Kitle fonlaması başlangıç aşamasındaki girişimciler için önemlidir. Yeni başlayan girişimciler kitle fonlaması vasıtasıyla yatırımcılara erişim sağlar. Kitle fonlaması ile girişimci yatırım desteği alır. Kitle fonlaması girişimciler için kolaylaştırıcıdır çünkü girişimci ile fon sağlayıcı arasında doğrudan bir iletişim kurulmasını kolaylaştırır.
Kitle fonlaması ile sağlanan destek; girişimcilik hayatına yeni atılan girişimciler için garantör görevi görür. Kitle fonu uygulayıcıları girişim fikrine yatırım yapacak yatırımcılara aracılık eder. Kitle fonlaması yatırımcılar üzerinde girişimcilere karşı bir sorumluluk duygusunun gelişmesine neden olur. Bu ise girişimcilerin girişim fikirlerini hayata geçirirken daha güvende hissetmelerini sağlar.
Kitle fonlaması uygulamalarından faydalanan bir girişimcinin başarısız olduğu nadir karşılaşılan bir durumdur. Çünkü kitle fonlaması uygulamaları sayesinde girişimler kurulum aşamasında yani erken dönemde finansman temin ederler. Bu onları rakiplerine kıyasla daha avantajlı kılar. Kitle fonlaması platformlarının gücünü kullanmak girişimciye bir nevi itibar kazandırır. Kitle fonlamasından destek alan girişimcinin müşteri gözünde prestiji artar. Bilinirliği ve güvenirliği artan girişimin ise başarılı olma ihtimali yükselir.
Amerika’da 2019 yılında kitle fonlaması sistemiyle destek gören girişim projelerinin sadece % 10’unun tam tesliminde sorun yaşandığı ve geri kalan %90’ının başarılı olduğu bilinmektedir. Bu başarı oranı oldukça yüksektir. Çünkü girişimciler kitle fonlaması ile destek aldıkları yatırımcılara karşı kendilerini sorumlu hisseder ve taahhüt ettikleri sözleri yerine getirerek girişim projelerini tamamlamak için olağanüstü çaba gösterirler. Diğer yandan projelerin zamanında tamamlanarak teslim edilememesi bir sonraki yatırım desteği için girişimcinin itibarını zedeleyeceğinden; girişimcinin başarılı olma motivasyonu daha da artar. Girişimci başarısızlık maliyeti oluşturan böyle bir durumun oluşmasından ve gelecek dönemde farklı projeleri için yatırım temininde zorluk yaşamaktan kaçınır. Girişimci kendi kredibilitesinin sürdürülebilirliğini sağlamak için büyük bir özveri ile projesini tamamlamaya çalışır.
Kitle fonlaması sayesinde girişimciler ile onların fikirlerini fonlayan yatırımcılar arasındaki ilişki bir süre sonra güçlenir ve girişimciler ile yatırımcılar arasında sağlam bağlar kurulur. Bunun yanı sıra, çok fazla sayıda yatırımcının bulunduğu kitle fonlaması platformlarında fonlanan fikirlerin çeşitliliği de artar. Buna bağlı olarak yatırım alan yenilikçi fikirlerin sayısı da gün geçtikçe artar.
Geleneksel yatırım destek mekanizmaları düşünüldüğünde; yatırıma karar verirken girişim fikrinin etkinliği değerlendirilir. Bu değerlendirme esnasında her ne kadar objektif kalınmaya çalışılsa da girişimcinin bireysel bağlantılarına ve kişi hakkında genel yargılara başvurulmadan yatırım kararı vermek neredeyse imkansızdır. Geleneksel yatırım destek mekanizmalarında değerlendirme yöntemi genellikle asılsız önyargılardan bağımsız olamaz. Bu mekanizmalarda yatırım desteği genellikle birkaç üst düzey üniversiteden mezun girişimci erkek bireye verilir. Her ne kadar görünürde algı farklı olsa da, kadınlara karşı geliştirilen girişimcilikte başarısızlık önyargısı; yatırımcının onlara destek olmasını engeller.
Kitle fonlamasında da benzer bir durum söz konusudur. Kadınların kitle fonlaması ile finanse edilme olasılığı erkeklerden oldukça düşüktür. Örneğin; Amerika’da 2019 yılı verilerine göre yatırımcılar ve yeni girişimcileri buluşturan tüm kitle fonlaması desteği sunan şirketlerin destek sağladıkları girişimlerin sadece % 5’inin kurucusunun kadın olduğu; kalan %95’nin ise sahibinin erkek olduğu bilinmektedir. Halbuki kitle fonlaması ile destek verilen girişimci kadınların erkeklerden daha iyi performans gösterdikleri ise önemli bilimsel araştırmalarca kanıtlanmıştır. Örneğin; New York Üniversitesi’nin (2019)’da yaptığı bir araştırma, yatırım fonu desteği alan kadınların erkeklere kıyasla %15 daha başarılı olduğu sonucuna ulaşmıştır. Üstelik bu kadınlar teknoloji ve video oyunları gibi erkek egemen sektörlerde faaliyet gösteren başarılı girişimci kadınlardır.
Özetle kitle fonlaması yoluyla verilen girişimcilik destekleri günümüzde en etkili yatırım destek mekanizmalarından biridir. Girişimcilik yatırımlarına kitlesel fonlama yöntemi ile platform tabanlı finansal kaynak tahsisi; yatırımcıyı, geleneksel yöntemlerle uzman görüşü alarak girişimciye finansal fon tahsisinden daha başarılı sonuçlara ulaştırır. Ayrıca, uzman görüşlü bir değerlendirme sürecinden, kitle fonlaması yaklaşımına geçmek girişimcilik ekosisteminde proje çeşitliliğini de arttırır. Bu ise kalkınmanın temeli inovasyonların ve yenilikçi yaklaşımların önünü açar.
Doç. Dr. Duygu HIDIROĞLU








Türkiye’nin 2022 yılı dış ticaret verileri incelendiğinde 354 milyar dolarlık bir ithalat ve 254 milyar dolarlık ihracatı bulunuyor. Oluşan 110 milyar dolarlık dış ticaret açığı ise ithalat ve ihracat arasındaki dengenin nasıl sağlanabileceğine ilişkin soru işaretlerini gündeme getiriyor.
HİT Global Kurucusu İbrahim Çevikoğlu bu kapsamda Türkiye’nin ithalat ve ihracatı arasındaki dengenin nasıl sağlanabileceğine ilişkin altın değerinde bilgiler paylaştı. Türkiye’nin ihracatı ve ithalatı arasındaki bu makasın kapatılması için her firmaya sorumluluk düştüğünü dile getiren Çevikoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
İtirazen Şikayet Konusu; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, İhale dokümanında Teknik Şartname’nin 4.4’üncü maddesinde “ … Reaktif ve kitler son kullanma tarihinden 3 ay öncesinde firmaya haber vermek kaydıyla miktarı ne olursa olsun firma tarafından uzun miadlılarla değiştirecektir….” düzenlemesinin yer aldığı, söz konusu düzenlemenin istekliler açısından öngörülemeyen bir maliyet ortaya çıkaracağı, bu durumun ihale mevzuatına uygun olmadığı iddialarına yer verilmiştir.


3 Mayıs 2023 tarihli ve 32179 sayılı Resmi Gazete ile Gümrük Yönetmeliği’nde önemli değişiklikler yapılmıştır. Bunlardan vergi unsuruna etkisi bakımından en önemlisi Menşe Şahadetnamesi kullanım kriteri ile ilgili düzenlemedir.
Uygulamada işçilerin aynı işyerinde bir dönem tam süreli bir dönem de kısmi süreli olarak çalıştıkları görülmektedir. Böylesi bir durumda çalışan işçilerin kıdem tazminatı hesabında nasıl bir yol izlenmesi gerektiği konusu uyuşmazlıklara neden olmaktadır. Her ne kadar kıdem tazminatına esas sürenin ve ücretin hesabında, Mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14 üncü maddesinde; “… işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir” hükmü yer alsa da, işçinin bir dönem kısmi süreli iş sözleşmesi ile bir dönem de tam süreli iş sözleşmesi ile çalışma yapması durumunda her iki dönem birbirinden ayrıştırılarak hesaplama yapılmalıdır.



Nisan Ayı İhracatımıza Bakalım 


Sözcü Gazetesi’nin yazarı Sn. Murat Muratoğlu’nun bir makalesindeki bir cümleye çok güldüm; Türk Lirası Papaz Kaçtı gibi, hiç kimse elinde Papaz bulundurmak istemiyor ve papazı elinden çıkartma yoluna gidiyor. Al papazı ver dövizi veya altını diyorlar. Gerçekten de öyle.


Seçimlere çok az bir süre kala bankalar kredi musluklarını iyiden iyiye kıstı. BDDK verilerinde ticari kredilerin arttığı görünüyor olsa da reel sektör kredi bulamamaktan dertli. Yüzde 35-36 civarındaki faiz oranlarıyla bile krediye ulaşamıyoruz diyen sektör temsilcileri tepkilerini dile getiriyor.
İşlerini büyümek isteyen fabrika sahipleri ya da yeni yer almak isteyen firma sahipleri bankalarda kredi bulamıyor diyen Gayrimenkul Uzmanı Gülcan Altınay, “Bankalardan kredi alarak yatırımlarını yapmak istiyorlar fakat bankalar kesinlikle kredi vermiyor.
