Akreditifteki Riskler
Akreditif riskleri arasında ihracatçının başına gelebilecek iki büyük riskin bir tanesi;
- Akreditif evrağındaki rezerv
- Diğeri ise rezerv konusunda bankanın art niyeti olması
Kaldı ki akreditifteki bankalar, taraflara güven unsuru olarak akreditifin bir tarafı olmalarına karşın, bankaların bu güveni nadiren de olsa suiistimal ettikleri görülmektedir.
Suistimal
Evet suiistimal dedim. Bankacılık hayatımda suistimal yapan bankalara rastladım. BU davranışı gösteren bankaların ülke riskleri ve kendi riskleri de oldukça yüksek.
Şöyle ki;
Akreditif evrakını inceleyen ithalatçının bankası rezerv denmeyecek kadar hataya rezerv yakıştırması yaparak, ihracatçının bankasına rezerv bildiriminde bulunup, aynı zamanda rezervi evrakı da ithalatçıya teslim ediyor. Yapılan bu davranışta çirkinliğin boyutu ölçülemeyecek boyutta ve ithalatçının bankası UCP 600 Article 16/a-iii/a maddesine aykırı davranmaktadır.
UCP 600 Article 16/a-iii/a madde aynen şöyle der;
“bankanın ibraz edenden yeni talimat beklerken belgeleri elde tutmakta olduğunu”
Bu maddeyi ihlal eden ithalatçının bankası, hem olmayan bir rezerv yaratıyor, hem de rezervli olduğunu iddia ettiği vesaiki elinde tutması gerekirken ithalatçıya vermektedir.
Oysa aynı maddenin devamında
- Bir amir banka veya teyit bankası bu maddenin hükümlerine uygun hareket etmediği takdirde belgelerin uygun bir ibrazı oluşturmadığını iddia etmekten yoksun kalacaktır.
denmektedir.
İthalatçının bankası; amir banka suiistimal yapmıştır.
Suistimaldeki Amaç
İthalatçının bankasının suiistimal yaparak rezervli olduğunu iddia ettiği vesaiki ithalatçıya / amire teslim etmekle tamamen kendi müşterisini koruma yoluna gitmektedir. Amirin ya zamana ihtiyacı vardır, ya da kafasında farklı tilkiler dolaşmaktadır. Evraka rezerv koymakla ihracatçıdan ne koparabilirlerse onu kâr sanacaklar.
Ancak bankanın bunu yapması güven sarsıcıdır.
Akreditifte Suistimale Meyleden Bankalar mı Dediniz ?
Evet öyle dedim.. Bankacılık hayatımda bu oyun bana da oynandı. Hem akreditif evrağına rezerv koyup, hem de rezervli olduğunu iddia ettikleri vesaiki ithalatçıya teslim edip, üstelik bankamdan da bir eşek yüklü masraf talebinde bulundular. Dahası mı; muhabir bankamız da bana (bankamıza) gönderdiği akreditifle ilgili mesajlarda yalan yanlış bilgiler verdi. Hem ithalatçı gümrükten malı çekmiş, hem evrağı bankadan almış, hem de banka ısrarla evrakta rezerv var iddiasını sürdürdü. Bana Utanmazlığın vardığı son nokta mı desem acaba? Ancak muhabirin gözünden kaçırdığı bir şey vardı; Beni hafife aldılar. Ben yer miydim sizin bu çakallığınızı?
Malların gümrükten çekildiğini nakliyeci firmadan araştırdım, mallar orijinal konşimentonun ibrazı ile ordino karşılığında gümrükten çekilmiş. Eeeee hani evraklar bankadaymış diye bana yanıt veren bankaya ne dersiniz? Bana ısrarla evraklar bankamızdadır diye mesaj çekmeye devam ediyor.
Muhabir bankamıza “evraklarımızı geri gönderin, biz de sizin paranızı iade edeceğiz” şeklinde mesaj çektikten sonra foyalarının ortaya çıktığını kabul ettiler.
Velhasıl inanılması güç olsa da bankacılık hayatımda başıma gelen suiistimal.
Bedelini ödediler, hem de kendi silahından çıkan kurşunla.
Reşat BAĞCIOĞLU
Ticaretle ilgili alım-satım ve danışmanlık taleplerinizi, https://satinalmadergisi.com/ticaritalep/ sayfasından iletebilirsiniz.













Telefonla Satış Temsilcisi
Dijitalleşen ve İletişim çağında olan dünyamızda Lojistik sektörünün bu alanda gerektiği kadar yer almaması sektör için ciddi bir handikap olduğu hepimizce bilinmektedir. Ülkemizin konumu itibari ile Avrupa ve Ortadoğu arasında bir köprü olması Lojistik sektörünü ayrıca bir önemli hale getirmektedir. Ulusal ve Uluslararası rekabetin yoğun yaşandığı ülkemizde Lojistiğin “doğru ürünün, doğru miktarda, doğru biçimde, doğru zamanda, doğru kaynaktan, doğru yolla, doğru fiyata sağlanmasından” oluşan yedi doğrusu incelendiğinde; Lojistik sektörünün Dijital alanda daha fazla yer alması sektör için artık kaçınılmazdır. Sektörün 7/24 canlı ve tamamen insan odaklı bir sektör olması hata payının daha yüksek olmasına neden olmaktadır. Ve oluşan bu hatalar sadece bir paydaşa değil tüm paydaşlara zaman ve para kaybı olarak yansımaktadır. Ayrıca yapılan iletişim sıklığı çalışma verimliliğini düşmesine neden olmaktadır. Sektörün yıllardan beri süre gelen kara kalem çalışmanın artık yetersiz olduğu ve bunun firmalar için öngörülemez sorunlar çıkardığı görülmektedir.


Ben aşçılık sanatını çok renkli buluyorum. Şöyle düşünün her gün sabah kalktığımızda bir Dünya kuruyoruz ve bu Dünyayı akşam bozuyor yarın tekrar bir Dünya daha kuruyoruz. Bu günün başarısı ve taktiri yarına kefil olmuyor. zira bu başarı ve taktir her gün olmalı ve de artmalı. aksi taktirde başarılı olamazsınız.
Tecâhül-i Arif (Bilip Bilmemezlikten Gelme Sanatı) en güzel Orhan Veli Kanık’ın Dalgacı Mahmut adlı şiirinde görülür;
Mobil ve sağlık laboratuvarımızın tanıtım ve reklam faaliyetini yürütecek.

Türkiye’nin Karadeniz’e açılan en yeni limanı olan IC Karasu Limanı, Türkiye’nin ekonomik büyümesine olan katkısını, her geçen gün artırıyor. Bu kapsamda IC Karasu Limanı açılışından bugüne kadar limana yanaşan 1.755 adet gemi ile bölgenin en önemli ticaret merkezlerinden biri olurken, 8.1 milyar euroluk da bir ticaret hacmi yarattı.
IC Karasu Limanı’nın Türkiye’nin Karadeniz’e açılan en önemli ticaret kapılarından biri olduğunu belirten IC Karasu Liman Müdürü Gökçen Erdem “Pandemi sırasında ve sonrasında dünyada yaşanan lojistik ve tedarik zinciri ile ilgili darboğazların da net bir şekilde gösterdiği gibi, modern limanlar ülkelerin dış dünya ile bağlantılarında son derece önemli bir konuma sahip. Ocak 2017’de ilk geminin ziyareti ile faaliyete başlayan ve hizmetlerini kesintisiz ve sürekli büyüterek geliştiren IC Karasu Limanı, Türkiye’nin Karadeniz’e açılan en önemli ticaret kapılarından biri olarak ülkemiz için çok önemli hizmetler sunuyor.” dedi.