Sürdürülebilirlik Konferansı 24 Eylül’de İstanbul’da
Yeşil İş Platformu tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin en önemli sürdürülebilirlik buluşmalarından biri olan Sürdürülebilirlik Konferansı, ikinci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Boğaziçi Üniversitesi, SKD Türkiye ve Escarus iş birliğiyle hayata geçirilecek konferans, “Yeşil Dönüşüm İçin Şimdi Ne Yapmalı?” temasıyla 24 Eylül 2025’te Fairmont Quasar İstanbul’da gerçekleştirilecek.
Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanındaki en kapsamlı buluşmalarından biri olan 2. Sürdürülebilirlik Konferansı, sektörler arası iş birliğini ve dönüşümü hızlandırmak amacıyla 24 Eylül 2025’te tarihinde Fairmont Quasar İstanbul’da düzenlenecek. Konferans, “sürdürülebilirlik” kavramını teoriden pratiğe taşıyarak, iş dünyasına somut stratejiler ve ilham sunmayı hedefliyor.
Sürdürülebilirlik ve ekonomi alanındaki saygın yayınları bünyesinde bulunduran EKO Yayın Grubu tarafından kurulan ve kısa sürede sürdürülebilirlik ve yeşil ekonomi gündeminin önde gelen dijital yayıncısı konumuna gelen Yeşil İş Platformu, ikinci kez Sürdürülebilirlik Konferansı’nı düzenliyor. Boğaziçi Üniversitesi, SKD Türkiye ve Escarus iş birliği ile 24 Eylül 2025 tarihinde Fairmont Quasar İstanbul’da gerçekleşecek konferansın ana teması “YEŞİL DÖNÜŞÜM İÇİN ŞİMDİ NE YAPMALI?” olarak belirlendi.
TSKB’nin stratejik ortak olarak sponsor olduğu Sürdürülebilirlik Konferansı 2025’in diğer sponsorları; Limak, Gürok Grup, Doğanlar Mobilya Grubu, Yapı Kredi, Pegasus, Akkök Holding, TAB Gıda, Klüh ve Future Verde.
Yeşil Dönüşüm İçin Somut Adımlar
Yeşil İş Platformu Sürdürülebilirlik Konferansları, Türk iş dünyasının yeşil dönüşüm yolculuğu için güçlü bir paylaşım ve iş birliği ortamı sunuyor. Konferanslarda, iş dünyasının sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşması için gerekli adımlar ele alınırken, güncel gelişmeler, trendler ve farklı sektörlerden başarı hikâyeleri paylaşılıyor. Katılımcılara interaktif bir deneyim ve networking ortamı sunan etkinlik, sürdürülebilir iş modellerinin gelişimine destek olmayı hedefliyor.
İlki geçtiğimiz yıl Eylül ayında gerçekleşen ve büyük ilgi gören Sürdürülebilirlik Konferansı 2024, farklı sektörlerden liderleri bir araya getirerek yeşil dönüşüm sürecine önemli katkılar sunmuştu. Bu yılki konferans, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için hangi adımların atılması gerektiğine odaklanarak “Yeşil Dönüşüm İçin Şimdi Ne Yapmalı?” sorusuyla, sürdürülebilirlik yolculuğunun zorluklarını ve fırsatlarını ele alarak iş dünyasını dönüştürücü çözümlerle buluşturmayı hedefliyor.
Konferans, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği günümüzde, yeşil ekonomiye geçiş için atılması gereken adımları ortaya koymayı hedefliyor. Enerjiden finansa, üretimden iletişime kadar pek çok farklı sektörden liderler, sürdürülebilir kalkınma yolculuğunda hem Türkiye’nin hem de dünyanın önündeki fırsatları ve zorlukları değerlendirecek. Konferans boyunca; yeşil finansman ve yatırımlar, karbon nötrlük hedefleri, döngüsel ekonomi, yeşil binalar ve şehirler, yenilenebilir enerji, kadın liderliği, yapay zekâ ve dijitalleşmenin sürdürülebilirlikteki rolü gibi konular ele alınacak. Katılımcılar hem küresel trendleri öğrenme hem de Türkiye’nin yeşil dönüşüm yolculuğuna dair somut adımlar konusunda ilham alma fırsatı bulacak.
Etkinliğin açılış konuşmalarını Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü ve SKD (Sürdürülebilir Kalkınma Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel yapacak. 4 Oturum ve İlham Verenler konuşmalarından oluşan konferansın diğer konuşmacıları hakkında detaylı bilgi konferans.yesilisplatformu.com adresinden alınabilir
Kimler Katılmalı?
CEO’lardan, sürdürülebilirlik liderlerine, kamu temsilcilerinden akademisyenlere, STK yöneticilerinden sektör profesyonellerine kadar geniş bir katılımcı kitlesini buluşturan konferans, iş dünyasında yeşil dönüşümü merkezine almak isteyen tüm profesyonelleri, sektörün öncü isimleriyle bir araya getirecek. Katılımın kontenjanla sınırlı olduğu konferansın kayıtları konferans.yesilisplatformu.com web sitesi ve Mobilet üzerinden yapılabiliyor.
Sürdürülebilirlik Konferansı, yalnızca bir tartışma platformu olmanın ötesine geçerek, iş dünyasına yol gösterecek, akademi ile özel sektörü buluşturacak ve yeşil dönüşüm için güçlü bir ortak vizyon geliştirilmesine katkı sunacak.
Daha fazla bilgi ve katılım için konferans.yesilisplatformu.com adresi ziyaret edilebilir.
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Standardı Yazı Dizisi
- Sürdürülebilir Satın Alma Yolculuğunda Paydaşlarımız:
Sürdürülebilir Tedarikçi Kimdir? Bir Şirketi Sürdürülebilir Kılan Özellikler Nelerdir? – IV
- Sürdürülebilir Tedarik Operasyonlarında Planlama ve Gereklilikler
ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Standardı – III - Sürdürülebilir Tedarik Stratejisi Nedir? Nasıl Geliştirilir? ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Standardı – II
- ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Standardı Yol Haritası ve Adım Adım Sıfır Emisyon Hedefi – I
SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
VE YEŞİL SATINALMA SUNUMLARI VE DİĞER MAKALELER
Power Point Sunum Klasörünü indirebilirsiniz:
Sürdürülebilir Kalkınma Raporu ve Türkiye Analizi
- Ecovadis Sürdürülebilir Satınalma Puanımızı Nasıl Yükseltiriz?
Sürdürülebilir Satınalma Gelişim Planı Nasıl Yürütülmeli?
- Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri 2025 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu Yayınlandı.Türkiye 167 Ülke İçerisinde 73. Sırada
- Yeşil Satınalma ve Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi Nedir?
- Demir Çelik Sektörü ve Sürdürülebilirlik Performans Göstergeleri (KPI)
İŞ PROBLEMLERİNE ODAKLI EĞİTİMLER, ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR

Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz.
Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır.
Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.
Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”
Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız.
Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim. Prof. Dr. Murat Erdal
Türkiye’nin Her Yerinde Bire Bir (1-1) Yönetici Ekibi ve Şirket Eğitimleri:
İçerikleri incelemek için tıklayınız.
-> Eğitim teklifi almak için -> egitim@satinalmadergisi.com
☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve ISO 20400 Standardı Eğitimi (2 gün)
☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün)
☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)
☐ İdari İşler ve Tesis Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)
☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)
☐ Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)

-> EĞİTİM KATALOĞUNU İndirebilirsiniz -> https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf
-> Eğitim teklifi almak için -> egitim@satinalmadergisi.com









Üretim Yürütme Sistemleri (MES – Manufacturing Execution Systems), üretim sürecinin planlama, izleme ve kontrol işlevlerini gerçekleştiren kritik yazılım altyapılarıdır. Özellikle yüksek karmaşıklığa sahip, çok değişkenli üretim hatlarında MES, operasyonların sürekliliğini ve esnekliğini sağlayarak üretim verimliliğini artırır. Günümüz endüstriyel ortamlarında, talep değişiklikleri, ürün çeşitliliği, ekipman arızaları gibi faktörlerden dolayı üretim kapasitesi sürekli değişiklik gösterebilir. Bu çalışmada, MES sistemlerinin değişken kapasite koşullarına nasıl uyum sağladığı, bununla ilişkili teknolojik yaklaşımlar, avantajlar, sınırlamalar ve örnek vakalar ele alınacaktır.
Satın alma dünyasında rekabet, çoğu zaman işin doğası olarak kabul edilir. Daha uygun fiyat, daha hızlı teslimat, daha iyi hizmet için hem şirket içinde hem de tedarikçi ilişkilerinde sürekli bir yarış söz konusudur. Rekabet, pazarlık gücünü artırır, verimliliği besler ve yenilikçi çözümleri teşvik eder. Ancak bir noktadan sonra bu yoğun rekabet, takdir kültürünü gölgede bırakmaya başlayabilir.
İtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; ……. Tıbbi Cihaz Danışmanlık İnş. Turz. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan şikayet başvurusu üzerine idarece ihalenin 19’uncu kısmı olan “Manuel Doğum Vakum Çan Seti (KİWİ) Teknik Şartnamesi”nde zeyilname ile gerekli düzeltmelerin yapılması yönünde düzeltici işlem kararının alındığı ve alınan kararın EKAP üzerinden 03.07.2025 tarihinde bildirildiği, şikayet başvurusu üzerine yapılan değişiklikleri içeren zeyilname bildiriminin ise 07.07.2025 tarihinde EKAP üzerinden yapıldığı, anılan Teknik Şartname’de yapılan değişiklikte maddi hata olduğu, değişikliğin anne ve bebeğin sağlığını riske edecek nitelikte olduğu, şöyle ki; ihalenin 19’uncu kısmı olan “Manuel Doğum Vakum Çan Seti (KİWİ) Teknik Şartnamesi”nin 4’üncü maddesinin yayımlanan ilk halinin “Ürünün pompa kısmında sadece başı çekmenin kuvvetini gösteren ayrı bir çekme kuvvet indikatör mekanizması olmalıdır.” şeklinde olduğu, ancak ihaleyi gerçekleştiren idare tarafından zeyilname yapılarak 4’üncü maddenin “Ürünün pompa kısmında sadece başa uygulanacak vakum basıncını gösteren ayrı bir mekanizma veya başa uygulanan basınç göstergesi olmalıdır.” şeklinde değiştirildiği, ancak yapılan zeyilnamede 4’üncü maddenin eski halinin “Ürün pompa kısmında sadece başa uygulanacak vakum basıncını gösteren ayrı bir mekanizma olmalıdır.” şeklinde olduğunun ifade edildiği, 4’üncü maddenin ilk halinde böyle bir düzenlemenin bulunmadığı, değişiklik yapıldığı söylenen düzenleme içeriğinin Teknik Şartname’nin 4’üncü maddesinde değil 3’üncü maddesinde yer aldığı, Teknik Şartname’nin 3’üncü maddesinde “Ürün pompa kısmında sadece başa uygulanacak vakum basıncını gösteren ayrı bir mekanizma olmalıdır.” şeklinde düzenleme yer aldığı, idarece 3’üncü madde 4’üncü maddeymiş gibi esas alınarak mevcut 4’üncü maddenin değiştirildiği, başka bir ifadeyle mevcut olmayan bir 4’üncü madde metni üzerinden değişlik yapılarak mevcut 4’üncü maddede yer alan teknik özellik (kontrollü başı çekme kuvvet özelliği) yok edilerek anne ve bebek sağlığının riske atıldığı iddia edilerek, Teknik Şartname’nin anılan maddesinde yapılan değişikliğin iptal edilerek, doğru olan eski haline getirilmesi gerektiği, ayrıca zeyilname ile yapılan değişiklikte yer verilen “sadece başa uygulanacak vakum basıncını gösteren ayrı bir mekanizma veya başa uygulanan basınç göstergesi olmalıdır” ifadesi ile aynı şeyin kastedilmekte olduğu, yapılan düzeltme ile başa uygulanan basıncın iki kez tekrar edilmesinin ötesinde bu özelliğin bu maddenin konusu olmadığı, başa uygulanacak basınç için teknik özelliklerin Teknik Şartname’nin 3’üncü ve 6’ncı maddelerinde belirtildiği iddialarına yer verilmiştir.
Gelin dürüst olalım: Sadece verimlilik konuşmak artık yetmiyor. 1990’ların üretim optimizasyonu, 2010’ların dijitalleşme maratonu—hepsi değerliydi. Ama bugün masamızda başka meseleler var: çalışan refahı, sürdürülebilirlik, tedarik zinciri direnci ve toplum beklentileri. Endüstri 4.0 bize “otomasyonla daha fazla üret” dedi; Endüstri 5.0 ise “üretirken insanı ve dünyayı da düşün” diyor. Bu fark, pazarlama jargonu değildir; üretim, organizasyon ve strateji pratiklerinde kökten bir kaymadır. Avrupa Komisyonu’nun tanımıyla Endüstri 5.0, “sürdürülebilir, insan-merkezli ve dirençli bir sanayi” vizyonunu hedefliyor — yani teknolojiyi yalnızca kâr için değil, toplum için de kullanmak zamanının geldiğini görmemiz gerekiyor.


İşçinin hastalık, kaza veya gebelik ve doğum sebebiyle istirahat raporlu olduğu süre iş sözleşmesinin askıda olduğu süre olarak kabul edilmektedir.
İhracatın seyrini etkileyen önemli kalemlerden bir tanesi enflasyon desem yanlış olmaz değil mi ? Tabii ki tek etken enflasyon değildir.
“Al bir taş, nerene dayarsan daya” diye bir söz vardır. Faizi tutsak, dövizi mi tutsak yoksa ihracatı mı desteklesek? Hepsi bir arada olmuyor maalesef.






Geleneksel B2B pazarlama yöntemleri, çoğu zaman karar vericiye ulaşmada yetersiz kalır. Kurumsal satınalma kararları, çok aktörlü ve uzun vadeli süreçler içerdiğinden, pazarlama stratejilerinde daha hassas, hedefli ve ilişki temelli yaklaşımlar şart hale gelmiştir. Bu bağlamda, Hesap Tabanlı Pazarlama (ABM – Account-Based Marketing), kurumsal satınalma karar vericilerine özgü stratejik, hedeflenmiş ve kişiselleştirilmiş iletişim fırsatları sunarak yeniden ilgi odağına yerleşmektedir. Özellikle satış hunisinin tepesinden çok, doğrudan en yüksek potansiyele sahip müşteri profillerine odaklanması, ABM’i hem pazarlama verimliliği hem de satış başarısı açısından öne çıkarıyor.