Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkındaki Kararda Değişiklik: ‘Dijital Dönüşüm’ ve ‘Yeşil Dönüşüm’ Destek Programları, Öncelikli Yatırım Konuları Kapsamına Dahil Edildi

20 Nisan 2023 tarih ve 32169 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanıp yürürlüğe giren 7108 Sayılı Karar ile, 2012/3305 Sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararda değişiklik yapılmıştır. Buna göre; ‘Dijital Dönüşüm Destek Programı’ ve ‘Yeşil Dönüşüm Destek Programı’ kapsamında gerçekleştirilecek yatırımlar ile ve bazı Ar-Ge ürünlerin/parçaların üretimine yönelik yatırımlar öncelikli yatırım konuları arasına eklenmiştir.

7108 Sayılı Karar kapsamda yapılan değişikliklere ait detayları aşağıda bulabilirsiniz.

  • Madde 1

2012/3305 Sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 15 Haziran 2012 yılında yürürlüğe giren Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın 2 inci (Tanımlar) maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki iki tanım eklenmiştir:

“(o) Dijital Dönüşüm Destek Programı: Teknolojik ürün ve çözümlerin işletme süreçlerine entegre edilerek maliyet azaltımı, verimlilik ve kalite artışı, çalışan ve müşteri memnuniyeti gibi sonuçlar elde etmeyi amaçlayan yatırımların desteklenmesine yönelik olarak, Bakanlık tarafından belirlenecek uygulama usul ve esasları kapsamında Milli Teknoloji Genel Müdürlüğünce yürütülecek olan destek programını,

(ö) Yeşil Dönüşüm Destek Programı: Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla uyumlu, doğal kaynakları koruyan, iklim ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayan, kaynak verimli ve düşük karbonlu üretimi amaçlayan yatırımların desteklenmesine yönelik olarak, Bakanlık tarafından belirlenecek uygulama usul ve esasları kapsamında Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğünce yürütülecek olan destek programını,” ifadeleri eklenmiştir

Bu maddede, Dijital Dönüşüm Destek Programı ile Yeşil Dönüşüm Destek Programı’nın hangi yatırımları kapsadığına dair çerçeve belirlenmiş olup; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenecek uygulama usul ve esaslarının, sırasıyla Milli Teknoloji Genel Müdürlüğü  ile Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü’nce  yürütüleceği bildirilmektedir.

  • Madde 2

Kararın 5 inci maddesinin (Sabit yatırım tutarı ve asgari kapasite) 3 üncü fıkrasına:

“Dijital Dönüşüm Destek Programı ile Yeşil Dönüşüm Destek Programı kapsamındaki yatırımlar için bu hüküm uygulanmaz.” cümlesi eklenmiştir.

Bu kapsamda, Maddi Olmayan Duran Varlıklar (marka, lisans, know-how vb.)için getirilmiş oranının bu iki destek programı için uygulanmayacağı belirtilmiştir.

  • Madde 3

Yine aynı kararın Faiz veya kâr payı desteği  başlıklı madde 11/1-g bendi ve 11/ 3 fıkrasının ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır. Böylelikle bu kapsamda sağlanan yatırımların ‘Faiz ve kar payı’ desteğinden faydalanılması hükmü yürürlükten kaldırılmıştır.

  • Madde 4

Yine aynı kararın Öncelikli Yatırım Konuları başlıklı  başlıklı madde 17/1-h bendi  aşağıdaki şekilde genişletilerek değiştirilmiş ve 17/1 fıkrasına  (ee) ve (ff) bentleri eklenmiştir.

  • “h) TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından desteklenen Ar-Ge projeleri neticesinde geliştirilen ya da 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında Ar-Ge merkezlerinde yürütülen Ar-Ge projesi sonucunda geliştirildiği Bakanlıkça görevlendirilen izleyici raporu veya varsa ilgili Değerlendirme ve Denetim Komisyonu kararı ile belgelenen ürünlerin veya parçaların üretimine yönelik yatırımlar.”
  • “ee) Dijital Dönüşüm Destek Programı kapsamındaki yatırımlar.
  • ff) Yeşil Dönüşüm Destek Programı kapsamındaki yatırımlar.”

Bu madde ile yukarıdaki yatırımlar öncelikli yatırım konularına ilave edilerek, 2012/3305 Sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları kapsamında 5.Bölge Destekleri ile desteklenebileceklerdir. Ancak yatırımın 6.Bölgede olması dolayısıyla bulundukları bölge desteklerinden faydalanabilirler.

  • Madde 5

Aynı Kararın, “İLLERİN BÖLGESEL DESTEKLERDEN YARARLANABİLECEK SEKTÖRLERİNE İLİŞKİN SEKTÖR NUMARALARI” başlıklı EK-2B sayılı bölümün 9 numaralı dipnotuna ise aşağıdaki ilave bent eklenmiştir.

“i) US-97 Kodu: Ol12.0.1O olan tamamen yapay ışık ile fotosentez sağlanan ve üretimin yapıldığı katmanların toplam alanının asgari 1000 m2 olduğu kent tarımı kapsamında kontrollü dikey tarım/sera yatırımları.”

Bu kapsamda, belirtilen yatırımlar bulundukları bölgelerdeki desteklerden faydalanabilirler.

  • Madde 6

Aynı Kararın ‘”TEŞVİK EDİLMEYECEK VEYA TEŞVİKİ BELİRLİ ŞARTLARA BAĞLI YATIRIM KONULARI” başlıklı EK-4 sayılı ekinin I/A bölümü 4ve 5 bentleri değişmiş olup, YENİ DÜZENLEME aşağıdaki gibidir.

Ek-4

Teşvik Edilmeyecek veya Teşviki Belirli Şartlara Bağlı Yatırım Konuları

I- Teşvik Edilmeyecek Yatırımlar

  1. Tarım ve Tarımsal Sanayi

4(Değişik: RG-20/4/2023-32169) 5 dekarın altındaki seracılık yatırımları ve tamamen yapay ışık ile fotosentez sağlanan ve üretimin yapıldığı katmanların toplam alanı 1000 m2 altındaki kent tarımı kapsamında kontrollü dikey tarım/sera yatırımları.

5- (Değişik:RG-29/6/2021-31526) (Değişik: RG-20/4/2023-32169) Bitkisel üretim (5 dekar ve üstü seracılık yatırımları ve tamamen yapay ışık ile fotosentez sağlanan ve üretimin yapıldığı katmanların toplam alanı 1000 m2 ve üstündeki kent tarımı kapsamında kontrollü dikey tarım/sera yatırımları, kültür mantarı yetiştiriciliği, entegre hayvancılık yatırımları içerisindeki yem bitkileri yetiştiriciliği, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenen ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde kâğıt hamuru üretimine yönelik asgari yüz hektar alanındaki plantasyon yatırımları hariç).

  • MADDE 7- Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
  • MADDE 8- Bu Karar hükümlerini Sanayi ve Teknoloji Bakanı yürütür.

Gül SALDIRANER

SMMM, BD

https://www.eg-econsulting.com

Akülü Çekici Satışı

  •  Still LTX-70
  • 2022 Model, Alış tarihi Eylül 2022, kullanılmamış sıfır araç, yedek akülü
  • Fiyat 24.000 EUR.

İlgilenen firmaların;

  • ticaret@satinalmadergisi.com a mail atmaları gerekmektedir.

    Doğrudan satınalma yöneticilerine, girişimcilere ve karar alıcı üst düzey yöneticilerine ulaşın.

  • 1 Adet Satış İlan Girişi – Satınalma Dergisi (satinalmadergisi.com)
    adresine girerek kolaylıkla SATICI olabilir ve satış yapabilirsiniz.
  • Bir adet satış ilan girişi 250 TLdir. B2B pazar erişim fırsatını kaçırmayın.
  • Sizler de endüstriyel ürün ve hizmetlerinizin kurumsal pazarda satışını yapmak isterseniz bizimle iletişime geçin.

Webinar: Sürdürülebilirlik ve Alman Tedarik Zinciri Yasası

İstanbul Ticaret Odası, Sürdürülebilirlik ve Alman Tedarik Zinciri Yasası konulu webinar düzenleyecek. Ücretsiz etkinliğimize siz de davetlisiniz.

🗓️18 Mayıs Perşembe

🕐13.00 – 15.30

Katılım İçin:👉bit.ly/ITOWebinar18Ma Sürdürülebilirlik ve Alman Tedarik Zinciri Yasası webinarını İstanbul Ticaret Odası YouTube kanalımızdan CANLI yayında izleyebilirsiniz.

▶#İTOWebinar

📡#CanlıYayın

👇

 

youtube.com/itokurumsal

Moderatör: Prof. Dr. Murat ERDAL – İstanbul Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim Dalı (merdal@istanbul.edu.tr)

Açış Konuşması: Münir ÜSTÜN – İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi

Konuşmacılar:

  • Dilek AŞAN (Taksim Danışmanlık Gm)
  • Gül SALDIRANER (Serbest Muhasebeci, Mali Müşavir, Bağımsız Denetçi)
  • İlyas GÜLENÇ (Yeşil Büyüme Kurucusu)

Tedarik Zincirinde Hedeflerle Yönetim ve Satınalmacı Çıkmazları

7 Gündem Satınalma Dergisi Tedarik Zincirinde Hedeflerle Yönetim Ve Satınalmacı çıkmazları

Pandemi sürecinde ve pandemi sonrasında tüm dünyada ortaya çıkan tedarik zinciri problemleri, tüm şirketlerin organizasyon yönetiminde ne kadar önemli bir kısım olduğunu fark ettikleri karmaşık bir yapı olarak karşımızda duruyor.

Tedarik zincirinin yönetiminde, kurumsal şirketlerin kullandığı KPI (Key Performance Indicators)’lar siparişin teslimata dönme süresi, zamanında teslimat oranı, stok devir hızı, envanterdeki gün sayısı gibi göstergelerdir ve matematiksel modellerle kurumsal şirketlerin tedarik zincirlerini nasıl yönettiklerini ölçtükleri ve karar alma mekanizmalarını şekillendiren performans göstergeleridir.

Günümüzde, Türkiye’deki kurumsal şirketlerin ilk ERP (kurumsal kaynak planlama) entegrasyonlarını planlarken bu sistemlerin kurulmasına liderlik eden finans yöneticileri ve IT ile el ele çalışan tedarik zinciri yöneticileri, yaklaşık 25 yıl önce belirlenmiş bu global parametreler ile halen bölümlerini yönetip şirketin önemli yatırım ve satınalma kararlarına da hem veri sağlıyor hem de şirket performansını birinci elden ciddi şekilde etkiliyorlar. Ancak çevik yönetim ilkeleri sonrası, yeni yeni hayatımıza giren hedeflerle yönetim parametreleri olan OKR’ler (Objectives&Key Results) bu uzun uzun hesap yapma pratiğimizi değiştirmeye başladı. 25 yıllık KPI’lar da daha iddialı bir çerçeveye evrildi.

Temel olarak KPI’lar daha çok belirli ölçümlere ve hedeflere odaklanırken, OKR’ler daha geniş, iddialı hedeflere ve sonuçlara odaklanıyor, örnek vermek gerekirse:

  • Bir sonraki çeyrekte zamanında teslimat oranını %10 artırma
  • Envanterdeki gün sayısını bir sonraki yıl %15 azaltma

gibi.

Bu durumda, tedarik zincirlerinin kuşkusuz en önemli etkileşim halkası satınalma ekiplerinin pek çok açıdan alternatif tedarikçi arayışları, planlamacı ekiplerden sürekli gelen ek talepler ve üst yönetim baskısı ile bir kaosa dönüşebiliyor ve ekipleri satınalma kararlarını daha hızlı alma gibi bir yanlışa düşürebiliyor. Bu nedenle Tedarik zincirinin bitmiş ürün üretme süreçlerinin yoğun yaşandığı mühendislik hizmetlerinden ; tedarik zincirinin yönetimi ve operasyon idaresi için hizmet alımına geçtiğiniz lojistik hizmetlere geçildiğinde , karşınıza elle tutamadığınız kararlar çıkıyor ve “idare ediver” tarzı daha çok dayatılıyor.

OKR’lerin şenlik havasında karşılanıp “sadece alternatif, daha ucuz ve benzer hizmet veren birini bul” arayışına dönüşüyor. Böylece alınan hizmetin ne nitelikte olacağının ölçümünde kalite parametreleri göz ardı ediliyor. Yanlış hizmet alımı, her zaman şirketinizde müşteri kaybına kadar gidebilecek sonuçlar verdiği için tüm süreçleri incelenmiş bir şekilde tedarik zincirinizin maliyetlerini ölçümlendirmeye dikkat edin. OKR’ler ile süreçleri hizalarken; kalite kaygıları ile birlikte analiz etmeye dikkat etmeniz bu anlamda çok önemlidir.

Saygılarımla,

 

Anıl ERDOĞAN

Mimas Danışmanlık Yönetici Ortak

anil.erdogan@mimasdanismanlik.com

 

İşverenin Başlattığı Soruşturma Sonrasında Kadın İşçi Evlilik Nedeniyle Fesih Yapabilir mi ?

İş sözleşmesinin tarafları olan işçi ve işverenin her durumda dürüstlük kurallarına uygun hareket etmesi gerekir. Hukukumuzda “dürüstlük kuralı” “dürüst, namuslu bir insandan beklenen davranış biçimini ifade eder. Sözleşmenin tarafları elbette ki Kanundan ve sözleşmeden doğan haklarını serbestçe kullanma özgürlüğüne sahiptirler. Ancak, bir hakkın amacı dışında kötüye kullanılmaması gerekir. Bununla birlikte,  bir hakkın amacı dışında kötüye kullanılmış olup olmadığı her olayın kendi
koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Nitekim 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun dürüst davranma başlıklı 2 nci maddesine göre de, “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz”. Örneğin kadın işçinin işveren açısından haklı fesih nedenlerinin oluşmasından sonra salt fesih prosedürünü etkisiz kılmak için hakkında bir soruşturma yürütülmekte iken evlenmesi ve bu durumu kendisinden kaynaklanan derhal fesih nedeni yapması hakkın açıkça kötüye kullanılması olarak kabul edilmektedir.

Yargıtay uygulamasına göre, “İşveren açısından haklı fesih nedenlerinin oluşmasından sonra salt fesih prosedürünü etkisiz kılmak için işçinin kendisinden kaynaklanan derhal fesih nedenlerine dayanması mümkün olmaz. Örneğin bu aşamada yaş hariç emeklilik kriterlerini haiz olduğu için veya yaşlılık aylığı alabilmek için işçinin iş sözleşmesini sona erdirmesinde hakkın kötüye kullanımından söz edilir. Zira işveren tarafından haklı feshi yönünden gerekli iç denetimi yapması, işçiden savunma alması veya varsa disiplin kurulu kararı oluşumu, feshe konu olayların feshe yetkili makama ulaşması aşamalarında işçinin fesih hakkını kullanması, kötüniyetli olarak değerlendirilebilecektir.

İşçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshine neden olabilecek emareler ortaya çıktıktan sonra işverence başlatılan fesih prosedürünü etkisiz kılmak veya boşa çıkarmak için işçinin öne geçen fesih hakkını kullanıp kullanamayacağı değerlendirilmelidir. İşçinin sözü edilen öne geçen (takaddüm eden) fesih hakkını kullanabilmesi için fesih nedeninin işverenden kaynaklanması gerekir. Örneğin işçinin ödenmeyen ücretleri sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II e maddesine göre derhal fesih hakkı her zaman mevcut olup, işveren haklı fesih nedenleri oluştuktan sonra ve henüz işveren feshi gerçekleşmediği bir aşamada işçinin öne geçen fesih hakkını kullanması mümkündür. Yine işçinin sigorta primlerinin hiç ya da gerçek ücretten yatırılmaması aynı Kanun’un 24/II f maddesine göre öne geçen haklı fesih nedeni olabilir.

Somut uyuşmazlıkta davacı işçinin yaptığı usulsüzlüklerle ilgili soruşturma başlatıldığı, davacının bu yönde savunmasının alındığı, iç denetim raporu hazırlandığı, yapılan usulüz işlemlerin düzeltilmesi aşamasında davacı işçinin 12.04.2015 tarihinde evlenip noterden gönderdiği 24.04.2015 tarihli ihtarnameyle evlilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiği anlaşılmaktadır. Davacı kadın işçinin evlilik sebebiyle feshi kendisinden kaynaklanan bir fesih nedeni olup, işverenin başlattığı soruşturma sonrasında gerçekleştirileceği anlaşılan haklı feshin sonuçlarını ortadan kaldırmak maksadıyla yapıldığı ve hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu kabul edilmelidir.

Feshe konu olayda davacı işçinin davalı işyerinde işveren açısından haklı fesih sebebi oluşturduğuna kuşku duyulmayan bir çok usulsüz işleminin ortaya çıkmasından sonra devam eden soruşturma sürecinde evlendiği ve bu durumu fesih nedeni yaptığı anlaşılmakla davacı işçinin hakkın kötüye kullanımı mahiyetindeki öne geçen feshi hukuken korunamaz. Açıklanan nedenlerle davacının kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde isteğin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir”[1].

Sonuç olarak, “İşveren açısından haklı fesih nedenlerinin oluşmasından sonra salt fesih prosedürünü etkisiz kılmak için işçinin kendisinden kaynaklanan derhal fesih nedenlerine dayanması mümkün olmaz. Örneğin işçinin bu aşamada yaş hariç emeklilik kriterlerini haiz olduğu için veya yaşlılık aylığı alabilmek için ya da evlilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirmesi hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilmektedir”. Sonuç olarak, kadın işçi hakkında açılan bir soruşturmayı etkisiz kılmak ve boşa düşürmek amacıyla evliliğini gerekçe göstererek istifa edip kıdem tazminatı talebinde bulunması hakkın kötüye kullanılması anlamına gelir ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını da hukuk düzeni korumaz.

Lütfi İNCİROĞLU

[1] Y9HD.17.02.2020 T., E.2017/14500, K.2020/2329 Legalbank.

Enflasyon Nihayet Düşüyor

Enflasyon düşüyor mu ?

Enflasyon için hayat pahalılığı, fiyat artışı diyelim.

Devletin resmi kurumu TÜİK, Nisan 2023 ayı resmi enflasyon rakamlarını açıkladı.

Nisan Ayı Enflasyon Oranı Ne Kadar, Yüzde Kaç Oldu ?

Türkiye İstatistik Kurumu her ayın başında bir önceki aya ilişkin verileri duruyor. Bu nedenle nisan ayı enflasyonu 3 Mayıs tarihinde saat 10.00’da açıklandı. 1 Mayıs’ın İşçi Bayramı olması ve bu günün resmi tatil olarak gerçekleşmesi nedeniyle verilerin açıklanması 3 Mayıs tarihine kaldı. TÜİK’ten yapılan son dakika açıklamasına göre Nisan ayında enflasyon yıllık yüzde 43,68 oldu. Enflasyon oranı aylık bazda ise yüzde 2,39 olarak açıklandı.

Aralık 2022 Ayından Beri Enflasyon Zirveden Aşağı Doğru Geriliyor

Ayşe Teyze’nin çarşı pazarda gördüğü enflasyon ile TÜİK’in enflasyon rakamları maalesef Nisan 2023 ayında da ters ayrıştı.

Mevsimsel ürünler olan;

  • patates,
  • soğan,
  • taze fasulye,
  • kabak
  • patlıcan
  • karpuz,
  • kavun,
  • salata ürünleri, salatalık (hıyar),
  • Bezelye,
  • Erik,
  • Çilek
  • Karpuz

hasatıyla birlikte, ürün fiyatlarının düşmesi gerekirken, bir ürünün Nisan 2023 ayı fiyatı, bir yıl önceki fiyatıyla kıyaslandığında TÜİK’in verdiği rakamlar doğrultusunda bırakın fiyatların düşmesini, bilakis aynı ürünün bir sene sonraki yani Nisan 2023 ayındaki fiyatı en az % 200 artmıştır. Bu rakam en iyimser fiyat artışı olarak karşımıza çıkmıştır.

Tabloda görüldüğü üzere enflasyonun % 43.68 düştüğü şeklindeki bilgilerin dezenformasyon olduğu bir gerçektir. Yani enflasyon Mart 2023 ayında & 50.61 iken Nisan 2023 ayında % 43.68’e gerilemiş görünüyor. Bu demektir ki enflasyon % 6.83 azalmış.

ENAG Rakamları

Enflasyon Araştırma Grubu – ENAG Nisan 2023 enflasyonu geçtiğimiz günlerde açıklandı. İşte ENAG’a göre Nisan 2023 odağında aylık ve yıllık enflasyon !

ENAGrup – Enflasyon Araştırma Grubu, bir süredir enflasyon rakamlarını her ay TÜİK ile eş zamanlı olarak açıklıyor. Geçtiğimiz günlerde “E-TÜFE ENAG Grup Tüketici Fiyat Endeksi Nisan 2023” başlığıyla yayınlanan bültende Nisan 2023 odağında enflasyon rakamlarını açıklayan ENAG’a göre TÜFE Nisan ayında %4,86 arttı.

ENAG Nisan 2023 Enflasyonunu Açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından geçtiğimiz günlerde Nisan ayı enflasyon rakamları açıklandı. Buna göre TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlarına göre Nisan ayında aylık ve yıllık TÜFE de belli oldu.

TÜİK ile eş zamanlı olarak her ay yıllık ve aylık enflasyonu açıklayan ENAG’a göre ise Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) Nisan’da %4,86 arttı. Yıllık enflasyon ise %105,19 olarak açıklandı.

TÜİK Rakamları Doğru ENAG Rakamları Abartılı

Gerçekten siz öyle mi düşünüyorsunuz?

Karpuz

Son iki yıldır karpuzun dilimle satıldığını gördüm ama bu sene yani Nisan 2023 ayında karpuzun fiyatı gerçekten akıllara ziyan. Kilosu TRL.35.- olup, Mayıs ayında bu fiyatın biraz gerilediğini de görmek zaten mevsimsel gelişimin kaçınılmaz bir sonucudur. Karpuzun bir dilimi yani dörtte bir parçasının fiyatı TRL.90.- dır.  Adama pes dedirten bir fiyat. Bu rakam Nisan 2023 fiyatı olup fakir fukara nasıl karpuz aldın? Karpuz alanlara bir göz attığımda ise hiç kimse babayiğit iri tüm bir karpuz almak yerine, poşetlerinde dilim karpuzlar var.

Sadece karpuz fiyatı değil, kavun fiyatının da karpuz fiyatını hızla solladığını söyleyebilirim.

Geçtiğimiz senenin Temmuz ayı ile 2022 yılının Temmuz ayındaki ürünlerdeki fiyatlar TÜİK’in açıkladığı gibi % 79.60 artmayıp, en az artış, en insaflı artış % 100 ila % 600 oranında. Yılbaşı geldiğinde ise memur, işçi ve emekliler TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına göre zam alacaktır. Bu şekilde üç, dört yıl gelir kaybına uğrayarak maaş zammı alacak olan çalışan ve emeklilerin alım gücü günden güne eriyecektir.

Kırmızı Et

Nisan 2023 ayında kırmızı etteki artış en iyimser % 25-30 civarındadır.

Kırmızı etin kilogram fiyatı etin cinsine göre ve semtten semte değişim gösterdiğini de bilsem de sitemizdeki kasaptaki fiyatları burada belirtmeye inanın utanıyorum. Abartı yaptığımı sanacaksınız. Ben kasabımıza ayıp olmasın diye et fiyatlarının yazılı olduğu fiyat tablosunun dahi resmini çekemiyorum ama kasabımız çok rahatlıkla fiyatları tabloya yazmış.

Beyaz Et

Beyaz etteki fiyat artışı gerçekten pes dedirtti. İki ay içinde beyaz etin fiyatı % 100 arttı. Ama TÜİK enflasyonu düşüyor, aydan aya, hem de hızla.

Dar gelirliler beyaz et almak yerine beyaz etin kemiklerini “çorbalık kırıntı” ismi altında almaya başladı. Ben kasaptan et aldığım sırada kaç kişi kasabımıza gelip beyaz etin kırıntısını utana sıkıla alma yoluna gidiyor. Hiç utanmayın, hiç sıkılmayın, sizler utanacak bir davranış göstermiyorsunuz.

Ücretli ve Emekliye Enflasyonun Üzerinde Zam Yapılacak

 

Bırakın Allah aşkına, her zam dönemi bu sözü duymaktan gına geldi bana. Emekliye yapılan maaş zamlarını üç veya dört dönem geriye doğru inceleyin lütfen. Gerçek enflasyon yerine rakamları teyid edilmeyen ve inandırıcılıktan günden güne uzaklaşan resmi enflasyon rakamları açıklanmasına rağmen, emekliye verilen maaş zammı makyajlı resmi enflasyonun 25 puan aşağısındadır. Memur, asgari ücretliler emeklinin aldığı maaş zammından bir tık daha yukarısından maaş zammı aldı.

Ve maaş zamlarının enflasyonun üzerinde olduğu, çalışan ve emekliyi enflasyona ezdirilmediği ifade edildi.

Ben bu sözlere inanmıyorum. İnanan var ise beni ikna etsin lütfen. 

Reşat BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi

 

EKOTEK Buhar Kazanları

Ekotek ısı Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti. 1999 yılında kurulmuş (hvac) alanında faaliyet göstermektedir. 2004 yılından beridir, endüstriyel buhar kazanları, kızgın yağ kazanları ve sıcak su kazanları üretip, ihraç etmektedir.

Endüstriyel buhar kazanlarında, kızgın yağ ısıtıcılarında ve sıcak su kazanlarında üreticiniz ve rehberiniz olarak;

Fabrikalarınızın ihtiyacı buhar, kızgın yağ, sıcak su kazanlarını projelerin dahilinde üretiyor ve ihraç ediyoruz.

“Her zaman Ekotek Isı Teknolojisi, kazananlarının tercihiyiz”

Ürünlerimiz:

Sıvı/Gaz Yakıtla Çalışan Buhar Kazanları

FIRTINA SERİSİ

  • 175 kg/h-32.000 kg/h buhar üretim kapasitesi
  • 3 – 16 bar arasında çalışma basıncı

 

PERFORMANS SERİSİ

  • 200 kg/h-4.000 kg/h buhar üretim kapasitesi
  • 3 – 16 bar arasında çalışma basıncı

Ürünlerimiz:

Katı (kömür, pelet, odun ) Yakıtla Çalışan Buhar Kazanları

GADDAR SERİSİ

  • 160 kg/h-5.600 kg/h buhar üretim kapasitesi
  • 3 – 16 bar arasında çalışma basıncı

YANARDAĞ SERİSİ

  • 3.000 kg/h – 25.000 kg/h buhar üretim kapasitesi
  • 3 – 16 bar arasında çalışma basıncı

HYBRID SERİSİ

  • 1.000 kg/h – 25.000 kg/h buhar üretim kapasitesi
  • 3 – 25 bar arasında çalışma basıncı

YILDIRIM SERİSİ

  • 160 kg/h – 3200 kg/h buhar üretim kapasitesi
  • 3 – 8 bar arası çalışma basıncı

Ürünlerimiz:

Sıvı/Gaz Yakıtla Çalışan Kızgın yağ Kazanları

ANKA SERİSİ

  • 100.000 Kcal/h – 10.000.000 Kcal/h ısı kapasitesi
  • Çalışma sıcaklığı 100-280 C°

Ürünlerimiz:

Katı (kömür, pelet, odun ) Yakıtla Çalışan Kızgın Yağ Kazanları

EJDERHA SERİSİ

  • 80.000 Kcal/h- 10.000.000 Kcal/h ısı kapasitesi
  • Çalışma sıcaklığı 100-280 C°

Her zaman Ekotek ısı teknolojisi kazananlarının tercihiyiz.

Daha Fazla Bilgi İçin:
Ekotek Isı Teknolojileri
www.ekotekkazan.com.tr
satis@ekotekkazan.com.tr
+90 256 231 15 95

Endüstriyel Ürünlerinizin Satış İlanları İçin:

1 Adet Satış İlan Girişi – Satınalma Dergisi (satinalmadergisi.com)

Acil Durum Eylem Planı

Bir önceki yazımda, tehlikelerin riske dönüşmemesi için alınması gereken önlemlerin belirlendiği “Risk Değerlendirmesi” Çalışmasının ne olduğundan ve nasıl yapılması gerektiğinden bahsetmiştik. Bu yazıda ise, meydana gelen riskin, zararını en aza indirmek için verilmesi gereken mücadelenin nasıl bir plan dahilinde hazırlanması gerektiğini inceleyeceğiz.

İşyerinde yangın, deprem, sel gibi olaylara ilaveten iş kazası, sabotaj gibi olaylar da meydana gelerek acil durumlar oluşturmaktadır. Oluşan bu durumları önceden belirlemek ve oluştuğunda nasıl müdahale edilmesini planlamak Acil Durum Eylem Planının özünü oluşturmaktadır. Bu planın en önemli noktası ise tespit edilen acil durumlara müdahalede bulunacak ekiplerin belirlenmesi ve eğitimlerinin verilmesidir.

Mevzuat gereğinde dört zorunlu acil durum ekibi belirlenmelidir. Bunlar:

  1. Söndürme Ekibi
  2. Kurtarma Ekibi
  3. Koruma Ekibi
  4. İlkyardım Ekibi

Oluşturulan ekiplere üye seçilirken, belirlenecek kişilerin ilgili acil duruma müdahalede bulunmaya yetkin kişiler olmasına dikkat edilmelidir. Örneğin kan görmeye dayanamayan bir kişi ilkyardım ekibinde görevlendirilmemelidir.

İşyerinin faaliyet gösterdiği alana özgü farklı acil durumlar olabileceği için çok sayıda acil durum ekibi oluşturulabilir. Örneğin bir acil durumda birimlerin birbirleri ile haberleşme ağını yürütecek “Haberleşme Ekibi” kurulabilir. Dikkat edilmesi gereken dört zorunlu ekibin oluşturulması, ihtiyaç halinde bu ekiplerin yanında yeni ekiplerin oluşturulmasıdır.

Oluşturulan ekiplere eğitimler verilmelidir. Temel ilkyardım eğitimi sertifikası olmayan hiçbir çalışan ilkyardım ekibinde görevlendirilmemelidir. Söndürme ekibinde yer alacak personeller yangın eğitimi almış olmalı ve bu eğitimler belgelendirilmelidir.

Son olarak, ekiplerin acil durumlara hazırlıklarını test etmek amacıyla periyodik olarak tatbikatlar yapılmalı, bu tatbikatların raporları dosyalanmalı ve görsellerle desteklenmelidir. Ekiplerin eğitimleri ve personeller de güncel tutulmalıdır.

Vedat CANER

Handling (Elleçleme) Süreçlerinin Önemi

Handling (Elleçleme); doğru malzemeyi, doğru miktarda, doğru yere, doğru koşullarda, doğru sıklıkla, doğru yönlendirerek, doğru zamanda doğru yöntem kullanımı ile doğru maliyette sağlayan süreçlerin tamamıdır. Bu nedenle elleçlemeyi yüke verilen hizmet olarak betimleyebiliriz.

İster somut ya da soyut hizmet üretilsin bir işletmenin temel amacı değer yaratarak kâr elde etmedir. Bu nedenle değer zincirinin özünü oluşturan süreçlerden müşteriye bakış acısı yaratan, müşteri ilişkileri yönetimi ve müşteri hizmetleri yönetimlerinin hızlı, kaliteli ve verimli yapılabilmesi için kritik süreçlerin başında gelen ancak gizli kalmış elleçleme süreçlerinin doğru yönetilmesi gelmektedir. Malzeme ve ürünlerin, tedarik noktasından, sevk edildiği ana kadar olan süreçteki fiziksel elleçlenmeleri ile transfer hareketlerin elleçlenmesi süreçlerinde meydana gelen aksaklıklar işletmenin her aşamasını etkileyecektir. Nitekim işletmelerin elleçleme süreçleri ile beraber yarattığı katma değerlerin tedarikçiden müşteriye, lojistiğin ileri yönlü hareketi sonucunda oluşan bu değer kavramı işletmeye, müşterinin ödemeye razı olduğu bedel olarak geri dönüş olacaktır. Bu geri dönüş olumsuz ise malzeme veya hizmetin müşteriden tedarikçiye doğru ters akışı söz konusunun yanında teslimat sonrası müşteri destek süreçleri de dâhil olarak tamamı iade kapsamında yer alacaktır.

Müşteri ihtiyaçlarını karşılayarak kar elde etmek isteyen işletme, malzeme elleçleme süreçleri, ileri ve tersine lojistik hizmetler ile doğru orantılıdır. Doğru şekillerde barkotlanmayan, ambalajlanmayan, raf düzeni olmayan, etiketlenmeyen, transferi sağlanamayan vb. süreçlerin eksiklikleri ile yapılan malzeme akışı beraberinde sık iade talepleri, yoğun ve çözümsüz müşteri hizmetleri ve ilişkileri hatta müşteri kayıpları gibi süreçleri de etkileyerek işletme değerini ve karlılığını olumsuz etkileyecektir. İşletmelerin olumsuzluklardan minimum düzeyde etkilenmesi için malzeme elleçlemesinin üç temel sürecinin doğru analizi yapılarak yönetilmesi gerekmektedir.

Bunlar:

1.Malzemelerin Depolarda Barınma Süreçlerinin Doğru Yönetilmesi.

2.Aktarma İşlemleri Süreçleri.

3.Lojistik Hizmet Süreçleri’dir.

Malzeme Elleçleme Ekipmanları Nelerdir ?

Malzeme elleçleme ekipmanları, üretim ve lojistik merkezlerine bulunan ürünlerin depolanması, taşınması, etiketlenmesi ve benzeri gibi işlemlerin yapılmasını sağlayan özelliklere sahip araçlardır. Malzeme elleçleme ekipmanları oldukça geniş alternatifleri beraberinde getirir. Bugün bir raf da malzeme elleçleme ekipmanı olabilir bir depolama sistemi  de. Malzemelerin kusursuz ve doğru bir şekilde taşınmasını sağlayan ekipmanların tamamı malzeme elleçleme ekipmanları olabilir. Örneğin depolama sistemleri, mühendislik sistemleri, endüstriyel malzeme taşıma sistemleri ve dökme malzeme taşıma sistemleri başlıca malzeme elleçleme araçlarından birkaçıdır. Depolama ekipmanları genellikle otomatik olmayan işlemleri kapsayan ekipmanlardır. Malzemeleri depolamak ya da korumak için kullanılır. Depolama ekipmanları denince ilk akla gelenler paletler ve raflardır. Yanı sıra istifleme rafları, kutular, çekmeceler de depolama ekipmanlarındandır. Bir diğer malzeme elleçleme ekipmanı ise mühendislik sistemleridir. Bu sistemler depolama ve taşımayı bir arada ve uyumlu bir şekilde yapabilmek üzere tasarlanan sistemlerdir. Endüstriyel malzeme taşıma araçları ise malzeme elleçleme ekipmanları içinde en önemlilerinden biridir. Diğer ekipmanlarla farklı özelliklere sahiptir. El ile çalıştırılan küçük arabalar, palet taşıma araçları, forklift’ler, platformlar gibi iş araçlarını kapsar. Dökme malzeme taşıma araçları ise adı üzerinde dökme malzemeleri depolamak ve taşımak için kullanılan bir terimdir. Büyük çaplı malzemeleri taşımak için tasarlanmıştır.

Malzeme Taşıma Temel İlkeleri Nelerdir ?

Malzeme elleçleme başlı başına bir katma değerli operasyondur. Birbirine bağlı zincirin halkalarını oluşturur. Operasyonda yaşanacak olası bir sıkıntı, zincirin halkalarına zarar verecektir. Bu nedenle malzeme elleçleme işlemi doğru şekilde, doğru yönlendirmeyle, doğru koşullarda ve doğru bir yönetim ile yapılmalıdır. Bu noktada da doğru taşıma prensibi devreye girer. Öncelikle ilk adım planlamadır. Malzeme elleçleme yöntemlerini standartlaştırmak da bir diğer önemli konudur. Bu sayede performans amaçları da belirli bir standartta yürütülmüş olur. Alanların etkin bir şekilde ve verimli olarak kullanılabilmesi bir diğer elleçleme prensibidir. Çalışma alanındaki bir karışıklık ya da düzensiz olan kısımlar operasyonun ilerlemesinde birtakım sorunlar doğurabilir. Malzeme taşıma prensiplerinde doğru planlama yapılması ve standardın aynı disiplin ile korunması, operasyonun doğru bir şekilde ve eksiksiz olarak yapılmasını sağlayan en önemli unsurlardandır.

Elbette maliyet hesabı da doğru bir şekilde yapılmalıdır. Ekonomik analizin doğru yapılması malzeme elleçleme ekipmanlarının temin edilmesi konusunda önemlidir. Bu maliyet hesaplama; planlama, tedarik gibi birçok kalemi kapsar. Malzeme elleçleme prensibi aynı zamanda çevre dostu olmalıdır. Çevre bilinci ile hareket edilmeli ve israf etmeme konusunda da bir o kadar bilinçli hareket etmek gerekir. Kullanılan malzemelerin mümkünse geri dönüşüme elverişli olarak tasarlanmış olması tercih edilmelidir.

Bu işlemler şirketlerin sistem bütünlüğünü koruyarak, işletmeye değer katıp karlılığına etki ederken hem de sürdürebilirliğinde önemini vurgulan etkenler yaratacaktır.

Kadir HANÇER

Yıllık 400 Bin Euro Maliyet Tasarrufu ve Yaklaşık 4 Bin Ton Karbon Emisyonu Azaltımı Sağlandı

Siemens Türkiye’nin Starwood Orman Ürünleri Tesisleri’nde gerçekleştirdiği enerji verimliliği projesi ile üretimde yüzde 68’e varan oranda enerji tasarrufu, yıllık 400 bin euro’nun üzerinde maliyet tasarrufu ve yaklaşık 4 bin ton karbon emisyonu azaltımı sağlandı.

Türkiye entegre ağaç sektöründe tek çatı altında en yüksek üretim hacmine sahip Starwood İnegöl Fabrikası’ndaki 13 ayrı ünitede enerji verimliliği projesini hayata geçiren Siemens Türkiye, üretimde yüzde 68’e varan enerji tasarrufu sağladı. Üretim aşamasında dünyada ilk kez uygulanan çalışmaları da başlatan proje ile yıllık 400 bin euro’nun üzerinde maliyet tasarrufu ve yaklaşık 4 bin ton karbon emisyonu azaltımı sağlandı.

Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Dr. Hüseyin Gelis: “167 yıllık tecrübemiz ile yenilikçi, verimli, enerji tasarruflu çözümler sunmaya ve gelecek için bugünün dönüşümüne hız kazandırmaya devam ediyoruz”

Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Dr. Hüseyin Gelis, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde, Siemens Türkiye’nin DNA’sında bulunan sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirterek şunları söyledi: “Siemens Türkiye olarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak hedefi ile var gücümüzle çalışıyoruz. 167 yıllık tecrübemiz ile yenilikçi, verimli, enerji tasarruflu çözümler sunmaya ve gelecek için bugünün dönüşümüne hız kazandırmaya devam ediyoruz. Sunduğumuz çözümlerle, ülkemizin önde gelen kurum ve kuruluşlarının enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına yardımcı oluyoruz.” Uzun yıllardır birlikte başarılı çalışmalara imza attıkları Starwood Orman Ürünleri ile örnek bir projeyi daha hayata geçirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirten Gelis, “Bu projenin odağındaki sürdürülebilirlik bizim en önemli önceliklerimiz arasında bulunuyor. Starwood ile gerçekleştirdiğimiz ve hedeflenen rakamların üzerinde bir verimlilik sağladığımız bu enerji verimliliği projemizde de olduğu gibi, ihtiyacı olan kurum ve kuruluşlarla çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” dedi.

Siemens Türkiye Dijital Endüstriler Genel Müdürü Kerim Oal: “Projelerin yüzde 30’luk yatırım tutarının devlet tarafından desteklenmesi sağlandı”

Siemens Türkiye’nin sunduğu yenilikçi çözümlerin, bir taraftan kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlarken diğer taraftan şirketlerin üretim süreçlerini iyileştirdiğini ve onlara rekabet avantajı kazandırdığını belirten Siemens Türkiye Dijital Endüstriler Genel Müdürü Kerim Oal, “Hayata geçirdiğimiz projelerle enerji tüketimi kayda değer ölçüde azalan müşterilerimiz, önemli maliyet tasarrufları elde edebiliyor” ifadelerini kullandı. Siemens Türkiye’nin, Starwood İnegöl Fabrikası’nda gerçekleştirdiği 13 projeden 2’sinde dünyada ilk kez uygulanan çalışmaların yapıldığını belirten Oal, sözlerine şöyle devam etti: “Siemens Türkiye, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından lisans verilen Enerji Verimliliği Danışmanlık şirketlerinden biri. Bu danışmanlığımız kapsamında, projeler için VAP (Verimlilik Artırıcı Proje) hazırlayarak, teşvik programına da dahil olduk. Böylece Starwood Orman Ürünleri’nin yaptığı yatırımın yüzde 30’luk kısmının devlet tarafından desteklenmesine olanak sunduk.”

Starwood Orman Ürünleri CEO’su Hüseyin Yıldız: “Siemens Türkiye ile dünyada ilk olan çalışmaları hayata geçirdik”

Starwood Orman Ürünleri CEO’su Hüseyin Yıldız ise projeye yönelik açıklamasında şöyle konuştu: “Starwood olarak Türkiye’nin en büyük sanayi şirketleri arasında yer alıyoruz. Proseslerimizden kaynaklanan enerji tüketimi son derece yüksek olduğu için enerji yönetimi, üzerinde önemle durduğumuz bir konu. Sürdürülebilir üretim hedeflerimiz doğrultusunda, uzun yıllardır iş birliği yaptığımız ve sektördeki uzmanlığına güvendiğimiz Siemens Türkiye ile çalışmayı tercih ettik. Bu çalışma sonucunda Türkiye’de hatta dünyada ilk olan uygulamaları hayata geçirdik. Gerçekleştirdiğimiz projeler ile sistemlerimizde yüzde 68’e varan enerji tasarrufuna ulaştık ve karbondioksit emisyonlarımızda ciddi bir azalma sağlandı. Ayrıca tesislerimiz, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi standardının gerekliliklerini tam anlamıyla yerine getiriyor.”

Starwood Orman Ürünleri Proje Yöneticisi Nuri Önlü: “Proje ile önemli bir çevresel etki oluşturarak doğaya karşı sorumluluğumuza katkı sunmuş olduk”

Yüksek miktarda üretimin gerçekleştiği Starwood’da en kritik konulardan birinin duruş planlaması ve devreye alma çalışmalarının koordinasyonu olduğunu belirten Starwood Proje Yöneticisi Nuri Önlü ise “Bu koordinasyon Siemens Türkiye’nin uzman ekipleri tarafından çok başarılı bir şekilde yapılarak projenin zamanında hayata geçirilmesi sağlandı. Bu doğrultuda üretim prosesleri odaklı otomasyon ve yazılım uygulamaları; sürücü uygulamaları ve verimli motor dönüşümüne yönelik, dünyada başka bir teknoloji sağlayıcısı olmayan uygulamalar başarılı bir şekilde gerçekleştirildi. Çalışmamız, 1’i kaliteyi artırmak için uygulanan proses iyileştirmesi olmak üzere uygulanan 13 proje ile tamamlandı. Siemens enerji verimliliği servisleri sayesinde projelerin çoğu Enerji Bakanlığı tarafından VAP (Verimlilik Artırıcı Proje) teşvik mekanizmasına dahil edildi ve 530.000 euro yatırımla yıllık yaklaşık 7.140.000 kWh tasarruf ve 403.000 euro kazanç elde ettik. 12.642 ağaç eşdeğeri olan 3.947 ton CO2 emisyon azaltımı sayesinde önemli bir çevresel etki oluşturarak doğaya karşı sorumluluğumuza katkı sunmuş olduk” ifadelerini kullandı.