Otomotiv Tedarik Sanayi Dönüşümün Tam Ortasında: ‘’Teknoloji Ne Kadar Gelişirse Gelişsin, İnsanı Anlamadan Dönüşüm Tamamlanmaz!’’
Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği’nin (TAYSAD) ev sahipliğinde bu yıl 8’incisi düzenlenen Yetenek Yönetimi Konferansı, “Yapay Zeka Çağında İnsan Kalmak” temasıyla gerçekleştirildi. Konferansta; geçmişten bugüne kadar olan liderlik farklılıklarından yapay zekâ devrimine, kurumsal dayanıklılığın temel taşlarından kurum aidiyetinin yeni biçimlerine kadar çok sayıda önemli konu gündeme geldi. Açılışta konuşan TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi Nihan Sekirden Baraş, “Eski iş yapış biçimlerimizi tam olarak bırakabilmiş değiliz. Ancak yeni iş modellerimizi de hala hayatımıza entegre edemedik. Kısacası dönüşümün tam ortasındayız. Küresel otomotiv sektörü değişimin merkezinde. Elektrifikasyon, otonom sürüş, bağlantılı araçlar, yapay zekâ destekli üretim ve karar mekanizmaları tüm çalışma biçimini baştan aşağı değiştiriyor. Bu dönüşüm sadece teknolojik değil, aynı zamanda insan olmanın, liderliğin, kurum kültürünün yeniden tanımlandığı bir dönemin eş değeri. Yapay zekâ çağında yetenek yönetimi artık sadece verimlilik ya da teknik beceri ile sınırlı değil. Aidiyet duygusu, etik farkındalık, empati, anlam ve psikolojik dayanıklılık iş dünyasının yeni stratejik öncelikleri arasında. 2030’a kadar Avrupa otomotiv tedarik zincirinde çalışanların yüzde 30’undan fazlası yeniden istihdam edilecek veya yeni becerilerle donatılmak zorunda kalınacak. Tüm bu tablo bize gösteriyor ki teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insanı anlamadan dönüşüm tamamlanmaz” dedi.
Değişen dünyada performans yönetimindeki yeni yaklaşımları ve farklı örnekleri ortaya koymak amacıyla düzenlenen Yetenek Yönetimi Konferansı, Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği’nin (TAYSAD) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Bu yıl sekizincisi düzenlenen ve ana teması “Yapay Zeka Çağında İnsan Kalmak” olarak belirlenen konferansta geçmişten bugüne kadar olan liderlik farklılıklarından yapay zekâ devrimine, kurumsal dayanıklılığın temel taşlarından kurum aidiyetinin yeni biçimlerine kadar çok sayıda önemli konu gündeme geldi. Bronz sponsorluğunu iWallet’in üstlendiği konferansın açılışını TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi Nihan Sekirden Baraş gerçekleştirdi.
Henüz eskiyi de bırakamadık, yeniye de entegre olamadık!
Konferansın bu yılki konusunun, içinde bulunulan dönemin durumunu çarpıcı şekilde ortaya koyduğunu söyleyen Nihan Sekirden Baraş, “Bu yılki ana konumuzu ‘Yapay Zeka Çağında Gerçekten İnsan Kalabilmek. Henüz Bitmedi, Henüz Başlamadı, Tam Ortasındayız’ olarak belirledik. Eski iş yapış biçimlerimizi tam olarak bırakabilmiş değiliz. Ancak yeni iş modellerimizi de hala hayatımıza entegre edemedik. Kısacası dönüşümün tam ortasındayız” dedi. Küresel otomotiv sektörünün değişimin merkezinde yer aldığını vurgulayan Nihan Sekirden Baraş, “Elektrifikasyon, otonom sürüş, bağlantılı araçlar, yapay zekâ destekli üretim ve karar mekanizmaları tüm çalışma biçimini baştan aşağı değiştiriyor. Bu dönüşüm sadece teknolojik değil, aynı zamanda insan olmanın, liderliğin, kurum kültürünün yeniden tanımlandığı bir dönemin eş değeri. Yapay zekâ çağında yetenek yönetimi artık sadece verimlilik ya da teknik beceri ile sınırlı değil. Aidiyet duygusu, etik farkındalık, empati, anlam ve psikolojik dayanıklılık iş dünyasının yeni stratejik öncelikleri arasında. Bu gündemde bugün bir araya gelişimiz yalnızca bilgi paylaşımı değil insan merkezli dönüşüm vizyonunu birlikte inşa etme kararlılığının da bir göstergesi” diye konuştu. Sektörün, bu dönemde hem küresel de hem de ulusal düzeyde ciddi gerçeklerle karşı karşıya kaldığını ifade eden Nihan Sekirden Baraş, şöyle devam etti: “TÜİK verilerine göre kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 30,3 iken erkeklerde bu oran yüzde 67,2. Genç istihdam, 15-34 yaşları arasındaki gençlerin yüzde 27’si, ne eğitim hayatında ne de istihdamda. Bu oran Avrupa Birliği ortalamasının tam 2,5 katı. Mesleki eğitim, 2022 verilerine göre mesleki eğitim görenlerin kendi alanında çalışma oranı Türkiye’de yüzde 30, Avrupa Birliği’nde yüzde 76. 2030’a kadar Avrupa otomotiv tedarik zincirinde çalışanların yüzde 30’undan fazlası yeniden istihdam edilecek veya yeni becerilerle donatılmak zorunda kalınacak. Tüm bu tablo bize gösteriyor ki teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insanı anlamadan dönüşüm tamamlanmaz. Belki bugün bu istatistikleri tersine çeviremeyiz. Ama bugün buradaki her bir kişi işlenen konulardan yalnızca birinden aldığı ilhamla kendi alanında küçük bir adım atarsa bilgisini beceriye, aksiyona dönüştürürse yarın hep birlikte çok daha güçlü bir geleceğe uyanabiliriz. Çünkü geçmiş dönemde insan olmanın değeri sadece duygusal bir mesele değil stratejik bir gereklilik. Amacımız yapay zekâ ile yarışmak değil, onunla birlikte insanı yüceltmek, mobilite sektöründeki dönüşümü doğru yönetebilmek ve bu dönüşümle birlikte sektörümüzü daha rekabetçi ve sürdürülebilir hale getirmek.”
Sektör liderleri güncel konularda sunumlar gerçekleştirdi!
TAYSAD üyelerinin ve sektör temsilcilerinin yoğun ilgisiyle gerçekleşen konferans, İdil Türkmenoğlu’nun, “Aidiyetin Yeni Biçimleri: Anlam, Samimiyet ve Dijital Ara Yüzler” isimli sunumuyla devam etti. Ardından Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ateş Ölmez, “Geçişte Liderlik – Eskiden Yeniye Nasıl Evriliriz?” başlığıyla katılımcılara hitap etti. Sonrasında “Yapay Zekâ Devrimi, Yeteneğin Evrimi” isimli sunumuyla Upschool Kurucu Ortağı Melike Aydın, “İşin Geleceğinde Kültür Neden Çok Önemli Olacak?” konu başlığı ile de INAN Derneği Kurucu Başkanı ve Twiser CGO’su Bahar Taşkın Öztürk, katılımcılara hitap etti. Öğleden öncesi son oturumda sektörden iyi uygulama örneği olarak GKN Automotive İnsan Kaynakları Müdürü Selim Tosun sunumunu gerçekleştirdi. Konferansın ikinci bölümü Azor Brand & People Solutions’ın Kurucusu Emre Başkan’ın, “İknometrik Zekâ: Beyaz Yakalıların Psikolojik Güvenliği, Umut Düzeyi ve Yapay Zekâya Yönelik Yaklaşımları” isimli sunumuyla başladı. Konferans Kurt Gürler Partners’ın Yönetici Ortağı Avukat Özlem Kurt’un “Otomatik Kararların Hukuki Sorumluluğu” başlıklı hitabıyla devam etti. Ardından “Kodlarla Gelen Önyargı: Etik Algoritmalar Mümkün mü?” isimli sunumuyla AITR Eş Başkanı Prof. Dr. Altan Çakır, katılımcılara hitap etti. Konferans, Heltia Kurucu Ortağı & CEO’su Alperen Adikti ve QNB Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar’ın, “İnsani Kalmak, Lider Kalmak: Kurumsal Dayanıklılığın Kalbinde Ne Var?” isimli paneliyle tamamlandı.
TAYSAD Hakkında
Türk otomotiv tedarik sanayinin tek ve en yetkin temsilcisi konumundaki Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği TAYSAD, 1978 yılında 14 girişimci tarafından kuruldu. “TAYSAD 5.0: Çevik, Dayanıklı, Rekabetçi” vizyonuyla faaliyetlerine yön veren TAYSAD, üyesi olan 540’ı aşkın üyesi ile otomotiv tedarik sanayi firması, 27 milyar dolarlık iş hacmi, 14,8 milyar dolarlık ihracat ve 250 binin üzerindeki istihdam ve 182 adet Ar-Ge ve Tasarım Merkezi ile ülke ekonomisine değer katmaktadır. 132 üyesinin 40 ülkede 370’den fazla yatırımı bulunan TAYSAD, Avrupa Otomotiv Tedarik Sanayicileri Derneği CLEPA’nın üyesi olup, ISO 9001:2015 ve ISO 27001:2013 sertifikalarına sahiptir. www.taysad.org.tr












Günümüz rekabetçi iş dünyasında işletmeler için sadece ürün ya da hizmet kalitesiyle değil, aynı zamanda kurdukları ilişkilerle de farkı ortaya çıkarmak kritik önem taşımaktadır. Özellikle tedarikçiler ve müşterilerle kurulan ilişkilerin niteliği, işletmelerin sürdürülebilir büyüme ve krizlere karşı dayanıklılık stratejilerinin temel yapı taşlarını oluşturmaktadır. Ancak bu ilişkiler salt güvene ya da iyi niyete değil; giderek daha fazla ölçülebilir, analiz edilebilir ve optimize edilebilir verilere dayanmalıdır.
İtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; idare tarafından EKAP üzerinden gönderilen 24.06.2025 tarih ve 120 sayılı “Teklife Açıklık Getirilmesi” konulu yazıda “İl Müdürlüğümüz ve bağlı merkezlerimizin 01.07.2025-31.12.2026 tarihleri arası 18 ay süreyle ihtiyacı olan 55’i şoförlü toplam 59 araç kiralama hizmet alım işi için vermiş olduğunuz e-teklifle ilgili olarak İdari şartnamenin 7.5.4. maddesinde sunulması istenen Teklif Edilen Araç Bilgileri tablosunun birinci satırında girilen binek sedan aracın araç tip kodu ile tip adı arasında uyumsuzluk tespit edilmiştir. Teklif etmek istediğiniz binek sedan araca ilişkin bilgilere İdari şartnamenin 32.1. maddesi gereği 26.06.2025 tarihine kadar açıklık getirilmesini rica ederim.” ifadelerine yer verildiği, teklifleri ile birlikte beyan edilen teklif edilen araç bilgileri formu tablosunda, sedan araçlar yönünden “tip kodu:1295” olarak beyan edilmesine rağmen marka adı ve tip adının “doblo combi safeline 1.3. m.jet 95 E6D” şeklinde yanlış beyan edildiği ve bahse konu uyuşmazlığa açıklık getirilmesinin talep edildiği, kendileri tarafından yapılan hatanın bahse konu idare yazısı ile farkına varılması sonucu, basiretli tacir sıfatı ile yeterlilik bilgileri tablosunda beyan edilen ve hatalı olan belgeyi, yalan beyanda bulunmamak adına “İl Müdürlüğünüz ve bağlı merkezlerinizin 01.07.2025-31.12.2026 tarihleri arası 18 ay süreyle ihtiyacı olan 55’i şoförlü toplam 59 araç kiralama hizmet alım işi için vermiş olduğumuz e-teklifle ilgili olarak idari şartnamenin 7.5.4. maddesinde sunulması istenen Teklif Edilen Araç Bilgileri tablosunun birinci satırında girilen binek sedan aracın araç tip kodu ile tip adı ihale dosyasında belirttiğimiz gibidir.” şeklinde süresi içerisinde (26.06.2025 tarihinde) ikrar ederek aynen kabul ettikleri, akabinde 03.07.2025 tarihinde alınan ihale iptal kararının ise kendilerine 25.07.2025 tarihinde EKAP üzerinden tebliğ edildiği, söz konusu kararda “…İdari şartnamenin 7.5.4. maddesinde sunulması istenen Teklif Edilen Araç Bilgileri tablosunun birinci satırında sunulan binek sedan aracın araç tip kodu ile tip adı arasında uyumsuzluk tespit edilmiştir. İdari şartnamenin 32.1. maddesi gereği 26.06.2025 tarihine kadar teklifine açıklık getirmesi istenmiştir. ………….. Turizm Taşımacılık İnşaat Gıda Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin Teklif Edilen Araç Bilgileri tablosunun birinci satırında girilen binek sedan aracın, araç tip kodu ile tip adının ihale dosyasında belirtikleri gibi olduğunu 26.06.2025 tarih, 121131446 sayılı cevap yazısında idaremize bildirmişlerdir.
Satınalma dünyası, yalnızca maliyet avantajı sağlamak ve sözleşme şartlarını yönetmekten ibaret değil. Bugün dijitalleşmenin etkisiyle tedarik zincirleri, veri tabanlı algoritmalar ve çevrim içi müzakere platformları üzerinden yürütülüyor. Ancak bu tablo çok boyutlu bir tablo. Karşı tarafın duygularını sezme, güveni sanal ortamda inşa etme ve uzun vadeli iş birlikleri kurma becerisi, geleceğin satınalma profesyonelleri için kritik hale geliyor. İşte bu noktada “dijital duygusal zekâ” kavramı öne çıkıyor.
Her saniye yaklaşık 7 milyon e-posta gönderiliyor, 250 bin fotoğraf bulut depolamaya yükleniyor, 1.000’den fazla yapay zekâ modeli işlem yapıyor. Bu görünmez dijital evrende enerji harcanıyor, su tüketiliyor, cihazlar ısınıyor, soğutuluyor, yenileri üretiliyor, eskileri atık haline geliyor. Kısacası; dijital dünya da fiziksel dünya kadar karbon üretiyor.
Uygulamada işverenler yönetim hakkı kapsamında işyerinde düzeni sağlamak amacıyla -iş sağlığı ve güvenli kapsamında giyilmesi zorunlu olan kişisel koruyucu kıyafetlerin dışında- tek tip kıyafetlerin giyilmesini zorunlu tutmakta ve bu konuda ya kıyafet prosedürü yayınlamakta ya da işyeri iç yönetmeliklerine yahut disiplin yönetmeliklerine kılık kıyafet kurallarına dair hükümler yerleştirilebilmektedir. Bu uygulama genel olarak işyerinin prestiji ve düzeni ile işyerinin temsil ettiği markanın korunması adına yapılmaktadırlar.
İhracatçının kullanacağı finansman maliyetinin, üretim maliyetlerini direk olarak etkileyeceği için, yüksek faiz maliyetleriyle kullanılan bir kredinin üretim maliyetlerini yukarı yönlü arttıracağından, ihracatçının üreteceği ürünün global piyasalarda rekabet edilebilirliği büyük ölçüde ortadan kalkar.
Sanayici ve üretici ihracatçı düşük maliyetli kredi faiz oranları ile desteklenmelidir. Yüksek maliyetli kredilerle üretim yapan firmaların yurt dışına mal satması pek olası görünmemektedir. Türk ihracatçısının her zaman yanında olduğunu gösteren Türk Eximbank’ın Ekim 2025 ayı itibariyle Sevk Öncesi İhracat Kredisi faiz oranları şu şekildedir:



Sağlık sektörü, insan hayatına doğrudan etki eden hizmetleriyle operasyonel açıdan en karmaşık ve en kritik sektörlerden biridir. Bu karmaşıklığın merkezinde yer alan lojistik süreçler; tıbbi cihazlardan sarf malzemelerine, ilaçlardan steril ürünlere kadar çok sayıda öğeyi zamanında, doğru yerde ve doğru koşullarda sağlayarak sağlık hizmetinin sürdürülebilirliğini destekler. Ancak bu sistemin başarısı, sadece teknolojik altyapı ya da kaynak büyüklüğü ile değil; en temelde lojistik personelinin bilgi ve deneyim (know-how) birikimi ile doğrudan ilişkilidir.
İşletmeler, değişken piyasa koşullarına uyum sağlama, rekabet avantajı elde etme ve iç süreçlerini daha verimli yönetme konusunda her zamankinden daha fazla baskı altındalar. Tam da bu noktada devreye giren ERP (Kurumsal Kaynak Planlaması) sistemleri, işletmelerin kaynaklarını etkin bir şekilde yönetmesini sağlayan bir yaklaşımdır.