OSS Derneği Otomotiv İstişare Toplantısında Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Bir Araya Geldi.
Bakan Ömer Bolat, Otomotiv Satış Sonrası Sektörüyle Bir Araya Geldi, Açık İletişim Umut Verdi
Ömer Bolat: Bu Yıl Yerli Otomotiv Sanayi İhracatı için 41 Kere Maşallah Diyeceğiz!

T.C. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, OSS Derneği’nin geniş katılımıyla gerçekleştirilen istişare toplantısında değerlendirmeler yaptı. Otomotiv sektörünün temsilcilerini bir araya getiren toplantıda konuşan Ömer Bolat, “Otomotiv sektörü son 15 yıldır ihracatımızın lideri konumda bulunuyor. Sektör, geçen yıl 37,2 milyar dolarlık ihracata ulaşmıştı. Geçen yılki 37 milyar doların içindeki 16 milyar dolar yan sanayiydi. Ana sanayinin sattığı otoların içindeki Türkiye’deki yan sanayi tedarikçilerin payını da eklediğimizde 24 milyar doları tedarik sanayi, sizlerin eserinizdir. Yani 37’nin 24’ü aşağı yukarı 3’te 2’ye geliyor. Bu yıl 40 milyar doları aşacağız ve inşallah 41’i söylemek nasip olacak. Otomotiv ihracatında 41 kere maşallah diyeceğiz. Bu yılın 7 ayında otomotiv ihracatımız yüzde 14 arttı, bu tempoyu koruyabilirsek ortalama 41’i rahatlıkla bulacağız demek ki” dedi. OSS Derneği Başkanı Ali Özçete ise, “2024 yılı itibarıyla 37,2 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin ihracat şampiyonu olan otomotiv sektörü, genellikle sıfır araç ihracatıyla özdeşleştirilse de, toplam ihracattaki en büyük paydaya sahip olan yedek parça ihracatı, asıl şampiyonun yedek parça sektörü olduğunu açıkça göstermektedir. Bu gerçek, sektörümüzün otomotiv sanayisinin en kritik lokomotif unsurlarından biri olduğunu kanıtlamaktadır” diye konuştu.
Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), otomotivin geleceğine yönelik çalışmalarıyla sektörü desteklemeye devam ediyor. Gerçekleştirilen programlara yoğun katılım sağlayan OSS Derneği, sektörün sorunlarını ilgili kurum ve kuruluşlara aktararak satış sonrası alanındaki büyümenin sürekliliğini sağlamak için çalışıyor. OSS Derneği’nin başta yönetim kurulu olmak üzere geniş katılımıyla gerçekleştirilen YEDPA Ticaret Merkezi’nde otomotiv sektörünün temsilcilerini bir araya getiren istişare toplantısına, T.C. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bakan yardımcıları ve ilgili daire başkanları katılım sağladı.
Otomotivde ana omurga yerli üretim!
Otomotiv satış sonrası sektörünün gündemindeki konuların ele alındığı toplantıda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, otomotivde ana omurganın yerli olduğunu ifade ederek, “Türkiye’de otomotiv sektöründe ana omurga yerli derken Türkiye’de üretim yapan Ford Otosan, Toyota, Hyundai Assan, Oyak Renault, Tofaş ve Togg elektrikli aracımızla biz 400 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. Siz tedarikçiler, yan sanayi, yedek parçacılar, servisçiler, tamirciler onları da kattığımızda gerçek anlamda oto sanayinde çalışanların sayısı milyonun üzerinde. Türkiye 1971’de otomotiv sanayi yolculuğuna montajla başladı, giderek yerlilik payını artırdı. Bugün 1 milyon 468 bin adetlik 1,5 milyon üretimle dünyanın 13’üncü büyük otomotiv sektörüne sahibiz. Avrupa’da dördüncüyüz şu anda. Avrupa’daki bu Türk malı, Türk otosu, Türk yan sanayi, teknolojinin, kalitenin sembolü haline geldi. Son 20 yılda öylesine bir sanayi ve ekonomide ve imalatta devrim yaptık ki gittiğimiz her yerde Türkiye saygın, itibarlı, ekonomisi güçlü ve üretimi kaliteli, teknolojisi çok yüksek ülke olarak addediliyor. Bunu görmekten de çok büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi.
Bu yıl ihracatta 41 kere maşallah diyeceğiz!
Otomotiv sektörünün son 15 yıldır ihracatta lider konumda olduğunu vurgulayan Ömer Bolat, şöyle devam etti: “Sektör, geçen yıl 37,2 milyar dolarlık ihracata ulaşmıştı. Geçen yılki 37 milyar doların içinde 16 milyar doları yan sanayiydi. Ana sanayinin sattığı otoların içindeki Türkiye’deki yan sanayi tedarikçilerin payını da eklediğimizde 24 milyar doları tedarik sanayi, sizlerin eserinizdir. Yani 37’nin 24’ü aşağı yukarı 3’te 2’ye geliyor. Bu yıl 40 milyar doları aşacağız ve inşallah 41’i söylemek nasip olacak. Otomotiv ihracatında 41 kere maşallah diyeceğiz. Bu yılın 7 ayında otomotiv ihracatımız yüzde 14 arttı, bu tempoyu koruyabilirsek ortalama 41’i rahatlıkla bulacağız demek ki.” Otomotiv sektörünün dünyada büyük bir dönüşüm geçirdiğini anlatan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, geçen yıl dünyada 11,7 milyon elektrikli otomobil satıldığını ve Türkiye’de de elektrikli otomobil satışlarının çok hızlı arttığını dile getirdi. Otomotiv sanayiyle ilgili bir karar alındığında mutlaka dünyada bile ses getiren yankılar yaptığını söyleyen Ömer Bolat, “Çünkü her ülke otomotiv sanayini temel omurga olarak korumak istiyor. Metal, mühendislik, otomotiv sanayileri, çok kritik sanayiler. Biz de burada başardıklarımızı öncelikle korumak ve ikinci aşamada da daha ileri götürmek için canla başla mücadele ediyoruz. Son iki buçuk yılda otomotiv sanayi için dış ticarette de çok önemli kararlar alındı. Haksız rekabete karşı, milli yerli üreticilerimizin koruma kararları alındı. İlave ürün vergileri çıkarıldı” diye konuştu.

Sektörümüz otomotiv sanayisinin en kritik lokomotif unsurlarından biri!
Toplantı hakkında değerlendirme yapan OSS Derneği Başkanı Ali Özçete ise, “Otomotiv yedek parça sektörü çoğu zaman bir tüketim ürünü gibi görülse de, aslında doğrudan can ve mal güvenliğiyle ilişkili kritik bir güvenlik ürünüdür. Bu nedenle sektörümüzün sürdürülebilir gelişimi yalnızca ekonomik açıdan değil, toplumsal güvenlik bakımından da büyük önem taşımaktadır. 2024 yılı itibarıyla 37,2 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin ihracat şampiyonu olan otomotiv sektörü, genellikle sıfır araç ihracatıyla özdeşleştirilse de toplam ihracattaki en büyük paydaya sahip olan yedek parça ihracatı, asıl şampiyonun yedek parça sektörü olduğunu açıkça göstermektedir. Bu gerçek, sektörümüzün otomotiv sanayisinin en kritik lokomotif unsurlarından biri olduğunu kanıtlamaktadır. Toplantımızda üyelerimizin sorunlarını, beklentilerini ve çözüm önerilerini doğrudan Sayın Bakanımız, Bakan Yardımcılarımız ve ilgili Daire Başkanlarımıza aktarma imkânı bulduk. Sahte yedek parçaların piyasada yarattığı ciddi tehlikelerden, küresel markaların tedarik zincirlerinde yerli üreticilere daha fazla yer vermesi gerekliliğine; yatırım ortamının öngörülebilirliği ihtiyacından, Mısır gibi ülkelerin teşvik politikaları karşısında alınması gereken önlemlere kadar pek çok başlık detaylı şekilde ele alındı. Sayın Bakanımız ve değerli ekibinin sektörümüzü dikkatle dinlemiş olmaları ve gerekli adımların atılacağı yönünde verdikleri mesaj, bizler için son derece kıymetliydi. OSS Derneği olarak üyelerimizin ortak sesiyle ortaya koyduğumuz bu taleplerin, ülkemizin ekonomik kalkınmasına, ihracat gücüne ve toplumsal güvenliğine katkı sağlayacak somut politikalara dönüşeceğine inanıyoruz” dedi.
– – – – – – – –

ŞİRKET EĞİTİM KATALOĞU
Şirket eğitimlerine büyük özen gösteriyoruz. Memnuniyetiniz ve referansınız bizim için çok değerli.
Eğitime sizlerle birlikte hazırlanıyoruz. Sizlerden gelen önerileri dikkate alıp özgünleştirmelerle ilerliyoruz.
Güvenilir eğitim hizmetleri ile yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.
Prof. Dr. Murat Erdal

Türkiye’nin Her Yerinde Bire Bir (1-1) Yönetici Ekibi ve Şirket Eğitimleri:
İçerikleri incelemek için tıklayınız.
☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve ISO 20400 Standardı Eğitimi (2 gün)
☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)
☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün)
☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)
☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)
☐ Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)
-> İçerikler için Eğitim Kataloğunu İndirebilirsiniz -> https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf

-> Eğitim teklifi almak için -> egitim@satinalmadergisi.com

















Bu firmayı ne amaçla kurmuştum? Kurarken hedefim neydi? Nasıl ve ne zorlukla kurmuştum?
Yandaki resimde gördüğünüz ürün bir redüktör ve ben de bir satınalmacı olarak onu almak istiyorum. Karşımda sıradan bir firma var. Bir de aşırı kurumsal bir firma. Bakın kimden alacağım redüktörü.
İtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; İhale dokümanı ekinde yer alan EK1’de (Test Listesi’nde): retikulumun idare tarafından sehven yazıldığı, söz konusu SUT işlem kodunun retikülosit sayımı (otomatik sistem) parametresine ait olduğu, SUT işlem kodunun L106530, işlem puanının 85,79 toplam test sayısının 1.500 toplam puanın 128.685,00 olarak düzenlenerek 22 parametre kan sayım tetkikine ilave olarak 1.500 test alımına çıkıldığı, ayrıca listede de düzenlendiği üzere farklı bir SUT kodu ve farklı bir işlem puanı olan bir parametre olduğu, fakat dokümanda retikülosit sayımı (otomatik sistem) için herhangi bir miktar açılmadığı ve fiyat sekmesi eklenmediği belirtilen parametre için fiyat verilemediği, piyasada satışa sunulan kan sayım cihazlarının retikülosit sayımını yapabilmek için ilave reaktif ve solüsyona ihtiyaç duyduğu, bu reaktiflerin Tıbbi Cihaz Kurumuna Ürün Takip Sistemine kayıt ürünler olduğu, kapsam dışı ürünler olmadığı, ayrıca bu reaktiflerin muhasebe mevzuatı ve vergi kanunlarına göre hastanelere firmalar tarafından resmi sevk irsaliyesi tarafından teslim edilip faturalandırması gereken ürünler olduğu, bununla ilgili gerekli düzenlemenin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Faturanın tarifi” başlıklı 229’uncu maddesinde yapıldığı, ihalenin bu haliyle sözleşmeye bağlanması durumunda ihale üzerine bırakılan isteklinin, sağlık tesislerine retikülosit sayımı parametresi için teslim edeceği reaktiflerin stok/sevk irsaliye ve fatura çıkışını yapamayacağı ya da 22 parametre kan sayım tetkiki adıyla stok/sevk irsaliye ve fatura çıkışını yapabileceği, böyle bir durumda ise firmanın usul, mevzuat ve esasa aykırı hareket ederek kanun dışı işlem yapacağı, L106530 SUT işlem kodlu retikülosit sayımı (otomatik sistem) farklı bir işlem puanına (85,79) sahip bir parametre olduğu, tam kan sayımı (hemogram) tetkikinin 30,25 SUT işlem puanı ile hesaplanan bir parametre olduğu ve bu parametrenin ihale dokümanına ait Teknik Şartname’de ve Test Listesi’nde 1.636.500 toplam test miktarının 49.504.125 toplam puan olarak, L106530 retikülosit sayımı (otomatik sistem) ise 85,79 işlem puanı ile 1.500 toplam test 128.685,00 toplam puan olarak hesaplandığı, fakat birim fiyat teklif cetvelinde L106530 SUT İşlem kodlu retikülosit sayımı (otomatik sistem) puanı ve test miktarıyla ilgili birim fiyat ve toplam fiyat düzenleme yapılmayarak 49.632.810 toplam puan ile ihale edildiği, iki farklı SUT işlem kodu ve işlem puanına ait parametrelerle ilgili yapılan bu işlem ihale dokümanının kendi içinde çelişmesine, retikülosit sayımı (otomatik sistem) fiyat verilememesine neden olarak teklif cetvelinde toplam 128.685 puanlık farka yol açtığı iddialarına yer verilmiştir.
İki Ar-Ge üniversitesinin ortak olduğu tek teknokent olma özelliği taşıyan Entertech İstanbul Teknokent, 5 stratejik adımından biri olan uluslararasılaşma vizyonu kapsamında Hollanda’da Entertech Europe B.V. şirketini kurdu. Entertech Europe B.V. ve ona bağlı olarak kurulan Amsterdam ofisi, Avrupa pazarına açılmak isteyen teknoloji girişimcilerine yönelik stratejik bir üs olarak konumlanıyor.
Konuyla ilgili konuşan Entertech İstanbul Teknokent Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu; “Entertech Europe B.V.’yi 5 stratejik hedeflerimizden biri olan uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda hayata geçirdik. Globalleşen dünyada, girişimcilerimizin sınır ötesi fırsatlara erişimini kolaylaştırmayı ve bu sayede rekabet güçlerini artırmayı önceliklendiriyoruz. Entertech Europe B.V. ve yeni ofise birlikte girişimlerimizin uluslararası alanda daha hızlı büyümelerine ve rekabet güçlerini artırmalarına destek olacağız” dedi.
Entertech Europe B.V’nin merkezi, Amsterdam’ın en prestijli ortak çalışma alanlarından biri olan Startdock bünyesinde yer alıyor. Girişimciler burada sadece fiziksel bir alanla değil, aynı zamanda Avrupa’daki iş geliştirme, yatırımcı bağlantıları, mentorluk ve görünürlük olanaklarıyla da buluşma şansı yakalıyor. Amsterdam ofisiyle birlikte başlatılan yeni dönemde, Avrupa’ya açılma hedefi olan teknoloji girişimleri için başvuru süreci de başladı. Girişimciler, program kapsamında Avrupa pazarına adaptasyon, müşteri erişimi ve yatırımcı görüşmeleri gibi konularda birebir destek alabilecek. Avrupa pazarında kalıcı başarı hedefleyen tüm girişimler, Entertech Europe B.V.’nin sunduğu olanaklardan yararlanmak için başvuru yapabilecek.
Entertech Europe B.V.’nin yeni ofisinin yer aldığı Amsterdam, aynı zamanda bu sene ikincisi düzenlenecek Entertech Netherlands Expanding Programme’a da ev sahipliği yapacak. Program, Türk tarım ve gıda girişimlerinin Avrupa pazarına açılmalarını desteklemek amacıyla hayata geçiriliyor. Türk tarım ve gıda girişimlerine yalnızca yeni pazarlara erişim değil, katılımcılara stratejik ortaklıklar, ticari hazırlık, ağ oluşturma, Amsterdam’da ofis alanı gibi pek çok olanak sunacak.



Geçtiğimiz aylarda katıldığım bir toplantıda iki farklı şirketin hikâyesi gündeme geldi. Biri, pandemi öncesinde dijital dönüşümü bir “trend” değil, bir “stratejik zorunluluk” olarak görmüş, yatırımlarını yapmış ve çalışanlarını bu yönde hazırlamıştı. Diğeri ise hâlâ eski yöntemlere bağlı kalmış, “şimdilik idare ediyoruz” mantığıyla hareket etmişti. Pandemi vurduğunda ilk şirketin satış kanalları hızla çevrimiçi platformlara kaydı, ERP’si hazırdı, uzaktan çalışma sorunsuz yürüdü ve müşteri deneyimi güçlendi. İkinci şirket ise tedarik zincirinde gecikmeler yaşadı, çalışanları verimli çalışamadı, müşteriler dijital alternatiflere kaydı.
İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmektedir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İşverenin baskı uygulaması sonucu düzenlenen istifa dilekçesine değer verilemez
Olsa olsa ithalatçının rüyasını tasvir eden resim böyle olurdu.

Uzun yıllardır “sürdürülebilirlik” kavramı, satınalma dünyasının en önemli gündemlerinden biri. Ancak bugün geldiğimiz noktada, sürdürülebilirlik tek başına yeterli değil. Çünkü sürdürülebilirlik, çoğu zaman “zararı azaltmak” üzerine kurulu bir yaklaşımı temsil ediyor. Oysa artık bizler, yalnızca zararı azaltmayı değil, aynı zamanda değer yaratmayı, kaynakları döngüsel biçimde yönetmeyi ve kapalı döngü tedarik zincirleri kurmayı konuşuyoruz. Bu yeni bakış açısına döngüsel ekonomi diyoruz.