“Her Geciken Konteyner Sanayici İçin Ek Maliyet”
ABD-İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması sadece enerji piyasalarını değil küresel ticaret zincirinin önemli bir bölümünü de olumsuz etkiliyor. Bu bölgenin dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olduğunu belirten Sea Art Lojistik Genel Müdürü Burcu Çamur, “Boğazın kapanması veya riskli hale gelmesi, taşıma maliyetlerinin artmasına ve sevkiyat sürelerinin uzamasına yol açabilir. Özellikle petrol, petrokimya ürünleri ve Asya’dan gelen birçok ham madde için maliyet baskısı oluşabilir” dedi.
Hürmüz Boğazı çevresinde yükselen jeopolitik gerilim, dünya ticaretinin en kritik deniz geçitlerinden birinde hareketliliğin yavaşlamasına neden oldu. Bölgedeki güvenlik riskleri nedeniyle petrol ve LNG tankerlerinin geçişlerinde aksaklıklar yaşanırken, enerji sevkiyatının önemli bir bölümü gecikmeye başladı. Bu durum, küresel enerji akışının yanı sıra sanayi üretimini besleyen hammadde tedarikinde de belirsizlik yaratıyor. Körfez hattında artan riskler nedeniyle bazı sevkiyatların limanlarda veya açık denizde bekletildiği belirtilirken, enerji ve sanayi şirketleri olası gecikmelere karşı sözleşmelerinde mücbir sebep maddesini devreye almaya başladı. Katar, Kuveyt gibi enerji ihracatçısı ülkelerden çıkan sevkiyatlar ile Hindistan ve Çin gibi büyük tüketici pazarlarına giden yüklerde yaşanan gecikmeler, küresel tedarik zincirinde yeni bir krizi de beraberinde getiriyor.
“Mücbir Sebep Krizin Büyüklüğünü Ortaya Koyuyor”
Körfez hattındaki bu belirsizlik durumun küresel tedarik zincirinde yeni bir dönemi başlattığının altını çizen Sea Art Lojistik Genel Müdürü Burcu Çamur, “Limanlarda bekletilen her konteyner ve açık denizde rotasını değiştirmek zorunda kalan her tanker, sanayici için ek maliyet ve gecikme demektir. Navlun fiyatlarındaki kontrolsüz artış ve uzayan teslimat süreleri, çok yakında başka konuları da gündemimize getirebilir. Birçok küresel oyuncunun şimdiden mücbir sebep maddelerine devreye sokması durumun ciddiyetini ve operasyonel sürdürülebilirliğin ne kadar büyük bir tehdit altında olduğunu açıkça ortaya koyuyor” dedi.
EĞİTİM ve DANIŞMANLIK:
Kurumunuzda benzer risklerin suistimale dönüşmesini önlemek ve satınalma fonksiyonunu sağlam, izlenebilir ve denetlenebilir bir kontrol yapısına kavuşturmak için eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle destek veriyoruz:
☐ Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi (2 Gün)
☐ ISO 37001 Rüşvetle ve Yolsuzlukla Mücadele Yönetim Sistemi Standardı Eğitimi
☐ Temel Satınalma Eğitimleri -> Eğitim Kataloğunu İndirebilirsiniz –> https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf
YAZI DİZİSİ:
1 – Satın almada Suistimal ve Yolsuzluk: Kurumsallaşma Boşlukları ve Bir Dava İncelemesi
2 – Satınalma Süreçlerinde İhbar, İç Kontrol ve Gizlilik: Bir Dava İncelemesi
3 – Tedarikçinin Alacak İddiası ve Alıcının Nitelikli Dolandırıcılık Savunması: Bir Dava İncelemesi
SİZDEN GELENLER
Okur Katkısı: Vaka ve Soru Paylaşımı
Bu yazı dizisini sahadan gelen gerçek soru ve örneklerle zenginleştirmek istiyorum. Satınalma süreçlerinde karşılaştığınız etik ikilemleri, kontrol boşluklarını veya “nasıl önleriz?” dediğiniz risk başlıklarını benimle (editor@satinalmadergisi.com ) paylaşabilirsiniz; uygun gördüklerimi anonimleştirerek ilerleyen bölümlerde vaka olarak ele alacağım.
Paylaşım yaparken yalnızca genel çerçeveyi aktarmanız yeterli;
kişi/kurum ismi vermeden, örneği daha çok “süreç ve risk” boyutuyla anlatmanız yazı dizisinin amacına en iyi şekilde hizmet edecektir.

ŞİRKET EĞİTİMLERİ & SATINALMA ve TEDARİK ZİNCİRİ DANIŞMANLIĞI
Eğitim teklifi almak için egitim@satinalmadergisi.com
FABRİKANIZDA BİRE BİR (1-1) YÖNETİCİ ve GRUP EĞİTİMLERİ
- Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz.

Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır.
Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.
Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”
Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.
Türkiye’nin Her Yerinde Bire Bir (1-1) Yönetici Ekibi ve Şirket Eğitimleri
Eğitim içeriklerini görmek için başlıkları tıklayınız.
☐ Stratejik Satın alma Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)
☐ ISO 37001 Rüşvetle ve Yolsuzlukla Mücadele Yönetim Sistemi Standardı Eğitimi
☐ Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi (2 Gün)
☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Standardı Eğitimi (2 gün)
☐ Satınalma ve Tedarik Zincirlerinde YAPAY ZEKA Eğitimi (2 gün)
☐ Emtia ve Kategori Uzmanları için Maliyet ve Fiyat Eskalasyon Analizi Eğitimi
☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün)
☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)
☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)
☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)
ŞİRKET EĞİTİMLERİ & SATINALMA ve TEDARİK ZİNCİRİ DANIŞMANLIĞI
Eğitim teklifi almak için egitim@satinalmadergisi.com










(1) Dahilde işleme tedbirlerini, dahilde işleme rejimi ve belgede/izinde belirtilen esas ve şartlara uygun olarak yerine getirmeyenlerden;
İtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; söz konusu ihalenin 1’inci kısmına ilişkin olarak Teknik Şartname’de aranan “en az 65 alıcı RF kanalı” kriterini sağlamadığı ÜTS kayıtları ve üretici teknik dokümanları ile sabit olan GE Healthcare marka SIGNA Champion model 1,5 Tesla MR cihazını teklif eden isteklilerin tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği, idarece tesis edilen işlemde anılan cihazı teklif eden isteklilerin yalnızca Teknik Şartname’ye uygunluk belgelerinde yer alan beyanları esas alınarak değerlendirme yapıldığı, cihazın teknik kapasitesine ilişkin ÜTS kayıtları ve üretici teknik dokümanları ile Teknik Şartname arasındaki açık uyumsuzluğun dikkate alınmadığı, Teknik Şartname’ye aykırı olduğu objektif verilerle sabit olan bir cihazın uygunluk beyanı gerekçe gösterilerek değerlendirmeye alınmasının mevzuata uygun olmadığı iddialarına yer verilmiştir.


28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı saldırılar tüm şiddeti ile devam ederken ve İran bu saldırılara karşılık vererek ABD’nin bölgesel müttefiklerinin petrol rafinerilerine saldırırken, dünyayı nasıl bir geleceğin beklediğini endişeyle izlemeye başladık. 2 Mart tarihinde Rusya’nın ABD ve İsrail’in saldırgan politikası nedeniyle Üçüncü Dünya Savaşının başlayabileceğine ilişkin açıklaması endişelerin iyice artmasına neden oldu. Tüm borsa endekslerinin düştüğü; altın ve gümüşe hücumun şuursuzca devam ettiği bu günlerde, herhangi bir konuda uzun erimli ekonomik analiz yapmanın güçlüğü ve anlamsızlığı da orta yerde duruyor. Ancak, biz yine de enseyi çok karartmadan, özellikle Türkiye’yi yakından ilgilendiren ekonomik bir konuya değinmeden edemedik.
İşçilerin dinlenme hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış yine Anayasa’nın 50. maddesinde dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu belirtildikten sonra yıllık izin, hafta tatili ve bayram tatili hakları ayrıca vurgulanmıştır. Gerçekten de işçinin hiç dinlenmeden sürekli biçimde çalışması gerek beden ve ruh sağlığı gerekse sosyal, kültürel ve toplumsal birliktelik açısından olumsuz sonuçlara yol açacaktır. Bu yüzdendir ki, çalışanları yorgunluk ve onun beraberinde getireceği dikkatsizlik sonucu uğrayabilecekleri iş kazalarından korumak, çalışanların bedensel ve ruhsal olarak dinlenmelerini, toplumsal yaşamda var olmalarını sağlamak, iş yaşamında verimin ve kalitenin yükseltilmesi gibi birçok sebeple çalışanın yıllık izin, hafta tatili ve bayram tatili haklarını ve gün içinde ara dinlenmelerini tam olarak kullanabilmeleri oldukça önemlidir.
Hatırlıyorum. İşe ilk başladığım dönemlerdi. Şirketin genel müdürünü görmek çok önemli bir durumdu. Biz çaylaklar toplantıların nasıl geçtiğini hep merak ederdik. Ancak bir karar alındıktan sonra şirket içi sirküler olarak yayınlanırdı ve kararları öğrenirdik. O zamanların liderliği (belki bazı şirketlerde hâlâ böyle kalmış olabilir) biraz da mesafe işiydi.
Moda endüstrisi yapay zekayı tasarımdan pazarlamaya kadar her alanda hızla benimserken, sektörde dikkat çekici yeni bir etiket ortaya çıkıyor: “AI ile üretilmedi.” Bir zamanlar “Made in Italy”, “handmade” ya da “sürdürülebilir üretim” gibi ifadeler nasıl değer yaratıyorsa bugün de insan yaratıcılığını vurgulayan bu yeni ibare giderek güçlü bir pazarlama aracına dönüşüyor. Yapay zeka ile hızlanan moda dünyasında, ironik biçimde insan emeği yeniden ayrıcalıklı bir konuma yerleşiyor.
Ülkemizin ödemeler dengesi, TCMB rezervleri, ihracatın ithalatı karşılama oranları, yurt dışından ithal edilen tüm ithalat kalemleri için gerçek anlamda ihtiyaç duyduğumuz varlık; dövizdir. Dövizin az oluşu veya olmaması ülkemiz açısından ciddi sıkıntılar doğuracağı gibi gerek sermaye hareketleri, gerek ülkemize gelen, gerekse ülkemizden giden yatırımcılar, ülkemizin yatırım projeleri için dövizin varlığı şarttır.
Döviz üzerine kimler neler söylemiyor ki. En son dedikodu haberi Hatça Teyze’den. Ben bir şey söylemeyeyim, sizi Hatça Teyze ile baş başa bırakayım ve kendi gözlerinizle okuyun.
Dolar yılbaşı civarında TRL.43.- idi. Şubat ayının ilk haftasına kadar dolar REL.43.- bandında gitti, geldi, bir ara TRL.44.- oldu gibi ama tekrar yoluna TRL.43.- ile devam etti ve Şubat’ın ilk haftasından donda nihayet dolar fiyatı TRL.44.- oldu. Burada parite etkisi oldu mu diye sorsam, kafanızı parite ile karıştırmayayım şimdi.
2026 yılı sonuna kadar doların fiyatı TRL.46.60 hadi 40 kuruş da benden olsun dolar fiyatına TRL.47.- diyelim.
Sabah uyanıyoruz. Gözümüzü açmadan önce ekranı açıyoruz. Yüzümüz karanlıkta ama ekran aydınlık. İşte modern çağın ironisi burada başlıyor: Biz kararıyoruz, ekran parlıyor.