En Büyük 3 Konteyner Hattı, Rusya’ya ve Rusya’dan kargo gönderilerini geçici olarak askıya aldı

DIŞ HABERLER – Dünyanın en büyük üç konteyner hattı Salı günü, Batı’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Moskova’ya uyguladığı yaptırımlara tepki olarak Rusya’ya ve Rusya’dan kargo gönderilerini geçici olarak askıya aldı.

Rusya’nın,  “özel bir operasyon” olduğunu söylediği komşusuna yönelik saldırısı, Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana gerçekleşen en büyük devlete karşı-devlet işgali.

Kapasiteye göre dünyanın en büyük konteyner nakliye şirketi olan İsviçre merkezli MSC, 1 Mart itibarıyla “Baltıklar, Karadeniz ve Uzak Doğu Rusya dahil olmak üzere tüm erişim alanlarını kapsayan Rusya’ya/Rusya’dan yapılan tüm kargo rezervasyonlarında geçici bir durdurma” getirdiğini belirtti.

Şirket, “MSC gıda, tıbbi ekipman ve insani yardım malları gibi temel malların teslimatı için rezervasyonları kabul etmeye devam edecektir.” dedi.

MSC’den sonra ikinci büyük taşıyıcı olan Danimarkalı Maersk‘de yaptığı açıklamada, Rusya’ya ve Rusya’dan gelen tüm konteyner gönderimlerini geçici olarak durduracağını belirterek, tüm Rus limanlarını kapsayan askıya almanın gıda maddeleri, tıbbi ve insani yardım malzemelerini içermeyeceğini de sözlerine ekledi.

Şirketten yapılan açıklamada, “Operasyonlarımızın istikrarı ve güvenliği yaptırımlardan doğrudan ve dolaylı olarak etkilendiği için, okyanus ve iç kesimlerde Rusya’ya ve Rusya’dan gelen yeni Maersk rezervasyonları geçici olarak askıya alınacaktır.” denildi.

Dünyanın en büyük üçüncü konteyner hattı olan Fransız CMA CGM, Salı günü ilerleyen saatlerinde güvenlik endişelerini gerekçe göstererek Rusya’ya yapılan ve Rusya’dan gelen tüm rezervasyonları bir sonraki duyuruya kadar askıya aldığını duyurdu.

Hamleler, Singapur merkezli Ocean Network Express ve Alman Hapag Lloyd tarafından alınan benzer kararların ardından geldi – Bu durum Rusya’yı dünyanın önde gelen konteyner hatlarından etkili bir şekilde kopararak önümüzdeki dönem nakliye sorunlarının oluşmasına katkı sağlıyor.

Son bir yıldır dünya, konteyner gemilerinde taşınan perakende mallara olan talebin artması ve koronavirüs salgınıyla ilgili kilitlenmelerin neden olduğu tedarik zinciri darboğazlarıyla mücadele ediyor.

MSC, halihazırda transitte olan Rusya ile ilgili herhangi bir kargo ile ilgili olarak müşterilerle doğrudan iletişime geçileceğini söyledi.

Özel sektöre ait grup, “MSC, hükümetlerden gelen yeni yaptırımlarla ilgili tavsiyeleri yakından izliyor.” diye de ekledi.

Abd, Avrupa ülkeleri ve diğerleri koordineli bir yanıt olarak, Rusya’nın merkez bankasını mali yaptırımlarla hedef alma ve ülkenin en büyük kredi verenlerinin sınır ötesi işlemlerine sınırlama koyma konusunda alışılmadık bir hamlede bulundular.

Maersk, Rusya’da altı, Finlandiya’da iki terminal işleten Rus liman işletmecisi Global Ports‘un %31’ine sahip. Global Ports’un hissedarları arasında Rus devlet nükleer şirketi Rosatom ve Rus işadamı Sergey Shiskarev de yer alıyor.

Maersk, “Küresel Limanlar ile sürekli gelişen yaptırımlara ve kısıtlamalara nasıl uyacağımıza bakıyoruz ve olası sonraki adımları hazırlıyoruz.” dedi.

Maersk, Baltık Denizi’ndeki St Petersburg ve Kaliningrad’a, Karadeniz’deki Novorossiysk’e ve Rusya’nın doğu kıyısındaki Vladivostok ve Vostochny’ye konteyner nakliye rotaları işletmektedir.

Kopenhag merkezli şirketin Rusya’da yaklaşık 500 çalışanı bulunuyor. Geçen hafta, Odessa’da yaklaşık 60 çalışanı bulunan Ukrayna’daki tüm liman çağrılarını geçici olarak durdurdu.

 

Çalışanların Kurumsal E-Posta Adresleri, İşverence Hangi Hallerde Denetlenebilir ?

LÜTFİ İNCİROĞLU

Anayasa Mahkemesinin 21 Ocak 2021 tarihli kararına göre, işverenin çalışanın kullanımına sunduğu iletişim araçlarının ve iletişim içeriklerinin incelenmesini haklı kılacak meşru gerekçeleri varsa, çalışanlar şeffaf bir biçimde önceden tam olarak bilgilendirilmişse, iletişim araçlarının kullanımına ilişkin olarak öngörülen sınırlamalar işveren tarafından belirlenmişse, işveren çalışanların kurumsal e posta adreslerini denetleyebilir.

Anayasa Mahkemesi vermiş olduğu kararda, “..özellikle işverenin kural olarak; İşlerin etkin bir şekilde yürütülmesi ve bilgi akışının kontrol edilmesi, işçinin eylemlerine bağlı cezai ve hukuki sorumluluğa karşı korunması, verimliliğinin ölçülmesi ve genel güvenlik endişeleri gibi sebeplerle işçiye sunduğu iletişim araçlarının denetlemesi ve kullanımına sınırlamalar getirilmesini makul ve meşru görmüş ancak işverenin bu yetkisinin işlerin yürütülmesi, işyeri düzeni ve güvenliğinin sağlanması ile sınırlı olması gerektiğini de özellikle vurgulanmıştır” (AYM.12.01.2021/2018/31036-RG.5/2/2021-31386)

İşverenlerin kurumsal e postaların iş dışında özel amaçlarla kullanılmaması gerektiğini iş sözleşmelerine koydukları hükümlerle sınırlandırmakta ve aksine davranışların yaptırıma bağlanacağını da belirtmektedirler. Sözleşmenin tarafı olan işçinin sözleşmeye bağlılık ilkesi kapsamında bu hükme uygun hareket etmesi beklenmelidir. İşverenin kurumsal e-postaları denetlemesindeki makul ve meşru amacı Anayasa Mahkemesi tarafından son yıllarda verdiği kararlarda açıkça ifade edilmektedir. Nitekim, işlerin etkin bir şekilde yürütülmesi ve bilgi akışının kontrol edilmesi, işçinin eylemlerine bağlı cezai ve hukuki sorumluluğa karşı korunması, verimliliğinin ölçülmesi ve genel güvenlik endişeleri gibi sebepler bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Bununla birlikle, işveren eposta içeriğinin ve yazışmaların denetlenmesini gerekli gördüğünde, ulaşılacak sonuca başka yöntemlerle ulaşma imkanı olup olmadığını araştırılmalıdır. Başka bir anlatımla, çalışanın iletişiminin içeriğine girilmesi yerine onun kişisel verilerine daha az müdahale eden yöntem ve tedbirlerin uygulanmasının mümkün olup olmadığı denetlenmelidir.

Sonuç itibariyle, işveren iş sözleşmesinde, kurumsal e-postanın kullanımına dair sınırları, e-postanın kullanılma usulü ve denetleme yetkisini, işçinin işini yürütürken ve e-postayı kullanırken uyması gereken yükümlülükleri ve bu yükümlülüklere uymaması halinde, 4857 sayılı Kanun kapsamında hangi yaptırımlar uygulanacağı belirlemiş ve işçi de bunu imzalayarak rıza göstermişse, işverence çalışanların kurumsal e-posta adresleri denetlenebilir.

Uydu Fotoğrafları ile Ukrayna – Rusya Savaşı

Maxar, Capella Space ve Planet Labs gibi şirketler, bir zamanlar hükümet yetkilileri için ayrılmış olan çatışmanın yüksek çözünürlüklü verilerini bağımsız analistler ve haber servisleriyle paylaşıyor. İşte uydu fotoğrafları ile Ukrayna-Rusya Savaşı:

Bir Rus askeri konvoyu, 27 Şubat 2022’de Kiev’in 65 kilometre dışında uydu tarafından tespit edildi.
Ukrayna’nın işgali başlarken Rus kuvvetleri Belarus’ta toplanıyor.

Rus kuvvetlerinin 24 Şubat’ta sınırı geçmesinden bu yana çatışmalar devam ettiği için, uydu görüntüleri kamuoyunun işgalin hızını izlenmesine olanak sağladı. (bu yazının öne çıkan görüntüsünde gösterilen konvoy gibi).

Uzaya uydu fırlatan şirketlerin sağladığı Sentetik açıklıklı radar (SAR) verileri, uyduların bulutların arasından ve karanlıkta “görmesini” sağlıyor.

Uzay radarı verileriyle yapılan bir görüntü, Rus askerinin Ukrayna’da konuşlanmasnı gösteriyor.

Saldırıyı ne tür işaretler ortaya koyar? Uydu gözlemcileri, Belarus’ta Ukrayna sınırına yakın bir yerde, Rus güçlerinin Ukrayna’ya girmeden önce Pripyat nehrini geçmelerini sağlayacak geçici bir köprü inşa edildiğini fark etti.

Uzay radarı verileriyle oluşturulan bir görüntü, Rus ordusu tarafından inşa edilen geçici bir köprüyü gösteriyor.

Ukrayna’nın eylemleri, Rus planlamacıların nehir geçişlerine erişim konusunda neden endişeli olabileceğini gösteriyor. Savaş patlak verdiğinde, Ukrayna-Belarus sınırındaki Dinyeper nehri üzerindeki bir köprü sabote edildi:

 

TOKKDER Operasyonel Kiralama Sektör Raporu – Sektörün Büyüklüğü 52.2 Milyar TL Oldu

Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği (TOKKDER), geçen seneye ilişkin sektör verilerini açıkladı. Verilere göre; operasyonel araç kiralama sektörü 2021’de 17,2 milyar TL’lik yeni araç yatırımı yaparak 60 bin 300 adet aracı filosuna kattı. Sektörün aktif büyüklüğü ise 52,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Geçen senenin 4. çeyreğinde, sektörün kiradaki aktif araç sayısı yılın 3. çeyreğinin sonuna göre yüzde 1’in altında azalarak 221 bin 426 adet oldu. Sektörün toplam araç sayısı ise 2020 yılı sonuna göre yüzde 9,4 azaldı ve 238 bin 200 adede geriledi. Öte yandan, operasyonel araç kiralama sektörünün filosundaki hafif ticari araç payının yüzde 5,3’e, elektrikli ve hibrit araçların payının ise yüzde 6,5’e çıkması raporun dikkat çeken detayları arasında yer aldı.

Araç kiralama sektörünün çatı kuruluşu Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği (TOKKDER), bağımsız araştırma şirketi NielsenIQ iş birliği ile hazırladığı, 2021 yılı sonuçlarını içeren “TOKKDER Operasyonel Kiralama Sektör Raporu”nu açıkladı. Rapora göre, operasyonel araç kiralama sektörü 2021’de 17,2 milyar TL’lik yeni araç yatırımı yaparak 60 bin 300 adet aracı filosuna kattı. Sektörün aktif büyüklüğü ise 52,2 milyar TL olarak gerçekleşti. 2021’in 4. çeyreğinde, sektörün kiradaki aktif araç sayısı yılın 3. çeyreği sonuna göre yüzde 1’in altında azalarak 221 bin 426 adet oldu. Sektörün toplam araç sayısı ise 2020 yılı sonuna göre yüzde 9,4 azaldı ve 238 bin 200 adede geriledi.

Hafif ticari araçlarda yükseliş trendi!

Rapora göre, Renault yüzde 22,9 pay ile Türkiye operasyonel araç kiralama sektörünün en çok tercih edilen markası olmayı sürdürdü. Renault’yu yüzde 14,9 ile Fiat, yüzde 10,7 ile Ford ve yüzde 10,6 ile Volkswagen takip etti. Bu dönemde, sektörün araç parkının yüzde 50,4’ü kompakt sınıf araçlardan oluşurken, küçük sınıf araçlar yüzde 26,8 ve üst-orta sınıf araçlar yüzde 17,5 pay aldı. 2018 yılı sonunda operasyonel araç kiralama sektörünün filosundaki payı yüzde 2,9 olan hafif ticari araçların payı ise 2021 yılı sonunda yüzde 5,3’e yükseldi. Diğer yandan, sektörün araç parkında yer alan hibrit ve elektrikli araçların payının hızla artmaya devam etmesi de dikkatleri çekti. Bu kapsamda; sektörün araç parkının büyük bölümünü yüzde 72 ile dizel yakıtlı araçlar oluşturmayı sürdürürken, benzinli araçların payı yüzde 21,4’e çıktı. Hibrit ve elektrikli araçların payı ise yüzde 6,5’e ulaştı.

Sektördeki sedan gövde tipi araçların payı yüzde 66,7 oldu!

TOKKDER raporuna göre; 2021 yılı sonunda operasyonel kiralama sektöründeki gövde tipine göre araç oranlarında sedan birinciliği devam etti. Bu kapsamda, sedan gövde tipine sahip araçlar yüzde 66,7 ile birinci sırada yer alırken, hatchback gövde tipine sahip araçlar yüzde 18,6 ile ikinci sırada geldi. SUV araçlar ise yüzde 6,8 ile üçüncü sırada yer aldı. Bu araçları yüzde 1,9 ile station wagon gövde tipine sahip araçlar takip etti. Rapora göre, sektörün toplam araç parkındaki araçların yüzde 70,4’ünü otomatik vitese sahip araçlar oluştururken, manuel vitesli araçların payı yüzde 29,6 olarak gerçekleşti.

Sözleşmelerin büyük bölümü 30-42 ay süreli!

Operasyonel kiralama sektörü, geçen yıl da ekonomiye önemli oranda vergi girdisi sağlamaya devam etti. TOKKDER’in hazırladığı rapora göre, sektörün 2021 yılında ödediği vergi tutarı toplamda 8,7 milyar TL’yi buldu. Sektördeki kiralama sürelerine bakıldığında ise Türkiye’deki operasyonel kiralamaların yüzde 47,7’sini 30-42 ay süreli sözleşmelerin oluşturduğu görüldü. Bu sözleşmelerden sonra en çok tercih edilen operasyonel kiralama süresi yüzde 20,2 ile 43 ay ve üzeri sözleşmeler olurken, 18-30 aylık sözleşmeler yüzde 16,8 oranında tercih edildi. 18 ayın altındaki kiralama sözleşmeleri ise kontratların yüzde 15,3’ünü kapsadı.