Yeşil tedarik zinciri yönetimi nasıl sağlanır?

Sürdürülebilirlik dijitalleşme ile iç içe bir yolculuk

Yeşil tedarik zinciri yönetimi nasıl sağlanır?

“Sürdürülebilirlik yolculuğunda işletmeler ve tedarikçiler birlikte çalışmalı.”

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, “SUSTAINEIBILITY TALKS” webinar serisinin dördüncü bölümünde, Orta Anadolu Tekstil ve Üniteks Tekstil ile çevre dostu ürün etiket sistemleri, tedarik zinciri süreçleri, kimyasal ve atık yönetimi, fabrikaya maliyet ve karlılıkları, sürdürülebilir kalkınma amaçları masadaydı.

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, “Sürdürülebilirlik her zaman vurguladığımız gibi en çok yol almamız gereken öncelikli konumuz. Girdilerin sürdürülebilirlik modellerine uygun tedarik edilmesi gerekmekle birlikte, ürünlerin döngüsel modellere uygun olarak tasarlanabilmesi de önem arz ediyor. Hazır giyim sektöründe de en çok atılımı önümüzdeki dönemlerde bu alanlarda bekliyoruz. Özellikle pandemi dönemi bize dijitalleşmenin önemini öğretti. Sürdürülebilirlik dijitalleşme ile iç içe bir yolculuk.” dedi.

Sürdürülebilirliğin lokomotifi tüketici ve markalar

Sertbaş, sürdürülebilir kalkınma amaçlarının; yoksulluğun sona erdirilmesi, tüm çocuklar için eğitim imkanı, ekonomik eşitsizlik, iklim değişikliği gibi birçok ortak soruna çözüm üretmeyi kapsadığını söylüyor.

“Geçen hafta içerisinde kalkınma araçları ile ilgili üyelerimize yönelik bir eğitim gerçekleştirdik. Aslında firmalarımızın sürdürülebilirlikle ilgili kendilerine hedef koyabilmesi için çok önemli araçlar olduğunu gördüm. Bu konuda da firmalarımızın Birleşmiş Milletler’in kalkınma hedeflerine odaklanmalarını tavsiye ediyorum. Ekonomist’in yaptığı bir araştırmada “2021 yılı stratejik amaçları arasında neler yer alır?” sorusunu yüzde 60 oranında CEO, sürdürülebilirlik uygulamaları gerçekleştirmek şeklinde yanıtlamış. Aynı araştırma ayrıca sürdürülebilirliğin lokomotifinin ilk olarak tüketici ardından da markaların olacağını göstermiş.”

AB, Yeşil Mutabakat ile ilgili Haziran’da harekete geçecek

Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlık gibi önemli avantajlarının bulunduğuna değinen Sertbaş, bu avantajların ancak sürdürülebilir çevre dostu üretimlerle değerlendirilebileceği görüşünde.

“Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat ile ilgili önümüzdeki Haziran ayından itibaren harekete geçecek. Bu yeni konjonktürü he zaman bir avantaja çevirme şansımız var diye birçok platformda dile getiriyoruz. Kurumların sorumlulukları artık sadece kendi faaliyetleri değil, aynı zamanda, içinde bulundukları tedarik zincirlerinin faaliyetlerini de kapsamaktadır. Bu aşamada, işletmeler ve tedarikçiler ile çevre dostu hammadde kullanma, atıkların azaltılması, çalışma koşulları gibi sürdürülebilirliğin ekonomik, çevresel ve sosyal boyutları konusunda birlikte çalışmalıdır. Yapılan iş birliklerinin bu süreçte önemi büyük.”

Müşteriler, QR kodlarla elyafın kaynak ülkesine kadar görebiliyor

“Dünyaya verdiğimiz zarar ayak iziyse dünyaya geri verdiklerimizi, değişimi el izi olarak tanımladık.” diyen Orta Anadolu Tekstil Sürdürülebilirlik Uzmanı Sebla Önder su, hammadde, enerji, insan ve süreç olmak üzere 5 tema belirlediklerinden bahsediyor.

“Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) raporuna göre 450 milyondan fazla insan tekstil tedarik zinciriyle ilgili işlerde çalışıyor. Tekstil sektörü olarak yaptığımız herhangi bir iyileştirmenin dünya üzerinde çok büyük bir etkisi var. Artık QR kod etiket sistemiyle yüzde 100 izlenebilirlik ve şeffaflık sağlanıyor. Etiketin üzerindeki QR kodlarla müşteri, elyafın kaynak ülkesine kadar görebiliyor.”

Tedarik zincirinin her aşaması adım adım takip edilmeli

Sürdürülebilirliğin tedarik zinciri yönetimi olduğunu ve her aşamasının adım adım takip edilmesi gerektiğini anlatan Üniteks Tekstil Sürdürülebilirlik Grup Müdürü Serkan Bakadur ise üretimde dijitalleşme, izlenebilirlik, sürdürülebilir materyal kullanımı ve sertifikasyonun önemine değindi.

“Sürdürülebilirlik bir şirket kültürüdür ve izlenebilir, şeffaf yönetim sistemini hedefler. Bu yüzden dijitalleşmeye ciddi yatırımlar yapıyoruz. Tüm departmanların, paydaşların, tedarikçilerin bir bütün içinde çalışması gerekir. Açık fiyatlandırmadan tedarik zincirinin her adımına kadar tüm imalatçı detaylarını müşterilerle paylaşıyoruz. Geçen sene yüzde 13,6’lık enerji tasarrufu sağlayarak karbon emisyonunu yüzde 9,5 azalttık. Bu sene enerji tasarrufuyla karbon ayak izini minimum yüzde 5 düşürmeyi hedefliyoruz.”

Müzakere Planlaması. Pazarlık Sürecinde Anahtar Evre.

Muzakere Teknikleri Egitimi3

MÜZAKERE TEKNİKLERİ VE PAZARLIK BECERİLERİ MAKALELERİ
“Taktikler bazen pazarlık sürecinin başı, bazen ortası bazen de sonunda etkilidir.”

Müzakere Planlaması: Pazarlık Sürecinde Anahtar Evre

Prof. Dr. Murat ERDAL
İstanbul Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı
merdal@istanbul.edu.tr

Şirket iş çevresi stratejik ve taktik düzeyde çok sayıda müzakerenin gerçekleştiği bir alan. Dergimizde çalışanların müzakere konusunda bilgi ve deneyimlerini geliştirmek amacıyla daha fazla örnek olay (ödüllü vaka çalışmaları),  yönetici deneyimleri ve literatür taramasına yer ayırıyoruz. Takibi kolay, kısa ve anlaşılır olmasına dikkat ediyoruz.
Müzakere planlaması ile başlıyoruz.

Bir müzakere planlamasında ele almanız gereken ana boyutlar şunlardır:

  1. Pazarlık konuları, yani neyin müzakere edileceğini anlamak.
  2. Pazarlık konularının bir araya getirilmesi ve pazarlık karmasının tanımlanması:
  • Hangi konular stratejik ve hangi konular daha az önemlidir?
  • Hangi konular diğer konularla bağlantılıdır ve hangileri ayrı veya bağlantısızdır?
  1. Pazarlık sürecinde ilgi alanlarının tanımlanması:
  • Öncelikli ilgi alanlarınız nelerdir?
  • Diğer tarafın öncelikli ilgi alanları nelerdir?
  1. Sınırların belirlenmesi:
  • Pazarlıkta yer alan her konuda ileriye dönük oyun planımız nedir?
  • Her pazarlık konusu için asgari olarak kabul edilebilir çözüm veya paket olarak sorunlar nedir?
  • Bu müzakere başarısız olursa, en iyi alternatifimiz nedir? (BATNA)

    Pazarlik Muzakere Profili Anketini Indiriniz
    Pazarlık Müzakere Profili Anketini indiriniz
  1. Hedeflerin, önerilerin ve taraflar arasında görüş ayrılıklarının belirlenmesi:
  • Pazarlık konularında tercih ettiğimiz çözüm (-ler) ne olacak?
  • Her konu için açılış talebimiz ne olacak?
  • Pazarlık masasında ele aldığımız maddeleri taraflar arasında nerede / nasıl değiş tokuş etmeye hazırız? Ödünler neler?
  1. Destek Gruplar:
    Pazarlık masasında taraflar müzakere ile ilgili gelişmelerden kime karşı sorumludur? Taraflar kime rapor verir? Taraflar müzakere sonucunu açıklamak veya savunmak zorunda mı? Destek grupların müzakere sürecine ve hedef belirlemeye dahil olması gerekiyor mu?
  2. Karşı müzakereciler:
    Müzakerede diğer taraf (veya taraflar) kimdir?
  • Onlar hakkında hangi bilgilere sahibiz?
  • Müzakere gündemlerinde ne var?
  • Müzakere ile ilgili hangi önceliklere sahipler?
  • İlgi alanları nelerdir?
  • Onlarla geçmiş ilişkim ne idi? Ne tür bir gelecek ilişkim var ?
  • Pazarlık stilleri ve itibarları ve nedir? Bunu nasıl dikkate almalıyım?
E-Kitap: Her ay güncellenmiş içeriği ve yeni kapak tasarımı ile B2B Ticaret Portalı www.BuyerNetwork.net ten indirebilirsiniz.
  1. Bir strateji seçme:
  • Hangi genel müzakere ve stratejiyi seçmek istiyorum?
  • Müzakere sonucu ne kadar önemli ve diğer tarafla ilişkisi nasıl?
  • Müzakerede diğer tarafın hangi stratejiyi seçeceğini bekliyorum?
  1. Pazarlık süreci; sunum ve savunma planlanması:
  • Pazarlık konuları hakkında tartışabilmek için ne tür araştırmalar yapmalıyım?
  • İkna edici bilgi ve belgelere sahip miyim?
  • Tercihlerimi açıkça ifade edecek grafikler, çizelgeler ve şekillerim var mı ? (veya hazırlayabilir miyim ?)
  • Bilgileri hangi sıra ve sırayla sunmalıyım?
  • Karşı tarafın hangi argümanlarını öngörebilirim ve bunu nasıl yapacağım ?
  • Onların tekliflerine nasıl karşı koymalıyım?
  • Tekliflerimi sunmak veya diğer tarafın argümanlarına karşı savunmak için hangi taktikleri kullanacağım?
  • Bizi anlaşmaya götürmek için hangi taktikleri kullanacağım?
  • Müzakerede farklı kişiler hangi rolleri oynayacak?
  1. Protokol:
  • Nerede müzakere edeceğiz? Yer seçimini etkilemek istiyor muyuz?
  • Ne zaman müzakere edeceğiz? Toplantı zamanını ve süresini etkilemek istiyor muyuz?
  • Gerçek müzakere toplantısında kimler olacak? Diğer tarafları belirli bir amaca hizmet etmeleri için bir araya getirmek istiyor muyuz (örneğin, bir uzman veya bir gözlemci)?
  • Bir ajandamız var mı? Gündemi oluşturmaya veya onun geliştirilmesine katılmaya nasıl yardımcı olabiliriz?
  • Müzakere başarısız olursa ne yapacağız?
  • Anlaşmayı kim yazacak ve onaylayacak? Sözleşmenin bir profesyonel (örneğin, avukat, muhasebeci, temsilci) tarafından gözden geçirilmesi gerekiyor mu?

Muzakere Teknikleri Egitimi3

Her gün mesleki gelişiminize 15 dakika zaman ayırın.

MÜZAKERE TEKNİKLERİ VE PAZARLIK BECERİLERİ – EĞİTİM YAZI DİZİSİ

PAZARLIK TAKTİKLERİ

TESTLER

 ANKET

Kitap Önerileri :

  • MÜZAKERE TEKNİKLERİ ve PAZARLIK BECERİLERİ (E-Kitap 2. Baskı), Prof. Dr. Murat ERDAL, Erişim için profesyonel üyelik işlemlerinizi tamamlamanız gerekmektedir.
  • SATINALMA ve TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ, Prof. Dr. Murat ERDAL, (Beta Yayıncılık),  4. Baskı.

-> ŞİRKET EĞİTİMLERİNİZ İÇİN TEKLİF ALIN -> egitim@satinalmadergisi.com 

Kocasından önce boşanan ve sonra eski kocası ile tekrar evlenen kadın işçi, iş sözleşmesini feshederek kıdem tazminatı isteyebilir mi?

Mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte bulunan 14’üncü maddesine göre, kadın işçinin hizmet akdini evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi arzusu ile sona erdirmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanır. Ancak kadın işçinin bu hakkını objektif iyiniyet kurallarına uygun bir şekilde kullanmış olması gerekir. Kanuna karşı hile yolu ile kötü niyetli bir biçimde bu haktan yararlanması söz konusu olamaz. Olayda davacının kocasından boşandıktan ve boşanma kararının kesinleşmesinden çok kısa bir süre sonra aynı şahısla tekrar evlendiği görülmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bu konudaki kararına göre, “Davacının geçimsizlik sebebiyle açtığı boşanma davası 20.4.1988 tarihinde sonuçlanmış, boşanmaya dair karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiş, 27.5.1988 tarihinde de boşandığı kocası ile tekrar evlenmiş, hizmet akdini sona erdirerek işverenden kıdem tazminatını istemiş, işverence de kıdem tazminatı ödenmiştir. Bunu takiben işveren hataen ödeme yaptığını iddia ile davalı aleyhine bu istirdat davasını açmıştır. İşyerinde bir kısım kadın işçilerin de aynı şekilde hareket ettikleri, kocalarından boşanarak çok kısa bir süre sonra boşandıkları kocaları ile evlendikleri onlara da kıdem tazminatı ödendiği ve ödenen miktarların kendilerinden geri istendiği aynı gün temyizen incelemesi yapılan 16 adet dosyadan tespit edilebilmektedir. Davacı idare vekili dava dilekçesinde bu mahiyette 64 kadar olayın mevcut olduğunu bildirmektedir. Bu durum, kanunda öngörülen bir hakkın kötüye kullanıldığını gösterir. Kanuna karşı hile durumunu da oluşturur. Bir hakkın suiistimalini ise, kanun korumaz. İşveren hatean ödediği miktarı geri isteyebilir. Olayda BK.’nun 62. maddesine göre geri isteme hakkı gerçekleşmiştir.

O halde ödenen kıdem tazminatının davalıdan geri alınmasına karar vermek gerekirken olaya uymayan düşünce ve sebeplerle yazılı şekilde davanın reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır”. (YHGK,14.02.1990 T., 9-52/84 Legalbank).

Sonuç olarak, kadın işçinin kocasından önce boşanıp daha sonra eski kocası ile tekrar evlenerek iş sözleşmesini feshedip kıdem tazminatı talebinde bulunması, Türk Medeni Kanunu m.2’deki objektif iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı gibi bu durum hakkın kötüye kullanılmasını teşkil eder.

Hazır Giyim Sektöründe “Müşteriye Özel Hizmet Dönemi”

Karantina uygulamaları sebebiyle pandemi döneminde en çok zarar gören sektörlerden olan hazır giyim, yeni normal standartlara uyum sağlayan firmalarla toparlanma sinyalleri vermeye başladı. Pandemiye rağmen büyümesini sürdürerek online kanalda derinleşen ve VIP bölümler içeren butik mağazacılık konseptini hayata geçiren Giovane Gentile, açılışların “out” kapanışların “in” olduğu bu dönemde bile ‘5 Yılda 65 mağaza’ hedefini koruyarak koşullara meydan okudu.

Yıllık 17 milyar doları aşan dış ticaret fazlasıyla milli ekonomiye en fazla katma değer sağlayan tekstil ve hazır giyim sektörü, pandemi sürecinde daralma yaşayan sektörlerin başında geliyor. Üreticilerin elinde kalan stoklar, küresel tedarik zincirindeki kopuşlar ve ticaret bloklarındaki değişim daralmanın başlıca nedenleri arasındayken küresel krize rağmen dinamizmini kaybetmeyen hazır giyim sektörü, sürdürülebilir iş modelleriyle hasarın bloke edilmesini sağlıyor.

Amerika, Avrupa, Asya ve Afrika’da birçok konsept mağaza dışında yüzlerce corner mağaza ile sektörde boy gösteren Giovane Gentile’nin Genel Müdürü Zaur Samedov, markalaşmaya yapılan direkt ve endirekt yatırımların süreci kalıcı bir biçimde atlatmanın en iyi yolu olduğunun altını çizerek markalaşmanın her şeyden önce fark yaratmak anlamına geldiğini ve ayırt edici niteliklerin sürdürülebilir başarının anahtarı olduğunu söylüyor.

“Operasyonel devamlılığa odaklandık”

Covid-19 sonrası tedarik zinciri, insan kaynakları ve operasyonel süreçlerdeki problemleri çözmek ve salgın sonrasına sağlıklı bir şekilde hazırlanmak üzere online ve offline mağazacılık konseptlerinde revizyonlar yaptıklarını ifade eden Giovane Gentile Genel Müdürü Zaur Samedov, yeni normal dönemde değişen tüketici alışkanlıklarına yenilikçi iş modellerine geçiş yaparak hızla adapte olduklarını söyledi. Zaur Samedov, pandeminin ilk döneminde ve içinde bulunduğumuz ikinci döneminde ‘5 Yılda 65 mağaza’ hedefini koruyarak sağlık önceliği, dijitalleşme, temassız işlemler ile operasyonel devamlılığa odaklandıklarını dile getirdi.

“Markamızın özünde olan butik anlayışı ön plana çıkardık”

Perakende mağazacılık konusunda güncel mimari trendler ile koleksiyonlarını birleştirip, perakende tüketicisine de en iyi ortamda servis vermeyi hedeflediklerini belirten Zaur Samedov, “Firmamız özelinde de bu süreçte tüm müşterimizle birebir ilgilenmek, herkese “VIP Müşteri” kapsamında servis sağlamak, offline müşterilerimizi online kanalına davet etmek, uzaktan satış yöntemi kullanarak müşteri gelmiyor/gelemiyor ise kombinlerini hazırlayarak güvenli bir şekilde kendisine ulaştırılmasını sağlamak ön planda.  Yeni dönemin getirdiği şartlar doğrultusunda, mağazacılık stratejilerimizi geliştirdik.  Yeni mağazalarımızda, müşterilerimizin kendilerini özel hissettirecekleri güvenli bir şekilde servis alacakları bağımsız bölümler/VIP odaların bulunuyor. Yani bu dönemde markamızın “özünde” olan butik anlayışı daha kuvvetli bir hale getiriyoruz. Mayıs ayında açtığımız Bakü mağazamız bu konsept ile kurgulandı ve açıldı. Yine aynı şekilde Tacikistan/Duşanbe mağazamız bu konsept ile şu an dekore ediliyor. Irak’ta 2. konsept mağazamızı Erbil’in en prestijli AVM’lerinden biri olan Family Mall’da geçtiğimiz günlerde açmış bulunuyoruz. Yurtiçinde de yine bu çalışmalar ön planda. Ekim sonu açtığımız Diyarbakır Cadde 75’teki mağazamız da yine bu konsept ile açıldı.” açıklamasını yaptı.

“Online altyapımızı geliştirdik”

Pandemi sürecinde hızla online mağazacılık sistemine entegre olarak bu yöndeki yatırımlarını da artıran Giovane Gentile, dijital teknolojileri özel kampanyalarla birleştirerek müşterilerine ulaştı. VIP ayrıcalığını Loyalty programı dahilinde online mağazasına taşıyan şirket, bu programla datasında kayıtlı olan tüm VIP mağaza müşterileri için online mağazada yüzde 50’ye varan VIP indirim oranları uyguladı. Samedov, “Oldukça gelişmiş bir altyapıya sahip olan online kanadımız, hızlı ödeme, birden çok gönderim adresi depolama, güvenli takip gibi teknik konularda oldukça kuvvetli. Toplumsal koşullarla şekillenen müşteri taleplerine adapta edilmiş, gelişime yönelik iş fikirlerimiz bununla sınırla kalmayacak; ilerleyen günlerde de yeni dijital modellerimizi kamuoyuna duyurarak müşterilerimizle buluşmaya devam edeceğiz.” dedi.

Bitcoin’deki artış trendi ekran kartı satışlarına yansıdı

Kripto para birimlerinin en yüksek hacimlisi olan Bitcoin’de yaşanan yükseliş trendi, bitcoin ve dijital para madenciliğine olan ilgiyi de artırmayı sürdürüyor. Dijital para madenciliği işlemlerinde ekran kartı performansı büyük önem taşıyor. İncehesap.com verileri, Eylül – Aralık 2020 döneminde satılan ekran kartı sayısında, bir önceki yılın aynı dönemine oranla 3 kata yakın bir artış yaşandığını gösteriyor.

Herhangi bir merkez bankası ve resmi kuruluş ile ilişiği olmayan elektronik bir para birimi olan Bitcoin, yatırım aracı olarak kullanılmaya devam ediyor. İşlemleri güvence altına almak için şifreleme mantığıyla çalışan dijital bir varlık olan kripto paralar son dönemde daha da çok tercih edilmeye başlandı. Özellikle Bitcoin’de yaşanan artış eğilimi Bitcoin ve dijital para madenciliğine olan ilgiyi de artırdı.

Dijital dünya içerisinde belirli protokollere bağlı olarak hareket eden programları kullanıcıların bilgisayarlarında çalıştırmalarını ifade eden dijital para madenciliğinin olmazsa olmazlarının başında ekran kartları geliyor. Ekran kartı performansının büyük bir önem taşıdığı veri madenciliğinin öne çıktığı bu dönemde yüksek performansa sahip olan kartlar hızlı bir şekilde tükeniyor. İncehesap.com verileri, Eylül – Aralık 2020 döneminde satılan ekran kartı sayısında, bir önceki yılın aynı dönemine oranla 3 kata yakın bir artış yaşandığını gösteriyor. Veriler, ekran kartı satışlarının Eylül’de 2.9, Ekim’de, 2.6, Kasım’da 2.8 ve Aralık’ta 3 kat arttığını ortaya koyuyor.

Ekran kartı sayfalarını ziyaret edenlerde 3 kat artış

Gaming hazır sistemlerden profesyonel oyuncu ekipmanlarına kadar çok geniş bir yelpazede binlerce teknoloji ürününü müşterilerine sunan İncehesap.com tarafından açıklanan veriler, Eylül – Aralık 2020 dönemini, Eylül – Aralık 2019 ile kıyasladığımızda, ekran kartı sayfalarını ziyaret eden kullanıcıların sayısının 3.1 kat arttığını gösteriyor.   Aynı dönemde bu sayfaları ziyaret eden 18-24 yaş aralığında yer alan kullanıcıların sayısı 3 kat artarken, 35-44 yaş grubu aralığındaki kullanıcılarda yaşanan 2.7 kat artış da dikkat çekici diğer veriler arasında yer alıyor.

Bitcoin furyası ekran kartı taleplerini artırdı

İncehesap.com Kurucu Ortağı Nurettin Erzen, “Benzerine 2017 yılının son aylarında rastladığımız Bitcoin ve bitcoin madenciliği furyası geçtiğimiz yılın Ekim ayı ile birlikte tekrar gündeme geldi. Bu hareketlenmenin yaşanmasında tabi ki dijital para birimlerinin fiyatlarında yaşanan ciddi artışın önemli bir etkisi oldu. Bir süredir Bitcoin madenciliğinde büyük önem taşıyan yüksek performansa sahip ekran kartlarına olan ilgiyi yakından takip ediyoruz. Pandemi, Kasım ayı kampanyaları ve son olarak Bitcoin furyası, piyasadaki ekran kartı taleplerinin arzın çok daha üzerine çıkmasına neden oldu. Önümüzdeki dönemde de ekran kartlarına olan ilginin artmaya devam edeceğini öngörüyoruz” diyor.

Erzen, “Kullanıcılar, Bitcoin madenciliği yaparken maksimum verime ulaşabilmek için ekran kartlarının belirli konfigürasyonlarını değiştirmek durumunda kalıyor. Bu tür durumlarda ekran kartları da garanti dışı kalıyor. Bu konuda sitemizden alışveriş yapan tüm kullanıcılarımızı bilgilendiriyoruz. İade edilen ürünleri, testlerden geçirerek ürünlerin veri madenciliği amacıyla kullanılıp kullanılmadığı denetleniyoruz” şeklinde sözlerine devam etti.

Dijital Fonlama 2020’de Vites Büyüttü

Son yıllarda girişimciler için alternatif bir finansal pazar haline gelen kitlesel fonlama, pandeminin de etkisiyle 2020’de yükselişini sürdürdü. Halihazırda 24 bini aşan üyesiyle, 2016 yılından bu yana ödül/bağış temelli kitlesel fonlama çalışmaları yürüten fonbulucu.com, dijital platformu üzerinden gerçekleştirilen fonlama çalışmalarını değerlendirerek girişimcilerin yeni yatırım alanlarını gözler önüne serdi. fonbulucu.com’un verdiği bilgilere göre, dijital fonlama etkileşimleri 2020 yılında bir önceki yıla oranla ikiye katlandı. Blim ve teknoloji başta olmak sağlık, tasarım, çevre, sosyal sorumluluk ve eğitime yönelik girişimler ise yatırımcıların yeni gözdesi oldu.

Kurulduğu günden bugüne kadar 180 Milyon TL’yi aşan fonlama talebi alarak girişimci ve yatırımcılara 360 derece fayda sağlayan yenilikçi bir finansman ve yatırımcılık sistemi oluşturan  fonbulucu.com, geçen kısa sürede 5 Milyon TL fonlama yaparak kitlesel fonlama sisteminin ülkemizdeki bilinirliğine katkı sağladı. Ülkemizdeki girişimcilik ekosistemini geliştirmek üzere çalışan şirket, Türkiye’nin 2020 yılı fonlama istatistiklerini açıkladı. Dijital platformları üzerinden gerçekleştirilen kampanya ve fonlama çalışmalarını değerlendiren ve girişimcilerin yatırım alanlarını gözler önüne seren fonbulucu.com’un verdiği bilgiler, dijital fonlama çalışmalarının 2020 yılında vites büyüttüğünü gösterdi.

Kitlesel fonlamada 2020 rekoru

Dijital çağın ürettiği yeni nesil finansal kaynaklar küresel bazda yükselişe geçerken, kitlesel fonlama platformları da sürece uyumlanarak 2020 yılında girişimcilere daha etkin ve işlevsel bir biçimde ulaştı. Dünyada güçlü bir büyüme trendi yaklayan kitle fonlama pazarını ülkemizde de geliştirmek üzere kolları sıvayan fonbulucu.com’a göre, alternatif finansal kaynakların son yllardaki gelişimi 2020’de pandeminin yarattığı dijital etkileşimle bir araya gelince sektörün hareket alanı genişledi.

fonbulucu.com’un ödül/bağış bazlı kitle fonlama platformu olan Reward’da 2019 yılında talep edilen fon miktarı 100.051.013 TL iken, 2020 yılında bu sayı 108.628.875 TL’ye çıktı.  Platformda toplanan fon miktarı 2019’da 1.355.342 TL, 2020’de ise 2.784.594 TL olarak ölçümlenerek iki kata varan artış gözlemlendi. fonbulucu.com, talep ettiği fonun tamamını toplamayı başaran projeler için 2019 yılında 1.263.775 TL, 2020 yılında  2.699.284 TL fonlama gerçekleştirdi. Platform 2019’da 19.417 üyeye ev sahipliği yaparken rakam 2020 yıl sonunda – 25.000’e ulaşarak söz konusu yıllar arasında yükseliş yönündeki korelasyon korundu.

2021 yılı ilk çeyreğinde Paya Dayalı Kitle Fonlama sisteminin dijital fonlamalara eklenmesiyle girişimciler ile yatırımcılar daha büyük bir hacimle bir araya gelecekler gibi görünüyor. Girişimcilerin paylarını yatırımcılara satarak finansman toplaması şelinde gerçekleşecek olan Paya Dayalı Kitle Fonlama sistemi henüz çalışmaya başlamadan 2020 yılında fonbulucu.com’a gelen fonlama talebi 200 milyona yaklaştı. 1.905 yeni girişimci/girişim şirketi ve 532 yeni yatırımcı sisteme kayıt yaptırken, 1.005 kampanya talebi oluşturuldu. SPK’nın lisanslaması akabinde bu girişimler yayınlanacak ve Türkiye yepyeni bir fonlama ve yatırım modeli ile tanışacak.

Bilim ve teknolojiye yönelik girişimler başı çekti 

Pandemi ile geçen 2020 yılı, girişimcileri krizi fırsata çevirenler ve krizde tutunamayanlar olarak ikiye ayırırken, bu süreçte e-ticaret, covid-19’a yönelik inovatif çözümler ile malzeme ve hizmet üretimi, oyun ve dijitalleşme gibi konularda girişimlere ilgiyi arttırdı. Kriz dönemi fiziki olarak insanlarla bir araya gelme zorunluluğu olan yani temas gerektiren sektörlere ise talebi azaltarak girişimcilerin yatırım arayışlarında online platformların öne çıkmasını tetikledi. En çok ilgi gören alanlar sıralamasında bilim ve teknoloji başı çekerken, sağlık, tasarım, çevre, sosyal sorumluluk ve eğitime yönelik girişimler de yatırımcıların gözdesi oldu. fonbulucu.com verileri, son yılların parlayan yıldızı oyun sektörüne ve tarım alanındaki üretim teknolojilerine yönelik girişimlerin   önümüzdeki dönemde daha fazla ön planda olacağını ve Z kuşağı ile kadın girişimcilerin etkinliklerinin artacağını da ortaya koydu.

Benzin ve Dizelin Yerini LPG Alacak

Küresel Isınma’nın etkilerini göstermeye başlaması devletleri harekete geçirdi. Avrupa Parlamentosu’nun Avrupa Birliği için belirlediği 2030 emisyon hedeflerinin ardından İngiltere Başbakanı Boris Johnson da ‘yeşil plan’ olarak adlandırdıkları ‘sıfır emisyon’ politikasını açıkladı. Yeşil Plan kapsamında 2030 yılında İngiltere’de benzinli ve dizel araçların satışı yasaklanacak. Yeni yıl bitmeden ‘sıfır emisyon’ hedefi koyan ülkelerden biri de Japonya oldu. Japonya’da da 2030 yılına kadar hibrit ya da elektrikli araçlara geçilmesi amaçlanıyor. Dünyanın en büyük alternatif yakıt teknolojileri üreticisi BRC’nin Türkiye CEO’su Kadir Örücü konu ile ilgili, “Sıfır emisyon hedefi önümüzdeki 10 yılda gerçek hale gelecek. Geçiş döneminde ise LPG’li araçların önemi artacak. Yakın gelecekte içten yanmalı motorların yalnızca LPG ve türevi alternatif yakıtlarla çalışacağını söyleyebiliriz” açıklamasında bulundu. 

Küresel Isınma sonucu meydana gelen İklim Değişikliği hayatımızın bir parçası haline geldi. 2020 yılının ilk aylarında Avustralya’yı dumana boğan büyük yangın, uzaydan dahi takip edilebilen bir çevre felaketi yaratmıştı. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrasya coğrafyasında ise yağış rejimlerinin değişmesi, kuraklığın bir gerçek haline gelmesine neden oldu.

2020 Davos Zirvesi ile başlayan, Avrupa Parlamentosu’nun 2030 emisyon hedeflerini açıklamasıyla devam eden süreçte geçtiğimiz Kasım ayında İngiltere, ‘Yeşil Plan’ adını verdiği ‘sıfır emisyon’ hedeflerini ortaya koydu. Yeşil Plan kapsamında İngiltere’de 2030 yılında benzinli ve dizel araçların satışı yasaklanacak.

2020’nin son günlerinde ise benzer bir karar Japonya’dan geldi. Japonya Başbakanı Yoshihide Suga,  ‘2050 yılına kadar sıfır sera gazı emisyonu’ hedefi kapsamında benzinli ve dizel araçların satışını kademeli olarak durduracaklarını duyurdu.

Peki, bu kararlar ne anlama geliyor? Yakın gelecekte içten yanmalı motorların tamamen piyasadan kalktığını mı göreceğiz? Dünyanın en büyük alternatif yakıt sistemleri üreticisi BRC’nin Türkiye CEO’su Kadir Örücü, sıfır emisyon hedeflerinin bir anda gerçekleştirilemeyeceğine dikkat çekerek, geçiş sürecinde LPG’li araçların önemli bir rol oynayacağını söyledi.

‘YAŞADIĞIMIZ FELAKETLER DEVLETLERİ ADIM ATMAYA ZORLADI’ 

Kadir Örücü konu hakkında, “Yaşadığımız küresel felaketleri, iklim değişikliğiyle ilişkilendiren bilimsel verilerin artık yadsınamayacak boyutlara ulaşması devletleri adım atmaya zorluyor. İngiltere’nin yeşil planını, Avrupa Birliği’nin emisyon hedeflerini ve Japonya’nın karbon nötr planını bu bağlamda değerlendirmeliyiz” diye konuştu.

‘ALTERNATİF YAKITLARIN ÇAĞI BAŞLADI’ 

Dizel gibi kirletici yakıtların ömrünün sınırlı olduğunu belirten BRC Türkiye CEO’su Kadir Örücü, “Bugün hayatımızın değişmez bir parçası olarak gördüğümüz benzin ve dizel yakıtlarının ömrünün sınırlandığını görüyoruz. 2030 yılında İngiltere’de başlayacak yasağın tüm dünyayı etkileyeceğini ve alternatif yakıt çağının başladığını söyleyebiliriz” dedi.

‘SIFIR EMİSYONA BİR GÜNDE GEÇEMEZSİNİZ’

Devletlerin ortaya koyduğu sıfır emisyon hedeflerinin kademeli olarak gerçekleştirileceğini belirten Kadir Örücü, “Dünya çapındaki araçların ezici üstünlüğünü

içten yanmalı motorlu araçlar oluşturuyor. Bir günde yakıt değiştirmeniz mümkün değil ancak sürecin başladığını görüyoruz. Geçiş sürecinde Birleşmiş Milletler’in belirlediği Küresel Isınma Faktörü (GWP) sıfır olarak açıklanan LPG’nin içten yanmalı araçlarda kullanılacak yegâne yakıt olacağını söyleyebiliriz. LPG ve CNG yakın gelecekte araçlarımızın yakıtı olacak ve elektrikli araçlara geçiş sürecinde önemli bir rol oynayacak” şeklinde konuştu.

‘LPG’Lİ HİBRİT ARAÇLAR GÖRECEĞİZ’ 

Elektrikli araçlara geçiş sürecinde hibrit otomobillerin teşvik edildiğini vurgulayan Örücü, “Hibrit araçların sürekli gelişen teknolojisi bu araçların emisyon değerlerini dizel ve benzinli araçlar için ulaşılmaz kılıyor. Diğer fosil yakıtlarla karşılaştırıldığında en çevreci yakıt olarak bilinen LPG’nin, hibrit araçlarda kullanılması bugün satın aldığımız araçların karbon salımı değerlerinden çok daha düşük değerler üretecek. Bu konuda büyük üreticilerin çalışmaları sürüyor. Geleceğin LPG’li ile çalışan hibrit araçlar tarafından domine edileceğini göreceğiz” dedi.

‘BRC OLARAK BİZ DE SIFIR EMİSYONU HEDEFLİYORUZ’ 

Küresel felaketlerin sorumlusu olarak iklim değişikliğinin görüldüğünü vurgulayan BRC Türkiye CEO’su Kadir Örücü, “Küresel felaketlerin iklim değişikliğiyle ilişkilendirildiği bilimsel çalışmaların hızla artması, iklim değişikliği ve yarattığı tehlikeleri görmemize ve adım atmamıza yol açtı. BRC olarak biz de Ağustos ayında açıkladığımız Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) raporumuzda net sıfır emisyon hedefimizi ortaya koyduk. Sürdürülebilir vizyonumuzun merkezinde karbon ayak izini azaltma taahhüdümüz var. Öncelikli olarak kısa vadede çevreci yakıtların özendirilmesini sağlayacak teknolojilerimizi daha da geliştireceğiz. Uzun vadedeyse tüm gücümüzle net sıfır emisyon hedefimiz için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Data Kullanımı 2020’de 186 GB’ı Geçti

2020 yılında, tüm Türkiye’de data kullanımı önceki yıla göre büyük bir artış gösterdi. Güçlü altyapısıyla kesintisiz iletişimi sağlayan Türk Telekom’un sabit internet abonelerinin 2020 yılı abone başı aylık ortalama data kullanımı, bir önceki yıla göre yüzde 44 artışla 186,57 GB oldu.

Türk Telekom, “Merkeze değil, herkese” anlayışı ve yenilikçi hizmetleriyle Türkiye’nin her geçen gün artan data ihtiyacını karşılamaya devam ediyor. Türk Telekom abonelerinin 2019 yılı için Türkiye genelinde abone başı aylık ortalama data kullanımı 129,63 GB iken, 2020 yılında bu değer yüzde 44 artışla 186,57 GB’a ulaştı. Türkiye genelinde Türk Telekom kullanıcılarının aylık ortalama upload hacmi ise abone başına 9,29 GB’dan yüzde 55 artışla 14,38 GB’a yükseldi.

Türkiye’nin abone başı data kullanımı haritasına bakıldığında özellikle İstanbul, Malatya, Manisa, Muğla ve Adıyaman illerindeki artış dikkat çekti. Bu kapsamda geçen yıla oranla; yüzde 49 ile İstanbul, Manisa, Muğla ve Malatya, yüzde 48 ile Adıyaman abone başı aylık ortalama data kullanımının en çok yükseldiği ilk beş il oldu. Abone başına aylık ortalama en çok data tüketimi olan il ise 257,44 GB ile Şırnak olarak kayıtlara geçti.

“Dijitalleşme yatırımlarımız ve güçlü altyapımızla yoğun data talebini başarıyla karşıladık”

Konuya ilişkin açıklama yapan Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Geçtiğimiz yıl özellikle evden çalışma ve uzaktan eğitim gibi ihtiyaçlar, Türkiye’nin data kullanımını ciddi oranda arttırdı. Dijitalleşmeye yaptığımız yatırımlar ve güçlü altyapımızla, abonelerimizden gelen yoğun data kullanım talebini başarılı bir şekilde karşıladık. Türkiye’nin lider telekomünikasyon şirketi olmanın verdiği sorumluluk ile her koşulda ülkemizin iletişim ihtiyaçlarını en hızlı ve kesintisiz şekilde karşılamaya devam edeceğiz” dedi.

Abone başı ortalama datanın en çok artış gösterdiği iller:

  1. İstanbul (%49)
  2. Malatya (%49)
  3. Manisa (%49)
  4. Muğla (%49)
  5. Adıyaman (%48)

Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Yönetimi Eğitim Vakası. Yönetici Geliştirme Programı Çalışması.

Pazarlık Müzakere Profili Anketi Eğitimi
Pazarlık - Müzakere Profili Anketi - Müzakere Teknikleri Eğitimi Prof. Dr. Murat ERDAL

MÜZAKERE TEKNİKLERİ ve PAZARLIK YÖNETİMİ EĞİTİM VAKASI #41
YÖNETİCİ GELİŞTİRME PROGRAMI

Prof. Dr. Murat ERDAL
İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Program Başkanı

Yöneticiler Için Müzakere Teknikleri Ve Pazarlık Becerileri Eğitimi Müzakere Teknikleri Ve Pazarlık Eğitimi
Yöneticiler için Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri Eğitimi. İleri Seviye Eğitim Teklif Almak için: egitim@satinalmadergisi.com

Analiz Soruları:

AŞAĞIDA YER ALAN VAKADA TARAFLAR ARASINDA ÖN GÖRÜŞMELER PROJE (TEKNİK) ODAKLI TAMAMLANDI. ARTIK FİNAL GÖRÜŞMELERE DOĞRU İLERLENMEKTEDİR.

  1. SATIŞ YÖNETİCİLERİ ve MÜZAKERE YOL HARİTASI:

Yazılım firmasında çalışıyorsunuz. İki farklı müşteri profili için (A ve B alıcılarına) müzakere stratejilerinizi ayrı ayrı maddeler halinde belirleyiniz.

  1. SATINALMA YÖNETİCİLERİ ve MÜZAKERE YOL HARİTASI:

    Satınalma bölümünde çalışıyorsunuz. Talep sahipleri ile görüştünüz. Olumlu görüşlerini aldınız. Yazılım firması ile görüşmeler için nasıl bir yol haritası hazırlardınız? Neleri sorardınız? Sözleşme için hangi konuları ön planda tutarsınız? Proje takvimi, ayrıntılar, metrikler, ödeme planı… Pazarlık stratejiniz ne olurdu?

2.1. A firmasında yöneticisiniz. Stratejinizi maddeler halinde yazın.

2.2.  B firmasında yöneticisiniz. Stratejinizi maddeler halinde yazın.

Tedarikçi Gözünden Alıcı Profilleri ve Değerlendirme

Üst düzey bilişim teknolojileri hizmetleri üreten bir tedarikçi firmada yönetici pozisyo­nundasınız. Firmanız spesifik pazar ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretmektedir.

Sektörün lideri iki büyük müşterisi ile proje tabanlı çalışmaktasınız. İki firma müşteri portföyünüzde yer almakla birlikte güncel devam eden bir iş bulunmamaktadır. Bu fir­malarla yeni projelerin kazanılması halinde sektörde daha fazla işin alınması noktasında önemli referanslar olacaktır.

İki firma aynı dönemde benzer iş ihtiyaçlarına yönelik teklif talep etmektedirler. Fakat onların bu taleplerini karşılayacak yeterli kapasiteniz henüz bulunmamaktadır. Satış süreç­lerinizde ortalama her üç tekliften biri gerçek işe dönmektedir. Yaşanan süreci büyük bir fırsat olarak değerlendiriyorsunuz. Her iki firma için teklif verirken geçmiş iş tecrübeleri­nizde edinilen deneyimler ve proje büyüklüğü şu şekildedir.

Pazarlik Muzakere Profili Anketini Indiriniz
Pazarlık Müzakere Profili Anketini indiriniz

A Tipi Alıcı Profili

o A şirketinin yöneticileri ile iletişim kurmak kolaydır.

o Tam zamanında ödemelerini yaparlar.

o İş tanımlarını doğru yaparlar. Spesifikasyonları tanımlarlar.

o Yüksek iş standartlara sahip olup, talepkardırlar.

o Tedarikçilerini düzenli bir şekilde ziyaret ederek yerinde kontrol ederler.

o Tedarikçi problemleri ile ilgilenip onlara çözüm önerilerinde bulunurlar.

o Tedarikçilerinin iş yapma hızlarını zaman zaman yeterli görmeyebilirler.
Olabil­diğince hızlı hizmet talep ederler.

o Terminler konusunda problemler yaşandığında, geçerli bir iş mazeretini kabul ederler.

B Tipi Alıcı Profili

o B şirketinin yönetiminde az sayıda yönetici ile iletişim sağlanabilmektedir.

o Tahsilat konusunda sıkıntı yaşanabilmektedir. Faturalar kaybolabildiği gibi öde­me vadeleri kimi zaman 90 günü bulabilmektedir.

o B şirketinden farklı departmanlar iletişime geçmekte ve işle ilgili farklı gündem­ler yaşatabilmektedir.

o İş denetimi konusunda yetkili tek bir departman yoktur.

o Proje / iş spesifikasyonlarını değiştirebilmektedirler.

o Geçmişte gerçekleştirilen son iş kapsamında tüm yükümlülüklerin yerine getiril­mesine rağmen B firması ilave maliyetleri ödeme konusunda zorluk çıkarmıştır.

o Proje kapsamında yaşanan sorunlarla ilgili iletişim zorlukları yaşanmıştır. Geç geri dönüşler olabilmektedir.

PROJE:

o Proje maliyeti 2.000.000 TL dir.

o Proje sürecinde ilave maliyetler ortaya çıkabilmektedir. Bu tip görünmeyen maliyetler için % 10 pay ayrılmaktadır. Yaklaşık 200.000 TLdir. Yeni maliyet 2.200.000 TL olmaktadır.

o Kar marjı % 10 olarak belirlenmiş olup toplam proje maliyeti 2.420.000 TLdir.

o Küçük bir pazarlık payı bulunmaktadır.

Her gün mesleki gelişiminize 15 dakika zaman ayırın.

MÜZAKERE TEKNİKLERİ VE PAZARLIK BECERİLERİ – EĞİTİM YAZI DİZİSİ

PAZARLIK TAKTİKLERİ

TESTLER

 ANKET

Kitap Önerileri :

  • MÜZAKERE TEKNİKLERİ ve PAZARLIK BECERİLERİ (E-Kitap 2. Baskı), Prof. Dr. Murat ERDAL, Erişim için profesyonel üyelik işlemlerinizi tamamlamanız gerekmektedir.
  • SATINALMA ve TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ, Prof. Dr. Murat ERDAL, (Beta Yayıncılık),  4. Baskı.

-> ŞİRKET EĞİTİMLERİNİZ İÇİN TEKLİF ALIN -> egitim@satinalmadergisi.com 

 

Pazarlik Muzakere Profili Anketini Indiriniz
Pazarlık Müzakere Profili Anketini indiriniz

Dış Ticarette Vesaik Mukabili İşlem Kimi Koruyor?

DIŞ TİCARETTE VESAİK MUKABİLİ İŞLEM KİMİ KORUYOR?

Uluslararası ticaretteki ödeme şekillerinden bir tanesi olan vesaik mukabili  (CAD – Cash Against Documents) işlemler gerek ithalat, gerekse ihracat bacağında ithalatçı ve ihracatçı taraflara bir takım sorumluluklar getirmiştir. Uluslararası ticaretin vesaik mukabili ödeme şekline göre yapılan alım ve satımların kuralları;

International Chamber and Commerce’nin Uniform Rules for Collection

Brochure no: 522

kitapçığında belirlenmiş olup, bir kanun olmasa da tarafların uymaları gereken yeknesak kaide ve kuralları ortaya koymuştur.

Gerek ithalatçı, gerekse ihracatçı URC 522 Sayılı Broşür’deki kurallara tamamen uyum sağladığında zaten sorundan bahsetmek de söz konusu olmayacaktır. Vesaik mukabilinde asıl sorun tarafların iyi niyetten yoksun olarak davranış sergilemeleri halinde vesaik mukabili ödeme şekli kırılganlık göstermeye oldukça yatkındır. Uluslararası kurallar hem alıcı hem de satıcı için aynı mesafededir. Her iki tarafı korumaktadır. Ancak her ödeme şeklinde olduğu gibi vesaik mukabili ödeme şeklinde de gerek ithalatçı, gerekse ihracatçı bir açık kapı yaratarak kuralları kendi lehine çevirmeye çalışabilir.

VESAİK MUKABİLİ ÖDEMENİN KURALLARI İHRACATÇIYI NE KADAR KORUYOR?

CAD – Cash Against Documents – Vesaik Mukabili ödeme şeklinin özelliklerine ihracatçının penceresinden baktığımızda;

  • İthalatçı ödeme yapmadan malları gümrükten alamayacağını,
  • Vadeli bir poliçeyi kabul etmeden malları çekemeyeceğini,
  • Vadeli bir poliçeye ithalatçının bankasından aval (garanti) verdirmesi halinde, poliçeyi iskonto ettireceğini
  • Ödeme veya poliçe kabulüne değin mallar üzerindeki sahipliliğini sürdürür.
  • İhracatçı dilerse farklı bir ithalatçıya malı satma opsiyonunu elinde bulunduracağını,
  • Vesaikin tüm yönetimi, yönlendirmesi ve tek patronun ihracatçının kendisi olduğunu
  • Bu yöntemin yalın ve ucuz olduğunu,
  • Gerekirse vesaiki bankasına teminata vererek finansman sağlama olanağına sahip olduğunu

bilir.

İhracatçının elinde böylesine koruyucu opsiyonu varsa, URC 522 Sayılı Broşür muhtemelen ihracatçıyı koruyor diyebilir miyiz? Elbette diyemeyiz. İhracatçının böylesine hakları varken, ithalatçının alım satım sözleşme hükümlerine uymaması ve vesaikin bankadan alınmaması, dolayısıyla malların gümrükten çekilmemesi durumunda ihracatçı için sorun başlamış demektir. Malların gümrükte beklemesi olası ardiye ve demuraj masraflarını da beraberinde getireceği gibi, bozulabilen malların ihracında malların uzun süre gümrüklerde bekletilmesi  ihracatçı için bir dezavantaj olarak görülmektedir.

Büyük resimden bakıldığında vesaik mukabili işlem tam anlamıyla ihracatçıyı korumamakla birlikte, hem ithalatçı, hem de ihracatçının haklarını belirli teamüller çerçevesinde korumaktadır.

Ancak ithalatçı veya ihracatçının iyi niyetten yoksun olması halinde URC 522 Sayılı kuralların satır aralarından tilkilik yapması sürpriz olmaz. Uluslararası arenada böylesine tilkilerin varlığı maalesef vardır. Bu tilkiler bazen çok büyüktür, büyük kurnazlık peşindedir, bazen de yavrudur ama hayatı boyunca adına yakışır kurnazlıkları stratejik bir şekilde uygulayacaktır.