Microsoft Work Trend Index 2026 Raporu Yayımlandı

Yapay Zeka Eğitimi Haber Microsoft Work Trend Index 2026 Raporu Yayımlandı

Microsoft Work Trend Index 2026 Raporu Yayımlandı:

Yapay zekâ insan potansiyelini genişletirken, şirketler yeni çalışma modeline uyum sağlamak için dönüşüm sürecinde.

Yapay Zeka Eğitimi Haber Microsoft Work Trend Index 2026 Raporu YayımlandıMicrosoft, iş dünyasında yapay zekâ dönüşümünün geldiği yeni aşamayı ortaya koyan 2026 Work Trend Index Raporunu yayımladı. 20.000 çalışanı kapsayan küresel araştırma ve trilyonlarca anonim Microsoft 365 verisinin analizine dayanan rapor, yapay zekânın artık sadece verimlilik aracı değil; iş yapış biçimlerini kökten değiştiren stratejik bir faktör haline geldiğini ortaya koyuyor.

Raporun en çarpıcı bulgularından biri, yapay zekânın insanın yerini almak yerine onun kapasitesini genişlettiği gerçeği. Yapay zekâ ve ajan teknolojileri işin daha operasyonel kısmını üstlenirken, çalışanlar daha fazla analiz, karar verme ve yaratıcılık gerektiren alanlara odaklanıyor.

Yapay zekâ alanında insan & ajan iş birliklerinin artması ve daha elle tutulur iş çözümleri elde edilmesi, çalışanların işe katılım modellerini dönüştürüyor. Herkes yapay zekanın iş yapış şeklimizi kökten değiştirdiğinin farkında olsa da çok az iş lideri bu anlamda net bir görüşe ve yol haritasına sahip. Şirketlerin operasyonel süreçlerini, yapay zekâ tabanlı farklı iş birliği modelleri etrafında yeniden tasarlama noktasında iş liderlerine büyük sorumluluk düşüyor.

Yapay Zekâ İle İnsan Potansiyeli Yeniden Tanımlanıyor

Rapora göre, yapay zekâ kullanımının iş üzerindeki etkisi hızlanarak artıyor. Araştırmaya katılanların %66’sı yapay zekâ sayesinde daha fazla yüksek katma değerli işe zaman ayırabildiğini, %58’i ise bir yıl önce üretemeyeceği çıktılar ürettiğini ifade ediyor. Bu oran, yöneticiler arasında %80’e kadar çıkıyor.

Öte yandan Microsoft 365 Copilot kullanım verileri, yapay zekâ etkileşimlerinin yaklaşık %49’unun analiz, problem çözme ve yaratıcı düşünme gibi yüksek bilişsel işleri kapsadığını gösteriyor. Bu dönüşüm, iş dünyasında önemli bir paradigma değişimine işaret ediyor: Yapay zekâ çalışanların yaptığı işi azaltmıyor; aksine onların yapabilecekleri işlerin kapsamını genişletiyor.

“Dönüşüm Paradoksu”: İnsanlar Hazır, Organizasyonlar Değil

Raporda öne çıkan bir diğer tema ise “dönüşüm paradoksu”. Buna göre çalışanlar yapay zekâyı kullanmaya ve işlerini dönüştürmeye hazır olsa da, organizasyonların önemli bir kısmı bu potansiyeli destekleyecek yapı, kültür ve süreçlere henüz sahip değil.

Araştırmaya göre, çalışanların %65’i yapay zekâya hızlı adapte olmazsa geri kalmaktan endişe ediyor. Ancak %45’i mevcut iş yapış biçimlerini değiştirmeden devam etmeyi tercih ediyor.

Ayrıca, organizasyonel faktörlerin (kültür, yönetim desteği, yetenek yönetimi) yapay zekânın iş üzerindeki etkisini bireysel faktörlere kıyasla iki kat daha fazla belirlediği görülüyor (%67’ye %32). Bu veriler, yapay zekâ dönüşümünün yalnızca teknoloji yatırımıyla değil, aynı zamanda organizasyonel dönüşümle mümkün olduğunu ortaya koyuyor.

Rekabetin Yeni Ölçütü: Organizasyon Tasarımı

Rapor, iş dünyasında rekabetin doğasının değiştiğine işaret ediyor. Artık fark yaratan unsur yapay zekâya erişim değil; organizasyonların bu teknolojiyi iş süreçlerine ne ölçüde entegre edilebildiği.

Microsoft’a göre “Frontier Firms” olarak adlandırılan öncü organizasyonlar, yapay zekâyı yalnızca bir araç olarak kullanmak yerine iş süreçlerini yeniden tasarlayarak sistematik bir dönüşüm gerçekleştiriyor. Bu şirketler, yapay zekâyı iş akışlarının merkezine yerleştiriyor, insan ve makine iş birliğini yeniden tanımlıyor ve sürekli öğrenen organizasyon yapıları kuruyor. Yapay zekâ çağında başarıya ulaşmanın yolu, teknolojiyi kullanmak kadar onu doğru organizasyon modeli ile desteklemekten geçiyor. Work Trend Index 2026 raporu, kurumlar için bu yeni dönemin yol haritasını ortaya koyuyor.

Yapay Zekâ İle Yeni İş Modelleri ve “Ajan Ekonomisi” Dönemi

Rapora göre yapay zekâ ajanlarının kullanımındaki hızlı artış, iş dünyasında yeni bir çalışma modelinin oluştuğunu gösteriyor. Microsoft 365 ekosisteminde aktif ajan kullanımı yıllık bazda 15 kat artmış durumda.

Ajanların iş süreçlerinde daha fazla rol almasıyla birlikte çalışanlar işleri doğrudan yürütmek yerine yönlendiren konuma geliyor ve daha stratejik ve yaratıcı görevler üstleniyor. İş çıktısının kalitesinden ve karar süreçlerinden daha fazla sorumlu oluyor. Bu dönüşüm, iş gücünün rolünü yeniden tanımlarken liderlik anlayışının da evrilmesini zorunlu kılıyor.

Türkiye’de Yapay Zekâ Dönüşümü Hız Kazanıyor

Küresel bulgularla paralel olarak Türkiye’de de yapay zekâ yatırımlarının hız kazandığı görülüyor. Finans, perakende, üretim ve enerji gibi sektörlerde şirketler, yapay zekâ ve Copilot teknolojileri ile yalnızca operasyonel verimlilik değil, iş yapış biçimlerinde köklü bir dönüşüm hedefliyor.

İş süreçlerini yapay zekâ ile yeniden tasarlamak, çalışanları yeni becerilerle güçlendirmek ve yapay zekâ odaklı organizasyon kültürü oluşturmak, önümüzdeki dönemde Türkiye’deki şirketler için kritik başarı faktörleri  olarak öne çıkıyor.

Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin konuyla ilgili şunları söyledi: “Yapay zekâ, iş dünyasında yalnızca verimliliği artıran bir araç olmaktan çıkarak, iş yapış biçimlerini yeniden tanımlayan stratejik bir güce dönüştü. Work Trend Index 2026 raporu, çalışanların bu dönüşüme hazır olduğunu ancak organizasyonların süreç, kültür ve liderlik yaklaşımlarını yeniden tasarlaması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Türkiye’de şirketlerin bu dönüşümü hızla sahiplendiğini görüyoruz. Microsoft Türkiye olarak, müşterilerimizin yapay zekâ ile insan potansiyelini birlikte güçlendiren, daha çevik ve sürdürülebilir organizasyonlar kurmalarına destek olmaya devam edeceğiz.”

Yapay Zeka Eğitimi Haber Microsoft Work Trend Index 2026 Raporu Yayımlandıİngilizce raporun tamamına bu linkten ulaşabilirsiniz: 2026 Work Trend Index Annual Report

 

 


 

 

Satinalmada Yapay Zeka
Satınalma ve Tedarik Zinciri Uzmanları için Yapay Zeka Eğitimi

Eğitim içeriği için tıklayınız. 

Satınalma ve Tedarik Zinciri Uzmanları için YAPAY ZEKA UYGULAMALARI EĞİTİMİ


İŞ PROBLEMLERİNE ODAKLI EĞİTİMLER, ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR

EĞİTİM ve DANIŞMANLIK:

Kurumunuzun Turquality, satınalma ve tedarik zinciri fonksiyonunu sağlam, izlenebilir ve denetlenebilir bir kontrol yapısına kavuşturmak için eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle destek veriyoruz.

Eğitim teklifi almak için egitim@satinalmadergisi.com

Fabrikanızda Bire Bir (1-1) Yönetici ve Grup Eğitimleri

Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik Eğitimi Satın Alma Tedarik Zinciri Eğitimi

Turquality, Satın Alma, Tedarik Zinciri Eğitimleri için tıklayınız.

Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz. Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır. Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.

Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”

Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.

Prof. Dr. Murat Erdal 

Eğitim içeriklerini görmek için başlıklara tıklayınız.

☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi (2 gün)

☐ İhale ve Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ İhale Kazanma, Teklif Verme, Satış ve Sözleşme Eğitimi (2 gün)

☐ Stratejik Satın alma Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)

☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün) 

☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)

☐ Satınalma ve Tedarik Zincirlerinde YAPAY ZEKA Eğitimi (2 gün)

☐ Emtia ve Kategori Uzmanları için Maliyet ve Fiyat Eskalasyon Analizi Eğitimi

☐ ISO 37001 Rüşvetle ve Yolsuzlukla Mücadele Yönetim Sistemi Standardı Eğitimi

☐ Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi (2 Gün)

☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)

☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)

 Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)

Kuruma özel program talepleri için: egitim@satinalmadergisi.com

C Level Pazarlık Eğitimi
C Level Pazarlık Eğitim Broşürünü İndirmek için Tıklayınız. PDF – Broşür——————————————————————————————————————————————-

Ecovadis Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi için tıklayınız. 

 Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu ve Kullanım Rehberi

Sürdürülebilirlik çalışmalarında temel konulardan biri, tedarikçilerden alınan verilerin düzenli, karşılaştırılabilir ve doğrulanabilir şekilde toplanmasıdır. Bu veriler, hem satınalma süreçleri hem de sürdürülebilirlik raporlaması açısından önemli bir temel oluşturur. Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu ve Kullanım Rehberi, şirketlerin bu verileri daha sistematik, tutarlı ve uygulanabilir bir çerçevede yönetebilmesi amacıyla hazırlanmıştır.

Emisyon Hesaplama Rehberi Scope 3
Değer Zinciri ve Emisyon Hesaplama Rehberi için tıklayınız.

SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
VE YEŞİL SATIN ALMA ISO 20400 MAKALELERİ

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK EĞİTİM TESTLERİ


 

Pazarlik Muzakere Profili Anketini Indiriniz
Pazarlık Müzakere Profili Anketini indiriniz

Pazarlık Anketini Yapın Müzakere Stilinizi Görün

PAZARLIK PROFİLİ ANKETİ

  • 4 Müzakereci Profilinden Hangisisiniz?
  • Pazarlık Stilinizi Keşfedin: Skorunuzu Görün
  • Ekip Profilinizi Ölçün, Gelişim Planınızı Başlatın
  • Sahada, Müzakerelerde Daha Net, Daha Hızlı, Daha Etkili Sonuç Alın

 

İş Bulmacaları Kelime Oyunları
İş Bulmacaları Kelime Oyunları

İş Bulmacaları Kelime Oyunları

Özel İş Bulmacaları. Meydan okumayı sevenleri 17 ayrı bulmaca bekliyor.
Online veya PDF üzerinde çözebilirsiniz. Kolaylıklar dileriz.

Tıbbi Laboratuvar Hizmet Alımı İhalesinde Aşırı Düşük Açıklamaları Nasıl Yapılmalı?

Tıbbi Laboratuvar Hizmet Alımı İhalesinde Aşırı Düşük Açıklamaları Nasıl Yapılmalı
Tıbbi Laboratuvar Hizmet Alımı İhalesinde Aşırı Düşük Açıklamaları Nasıl Yapılmalı?

Tıbbi Laboratuvar Hizmet Alımı İhalesinde Aşırı Düşük Açıklamaları Nasıl Yapılmalı?

İtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; İhalenin 1’inci kısmı

Tıbbi Laboratuvar Hizmet Alımı İhalesinde Aşırı Düşük Açıklamaları Nasıl Yapılmalı
Tıbbi Laboratuvar Hizmet Alımı İhalesinde Aşırı Düşük Açıklamaları Nasıl Yapılmalı?

üzerinde bırakılan ………….. Lab. Cih. Med. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından sunulan aşırı düşük teklif açıklamalarının mevzuata aykırı olduğu iddialarına yer verilmiştir.

Konu İle İlgili Emsal Kamu İhale Kurulu Kararına Göre;

Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Aşırı düşük teklifler” başlıklı 38’inci maddesinde “İhale komisyonu verilen teklifleri değerlendirdikten sonra, diğer tekliflere veya idarenin tespit ettiği yaklaşık maliyete göre teklif fiyatı aşırı düşük olanları tespit eder. Bu teklifleri reddetmeden önce, belirlediği süre içinde teklif sahiplerinden teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları yazılı olarak ister.

İhale komisyonu;

  1. a) İmalat sürecinin, verilen hizmetin ve yapım yönteminin ekonomik olması,
  2. b) Seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin mal ve hizmetlerin temini veya yapım işinin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar,
  3. c) Teklif edilen mal, hizmet veya yapım işinin özgünlüğü, gibi hususlarda yapılan yazılı açıklamaları dikkate alarak, aşırı düşük teklifleri değerlendirir. Bu değerlendirme sonucunda, açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin teklifleri reddedilir.” hükmü,

Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Hizmet alımı ihalelerinde sınır değer tespiti ve aşırı  düşük tekliflerin değerlendirilmesi” başlıklı 79’uncu maddesinde “… 79.2. İhale ilanında ve dokümanında teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden açıklama isteneceği belirtilen hizmet alımı ihalelerinde, aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesi aşamasında aşağıdaki düzenlemelere göre işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

79.2.1. Aşırı düşük tekliflere yönelik açıklama istenmesine ilişkin yazıda, isteklilerin yapacakları açıklamalara esas olacak önemli teklif bileşenlerinin, bütün istekliler için aynı unsurları içerecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Aşırı düşük teklif açıklaması sunulması için isteklilere üç (3) iş gününden az olmamak üzere uygun bir süre verilir.

79.2.2. İstekliler aşırı düşük olarak tespit edilen tekliflerini aşağıdaki yöntemleri kullanarak açıklayabilirler.

79.2.2.1. Üçüncü Kişilerden Alınan Fiyat Teklifleri: Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin üçüncü kişilerden fiyat teklifi alınması durumunda, öncelikli olarak fiyat teklifini veren kişiyle tam tasdik sözleşmesi yapan veya beyannamelerini imzalamaya yetkili olan meslek mensubu tarafından ilgisine göre teklife konu mal veya hizmet için maliyet tespit tutanağı (Mülga ibare: 18/05/2024-32550 R.G/39. md., yürürlük: 15/06/2024) veya satış tutarı tespit tutanağı (Mülga ibare: 18/05/2024-32550 R.G/39. md., yürürlük: 15/06/2024) düzenlenecektir. Tutanaklar fiyat teklifinin dayanağı olarak düzenlenecek olup, aşırı düşük  teklif açıklaması kapsamında sunulacaktır.

Maliyet tespit tutanağı dayanak alınarak fiyat teklifi sunulabilmesi için, fiyat teklifinin mamul/mala ilişkin olması halinde mamul/malın birim fiyatının, tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim maliyetin altında olmaması; fiyat teklifinin hizmete ilişkin olması halinde ise bu hizmetin birim fiyatının, tutanakta tespit edilen toplam birim maliyetin altında olmaması, (Mülga ibare: 18/05/2024-32550 R.G/39. md., yürürlük: 15/06/2024) fiyat teklifi üzerine meslek mensubu tarafından “Bu fiyat teklifindeki birim fiyatın, mükellefin yasal defter ve belgelerine göre tarafımca düzenlenerek onaylanan (…/…/…) tarih ve (…) sayılı maliyet tespit tutanağındaki ortalama/toplam birim maliyet tutarının altında olmadığını beyan ederim.” ibaresinin yazılarak imzalanması ve iletişim bilgileri de belirtilmek suretiyle kaşelenmesi/mühürlenmesi gerekmektedir.

Satış tutarı tespit tutanağı dayanak alınarak fiyat teklifi sunulabilmesi için teklif edilen  birim fiyatın, ilgili tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim satış tutarının % 80’inin altında olmaması, (Mülga ibare: 18/05/2024-32550 R.G/39. md., yürürlük: 15/06/2024) fiyat teklifi üzerine meslek mensubu tarafından “Bu fiyat teklifindeki birim fiyatın, mükellefin yasal defter ve belgelerine göre tarafımca düzenlenerek onaylanan (…/…/…) tarih ve (…) sayılı satış tutarı tespit tutanağındaki ağırlıklı ortalama birim satış tutarının % 80’inin altında olmadığını beyan ederim.” ibaresinin yazılarak imzalanması ve iletişim bilgileri de belirtilmek suretiyle kaşelenmesi/mühürlenmesi gerekmektedir.

Üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin teklife konu alanda faaliyet gösterenlerden alınması gerekmekte olup, bu belgelerin ihale tarihinden önce düzenlenmiş olması zorunlu değildir. Kaşeleme işlemi 8.4 üncü maddede belirtilen özel kaşe kullanılmak suretiyle yapılabileceği gibi, bu kaşe dışında meslek mensubuna ilişkin bilgileri içeren kaşe kullanılmak suretiyle de yapılabilir.

79.2.2.7. İsteklinin Kendi Ürettiği, Aldığı veya Sattığı Mallara İlişkin Fiyatlar: Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin olarak isteklinin kendi ürettiği, aldığı veya sattığı mallara ait fiyatların kullanılması durumunda, istekliyle tam tasdik sözleşmesi yapan veya beyannamelerini imzalamaya yetkili olan meslek mensubu tarafından ilgisine göre aşırı düşük teklif açıklamasına konu mal için düzenlenen maliyet/satış tutarı tespit tutanağı ile açıklama yapılabilir.

Maliyetler dayanak alınarak yapılan açıklamanın geçerli olabilmesi için teklif edilen birim fiyatın, ilgili tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim maliyetin altında olmaması ve isteklinin ilan/davet tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay veya bundan önceki üç ay içinde ihale konusu işte kullanılmasını öngördüğü mal miktarının en az yarısı kadar alım yapmış olması gerekir.

Satışlar dayanak alınarak yapılan açıklamanın geçerli olabilmesi için teklif edilen birim fiyatın, ilgili tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim satış tutarının %80’inin altında olmaması, malın ticaretinin isteklinin faaliyet alanında olması ve isteklinin ilan/davet tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay veya bundan önceki üç ay içinde ihale konusu işte kullanılmasını öngördüğü mal miktarının en az 1/20’si kadar satış yapmış olması gerekir.

İsteklinin ilan/davet tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay veya bundan önceki üç ay içinde 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelere açıklama konusu mala ilişkin satış yapmış ve satılan malın idarece kabul edilmiş olması durumunda, maliyet/satış tutarı tespit tutanağı sunulmasına gerek bulunmayıp sadece söz konusu satışa ilişkin fatura örnekleri veya bu örneklerin noter, YMM, SMMM ya da vergi dairesince onaylı suretleri ile de belgelendirme yapılabilir.

Kaşeleme işlemi 8.4’üncü maddede belirtilen özel kaşe kullanılmak suretiyle yapılabileceği gibi, bu kaşe dışında meslek mensubuna ilişkin bilgileri içeren kaşe kullanılmak suretiyle de yapılabilir.

79.2.3. Meslek mensubu; üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifi üzerindeki beyanın ve emsal bedel beyanı ile (Mülga ibare: 18/05/2024-32550 R.G/39. md., yürürlük: 15/06/2024) tutanaklardaki bilgilerin doğruluğundan sorumludur. Meslek mensubu ibaresinden Yeminli Mali Müşavirler veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler anlaşılır”

79.2.4. (Değişik madde: 18/05/2024-32550 R.G/39. md., yürürlük: 15/06/2024) Tutanakların ilan/davet tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay veya bundan önceki üç ay içindeki bilgiler esas alınarak düzenlenmesi zorunludur.

Örneğin; ilan tarihi 10.03.2024 olan ve açık ihale usulü ile yapılan bir ihalede ilan tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay olan “01.12.2023-29.02.2024” veya bundan önceki üç ay olan “01.09.2023-30.11.2023” aralığına ilişkin tutanaklar sunulur.

79.2.5. İşletme hesabına göre defter tutuluyor olması durumunda; yukarıda belirtilen tutanaklar, işletme hesabı defteri ve işletme hesap özeti kayıtlarına göre düzenlenir.

79.3.2. 79.2.2 nci maddede yer alan yöntemlerden herhangi biri ile açıklama yapılmasının fiilen mümkün olmadığının anlaşıldığı durumlarda, istekli tarafından gerekçesi belirtilmek suretiyle, ilgili mevzuatına göre ihale tarihinden önceki son 12 ay içinde düzenlenen açıklamaya elverişli diğer bilgi ve belgeler kullanılarak da açıklama yapılabilir.

79.3.3. Kurumca hazırlanan “İşçilik Hesaplama Modülü” ne (www.ihale.gov.tr) adresinden ulaşılabilecek olup, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde tekliflerin değerlendirilmesi bağlamında sözleşme ve genel giderler dahil asgari işçilik maliyeti hesabında işçilik hesaplama modülünün kullanılması zorunludur.

79.3.5. (Değişik madde: 18/05/2024-32550 R.G/39. md., yürürlük: 15/06/2024) Personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmet alımlarına ilişkin yapılan aşırı düşük teklif açıklamasında, sözleşme giderleri ve genel giderlerin % 4 oranında hesaplanması söz konusu olmayacak, ancak sözleşme ve genel giderler içerisinde yer alan açıklamanın yapıldığı tarihte geçerli olan oran ve tutarlar üzerinden hesaplanan ihale kararı damga vergisi ve sözleşme damga vergisi ile Kanunun 53 üncü maddesinin (j) bendinin 1 numaralı alt bendinde belirtilen tutarı aşan sözleşmelerde sözleşme bedelinin onbinde beşi oranındaki Kurum payı ilgili mevzuatına göre hesaplanmak suretiyle açıklama yapılacaktır…” açıklaması, İdari Şartname’nin “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde

“2.1. İhale konusu işin/alımın;

  1. a) Adı: MERKEZ LABORATUVARI 2026-2027 YILI İHTİYACI İÇİN 6 KISIM PUAN

KARŞILIĞI HİZMET ALIMI İHALESİ

  1. b) Türü: Hizmet alımı
  2. c) İlgili Uygulama Yönetmeliği: Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği

ç) Miktarı: MERKEZ LABORATUVARI 2026-2027 YILI İHTİYACI İÇİN 6 KISIM

PUAN KARŞILIĞI HİZMET ALIMI

Ayrıntılı bilgi idari şartnamenin ekinde yer almaktadır.

  1. d) İşin yapılacağı/malın teslim edileceği yer: ………….. Üniversitesi Hastanesi Merkez Laboratuvarı” düzenlemesi, Anılan Şartname’nin “Teklif fiyata dâhil olan giderler” başlıklı 25’inci maddesinde

“25.1. Sözleşmenin uygulanması sırasında, ilgili mevzuat gereğince ödenecek ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç giderleri teklif fiyatına dâhildir.

25.2. 25.1 inci maddede yer alan gider kalemlerinde artış olması ya da benzeri yeni gider kalemlerinin oluşması hallerinde, teklif edilen fiyatın bu tür artış ya da farkları karşılayacak payı içerdiği kabul edilir. Yüklenici, bu artış ve farkları ileri sürerek herhangi bir hak talebinde bulunamaz.

25.3. Teklif fiyata dâhil olan diğer giderler aşağıda belirtilmiştir:

25.3.1. Yüklenicilerin sözleşmenin uygulanması sırasında ilgili mevzuat gereğince

ödeyeceği her türlü vergi, resim, harç ve benzeri giderler, ulaşım, nakliye ve her türlü sigorta giderleri ile laboratuvar hizmetlerinin yürütülmesi ve sonuçlandırılması için özellikleri teknik şartnamede belirtilen tüm cihaz, kit ve her türlü sarf malzemenin temini, cihazların kurulumu, montajı ve montaj için gerekli donanım ve entegrasyonları, cihazların kullanıma hazır duruma getirilmesi için montaj yerinin hazırlanması ve tefrişi, cihazlara ait aksesuar, teknik doküman ve demonstrasyon giderleri, cihazların her türlü periyodik bakım ve kalibrasyonlarının yaptırılması ile teknik destek, bakım onarım, parça değişim ve yedek parça temini, iç ve dış kalite kontrol çalışmalarının yapılması için gerekli malzeme ve bağlantıların sağlanması, malzeme depolama hizmetlerinin verilmesi, numune transfer giderleri, cihazların

HIS VE LIS bağlantıları ile, sonuç verme ve hizmetin sürdürülmesi sırasında gerekli tüm bilgi işlem donanım (bilgisayar, barkod yazıcı, toner, kağıt v.b.) giderleri, laboratuvarın uygun koşularda hizmet vermesini sağlayacak her türlü donanım ve ekipmanlar (soğuk hava deposu, buzdolabı, kesintisiz güç kaynağı, kalibre edilmiş ısı ve nem ölçerler vb.), cihazların kullanımı için gerekli eğitim giderleri, ile yüklenici tarafından yürütülen hizmet ile ilgili bütün hukuksal-yönetsel-mali-cezai yükümlülükler teklif fiyata dahildir.

İşin mahiyetinin personel çalıştırılmasına dayalı bir hizmet olmaması nedeniyle  hizmetin yürütülmesi sırasında yüklenici tarafından hizmette çalıştırılacak personellerin her türlü mali, özlük haklarından İş Kanununda belirtilen hükümler çerçevesinde yüklenici sorumlu olacaktır.

NOT: a) Hizmet ihalesinde teknik şartnamede yüklenicinin çalıştıracağı personeller öğle yemeğini hastanemiz yemekhanesinde personel istediğinde yiyebilecek olup, hastanemiz idaresi tarafından karşılanacaktır.

Ayrıca teknik şartnamede yükleniciye ait olduğu belirtilen ve işin yürütülmesi ile ilgili her türlü giderler teklif edilecek fiyata dahil olup yüklenici tarafından karşılanacaktır

25.3.4. Bu madde boş bırakılmıştır.

25.4. Sözleşme konusu işin bedelinin ödenmesi aşamasında doğacak Katma Değer

Vergisi (KDV), ilgili mevzuatı çerçevesinde İdare tarafından yükleniciye ayrıca ödenir.

25.5. Kısa vadeli sigorta prim oranları belirtilecektir.

2,25” düzenlemesi yer almaktadır.

Kan Gazı Test Sonucu Puan Karşılığı Hizmet Alımı İhalesi Teknik Şartnamesi’nin “A.Konu” başlıklı bölümünde “…………… Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Merkezinde kullanılacak 2026- 2027 (İKİ YILLIK) yılları için kan gazları test sonucu puan karşılığı hizmet alımı cihaz ve kit teknik şartnamesidir.

Teklifler birim (puan) karşılığı birim fiyat ve toplam fiyat şeklinde verilecektir. İhale; katılımcı firmaların verecekleri, toplam ekonomik açıdan avantajlı fiyata göre sonuçlandırılacaktır.” düzenlemesi,

Anılan Şartname’nin “B.Kangazları Cihazlarında Kullanılacak Reaktiflerin Özellikleri ve Listesi” başlıklı bölümünde “1.Teklif edilecek reaktifler, reaktifle birlikte teklif edilen cihazlar ile tam uyumlu kullanılabilecektir.

2.Satın alınacak reaktiflerin cinsi ve test sayısı olarak miktarı aşağıda belirtilmiştir.; KAN GAZI VE KO-OKSİMETRE 180.000 Puan

3.Kitlere teklif veren firmalar tekliflerinde parametrelerin hangi prensiple çalıştığını, kartuşların kaç testlik ambalajlarda olduğunu ve üretici firma isimlerini açık olarak belirteceklerdir.

4.Reaktifler orijinal ambalajlarında, üretici firma ve barkod etiketli olmalıdır. Kitlerle beraber en az 200.000 adet kan gazı enjektörü ve iğne ucu, en az 20.000 adet kapiller tüp verilmelidir. Bu sayıların aşması durumunda; firma, hastanenin talebi doğrultusunda ihale bitimine kadar kan gazı enjektörü, iğne ucu ve kapiller tüpü temin edecektir. Kan gazı enjektörleri elektrolit değerleri balanslanmış lityum heparinli olmalıdır.

5.Sözleşme süresince alınan reaktifler ve kitlerin miadları teslim tarihinden itibaren en az 3 ay olmalıdır. Kitler ve enjektörler hastanenin talebi doğrultusunda parti parti teslim edilecektir. Reaktifler ve kitler, kitlerle ilgili standart ve kontroller hatalı sonuç vermeleri durumunda firma tarafından yenileri ile değiştirilecektir. …” düzenlemesi yer almaktadır.

Başvuruya konu ihalenin ……………Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen “Merkez Laboratuvarı 2026-2027 Yılı İhtiyacı İçin 6 Kısım Puan Karşılığı Hizmet Alımı” işi olduğu, ihalenin kısmi teklife açık olduğu ve 29.12.2025 tarihinde açık ihale usulü ile e-teklif alınarak gerçekleştirildiği, ihalenin 1’inci kısmında teklifi sınır değerin altında olan 4 istekliye (…………… Medikal Ltd. Şti., …………… Ltd. Şti., …………… A.Ş., …………… Medikal Ltd. Şti.) EKAP üzerinden 05.01.2026 tarihinde aşırı düşük teklif sorgulama yazısının gönderildiği, bahse konu yazıda “…Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79. Maddesindeki hükümler doğrultusunda teklif vermiş olduğunuz ilgili kısımlara, işin önemli teklif bileşeni olan cihazlarda çalışılacak testlere ait;

*Kit maliyetleri

*Sarf Malzeme Maliyetleri (Tüp, İğne ucu)

*Maliyet Tespit Tutanağı, Satış Tutan Tespit Tutanağı, Maliyet- Satış Tutarı Tespit

Tutanağı (Firmanın bu tespit tutanaklarında kendisine uygun olan tutanağı sunması yeterlidir).

*Aşırı düşük Teklif açıklaması Bileşenler tablosu (Özet Tablo) göz önünde bulundurularak Kamu İhale Genel Tebliğine uygun olarak açıklamanızı 09/01/2026 günü mesai bitimine kadar (EKAP) üzerinden idaremize sunmanız hususunda; Gereğini rica ederim.” ifadelerine yer verildiği, idarece aşırı düşük teklif açıklaması sunan tüm isteklilerin açıklamalarının uygun kabul edildiği,

– İdare tarafından …………… Medikal Sağ. Ltd. Şti.ye 16.01.2026 tarihinde EKAP üzerinden “Demonstrasyon işlemlerinin yapılması” konulu tebligatın gönderildiği, anılan isteklinin teklif ettiği cihaz/ürünlere ilişkin demonstrasyon değerlendirmesi olumsuz sonuçlandığından teklifinin değerlendirme dışı bırakıldığı, bunun akabinde 22.01.2026 tarihli ihale komisyonu kararı ile ……………Lab. Cih. Med. San. Tic. Ltd. Şti.nin teklif ettiği cihaz/ürünlere ilişkin demonstrasyon değerlendirmesi yapılmadan ihalenin 1’inci kısmının ……………Lab. Cih. Med. San. Tic. Ltd. Şti.nin üzerinde bırakıldığı anlaşılmıştır.

İdare tarafından cihazlarda çalışacak testlere ait kit ve sarf malzemesi (tüp, iğne ucu)  maliyetlerinin önemli teklif bileşeni olarak belirlendiği, ihale dokümanı incelendiğinde, ihalenin 1’inci kısmının puan karşılığı kan gazı laboratuvar hizmet alımına ilişkin olduğu,

“Kan Gazı ve Ko-Oksimetre” test miktarının 180.000 adet, SUT puanının 83,76, toplam puanının ise 15.076.800 olarak belirtildiği, ayrıca kitlerle beraber en az 200.000 adet kan gazı

enjektörü ve iğne ucu, en az 20.000 adet kapiller tüp verileceği anlaşılmıştır. Yukarıda aktarılan mevzuat hüküm ve açıklamaları ile ihale dokümanında yer alan düzenlemelerden; inceleme konusu hizmet alımı ihalesinde teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden teklifte önemli olduğu tespit edilen bileşenler ile ilgili aşırı düşük teklif açıklaması talep edileceği, aşırı düşük tekliflere yönelik açıklama istenmesine ilişkin yazıda, isteklilerin yapacakları açıklamalara esas olacak önemli teklif bileşenlerinin idarenin takdir yetkisi kapsamında olmak üzere, bütün istekliler için aynı unsurları içerecek şekilde belirtilmesinin zorunlu olduğu, aşırı düşük teklif sahibi istekliler tarafından Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79.2.2’nci maddesinde sayılan yöntemler kullanılarak açıklama yapılabileceği anlaşılmıştır.

İhalenin 1’inci kısmında ihale üzerinde bırakılan ……………Lab. Cih. Med. San. Tic. Ltd. Şti.nin aşırı düşük teklif açıklaması başvuru sahibinin iddiaları kapsamında incelendiğinde;

Başvuru sahibinin (a) bendinde yer verilen iddiasına ilişkin olarak; Anılan istekli tarafından aşırı düşük teklif açıklamaları kapsamında anılan istekli adına düzenlenen maliyet tespit tutanağının sunulduğu, ancak teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin üçüncü kişilerden fiyat teklifi alınması durumunda maliyet tespit tutanağının düzenlenebileceği, isteklinin kendi ürettiği, aldığı veya sattığı mallara ait fiyatların kullanılması durumunda maliyet/satış tutarı tespit tutanağı ile açıklama yapılabileceği, anılan istekli tarafından sunulan tutanağın mevzuata aykırı olduğu; ayrıca tutanağın tarih ve sayısının belirtildiği, söz konusu tutanakta yevmiye/işletme defteri ile envanter defterinin tasdik makamına ilişkin olarak “e-defter” bilgisine yer verildiği, yevmiye/işletme defterinin tasdik tarihi ve numarasının boş bırakıldığı, envanter defterinin tasdik tarihi ve numarasının “27.12.2024 – 24202” olarak belirtildiği, geçici vergi beyanname döneminin “(2025) Yılı (1. 2. ve 3.) Dönemi” şeklinde yer aldığı, ancak tutanağa esas üç aylık süre belirtilmediğinden bahse konu tutanağın KİK105 Maliyet Tespit Tutanağı formuna uygun olmadığı, Ayrıca, söz konusu tutanakta birim mamul/mal maliyeti, diğer birim/diğer maliyet ile toplam birim maliyet tablolarına yer verildiği, fatura bilgileri tablosunda ise 2025 yılının 10, 11 ve 12’nci aylarına ilişkin 127 adet faturanın bildirildiği, bahse konu faturaların ihale ilan tarihinin (28.11.2025) içinde bulunduğu aydan önceki üç ay ile bundan önceki üç aya ait  olmadığı, anılan istekli tarafından sunulan maliyet tespit tutanağında mükellefin adı ve soyadı ile ticaret unvanının yazıldığı, meslek mensubu ve istekli tarafından tutanağın kaşelenip imzalandığı, tutanağın 1’inci sayfasında yer alan SMMM bilgileri ile meslek mensubunun kaşe bilgilerinin uyumlu olduğu, tutanağın iki nüsha yapıldığı, tutanağın ekinde SMMM’ye ait faaliyet belgesinin sunulduğu ve geçerli olduğu, ancak “Mükellef Adına Tutanağı İmzalayanın İmza Beyannamesi ile Mükellefe Ait Temsile Yetkili Olunduğunu Gösterir Ticaret Sicil Tasdiknamesi veya Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin Aslı ya da Sureti”nin sunulmadığı, dolayısıyla anılan isteklinin aşırı düşük teklif açıklamasının mevzuata aykırı olduğu anlaşılmıştır.

 

Mehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Sağlık Bak. SGB E. Bşk./KİK E. Üyesi

Mhatasever@gmail.com

Mehmetatasever.org

https://www.simdata.org/

Anahtar Kelimeler; Hizmet Alım, Sağlık İhaleleri, Laboratuvar Hizmet Alımı,  Sınır Değer, Aşırı Düşük, İdari Şartname, Teknik Şartname, Tekliflerin Değerlendirilmesi, Düzeltici İşlem

Savunma Sanayisinde Algoritmik Güç ve Yapay Zeka Uygulamaları

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi

Savunma Sanayisinde Algoritmik Güç ve Yapay Zeka Uygulamaları

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi olarak 2017 yılından beri her ayın üçüncü çarşambası gerçekleştirdiğimiz TRAI Meet-Up’ların bu ayki konusu “Savunma Sanayisinde Algoritmik Güç ve Yapay Zeka Uygulamaları” olacak.

Etkinlik kapsamında savunma sanayisinde algoritmik güç, yapay zeka uygulamaları ve bu alandaki güncel kullanım senaryoları ele alacağız.

Etkinlik Detayları: 

Tarih: 24 Haziran 2026 Çarşamba

Giriş ve Kayıt: 13.00

Etkinlik Başlangıcı: 13:30

Mekan: HAVELSAN (Adres: HTK Konferans Salonu, Havelsan, Mustafa Kemal Mah. Şehit Öğretmen Şenay Aybüke Yalçın Cd. No:39)

Etkinliği ayrıca TRAI LinkedIn ve YouTube kanallarından canlı olarak izleyebilirsiniz.

Tarih: 24 Haziran 2026 Çarşamba
Kayıt ve Giriş: 13.00
Etkinlik Başlangıcı: 13.30
Yer: HAVELSAN, Ankara

Fiziksel Katılım Başvuru Formu: https://buff.ly/85AafQo
Online Katılım: https://buff.ly/AWCUPqP

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi
Program

→ 13:00 – 13:30 | Karşılama ve Kayıt

→ 13:30 – 13:45 | Açılış Konuşması
Halil AKSU
– TRAI Kurucusu

→ 13:45 – 14:00 | Açılış Konuşması: Savunma Sanayii ve Yapay Zeka
Murat ÇİZGEL
– Siber Güvenlik ve Bilişim Sistemleri Daire Başkanı, Savunma Sanayii Başkanlığı

→ 14:00 – 14:20 | Harp Sahasında Yapay Zeka Dönüşümü
Özgür ÖZUĞUR
– KKST ARGE ve Mühendislik Direktörü, HAVELSAN

→ 14:20 – 14:40 | ASELSAN’ın Dijital Dönüşümünde Yapay Zeka Teknolojileri
Mahmut ALMAS
– Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği Direktörü / Kıdemli Yönetici, ASELSAN

→ 14:40 – 15:00 | Havacılık ve Uzay Sanayisinde Yapay Zeka Uygulamaları
Mustafa AYAZOĞLU
– Yapay Zeka ve Büyük Veri Direktörü, TUSAŞ

→ 15:00 – 15:20 | Roketsan Yapay Zeka Vizyonu ve Mevcut Çalışmalar
Bilge Kaan GÖRÜR
– İleri Teknolojiler ve Yapay Zeka Modelleme Lideri, ROKETSAN

→ 15:20 – 15:40 | Savunma Sanayii Odaklı Yapay Zeka Kullanım Alanları
Taylan KELEŞ
– BİTES Savunma Sistemleri

→ 15:40 – 16:00 | Kahve Arası & Networking

→ 16:00 – 16:20 | TÜBİTAK BİLGEM İLTAREN Bilişsel Elektronik Destek (ED) Çalışmaları
Muhammed Zahid ERDOĞAN
 – Başuzman Araştırmacı, TÜBİTAK BİLGEM İLTAREN

→ 16:20 – 16:35 | Savunma Sanayisinde Fizik Tabanlı Üretim Zekâsı
Dr. Erhan TURAN
– Kurucu Ortak & CTO, Simularge

→ 16:35 – 16:50 | Konuşma başlığı güncellenecektir
Mehmet Ali ERDAL
– Yönetim Kurulu Üyesi, MetaForm

→ 16:50 – 17:00 | Kapanış

Savunma sanayisinde yapay zekanın bugünkü uygulamalarını, yakın gelecekteki etkisini ve sektörün farklı alanlarındaki dönüşümünü birlikte değerlendireceğimiz bu buluşmada sizi de aramızda görmekten mutluluk duyarız.

TRAI Ekibi

Lojistik, Taşıma Hukuku, Nakliyat Sigortaları

Lojistik Taşıma Etkinlik

Lojistik, Taşıma Hukuku, Nakliyat Sigortaları ve Güncel Gelişmeler

Lojistik Taşıma Etkinlik

Alım Talebi: P 355 GH Çelik Sac

Alım Talebi P 355 Gh çelik Sac

Alım Talebi: P 355 GH Çelik Sac

Bir firmamız için, P 355 GH Çelik Sac alımı yapılacaktır. Hedef alım 1.000 (bin) tondur. Teslim yeri İstanbul’dur.

İlgili olan üretici ya da satıcıların, ödeme şekli, ürün spekleri ve istenilen ürün hakkındaki diğer standartlar için, aşağıdaki adımların ardından, iletişime geçmesi rica olunur.

Alım Talebi P 355 Gh çelik Sac

Teklif Vermek İçin;

  1. SATINALMA DERGİSİ’ne abone ol.
  2. Dergi Aboneliği sayfasından PROFESYONEL ÜYELİK işlemlerini tamamla.
  3. Ödeme sonrasında FİRMA BAŞVURU FORMU’nu doldur.

https://satinalmadergisi.com/satici/

TEKLİF VERME : İhtiyacın detaylarını öğrenmek ve teklif vermek için Dergi Aboneliği sayfasından PROFESYONEL ÜYELİK (750 TL) SATIN ALMANIZ GEREKMEKTEDİR. Aboneliğiniz 1 yıl geçerli olup, bir sene boyunca tüm alım taleplerine teklif verebileceksiniz.

Orta Koridor ve Türkiye: Kısıtlar ve Gerçeklik

Orta Koridor Ve Türkiye Kısıtlar Ve Gerçeklik
Orta Koridor ve Türkiye: Kısıtlar ve Gerçeklik

Orta Koridor ve Türkiye: Kısıtlar ve Gerçeklik

Prof. Dr. Murat ERDAL – merdal@istanbul.edu.tr

Giriş

Orta Koridor Ve Türkiye Kısıtlar Ve Gerçeklik
Orta Koridor ve Türkiye: Kısıtlar ve Gerçeklik

Orta Koridor ve bağlantılı bölgesel ulaştırma projeleri, Türkiye açısından dikkatle izlenmesi gereken önemli bir stratejik çerçeve sunmaktadır. Bununla birlikte, bu projelerin sahada ne ölçüde gerçek bir ticari akışa, öngörülebilir transit süreye, rekabetçi maliyet yapısına ve sürdürülebilir yatırım mantığına dönüşebileceği konusu çoğu zaman sağduyulu biçimde tartışılmamaktadır. Harita üzerinde anlamlı görünen bir ekonomik koridor ile sahadaki gerçek işlerlik çoğu zaman aynı şey değildir.

Türkiye’nin coğrafi konumu kuşkusuz önemlidir. Ancak coğrafi konum tek başına ticari koridor ekonomisi üretmez. Bir hattın ekonomik ve ticari anlamda yükselebilmesi için karşılıklı ticaret tabanı, düzenli yük akışı, üretim ilişkileri, operasyon verimliliği, hukuki uyum, sigorta güvenliği, finansman kapasitesi ve küresel hizmet standardı gerekir. Başka bir ifadeyle mesele, yalnızca bir taşıma hattının nereden geçtiği değil; o hattın neden tercih edileceği, hangi yükleri ne sıklıkla taşıyacağı ve hangi koşullarda sürdürülebilir olacağıdır.

Tam da bu nedenle Orta Koridor tartışmalarında önce pratik sorulara açıklık kazandırmak gerekir: Dış ticaret müşterisi bu güzergâhı neden tercih edecektir? Transit süre ve toplam maliyet ne kadar öngörülebilir olacaktır? Alternatif güzergâhlara karşı somut avantajları nelerdir? Çin, Avrupa Birliği ve bölge ülkeleri bu hatta hangi ölçüde irade, sermaye ve ticari katkı koymaktadır? Bu sorulara net cevap verilmeden yapılan değerlendirmeler, stratejik analizden çok temenniye yaklaşma riski taşımaktadır.

Bu çerçevede Orta Koridoru yalnızca jeopolitik söylem üzerinden değil; ticari akış, müşteri davranışı, demiryolu gerçekliği, mevzuat ve operasyonel uyum farklılıkları, finansman, risk yönetimi ve rakip güzergâhlar üzerinden değerlendirmek gerekir. Esas mesele, “köprü ülke” söylemini tekrar etmek değil; gerçekten tercih edilen, taşıma maliyeti ve süresi verebilen, risk yönetebilen ve bütünsel olarak güven üretebilen bir lojistik sistem kurup kuramadığımızı sorgulamaktır.

1. Koridorun Ticari Gerçekliği: Akış, Yük ve Müşteri Tercihleri

Bir ulaştırma hattının ekonomik koridora dönüşebilmesi için önce düzenli ve sürdürülebilir yük hacmi üretmesi gerekir. Koridorun gerçek temeli harita değil, ticari akıştır. Ticaretin yönü, üretim coğrafyası, yükün niteliği, taşıma talebinin sıklığı ve iş sürekliliği oluşmadan yalnızca fiziksel bağlantı kurmak kalıcı bir lojistik üstünlük yaratmaz.

Bu nedenle ekonomik koridorun yük hacmi kendiliğinden ortaya çıkmaz; ayrıca sistematik biçimde geliştirilmelidir. Hatta düzenli yük verecek ülke-şirket sayısı, ithalat-ihracat ilişkisi, dağıtım ağı, lojistik servis sağlayıcıları ve ticari güven ortamı yoksa büyük ulaştırma vizyonları operasyonel ölçekte zayıf kalır. BALO projesi ve Türkiye-Avrupa RO-LA projesi gibi birçok girişim, olgunlaşamadan yarım kalmıştır. O nedenle bir koridorun geleceği, siyasi anlatıdan çok ticari tabanının gücüyle belirlenir.

Burada belirleyici unsur, stratejik söylemden çok müşteri davranışı ve operasyon aktörlerinin uyumudur. Dış ticarette müşteri deneyimi her şeydir. Bir ihracatçı, ithalatçı ya da taşıma işleri organizatörü açısından temel soru nettir: Bu hat daha güvenli midir, daha öngörülebilir midir, daha yönetilebilir midir? Böylesi büyük ulaştırma projelerinde kritik olan, sınır geçişlerinin, aktarmaların, liman bağlantılarının ve işletme akışının ne ölçüde disiplinli olduğudur. Transit süre veremeyen bir hat, dış ticarette güçlü bir satış argümanı üretemez. Oturmuş taşıma türleri ve güzergâhlar tercih edilir.

2. Operasyonel Gerçeklik: Demiryolu İşletme Kültürü ve Altyapı Modernizasyonu

Orta Koridor tartışmasının merkezinde uluslararası demiryolu ve diğer taşıma türleriyle entegrasyonlar yer almaktadır. Asya’dan Avrupa’ya uzanan demiryolu ağırlıklı koridorun çalıştırılması kısa vadede hiç de kolay değildir.

Geçiş ülkeleri arasında taşıma rejimleri bakımından hâlâ ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Ortak belgeler ve ara çözümler geliştirilmiş olsa da hukuk, belge düzeni, sorumluluk alanları ve sınır prosedürleri bakımından tam uyumdan söz etmek güçtür. Bu durum taşıma mevzuatı, sorumluluk paylaşımı, süre yönetimi ve maliyet hesaplarını doğrudan etkilemektedir.

Teknik ve yapısal uyumsuzluklar koridor tartışmalarında çoğu zaman geri planda kalmaktadır. Harita üzerinde kesintisiz görünen hatların sahada aynı akıcılıkla işlemediği unutulmamalıdır. Bu nedenle altyapı modernizasyonu, yalnızca yeni hat yapımı olarak değil; geçiş noktaları, terminal kapasitesi, aktarma verimliliği ve işletme bütünlüğü içinde ele alınmalıdır.

Ülkemiz açısından ise demiryolu yük taşımacılığı, sınırlı bir operasyon alanı görünümündedir. Dış ticaret taşımalarında demiryolu kullanımı %1 civarındadır. Küresel çapta demiryolu omurgası olma iddiası, önce içeride ve komşu ülkelerle nasıl bir yük işletme disiplini kurulduğu sorusuyla birlikte değerlendirilmelidir.

Burada önemli ayrımı vurgulamalıyız: Yolcu ulaştırmasındaki çarpıcı başarı ile yük taşımacılığındaki kurumsal ve operasyonel yetkinlik aynı şey değildir. Hızlı tren, metro ya da yolcu hattı yatırımlarının dikkat çekici sonuçlar vermesi, aynı ölçüde yük taşımacılığı kültürü ve ticari disiplini oluştuğu anlamına gelmemektedir. Yük taşımacılığı; müşteri taahhüdü, satış, terminal yönetimi, blok tren planlaması, ekipman çevrimi, hasar süreçleri ve sınır koordinasyonu bakımından ayrı bir uzmanlık alanıdır.

Demiryolu yük taşımacılığı yalnızca altyapı değil, işletme kültürü ve pazarlama meselesidir. Hat yapmak stratejiktir; ancak hatların düzenli yük çekebilmesi, planlı tren akışı sunabilmesi, sınır ve aktarma noktalarında gecikmeleri azaltabilmesi ve müşteriye güvenilir hizmet standardı verebilmesi çok daha belirleyicidir. İşletme zafiyeti olan yerde, altyapı tek başına yeterli olmamaktadır.

3. Risk, Rekabet ve Yatırım İhtiyacı

Koridorların başarısı yalnızca taşıma kapasitesiyle değil, risk yönetimi ve kurumsal güven üretme kabiliyetiyle de ölçülür. Lojistik dünyasında güven, yalnızca taşımanın yapılmasıyla değil; sorun çıktığında hangi kuralların nasıl işleyeceğinin bilinmesiyle oluşur. Çok ülkeli ve çok rejimli bir hatta geçerli mevzuat ve sigorta kapsamı özel önem taşır. Bu nedenle hasar, kayıp, hırsızlık veya gecikme hâlinde uygulanacak rejim net olmalıdır. Bir koridorun ciddiyeti yalnızca iyi gün performansıyla değil, kriz anında nasıl işlediğiyle anlaşılır. Hukuki ve operasyonel belirsizlik, ticari güveni zayıflatır; ticari güvenin zayıfladığı yerde ise yük akışı sürdürülebilir nitelik kazanamaz.

Finansman sorusu da Orta Koridor tartışmasının en hayati başlıklarından biridir. Orta Koridor ve bağlantılı demiryolu yatırımları kısa vadeli ve düşük maliyetli girişimler değildir. Bu nedenle yalnızca güzergâhın değil; yatırım önceliklerinin, finansman kaynaklarının ve mevcut kaynağın ne ölçüde rasyonel kullanıldığının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Orta Koridorla ilgili aktörlerin, yani ülkelerin yaklaşımları da söylemden çok somut davranışlar üzerinden okunmalıdır. Özellikle Çin’e ayrı bir pencere açılmalıdır. Dünyanın üretim ve ticaret devi Çin’in Orta Koridoru bugünden tam anlamıyla sahiplendiğini söylemek pek mümkün değildir.

Türkiye merkezli Orta Koridor projesinin rakipleri de göz ardı edilmemelidir. TRACECA ekseni içinde Karadeniz havzasında Doğu-Batı arasında şekillenen liman ve intermodal bağlantılar, Türkiye güzergâhı açısından orta ve uzun vadeli ciddi rakiplerdir. Romanya ve Bulgaristan’ın Avrupa Birliği üyesi olması da bu rekabete ilave bir kurumsal ve ticari avantaj boyutu kazandırmaktadır. Romanya’nın Köstence Limanı ile Bulgaristan’ın Varna ve Burgaz bağlantıları da eklendiğinde, rekabet yalnızca coğrafi yakınlıkla değil; liman-demiryolu-karayolu entegrasyonu, kurumsal uyum ve Avrupa pazarına erişim kolaylığı üzerinden yeniden tanımlanmaktadır. Diğer taraftan Gürcistan’ın Poti ve Batumi limanları ile Anaklia derin deniz limanı projesi, bu ülkenin Karadeniz çıkışını daha iddialı bir lojistik üsse dönüştürme arayışını açıkça göstermektedir.

Ülkemiz açısından temel mesele yalnızca “biz de bu koridordayız” demek değildir; Türkiye güzergâhının neden daha hızlı, daha güvenilir, daha entegre ve daha tercih edilir olduğunu ticari ve operasyonel verilerle sürekli biçimde ispat edebilmektir. Lojistik dünyası ilk etapta şu soruyu sorar: “Siz ne ölçüde kullanıyorsunuz?”
Ülke olarak dış ticarette demiryolu yük payı %1’den %10’lara ulaştığında, tüm dünyaya Orta Koridorun verimliliğini anlatmak daha kolay olacaktır.

4. Türkiye’nin Güçlü Alanı: Çok Modlu Gelecek

Türkiye’nin ulaştırma ve lojistik vizyonu, bütün taşıma modlarında eşit ölçüde iddia üretmekten çok, en güçlü olduğu alanı merkeze alarak şekillenmelidir. Bu çerçevede bugün Türkiye’nin en görünür ve ölçülebilir üstünlük alanı havayolu taşımacılığıdır. İstanbul Havalimanı’nın küresel bağlantısallığı ile Türk Hava Yolları’nın yaygın ağ yapısı ve operasyonel kabiliyeti, Türkiye’yi havayolu taşımacılığında küresel arenada tartışmasız bir cazibe merkezi yapmıştır.

Bu nedenle Türkiye’nin oyun planı, bugünün somut gücünü esas almalıdır. İstanbul, havacılıkta lider bir merkez niteliği taşımaktadır. Stratejik kurgu ve oyun planı bu çekim gücünün etrafında inşa edilmelidir. Karayolu ve denizyolu ağları, liman bağlantıları, gümrük süreçleri ve üretim merkezleri bu merkezi destekleyecek biçimde bütünleştirildiğinde, Türkiye çok daha güçlü bir lojistik çarpan etkisi üretebilir. Demiryolunun da bu yapıya orta ve uzun vadede belirgin güç katması beklenmektedir. Ancak bunun için demiryolunun zamana, altyapı modernizasyonuna ve çok modlu taşıma entegrasyonu içinde olgunlaşmaya ihtiyacı vardır. Başka bir ifadeyle, demiryolu geleceğin önemli güç alanlarından biri olabilir; fakat bugünün stratejik merkezi İstanbul’un havayolu taşımacılığı gücüdür.

Sonuç ve Değerlendirme

Sonuç olarak Orta Koridor ve bağlantılı bölgesel ulaştırma projeleri, yalnızca jeopolitik heyecanla ya da sembolik haritalarla değerlendirilemeyecek kadar ciddi bir dış ticaret ve lojistik meselesidir. Türkiye açısından bu hatların taşıdığı stratejik anlam önemlidir; ancak stratejik önem ile ticari işlerlik aynı düzlemde ele alınmadığında, planlanan ile gerçekleşen arasında doğal olarak bir mesafe oluşmaktadır. Bugün sağduyulu yaklaşım, “köprü ülke” söylemini tekrar etmekten çok; yük üretebilen, risk yönetebilen, müşteri güveni oluşturabilen ve modlar arasında entegrasyon kurabilen bir sistem inşa etmeye odaklanmaktır.

Türkiye’nin havayolu taşımacılığında ortaya koyduğu somut bağlantısallık ve erişim gücü, bu bakımdan önemli bir referans sunmaktadır. Demiryolunun da orta ve uzun vadede bu yapıya belirgin güç katması beklenmektedir. Ancak bu katkının gerçek değere dönüşebilmesi, demiryolunun ticari akış, işletme disiplini, operasyon verimliliği ve çok modlu taşıma entegrasyonu içinde güçlendirilmesine bağlıdır. Kalıcı bölgesel etki de ancak bu şekilde mümkün olabilir.

ORTA KORİDOR VE TÜRKİYE: KISITLAR VE GERÇEKLİK.

Business Diplomacy dergisindeki yazım.

Business Diplomacy Magazine , Mayıs – Haziran 2026, Yıl:8, Sayı:40, s:76-79.

Erişim Linki: https://businessdiplomacy.net/tr/orta-koridor-ve-turkiye-kisitlar-ve-gerceklik/

ISSN: 2667 – 7199

Anahtar Sözcükler: Orta Koridor, Türkiye, ulaştırma, taşıma, lojistik, proje, risk, Murat ERDAL, havalimanı, İstanbul, demiryolu, havayolu, köprü, ekonomi, strateji, büyüme, rekabet, jeopolitik, yatırım

Otomotiv Sanayii Derneği, 2026’nın İlk 5 Aylık Verilerini Açıkladı!

Filo Yönetimi Eğitimi Operasyon Ve Planlama İlkeleri Haber Otomotiv Sanayii Derneği, 2026’nın İlk 5 Aylık Verilerini Açıkladı!

Otomotiv Sanayii Derneği, 2026’nın İlk 5 Aylık Verilerini Açıkladı!

Filo Yönetimi Eğitimi Operasyon Ve Planlama İlkeleri Haber Otomotiv Sanayii Derneği, 2026’nın İlk 5 Aylık Verilerini Açıkladı!Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2026 yılının ilk 5 aylık dönemine ilişkin verileri açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre toplam üretim yüzde 10 gerileyerek 538 bin 718 adet olarak gerçekleşti. Geçen yılın ilk 5 aylık dönemine göre yüzde 20 düşüş yaşanan otomobil üretimi 301 bin 367 adet oldu. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 547 bin 115 adet olarak gerçekleşti.

Ticari araç grubunda, yılın ilk 5 ayında üretim yüzde 6, ağır ticari araç grubunda yüzde 8 ve hafif ticari araç grubunda ise yüzde 6 artış gösterdi. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim 547 bin 115 adet olarak gerçekleşti. Mayıs ayında iş günü sayısının geçen yılın aynı ayına göre daha düşük olması sanayinin üretim ve ihracat rakamlarına yansıdı. Yılın ilk 5 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 15, otomobil ihracatı ise yüzde 29 geriledi.

Bu dönemde, toplam ihracat 373 bin 825 adet, otomobil ihracatı ise 180 bin 849 adet düzeyinde gerçekleşti. 2026’nın 5 aylık döneminde toplam pazar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 azalarak 468 bin 507 adede ulaştı. Pazardaki daralmaya rağmen toplam taşıt araçlarında yerli araç payı yüzde 30’dan yüzde 34’e yükseldi. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 10 gerileyerek 356 bin 256 adetten kapandı. 2025 yılının ilk 5 aylık dönemine göre ticari araç pazarı, geçen yılın aynı dönemine paralel seyrederken; hafif ticari araç pazarı yüzde 2 arttı, ağır ticari araç pazarı ise yüzde 11 daraldı.

Türkiye otomotiv sanayisine yön veren 13 üyesiyle sektörün çatı kuruluşu konumunda olan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2026 yılının ocak-mayıs dönemine ait üretim ve ihracat adetleri ile pazar verilerini açıkladı. Buna göre, yılın ilk 5 aylık döneminde toplam otomotiv üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10 azalarak 538 bin 718 adet olarak gerçekleşti. Otomobil üretimi yüzde 20 gerileyerek 301 bin 367 adet olurken, ticari araç üretimi yüzde 6 artış gösterdi. Bu dönemde ağır ticari araç üretimi yüzde 8, hafif ticari araç üretimi ise yüzde 6 arttı. Bu dönemde, otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 61 olarak gerçekleşti. Araç grubu bazında kapasite kullanım oranları hafif araçlarda (otomobil + hafif ticari araç) yüzde 62, kamyon grubunda yüzde 57, otobüs-midibüs grubunda yüzde 67 ve traktörde yüzde 27 seviyesinde gerçekleşti.

İlk 5 Ayda İhracat 16,6 Milyar Doları Buldu!

Mayıs ayında iş günü sayısının geçen yılın aynı ayına göre daha düşük olması otomotiv sanayinin üretim ve ihracat rakamlarına yansıdı. Yılın ilk 5 aylık döneminde otomotiv ihracatı adet bazında geçtiğimiz yılın aynı dönemine yüzde 15 geriledi ve 373 bin 825 adet olarak gerçekleşti. Bu dönemde otomobil ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 29 gerilerken, ticari araç ihracatı yüzde 5 oranında arttı.  Traktör ihracatı ise 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 20 artarak 5 bin 149 adet olarak gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre toplam otomotiv sanayi ihracatı, 2026’nın ilk 5 aylık döneminde toplam ihracattan aldığı yüzde 18 pay ile sektörel ihracat sıralamasında ilk sıradaki yerini korudu. 2026 yılı ocak-mayıs döneminde toplam otomotiv ihracatı, 2025 yılına göre yüzde 2 oranında artarak 16.6 milyar dolar oldu. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçı Birliği (OİB) verilerine göre ilk 5 aylık dönemde otomobil ihracatı 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 8 azalarak 4,4 milyar dolar oldu. Ana sanayi ihracatı yüzde 1, tedarik sanayi ihracatı da yüzde 3 oranında arttı.

Pazarda Yerli Araç Payı Arttı!

Filo Yönetimi Eğitimi Operasyon Ve Planlama İlkeleri Haber Otomotiv Sanayii Derneği, 2026’nın İlk 5 Aylık Verilerini Açıkladı!2026’nın ilk 5 ayında toplam pazar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 daralarak 468 bin 507 adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde, otomobil pazarında yüzde 10 oranında gerileme yaşandı ve 356 bin 256 adet oldu. Ticari araç pazarı ise yılın ilk 5 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine paralel seyrederken; hafif ticari araç pazarında yüzde 2 artış, ağır ticari araç pazarında ise yüzde 11 gerileme görüldü. Pazardaki daralmaya karşın yerli araç payında artış yaşandı. 2026 yılı ocak-mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yerli araç payı toplam taşıt araçlarında yüzde 30’dan yüzde 34’e, otomobilde yüzde 31’den yüzde 35’e, hafif ticari araçta yüzde 20’den yüzde 23’e, kamyonda ise yüzde 59’dan yüzde 66’ya yükseldi.


İŞ PROBLEMLERİNE ODAKLI EĞİTİMLER, ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR

EĞİTİM ve DANIŞMANLIK:

Kurumunuzun Filo Yönetimi, Turquality, satınalma ve tedarik zinciri fonksiyonunu sağlam, izlenebilir ve denetlenebilir bir kontrol yapısına kavuşturmak için eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle destek veriyoruz.

Eğitim teklifi almak için egitim@satinalmadergisi.com

Fabrikanızda Bire Bir (1-1) Yönetici ve Grup Eğitimleri

Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik Eğitimi Satın Alma Tedarik Zinciri Eğitimi

Turquality, Satın Alma, Tedarik Zinciri Eğitimleri için tıklayınız.

Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz. Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır. Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.

Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”

Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.

Prof. Dr. Murat Erdal 

Eğitim içeriklerini görmek için başlıklara tıklayınız.

Eğitim Filo Yönetimi Binek Araç Kiralama Satın Alma İdari İşler
Filo Yönetimi Eğitimi, Binek Araç Kiralama, Satın Alma ve İdari İşler

Türkiye’nin Her Yerinde Bire Bir (1-1) Yönetici Ekibi ve Şirket Eğitimleri:
İçerikleri incelemek için tıklayınız. 

☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)
☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve ISO 20400  Standardı Eğitimi (2 gün)

☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)
☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün)
☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)
☐ Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün) 

-> İçerikler için Eğitim Kataloğunu İndirebilirsiniz ->   https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf

Diğer Eğitim Başlıklarımız:

Eğitim içeriklerini görmek için başlıklara tıklayınız.

☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi (2 gün)

☐ İhale ve Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ İhale Kazanma, Teklif Verme, Satış ve Sözleşme Eğitimi (2 gün)

☐ Stratejik Satın alma Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)

☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün) 

☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)

☐ Satınalma ve Tedarik Zincirlerinde YAPAY ZEKA Eğitimi (2 gün)

☐ Emtia ve Kategori Uzmanları için Maliyet ve Fiyat Eskalasyon Analizi Eğitimi

☐ ISO 37001 Rüşvetle ve Yolsuzlukla Mücadele Yönetim Sistemi Standardı Eğitimi

☐ Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi (2 Gün)

☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)

☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)

 Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)

Kuruma özel program talepleri için: egitim@satinalmadergisi.com

C Level Pazarlık Eğitimi
C Level Pazarlık Eğitim Broşürünü İndirmek için Tıklayınız. PDF – Broşür——————————————————————————————————————————————-

Ecovadis Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi için tıklayınız. 

 Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu ve Kullanım Rehberi

Sürdürülebilirlik çalışmalarında temel konulardan biri, tedarikçilerden alınan verilerin düzenli, karşılaştırılabilir ve doğrulanabilir şekilde toplanmasıdır. Bu veriler, hem satınalma süreçleri hem de sürdürülebilirlik raporlaması açısından önemli bir temel oluşturur. Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu ve Kullanım Rehberi, şirketlerin bu verileri daha sistematik, tutarlı ve uygulanabilir bir çerçevede yönetebilmesi amacıyla hazırlanmıştır.

Emisyon Hesaplama Rehberi Scope 3
Değer Zinciri ve Emisyon Hesaplama Rehberi için tıklayınız.

SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
VE YEŞİL SATIN ALMA ISO 20400 MAKALELERİ

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK EĞİTİM TESTLERİ


 

Pazarlik Muzakere Profili Anketini Indiriniz
Pazarlık Müzakere Profili Anketini indiriniz

Pazarlık Anketini Yapın Müzakere Stilinizi Görün

PAZARLIK PROFİLİ ANKETİ

  • 4 Müzakereci Profilinden Hangisisiniz?
  • Pazarlık Stilinizi Keşfedin: Skorunuzu Görün
  • Ekip Profilinizi Ölçün, Gelişim Planınızı Başlatın
  • Sahada, Müzakerelerde Daha Net, Daha Hızlı, Daha Etkili Sonuç Alın

 

İş Bulmacaları Kelime Oyunları
İş Bulmacaları Kelime Oyunları

İş Bulmacaları Kelime Oyunları

Özel İş Bulmacaları. Meydan okumayı sevenleri 17 ayrı bulmaca bekliyor.
Online veya PDF üzerinde çözebilirsiniz. Kolaylıklar dileriz.

Sürdürülebilir ve Sorumlu Tedarik Zinciri Yönetimi Eğitimi

Sorumlu Ve Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi Eğitimi
Sürdürülebilir ve Sorumlu Tedarik Zinciri Yönetimi Eğitimi

Sürdürülebilir ve Sorumlu Tedarik Zinciri Yönetimi Eğitimi

Teklif almak için: egitim@satinalmadergisi.com

Eğitim Amacı:

Sorumlu Ve Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi Eğitimi
Sürdürülebilir ve Sorumlu Tedarik Zinciri Yönetimi Eğitimi

Tedarik zincirleri artık yalnızca maliyet, kalite ve teslimat performansı ile yönetilmiyor. Şirketlerden çevresel etkilerini, sosyal sorumluluklarını, etik uygulamalarını ve tedarikçi ilişkilerindeki risklerini birlikte yönetmeleri bekleniyor. CSDDD Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi de bu beklentiyi daha görünür hale getiriyor.

Bu eğitim, sürdürülebilir ve sorumlu tedarik zinciri yönetimini değer zinciri bakışıyla ele alır. Satınalma, kategori yönetimi, tedarikçi seçimi, sözleşme yönetimi, lojistik, emisyon verisi ve tedarikçi performansı birlikte değerlendirilir. Amaç, tedarik zincirindeki çevresel, sosyal ve etik riskleri daha görünür, ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirmektir.

Programda Kapsam 3 emisyonları yalnızca teknik bir karbon hesaplama konusu olarak ele alınmaz. Tedarikçi verisi, ürün karbon ayak izi, enerji kullanımı, malzeme seçimi, sevkiyat bilgileri, satınalma harcamaları ve değer zinciri kararlarıyla birlikte incelenir. Böylece katılımcılar, emisyon azaltım hedeflerinin satınalma ve tedarikçi yönetimiyle nasıl bağlantı kurduğunu görür.

Eğitimin güçlü odaklarından biri sorumlu tedarik zinciri yönetimidir. Tedarikçi davranış kuralları, etik kodlar, insan hakları, çalışma koşulları, çocuk işçi, zorla çalıştırma, ayrımcılık, taciz, iş sağlığı ve güvenliği, yolsuzluk, rüşvet, çıkar çatışması, hediye ve menfaat yönetimi sade ve uygulamaya dönük biçimde ele alınır.

Eğitim sonunda katılımcıların; sürdürülebilir ve sorumlu satınalma politikası oluşturma, tedarikçi sosyal uygunluk değerlendirmesi yapma, şikâyet ve ihbar mekanizmalarını kurgulama, sözleşmelere etik, sosyal ve çevresel yükümlülükler ekleme, tedarikçi denetimi ve düzeltici faaliyet planlarını yönetme konularında pratik bakış açısı kazanmaları hedeflenmektedir.

Program, şirketlerin sürdürülebilirlik yönetişimini güçlendirmeyi ve tedarik zinciri boyunca daha güvenilir, şeffaf ve sorumlu bir yönetim disiplini kurmayı amaçlar.

Eğitmen: Prof. Dr. Murat ERDAL
İstanbul Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı
merdal@istanbul.edu.tr

Eğitim Süresi: 2 Gün
Saatler: 10:00-16:00

Eğitim Planı:

  1. Gün | Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi

 

Tedarik Zincirinde Yeni Dönem

Tedarik zincirleri artık sadece fiyat, kalite ve teslimatla yönetilmiyor.
Çevre, karbon, insan ve mevzuat birlikte değerlendiriliyor.

  • Sürdürülebilirlik beklentileri
  • Müşteri talepleri
  • Mevzuat baskısı
  • Tedarikçi etkisi
  • Kurumsal sorumluluk

Değer Zinciri ve Özen Yükümlülüğü Bakışı

Bir ürün ya da hizmetin etkisi sadece şirket içinde oluşmaz.
Tedarikçiler, taşeronlar, lojistik firmaları ve müşteriler de bu zincirin parçasıdır.

  • Değer zinciri mantığı
  • Paydaş beklentileri
  • Tedarikçi ilişkileri
  • Lojistik etkiler
  • Risklerin görünür kılınması

ESG — Çevresel, Sosyal ve Yönetişim

Şirketler çevresel, sosyal ve yönetişim performanslarıyla değerlendiriliyor.
Tedarik zinciri bu değerlendirmenin en kritik alanlarından biridir.

  • Çevresel riskler
  • Sosyal riskler
  • Yönetişim riskleri
  • Tedarikçi kaynaklı riskler
  • ESG veri ihtiyacı
  • Sürdürülebilirlik raporlama beklentileri

Standartlar, Mevzuat ve Temel Kavramlar

Amaç, standartların iş süreçleriyle bağlantısını anlamaktır.

  • CSDDD Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi
  • BM İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri
  • İnsan Hakları ve Çevre Bağlantısı
  • ISO 14064 Sera Gazı Hesaplama ve Doğrulama Standardı
  • ISO 14067 Ürün Karbon Ayak İzi Standardı
  • ISO 14046 Su Ayak İzi Standardı
  • ISO 26000 Sosyal Sorumluluk Standardı
  • LCA Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi
  • EPD Çevresel Ürün Beyanı
  • PCF Ürün Karbon Ayak İzi
  • ISO 20400 Sustainable Procurement (Guide)

Yeşil Satınalma (Sürdürülebilir Tedarik)

Satınalma kararları karbon, enerji, su, atık ve kaynak kullanımı üzerinde doğrudan etkilidir.
Satınalma ekipleri sürdürülebilirlik hedeflerinin uygulayıcı gücüdür.

  • Sürdürülebilir satınalma politikası ve ISO 20400
  • Yeşil satınalma kriterleri
  • Kategori bazlı değerlendirme
  • Tedarikçi seçim kriterleri
  • Çevresel performans beklentileri

Kapsam 3 Emisyonları

Şirketlerin karbon etkisinin önemli bir bölümü değer zincirinde oluşur.
Tedarikçilerden gelen veri, karbon yönetiminin temel girdisidir.

  • Kapsam 3 emisyonları
  • Satınalma kaynaklı emisyonlar
  • Lojistik kaynaklı emisyonlar
  • Tedarikçi emisyon verisi
  • Faaliyet verisi toplama
  • Değer zinciri veri ihtiyacı

Sürdürülebilir Tedarikçi Geliştirme

Sürdürülebilirlik tedarikçiye sadece şart koşularak yönetilemez. Tedarikçinin ölçülmesi, izlenmesi ve geliştirilmesi gerekir.

  • Tedarikçi veri setleri
  • Tedarikçi performansı
  • Sürdürülebilirlik puanlama
  • İyileştirme planları
  • Emisyon azaltım hedefleri
  1. Gün | Sorumlu Tedarik Zinciri Yönetimi

Sorumlu Tedarik ve Özen Yükümlülüğü

Sorumlu tedarik zinciri yönetimi; etik, insan hakları, çalışma koşulları ve güvenli iş ortamını merkeze alır. Amaç sadece doğru ürünü almak değil; doğru koşullarda üretilmiş ürünü almaktır.

  • Etik tedarik
  • İnsan hakları
  • Çalışma koşulları
  • Güvenli iş ortamı
  • Tedarikçi sorumluluğu
  • Risk belirleme ve izleme
  • CSDDD Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi
  • BM İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri

Tedarikçi Davranış Kuralları

Şirketler tedarikçilerinden hangi davranışları beklediğini açıkça tanımlamalıdır.
Bu kurallar, tedarikçi ilişkisinin etik çerçevesini oluşturur.

  • Etik kodlar
  • Tedarikçi taahhütleri
  • Uyum beklentileri
  • Yasaklı uygulamalar
  • Tedarikçi sorumlulukları

İnsan Hakları ve Sosyal Riskler

Tedarik zincirinde insan hakları tüm iş ortaklarının sorumluluğudur. Sosyal riskler şirketler için kırmızı çizgidir.

  • Çalışma koşulları
  • Adil ücret
  • Çalışma saatleri
  • Çocuk işçi
  • Zorla çalıştırma
  • Ayrımcılık
  • Taciz
  • Kötü muamele

İş Sağlığı ve Güvenliği

Tedarikçinin iş güvenliği performansı, alıcı şirketin sorumlu tedarik anlayışının parçasıdır.
Güvenli üretim, sürdürülebilir tedarikin temel şartıdır.

  • ISO 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi
  • Güvenli çalışma ortamı
  • Kaza riskleri
  • Koruyucu önlemler
  • Tedarikçi iş güvenliği performansı

Etik Riskler ve Menfaat Yönetimi

Satınalma süreçlerinde güven esastır. Rüşvet, hediye, çıkar çatışması ve kişisel menfaat ilişkileri kurumsal güveni zedeler.

  • Yolsuzluk
  • Rüşvet
  • Çıkar çatışması
  • Hediye ve menfaat
  • Akrabalık ilişkileri

Tedarikçi Sosyal Uygunluk ve Risk Değerlendirmesi

Tedarikçinin sadece fiyatı ve kalitesi değil, çalışma koşulları ve etik uyumu da değerlendirilmelidir.Bu değerlendirme, sorumlu tedarik zincirinin kontrol mekanizmasıdır.

  • Tedarikçi öz değerlendirme
  • Belge kontrolü
  • Saha ziyareti
  • Risk sınıflandırması
  • Uygunluk takibi
  • Önleyici aksiyonlar

Şikâyet ve İhbar Mekanizması

Çalışanlar, tedarikçiler ve üçüncü taraflar güvenli şekilde bildirim yapabilmelidir.
Gizlilik ve misilleme yasağı, bu sistemin güvenilirliğini belirler.

  • Bildirim kanalları
  • Gizlilik
  • Misilleme yasağı
  • İnceleme süreci
  • Geri bildirim yönetimi

Sözleşme, Denetim ve Düzeltici Faaliyet

Sorumlu tedarik zinciri yönetimi sözleşmeye, denetime ve takip sistemine bağlanmalıdır.
Aksi halde iyi niyetli politikalar sahada karşılık bulmaz.

  • Etik hükümler
  • Sosyal hükümler
  • Çevresel hükümler
  • Denetim hakkı
  • Düzeltici faaliyet planı
  • Uygulama takibi

Sorumlu Satınalma Yönetişimi

Sorumlu satınalma kurumsal bir sistem olarak yönetilmelidir.
Politika, görev dağılımı, komite yapısı ve performans takibi birlikte çalışmalıdır.

  • Sorumlu satınalma politikası
  • Görev ve sorumluluklar
  • Komite yapısı
  • KPI performans göstergeleri
  • Raporlama


Anahtar Sözcükler:

CSDDD, Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi, Sorumlu Satınalma, sürdürülebilirlik, şikayet, ihbar, adil ücret, insan hakları, yönetişim, risk, risk değerlendirmesi, responsible procurement, sourcing, procurement, sustainability, sosyal uygunluk, etik, çevre, sosyal, çevresel, Değer Zinciri, Özen Yükümlülüğü, ayrımcılık, çeşitlilik, kapsayıcılık, tedarikçi, tedarikçi geliştirme, Sorumlu Tedarik Zinciri Yönetimi, Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi

 

1812- Yatırım Tabanlı Girişimcilik Destek Programı (BİGG Yatırım) Duyurusu

1812 Yatırım Tabanlı Girişimcilik Destek Programı (bi̇gg Yatırım) Duyurusu

1812- Yatırım Tabanlı Girişimcilik Destek Programı (BİGG Yatırım) Duyurusu

 

Bireysel Genç Girişim (BİGG Yatırım), teknoloji odaklı iş fikirlerinin katma değeri yüksek
şirketlere dönüşebilmesi için girişimcilere BİGG mükemmeliyet mührüyle beraber yatırım
desteği vermektedir.

 

TÜBİTAK tarafından belirlenmiş olan BİGG Uygulayıcı Kuruluşları, açılan çağrılar
kapsamında BİGG programı için başvuru kabul etmekte, hızlandırma eğitimleri ve mentörlük süresi sonunda TÜBİTAK değerlendirilmesine sunmaktadır.

 

BİGGist; Entertech İstanbul Teknokent yürütücülüğünde Biruni Teknopark, Teknopol İstanbul ve TÜRKSMD ortaklığında oluşturulan TÜBİTAK BİGG Konsorsiyumudur.

 

BİGG 2026-2 çağrısında TÜBİTAK ARDEB desteklerinden faydalanmış olan girişimci
adaylarına TÜBİTAK panel puanına ek olarak ödül puanı verilecektir. Ayrıca akademisyen,
öğrenci ve BİGG desteği ile kurulan firma sayısı Girişimci Yenilikçi Üniversite Endeksi’nde
Üniversite puanını toplamda %35 oranında etkilemektedir. Bu bağlamda, BİGG Yatırım desteği ile şirketleşmek isteyen ilgili üniversitelerden akademisyen ve öğrencilerin aşağıdaki adresten 88 numaralı BİGGist çağrısına başvuru yapmaları önemle duyurulur.

https://eteydeb.tubitak.gov.tr/teydebanasayfa.htm

1812 Yatırım Tabanlı Girişimcilik Destek Programı (bi̇gg Yatırım) Duyurusu

Çimento Sektöründe Yetkinlik Açığı ve Yeni Dönemin Gereklilikleri

Tedarik Zinciri Danışmanlığı Haber çimento Sektöründe Yetkinlik Açığı Ve Yeni Dönemin Gereklilikleri

Fabrikadan Yetkinliğe: Çimento Sektörünün Yeni Sınavı Sahada Değil Ekipte

Tedarik Zinciri Danışmanlığı Haber çimento Sektöründe Yetkinlik Açığı Ve Yeni Dönemin GereklilikleriÇimento sektörünü konuşurken son yılların başlığı uzun süre karbon ve yeşil dönüşüm oldu. Düşük karbonlu üretim, alternatif yakıt ve emisyon hedefleri sektörün gündemini büyük ölçüde belirledi. Ne var ki bu hedeflerin sahadaki karşılığını yaratan asıl unsur, teknolojiyi çalıştıran insanın kendisi. Dünyada ve Türkiye’de sektör söylemi de tam bu noktaya, yeşil ve dijital dönüşümün insan boyutuna kayıyor. Yatırımın büyüklüğü değil, o yatırımı yönetecek yetkinliğin derinliği önümüzdeki dönemin gerçek ayrışma çizgisini belirliyor. Bu yazı sektöre dışarıdan gelen üç yeni gerekliliğin nasıl tek bir içsel gerekliliğe dönüştüğünü ele alıyor.

Dijitalleşme, fiyatlanan karbon ve artan şeffaflık baskısı ilk bakışta birbirinden uzak başlıklar gibi görünüyor. Üçü de farklı kapılardan giriyor ama hepsi aynı kapıya, yeniden tanımlanan iş gücü ve yetkinlik haritasına çıkıyor. Sektörün önümüzdeki dönemi, büyük ölçüde bu haritayı ne kadar hızlı ve doğru çizdiğine bağlı olacak. Çünkü her teknolojik ve düzenleyici değişiklik, sonunda bir öğrenme ve uyum talebine dönüşüyor.

Üçüz Dönüşümün Belirleyici Ayağı

Türkiye çimento sektörü artık dönüşümünü birbirini besleyen üç eksende okuyor. Yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insan odaklı dönüşüm aynı bütünün parçaları haline geldi. Bu üçlünün yeşil ayağı yıllardır yoğun biçimde konuşuldu, dijital ayağı son dönemde hızla görünür oldu, insan ayağı ise çoğu zaman arka planda kaldı. Oysa küresel veriler belirleyici ayağın insan olduğunu gösteriyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 tarihli iş gücü araştırması, yeşil ve dijital dönüşümün önündeki en büyük engelin teknoloji ya da finansman değil beceri açığı olduğunu, işverenlerin yaklaşık üçte ikisinin bu açığı birinci sorun olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Çekirdek mesleki becerilerin yaklaşık yüzde kırkının beş yıl içinde değişmesinin beklnediği bir ortamda, dönüşümü yönetecek insan kaynağı hazır olmadan hiçbir yol haritası tek başına işlemiyor.

Bu tablo çimento gibi sermaye ve enerji yoğun bir sanayide daha da keskinleşiyor. Üretim hattına giren her yeni teknoloji, onunla çalışacak yeni bir yetkinlik kümesini de beraberinde çağırıyor. Sektör bu nedenle dönüşümü artık yalnızca fabrika ve ekipman meselesi olarak görmüyor, doğrudan bir insan kaynağı meselesi olarak ele almaya başlıyor. Sonraki başlıklarda bu üç kuvvetin her birinin nasıl yeni bir yetkinlik talebi doğurduğunu ayrı ayrı görmek mümkün.

Dijitalleşme Sahaya İndikçe Değişen İş Tanımı

Çimento üretimi uzun süre ağır ve mekanik bir sanayi kolu olarak görüldü. Bugün ise yapay zeka, ileri proses kontrolü, dijital ikiz ve kestirimci bakım uygulamaları üretim hattını yeniden kurguluyor. Sektörün önde gelen üreticileri, fırın ve değirmen süreçlerini gerçek zamanlı veriyle yöneten sistemlere, iş sağlığı ve güvenliğini yapay zeka temelli izleme çözümleriyle güçlendiren uygulamalara geçiyor. Bu dönüşüm, makinenin kendisini yenilemenin ötesinde, makineyi çalıştıran kişinin iş tanımını kökten değiştiriyor. Vardiya operatörü giderek veriyi okuyan, yorumlayan ve karar süreçlerini besleyen bir role kayıyor.

Bu kayma, yeni bir yetkinlik kümesini zorunlu kılıyor. Veri okuryazarlığı, dijital araçlara hakimiyet ve sistematik düşünme artık yalnızca bilgi işlem biriminin değil, sahadaki teknik ekibin de temel becerisi haline geliyor. Aynı fabrikada aynı makineyi çalıştıran iki ekip arasındaki fark, bundan sonra makinenin markasından çok veriyi işe çevirebilen insanın yetkinliğinden doğacak. Sektörün dijital olgunluğu yükseldikçe, bu beceriye sahip olmayan kadroların açtığı boşluk da daha görünür hale geliyor. Dijitalleşme bir teknoloji yatırımı olarak başlasa bile, çok kısa sürede bir yetkinlik yatırımı sorusuna dönüşüyor.

Bu değişim yalnızca üretim hattıyla sınırlı kalmıyor. Bakım ekipleri kestirimci modellerin ürettiği uyarıları yorumlamak, kalite birimleri süreç verisini istatistiksel olarak okumak, laboratuvar kadroları ise dijital analiz araçlarını kullanmak durumunda kalıyor. Otomasyonun arttığı her noktada insan, rutin işin yükünden kurtuluyor ama karar ve yorum yükünü daha fazla üstleniyor. Bu nedenle dijitalleşme çoğu zaman sanıldığı gibi kadroyu küçültmüyor, çıtayı yükseltiyor. Sektörün asıl darboğazı makineyi kurmak değil, o makineyle birlikte düşünebilen ekibi yetiştirmek olarak ortaya çıkıyor.

Karbon Bir Maliyet Kalemine Dönüşürken

Karbon, çimento sektörü için artık yalnızca bir çevre başlığı olmaktan çıkıyor. Türkiye, 2025’te yasalaşan İklim Kanunu’nun ardından kendi Emisyon Ticaret Sistemini 2026 başında pilot uygulamayla devreye aldı. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması tam yürürlüğe yaklaşırken, ihracata yönelen üreticiler için karbon sertifikasyonu giderek bağlayıcı bir koşula dönüşüyor. Buna Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları kapsamındaki ayrıntılı raporlama yükümlülükleri ile hidrojen ve karbon yakalama gibi yeni teknoloji tartışmaları ekleniyor. Karbon, bir raporlama konusu olmaktan çıkıp fiyatlanan, denetlenen ve rekabeti doğrudan etkileyen bir maliyet kalemine dönüşüyor.

Bu dönüşüm de kaçınılmaz biçimde bir yetkinlik talebi yaratıyor. Emisyon verisini doğru kuran, karbon maliyetini iş kararlarına yansıtan ve raporlama standartlarını okuyabilen bir bilgi düzeyi gerekiyor. Üstelik bu bilgi yalnızca çevre ya da sürdürülebilirlik biriminde değil, satınalma ve yönetim katmanında da aranıyor. Tedarikçi seçiminden yatırım kararına kadar her aşamada karbonun bir değişkene dönüşmesi, karbon okuryazarlığını dar bir teknik uzmanlık olmaktan çıkarıp, yaygın bir kurumsal yetkinliğe taşıyor. Bu yetkinliğe sahip olmayan firmalar, hedef pazarlardaki karbon temelli kurallara uyumda gecikme ve maliyet riski taşıyor.

Bu yetkinliğin satınalma tarafındaki karşılığı özellikle belirleyici bir hal alıyor. Karbon maliyeti tedarikçi seçimini, sözleşme koşullarını ve ürün tercihlerini doğrudan etkilemeye başladıkça, satınalma ekipleri tedarikçilerden güvenilir emisyon verisi isteyebilecek ve bu veriyi değerlendirebilecek bir donanıma ihtiyaç duyuyor. Bir tedarikçinin karbon performansını okuyamayan satınalma birimi, sözleşmeye gizli bir maliyet ve uyum riski taşıyor. Karbon böylece yalnızca üretim mühendisinin değil, sözleşmeyi kuran kişinin de gündemine giriyor. Bu da sürdürülebilirlik bilgisini kurumsal bir ortak dile dönüştürme ihtiyacını büyütüyor.

Şeffaflık Baskısı ve Veri Yönetişimi

Sektörün üzerindeki üçüncü kuvvet, artan şeffaflık ve denetim beklentisinden geliyor. Rekabet Kurulu, dünyanın önde gelen üreticilerinden biri olan Türkiye çimento sektöründe yüksek yoğunlaşma ve ürünün homojen yapısı gerekçesiyle geniş çaplı bir inceleme başlattı. İncelemenin firma ve müşteri düzeyinde mikro veriye dayanması, sektörün veriyle olan ilişkisini yeni bir disipline taşıyor. Bölgesel rekabet dinamiklerinin analitik bir çerçevede ele alınacak olması, üreticilerin kendi veri altyapılarını ve süreçlerini daha izlenebilir kılmasını gerektiriyor. Bu da şeffaflığı bir tercih olmaktan çıkarıp sektörün üzerine yerleşen yapısal bir gereklilik haline getiriyor. Yoğunlaşmış ve bölgesel bir pazarda alıcının tedarikçi seçeneği sınırlı kaldığından, mevcut ilişkilerin sağlıklı ve şeffaf yürütülmesi daha da önem kazanıyor.

Bu gereklilik kendi yetkinlik haritasını çiziyor. İzlenebilir veri yönetişimi, uyum süreçlerini yönetebilme ve şeffaf bir satınalma disiplini kurabilme öne çıkan beceriler arasında. Aynı baskı tedarikçi tarafında da hissediliyor. Büyük üreticilerin satınalma birimleriyle yerel tedarikçileri buluşturan tedarikçi günü programları, tedarikçinin de teknik şartname, kalite prosedürü ve termin disiplini bakımından aynı çıtaya uyum sağlamasını bekliyor. Yetkinlik çıtası hem üreticiyi hem de tedarik zincirinin kalan unsurlarını yukarı çekiyor.

Tedarikçi tarafındaki bu yükseliş, yerel firmalar için hem bir eşik hem bir fırsat. Büyük üreticinin tedarik zincirine girebilmek, artık uygun fiyatın ötesinde teknik şartnameye, kalite ve termin disiplinine ve giderek sürdürülebilirlik kriterlerine uyabilmeyi gerektiriyor. Bu eşiği aşan tedarikçi, daha büyük ve daha istikrarlı bir iş hacmine erişiyor. Aşamayan tedarikçi ise rekabetin dışında kalma riskiyle karşılaşıyor. Yetkinlik geliştirme bu nedenle yalnızca üreticinin değil, tedarikçinin de gündeminde ilk sıraya yerleşiyor.

Üç Kuvvet Tek Gereklilikte Buluşuyor

Dijitalleşme, fiyatlanan karbon ve şeffaflık baskısı ilk bakışta üç ayrı gündem gibi duruyor. Gerçekte üçü de aynı sonuca, sektörün yetkinlik haritasının yeniden çizilmesi gerektiğine işaret ediyor. Türkiye’de bu tabloyu en açık biçimde Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası’nın Uluslararası Çalışma Örgütü ve Avrupa Birliği desteğiyle yürüttüğü geleceğin iş gücü becerileri araştırması ortaya koyuyor. Sekiz ay süren ve insan kaynaklarından üretime, kalite ve araştırma geliştirmeden bakım ve enerjiye kadar çok sayıda fonksiyonu kapsayan çalışma, önümüzdeki dönemde veri analizi, dijital okuryazarlık, süreç yönetimi, sürdürülebilirlik odaklı yetkinlikler ve disiplinler arası çalışmanın belirleyici olacağını gösteriyor. Sektörün ihtiyacı tekil teknik kurslardan çok, teknik bilgiyi analitik düşünme ve uyum becerisiyle birleştiren bütünleşik bir yetkinlik dönüşümü.

Bu tespit sektörle de sınırlı kalmıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Ulusal Adil Geçiş Stratejisi kapsamında çimentoyu ele aldığı oturumda, yeşil ve dijital dönüşümün toplumsal etkilerini ve nitelikli iş gücünün geliştirilmesini öncelikli başlık olarak tanımladı. Devlet düzeyindeki bu çerçeve ile sektör araştırmasının aynı noktada buluşması, beceri dönüşümünün tekil bir şirket meselesi olmadığını gösteriyor. Beceri açığı, dönüşümün önündeki en somut engel olarak hem küresel hem ulusal düzeyde aynı yere işaret ediyor.

Bu beceri kümeleri küresel tabloyla da birebir örtüşüyor. Dünyada yeşil ve dijital dönüşüm çoğu zaman ikiz dönüşüm olarak birlikte anılıyor ve her ikisinin de aynı analitik düşünme, teknoloji okuryazarlığı ve sürekli öğrenme zeminine yaslandığı vurgulanıyor. Analitik düşünme, uluslararası araştırmalarda işverenlerin en çok aradığı çekirdek beceri olarak öne çıkıyor. Çimento sektörünün ihtiyaç listesi de bu küresel çerçeveyle aynı yöne bakıyor. Dolayısıyla buradaki yetkinlik dönüşümü yerel bir tercih olmaktan çok, sektörün küresel rekabet içinde kalmasının koşulu olarak okunmalı.

Yetkinliği Kim Kurar

Sorunun tespiti kadar, nasıl giderileceği de kritik durumda. Küresel deneyim, yetkinlik açığını kapatmanın en verimli yolunun dışarıdan hazır yetenek aramak yerine mevcut ekibi yeni rollere taşıyacak bir iç gelişim yaklaşımı kurmak olduğunu gösteriyor. Dünya Ekonomik Forumu verileri, çalışanı yeniden eğiterek dönüştürmenin dışarıdan işe almaya kıyasla belirgin biçimde daha düşük maliyetli olduğunu ve kurumsal bilgiyi koruduğunu ortaya koyuyor. Bunun ilk adımı, mevcut beceri envanterini gelecekteki ihtiyaçla karşılaştıran sistemli bir değerlendirme yapmak. Ardından sürekli öğrenme ve yapılandırılmış gelişim programlarıyla bu açığın planlı biçimde kapatılması geliyor.

Sektör bu yönde adım atmaya başlamış durumda. Çatı kuruluşların düzenlediği teknik ve yönetsel eğitim programları, beceri dönüşümünün yavaş yavaş kurumsallaştığının işareti. Yine de asıl belirleyici olan, bu programları dağınık girişimler olmaktan çıkarıp, kurumsal bir gelişim disiplinine dönüştürebilen yönetim yaklaşımı. Dijital ve karbon yatırımları ne kadar büyük olursa olsun, bu yatırımları yönetecek bilgi ve yapılandırılmış gelişim olmadan sahada beklenen karşılığı bulmuyor. Yetkinliği kurmayı erteleyen firma, farkında olmadan dönüşümün tamamını erteliyor.

Bu dönüşümü kuran firmalar, gelişimi ölçülebilir bir sürece bağlıyor. Hangi rolün hangi beceriye ne ölçüde ihtiyaç duyduğunu tanımlamak, ilerlemeyi izlemek ve eğitimi performansla ilişkilendirmek bu sürecin temelini oluşturuyor. Üst yönetimin konuyu sahiplenmesi, yetkinlik gelişimini bir insan kaynakları faaliyeti olmaktan çıkarıp, kurumsal stratejinin parçası haline getiriyor. Beceri açığını erken kapatan firma, hem dijital hem karbon dönüşümünde rakiplerinin önüne geçiyor. Yetkinlik bu nedenle bir maliyet kalemi olarak değil, bir rekabet kaldıracı olarak ele alınmayı hak ediyor.

Sonuç

Çimento sektörünün önümüzdeki dönemini biçimlendirecek dış kuvvetler bellidir. Dijitalleşme üretimi, fiyatlanan karbon maliyeti ve rekabeti yeniden tanımlamaktayken, artan şeffaflık ise veri ve uyum disiplinini yeniden tanımlıyor. Bu üç kuvvetin ortak sonucu, sektörün insan kaynağını ve yetkinlik haritasını yeniden kurma zorunluluğu. Rekabet farkı bundan sonra makinenin kendisinden gelmeyecek, makineyi yöneten ekibin yetkinliğine göre bu oluşacak. Yeşil ve dijital dönüşüm, ancak insan sermayesi bu dönüşüme hazır olduğunda sahada gerçeğe dönüşüyor.

Tedarik Zinciri Danışmanlığı Haber çimento Sektöründe Yetkinlik Açığı Ve Yeni Dönemin GereklilikleriBu nedenle yetkinlik gelişimi, sektör için teknik bir ayrıntı olmanın ötesinde, doğrudan stratejik bir yönetim meselesi. Dönüşümü kazanacak firmalar, teknolojiyi ve karbon hedeflerini önceliklendirenlerden çok, onları yönetecek insanı önceliklendirenler olacak. Bu önceliklendirme, sektörün önümüzdeki dönemde kimin önde olacağını da büyük ölçüde belirleyecek.


 

Değer Zinciri ve Kapsam 3 Emisyon Hesaplamaları Eğitimi 

Kapsam 3 Emisyon Hesaplama
Değer Zinciri ve Kapsam 3 Emisyon Hesaplamaları Eğitim içeriği için tıklayınız.

Sürdürülebilirlik komite üyeleri ve tedarik zinciri ekipleri için Premium Eğitim Programı
Teklif almak için: egitim@satinalmadergisi.com 

Eğitim Amacı:

“Değer Zinciri ve Kapsam 3 Emisyon Hesaplamaları Eğitimi”, şirketlerin sürdürülebilirlik, karbon yönetimi ve raporlama gerekliliklerini değer zinciri perspektifiyle ele almasını amaçlamaktadır. Eğitimde; iklim ve emisyon yönetiminde öne çıkan kuruluşlar, standartlar, müşteri beklentileri, sürdürülebilir raporlama çerçeveleri, sözleşme kontrol noktaları ve Kapsam 3 emisyonlarının temel yapısı bütünleşik biçimde incelenmektedir.

Programın temel amacı, katılımcıların Kapsam 3 emisyonlarını yalnız teknik bir hesaplama konusu olarak değil; satınalma, kategori yönetimi, tedarikçi verisi, lojistik, ürün karbon ayak izi, CAPEX–OPEX kararları, karbon önceliklendirme ve sürdürülebilir tedarikçi geliştirme süreçleriyle bağlantılı bir değer zinciri yönetimi alanı olarak kavramasını sağlamaktır.

Eğitim sonunda katılımcıların; değer zinciri boyunca emisyon verisinin nasıl oluştuğunu, hangi kuruluş ve standartların hesaplama ve raporlama süreçlerine yön verdiğini, Kapsam 3 kategorilerinin şirket faaliyetleriyle nasıl ilişkilendirileceğini, tedarikçi veri setlerinin nasıl yapılandırılacağını ve şirketin karbon nötr / emisyon azaltım hedeflerine nasıl katkı sağlanabileceğini değerlendirebilmeleri hedeflenmektedir.

Opsiyonel danışmanlık programı ile eğitimde aktarılan çerçevenin şirkete özel Kapsam 3 yol haritası, sürdürülebilir tedarikçi programı, satınalma dönüşümü ve sürdürülebilirlik komitesiyle eşgüdüm içinde uygulamaya taşınması amaçlanmaktadır.

Hedef Katılımcılar

Bu eğitim; sürdürülebilirlik komite üyeleri ve tedarik zinciri ekipleri başta olmak üzere, Kapsam 3 emisyon verisinin toplanması, doğrulanması, raporlanması ve karar süreçlerine taşınmasında rol alan yöneticiler ve uzmanlar için tasarlanmıştır.

  1. Gün: Değer Zinciri ve Emisyon Hesaplama Mimarisi
  • Değer Zinciri Boyunca ESG
  • İklim ve Emisyon Yönetiminde Ana Kuruluşlar ve Referanslar
  • Emisyon Hesaplama Standartları: ISO 14064, ISO 14067, LCA, EPD ve PCF
  • Müşteri Gereklilikleri ve Sürdürülebilir Raporlama Standartları
  • Karbon Saydamlık Projesi ve TSRS 1–2 Çerçevesi
  • Değer Zincirinde Paydaşlar, Şartnameler ve Sözleşme Kontrol Noktaları
  • Kapsam 3 Emisyonlarının Temel Çerçevesi
  1. Gün: Kapsam 3 Hesaplamaları ve Değer Zinciri Dönüşümü
  • Sürdürülebilir Tedarik Stratejisinin Belirlenmesi
  • Kapsam 3 Emisyon Kategorileri ve Değer Zinciri Haritalama
  • Kapsam 3 Hesaplama Yöntemleri
  • Kategori Satınalma ve Harcama Analizleri
  • CAPEX–OPEX ve Karbon Önceliklendirme
  • LCA, Sistem Sınırı ve Faaliyet Verisi Yönetimi
  • Ürün Karbon Ayak İzi, EPD ve Değer Zinciri Verisi
  • Upstream Emissions – Yukarı Yönlü Emisyon Hesaplamaları
  • Downstream Emissions – Aşağı Yönlü Emisyon Hesaplamaları
  • Tedarikçi Sürdürülebilirlik Veri Setleri ve Doğrulama
  • Sürdürülebilir Tedarikçi Geliştirme ve Puanlama
  • Şirket Karbon Nötr ve Emisyon Azaltım Hedeflerine Katkı

Opsiyonel Danışmanlık Programı

Şirkete Özel Kapsam 3 Yol Haritası ve Sürdürülebilir Tedarikçi Programı

  • Süre: 3 Ay
  • Odak: Satınalma Dönüşümü ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile Eşgüdüm

Opsiyonel danışmanlık programı, eğitim sonrasında şirketin kendi değer zinciri, satınalma kategorileri, tedarikçi yapısı ve veri altyapısı üzerinden uygulanabilir bir Kapsam 3 yol haritası oluşturmasını hedefler. Program kapsamında satınalma süreçleri, tedarikçi veri talepleri, kategori önceliklendirmesi, sözleşme kontrol noktaları ve sürdürülebilir tedarikçi geliştirme yaklaşımı şirket özelinde ele alınır.

Eğitim Bilgileri

Eğitim süresi 2 gün
Saat aralığı 10:00 – 16:00
Eğitmen Prof. Dr. Murat ERDAL
İletişim muraterdal.com | merdal@istanbul.edu.tr

 

Geniş Okuma Listesi

Bu yazının devamında sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi, yeşil satınalma, ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Rehberi, tedarikçi sürdürülebilirlik verisi, sürdürülebilir tedarikçi kimliği, şartnamelerde sürdürülebilirlik kriterleri ve sektör bazlı sürdürülebilirlik göstergeleri üzerine yayımlanmış önceki yazılarıma da göz atabilirsiniz.

SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
VE YEŞİL SATINALMA 
MAKALELERİ
Makalelere erişim için tıklayınız.