Eskişehir’e 30 Milyon Dolarlık GES Yatırımı

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Ve Yeşil Satınalma Eğitimi Haber Eskişehir’e 30 Milyon Dolarlık Ges Yatırımı

Eskişehir’e 30 Milyon Dolarlık GES Yatırımı

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Ve Yeşil Satınalma Eğitimi Haber Eskişehir’e 30 Milyon Dolarlık Ges YatırımıEkinciler Demir Çelik, YEO Teknoloji ile demir-çelik üretiminde enerjisini güneşten alıyor. YEO Teknoloji’nin ESCO modeliyle Eskişehir/Sivrihisar’da kurulacak 35,2 MWp’lik güneş enerjisi santrali (GES), 28 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilecek. İşletme ve bakım sorumluluğunu da YEO Teknoloji’nin üstlendiği santral, sanayide düşük karbonlu üretime geçişi hızlandıracak

Global enerji teknolojileri ve yenilenebilir enerji şirketi YEO Teknoloji, sanayide enerji dönüşümünü hızlandıran önemli bir projeye daha imza attığını açıkladı. YEO Teknoloji, Ekinciler Demir Çelik’in İskenderun’daki tesislerinin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde 35,2 MWp kapasiteli öz tüketime yönelik GES kuracak. 28 milyon USD yatırım büyüklüğüne ulaşacak olan proje, YEO Teknoloji’nin Energy Service Company (Enerji Hizmet Şirketi-ESCO) modeliyle hayata geçirilecek. İşletme ve bakım sorumluluğunu da YEO Teknoloji’nin üstlendiği santral, sanayide düşük karbonlu üretime geçişi hızlandıracak.

ESCO Portföyü 200 MW’ın Üstüne Çıkıyor

Ekinciler Demir Çelik ile yapılan anlaşma kapsamında santralin mühendislik, tedarik, inşaat ve devreye alma süreçleri YEO Teknoloji tarafından gerçekleştirilecek. Enerji performans sözleşmesine dayalı olarak hayata geçirilen ESCO modeli ile enerji tüketiminde uzun vadeli, öngörülebilir ve maliyet açısından sürdürülebilir bir yapı oluşturuluyor. YEO Teknoloji, Ekinciler Demir Çelik anlaşması ile bu alanda hayata geçirilen üçüncü büyük ESCO yap–işlet–devret projesine de imza atmış oldu. YEO Teknoloji’nin yenilenebilir enerji yatırımları iştiraki CALL Energy’nin toplam ESCO portföyü bu projeyle birlikte 200 MW’ın üstüne taşınmış olup bu alandaki güçlü büyüme ivmesinin önümüzdeki dönemde de devam ettirilmesi hedefleniyor.

YEO Teknoloji CEO’su Tolunay Yıldız söz konusu anlaşmayla ilgili şöyle konuştu: “Demir çelik sanayinin enerji dönüşümünde uzun vadeli, güvenilir ve ekonomik çözümler üretiyoruz. Ekinciler Demir Çelik ile hayata geçirdiğimiz bu yatırım hem yenilenebilir enerji kullanımını artıran hem de ülkemizin üretim gücünü daha sürdürülebilir hale getiren önemli bir adım oldu. YEO Teknoloji olarak ESCO yaklaşımımızla, enerjinin her koşulda erişilebilir ve verimli olmasını sağlamaya devam edeceğiz.”

Ekinciler Demir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Ekinci ise şunları söyledi: “YEO Teknoloji ile başlattığımız bu yatırım, üretim süreçlerimizi uzun vadeli bir temiz enerji altyapısına taşımamıza önemli katkı sağlayacak. Üretimimizde yenilenebilir enerji kullanımı hem maliyet yönetimi hem de çevresel sorumluluk açısından stratejik bir adım niteliği taşıyor. Ekinciler Demir Çelik olarak daha verimli, daha düşük karbonlu bir üretim modeli için kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz.”

Sanayi İçin Düşük Karbonlu Üretim Modeli

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Ve Yeşil Satınalma Eğitimi Haber Eskişehir’e 30 Milyon Dolarlık Ges Yatırımı35,2 MWp’lik GES’in devreye alınmasıyla Ekinciler’in yıllık enerji ihtiyacının önemli bir bölümü yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanmış olacak. Santralin sağlayacağı yıllık yaklaşık 65 milyon kWh’lik temiz enerji üretimi, bölgedeki sürdürülebilir üretim modellerine örnek teşkil edecek.

 

 


Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Standardı Yazı Dizisi

SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
VE YEŞİL SATINALMA SUNUMLARI VE DİĞER MAKALELER

Power Point Sunum Klasörünü indirebilirsiniz:

Sürdürülebilir Kalkınma Raporu ve Türkiye Analizi



İŞ PROBLEMLERİNE ODAKLI EĞİTİMLER, ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR

Ecovadis Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi için tıklayınız. 

 Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz.

Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır.
Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.

Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”

Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız.
Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim. Prof. Dr. Murat Erdal 

Türkiye’nin Her Yerinde Bire Bir (1-1) Yönetici Ekibi ve Şirket Eğitimleri:
İçerikleri incelemek için tıklayınız.

-> Eğitim teklifi almak için -> egitim@satinalmadergisi.com 

☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve ISO 20400 Standardı Eğitimi (2 gün)
☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün)
☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)
☐ İdari İşler ve Tesis Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)
☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)
☐ Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)

Dış Ticaret Eğitimi Dis Ticaret Lojistik Sozlesme Egitimi
Dış Ticarette Lojistik Operasyon ve Sözleşme Yönetimi Eğitimi için tıklayınız. 

-> EĞİTİM KATALOĞUNU İndirebilirsiniz ->   https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf

-> Eğitim teklifi almak için -> egitim@satinalmadergisi.com 

Sağlık Bilgi Yönetim Sistemi (SBYS) Hizmet İhalesinde Aşırı Düşük Açıklama Yapılması?

Sağlık Bilgi Yönetim Sistemi (sbys) Hizmet İhalesinde Aşırı Düşük Açıklama Yapılması Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Sağlık Bilgi Yönetim Sistemi (SBYS) Hizmet İhalesinde Aşırı Düşük Açıklama Yapılması?

Mehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Sağlık Bilgi Yönetim Sistemi (sbys) Hizmet İhalesinde Aşırı Düşük Açıklama Yapılması Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi tarafından sunulan aşırı düşük teklif açıklamasının mevzuata uygun olmadığı iddialarına yer verilmiştir.

Konu İle İlgili Güncel Kamu İhale Kurulu Kararına Göre;

Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Aşırı düşük teklifler” başlıklı 38’inci maddesinde “İhale komisyonu verilen teklifleri değerlendirdikten sonra, diğer tekliflere veya idarenin tespit ettiği yaklaşık maliyete göre teklif fiyatı aşırı düşük olanları tespit eder. Bu teklifleri reddetmeden önce, belirlediği süre içinde teklif sahiplerinden teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları yazılı olarak ister.

İhale komisyonu;

a) İmalat sürecinin, verilen hizmetin ve yapım yönteminin ekonomik olması,

b) Seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin mal ve hizmetlerin temini veya yapım

işinin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar,

c) Teklif edilen mal, hizmet veya yapım işinin özgünlüğü,

gibi hususlarda yapılan yazılı açıklamaları dikkate alarak, aşırı düşük teklifleri

değerlendirir. Bu değerlendirme sonucunda, açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı

açıklamada bulunmayan isteklilerin teklifleri reddedilir. …”

Kurum, ihale konusu işin türü, niteliği ve yaklaşık maliyeti ile ihale edilme usulüne göre aşırı düşük tekliflerin tespiti, değerlendirilmesi ve ekonomik açıdan en avantajlı teklifin belirlenmesi amacıyla sınır değerler ve sorgulama kriterleri belirlemeye, ihalenin bu maddede öngörülen açıklama istenilmeksizin sonuçlandırılabilmesine, ayrıca yaklaşık maliyeti 8 inci maddede öngörülen eşik değerlerin yarısına kadar olan hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinde sınır değerin altında olan tekliflerin bu maddede öngörülen açıklama istenilmeksizin reddedilmesine ilişkin düzenlemeler yapmaya yetkilidir. İhale komisyonu bu maddenin uygulanmasında Kurum tarafından yapılan düzenlemeleri esas alır.” hükmü,

Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Hizmet alımı ihalelerinde sınır değer tespiti ve aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesi” başlıklı 79’uncu maddesinde “…Hizmet alımı ihalelerinde sınır değer tespiti ve aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesi

79.1. Hizmet alımı ihalelerinde sınır değer aşağıdaki kurallara göre tespit edilir.

79.1.1. Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde kar hariç yaklaşık maliyet tutarı sınır değer olarak kabul edilir.

79.1.2. Personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmet alımı ihalelerinde sınır değer;

SD: Sınır değeri,

YM: Yaklaşık maliyeti,

n: İhalenin ilk oturumunda teklif mektubu ve geçici teminatı usulüne uygun olduğu anlaşılan ve teklif tutarı yaklaşık maliyetin yüzde 60’ından düşük ve yaklaşık maliyetten yüksek olanlar dışındaki isteklilerin teklif sayısını,

T1, T2, T3….Tn: İhalenin ilk oturumunda teklif mektubu ve geçici teminatı usulüne uygun olduğu anlaşılan ve teklif tutarı yaklaşık maliyetin yüzde 60’ından düşük ve yaklaşık

maliyetten yüksek olanlar dışındaki isteklilerin teklif bedellerini,

R: Sınır Değer Tespit Katsayısını

79.1.3. 79.1.2 nci maddede yer alan R değeri her yıl 1 Şubat tarihinden geçerli olmak üzere Kurum tarafından belirlenir ve ilan edilir. İhalenin konusu veya işin niteliğine göre Kurum tarafından farklı R değerleri belirlenebilir.

79.2. İhale ilanında ve dokümanında teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden açıklama isteneceği belirtilen hizmet alımı ihalelerinde, aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesi aşamasında aşağıdaki düzenlemelere göre işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

79.2.1. Aşırı düşük tekliflere yönelik açıklama istenmesine ilişkin yazıda, isteklilerin yapacakları açıklamalara esas olacak önemli teklif bileşenlerinin, bütün istekliler için aynı unsurları içerecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Aşırı düşük teklif açıklaması sunulması için

isteklilere üç (3) iş gününden az olmamak üzere uygun bir süre verilir.

79.2.2. İstekliler aşırı düşük olarak tespit edilen tekliflerini aşağıdaki yöntemleri kullanarak açıklayabilirler.

79.2.2.1. Üçüncü Kişilerden Alınan Fiyat Teklifleri: Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin üçüncü kişilerden fiyat teklifi alınması durumunda, öncelikli olarak fiyat teklifini veren kişiyle tam tasdik sözleşmesi yapan veya beyannamelerini imzalamaya yetkili olan meslek mensubu tarafından ilgisine göre teklife konu mal veya hizmet için maliyet tespit tutanağı veya satış tutarı tespit tutanağı düzenlenecektir. Tutanaklar fiyat teklifinin dayanağı olarak düzenlenecek olup, aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında sunulacaktır.

Maliyet tespit tutanağı dayanak alınarak fiyat teklifi sunulabilmesi için, fiyat teklifinin  mamul/mala ilişkin olması halinde mamul/malın birim fiyatının, tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim maliyetin altında olmaması; fiyat teklifinin hizmete ilişkin olması halinde ise bu hizmetin birim fiyatının, tutanakta tespit edilen toplam birim maliyetin altında olmaması, fiyat teklifi üzerine meslek mensubu tarafından “Bu fiyat teklifindeki birim fiyatın, mükellefin yasal defter ve belgelerine göre tarafımca düzenlenerek onaylanan (…/…/…) tarih ve (…) sayılı maliyet tespit tutanağındaki ortalama/toplam birim maliyet tutarının altında olmadığını beyan ederim.” ibaresinin yazılarak imzalanması ve iletişim bilgileri de belirtilmek suretiyle kaşelenmesi/mühürlenmesi gerekmektedir.

Satış tutarı tespit tutanağı dayanak alınarak fiyat teklifi sunulabilmesi için teklif edilen birim fiyatın, ilgili tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim satış tutarının % 80’inin altında olmaması, fiyat teklifi üzerine meslek mensubu tarafından “Bu fiyat teklifindeki birim fiyatın, mükellefin yasal defter ve belgelerine göre tarafımca düzenlenerek onaylanan (…/…/…) tarih ve (…) sayılı satış tutarı tespit tutanağındaki ağırlıklı ortalama birim satış tutarının % 80’inin altında olmadığını beyan ederim.” ibaresinin yazılarak imzalanması ve iletişim bilgileri de belirtilmek suretiyle kaşelenmesi/mühürlenmesi gerekmektedir.

Üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin teklife konu alanda faaliyet gösterenlerden alınması gerekmekte olup, bu belgelerin ihale tarihinden önce düzenlenmiş olması zorunlu değildir. Kaşeleme işlemi 8.4 üncü maddede belirtilen özel kaşe kullanılmak suretiyle yapılabileceği gibi, bu kaşe dışında meslek mensubuna ilişkin bilgileri içeren kaşe kullanılmak suretiyle de yapılabilir.

79.2.2.2. Merkezi Kamu Kurum ve Kuruluşları Tarafından Ülke Çapında Sunulan Mal ve Hizmetlere İlişkin Fiyatlar: Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin merkezi kamu kurum ve kuruluşları tarafından ülke çapında sunulan mal ve hizmetlere ilişkin fiyat tarifeleri veya istekliye verilmiş fiyat teklifleri açıklama yöntemi olarak kullanılabilir. Bu yöntemle yapılmış açıklamanın geçerli olabilmesi için kullanılan fiyatların ilan/davet ile ihale tarihi arasında (ihale tarihi hariç) geçerli olması zorunludur.

79.2.2.3. Kamu Kurum ve Kuruluşları Tarafından İlan Edilen Fiyatlar: Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin kamu kurum ve kuruluşları tarafından ilan edilmiş fiyat tarifeleri açıklama yöntemi olarak kullanılabilir. Bu usulle yapılmış açıklamanın geçerli olabilmesi için ilan edilen fiyatların ihalenin ilan/davet ile ihale tarihi arasında (ihale tarihi hariç) geçerli olması zorunludur.

79.2.2.4. Ticaret Borsası Fiyatları: Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 51 inci maddesinin (c) bendi uyarınca borsa idaresi tarafından düzenlenen ve ilgili malın ihale tarihinden önceki son 12 ayın herhangi bir işlem gününde gerçekleşen ortalama fiyatını gösteren belge ile açıklama yapılabilir.

79.2.2.5. Toptancı Hal Fiyatları: Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin 11/3/2010 tarihli ve 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca faaliyet gösteren toptancı hali idaresi tarafından düzenlenen ve ilgili malın ihale tarihinden önceki son 12 ayın herhangi bir işlem gününe ait ortalama fiyatını gösteren belge ile açıklama yapılabilir.

79.2.2.6. Özel veya Münhasır Hak Sahibi Kuruluşların Uyguladığı Fiyatlar: İlgili mevzuatı uyarınca, belirli mal veya hizmetlerin kamuya sunulması konusunda lehine sınırlama bulunan kuruluşların tedarikçisi oldukları mallar veya sunucusu oldukları hizmetler  için uyguladıkları fiyatlar ile açıklama yapılabilir. Bu usulle yapılmış açıklamanın geçerli olabilmesi için kullanılan fiyatların ilan/davet ile ihale tarihi arasında (ihale tarihi hariç) geçerli olması zorunludur.

79.2.2.7. İsteklinin Kendi Ürettiği, Aldığı veya Sattığı Mallara İlişkin Fiyatlar: Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin olarak isteklinin kendi ürettiği, aldığı veya sattığı mallara ait fiyatların kullanılması durumunda, istekliyle tam tasdik sözleşmesi yapan veya beyannamelerini imzalamaya yetkili olan meslek mensubu tarafından ilgisine göre aşırı düşük teklif açıklamasına konu mal için düzenlenen maliyet/satış tutarı tespit tutanağı ile açıklama yapılabilir.

Maliyetler dayanak alınarak yapılan açıklamanın geçerli olabilmesi için teklif edilen birim fiyatın, ilgili tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim maliyetin altında olmaması ve isteklinin ilan/davet tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay veya bundan önceki üç ay içinde ihale konusu işte kullanılmasını öngördüğü mal miktarının en az yarısı kadar alım yapmış olması gerekir.

Satışlar dayanak alınarak yapılan açıklamanın geçerli olabilmesi için teklif edilen birim fiyatın, ilgili tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim satış tutarının % 80’inin altında olmaması, malın ticaretinin isteklinin faaliyet alanında olması ve isteklinin ilan/davet tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay veya bundan önceki üç ay içinde ihale konusu işte kullanılmasını öngördüğü mal miktarının en az 1/20’si kadar satış yapmış olması gerekir.

İsteklinin ilan/davet tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay veya bundan önceki üç ay içinde 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelere açıklama konusu mala ilişkin satış yapmış ve satılan malın idarece kabul edilmiş olması durumunda, maliyet/satış tutarı tespit tutanağı sunulmasına gerek bulunmayıp sadece söz konusu satışa ilişkin fatura örnekleri veya bu örneklerin noter, YMM, SMMM ya da vergi dairesince onaylı suretleri ile de belgelendirme yapılabilir.

Kaşeleme işlemi 8.4 üncü maddede belirtilen özel kaşe kullanılmak suretiyle yapılabileceği gibi, bu kaşe dışında meslek mensubuna ilişkin bilgileri içeren kaşe kullanılmak suretiyle de yapılabilir.

79.2.2.8.İsteklinin Ortağı Olduğu Tüzel Kişiye Ait İşletmeden Mal Çekmesiyle Oluşan Emsal Bedel: Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin olarak isteklinin ortağı olduğu tüzel kişiye ait işletmeden mal çekmesi veya satın alması durumunda söz konusu malın emsal bedeli ile değerlenmesi gereklidir. Emsal bedelinin tespitinde 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri esas alınır. Bu durumda, Vergi Usul Kanununa göre hesaplanan emsal bedeli gösteren ve istekliyle tam tasdik sözleşmesi yapan veya beyannamelerini imzalamaya yetkili olan meslek mensubu tarafından hazırlanarak imzalanan ve kaşelenen beyanın verilmesi yeterlidir. Kaşeleme işlemi 8.4 üncü maddede belirtilen özel kaşe kullanılmak suretiyle yapılabileceği gibi, bu kaşe dışında meslek mensubuna ilişkin bilgileri içeren kaşe kullanılmak suretiyle de yapılabilir.

79.2.3. Meslek mensubu; üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifi üzerindeki beyanın ve emsal bedel beyanı ile tutanaklardaki bilgilerin doğruluğundan sorumludur. Meslek mensubu ibaresinden Yeminli Mali Müşavirler veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler anlaşılır”

79.2.4. Tutanakların ilan/davet tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay veya bundan önceki üç ay içindeki bilgiler esas alınarak düzenlenmesi zorunludur.

Örneğin; ilan tarihi 10.03.2024 olan ve açık ihale usulü ile yapılan bir ihalede ilan  tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay olan “01.12.2023-29.02.2024” veya bundan önceki üç ay olan “01.09.2023-30.11.2023” aralığına ilişkin tutanaklar sunulur. …” açıklaması,

İdari Şartname’nin “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde “2.1. İhale konusu işin/alımın;

a) Adı: 36 Ay Süreli Sağlık Bilgi Yönetim Sistemi (SBYS) Hizmet Alımı

b) Türü: Hizmet alımı

c) İlgili Uygulama Yönetmeliği: Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği

ç) Miktarı:

36 Ay Süreli Sağlık Bilgi Yönetim Sistemi (SBYS) Hizmet Alımı

Ayrıntılı bilgi idari şartnamenin ekinde yer almaktadır.

d) İşin yapılacağı/malın teslim edileceği yer…………. İl Sağlık Müdürlüğü, ………… ”düzenlemesi,

Aynı Şartname’nin “Teklif fiyata dâhil olan giderler” başlıklı 25’inci maddesinde “…

25.3. Teklif fiyata dâhil olan diğer giderler aşağıda belirtilmiştir:

25.3.1.

1-Sözleşmenin uygulanması sırasında ilgili mevzuat gereğince yapılacak ulaşım,  sigorta, montaj, resim, harç, (KDV Hariç) Vergi vb. giderler ile ihale ve sözleşmeye ilişkindamga vergileri, Kamu İhale Kurumu payı ve noter masrafları gibi sözleşme giderleri ile amortisman, teknik şartnamede belirtilen hizmetin verilmesi esnasında yüklenici tarafından karşılanacak tüm yazılım, lisans ve ihale konusu işte kullanılacak, oryantasyon (ihale konusu işe uyum) eğitimi gideri, demonstrasyon işlemleri ile ilgili tüm giderler teklif fiyata dahildir.

2 KİŞİ X 36 AY Brüt Asgari Ücretin % 150 Fazlası Ücret Ödenecektir.

3 KİŞİ X 36 AY Brüt Asgari Ücretin % 40 Fazlası Ücret Ödenecektir.

2-Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının 05/06/2008 tarih ve 4211 (2008/42) sayılı Genelgesinde belirtilen hükümler gereğince; İşçilerin yemek ihtiyaçları yüklenici tarafından karşılanacaktır. Ancak, yükleniciye yemek ihtiyacının karşılanması noktasında bir bedel ödenmeyecek olup, bu bedelin karşılığı olarak hizmet alımı kapsamında çalıştırdığı işçilerin yemek ihtiyaçlarını karşılaması için hastanede çıkan yemekten bedelsiz olarak faydalanması imkanı verilecektir. İstekliler de tekliflerinde işçilerin yemek ihtiyaçları için bir bedel öngörmeyeceklerdir.

3-Brüt yol ücretleri ayda 26 gün üzerinden hesaplanacak ve personel ücret bordrosunda ayrıntılı olarak gösterilecek olup, teklif fiyata dahil edilecektir.(……. Belediyesi İl Meclis Encüman Kararında ………. İli Sınırları İçerisinde Sivil 1(bir) kişi gidiş ve dönüş ücreti günlük 40,00.-TL olarak belirlenmiştir.)

4-Proje Sorumlusu ve Sistem Yöneticisi Personeli (2 kişi) En az Önlisans Mezunu Ulusal bayram, genel tatil günleri ve fazla çalışma 45,5 gün’dür.

5-Kısa vadeli sigorta prim oranı: %2,25’dir.

25.3.4. Diğer giderler:

İlgili mevzuat gereğince ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç giderleri teklif fiyata

dahil edilecektir…” düzenlemesi,

“Aşırı düşük teklifler” başlıklı 31’inci maddesinde “31.1 Teklifi sınır değerin altında

kalan isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir. Bu kapsamda; ihale komisyonu sınır değerin altında kalan teklifleri aşırı düşük teklif olarak tespit eder ve bu teklif sahiplerinden Kurum tarafından belirlenen kriterlere göre teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları ister. İhale komisyonu;

a) Verilen hizmetin ekonomik olması,

b) Seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin işin yerine getirilmesinde kullanacağı

avantajlı koşullar,

c) Teklif edilen hizmetin özgünlüğü,

gibi hususlarda yapılan açıklamaları dikkate alarak aşırı düşük teklifleri

değerlendirir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Teknik Şartname’nin “Veri Tabanı Yönetim Sistemi” üst başlıklı 8.6’ncı maddesinde “Yüklenici tarafından temin edilen SBYS yazılımının çalışabildiği VTYS altyapısının İdare’nin sahip olduğu VTYS’den (Oracle, Standard Edition 2 Veritabanı, 2 CPU, Full Use, Lisans No:22150570) farklı bir VTYS olması durumunda gereken VTYS lisansları Yüklenici tarafından temin edilecektir.” düzenlemesi yer almaktadır.

09.10.2025 tarihinde yapılan ihaleye (4) isteklinin katıldığı, 23.10.2025 tarihli ihale komisyonu kararı ile ihalenin aşırı düşük teklif açıklaması uygun bulunan ……….. Sağlık Bilgi Sistemleri Anonim Şirketi üzerinde bırakıldığı, başvuru sahibi isteklinin teklifinin de sınır değerin üzerindeki ilk teklif olduğu görülmüştür.

İdare tarafından 14.10.2025 tarihinde ……….. Sağlık Bilgi Sistemleri Anonim Şirketi’ne EKAP üzerinde gönderilen yazıda “Hastanemizce 09.10.2025 tarihinde 2025/1385297 ile “36 Ay Süreli Sağlık Bilgi Yönetim Sistemi (SBYS) Hizmet Alımı” ihalesi yapılmıştır. İhalede tekliflerin değerlendirmesi sürecine geçilmiş olup, teklifinizin yaklaşık maliyet  ve verilen tekliflerle birlikte sınır değer hesaplamasına tabi tutulduğunda 24.874.176,87 TLolan sınır değerin altında kaldığı görülmüştür.

Buna göre; Tekliflerde önemli bileşenler olarak belirlenen aşağıdaki unsurları kapsayacak  açıklamaların İdari Şartnamenin 33.Maddesi ve Kamu İhale Genel Tebliği 78.1.4’ üncü maddesi kapsamında KİK İşçilik modülü kullanılarak (Sözleşme ve Genel Giderler Dahil) maliyetlerin yazılı ve belgeli olarak en geç 21.10.2025 tarihine İdaremize ulaştırılmasını rica ederim.

Aşın düşük teklif sorgusuna ilişkin açıklanması istenen hususlar;

İşçilik Maliyetleri

SBYS Yazılım Maliyetleri

Veri Tabanı Yönetim Sistemi Maliyetleri

Firma Karı

Sözleşme Giderleri

KİK Payı

Karar Pulu

Damga Vergisi” ifadelerine yer verilerek aşırı düşük teklif açıklaması istenilmiştir.

…………..Sağlık Bilgi Sistemleri Anonim Şirketi tarafından EKAP’a yüklenen 20.10.2025 tarihli aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında; açıklama yazısına, işçilik hesaplama modülü çıktılarına, yazılıma ilişkin demirbaş kayıt listesine, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü tarafından bilgisayar kod numarası (Bil-Kod) verilmesine ilişkin belgeye, bilgisayar yazılımı, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri ve bilgisayar hizmetlerine ilişkin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından verilen Marka Yenileme Belgesi’ne ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen 07.12.2017 tarihli Sağlık Bakanlığı kayıt tescil sistemine kaydın bulunduğuna ilişkin belgeye yer verildiği görülmüştür.

Anılan istekli tarafından sunulan aşırı düşük teklif açıklaması, başvuru sahibinin iddiaları kapsamında incelendiğinde;

Söz konusu istekli tarafından açıklamasında;

Yol bedeli dahil işçilik giderine ilişkin toplam 11.234.362,68 TL bedel öngörüldüğü,

Açıklama yazısında yazılımın kendilerine ait olduğunun belirtildiği ve bu hususu tevsiken kendi üretimleri olduğu belirtilen ……….. adlı yazılımın 2010 yılında üretildiğini, 5 yıl amortisman süresine tabi olduğunu ve amortisman süresinin tamamlandığını gösteren 08.10.2024 tarihli SMMM onaylı Demirbaş Kayıt Listesi’nin sunulduğu, ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve ilgili mevzuat uyarınca firma adına tahsis edilen Bilgisayar Kod Numarasını gösteren belgeye yer verildiği, bunun yanında açıklama kapsamında Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen 07.12.2017 tarihli Sağlık Bakanlığı kayıt tescil sistemine kaydın bulunduğuna ilişkin belgeye ve bilgisayar yazılımı, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri ve bilgisayar hizmetlerine ilişkin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından verilen Marka Yenileme Belgesi’ne yer verildiği,

Sunulan Marka Yenileme Belgesi’nde “İşbu marka ilk defa 11/10/2010 tarihinde tescil edilmiş olup, 11/10/2020 tarihinden itibaren ON YIL süreyle yenilenmiştir.” ifadelerine yer  verildiği, ayrıca bu hususta açıklama yazısında amortismana Tabi İktisadi Kıymetler ve Oranlar başlıklı Tebliğin 57’nci maddesi kapsamına giren ve firmalarına ait olan yazılım programlarının, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünün Tescil belgesi ile kayıt altına alındığı, ilgili tebliğ gereği, tescilinden sonraki 5 yılın sonunda amortisman bedelinin sıfırlandığı, dolayısı ile kullanılmakta olan yazılımın kurulması için herhangi bir maliyet söz konusu olmadığından sunulan eser niteliğindeki yazılım programlarının maliyetine ilişkin bugün itibari ile sunulacak bir belgenin bulunmadığı, bu kapsamda amortisman ömrünün dolduğuna dair Demirbaş Kayıt Listesi ve HBYS yazılımının firmalarına ait olduğunu gösteren BİL-KOD, Marka Tescil ve Bilgisayar Programları ve Veri Tabanlarına İlişkin Kayıt Tescil belgelerinin sunulduğunun belirtildiği,

Görülmüştür.

Lisans giderine ilişkin, Teknik Şartname’nin “Veri Tabanı Yönetim Sistemi” başlıklı  8.6’ncı maddesinde yer alan düzenleme uyarınca idarede bulunan lisansların kullanılacağıbelirtilerek lisans maliyetine ilişkin de herhangi bir maliyetin öngörülmediği, Sözleşme ve genel giderlere ilişkin olarak teklif bedeli üzerinden binde 9,48 oranında sözleşme damga vergisi, binde 5,69 oranında ihale karar pulu ve on binde beş oranında Kamu İhale Kurumu pay giderine ilişkin 377.429,48 TL bedel öngörüldüğü, firma karı olarak 12.474.326,44 TL bedel öngörülerek 24.086.118,60 TL’lik teklif bedelinin açıklandığı, Anlaşılmıştır.

Yukarıda yer alan hükümler ve tespitler neticesinde, ihale üzerinde bırakılan istekli tarafından yukarıda detaylarına yer verilen açıklamaları incelendiğinde, söz konusu isteklinin teklifini maliyet bileşenleri bazında ayrıştırdığı, her bir maliyet bileşeni için öngördüğü bedeli tevsik etmek amacıyla mevzuatta öngörülen yöntemler ile açıklama yaptığı, bu kapsamda işçilik maliyetinin İdari Şartname’nin 25’inci maddesi ile birim fiyat teklif cetvelinin ilgili kalemlerinde belirtilen personel sayısı ve ücret tutarı ile fazla çalışma ve yol bedeli dikkate alınarak açıklandığı, yazılımın kendilerine ait olduğuna dair belgelerin sunulduğu ve söz  konusu yazılımın amortisman ömrünü tamamlaması nedeniyle bu maliyet için herhangi birmaliyet öngörülmemesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı, Teknik Şartname’de belirtilen düzenleme çerçevesinde lisans maliyeti için de herhangi bir maliyet öngörülmediği, başvuru sahibinin itirazen şikayet dilekçesinde yer verdiği diğer maliyet kalemlerinin aşırı düşük teklif sorgulama yazısında önemli teklif bileşenleri arasında yer almadığı anlaşıldığından, söz konusu istekli tarafından yapılan açıklamanın uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla başvuru sahibinin iddialarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sağlık Bilgi Yönetim Sistemi (sbys) Hizmet İhalesinde Aşırı Düşük Açıklama Yapılması Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemMehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Sağlık Bak. SGB E. Bşk./KİK E. Üyesi

Mhatasever@gmail.com

Mehmetatasever.org

Alım Talebi: TIR Kapsülü Çakma Makinesi (Hidrolik)

Alım Talebi Tir Kapsülü çakma Makinesi (hidrolik)

Alım Talebi: TIR Kapsülü Çakma Makinesi (Hidrolik)

Bir firmamız için, Hidrolik TIR Kapsülü Çakma Makinesi alımı yapılacaktır. Kuşgözü vb. metal aksamları çakma ve delme özelliği olması istenmektedir. Makine, kesme ve çakma işlemlerini tek seferde gerçekleştirebilmelidir.

Teslim yeri Ankara – Kahramankazan’dır.

Ödeme şekli ve istenilen ürün hakkındaki standartlar ve diğer spekler için, ilgili olan üretici ya da satıcıların, aşağıdaki adımların ardından, iletişime geçmesi rica olunur.

Alım Talebi Tir Kapsülü çakma Makinesi (hidrolik)

Teklif Vermek İçin;

  1. SATINALMA DERGİSİ’ne abone ol.
  2. Dergi Aboneliği sayfasından PROFESYONEL ÜYELİK işlemlerini tamamla.
  3. Ödeme sonrasında FİRMA BAŞVURU FORMU’nu doldur.

https://satinalmadergisi.com/satici/

TEKLİF VERME : İhtiyacın detaylarını öğrenmek ve teklif vermek için Dergi Aboneliği sayfasından PROFESYONEL ÜYELİK (750 TL) SATIN ALMANIZ GEREKMEKTEDİR. Aboneliğiniz 1 yıl geçerli olup, bir sene boyunca tüm alım taleplerine teklif verebileceksiniz.

Patronla Etkili İletişim

Patronla Etkili İletişim Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Patronla Etkili İletişim

M. Efsun Yüksel Tunç
Eğitmen ve Yönetim Danışmanı
Yaşam ve Yönetici Koçu

Patronla Etkili İletişim Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİş hayatında pek çok konu teknik bilgiyle, süreçlerle ya da deneyimle çözülebilir. Ancak bazı konular vardır ki, doğrudan iletişim becerimizle şekillenir. Patronla kurduğumuz iletişim de bunların başında gelir. Çünkü burada yalnızca bir mesaj iletmeyiz; aynı zamanda duruşumuzu, profesyonelliğimizi ve ilişki yönetimi becerimizi de ortaya koyarız.

Araştırmalar, yöneticilerle kurulan iletişimin çalışan bağlılığı, performans ve psikolojik güvenlik algısı üzerinde doğrudan etkisi olduğunu gösteriyor. Gallup’un çalışan deneyimi raporlarına göre, yöneticisiyle açık ve net iletişim kurabildiğini düşünen çalışanların hem performansı hem de kurumda kalma isteği anlamlı biçimde artıyor. Bu da bize şunu söylüyor: patronla iletişim bir “an” değil, sürdürülebilir bir beceri alanı.

Patronla yapılan görüşmelerin büyük bölümü, içerikten çok hazırlık seviyesi nedeniyle zorlayıcı hale geliyor. Ne söyleyeceğimizi netleştirmeden, beklentimizi tanımlamadan yapılan her konuşma, belirsizlik yaratıyor.

Etkili bir iletişim için önce kendimize şu soruları sormamız gerekiyor:

  • Bu görüşmenin amacı ne?
  • Benden ne beklenebilir?
  • Ben ne talep ediyorum, ne öneriyorum?

Harvard Business Review’da yayımlanan çalışmalarda, yöneticilerin “hazırlıklı gelen çalışanları” daha yetkin ve güvenilir algıladığı vurgulanıyor. Hazırlık; uzun sunumlar yapmak değil, mesajı netleştirmek demek. Kısa, veriye dayalı ve çözüm odaklı olmak bu noktada fark yaratıyor.

İş hayatında doğru mesaj, yanlış zamanda verildiğinde etkisini kaybedebilir. Patronla konuşurken yalnızca ne söylediğimize değil, ne zaman ve hangi ortamda söylediğimize de dikkat etmemiz gerekiyor.

Plansız yaklaşımlar yerine:

  • Görüşme için uygun zamanı kollamak,
  • Gerekirse kısa bir randevu talep etmek,
  • Konuşmanın çerçevesini önceden paylaşmak,

iletişimin kalitesini ciddi biçimde artırıyor. McKinsey’nin liderlik iletişimi üzerine yaptığı araştırmalardaki bulgulara göre, çerçevesi net çizilmiş görüşmeler hem daha kısa sürüyor hem de daha somut kararlarla sonuçlanıyor.

Patronla iletişimde en sık yapılan hatalardan biri ya fazla savunmacı ya da fazla iddialı bir dile kaymak. Oysa etkili iletişim, dengeli bir duruş gerektirir. Biz diliyle konuşmak burada kritik:

  • “Bunu yapamadım çünkü…” yerine
  • “Bu noktada şu engelle karşılaştık ve şu çözümü öneriyorum” demek,

sorumluluk alan, olgun bir iletişim kurmamızı sağlar. Araştırmalar, çözüm önerisiyle gelen çalışanların yöneticiler tarafından daha fazla dikkate alındığını ve gelişim potansiyeli yüksek olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.

Patronla konuşurken çoğu zaman anlatmaya odaklanıyoruz; oysa dinlemek en az konuşmak kadar önemli. Etkili dinleme, yöneticinin önceliklerini, beklentilerini ve karar arka planını anlamamızı sağlar. Dinleyebilen çalışan, daha doğru sorular sorar. Doğru sorular ise daha sağlıklı kararların kapısını açar. Aktif dinleme, gerektiğinde duyduklarımızı özetlemek ve netleştirmek, iletişimde güven inşa eder.

Her görüşme beklediğimiz gibi ilerlemeyebilir. Patron farklı bir konuya geçebilir, talebimizi erteleyebilir ya da eleştirel bir geri bildirim verebilir. Bu noktada önemli olan, duygusal değil profesyonel kalabilmektir.

Araştırmalar, zor geri bildirimler karşısında sakin kalan ve savunmaya geçmeyen çalışanların, uzun vadede daha güçlü ilişki kurduğunu gösteriyor. Gerekirse görüşmeyi teşekkür ederek sonlandırmak ve düşünmek için zaman istemek de profesyonel bir tercihtir.

Konunun kültürel boyutuna da bakmakta fayda var. Türkiye’de iş kültürü; hiyerarşi, saygı ve ilişki yönetiminin iç içe geçtiği bir yapı sunar. Bu nedenle patronla iletişimde:

  • Hitap şekli,
  • Beden dili,
  • Sohbet – iş dengesi

önemlidir. İlk etapta güven ve ilişki kurmak, sonrasında iş konuşmak çoğu zaman daha sağlıklı sonuç verir. Bu, profesyonellikten uzaklaşmak değil; kültürel farkındalık göstergesidir.

Patronla etkili iletişim doğuştan gelen bir yetenek değil; öğrenilen, geliştirilen ve zamanla olgunlaşan bir beceridir. Hazırlık, doğru zamanlama, net dil, aktif dinleme ve kültürel farkındalık bu becerinin temel taşlarıdır.

Bizler patronla konuşmayı bir stres alanı değil, bir etki alanı olarak gördüğümüzde hem kendi gelişimimize hem de kurumun sağlıklı işleyişine katkı sağlarız. Çünkü güçlü iletişim, yalnızca bireysel başarıyı değil, birlikte üretme kapasitesini de büyütür.

Patronla Etkili İletişim Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemM. Efsun Yüksel Tunç

Eğitmen ve Yönetim Danışmanı

Yaşam ve Yönetici Koçu

efsun@indus.com.tr

https://www.linkedin.com/in/efsunyukseltunc/

www.efsunyuksel.com

Instagram @indusefsun

 

Eşya, Muayenesi Sonrası Gümrük İşlemleri Bitmeden, Sahibine Teslim Edilebilir Mi?

Eşya, Muayenesi Sonrası Gümrük İşlemleri Bitmeden, Sahibine Teslim Edilebilir Mi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Eşya, Muayenesi Sonrası Gümrük İşlemleri Bitmeden, Sahibine Teslim Edilebilir Mi?

Kerim ÇOBAN

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

I- İlgili Mevzuat Hükümleri

Eşya, Muayenesi Sonrası Gümrük İşlemleri Bitmeden, Sahibine Teslim Edilebilir Mi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem“Eşyanın Teslimi” Deyimi: Eşyanın tabi tutulduğu gümrük rejimi ile öngörülen amaçlar doğrultusunda gümrük idareleri tarafından ilgilisine teslimini ifade eder.

 

– Başka bir eşyanın beyanı sonucunu doğurmaması kaydıyla, beyan sahibinin talebi üzerine beyannamede yer alan bir veya daha fazla bilginin düzeltilmesine, gümrük idarelerince izin verilir.

Ancak;

a) Beyan sahibine eşyanın muayene edileceğinin bildirilmesinden,

b) Söz konusu bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden,

c) 73 üncü madde hükümleri saklı kalmak üzere, eşyanın teslim edilmesinden,

Sonra beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilmez.

– 1- Kanunun 63.maddesinin birinci fıkrasında geçen ‘başka bir eşya’ ifadesinden, tarife alt pozisyonu değişen, değişmemesi durumunda ise her türlü vergi ile ek mali yükümlülüğün advalorem usulde oran veya spesifik usulde miktarına ve/veya ticaret politikası önlemine ilişkin faydalanılacak hak ve menfaatlerde farklılık gösteren eşya anlaşılır.

2- Eşyanın teslimine kadar;

a) Eşyanın muayenesi için bilgisayar sistemi tarafından beyanın kontrolü türünün kırmızı hat olarak belirlenmesinden,

b) Beyan edilen eşyaya ilişkin bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden,

Önce beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilir.

3- Beyanın kontrolü türü kırmızı hat olarak belirlenen eşyaya ilişkin bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden önce düzeltme talebinde bulunulması halinde talep Kanunun 234.maddesinin üçüncü fıkrasından yararlanma talebi olarak değerlendirilerek (…  Yukarıda belirtilen aykırılıkların gümrük idaresince tespit edilmesinden önce beyan sahibince bildirilmesi durumunda söz konusu cezalar yüzde on nispetinde uygulanır.) sistemde gerekli düzeltmeler yapılır. Beyan edilen eşyaya ilişkin bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden sonra düzeltme talebinde bulunulması halinde ise düzeltme talepleri kabul edilmeyerek Gümrük Yönetmeliğinin 192 ve 193 üncü maddeleri uygulanır.

4- Cezai hükümler saklı kalmak kaydıyla, beyanname tescil tarihinden itibaren üç yıllık süre içinde yükümlünün talebi üzerine Kanunun 73.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilir. Ancak, dahilde işleme rejimi için bu sürenin üç yıldan daha uzun belirlenmesine Ticaret Bakanlığı yetkilidir.

– 1. Gümrük idareleri, eşyanın tesliminden sonra ve beyannamedeki bilgilerin doğruluğunu saptamak amacıyla, eşyanın ithal veya ihraç işlemlerini veya sonraki ticari işlemlere ilişkin ticari belge ve verileri kontrol edebilirler. Bu kontroller beyan sahibine, söz konusu işlemler ile doğrudan ya da dolaylı olarak ticari yönden ilgili diğer kişilere veya belge ve verileri ticari amaçla elinde bulunduran diğer kişilere ait yerlerde yapılabilir. Mümkün olduğu takdirde eşya muayene de edilebilir.

Gümrük idareleri, kendi yetkileri doğrultusunda veya beyan sahibinin talebi üzerine, yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, beyannamenin düzeltilmesini eşyanın tesliminden sonra da yapabilirler.

Beyannamenin incelenmesi veya eşyanın tesliminden sonraki kontrolü sonucunda, ilgili gümrük rejimine ilişkin hükümlerin yanlış veya eksik bilgilere dayanarak uygulandığının saptanması halinde, gümrük idareleri, bu Kanunda yer alan ceza hükümleri saklı kalmak üzere, beyanı yeni bulgulara göre düzeltmek için gerekli işlemleri yaparlar.

Gümrük Yönetmeliğinin 192.Maddesine Göre (Tespit Edilen Farklılıklara Uygulanacak İşlemler):

1) Miktar noksanlıklarında, noksanlığın eşyanın telef veya kaybından veya noksan gönderildiğinin sabit olmasından veya çalınmasından ileri geldiğinin anlaşıldığı hallerde, bu noksanlığı karşılayan kıymet, beyan edilen esas kıymetten düşülerek kalan kıymet vergi matrahına esas tutulur.

2) Muayene sonucunda bulunan eksiklik veya fazlalığın eşyanın tabiatı icabı ek-11’de bulunan oranlarda olduğunun anlaşılması halinde, işlemler gümrük idaresince tespit edilen miktar üzerinden yapılır ve ceza uygulanmaz.

3) Muayene sonucunda tespit edilen gümrük tarife istatistik pozisyonu, miktar, kıymet, menşe ve/veya kullanım yeri farklılığı nedeniyle yapılacak tahakkuklarda ve idare tarafından alınacak kararlarda, yürürlükteki kaçakçılıkla mücadele mevzuatı, dış ticaret mevzuatı ve diğer mevzuat ile ticaret politikası önlemlerine ilişkin hükümler de göz önünde bulundurulur.

Yani, miktar farkında/ eşyanın beyana göre fazla çıkması durumunda ek tahakkuk ve ceza kararı alınır.

 

– 1) Beyanın kontrolü sonucunda fark tespiti halinde, sistemde gerekli düzeltmeler yapılarak idare amirince beyan sahibine tebliğ edilir.

2) Tespit edilen farklara itiraz edilmesi halinde 585 ila 590 ıncı maddelere göre işlem yapılır.

Gümrük Kanununa Göre: 1. Eşyanın ilgili rejime tabi tutulma şartlarının yerine getirilmesi ve eşyanın yasaklayıcı veya kısıtlayıcı önlemlere tabi olmaması kaydıyla, gümrük idareleri, tescilden sonra beyannamedeki bilgileri kontrol ederek veya belli hallerde kontrol etmeksizin, eşyayı teslim ederler. Ancak, beyannamenin incelenmesinin makul bir süre içinde tamamlanamadığı ve bu inceleme sırasında eşyanın hazır bulundurulmasına gerek olmadığı hallerde de eşya teslim edilir.      …

Beyannamenin tescilinin bir gümrük yükümlülüğü doğurması halinde, gümrük vergileri ödenmedikçe veya teminata bağlanmadıkça beyanname kapsamı eşya teslim edilemez. Ancak, bu hüküm kısmi muafiyete tabi geçici ithalat rejimine uygulanamaz.

Beyan edilen gümrük rejimi hükümlerine göre teminat istenmesi halinde, söz konusu teminat alınmadan eşya teslim edilemez.

Gümrük Yönetmeliğine göre; 1- Yükümlüler, mercilerince verilecek kararlardan önce, ihtilaf konusu eşyayı çekmek isterlerse, aşağıda yazılı şartlarla istekleri kabul olunur ve eşyanın çekilmesine izin verilir.

a) Kararların yükümlüce (mükellefçe) tebellüğ edilmiş olması ve taleplerinin bir dilekçe ile gümrüğe verilmiş olması,

b) Yükümlünün beyanına göre yapılan vergi tahakkukları ile gümrük idaresince tahakkuk ettirilen bütün vergiler arasındaki farkın ve eşyanın alıcısı adına düzenlenen para cezalarının teminata bağlanması,

c) Uyuşmazlığın idari yargı merciine intikali halinde bu hususun belgelenmesi,

ç) İdarece gerekli görülecek her türlü bilgi veya belgenin sunulması.

d) Düşük kıymet beyanı şüphesiyle kıymet araştırması yapılan hallerde yükümlünün beyanına göre yapılan vergi tahakkukları ile gümrük idaresince tahakkuk ettirilen bütün vergiler arasındaki farkın teminata bağlanması.

2- Vergi tahakkukunun kesinleşmesinden önce idare ile yükümlü arasında çıkan uyuşmazlık yürürlükteki yasaklama ve kısıtlama hükümlerini ihlal eder mahiyette olduğu takdirde bu madde hükmü uygulanmaz.

3- Birinci fıkranın (d) bendinin uygulanmasında düşük kıymet beyanı şüphesiyle kıymet araştırması yapılan hallerde, araştırmanın bu maddenin uygulanmasının talep edildiği tarihten itibaren bir yılda sonuçlanmaması halinde, gümrük idaresinde mevcut verilere göre işlem sonuçlandırılır. Bu süreden sonra alınan cevaplar çerçevesinde vergi farkı ortaya çıkan hallerde gerekli işlemler yerine getirilir.

Not: Bu konu başta olmak üzere, YYS Yıllık Faaliyet Raporu Hazırlanması, YYS Yıllık Zorunlu Eğitimlerinin Verilmesi, YYS Revizyonları, Ön İzleme, Yeni YYS Belgesi Hazırlıkları ve YYS Belgesi Alım Süreci, YYS Başvuru Formlarının Doldurulması, YYS Danışmanlığı, vb. Tüm YYS Süreçleri hakkında daha fazla ayrıntılı bilgiyi, Gümrük ve Dış Ticaret Mevzuatı konularında gerekli Hukuki ve Mevzuat Desteğini, İdari ve Adli İtiraz Süreçleri, Dava Açılması, Dava Aşamalarının Takibi, İlgili Mevzuat Ve Hukuki Açılardan Gerekli İtiraz Ve Savunmaların Yapılarak Dava Sonucunun Olumlu Sonuçlandırılması, Sonradan Kontrol/ Firma İncelemesi  Yaptırılması, Antrepo Açma, Antrepo Genişletme, AN6, AN7, AN8 Raporlarının düzenlenmesi, … vb, işlemleri, Sürekli/ Düzenli, Aylık, Yıllık Gümrük ve Dış Ticaret Danışmanlığı, Olay (Konu) Başı Gümrük ve Dış Ticaret Danışmanlığı, Gümrük ve Dış Ticaret Mevzuatı Eğitimleri, … vb. konularında yardım, destek, danışmanlık ve benzeri hizmetleri -İsterseniz- Firmalarımız “Çoban Gümrük Dış Ticaret Denetim, Danışmanlık ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği A. Ş.”den veya “Çözüm Denetim Gümrük Dış Ticaret Ve Danışmanlık A. Ş.”den alabilirsiniz.

Sonuç Olarak

1- 4458 sayılı Gümrük Kanununun 69.maddesi ile Gümrük Yönetmeliğinin 587.maddesi kapsamında ilgili serbest dolaşıma giriş/ ithalat beyannamesinin tescil edildiği Gümrük idaresine yazılı olarak başvurarak (Başvuru yazısında; söz konusu eşya veya eşyaların ticari faturasına ve taşıma belgesindeki miktarı veya miktarları dikkate alınarak beyan edildiği, eşya  fazlalığından firmanın haberinin olmadığı, yapılan gümrük beyanı ve tescil işlemlerinde ilgili firmanın herhangi bir kastının, özellikle vergi kaçırma veya eksik vergi ödeme kastının kesinlikle bulunmadığı, firmanın üretici firma olduğu, üretim için bu eşyalara acil ve zorunlu olarak ihtiyaç duyulduğu, bahse konu eşyalar teslim alınamadığı/ gümrükten çekilemediği için firmadaki üretimin aksadığı/ durduğu, … vb. hususlar belirtilerek ve Kapasite Raporunu eklenerek) söz konusu eşyalar için hesaplanacak gümrük vergileri/ ek tahakkuk ve uygulanacak para cezasının teminata bağlanarak, eşyaların acil olarak firmaya teslim edilmesinin talep edilmesi gerekir.

2- Söz konusu eşyalar teslim alındıktan, gümrükten çekildikten sonra, konuya ilişkin Ek Tahakkuk Kararı ve Ceza Kararı firmaya tebliğ edildikten sonra da ilgili kararlar ve ithalat belgelerinin ayrıntılı şekilde incelenerek, şayet ilgili Gümrük İdaresinin haksız olduğu (Ek Tahakkuk Kararı ve Ceza Kararının haksız, hukuksuz ve yersiz olarak düzenlendiği) anlaşılırsa;

a) Çıkarılan ek tahakkuk ile ceza miktarı tutarı fazla ise ve ilgili firma YYS veya OKS Belgesine sahip değilse; Gümrük Kanununun 242.maddesi kapsamında ilgili kararların tebliğ tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde Ek Tahakkuk Kararı ve Ceza Kararına İlgili Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü nezdinde itiraz edilmesi, Bölge Müdürlüğünce ret kararının verilmesi ve ret kararının firmaya tebliğ edilmesi ya da zımni ret durumunda ise, ilgili kararın tebliğinden itibaren en geç 30 gün içinde İlgili Vergi Mahkemesine dava açılması,

b) Ek tahakkuk ve ceza miktarı tutarı düşük / az ise ve / veya ilgili firmanın YYS Belgesi veya OKS Belgesi var ise, söz konusu kararlara itiraz edilmemesi, süresi içinde ilgili Gümrük İdaresine dilekçe verilerek Gümrük Kanununun 244.maddesi ve Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğine göre “Uzlaşma Talebinde Bulunulması,

Gerekir.

Eşya, Muayenesi Sonrası Gümrük İşlemleri Bitmeden, Sahibine Teslim Edilebilir Mi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemKerim ÇOBAN

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Petrol İçin Savaşmaya Değer mi?

Petrol İçin Savaşmaya Değer Mi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Petrol İçin Savaşmaya Değer mi?

Zafer URFALIOĞLU

Petrol İçin Savaşmaya Değer Mi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemAçıkçası, Plastik Sektörü olarak bizler bu soruya Dünya Siyasi Haritasına değil, sipariş listelerine bakarak cevap verebiliriz.

Çünkü petrol için dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan her gerilim, bizim için bir siyasi haber başlığı değil; geciken gemi, artan hammadde fiyatı ve bozulan üretim planı anlamına geliyor.

“Plastik Sektörünün” Kalbi Petrolde Atıyor

Ambalajdan otomotive, beyaz eşyadan tıbbi malzemelere kadar ürettiğimiz her parçanın hammaddesi büyük ölçüde petrol türevi. Ancak petrol yurdumuzda yok… (Bu konuya hiç girmeyeceğim)

Bu nedenle hammaddeyi Orta Doğu’dan, ABD’den, Rusya’dan ya da Uzak Doğu’dan getiriyoruz. Bu da üretim bandımızın küresel tedarik zincirine tamamen bağlı olduğu anlamına geliyor.

Dünyanın herhangi bir yerinde petrol kaynaklı bir kriz çıktığında ilk etki fiyat tabelasında değil, lojistikte hissediliyor. Navlun bedelleri yükseliyor, sigorta maliyetleri artıyor, limanlar yavaşlıyor, teslim süreleri uzuyor. Bu zincirde yaşanan en küçük aksama, fabrikada saatlerce hatta günlerce süren duruşlara dönüşebiliyor. Sanayici için bu sadece maliyet artışı değil, aynı zamanda güven kaybı demek.

Petrol savaşları fiyatları yükseltmekten çok belirsizliği artırıyor. Fiyat yükselirse ona göre plan yapılır. Ama belirsizlik varsa planlama mümkün olmuyor. Hammadde zamanında gelecek mi, banka akreditifi açarken daha mı temkinli davranacak, müşteri teslimat tarihine ne kadar tolerans gösterecek; bunların hiçbiri net değil. Tedarik zinciri yönetiminin en zor tarafı da tam burada başlıyor.

“Stok mu yapalım, nakdi mi koruyalım?” sorusu her kriz döneminde yeniden masaya geliyor. Plastik hammaddesi pahalı. Stok yapmak demek depolama maliyeti, finansman yükü ve kur riski demek. Stok yapmazsanız üretimin durma, müşteriyi kaybetme ve sözleşme cezası ödeme riski var. Sanayici bu ortamda adeta satranç oynuyor; yanlış bir hamlenin bedeli ağır oluyor.

Türkiye’nin burada ciddi bir kırılganlığı var. Mamul üretiyoruz, ihraç ediyoruz, katma değer yaratıyoruz. Ancak hammadde tarafında dışa bağımlı olduğumuz sürece tedarik zincirimiz her jeopolitik sarsıntıda zarar görüyor.

Petrol için savaşan ülkeler masada güç dengelerini konuşurken, biz üretim hattında yarın çalışıp çalışamayacağımızı hesaplıyoruz.

Bu yüzden çözüm savaşta değil, tedarik zincirini kısaltmakta yatıyor. Yerli petrokimya yatırımları, alternatif hammadde kaynakları, geri dönüşümden elde edilen ikincil hammaddeler ve daha akıllı tedarik zinciri planlaması artık bir tercih değil, zorunluluk. Bunlar çevresel söylemlerden ibaret değil; sanayinin ayakta kalma stratejisi.

Petrol için savaşanlar haritalar çiziyor. Biz ise üretim planı yapmaya çalışıyoruz.

Ama şunu unutmamak gerekiyor: Bir varil petrol için atılan her füze, Türkiye’de bir sanayicinin tedarik zincirinde yeni bir kırılma riski yaratıyor. Üretimi, istihdamı ve sürekliliği bu kadar kırılgan hale getiren hiçbir savaş, sanayici açısından değerli değildir.

Petrol İçin Savaşmaya Değer Mi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemSon sözü bundan seneler önce Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk zaten söylemiş “Vatan savunması söz konusu olmadıkça savaş cinayettir” bize daha da laf etmek düşmez.

Zafer URFALIOĞLU

İşveren Asgari Ücret Oranının Altında Zam Yaparsa, İşçiye Fesih Hakkı Doğar mı?

İşveren Asgari ücret Oranının Altında Zam Yaparsa, İşçiye Fesih Hakkı Doğar Mı Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

İşveren Asgari Ücret Oranının Altında Zam Yaparsa, İşçiye Fesih Hakkı Doğar mı?

Lütfi İNCİROĞLU

İşveren Asgari ücret Oranının Altında Zam Yaparsa, İşçiye Fesih Hakkı Doğar Mı Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem4857 sayılı İş Kanunu’nda 32 nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü ki­şiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmış ve ücretin kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödeme olduğu kabul edilmiştir.

Ayrıca, iş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile ücretlerin asgari sınırları en geç iki yılda bir belirleneceği hüküm altına alınmıştır (İşK. m.39).

Bununla birlikte, iş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabi­lirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraf­lar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir du­rumda dahi ücret, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 401 inci maddesine göre tespit olunmalıdır. Madde hükmüne göre, “İşveren, işçiye sözleşmede veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen; sözleşmede hüküm bulunmayan hâllerde ise, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücreti ödemekle yükümlüdür”. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kı­demi, meslek unvanı, yapı­lan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir [1].

Asgari Ücret Yönetme­liğine göre, asgari ücretin bir günlük ücret olarak saptanması asıl olmakla bir­likte, aylık, haftalık, saat başına, parça başına veya yapılan iş tutarına göre ücret ödenen durumlar buna göre ayarlanır.

Kısmi süreli çalışanların ücretleri de çalıştığı gün veya saatler oranında hesaplanmalıdır Nitekim Yargıtay’a göre, birden çok işyerinde kısmi süreli olarak çalışan işçinin asgari ücreti de çalıştığı gün veya saatler oranında hesaplanır; “günlük asgari ücret 7,5 saat çalışmanın karşılığı olduğundan, kısmi süreli çalışmanın da buna göre hesaplanması gerekir” [2].

Uygulamada son yıllarda mavi yakalı işçilerle beyaz yakalı işçiler arasın­daki ücret makasında ciddi anlamda daralma meydana gelmiştir. Bu durum işyerinde iş huzuru ve iş barışını olumsuz etkilemekte ve beyaz yakalı işçileri başka iş arayışına sevk etmektedir. İşverenlerin özellikle nitelikli beyaz ya­kalı işçileri elinde tutmak için belirleyeceği ücret artış oranı önem arz etmek­tedir.

Mevzuatta ücretlerin hangi dönemlerde veya oranlarda artırılacağına ilişkin herhangi bir çerçeve belirlenmemiştir. Ücret uygulamaları konusun­daki yasal düzenleme asgari ücretin altında ücretle işçi çalıştırılamayacağı ile sınırlıdır (İşK. m.39). Bunun ötesinde ücret uygulamalarına ilişkin esaslar, iş sözleşmelerinde belirlenebilmektedir. İş sözleşmesinde bağlayıcı bir hüküm bulunmaması halinde, uygulamaya ilişkin inisiyatif işverene aittir.

Başka bir deyişle, işçinin ücretinin asgari ücretin üzerinde olması halinde işçinin ücre­tine zam yapılıp yapılmayacağı hususu işverenin takdirindedir. İş sözleşme­sinde herhangi bir hüküm bulunmamasına karşın, ücret artışlarındaki anlaş­mazlık nedeni ile işten ayrılan işçi istifa etmiş sayılacağından, herhangi bir tazminat hakkı doğmayacaktır.

İşveren Asgari ücret Oranının Altında Zam Yaparsa, İşçiye Fesih Hakkı Doğar Mı Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemSonuç olarak, işçinin haklı nedenle fesih yapabilmesi için, iş sözleşme­sinde “personelin ücretinde yapılacak artış oranı asgari ücret artış oranından az olamaz” şeklinde bir düzenleme bulunması gerekir. Aksi halde, işveren yönetim hakkına dayanarak ücret artış oranı belirleyebilir ve işçi bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle feshedemez. Bununla birlikte, iş sözleşmesinde “personelin ücretinde yapılacak artış oranı asgari ücret artış oranından az ola­maz” şeklinde bir düzenleme bulunmasına rağmen, işverence getirilen teklife olumsuz cevap veren işçinin iş sözleşmesi, doktrinde eleştirilen yüksek mah­keme kararına göre, geçerli nedenle (ihbar kıdem tazminatı ödenerek) feshe­dilebilecektir [3].

Lütfi İNCİROĞLU

[1] Y9HD.04.11.2020 T., E.2016/30123, K.2020/14685 Legalbank.

[2] Y9HD.03.07.1996 T., 9759/15333, Tekstil İD., Kasım 1996, s.16.

[3] Y22HD.10.11.2016 T., E.2016/25207, K.2016/25342 Legalbank.

2026 Yılına Bakış

2026 Yılına Bakış Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

2026 Yılına Bakış

2026 Yılına Bakış Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemFinansal piyasalar ile ithalat ve ihracatçıları 2026 yılında neler bekliyor? Geçtiğimiz yıl olan 2025 yılından farklı olan ihracatçılarımızı neler bekliyor? Geçtiğimiz yılda ihracatçılarımızın asli sıkıntısı döviz kurlarının piyasadaki artan fiyatlar kadar artmayıp, kurların baskı altında kalmasından dolayı oldukça yavaş artış sağlamasıdır.

Kurlardaki yavaş artış ise pek çok ihracatçının;

  • daha az ihracat yapmasına,
  • mevcut kontratlarını iptal etmelerine
  • mevcut işlerinin azalmasına ve bunun sonunda istihdam kaybına

neden olmaktaydı.

Ya ithalatçılar için neler oldu? Kurların stabil bir şekilde yavaş artması ve fazla hareketli olmaması, ithalatçıların mumla, çırayla arayıp bulamadıkları fırsattı. Ve öyle oldu.

İhracatçılarımızı Ne Bekliyor

İhracatçılarımız açısından yeni yılın parmakla gösterilir bir değişiklik ve döviz kurlarında en azından enflasyon kadar bir artış sağlanamayacağı ufukta görünmektedir. Kurların enflasyonun üzerinde artması ve faizlerin düşürülmesi halinde ülkemizden kazanç sağlayan “Carry Trade” sahiplerinin ülkemizden gideceği açıktır. Carry Trade yapanlar, döviz kurların hızlı yükselmesini ve düşük faizi tercih etmezler.

İhracatçımız 2026 yılında da düşük döviz kuru bekliyor desem pek de yanlış olmayacak.

İthalatçılar Açısından Yeni Yıl

Döviz kurları açısından ithalatçıların zorlanmayacağı, kurların pek de sürpriz yapmayacağı bir yıl olması olasıdır.

Döviz Kurları

Döviz kurlarının çok oynak olması durumlarında ithalatçılarımızın maliyet hesabı yapmalarında sıkıntılar yaşanmaktaydı. Ancak stabil ve düzgün hareket eden döviz kurlarının var olmasında, ithalatçılarımız öngörülebilir ve kabul edilebilir bir fiyatlama yapacaktır.

Son Söz

Temennim gelecek olan 2026 yılının, geride bıraktığımız 2025 yılını aratmamasıdır.

2026 Yılına Bakış Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemReşat BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi  

Metro Türkiye, 2040 Net Sıfır Hedefi Doğrultusunda İklim Aksiyonlarını Güçlendirdi

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Ve Yeşil Satınalma Eğitimi Haber Metro Türkiye, 2040 Net Sıfır Hedefi Doğrultusunda İklim Aksiyonlarını Güçlendirdi

Metro Türkiye, 2040 Net Sıfır Hedefi Doğrultusunda İklim Aksiyonlarını Güçlendirdi

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Ve Yeşil Satınalma Eğitimi Haber Metro Türkiye, 2040 Net Sıfır Hedefi Doğrultusunda İklim Aksiyonlarını Güçlendirdi2024 Etki Raporu’nu yayımlayan Metro Türkiye, iklim krizinin görünürlüğünün arttığı bir dönemde sadece kendi operasyonlarında değil, tüm değer zincirinde dönüşümün öncüsü olma sorumluluğunu üstlenerek sürdürülebilirlik odağındaki somut ilerlemelerini kamuoyuyla paylaştı. GRI Standartları’na göre hazırlanan rapor, şirketin yıl boyunca yürüttüğü iklim aksiyonları, yerel üretim, sürdürülebilir balıkçılık, izlenebilirlik, hayvan refahı ve çalışan deneyimi gibi alanlarda elde ettiği sonuçları ortaya koyuyor.

Türk mutfağının değerlerini koruma ve geleceğe aktarma misyonuyla faaliyetlerini sürdüren Metro Türkiye, sürdürülebilirlik performansını ve ekosistem üzerindeki etkilerini ortaya koyduğu beşinci Etki Raporu’nu yayımladı. 2016’da başlayan raporlama yolculuğunu 2020 itibarıyla Etki Raporu formatına taşıyan Metro Türkiye, 2024 boyunca attığı adımları, elde ettiği sonuçları ve uzun vadeli hedeflere yönelik ilerlemesini paydaşlarıyla şeffaf biçimde paylaştı. Rapor, şirketin iş yapış biçimini tanımlayan “Metro Usulü” anlayışının ve sorumlu çözüm ortağı yaklaşımının sürdürülebilirlik stratejisinin merkezinde daha da güçlendiğini gösteriyor.

2024 yılında sürdürülebilirlik stratejisini Müşteriler İçin Sorumlu Çözüm Ortağı, Sürdürülebilir Satın Alma, İklim Aksiyonları ve Sorumlu İşveren odak alanları çerçevesinde yürüten şirketin Etki Raporu’nun önceliklendirme analizine göre öne çıkan başlıklar ise yerel üretimin desteklenmesi, sürdürülebilir balıkçılık, sağlıklı ve kaliteli gıdaya erişim, sürdürülebilir ürün ve çözümler ile hayvan refahı oldu. Bu yaklaşım, hem perakende sektöründe hem yeme içme profesyonelleriyle kurulan ilişkilerde Metro Türkiye’yi daha sorumlu, daha kapsayıcı ve daha dayanıklı bir çözüm ortağı konumuna taşıdı.

Antunes: “Değer zinciri boyunca dönüşümün öncüsü olmayı sorumluluk olarak görüyoruz”

Metro LogoMetro Türkiye CEO’su David Antunes, iklim krizinin etkilerinin daha görünür hale geldiği bir dönemde dönüşümün yalnızca bir tercih değil, temel bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, “Metro Türkiye olarak yalnızca kendi operasyonlarımızda değil, tüm değer zincirimizde dönüşümün öncüsü olmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz. 2024 yılında yerel üreticilerden tedarik zincirimize, iklim aksiyonlarından sürdürülebilir ürünlere, sağlıklı gıdaya erişimden hayvan refahına kadar geniş bir çerçevede ilerlemeye devam ettik. Sorumlu çözüm ortağı yaklaşımımızla müşterilerimizin sürdürülebilir seçimler yapmasını kolaylaştırırken, 2040 yılında iklim nötr olma hedefimize doğru önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Bu yılki Etki Raporu, hem bugün yarattığımız etkiyi hem de geleceğe dair kararlılığımızı ortaya koyuyor” dedi.

Enerji Tüketiminin %40’ı Ges Yatırımıyla Sağlandı

Güneş enerjisi sistemleri yatırımları 2023’te olduğu gibi 2024 yılında da kararlılıkla devam etti. Aralık 2024’e kadar geçen sürede mağazaların toplam 55.000 MWh elektrik enerjisi ihtiyacının 21.400 MWh’ı çatı GES’lerden karşılandı; böylece Metro Türkiye enerji tüketiminin yaklaşık %40’ını doğrudan yenilenebilir kaynaklardan sağlamış oldu. Bu dönüşüm, şirketin iklim hedefleriyle uyumlu olarak yenilenebilir enerji kullanımında önemli bir eşiğin aşılmasını sağladı.

Yereli Destekleme Misyonuyla 740 Cİ Tescilli ve Aday Ürün Raflara Taşındı

Yerel üretimin sürdürülebilirliğine yönelik çalışmalar 2024 yılında da kesintisiz biçimde sürdü.  2012’den bu yana yürütülen Coğrafi İşaretli Ürünler projesi kapsamında mağaza raflarında yer alan coğrafi işaret tescilli ya da tescile aday ürün sayısı geçen yılki 560 seviyesinden 740’a ulaştı. “Yerelin İzinde” projesiyle yöresel tariflerin görünürlüğü artarken, üretici örgütleri ve kooperatiflerle yürütülen iş birlikleri sayesinde yerel ürünlerin değer zincirindeki payı güçlendirildi.

Sağlıklı ve Kaliteli Gıdaya Erişim İçin Sürdürülebilir Ürün Portföyü Genişletildi

Metro Türkiye, sağlıklı, besleyici ve kaliteli ürünlere erişimi artırma hedefi doğrultusunda 2024 yılında sürdürülebilir ürün portföyünü önemli ölçüde genişletti. Bu yıl raflarda 493 sağlıklı ve besleyici Metro markalı ürün, 78 organik ürün ve 177 organik etiketli ürün yer aldı. Ürün içeriklerini iyileştirmeye yönelik çalışmalar kapsamında, 103 ürün daha az şeker, tuz ve yağ içerecek şekilde reformüle edildi, 48 ürünün koruyucu içeriği azaltıldı ve 18 ürünün yağ oranı düşürüldü. Ayrıca 69 Metro markalı üründe trans yağ tamamen kaldırılarak daha sağlıklı seçenekler sunuldu. Gıda kategorisindeki Metro markalı ürünlerin %27’sinin sağlıklı ve besleyici özelliklere sahip olması, şirketin ürün politikalarını sürdürülebilirlik ve kalite standartları doğrultusunda şekillendirdiğini bir kez daha ortaya koydu.

Güvenli gıdanın ve sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla mağaza et üretimlerinde, tüm meyve sebzelerde, Metro markalı organik ürünlerde, Metro Premium markalı ballarda, tüm karkas, vakum etlerde ve kültür balıklarında, Metro markalı organik ürünlerin tamamında, kendi markalı 61 adet coğrafi işaretli üründe ve yine kendi markalı 12 zeytinyağı çeşidinde izlenebilirlik sunmaya devam etti. Bu yaklaşım, tüketicilere ürünlerinin kaynağına dair tam şeffaflık sunarken, gıda güvenliği standartlarını da üst seviyeye taşıdı.

Sürdürülebilir Balıkçılıkla Deniz Ekosistemini Koruyor

Deniz ekosistemlerini koruma ve balık popülasyonlarının sürdürülebilirliğini destekleme hedefi doğrultusunda Metro Türkiye, 2024 yılında müşterilerine izlenebilir, sorumlu ve güvenilir balık ürünleri sunma amacıyla Metro markalı balıkların %73’ünü, diğer balık ürünlerinin ise %64’ünü sürdürülebilirlik sertifikasına sahip kaynaklardan tedarik etti.

Denetimlerle Hayvan Refahını ve Gıda Güvenilirliğini Sağlıyor

Hayvanların sağlıklı, güvenli ve doğal yaşam koşullarında yetişmesini önemseyen Metro Türkiye, hayvan refahı konusunda ulusal ve uluslararası standartların ötesine geçen uygulamaları hayata geçirmeye 2024 yılında da devam etti. 2012’den bu yana tüm kırmızı ve kanatlı et tedarikçilerinde düzenli hayvan refahı denetimleri gerçekleştiren şirketin Metro markalı tüm taze ve dondurulmuş et ürünleri, %100 hayvan sağlığı ve refahı standartlarına uygun şekilde üretiliyor. Bu yaklaşım, hem ürün güvenilirliğini hem de hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesini güvence altına alıyor.

2.530 Ton Gıda Atığı Yeniden Değerlendirildi

Gıda atığını kaynağında önlemeye yönelik çalışmalarını 2024 yılında güçlendiren Metro Türkiye, hem çevresel hem de sosyal alanda önemli sonuçlar elde etti. Yıl boyunca toplam 2.862 ton gıda atığı oluşurken, bunun 2.530 tonunu yeniden değerlendirmeyi başaran şirket, doğal kaynakların korunmasına ve ihtiyaç sahiplerine erişimin desteklenmesine güçlü bir katkı sundu. Bu kapsamda, 1.017 ton gıda, gıda bankalarına bağışlanarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılırken 222 ton ürün Fazla iş birliğiyle yeniden satışa sunuldu. 140 ton gıdanın hayvan yemine dönüştürülmesi, 942 ton ürünün hayvan barınaklarına iletilmesi, 209 ton ürünün ise kompostlama yoluyla döngüsel ekonomiye kazandırılması sağlandı.

Sorumlu İşveren Yaklaşımıyla Eşitlikçi ve Kapsayıcı Çalışma Kültürü

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Ve Yeşil Satınalma Eğitimi Haber Metro Türkiye, 2040 Net Sıfır Hedefi Doğrultusunda İklim Aksiyonlarını GüçlendirdiMetro Türkiye, sorumlu işveren anlayışı doğrultusunda sosyal sürdürülebilirliği eşitlik ve kapsayıcılık odağında ele almayı sürdürdü. Çalışanlarının kendilerini güvende, değerli ve mutlu hissettikleri bir iş ortamı yaratmayı temel bir kurum değeri olarak benimseyen şirket, tüm çalışanlarını işinin ve geleceğinin doğal bir paydaşı olarak konumlandırıyor. Çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık ilkelerini işe alımdan kariyer yolculuğunun her aşamasına entegre eden Metro Türkiye, kadınların ve gençlerin iş hayatına katılımını destekleyen uygulamalarıyla çalışan memnuniyetini odağına alırken, kapsayıcı kurum kültürünü uzun vadeli ve sürdürülebilir başarısının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor.


Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Standardı Yazı Dizisi

SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
VE YEŞİL SATINALMA SUNUMLARI VE DİĞER MAKALELER

Power Point Sunum Klasörünü indirebilirsiniz:

Sürdürülebilir Kalkınma Raporu ve Türkiye Analizi



İŞ PROBLEMLERİNE ODAKLI EĞİTİMLER, ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR

Ecovadis Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi için tıklayınız. 

 Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz.

Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır.
Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.

Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”

Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız.
Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim. Prof. Dr. Murat Erdal 

Türkiye’nin Her Yerinde Bire Bir (1-1) Yönetici Ekibi ve Şirket Eğitimleri:
İçerikleri incelemek için tıklayınız.

-> Eğitim teklifi almak için -> egitim@satinalmadergisi.com 

☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve ISO 20400 Standardı Eğitimi (2 gün)
☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün)
☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)
☐ İdari İşler ve Tesis Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)
☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)
☐ Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)

Dış Ticaret Eğitimi Dis Ticaret Lojistik Sozlesme Egitimi
Dış Ticarette Lojistik Operasyon ve Sözleşme Yönetimi Eğitimi için tıklayınız. 

-> EĞİTİM KATALOĞUNU İndirebilirsiniz ->   https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf

-> Eğitim teklifi almak için -> egitim@satinalmadergisi.com 

Karbon “Sınırda” mı, Değil mi?

Karbon “sınırda” Mı, Değil Mi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Karbon “Sınırda” mı, Değil mi?

Hüseyin Cahit SOYSAL

ÜNSPED Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetler A.Ş.

Yönetim Kurulu Üyesi

Karbon “sınırda” Mı, Değil Mi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemSanayileşmeyle birlikte son iki yüzyılda üretim ve tüketim faaliyetleri doğal enerji akımına müdahale ederek küresel ısınmayı hızlandırdı. Öyle ki, sanayileşme öncesinde atmosferdeki karbon dioksit miktarı milyon hacim başına yaklaşık 280 parça (partikül) iken, bugün milyonda 415 parçaya yükseldi. İklim bilimcilerin bulgularına göre; gezegen 2100 yılına kadar 2,3 C derece ile 4,1 C derece arasında ısınacak. Bir öngörüye göre, önümüzdeki yıllarda devasa hortumlarla, çölleşmelerle, su baskınlarıyla ve kıtlıklarla yüzleşeceğiz.

Türkiye tarafından 2016 yılında onaylanan Paris İklim Anlaşması, 2020 sonrası süreçte, iklim değişikliği tehlikesine karşı küresel sosyo/ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesini hedefleyen ilkeler benimsedi. Hedef, endüstriyelleşme öncesi döneme kıyasen küresel sıcaklık artışının 2°C’nin olabildiğince altında tutulması olarak belirlendi.

Birleşmiş Milletler bünyesinde her yıl yapılmaya başlanan “BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı”nın temel konusu iklim değişikliği ile mücadele oldu. Kısaca COP olarak adlandırılan bu konferansların 31’incisi gelecek yıl Antalya’da Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek. 2021’de Glasgow’da yapılan COP26 Konferansında ısı artışındaki maksimum hedef 1,5°C’e çekilmişti. Buna karşın ülkelerin ve uluslararası kuruluşların bu hedefe yönelik taahhütlerini yerine getirdikleri söylenemez.

COP Konferanslarında ülkeler 2030’a kadar belirledikleri emisyon artışını azaltma hedefini “Ulusal Katkı Beyanı” ile yapıyor. Temel hedef ise 2050’de “karbon net sıfır” olarak belirtiliyor. Ancak bu taahhütler “yalandan kim ölmüş” şeklinde ifadesini bulan bir beyandan öteye gitmiyor. Dünyaya en fazla karbon salan ABD, Çin ve Rusya neredeyse “karbon salınım şampiyonası yarışçıları” gibi eski düzeyin de üzerine çıkmış durumdalar. Trump döneminde ABD Paris iklim Anlaşması’ndaki imzasını bile geri çekti. Isı artışından dünya yok olduğunda, ABD toprakları yine ellerinde kalmaya devam edecek diye düşünüyor olmalılar.

İtiraf etmek gerekir ki, bu konuda en etkin politika üreten ülke grubu Avrupa Birliği (AB) oldu. 2050 yılında “iklim nötr ilk kıta” olma hedefini benimseyen AB, “Yeşil Mutabakat” politikasını benimsedi. Önce, AB içinde “Emisyon Ticaret Sistemi” (ETS) kurdular. “Kirleten bedelini öder” prensibi ile sanayi işletmeleri tarafından atmosfere salınan her ton karbon için bir ücret belirlendi. Kendisine yıllık karbon tahsisatı verilen işletme süreçlerini iyileştirerek atmosfere daha az karbon saldığında, kontenjanında bulunan ton/karbon sertifikalarını ETS Borsalarında satmaya başladı.

Bir süre sonra AB’de yerleşik üreticiler, “biz atmosfere saldığımız karbonun bedelini ödeyelim tamam da AB’den söktüğü fabrikasını Türkiye’ye Mısır’a, Çin’e götüren işletmeler cezalandırılmayacak mı?” sorusuyla “karbon kaçağı” kavramını ortaya attı. Bunun üzerine, AB Komisyonu “Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması” oluşturacağını ilan etti.

(EU) 2023/956 sayılı (Carbon Border Adjustment Mechanism – CBAM) CBAM Tüzüğü Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi’nin ortak bir tüzüğü olarak 16 Mayıs 2023 tarihli AB Resmî Gazetesi’nde yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeye göre, CBAM, 1 Ekim 2023 tarihinden itibaren uygulanmaya başlayacaktı. Geçiş dönemi Ocak 2026’ya kadar devam edecek ve bu süre zarfında CBAM kapsamına giren ürünlerin sera gazı emisyonlarının ithalatçılar tarafından raporlanması gerekecekti. 2026 yılından itibaren de “gömülü karbon” içeren demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre ürünleri ile elektrik ithalatından “karbon vergisi” tahsilatına başlanacaktı.

Ama işler planlandığı gibi yürümedi. 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna topraklarına tekrar girmesiyle başlayan savaş, başta Rus petrolüne ve doğal gazına muhtaç Avrupa Birliği ülkelerini vurdu. Ukrayna kendi topraklarından geçen boru hatlarını kapattı. Bir süre sonra, savaşı durdurması için ABD’nin ve AB’nin Rusya’ya karşı başlattığı ticari ambargo, “karbon net sıfır” hedefinin üzerine tüy dikti. Avrupa çevre endişesi ile kapattığı kömür ocaklarını tekrar işletmeye aldığı gibi, küresel piyasalardan tekrar yoğun şekilde petrol ve petrol ürünleri satın almaya başladı.

Avrupa’da savaş rüzgarları esip, bundan AB ülkeleri de ciddi endişe duymaya başlayınca, Birlik de yerleşik endüstri kuruluşlarından ve ithalatçılardan “Şu CBAM düzenlemesini bir süre erteleyin, aksi takdirde iflas edeceğiz. Düzenleme yürürlüğe girerse hem girdileri daha yüksek maliyetlerle üretime sokacağız hem de CBAM’ın getirdiği ağır bir bürokratik yükün altına gireceğiz” mealinde yakınmalar yükselmeye başladı.

Bunun üzerine, AB Parlamentosu ve Konseyi geri adım atmak zorunda kaldı. 17 Ekim 2025 tarihli AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanan (EU) 20225/2083 sayılı Tüzük değişikliği ile sektörlere bazı kolaylıklar sağlandı. Buna göre;

  • Yukarıda anılan ürünler için her CBAM Beyan Sahibine yıllık 50 ton karbon emisyonu içeren ithalat muafiyeti sağlandı. İthal ettikleri ürünlerde eşiğe ulaşmayan CBAM beyan sahiplerinin beyanda bulunmalarına ve karbon sertifikası vermelerine gerek olmadığı belirtildi.
  • Diğer ülkelerdeki sanayi kuruluşlarının dijital ortamdaki CBAM Kayıt Defterine erişebilmelerine ve kendi kimliklerini tanıtarak kayıt numarası alarak CBAM Siciline kaydedilmeleri için ortam yaratıldı. Bu kapsamda Türk ihracatçıların 30 Eylül 2027 tarihine kadar emisyon verilerini AB doğrulayıcılarına doğrulatma olanağı ortaya çıktı.
  • Yine diğer ülkelerdeki sanayi kuruluşlarının ürünlerindeki gömülü emisyonların AB’de akredite edilmiş bir doğrulayıcı tarafından doğrulanmasına olanak tanındı.
  • CBAM Beyan Sahipleri tarafından Topluluğa getirilen İthal ürünlerindeki “gömülü emisyonların” üçüncü ülkelerde ödenen karbon fiyatları tutarında CBAM sertifikalarından indirim talep edebilmesi, imkân dahiline girdi.
  • CBAM Beyan Sahiplerinin 2026 yılına ait beyanlarını 31 Mayıs 2027 tarihine kadar yapabilmelerine olanak tanındı.

Tüm bu gelişmeler bir arada değerlendirildiğinde, ihracatçılarımıza şu tavsiyeleri yapmaktan geri duramıyoruz:

  • 1 Ocak tarihinde ürünleriniz AB gümrüklerinde tutulmayacak. Sakin olun.
  • Muafiyet limitleri öyle yüksek belirlendi ki “benim” diyen bir CBAM Beyan Sahibi 50 ton gömülü karbon içeren ürün ithalat düzeyine 1 Haziran’dan önce ulaşamaz.
  • Türk ihracatçılarının AB’ye karbon raporlama zorunluluğu yok. Kaldı ki “ben temiz enerji ile üretim yapıyorum” diyerek yapacağınız bilgilendirme de maalesef an itibarıyla anlam ifade etmiyor. Çünkü bu bilgilerin AB’de yerleşik akredite kuruluşlar tarafından doğrulanması gerekiyor.
  • “Ama ithalat yaptığım AB’de yerleşik ithalatçı ‘bana gönderdiğin ürünlerdeki gömülü karbon miktarlarını bildir’ diyor. Bunu yapmazsam malları gönderemem.” değerlendirmesi de yanlış. İthalatçı konumundaki CBAM Beyan Sahibi bu bilgileri 31 Mayıs 2027 tarihine kadar yetkili otoritelere raporlama olanağına sahip. Dolayısıyla kendisine, bu bilgileri fiili ihracattan iki veya üç ay sonra da göndereceğinizi bildirebilirsiniz.

 

Karbon “sınırda” Mı, Değil Mi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemHüseyin Cahit SOYSAL

ÜNSPED Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetler A.Ş.

Yönetim Kurulu Üyesi

 

 

karbon kaçağı, gömülü karbon, Sınırda karbon düzenlemesi, SKDM, CBAM, COP Konferansı, COP 30, COP 31, COP 31 Antalya, Yeşil Mutabakat, Emisyon Ticaret Sistemi, karbon vergisi, karbon net sıfır hedefi,