Çağın Gerekliliği: Dijital Pazarlama
“Dünyada pazarlama farkındalığının artmasını sağlamak refahın, servetin yaygınlaşmasına ve daha adil dağılımına katkıda bulunmaktır.” Philip Kotler
Markanızın dijitalde de mevcudiyetini ortaya koyması önemli bir gerçek, evet. Ancak, klasik pazarlama olmadan dijital pazarlama olmayacağını ve pazarlama stratejisi olmadan yapılan her reklam harcamasının ise boşa gideceğini hatırlatarak yazıma başlamak isterim. Artık pazarlamasını iyi yapanlar değil, çok daha iyi yapan markaların ayakta kalabilecekleri öngörülüyor. Zira markayı yaratan ve işletmelerin geleceğini oluşturan şey pazarlamadır. Dolayısıyla dijitali ve pazarlamayı birbirinden ayıramayız.
Pazarlamanın Türkiye’de bilimsiz gerçekleşmesinden dolayı her daim sürdürülebilir pazarlama kampanyaları görememekteyiz. Pazarlama bir sanat olmakla birlikte bilimsiz bir sanat olamayacağını, bilimden ayrı düşmememiz gerektiğini idrak etmemiz şart. Unutulmamalıdır ki; iyi bir pazarlama stratejisine sahip değilseniz dijitalde olağanüstü bir kampanya da hazırlasanız maalesef ki işe yaramayacaktır. Pazarlamanın öncülerinden görülen Amerikalı JohnWanamaker’in çok meşhur bir sözü vardır: “Reklam harcamalarımın yarısının boşa gittiğini biliyorum ama hangi yarısının bilmiyorum.”. Tabii artık dijitaldeki kırılımlardan hangi yarısının boşa gittiğini görmek mümkün ama elimizde doğru bir pazarlama stratejisi yoksa mucizeler beklemek de hayal olur. Öyle değil mi?
Peki Ne Yapmalı, Doğrusu Nasıl Olmalı?
Öncelikle bütünleşik pazarlama bilinci ile hareket etmelisiniz. Bilgiye ulaşmanın çok daha kolay ve mümkün olduğu günümüz koşullarında tüketicinin, markanızla ilgili her kanaldan bilgi edinebileceğini göz önünde bulundurmalısınız. Bu sebeple, marka itibarınız ve yarattığınız algı konusunda çok dikkatli olmalısınız.
Yaşadığımız dijital dönüşümle birlikte işletmelerin bu dönüşüme ayak uydurması ve her iletişim kanalında bulunması elbette ki önemli bir husus. Bu sebeple, satış kanalınızı fizikselle sınırlı bırakmayıp sanal ortama da taşımak ve daha fazla kitleye ulaşmak istiyorsanız; markanıza ait web sitesini oluştururken müşterinin zihninde soru işaretlerine yer bırakmayacak şekilde tasarlamanız gerekmektedir. Ürün görselleri ve bilgisi, marka hikayesi, satış noktaları, iletişim bilgileri, teslimat süreci, ödeme seçenekleri, markanın sosyal platformlardaki diğer hesapları gibi akla gelebilecek her türlü bilgiyi özgün ve ilgi çekecek şekilde paylaşmalısınız. Bu sayede sayfanızı ziyaret eden müşterilerin sayfanızda daha fazla kalmalarını ve müşteri deneyiminin daha iyi hale gelmesini sağlayabilirsiniz.
Bir diğer husus; iyi bir pazarlama stratejiniz olmalı. Bunun için de kadronuzu alanında uzmanlaşmış, kendini geliştirmiş insanlardan oluşturmalısınız. Ancak önce pazarlamanın ne olduğuna dair farkındalık bilincinin oluşması gerekiyor. Ne yazık ki halen daha ‘pazarlama ve satış’, ‘pazarlama ve reklam’ kavramlarının aynı şey olduğunu düşünen azımsanmayacak bir çoğunluk var. Hatta öyle ki iş ilanlarında “pazarlama ve satış müdürü”, “pazarlama ve reklam uzmanı” (bu örnekleri çoğaltmak mümkün) alımı yapan, ayrı ayrı olması gereken bu departmanları tek bir çatıda birleştiren firmaları görmekteyiz. Bu sebeple, önce yöneticilerin bu yanlışı düzeltmesi ve akabinde doğru insanları şirkete çekmeleri gerekiyor.
Yine çok sık rastlanılan bir diğer hata; çoğu markanın değer maksimizasyonundan ziyade kâr maksimizasyonuna odaklandığını görüyoruz. Ancak unuttukları, göz ardı ettikleri çok önemli
bir şey var ki satışa odaklanan marka olamaz! Güçlü bir pazarlama stratejisi, tüm satış çabalarını gereksiz kılar; ürün/hizmet kendi kendini sattırmayı başarır.
Bilindiği üzere tüketiciler çok fazla marka ile karşı karşıya ve artık “ürünün görseli güzelmiş, satın alayım” fikrinin ortaya çıkması çok daha zor. Çok fazla seçenek arasından tüketicinin markanızı fark etmesini ve tercih etmesini sağlamak için bir değer yaratmanız şart. Bu değer, markanızın hikayesi olabileceği gibi kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetler sunmanız ya da insana, hayvana, doğaya ve çevreye saygı anlamında marka faaliyetlerinizde kurumsal sosyal aktivizmibenimsediğinizi sürdürülebilir üretim ve pazarlama süreci açısından vurgulamanız ile bağlantılı olabilir.
Bunlar dışında, elektronik ticarette artık yatay etkileşim söz konusu ve bir müşterinin satın alma kararında etkileyici olan; satıcı değil, yine başka bir müşteri. Dolayısıyla, satış sonrası müşteri memnuniyetini sağlamanız artık çok daha önemli. Oluşan memnuniyetin ya da memnuniyetsizliğin ürün yorumu olarak paylaşılması ve bu yorumları sitenizi ziyaret edenlere şeffaf bir şekilde göstermeniz güvenilirlik yaratmak açısından oldukça önemli. Bu sebeple, yarattığınız bu etkinin potansiyel müşterileri çekme ya da kaçırma anlamında etkisi olacağının bilinciyle hareket etmelisiniz. Tabii yarattığınız bu etki mevcut müşterinizi elinizde tutup tutmayacağınız konusunda da etkili olacak. Dolayısıyla ürünü müşterinize gönderirken özenli bir not, minik bir hediye ile paketlemeniz müşterinizin kendisini daha özel hissetmesine ve markanız ile duygusal bir bağ kurmasına yardımcı olabilir. Bu da müşterinizin markanızdan bahsederken iyi bir etki yaratmasına yol açacaktır.
Genel olarak tüm bu hususlara dikkat ettikten sonra, markanızın dijital kanaldaki kampanyalarını yürütmesi için güvendiğiniz, alanında iyi işler çıkardığına emin olduğunuz bir ajansla iletişime geçebilir; bu konuda yardım ve destek hizmeti alabilirsiniz. Bu sayede, dijitalde daha başka neler yapmanız gerektiği, analitik raporlardan elde edilen veriler doğrultusunda markanızın iletişim şeklinin nasıl olması gerektiği, müşteri deneyiminin nasıl daha iyi hale getirilebileceği konularında hizmet alarak markanızı çok daha değerli bir konuma taşıyabilirsiniz.
Nilay Sayan
Pazarlama Doktorantı & Dijital Pazarlama Uzmanı
Poligon Interactive










Gemilerin büyük taşıma kapasitesi, istiap hadlerinin yüksekliği ve bu yük gemilerinin ilerledikleri yolların sınırsız deniz ve okyanuslar olması deniz taşımacılığını hep cazip kılmıştır. Küresel düzeyde 1970 yılında deniz yolu ile toplam 2,6 milyar ton yük taşınır iken Covid-19 salgını öncesinde 2018’de deniz yolu ile taşınan yük toplamı 11 milyar tona ulaşmıştı.
Ancak, 4857 sayılı Kanunun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenen geçerli fesih hallerinde, fesih yetkisinin kullanılma süresi ile ilgili bir sınırlama bulunmamaktadır. Başka bir deyişle fesih yetkisinin kullanılma süresi 4857 sayılı Kanunun, 24/II ve 25/II maddelerine dayanan fesihler yönünden aranmalıdır. Bununla birlikte, geçerli nedenlerle fesih beyanın da, yenilik doğurucu bir hak olması nedeni ile bir hak düşürücü süreye tabi tutulması kaçınılmazdır.
Benden duydukları ile ihracat yapmaktan vazgeçecek bir ihracatçı bana dua etsin bence. Demem odur ki, ihracatçı bilinçsizce, yani bilgi noksanı ile ihracat yapsa, mesela en risklisi: “mal mukabili ihracat”, sonrasında ne olur biliyor musunuz, ihracatçının parasını alamama riski büyük olur. Hatta daha da büyük risk. Ne zaman daha büyük risk olur derseniz; pek çok fonksiyon var aslında daha büyük risk demek için. Riskin boyutunu öğrenmek için elimizde kumpas ile riskin boyutunu ölçmekten bahsetmiyorum.



Koridor bugüne kadar kendinden beklenen fonksiyonu önemli derecede yerine getirdi. Gerçekleşme bugüne kadar Ukrayna’dan çıkışlar 408 gemi ile 9,2 milyon tondan fazla tahıl çıkışı gerçekleşti. Hatırlarsınız koridorun ilk günleri, antlaşmanın ilk imzalandığı günlerde 20 milyon tonluk bir hedef söz konusuydu. Bu hedef gerçekleşmedi. Ama bu hedef gerçekleşmemesine rağmen koridorun açık olmasının yarattığı psikoloji tüm dünyada, tüm satın alan ülkelerde rahatlama ve sonucunda piyasaların sakinleşmesini sağladı. Vadeli işlem piyasalarında buğday fiyatları savaş öncesi fiyatları görmüştük ta ki cumartesi (29 Ekim) günü Rusya tarafından gelen açıklamaya kadar. Şunu belirtmek lazım, son bir aydır Rusya tarafından benzer açıklamaları duyuyorduk. Tamamen askıya aldık açıklamasından önce de koridorun sevkiyatı gerçekleştirdiği ülkelerle ilgili Rusya’nın eleştirilerini duymuştuk. Gelişmiş ülkelere sevkiyat yapılması, az gelişmiş ülkelere sevkiyat yapılmadığına dair eleştirisi Rusya’nın bir anlamda bu konudaki eğilimini bizlere göstermişti. Cumartesi günü de zaten askıya aldık açıklamasını duyduk.


Tamirat amaçlı eşyaların ithalat işlemleri, dahilde işleme rejimi hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilebilir. Burada karıştırılan durum tamir amaçlı olarak geçici eşya ithal edilmesi geçici ithalat rejimi çerçevesinde getirilebileceği düşüncesidir. Geçici ithalat rejimi; serbest dolaşıma girmemiş eşyanın ithalat vergilerinden tamamen ya da kısmen muaf olarak ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın Türkiye Gümrük Bölgesi içinde kullanılması ve bu kullanım sırasındaki olağan yıpranma dışında herhangi bir değişikliğe uğramaksızın yeniden ihracına olanak sağlayan hükümlerin uygulandığı rejimdir.


