PPWR İLE Gelen Sorumluluklar
Emine KORKMAZ
İthalat – İhracat Müdürü
Yeşil Mutabakatı ve DPP’yi konuşurken, ihracatçılar için doğru yönetildiğinde fırsata dönüşebilecek bir regülasyon daha karşımızda.
Avrupa Komisyonu’nun Ağustos ayında güncellediği ve uygulama süreci kademeli olarak başlayan bu düzenleme, ürünün kendisi kadar onu saran ambalajın geleceğini de şekillendiriyor.
Nedir Bu Regülasyon?
PPWR (Packaging and Packaging Waste Regulation): Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü Ambalaj dünyasında neler değişecek, ihracatçıları nasıl etkileyecek?
Ürünlerin izlenebilirliğinin yanı sıra ambalajların da izlenebilir, geri dönüştürülebilir ve yeniden kullanılabilir olması yönünde önemli adımlar atılıyor. Bununla birlikte, belirli tek kullanımlık ambalajlara yönelik yasaklar da düzenlemenin bir parçası.
Yani mesele yalnızca ürünün kendisini dijital olarak takip etmek değil; onu çevreleyen ambalajın yaşam döngüsünü de yeniden takip edilir kılmak.
DPP ürünün dijital kimliğini öne çıkarırken, PPWR ambalajın da geleceğini yeniden şekillendiriyor.
Görünen o ki sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik yolculuğunda artık yalnızca ürüne değil, ambalajına da daha yakından bakmamız gerekiyor.
Peki Neler Bekliyor?
Teslimatlarda artık gereksiz ambalaj katmanları veya dolgu malzemeleri olmayacak. Boşluk içermeyen, küçük ve hafif ambalajlar kullanılacak; bu da yeniden kullanımı, yeniden doldurmayı ve atık toplamayı teşvik edecek.
Depozito ve iade sistemleri güçlendirilecek. Bazı tek kullanımlık plastikler yasaklanacak.
Ambalaj atıklarının çevresel etkilerinden kaynaklanan temizlik maliyetlerinde üreticilerin sorumluluğu artırılacak.
Gıdayla temas eden ambalajlarda, zararlı ve kanserojen etkiye sahip, doğada kaybolmayan ‘kalıcı’ kimyasalların kullanımı sınırlandırılacak.
Örneğin; yurt dışından bir ürün sipariş ettiğinizi düşünün. Ürünün etrafında boşlukları doldurabilmek için kullanılan köpükler, plastik hava yastıkları bazen ürünün kendisinden çok daha fazla yer kaplayabiliyor. Bu regülasyonda diyor ki aslında yaptığınız bu e-ticaret için boşluk oranı max. %50 olmalı. Ne yapılabilir? Design for Recycling yaklaşımının dışında, ürüne uygun daha küçük ambalajlar ve koliler tercih edilebilir. Cam ürünler veya elektronik cihazlar gibi hassas ürünlerde ise taşıma sırasında oluşabilecek hasarları önlemek için gerekli koruyucu malzemeler kullanılmaya devam edebilir tabi. Buradaki amaç, ürün güvenliğinden ödün vermeden gereksiz ambalaj kullanımını azaltmak. Böylece hem ambalaj atığı azaltılır hem de lojistik maliyetlerinden tasarruf sağlanabilir.
Bunların dışında; restoranlardaki küçük tek kullanımlık paketler ve otellerdeki mini şampuan ya da krem şişeleri, bazı fast-food ambalajları ve pizza kutuları da bu düzenlemenin içindedir.
Depozito sistemiyle de; plastik içecek şişeleri ve metal içecek kutularının iade edilmesi ve geri dönüşüm sürecine kazandırılması da ayrıca teşvik ediliyor.

İhracatçılar, ambalaj üreticileriyle bir araya gelerek mevcut süreçlerini yeniden değerlendirmeli; ambalajda izlenebilirlik ve mevzuata uyum konularını şimdiden planlamalıdır.
Ancak mesele yalnızca mevzuata uyum sağlamak değil; üretirken, paketlerken ve tüketirken çevreye verdiğimiz zararı en aza indirmek. Belki de tüm bu süreci en iyi özetleyen yaklaşım, basit ama güçlü bir felsefe: ‘Zarar Verme’..
Emine KORKMAZ
İthalat – İhracat Müdürü









