Gıda perakende sektörünün yıllık zirvesi olarak kabul edilen Yerel Zincirler Buluşuyor (YZB) Konferansı ve Fuarı için geri sayım başladı. Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) tarafından bu yıl 14’üncü kez düzenlenecek olan YZB, sektörün önde gelen üreticilerini, temsilcilerini, tedarikçilerini ve hizmet sağlayıcılarını aynı çatı altında buluşturacak. 13-14 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek etkinlik, “Birlik Beraberlik” temasıyla katılımcılara ilham verecek. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan YZB 2023, yeni ürünler ve saygın konuşmacılarıyla bir kez daha sektörün nabzını tutacak.
Yerel Zincirler Buluşuyor (YZB); 14’üncü yılında sektörün nabzını tutmakla kalmayacak, aynı zamanda geleceğin rotasını belirlemek için kritik bir platform olacak. TPF tarafından düzenlenen YZB 2023; organize gıda perakendesinin zincir market temsilcileri ile sektörün önde gelen ulusal ve çok uluslu markalarını İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde bir araya getirecek. Bu yıl “Birlik Beraberlik” temasıyla 13-14 Eylül 2023 tarihlerinde düzenlenecek olan organizasyon, yeni ürün tanıtımlarının yanı sıra sektörde dayanışma ve iş birliği kültürünün önemini vurgulayarak, katılımcıları ortak hedefler etrafında bir araya getirecek.
İlk olarak 2009 yılında düzenlenen ve perakende sektöründeki insan gücü, markalaşmanın faydaları, bir işletmedeki verimli dönüşümü tesis eden unsurlar, çevremizi saran naylon poşetlere karşı başlatılan çevre bilinci hareketi, ülkemize, sektöre, çevremize değer katmanın ve elimizdekileri daha iyi değerlendirmenin yolları, perakendenin geleceği gibi önemli konuların masaya yatırıldığı YZB’de; katılımcı ve sponsor firmalar, temsil ettiği yüzlerce markanın yeni ürün ve hizmetlerini tanıtacak. Bu yıl Coca-Cola İçecek, Nestlé, Evyap, Sütaş ana sponsorluğunda gerçekleştirilecek olan YZB 2023’te sektörün duayen isimleri ise sunumlarıyla gıda ve perakende sektöründeki atılması gereken adımları katılımcılarla paylaşacak.
Sektörün Sürdürülebilir Geleceği İçin Birlik ve Beraberliğe Dikkat Çekeceğiz
Her yıl binlerce sektör temsilcisini aynı çatı altında bir araya getiren etkinliğin bu yıl da coşkulu bir atmosferde gerçekleşeceğini belirten Focus Fuar ve Kongre Yönetimi Genel Müdürü Özlem Adıgüzel, “YZB, perakende sektörünün yenilikçi yüzünü yansıtmak, karşılaşılan sorunlara somut çözümler üretmek ve tüm paydaşların ortak hedeflere doğru ilerlemesi için önemli fırsatlar sunuyor. Günümüzde yaşanan hızlı yaşam tarzı değişiklikleri, iş yapış biçimleri ve alışveriş süreçlerinin yanı sıra küresel ekonomik dalgalanmalar, enflasyonla birlikte karşılaşılan farklı faktörler gündemimizi şekillendiriyor. Bu yıl belirlediğimiz ‘Birlik ve Beraberlik’ teması ile sürdürülebilir bir gıda perakende sektörünün oluşturulmasının ne kadar önemli olduğuna dikkat çekeceğiz. Amacımız, daha güçlü bir geleceğe adım atmak için kritik meseleleri çözüm önerileriyle ele almak” dedi.
“Ortak Hedeflere Tek Yürek İlerleyeceğiz”
TPF Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Düzgün, etkileri daha da derinleşen küresel ekonomik çalkantılar, iklim değişikliği, çevresel sorunlar gibi zorluklara işaret ederek, sektörün birlikte hareket etme etmesi gerektiğine ve dayanışmaya vurgu yaptı. Düzgün; “Günümüzün ve geleceğin olası sorunlarına dikkat çekebilmek amacıyla YZB’nin ana temasını ‘Birlik ve Beraberlik’ olarak belirledik. Gıda perakendesi, yerel gücü yanına alarak yenilenmeye ve yeni bir yaklaşıma ihtiyaç duyuyor. İki günlük YZB etkinliğinde tarım, gıda enflasyonu sorunları, iklim krizlerinin beraberinde getireceği olumsuzluklar, yerel üretimin önemi, sektör olarak birlikte atmamız gereken adımlar ile yeni yatırım fırsatları gibi konuları ele alacağız. Belirlenecek ortak hedeflere tek yürek ilerleyeceğiz” açıklamasını yaptı.
“Daha Güçlü Bir İletişime ve İş Birliğine İhtiyacımız Var”
Ömer Düzgün, teknoloji ve savunma sanayisi kadar yerli üretim, tarım, sürdürülebilirlik gibi alanlarda geleceğimizi yeniden şekillendirmenin hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Tüm aşamaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Düzgün şöyle konuştu: “Tarladan sofraya uzanan süreçleri gözden geçirerek ve gereken önlemleri alarak yeni stratejiler oluşturmalıyız. Rekabetin yoğun olduğu sektörümüzde, tarım, hayvancılık, gıda üretimi, tedarik, lojistik ve sektörel iş birlikleri giderek önem kazanıyor. Bugüne kadar sektörün tüm tarafları kendi iç işleyişine odaklandı. Herkes kendi stratejisini belirledi, adımlar attı. Hepsi birbirinden kıymetli işlerdi. Birbirinden kıymetli projeler hayata geçirildi, başarı hikayelerine tanıklık ettik. Ancak artık tek yürek olma vakti. Daha güçlü iletişime ve iş birliğine ihtiyacımız var. Eğer bugünden geleceğe yönelik adımlar atmaz, ortak hedeflere yürümez, olası sorunları öngörmez, tüketicilere alınması gereken tedbirleri sunmaz ve daha şeffaf olmazsak, gelecekteki hedeflere ulaşmamız bir hayal olur. Biz bir olduğumuzda, gelecek bizim olur, bereket bizim olur, fırsatlar bizim olur; birlikte olduğumuzda başarı da bizim olur. Başta Perakende Yasası’ndaki eksik ayaklar olmak üzere geleceğimizi şekillendirmek için sektördeki tüm paydaşlarımızı YZB’ye bekliyoruz.”









Demokratik toplumlarda kişilerin ifade özgürlüğünün esasını bilgi, haber ve düşüncelere erişebilme ve düşüncelerini herhangi bir engelleme ve kısıtlamaya maruz kalmadan açıklayabilme ve yayabilme özgürlüğü oluşturur. Toplumsal yaşamda her bireyin aynı düşünceye sahip olması mümkün değildir. Her birey kendi düşüncelerini özgür bir biçimde ifade etme hakkına sahiptir. Ancak bireyin ifade özgürlüğü hakkını kullanırken toplumun kendisine yüklediği ödev ve sorumlulukları dikkate alarak, başka bireylerin kişilik haklarına ve özel hayatının gizliliğine özen göstermesi ve yasalar tarafından öngörülen ve demokratik bir toplumda gerekli olan tüm kurallara uygun davranması beklenir. 




Mutlu Emekli
Emekli çile çeker ve cüzdanları genel anlamda boştur.


Emeklinin Pazar çantası maalesef dolmuyor. Emekli Pazar alışverişine çıktığında, bir aşağı, bir yukarı volta atarak bir ihtiyacını acaba nasıl daha ucuza alabilirim hesabını yapıyor ve çoğu kez alacak olduğu ürünlerin tamamını alamadan evine dönmektedir.









Tedarik zinciri yönetimi, akademik anlamda son yılların işletmecilik alanındaki popüler araştırma konularından biridir. Tedarikçinin tedarikçisinden müşterinin müşterisine kadar ulaşan sürecin koordinasyonunu ve kontrolünü sağlamak hiç kuşkusuz zorlu bir görevdir. İşletmeler yasal mevzuatlar ile zincir boyunca gerçekleştirdikleri faaliyetlerden daha fazla sorumlu hale gelmektedir. Bu durum işletmelerin tedarik zinciri boyunca çevresel, sosyal ve ekonomik etkileri ölçümlemelerini ve yarattıkları çeşitli olumsuz etkilere yönelik yaptırımları da beraberinde getirmektedir.