İstanbul’daki Sel Sigortaya İlgiyi Artırdı, Tedarikçinizin Poliçesi Ne Durumda?
İstanbul’daki Selin Ardından Sel Teminatı ve Tedarikçi Riski
İstanbul’da 14 Ekim’de etkili olan ve 84 yılın en şiddetli yağışı olarak kayıtlara geçen sağanak, kentin birçok ilçesinde sel ve su baskınlarına yol açtı. Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) 14-15 Ekim’deki yağış ve su baskınlarına ilişkin verilerine göre, İstanbul ile Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Bursa’da 27 Ekim itibarıyla sigorta şirketlerine, 10.130 hasar ihbarı ulaştı ve gerçekleşen hasar tutarı yaklaşık 12 milyar liraya çıktı.
Hasarın 10,77 milyar lirası (%89,8) İstanbul’da, 907 milyon lirası (%7,6) Kocaeli’de oluştu. Branşlara göre dağılımda hasarın %74,5’i ticari, sınai ve konut poliçelerini kapsayan yangın sigortasında, %22,7’si kaskoda toplandı. Aynı tarihe kadar sel ve su baskını teminatı kapsamında 1.053 dosyanın ödemesi tamamlandı ve hak sahiplerine 582 milyon lira tazminat aktarıldı. Ödenen tutar, toplam hasarın %4,9’una denk geliyor.
Acentelerin aktardığına göre, selin ardından sigortası olmayan araç, konut ve iş yeri sahipleri fiyat teklifi istemeye başladı ve mevcut sigortalılar ise poliçelerinde sel teminatı bulunup bulunmadığını sordular. TSB de vatandaşlar ve işletmeler için dokuz maddelik bir hasar rehberi yayımladı. Konut ve iş yerlerinde sigortalılığın düşük olduğu bir kentte bu ilginin kalıcı bir güvenceye dönüşüp dönüşmeyeceği belirsizliğini koruyor. Sigorta açığının en çok hangi işletmelerde kaldığı sorusu, tedarik zinciri yönetimini de doğrudan ilgilendiriyor. Selin konut ve iş yerlerinin yanında sanayi sitelerine, ulaşım hatlarına ve depolara uzanan etkisi, konunun lojistik boyutunu da gündeme taşıyor.
Sel Sonrası Sigortaya Yönelen İlgi Ne Kadar Kalıcı?
Bir sigorta acentesi, olağan koşullarda günde bir kasko poliçesi düzenlerken selin ardından bir günde dört poliçe kestiğini anlattı. Başka bir acente, bazı müşterilerin maliyeti düşük tutmak için daha önce eklemedikleri teminatları zeyilname ile, yani poliçeye sonradan yapılan bir ekle dahil ettirmek istediğini söyledi. Bu anlatımlar tek tek acentelerin gözlemine dayanıyor. Sektör genelinde poliçe satışlarının ne ölçüde arttığına dair resmi bir istatistik henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Dolayısıyla bir acentede görülen dört katlık artış, sektörün tamamında aynı oranda bir yükseliş yaşandığını göstermiyor.
Benzer bir ilgi, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından da görüldü. Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) aktardığı verilerde, depremleri izleyen günlerde ülke genelinde günlük zorunlu deprem sigortası poliçe üretimi %55 arttı. Buna karşın, İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde toplam sigortalılık oranındaki artış %1 civarında kaldı. DASK, büyük depremlerin ardından görülen bu yükselişin bir süre sonra olağan seyrine döndüğünü ifade ediyor. Afetin hemen ardından gelen ilgi, kendiliğinden kalıcı bir güvenceye dönüşmüyor. Zorunlu bir sigorta olmayan sel teminatında karar, konut ve iş yeri sahibinin poliçeyi düzenlerken ya da yenilerken yapacağı tercihe bağlı.
Afet sonrasında duyulan korkunun sigorta talebine etkisi, pazarlama literatüründe olası bir tehdidi ve sonuçlarını öne çıkararak insanları bir ürüne ya da davranışa yöneltmeyi amaçlayan korku pazarlaması başlığı altında da ele alınıyor. Bayburt Üniversitesi’nden Arş. Gör. Öznur Çınar ile Gümüşhane Üniversitesi’nden Doç. Dr. Emel Yıldız’ın 2024’te yayımlanan ve Bayburt’taki 764 esnafla yürütülen çalışmasında, esnafın %68,1’inin afetlerden korktuğu, %68’inin de iş yerinin bir afetten zarar görmesinden endişe duyduğu görülmüştür. Aynı çalışmada ulusal deprem tatbikatının sigorta yaptırma isteği uyandırdığını söyleyenlerin oranının %53,9’da kaldığı, korku hissinin sigorta isteğindeki değişimin ancak %5,8’ini açıkladığı ifade edilmiştir. Çalışmada aktarılan bir Kaliforniya araştırmasında da deprem sonrasında risk algısının belirgin biçimde arttığı, sigorta yaptırma isteğinde ise hafif bir artış görüldüğü belirtilmiştir.
Yazarlar, sigortanın yararlarının bilinmemesinin, afet sonrası devlet yardımı beklentisinin ve ek sigortanın esnafa pahalı gelmesinin bu isteği sınırlayabileceğini değerlendirmiştir. Korkuya dayalı mesajların en fazla risk altındaki kesimlerde kaygıyı artırabileceğine ilişkin literatür de çalışmada aktarılmıştır.
Sigorta Açığı En Çok Küçük İşletmelerde
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) verilerine göre İstanbul’da yaklaşık 940 bin konut, iş yeri ve sanayi tesisi poliçesi bulunuyor. TSB Genel Sekreter Yardımcısı Atilla Oksay’ın paylaştığı dağılımda bu poliçelerin:
- 710 binini konutlar,
- 208 binini ticari işletmeler,
- 22 binini sınai tesisler oluşturuyor.
Oksay, bu sayıların kentte %17-20 bandında bir sigortalılık oranına karşılık geldiğini açıklıyor. Hürriyet yazarı Noyan Doğan da Türkiye genelinde büyük sanayi tesislerinin neredeyse tamamı sigortalıyken dört iş yerinden birinin iş yeri sigortası bulunduğunu yazıyor. Büyük sanayi tesislerinde dar olan sigorta açığı, küçük işletmelerde çok daha geniş. Tedarik zinciri açısından bu dağılım, sigortalı bir fabrikanın sigortası bulunmayan bir tedarikçiye bağlı çalışabileceği anlamına geliyor.
İstanbul Valisi Davut Gül’ün açıkladığı hasar tespitinde, kentte 19.300 civarında ihbar alındı, 2 bin dolayında konut ile 900 dolayında iş yerinde ciddi hasar belirlendi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, selden etkilenen esnafın acil ihtiyaçları için 80 milyon liralık nakdi destek ayrıldığını duyurdu. Valilik de zarar gören 5.200 kişinin hesabına 10’ar bin lira yatırdı, ardından 2.500 kadar kişiye aynı tutarda ödeme yaptı. Bu ödemeler acil ihtiyaçlara yönelik olduğundan sigortası bulunmayan bir işletmede makine, stok ve iş yeri kaybının çoğu işletmenin kendi kaynaklarıyla karşılanmak zorunda kalıyor. Sigortası olduğu halde poliçesinde sel teminatı bulunmayan bir işletmede de zarar, poliçe kapsamına göre sigortalının üzerinde kalabiliyor.
Yollar, Sanayi Siteleri ve Depolar Selden Nasıl Etkilendi?
Valiliğin selin ilk gününe ait kayıtlarına göre 14 Ekim’de 06.00 ile 20.00 arasında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ulaşan 2.518 ihbarın içinde, 1.277 su baskını ve 15 heyelan yer aldı. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün açıklamasına göre TEM Otoyolu’nun (Trans European Motorway – Trans Avrupa Otoyolu) Kağıthane bağlantılarındaki giriş ve çıkışlar su baskını riski nedeniyle kapatıldı. M7 Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattında Kağıthane İstasyonu çevresindeki su baskını yüzünden seferler geçici olarak durduruldu. Kuzey Marmara Otoyolu’nun Riva yönündeki toprak kaymasının ardından trafik tek şeritten kontrollü olarak sağlandı. Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT), bozulan yol koşullarının teslimat süreçlerine yansıdığını ve bazı bölgelerde kargo teslimatlarında gecikme yaşanabileceğini duyurdu. Başakşehir’de Olimpiyat Metro İstasyonu’nu su bastı, Atatürk Bulvarı’nda servis araçları yolda kaldı.
Sel, sanayi sitelerinde ve küçük iş yerlerinde de hasara yol açtı. Esenyurt’taki Haramidere Sanayi Sitesi’nde çok sayıda iş yerini su bastı ve sitedeki esnaftan biri hammaddelerin, akülerin ve makinelerin sular altında kaldığını, aynı sorunu yıllardır yaşadıklarını anlattı. Başakşehir’deki İkitelli Sanayi Bölgesi’nde yolun bir yönü trafiğe kapandı. Sarıyer Ayazağa’da Kemerburgaz Caddesi üzerindeki şirketlerde gece mesaisindeki yaklaşık 200 çalışan mahsur kaldı ve kamyon ile minibüslerle tahliye edildi. Aynı bölgede dere taşınca su altında kalan bir fabrikada işçiler 24 saate yakın mahsur kaldı. Geri dönüşüm işi yapan bir esnaf da deposundaki malzemenin büyük bölümünü kaybetti. Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde iki büyük sanayi tesisinin sahasını su bastı, 450 metrekare civarındaki bir market deposu 20 dakikada suyla doldu ve deponun sahibi, zararının3 milyon lira civarında olduğunu tahmin ettiğini belirtti.
Trakya yönünde Hadımköy ve Kıraç, Anadolu yönünde Tuzla, Gebze ve Dilovası hattındaki büyük depo kümelerinde, bu selde hasar oluştuğuna dair bir haber ya da sektör açıklaması kamuoyuna yansımadı. Ticaret Bakanlığı’nın Türkiye’de e-Ticaretin Görünümü Raporu’na göre 2024’te e-ticaret gönderilerinin %8,7’si Tuzla’dan, %4,8’i Gebze’den yapıldı. Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği’nin (GYODER) son verilerine göre İstanbul-Kocaeli bölgesindeki toplam depo stoku yaklaşık 11,6 milyon metrekare, boş depo oranları İstanbul Avrupa yakasında %1,9, Asya yakasında %1,3, Kocaeli’de %1,7 düzeyinde. Depo kümelerinden bu kez hasar haberi gelmese de boş alanın bu kadar dar olduğu bir pazarda su basan bir deponun yerine kısa sürede yenisini bulmak zor görünüyor.
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin de nitelikli depo ihtiyacının Gebze-Dilovası-Çayırova, Tuzla, Arnavutköy ve Kuzey Marmara hattında yoğunlaştığına işaret ediyor. TSB verilerinde taşıma halindeki yükleri güvence altına alan emtia nakliyat sigortasının hasarı 2,5 milyon lirada kaldı.
Tedarikçinin Seli Alıcının Poliçesine Girmiyor
Bir sel hasarının tazmin edilebilmesi için poliçede sel ve su baskını teminatının yer alması gerekiyor. Oksay, doğal afetlere karşı teminatın hemen her branşta verildiğini ancak bu teminatların genellikle ek teminat olarak, yani temel poliçeye ayrıca eklenerek alındığını hatırlatıyor. TSB’nin rehberine göre sel teminatı içeren bir iş yeri poliçesinde bina ve sabit tesisatın yanında ticari mallar, stoklar, makineler ve üretim hatları da kapsama girebiliyor. Faaliyetin durmasından doğan gelir kaybı da poliçede iş durması ya da kar kaybı teminatı varsa karşılanabiliyor. Kar kaybı teminatı, hasar nedeniyle faaliyetin durduğu ya da aksadığı dönemde işletmenin kaybettiği brüt karı ve süren sabit giderleri güvence altına alıyor.
“Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartları”, tazminatı sigortalının ticari faaliyette kullandığı bina, makine, donanım, demirbaş ve emtianın geçerli bir yangın poliçesinin kapsadığı bir riskle hasar görmesine bağlıyor. Genel şartlar, yangın poliçesinde teminat altına alınmamış hallerden doğan kar kaybını da kapsam dışında sayıyor. Bu düzenlemeye göre bir fabrikanın kar kaybı teminatı, ancak kendi değerlerinde oluşan hasar üzerinden işliyor. Tedarikçinin deposunu su bastığında alıcının üretimi dursa bile standart kar kaybı poliçesi bu kaybı karşılamıyor. Sigorta aracılarının ürün açıklamalarında, tedarikçi ya da müşteri tesisinde oluşan hasara bağlı duruşların standart teminatta yer almadığı, ayrı bir ek teminatla ve çoğunlukla sınırlı bir limitle düzenlenebildiği belirtiliyor.
Tedarikçi değerlendirmesinde kalite, kapasite ve teslim performansının yanına tedarikçi tesisinin sel riski ve bu riske karşı alınan teminat da eklenebilir. Tek kaynaktan alınan bir hammadde ya da parçada tedarikçinin iş yeri poliçesinde sel teminatı bulunup bulunmadığı ve stok ile makine için belirlenen sigorta bedelinin güncelliği konusu, alıcının üretim planını da doğrudan ilgilendiriyor.
Oksay’ın hatırlattığı gibi sigorta şirketinin sorumluluğu poliçedeki sigorta bedeliyle sınırlı, TSB rehberi de bu bedellerin güncel değerleri yansıtıp yansıtmadığının düzenli olarak kontrol edilmesini öneriyor. Alıcı firmanın kendi poliçesinde de kar kaybı teminatının hangi riskleri kapsadığı ve tedarikçi kaynaklı duruşların ek teminatla güvence altına alınıp alınmadığı gözden geçirilebilir.
Bu inceleme, poliçe metnini, hasarın sigortalıda kalan kısmını belirleyen muafiyetleri, teminat limitlerini ve kar kaybının hangi süre boyunca ödeneceğini gösteren azami tazminat süresini okuyup, işletmenin gerçek ihtiyacıyla karşılaştırabilmeyi gerektiriyor. İstanbul Ticaret Gazetesi’nin selin ardından yayımladığı değerlendirmede de azami tazminat süresinin, fiziksel hasarın onarım süresinin yanında işletmenin ekonomik olarak normal faaliyet düzeyine dönmesi için gereken süreye göre belirlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Kasko ve Konut Poliçesinde Gözden Kaçan Ayrıntılar
Zorunlu trafik sigortası aracın kendisinde selden doğan hasarı karşılamıyor. Bu hasar için kaskoda sel ve su baskını teminatının bulunması gerekiyor. Oksay’ın verdiği bilgiye göre İstanbul’da 2,8 milyon civarında aracın kasko poliçesi bulunuyor ve kentte kasko sigortalılığı %43 düzeyinde.
“Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları”na göre sigortalı, hasarı öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde, sigorta şirketine bildirimde bulunmak zorunda. TSB rehberi, suya maruz kalan aracın çalıştırılmamasını, elektrikli araçlarda ayrıca şarj yapılmamasını ve batarya ile elektrik aksamına müdahale edilmemesini istiyor. Noyan Doğan, sigortacıların bu seli elektrikli araçlar açısından ilk deneyim olarak gördüğünü ve bataryası zarar gören aracın tam hasarlı sayılarak perte ayrılacağını aktarıyor. Karar gazetesine konuşan uzmanlara göre batarya, elektrikli aracın toplam maliyetinin %40 kadarını oluşturuyor.
Aynı uzmanlar, sel suyuna maruz kalan araçların ikinci el piyasasında da risk oluşturduğunu, ilk bakışta fark edilmeyen hasarın zamanla elektronik sistemlerde, motorda ve güvenlik donanımlarında arızaya dönüşebileceğini belirtiyor. Uzmanlar, ikinci el araç alacaklara emniyet kemeri diplerini, koltuk raylarını, taban halısının altını ve bagajdaki stepne yuvasını kontrol ettirmelerini öneriyor.
Konut tarafında DASK’ın sunduğu zorunlu deprem sigortası, depremden bağımsız sel ve su baskını hasarını kapsamıyor ve bu hasar için konut sigortasında sel teminatının bulunması gerekiyor. TSB rehberine göre bina ve eşya teminatları ayrı ayrı düzenlenebiliyor ve binası sigortalı bir evde eşyalar teminat dışında kalmış olabiliyor. Kiracılar da kendi eşyaları için ayrıca sigorta yaptırabiliyor.

Zorunlu Afet Sigortası Meclis Aşamasında Bekliyor
Oksay, zorunlu deprem sigortasının zorunlu afet sigortasına dönüştürülmesi için tüm hazırlıkların tamamlandığını ve gerekli mevzuatın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) aktarıldığını belirtiyor. Öngörülen düzenlemede sel, su baskını, heyelan, orman yangını, dolu ve fırtına gibi risklerin kapsama alınması, binaların yanında içlerindeki eşyaların da güvence altına alınması hedefleniyor. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) daha önce paylaştığı bilgilere göre, yeni sistemde her afet türü için risk haritaları oluşturulması ve teminat tutarlarının Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre aylık güncellenmesi planlanıyor.
TSB Başkanı Ahmet Yaşar, İstanbul’daki selin bu konuda geç kalındığını gösterdiğini ve yasa çıkması halinde sel hasarlarının da teminat kapsamına gireceğini söyledi. Yasalaşma tamamlanana kadar sel riskine karşı güvence, işletmelerin ve hane halkının kendi seçtiği poliçelerle sınırlı kalıyor. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarda düzenlemenin ticari ve sınai tesisleri kapsayıp kapsamayacağına ilişkin bir ayrıntı yer almıyor.
TSB’nin 27 Ekim verisinde, 14-15 Ekim’deki selden kalan 8.662 dosyanın incelemesi sürüyor ve henüz sonuçlanmamış bu dosyalar için ayrılan muallak tazminat karşılığı 11,4 milyar lira düzeyinde bulunuyor. Hasar dosyaları kapanmadan kent 27 Ekim sabahı yeni bir sağanakla karşılaştı. Tuzla’nın Aydınlı Mahallesi’nde caddeler su altında kaldı ve su içinde kalan iki servis minibüsündeki toplam 41 personel tahliye edildi. Bu yağışta da bölgedeki depolara ilişkin bir hasar haberi gelmedi. Selin ardından açılan teklif dosyalarının ne kadarının poliçeye dönüştüğü ve bu poliçelerin bir yıl sonra yenilenip yenilenmediği, ilginin kalıcı olup olmadığını gösterecek veriler arasında yer alacak.
İŞ PROBLEMLERİNE ODAKLI EĞİTİMLER, ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR
EĞİTİM ve DANIŞMANLIK:
Kurumunuzun satınalma ve tedarik zinciri fonksiyonunu sağlam, risklere karşı dayanıklı, izlenebilir ve denetlenebilir bir kontrol yapısına kavuşturmak için eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle destek veriyoruz.
Eğitim teklifi almak için egitim@satinalmadergisi.com
Fabrikanızda Bire Bir (1-1) Yönetici ve Grup Eğitimleri

Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz. Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır. Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.
Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”
Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.









