13. Uluslararası İstanbul İplik Fuarı Başladı

İplik Sektörü satınalmacılarını ve tedarikçikleri bir araya getiren 13. Uluslararası İplik Fuarı 4-6 Şubat tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. TÜYAP Fuar Merkezinde ziyaret edebileceğiniz fuarda yurtiçi ve uluslararası tekstil sektörü üreticilerine ulaşabilirsiniz.

82bca569df08f42dc24500f7812cba34

0943a4a87eb3b63e3c1c141a0d345d3d

e0114761a3706f11bfcc9cabc533729d

Neden Ziyaret Etmelisiniz?

13. ULUSLARARASI İSTANBUL İPLİK FUARI
Ajandanıza, 4 – 6 Şubat 2016 tarihlerine not etmeyi unutmayın… Tek bir çatı altında, İplik sektörüne dair ulaşabileceğiz herşey !

İPLİK SEKTÖRÜNÜN EN BÜYÜKLERİ İLE BİR ARADA OL !. 
Sektörün en büyük İplik üreticileri ile görüşme fırsatı

TREND BULUŞMALARINA TANIK OLUN, SEKTÖRÜN NABZINI TUTUN!
Moda iplikte başlar. Modanın öncüsü iplik sektöründeki trendleri bu fuar da keşfedin.
.
ORGANİK İPLİKLER İSTANBUL İPLİK FUARINDA !
Doğaya ve size dost organik ipliklerdeki gelişmeleri bu fuar da takip edin.

SEKTÖRÜN GELİŞİMİNE VE DEĞİŞİMİNE TANIK OLUN !
Geleceğin kumaşlarını ve özellikle, tekstillerin yaratılmasını sağlayan iplikler bu fuar da sizleri bekliyor.

EKOLOJİK VE ÇEVREYE DOST ÜRÜNLERİN BULUŞMA NOKTASI !
Geri dönüşümlü, yenilenebilir enerji ile üretilen çevre dostu ürünlerle tanışma fırsatını yakalayın.

Kalite Sistemlerinin Tedarikçi Entegrasyonu

Gelişen teknolojiye ve rekabete paralel her alanda kalite standartlarındaki iyileşmeler kaçınılmazdır. Günümüzde birçok firma kalite sistemlerini gözden geçirerek piyasa da daima farklılık yaratarak bir adım öne geçmeye çalışmaktadırlar.

Ana üretici firmalar kendi yan sanayilerini, onlarda bir altındaki yan sanayi sistemini geliştirmek üzere planlar yaparak bitmiş ürün kalitesini en üst seviyeye çıkartmaya çalışmaktadırlar. Buna bağlı olarak ürün veya hizmet tedarik ettikleri tedarikçilerini de kendi sistemlerine yakın kalite sistemlerini entegre etmeye çalışarak daha en küçük birim üretimi esnasında ‘’toplam kalite anlayışını’’ getirmektedirler. Bu sayede topluma verdikleri kaliteli ürün veya hizmet anlayışı sözünü tutmaktadırlar. Bilinçlenen toplumlarda artık raflarda yer alan her ürünü titizlikle incelemekte ve seçimlerini daha üst standartlarda gerçekleştirmiş olan üründen yana kullanmaya başlamışlardır. Ülkemizde birçok alanda yüksek seviyede uygulanan toplam kalite anlayışının artması da bunun bir göstergesidir.

Murat Aksoy
Murat Aksoy PepsiCo Kıdemli Satınalma Müdürü Tatlandırıcılar (AB & Türkiye)

Özellikle gıda alanında kalite ve hijyen anlayışı en küçük yanlışa müsaade etmemektedir. Bu yüzden bu alanda hizmet gösteren sektörün her kesimindeki irili ufaklı tüm firmalar ve tedarikçiler de istisnasız bu yöntemlere entegre olmuşlardır. Ana üretici firmalar ulusal ve uluslararası kalite sistemlerini denetleyen firmalardan alınmış belgeleri sunan firmalarla çalışmayı tercih etmektedirler. Alım ihalelerine de çoğunlukla bu tarz şartları koymaktadırlar. Global anlamda gıda için kabul görmüş BRC, IFS, FSSC22000 (ISO22000 artı PAS220),SQF2000 ve AIB gibi kalite sistemleri ile beraber üretilen ürünün çeşidine göre farklı belgeler içinde tedarikçiler ulusal ve uluslararası bu belgeleri vermeye yetkili kuruluşlara veya temsilciklerine başvurarak belgelendirme talebinde bulunabilirler.

Birçok firma bu belgelendirme sistemlerinin alınabilmesi için bünyelerinde ayrı bir bölüm bulundurmakla beraber kalite bölümlerinin altında da belgelendirme işini yönetmektedirler. Söz konusu belgelerin ilk alım aşaması, fiyatlandırması ve zamanlaması işletmenin yapısına göre değişiklik göstermektedir. İstenen her bir belgenin kapsamı farklı olduğundan dolayı işletmenin yapısı da mutlaka buna uygun hale getirilmelidir. Her bir kalite sistemi birbirinden farklı alanlarda olabileceği için işletmenin kendi iştigal alanına ve yapısına göre doğru belge alma konusunda da bir firmadan danışmanlıkta alması faydalı olacaktır.

Bu kalite sistemlerinin yanısıra birçok ana üretici firmada toplumsal ve çevresel sürdürülebilirlik anlamında fark yaratmış firmalarla da çalışmayı tercih edebilmektedir. Kaynaklarımızın sınırlı sayıda olması nedeni ile bunu etkin bicimde kullanıyor olmak birincil hedefimiz olmalı. Bu kapsamda uluslararası bazı organizasyonların çatısı altında çeşitli ana üreticiler bu tarz sosyal gruplara üye olmakta ve ortak taahhütlerin altına imza atmaktadırlar.

Bu tarz organizasyonların başında gelen ve yaklaşık 150 ülkeden, 28 farklı sektörden, 36.000 üyesi, olan SEDEX (Supplier Ethical Data Exchange) organizasyonu bu kapsama hizmet etmektedir. (http://www.sedexglobal.com/) .

Bu alanda artacak olan çalışmalar hem kalite, hemde sürdürülebilir kaynak programları çerçevesinde toplum bilincini arttıracak ve daha sağlıklı ürünlere sahip olmamızı sağlayacaktır.

Kalite ve çevresel sürdürülebilirlik günümüzde ve gelecekte toplumun her kesimini yukarıya taşıyacaktır.

Murat Aksoy

PepsiCo Kidemli Satınalma Müdürü Tatlandırıcılar (AB & Türkiye)

Bu yazı Satınalma Dergisi Nisan 2015 sayısında yayınlanmıştır.

Satınalma Dergisi Üyelik Paketleri

 

Satınalma Yöneticileri Filo Kiralama Sektörünü Değerlendirdi

Aralık sayısı için gerçekleştirdiğimiz araştırma kapsamında Satınalma Yöneticilerinden filo
kiralama süreçlerini ve kiralama sektörünü değerlendirmelerini istedik. Birbirinden değerli yöneticiler,
alıcılar olarak kiralama şirketlerinden beklentileri ve alım süreci kapsamında dikkat edilecek hususları
ortaya koydu. Deneyimlerin ve uygulamaların paylaşıldığı araştırmaya katılımları için yöneticilerimize
teşekkür ederiz. Keyifli okumalar…

Filo araç kiralamada şirketiniz için öncelikleriniz nelerdir?

Filo kiralama şirketleri ile ilişkilerde nelere dikkat edilmeli ?

Araç ihalesi hazırlıklarında nelere dikkat edersiniz ?

Ödeme TL mi ? Döviz Kuru mu ? Kilometre sınırı ihtiyaca uygun nasıl tespit ediyorsunuz ?
Ne olmalı ? İlave maliyetler zaman içinde oluşur mu ?

Filo araç yönetimi ve izleme konusunda nelere dikkat ediyorsunuz?

Filo araç kiralama operasyonları ile ilgili önem gördüğünüz diğer hususları da içeren görüş ve önerileriniz
nelerdir?

manset

 

Tedarik Zinciri Kurmak İstiyoruz. Nereden Başlamalıyız?

Tedarik Zinciri Kurmak İstiyoruz. Nereden Başlamalıyız Satın Alma
Tedarik Zinciri Kurmak İstiyoruz. Nereden Başlamalıyız ?

SATIN ALMA ve TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ YAZI DİZİSİ

Prof. Dr. Murat ERDAL
İstanbul Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı
merdal@istanbul.edu.tr

Tedarik Zinciri Kurmak İstiyoruz. Nereden Başlamalıyız?

Tedarik Zinciri KurulumuŞirketlerde son dönemde sıklıkla duyduğumuz konuların başında tedarik zinciri sistem kurma çalışmaları gelmektedir. İşletmenin mevcut operasyonları sağlıklı bir biçimde işliyor, pazar payı ve rekabet avantajı korunuyor ise mevcut sistemin tedarik zinciri açısından yeniden düzenlenmesine kısa vadede gerek görülmeyebilir. Fakat sipariş gecikmeleri, envanter problemleri, lojistik sıkıntılar, yüksek operasyon maliyetleri, tedarikçilerle anlaşmazlıklar veya kalite sapmaları yaşanıyor ise yolunda gitmeyen bir şeyler var demektir. Rekabet avantajı kazanmak isteyen işletmelerin tedarik zinciri sistem kurma çalışmalarında son derece istekli oldukları bilinmektir. Fakat bununla birlikte şirketlerin işe nereden başlayacakları konusunda net bir tutum ve davranışa sahip olmadıkları da görülmektedir. Sektörler ve işletme ölçekleri değiştikçe doğal olarak ihtiyaçlar da değişmektedir. Bu alanda çalışma yürüten şirketler tedarik zinciri yol haritasının hazırlanması, eylem planı ve uygulamada farklı adımlar atmaktadır.

Tedarik Zinciri Kurmak İstiyoruz. Nereden Başlamalıyız Satın Alma
Tedarik Zinciri Kurmak İstiyoruz. Nereden Başlamalıyız ?

Tedarik zinciri çalışmaları ile birlikte şirketlerde iş akışları yeniden düzenlenmekte, işletme örgüt yapısı değişebilmekte ve çok tabiidir ki eski alışkanlıklar geride kalmaktadır. Yeni görev ve sorumluluklar bir bir gündeme gelirken süreç odaklı anlayış ile birlikte Tedarik Zinciri Departmanı kurulmaktadır.

Hemen herkes tedarik zinciri departmanının kurulmasına gerçek manada ihtiyaç var mı? TZ Departmanının işletme içerisindeki rolü, görev ve sorumlulukları ne olacak? Hangi departmanları bu departman içine alacağız? Birleştirme nasıl olmalı? Satınalma, Lojistik ve Planlama nasıl bir araya gelir? Bizim için en doğru model hangisi? Bu adla bir departman kurulduğunda yönetici profili ne olacak? gibi pek çok karmaşık soruları gündeme oturtmaktadır.

Gelişigüzel kulaktan dolma bilgi ve değerlendirmelerle yola çıkıldığında geri dönüşü olmayan hatalar oluşmaktadır. Tüm bu soruların cevaplarını Satınalma Dergisi’nin Ağustos sayısında değerlendireceğiz…Bu yazımızı ise tedarik zinciri yapılanması öncesinde yürütülen çalışmalarına ayırdık.

Makaleye tam erişim için profesyonel üyelik gereklidir. Üyelik satın alarak hesabınızı oluşturabilirsiniz. Üye iseniz giriş yapınız.
Hesap Oluştur

Bu yazımızda tedarik zinciri sistem kurma çalışmaları öncesinde izlenmesi gereken yol haritası ve ana konular üzerinde durduk. Kuşkusuz bu alanda çok yönlü ele alınması gereken pek çok konu ve sayısız değişken bulunmaktadır. Kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Prof. Dr. Murat ERDAL
İstanbul Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı
merdal@istanbul.edu.tr

 

SATIN ALMA ve TEDARİK ZİNCİRİ EKİPLERİ İÇİN

Satın alma ve Tedarik Zinciri Yönetimi Eğitimi
Eğitim İçeriği için Eğitim Kataloğunu https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf indirebilirsiniz.
Ekibinizin ihtiyacı doğru eğitim teklifini almak için talebinizi egitim@satinalmadergisi.com e-posta adresimize iletebilirsiniz.Eğitim Teklifleri Hazırlama Eğitim ProgramlarıŞirketinize Özel Eğitim Programlarımızı (4-6 günlük) İncelemek için
https://satinalmadergisi.com/egitim-programlari/

SATIN ALMA ve TEDARİK ZİNCİRİ EKİPLERİ İÇİN

Satın alma ve Tedarik Zinciri Yönetimi Eğitimi
Eğitim İçeriği için Eğitim Kataloğunu https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf indirebilirsiniz.
Ekibinizin ihtiyacı doğru eğitim teklifini almak için talebinizi egitim@satinalmadergisi.com e-posta adresimize iletebilirsiniz.

 Satınalma ve Tedarik Zinciri Eğitimi
Eğitim taleplerinizi egitim@satinalmadergisi.com a iletebilirsiniz.

Şirketinize Özel Eğitim Programlarımızı (4-6 günlük) İncelemek için
https://satinalmadergisi.com/egitim-programlari/ sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

SATIN ALMA ve TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ YAZI DİZİSİ

Tedarikçi Günü Nasıl Planlanır? Organizasyon ve Yürütme için Yol Haritası

Satınalma Yönetiminde Minimum Sipariş Miktarı Sorunu Nedir?                                       

E-Satınalma Yatırımları Satınalma Departmanlarını Güçlendirir

Danışmanlık Hizmet Alımları ve Proje Esaslı Satınalma Yönetimi – I                                  

Danışmanlık Hizmet Alımları ve Sözleşmeler: Kontrol Listesi-II                                          

Satınalma Check-Up ile Operasyonlarınızı Ölçümleyin                                                       

Yeşil Satın Alma ve Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi Nedir?                                    

Tedarik Zinciri Yönlendiricileri ve Performans Ölçümleme                                                  

Tedarik Zinciri Kurmak İstiyoruz. Nereden Başlamalıyız ?                                                   

Güçlü Alıcılar Dönemindeyiz                                                                                                    

Tedarikçi Bilgi Formları Kurumsal Özgeçmiş mi ? Bumerang Etkisi                                  

Tedarikçi Araştırması ve Örgütsel Pazarlarda Yeni İstihbarat Kaynakları                          

Tedarikçi Müşteri Seçiyor, Alıcılar Ürün Bulamıyor                                                               

Tedarik Zincirinin Amacı Ne?              

Küresel Tedarik Zinciri Atmosferi       

Ürün Hayat Eğrisi ve Tedarik Zinciri Operasyonları                                                              

Satınalmacı Olmak Ülkemizde Zordur                                                                                     

Yemek Sektöründe Restoran Zincirleri ve Satınalma Yönetimi                                           

Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi Vaka Çalışması

Satınalma Nedir? İşin Başladığı Yer – Doğru Talep ve Satın alma Mesleğinin Doğruları 

Satın Alırken Kazanmanın Koşulları

Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi Geliştirme Eğitimi                               

Tedarik Zinciri Entegratörlüğü Nedir? 4. Parti Lojistik ve İlerisi                                          

KİTAP:
SATIN ALMA VE TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
Kitap temini için E- MAĞAZA yı ziyaret ediniz. 

PROF. DR. MURAT ERDAL

İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Program Başkanı

 

Gümrük İşlemlerinde Bilinmesi Gerekli 20 Kavram

Aşağıda her türlü ithalat ve ihracat işlemlerinde ilgililer tarafından ne olduğunun bilinmesi gerekli 20 gümrük kavramı tanımlanmıştır. Bu kavramların, işletmelerin dış ticaret veya lojistik işlemlerini gerçekleştiren birimleri tarafından tam olarak neyi ifade ettiğinin bilinmesi, yapılmakta olan ithalat ve ihracat operasyonlarında işletmelerin herhangi bir gümrük ihlalinde bulunma olasılığını azaltacaktır.

  • Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi: Türkiye Cumhuriyeti topraklarını kapsar. Türkiye kara suları, iç suları ve hava sahası gümrük bölgesine dahildir.
  • “Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinde yerleşik kişi: Bu bölgede yerleşim yeri olan bütün gerçek kişiler ile bu bölgede kayıtlı işyeri, kanuni iş merkezi veya şubesi bulunan bütün tüzel kişi veya kişiler ortaklığını ifade eder.
  • Gümrük İdaresi veya İdareleri: Gümrük mevzuatında belirtilen işlemlerin kısmen veya tamamen yerine getirildiği merkez veya taşra teşkilatındaki hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamını belirtir.
  • Kişi: Gerçek ve tüzel kişiler ile hukuken tüzel kişilik statüsüne sahip olmamakla birlikte yürürlükteki mevzuat uyarınca hukuki tasarruflar yapma yetkisi tanınan kişiler ortaklıklar anlamına gelir.
  • Karar: Bağlayıcı tarife ve menşe bilgileri de dahil olmak üzere, gümrük idaresinin, gümrük mevzuatı ile ilgili olarak belirli bir konuda bir veya daha fazla kişi üzerinde hukuki sonuç doğuracak idari tasarrufunu ifade eder.
  • Bağlayıcı Tarife Bilgisi: Eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetvelinde sınıflandırılmasına ilişkin olarak, kişinin yazılı talebi üzerine Gümrük ve Ticaret Bakanlığı veya Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş gümrük ve ticaret bölge müdürlüklerince verilen idari karardır.
  • Bağlayıcı Menşe Bilgisi: Kişinin yazılı talebi üzerine Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından verilen ve eşyanın tercihli veya tercihli olmayan menşeinin tespitine ilişkin idari karardır.
  • Serbest Dolaşımda Bulunan Eşya: Tümüyle Türkiye Gümrük Bölgesinde elde edilen ve bünyesinde Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki ülke veya topraklardan ithal edilen girdileri bulundurmayan veya şartlı muafiyet düzenlemelerine tabi tutulan eşyadan elde edilen ve tabi olduğu rejim hükümleri uyarınca özel ekonomik değer taşımadığı tespit edilen veya Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki ülke veya topraklardan serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutularak ithal edilen veya Türkiye Gümrük Bölgesinde, yukarıda belirtilen eşyadan ayrı ayrı veya birlikte elde edilen veya üretilen eşyadır.
  • Gümrük Statüsü: Eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesinde serbest dolaşıma girmiş olup olmadığı yönünden durumunu ortaya koyan kavramdır.
  • Gümrük Yükümlülüğü: Yükümlünün gümrük vergilerini ödemesi zorunluluğunu ifade eder.

 

Aşk Sardı Vitrinleri

Yaklaşan sevgililer günü perakende piyasalarının hareketini arttırmaya başladı. Belirli özel günlerde hediye vermek, modern toplumun üyeleri tarafından gerçekleştirilen ve artık genele yayılan bir özelliktir. O günlerin en özeli olan 14 Şubat Sevgililer Günü… Sevgi günü… Sevginin de bir adım ötesindeki duyguların günü…  İste o gün geldi çattı…  Bu özel gün, normal bir hediye alıp vermekten daha çok, partnerler arasında romantik bir paylaşım ve sevginin geleceğe yatırımı olarak da kabul edilebilir. Söz konusu sevilen kişi olunca, onun sevdiği, sevebileceği her türlü obje, aksesuar, hizmet,   gibi hediyeleri satın alırken çoğu zaman fiyat dahi sorulmamaktadır. Ne harcanan zaman, ne de yapılan harcama göze batmamaktadır. Dünya genelinde bu özel gün için alışveriş çılgınlığı yaşanıyor da denebilir.

Ve o güne, Şubat ayının en özel gününe yaklaşıyoruz.  Vitrinlerden Noel Babalar, Çam ağaçları indi ve yerini aşk sözleri, aşkın simgesi kırmızı kalpler aldı.  Yılbaşı için uygulanan reklam kampanyaları Ocak son haftası bitirildi ve perakende birkaç gün sessiz sakin bir hal sergiledi.  Satış fırtınası öncesi sessizlik denmesi yanlış olmaz.

Sevgililer günü, perakende mağazacılığının tüm yıl içinde en çok satış yapılan özel günlerinin başında geliyor. 14 Şubat tüm dünyada pırlanta, altın, akıllı telefonlar, bazen araba, bazen yurt dışı tatili gibi “pahada ağır” hediyelerin tercih edildiği günlerden biri. Mücevherden giyime, çiçekten çikolataya, eğlence merkezlerinden turizme kadar pek çok sektör bugünde ivme kazanıyor.

Yazar: Eda EKİNCİOĞLU

 

Perakendede Lojistik

Her sektörün organizasyon şemasında “Lojistik” dikkatimizi çeker.  Peki nedir bu lojistik?

İnsanlık tarihi kadar eski olan bir bilim dalıdır diyebilir miyiz?  İnsanlık tarihinde var olan savaşlar incelendiğinde devasa sayılabilecek orduların bir yerden başka bir yere nakledilmesi savaş alanında yapılan hazırlıklar, askerlerin ihtiyaçlarının karşılanması bugün lojistik diye adlandırdığımız bilim dalını tanımlamaktadır. Büyük İskender ‘in yaptığı seferler, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul ‘u kuşatması ve fethi, Kanuni Sultan Süleyman’ın Viyana kuşatması…  On binler  ile ifade edilen orduların nakli, yiyecek ihtiyaçları,  silah ve dinlenme ihtiyacı.  Bakıldığında tüm bu seferler aslında büyük bir lojistik eşliğinde gerçekleşmiştir. Yakın tarihte yaşanılan savaşlarda da başarılı lojistik faaliyetler gözüküyor. İkinci Dünya savaşı, okyanus ötesinden gelip dev orduları savaştırabilme kabiliyeti de lojistik başarılardandır.

Lojistik askeri alandan çıkıp genele yayılmaya 1950 ‘li yıllarda başlamıştır. Müşterilerin talep ve   davranışlarında yaşanan değişim, maliyetlerin artışı, bilgi teknolojisinde hızlı gelişim ile genele yayılma başlamıştır. 1980 ‘lere kadar atılım devam etmiştir. Ve artık   günümüzde  lojistik vazgeçilmez konumundadır. Askeri terminolojide ordulara ait malzeme, personel, ekipman bakımı, yenilenmesi anlamında kullanılırken artık   önemli bir sektör haline gelmiştir. Lojistik müşteri taleplerine zamanında cevap vermek üzere hammaddenin başlangıç noktasından, ürünün son nokta olan tüketiciye verimli bir şekilde akışını sağlamaktadır.

Hala insanların gözlerinde lojistik imajı farklıdır. Lojistik depoculuk değildir, sadece nakliye işlemi de değildir. Taşıma, boşaltma, mal kabul, elleçleme, paketleme, depolama, bilgi sistemleri de lojistik yönetiminin temel taşlarıdır.

Peki  perakendecilik neydi? Özetle üretici ile tüketici arasındaki ürün akışını sağlayan aracılık hizmeti diyebilir miyiz?  Evet tek bir cümle ile ancak bu kadar net açıklanabilir.

İşte lojistik  ve  perakendenin birleştiği nokta ortada. Biri üretici ile tüketici arasındaki ürün akışını sağlamak için aracılık yaparken, diğeri bu akışın en iyi şekilde planlanmasını, üretici tüketici arasındaki iki yönlü hareketini sağlamaktadır.

Tabii perakendecilik de insanlar tarafından çok net bilinmiyor. Perakende denince akla promosyonlar, indirimler, satış geliyor. Oysaki işin perde arkasında büyük bir operasyon boy göstermektedir. Perakendecinin amacı optimum stok seviyesi ile maliyeti minimumda tutmak ve planlamayı yaparken hiçbir müşteriyi ürün eksikliği yüzünden mağazadan geri çevirmemektedir.

Perakende lojistiği, direkt tüketiciyi etkileyen bir iş olduğu için ayrı bir önem taşımaktadır. Perakende lojistik hizmetlerinde temelleri ürün cinsi ve depolama süreci oluşturmaktadır. Gıda, kozmetik, hazır giyim şeklinde gruplanarak her gruba ayrı depo alanı sağlanmaktansa tek bir depo içerisinde süreç akışı tasarlanmalıdır. Bu da depo içi ısı, nem, zemin yapısı, havalandırma, dokümantasyon işlemleri , bilgi sistemleri gibi parametrelere dikkati çekmektedir. Perakende lojistik yönetimi için ideal depo tercihinde başlangıç noktası ile teslimat noktası uygunluğu çok önemlidir. Coğrafi yaygınlığı, teslimat süreci , optimum maliyetler,hizmet kalitesi gibi karşılaşılabilecek bir çok parametre bulunmaktadır.

Yazar:

Eda Ekincioğlu

Yukarıda özeti yayınlanan bu yazının tümünü Satınalma Dergisi Ocak 2015 sayısında bulabilirsiniz.!

APPLE iPHONE / iPAD ve ANDROID MOBİL UYGULAMA ÜZERİNDEN TÜM SAYILARA ERİŞEBİLİRSİNİZ.

Apple ve Android uygulamaları ile Satınalma Dergisi’nin Yayınlanmış tüm sayılarına erişebilirsiniz.

google-play-tr@2x

app-store-tr@2x

Çin ile Ticarette Risk Yönetimi

Çin ile ticarette risk yönetimi hakkında değerlendirmelerimizi sunmadan önce, kısaca  uluslararası ticaretin gelişimine bir göz atalım. Literatürde, uluslararası ticaretin gelişimi üç aşamalı olarak geçer: Birinci aşamada, İkinci Dünya savaşı sonrasında ulusal ekonomiler arasındaki ticaret artar. 1970’lerden 1980’lerin sonuna kadarki dönem ikinci aşamayı oluşturur. Bu dönemde gerçekleşen hızlı teknolojik gelişmeler ve ticaret kısıtlamalarının kaldırılmasıyla birlikte çokuluslu şirketler ortaya çıkar. Üçüncü aşama ise, 1990’ların sonunda dijital teknolojiler, iletişim ve ulaşım alanlarındaki gelişmelerle şekillenen yeni, küresel ve sınırsız ekonomidir.

Günümüze bakıldığında, 21.yüzyıl küresel ekonomisine damgasını vuracak olan ülke şüphesiz Çin olacaktır. Uluslararası Para Fonu-IMF’nin 2014 tahminlerine baktığımızda Çin ekonomisinin, geçtiğimiz yıllara göre yavaşlasa da %7.5 oranında büyümeye devam edeceği öngörüsüyle karşılaşıyoruz. ABD ve Türkiye için tahminler ise sırasıyla %2.8 ve %3.5 düzeyinde olacağı yönünde. Dünya Ticaret Örgütü-WTO tarafından yayınlanan ‘Dünya Ticaret Raporu-2013’ e göre 2012 yılında dünya genelinde 18.3 trilyon USD’lik ihracat gerçekleşti ve %11.2’lik payla Çin, pastadan en büyük dilimi kapmış oldu. ABD %8.4’lük payla 2.sırada yer alırken, Türkiye maalesef ihracatta ilk 30 sıralamasına giremedi. Raporun belki de en çarpıcı istatistiği; 2012 yılında dünya ticaretinin %42’sini Çin, Rusya, Hindistan, Kore gibi gelişmekte olan ülkeler gerçekleştirdi.

Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi ve en yüksek ticaret hacmine sahip olan Çin’in, uluslararası düzeyde iş yapan/yapmak isteyen şirketlere sunduğu yatırım, ticaret ve iş fırsatları oldukça çekici. Bununla birlikte Çin’le iş yapmak, çeşitli zorluklar ve dirençlerle mücadele etmek ve bunu başarıyla gerçekleştirmek anlamına da geliyor. Siemens’in CEO’su Peter Weiss ‘Çin’le iş yapmak riskli; ancak yapmamak daha riskli’ diyor. Çokuluslu şirketler için sorun da çözümü de çoktan tanımlı; zaten gelişmiş olan kapasitelerini stratejik ortaklıklar, yerinden yönetim ve stratejik satınalma organizasyonlarina geçiş gibi farklı kullanım kanalları ile değerlendirerek sonuca hızlı ulaşıyorlar.

Peki bu zorlukları küçük ve orta ölçekli işletmeler nasıl aşabilir? Zorluğu fırsata nasıl çevirebilir?  Fırsatın peşi sıra gelen riski nasıl yönetebilir?

….

Yazar: Özlem Oda

 


Yukarıda özeti yayınlanan bu yazının tümünü Satınalma Dergisi Şubat 2014 sayısında bulabilirsiniz.!

Satınalma dergisinin tüm sayılarını Apple Gazetelik (Iphone, Ipad) uygulaması içerisinde bulabilirsiniz!

Uygulamaya erişmek için tıklayınız… 

 

Tedarik Zincirlerinde Risk Yönetimi Uygulamaları Konferansı Tamamlandı

İstanbul Üniversitesi ve Türk Standartları Enstitüsü işbirliği ile

“Tedarik Zincirlerinde Risk Yönetimi ve Güvenlik Uygulamaları Konferansı” 26 Mayıs 2015 tarihinde İ.Ü. Beyazıt Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Tüm sektörlerden 500’e yakın katılımcının iştirak ettiği ücretsiz etkinlik tüm gün sürdü.

 

Konferans Koordinatörü Prof. Dr. Murat Erdal konuşmasında bu etkinliği her sene düzenli hale getireceklerini vurguladı. Dr. Murat Erdal, “Türkiye’de tedarik zinciri tasarımı ve yönetimi konusunda büyük bir açık olduğunu düşünüyoruz. Bu tema bizim kalıcı temamız olacak. Her sene sektörel tedarik zincirlerini ve risklerini inceleyeceğiz. İstanbul Üniversitesi, sahip olduğu imkanlar, öğretim üyesi kadrosu ve Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Programları ile bu alanda lider konumdadır. Sektörel tedarik zincirleri konusunda önemli bir bilgi birikimine sahip olduğumuzu düşünüyoruz. Tezli ve İkinci Öğretim yüksek lisans programlarımızda 200’ü aşkın öğrencimiz bulunmaktadır. Bu öğrenciler hemen her sektörde orta ve üst kademelerde yer almaktadır. Proje ve tez çalışmalarımızın odağı “tedarik zinciri yönetimi”dir. Öğretim üyesi zenginliğimiz ve öğrenci portföyümüz ile tedarik zinciri alanında bir merkez konumuna yükseldiğimizi düşünüyorum” dedi. Konuşmacılar kısaca aşağıdaki konularda bilgi ve tecrübelerini paylaştılar:

 

Prof. Dr. Murat Erdal İstanbul Üniversitesi

Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Program Başkanı

Tedarik zinciri yönetimi dendiğinde temel olarak belirli alanlara vurgu yapılmaktadır. Bu alanlar ürün, bilgi ve para akışlarının tasarımı, organize edilmesi ve yönetimidir. Tedarik zinciri tasarımı ve yönetiminin temel odağı işletmenin varlığını sürdürebilmek ve sonrasında rakiplere üstünlük sağlamaktır. Doğru bir şekilde kurgulanmayan her tedarik zinciri, bölümler/birimler arası kopukluklara, operasyonların gecikmesine ve toplamda ilave maliyetlere neden olmaktadır.

Risklerin tanımlanması, değerlendirilmesi ve yönetimi ile tedarik zincirlerini ilişkilendirdiğimizde çok çeşitli çalışma alanları ortaya çıkmaktadır:

  • Tedarik Riskleri
  • Üretim Riskleri
  • Planlama Riskleri
  • Lojistik Riskleri

 

Örgüt, insan ve süreç tasarımı

Tedarik zinciri tasarımı başlı başına özel bir çalışma alanıdır. Tedarik zinciri konusunda tepe yönetiminden başlayarak işletme içerisinde ortak inanç, yerleşik kültür, farkındalık ve ortak algı seviyesi hayli önemlidir. Geçmişten gelen örgütsel alışkanlıklar ve iş yapma biçimlerini kısa sürede değiştirmek, yeniden yapılandırmak ve istenilen seviye getirmek mümkün değildir. Uzun dönemli kararlılık ve istikrarlı çalışma gerektirmektedir.

Pazar İstihbarat

Tedarik zincirlerinde temel risk rekabetten kaynaklanmaktadır. Pazar ve rakipleri analizini gerçekleştirmeden belirlenen taktik ve stratejiler, üretilen eylem planları işletmeyi başarıya götürmemektedir. Günümüzde pazar istihbarat işletmenin temel odak noktasıdır.

Pazarlama Odaklı Hareket

Tüm işletmeler yurtiçi ve uluslararası rakiplerin pazarlama, üretim tedarik vd. taktik ve stratejilerini görmezden gelemez. Pazara sunulan her ürün ve hizmet pazarın yapısını, örgütsel / nihai tüketici algısı ve satın alma davranışlarına etki etmektedir.

İşletme tedarik zincirleri, pazarda yaşanmakta olan değişimlere kısa sürede uyum sağlayabilmelidir. Aksi taktirde pazar kaybı (yenilgi) kaçınılmazdır. Bu nedenle tedarik zincirleri pazarlama odaklı olmak mecburiyetindedir. Pazar ve müşteri trendleri ile işletme ürün ve hizmetleri arasında ilişki sağlanmalıdır. Tedarik zinciri başarısı doğrudan müşterin işletme ürün ve hizmetlerine olan ilgisinden geçmektedir. Nihai karar verici müşteridir. Müşteri istek ve ihtiyaçlarını zamanında tespit edebilmek, pazar taleplerini öngörebilmek ve zamanında karşılamak esastır.

 

Prof. Dr. Emrah CENGİZ
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı

Pazarlama Riskleri ve Tedarik Zinciri Yönetimi

Yüksek rekabet ortamında çalışan işletmelerin ilerleyebilmesi için nerede olduklarını ve ne yaptıklarını sürekli olarak takip etmeleri gerekiyor. Kontrol edilmesi mümkün olmayan çevresel faktörlerin baskısı altında faaliyetlerini sürdürdükleri için de çeşitli risklerle karşı karşıya başarılı olmak zorundalar. Pazarlama ile ilgili riskler de üstesinden gelinmesi gereken ön sıradaki riskler arasında yer alıyor.

Riski, bir olay veya bir olgunun içinde, onun doğası gereği var olan ve gerçekleştiği zaman kesinlikle zarar veren durum olarak tanımlayacak olursak; pazarlama risklerini de firmanın pazarlamadan kaynaklanan risklerden dolayı karşılaşabileceği muhtemel zararlar olarak ifade edebiliriz. “Yanlış strateji belirleme veya operasyonel nedenler” gibi işletme kaynaklı olabileceği gibi “Pazar”dan kaynaklanan işletme dışı pazarlama riskleri de olabilir.

TZY içerisinde pazarlama riskleri sadece firmayı değil zincir içerinde yer alan tüm halkaları olumsuz etkileyeceğinden, ciddiye alınması ve proaktif davranılması gereken bir konuya işaret eder. Sunum kapsamında pazarlama ile ilgili anahtar riskler ve bunların girdisi olan anahtar performans göstergeleri bütünsel bir yaklaşım ile dinleyiciye aktarılarak bu konuda farkındalık artırılacaktır.
Bu yüzden de rakamlar bulunduğunuz yeri değerlendirmedeki en önemli referanslardan biri…

 

Çağlar CANKURTARAN

Türk Standartları Enstitüsü Sektörel Yönetim Sistemleri Müdürü

Türk Standartları Enstitüsünden Sektörel Yönetim Sistemleri Müdürü Çağlar Cankurtaran, kongrede öğleden önceki oturumda TS ISO 28000 Tedarik Zinciri Güvenliği Yönetim Sistemi öğleden sonraki oturumda ise TS ISO 22301 İş Sürekliliği Yönetim Sistemi hakkında bir sunum yaptı.

Sn. Cankurtaran sunumlarında,

Yönetim sistemlerinin gereklilikleri, yönetim sistemleri standartlarındaki yeni trendler ve risk yaklaşımı prensipleri, TS ISO 28000 Tedarik Zinciri Güvenliği Yönetim Sistemi ve TS ISO 22301 İş Sürekliliği Yönetim Sistemi standartlarının temel olarak içeriği ve bununla birlikte kuruluşlara sağlayacağı faydalar hakkında bilgiler verdi.

 

Murat AKSOY, Pepsi Kıdemli Satınalma Müdürü Tatlandırıcılar

Satınalma Risk Yönetimi ve Emtia Fiyat Analizi

Murat Aksoy, Satınalma Risk Yönetimi ve Emtia Fiyat Analizi sunumunda risk gruplarını inceleyerek olası etkilerini paylaştı. Ayrıca bu riskleri elemine etmek adına satınalma ve finansal aksiyonlarla ilgili görüşlerini de paylaşan Aksoy sözleşme yapmanın her iki taraf için de ne kadar faydalı olduğuna vurgu yaptı.

Konuşmasının son bölümünde emtia fiyat analizi konusunda değinen Aksoy fiyatı oluşturan ögeler hakkında katılımcılara bilgi verdi.

 

TUSAŞ Türk Havacılık ve Uzay San. A.Ş.
Yardımcı Sanayi Operasyonları Strateji ve
Sözleşmeleri Şefi Eray AKÇAKOCA ve Lideri Fatih UYSAL

TUSAŞ Türk Havacılık ve Uzay San. A.Ş. Yardımcı Sanayi Operasyonları Strateji ve Sözleşmeleri Şefi Eray Akçakoca ve Lideri Fatih Uysal sunumlarında kaynak seçim risklerini değerlendirdiler.

Havacılık sektöründe kaynak seçim aşamasındaki riskleri Ürün, Tedarikçi ve Strateji bazlı 3 grupta inceleyen Eray Akçakoca, sözleşme aşamasından önce risklerin ortadan kaldırılması için gereken süreçleri ve imzalanan sözleşme ile şirket içi düzenlemelerin önemini açıkladı.

Fatih Uysal ise süreçleri gerçek örnekler ile açıklayarak uygulamalar hakkında detaylı bilgi verdi. Havacılık sektöründe dış kaynak ile üretim sırasında ortaya çıkabilecek riskler ve bunların ortadan kaldırılması için uygulanan azaltma planları detaylı bir şekilde incelendi.

 

Fatih KILINÇ, Ford Otosan Tedarik Zinciri Akış Tasarımı

Tedarik Zinciri Akış Tasarımı ve Otomotiv Sektörü

Ford Otosan Tedarik Zinciri Akış tasarımından sorumlu Fatih Kılınç, Dünya otomotiv üretiminin geçmişten günümüze gelişimini ve bu gelişimin tedarik zinciri üzerinde yarattığı etkileri aktarmıştır. Özellikle üretimin batıdan doğuya, kuzeyden güneye kayması ile birlikte üretim lokasyonları ile satış lokasyonları arasındaki mesafenin uzaması Tedarik Zincirinde  yeni dinamiklerin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Ford Otosan malzeme akışında kullanılan yöntemlere değinen Kılınç, intermodal sevkiyatlar, milkrun uygulamaları, konsolidasyon ve bitmiş araç sevkleri dinamikleri ile ilgili bilgi aktarmıştır.

 

Prof. Dr. Selim YAZICI İstanbul Üniversitesi

Tedarik Zincirinde İş Sürekliliği Yönetimi

Günümüzde tedarik zincirlerinde risk yönetimi, kuruluşları daha önce hiç bir zaman olmadığı kadar çok zorlayıcı olmaktadır. Kuruluşlar üretimlerini deniz aşırı lokasyonlara taşıdıkça tedarik zincirleri genişlemeye, bağlantılar artmaya ve oluşan networklerin karmaşıklığı da eksponansiyel olarak artmaya başlamaktadır. Geçmişte tedarik zinciri yöneticileri daha çok maliyetleri düşürmek, satınalma fiyatlarındaki farklılıkları azaltmak ve envanter yönetimi üzerinde odaklanırken; günümüzde tedarik zincirinin sürekliliğinin sağlanması, işin sürekliliğinin sağlanması ile eşanlamlı hale gelmiş ve iş dünyasının ana gündem maddesini oluşturmaya başlamıştır. Burada öncelik, tedarik zinciri haritasının oluşturulması daha sonra, bu harita üzerinde risklerin belirlenmesi ve iş sürekliliği yönetimi çerçevesinde, bütüncül bir bakış açısıyla önleyici tedbirlerin alınarak bu sürecin bir sistem haline getirilmesinin sağlanmasıdır.

Prof. Dr. Selim Yazıcı sunumunda, öncelikle herkesin riski doğru olarak algılaması ve olaylara risk gözlüğü çerçevesinden bakılması gerektiğini vurgularken, risk yönetimi yaklaşımının tedarik zincirini oluşturan tüm bileşenlerde uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Bu kapsamda, kuruluşların öncelikle iş sürekliliği yönetimi planlarını oluşturmaları ve iş sürekliliği yönetim planı çerçevesinde risk analizlerini gerçekleştirmeleri gerektiğini vurgulamıştır. Daha sonra tedarik zinciri haritası üzerinde bulunan tüm kuruluşlar için, aynı mantıkta bir risk analizi yapılarak, burada oluşabilecek risklerin olasılıkları ve yaratacakları etkiler belirlenerek alternatiflerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Selim Yazıcı, tedarik zincirlerinde kesintilere neden olan en büyük nedenleri ve sonuçlarını belirttikten sonra, stratejik olarak nelerin yapılması gerektiğini belirten bir yol haritası sunmuştur.

 

Tuğrul GÜNAL

Siemens Türkiye, Tedarik Zinciri Direktörü

‘’Tedarik Zinciri Yönetiminde Riskler konulu sunumunda Tuğrul Günal ilgili fonksiyonun şirket stratejisi ile direkt bağlantısına değinerek en önemli hayati riskin ise şirket içinde Tedarik Zinciri Bölümüne gereken önemin verilmemesinin ve dolayısıyla profesyonelce bir yapılanmanın olmamasından kaynaklanacağını belirtmiştir’’.

 

Dr. M. Selçuk Solmaz

Piri Reis Üniversitesi

Hepimizin bildiği gibi dünyanın üçte ikisinin okyanuslar ve denizlerden oluşması ticaretin deniz veya hava yolundan biri ile yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Hava yolu taşımacılığının ekonomik olmaması ise uluslararası ticaretin deniz yoluyla yapılmasının tercih edilmesini  zorunlu hale getirmektedir.

Günümüzde dünya ticaretinin yüzde doksanının deniz yolu ile yapıldığı bilindiğine göre, üretilen malların güvenli olarak alıcılarına ulaştırılması, bir başka deyişle tedarik zincirinin güvenliğinin sağlanması denizlerin güvenliğinin sağlanabilmesi ile mümkündür.

Son yıllarda teröristler denizlerde de terör eylemleri yapmaya başlamışlardır. Günümüzde dünyada küresel ekonominin sorunsuz işlemesi bir çok problemi çözmektedir. Bu sebeple teröristlerin faaliyetlerini denizlere kaydırmalarının ana sebebinin deniz ticaretinin kesintiye uğratılması ile küresel ekonominin işleyişine ve dünya ekonomisine büyük ölçekte zarar verilebilmesi olduğu görülmektedir.

Tedarik zinciri güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalar, ikibinli yıllarda denizlerde meydana gelen terör saldırıları ile ABD’nde meydana gelen 11 Eylül 2001 saldırıları sonrasında, tüm dünyada yapılan güvenlik çalışmaları kapsamında başlamıştır.

 

Ali Serhat AYDOSLU, Selçuk SAĞLIK TMGD., THY – Opet

Havacılık Yakıtları Lojistik Zinciri, Riskler ve Güvenlik

Havacılık yakıtları tedarik zincirinin hassas bir süreç olduğu bilinmektedir.

THY-OPET olarak riskli bir iş yapıyoruz. Yaptığımız işin tehlikelerinin bilincinde olarak süreç  içerisinde her zaman dikkatli, tedbirli ve kendini geliştiren bir yönetim şeklini esas almaktayız. Yapılacak bir hatadan dolayı toplu felaketlere neden olma riski bunun ne kadar önemli olduğunun göstergesidir. Bu nedenle THY-OPET olarak şirketimizde işe başlayan bir kişiye ilk öğretilen RİSK in tanımıdır.

Güvenlik ve risk değerlendirmeleri yaşayan bir organizma olup, bunları canlı tutmak operasyonda yer alan her çalışanın en önemli görevleri arasındadır.

Tedarik zincirini olumsuz etkileyen çeşitli aksaklıkları, meydana geldikçe icabına bakılması gereken şanssızlıklar olarak değil, zamanı, sıklığı ve etkisinin büyüklüğü tahmin edilemeyen ama er ya da geç karşılaşılabilecek ve hazırlıklı olunması gereken olaylar olarak görmekteyiz.

Organizasyon içinde ve çözüm ortaklarımız ile gerekli entegrasyonu sağlamak, doğru ve yeterli veri sahibi olmak bize güç katmaktadır.

THY-OPET’de güvenlik ve risk değerlendirmeleri bir zorunluluktan çok bir kültür haline gelmiştir.

 

 

Kayıt Formu

Kayıt için Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası ve 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) Usul ve Esasları Uyarınca Kişisel Verilerinizin Korunması Hakkında Müşteri Aydınlatma Metnin okunması ve kabul edilmesi gereklidir.