Finansal Kurumlar Birliği (FKB) Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman, Varlık Yönetim ve Tasarruf Finansman Şirketleri’nin 2023 yılı 2’nci çeyreği itibarıyla 6 aylık konsolide verilerini açıkladı.
FKB’nin temsil ettiği beş sektörün 2023 yılı 6 aylık konsolide verilerine göre;
- İşlem hacmi 441 milyar TL,
- Aktif toplamı 508,8 milyar TL,
- Öz kaynak büyüklüğü 76,5 milyar TL,
- Müşteri sayısı ise 5,9 milyon olarak gerçekleşti.
Finansal Kurumlar Birliği’nin temsil ettiği sektörlere yönelik değerlendirmelerde bulunan Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı; “Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman, Varlık Yönetim ve Tasarruf Finansman şirketlerimiz, yılın ilk 6 ayında yakaladıkları büyüme oranlarıyla Türkiye ekonomisine katkı sunmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda, küresel salgın ve ekonomik etkileri ile mücade ettik. Ardından, ulus olarak hepimizi derinden üzen bir deprem felaketi yaşadık. Gerek ekonomik gerek manevi yaralarımızı sarmak için seferberlik ilan ettik. Zor yıllar geçirmemize rağmen; Birlik olarak sektörlerimizle beraber hem 2021 yılını hem 2022 yılını büyüme kaydederek kapatırken; 2023 yılına da bu çizgiyi sürdürüyoruz. İlk 6 ayı kıymetli kazanımlar ile geride bıraktık. Hem ulusal hem de uluslararası düzeyde, risklerin ve fırsatların bir arada bulunduğu bir dönemden geçerken; banka dışı finans sektörü olarak yaşanan dalgalanmaları, birlikten gelen gücümüzü, sinerjimizi ve uyum sağlama yeteneğimizi kanıtlayarak atlattık, atlatmaya da devam ediyoruz. Finansal verilerimizin de işaret ettiği üzere; sektörlerimiz sağlam temelleri sayesinde istikrarlı büyümelerini sürdürüyor” dedi.
Ali Emre Ballı, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümünde; Finansal Kurumlar Birliği çatısı altında banka dışı finans sektörünü temsil eden 119 üye şirket ile birlikte ikinci yüz yıla damgasını vuracak, sürdürülebilir bir finansal gelecek inşa etme konusundaki taahhütlerini gerçekleştirmek için çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Ballı, tüm bu çalışmaların olumlu sonuçlarının, sektörlerin finansal sonuçlarına da yansıdığını vurguladı.
İlk 6 aylık verilerde işlem hacmindeki artışlar öne çıkıyor…
Emre Ballı, FKB’nin temsil ettiği sektörlerin 2023 yılının ilk yarı finansal performanslarına ilişkin şu bilgileri paylaştı; “Öncelikle 2023 yılının 6 aylık verileri ışığında, FKB bünyesindeki sektörlerin mali verilerinde artışlar görüldüğüne dikkat çekmek isterim. Bankacılık dışı finans sektörü şirketlerinin, geçen yılın aynı dönemine göre; işlem hacminin yüzde 87,6, aktif büyüklüğünün yüzde 68,5, öz kaynaklarının ise yüzde 62,3 büyüdüğünü görmekteyiz. Özellikle Faktoring sektörümüzün işlem hacmindeki yüzde 93’e yakın artış göze çarpıyor. Sektörün işlem hacmi bu artışla Haziran 2023’te 317,9 milyar TL’ye ulaştı. Öz kaynakları ise yine aynı dönem kıyaslandığında yüzde 83,5’lik artışla, 22,8 milyar TL’ye yükseldi. Finansman sektörümüze baktığımızda; Haziran 2022 ile Haziran 2023 arasındaki dönemde istihdamda kat ettiği yüzde 18,6’lık artış dikkat çekiyor. Yine Finansman sektörümüz aynı dönemde işlem hacmini yüzde 79,4 artırarak, 72,1 milyar TL’ye çıkardı. Finansal Kiralama sektörümüz de müşteri sayısındaki yüzde 6,1’lik artış ile göze çarparken; işlem hacmi yüzde 73,5 artışla 51,1 milyar TL’ye, alacakları da bankacılık kredi büyümesine paralel şekilde yüzde 61,1 yükselişle 162,3 milyar TL’ye ulaştı. Diğer yandan; Varlık Yönetim şirketlerimizin öz kaynakları yüzde 62,7 yükseliş ile 6,4 milyar TL’ye ve aktif büyüklükleri de yüzde 53,1 artışla 11,1 milyar TL’ye çıktı. 4 bin 130 personel ile faaliyet gösteren Birliğimizin yeni üyesi Tasarruf Finansman sektörümüzün ise Haziran 2023 tarihi itibarıyla aktif büyüklüğü yaklaşık olarak 15,6 milyar TL’ye, müşteri sayısı 332 bine ve toplam sözleşme tutarı da 106,7 milyar TL’ye ulaşmış bulunmaktadır.”









Türkiye’nin doğal taş ihracatında lider konumda ihracatının yüzde 80’inini işlenmiş ürün olarak ihraç eden Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle bu sene “Taşa Sanat Kat” temasıyla 4’üncüsünü düzenlediği AMORF Doğal Taş Proje ve Tasarım Yarışması’nda başvurular 9 Ekim’de sonra eriyor.

Hiç abartmadan konuşacak olursam, emekli mali açıdan tam bir çıkmazda. Yıllardır sistemli bir şekilde azalan tekavüt (emekli) maaşları bugün için en düşük aylık alan kişiler arasında yer almaya başladıklarından, emekli denince akla acınacak halde olan düşük gelirli, alım gücü taban yapmış, Pazar alışverişlerinde pazar yerinde bırakın alışveriş yapmayı, sadece ürün fiyatlarına bakıp, bir aşağı, bir yukarı volta atan ancak ihtiyaçlarını alamayan kişiler olarak akıllara yer etmiş durumdadır.
Yaşlanma, çalışma hayatından ayrılmaya yol açan, daha sonrasında bireyin sürekli gelir kaybına uğramasına neden olan ve bireyi ekonomik olarak sarsan bir sosyal risktir. Yaşlanma riski, sosyal sigorta sistemlerinin bulunduğu toplumlarda sigortalı açısından yaşamsal bir tehlike oluşturmamaktadır. Çünkü sosyal sigorta sistemi sigortalıya kaybettiği emek gelirinin yerine koyabileceği bir sosyal gelir bağlamaktadır. Diğer bir ifade ile yaşlılık riskiyle karşılaşan sigortalı ödediği primlerin karşılığı olarak gelirinin devamlılığını sağlayacak ve geçimini güvence altına alacak sürekli bir sosyal gelir olan yaşlılık (emekli) aylığına hak kazanmaktadır. Yaşlılık aylığına hak kazanamadığı bazı durumlarda ise kendisine toptan ödeme yapılmaktadır.
Emekliler çalışma hayatı boyunca ödediği emekli primlerinin karşılığını emekli olduktan sonra ödediği prim oranı dahilinde emekli aylığı almaktadır. Devlet bütçesinden bir para ödenmemektedir.


En önemli ihtiyacımız olan beslenme, günümüz otelciliğinde ve de hayatta mutfağımızı en önemli unsuru yapmıştır. Düzenli bir mutfak, beslenmeye verilen öneminin ve misafir memnuniyetinin göstergesi, iyi beslenme ortamının temel şartıdır. Yiyecek maddelerin saklandığı, hazırlandığı, pişirildiği, mutfak araç ve gereçlerinin bulundurulduğu, kullanılmış araç ve malzemenin temizlendiği ve çeşitli çoğu zaman, mutfak, otelin gerçekten kalbidir.
HİT Global’in Kurucusu İbrahim Çevikoğlu, ihracatçıların son dönemde en çok rağbet gösterdiği alan olan ihracatta yeni nesil müşteri bulma yöntemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin 2022 yılında 254 milyar dolara ulaşan ihracat hacminin, Türkiye’nin gerçek ihracat potansiyelinin çok altında bir rakam olduğunu dile getiren İbrahim Çevikoğlu, Türkiye’nin bu zamana kadar geldiği noktada, fuardan müşteri bulmak, ticaret müşavirliklerinden liste almak, yerel bağlantılarla iş yapmak gibi yöntemler kullandığını ancak bu yöntemlerin rekabetçiliğini kaybettiği için yetersiz kaldığını söyleyerek, şirketlerin ihracat rakamlarını artırmak için kullanabileceği yeni nesil yöntemleri şu şekilde sıraladı:
İşyeri ve fabrikalarda güvenlik deyince ilk aklımıza gelen klasik olarak bekçi, hırsızlık, kamera, alarm sistemi konularıdır. Ancak bunların çok ötesinde yapmamız ve almamız gereken önlemler vardır. Genel güvenlik, veri güvenliği, elektrik, manyetik, araç ve oto, servis ve personel taşımacılığı, nakliye ve lojistik, insan kaynakları ve işgücü, yangın ve doğal afetler, çevre, atıklar ve iş güvenliği gibi çok yönlü güvenlik konuları vardır. Güvenlikle ilgili almadığımız her önlem işyerimizin ve şahsımızın itibar güvenliğini de zedeler ve yok eder. Güvenliğin verimliliğe, karlılığa, sürdürülebilirliğe ve imajımıza katkıları yadsınamaz.
Gıda Güvenliği için yemek yapılan ve dağıtılan bölümleri denetlemeniz, temiz tutulması konusunda titiz davranmanız, personelin hijyenik eğitimini alması ve portör muayenesinden geçmesi, yenilen yemeklerden numuneler alınıp belirli bir süre saklanması gerekir. İçme ve kullanma suyu analizleri periyodik aralıklarla yaptırılmalıdır.

İtirazen Şikayet Konusu; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, ihalenin 1 ve 2’nci kısmının üzerlerinde bırakıldığı, daha sonra idareye yapılan bir şikâyet başvurusu üzerine teklif ettikleri ürünlerin Teknik Şartname’nin 8’inci maddesini karşılamadığı belirtilerek tekliflerinin değerlendirme dışı bırakıldığı ancak bu kararın yerinde olmadığı, teklif ettikleri ürüne ilişkin ÜTS ve TİTUBB belgelerinin idareye sunulduğu, ayrıca İdari Şartname’de istenilmemesine rağmen teklif ettikleri ürünlere ilişkin katalog ve prospektüslerin de idareye sunulduğu, İdari Şartname’de yeterlik kriteri olarak belirlenmeyen belgeler dikkate alınarak tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılma işleminin yerinde olmadığı, kaldı ki yeterlik kriteri olarak belirlenmese de sunmuş oldukları katalog ve prospektüslerden ürünlerinin Teknik Şartname’nin 8’inci maddesini karşıladığının görülebileceği, ayrıca İdari Şartname’de numune değerlendirmesi istenilmemesine rağmen idare tarafından ürünlerine numune incelemesi yapıldığı ve uzman üyelerce numunelerinin uygun bulunduğu bu nedenlerle tekliflerinin tekrar değerlendirmeye alınması gerektiği iddiasına yer verilmiştir.
