Laboratuvar Hizmet Alımı İhalesinde İşe Başlama Tarihlerinde Çelişki Bulunması?
Mehmet ATASEVER
Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı
İtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; İhale İlanı’nın 2’nci maddesinde işe başlama tarihi sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 30 gün olarak belirlenmesine rağmen 15.05.2025 tarihli zeyilnameyle Sözleşme Tasarısı’nın 10.2’nci ve Teknik Şartname’nin 8.23.1’inci maddesinde işe başlama tarihi sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 45 gün olarak değiştirildiği, ancak düzeltme ilanı yayımlanabilecek onbeş günlük süre dolduğundan tekliflerin hazırlanmasını ve ihaleye katılımı doğrudan etkileyecek işe başlama tarihine ilişkin ihale ilanı düzenlemesinin değiştirilemediği, ihale ilanı ile ihale dokümanı arasındaki işe başlama tarihine ilişkin farklı düzenlemelerin mevzuata aykırı olduğu iddialarına yer verilmiştir.
Güncel Kamu İhale Kurulu Kararına Göre;
Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “İhale ilânlarında bulunması zorunlu hususlar” başlıklı 24’üncü maddesinde “İhale dokümanında belirtilmeyen hususlara ilânlarda yer verilemez.
İhale ilânlarında aşağıdaki hususların belirtilmesi zorunludur: … d) İhale konusu işe başlama ve işi bitirme tarihi.” hükmü,
“İlânın uygun olmaması” başlıklı 26’ncı maddesinde “13, 24 ve 25 inci maddelerdeki hükümlere uygun olmayan ilânlar geçersizdir. Bu durumda, ilân bu maddelere uygun bir şekilde yenilenmedikçe ihale veya ön yeterlik yapılamaz. Ancak, 13 üncü maddede belirtilen ilânın yapılmaması veya ilân sürelerine uyulmaması halleri hariç, yapılan ilânlarda 24 ve 25 inci madde hükümlerine uygun olmayan hatalar bulunması durumunda, 13 üncü maddeye göre yirmibeş ve kırk günlük ilan süresi bulunan ihalelerde ilânların yayımlanmasını takip eden onbeş gün diğer ihalelerde ise on gün içinde hatalı hususlar için düzeltme ilânı yapılmak suretiyle ihale veya ön yeterlik gerçekleştirilebilir.” hükmü,
“İdareye şikâyet başvurusu” başlıklı 55’inci maddesinde “… Şikâyet üzerine yapılan incelemede tekliflerin hazırlanmasını veya işin gerçekleştirilmesini etkileyebilecek maddi veya teknik hataların veya eksikliklerin bulunması ve idarece ihale dokümanında düzeltme yapılmasına karar verilmesi halinde, gerekli düzeltme yapılarak 29 uncu maddede belirtilen usule göre son başvuru veya ihale tarihi bir defaya mahsus olmak üzere ertelenir. Ancak belirlenen maddi veya teknik hataların veya eksikliklerin ilanda da bulunması halinde 26ncı maddeye göre işlem tesis edilir.” hükmü,
Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “İhale ve ön yeterlik dokümanının içeriği” başlıklı 12’nci maddesinde “(3) İhale veya ön yeterlik dokümanında yapılan düzenlemeler birbirine aykırı olamaz.” hükmü, “İhale ve ön yeterlik ilanı” başlıklı 21’inci maddesinde “(2) İhale veya ön yeterlik ilanlarında yer alan bilgilerin, ihale veya ön yeterlik dokümanını oluşturan belgelerdeki düzenlemelere uygun olması gerekir. İhale ve/veya ön yeterlik dokümanında belirtilmeyen hususlara, ihale ve ön yeterlik ilanında yer verilemez.” hükmü yer almaktadır.
İhale İlanı’nın “İhale konusu hizmet alımın” başlıklı 2’nci maddesinde “d) İşe başlama tarihi: Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 30 gün içinde işe başlanacaktır.” düzenlemesi yer almaktadır. İdare tarafından 15.05.2025 tarihli Zeyilname aracılıyla ihale dokümanında “Teknik Şartnamenin: Eski Hali: 8.23.1 İşe başlama süresi, cihaz kurulumu gerektiren hallerde sözleşme tarihinden itibaren en geç 30 (otuz) gündür. Bu süre sonunda sözleşme gereklerini yerine getirmeyen firmanın sözleşmesi iptal edilecektir. Yeni Hali: 8.23.1.İşe başlama süresi sözleşme tarihinden itibaren en geç 45 (kırkbeş) gündür. Bu süre sonunda sözleşme gereklerini yerine getirmeyen firmanın sözleşmesi iptal edilecektir. …
Sözleşme Tasarısının: Eski Hali: 10.2.İşyerinin teslimine ilişkin esaslar ve işe başlama tarihi: İşyeri teslimi yapılmayacak ve sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 30 (Otuz) gün içinde işe başlanacaktır. Yeni Hali: 10.2. İşyerinin teslimine ilişkin esaslar ve işe başlama tarihi: İşyeri teslimi yapılmayacak ve sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 45 (Kırkbeş) gün içinde işe başlanacaktır…
4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 29. maddesindeki hükümlere istinaden, yukarıdaki hususlarda zeyilname düzenlenmesine karar verilmiştir. Tekliflerin hazırlanması ve sunulmasında düzenlenen maddelerin esas alınması gerekmektedir.” değişiklikleri yapılmıştır.
İdare tarafından yapılan 15.05.2025 tarihli Zeyilname neticesinde; Teknik Şartname’nin “Genel Şartlar” başlıklı 8.23.1’inci maddesinin “İşe başlama süresi sözleşme tarihinden itibaren en geç 45 (kırkbeş) gündür. Bu süre sonunda sözleşme gereklerini yerine getirmeyen firmanın sözleşmesi iptal edilecektir.” şeklinde, Sözleşme Tasarısı’nın “İşin yapılma yeri, işyeri teslim ve işe başlama tarihi” başlıklı 10.2’nci maddesinin “10.2. İşyerinin teslimine ilişkin esaslar ve işe başlama tarihi: İşyeri teslimi yapılmayacak ve sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 45 (KırkBeş) gün içinde işe başlanacaktır.” şeklinde değiştirildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuat alıntılarından; ihale ilanlarında işe başlama ve işi bitirme tarihlerinin belirtilmesinin zorunlu olduğu, ilanın yapılmaması veya ilan sürelerine uyulmaması halleri hariç ilanlarda hataların bulunması durumunda ihale ilanın süresine göre ilanların yayımlanmasını takip eden on beş veya on gün içerisinde hatalı hususlar için düzeltme ilanı yapılmak suretiyle ihalenin gerçekleştirilebileceği, ihale dokümanında yapılan düzenlemelerin birbirine aykırı olamayacağı, ihale ilanında yer alan bilgilerin ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki düzenlemelere uygun olması gerektiği anlaşılmaktadır.
İncelemeye konu ihaleye ait ilanın 28.04.2025 tarihinde EKAP üzerinden yayımlandığı, idare tarafından ihale dokümanında yapılan değişiklikler için 15.05.2025 tarihinde zeyilname düzenlendiği, başvuru sahibi tarafından ihale dokümanının 10.06.2025 tarihinde EKAP üzerinden indirilerek istekli olabilecek sıfatı kazanıldığı ve Sözleşme Tasarısı’nın 10.2’nci maddesi ile Teknik Şartname’nin 8.23.1’inci maddesinde yer alan işe başlama tarihine ilişkin düzenlemelerinin ihale ilanında yer alan bilgilere uygun olmadığından bahisle ihale dokümanına yönelik başvuruda bulunulduğu değerlendirilmiştir.
İhale İlanı’nın 2’nci maddesinde işe başlama tarihine ilişkin sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 30 gün içinde işe başlanacağı düzenlemesi mevcutken idare tarafından yayımlanan 15.05.2025 tarihli zeyilname neticesinde Teknik Şartname’nin 8.23.1’inci maddesi ile Sözleşme Tasarısı’nın 10.2’nci maddesinde işe sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 45 gün içerisinde başlanacağı düzenlemesinin yer aldığı, tekliflerin hazırlamasını veya işin gerçekleştirmesini etkileyebilecek işe başlama tarihine ilişkin ihale ilanında yer alan bilgiler ile ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki farklı düzenlemelerin mevzuata aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından başvuru sahibinin ikinci iddiasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Mehmet ATASEVER
Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı
Sağlık Bak. SGB E. Bşk./KİK E. Üyesi
Mehmetatasever.org










Genel sürdürülebilirlik politikalarını tüm birimlerde olduğu gibi sürdürülebilirlik faaliyetlerine de yansıtan Limak Çimento, küresel ölçekte çevresel raporlama kurumu CDP tarafından yürütülen Tedarikçi Etkileşimi değerlendirmesinde (SEA) A Listesi’ne girmeyi başardı.
“CDP SEA A Listesi’ne dahil olmamız, sürdürülebilirlik temelli iş modelimizin, şeffaflık yaklaşımımızın ve tedarik zincirinde kurduğumuz güçlü iş birliği modelinin global ölçekte kabul gördüğünü gösteriyor. Artık yalnızca bugünün değil, geleceğin iş dünyasının sürdürülebilirlik beklentilerini şekillendiren bir aktör konumundayız.”
Üretken yapay zeka, stratejik yönetim alanında giderek daha dönüştürücü bir güç haline geliyor ve liderlere karmaşık iş ortamlarını analiz etmek ve bilinçli kararlar almak için yenilikçi araçlar ortaya koymakta.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 27 nci maddesine göre; Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatlerin içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.
Bir dönem “geleceği düşünerek modada değişim yaratmanın zamanı” diyerek anlattığım sürdürülebilir moda, bugünlerde ne yazık ki biraz gölgede kalmış gibi görünüyor. Tüketiciler artık her yerde duydukları karbon ayak izi, geri dönüşüm, etik üretim gibi kelimelere karşı daha mesafeli. Çünkü markaların yaptığı “greenwashing” yani içi boş çevreci söylemler, güveni epey sarstı. Şu anda da zihnimizi kurcalayan soru şu: Sürdürülebilirlik artık gerçekten satmıyor mu, yoksa tüketici başka bir şey mi arıyor?


Faiz nedir sorusu ile başlayalım dilerseniz.
Faizin olmadığı bir finans piyasası zaten düşünülemez. Finans dünyasındaki kazanç faize dayalı kazançtır.
Yüksek faiz, ilk bakışta parası olan için yüksek kazanç ve yüksek getiri gibi görünse de, madalyonun öteki yüzüne bakıldığında yüksek faizin bir risk göstergesi olduğunu bilmekte yarar vardır. Ülke riski dediğimiz CDS (Credit Dafault Swap – bir borçlunun (genellikle bir hükümet veya şirket) borcunu ödeyememesi durumuna karşı koruma sağlayan bir tür finansal türev aracıdır) puanının yüksek oluşu, o ülkenin piyasaya verdiği güven konusunda alacak epey yolu olduğunu gösterir).

Geçmiş yıllara göz attığınızda tansiyonu yükselen döviz piyasasının ateşini almak için yüksek faiz politikası ile birlikte diğer döviz politikaları uygulanır.
Uraloğlu, Yeşil Kalkınma Vakfı (YEKAV) tarafından düzenlenen Sürdürülebilir Ulaşım Zirvesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, ulaşım ve iletişim politikalarını küresel trendler ve çevresel sorumluluklar doğrultusunda şekillendirmenin öncelikli görevlerinden biri olduğunu, iklim değişikliği, artan nüfus ve sanayileşme baskısının doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını her zamankinden daha kritik hale getirdiğini ifade etti. Son yıllardaki kuraklık, sel ve orman yangınları gibi doğal afetlerdeki artışın çevresel sorunların ekonomik ve sosyal boyutlarını gözler önüne serdiğini dile getiren Uraloğlu, “Türkiye, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2053 net sıfır emisyon hedefi ve Paris İklim Anlaşması’na taraf olarak iklim değişikliğiyle mücadelede kararlılığını ortaya koymaktadır.” dedi…
Uraloğlu, özellikle ulaştırma sektöründe sıfır emisyona geçiş çalışmalarını hızlandırdıklarını aktararak, “Kurumsal karbon ayak izi hesaplamasını Türkiye’de ilk gerçekleştiren bakanlık olarak çevre bilinci hizmet anlayışına liderlik etmekten de gururluyuz. İklim kriziyle mücadelede öncü bir rol üstlenerek, çevreye duyarlı, karbon emisyonunu azaltan ulaşım sistemlerini hayata geçiren projeler geliştiriyoruz.” şeklinde konuştu. Yakın bir zaman önce başlatılan “Türkiye’nin Ulaşımda Net Sıfır Emisyon Yol Haritası” projesini, Avrupa Birliği mali işbirliği çerçevesinde finanse ederek, sektördeki tüm ulaşım modlarını kapsayacak şekilde yürüttüklerini ifade eden Uraloğlu, şunları aktardı: “Bu proje, ulaşım faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını sıfıra indirmeye yönelik etkili bir çerçeve oluşturmayı hedefliyor. Proje kapsamında geliştirilen emisyon modeliyle kara yolu, demir yolu, hava yolu, deniz yolu ve kent içi ulaşım modlarının mevcut durumunu analiz ederek, farklı gelecek senaryolarına göre aktivite tahminleri, araç sayısı, yakıt türü ve emisyon projeksiyonları oluşturacağız.” İfadelerini kullandı.
Bakan Uraloğlu, milli elektrikli tren setleri, elektrikli araçlar için artan şarj istasyonları, bisiklet yolları, ekolojik köprüleri, sürdürülebilir havacılık politikaları ve yeşil denizcilik projelerinin de çevre dostu ulaşım anlayışlarının somut göstergeleri olduğunun altını çizdi. Fosil yakıtlardan temiz enerjiye geçişte elektrikli araçların da kritik bir rol oynadığını kaydeden Uraloğlu, “Türkiye genelindeki toplam elektrikli otomobil sayısı da 2025 haziran ayı itibarıyla 268 binin üzerine çıktı. Yine, haziran itibarıyla da ülkemizde 31 bin 433 elektrikli araç şarj soketi bulunmaktadır. Bunların yanında yenilenebilir enerji kaynaklarını ulaşım ve altyapı projelerimizde daha etkin kullanmak için de somut adımlar atıyoruz. Örneğin günümüzde yenilenebilir enerji kaynaklarının öneminin bilinciyle, kara yollarından demir yollarına, TÜRKSAT’tan TÜRASAŞ’a Bakanlığımıza bağlı birçok kurumumuzda güneş enerjisinden faydalanıyoruz.” ifadelerini kullandı.



Birçok organizasyon, satın alma süreçlerini belirli kurallar, şemalar ve onay mekanizmaları ile tanımlar. Zaman içinde bu yapı oturur, işler rutinleşir, prosedürler ezberlenir. İşte tam da bu noktada tehlike başlar: Sistem körlüğü.
20 ülkedeki 44 noktada yaklaşık 13 bin çalışanıyla birinci sınıf yakıt ve elektrik sistemleri, satış sonrası ürünler ve çözümlerde küresel bir lider olan PHINIA, portföyünü genişletmeye devam ediyor. Bu kapsamda PHINIA, ticari araçlar ve endüstriyel motorlar için doğal gaz, hidrojen ve diğer alternatif yakıtlarla çalışan gelişmiş ateşleme sistemleri, enjektör statorları ve lineer pozisyon sensörleri ile profesyonel el aletleri pazarı için ateşleme ve yakıt enjeksiyon çözümleri sunan, 100 yılı aşkın endüstriyel mirasa sahip, İsveç merkezli Swedish Electromagnet Invest AB – SEM şirketinin stratejik satın alımını tamamladı. 
