan işler ile ihale konusu işin özgün nitelikte ve karmaşık olması nedeniyle teknik ve malî özelliklerinin gerekli olan netlikte belirlenemediği durumlarda ise ön ve/veya kesin projenin hazırlanması ve yaklaşık maliyetin söz konusu projelere dayanılarak hesaplanması gerekir.

c) Mahal listesi hazırlanması; ön, kesin veya uygulama projelerine dayalı olarak, işin bünyesindeki imalat kalemlerinin adını ve yapılacağı yerleri gösteren ve yaklaşık maliyetin hazırlanmasına esas teşkil eden mahal listeleri hazırlanır.

ç) Metraj listelerinin hazırlanması; ihale konusu işe ait proje ve mahal listelerindeki ölçü ve tariflere göre işin bünyesine giren imalatların hangi kısımda ve ne miktarda yapılacağının belirlenmesi amacıyla; anahtar teslimi götürü bedel teklif almak suretiyle ihale edilecek işlerde iş kalemi ve/veya iş grubu, birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilecek işlerde ise iş kalemi şeklinde metraj listeleri düzenlenir.

d) Birim fiyat ve imalat tariflerinin hazırlanması; Ön ve/veya kesin projeye dayalı olarak birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilecek işlerde, idareler, iş kaleminin adını, yapım şartlarını, ölçü yeri ve şeklini, birimini, birim fiyata dahil ve hariç unsurları ihtilafa meydan vermeyecek biçimde teknik olarak açıklayan birim fiyat tarifleri hazırlar.

e) Anahtar teslimi götürü bedel işlerde; uygulama projeleri ve mahal listelerine dayalı olarak imalat iş kalemleri veya iş gruplarının teknik tarif ve özellikleri belirlenir.” hükmü,

Aynı Yönetmelik’in “Yaklaşık maliyet hesabına esas fiyat ve rayiçlerin tespiti” başlıklı 10’uncu maddesinde “(1) İdarelerce, ihale konusu işin yaklaşık maliyetine ilişkin fiyat ve rayiçlerin tespitinde;

a) İhaleyi yapan idarenin daha önce gerçekleştirdiği, ihale konusu işe benzer nitelikteki işlerin sözleşmelerinde ortaya çıkan fiyatlar,

b) Kamu kurum ve kuruluşlarınca belirlenerek yayımlanmış birim fiyat ve rayiçler,

c) İlgili meslek odaları, üniversiteler veya benzeri kuruluşlarca belirlenerek yayımlanmış fiyat ve rayiçler,

ç) Yüklenici veya alt yüklenici olarak faaliyet gösteren, konusunda deneyimli kişi ve kuruluşlardan alınacak, ihale konusu işe benzer nitelikteki işlere ilişkin maliyetler,

d) İdarenin piyasa araştırmasına dayalı rayiç ve fiyat tespitleri, esas alınır.

(2) İdareler, yaklaşık maliyete ilişkin fiyat ve rayiçlerin tespitinde (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen fiyat ve rayiçlerin birini, birkaçını veya tamamını herhangi bir öncelik sırası olmaksızın kullanabilirler.

(3) İşin bütünü, iş grubu, iş kalemi ve malzeme rayici bazında yapılacak piyasa araştırmasına dayalı fiyat tespitlerinde; iş, imalat ve/veya malzemenin yapımcılarından, üreticilerinden, ana bayilerinden, toptancılarından, yetkili satıcılarından ve satıcılarından fiyatlar veya proforma faturalar alınmak ve gerekli karşılaştırmalar yapılmak suretiyle uygun fiyatlar belirlenir. Tereddüt edilen fiyatların gerçek piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı hususu Ticaret ve/veya Sanayi Odalarından alınacak yazılı rayiçlerle netleştirilir.

(4) Fiyat araştırması için yapılan çalışmalarda fiyat sorulacak kişi ve kuruluşlara yazılan yazıda fiyatı tespit edilecek iş grubu, iş kalemi veya malzemenin ayrıntılı özellikleri ve standardına yer verilir, fiyat istenecek kişi ve kuruluşlara aynı koşulları taşıyan yazılarla başvurulur ve fiyatlar Katma Değer Vergisi hariç istenir. İstenen özellikleri taşımayan fiyat bildirimleri ve proforma faturaları dikkate alınmaz.” hükmü,

Aynı Yönetmelik’in “Yaklaşık maliyetin hesaplanması ve güncellenmesi” başlıklı 11’inci maddesinde “(1) İş kalemi ve/veya iş grubu şeklinde tespit edilen imalat miktarlarının, Yönetmeliğin 10 uncu maddesine göre belirlenen ve yüklenici karı ve genel gider ihtiva etmeyen fiyatlarla çarpımı sonucu bulunan tutar KDV hariç olarak hesaplanır ve bulunan bu tutara % 25 oranında yüklenici kar ve genel gider karşılığı eklenmek suretiyle yaklaşık maliyet tespit edilir.

(2) Yaklaşık maliyetin hesaplanmasına ilişkin hesap cetveli ve icmal tablosu hazırlayanlarca imzalanmak suretiyle ihale onay belgesine eklenir.

(3) Yaklaşık maliyet, güncelliğini kaybetmesi halinde, ilk ilan veya davet tarihine kadar güncellenir.” hükmü yer almaktadır.

Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Yaklaşık maliyetin üzerindeki teklifler” başlıklı 16.3’üncü maddesinde “16.3.1. Yaklaşık maliyetin üzerindeki tekliflerin kabul edilip edilemeyeceği hususunda tereddütler olduğu anlaşılmaktadır.

İhale komisyonu;

a) Yaklaşık maliyet hesaplanırken değerlendirilmeyen herhangi bir husus olup olmadığını,

b) Yaklaşık maliyet güncellenerek tespit edilmişse, güncellemenin doğru yapılıp yapılmadığını,

c) Verilen teklif fiyatlarının piyasa rayiç fiyatlarını yansıtıp yansıtmadığını,

Sorgulayarak verilen teklifleri yaklaşık maliyete göre mukayese eder ve bütçe ödeneklerini de göz önünde bulundurarak, teklif fiyatlarını uygun bulması halinde ekonomik açıdan en avantajlı teklifi ve varsa ikinci teklifi belirlemek veya verilen teklif fiyatlarını uygun bulmaması halinde ihalenin iptaline karar vermek hususunda takdir yetkisine sahiptir.

16.3.2. Yaklaşık maliyetin üzerinde olmakla birlikte teklifin kabul edilebilir nitelikte görülmesi halinde idarenin ek ödeneğinin bulunması veya ilgili mali mevzuatı gereği ödenek aktarımının mümkün olması durumlarında teklifler kamu yararı ve hizmet gerekleri de dikkate alınarak kabul edilebilir. Bu durumda sorumluluk idareye aittir…” açıklaması yer almaktadır.

İdari Şartname’nin “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde “2.1. İhale konusu işin/alımın;

a) Adı: 2023 Yılı Asya Abone İşleri Daire Başkanlığı Pendik, Kartal, Maltepe, Tuzla İlçeleri İçmesuyu ve Atıksu Hatları Yapım, Bakım ve Onarım İşi

b) Türü: Yapım işleri

c) İlgili Uygulama Yönetmeliği: Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği

ç) Yatırım proje no’su (yapım işlerinde): K-8804

d) Kodu:

e) Miktarı: 11.600,00 metre Ø300-Ø600 mm çapları arasında Entegre Contalı Muflu Beton Boru Döşenmesi 23.200,00 metre Ø200 mm Entegre Contalı Muflu Beton Boru ile Parsel Bağlantısı Yapılması 8.960,00 metre Ø100-Ø300 mm çapları arasında Fontdüktil Boru Döşenmesi 47.500,00 metre Şube Yolu Yapımı veya Onarımı 22.500 adet Şube Yolu Onarımı 22.700 adet Tıkalı Rabıt Açılması 4.500 adet Tıkalı Kanal Açılması 220.000,00 metreküp Vidanjör Çekimi Ayrıntılı bilgi idari şartnamenin ekinde yer almaktadır.

f) İşin yapılacağı/malın teslim edileceği yer: İstanbul ili, Pendik, Kartal, Maltepe ve Tuzla İlçeleri” düzenlemesi,

Anılan Şartname’nin “Teklif fiyata dahil olan giderler” başlıklı 25’inci maddesinde “25.1. İsteklinin sözleşmenin uygulanması sırasında ilgili mevzuat gereğince ödeyeceği her türlü vergi, resim, harç, yapı kullanım izin belgesi giderleri ve benzeri giderler ile ulaşım, nakliye ve her türlü sigorta giderleri teklif fiyatına dahildir.

25.2. 25.1. maddesinde yer alan gider kalemlerinde artış olması ya da benzeri yeni gider kalemlerinin oluşması hallerinde, teklif edilen fiyatın bu tür artış ya da farkları karşılayacak payı içerdiği kabul edilir. Yüklenici, bu artış ve farkları ileri sürerek herhangi bir hak talebinde bulunamaz.

25.3. Bu madde boş bırakılmıştır.

25.4. Sözleşme konusu işin bedelinin ödenmesi aşamasında doğacak Katma Değer Vergisi (KDV), ilgili mevzuatı çerçevesinde İdare tarafından yükleniciye ayrıca ödenir.

25.5. Bu madde boş bırakılmıştır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Sözleşme Tasarısı’nın “Diğer hususlar” başlıklı 33’üncü maddesinde “…33.3. Yüklenicinin iş kapsamında çalıştıracağı personellerle ilgili hususlar

33.3.1. Yüklenicinin iş kapsamında çalıştıracağı personellerin ücretleri, pozisyonlarına bağlı olarak aşağıda ki tabloda belirtilen tutarlardan az olmayacaktır. Belirlenen ücretlerden az olmayacak şekilde çalışanların ücret almaları yüklenici tarafından sağlanması zorunludur. İdare, personellerin belirlenen tutarlardan az olmayacak şekilde ücret alıp almadıklarının denetimini işyerine ait SGK hizmet listesi üzerinden yapacaktır.

Personel Ücretleri (SGK Hizmet Listesinde Belirlenen Ücret); 1- Atık su Borucu Ustası Güncel Brüt Asgari Ücretin En Az %100 Fazlası 2- Atık su Hattı Borucu Usta Yardımcısı Güncel Brüt Asgari Ücretin En Az %80 Fazlası 3- İçme suyu Hattı Borucu Ustası Güncel Brüt Asgari Ücretin En Az %90 Fazlası 4- İçme suyu Hattı Borucu Usta Yardımcısı Güncel Brüt Asgari Ücretin En Az %70 Fazlası 5- Makine Operatörü Güncel Brüt Asgari Ücretin En Az %100 Fazlası 6- Şoför Güncel Brüt Asgari Ücretin En Az %70 Fazlası 7- Erbab İşçi Güncel Brüt Asgari Ücretin En Az %70 Fazlası 8- Düz İşçi Güncel Brüt Asgari Ücretin En Az %55 Fazlası 9- Tekniker Güncel Brüt Asgari Ücretin En Az %110 Fazlası 10- Mühendis Güncel Brüt Asgari Ücretin En Az %160 Fazlası

33.3.2. Yüklenici firma, yukarıda pozisyonları belirtilen personel dışında kalan ve işin sürdürülebilirliği için çalıştırılması gerekli olan her türlü personelin (şantiye elemanı, santral görevlisi vb.) ücreti Güncel Brüt Asgari Ücretin %55 Fazlasından az olmayacaktır.

33.3.3. Yüklenici çalıştıracağı her bir çalışan için yapılacak Belirli Süreli İş Sözleşmesi ile işe giriş çıkış bildirgelerini İdareye sunmak zorundadır.

33.3.4. Yüklenici tarafından sözleşme ekinde yer alan İSKİ Ekipman Kılavuzunda belirlenen tanımlamalara uygun iş kıyafetlerinin temin edilerek işyerinde çalışan tüm personel tarafından kullandırılmasının sağlanması zorunludur. Aksi takdirde uygun iş kıyafeti giymeyen her personel için günlük 30,00-TL/Gün ceza müteakiben düzenlenecek ilk hak edişten kesilecektir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; ihaleler yapılmadan önce idarelerce her türlü fiyat araştırması yapılarak katma değer vergisi hariç olmak üzere yaklaşık maliyetin belirleneceği, birim fiyat teklif alınmak suretiyle ihale edilecek işlerde, iş kalemi şeklinde metraj listelerinin düzenleneceği ve birim fiyat tariflerinin hazırlanacağı, idarelerce ihale konusu işin yaklaşık maliyetine ilişkin fiyat ve rayiçlerin tespitinde idarenin daha önce gerçekleştirdiği ihale konusu işe benzer nitelikteki işlerin sözleşmelerinde ortaya çıkan fiyatların, kamu kurum ve kuruluşlarınca belirlenerek yayımlanan birim fiyat ve rayiçlerin, ilgili meslek odaları, üniversiteler veya benzer kuruluşlarca belirlenerek yayımlanan fiyat ve rayiçlerin, konusunda deneyimli kişi ve kuruluşlardan alınacak ihale konusu işe benzer nitelikteki işlerin maliyetlerinin ve idarenin piyasa araştırmasına dayalı rayiç ve fiyat tespitlerinin esas alınacağı, bu fiyat ve rayiçlerden birini, birkaçını veya tamamını kullanırken idarelerin öncelik sıralamasına tabi olmayacağı, piyasa araştırmasına dayalı fiyat tespitlerinde yapımcı, üretici ve ana bayi toptancıları ile yetkili satıcılarından ve satıcılarından fiyat ve proforma fatura alınmak suretiyle fiyat belirlemesi yapılacağı, fiyatların Katma Değer Vergisi hariç isteneceği, imalat miktarlarının yüklenici karı ve genel gider ihtiva etmeyen fiyatlarla çarpımı sonucu bulunan tutara % 25 oranında  yüklenici kar  ve genel gider karşılığı eklenmek suretiyle yaklaşık maliyetin tespit edileceği, tespit edilen tutarın güncelliğini kaybettiği durumlarda ilk ilan veya davet tarihine kadar güncelleneceği, yaklaşık maliyetin üzerindeki tekliflerin kabul edilip edilemeyeceği hususunda tereddüt oluşması halinde idarelerin bütçe ödeneklerini göz önünde bulundurarak ekonomik açıdan en avantajlı birinci ve ikinci teklif sahiplerini belirlemekte veya verilen teklif fiyatlarını uygun bulmaması halinde ihalenin iptaline karar vermek hususunda takdir yetkisine sahip olduğu anlaşılmaktadır.

Yaklaşık maliyet, ihale süreçlerinde birçok unsuru etkileyen bağımsız bir değişken olup, bütçenin programlanması ve kullanılacak ödeneğin tahsisi, yeterlik kriterlerinin belirlenmesi, ihale ilan süresi ve yayımlanacak yerlerin belirlenmesi, ihale usulünün belirlenmesi, sınır değer tespiti ve aşırı düşük tekliflerin belirlenmesi gibi hususlarda önemli bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla, yaklaşık maliyetin doğru hesaplanması, ihale sürecinin sağlıklı yürütülmesine doğrudan etki etmektedir. Bununla birlikte, yaklaşık maliyetin hatalı veya eksik hesaplandığının tespiti halinde, doğrudan ihalenin iptaline karar verilmesi uygun olmayıp, yaklaşık maliyette tespit edilen hatanın, yaklaşık maliyetin etkilediği unsurlar bakımından değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.

Yapılan incelemede, idarenin, yaklaşık maliyetin hesaplanmasına esas teşkil eden işçilik giderleri için kamu kurum ve kuruluşlarınca yayımlanan birim fiyatları (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan 2023 Yılı İnşaat ve Tesisat Birim Fiyatları) kullandığı görülmüş olup, yaklaşık maliyet hesaplanmasında esas alınacak fiyatların tespitine ilişkin mevzuat hükümlerine göre bahse konu fiyatların kullanılmasının mümkün olduğu anlaşılmıştır.

Diğer taraftan, Sözleşme Tasarısı’nın “Diğer hususlar” başlıklı 33’üncü maddesi incelendiğinde, ihale konusu iş kapsamında çalıştırılması gereken personele yapılacak ödemenin, personelin niteliğine göre, brüt asgari ücretin %55 ve %160 aralığında değişen oranlarda fazlası olması gerektiği şeklinde ayrıksı bir düzenleme yapıldığı, sözleşme sürecinde ücret denetiminin de SGK belgeleri üzerinden yapılacağının düzenlendiği dikkate alındığında, idarece hazırlanan yaklaşık maliyette bu unsurların da göz önünde bulundurulması gerektiği, Bu kapsamda, atık su borucu ustasına ödenmesi gereken ücret örnek olarak ele alındığında, anılan düzenlemeye göre bu vasıftaki çalışana asgari ücretin en az %100 fazlası üzerinden ücret ödenmesi gerektiği, ihale ilan tarihinde yürürlükte bulunan brüt saatlik asgari ücretin 44,48 TL (10.008,00 TL/ 30 gün / 7,5 saat) olduğu dikkate alındığında, atık su borucu ustasına ödenmesi gereken saatlik asgari ücretin 88,96 TL olması gerektiği, İdarece yaklaşık maliyet hesaplamasında kullanılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan 2023 Yılı İnşaat ve Tesisat Birim Fiyatlarında ise borucu ustasının saatlik çalışma ücretinin 70,00 TL olduğunun görüldüğü, aradaki farkın 18,96 TL’ye tekabül ettiği, idarece iş kalemlerine %25 oranında yüklenici kar ve genel gider eklenerek yaklaşık maliyetin hesaplandığı dikkate alınsa bile, Sözleşme Tasarısı’nın anılan düzenlemesine göre işçilik giderleri için yapılacak yaklaşık maliyet hesaplaması ile idarenin anılan kamu kurumunun yayımladığı birim fiyatları kullanarak hesapladığı saatlik işçilik ücreti arasında %25’den fazla bir farkın ortaya çıktığı ve iddia konusu edilen diğer işçilik kalemlerinin birçoğunda da aynı durumun söz konusu olduğu dikkate alındığında, idarece hesaplanan yaklaşık maliyette iddia konusu işçilik ücretlerinin ihale dokümanı düzenlemelerine uygun hesaplanmadığı, bu nedenle yaklaşık maliyetin bu girdiler bakımından eksik hesaplandığının kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Bu çerçevede, idarece eksik hesaplanan işçilik girdilerinin, yaklaşık maliyetin etkilediği sınır değer hesaplamasına ilişkin kısım dışında, diğer unsurlarda (ilan süreleri, yeterlik kriterleri, ihale usulü, ödenek vb.) değişiklik yaratmayacağı, ancak sınır değer tutarında dolayısıyla aşırı düşük teklif açıklaması istenilecek istekli bulunup bulunmadığı noktasında değişikliğe neden olabileceği göz önüne alındığında; idarece, ihale dokümanında yer alan işçilik giderlerine ilişkin düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle yaklaşık maliyetin yeniden hesaplanması ve bunun sonucunda hesaplanacak yaklaşık maliyet ile sınır değerin ihaleye etkisinin yukarıda aktarılan hususlar çerçevesinde tespit edilerek değerlendirme yapılması ve bu aşamadan sonraki ihale işlemlerinin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır

Sonuç olarak, 4734 Sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine oy birliği ile karar verilmiştir.

Mehmet ATASEVER

S.B. Strateji Geliştirme E. Bşk.

KİK E.  Üyesi