Bağlayıcı Menşe Bilgisi

Bağlayıcı Menşe Bilgisi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Bağlayıcı Menşe Bilgisi

Kerim ÇOBAN

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Bağlayıcı Menşe Bilgisi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemBağlayıcı Menşe Bilgisi: Kişinin/ firmanın yazılı talebi üzerine Ticaret Bakanlığı (Gümrükler Genel Müdürlüğü) tarafından verilen ve eşyanın tercihli veya tercihli olmayan menşeinin tespitine ilişkin idari bir karardır.

Bağlayıcı Menşe Bilgisi Hakkında Genel Hükümler

Bağlayıcı Menşe Bilgisi, kişinin yazılı talebi üzerine Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından verilir.

Bağlayıcı menşe bilgisi, gümrük idarelerini, hak sahibine karşı sadece eşyanın menşeinin tespiti konusunda ve yalnızca bilginin verildiği tarihten sonra tamamlanacak gümrük işlemlerine konu olan eşya için bağlar.

Bağlayıcı menşe bilgisinin verilmesinde, Gümrük Kanununun 17 ilâ 22’inci maddelerde yer alan eşyanın menşeinin belirlenmesine ilişkin hükümler esas alınır.

Bilgi alan kişi;

Bağlayıcı menşe bilgisi için, beyan edilecek eşya ve menşe kazanımı gerektiren durumu ile verilen bilgide tanımlanan eşya ve menşe kazanımı gerektiren durumunun her bakımdan uygun bulunduğunu kanıtlamak zorundadır.

Bağlayıcı menşe bilgisi veriliş tarihinden itibaren üç yıl geçerlidir. Talep edenin verdiği yanlış veya eksik bilgiye dayanan bağlayıcı bilgi iptal edilir.

Bağlayıcı menşe bilgisi aşağıdaki durumlarda geçerliliğini kaybeder:

a) Menşe kurallarında bir mevzuat düzenlemesi veya bir uluslararası anlaşma gereğince değişiklik yapılması ve verilen bilginin söz konusu değişiklikle getirilen hükümlere uymaması,

b) Dünya Ticaret Örgütünün uymakla yükümlü bulunduğumuz Menşe Kuralları Anlaşmasına ve bu anlaşmaya ilişkin izahname ve kararlardaki bir değişikliğe uymaması,

c) Bağlayıcı menşe bilgisinin iptal edildiğinin veya değiştirildiğinin bilgi verilen kişiye tebliğ edilmesi.

Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen hallerde bağlayıcı menşe bilgisinin geçerliliğini kaybetme tarihi, söz konusu değişikliklerin Resmi Gazetede yayımı tarihidir. 

Beşinci fıkra hükümleri uyarınca geçerliliğini kaybeden bağlayıcı menşe bilgisinin hak sahibi, söz konusu bağlayıcı bilgiye dayanarak ve bu bilginin geçerliliğini kaybetmesinden önce, ilgili eşyanın alımı veya satımı üstüne bağlayıcı sözleşmeler yaptığı takdirde, geçerliliğini kaybeden menşe bilgisini, söz konusu yayımın ya da tebligatın yapıldığı tarihten itibaren altı aylık bir süre boyunca kullanabilir. Ancak, gümrük işlemleri sırasında söz konusu ürünler için bir ithalat, ihracat ya da ön izin belgesinin gümrüğe verilmesi halinde, bu belgenin geçerlilik süresi esas alınır. Bu fıkra hükümlerine istisna getirmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.

Bağlayıcı menşe bilgisine ilişkin 6.fıkra hükümleri ancak aşağıdaki amaçlarla kullanılabilir.

a) İthalat ya da ihracat vergilerinin belirlenmesi,

b) Tarım politikası kapsamında ihracat vergi iadeleri ile ithalata ya da ihracata verilen diğer bütün ödemelerin hesaplanması,

c) Belgelerin, söz konusu menşe bilgisine istinaden verilmiş olması koşuluyla, eşyaya ait gümrük beyannamesinin tescili için gümrük işlemlerinin yürütülmesi sırasında verilen ithalat, ihracat ya da ön izin belgesinin kullanımı.

Bağlayıcı Menşe Bilgisi, ek-3’teyer alan örneğe uygun bir formla başvuru sahibine bildirilir. Bu bildirimde gizlilik esasına göre verildiği kabul edilen hususlar ve Bağlayıcı Menşe Bilgisine karşı Kanunun 242.maddesi hükümleri çerçevesinde itiraz yolunun açık olduğu belirtilir.

Bağlayıcı Menşe Bilgisi başvurularının sadece bir kalem eşya için yapılması gerekir. Bir kalem eşya deyiminden Türk Gümrük Tarife Cetvelinde aynı tarife pozisyonu alt açılımında bulunan ve aynı yasal ya da tercihli vergi oranına tabi olan eşya anlaşılır.

Bağlayıcı Menşe Bilgisi başvurularının aşağıdaki bilgi ve belgeleri içermesi zorunludur:

a) Hak sahibinin adı, soyadı ve adresi,

b) Başvuran kişinin hak sahibi olmaması durumunda başvuranın adı, soyadı ve adresi,

c) Menşein belirlenmesine esas olan mevzuat,

ç) Eşyanın tarife pozisyonu,

d) Eşyanın ayrıntılı tanımı,

e) Eşyanın bileşimi, bu bileşimin belirlenmesi için kullanılacak olan yöntem ve gerek görülmesi halinde fabrika çıkış fiyatları,

f) Eşyanın menşe kazanması için gereken koşulların sağlandığını gösteren ve eşyanın menşeinin tespit edilmesini sağlayacak ayrıntılı bilgi; eşyanın üretiminde kullanılan malzemeler ve bunların menşei, tarife pozisyonları, kıymetleri ve diğer unsurlar (eşyanın tarife pozisyonunun değişmesi için gereken koşullar, yaratılan katma değer, üretim sürecinin ayrıntılı tarifi), uygulanan menşe kuralı,

g) Eşyanın hangi ülkede ne tür işlem ve işçilik gördüğü,

ğ) Gizli tutulması istenilen hususlar varsa bunlara ilişkin bilgi.

h) İmalat sürecinin tanımlanmasını sağlamaya yönelik olarak, eşyanın ve üretim sırasında eşyanın bileşimine giren diğer malzemelerin örnekleri, fotoğrafları, katalogları, planları ve diğer belgeler.

Başvurunun Bağlayıcı Menşe Bilgisi verilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin tamamını içermesi zorunludur. Aksi takdirde, başvuru sahibinden eksik bilgi ve belgeleri tamamlaması istenir.

Bağlayıcı Menşe Bilgisinin, idarece karar verilebilmesi için gereken tüm belgelerin temin edildiği tarihten itibaren beş ay içinde başvuru sahibine bildirilmesi gerekir.

Bağlayıcı Menşe Bilgisinin verilmesinde Kanunun 17 ilâ 22nci ve bu Yönetmeliğin 33 ilâ 45 inci maddelerinde yer alan, eşyanın menşeinin belirlenmesine ilişkin hükümler esas alınır.

Bağlayıcı Menşe Bilgisi Kanunun 9.maddesinin dördüncü fıkrasına göre iptal edildiğinde, iptal kararın verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder.

BMB Uygulamasının Amacı

Bağlayıcı Menşe Bilgisi Uygulamasının Amacı Şunlardır:

a) Menşe kurallarının doğru ve yeknesak bir şekilde uygulanması suretiyle menşe uyumlaştırılmasını ve böylece dış ticaret rejiminin dış ticaret erbabı arasında doğru ve eşit olarak uygulanmasını sağlamak,

b) Beyan sürecini ve gümrük işlemlerini hızlandırmak ve böylece gümrük kontrolünü ve uluslararası ticareti mümkün olduğunca kolaylaştırmak ve dış ticaret işlemlerinin maliyetini azaltmak,

c) Ticaret erbabı ile gümrük idaresi arasında eşyanın menşeinden kaynaklanan ihtilafları azaltmak,

ç) Gümrük işlemleri sırasında eşyanın menşeinden kaynaklanan zaman kayıplarını azaltmak suretiyle yüksek riskli eşyanın muayenesine ve kontrolüne gümrük işlemleri sırasında yeterli zaman ayrılabilmesini, dolayısıyla, gümrük denetimlerinin seçimli ve daha etkin yapılabilmesini sağlamak,

d) Dış ticaret erbabına eşyanın menşeine ilişkin hukuki geçerliliği olan resmi bir bilgi sağlamak,

e) Uluslararası bir ticaret işleminin kârlılığının ve uygulama imkânının önceden tahmin edilebilmesini sağlamak.

Başvuru Konusu Yapılacak Eşya

Bağlayıcı Menşe Bilgisi (BMB) başvurusu, sadece bir kalem eşya için yapılır. Bir kalem eşya deyiminden Türk Gümrük Tarife Cetvelinde aynı tarife pozisyonu alt açılımında bulunan ve aynı yasal ya da tercihli vergi oranına tabi olan eşya anlaşılır.

Kararın Duyurulması

Bağlayıcı Menşe Bilgisinin, idarece karar verilebilmesi için gereken tüm belgelerin temin edildiği tarihten itibaren beş ay içinde başvuru sahibine bildirilmesi gerekir.

Kararın Bağlayıcılığı

1) Bağlayıcı menşe bilgisi, gümrük idarelerini, hak sahibine karşı sadece eşyanın menşeinin tespiti konusunda ve yalnızca bilginin verildiği tarihten sonra tamamlanacak gümrük işlemlerine konu olan eşya için bağlar.

2) 4458 sayılı Gümrük Kanununun 9.maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen haktan sadece hak sahibi yararlanabilir.

Ayniyat Uygunluğu

Beyan sahibinin, gümrük işlemleri sırasında beyan edilen eşya ile verilen bilgide tanımlanan eşya arasında her bakımdan uygunluk bulunduğunu kanıtlaması zorunludur.

Geçerlilik Süresi

BMB, veriliş tarihinden itibaren 3 yıl geçerlidir. Talep edenin verdiği yanlış veya eksik bilgiye dayanan bağlayıcı bilgi iptal edilir.

Bağlayıcı Menşe Bilgisinin İptal Edilmesi

(1) Talep edenin verdiği yanlış ve eksik bilgiye dayanan BTB iptal edilir.

(2) BTB, BTB’nin iptal edildiğinin veya değiştirildiğinin bilgi verilen kişiye tebliğ edilmesi, durumlarında geçerliliğini yitirir.

Bağlayıcı Menşe Bilgisi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİtiraz

BMB’ye, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 242.maddesi hükümleri çerçevesinde itiraz edilebilir.

Kerim ÇOBAN

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

 

 

KAYNAKÇA

4458 sayılı Gümrük Kanunu,

Gümrük Yönetmeliği

Tarifeye İlişkin 14 Seri Nolu Gümrük Genel Tebliği

İş Takibinde Ustalaşmak

İş Takibinde Ustalaşmak Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

İş Takibinde Ustalaşmak

M. Efsun Yüksel Tunç
Eğitmen ve Yönetim Danışmanı
Yaşam ve Yönetici Koçu

İş Takibinde Ustalaşmak Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİş takibi çoğu kişinin kulağına basit bir görev listesi gibi gelir. Günün işi bittiğinde “yapılacaklar” listesini kontrol etmek… Oysa etkili iş takibi, görünenin ötesinde zihinsel disiplin, odak, sorumluluk bilinci ve verimlilik bilimiyle doğrudan ilişkilidir. Sadece işleri “yapmak” değil, onları nasıl ve ne kadar etkin gerçekleştirdiğimiz iş takibinde gerçekten ustalaşmanın belirleyicisi olur.

Modern iş dünyasında sadece hızlı olmak yetmez; aynı zamanda akıllı, sistemli ve sürdürülebilir şekilde ilerlemek gerekir. Etkili iş takibi hem bireysel psikolojik rahatlık sağlar hem de ekiplerin daha uyumlu çalışmasına imkân verir.

İş Takibinin Temelinde Neler Yatar?

İş takibi, görevlerin planlanması, izlenmesi, önceliklendirilmesi ve tamamlanması sürecidir. Bu süreç yalnızca bir “yapılacaklar” listesi değildir; bir organizasyon, planlama ve kontrol mekanizmasıdır. Modern verimlilik araştırmaları, iş takibinin yalnızca zaman yönetimi aracı olmadığını; aynı zamanda stresin azalmasına, verimliliğin artmasına ve iş tatmininin yükselmesine de katkı sağladığını gösteriyor. İş takibi sayesinde insanlar görevlerini net bir şekilde görebilir, ne zaman, nasıl ve hangi sırayla ilerleyeceklerini planlayabilirler. Bu netlik ise iş yükü hakkında zihinsel belirsizliği azaltır ve stres algısını düşürür.

Bir başka kritik nokta, işleri parçalara bölme becerisidir. Büyük projeler çoğu kişi için zihinsel yük oluşturur. Oysa etkili iş takibi, büyük hedefleri daha küçük, yönetilebilir adımlara ayırmayı gerektirir. Böylece görevler ne kadar karmaşık olursa olsun, ilerleme somut şekilde takip edilebilir.

İş Takibi ve Zaman Yönetimi: Birbirinin Tamamlayıcısı

Zaman yönetimi ile iş takibi arasında güçlü bir ilişki vardır. Zamanı bilinçli kullanmak, hangi göreve ne kadar süre ayıracağımızı planlamak hem üretkenliği hem de iş memnuniyetini artırır. Örneğin zaman bloklama (time blocking) gibi teknikler, gün içindeki farklı görevler için belirli zaman aralıkları ayırarak odaklanmayı destekler. Bu yöntem, dikkat dağınıklığını azaltır ve aynı anda birden fazla işi yürütmenin getirdiği zihinsel sürtünmeyi ortadan kaldırır.

Zaman bloklama gibi teknikler, yalnızca işleri daha hızlı bitirmeyi amaçlamaz; aynı zamanda zihnin dikkat enerjisini korumayı hedefler. Öğrenilmiş odaklanma, iş takibinin belki de en kıymetli sonucudur. Çünkü net planlama ve odaklanma, stres seviyesini düşürürken üretkenliği sürdürülebilir hale getirir.

İş Takibinde Bilişsel Netlik ve Motivasyon

Planlama ve iş takibi süreçleri, beynin belirsizlik ve yük algısıyla yakından ilişkilidir. Belirsizlik, beynin stres tepkisini tetikler ve odağı bozabilir. Oysa açık iş takibi ne yapılacağını, ne zaman yapılacağını ve nasıl ilerlediğini gösteren bir yol haritası sunar. Bu yol haritası, zihinsel belirsizliği azaltır ve motivasyonu artırır.

Motivasyon ve psikolojik olarak rahat hissetmek açısından iş takibi aynı zamanda kişisel kazanım hissi yaratır: Tamamlanan her görev, beynin “başarı” sinyali üretmesini sağlar. Bu da dopamin gibi nörotransmitterlerin devreye girmesiyle kişiyi pozitif bir geri bildirim döngüsüne sokar.

Dijital Araçlar ve Teknolojinin Rolü

Teknoloji, iş takibini kolaylaştıran çözümler sunar; ancak bilimsel çalışmalar dijital araçların kendi başlarına mucize yaratmadığını gösteriyor. Doğru aracın seçilmesi kadar, bu aracın kullanıldığı düzenli bir disiplin oluşturmak da önemlidir. Bazı araştırmalar, gelişmiş görev ve zaman takip araçlarının ekip içi iletişimi ve iş akışını iyileştirerek verimliliği arttırdığını ortaya koyar.

Farklı araçlar; hatırlatıcılar, ilerleme göstergeleri, ekip içi paylaşım ve raporlama gibi özelliklerle süreci destekler. Ancak esas olan, bu araçları alışkanlık haline getirmektir.

İş Takibinde Neden Ustalaşmak Önemlidir?

Etkili iş takibi, yalnızca planı takip etmek değil aynı zamanda aşağıdaki kazanımları sağlar:

✔ Net Öncelikler Belirlemek

Her gün birçok iş gelir. İş takibi, bu işleri sıraya koymayı ve hangisinin öncelikli olduğunu netleştirmeyi sağlar.

✔ Zaman Duyarlılığını Artırmak

İş takibi sayesinde, “Tahmini ne kadar sürer?” sorusuna verdiğimiz cevaplar daha gerçekçi olur. Bu da öz disiplin ve saygı geliştirmemize yardımcı olur.

✔ Stresi Azaltmak

Belirsizlik ile verimlilik arasındaki ilişki, iş takibinin sadece zihinsel değil fiziksel rahatlık anlamında da önemli olduğunu gösterir.

✔ İş Birliği ve İletişimi Güçlendirmek

Ekip içinde yapılan paylaşımlar, herkesin aynı sayfada olmasını sağlar. Böylece ortak hedefler daha net takip edilir.

Uygulanabilir Pratikler

  1. Küçük Adımlarla Planlamak

Büyük hedefleri daha küçük görevler hâline getir. Her birinin ne zaman biteceğini tahmin et ve izle.

  1. Zaman Bloklama Kullanmak

Günün belli dilimlerini belirli görevler için ayır; böylece odak enerjini yükselt.

  1. Görsel Takvim Oluşturmak

Bir takvim veya görev panosu, ilerlemeni somutlaştırır.

  1. Günlük Değerlendirme Yapmak

Her günün sonunda, tamamlananları ve ertelenenleri değerlendirmek öğrenme sağlar.

Sonuç: İş Takibinde Ustalık Bir Planlama Sanatıdır

İş takibinde ustalaşmak sadece verimliliği artırmaz; zihinsel netlik, kontrol hissi ve iş tatmini gibi daha derin becerileri de geliştirir. Bilimsel çalışmalar bize gösteriyor ki, planlı ve izlenebilir bir iş takibi, stresten kaçınmayı, zihinsel odaklanmayı ve sürdürülebilir üretkenliği beraberinde getirir.

Ustalık; sık tekrar edilen planlama, farkındalık ve bilinçli ilerleme ile gelir. İş takibini bir zorunluluk değil, bir bilişsel disiplin ve özgüven pratiği olarak gördüğün anda içindeki potansiyel daha görünür hâle gelir.

İş Takibinde Ustalaşmak Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemM. Efsun Yüksel Tunç

Eğitmen ve Yönetim Danışmanı

Yaşam ve Yönetici Koçu

efsun@indus.com.tr

https://www.linkedin.com/in/efsunyukseltunc/

Instagram @indusefsun

www.efsunyuksel.com

Satınalma Planlaması ve Bütçe Yönetimi: Ne Harcadık? Ne Harcayacağız?

Satınalma Planlaması Ve Bütçe Yönetimi Ne Harcadık Ne Harcayacağız
Satınalma Planlaması ve Bütçe Yönetimi Ne Harcadık Ne Harcayacağız

Satınalma Planlaması ve Bütçe Yönetimi: Ne Harcadık? Ne Harcayacağız?

Prof. Dr. Murat ERDAL
İstanbul Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı
merdal@istanbul.edu.tr

Satınalma planlaması ve bütçe yönetimi giderek zorlaşıyor. Bu problemin arkasında sayısız

Satınalma Planlaması Ve Bütçe Yönetimi Ne Harcadık Ne Harcayacağız
Satınalma Planlaması ve Bütçe Yönetimi Ne Harcadık Ne Harcayacağız

faktör var. Dış çevre ve ekonomik koşullar son derece belirleyici. Ekonomiden kaynaklı belirsizlik ve risk faktörleri ileriyi görebilmeyi zorlaştırıyor. Kredi imkanları, enflasyon, kur artışları, ithalat-ihracat düzenlemeleri, vergiler, ücret artışları gibi pek çok faktör şirketleri temkinli hareket etmeye itiyor. Büyüme planları ve yeni yatırımlara yönelmede karar almak güçleşiyor.

Her şirketin bir oyun planı ve yönetim alışkanlıkları var.
Şirketlerimizde gündem maddelerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Satış öngörüleri / satış tahminleri bize ne ölçüde ışık tutuyor?
  • Pazarlarımızın büyüme hızları nedir? Yurtiçi ve uluslararası satışlarımızın dağılımı nedir? İç ve dış pazarlarda rekabet bu yıl nasıl olacak?
  • Bu yıl ürün ve hizmetlerimize olan talep nasıl olacak ? Nasıl bir gelir düşünüyoruz?
  • Nakit akışları ve finansal yeteneklerimizde neler öngörüyoruz?
  • Bütçe yönetiminde nelere dikkat etmeliyiz?
  • Emtia fiyat artışları, enerji, operasyon ve işçilik başta olmak üzere maliyet artışlarını nasıl planladık?

Günümüzde bütçe yönetiminin zorluklarını ve bütçeden sapmaların olağan hale gelmesini doğuran etkenlerin önemli bir kısmını da yukarıda sıralamış olduk. Şimdi bu alana satınalma cephesinden yakından bakalım.

Satınalma Analitiği

Harcama Analizi – Ne Harcadık ?

Harcama Analizi 2025
  Ocak-Mart Nisan-Haziran Temmuz-Eylül Ekim-Aralık
Kategoriler
CAPEX
OPEX
Sözleşmeler

CAPEX: Capital Expenditure – Sermaye Harcamaları
OPEX: Operational Expenditure – Faaliyet Harcamaları

Harcama analizleri son derece sistematik çalışılan bir alan. Yukarıdaki tablo çeyrekler (Q1, Q2, Q3, Q4) bazında belirli başlıklar altında verilen özet bir tablo. Geriye dönük olarak üzerinde detaylı bir inceleme başlatılabilir.
Bu çeyrek bazlı (3’er aylık) görünüm, harcamanın ‘hangi dönemde yoğunlaştığını’ ve sapmaların hangi çeyrekte başladığını gösterir. Böylece sadece toplamı değil, yıl içindeki dağılımı (sezonsallık, proje zamanlarını, acil alımlar) rahatlıkla izleriz.

Harcama analizinde kullandığınız yazılım birçok konuyu mercek altına almamıza fırsat tanımalı. Tabloları aylar bazında TL ve Dolar/Euro bazında da görünür kılmalı.

Kullanılan sistemde fabrika için konuşuyorsak üretim miktarları (adetler) ve yapılan harcamaları mukayese edebilmeliyim. İstediğiniz bir dönemi örneğin 2023-25 dönemi üzerinde bir karşılaştırma tablosu hazırlamama fırsat tanımalı. Hizmet sektöründe ise otel ya da restoran açısından bir analiz yapmak istiyorsak gelen misafir/müşteri sayısından yola çıkarak birim tüketim ve kişi başına gelir ve karlılık oranlarını görebilmeliyim.

İlk etapta bakılan harcama kalemleri:

  • En yüksek 20 harcama kalemi ve dağılımları nelerdir?
  • En yüksek 20 kategori kalemi ve dağılımları nelerdir?
  • Harcama kalemlerine bakarak ilk 20 tedarikçinin kimliği (yerli ve yabancı kırılımları) nedir?
  • En hızlı artan 10 kalem (kök nedeni; enflasyon mu, hacim mi, kur mu?)

Yukarıdaki tablodan devam edecek olursak örneğin Kategorilere yakından bakalım. Ürün/malzeme kategorileri sağlıklı bir biçimde oluşturulmuş mu? Ana ve alt kategoriler doğru bir biçimde yapılandırılmış mı? ile başlayıp harcama dağılımlarını tek tek sistem üzerinde görebilmeliyim. Aksi takdirde operasyonlarımın devamlılığı ile ilgili olarak geleceği doğru bir şekilde planlayabilmem mümkün hale gelemeyecektir.

Harcama Tahmini- Ne Harcayacağız?  

Şirketin gelecek dönemle ilgili yatırımları (yeni tesis / altyapı) ve bu alandaki büyüme planları harcamaların yönünün kestirilmesinde hayli kritiktir. Bu alan özellikle CAPEX tarafında belirleyici olmaktadır.

Harcama planlamasının ana girdilerinden biri satış departmanından gelen öngörülerdir. Satış tahminleriyle şekillenen bir gelir planı (bütçe) ve buna bağlı operasyon hacmi vardır.

Temelde satış projeksiyonu, talep planlama ve operasyon planlama (S&OP Sales and Operations Planning ) bir bütün olarak görülmektedir. Talep analizi bizi nicelik (üretim adetleri ve girdi miktarlarının belirlenmesi) ve nitelik (müşteri istek ve ihtiyaçlarındaki değişimler) açısından düşündürmektedir. Satıştan gelen öngörüler operasyon (üretim) ve satınalma planlamasında çalışmalara yönlendirecektir.

Satış tahmini değiştiğinde üretim, stok, lojistik ve satınalma dengeleri de değişmektedir. Hangi malzemeye ne zaman ve ne kadar ihtiyaç duyulacağı netleştirilmelidir. Kaynak gereksinimi, tedarikçi/fason/taşeron ilişkileri, sözleşme yönetimi (gerekiyorsa revizyonlar) ve depo-envanter yönetimi açısından yeni kararlar alınabilmektedir.

Tepe yönetimin aldığı kararlar ve satıştan gelen öngörüler bütçe dinamiklerini belirlemekle kalmaz doğrudan satınalma harcama planında kendini gösterir.

Harcama Tahmini 2026
  Ocak-Mart Nisan-Haziran Temmuz-Eylül Ekim-Aralık
Kategoriler
CAPEX
OPEX
Sözleşmeler

Harcama tahminleri ise işin en zor kısmı. Kalitatif ve kantitatif tekniklerin kullanıldığı ve düzenli güncellenmelerle bir senaryo çalışması gerektiriyor.

İcra toplantılarında geleceğe ilişkin değerlendirmelerde bulunup belirli öngörülerle hareket etmektedir. Verilerle, bilgi ve tecrübelerini birleştirip senaryoları ele almaktadır. Bunlar;

Temel senaryo: İşlerin beklediğimiz şekilde gerçekçi bir çerçevede ilerlemesi

İyimser senaryo: İşlerimizin beklentilerimizin ötesinde büyümesi, yeni fırsatların ortaya çıkması ve şirketimizin hedeflerinin ötesine geçmesi.

Kötümser senaryo: Arzu etmediğimiz durumların olabilmesi. Ekonominin tahminlerin üzerinde durağanlaşması, emtia fiyatları ve kurlarda anormal artışların yaşanması sonucu şirketin küçülme planlarını hızla devreye aldığı senaryo.

Elbette tepe yönetiminin planlamasında temel senaryo, iyimser ya da kötümser senaryodan bir tanesi de olabilir. Senaryo netleşmeye başladığında, toplantıların gündemi de ortaya çıkar: Kısıtlı kaynakları nasıl yöneteceğiz? Harcama kalemlerinde önceliklerimiz ne olacak?

Gider Analizi Harcama Tahminlemesi Bütçe
Harcama Analizi Harcama Tahminlemesi

Bütçe Kullanımı ve Kaynakların Önceliklendirme Meselesi

Finansal kaynakların tahsisi fevkalade zor bir alan. Bir taraftan operasyonların sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi diğer taraftan da yükümlülüklerin zamanında yerine getirilebilmesi gerekiyor.

– Operasyon sürekliliği (kritik malzeme/hizmet, arıza-bakım gibi)
– CAPEX harcamaları ( enerji, otomasyon, dijitalleşme, altyapı vb.)
– Stratejik büyüme yatırımları (pazar/kapasite genişleme)
– Çalışanlara karşı yükümlülükler (örneğin; maaşların zamanında ve eksiksiz yatırılması),
– paydaşlara karşı yükümlülükler (örneğin; tedarikçilere vadesinde ödemelerinin yapılabilmesi)
– Yasal yükümlülükler (örneğin; vergi, SGK) ve

Özellikle bütçe kullanımı CAPEX tarafında sıkıntılara neden olabilmektedir. Yüksek tutarlı alanlarda, stratejik yatırımlarla ilgili olarak ilgili dönemi titizlikle ayarlamak gerekmektedir. Proje takvimi, kilometretaşları, ödeme takvimi (ön ödeme, vade takvimi ve dağılımı gibi) üzerinde düşünülmelidir. Birçok projenin aynı anda devreye girdiği durumlarda, bazılarının finansal sıkıntılardan kaynaklı yarım kaldığı (örneğin inşaat) ya da zaman olarak ötelenebildiği unutulmamalıdır. İlave olarak sözleşmelerden kaynaklı cezalar da gündeme gelebilir.

Aksiyonlar

Harcama analizleri yöneticiler için bütüncül bir görünüm sağlar. Satınalma operasyonları temelinde belirsizlik ve risk kaynakları etraflıca değerlendirilir. Geçmiş ve gelecekteki olası harcamalar iyi bir şekilde etüd edildiğinde; bütçenin doğru şekilde yönetilmesi, tedarik (sourcing) kararlarını revize etme, maliyet düşürme hedefleri ve daha fazla değer yaratmak için fırsat alanlarını belirleme imkânı doğar.

  • Maliyet ve verimlilik aksiyonları

Satınalma analitik çalışmalarından yola çıkarak iyileştirmelerde de bulunabilirsiniz. Şirket içerisinde üretim, dışarıda üretim kararları (make or buy), yurt içerisinde üretim ya da farklı ülkelerde yatırım kararları alabilirsiniz.

  • Büyüme ve yetenek aksiyonları

Araştırma-geliştirmeye ilave bütçe ayırma, yeniden kurgulama, inovasyonu önceliklendirme, parça yerlileştirme ve hatta yeni bir alana girmeyi de planlayabilirsiniz. Firma yetenekleriniz doğrultusunda başlı başına bir meydan okuma sürecine de yönelebilirsiniz.

  • Tedarik riski aksiyonları

Tedarikçi/taşeron bağımlılık düzeyleri, yerelde tedarikçi meydana getirme, tedarikçi zinde/canlı tutma, tedarikçi geliştirme gibi birçok strateji ve aksiyon alınabilmektedir.

Satınalma yönetiminde geçmiş harcamaların analizi, mevcut tablonun ‘buraya nasıl geldik?’ sorusunu açıklar; harcama tahminleri ve senaryolar ise bütçenin yönünü, ‘nereye gideceğiz?’ sorusuyla belirler.

Unutmayın: “Yalnızca dikiz aynasına bakmak yeterli olmaz; önünüzde ne olduğunu görmek için tahmin ve senaryolara da ihtiyaç vardır.”

ŞİRKET EĞİTİMLERİ

FABRİKANIZDA BİRE BİR (1-1) YÖNETİCİ ve GRUP EĞİTİMLERİ

Satınalma Danışmanlığı
Satınalma Danışmanlığı

Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır.
Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.

Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”

Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.

Prof. Dr. Murat Erdal 

Türkiye’nin Her Yerinde Bire Bir (1-1) Yönetici Ekibi ve Şirket Eğitimleri

Eğitim içeriklerini görmek için başlıkları tıklayınız.

☐ Stratejik Satın alma Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)

☐ ISO 37001 Rüşvetle ve Yolsuzlukla Mücadele Yönetim Sistemi Standardı Eğitimi

☐ Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi (2 Gün)

☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Standardı Eğitimi (2 gün)
☐ Satınalma ve Tedarik Zincirlerinde YAPAY ZEKA Eğitimi (2 gün)

☐ Emtia ve Kategori Uzmanları için Maliyet ve Fiyat Eskalasyon Analizi Eğitimi
☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün)

☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)

☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)
☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)

Anahtar Sözcükler: Bütçe, Harcama Analizi, Harcama Tahminlemesi, spend analysis, satış, operasyon planlama, satın alma planlaması, tedarik, senaryo, risk, CAPEX, OPEX, kategori, finans, kredi, tedarikçi, taşeron, fason, öngörü

Ulaşım Hizmet İhalesinin Ödeme Süresinde Çelişki Olması?

Ulaşım Hizmet İhalesinin ödeme Süresinde çelişki Olması Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Ulaşım Hizmet İhalesinin Ödeme Süresinde Çelişki Olması?

Mehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Ulaşım Hizmet İhalesinin ödeme Süresinde çelişki Olması Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; Sözleşme Tasarısı’nın 12’nci maddesinde yer verilen hakediş ödemelerine ilişkin düzenlemenin Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 42’nci maddesine aykırılık teşkil ettiği, ayrıca alınan maddenin 12.1’inci maddesinde belirtilen ödeme süresiyle 12.1.1’inci maddesindeki ödeme süresinin çelişkili olduğu iddialarına yer verilmiştir.

Konu İle İlgili Emsal Sayılı Kamu İhale Kurulu Kararına Göre;

Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin “Hakediş ödemeleri” başlıklı 42’nci maddesinde “…Hakediş raporlarının düzenlenmesi aşağıdaki esaslara göre yapılır.

1- Toplam Bedel Üzerinden Birim Fiyat Sözleşmelerde; Geçici hakediş raporları yüklenicinin başvurusu üzerine, sözleşme veya eklerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça ayda bir defa düzenlenir. Gelecek yıllara sari olmayan sözleşmelerde yaptırılan işler için, son hakediş raporu bütçe yılının sonuna rastlayan ayın yirminci (20.) günü düzenlenir.

Hakediş raporu, yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere en geç sözleşmesinde yazılı sürenin sonunda, eğer sözleşmede bu hususta bir kayıt yoksa otuz gün içinde tahakkuka bağlanır. Bu tarihten başlamak üzere otuz gün içinde de ödeme yapılır.” açıklaması,

İdari Şartname’nin “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde “2.1. İhale konusu işin/alımın;

a) Adı: 2026 YILI CENAZE, SOSYAL ve KÜLTÜREL AMAÇLI ULAŞIM HİZMET

ALIMI

b) Türü: Hizmet alımı

c) İlgili Uygulama Yönetmeliği: Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği

ç) Miktarı: İstanbul İl Sınırları dışı (en az 37 kişilik otobüsle) 550.000 km, İstanbul İl

sınırları için (en az 37 Kişilik Otobüsle-günübirlik) 80.000 km, İstanbul İl sınırları için (en az 27 Kişilik Otobüsle-günübirlik) 80.000 km, Yurt dışı için (en az 16 Kişilik minibüsle) 5.000 km, Yurt dışı için (en az 46 Kişilik Otobüsle) 5.000 km, Araçların Bekleme süresi 200 gün, Dijital Renkli Baskı Folyo (Boy 25 cm en 170 cm) 4.000 adet, Bardak su 120.000 adet.

Ayrıntılı bilgi idari şartnamenin ekinde yer almaktadır.

d) İşin yapılacağı/malın teslim edileceği yer: …….. Belediye Başkanlığı” düzenlemesi,

Sözleşme Tasarısı’nın “Ödeme yeri ve şartları” başlıklı 12’nci maddesinde “12.1. Sözleşme bedeli (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlara ilişkin bedel dahil) Mali Hizmetler Müdürlüğü ve Genel Şartnamenin hatalı, kusurlu ve eksik işlere ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla aşağıda öngörülen plan ve şartlar çerçevesinde ödenecektir:

Aylık Hak ediş ödemeleri 180 gün içerisinde, Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün ödeme planı çerçevesinde yapılır.

12.1.1. Hakediş raporu, yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere 30 gün içinde tahakkuka bağlanır. Bu tarihten başlamak üzere otuz gün içinde de ödeme yapılır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 42’nci maddesinden, hakediş raporunun yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten itibaren en geç sözleşmede yazılı süre sonunda, sözleşmede bu hususta bir kayıt yoksa 30 gün içinde tahakkuka bağlanacağı, bu tarihten itibaren başlamak üzere 30 gün içinde de ödeme yapılacağı, buna göre, hakedişin tahakkuka bağlanmasına ilişkin olarak Genel Şartname’de belirtilen süreden farklı bir süre belirlenmesinin idarenin takdirinde olduğu, ancak yükleniciye yapılacak ödemenin tahakkuk tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılması gerektiği, bu itibarla ödeme süresinin belirlenmesi hususunda idareye herhangi bir takdir yetkisi verilmediği anlaşılmaktadır.

Mevcut ihaleye ait Sözleşme Tasarısı’nın 12.1’inci maddesinde, aylık hak ediş ödemelerinin 180 gün içerisinde İdarenin Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün ödeme planı çerçevesinde yapılacağının düzenlendiği, aynı Tasarı’nın 12.1.1’inci maddesinde ise hakkediş raporunun yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere 30 gün içinde tahakkuka bağlanacağı, bu tarihten başlamak üzere otuz gün içinde de ödeme yapılacağının düzenlediği, bu noktada hakediş ödemelerine ilişkin sürenin her iki maddede farklı düzenlendiği tespit edilmiştir.

İhale konusu işe ait Sözleşme Tasarısı’nın 12.1’inci maddesinde ödeme süresinin 180 gün olarak belirlendiği, aynı Tasarı’nın 12.1.1’inci maddesinde ise ödemenin tahakkuktan itibaren otuz gün içinde yapılacağının düzenlendiği, hakediş ödeme süresinin hakedişin ödenebilir hale gelmesinden sonraki aşamaya ilişkin olduğu, hakedişin ödenebilir hâle gelmesinin ise tahakkuk işleminden sonra gerçekleştiği dikkate alındığında, anılan maddeler arasında hakediş ödeme süresine ilişkin bir çelişki bulunduğu, ayrıca Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 42’nci maddesi uyarınca ödemenin tahakkuk tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılmasının zorunlu olduğu göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu düzenlemenin kamu ihale mevzuatına aykırı olduğu ve bu itibarla başvuru sahibinin iddiasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

Ulaşım Hizmet İhalesinin ödeme Süresinde çelişki Olması Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemMehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Sağlık Bak. SGB E. Bşk./KİK E. Üyesi

Mhatasever@gmail.com

Mehmetatasever.org

Yapay Zekâ Çağında Satın Alma Fonksiyonu: Karar Yetkisi, Muhakeme ve Yeni Risk Alanları

Yapay Zekâ çağında Satın Alma Fonksiyonu Karar Yetkisi, Muhakeme Ve Yeni Risk Alanları Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Yapay Zekâ Çağında Satın Alma Fonksiyonu: Karar Yetkisi, Muhakeme ve Yeni Risk Alanları

Azade Özaltun SUSANTEZ

Davranışsal Pazarlama & Büyüme Stratejisti 

Yapay Zekâ çağında Satın Alma Fonksiyonu Karar Yetkisi, Muhakeme Ve Yeni Risk Alanları Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemSon yıllarda yapay zekâ, satın alma fonksiyonunda hız, otomasyon ve maliyet avantajı başlıklarıyla güçlü bir şekilde konumlandı. Talep tahmini, fiyat karşılaştırmaları, tedarikçi skorlama ve sözleşme analizleri gibi alanlarda ciddi verimlilik kazanımları sağlandı. Ancak asıl stratejik soru artık şu noktada yoğunlaşıyor:

Yapay zekâ satın alma kararlarını destekleyen bir araç mı, yoksa karar alma davranışını dönüştüren yeni bir mimari mi?

Bu ayrım, yalnızca teknoloji yatırımı değil; doğrudan kurumsal karar yetkisi, risk yönetimi ve organizasyonel muhakeme kapasitesi ile ilgilidir.

Davranışsal ekonomi, insan kararlarının büyük ölçüde sezgisel ve otomatik süreçlerle alındığını uzun süredir ortaya koyuyor. Satın alma ekipleri de bu durumdan bağımsız değil. Zaman baskısı, bütçe hedefleri, operasyonel yük ve belirsizlik altında karar alan ekipler, bilişsel olarak en az enerji harcayan yolu tercih eder.

Yapay zekâ bu noktada güçlü bir kaldıraç sunar. Alternatifleri daraltır, verileri sadeleştirir, “en uygun” seçeneği öne çıkarır. Ancak burada kritik bir eşik vardır: karar destek sistemleri ile karar mimarlığı arasındaki çizgi.

Algoritmalar yalnızca hesaplama yapmadığında; aynı zamanda hangi seçeneğin “normal”, hangisinin “riskli”, hangisinin “varsayılan” olduğunu belirlediğinde, kararın çerçevesi de algoritma tarafından çizilmiş olur. Bu, operasyonel bir kolaylıktan ziyade bir yönetişim konusudur.

Yapay zekâ çağında satın alma kararlarının kalitesi, yalnızca verinin doğruluğuna değil, bağlamın korunmasına bağlıdır. Bağlamsal düşünce; fiyat, kalite ve süre gibi metriklerin ötesinde, kararın hangi varsayımlarla alındığını, hangi alternatiflerin dışarıda bırakıldığını ve uzun vadeli risklerin nasıl ele alındığını sorgulamayı gerektirir.

Bağlamın kaybolduğu noktada algoritmik öneriler “kesinlik hissi” yaratır. Bu durum, satın alma fonksiyonunda karar hızını artırırken, sorumluluğun bulanıklaşması riskini de beraberinde getirir. “Sistem böyle önerdi” ifadesi, zamanla profesyonel muhakemenin yerini alabilir.

Yapay zekâ sistemleri yalnızca tekil kararları değil, karar alma alışkanlıklarını da dönüştürür. Sürekli optimize edilmiş önerilerle çalışan ekipler, zamanla belirsizlikle baş etme, alternatif üretme ve sezgisel risk değerlendirme becerilerini daha az kullanır.

Bu durum kısa vadede performans artışı gibi görünse de uzun vadede stratejik adaptasyon kapasitesini zayıflatabilir. Satın alma fonksiyonunun yalnızca süreç yöneticisi değil, stratejik iş ortağı olarak konumlandığı günümüzde bu riskler göz ardı edilemez.

Yapay zekâ entegrasyonu, yeni bir liderlik alanı açmaktadır. Bu alan yalnızca teknoloji seçimiyle değil, hangi kararların algoritmik olarak destekleneceği, hangi kararların insan muhakemesine bırakılacağı ve sorumluluğun nasıl tanımlanacağı ile şekillenir.

Sonuç olarak, yapay zekâ satın alma fonksiyonunda önemli bir rekabet avantajı sunar. Ancak bu avantaj, yalnızca hız ve maliyet kazanımı perspektifinden ele alındığında eksik kalır. Asıl stratejik değer; insan muhakemesini koruyan, bağlamsal düşünceyi teşvik eden ve karar sorumluluğunu net biçimde tanımlayan bir yapay zekâ yönetişim modeli kurmaktan geçmektedir.

Yapay Zekâ çağında Satın Alma Fonksiyonu Karar Yetkisi, Muhakeme Ve Yeni Risk Alanları Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemMesele teknoloji değildir. Mesele, karar alma yetkisinin kimde kaldığıdır.

Ve bu, satın alma fonksiyonunun geleceğini belirleyecek temel stratejik tercihlerden biridir.

Azade Özaltun SUSANTEZ

Davranışsal Pazarlama & Büyüme Stratejisti 

Tedarik Sözleşmesinin Satır Aralarındaki Tehlikeler

Tedarik Sözleşmesinin Satır Aralarındaki Tehlikeler Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Tedarik Sözleşmesinin Satır Aralarındaki Tehlikeler

Zafer URFALIOĞLU

Tedarik Sözleşmesinin Satır Aralarındaki Tehlikeler Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemTedarik sözleşmesi çoğu zaman dosyanın en altına konur, fiyat sayfası imzalanır, “Hukuk baktı” ya da “Patron Anlaşmış” denir ve üretim başlar. Sonra bir gün bir parça gelir, usta durur, depo dolar, muhasebe şaşırır. İşte o an anlaşılır ki sözleşme imzalanmış ama anlaşılmamıştır.

Bu yazı, tedarik sözleşmesini imzalamadan önce mutlaka üreticiye de okutulmasını gerekli görenler içindir. Gerek görmüyorsanız okuyarak boşa zaman geçirmeyin başka şeylerle ilgilenin.

Kapsam ve Tanımlar Bağlamında “Ne Aldığımızı Gerçekten Biliyor muyuz?”

  1. Sözleşme tam olarak neyi kapsıyor, neyi kapsamıyor: Birçok sözleşmede “hammadde temini” yazar ama ambalaj, sertifika, test raporu kapsam dışıdır. Sonra tedarikçi haklı olarak “bu fiyata o yok” der. Örnek: Granül alırsınız, MSDS ve TDS belgesi ekstra faturalandırılır.
  2. Ürün tanımı sahadaki gerçek ihtiyacı karşılıyor mu: Metinde “yüksek kaliteli” yazar ama bu kalite hangi ölçüye göre? Üretimde çalışan usta için bu ifade hiçbir şey anlatmaz. Ölçülemeyen kalite, yönetilemez.
  3. Teknik toleranslar açık mı, muğlak mı: ±0,1 mm mi, ±0,5 mm mi? Bu fark bazen fireyi %2’den %12’ye çıkarır. Sözleşmede net değilse tartışma kaçınılmazdır.
  4. Tanımlar bölümünü üretim sorumlusu okusa anlayabilir mi: Eğer metin sadece hukuk ve satın alma diliyle yazılmışsa, üretimle kopuktur. Kopukluk maliyet üretir.

Fiyat ve Maliyet Yapısı Bağlamında “Ucuz Fiyat mı, Yönetilebilir Maliyet mi?”

  1. Fiyat sabit mi, hangi şartlarda değişiyor: “Sabit fiyat” kulağa hoş gelir ama hammadde endeksi %30 artmışsa tedarikçi kaliteyi düşürerek ayakta kalmaya çalışır. Bu da sizin üretiminize yansır.
  2. Fiyat artışı tek taraflı mı, karşılıklı mı: Bazı sözleşmelerde artış tedarikçiye serbesttir ama düşüş için madde yoktur. Endeks düşer, fiyat düşmez.
  3. Toplam maliyet hesaplanmış mı: Ucuz bir parça, makinede sık duruşa neden oluyorsa pahalıdır. Örnek: %5 daha ucuz kalıp parçası, haftada bir makine durduruyorsa gerçek maliyet gizlidir.
  4. Bu fiyat modeli kriz döneminde çalışır mı: Kur, enerji, lojistik krizi yaşandığında sözleşme hâlâ ayakta mı kalır, yoksa ilk krizde çöker mi?

Teslimat ve Lojistik Bağlamında “Zamanında mı, Doğru Zamanda mı?”

  1. Teslimat sıklığı gerçekten ihtiyaca göre mi: Aylık ihtiyacınız varken haftalık sevkiyat hem depo hem taşıma maliyetidir. “Daha güvenli” sanılır ama pahalıdır.
  2. Gecikmenin sonucu net mi: “Makûl süre” gibi ifadeler üretimde bir anlam taşımaz. Geciken mal, duran hat demektir.
  3. Teslim şekli riskleri doğru dağıtıyor mu: Teslim değişkenleri konusunda risk sizdeyse, tır gecikince kim bedel ödüyor? Çoğu işletme bunu ancak sorun çıktığında fark eder.
  4. Lojistik modeli çevresel açıdan da mantıklı mı: Gereksiz sevkiyat, sadece yakıt değil, karbon ve itibar maliyetidir. Bugün görünmez, yarın zorunlu bir rapor olur.

Kalite ve Uygunsuzluk Bağlamında “Sorun Mu Çözüyoruz, Dosya mı Büyütüyoruz?”

  1. Kalite kriterleri ölçülebilir mi: “İyi işçilik” yazmak yetmez. Ölçü, test, numune net olmalı.
  2. Kontrol süreci üretimi yavaşlatıyor mu: Aşırı kontrol, üretimi kilitler. Kontrol süreci yalın değilse maliyet yaratır.
  3. Uygunsuzlukta ilk refleks iade mi, düzeltme mi: Her iade; taşıma, ambalaj, zaman ve enerji kaybıdır. Düzeltme süreci tanımlıysa daha sürdürülebilirdir.
  4. Kalite maddeleri iş birliğini mi, kavga zeminini mi güçlendiriyor: Kalite maddeleri “ceza listesi” gibi yazılmışsa ilişki uzun sürmez.

Ambalaj ve Sürdürülebilirlik Bağlamında “Bugün Kolay, Yarın Pahalı mı?”

  1. Ambalaj gerçekten ürünü mü koruyor: Bazı ambalajlar alışkanlıktır. Aynı koruma daha az malzemeyle sağlanabilir ama kimse sormaz.
  2. Çevresel maddeler uygulanabilir mi: “Çevreye duyarlı üretim” yazmak kolaydır. Ama raporlama, belge ve denetim yoksa vitrin süsüdür.

Süre, Fesih ve Esneklik Bağlamında “Güvence mi, Pranga mı?”

  1. Sözleşme süresi yatırım için yeterli mi: Çok kısa sözleşme tedarikçiyi yatırım yapmaktan alıkoyar. Çok uzun sözleşme sizi bağımlı kılar.
  2. Ayrılık yolu açık mı, dikenli mi: İyi sözleşme, iyi ayrılığı da tarif eder. Çıkış yoksa kriz büyür.

Son Olarak, Tedarik sözleşmesi bir dosya değil, gelecek senaryosudur. Orada yazan her belirsizlik, üretimde maliyet; her netlik, tasarruftur.

Tedarik Sözleşmesinin Satır Aralarındaki Tehlikeler Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemSanayicinin sorması gereken soru şudur: “Bu sözleşme beni bugün koruyor olabilir ama yarın ayakta tutar mı?” Çünkü en pahalı sözleşme, sorun çıktığında açılan sözleşmedir.

Zafer URFALIOĞLU

Satınalmada veya İhracat Satışta Karşımızdakini Ne Kadar Tanıyoruz: KYC (Know Your Customer)

Satınalmada Veya İhracat Satışta Karşımızdakini Ne Kadar Tanıyoruz Kyc (know Your Customer) Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Satınalmada veya İhracat Satışta Karşımızdakini Ne Kadar Tanıyoruz: KYC (Know Your Customer)

Turan AKIN
ICC ACADEMY / CTFP Certificate

Satınalmada Veya İhracat Satışta Karşımızdakini Ne Kadar Tanıyoruz Kyc (know Your Customer) Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemDış ticarette pazarlığa, ödeme yöntemlerinin görüşmelerine başlamadan önce özellikle ilk işlemlerde firmalar muhatap şirketin kuruluş tarihi, çalışan sayısı, sevkiyat sayısı, referansları, mümkünse cirosu gibi çeşitli istihbari verilerle karşısındakini tanımak ister ve ödeme yöntemlerini kısmen de olsa bu veriler ışığında şekillendirir.
Peki nedir bu KYC?
KYC (Know Your Customer), “Müşterini Tanı” anlamına gelir ve ekonomide bir şirket, kurum veya kişi ile ilk defa etkileşime geçmeden önce onu tanımak için yürütülen işlemlerin bütününe verilen isimdir. KYC süreci, özellikle finansal kurumlar tarafından müşterilerin kimliğini doğrulamak, işlem güvenliğini sağlamak ve yasal yükümlülükleri yerine getirmek amacıyla kullanılır. Bu süreç, kara para aklama ve terörizmin finansmanını önlemeye de yardımcı olur.
LOI (Letter of Intent) Ticaretin Kilidini Açabilir mi?
Niyet Mektubu (LOI), iş dünyasında önemli bir belge olarak öne çıkmaktadır. İki taraf arasında yapılacak olan bir anlaşmanın ön mutabakatını beyan eden bu mektup, olası bir iş ilişkisi için temel şartları belirlemekte ve tarafların ciddiyeti, niyetlerini ortaya koymaktadır.
LOI küreselleşen dünyada, uluslararası ticaret, ekonomik büyümenin ve işbirliğinin temel taşlarından biri haline gelmiştir. Farklı ticari kültürler, diller ve hukuk sistemleri arasında köprü kurmak, ticareti gerçekleştirmek karmaşık ve zorlu bir süreç olabilir. İşte bu noktada, LOI dış ticaret operasyonlarında taraflar arasında bir iletişim köprüsü kurar.

Niyet Mektubu, tarafların bir anlaşmaya varma konusundaki ciddiyetlerini ve isteklerini resmiyete dökmeden önce karşılıklı beklentileri belirlemek amacıyla kullanırlar, gerçek  sözleşmenin habercisidir ve taraflar arasında güven oluşturarak müzakerelerin daha sağlıklı ilerlemesini sağlar.

LOI’nin Amacı

Niyet mektubunun birkaç temel amacı vardır:
Müzakere Sürecinin Başlatılması: Taraflar, tüm detayları müzakere etmeden önce ana şartları belirlemek için LOI’yi kullanır. Böylece, her iki taraf da neyi kabul ettiklerini ve neyi müzakere edeceklerini bilir. Bu belgelerin yasal geçerliliği ve bağlayıcılığı, tarafların niyetine bağlı olarak değişiklik gösterebilir ancak genellikle bağlayıcı bir sözleşme olarak kabul edilmez.
Tarafların Korunması: LOI, tarafların haklarını koruma altına alır. Anlaşmanın temel şartlarının yazılı olarak belirtilmesi, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların önüne geçer.

İş İlişkisinin Duyurulması: İki şirketin birleşme veya ortak girişim gibi bir anlaşmayı müzakere ettiğini duyurmak için de LOI kullanılabilir. Bu durum, iş dünyasında şeffaflığı artırır ve diğer paydaşlara bilgi verir.

Kullanım Alanları

Birleşme ve Devralmalar,
Eğitim Kurumları,
Aile Hukuku,
Ortak Girişimler,
Yatırım Anlaşmaları,
Gayrimenkul İşlemleri,
Eğitim Kurumları ile İlişkiler,
Tedarikçi ve Müşteri İlişkileri: Bir tedarikçi ile müşteri arasında uzun vadeli bir sözleşme yapılmadan önce, tarafların niyetlerini belirlemek amacıyla LOI kullanılabilir. Bu durumda, LOI, ürünlerin fiyatlandırması, teslimat süreleri ve diğer ticari şartları kapsayabilir.
LOI (Letter of Intent), farklı sektörlerde ve ülkelerde çeşitli şekillerde kullanılmaktadır. LOI çoğunlukla kuru gıda, kimya, maden, inşaat, tekstil, lüks tüketim, demir-çelik, çimento, otomotiv ve meyve-sebze gibi sektörlerde kullanılmaktadır.
Kuru Gıda
Uygulama: Kuru gıda sektöründe LOI, genellikle alım-satım anlaşmalarının başlangıcında kullanılır. Alıcılar, belirli bir ürün için niyetlerini belirtmek amacıyla LOI düzenlerler.
Örneğin Türkiye ve ABD gibi ülkelerde, özellikle büyük gıda üreticileri arasında yaygın olarak kullanılmaktadır. Her sektördeki uygulamalar, ilgili ülkenin ticaret yapısına ve yasal düzenlemelerine göre değişiklik gösterebilir.
LOI (Letter of Intent) örneğinin formatlandırılması, belgenin amacını ve içeriğini açık bir şekilde yansıtacak şekilde düzenlenmelidir, pek tabii kendi ihtiyaçlarınıza göre içerikleri özelleştirebilirsiniz.
.
LOI’nin İçeriği ve Hazırlanması
Her ne kadar standart bir LOI formatı olmasa da, genellikle aşağıdaki unsurları içerir:
  • Tarafların Tanımı: Anlaşmaya taraf olan firmaların tam adı, adresi ve iletişim bilgileri.
  • İşin Konusu: Hangi mal veya hizmetin alınıp satılacağı, projenin amacı veya işbirliğinin kapsamı.
  • Temel Şartlar: Fiyat, ödeme koşulları, teslimat süresi, kalite standartları.
  • Gizlilik: Taraflar, müzakereler sırasında birbirlerine verdikleri bilgilerin gizliliğini korumayı taahhüt etmelidir.
  • Münhasırlık: Eğer bir taraf diğer tarafın başka firmalarla görüşmesini istemiyorsa, LOI’de münhasırlık maddesi yer alabilir.
  • Geçerlilik Süresi: LOI’nin ne kadar süreyle geçerli olacağı ve tarafların bu süre zarfında resmi sözleşmeyi imzalamaları gerektiği belirtilmelidir.
  • Uygulanacak Hukuk: Taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık durumunda hangi ülke yasalarının uygulanacağı belirtilmelidir.
  • Tarafların Banka ve Diğer Finansal Bilgileri: Taraflar gelecekte yapacakları işe başlamadan önce LOI vasıtasıyla birbirlerinin finansal yeterliliklerini görmek isterler. Bu detay tarafların niyetine bağlıdır.
LOI’nin Yasal Durumu
Satınalmada Veya İhracat Satışta Karşımızdakini Ne Kadar Tanıyoruz Kyc (know Your Customer) Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemLOI’nin en önemli noktalarından biri, yasal bağlayıcılığının sınırlı olmasıdır. Ancak, LOI’nin bazı hükümleri (örneğin gizlilik veya münhasırlık maddeleri) bağlayıcı olabilir. LOI’nin bağlayıcı olup olmadığı, metin içeriğine, tarafların niyetine ve yerel yasalara bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bu nedenle, LOI hazırlarken dikkatli olunmalı ve gerekirse hukuki destek alınmalıdır.
Turan AKIN
ICC ACADEMY / CTFP Certificate

Liman İşletmeciliğinde İş Sürekliliği

Liman İşletmeciliğinde İş Sürekliliği Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Liman İşletmeciliğinde İş Sürekliliği

Altay ONUR,
Makine Y. Müh. / BVL Chapter Türkiye
altay.onur@gmail.com

Giriş

Günümüzde küresel ticaretin büyük bLiman İşletmeciliğinde İş Sürekliliği Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemir bölümü denizyolu taşımacılığı ile gerçekleşmektedir. Bu bağlamda tedarik zincirinin önemli bir halkasını oluşturan deniz lojistiği ve bunun uzantısı olan liman işletmeciliği önem kazanmıştır.

Limanların verimli ve kesintisiz bir şekilde çalışması rekabet açısından bir zorunluluk haline gelirken liman yönetiminin ve altyapısının sürekliliği için lojistik süreçlerin optimizasyonun sağlanması ve iş sürekliliği yaklaşımlarının benimsenmesi kaçınılmaz olmaktadır.

Bilindiği gibi limanlarda verilen hizmetlerin verimliliği ve sürekliliği için performans ölçümlerinin yapılmasında konteyner terminallerinde temelde 4 lojistik süreç tanımlanmıştır. Bunlar gemi operasyonları, konteynerin liman sahasında taşınması, depolanması ve elleçlenmesidir. Bu dört temel sürecin etkin, etkili ve verimli çalışması, limanın rekabet gücünü arttırmaktadır. Bu noktada bu süreçlerin optimize edilmesinin önemi ortaya çıkmaktadır.

Günümüzde limanlar; ticari rekabete yön veren uluslararası tedarik zincirleri bağlantılarında intermodal düğüm noktaları haline gelmiştir. Limanların verimli ve kesintisiz çalışması, müşteriye katma değer hizmetler vermesi rekabetin getirdiği bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu anlayışla limanların lojistik sistem içindeki yeni rolü; ürünlerin yalnızca bir taşıma modundan diğerine aktarımının yapıldığı yer olmalarının ötesinde, kesintisiz ulaştırma zinciri içerisinde bütünleşik lojistik merkezler olmalarıdır 1).

Liman İşletmeciliğinde İş Sürekliliği Boyutu

ISO 22301 İş Sürekliliği Yönetim Sistemi standartı, liman işletmeciliği ve port lojistiği tedarik zinciri bağımlılıklarının (supply chain dependencies) haritalandırılmasında yardımcı olmaktadır. Kritik süreçlerin hangi bağımlılıklara ve kesintilerle ilişkili olduğunu net olarak görmek, iş etki analizlerini belirleyerek riskleri değerlendirmek ve olası kesintiler sonrası operasyonların hedeflenen sürelerde ne kadar veri kaybı ile tekrar işlerlik kazanacağı ve bu hedeflere ulaşmak için gereken iyileştirme eylemlerini belirlemek açısından ISO 22301 İş Sürekliliği Yönetim Sistemini uygulamak son derece önemlidir.

ISO 22301 uyumlu bir yaklaşım ile aşağıdaki konular ele alınır;

  1. Kapsam ve kritik süreçlerin tanımlanması
  • Liman lojistiği İş Sürekliliği Planı (BCP) kapsamına giren süreçlerin belirlenmesi
  • Her süreç için kritik bağımlılıkların belirlenmesi: İnsan kaynakları, bilgi teknolojileri, altyapı, lojistik ağları, tedarikçiler, regülasyonlar, mevzuat vb.

2. Bağımlılık kategorileri

  • İnsan ve yetkinlik bağımlılıkları
  • Tedarikçi ve üçüncü taraf bağımlılıkları
  • Fiziksel altyapı ve tesis bağımlılıkları
  • Bilgi ve iletişim teknolojileri bağımlılıkları
  • Ulaşım ve lojistik ağ bağımlılıkları
  • Finansal ve operasyonel süreç bağımlılıkları
  • Hukuki ve uyum bağımlılıkları

3. Haritalama düzeyi

  • Yüksek seviyeli harita: süreç / aktivite → bağımlılık kategorisi
  • Detaylı harita: süreç → bağımlı kaynaklar → kritik bağımlılıkların ölçütleri → gerçekleşme senaryoları

4. Risk derecelendirme ve önceliklendirme

  • Her bağımlılık için: olasılık ve etki (finansal, operasyonel, güvenilirlik, itibar)
  • RTO/RPO hedefleri: Hangi bağımlılıklar hangi yeniden başlatma hedeflerini etkiliyor?

5. Bağımlılık haritasını güncel tutma

  • Sözleşme yenilemeleri, tedarikçi değişiklikleri, altyapı değişiklikleri için güncelleme mekanizması
  • Periyodik tatbikatlar ve ders çıkarımların entegrasyonu

6. Uyum ve kayıt

  • ISO 22301’e uygun dokümantasyon (politika, hedefler, risk değerlendirme, iş etki analizi, kurtarma stratejisi, iş sürekliliği planı, tatbikat ve testler, iyileştirme faaliyetleri)

ISO 22301 standardı çerçevesinde lojistik operasyonlarının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla hazırlanan aşağıda örnek olarak verilen bağımlılık haritasında; insan kaynağı, teknolojik altyapı, tedarikçi ağları ve yasal düzenlemeler gibi kritik unsurların operasyonel süreçler üzerindeki etkilerini sistematik bir biçimde analizi yer almaktadır. Sunulan şablon, olası kesintilere karşı risk seviyelerinin belirlenmesini ve iş sürekliliği hedeflerine ulaşmak için gerekli olan kontrol mekanizmalarının oluşturulmasını hedeflemektedir. Veri akışlarından finansal bağımlılıklara kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu tür bir yapı, kurumların kriz anlarında direnç göstermesine yardımcı olacak stratejik bir yol haritasını göstermektedir.

Iso 22301

Port Lojistik İçin İş Sürekliliği

Liman işletmeciliği liman altyapısı ve liman sahasındaki noktasal operasyonlarla (yükleme-boşaltma) sınırlı iken port lojistik ise limanı da içine alan uçtan uca yük akışı ve tedarik zinciri yönetimi süreçlerini (liman-kara-depo) kapsar.

İş sürekliliği odaklı uygulanabilir bir port lojistik bağımlılık haritası şablonu örneği aşağıdaki süreçler için dikkate alınabilir;

Süreç: Lojistik Ağ Operasyonları (liman değişimi, depolama, elleçleme)

  • İnsan bağımlılıkları: sahadaki operasyonel ekipler, vardiya planları, eğitim seviyesi
  • IT/Veri bağımlılıkları: WMS/TMS sistemleri, entegrasyonlar, veri akışları
  • Altyapı bağımlılıkları: enerji, soğutma, güvenlik sistemleri, tesis bakım
  • Tedarikçi bağımlılıkları: ekipman tedarikçileri, forklift/konveyör bakım hizmetleri
  • Lojistik ağ bağımlılıkları: liman açık/kapalı durumları, navlun operatörleri, araç kapasitesi
  • Finansal bağımlılıklar: ödeme akışları, sigorta sözleşmeleri
  • Yasal/Regülasyon bağımlılıkları: ihracat/gümrük süreçleri, kısıtlamalar
  • Risk seviyesi (Olasılık x Etki): Yüksek/Orta/Düşük
  • RTO / RPO hedefleri: [ör. 4 saat / 15 dk]
  • Kontrol ve önlemler: alternatif tedarikçiler, sözleşme hükmü, geçici tesisler, felaket kurtarma planı
  • Sorumlu birim: Operasyonlar/IT/Tedarik yönetimi
  • Notlar: özel riskler (grev, hava koşulları vb.)

Süreç: Tedarik Yönetimi

  • İnsan bağımlılıkları: satın alma ekibi, risk yöneticisi
  • IT/Veri bağımlılıkları: tedarikçi portalı, sözleşme yönetimi sistemi
  • Tedarikçi bağımlılıkları: ana tedarikçiler, alternatif kaynaklar
  • Altyapı bağımlılıkları: RFQ süreçleri, stok yönetimi altyapısı
  • Lojistik ağ bağımlılıkları: taşıyıcılar, gümrük acentesi
  • Finansal bağımlılıklar: krediler, ödeme koşulları
  • Yasal bağımlılıklar: sözleşme hukuku, uyum raporları
  • Risk seviyesi, RTO/RPO, Kontroller, Sorumlu, Notlar

 Iso 22301 2

Sonuç: Kuruluşların iş sürekliliği uygulamalarında dikkate almaları gereken döngü ISO 22301 standardında belirtilen temel adımlar dikkate alındığında aşağıdaki adımlar dikkate alınmalıdır. Bu sırlama iş sürekliliği uygulamak isteyen kuruluşlarda olduğu gibi liman işletmeciliğinde de aynı şekilde geçerlidir.

İş Sürekliliği Uygulama Adımları;

  • Kapsam ve politikayı belirleyin.
  • Kritik süreçleri ve ilk bağımlılık kategorilerini belirleyin.
  • Her bağımlılığı birim/alt süreçlerle eşleştirin
  • İş Etki Analizi (BIA) ile hangi bağımlılıkların iş akışını durdurabileceğini inceleyin
  • RTO/RPO hedeflerini her bağımlılık için tanımlayın.
  • Risk Değerlendirmesi: Risk skorlarını hesaplayın (Tedarik zinciri bağımlılıkları için risk skorları dahil)
  • Alternatif kaynaklar ve kontroller için önlemler geliştirin.
  • Sözleşmeler ve güvenlik/operasyon protokollerini güncelleyin.
  • Kriz İletişimi: Tedarik zinciri olaylarında iletişim akışları tanımlayın.
  • İş sürekliliği planlarını (BCP) oluşturun.
  • Çalışanları eğitin, farkındalık yaratın, ADY ekiplerini kurun, görevleri tanımlayın.
  • Tatbikatlar ve testler; KPI’lara ulaşma derecesini ölçün.
  • Tedarik zinciri kesinti senaryoları ve kurtarma planlarını test edin.
  • Yıl içinde yılda en az bir kez tatbikat ve gözden geçirme yapın.
  • İyileştirmeye açık alanları tespit ederek gerekli aksiyonları alın,
  • Tatbikat sonuçlarına göre stratejilerinizi gözden geçirin gerektiğinde yeniden düzenleyin
  • Çapraz fonksiyonel yönetim için bir yönetişim (governance) yapısı kurun.
  • Kuruluşunuzda bir iş sürekliliğini kültürü oluşturun.

Liman İşletmeciliğinde İş Sürekliliği Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemAltay ONUR,
Makine Y. Müh. / BVL Chapter Türkiye
altay.onur@gmail.com

 

 

 

 


1)
 Esmer, S.; Konteyner terminallerinde lojistik süreçlerin optimizasyonu ve bir simülasyon modeli,
Doktora tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi, 2009

    Görseller: NotebookLM

Çalışma Koşullarında Esaslı Değişikliğin İşçiye Mail Olarak Bildirilmesi Yeterli midir?

çalışma Koşullarında Esaslı Değişikliğin İşçiye Mail Olarak Bildirilmesi Yeterli Midir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Çalışma Koşullarında Esaslı Değişikliğin İşçiye Mail Olarak Bildirilmesi Yeterli midir?

Lütfi İNCİROĞLU

çalışma Koşullarında Esaslı Değişikliğin İşçiye Mail Olarak Bildirilmesi Yeterli Midir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemYargıtay’a göre, “İş hukukunun en tartışmalı alanlarından biri çalışma koşullarının tespiti ile bu koşulların uygulanması, değişiklik yapılması, en nihayet işçinin kabulüne bağlı olmayan değişiklik ile işverenin yönetim hakkı arasındaki ince çizginin ortaya konulmasıdır.

İş hukuku, işçi hakları yönünden sürekli ileriye yönelik gelişimci bir karaktere sahiptir. Bu anlayıştan hareket edildiğinde, işçinin haklarının iş ilişkisinin devamı sırasında daha ileriye götürülmesi, iş hukukunun temel amaçları arasındadır. Çalışma koşulları bakımından geriye gidişin işçinin rızası hilafına yapılamaması gerekir.

İş ilişkisinden kaynaklanan ve işin yerine getirilmesinde tabi olunan hak ve borçların tümü, “çalışma koşulları” olarak değerlendirilmelidir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 22 nci maddesindeki, “işveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir” şeklindeki düzenleme, çalışma koşullarındaki değişikliğin normatif dayanağını oluşturur.

Çalışma koşullarının değişikliğinden söz edebilmek için öncelikle bu koşulların neler olduğunun ortaya konulması gerekir.

Sözü edilen 22 nci maddenin yanı sıra Anayasa, yasalar, toplu ya da bireysel iş sözleşmesi, personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ile işyeri uygulamasından doğan işçi ve işveren ilişkilerinin bütünü, çalışma koşulları olarak değerlendirilmelidir.

İş sözleşmesinin esaslı unsurları olan işçinin iş görme borcu ile bunun karşılığında işverenin ücret ödeme borcu, çalışma koşullarının en önemlileridir. Bundan başka, işin nerede ve ne zaman görüleceği, işyerindeki çalışma süreleri, yıllık izin süreleri, ödenecek ücretin ekleri, ara dinlenmesi, evlenme, doğum, öğrenim, gıda, maluliyet ve ölüm yardımı gibi sosyal yardımlar da çalışma koşulları arasında yerini alır. İşçiye özel sağlık sigortası yapılması ya da işverence primleri ödenmek kaydıyla bireysel emeklilik sistemine dahil edilmesi de çalışma koşulları kavramına dahildir (Yargıtay 9.HD. 27.10.2008 gün 2008/29715 E, 2008/28944 K.).

İş sözleşmesinde, gerektiğinde çalışma koşullarında değişiklik yapabileceğine dair düzenlemeler bulunması halinde, işverenin genişletilmiş yönetim hakkından söz edilir. Bu halde işveren, yönetim hakkını kötüye kullanmamak ve sözleşmedeki sınırlara uymak kaydıyla işçinin çalışma koşullarında değişiklik yapma hakkını sürekli olarak kazanmış olmaktadır. Örneğin, işçinin gerektiğinde işverene ait diğer işyerlerinde de görevlendirilebileceği şeklindeki sözleşme hükümleri, işverenin bu konuda değişiklik yapma hakkını saklı tutar. Anılan hak objektif olarak kullanılmalıdır. İşçinin iş sözleşmesinin feshini sağlamak için sözleşme hükmünün uygulamaya konulması, işverenin yönetim hakkının kötüye kullanılması niteliğindedir (9.HD. 7.7.2008 gün, 2007/24548 E, 2008/19209 K.).

Çalışma koşullarını belirleyen kaynaklar arasında, iş sözleşmesinin eki sayılan personel yönetmeliği veya işyeri iç yönetmeliği gibi belgeler de yerini alır. Bu nedenle işçinin açık veya örtülü onayını almış personel yönetmeliği, iş sözleşmesi hükmü niteliğindedir. İşyerinde öteden beri uygulanmakta olan personel yönetmeliğinin kural olarak işçi ile iş ilişkisinin kurulduğu anda işçiye bildirilmesi gerekir. Daha sonra yapılacak olan değişikliklerin de işçiye duyurulması bağlayıcılık açısından gereklidir. Yasal veya sözleşme gereği bir zorunluluk olmadığı halde, işyerinde uygulana gelen “işyeri uygulamaları” da çalışma koşullarının belirlenmesinde etkindir.

İşyerindeki uygulamaların tüm işçiler yönünden ortak bir nitelik taşıması mümkün olduğu gibi, eşit konumda olan bir ya da birkaç işçi açısından süregelen uygulamalar da çalışma koşullarını oluşturabilir.

Çalışma koşullarındaki değişiklik, işverenin yönetim hakkı ile doğrudan ilgilidir. İşveren işyerinin karlılığı, verimliliği noktasında işin yürütümü için gerekli tedbirleri alır. İş görme ediminin yerine getirilmesinin şeklini, zamanını ve hizmetin niteliğini işveren belirler. İşverenin yönetim hakkı, taraflar arasındaki iş sözleşmesi ya da işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinde açıkça düzenlenmeyen boşluklarda uygulama alanı bulur.

Somut olayda; işyerinde uygulanmakta olan personel yönetmeliğin 15. maddesinde iş sözleşmesinin yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle sona ermesi halinde ihbar tazminatı ödeneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmaktadır. Davalı işveren bu düzenlemeyi 01.01.2011 tarihinden geçerli olmak üzere kaldırmıştır. Bunu da çalışanlara e-posta yoluyla bildirmiştir. Davalı işverence yapılan bu değişiklik çalışma koşullarında işçi aleyhine esaslı değişiklik niteliğindedir. Ancak bunun geçerli olabilmesi için İK 22. maddesi uyarınca işçinin açıkça yazılı muvafakati gerekmektedir. Davalı tarafça yapılan bu değişikliğin işçiye e-posta yoluyla duyurulmuş olması yeterli değildir. Davacı bu değişikliği kabul ettiğini yazılı olarak işverene bildirmemiştir. Davalı işverence yapılan bu değişiklik işçiyi bağlamaz. Benzer şekilde dava açan başka bir işçi tarafından …..İş Mahkemesinde açılan davada ihbar tazminatı talebi hüküm altına alınmış olup bu karar Dairemizin 12.05.2015 gün ve 2014/10591 E. 2015/17421 K. sayılı ilamı ile onanmıştır. Mahkemece davacının ihbar tazminatı alacağının kabulü gerekirken reddi hatalıdır[1].

çalışma Koşullarında Esaslı Değişikliğin İşçiye Mail Olarak Bildirilmesi Yeterli Midir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemSonuç olarak, Yargıtay’a göre, çalışma koşullarında esaslı değişikliğin işçiye elektronik posta ile bildirilmesi yeterli değildir. Çünkü çalışma koşullarında işverence yapılan esaslı değişikliğin geçerli olabilmesi için 4857/m.22 uyarınca, işçinin açıkça yazılı onayının alınması gerekir. Örneğin, işverenin prim ya da ikramiye uygulamasını tek taraflı olarak kaldırarak bu değişikliği işçiye e-mail yoluyla bildirmesi işçiyi bağlamaz.

Lütfi İNCİROĞLU

[1] Y9HD.24/6/2015 T., E.2014/16832, K.2015/22947 Legalbank.

Döviz ve Faiz İlişkisi

Döviz Ve Faiz İlişkisi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Döviz ve Faiz İlişkisi

Reşat BAĞCIOĞLU

Faize Karşıyız ama Faizsiz de Yapamıyoruz

Döviz Ve Faiz İlişkisi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemFaize kem gözle baktığımız çok olsa da, faizlerin dünya finansal piyasalarının temel taşıdır. Faizsiz bir finansal piyasaları düşünemiyorum.

Dünya finansal piyasaları faiz sistemi üzerine kurulmuştur. Faizi finansal piyasalarda temel taş niteliğinde olduğundan dolayı, piyasa oyuncuları bu faiz temel taşını istedikleri yerde kullanabiliyorlar.

Adı ne olursa olsun, finansal piyasalarda kullanılan bu temel taşın taşın göbek adı faizdir.

Yaşlı Amca FaizAyşe Teyze, Hatçe Teyze, Ali emmi ben faize karşıyım, benim tasarruflarıma faiz bulaşmasın deseler de, finansal kurumların Ayşe Teyze,  Hatçe Teyze ve Ali Emmi’ye verdikleri nema faizden arındırılmış mıdır acaba?

Faiz ve Döviz

Faizi nasıl tanımlayayım size?

İçtiğimiz su kadar önemli bir yer tutar finansal piyasalarda. Nasıl ki suyu çeşitli alanlarda kullanıyorsak, yaşamımız için su olmazsa olmazımız ise, finansal piyasalarda da faizi aynı şekilde kullanıyoruz. İster çorba ister yemek ister farklı amaçlarla da olsa suyu kullanmak zorunda isek, faizi de finansal piyasalarda çeşitli amaçlar için kullanıyoruz.

Faiz ile döviz ilişkisi olur mu derseniz? Elbette olur. Dövizi faizsiz düşünmek hayalciliğin de ötesinde bir davranış olur.

Döviz Faiz Grafik

Faiz ve dövizin ilişkisi oldukça samimi. Birbiri ile ters yönde hareket gösterirler.

  • Döviz yükseliyorsa, faiz düşük kalmıştır veya faiz düşüyordur.
  • Döviz düşüyorsa etkenlerden bir tanesi faiz yükseliyordur, diğer neden ise piyasaya döviz müdahalesi yapılıyordur

Yani gözlerimizi açtık, kapadık ve şıp dedi bir gecede döviz düştü. Böyle bir masala benim torunum dahi inanmaz.

İnanılmaz değil mi? Zaten ben de inanmadım.Faize Karşıyız

  • Döviz kendi kendine düşmez,
  • Faiz kendi kendine yükselmez,
  • Döviz ve faiz birbirini etkileyen unsurlardır.

Faizin sadece çorbası olmaz, yiyebilene faizin her yemekte yeri vardır. Siz faiz yemediğinizi düşünürsünüz ama çorbanın içersin aşçımız faiz koymuştur.

Bilhassa dövizli işlemlerde faizin işlemediği hiçbir yer yoktur.

Döviz Ve Faiz İlişkisi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemReşat BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi