TÜGİAD İSTKA Kurumsal Firmalar Açık Çağrısı

Tügi̇ad İstka Girişimde Yakın Etki Ve Kurumsalda İleri çözümler Platformu Projesi
TÜGİAD İSTKA Girişimde Yakın Etki ve Kurumsalda İleri Çözümler Platformu Projesi

TÜGİAD İSTKA: Girişimde Yakın Etki ve Kurumsalda İleri Çözümler Platformu Projesi

Girişimde Yakın Etki ve Kurumsalda İleri Çözümler Platformu Projesi
Kurumsal Firmalar Açık Çağrısı
İstanbul Kalkınma Ajansı  “Kurumsal Şirketler ile Startuplar Arası İşbirliklerini Güçlendirme Mali Destek Programı” kapsamında desteklenen TÜGİAD koordinatörlüğünde yürütülen “Girişimde Yakın Etki ve Kurumsalda İleri Çözümler Platformu” projesi kapsamında, kurumsal iş dünyasında yenilikçi çözümler geliştirmek üzere 10 kurumsal firma ile 20 startup’ı eşleştirmeyi hedefliyoruz. Bu eşleştirme süreciyle, kurumunuzun iş stratejilerine uygun, ölçeklenebilir teknolojik çözümlerle yeni iş modelleri oluşturma ve uygulama fırsatı sunulacaktır.
Amaç:
Kurumsal firmanızın karşılaştığı teknolojik, dijitalleşme ve inovasyon odaklı zorluklara startup çözümleriyle yanıt bulmak. Firmaya özel pilot uygulamalar, ortak geliştirme, startup partnerliği gibi modellerle işbirliği olanağı yaratmak.
Startup ekosistemiyle etkileşimi artırarak kurumsal inovasyon kapasitenizin güçlenmesini sağlamak.
Başvuruya Uygun Kurumsal Firma Profili:
İnovasyon ve dijital dönüşüm stratejisi bulunan, açık işbirliği yaklaşımına sahip.
Startup işbirliği ve pilot uygulamalara yatırım yapmaya istekli.
Mentor-kaynak paylaşımı, test ortamı veya proje desteği verebilecek altyapıya sahip.
İş modeli dönüşümüne açık; yeni teknolojileri değerlendirmeye hazır.
Başvuru yapacak firmanın merkez adresi ile Ar-Ge ve/veya inovasyon merkezinin İstanbul il sınırları içerisinde yer alması şarttır.

Bağlayıcı Tarife (BTB) Bilgisi

Bağlayıcı Tarife (btb) Bilgisi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Bağlayıcı Tarife (BTB) Bilgisi

Kerim ÇOBAN

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Bağlayıcı Tarife (btb) Bilgisi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemBilindiği üzere, eşyanın gümrük tarifesini belirleme yetkisi 485 sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7/b maddesinde Gümrükler Genel Müdürlüğü’ne verilmiş olup, taşrada sürdürülen uygulamada ise eşyanın gümrük tarifesini belirleme yetkisi gümrük muayene memurlarına tevdi edilmiştir.

Gümrük tarifesi konusunda gümrük idaresi ve yükümlü arasında bir uyuşmazlık olması halinde; Yükümlünün, belirlenen gümrük tarifesine karşı gümrük müdürlüğüne düzeltme talebinde bulunması, bu talebin olumsuz neticelenmesi halinde ilgili Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne itirazda bulunması, bölge müdürlüğünce de olumsuz karşılanması durumunda ise konuyu 4458 sayılı Gümrük Kanununun 242.maddesi kapsamında mahkemeye/ yargıya taşıması gerekmektedir.

Bağlayıcı Tarife Bilgisi: Eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetvelinde sınıflandırılmasına ilişkin olarak, kişinin yazılı talebi üzerine Ticaret Bakanlığı’nca veya Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş gümrük ve dış ticaret bölge müdürlüklerince, başvurulan eşyanın Gümrük tarife istatistik pozisyonunu hakkında verilen idari bir karardır.

Bağlayıcı Tarife Bilgisi (BTB) Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Başlayıcı tarife bilgisi (BTB) yazılı talep üzerine Bakanlık veya Bakanlık tarafından yetkilendirilen gümrük ve dış ticaret bölge müdürlükleri tarafından verilir.

Bağlayıcı tarife bilgisi, gümrük idarelerini, hak sahibine karşı sadece eşyanın tarife pozisyonu konusunda ve yalnızca bilginin verildiği tarihten sonra tamamlanacak gümrük işlemlerine konu olan eşya için bağlar.

Bilgi alan kişi/ firma, bağlayıcı tarife bilgisi için, beyan edilecek eşya ile verilen bilgide tanımlanan eşya arasında her bakımdan uygunluk bulunduğunu, kanıtlamak zorundadır.

Bağlayıcı tarife bilgisi veriliş tarihinden itibaren altı yıl geçerlidir. Talep edenin verdiği yanlış veya eksik bilgiye dayanan bağlayıcı bilgi iptal edilir.

Bağlayıcı tarife bilgisi aşağıdaki durumlarda geçerliliğini kaybeder:

a) Türk Gümrük Tarife Cetvelinde değişiklik yapılması ve verilen bilginin söz konusu değişiklikle getirilen hükümlere uymaması,

b) Dünya Gümrük Örgütünün uymakla yükümlü bulunduğumuz nomanklatür, izahname, tarife pozisyonlarına ilişkin kararlarındaki bir değişikliğe uymaması,

c) Bağlayıcı tarife bilgisinin iptal edildiğinin veya değiştirildiğinin bilgi verilen kişiye tebliğ edilmesi.

Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen hallerde bağlayıcı tarife bilgisinin geçerliliğini kaybetme tarihi, söz konusu değişikliklerin Resmi Gazetede yayımı tarihidir.

Beşinci fıkra hükümleri uyarınca geçerliliğini kaybeden bağlayıcı tarife bilgisinin hak sahibi, söz konusu bağlayıcı bilgiye dayanarak ve bu bilginin geçerliliğini kaybetmesinden önce, ilgili eşyanın alımı veya satımı üstüne bağlayıcı sözleşmeler yaptığı takdirde, geçerliliğini kaybeden tarife bilgisini, söz konusu yayımın ya da tebligatın yapıldığı tarihten itibaren altı aylık bir süre boyunca kullanabilir. Ancak, gümrük işlemleri sırasında söz konusu ürünler için bir ithalat, ihracat ya da ön izin belgesinin gümrüğe verilmesi halinde, bu belgenin geçerlilik süresi esas alınır. Bu fıkra hükümlerine istisna getirmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.

Bağlayıcı tarife bilgisine ilişkin 6.fıkra hükümleri ancak aşağıdaki amaçlarla kullanılabilir.

a) İthalat ya da ihracat vergilerinin belirlenmesi,

b) Tarım politikası kapsamında ihracat vergi iadeleri ile ithalata ya da ihracata verilen diğer bütün ödemelerin hesaplanması,

c) Belgelerin, söz konusu tarife veya menşe bilgisine istinaden verilmiş olması koşuluyla, eşyaya ait gümrük beyannamesinin tescili için gümrük işlemlerinin yürütülmesi sırasında verilen ithalat, ihracat ya da ön izin belgesinin kullanımı.

Bağlayıcı Tarife Bilgisi başvurusu, ek-1′de yer alan Bağlayıcı Tarife Bilgisi Başvuru Formu ile yapılır. Bağlayıcı Tarife Bilgisi başvurularının sadece bir kalem eşya için yapılması gerekir. Bir kalem eşya deyiminden, Türk Gümrük Tarife Cetvelinde aynı tarife pozisyonu alt açılımında bulunan ve aynı yasal ya da tercihli vergi oranına tabi olan eşya anlaşılır.

Bağlayıcı Tarife Bilgisi başvurularının aşağıdaki bilgi ve belgeleri içermesi zorunludur:

a) Hak sahibinin adı, soyadı ve adresi,

b) Başvuran kişinin hak sahibi olmaması durumunda başvuranın adı, soyadı ve adresi,

c) Eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetvelindeki yerinin belirlenmesini sağlayacak ayrıntılı tanım,

d) Eşyanın sınıflandırılmasının, eşya bileşimine bağlı olması durumunda bu bileşimin belirlenebilmesi için kullanılabilecek tahlil metotları,

e) Eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetvelindeki yerinin doğru şekilde saptanmasında gümrük idaresine yardımcı olacak numunesi, fotoğrafı, planı, krokisi ya da mevcut diğer belgeleri (yabancı dilde basılmış olanlarının yeminli tercüme bürolarınca onaylı tercümeleri),

f) Gizli tutulması istenilen hususlar varsa bunlara ilişkin bilgi.

Başvurunun, Bağlayıcı Tarife Bilgisi verilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin tamamını içermesi zorunludur. Aksi takdirde başvuru sahibinden eksik bilgi ve belgeleri tamamlaması istenir.

Bağlayıcı Tarife Bilgisinin başvuru sahibine mümkün olan en kısa zamanda yazılı olarak bildirilmesi esastır. Bağlayıcı Tarife Bilgisinin başvuru alındıktan sonra üç ay içinde başvuru sahibine bildiriminin mümkün olmadığı durumlarda, gümrük idaresi, bu sürenin bitiminden önce, gecikmenin nedenini açıklayarak bilginin verilmesi için gerekli gördüğü ek süreyi belirtir.

Bağlayıcı Tarife Bilgisi, ek-2’deyer alan örneğe uygun bir formla başvuru sahibine bildirilir. Bu bildirimde gizlilik esasına göre verildiği kabul edilen hususlar ve verilen Bağlayıcı Tarife Bilgisine karşı Gümrük Kanununun 242.maddesi hükümleri çerçevesinde itiraz yolunun açık olduğu belirtilir.

Bağlayıcı Tarife Bilgisi, Bağlayıcı Tarife Bilgisi Programına kaydedilmek suretiyle izlenir.

Gümrük idaresi, Bağlayıcı Tarife Bilgisi sahibi kişiden, eşyanın gümrükten çekilmesi sırasında, sahip olduğu Bağlayıcı Tarife Bilgisini bildirmesini isteyebilir.

Bağlayıcı Tarife Bilgisi Kanunun 9.maddesinin dördüncü fıkrasına göre iptal edildiğinde, iptal kararın verildiği tarihten itibaren; Kanunun 9.maddesinin beşinci fıkrasının (c) bendine göre iptal edildiğinde ise iptal ya da değişiklik kararının ilgiliye tebliği tarihinden itibaren hüküm ifade eder.

Bağlayıcı Tarife Bilgisi (BTB) Düzenleme Yetkisi Bulunan Bölge Müdürlükleri

Bağlayıcı Tarife Bilgisi (BTB), İstanbul, Ege, Orta Anadolu, Orta Akdeniz, Doğu Marmara ile Uludağ Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüklerince düzenlenir.

BTB Uygulamasının Amacı

Bağlayıcı Tarife Bilgisi Uygulamasının Amacı Şunlardır:

a) Sınıflandırma kurallarının doğru ve yeknesak bir şekilde uygulanması suretiyle sınıflandırmanın uyumlaştırılmasını ve böylece dış ticaret rejiminin dış ticaret erbabı arasında doğru ve eşit olarak uygulanmasını sağlamak,

b) Beyan sürecini ve gümrük işlemlerini hızlandırmak ve böylece gümrük kontrolünü ve uluslararası ticareti mümkün olduğunca kolaylaştırmak ve dış ticaret işlemlerinin maliyetini azaltmak,

c) Ticaret erbabı ile gümrük idaresi arasında eşyanın tarife pozisyonundan kaynaklanan ihtilafları azaltmak,

d) Gümrük işlemleri sırasında eşyanın sınıflandırılması probleminden kaynaklanan zaman kayıplarını azaltmak suretiyle yüksek riskli eşyanın muayenesine ve kontrolüne gümrük işlemleri sırasında yeterli zaman ayrılabilmesini, dolayısıyla, gümrük denetimlerinin seçimli ve daha etkin yapılabilmesini sağlamak,

e) Dış ticaret erbabına eşyanın Gümrük Tarife Cetvelinde sınıflandırılmasına ilişkin hukuki geçerliliği olan resmi bir bilgi sağlamak,

f) Uluslararası bir ticaret işleminin kârlılığının ve uygulama imkânının önceden tahmin edilebilmesini sağlamak.

Başvuru Yeri ve Şekli

1) BTB başvurusu, BTB Programına veri girişi yapılması suretiyle elektronik olarak veya Gümrük Yönetmeliğinin Ek-1‘inde yer alan başvuru formu örneğine uygun bir form ile yazılı olarak yetkilendirilmiş gümrük ve ticaret bölge müdürlüğüne yapılır. Başvuru formu olarak BTB Programına veri girişi yapıldıktan sonra alınan bilgisayar çıktısı da kullanılabilir. BTB başvurusunun form ile yazılı olarak yapılması halinde, ekinde yer alan tüm belgeler ve eşyanın teşhisini sağlayacak nitelikteki değişik açılardan çekilmiş fotoğraflar kâğıt nüshası ile birlikte ayrıca dijital ortamda başvuru yapılan bölge müdürlüğüne sunulur.

2) Bir kişi, aynı eşya için sadece bir BTB müracaatında bulunabilir. Bir kişi adına aynı eşya için geçerli bir BTB var iken yeniden BTB düzenlendiği tespit edilirse o kişi adına aynı eşya için düzenlenmiş tüm BTB’ler verildiği tarihten başlayarak hükümsüzdür. Bu şekilde hükümsüz hale gelen BTB’nin hak sahibi için 4458 sayılı Gümrük Kanununun 241 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır.

BTB Başvurusu Yapılamayacak Eşya

(1) Gümrük Yönetmeliğinin 196.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan tarife pozisyonlarına giren eşyadan perakende satılacak hale getirilmiş ambalajlarda olmayanları için BTB başvurusu yapılamaz. Eşyanın bu kapsamda olduğunun sonradan anlaşılması halinde başvuru reddedilir.

(2) Üzerlerinde veya ambalajlarında ayniyetini tespite yarayacak bilgileri haiz olmayan eşyaya dair başvurular, ayniyet tespitinin fiziki olarak da mümkün olmaması halinde reddedilebilir.

(3) BTB başvurusuna konu olabilecek eşya için BTB başvurusu yapılması esastır. Başvuru konusu eşyanın BTB kapsamına girmediğinin sonradan anlaşılması ve başvuru sahibince talep edilmesi halinde, mevcut BTB başvurusu 7/11/2008 tarihli ve 27047 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Tarife) (Seri No: 11) hükümlerine göre (İlgili eşyanın GTİP’nun belirlenmesi-Tarife Bilgisi) değerlendirilir.

Başvuru Konusu Yapılacak Eşya

BTB başvurusu, sadece bir kalem eşya için yapılır. Bir kalem eşya deyiminden Türk Gümrük Tarife Cetvelinde aynı tarife pozisyonu alt açılımında bulunan ve aynı yasal ya da tercihli vergi oranına tabi olan eşya anlaşılır.

Başvurunun İçeriği

(1) BTB başvuruları aşağıdaki bilgi ve belgeleri içermelidir:

a) Hak sahibinin adı, soyadı ve adresi,

b) Başvuran kişinin hak sahibi olmaması durumunda başvuranın adı, soyadı ve adresi,

c) Eşyanın Gümrük Tarife Cetvelindeki yerinin belirlenmesini sağlayacak ayrıntılı tanımı,

ç) Sınıflandırılacak eşyanın hak sahibince daha önce ithal veya ihraç edilmiş olması halinde buna ilişkin gümrük beyanname ve eklerinin fotokopisi,

d) Eşyanın Gümrük Tarife Cetvelindeki yerinin doğru şekilde saptanmasında gümrük idaresine yardımcı olacak eşyaya ait numuneler, fotoğraflar, planlar, krokiler ya da mevcut diğer belgeler (yabancı dilde basılmış olanlarının yeminli tercüme bürolarınca onaylı tercümeleri),

e) Gizli tutulması istenilen hususlar varsa bunlara ilişkin bilgi.

Başvuru Bilgilerinin Doldurulmasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

(1) Başvuru ekranında ve formda yer alan kutular aşağıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda doldurulacaktır.

a) Başvuru Sahibi: Adı, soyası ve adresi (Zorunlu)

Bu kutuya başvuru sahibinin adı, soyası, adresi ile telefon ve faks numarası yazılır.

b) Hak Sahibi: Adı, soyadı ve adresi (Zorunlu)

Bu kutuya hak sahibinin adı, soyadı ve adresi ile telefon ve faks numarası yazılır.

c) Gümrük Tarife Cetveli (Zorunlu)

Eşyanın sınıflandırılmasının istendiği Gümrük Tarife Cetveli bu kutuda yer alan kutucuğa X işareti koyarak belirtilir. (Halihazırda yürürlükte sadece Türk Gümrük Tarife Cetveli bulunduğundan bu cetvelin yanındaki kutucuk işaretlenecektir).

ç) Eşyanın Ayrıntılı Tanımı (Zorunlu)

Eşyanın gümrük yetkilileri tarafından teşhisini ve Gümrük Tarife Cetvelinde sınıflandırılacağı tarife pozisyonunun tespit edilebilmesi için eşyanın mümkün olduğunca ayrıntılı tanımı yazılır. Bu kutuda eşyanın tam bileşimi, bu bileşimi tespit etmek için kimyasal analiz yapılması gerekiyorsa kullanılan tahlil metotları, üretim süreci, eşyanın parçaları dahil kıymeti ve eşyanın kullanım alanı gibi ayrıntılar verilir.

d) Ticari İsimlendirme ve Ek Bilgi (Zorunlu)

Bu kutuya eşyanın ticari markası, model numarası vb. bilgiler ile eşyaya ilişkin verilebilecek ek bilgiler yazılır.

e) Eşyanın Tarife Pozisyonunun Tespiti İçin Başvuruya Eklenen Ekler (Zorunlu)

1) Bu kutuda başvuruya eklenenler uygun kutucuklara X işareti konularak belirtilir.

2) Eğer başvuru ekinde eşyanın numunesi sunulduysa uygun kutucuğa X işareti koyarak numunenin iadesinin istenilip istenilmediği belirtilir.

f) Öngörülen Sınıflandırma (İsteğe Bağlı)

Eşya için öngörülen Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu belirtilir.

g) Beyan (Zorunlu)

1) Form ile yapılan başvurularda beyan dikkatlice okunur, imzalanır ve tarih atılır. Elektronik başvuru yapılması durumunda e-imza tatbik edilir.

2) BTB başvuru formunun 1 no.lu kutusunda yer alan başvuru sahibi bilgileri ile 8 no.lu kutusunda yer alan beyan sahibi bilgilerinin birbirleri ile uyumlu olması ve başvuru sahibinin 4458 sayılı Gümrük Kanununun 5.maddesi çerçevesinde doğrudan veya dolaylı temsil yetkisine sahip olması gerekmektedir.

ğ) BTB başvuru formunun “SADECE RESMÎ KULLANIM İÇİNDİR” başlıklı kutuları başvuruyu kabul eden gümrük ve dış ticaret bölge müdürlüğünce doldurulacaktır.

Kararın Duyurulması

(1) Yukarıdaki fıkra hükümlerine göre belirlenen Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu, BTB veri tabanına kaydedilir ve karar hak sahibine mümkün olan en kısa zamanda Gümrük Yönetmeliğinin Ek-2’sinde yer alan formun hak sahibi nüshası ile bildirilir. Bu formda gizlilik esasına göre verildiği kabul edilen hususlar ve verilen BTB’ye karşı Gümrük Kanununun 242 nci maddesi hükümleri çerçevesinde itiraz yolunun açık olduğu belirtilir.

(2) BTB konusu eşyanın gümrüğe sunulması esnasında sınıflandırmasını etkileyebilecek haller varsa, bölge müdürlüğünce buna ilişkin uyarılar BTB Programındaki “Eşyanın Gümrük İşlemleri Sırasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar” kutusuna yazılır.

(3) BTB’nin, başvuru alındıktan sonra 3 ay içinde sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı takdirde, gümrük idaresi bu sürenin bitiminden önce, gecikmenin nedenini açıklayarak bilginin verilmesi için gerekli gördüğü ek süreyi belirtir.

(4) BTB bildirimi aşağıdaki hususları içerir:

a) Hak sahibinin adı, soyadı ve adresi,

b) Başvuru referans numarası,

c) BTB referans numarası,

ç) BTB’nin geçerliliğinin başlama tarihi,

d) Eşyanın sınıflandırıldığı Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu,

e) Eşyanın ayrıntılı tanımı,

f) Eşyanın ticari ismi ve ek bilgi,

g) Sınıflandırmanın gerekçesi.

Kararın Bağlayıcılığı

(1) Gümrük idarelerince, geçerli bir BTB’ye konu eşya ile aynı olduğu tartışmasız olan eşya için BTB’deki tespit doğrultusunda sınıflandırma yapılması gerekmektedir.

(2) 4458 sayılı Gümrük Kanununun 9.maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen haktan sadece hak sahibi yararlanabilir.

Ayniyat Uygunluğu

BTB, gümrük idarelerini sadece eşyanın tarife pozisyonu konusunda ve yalnızca bilginin verildiği tarihten sonra tamamlanacak gümrük işlemlerine konu olan eşya için bağlar. Bunun için beyan sahibinin, gümrük işlemleri sırasında beyan edilen eşya ile verilen bilgide tanımlanan eşya arasında her bakımdan uygunluk bulunduğunu ispatlaması zorunludur.

Geçerlilik Süresi

BTB, veriliş tarihinden itibaren 6 yıl geçerlidir.

Not: Bu konu başta olmak üzere, YYS Yıllık Faaliyet Raporu Hazırlanması, YYS Yıllık Zorunlu Eğitimlerinin Verilmesi, YYS Revizyonları, Ön İzleme, Yeni YYS Belgesi Hazırlıkları ve YYS Belgesi Alım Süreci, YYS Başvuru Formlarının Doldurulması, YYS Danışmanlığı, vb. Tüm YYS Süreçleri hakkında daha fazla ayrıntılı bilgiyi, Gümrük ve Dış Ticaret Mevzuatı konularında gerekli Hukuki ve Mevzuat Desteğini, İdari ve Adli İtiraz Süreçleri, Dava Açılması, Dava Aşamalarının Takibi, İlgili Mevzuat Ve Hukuki Açılardan Gerekli İtiraz Ve Savunmaların Yapılarak Dava Sonucunun Olumlu Sonuçlandırılması, Sonradan Kontrol/ Firma İncelemesi  Yaptırılması, Antrepo Açma, Antrepo Genişletme, AN6, AN7, AN8 Raporlarının düzenlenmesi, … vb, işlemleri, Sürekli/ Düzenli, Aylık, Yıllık Gümrük ve Dış Ticaret Danışmanlığı, Olay (Konu) Başı Gümrük ve Dış Ticaret Danışmanlığı, Gümrük ve Dış Ticaret Mevzuatı Eğitimleri, … vb. konularında yardım, destek, danışmanlık ve benzeri hizmetleri -İsterseniz- Firmalarımız “Çoban Gümrük Dış Ticaret Denetim ve Danışmanlık A.Ş.”den veya “Çözüm Denetim Gümrük Dış Ticaret Ve Danışmanlık A. Ş.”den alabilirsiniz.

Geçersizlik Ve İptal Şartları

(1) BTB; a) Gümrük Tarife Cetvelinde değişiklik yapılması ve verilen bilginin söz konusu değişiklikle getirilen hükümlere uymaması,

b) Dünya Gümrük Örgütü’nün uymakla yükümlü bulunduğumuz nomanklatür, izahname ve tarife pozisyonlarına ilişkin kararlarındaki bir değişikliğe uymaması,

c) BTB’nin iptal edildiğinin veya değiştirildiğinin bilgi verilen kişiye tebliğ edilmesi,

Durumlarında geçerliliğini yitirir.

(2) Talep edenin verdiği yanlış ve eksik bilgiye dayanan BTB iptal edilir.

Geçersizlik Ve İptalin Başlangıcı

(1) BTB, Tarifeye İlişkin 14 Seri Nolu Gümrük Genel Tebliğinin 19.maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilen durumlarda, söz konusu değişikliklerin Resmî Gazete’de yayımlandığı,

(c) bendinde belirtilen durumlarda ise iptal ya da değişiklik kararının ilgiliye tebliği tarihinden itibaren geçerliliğini yitirir.

(2) Gümrük Tarife Cetveli değişikliği dışında, tarife mevzuatında meydana gelen bir değişiklik nedeniyle geçersiz hale gelen BTB’ler, düzenleyen bölge müdürlüğü tarafından zaman geçirilmeksizin BTB programı üzerinde de geçersiz konuma getirilir.

(3) 19.maddenin ikinci fıkrasında belirtilen durumda iptal, iptal kararının verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder.

İtiraz

Bağlayıcı Tarife (btb) Bilgisi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemBTB’ye, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 242.maddesi hükümleri çerçevesinde itiraz edilebilir.

Kerim ÇOBAN

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

 

 

KAYNAKÇA

4458 sayılı Gümrük Kanunu,

Gümrük Yönetmeliği

Tarifeye İlişkin 14 Seri Nolu Gümrük Genel Tebliği

Gümrükler Genel Müdürlüğünün 2006/19 sayılı Genelgesi

Yapay Zekanın E-Ticarette Bilançoya Katkısı Yüzde 40’a Ulaştı

Satınalma Ve Tedarik Zinciri Yönetiminde Yapay Zeka Eği̇ti̇mi̇ Haber Yapay Zekanın E Ticarette Bilançoya Katkısı Yüzde 40'a Ulaştı

Yapay Zekanın E-Ticarette Bilançoya Katkısı Yüzde 40’a Ulaştı

Yılbaşı alışveriş dönemini mercek altına alan Loops AI verileri, e-ticarette “mesai dışı” saatlerin bilançoya etkisini netleştirdi. Tüketici talebinin zirve yaptığı hafta sonu akşam saatlerinde, yapay zeka ajanlarıyla desteklenen operasyonların karnesi şöyle:

  • Toplam Satış: Baz performansa göre %40 artış.Satınalma Ve Tedarik Zinciri Yönetiminde Yapay Zeka Eği̇ti̇mi̇ Haber Yapay Zekanın E Ticarette Bilançoya Katkısı Yüzde 40'a Ulaştı
  • Dönüşüm Oranı: Etkileşimdeki müşteride %73
  • Sepet Tutarı: Kullanıcı başına %46 daha fazla
  • Verimlilik: İade oranlarında %10’a varan iyileşme.
  • Hız: Ortalama yanıt süresi 7-9 saniye.
  • Kritik Saatler: Alışverişin zirvesi Hafta Sonu 20:00-22:00.

Markaların satış ve müşteri etkileşimi süreçlerini otonomize eden Loops AI, perakende sektörünün en hareketli dönemi olan yılbaşı alışveriş sezonuna dair kapsamlı verilerini yayınladı. Tüketici davranışlarındaki köklü değişimi belgeleyen rapor; satın alma kararlarının artık geleneksel iş saatlerinden çıkarak, destek ekiplerinin en az olduğu “dinlenme saatlerine” kaydığını ortaya koyuyor. Bu kritik zaman diliminde müşteriyi “bekleme odasında” tutmayan markalar ise rekabette öne geçti.

Yapay zeka “mesai dışı”nda devreye girdi, ciro %40 arttı

Rapor, tüketicilerin satın alma kararlarını artık mesai saatlerinde değil, destek ekiplerinin en az olduğu zaman dilimlerinde verdiğini gösteriyor. Bu “kör noktada” müşteriyi 7-9 saniye içinde yanıtlayan markalar, sadece müşteri memnuniyeti değil, finansal bir sıçrama yaşadı. Yapay zeka desteği alan markaların toplam satış performansı, baz performansa kıyasla %40 artış gösterdi.

Hızlı cevap, sepeti %46 büyüttü

Veriler, “Agentic Commerce” (Ajan Ticareti) teknolojisinin sepet tutarlarına doğrudan etkisini de ortaya koydu. Sorularına anında yanıt alan ve doğru yönlendirilen müşterilerin sepet tutarı, ortalamaya göre %46 daha yüksek gerçekleşti. Aynı zamanda, yapay zeka ile diyalog kuran ziyaretçilerin alışverişi tamamlama oranı, standart ziyaretçilere kıyasla %73 artış gösterdi.

Müşteri “mesai dışı” dinlemiyor: Trafik 20:00-22:00’de zirve yapıyor

Rapora göre; satın alma niyetinin en yüksek olduğu zaman dilimi Cumartesi ve Pazar akşamları 20:00 – 22:00 aralığına kaymış durumda. İnsan ekiplerinin yanıt süresinin uzayabildiği bu saatlerde, müşterilerin sorularına 1 dakika içinde yanıt alamaması, satın alma kararının ertelenmesine veya iptaline neden oluyor. Veriler, bu yoğunlukta devreye giren yapay zeka ajanlarının, “beklemeye tahammülü olmayan” müşteriyi yakalayarak satışı kurtardığını kanıtlıyor.

Doğru beden önerisi iadeleri azalttı

E-ticaretin en büyük maliyet kalemlerinden biri olan iadeler konusunda da “akıllı yönlendirme” etkisi görüldü. Özellikle moda perakendesinde müşteri sorularının büyük çoğunluğunu oluşturan “Beden ve Uyum” sorularını kişiselleştirilmiş verilerle yanıtlayan sistem, yanlış ürün seçimini azaltarak iade oranlarında %10’a varan bir iyileşme sağladı.

“Sessizlik eşittir ciro kaybı”

Verileri değerlendiren Loops AI CEO’su İlker Selim Zorluoğlu, yaşanan değişimin markalar için stratejik önemini şu sözlerle vurguladı: “E-ticarette artık yeni bir denklem var: Sessizlik eşittir ciro kaybı. Eskiden geç gelen bir cevap sadece memnuniyetsizlik yaratırdı, bugün ise müşterinin ve cüzdan payının doğrudan rakibe gitmesine neden oluyor. Verilerimiz gösteriyor ki; müşterinin satın alma iştahının en yüksek olduğu anlar, ne yazık ki markaların en ‘sessiz’ olduğu hafta sonu akşam saatleri. İnsan gücüyle bu 7/24 talebi karşılamaya çalışmak sürdürülebilir bir maliyet değil. Yapay zeka ajanları burada devreye girerek sadece soru cevaplamıyor, süreci fiili satışa çeviriyor. Baz performansa kıyasla gördüğümüz %40’lık ciro artışı, bunun bir ‘destek hizmeti’ değil, doğrudan bilançoya etki eden bir ‘gelir kanalı’ olduğunu kanıtlıyor.”


 

Satinalmada Yapay Zeka
Satınalma ve Tedarik Zinciri Uzmanları için Yapay Zeka Eğitimi

Eğitim içeriği için tıklayınız. 

Satınalma ve Tedarik Zinciri Uzmanları için YAPAY ZEKA UYGULAMALARI EĞİTİMİ

Anahtar Sözcükler: yapay zeka, büyük dil modeli, teknoloji, eğitim, teknoloji raporu, satın alma, tedarik zinciri

İşe Devamsızlık Tutanakları Hangi Hallerde Geçersiz Sayılabilir?

İşe Devamsızlık Tutanakları Hangi Hallerde Geçersiz Sayılabilir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

İşe Devamsızlık Tutanakları Hangi Hallerde Geçersiz Sayılabilir?

Lütfi İNCİROĞLU

İşe Devamsızlık Tutanakları Hangi Hallerde Geçersiz Sayılabilir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİşçinin işverenden izin almaksızın ve haklı bir nedeni olmaksızın 4857 sayılı İş Kanunu’nda belirtilen süreler kadar işe devam etmemesi hali devamsızlık olarak tanımlanabilir. Devamsızlık kavramının tanımı doktrinde ve Yargıtay kararlarında da yapılmıştır. Buna göre devamsızlık; işçinin kasıtlı ya da kusurlu olmasına bakılmaksızın, işe gelmesinin beklendiği iş günlerinde, haklı bir neden olmaksızın “işe gelmemesi” şeklinde tanımlanmaktadır[1]. İşçinin izin almaksızın ve haklı bir gerekçesi olmaksızın işe devamsızlığının yaptırımı ise, 4857 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde, işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.

4857 sayılı Kanunda işçinin devamsızlık yapması halinde, ispat yükünün kime ait olacağı ile ilgili bir düzenleme bulunmamakla birlikte, doktrinde ve Yargıtay kararlarında haklı feshe dayanan tarafın, dayandığı nedeni ispatla yükümlü olduğu kabul edilmektedir[2].

Yargıtay’a göre, “İşçinin işe devamsızlığı, her durumda işverene haklı fesih imkanı vermez. Devamsızlığın haklı bir nedene dayanması halinde, işverenin derhal ve haklı nedenle fesih imkânı bulunmamaktadır (Y9.HD. 9.5.2008 gün, 2007/16956 E, 2008/11983 K). İşçinin hastalığı, aile fertlerinden birinin ya da yakınlarının ölümü veya hastalığı, işçinin tanıklık ve bilirkişilik yapması gibi haller, işe devamsızlığı haklı kılan nedenlerdir. Mazeretin ispatı noktasında, sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlara da değer verilmelidir.

Devamsızlık süresi, ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç işgünü olmadıkça, işverenin haklı fesih imkânı yoktur. Belirtilen işgünlerinde hiç çalışmamış olunması gerekir. Devamsızlık saatlerinin toplanması suretiyle belli bir gün sayısına ulaşılmasıyla işverenin haklı fesih imkânı doğmaz.

Devamsızlık, işçinin işine devam etmemesi halidir. İşyerine gittiği halde iş görme borcunu ifaya hiç başlamayan bir işçi devamsızlıkta bulunmuş sayılmamalıdır. İşçinin yapmakla yükümlü olduğu ödevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi ayrı bir fesih nedeni olup, bu durumda 4857 sayılı Yasanın 25/II-h maddesi uyarınca değerlendirme yapılmalıdır.

Maddede geçen “bir ay” ifadesi takvim ayını değil ilk devamsızlıktan sonra geçecek olan bir ayı ifade eder. İlk devamsızlığın yapıldığı gün ayın kaçıncı günüyse takip eden ayın aynı günü bir aylık süre sona erer. Son ayda ilk devamsızlığının gerçekleştiği günün bulunmaması halinde son ayın son günü bir aylık süre dolmuş olur. Sonraki devamsızlıklar ise takip eden aylık dönemler içinde değerlendirilir.

İşgünü, işçi bakımından çalışılması gereken gün olarak anlaşılmalıdır. İş sözleşmesinde, genel tatil günlerinde çalışılacağına dair bir kural mevcutsa, bu taktirde söz konusu günlerde çalışılmaması da işverene haklı fesih imkânı tanır.

İşyerinde cumartesi günü iş günü ise belirtilen günde devamsızlık da diğer koşulların varlığı halinde haklı fesih nedenini oluşturabilir (Y9.HD. 5.10.2009 gün, 2008/43280 E, 2009/25721 K). İş sözleşmesinin askıya alınması durumunda, işçinin çalışması gereken günde işe başlamaması da devamsızlık olarak değerlendirilmelidir (Y9.HD. 25.4.2008 gün, 2007/15152 E, 2008/10326 K.)”[3].

Ancak uygulamada işveren/işveren vekillerince tutulan tutanakların genellikle tutanak tanıklarının beyanlarıyla tutulması nedeniyle çoğu zaman Yargıtay bu tür tutanaklara değer vermemektedir. Çünkü yüksek mahkeme işe devamsızlığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde kanıtlanmasını aramaktadır[4]. Nitekim devamsızlık durumu fiili bir durum olması nedeniyle işverenin bu durumu kuşkuya yer vermeyecek şekilde belgelemesi gerekir. Yargıtay uygulamasına göre işyerinde uzun yıllar hizmeti bulunan işçinin işe devamsızlığı hayatın olağan akışına aykırı bulunmaktadır[5]. Yargıtay bazı durumlarda işçinin işyerini terk etmesini devamsızlık değil “eylemli fesih” olarak kabul etmektedir[6]. İşe devamsızlık tutanağında yer alan tanık beyanlarının birbiriyle çelişmesi tutanakları değersiz hale getirmekte ve devamsızlık tutanaklarının işten çıkış tarihinden sonra tek taraflı olarak düzenlenmesi de yüksek mahkemece kabul görmemektedir[7]. Ayrıca devamsızlık tutanaklarının devam edilmeyen her gün için ayrı ayrı ve günü gününe tutulmaması ve toplu olarak sonradan tutulması da tutanakları itibarsız kılmaktadır[8].

Sonuç olarak, işçinin işverenden izin almaksızın ve haklı bir nedeni olmaksızın 4857 sayılı Kanunda belirtilen süreler kadar işe devam etmemesi hali devamsızlık olarak tanımlanabilir. Devamsızlığın ispat yükü işverene aittir. İşveren devamsızlık olgusunu tuttuğu tutanaklar, çektiği ihtarnameler, işyeri kayıtları ve tanıklar aracılığı ile kanıtlayabilir. Ancak, Yargıtay uygulamasında işverence tutulan tutanaklar çoğu zaman geçerli kabul edilmemektedir. Nitekim, kıdemli işçinin tazminat haklarını ortadan kaldıracak şekilde işyerini terk etmesi hayatın olağan akışına aykırı bulunarak işçinin devamsızlığı sorgulanmaktadır. Bazen işçinin devamsızlığı eylemli fesih olarak da görülmektedir. Yine işçinin geçerli mazereti araştırılmadan tutulan tutanaklar geçerli kabul edilmediği gibi tutanakta yer alan çelişkili tanık beyanlarının bulunması ve tutanakların işten çıkış tarihinden sonra tek taraflı olarak düzenlenmesi de tutanakları değersiz hale getirmektedir.

İşe Devamsızlık Tutanakları Hangi Hallerde Geçersiz Sayılabilir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemAyrıca devamsızlık tutanaklarının devam edilmeyen her gün için ayrı ayrı ve günü gününe tutulmaması ve toplu olarak sonradan tutulması da tutanakları itibarsız kılmaktadır. Aynı şekilde işveren tarafından mahkemeye sunulacak devamsızlığı gösteren belgelerin diğer delillerle (SGK kayıtları, Müfettiş Raporu) çelişmemesi gerekiyor. Aksi halde, mahkeme birbiriyle çelişen kayıtları hükme esas alamayacaktır.

Lütfi İNCİROĞLU

[1] OCAK, Saim, İşçinin Ardı Ardına İki İşgünü Devamsızlığı (Yargıtay Kararı Tahlili) MÜHFHAD, C:20, Sayı 1, s.208; AYDEMİR, Murtaza, İş Hukukunda Belgelerin İtibarsızlığı, SİCİL, Yıl 2022, Sayı:47, s.71 vd.

[2] Y9.HD.19.11.2009 T, E.2008/10684, K.2009/32319 Legalbank.

[3] Y9.HD.09.12.2019 T, E.2016/9899, K.2019/21877 Legalbank.

[4] AYDEMİR, İş Hukukunda Belgelerin İtibarsızlığı, SİCİL, Yıl 2022, Sayı:47, s.72.

[5] Y9.HD.15.03.2010 T, E.2008/21933, K.2010/6810 Legalbank.

[6] Y9.HD.03.10.2019 T, E.2016/6151, K.2019/17309 Legalbank.

[7] Y9.HD.30.06.2011 T, E.2009/17822, K.2011/19819 Legalbank.

[8] AYDEMİR, İş Hukukunda Belgelerin İtibarsızlığı, SİCİL, Yıl 2022, Sayı:47, s.73.

Uykudaki Döviz Kurları

Uykudaki Döviz Kurları

Uykudaki Döviz Kurları

Reşat BAĞCIOĞLU

Uykudaki Döviz

Uykudaki Döviz KurlarıDöviz gerçekten uykuda mıdır sizce?

Bence uykuda değil. Uykuda olduğunu sanıyoruz sadece.

Para uyusa da:

  • bir gözü açık,
  • kulakları radar gibi, en küçük tıkırtıyı duyar,
  • Burnu sürekli piyasayı koklar. Tıpkı tilkiler gibi.

Özetle;Tilki Koklar

Para asla uyumaz.

Para puslu ve bulanık havayı sevmez.

Money Never Sleeps

Dövizin Uyamadığının  Resmidir

Bu grafik TCMB sitesinden Aralık 2021 ayı esas alınarak veri girişi yapılmış ve elde edilen grafik aşağıdadır.

Döviz Grafik

Bir süre uyuyan, daha doğrusu uyur gibi yapan dolar birden hızlandı, sıçradı ve bir gün içinde % 45 kadar aşağı salındı, değer kaybetti. Yani tepe takla aşağı yuvarlandı. Grafiği incelerseniz tam da piyasaların kapandığı saatte yani 17:47’de.

Döviz Kurları Hareket Koşulları

Ülkemizde sabit kur sistemi değil, dalgalı kur sistemi geçerlidir. Döviz kurlarındaki dalgalanma;

  • Piyasa koşullarına,
  • TCMB’nin PPK kararlarına,
  • Döviz rezervlerine,
  • Döviz giriş ve çıkışına,
  • Ülke riskine
  • Siyasi kararlara
  • Beklentilere

göre şekillenir.

Döviz kurlarındaki dalgalanmada dalga boyları çok yüksek veya derin olabileceği gibi, bazen de stabil kalabilmektedir. Ancak tüm koşulların piyasa şartlarına göre oluşmasında, piyasanın dinamizmi açısından son derece büyük yararı vardır. Ülkede belli bir seviyede enflasyon varken, tüm ürün ve hizmetlerde enflasyon oranında artış varken döviz kurlarının sabit kalması söz konusu olabilir mi? Elbette ki olamaz. Enflasyon karşısında döviz kurlarının sabit kalması bir şeyle izah edilebilir; döviz baskı altındadır ve müdahale edilmektedir.

Ülkemizde dış ticaret açığı, ithalat rakamlarının fazlalığı, döviz ihtiyacımız, üretim noksanlığımız varken nasıl olur da döviz fiyatı sabit kalır? Hatta döviz fiyatı geriler desem de yanlış bir ifade olmaz.

İhracatçı Üzülsün mü?

Ülkemizde belli bir enflasyon ve bunun etkisinde fiyat artışı varken, ihracatçılar, hammadde veya tarımsal ürünleri ülkemizden sağlama yoluna gittiğinde, enflasyon karşısında ürün fiyatlarının arttığını ancak bununla beraber maliyet hesabı yapan ihracatçımız, kâr edebilmesi için muhtemel dövizdeki kur artışını da maliyet hesaplarına ilave ederek, kâr etmeyi düşünür. Ancak küresel piyasalarda durum farklıdır. Ülkemizdeki yüksek enflasyon karşısında üretim maliyetleri yüksek, kur düşük hatta geride kalıyorsa, ihracatçımız üzülecektir. Çünkü vereceği fiyatlar dünya piyasalarında kabul görmeyecektir. Zira ihracatçımızın önünde acımasız bir rekabet pazarı vardır ki satılacak ürünü üreten ve pazarlayan satan sadece bizim ihracatçımız değil, aynı zamanda dünyanın her tarafında aynı ürünü pazarlayan farklı üreticilerin de var olduğu bir gerçektir.

Dövizi baskılamanın maliyeti ülkemiz için oldukça fazladır. Bu maliyetin üretici ve ihracatçıya destek olarak kullanıldığında dövizi baskılamaya da gerek kalmazdı. Ülkemizin ihracat rakamı artar, üretici malını yurt dışına satar, ülkemize döviz gelir.

Ben bu filmi defalarca görmüştüm. Her defasında kahraman döviz, tepesinde dolaşan eli kırıyor ve döviz şahlanıyordu.

Dövizin tepesinde bir müdahale eli dolaşacağına, üretimin ve üretilen ürünlerin yurt dışına ihracında destekler verilmesinin ihracatçıyı ve üreticiyi daha fazla memnun edeceği ortadadır. Üretici ve ihracatçı üzülmez.

Döviz Kurları Artmalı mı?

Kuşkusuz ki dövizin fiyatı artmalı mı sorusuna vereceğimiz yanıt, olaya hangi taraftan bakacağımıza bağlıdır.

İthalatçı tarafından mı bakacağız; Dövizin fiyatı artmasın,

İhracatçı tarafından mı bakacağız; Dövizin fiyatı artsın,

Türkiye’nin dış borçlarına bakacağız; Dövizin fiyatı artmasın,

Carry Trade açısından bakacağız; Dövizin fiyatı artmasın…

Dövizin fiyatlamasında pek çok bileşen vardır. Hepsi de bir denge içerisindedirler.

Uykudaki Döviz KurlarıReşat BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi

 

Sürdürülebilirlik Odaklı Yüksek Lisans Başvuruları Başladı

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Liderliği - Yüksek Lisans Programı
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Liderliği - Yüksek Lisans Programı

“Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Liderliği”
TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI

ÖRGÜN – TEZLİ ve İKİNCİ ÖĞRETİM TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI
Yüksek Lisans Yüksek Hedefler

Sürdürülebilirlik, Analitik, Performans Göstergeleri (KPI’lar) ve Yapay Zeka uygulamaları ile güncel iş hayatının hızını yakalayan bir programa hoş geldiniz.

BAŞVURU TARİHLERİ 12-16 Ocak 2026

MÜLAKAT TARİHLERİ 22-23 Ocak 2026

Tezli ve tezsiz seçiminizi kitapçığı okuduktan sonra veriniz. Klasörü indiriniz.

Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Mülakatlarında Ne Sorulur?

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Liderliği - Yüksek Lisans Programı
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Liderliği – Yüksek Lisans Programı

Merhaba,
20 Yıldır alanımızda en çok tercih edilen yüksek lisans programı olduk.
Tüm sektörlerden profesyonellerin bir araya gelmesiyle büyük bir aile olduk
Programımıza göstermiş olduğunuz ilgi için teşekkür ederiz.
İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tedarik Zinciri Yönetimi Tezli ve Tezsiz Yüksek Lisans Programlarımızda sizleri aramızda görmek isteriz.

Program hakkında kısa bilgilendirme yazımızı paylaşıyorum.
Sağlıklı günler dilerim.  Saygılarımla.

 Prof. Dr. Murat ERDAL – Program Koordinatörü merdal@istanbul.edu.tr 

ÖĞRENCİ PROFİLİ
Program Güz ve Bahar dönemlerinde öğrenci almaktadır.
Farklı sektörlerden 70’e yakın çalışan bulunmaktadır.
Kuvvetli bir network sizi beklemektedir.
YER:
BEYAZIT ANA KAMPÜS (Siyasal Bilgiler Fakültesi Derslikleri)
Marmaray (Vezneciler İstasyonu), Tramvay (Beyazıt).

DEVAM DURUMU: Derslere katılım hususunda %70 devam zorunluluğu bulunmaktadır. Öğrenci portföyümüz, farklı sektörlerden sizler gibi yöneticilerden oluştuğu için, ders gününe denk gelen yurt içi – dışı vb. iş seyahatleri ya da farklı yoğunluklar olduğunda, dersini aldığınız hocalarımıza bilgi vererek mazeret bildirilebiliyor. Ancak bu noktada inisiyatif tamamen hocalarımıza aittir. Yönetmelikte belirtilen, yüksek lisans öğrencilerinin maksimum % 30 devamsızlık hakkı olduğuna dairdir.

DERS PROGRAMI:

BAHAR DÖNEMİ DERSLERİ

  • SATINALMA VE TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ İLKELERİ
  • TEDARİK ZİNCİRİ STRATEJİLERİ
  • KÜRESEL PAZARLAMA
  • VERİ ANALİZİ VE KANTİTATİF KARAR ALMA TEKNİKLERİ
  • PERAKENDE YÖNETİMİ
  • MÜZAKERE TEKNİKLERİ

GÜZ DÖNEMİ DERSLERİ

  • LOJİSTİK YÖNETİMİ
  • TEDARİK ZİNCİRİNDE PERFORMANS YÖNETİMİ
  • TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİNDE MODELLEME
  • PROJE YÖNETİMİ
  • SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ve İŞ ETİĞİ
  • PAZARLAMA YÖNETİMİ
  • SÖZLEŞME HUKUKU
  • BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ VE YAYIN ETİĞİ
Sürdürülebilirlik Verisi Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu
Sürdürülebilirlik Verisi Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu

 

AKADEMİK KADRO:
Yüksek lisans programımız, dersler ve akademik kadro ile ilgili tüm bilgi bu sitede. https://tedarikzinciri.org

İnceleyiniz.  

BAŞVURU TARİHLERİNİ KAÇIRMAYIN

İ.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü https://sosyalbilimler.istanbul.edu.tr/tr/_   resmi web sitesi duyurular kısmında ve aşağıdaki platformlar ile bu platformların sosyal medya hesaplarında başvuru duyuruları yayınlanmaktadır.

https://tedarikzinciri.org/

https://satinalmadergisi.com/

https://www.muraterdal.com/

ÜCRETLENDİRME:  Kayıt aşamasında güncel ödeme bilgisi verilecektir.    

MÜLAKAT ÖNCESİ HAZIRLIK:  

  • Yüksek Lisans Mülakatlarında Ne Sorulur? Başlıklı rehberimizi inceleyiniz.
  • Makale Listesi (Prof. Dr. Murat ERDAL) ektedir. Okuma yapabilirsiniz.
  • TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ DERSLERİNİ
    WEB ÜZERİNDEN İNCELEYEBİLİRSİNİZ.
    14 hafta ders içerikleri her sene güncellenmektedir.

Okuma yapabilirsiniz. https://www.muraterdal.com/courses/satinalma-ve-tedarik-zinciri-yonetimi-ilkeleri/ 

  • SATINALMA DERGİSİ – 14. Yıl

Şirket olarak tüm dergi arşivine (156 sayı), araştırma raporlarına ve
bir yıl boyunca 12 sayıya dijital erişim sağlayın. Dijital şirketi aboneliği için https://satinalmadergisi.com/dijital-islem-merkezi/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

KİTAPLAR:

  • Erdal, M., Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi, 4. Baskı, Beta Yayınevi.
  • Erdal, M. (Editör), Tasarımdan Süreç İyileştirmeye Tedarik Zinciri Yönetimi Başarı Hikayeleri, BETA Basım, İstanbul.
  • Erdal, M. (Editör), Konteyner Deniz ve Liman İşletmeciliği, 2. Baskı, BETA Basım, İstanbul.
  • Erdal, M., Ünal, A., Lojistik Merkez Yönetimi, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yayını, İstanbul.
  • Erdal, M. Saygılı, M., Global Logistics, UTİKAD Yayını, İstanbul.
  • Erdal, M. ve Çancı, M., Lojistik Yönetimi, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yayını, 4. Baskı, İstanbul.
  • Erdal, M. ve Çancı, M., Uluslararası Taşımacılık Yönetimi, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yayını, 4. Baskı, İstanbul.
  • Trakya Lojistik Master Planı, Trakya Kalkınma Ajansı, 2012.
  • Erdal, M., Görçün, Ö., Saygılı M., Depo Yönetimi, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yayını.
  • Erdal, M., Güvenler A., Sandalcı, K., Uluslararası Demiryolu Eşya Taşımacılığı, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yayını, İstanbul.
  • Erdal, M., Görçün Ö. F., Görçün Ö., Saygılı, M., Entegre Lojistik Yönetimi, BETA Basım.
  • Erdal, M., Teknoloji Yönetimi, 2. Baskı, Türkmen Kitabevi, İstanbul,
  • Erdal, M., Saygılı, M., Lojistik İşletmelerinde Yönetim-Organizasyon ve Filo Yönetimi, UTİKAD Yayını, Mataş Matbaası, İstanbul.
  • Erdal, M., Alkan, M., Lojistik ve Dış Ticaret Sözlüğü, UTİKAD Yayını, 2. Baskı, İstanbul.

Anahtar Sözcükler:

Yüksek Lisans, Lisansüstü, Program, İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, EĞİTİM, tedarik zinciri yönetimi, eğitim, Satın alma, satınalma, tedarik, lojistik, üretim, planlama, karar alma, modelleme,  Depo, depolama, depo yönetimi, katma değer, rekabet, maliyet, harcama analizi, tasarruf, değer, Satın alma Dergisi, Dergi, B2B, Profesyonel, değer zinciri, purchasing, procurement, supply, supply chain, supply chain management, Kurumsal Pazar, Analitik, CRM, e-iş, e-ticaret, inovasyon, innovation, sürdürülebilirlik, Eğitim, yapay zeka, modelleme, AI


ŞİRKET EĞİTİMLERİ

-> Şirket Eğitimleriniz için Doğru Teklif Alın -> egitim@satinalmadergisi.com

-> Eğitim Kataloğunu İndirebilirsiniz ->   https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf

Sürdürülebilirlik Verisi Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu
Sürdürülebilirlik Verisi Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu

 

Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi

Satınalma Süreçlerinde Denetim Ve Suistimal önleme Eğitimi
Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi

SATINALMA SÜREÇLERİNDE DENETİM VE SUİSTİMAL ÖNLEME EĞİTİMİ

Bu eğitim, tepe yönetiminin sıkça dile getirdiği “İhtiyacımız olmayan şeyi, fahiş fiyata, sorgulanmadan alıyoruz”kaygısını ortadan kaldırmak üzere tasarlanmıştır.

Satınalma Süreçlerinde Denetim Ve Suistimal önleme Eğitimi
Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi

Yönetimsel kaygıyı büyüten, tekrar eden şikâyetlere yakından bakalım:

  • Satınalma ekibinin yetkinliğinden emin değilim.
  • Kronik hatalar bitmiyor, hesap verebilirlik çok zayıf.
  • İhtiyacın doğruluğunu sorgulamadan alım yapıyorlar.
  • Fahiş fiyatlı ve yanlış teknik özellikli alımlar dikkatimizi çekiyor.
  • Satınalma ekibi “Dur” demeliydi?
  • Aynı hataları neden sürekli düzeltiyoruz?
  • Yanlış makineye veya gereksiz stoğa neden para ödedik?
  • Şantiyede ne kadar malzeme kullanıldı, ne kadarı çöpe gitti veya eksik geldi?
  • Mühendisler teknik bir şey söylüyor, satınalma sorgulamadan alıyor, fatura bize çıkıyor
  • Proje yetişsin diye her şeyi acil alıyoruz ama fiyatları kim kontrol ediyor?

Hedef Kitle:

Eğitimin ana hedefi, satınalma süreçlerine ilişkin yönetimsel güvence ve denetim yaklaşımını güçlendirmektir; bu nedenle eğitim öncelikle iç denetim–iç kontrol–risk yönetimi –uyum–finans ekipleri için tasarlanmıştır.

  • İç Denetçiler ve Müfettişler
  • İç Kontrol Uzmanları
  • Risk Yönetimi Uzmanları
  • CFO’lar ve Finans Müdürleri
  • Tepe Yönetim, İş Ortakları
  • Muhasebe ve Finans Personeli
  • Hukuk ve Uyum (Compliance) Ekipleri 

Hedef Sektörler:

Satınalma süreçlerinde değer sızıntısı, etik riskler ve suistimal olasılığı, sektör fark etmeksizin satınalma hacmi büyüdükçe ve süreç karmaşıklığı arttıkça yükselir.

  • Sanayi tesisleri ve üretim şirketleri
  • İnşaat / proje / şantiye organizasyonları
  • Bankalar ve finans kuruluşları
  • Perakende ile lojistik / dağıtım şirketleri
  • Teknoloji şirketleri, GSM operatörleri
  • Enerji ve altyapı firmaları
  • Otel zincirleri ve hizmet grupları
  • Kamu kurumları ve yerel yönetimler (belediye, belediye iştirakleri)
  • Spor kulüpleri ve dernek/vakıf yapılanmaları

Eğitim Süresi: 2 Gün  ( sabah 10:00-12:00 ve öğleden sonra 13:30 – 15:30 )

Teklif almak için: egitim@satinalmadergisi.com 

Eğitimin Amacı:

“Harcamalar Üzerinde Tam Denetim ve Yönetimsel Güvence”

Bu eğitim programı; şirketlerin satınalma süreçlerinde yaşanan yönetimsel kaygıları ve finansal sızıntıları azaltmak, tepe yönetimin ihtiyaç duyduğu takip, kontrol ve hesap verebilirlik mekanizmalarını güçlendirmek amacıyla tasarlanmıştır. Programın temel odağı, “evrak kontrolü” ile sınırlı kalmadan; S2C – Source-to-Contract (Kaynak Bulmadan Sözleşmeye) ve P2P – Procure-to-Pay (Satınalmadan Ödemeye) döngüleri boyunca riskleri görünür kılan kanıta dayalı denetim yaklaşımını ve suistimal (fraud) önleyici kontrol mimarisini katılımcılara kazandırmaktır.

Bu eğitim; özellikle CAPEX yatırımları (ör. sanayi tesislerinde makine/hat yatırımları; inşaat–şantiyede ekipman ve taşeron işleri; otel zincirlerinde renovasyon/FF&E alımları; bankalarda şube–ATM altyapı yatırımları; kamu/yerel yönetimlerde altyapı ve hizmet alımları), şantiye/saha alımları, MRO – Bakım, Onarım ve Operasyon harcamaları, hizmet alımları ve IT tedariklerinde; ayrıca maverick buying (kuralsız/izinsiz satın alma) ile OPEX –Faaliyet Giderleri kalemlerinde görülen tail spend (kuyruk harcama) kaynaklı “can yakan” maliyet sızıntılarını ve suistimal risklerini görünür kılarak, yönetimsel kontrol ve hesap verebilirliği güçlendirir.

Eğitimin İçeriği:  

  1. GÜN: SÜREÇ TASARIMI, RİSK ANALİZİ VE KONTROL MEKANİZMALARI

SATINALMA OPERASYONLARINA BAKIŞ VE RİSK ODAKLI YAKLAŞIM

  • Satınalma Döngüsü: İhtiyacın belirlenmesi, tedarikçi seçimi, sipariş, mal kabul ve ödeme.
  • Satınalmanın Stratejik Önemi: Neden satınalma denetimi? Şirket kârlılığı üzerindeki doğrudan etkisi.
  • S2C risk ve kontrol noktaları: RFx (Teklif Talebi)) / teknik şartname, değerlendirme komitesi, sözleşme onay akışı, fiyat revizyonu, mukayese tablolarının kullanımı.
  • Sözleşmeden P2P’ye köprü: “Sözleşme varsa 3 ‘lü mutabakat Sipariş–Mal Kabul–Fatura eşleştirmesi nasıl çalışır? Farklı sektörlerden ilave mutabakat örnekleri nelerdir?
  • Uçtan Uca Süreç Analizi: İhtiyaç tanımlama -> Onay -> Tedarikçi Seçimi -> Sözleşme -> Lojistik -> Mal Kabul -> Ödeme Döngüsü.
  • Kritik Kontrol Noktaları: Görevler ayrılığı, yetki matrisleri ve limit yönetimi.
  • Tedarikçi Yönetimi Denetimi: Tedarikçi seçme, değerlendirme ve “Tedarikçi Master Veri” güvenliği.

SÜREÇ DENETİMİ VE KONTROL NOKTALARI

Sürecin her aşamasında olması gereken “olmazsa olmaz” kontroller incelenir. Bu bölümde denetimin çerçevesi çizilir ve “Nereye bakmalıyım?” sorusuna yanıt aranır.

  • Görevler Ayrılığı : Satınalma talebini yapan, onaylayan ve malı teslim alan kişilerin farklı olması.
  • Tedarikçi Veritabanı Yönetimi: Pasif tedarikçilerin temizlenmesi, aynı adrese/hesaba sahip mükerrer kayıtların tespiti.
  • İhale ve Teklif Toplama: Kapalı zarf usulü, teknik ve mali değerlendirme kriterlerinin objektifliği.
  • Sözleşme Yönetimi: Cezai şartlar, termin süreleri ve fiyat revizyon maddelerinin denetimi.
  • Temel Risk Alanları:
    • Stratejik Riskler: Yanlış tedarikçi bağımlılığı.
    • Operasyonel Riskler: Tedarik zinciri kırılmaları, düşük kalite.
    • Finansal Riskler: Piyasa fiyatının üzerinde alım, hayali faturalar.
    • Suistimal (Fraud) Riskleri: Rüşvet, komisyon, akraba şirketlere iş verme.
  1. GÜN: SUİSTİMAL (FRAUD) DENETİMİ VE ETİK UYUM
  • Satınalma Suistimalleri: Dünya ve Türkiye’den istatistikler. Suistimal üçgeni ve satınalma psikolojisi.
  • Vaka Analizleri (Case Studies):Sektörden yaşanmış gerçek satınalma yolsuzluğu hikayeleri.
  • Kırmızı Bayraklar : Suistimalin ayak izleri. Davranışsal ve sistemsel belirtiler.
  •  İhale ve Teklif Denetimi: Şartname oyunları, danışıklı dövüş, hayali teklifler.
  • Sözleşme ve Fiyat Denetimi: Gizli maliyetler, yan ödemeler ve pazar fiyatı araştırması (Benchmarking).

SATINALMA ANALİTİĞİ

  • Harcama Analizleri
    • Onay limitlerinin hemen altında kalan çok sayıda fatura.
    • Hep aynı tedarikçinin kazandığı ihalelerin analizi.
    • Mükerrer Ödeme Analizi: Aynı fatura numarası veya tutar ile yapılan mükerrer ödemelerin yakalanması.
  • Suistimal Denetimi ve Saha Uygulamaları
  • Piyasa Fiyat Araştırması: Denetçinin “Gölge Fiyat” çalışması yaparak kurumun ne kadar pahalıya aldığını ölçmesi.
  • Mal Kabul ve Depo Denetimi: Kağıt üzerinde alınan malların fiziken orada olup olmadığının (stok sayımı) kontrolü.
  • Mülakat Teknikleri: Satınalma personeli ve tedarikçilerle yapılacak mülakatlarda çapraz sorgulama yöntemleri.

ETİK UYUM ALTYAPISI

  • ISO 37001 – Anti-Bribery Management System (Rüşvetle Mücadele Yönetim Sistemi): hediye-ağırlama, çıkar çatışması, üçüncü taraf due diligence (özenli inceleme), kayıt ve onay mantığı.
  • İHBAR/ETİK BİLDİRİM HATTI (Whistleblowing hotline): ihbarın alınması, sınıflandırma, ön değerlendirme, gizlilik, soruşturma hattı ve denetimle ilişki.

UYGULAMA

  • Atölye Çalışmaları: Grupların hatalı bir süreci veya sahte bir ihaleyi tespit etmesi
  • Satınalma Denetimi Kontrol Listesi (checklist)

İÇ DENETÇİLER İÇİN KRİTİK “CHECKLIST”

Denetim sırasında kendinize sormanız gereken 3 temel soru:

  1. İhtiyaç Gerçek mi? (Gerçekten bu kadar hammaddeye veya hizmete gerek var mıydı?)
  2. Fiyat Doğru mu? (Benzer firmalar veya piyasa bu ürünü kaça alıyor?)
  3. Süreç Şeffaf mı? (Seçilen tedarikçi neden seçildi? Alternatifler neden elendi?)

Teklif almak için: egitim@satinalmadergisi.com 

Anahtar sözcükler:

satınalma denetimi, suistimal önleme, fraud, yolsuzluk, iç denetim, iç kontrol, risk yönetimi, etik, uyum, ihbar hattı, S2C, RFX, CAPEX, Opex, satın alma, süreç kontrolü, harcama analizi, tedarikçi yönetimi, tedarikçi, sözleşme yönetimi, teklif denetimi, ihale denetimi, fiyat denetimi, doğrulama, mutabakat, maverick, tail, ihbar, ISO 37001, rüşvet, rüşvetle mücadele, yolsuzlukla mücadele, suistimal riskleri, stratejik riskler, operasyonel riskler, süreç denetimi, süreç tasarımı, eğitim, tedarik, spor kulübü, STK, kamu, inşaat, teknoloji, futbol kulübü, sanayi, üretim, enerji, altyapı, otel, banka, lojistik, belediye, yerel yönetim, finans, perakende, kamu kuruluşu

2026 B2B Pazarlama Strateji Rehberi: Teşhisten Eyleme Yol Haritası

2026 B2b Pazarlama Strateji Rehberi Teşhisten Eyleme Yol Haritası Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

2026 B2B Pazarlama Strateji Rehberi: Teşhisten Eyleme Yol Haritası

Dr. Ahmet Tuzcuoğlu

atuzcuoglu@istanbul.edu.tr

2026 B2b Pazarlama Strateji Rehberi Teşhisten Eyleme Yol Haritası Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem2025 yılının Aralık ayında kaleme aldığım “B2B Pazarlamada Gerçekle Yüzleşme Senesi” başlıklı yazıda, endüstriyel pazarlamanın zeminindeki kalıcı değişimleri ve alıcı yolculuğundaki sertleşmeyi verilerle ortaya koymuştuk. Alıcıların satış temsilcilerinden uzaklaşarak dijital kanallara yöneldiği, yapay zekânın oyunun kurallarını yeniden yazdığı ve ölçüm krizinin bütçeleri tehdit ettiği bir yılı geride bıraktık. Ancak sadece “yüzleşmek” yeterli değildir; 2026 yılı, bu teşhislerden hareketle stratejik bir yol haritası sunmayı ve bu haritayı disiplinle uygulamayı gerektirmektedir. Bu yazının temel amacı, geçtiğimiz yılın muhasebesinden hareketle, 2026’da B2B markalarını rekabette öne çıkaracak eylemsel bir vizyon sunmaktır. 2025’te tespit ettiğimiz sorunlara yönelik 2026’nın stratejik yanıtlarını dört ana sütunda toplayabiliriz.

Hibrit ve Destekleyici Müşteri Deneyimi

Gartner’ın işaret ettiği %61’lik “satış temsilcisiz süreç (rep-free)” isteği, satış ekiplerinin yok olması değil, rollerinin “Deneyim Danışmanlığı“na dönüşmesi gerektiğini göstermektedir. Şirketler, satış ekiplerini birer “sipariş kapatıcı” olmaktan çıkarıp, müşterinin karmaşık dijital yolculuğundaki teknik tıkanıklıkları çözen “Solutions Architect” (Çözüm Mimarı) pozisyonuna taşımalıdır. Bu süreç, alıcının kendi başına ilerleyebileceği interaktif ROI hesaplayıcıları ve şeffaf fiyatlandırma modülleriyle desteklenmelidir. Satış ekiplerini klasik “sipariş kapatıcı” rolünden bu yeni pozisyona taşımak için izlenmesi gereken adımlar şu şekilde belirtilebilir: Yetkinlik Dönüşümü; satış ekipleri, ürün özelliklerini anlatmak yerine müşterinin iş modelini analiz eden ve operasyonel darboğazları saptayan “değer mühendisliği” eğitimine tabi tutulmalıdır. İkna tekniklerinden ziyade “iş süreci analizi” ön plana çıkarılmalıdır. Self-Servis Araçların İnşası; alıcının bağımsız araştırma fazını desteklemek için web ekosistemine interaktif ROI (Yatırım Getirisi) hesaplayıcıları ve şeffaf fiyatlandırma modülleri entegre edilmelidir. Bu, alıcının satıcıya ihtiyaç duymadan finansal değeri kendi verileriyle teyit etmesini sağlar. Veri Temelli Müdahale; satış temsilcisinin ne zaman devreye gireceği, “akıllı tetikleyiciler” ile belirlenmelidir. Alıcı dijital kanallarda teknik bir dokümanı veya ROI aracını belirli bir yoğunlukta kullandığında, satışçı bir “uzman” olarak (satıcı olarak değil) teknik pürüzleri gidermek üzere sürece dahil olmalıdır.

Agentic Yapay Zekâ Entegrasyonu

Yalnızca içerik üreten bir AI yapısından, otonom kararlar alan bir altyapıya geçilmelidir. Şirketler, AI’yı müşteri verilerini analiz eden ve bir sonraki adımda en iyisini (Next Best Action) öneren bir pazarlama ortağı olarak konumlandırmalıdır. Statik müşteri listeleri yerine, AI destekli dinamik ve tahminleyici (predictive) segmentasyon modellerine geçiş, 2026’nın rekabetçi koşullarında avantaj sağlayacaktır. Bu teknolojik dönüşümü operasyonel bir başarıya dönüştürmenin adımları şunları içerebilir: Veri Konsolidasyonu; farklı silolarda (CRM, ERP, Web analitiği) bulunan veriler, AI ajanlarının gerçek zamanlı analiz yapabileceği merkezi bir veri deposunda birleştirilmelidir. Otonom İş Akışı Tasarımı; AI sadece içerik üretimi için değil; aday müşteri skorlama, otomatik e-posta tetikleme ve tedarik tahmini gibi uçtan uca görevleri insan müdahalesi olmadan yürütecek “ajan iş akışları” şeklinde kurgulanmalıdır. Dinamik Segmentasyon Uygulaması; geçmiş davranışlara dayalı statik listeler terk edilerek; AI’ın alıcının anlık etkileşimlerine göre “bir sonraki en iyi adımı” otomatik belirlediği tahminleyici (predictive) modeller iş süreçlerine entegre edilmelidir.

RevOps ile Bütünsel Ölçüm

Nielsen’in işaret ettiği %38’lik düşük bütünsel ölçüm oranını yukarı çekmek için “Revenue Operations” (RevOps) modeli benimsenmelidir. Satış anlayışı tabanlı pazarlama yönetiminden, müşteri odaklı pazarlama anlayışına geçiş tamamlanmalıdır. Pazarlama ve satışın ayrı veri depolarında çalışmasındansa, dijital ayak izlerinin (sosyal medya, reklam) CRM verileriyle tam entegre edildiği ve “Müşteri Yaşam Boyu Değeri” (CLV) odaklı tek bir ölçüm sistemi kurulması hayati önem taşımaktadır. Bu bütünsel yapıyı kurmanın adımları şu şekilde özetlenebilir: Teknoloji Yığınının (Tech-Stack) Birleştirilmesi; pazarlama otomasyonu, satış araçları ve müşteri hizmetleri platformları arasındaki veri duvarları yıkılmalıdır. Tüm ekiplerin tek bir “doğru veri kaynağına” (Single Source of Truth) eriştiği merkezi bir veri mimarisi oluşturulmalıdır. Ortak Başarı Metriklerinin Tanımlanması; ekipler sadece kendi departman hedeflerine (pazarlama için “tık”, satış için “kota”) değil; “Müşteri Kazanım Maliyeti” (CAC) ve “Gelir Artışı” gibi ortak finansal hedeflere odaklanmalıdır. Ölçüm, sadece ilk satışı değil, müşterinin uzun vadeli değerini (CLV) merkezine almalıdır. Süreçlerin Uçtan Uca Hizalanması; potansiyel müşterinin ilk dijital temasından sadık bir müşteriye dönüşüne kadar olan tüm yolculuk (Funnel), tüm işletme tarafından ortak bir anlayış ile yönetilmelidir. Veri analitiği, bütçenin hangi kanalda “gürültü” oluşturduğunu değil, hangi kanalda “gerçek gelir” ürettiğini anlık olarak raporlamalıdır.

Akademik Derinlik ve Yerel Veri Köprüsü

Türkiye’de e-ticaretin toplam ticaret içindeki payı %19,1’e (Ticaret Bakanlığı, 2025) yükselmişken, B2B alanındaki akademik çalışmaların yetersizliği kabul edilemez. Şirketler, kendi iç verilerini anonimleştirerek akademiyle paylaşmalı; üniversiteler ise “B2B Pazarlama Bilgi Bankası” kurmak üzere sektöre liderlik etmelidir. Bu iş birliği, Türkiye’deki endüstriyel alıcı davranışlarını anlamlandırmanın tek yoludur. Bu kritik köprüyü kurmanın adımları şu şekilde sıralanabilir: Güvenli Veri Paylaşım Protokolleri; şirketler, KVKK uyumlu anonimleştirme teknikleri kullanarak satış, müşteri etkileşimi ve satın alma yolculuğu verilerini akademik araştırmalara açmalıdır. Bu süreç, üniversite bünyesinde kurulan “Veri Odaları” (Data Rooms) üzerinden güvenli bir ekosistemde yürütülmelidir. Sektör Destekli Araştırma Laboratuvarları; üniversiteler, sadece teorik bilgi üretmek yerine, B2B şirketlerinin sponsorluğunda “Endüstriyel Pazarlama Laboratuvarları” kurmalıdır. Bu lablarda, yüksek lisans ve doktora öğrencileri doğrudan sektörün gerçek sorunlarına (örneğin; Türkiye’deki KOBİ’lerin dijital satın alma eğilimleri) odaklanan uygulamalı projeler geliştirmelidir. Bölgesel Bilgi Bankası ve Periyodik Raporlama; üniversite-sanayi iş birliğiyle oluşturulan veri bankası, belirli aralıklarla “Türkiye B2B Satın Alma Endeksi” gibi sektörel raporlar yayımlayarak pazara rehberlik etmelidir. Bu, teorik bilginin pratik faydaya dönüşmesini ve Türkiye’ye özgü bir B2B pazarlama literatürünün oluşmasını sağlayacaktır.

2026 Yılı Olası Trendler

2026 yılı, teknolojinin sadece bir “araç” olmaktan çıkıp otonom bir “iş ortağına” dönüştüğü, sürdürülebilirliğin ise ticari bir zorunluluk haline geldiği bir dönemi temsil ediyor. 2026 yılını şekillendirecek temel iş trendleri:

  • Otonom İşletme Çağı (Agentic AI): Gartner, 2026 sonuna kadar kurumsal uygulamaların %40’ının görev-özgü AI ajanlarıyla entegre olacağını; 2025’te bunun %5’in altında olduğunu öngörüyor. Bu veri, “agentic” kavramının vitrin değil, ürün ve süreç mimarisinin parçası haline geleceğini gösteriyor.
  • ESG’de Değer Odaklı Dönüşüm: PwC Global Investor Survey 2025’e göre yatırımcıların %84’ü, şirketlerin iklim adaptasyonu yatırımlarını sürdürmesini ya da artırmasını bekliyor. Bu beklenti, B2B’de tedarikçi değerlendirme kriterlerinin “maliyet–kalite–termin” üçlüsünün ötesine geçtiğini gösteriyor.
  • Bölgeselleşme ve “Friend-Shoring”: Roland Berger’in verileri, küresel lojistik liderlerinin tedarik zinciri dayanıklılığı için bölgesel üretim merkezlerini genişlettiğini gösteriyor. Türkiye, Avrupa için bu “yakın tedarik” (near-shoring) modelinde kritik bir üs konumundadır.
  • Yeniden Beceri Kazandırma (Upskilling): McKinsey, çalışanların AI iş ortağı olarak çalışabilmek için ek eğitime ihtiyaç duyduğunu ve işlerde temel beceri setlerinin radikal biçimde değiştiğini vurguluyor.
  • Hiper-Kişiselleştirme ve Veri Sahipliği: “Sıfır-Taraf Verisi” (Zero-Party Data) öne çıkıyor. Accenture, tüketicilerin %91’inin kendilerini tanıyan ve anlık deneyim sunan markaları tercih ettiğini raporluyor.

2026 trendleri ile bu yazıda sunulan öneriler arasında tam bir korelasyon bulunmaktadır. Otonom işletme trendi (Agentic AI), “tahminleyici modelleme” ile doğrudan örtüşürken; bölgeselleşme ve “Friend-Shoring” trendi, satış temsilcisinin “danışman” rolünü, özellikle bölgesel regülasyonlar ve güven inşası konusunda kritik hale getirmektedir. Ölçüm krizine karşı “RevOps” yanıtı, Accenture’ın vurguladığı “veri sahipliği” ihtiyacının operasyonel karşılığıdır. Sonuç olarak, dışsal trendler işletmeleri teknolojik hıza zorlarken, sunduğumuz öneriler bu hızı stratejik bir derinlik ve insani bir uzmanlıkla dengelemeyi amaçlamaktadır.

2026 İçin Kritik Aksiyon Maddeleri

Tüm bu değerlendirmelerden hareketle, 2026’da stratejik ve operasyonel planlamada mutlaka göz önünde bulundurulması gereken ilkeler şu şekilde özetlenebilir:

  • Veri Erişilebilirliği: “Gated Content” duvarlarını yıkın; alıcıyı form doldurmaya zorlamadan teknik bilgiyi en başta sunma cesareti gösterin.
  • İtibar Yönetimi: Influencer pazarlaması yerine, sektörün saygın isimleriyle (KOL – Key Opinion Leader) organik topluluklar inşa edin.
  • İçerik Çevikliği: Karmaşık endüstriyel çözümleri 60 saniyelik teknik kısa video (Shorts/Reels) formatlarıyla samimi bir dille anlatın.
  • Etik ve Şeffaflık: Yapay zekâ kullanımını gizlemek yerine, verinin nasıl işlendiğine dair bir “AI Etik Bildirgesi” yayımlayın.
  • Finansal Bütünlük: Pazarlama ve satış bütçelerini birleştirerek tek bir “Büyüme Bütçesi” (Growth Budget) yönetimine geçin.

2026 B2b Pazarlama Strateji Rehberi Teşhisten Eyleme Yol Haritası Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemÖzetle, 2026 yılı, sadece teknolojiye en çok yatırımı yapanların değil, o teknolojiyi insan odaklı uzmanlıkla ve veri temelli bir stratejiyle eyleme dönüştürenlerin yılı olacaktır. Geçtiğimiz yılın “yüzleşme” pratiği, bu yılın “uygulama” disipliniyle birleştiğinde gerçek büyümeyi getirecektir. Reçete masada, veriler elimizde; asıl soru, bu dönüşümü yönetecek cesareti ortaya çıkarmaktadır. 2026, B2B pazarlamanın yeni kurallarını yazan öncülerin yılı olmaya adaydır.

Dr. Ahmet Tuzcuoğlu

atuzcuoglu@istanbul.edu.tr

Kaynaklar:

  1. Accenture (2025), Year end Macro Brief / Special edition: 2026 outlook and Top 10 macro trends.https://www.accenture.com/content/dam/accenture/final/accenture-com/document-4/Accenture-Strategy-Macro-Foresight-Brief-2026-Top-10-Trends.pdf
  2. (2025). Gartner Sales Survey Finds 61% of B2B Buyers Prefer a Rep-Free Buying Experience. https://www.gartner.com/en/newsroom/press-releases/2025-06-25-gartner-sales-survey-finds-61-percent-of-b2b-buyers-prefer-a-rep-free-buying-experience
  3. (2025). Gartner Predicts 40% of Enterprise Apps Will Feature Task-Specific AI Agents by 2026, Up from Less Than 5% in 2025. https://www.gartner.com/en/newsroom/press-releases/2025-08-26-gartner-predicts-40-percent-of-enterprise-apps-will-feature-task-specific-ai-agents-by-2026-up-from-less-than-5-percent-in-2025
  4. McKinsey (2025), Development in the Future of Work. https://www.mckinsey.com/~/media/mckinsey/featured%20insights/people%20in%20progress%20blog/learning%20trends%202025/2025_mckinsey%20learning%20perspective.pdf
  5. (2024). 2024 Annual Marketing Report – Maximizing ROI in a Fragmented World. https://www.nielsen.com/insights/2024/maximizing-roi-in-a-fragmented-world-nielsen-annual-marketing-report/
  6. (2025). Global Investor Survey 2025. https://www.pwc.com/gx/en/global-investor-survey/pwc-global-investor-survey-2025.pdf
  7. Roland Berger (2025). Rethinking supply chain design for a disruptive World. https://www.rolandberger.com/en/Insights/Publications/Rethinking-supply-chain-design-for-a-disruptive-world.html
  8. C. Ticaret Bakanlığı. (2025). Türkiye’de E-Ticaretin Görünümü Raporu. https://ticaret.gov.tr/data/681a16de13b8762dd8da6b66/T%C4%B0CARET%20BAKANLI%C4%9EI%20T%C3%9CRK%C4%B0YE’DE%20E%20-%20T%C4%B0CARET%C4%B0N%20G%C3%96R%C3%9CN%C3%9CM%C3%9C%20RAPORU.pdf

 

Otomotiv Satış Sonrası Sektörü Yeni Bir İklim Değişimi Yaşıyor!

Filo Yönetimi Eğitimi Operasyon Ve Planlama İlkeleri Haber Otomotiv Satış Sonrası Sektörü Yeni Bir İklim Değişimi Yaşıyor!

Otomotiv Satış Sonrası Sektörü Yeni Bir İklim Değişimi Yaşıyor!

Filo Yönetimi Eğitimi Operasyon Ve Planlama İlkeleri Haber Otomotiv Satış Sonrası Sektörü Yeni Bir İklim Değişimi Yaşıyor!Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), üyeleri ve sektör temsilcilerinin katılımıyla 2025 yılının son toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda sektörün içinde bulunduğu yeni döneme ve önümüzdeki yıllara ilişkin değerlendirmelerde bulunan OSS Derneği Başkanı Ali Özçete: “2023 yılı sektör açısından olağanüstü bir yıldı. Pandemiden çıkışla birlikte ertelenmiş talep hızla devreye girdi; bakımlar yapıldı, araçlar yenilendi ve olması gerekenden çok daha yüksek bir iş hacmi oluştu. Ancak asıl hata, 2023’ü normal kabul etmekti” dedi. Özçete, 2024 ve 2025’in kötü yıllar olmadığını ancak artık yeni normallerin devrede olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Bugün yaşadığımız tablo, beğensek de beğenmesek de yeni normal. Daha pahalı işçilik, daha sıkı rekabet, daha düşük marjlar ve daha seçici bir müşteri profiliyle karşı karşıyayız. Eski alışkanlıklarla bu yeni dönemi yönetemeyiz. Bu bir başarısızlık değil; açıkça bir iklim değişimi.” Dedi.

Sözlerine devam eden Özçete: “Avrupa pazarlarında yaşanan daralma, küresel hedeflerin Türkiye gibi görece canlı pazarlara yönlendirilmesine neden oldu. Bu durum, Türkiye’de faaliyet gösteren sektör paydaşlarının daha yüksek büyüme beklentileriyle karşı karşıya kalmasına yol açtı. Son 3–4 yıldır Türkiye’de sıfır araç satışlarının rekor seviyelere ulaştığını hatırlatan Özçete,“2024’te satılan yaklaşık 1,2 milyon aracın büyük bölümü 2026 yılında garanti kapsamından çıkacak. Bu; bakım, onarım, servis ve yedek parça demek. Yani bu sektörün işi bitmiyor, asıl şimdi başlıyor. 2023’ü geride bırakıyoruz, 2024–2025’i doğru okuyoruz ve 2026’yı akılla, dengeyle ve birlikte inşa ediyoruz” dedi.

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), yılın son üye toplantısı geniş bir katılımla gerçekleştirdi. OSS Derneği üyelerinin yanı sıra sektör temsilcilerini de bir araya getiren etkinlik, OSS Derneği Genel Sekreteri Emirhan Silahtaroğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Ardından Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, 2025 yılını değerlendirdi ve 2026 için öngörülerini paylaştı.

“2023’ü geride bırakmalıyız”

Koray Erdemir 0532 2537849

Sektörün fotoğrafını dürüstçe çekmek için bir araya geldiklerini vurgulayan Ali Özçete, “Önümüze aklı başında bir yol haritası koyabilmek için buradayız. 2023 yılı sektör açısından olağanüstü bir yıldı. Pandemiden çıkışla birlikte ertelenmiş talep hızla devreye girdi; bakımlar yapıldı, araçlar yenilendi ve olması gerekenden çok daha yüksek bir iş hacmi oluştu. Ancak asıl hata, 2023’ü normal kabul etmekti” dedi. Özçete, 2024 ve 2025’in kötü yıllar olmadığını ancak artık yeni normallerin devrede olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Bugün yaşadığımız tablo, beğensek de beğenmesek de yeni normal. Daha pahalı işçilik, daha sıkı rekabet, daha düşük marjlar ve daha seçici bir müşteri profiliyle karşı karşıyayız. Eski alışkanlıklarla bu yeni dönemi yönetemeyiz. Bu bir başarısızlık değil; açıkça bir iklim değişimi.”

“Avrupa’daki daralma hedefleri Türkiye’ye yöneltti”

Avrupa pazarlarında yaşanan daralmanın küresel dengeleri etkilediğini ifade eden Özçete,“Avrupa pazarlarında yaşanan daralma, küresel hedeflerin Türkiye gibi görece canlı pazarlara yönlendirilmesine neden oldu. Bu durum, Türkiye’de faaliyet gösteren sektör paydaşlarının daha yüksek büyüme beklentileriyle karşı karşıya kalmasına yol açtı” diye konuştu. 2025’in sektör açısından zorlu bir yıl olduğunu belirten Özçete,“Eğer 2025 yaraların açıldığı bir yıl olduysa, 2026 bu yaraları sardığımız yıl olmak zorunda. Bunu da ancak akılla, dengeyle ve gerçekçi beklentilerle yapabiliriz” ifadelerini kullandı.

şirket Operasyonlarında Filo Yönetimi
Şirket Operasyonlarında Ulaştırma ve Filo Yönetimi Eğitimi

“İşçilik maliyeti kritik eşiği geçti”

Sektörde önemli bir yapısal değişime dikkat çeken Özçete, bugün birçok onarımda işçilik maliyetinin parça maliyetinin önüne geçtiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Bu durum ‘Do It Yourself’ eğilimini artırma riski taşıyor. Güvenlik, kayıt dışılık ve sektör algısı açısından bu eşiği ciddiyetle ele almamız gerekiyor.”

“Usta yoksa sektör de yok”

Özel servisler ve nitelikli usta bulma konusunda ciddi bir sorun yaşandığını dile getiren Ali Özçete,“Yetkili servisler pahalı algılanıyor, özel servisler ise tüketici gözünde yeterli güveni oluşturmakta zorlanıyor. Yüksek maaşlara rağmen gençler bu mesleği tercih etmiyor. Bu yalnızca bir maaş meselesi değil; itibar ve gelecek algısı sorunu. Usta yoksa sektör de yok. Kendimize ayna tutmamız gereken yer tam da burası” dedi. Üretici ve dağıtıcıların çoğu zaman yalnızca ürünü satmaya odaklandığını belirten Özçete,“Yukarıda hedefleri yönetmeye çalışırken, aşağıda ustanın, servisin ve gençlerin geleceğini kendi haline bırakıyoruz. OSS’nin varoluş sebebi tam olarak burada başlıyor: Bu sektörü geleceğe doğru şekilde konumlandırmak” ifadelerini kullandı.

“Asıl iş şimdi başlıyor”

Son 3–4 yıldır Türkiye’de sıfır araç satışlarının rekor seviyelere ulaştığını hatırlatan Özçete,“2024’te satılan yaklaşık 1,2 milyon aracın büyük bölümü 2026 yılında garanti kapsamından çıkacak. Bu; bakım, onarım, servis ve yedek parça demek. Yani bu sektörün işi bitmiyor, asıl şimdi başlıyor. 2023’ü geride bırakıyoruz, 2024–2025’i doğru okuyoruz ve 2026’yı akılla, dengeyle ve birlikte inşa ediyoruz” dedi.

FIGIEFA İle Güçlü ve Kurumsal Bir İş Birliğine Sahibiz

Konusmasında ayrıca Uluslararası Bağımsız Otomotiv Aftermarket Dağıtıcıları Federasyonu (FIGIEFA) ile ilgili iş birliğine de değinen Ali Özçete, ‘’OSS Derneği olarak, Yönetim Kurulunda yer aldığımız ve 18 ülkeden 19 ulusal dernek ile 5 satın alma grubunu temsil eden Uluslararası Bağımsız Otomotiv Aftermarket Dağıtıcıları Federasyonu (FIGIEFA) ile güçlü ve kurumsal bir iş birliğine sahibiz. ‘Made in EU’ gibi sektörümüzü ve Türkiye’nin yedek parça ihracatını doğrudan etkileyen kritik başlıkların Avrupa düzeyinde ele alınması, Türkiye’nin konumunun doğru şekilde anlatılması ve görünür kılınması açısından FIGIEFA üzerinden Avrupa kurumları ve Avrupa Parlamentosu nezdinde temas kurulmasını önemli ve somut bir imkân olarak görmekteyiz’’ dedi.

Ekonomiye Dair Güncel Değerlendirmeler Paylaşıldı

Filo Yönetimi Eğitimi Operasyon Ve Planlama İlkeleri Haber Otomotiv Satış Sonrası Sektörü Yeni Bir İklim Değişimi Yaşıyor!Programın devamında etkinliğin sponsorlarından BS Gümrük Müşavirliği Kurucusu Hakan Hacızade, gümrükleme ve lojistik süreçlerine ilişkin sundukları çözümleri paylaştı. TEB Faktoring adına ise İhracat Satış Direktörü Müge Keçeli ve Yurt İçi Satış Direktörü Hakan Seçkin, işletmelere yönelik 360 derece faktoring çözümleri hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Etkinliğin son bölümünde FED Eski Araştırma Direktörü, Şahinöz Akademi Kurucusu, Stratejik Yönetim ve İş Zekâsı Danışmanı Erkin Şahinöz, ekonomiye dair güncel değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Etkinliğe katkı sunan sponsorlar BS Gümrük Müşavirliği, TEB Faktoring, Barış Ambalaj ve konuşmacı Erkin Şahinöz’e teşekkür plaketleri takdim edildi.


 

Eğitim Kataloğu
Eğitim Kataloğunu indirebilirsiniz.

 

ŞİRKET EĞİTİM KATALOĞU

Şirket eğitimlerine büyük özen gösteriyoruz. Memnuniyetiniz ve referansınız bizim için çok değerli.
Eğitime sizlerle birlikte hazırlanıyoruz. Sizlerden gelen önerileri dikkate alıp özgünleştirmelerle ilerliyoruz.

Güvenilir eğitim hizmetleri ile yanınızdayız.  Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.
 Prof. Dr. Murat Erdal

 

Filo Yönetimi Eğitimi Operasyon ve Planlama İlkeleri | Satınalma Dergisi

Eğitim Filo Yönetimi Binek Araç Kiralama Satın Alma İdari İşler
Filo Yönetimi Eğitimi, Binek Araç Kiralama, Satın Alma ve İdari İşler

Türkiye’nin Her Yerinde Bire Bir (1-1) Yönetici Ekibi ve Şirket Eğitimleri:
İçerikleri incelemek için tıklayınız. 

☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve ISO 20400  Standardı Eğitimi (2 gün)
☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)
☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün)
☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)
☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)
☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)
☐ Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün) 

-> İçerikler için Eğitim Kataloğunu İndirebilirsiniz ->   https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf

Ecovadis Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi

-> Eğitim teklifi almak için -> egitim@satinalmadergisi.com 

Anahtar Sözcükler: Filo eğitimi, filo yöneticisi, araç takip birimi, kiralama şirketi, filo kiralama, sözleşme, trafik, hukuk, kaza, risk, hasar, hasar kaydı, ehliyet, araç yenileme, yol, güvenlik, mevzuat, servis, servis aracı, personel, minibüs, van, kamyon, TIR, binek, otomobil, K belgesi, taşıt kartı, fenni muayene, muayene, egzoz muayene, Filo yönetimi, eğitim, ulaştırma, lojistik, araç, dağıtım, operasyon, kasko, sigorta, lastik, bakım, sürücü, şöför, bakım, idari satın alma, idari işler, satın alma, SRC

Sağlık İşletmelerinde Etkin Depolamanın Sağladığı Faydalar

Sağlık İşletmelerinde Etkin Depolamanın Sağladığı Faydalar Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Sağlık İşletmelerinde Etkin Depolamanın Sağladığı Faydalar

Kadir HANÇER

Sağlık İşletmelerinde Etkin Depolamanın Sağladığı Faydalar Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemGünümüz sağlık sektöründe kaliteli, hızlı ve güvenilir sağlık hizmeti sunumu, yalnızca klinik faaliyetlerle sınırlı değildir. Tıbbi cihazlardan ilaçlara, sarf malzemelerinden laboratuvar ürünlerine kadar binlerce ürünün hastaya zamanında ve doğru biçimde ulaştırılması gerekir. Bu bağlamda depolama, sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği açısından stratejik bir öneme sahiptir.

Etkin depolama, yalnızca ürünleri uygun koşullarda muhafaza etmekle kalmaz aynı zamanda hasta güvenliğinden maliyet yönetimine, verimlilikten izlenebilirliğe kadar birçok alanda fayda sağlar. Bu nedenle sağlık kurumlarında depo süreçlerinin doğru planlanması ve yönetilmesi, hizmet kalitesini doğrudan etkileyen bir faktördür.

Peki, kritik faktörler nelerdir?

  1. Hasta Güvenliği ve Klinik Kalite

Etkin depolama, hasta güvenliği açısından birinci derecede önemlidir. Son kullanma tarihi geçmiş, yanlış saklama koşullarında bekletilmiş veya karışıklığa uğramış ürünler, hastalar için ciddi riskler oluşturabilir. Örneğin:

  • Yanlış ilaç verilmesi
  • Bozulmuş aşıların kullanılması
  • Steril olmayan sarf malzemelerinin kullanımı

Bu gibi durumların önüne geçilmesi için, ürünlerin uygun ısı-nem koşullarında, sınıflandırılmış ve etiketlenmiş biçimde saklanması gerekir. Özellikle soğuk zincir gerektiren ürünlerde (aşılar, kan ürünleri, bazı ilaçlar, kritik soğuk medikal ürünler) ısı takibi ve kontrolü hayatidir.

  1. Maliyet Kontrolü ve Finansal Verimlilik

Sağlık kurumlarının maliyet baskısı altında olduğu günümüzde, etkin depolama israfı önleyerek maliyeti düşürür.

Başlıca katkıları:

  • Stok fazlalığının önlenmesi
  • Son kullanım tarihi geçen ürünlerin sayısının azaltılması
  • Kritik ürünlerin acil satın alma zorunluluğunun azaltılması (acil alımlar genellikle daha pahalıdır)
  • Kaybolma, fire, çalınma gibi durumların önüne geçilmesi

Ayrıca, depo verileri doğru kullanıldığında, talep tahmini ve sipariş planlaması daha sağlıklı yapılır. Böylece bütçe yönetimi güçlenir.

  1. Operasyonel Verimlilik ve Zaman Tasarrufu

Etkin bir depo düzeni hastane personelinin ihtiyaç duyduğu malzemelere kolayca ve hızlı şekilde ulaşmasını sağlar. Depolarda sınıflandırma yapılmamışsa, bir ürünün bulunması dakikalar alabilir.

Bu da:

  • Klinik süreci yavaşlatır
  • Personelin zamanını verimsiz kullanmasına neden olur
  • Stres ve hata riskini artırır

Buna karşın iyi organize edilmiş bir depo, acil durumlarda hızlı müdahale ve klinik süreci destekleyici bir yapı sunar.

  1. İzlenebilirlik ve Denetlenebilirlik

Sağlık sektöründe ürün hareketlerinin kayıt altına alınması, yasal mevzuat ve hasta güvenliği açısından zorunludur.

Etkin depo yönetimi sayesinde:

  • Ürün nereden geldi, kim teslim aldı, hangi tarihte tüketildi?
  • Geri çağrılması gereken bir ürün hangi hastalara ulaştı?
  • Hangi birim ne kadar malzeme tüketti?

Bu gibi sorulara hızlı ve doğru yanıtlar verilebilir. Ayrıca RFID, barkod ve depo yazılımları ile otomatik sistemler kullanıldığında manuel hata riski en aza iner.

  1. Soğuk Zincir Ürünlerinin Kontrolü

Bazı medikal ürünler (aşılar, bazı ilaçlar, kan ürünleri medikal ürünler ) belirli sıcaklık aralıklarında saklanmak zorundadır. Etkin depolama sistemlerinde:

  • Sıcaklık-nem sensörleriyle ortam koşulları sürekli izlenir
  • Alarm sistemleriyle ani sıcaklık değişimlerine müdahale edilir
  • Soğuk zincir bozulmadan hasta güvenliği sağlanır

Bu da ürün etkinliğinin korunmasını ve geri iade riskinin azalmasını sağlar.

  1. Alan ve İnsan Kaynağı Verimliliği

Depo alanlarının doğru yerleşimi ve ürünlerin sistematik dizilimi, hem fiziksel alanın hem de çalışanların verimli kullanılmasını sağlar. Gereksiz depo yığılmaları, raf karmaşaları ve kötü planlama Hem alan israfına, hem de personel eforunun boşa harcanmasına neden olur.

  1. Dijitalleşme ve Veri Tabanlı Karar Alma

Depo süreçlerinin dijital sistemlerle desteklenmesi (örneğin: SAP, Oracle, ya da şirketin kendi yazılımı ile entegrasyonları) ile yöneticiler, geçmiş stok hareketlerini analiz ederek:

  • Hangi ürünler fazla alınmış?
  • Hangi ürünler sık talep ediliyor?
  • Hangi ürünler hiç kullanılmamış?

gibi sorulara veri bazlı yanıtlar bulur. Bu sayede karar alma süreçleri güçlenir, tedarik zinciri stratejik hale gelir.

Sağlık İşletmelerinde Etkin Depolamanın Sağladığı Faydalar Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemSonuç olarak sağlık işletmelerinde etkin depolama, yalnızca ürün saklama değil hasta güvenliği, operasyonel verimlilik, maliyet kontrolü ve izlenebilirlik açısından hayati öneme sahiptir. Planlı, dijitalleşmiş ve izlenebilir bir depo yönetimi kurumların rekabet gücünü artırır ve hasta memnuniyetine doğrudan katkı sağlar. Dolayısıyla, sağlık kurumları depo süreçlerine yatırım yapmalı depo personelini eğitmeli, teknolojik sistemler entegre etmeli ve düzenli performans ölçümleriyle iyileştirme süreçlerini sürdürmelidir.

Kadir HANÇER