Çip Krizi ve RAM Kıtlığında Apple Bile Sorun Yaşıyor

Satınalma Dergisi
Satınalma Dergisihttps://satinalmadergisi.com
KURUMSAL PAZARDA 13. YIL HABER & LANSMAN: dergi@satinalmadergisi.com REKLAM: reklam@satinalmadergisi.com ABONELİK: abone@satinalmadergisi.com Tel : (546) 740 10 10
spot_imgspot_img

Çip Krizi ve RAM Kıtlığında Apple Bile Sorun Yaşıyor

Apple 30 Temmuz akşamı, Haziran çeyreği sonuçlarını açıkladı ve neredeyse her kalemde rekor kırdı. Ertesi gün hissesi gün içinde %10’a yaklaşan bir düşüş yaşadı, kapanışta kayıp %7,4 seviyesinde kaldı. Gün içindeki seviye korunsaydı şirketin piyasa değerinden yaklaşık 500 milyar dolar silinecek ve dünyanın en değerli şirketi unvanı, birkaç gün önce geri alındığı Nvidia’ya dönecekti. Rekor bilanço ile sert satış arasındaki bu çelişki basit bir piyasa dalgalanması olmaktan uzak. Tedarik zinciri yönetimini uzun yıllardır ders kitaplarına konu etmiş bir şirket, istediği hacme neden ulaşamadığını anlatmak zorunda kaldı.

Rekor Bilanço, Düşen Hisse

Rakamlar tartışmasız güçlü. Apple’ın 27 Haziran’da biten çeyrekte geliri %16 artışla 109,4 milyar dolara ulaştı, hisse başına kazanç %29 artışla 2,02 dolar oldu. iPhone geliri %22 artışla 54,25 milyar dolara, Mac geliri %29 artışla 10,4 milyar dolara çıktı. Üçü de Haziran çeyreği rekoru. Yatırımcıyı rahatsız eden şey geçmiş çeyrek olmadı, önümüzdeki çeyrek için verilen tahmin oldu. Apple, Eylül çeyreği için %9 ile %11 arasında gelir büyümesi öngördü, piyasa beklentisi ise yaklaşık %12 seviyesindeydi.

Bu yavaşlamanın tamamını tedarike bağlamak yanıltıcı olur. Finans direktörü Kevan Parekh, gerilemenin 2,5 puanının kur etkisinden geldiğini açıkladı. Geri kalanı tedarik kısıtından kaynaklanıyor ve bu kısıtı beklenmedik bir yerden tarif eden isim, Eylül ayında koltuğu John Ternus’a bırakacak olan üst yönetici Tim Cook oldu. Yıllardır tedarik zinciri dehası olarak anılan Cook’a göre ortada bir tedarikçi ya da ortak sorunu yok. iPhone ile Mac şirketin kendi tahminlerini fazlasıyla aştı ve Apple kendi çiplerinin üretildiği en gelişmiş çip üretim hatlarında yeterli kapasite bulamadı. Haziran ayında yayımladığımız yazıda rekabetin asıl olarak tedarik kararlarında belirlendiğini savunmuştuk, bu bilanço o tezin sınandığı yer oldu. Yatırımcının bu bilançoda aradığı şey satış rakamı olmaktan çıkmış, Apple’ın önümüzdeki çeyrekte kaç adet üretebileceğine kaymış durumda.

Maliyet Nereden Çıkıp Nereye Gidiyor

Cook aynı görüşmede RAM’i (bellek) ayrı bir başlık olarak ele aldı. Apple, Haziran ayında Mac ve iPad fiyatlarını artırdı. Cook bunu isteksizce yaptıklarını ve sebebinin bellek maliyetlerindeki sıçrama olduğunu söyledi. RAM, yani cihazın çalışma belleği, uzun yıllar bir sistemin en ucuz parçalarından biriydi. Bugün tablo tamamen değişti. Araştırma kuruluşu Tech Insights’tan Mike Howard’ın verdiği orana göre bellek, normal şartlarda bir bilgisayarın maliyetinin %15 ile %20’sini oluştururken bu pay %30 ile %40 bandına çıktı. Bellek yıllarca bir bilgisayarın en ucuz parçasıydı, bugün maliyetin üçte birini tek başına taşıyor.

Türkiye’deki okur bu artışın bir kısmını zaten gördü. Apple Türkiye 5 Mayıs’ta iPhone 17 ailesinin fiyatlarını yaklaşık %10 artırdı, üstelik yılın ilk gününde akıllı telefonlarda vergi artışı da yürürlüğe girmişti. Yani telefon ya da bilgisayar alan bir tüketici için mesele bir tahmin olmaktan çıktı. Piyasa araştırma şirketi TrendForce’un verilerine göre standart RAM sözleşme fiyatları 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %93 ile %98 arasında arttı. Bu, bellek piyasasının tarihinde kayda geçen en sert çeyreklik yükseliş.

Sıra Kimde?

Fiyatın bu kadar sert yükselmesinin sebebi arzın aniden daralması olmadı. Talep tarafında yeni ve çok büyük bir alıcı grubu belirdi. Yapay zeka veri merkezi kuran şirketler, bellek üreticilerinin kapasitesini uzun vadeli tedarik anlaşmalarıyla önceden bağladı. Üreticiler de ileri üretim hatlarını bu tarafa ayırdı. Çünkü sunucu belleği tüketici belleğine göre çok daha yüksek marj bırakıyor. Geriye kalan alıcı, kalan hacmi piyasanın verdiği fiyattan almak zorunda kaldı.

Peki neden yeni kapasite kurulmuyor? Kuruluyor, ama tüketiciye ulaşmıyor. Yapay zeka çiplerinde kullanılan HBM adlı bellek türü, üreticilerin bellek üretim kapasitesinin 2027 sonunda yaklaşık %30’unu kullanacak. Buna karşılık, çıkan bellek miktarının yalnızca %13’ünü üretecek. Yani bu ürün kapasiteyi çok yiyip az bellek veriyor. Güney Koreli bellek üreticisi SK Hynix’in üst yöneticisi Kwak Noh-jung 10 Temmuz’da, 2027’nin sektör tarihinin arz açısından en kötü yılı olacağını ve talebin 2030’dan sonra bile kapasitelerini aşacağını söyledi. Bu değerlendirmeyi bir notla okumakta fayda var, çünkü Kwak bunu şirketinin Nasdaq’a açıldığı gün söyledi ve dar arz anlatısı doğrudan üreticinin fiyatlama gücüne hizmet ediyor.

Bellek üreticisi Micron da Haziran ayındaki yatırımcı sunumunda talebin sektör genelindeki arzı belirgin biçimde aştığını ve bu sıkışıklığın 2027 sonrasına sarkabileceğini belirtti. Aynı talep gücünün başka emtialarda benzer sonuçlar ürettiğini daha önce ele almıştık. Bakır ve elektrifikasyon metallerindeki yapısal açığı incelediğimiz yazıda talebi yaratan üç kalemden biri yine yapay zeka veri merkezleriydi. RAM meselesinde yaşanan şey, farklı bir malzemede farklı bir hızla tekrarlanıyor. Pazarlık gücü fiyattan sıraya kaydı ve sırada yeri olmayan alıcı, kalan hacmi piyasanın belirlediği fiyattan alıyor.

AMD Yeniden 4 GB’lık Ekran Kartına Döndü

Kıtlığın zincirin alt katmanındaki karşılığı çok daha somut oldu. AMD, giriş seviyesi yeni ekran kartı Radeon RX 9050’yi 279 dolar önerilen fiyatla duyurdu ve perakendeye çıkan sürüm 8 GB kapasiteye sahip. Ancak aynı adı taşıyan, yalnızca hazır bilgisayar üreticilerine verilen 4 GB’lık ikinci bir sürüm daha var. Piyasa dört yıldır 4 GB’lık yeni bir ekran kartı görmemişti. Kartın üzerindeki bellek, teknik adıyla GDDR, sistem RAM’inden ayrı çalışır ve kapasitenin yarıya inmesi kullanılan yonga sayısının da yarıya inmesi anlamına gelir.

Burada bir düzeltme yapmak gerekiyor. Basında kartın doğrudan RAM krizi nedeniyle çıkarıldığı yazıldı. Oysa ne AMD’nin ne de kart üreticisi ASRock’ın böyle bir açıklaması yok. AMD’nin bildirdiği tek gerekçe, kartın belirli bir sistem üreticisi ortağı için giriş seviyesi kullanıcıya uygun maliyetli bir seçenek olarak geliştirilmiş olması. Şirketin kendi kurmadığı bir nedensellik bağını bizim kurmamız doğru olmaz. Ancak zamanlamanın ve tercihin yönünün ne anlattığı ortada.

Çünkü aynı hareket telefon tarafında da yaşanıyor. Sektör raporlarına göre 16 GB RAM’li üst segment modellerin sayısı azalırken 4 GB RAM’li cihazların sayısı artıyor, orta segmentte de kapasiteler aşağı çekiliyor. Pazar araştırma şirketi Counterpoint’in analisti Yang Wang’a göre üreticiler lansmanları erteliyor, ürün gamını daraltıyor ve teknik özellikten kısıyor. Aynı fiyata daha az bellek veren bir cihaz, birkaç yıl önce raftan dönerdi. Maliyet fiyata yansıtılamadığında ürünün kendisine yansıyor ve bu artık tek bir kartın hikayesi olmaktan çıkmış, sektörün ortak refleksi haline gelmiş durumda.

Tedarik Zinciri Dijital Dönüşüm Danışmanlığı Haber çip Krizi Ve Ram Kıtlığında Apple Bile Sorun Yaşıyor

Türkiye Sıranın Neresinde?

Türkiye’de bellek üretimi yok. Bunun pratik anlamı şu, tahsis masasında Türkiye adına oturan bir üretici bulunmuyor ve yerli alıcı zincire en uçtan giriyor. Türk Elektronik Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yaman Tunaoğlu, Ocak ayında yaptığı değerlendirmede küresel bellek sıkıntısının Türkiye’yi o aşamada doğrudan vurmadığını, ancak yıl içinde tüketici elektroniğinde hissedileceğini söylemişti. Tunaoğlu üretimin ağırlıklı olarak Güney Kore ve Tayvan’da yoğunlaştığına dikkat çekerek arz baskısının bir süre daha süreceğini belirtmişti. Aradan geçen aylar bu öngörüyü doğruladı.

Türkiye’ye özgü ikinci bir mekanizma daha var ve satınalma açısından asıl önemlisi bu. Sözleşme fiyatları ile raf fiyatları aynı gün hareket etmiyor. Firmaların elinde eski maliyetle alınmış stok bulunduğu için küresel artış, mağaza etiketine haftalar hatta aylar sonra yansıyor. Aynı gecikme inişte de çalışıyor, sözleşme fiyatı gerilese bile pahalı stok tükenene kadar rafta ucuzlama görünmüyor. Tüketici tarafındaki ilk tepki şimdiden ölçülebiliyor, Counterpoint verilerine göre yenilenmiş telefon pazarı bu yıl %13 büyüdü. Raftaki fiyatın gecikmesi alıcıya zaman kazandırmıyor, maliyetin nereye gittiğini göremediği bir görünürlük boşluğu yaratıyor.

Pazarlığın Konusu Değişti

Bu tablo satınalma masasında somut bir değişikliğe sebebiyet veriyor. Kapasitenin büyük bölümü uzun vadeli anlaşmalarla bağlandığı için pazarlığın konusu birim fiyat olmaktan çıkıyor. Yerine tahsis miktarı, sözleşme süresi ve teslim taahhüdü geçiyor. Tedarikçilerin verdiği teklif geçerlilik süreleri kısaldı, bu da alıcının karar verme hızını doğrudan bir maliyet kalemi haline getirdi. Onay süreci üç gün süren bir kurum, üç günde değişen bir fiyattan alım yapıyor.

Bütçe tarafında ise tahminler arasındaki fark başlı başına bir uyarı. Araştırma şirketi Gartner, bellek ve depolama maliyetlerinin 2026 sonunda ortalama bilgisayar fiyatlarını 2025’e göre %17, akıllı telefon fiyatlarını %13 yükselteceğini hesaplıyor. Teknoloji araştırma kuruluşu IDC ise en kötü senaryoda bilgisayar tarafında %8’lik bir artış öngörüyor. İki saygın kuruluşun aynı kalem için iki katından fazla farklı rakam vermesi, bütçenin tek bir sayıya kurulamayacağını gösteriyor. Bu tür bir belirsizliği yönetmek, fiyat pazarlığından farklı bir beceri seti gerektiriyor. Burada mesele tedarikçiyi ikna etmekten çıkıp, sözleşmenin kendisini tasarlamaya dönüşüyor ve bu okuma kabiliyeti kurum içinde kendiliğinden oluşmuyor. Kıtlık bir pazarlık sorunu olmaktan çıkıp sözleşme tasarımı sorununa dönüştüğünde, yalnızca fiyata bakan satınalma yaklaşımı işlevini yitiriyor.

Şartname Artık Model Adıyla Yazılmıyor

Son olarak ürün tarafında yeni bir risk doğuyor. Aynı model adı artık iki farklı donanımı karşılayabiliyor ve aradaki fark yalnızca teknik belgede görünüyor. RX 9050 örneğinde, perakende sürüm ile hazır sistem sürümü aynı ismi taşıyor, kapasite ise iki katı fark ediyor. Kurumsal bilgisayar alımı yapan bir şirket için bunun anlamı açık. Şartnamede model adı tek başına yeterli olmaktan çıktı. Bellek kapasitesi ve depolama tipi gibi kalemlerin ayrı ayrı yazılması gerekiyor.

Aksi halde aynı bütçeyle, kağıt üzerinde aynı görünen çok daha zayıf bir sistem teslim alınabilir. Üstelik bu fark teslimattan sonra ortaya çıktığında geriye dönüş imkanı kalmıyor. Asıl soru da burada duruyor. Bir teklifi değerlendiren kişinin bu ayrımı fark edebilmesi, satınalma masasında bugüne kadar aranmayan bir teknik okuryazarlık istiyor. Önümüzdeki dönemde şartnameye yazılmayan her teknik ayrıntı, tedarikçi için maliyet kısma alanı olarak kalmaya devam edecek.


SATINALMA DERGİSİ’NDEN YENİ UYGULAMA

Dergide Şirket Profilinizle Yer Alın

Kurumsal Katılımcı Profili ile şirket logonuz, kısa kurum tanıtımınız ve iletişim bilgileriniz yayımlanan haberinizle birlikte sol sütunda okuyuculara sunulsun.

Özellikle KOBİ’ler, yeni girişimler ve teknokent firmaları için önemli bir kurumsal görünürlük fırsatı sunan bu ücretsiz uygulama ile şirketinizin uzmanlığını ve kurumsal kimliğini daha geniş bir profesyonel kitleye ulaştırabilirsiniz.

Saygılarımla,

Prof. Dr. Murat ERDAL
Satınalma Dergisi – Editör

Firma Profili Oluşturma
Firma Profili Oluşturma

Uygulama Örneği

Kurumsal Katılımcı Profili: Sirius AI Tech

Yazı Başlığı: Lojistik Sektöründe Yapay Zekâ: Dijital Dönüşümün Yeni Yüzü

Makale Bağlantısı: https://satinalmadergisi.com/lojistik-sektorunde-yapay-zeka-dijital-donusumun-yeni-yuzu/

Yazı sayfasının sol bölümünde Sirius AI Tech logosu, kısa şirket bilgisi ve kurumsal profil alanı yer almaktadır.

Kurumsal Katılımcı Profilinde Neler Yer Alır?

  • Şirketin tam ticari unvanı
  • Şirket logosu
  • Kısa şirket tanıtımı
  • Faaliyet alanı
  • Kurumsal web sitesi
  • Kurumsal e-posta adresi
  • LinkedIn ve diğer sosyal medya bağlantıları
  • Başvuruyu yapan yetkilinin adı ve soyadı
  • Yetkilinin şirketteki görevi
  • Yetkilinin kurumsal e-posta adresi

Başvuruyu ileten kişinin, şirket bilgileri ile logo ve görsellerin paylaşımı konusunda gerekli kurumsal yetkiye sahip olması beklenmektedir.

BAŞVURU SONRASI:

Kurumsal Katılımcı Profili oluşturmak için şirket logo ve bilgilerinizi dergi@satinalmadergisi.com a  iletebilirsiniz.

Haber ve Bültenlerini gönderdiğinizde şirket profiliniz, sosyal medya hesap linkleriniz artık otomatik olarak www.satinalmadergisi.com internet sayfalarının sol tarafında görünecektir.

KVKK Bilgilendirmesi

Başvuru kapsamında iletilen yetkili adı, soyadı, görevi, kurumsal e-posta adresi ve diğer iletişim bilgileri; Kurumsal Katılımcı Profilinin oluşturulması, başvurunun değerlendirilmesi ve iletişim süreçlerinin yürütülmesi amacıyla işlenecektir.

Kurumsal profilde yayımlanması istenen şirket bilgileri, logo, internet sitesi ve sosyal medya bağlantıları Satınalma Dergisi web sitesinde kamuya açık olarak paylaşılacaktır. Başvuru sahibi, ilettiği bilgi ve görselleri paylaşmaya yetkili olduğunu kabul ve beyan eder.

Yayın İlkeleri ve Kurumsal İçerik

  1. Sektörel ve Mesleki Değer Üretimi

Sektörel bilgi paylaşımına ve mesleki gelişime katkı sağlayan içerikler değerlendirmeye alınır.

  1. Editoryal Değerlendirme

Gönderilen tüm içerikler Satınalma Dergisi editörlüğü tarafından değerlendirilir. Editoryal açıdan uygun bulunmayan içerikler yayımlanmaz.

  1. Reklam ve Satış Sınırı

Doğrudan ürün veya hizmet satışı amacı taşıyan; kampanya, fiyat, yoğun marka tanıtımı veya satış çağrısı içeren metinler yayımlanmaz.

Kurumsal Katılımcı Profili, ücretsiz reklam alanı olarak kullanılamaz.

  1. Yayın Garantisi Bulunmaması

Kurumsal profil oluşturulması, gönderilen her içeriğin yayımlanacağı anlamına gelmez. Yayın kararı; okuyucu faydası, mesleki değer, özgünlük ve editoryal takvim dikkate alınarak verilir.

  1. Özgünlük ve Kaynak Kullanımı

İçeriklerin özgün olması esastır. Kullanılan kaynaklar ve yapılan alıntılar açıkça belirtilmelidir. Telif haklarını ihlal eden içerikler değerlendirmeye alınmaz.

  1. Editoryal Düzenleme Hakkı

Satınalma Dergisi editörlüğü; başlık, özet, anlatım ve içerik akışı üzerinde yayın standartları doğrultusunda düzenleme yapabilir. Reklam veya tanıtım niteliğindeki bölümler çıkarılabilir.

  1. Bilgi ve Görsel Sorumluluğu

Gönderilen metin, bilgi, logo, fotoğraf ve diğer görsellerin doğruluğu ile kullanım haklarından içeriği veya başvuruyu ileten kişi ve kurum sorumludur.

  1. Görünürlük Alanı

Kurumsal Katılımcı Profilleri, ilgili yazı ve yayın sayfalarında görüntülenir.

BAŞVURU SONRASI:

Kurumsal Katılımcı Profili oluşturmak için şirket logo ve bilgilerinizi dergi@satinalmadergisi.com a  iletebilirsiniz.

Haber ve Bültenlerini gönderdiğinizde şirket profiliniz, sosyal medya hesap linkleriniz artık otomatik olarak www.satinalmadergisi.com internet sayfalarının sol tarafında görünecektir.

Bilgi: https://satinalmadergisi.com/urun/kurumsal-katilimci-profilinizi-olusturun/

Satınalma Dergisi
Satınalma Dergisihttps://satinalmadergisi.com
KURUMSAL PAZARDA 13. YIL HABER & LANSMAN: dergi@satinalmadergisi.com REKLAM: reklam@satinalmadergisi.com ABONELİK: abone@satinalmadergisi.com Tel : (546) 740 10 10

PAYLAŞIMLAR

Lütfen yorumunuzu girin !
Lütfen adınızı giriniz.

Şirketler için Eğitim Kataloğu

📚 Eğitim Kataloğu
Sürdürülebilirlik ve Tedarikçi Ekosistemi
Şirket Profili Oluşturun