Savunma İhracatı Temmuzda 1,12 Milyar Dolar, Türkiye Artık Parça Değil Sistem Satıyor
Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı temmuz ayında 1 milyar 120 milyon dolara ulaştı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Sn. Prof. Dr. Haluk Görgün’ün paylaştığı verilere göre bu rakam, geçen yılın aynı ayına kıyasla %14,4 artışa karşılık geliyor. Ocak-temmuz döneminde ihracat %26,2 artarak 5 milyar 787 milyon dolar oldu. Son on iki aylık ihracat ise 11,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Görgün, savunma ihracatındaki artışın arkasında sektörün üretim kapasitesinin, mühendislik yetkinliğinin ve küresel rekabet gücünün bulunduğunu belirtti.
Karşılaştırma noktası Temmuz 2025. O ay sektörün ihracatı 981 milyon dolardı ve kendi içinde güçlü bir aydı. Bir yıl içinde aradaki fark 140 milyon doları aştı. Ancak aylık rekorlar son üç yıldır düzenli olarak kırılıyor ve rakamın büyümesi tek başına yeni bir bilgi taşımıyor. Temmuz verisinin asıl anlattığı şey rakamın kendisinden çok ihracatın içeriğinde yaşanan değişim. Türkiye beş yıl önce ağırlıklı olarak başkalarının ürettiği sistemlere parça satıyordu, bugün sattığı şey giderek daha fazla bütün platform.
Savunma İhracatında İvme Yıl İçinde Nasıl Arttı?
Sektör yıla iyi başladı ama asıl hızlanma ilkbahar sonrasında geldi. Ocak ayı ihracatı 555,3 milyon dolarla bir önceki yılın aynı ayına göre %44,2 arttı. İlk çeyrek toplamı 1,91 milyar dolar oldu ve mart ayı tek başına 803 milyon dolarlık satışa ulaştı. Mayıs, haziran ve temmuz aylarının ortalaması ise 1 milyar doları buluyor. Çeyrekten çeyreğe yükselen bir eğilim var ve temmuz bu eğilimin en yüksek noktası.
Sektör, 2025 yılını 10 milyar doları aşan ihracatla kapatmış, bu eşiğe ilk kez ulaşmıştı. Mevcut tempo korunursa 2026 rakamı belirgin biçimde daha yukarıda oluşacak. SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Genel Müdürü Sn. Haluk Bayraktar, mayıs ayında İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 fuarında yıl sonu için 13 milyar dolarlık ihracat hedefi açıklamıştı. Aynı konuşmada savunma sanayiinde yerlilik oranının %83’e ulaştığını ve savunma bütçesinin 36 milyar doları aştığını belirtti. Yılın kalan beş ayında ortalama 1,4 milyar dolarlık aylık ihracat gerekiyor ki bu, temmuz seviyesinin belirgin biçimde üzerinde. Ocak-temmuz gerçekleşmesi, yıl sonu hedefinin iddialı ama ulaşılabilir olduğunu gösteriyor.
Parça Satan Ülkeden Platform Satan Ülkeye
Rakamların altındaki yapısal değişimi ölçmeye çalışan güncel bir akademik çalışma da mevcut. Afyon Kocatepe Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Mehmet Alper Şen ve Prof. Dr. Mahmut Masca, mart ayında yayımlanan araştırmalarında, sektörün 2012-2023 arasındaki dış ticaret yapısını Grubel-Lloyd endeksiyle inceledi. Bu endeks, bir sektörün aynı anda hem ihracat hem ithalat yapma derecesini ölçüyor. Değer 100’e yaklaştıkça ülke o sektörde ağırlıklı olarak karşılıklı bileşen alışverişi yapıyor demek. Değer düştükçe ticaret tek yöne, yani ihracata kayıyor.
Endeks 2020 yılında %97,35 seviyesindeydi. 2023’e gelindiğinde %74,67’ye gerilemişti. İktisat literatüründe bu tür bir düşüş genellikle sektörün küresel üretim ağlarından kopması olarak okunur. Yazarlar Türk savunma sanayii özelinde farklı bir yorum getiriyor ve düşüşü ithalata dayalı bileşen ticaretinden özgün platform ihracatına geçişin göstergesi olarak değerlendiriyor. Aynı yıl sektörün cirosu 15,07 milyar dolara, Ar-Ge harcaması 2,62 milyar dolara, istihdamı 90.969 kişiye ulaşmıştı.
Bu değişimin pratikte ne anlama geldiği somut bir örnekle görülebiliyor. Bir ülke başka bir üreticinin uçağına kanat parçası sattığında, o ürünün fiyatını, teslim takvimini ve sonraki siparişini ana yüklenici belirler. Aynı ülke bütün bir uçak sattığında ise bu kalemlerin tamamı kendi tarafına geçer. Buna eğitim, lojistik destek ve yedek parça anlaşmaları da eklenir. Sözleşme süresi birkaç yıldan yirmi yıla uzar ve ilişki tedarikçilikten ortaklığa dönüşür. Bu, satıcı ülkenin kendi alt tedarikçi ağını da alıcının yanına taşıması anlamına geliyor ve ihracatın çarpan etkisi böylece büyüyor.
Bu okuma, daha önce ele aldığımız Türk savunma sanayiinin tedarik zinciri yapısıyla birlikte düşünüldüğünde daha anlamlı hale geliyor. Bir ülkenin savunma ihracatının artması ile o ülkenin küresel tedarik zincirindeki konumunun yükselmesi farklı şeyler. Birincisi hacim, ikincisi konum meselesi. Türkiye küresel savunma tedarik zincirinde alt kademe tedarikçi konumundan ana yüklenici konumuna geçiyor. Temmuz rakamı bu geçişin en son ölçümü.
İhracatı Taşıyan Ürünler
Türkiye, ürün ve ülke bazında ihracat tutarı yayımlamıyor. Bu nedenle tablo ancak kamuya açıklanan sözleşmeler üzerinden kurulabiliyor. Sektörde birim fiyat bilgisi ticari sır sayılıyor ve basında dolaşan tahminler platform, mühimmat ile destek paketini birbirine karıştırma riski taşıyor. Yine de imzalanan sözleşmelerin adedi, tarafı ve süresi üzerinden yeterince net bir resim çıkıyor.
Baykar bugüne kadar 37 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı. Şirketin amiral gemisi Bayraktar TB2, 34 ülkeye tedarik edildi ve toplam teslim adedi 600’ü buldu. Baykar, 2003’te başlayan Ar-Ge sürecinden bu yana gelirlerinin %83’ünü ihracattan elde etti. Haluk Bayraktar’ın verdiği bilgiye göre dünya insansız hava aracı pazarının %65’i Baykar tedarikiyle karşılanıyor. Şirketin jet motorlu insansız savaş uçağı Bayraktar Kızılelma seri üretime geçti ve Endonezya’ya 12 adetlik ilk ihracat sözleşmesi imzalandı, teslimatlar 2028’de başlayacak.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafında tablo platform çeşitliliği açısından daha geniş. TUSAŞ Genel Müdürü Sn. Mehmet Demiroğlu, şirketin 16 ülkeyle 23 ihracat anlaşması bulunduğunu açıkladı. Bunların en büyüğü milli muharip uçak KAAN’ın Endonezya’ya satışına ilişkin 48 uçaklık anlaşma. İkincisi jet eğitim uçağı HÜRJET’in İspanya’ya satışı ve aralık sonunda imzalanan sözleşme, 30 uçağı ve eğitim ile lojistik destek paketlerini kapsıyor. Tutarı 2,6 milyar euro ve ilk teslimatlar 2028’de yapılacak. TUSAŞ ayrıca Boeing, Airbus ve Sikorsky gibi üreticilere parça üretiyor ve 2025’te bu işten yaklaşık 540 milyon dolar gelir elde etti.
Havacılığın dışında kalan kalemler de tabloyu genişletiyor. STM, Portekiz için deniz ikmal ve lojistik destek gemisi üretimini üstlendi. Askeri Fabrika ve Tersane İşletme AŞ, kısa adıyla ASFAT, Romanya’ya deniz platformu sattı. Türk Askeri Gemi İnşa Sanayi ortak girişimi TAIS, Endonezya’ya fırkateyn ihraç etti. Motor tarafında ise Kale Jet’in seyir füzeleri için geliştirdiği turbojet motorun Brezilya’ya satılması, alt sistem ihracatının da yol aldığını gösterdi.
Elektronik sistemler ve mühimmat tarafında da benzer bir genişleme var. ASELSAN Genel Müdürü Sn. Ahmet Akyol’un açıkladığı verilere göre şirketin bakiye siparişleri 20,7 milyar dolara ulaştı ve yılın ilk çeyreğinde imzalanan yeni ihracat sözleşmeleri %69 artışla 629 milyon dolar oldu. Roketsan Genel Müdürü Sn. Murat İkinci ise 2025 yılını 750 milyon dolara yakın ihracatla kapattıklarını belirtmişti. Roketsan’ın ASSAN Group’un savunma varlıklarını satın alması bu büyümenin ölçek tarafını gösteriyor. İhracatın ağırlığı tek bir üründen çıkıp platform çeşitliliğine yayıldı.
Motor Tarafında Durum
Platform ihracatının en kritik girdisi motor. TUSAŞ Motor Sanayii, sektörde TEI olarak bilinen şirket, 2026 yılına 2,95 milyar dolarlık ihracat siparişiyle girdi ve toplam sipariş hacmi 8,2 milyar dolara ulaştı. Siparişler küresel sivil ve askeri havacılıkta kullanılan 22 farklı motor programı için parça üretimini ve bakım-onarım hizmetlerini kapsıyor. TEI Genel Müdürü Sn. Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, 2025 sipariş rakamının şirket tarihinin rekoru olduğunu ve Türkiye savunma sanayiinin toplam siparişlerinin yaklaşık beşte birini tek başlarına aldıklarını söyledi. Şirket son dönemde bakım-onarım tarafında Şili, Singapur, Umman ve Bahreyn hava kuvvetlerini portföyüne ekledi.
Şirketin yürüttüğü programlar ihracatın önümüzdeki yıllardaki seyrini doğrudan belirleyecek. İnsansız hava aracı motoru TEI-PD170, TUSAŞ’ın ANKA ve AKSUNGUR platformlarında kullanılıyor ve iki platform için 40 adet teslim edildi. Genel maksat helikopteri GÖKBEY için geliştirilen TS1400 turboşaft motoru seri üretim aşamasına geldi. KAAN’ın motoru olacak TF35000 projesi ise kritik tasarım gözden geçirme aşamasına ulaştı. Akşit bu aşamayı, motorun parçalarının üretilip montajlanması öncesindeki son adım olarak tanımladı ve projede takvim sarkması bulunmadığını belirtti.
Bu tablo temmuz ayında beklenmedik bir sınavdan geçti. Şirketin Eskişehir yerleşkesinin imalat bölümünde 21 Temmuz akşamı yangın çıktı ve yaklaşık 150 personel tahliye edildi. Akşit, müdahalenin koordineli biçimde yürütüldüğünü belirterek can kaybı ve yaralanma yaşanmamasının en büyük teselli olduğunu ifade etti, süreçle ilgili resmi açıklamalar dışındaki bilgilere itibar edilmemesi konusunda uyarıda bulundu. Görgün ise kritik projelerin aksamadan ilerlemesine yönelik adımların hızla atılacağını açıkladı. Yangının üretim takvimine etkisi teknik incelemeler tamamlandıktan sonra netleşecek. Rekor ihracat tablosunun altında tek tesise bağlı kritik üretim kalemleri var.
İthalat Tarafı Kapanmış Değil
Aynı akademik çalışmanın gösterdiği ikinci bulgu ihracat kadar dikkat çekici. Sektörün ithalatı 2023 yılında 3,30 milyar dolar seviyesindeydi ve bu rakam yıllar içinde azalmıyor, artıyor. İhracat daha hızlı büyüdüğü için endeks düşüyor ama ithalatın mutlak büyüklüğü yerinde duruyor. Darboğazın nerede olduğu da biliniyor. Çip, nadir toprak elementleri, galyum ve germanyum gibi girdilerde tedarik büyük ölçüde birkaç ülkede yoğunlaşmış durumda.
Bu bağımlılık yalnızca ana yüklenicilerin sorunu değil. Savunma Sanayii Başkanlığı, 4 bini aşkın firmadan oluşan bir ekosistemi koordine ettiğini ve eş zamanlı olarak 1.400’den fazla projeyi yürüttüğünü açıkladı. Ekosistemin büyük bölümü küçük ve orta ölçekli üreticilerden oluşuyor ve bu firmalar kritik elektronik bileşenleri çoğunlukla ithal ediyor. Ana yüklenicinin teslimat takvimi, zincirin en alt halkasındaki bir tedarikçinin bileşen bulamamasıyla kayabiliyor. İhracat büyüdükçe bu zincirin uzunluğu ve kırılganlığı da artıyor.
Milli İstihbarat Akademisi’nin bu yıl yayımladığı bir analizde, söz konusu girdilere yönelik ihracat kısıtlamalarının maliyetleri artırabileceği ve üretim takvimlerini uzatabileceği belirtiliyor. Analizde ülkelerin en az iki tedarikçi ve iki coğrafya ilkesine dayalı çeşitlendirmeye yöneldiği, Tayvan merkezli çip üretimindeki olası kesintilerin elektronik dışındaki sektörleri de etkileyebileceği vurgulanıyor. Türk savunma sanayii için bu, tedarikçi haritasının sürekli güncellenmesi anlamına geliyor. Bir başka pratik sorun ise veri tarafında. Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği’nin (SASAD)2024 ve 2025 performans raporları, akademik çalışmanın yazarlarına verilen bilgiye göre jeopolitik riskler ve güvenlik gerekçesiyle henüz yayımlanmadı. Büyüme ile dayanıklılık aynı şey değil.
Dışarıdan Nasıl Görünüyor
Sektörün büyümesi uluslararası kurumların da radarında. Reuters’ın ticaret verilerine dayanan incelemesine göre Türk savunma ihracatı 2021’den bu yana üç katından fazla artarak 10 milyar dolara ulaştı ve ülkenin toplam ihracatının yaklaşık %3,7’sini oluşturuyor. Aynı dönemde Avrupa ve ABD’ye yapılan ihracat neredeyse dört katına çıkarak 5,6 milyar dolara ulaştı. İncelemede analistlerin, sürekli devlet desteğinin, esnek tedarik zincirlerinin ve alıcının ihtiyacına göre özelleştirme isteğinin, Türk firmalarına avantaj sağladığı değerlendirmesine yer veriliyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü SIPRI ise Türkiye’yi 2021-2025 döneminde dünyanın 11. büyük silah ihracatçısı olarak sıralıyor ve Sahra Altı Afrika’ya yapılan transferlerde üçüncü büyük tedarikçi konumunda gösteriyor.
Türk firmalarının Avrupa’daki konumlanması da sözleşmelerle sınırlı kalmıyor. Baykar, İtalyan savunma şirketi Leonardo ile insansız sistemler alanında ortak girişim kurdu ve İtalya’nın köklü havacılık şirketi Piaggio Aerospace’i satın aldı. Repkon, bir Alman savunma şirketiyle 155 milimetrelik topçu mühimmatı üretimi için ortak üretim anlaşması imzaladı. Bu adımlar Türk firmalarını Avrupa’nın yeniden silahlanma sürecinde tedarikçi olmaktan çıkarıp yerleşik üretici konumuna taşıyor. Ortak üretim modeli, ihracat izinleri ve pazar engelleri karşısında da bir esneklik alanı yaratıyor.

Ancak erişim tarafında tablo daha karışık. Türkiye’nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenen NATO zirvesinin sonuç bildirisinde müttefikler kolektif üretim kapasitelerini artırma ve sanayi sektörüyle birlikte çalışma taahhüdünde bulundu. Aynı günlerde Avrupa Birliği tarafında farklı bir denklem işledi. Birliğin 150 milyar euroluk savunma finansman mekanizması SAFE, desteklenen projelerde toplam bileşen maliyetinin en az %65’inin Avrupa kaynaklı olmasını şart koşuyor. Türkiye başvurusunu zamanında yapmasına rağmen ilk dalgada yer almadı, süreç 2030’a kadar devam edecek.
Temmuz rakamı bu tablonun içinde okunduğunda daha açık bir anlam kazanıyor. Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayii üretebildiğini ve satabildiğini çoktan kanıtlamış durumda. İhracatın bileşimi parçadan platforma kaydı, sektör küresel zincirde daha üst bir konuma yerleşti. Bundan sonraki eşik ise üretim kapasitesinden çok pazar erişimi ve girdi güvenliği başlıklarında görünüyor. Aylık rekorların sürmesi bu iki başlıkta alınacak mesafeye bağlı olacak.
MÜZAKERE TEKNİKLERİ VE PAZARLIK BECERİLERİ MAKALELERİ
“Taktikler bazen pazarlık sürecinin başı, bazen ortası bazen de sonunda etkilidir.”
- Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri: Genel Çerçeve
- Müzakere Planlaması: Pazarlık Sürecinde Anahtar Evre
- Müzakerelerde Gündemi Belirleme
- Müzakerelerde Gündemin Gücü
- Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri Eğitimi
- Pazarlık Yetkinlik Değerlendirme ve İnsan Kaynakları
- Belirsizlik ve Risk Ortamında Pazarlık, Tehditler ve Etik
- Çıkmaza Giren Müzakereler
- Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Yönetimi Eğitim Vakası. Yönetici Geliştirme Programı Çalışması
- Satınalma Pazarlık Çevresi
- Dış Ticaret Müzakereleri ve Pazarlık
- Kayıt Müzakereleri, Özel Okul Yöneticileri için Müzakere Yönetimi
PAZARLIK MASASI ve PAZARLIK TAKTİKLERİ
“If you are not at the table, you are on the menu”.
- Son Dakika Talepleri – Pazarlık Taktikleri
- İyi Polis vs. Kötü Polis- Pazarlık Taktikleri
- Sabırlı Olmak- Pazarlık Taktikleri
- Büyük Resime Odaklanma- Pazarlık Taktikleri
- Son Tarih ve Zaman Baskısı- Pazarlık Taktikleri
- “Böl ve Yönet” – Pazarlık Taktikleri
- Komiser Columbo – Pazarlık Taktikleri
- Beyin Fırtınası – Pazarlık Taktikleri
PAZARLIK BECERİ ANKETİ
MÜZAKERE & PAZARLIK EĞİTİM TESTLERİ
- Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri Eğitimi Test – I
- Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri Eğitimi Test – II
- Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri Eğitimi Test – III
- Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri Eğitimi Test – IV
- Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri Eğitimi Test – V
- Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri Eğitimi Test – VI









