Cep Telefonu ve Laptop Fiyatları Hürmüz’de Belirleniyor: Ortadoğu’daki Krizin Çip Tedarik Zincirine Faturası

Tedarik Zinciri Dijital Dönüşüm Danışmanlığı Haber Cep Telefonu Ve Laptop Fiyatları Hürmüz'de Belirleniyor Ortadoğu'daki Krizin çip Tedarik Zincirine Faturası

Cep Telefonu ve Laptop Fiyatları Hürmüz’de Belirleniyor: Ortadoğu’daki Krizin Çip Tedarik Zincirine Faturası

Tedarik Zinciri Dijital Dönüşüm Danışmanlığı Haber Cep Telefonu Ve Laptop Fiyatları Hürmüz'de Belirleniyor Ortadoğu'daki Krizin çip Tedarik Zincirine Faturası28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı ortak askeri operasyon, enerji piyasalarının çok ötesinde, günlük kullandığımız her akıllı telefon, dizüstü bilgisayar ve tabletin içindeki çiplerin hammadde tedarikini vurdu. Görünürde sıradan bir sanayi gazı olan helyumun bu krizde kilit bir rol üstlenmesi, küresel çip tedarik zincirinin ne kadar kırılgan bir zeminde durduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Satın alma ve tedarik zinciri yöneticileri için bu gelişme artık uzak bir senaryo değil, bütçe kalemlerini yeniden yazan operasyonel bir gerçektir.

Helyum: Çip Fabrikalarının Sessiz Yakıtı

ABD ve İsrail’in operasyonunun hemen ardından İran’ın Katar’daki Ras Laffan Sanayi Kenti’ne yönelik gerçekleştirdiği füze saldırıları, küresel yarı iletken kaliteli helyum arzının yüzde 30’unu günler içinde piyasadan çekti. Spot fiyatlar aynı sürede yüzde 40 ile 100 arasında sıçradı. Pek çok kişiye sıradan bir sanayi gazı gibi görünen helyum, aslında çip fabrikalarının vazgeçemeyeceği temel bir süreç girdisidir. Yonga aşındırma işleminde silikon waferlerin sabit sıcaklıkta tutulması, litografi ışık kaynaklarının soğutulması ve kaçak tespiti gibi kritik üretim adımlarının tamamında helyum kullanılmaktadır. Bu uygulamaların hiçbirinde endüstriyel ölçekte geçerli bir alternatif bulunmamaktadır. Moody’s analistleri, Fortune dergisine yaptığı açıklamada, helyumun tedarik zincirinde hak ettiği ilgiyi görmediğini belirterek, helyumun ölçeklenebilir bir ikamesi olmadığını ifade ettiler.

Katar, Dünya’nın helyum arzının %33’ünü tek başına karşılamaktadır. Güney Kore’nin helyum ithalatının %65’i ise doğrudan bu ülkeden gelmektedir. Küresel HBM ve DRAM piyasasının sırasıyla %80 ve %70’ini elinde bulunduran Samsung ve SK Hynix’in Haziran 2026’ya kadar yetecek helyum stoku bulunduğu tahmin edilmektedir. Ancak sıvı helyum, özelleştirilmiş taşıma kaplarında en fazla 35 ila 48 gün saklanabilmekte ve sonrasında bozunmaya başlamaktadır. Çatışmanın uzadığı her gün bu tampon erimeye devam etmektedir.

Tüketici Elektroniğine Fatura: Telefon, Tablet, Bilgisayar, Laptop

Çip krizinin tüketici elektroniğine yansıması hem doğrudan hem yapısal bir biçimde gerçekleşmektedir. Nvidia GPU’ları için yüksek bant genişlikli bellek üretimine odaklanan Samsung, SK Hynix ve Micron, veri merkezi taleplerini önceliklendirdiğinden akıllı telefon ve dizüstü bilgisayarlara yönelik LPDDR ve NAND flash arzı çatışma öncesinde bile daralma sürecine girmişti. Çatışmayla birlikte bu darlık daha da derinleşti. IDC verilerine göre 2025’te küresel DRAM tüketiminin yüzde 50’sini veri merkezleri tüketiyordu ve 2026 sonunda bu oranın yüzde 70’e ulaşması beklenmektedir.

Bu tablo, akıllı telefon ile dizüstü bilgisayarların adeta artakalan için yarıştığı bir pazar anlamına gelmektedir. HP, Dell, Lenovo, Acer ve ASUS halihazırda kurumsal müşterilerine 2026’nın ikinci yarısı için yüzde 15 ile 20 arasında fiyat artışı öngördüklerini bildirmiştir. IDC’nin olumsuz senaryo değerlendirmesine göre kişisel bilgisayar ortalama satış fiyatlarındaki yüzde 6 ile 8’lik artış bir tavan değil, taban olmaya aday görünmektedir.

Küresel Tedarik Zinciri Ve Kriz

Helyumun Ötesi: Brom, Alüminyum, Tungsten ve İlaç Hammaddeleri

Çip tedarik zinciri yalnızca helyum baskısıyla karşı karşıya değildir. Küresel brom üretiminin yaklaşık üçte ikisi İsrail ve Ürdün’den gelmekte olup bu element, Asya ve Avrupa’daki fotodirençli kimya zincirlerinde kritik bir yere sahiptir. Bölge aynı zamanda yarı iletken yüzey işlemlerinde kullanılan sülfürik asit üretiminin de temel noktasıdır. Körfez bölgesinin küresel alüminyum üretimindeki payı yüzde 8 ile 9 arasında seyretmekte olup 28 Mart’ta İran’ın, Emirates Global Aluminium tesisini vurmasıyla birlikte bu sektörde ciddi aksaklıklar baş göstermiştir. Tungsten ise Çin’in ihracat kısıtlamalarıyla birleşince Mart 2026’da yüzde 50’nin üzerinde fiyat artışına sahne olmuştur. İlaç sektörü de bu tablodan nasibini almaktadır. Hindistan kaynaklı ilaç hammaddeleri hava yoluyla taşınan yüksek değerli kargonun önemli bir bölümünü oluştururken Körfez hava sahasındaki kapanmalar bu rotayı büyük ölçüde işlevsiz kılmaktadır.

Satın Alma ve Tedarik Zinciri Yöneticileri İçin Tablo

Tedarik zinciri uzmanları bu krizin iki ayrı kanaldan etki ettiğini vurgulamaktadır. Birinci kanal doğrudandır. Bu kapsamda helyum, brom ve alüminyum gibi kritik hammadde arzının fiziksel olarak kısıtlanması gelir. İkinci kanal ise dolaylıdır. Enerji maliyetlerindeki sert artışın tüm üretim süreçlerine yayılan baskısı da ikincil etkidir. Tek bir silikon yonga fabrikası küçük bir şehrin elektrik tüketimine eş düşen bir enerji ihtiyacı duymaktadır.

Ham petrol fiyatlarının 70 dolardan 110 doların üzerine çıkması, bu operasyonel maliyetleri Tayvan, Güney Kore, Japonya ve Çin’deki tüm fabrikalara yansıtmaktadır. Kurumsal BT alıcıları için mesaj açıktır. Cihaz kategorilerinde zaten yükselen fiyatlar bellek kıtlığıyla daha da baskı altına girerken tüketiciler mevcut cihazlarını yenilemeyi ertelemeye başlayacaktır. Satın alma yöneticileri açısından ise Tier-2 ve Tier-3 bağımlılıklarının haritalanması, enerji maliyet geçiş mekanizmalarının sözleşmelere dahil edilmesi ve helyum ile brom başta olmak üzere kritik girdiler için ikmal alternatiflerinin belirlenmesi artık ertelenebilir bir gündem maddesi olmaktan çıkmıştır.

Toparlanma Ne Kadar Sürer?

17 Nisan’da Hürmüz’ün geçici olarak yeniden açılması piyasalara anlık bir rahatlama sunmuş olsa da uzmanlar tedarik zincirinin toparlanmasının çok daha uzun bir süreç gerektirdiği konusunda hemfikirdir. Ras Laffan tesisinin onarımı beş yıla kadar uzayabilir ve bu, küresel helyum arzının yapısal olarak kısıtlı kalacağı uzun bir döneme işaret etmektedir. Morningstar analistlerine göre ateşkes bugün ilan edilse bile tedarik zincirinin tam anlamıyla normalleşmesi altı ila dokuz ay daha alacaktır. 2022’deki Ukrayna kaynaklı neon gazı kriziyle karşılaştırıldığında bu kriz çok daha geniş bir hammadde yelpazesini vurmuş ve yapısal hasarı çok daha derin bırakmıştır. Satın alma yöneticileri için mesaj nettir. Bu tablo geçici bir fiyat dalgalanması değil, tedarik tabanını kökten yeniden şekillendirmeyi gerektiren yapısal bir kırılmanın habercisidir.

Tedarik Zinciri Dijital Dönüşüm Danışmanlığı Haber Cep Telefonu Ve Laptop Fiyatları Hürmüz'de Belirleniyor Ortadoğu'daki Krizin çip Tedarik Zincirine FaturasıSonuç olarak şunu söylemek mümkündür. Bir sonraki telefonunuzun fiyatı, kısmen Katar’daki bir sanayi tesisinin aldığı hasarla, kısmen Hürmüz Boğazı’ndaki tanker sigortasıyla ve kısmen de veri merkezlerinin bellek çiplerini tüketme hızıyla şekillenecektir. Bu zincirin her halkasını anlamak artık yalnızca analistlerin değil, satın alma masasındaki her yöneticinin sorumluluk alanına girmiştir.


İŞ PROBLEMLERİNE ODAKLI EĞİTİMLER, ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR

Ecovadis Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi için tıklayınız. 

 Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu ve Kullanım Rehberi

Sürdürülebilirlik çalışmalarında temel konulardan biri, tedarikçilerden alınan verilerin düzenli, karşılaştırılabilir ve doğrulanabilir şekilde toplanmasıdır. Bu veriler, hem satınalma süreçleri hem de sürdürülebilirlik raporlaması açısından önemli bir temel oluşturur. Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu ve Kullanım Rehberi, şirketlerin bu verileri daha sistematik, tutarlı ve uygulanabilir bir çerçevede yönetebilmesi amacıyla hazırlanmıştır.

REHBERİ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

Sürdürülebilirlik Verisi Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu

Sürdürülebilirlik Verisi -Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu

SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
VE YEŞİL SATIN ALMA ISO 20400 MAKALELERİ

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK EĞİTİM TESTLERİ

EĞİTİM ve DANIŞMANLIK:

Kurumunuzda benzer risklerin suistimale dönüşmesini önlemek ve satınalma fonksiyonunu sağlam, izlenebilir ve denetlenebilir bir kontrol yapısına kavuşturmak için eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle destek veriyoruz.

Eğitim teklifi almak için egitim@satinalmadergisi.com

Fabrikanızda Bire Bir (1-1) Yönetici ve Grup Eğitimleri

Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik Eğitimi Satın Alma Tedarik Zinciri Eğitimi

Satın Alma Tedarik Zinciri Eğitimleri için tıklayınız

Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz. Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır. Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.

Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”

Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.

Prof. Dr. Murat Erdal 

Eğitim içeriklerini görmek için başlıkları tıklayınız.

☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi (2 gün)

☐ İhale ve Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ İhale Kazanma, Teklif Verme, Satış ve Sözleşme Eğitimi (2 gün)

☐ Stratejik Satın alma Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)

☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün) 

☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)

☐ Satınalma ve Tedarik Zincirlerinde YAPAY ZEKA Eğitimi (2 gün)

☐ Emtia ve Kategori Uzmanları için Maliyet ve Fiyat Eskalasyon Analizi Eğitimi

☐ ISO 37001 Rüşvetle ve Yolsuzlukla Mücadele Yönetim Sistemi Standardı Eğitimi

☐ Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi (2 Gün)

☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)

☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)

 Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)

Pazarlik Muzakere Profili Anketini Indiriniz
Pazarlık Müzakere Profili Anketini indiriniz

Pazarlık Anketini Yapın Müzakere Stilinizi Görün

PAZARLIK PROFİLİ ANKETİ

  • 4 Müzakereci Profilinden Hangisisiniz?
  • Pazarlık Stilinizi Keşfedin: Skorunuzu Görün
  • Ekip Profilinizi Ölçün, Gelişim Planınızı Başlatın
  • Sahada, Müzakerelerde Daha Net, Daha Hızlı, Daha Etkili Sonuç Alın
İş Bulmacaları Kelime Oyunları
İş Bulmacaları Kelime Oyunları

İş Bulmacaları Kelime Oyunları

Özel İş Bulmacaları. Meydan okumayı sevenleri 17 ayrı bulmaca bekliyor.
Online veya PDF üzerinde çözebilirsiniz. Kolaylıklar dileriz.

Hedef Maliyetleme Yöntemi

Hedef Maliyetleme Yöntemi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Hedef Maliyetleme Yöntemi

Vefa TOROSLU

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir – Bağımsız Denetçi

vefa.toroslu@gmail.com

Satınalma Dergisi’nin kıymetli okurları, yazıma geçmeden önce hepinizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızı kutlarım.

1. Giriş

Hedef Maliyetleme Yöntemi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİşletmeler faaliyetlerini sürdürürken oluşan maliyetlerin tespit edilmesi ve raporlanmasında çeşitli maliyetlendirme yaklaşımlarını kullanırlar. Bu maliyetlendirme yaklaşımları, işletmelerin üretim ve hizmet sunum süreçlerinde ortaya çıkan maliyetlerin belirlenmesi, sınıflandırılması, izlenmesi ve karar alma süreçlerinde kullanılmasına yönelik sistematik yöntemler bütününü ifade etmektedir. Bu yaklaşımlar, yalnızca üretilen mamul veya hizmetin maliyetini hesaplamakla kalmaz; aynı zamanda fiyatlandırma, bütçeleme, performans değerlendirme, maliyet kontrolü ve stratejik planlama gibi yönetsel işlevlere de temel oluştururlar. Geleneksel maliyetleme yaklaşımları genellikle üretim hacmi ve gider dağıtımı esasına dayanırken, çağdaş maliyetleme yaklaşımları faaliyet, süreç, müşteri ve değer odaklı bir anlayışa sahiptirler. Çağdaş maliyetleme yaklaşımlarından biride hedef maliyetleme yöntemidir.

Hedef maliyetleme yöntemi, maliyet muhasebesinde ürünün maliyetinin üretim sonrasında değil, daha tasarım aşamasında planlanmasını esas alan stratejik bir maliyet yönetimi yaklaşımıdır. Bu yöntemde önce piyasanın kabul edebileceği satış fiyatı belirlenmekte, ardından bu fiyattan hedeflenen kâr düşülerek ürün için ulaşılması gereken maliyet düzeyi tespit edilmektedir. Böylece maliyetler, işletme içi koşullardan ziyade piyasa beklentileri ve rekabet koşulları çerçevesinde yönetilmektedir.

Bu yaklaşım, özellikle rekabetin yoğun olduğu sektörlerde işletmelere önemli avantajlar sağlamaktadır. Hedef maliyetleme, yalnızca maliyetleri azaltmaya yönelik bir teknik değildir. Bu yöntem aynı zamanda müşteri beklentileri, kalite, işlevsellik ve kârlılık arasında denge kurmayı amaçlayan bütüncül bir yönetim anlayışıdır.

 2. Hedef Maliyetleme Yönteminin Tanımı

Hedef maliyetleme, sağlayacağı kârlılığı üretim maliyetini karşılayacak yeterlilikte mamuller geliştirmek için oluşturulmuş bir maliyet yönetim yaklaşımıdır. Bu maliyetleme yöntemi, belirli bir mamulde müşterilerin görmek istedikleri nitelik, kalite ve bu özellikler için ödemeyi kabul edecekleri fiyat üzerine araştırma ile başlar. Bir sonraki adım ise hedef ya da kabul edilebilir maliyeti belirleyebilmek için mamulün üretiminde işletmenin gerekli gördüğü kârlılığı pazar fiyatından çıkarma işlemini içerir ve bundan sonra gelen tüm çabalar mamulün kabul edilebilir maliyetini belirlemeye yöneliktir. Eğer mamul maliyeti yakalanırsa üretim yapılır. Yoksa finansal anlamda uygun olmamasından dolayı üretim reddedilir.

Hedef maliyetleme yöntemi, üretilecek ürünlerin tasarımı aşamasında maliyet planlaması yapılması gerektiği temeline dayanan bir yöntemdir. Bu yöntem bir stratejik kâr ve maliyet yönetim süreci olarak ortaya çıkmıştır. İşletmeler lojistik maliyetlerini düşürme amacıyla hedef maliyetleme yöntemini kullanabilmektedirler. Lojistik faaliyetlerinde hedef maliyetleme yönteminin amacı istenen kârı sağlayacak lojistik süreçlerinin tasarlanmasıdır.

Hedef maliyetleme yaklaşımının gelişmesinde, piyasa ve maliyetlerle ilgili kabul edilen iki önemli özellik etkili olmuştur. Bu özellikler aşağıda belirtilmiştir.

a. Pek çok işletmenin fiyatlar üzerinde tahmin ettiklerinden daha sınırlı bir kontrole sahip olmasının temel nedeni, nihai fiyat belirleyici mekanizmanın piyasa koşulları tarafından yönlendirilmesidir. Piyasa dinamiklerini dikkate almayan işletmelerin ise ciddi operasyonel ve finansal sorunlarla karşılaşması kaçınılmazdır. Bu gerçeklik nedeniyle, hedef maliyetleme sürecine başlangıç aşamasında, pazarda oluşması beklenen fiyat temel alınmaktadır.

b. Ürün maliyetlerinin büyük ölçüde planlama ve tasarım evresinde şekillendiği gözlemlenmektedir. Bir ürünün tasarımı sonuçlandırılıp üretim aşamasına geçildikten sonra, maliyet yapısı üzerinde kayda değer bir etki yaratacak değişikliklerin gerçekleştirilmesi oldukça güçleşmektedir. Buna karşılık, tasarım aşamasında maliyet düşürücü alternatif çözümlerin (daha ekonomik bileşenlerin kullanımı veya üretim süreçlerinin sadeleştirilmesi gibi) geliştirilmesi mümkündür. Dolayısıyla, işletmelerin piyasa fiyatlarını belirlemede ve üretim maliyet unsurlarını minimize etmede tasarım evresine stratejik bir önem atfetmesi gerekmektedir. Bu süreçte, ürün değerini ve dolayısıyla müşterinin ödeme istekliliğini artıran özellikler entegre edilirken, maliyeti artıran ve katma değer sağlamayan unsurlar elimine edilebilmektedir.

Hedef maliyetleme yaklaşımında, mamulün tasarlanıp daha sonra kaça mal olduğunu hesaplamak yerine, bir hedef maliyet belirlenerek mamulün bu maliyete göre tasarlanmasını ve böylece hedeflenen maliyete ulaşılması amaçlanmaktadır. Bir başka deyişle hedef maliyetleme yaklaşımı, bir mamulün maliyetini, gerçekleştirdikten sonra azaltmaya çalışmak yerine; maliyetler gerçekleşmeden onları önlemeyi amaçlayan bir yaklaşımdır.

3. Hedef Maliyet Yönteminin Unsurları

Hedef maliyetleme yöntemi ile ilgili dört temel unsur aşağıda tanımlanmıştır.

a. Hedef Satış Fiyatı: Hedef maliyetleme yönteminde hedef satış fiyatı, ürüne alıcıların algılamalarına göre verdikleri değere dayalı olarak belirlenen satış fiyatıdır. Alıcıların kabulüne göre değer fiyatlandırması stratejisi, alıcının fiyat-kalite ikilemine biçtiği değerin tahminini gerektirir. Hedef satış fiyatı belirlenirken rakip ürünlerin fiyatları ile müşteri grubunun ödeme arzusu ve ödeme gücü dikkate alınmalıdır.

b. Hedef Kâr Marjı: İşletmenin uzun vadeli kâr amaçlarını gerçekleştirmek için, kâr analizleri yapılarak hedef kâr marjları belirlenmektedir. Kâr marjlarının belirlenmesinde satışların kârlılık oranı (Net Kâr ÷ Satışlar) yaygın olarak kullanılmaktadır.

c. Hedef Maliyet: Kavram olarak hedef maliyet, bir mamule ait beklenen kâr oranını kazandıracak kabul edilebilir maliyet düzeyidir. Bir başka deyişle hedef maliyet, hedef satış fiyatı ile hedef kâr marjı arasındaki farktır.

d. Hedef Satış Hacmi: Hedef maliyetleme yönteminde hedef satış hacmi, ürüne alıcıların algılamalarına göre verdikleri değere dayalı olarak belirlenen satış hacmidir. Ancak, hedef maliyetleme yönteminde sadece pazar fiyatı tahmin edilerek hedef maliyetler belirlenmez. Aynı zamanda, pazar payı ve olası satış hacminin de belirlenmesi gerekir. Aksi takdirde, mamulün kendisi için yapılacak genel üretim, araştırma-geliştirme, satış, finansman ve yönetim giderlerini karşılayıp karşılayamadığı anlaşılamaz. Dolayısıyla, pazarın olası büyüklüğünün ve pazardaki rekabet durumu, satılması hedeflenen fiyat konusunda pazarın duyarlılığı ve diğer genel şartlar da dikkate alınmalıdır.

Hedef maliyet, geleneksel “maliyet artı[1]” yaklaşımından farklı olarak, maliyetlerin bir fonksiyonu olmaktan ziyade, satış fiyatı ile işletme tarafından arzu edilen kârın bir fonksiyonudur. Dolayısıyla, hedef maliyetler hesaplanırken, öncelikle pazar payı için gerekli olan hedef satış fiyatı ve arzu edilen hedef kâr marjı belirlenir.

4. Hedef Maliyetleme Yönteminin İşleyiş Süreci

İşletmelerde hedef maliyetleme yöntemi uygulanırken aşağıda belirtilen üç temel süreç takip edilir.

i. Mal veya hizmetin özelliklerini belirlemek ve bunlara göre satış fiyatını tahmin etmek,

ii. İstenen kâr hedefini oluşturmak ve daha sonra hedef maliyeti hesaplamak,

iii. Önceki aşamada belirlenmiş olan hedef maliyete ulaşmak.

Belirlenen hedef maliyet toplamı, işletmenin mal veya hizmet üretimi veya satın alma harcamalarının tamamını içermelidir. Bu maliyetler tedarik maliyetleri, üretim maliyetleri, pazarlama ve satış, araştırma harcamaları gibi diğer operasyonel maliyetlerdir. Hedef maliyetleme sisteminin tedarik zincirinin içinde kullanılması, maliyet yönetimi çalışmalarının çok sayıda işletme arasında koordine edilmesini gerektirir.

Hedef maliyetleme yöntemindeki hedef satış fiyatı; ürüne tüketicilerin algıları doğrultusunda verdikleri değere dayalı olarak belirlenen satış fiyatıdır. Hedef satış fiyatı tespit edilirken rakip ürünlerin fiyatları ile potansiyel alıcıların ödeme arzusu ve ödeme gücü dikkate alınır. Bu yöntemde hedef kâr marjı; uzun dönemli kâr analizleri sonucu belirlenen kâr marjıdır. Burada satış fiyatı ile kâr marjı arasındaki fark hedef maliyeti vermektedir.

Hedef Maliyet = Hedef Satış Fiyatı – Hedef Kâr

Hedef maliyetlemede sadece hedef satış fiyatı tahmin edilerek hedef maliyetler belirlenmeyip, aynı zamanda, pazar payı ve olası satış hacmi de belirlenmektedir. Aksi takdirde, ürünün kendisi için yapılacak genel üretim, araştırma-geliştirme, pazarlama-satış, finansman ve genel yönetim giderlerini karşılayıp karşılamayacağı anlaşılamamaktadır.

Hedef maliyetleme, rekabet ortamından kaynaklanan fırsatlar bağlamında işletmeye maliyet ve kâr seviyesini kontrol etme yeteneği sağlar. Hedef maliyetleme tekniği, hedef maliyete ulaşmak için ürünlerin nasıl tasarlanması gerektiğine yönelik olarak geriye dönüp göz atmaya olanak sağlayan (tasarım aşamasına dönülüp gerekli iyileştirmelerin yapılmasına olanak sağlayan) bir maliyet yönetimi tekniğidir. Hedef maliyetleme tekniğinin sağladığı bu olanak, işletmenin söz konusu hedef maliyet için, ne kadarlık bir maliyet tasarrufu yapması gerektiğini belirler ve tedarik zincirinde gerekli olan iyileştirmelerin uygulanmasına olanak sağlar. Tedarik zinciri ortamında uygulanan hedef maliyetleme tekniği, maliyet yönetimi sürecinde üstlenilen faaliyetlerin kurumlar arası koordinasyonu şeklinde genişletilebilir.

5. Örnek Uygulama

Bir işletme, piyasaya yeni bir akıllı küçük ev aleti sunmayı planlamaktadır. İşletme bu ürün için hedef maliyetleme yöntemini kullanacaktır.

Yapılan pazar araştırmasına göre ürünün piyasada satılabileceği satış fiyatının 2.500.- TL/adet olduğu tespit edilmiştir. İşletmenin hedeflediği kâr tutarı ise 500.- TL/adettir. Bu durumda bu ürüne ilişkin hedef maliyet şu şekilde hesaplanır:

Hedef Maliyet = 2.500 − 500 = 2.000.- TL

Yani, işletmenin bu ürünü en fazla 2.000.- TL/adet maliyetle üretmesi gerekmektedir.

İşletme tarafından yapılan mühendislik ve maliyet muhasebesi çalışmaları sonucunda ürünün tahmini maliyeti şu şekilde hesaplanmıştır:

Maliyet Tablo

Ürünle ilgili maliyet farkı şu şekilde hesaplanır:

Maliyet Farkı = Tahmini Maliyet − Hedef Maliyet

Maliyet Farkı = 2.250 – 2.000 = 250.- TL/adet

Bu durumda işletmenin ürünü piyasaya istediği kârlılıkla sunabilmek için adet başına 250.- TL maliyet azaltımı yapması gerekmektedir. Yapılan maliyet çalışmaları sonucunda aşağıda belirtilen önlemler alınmıştır.

Malzeme tedarikçileriyle yeniden pazarlık yapılmış: 80.- TL tasarruf sağlanmış,

Ürün tasarımında sadeleştirmeye gidilmiş: 60.- TL tasarruf sağlanmış,

Üretim sürecinde işçilik verimliliği artırılmış: 40.- TL tasarruf sağlanmış,

Enerji ve üretim destek giderlerinde iyileştirme yapılmış: 70.- TL tasarruf sağlanmış.

Buna göre sağlanan toplam tasarruf ürün başına 250.- TL (80 + 60 + 40 + 70) olmuştur. Yapılan bu tasarruflar sonucunda yeni maliyet yapısı aşağıdaki gibi oluşmuştur.

Yapılan maliyet iyileştirme çalışmalarıyla işletme hedef maliyete ulaşmıştır. Yeni durumda işletmenin hedef kârı aşağıdaki gibi olacaktır.

Hedef Kâr = Satış Fiyatı – Gerçekleşen Maliyet

Hedef Kâr = 2.500 – 2.000 = 500.- TL/adet

İşletme, hedef maliyetleme yaklaşımı sayesinde pazarda kabul edilebilir fiyatı korumuş ve planladığı kâra ulaşmıştır.

Bu örnekten görüldüğü üzere hedef maliyetleme yöntemi; maliyetin üretimden sonra değil, ürün daha tasarım aşamasındayken kontrol edilmesini sağlar, pazar fiyatını esas alır, işletmeyi maliyet düşürmeye ve verimliliğe yöneltir, ürün geliştirme, mühendislik, satın alma ve muhasebe birimlerinin birlikte çalışmasını gerektirir.

Sonuç

Hedef maliyetleme yöntemi, işletmelerin maliyetlerini yalnızca üretim gerçekleştikten sonra ölçen geleneksel anlayışın ötesine geçerek, maliyetlerin ürünün tasarım ve planlama aşamasında stratejik biçimde yönetilmesini mümkün kılan çağdaş bir maliyet yönetimi yaklaşımıdır. Bu yöntem, piyasa tarafından kabul edilebilir satış fiyatını, işletmenin hedeflediği kâr düzeyini ve müşteri beklentilerini birlikte dikkate alarak maliyet oluşumunu dış çevre koşullarıyla uyumlu hâle getirmektedir. Böylece rekabetçi pazarlarda fiyat, kalite, işlevsellik ve kârlılık arasında dengeli bir yapı kurulmasına katkı sağlamaktadır. Ayrıca hedef maliyetleme, yalnızca maliyet azaltmaya yönelik teknik bir araç değil; aynı zamanda ürün geliştirme, mühendislik, satın alma, üretim ve muhasebe birimleri arasında eşgüdüm gerektiren bütünleşik bir yönetim anlayışı olarak öne çıkmaktadır. Bu çerçevede hedef maliyet yöntemi, işletmelere kaynaklarını daha etkin kullanma, gereksiz maliyet unsurlarını ortadan kaldırma, müşteri odaklı ürünler geliştirme ve sürdürülebilir kârlılık sağlama bakımından önemli üstünlükler sunmaktadır. Dolayısıyla, özellikle yoğun rekabet baskısının yaşandığı sektörlerde hedef maliyetleme yaklaşımının benimsenmesi, işletmelerin hem maliyet kontrolünü güçlendirmesi hem de uzun vadeli rekabet avantajı elde etmesi açısından stratejik bir gereklilik olarak değerlendirilebilir.

Hedef Maliyetleme Yöntemi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemVefa TOROSLU

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Bağımsız Denetçi

vefa.toroslu@gmail.com

 

 

Kaynakça

Ayşe N. YERELİ-Semra DOĞAN-Damla ŞAHİN, “Mamul Geliştirme Sürecinde Hedef Maliyetleme”, Yönetim ve Ekonomi, Cilt: 19 Sayı: 2, 2012

Gökhan BAHŞİ-A. Vecdi CAN, “Hedef Maliyetleme”, Muhasebe ve Denetime Bakış, Sayı: 4, Mayıs 2001

Gamze Ayça KAYA, “Hedef Maliyetleme”, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt: 20, Sayı: 1, 2010

İncilay ERDURU, Yönetim Muhasebesinin Tedarik Zinciri Yönetimi Üzerindeki Rolü ve Bu Süreçte Kullanılan Yönetim Muhasebesi Teknikleri, Nezihe TÜFEKÇİ (Editör), Sosyal Bilim Temelli Pragmatik Yaklaşımlar, Hiper Yayın, İstanbul, 2018

Semra AKSOYLU-Yunus DURSUN, “Pazarda Rekabetçi Üstünlük Aracı Olarak Hedef Maliyetleme”, Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt: 1, Sayı: 11, 2001

Sinan ASLAN-Sevinç Nalan KARAVAİZOĞLU, “Maliyet Tabanlı Lojistik Yönetimi”, Öneri Dergisi, Cilt: 8, Sayı: 32, Temmuz 2009

Süleyman YÜKÇÜ-Seçkin GÖNEN, “Tedarik Zinciri Yönetimi ile Hedef Maliyetlemenin Birlikte Uygulanabilirliği”, Muhasebe ve Finansman Dergisi, Sayı: 40, 2008

[1]     Maliyet artı yaklaşımı, bir ürünün veya hizmetin toplam maliyetine önceden belirlenen bir kâr payı ekleyerek satış fiyatını belirleme yöntemidir. Amaç, maliyetleri güvence altına alıp hedeflenen kârlılığı fiyata yansıtmaktır. Bu yöntemde kullanılan temel formül şu şekildedir: Satış Fiyatı = Birim Maliyet + Birim Maliyet x Kar Marjı Oranı).

İşçinin İhbar ve Kıdem Tazminatının Ödenmesi Şartıyla İşten Ayrılma Talebi İstifa mı Yoksa İkale Olarak mı Değerlendirilmelidir?

İşçinin İhbar Ve Kıdem Tazminatının ödenmesi şartıyla İşten Ayrılma Talebi İstifa Mı Yoksa İkale Olarak Mı Değerlendirilmelidir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

İşçinin İhbar ve Kıdem Tazminatının Ödenmesi Şartıyla İşten Ayrılma Talebi İstifa mı Yoksa İkale Olarak mı Değerlendirilmelidir?

Lütfi İNCİROĞLU

İşçinin İhbar Ve Kıdem Tazminatının ödenmesi şartıyla İşten Ayrılma Talebi İstifa Mı Yoksa İkale Olarak Mı Değerlendirilmelidir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemYargıtay’a göre, “Fesih bildirimi tek taraflı bir irade beyanı olup bu beyan, belirsiz süreli iş sözleşmelerinde süre verilerek sözleşmenin sona erdirilmesinde kullanılabileceği gibi belirli ya da belirsiz süreli sözleşmelerin haklı nedene dayanarak, işçi veya işveren tarafından süre verilmeksizin sona erdirilmesinde de kullanılmaktadır. Bu nedenle iş sözleşmelerinde fesih bildirimi sözleşmeyi belirli bir sürenin geçmesiyle ya da derhâl sona erdiren, karşı tarafa yöneltilmesi gerekli tek taraflı bir irade beyanı olup muhataba ulaşması ile sonuç doğurur. İş sözleşmelerinde fesih bildiriminde bulunma hakkı, kural olarak her iki tarafa da tanınmıştır. Hukuki niteliği itibarıyla fesih bildirimi, yenilik doğuran bir hak olup beyanın karşı tarafa ulaşması ile sonuç doğurur; bu nedenle karşı tarafın kabulüne gerek yoktur. Hukuk sistemimizde feshin işçi veya işveren tarafından yapılmasına bağlanan hukuki sonuçlar farklı olduğundan fesih bildiriminin kimin tarafından gerçekleştirildiğinin belirlenmesi önem taşımaktadır. Yine iş sözleşmesinin her iki tarafça feshedilmiş olması hâlinde de ilk önce kimin tarafından feshedildiğinin ortaya konulması gerekmektedir. İş sözleşmesinin kimin tarafından feshedildiği belirlendikten sonra sözleşmeyi sona erdiren bozucu yenilik doğuran hak bu kişi tarafından kullanılmış sayılacağından, feshe bağlanan hukuki sonuçlar kullanan kişiye göre belirlenecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 19.09.2018 tarihli ve 2015/22-3097 Esas, 2018/1339 Karar sayılı kararı).

İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer.

Bozma sözleşmesi (ikale) yasalarımızda düzenlenmiş değildir. Sözleşme özgürlüğünün bir sonucu olarak daha önce kabul edilen bir hukuki ilişkinin, sözleşmenin taraflarınca sona erdirilmesi mümkündür. Sözleşmenin, doğal yollar dışında tarafların ortak iradesiyle sona erdirilmesi yönündeki işlem ikale olarak adlandırılır.

4857 sayılı İş Kanunu’nda (4857 sayılı Kanun) yer almasa da taraflardan birinin karşı tarafa ilettiği iş sözleşmesinin karşılıklı son bulmasına dair sözleşme yapılmasını içeren bir açıklama (icap), ardından diğer tarafın da bunu kabulü ile ikale kurulmuş olur.

İkalenin şekli, yapılması, kapsam ve geçerliliği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) hükümlerine göre saptanacaktır. Buna karşılık iş sözleşmesinin ikale yoluyla sona erdirilmesi, iş hukukunu yakından ilgilendirdiği için ikalenin yorumunda iş sözleşmesinin yorumunda olduğu gibi, genel hükümlerin yanı sıra iş hukukundaki “işçi yararına yorum” ilkesi de göz önünde bulundurulacaktır.

6098 sayılı Kanun’un 23… . maddeleri arasında düzenlenmiş olan irade fesadı hâllerinin, ikale yönünden titizlikle ele alınması gerekir. Bir işçinin ikale yapma konusundaki icap veya kabulde bulunmasının ardından işveren feshi hâline özgü iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak istemesi ve yasa gereği en çok bir ay içinde işe iade davası açmış olması hayatın olağan akışına uygun düşmez.

İş ilişkisi taraflardan her birinin bozucu yenilik doğuran bir beyanla sona erdirmeleri mümkün olduğu hâlde, bu yola gitmeyerek karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirmelerinin nedenleri üzerinde de durmak gerekir. İş ilişkisinin ikale yoluyla sona erdirildiğine dair örnekler mülga 1475 sayılı İş Kanunu ve öncesinde hemen hemen uygulamaya hiç yansımadığı hâlde, iş güvencesi hükümlerinin yürürlüğe girmesinin ardından özellikle 4857 sayılı Kanun sonrasında giderek yaygın bir hâl almıştır. Bu noktada, işveren feshinin karşılıklı anlaşma yoluyla fesih gibi gösterilmesi suretiyle iş güvencesi hükümlerinin bertaraf edilmesi şüphesi ortaya çıkmaktadır.

İkale yoluyla iş sözleşmesi sona eren işçi; iş güvencesinden yoksun kaldığı gibi, kural olarak feshe bağlı haklar olan ihbar ve kıdem tazminatlarına da hak kazanamayacaktır. Bu itibarla irade fesadı denetimi dışında, tarafların ikale yapması konusunda makul yararının olup olmadığının da irdelenmesi gerekir. Makul yarar ölçütü, ikale yapma konusundaki icabın işçiden gelmesi ile işverenden gelmesi ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak ele alınmaktadır. Buna göre ikale icabı işverenden gelmişse kanuni tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatin sağlanması (makul yarar) gerekir. Aksi hâlde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez. Buna karşılık ikale icabı işçiden gelmişse işçiye ihbar ve kıdem tazminatının ödenip ödenmemesi tarafların anlaşmasına bağlıdır.

Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut uyuşmazlık incelendiğinde; davacı tarafça feshin işveren tarafından yapıldığı ve haklı nedene dayanmadığı, davalı tarafça ise davacının 17.02.2020 tarihinde atölyeye turbo arızası nedeniyle gelen, garantisi olmayan araca garanti kapsamında aynı marka başka bir araç üzerinden garanti işlemi yaparak turbonun bu araca takıldığı, bu nedenle Şirketi 13.730,00 TL+ KDV maddi zarara uğrattığı iddiası ile 21.02.2020 tarihinde davacıdan yazılı savunma istendiği, davacının aynı tarihli yazılı savunmasında özetle; bahsi geçen olayın doğru olduğunu, ancak şahsına ve çevresine maddi ve manevi kazanç sağlamadığını, Şirketi maddi zarara uğratmak niyetinde olmadığını, müşteri memnuniyeti için yaptığını belirttiği, savunması alındıktan sonra ise 25.02.2020 tarihinde istifa ettiği savunulmuştur. Davacı, 25.02.2020 tarihli el yazısı ile hazırladığı istifa dilekçesinde 25.02.2020 tarihi itibarıyla yasal haklarını alarak istifa etmek istediğini belirterek işten ayrılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin 24.11.2024 tarihli kaldırma kararında da belirtildiği üzere, bu dilekçenin baskı ile alındığı ispatlanmış değildir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafça yasal haklarını saklı tutarak ayrılma talebinin işverene ikale için yapılmış bir icap olduğu gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerektiği kabul edilmiş ise de davacının eylemi ve savunması ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; istifa dilekçesindeki ifadenin sonuca etkisinin bulunmadığı, davacının işyerinden haklı nedeni olmaksızın istifa ederek ayrıldığı anlaşılmakla kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekli iken yazılı gerekçe ile hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir”[1].

Sonuç olarak, sözleşmenin, doğal yollar dışında tarafların ortak iradesiyle sona erdirilmesi yönündeki işlem ikale olarak adlandırılır. 4857 sayılı İş Kanunu’nda yer almasa da taraflardan birinin karşı tarafa ilettiği iş sözleşmesinin karşılıklı son bulmasına dair sözleşme yapılmasını içeren bir açıklama (icap), ardından diğer tarafın da bunu kabulü ile ikale kurulmuş olur. İşçinin ihbar ve kıdem tazminatının ödenmesi şartıyla işten ayrılma talebi işverence kabul görmediği sürece bu durum ikale değil, istifa olarak değerlendirilmelidir. Çünkü iş sözleşmesi karşılıklı anlaşma ile sona erdirilmediği durumda işçiden gelen tek taraflı icap ikale değil, istifa sayılır.

İşçinin İhbar Ve Kıdem Tazminatının ödenmesi şartıyla İşten Ayrılma Talebi İstifa Mı Yoksa İkale Olarak Mı Değerlendirilmelidir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemwww.incirogludanimanlik.com sayfasında yayımlanan blog yazıları, hakemli makale formatında olmayıp bilgi verme amaçlıdır. Kesinlikle hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliğinde değildir.

Lütfi İNCİROĞLU

[1] Y9.HD.20.01.2026 tarihli 2025/6890 E, 2026/406 K. Legalbank

 

Lojistiğin Yeni Rotaları ve Dış Ticaretteki Maliyeti – 2

Lojistiğin Yeni Rotaları Ve Dış Ticaretteki Maliyeti – 2 Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Lojistiğin Yeni Rotaları ve Dış Ticaretteki Maliyeti – 2

Reşat BAĞCIOĞLU

https://www.denizbulten.com/kizildenizdeki-saldirilar-eski-ticaret-rotasini-gundeme-getiriyor-53128h.htm

Lojistiğin Yeni Rotaları Ve Dış Ticaretteki Maliyeti – 2 Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemLojistiğin Yeni Rotaları

Global taşımacılıkta,

  • Koşullar daraldıkça,
  • Riskler arttıkça,
  • Taşıma süreleri haddinden fazla artmış olmasına rağmen,
  • Emniyetli taşımacılıktan ödün vermemek adına,

Lojistikte kullanılan tüm taşıma araçları rotalarını değiştirmek zorunda kalmışlar.

Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı’nda oluşan risklerden dolayı gemiler rotalarını zorunlu olarak değişmek zorunda kaldılar ve hem maliyet, hem de süre açısından ciddi fark yaratan Cebeli Tarık Boğazı izlenerek, koca Afrika Kıtası bir boydan bir boya aşılarak Ümit Burnu üzerinden yakın doğu ülkelerine taşımacılık gerçekleştirildi.

Gemiler Rota Değiştiriyor

Kaynak: https://www.denizhaber.com/gemiler-rota-degistirmeye-basladi/14354

Gemiler Rora

Gemiler Rota 2

LONDRA – Somalili korsanların yakın tarihte görülmedik saldırıları yüzünden büyük gemi şirketleri artık 139 yıllık Mısır-Süveyş Kanalı’nı değil, Güney Afrika’nın Ümit Burnu’ndan geçmeyi bile göze alıyorlar.

İngiliz Reuters ajansına göre, İntercargo gemicilik şirketi genel sekreteri Rob Lomas ile Norveç’in Odjell gemi işletmeciliği teşkilatı, Ümit Burnu’nu dolanma tavsiyesi ve şirketlerin buna uyan tercihini aktardılar. Bilhassa kuru yük şilepleri ile konteyner gemilerinin Ümit Burnu’nu tercih edecekleri aktarıldı. Ancak Suudi Arabistan, Kuveyt ve İran gibi dev petrol ihracatçısı ülkeler, Somalili korsanların yatağı Aden Körfezi’nden vazgeçmeyeceklerini belirti.

Süveyş Kanalı-Kızıldeniz-Babülmendep Boğazı-Aden Körfezi ve onun açığında Hint Okyanusu deniz yolunda bu yıl 2 Türk yük gemisi dahil 39 gemi kaçırıldığından çok tehlikeli hale geldi.

Rusya, NATO ve Hint savaş gemileri korsanlara karşı mücadele ediyor.

Gemicilik şirketleri yetkilileri, 1967 Arap İsrail-Savaşı’nda Süveyş Kanalı felç olduğunda dahi hiçbir korsan hadisesi olmadığını aktardılar.

Hürmüz Boğazı’nın Kapanması

Hürmüz 1

Hürmüz 2

Hürmüz 3

Körfez’de Kesin Abluka ve Sıcak Çatışma

Kaynak: https://www.denizhaber.com/hurmuz-bogazi-kapandi-kuresel-kriz-ve-turkiyeye-etkileri/126282

ABD ve İsrail’in İran’ın kritik askeri tesislerini hedef alan ağır hava operasyonlarının ardından Tahran yönetimi en büyük asimetrik kozunu masaya sürdü. İran Devrim Muhafızları Ordusu, dünya petrol ticaretinin beşte birinin ve küresel sıvılaştırılmış doğal gaz arzının belkemiği olan Hürmüz Boğazı’nı ticari gemi geçişlerine tamamen kapattığını duyurdu. Dar boğazın fiili askeri abluka altına alınması, deniz mayınları ve kıyıya konuşlu füzelerle desteklenen bu hamle, dünya enerji lojistiğinin merkezini bir anda sıcak savaş alanına çevirdi.

Lojistik Sektörünün Hakkı Navlun Ücretleri İle Ödenemez

İhracatın perde arkasındaki gizli kahramanının lojistik sektörü olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Lojistik sektörü kocaman alkış ve takdiri hak etmektedir.

Makalemde çeşitli yönlerden ele almaya çalıştığım lojistik sektörünün, riskler karşısından kendisine yeni rotalar bulmak zorunda kalıyor. Amaç İhracatçının mallarını hasar olmadan nihai varış yerine kadar emniyetli bir şekilde taşımayı hedeflemektedir.

Kuşkusuz ki hedeflenen yeni rotalarda, beklenmedik maliyetler de ortaya çıkmaktadır. Gerek lojistik sektörü, gerekse ihracatçılar malların nihai alıcına teslim edilmesi için oluşabilecek ekstra maliyetlere katlanmak zorunda kalmaktadırlar.

 

Lojistiğin Yeni Rotaları Ve Dış Ticaretteki Maliyeti – 2 Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemReşat BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi  

Vergi Denetiminde “Ekonomik Gerekçe” ve “Servetin Kaynağı” İlişkisi: Operasyonel Süreçlerdeki Stratejik Risk Yönetimi

Vergi Denetiminde Ekonomik Gerekçe Ve Servetin Kaynağı İlişkisi Operasyonel Süreçlerdeki Stratejik Risk Yönetimi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Vergi Denetiminde “Ekonomik Gerekçe” ve “Servetin Kaynağı” İlişkisi

Operasyonel Süreçlerdeki Stratejik Risk Yönetimi

Dr. YMM. Arif AYLUÇTARHAN

Özet

Vergi Denetiminde Ekonomik Gerekçe Ve Servetin Kaynağı İlişkisi Operasyonel Süreçlerdeki Stratejik Risk Yönetimi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemTürk vergi denetim ekosistemi, e-fatura/e-defter altyapısı ve yapay zeka destekli risk analitiğiyle birlikte köklü bir dönüşüm yaşamaktadır. Bu çalışmada, servetin kaynağı sorgusunun mevzuattaki karşılığı (VUK m.3/B, KVK m.13, GVK m.41/5) ile operasyonel süreçlerdeki yansımaları analiz edilmekte; işletme yönetimi ve satınalma profesyonelleri için uygulanabilir bir risk yönetimi çerçevesi sunulmaktadır.

1. Giriş

Türk vergi denetim ekosistemi, dijitalleşme ve veri analitiği araçlarının etkisiyle daha proaktif ve detay odaklı bir yapıya evrilmektedir. Şeffaflık talepleri artık yalnızca muhasebe süreçlerini değil, tedarik zincirinin tamamını kapsamaktadır.

Mükellefler nezdinde sıklıkla tartışılan “vergi incelemelerinde servetin kaynağının sorgulanıp sorgulanamayacağı” meselesi, hukuki sınırların ötesinde kurumsal operasyonların şeffaflığıyla doğrudan ilişkilidir. Vergi idaresi, doğrudan bir servet beyanı sorgulamasından ziyade şirketlerin ticari faaliyetlerini ve nakit çıkışlarını analiz ederek “ekonomik gerekçe” arayışına girmektedir.

Bu çalışma, söz konusu sorgunun operasyonel süreçlerle kesişim noktalarını analiz ederek işletme yönetimi ve satınalma profesyonelleri için stratejik bir risk projeksiyonu sunmayı amaçlamaktadır.

2. Mevzuat Arkaplanı ve Hukuki Çerçeve

2.1. Temel Yasal Dayanaklar

Türk vergi hukukunda “servetin kaynağını açıklamama” müstakil bir suç teşkil etmemekle birlikte vergi idaresi, aşağıdaki mekanizmalar aracılığıyla bu alanı etkin biçimde denetim altında tutmaktadır:

VUK Madde 3/B — Gerçek Mahiyet Esası ve İspat Külfeti

Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti, bunu iddia eden tarafa aittir.” Bu hüküm; bir işlemin ekonomik özünün biçimsel görünümünün önüne geçmesi gerektiğini, dolayısıyla belge mevcudiyetinin tek başına yeterliliğini ortadan kaldırmaktadır.

KVK Madde 13 — Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı

Kurumların ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak belirledikleri bedel veya fiyat üzerinden mal ya da hizmet alım-satımında bulunması halinde kazanç, tamamen veya kısmen örtülü olarak dağıtılmış sayılır. İzah edilemeyen özkaynak artışları veya ilişkili kişilere yapılan olağandışı ödemeler bu kapsama dahildir.

GVK Madde 41/5 — Emsallere Aykırı İşlemlerin Sonuçları

Emsallere uygunluk ilkesine aykırı fiyat/bedel üzerinden ilişkili kişilerle gerçekleştirilen mal veya hizmet alım-satımında oluşan farklar işletmeden çekilmiş sayılır. Böylece transfer fiyatlandırması mevzuatının gerçek kişi teşebbüs sahiplerini de kapsayan hali devreye girmektedir.

MASAK Mevzuatı — Şüpheli İşlem Bildirimi

5549 Sayılı Kanun kapsamında, finansal hareketlerin analizi yoluyla fonun nihai faydalanıcısına ulaşma gayreti sürdürülmektedir. Tedarikçi ağındaki olağandışı para akışları şüpheli işlem bildirimi yükümlülüğünü tetikleyebilmektedir.

2.2. Küresel Eğilim: Veri Temelli Denetim

OECD/G20 BEPS (Base Erosion and Profit Shifting) çerçevesinde şekillenen denetim modeli artık yalnızca belge kontrolünden ibaret değildir. Banka hareketleri, tedarikçi ağları ve sektör ortalamalarından sapmalar üzerinden yapılan endirekt analizler, incelemenin omurgasını oluşturmaktadır.

Türkiye’de Gelir İdaresi Başkanlığı, “risk odaklı denetim” “yapay zeka destekli proaktif denetim ve gözetim” yöntemleri ile yapılandırdığı bir modeli standardize hale getirmektedir. E-fatura ve e-defter altyapısı, idarenin çapraz veri analizi yapabilme kapasitesini önemli ölçüde artırmıştır.

3. Operasyonel Süreçlerdeki Kritik Risk Alanları

Ticari döngü içerisinde gerçekleştirilen işlemler, vergi riskinin doğduğu birincil alanlardır. Satınalma departmanları açısından öne çıkan üç temel risk noktası şunlardır:

  • Tedarikçilerin yalnızca maliyet odaklı seçilmesi: Tedarikçinin finansal profili, operasyonel kapasitesi ve piyasa itibarının göz ardı edilmesi, rücu edilemez vergi riskleri doğurabilmektedir.
  • Belge ve şekil şartına aşırı güven: Faturanın mevcudiyeti, işlemin “iktisadi gerçekliğini” ispatlamak için tek başına yeterli kabul edilmemektedir.
  • Fiyat sapmalarının dokümante edilmemesi: Piyasa rayicinden belirgin sapmalar gösteren işlemler, incelemelerde “matrah aşındırma” veya “örtülü kazanç dağıtımı” olarak yorumlanabilmektedir.

4. Fon Akışı ve Ekonomik Özün Önceliği

Vergi otoritesi, bir ticari işlemde aşağıdaki zinciri takip etmektedir. Bu zincirdeki her kopukluk ayrı bir tarhiyat riskine kapı aralamaktadır:

  • Kurumsal nakit çıkışı (giderleşen işlem)
  • Hizmet/mal tedarikçisine yapılan transfer
  • Tedarikçinin bu kaynağı kullanma biçimi
  • Nihai ekonomik fayda sağlayan aktörün tespiti

Bu zincirdeki kopukluklar; “örtülü kazanç aktarımı-kar aktarımı“, “kayıt dışı gelir” veya “izah edilemeyen servet artışı” dosyalarının açılmasına sebebiyet vermektedir. Özellikle vergi kesintisine tabi hizmet alımlarında zincirin bütünüyle belgelenmesi kritik önem taşımaktadır.

5. Stratejik Uyum ve Risk Yönetimi Önerileri

Kurumsal sürdürülebilirlik adına vergi riski, bir muhasebe kalemi değil; ticari kararların alındığı anda başlayan bir yönetim süreci olarak ele alınmalıdır. Aşağıdaki dört öneri bu sürecin temel taşlarını oluşturmaktadır.

5.1. Tedarikçi Due Diligence Süreçlerinin Kurumsallaşması

İşlem tesis edilecek karşı taraf; kuruluş tarihi, çalışan sayısı, finansal yeterlilik ve sektördeki itibar kriterlerini içeren standart bir kontrol listesi üzerinden değerlendirilmelidir. Özellikle yüksek tutarlı hizmet alımlarında tedarikçinin fiili operasyonel kapasitesinin belgelenmesi zorunludur. Bu süreç; hem yasal dayanağı olan tedarikçinin tespiti hem de VUK m.3/B kapsamında ispat kolaylığı sağlar.

5.2. Ekonomik Gerekçe Dosyalaması

Yüksek tutarlı veya stratejik önemi haiz tüm operasyonel kararlar için proaktif bir savunma dosyası oluşturulmalıdır. Bu dosyanın üç temel soruyu yanıtlaması beklenmektedir:

  • Neden bu yöntem tercih edildi?
  • Neden bu bedel belirlendi?
  • Alternatif maliyet analizi nedir ve sonuçları nasıl değerlendirildi?

Transfer fiyatlandırması mevzuatı kapsamındaki işlemler için KVK m.13 uyarınca hazırlanan belgelendirme raporları, bu amaca doğrudan hizmet etmektedir. Bu kapsamda işlem yapılan kişinin ilişkili kişi olup olmadığı da çok önemlidir.

5.3. Fiyat ve Pazar Analitiği

Sektörel bazda fiyat dalgalanmalarının ve sapma analizlerinin düzenli olarak raporlanması, olası bir incelemede KVK m.13 kapsamındaki “emsallere uygunluk” savunmasını güçlendirecektir. Özellikle ilişkili kişilerle veya yoğunlaşmış tedarikçi yapısı olan işlemlerde bu analitik altyapının belgesel kanıtı büyük önem taşır.

5.4. Departmanlar Arası Entegrasyon

Satınalma, finans ve hukuk/vergi birimleri arasında kesintisiz bir iletişim hattı kurulmalıdır. Vergi riski, muhasebe kayıt aşamasında değil; ticari karar alma aşamasında yönetilmelidir. Bu entegrasyon hem müteselsil sorumluluk (VUK m.11) riskini azaltır hem de olası bir inceleme sürecinde kurumsal savunma kapasitesini artırır.

6. Gelecek Perspektifi ve Sonuç

Önümüzdeki üç ila beş yıllık dönemde; e-fatura ve e-defter verilerinin diğer tüm destekleyici verilerle yapay zeka destekli çapraz kontrollerle -gerçek zamanlı olarak- analiz edilmesi, denetimlerin hem hızını hem isabet oranını artıracaktır. Tedarik zinciri şeffaflığı artık kurumsal bir tercih değil, yasal bir zorunluluk haline gelecektir.

Vergi Denetiminde Ekonomik Gerekçe Ve Servetin Kaynağı İlişkisi Operasyonel Süreçlerdeki Stratejik Risk Yönetimi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemSonuç olarak, vergi incelemelerinde servetin kaynağı doğrudan sorulmasa dahi operasyonel harcamalar ve tedarik ağları üzerinden dolaylı olarak sorgulanmaktadır. Vergi riski bir sonuç değil; kararın alındığı anda doğan bir süreçtir. Şeffaf, belgelenebilir ve ekonomik gerekçeye dayalı bir operasyonel yapı; kurumlar için yalnızca maliyet avantajı değil, aynı zamanda en güçlü savunma mekanizmasıdır.

Dr. YMM. Arif AYLUÇTARHAN

Çalışmada Başvurulan Mevzuat:

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu, Madde 3/B — Gerçek mahiyet esası ve ispat külfeti

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, Madde 11/1-c — Kabul edilmeyen indirimler

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, Madde 13 — Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, Madde 15-16 — Stopaj yükümlülükleri

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu, Madde 40 — Ticari kazancın tespitinde indirilecek giderler

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu, Madde 41/5 — Gider kabul edilmeyen ödemeler

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu, Madde 11 — Müteselsil sorumluluk

5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun — MASAK mevzuatı

OECD/G20 BEPS Eylem Planı — Matrah aşındırma ve kâr aktarımıyla mücadele çerçevesi


EĞİTİM PROGRAMI

Finansal Raporlama Perspektifiyle Kurumsal Suistimal Analizi ve Önlenmesi

1. EĞİTİMİN AMACI

Bu eğitimin amacı;

  • Suistimal kavramını muhasebe ve finansal raporlama bağlamında sistematik biçimde ele almak,
  • Finansal tablolar üzerinden suistimal sinyallerini analiz edebilme becerisi kazandırmak,
  • Muhasebe bilgi akışındaki kontrol zafiyetlerini tespit edebilme yetkinliği geliştirmek,
  • Kurumsal riskin hukuki, vergisel ve yönetsel sonuçlarını bütüncül bir çerçevede değerlendirebilmek,
  • Önleyici iç kontrol ve etik altyapının nasıl kurulacağını göstermek.

Bu eğitim teorik farkındalık değil; finansal veri üzerinden analitik düşünme pratiği kazandırmayı hedefler.

2. EĞİTİMİN İÇERİĞİ

2.1 Kavramsal Çerçeve

  • Fraud kavramı ve kapsamı
  • Fraud üçgeni (baskı – fırsat – rasyonelleştirme)
  • Suistimal türleri

2.2 Muhasebe ve Finansal Raporlama Altyapısı

  • Bilanço denklemi ve risk alanları
  • Gelir tablosu manipülasyon teknikleri
  • Muhasebe kayıt yapısı ve kontrol noktaları

2.3 Finansal Tablolarda Suistimal İzleri

  • Mizan tutarsızlıkları
  • Gider hesaplarında anormal artışlar
  • Kasa/banka hareketlerinde uyumsuzluk
  • Nakit akımı – kârlılık çelişkisi
  • Oran analizi ile risk tespiti

2.4 Vaka Analizleri

  • Mini uygulama vakaları
  • Uluslararası finansal skandalların analizi
  • RS Motor vaka çalışması üzerinden teknik değerlendirme

2.5 İç Kontrol ve Önleme Mekanizmaları

  • Görevler ayrılığı
  • Yetki ve onay sistemleri
  • İç denetim ve sürekli kontrol
  • COSO çerçevesi

2.6 Hukuki ve Vergisel Boyut

  • TCK, VUK ve TTK kapsamında sorumluluk
  • Yönetim kurulu ve üst yönetim yükümlülükleri
  • Suistimalin cezai ve mali sonuçları

3. EĞİTİM KAZANIMLARI

Eğitim sonunda katılımcılar:

Analitik Yetkinlik

  • Finansal tablolar üzerinden potansiyel suistimal sinyallerini ayırt edebilir.
  • Oran analizi ve karşılaştırmalı analiz yoluyla risk değerlendirmesi yapabilir.

Teknik Bilgi

  • Gelir ve gider manipülasyon tekniklerini tanımlar.
  • Kayıt düzeni üzerinden sistem zafiyetlerini tespit eder.
  • Nakit akımı ile kârlılık arasındaki tutarsızlıkları yorumlar.

Kontrol Perspektifi

  • İç kontrol mekanizmalarının hangi noktada kırıldığını analiz eder.
  • Görevler ayrılığı ve yetki dağılımının önemini kavrar.

Hukuki Farkındalık

  • Suistimalin cezai ve yönetsel sonuçlarını değerlendirir.
  • Yönetim sorumluluğu ile finansal raporlama arasındaki ilişkiyi açıklar.

Stratejik Bakış

  • Reaktif değil, önleyici risk yönetimi yaklaşımı geliştirir.
  • Kurumsal etik kültürünün finansal sürdürülebilirlik üzerindeki etkisini analiz eder.

TEKLİF ALMAK İÇİN:

arif.ayluctarhan@istanbul.edu.tr

Rusya Karayolu Taşıma Operasyonu ve Riskler

Rusya Karayolu Taşıma Operasyonu Ve Riskler
Rusya Karayolu Taşıma Operasyonu Ve Riskler

Rusya Karayolu Taşıma Operasyonu ve Riskler
Dış Ticaret Lojistiği

SÖZLEŞME YÖNETİMİ ve SEKTÖREL KONTRAT İNCELEMELERİ YAZI DİZİSİ – 9

Prof. Dr. Murat ERDAL
İstanbul Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı
merdal@istanbul.edu.tr

PDF Belge – Bilgisayarınıza dergi formatında indirebilirsiniz.

Rusya Karayolu Taşıma Operasyonu ve Riskler

Rusya Karayolu Taşıma Operasyonu Ve Riskler
Rusya Karayolu Taşıma Operasyonu Ve Riskler

Lojistik Yönetimi dersimizde ele aldığımız bu vaka, sektörde sıklıkla karşılaşılan operasyon türlerini ve bu operasyonların taşıdığı risk alanlarını görünür kılmayı amaçlamaktadır. Vaka çalışmalarının, geleceğin operasyon yöneticilerinin karar verme becerilerinin gelişmesine ve çok boyutlu düşünme yetkinliklerinin güçlenmesine katkı sunduğuna inanıyoruz. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Programı’mızda benzer vaka analizlerine düzenli olarak yer vermekte ve son derece verimli çıktılar elde etmekteyiz. Sizleri de programımızı incelemeye ve bu akademik gelişim yolculuğuna katılmaya davet ediyoruz: sosyalbilimler.istanbul.edu.tr

Bu sayımızdaki örnek olay, İstanbul’da faaliyet gösteren bir yemek üreticisine ait mutfak malzemelerinin Rusya’ya gönderilmesiyle ilgili olarak karşı karşıya kalınan riskleri; taşıma gecikmesi, maliyetler ve belirsizliği içermektedir. Söz konusu vakada yaşanan operasyon ve sonrasındaki gelişmeler sahada alınmıştır. Sadece firma ve kişi isimleri değiştirilmiştir.

Şirketinizde ekip olarak bu vakayı temel alarak çok yönlü tartışabilirsiniz. 

Sorular:

1) Dış ticaret operasyonlarında taşıyıcı seçimi ve performans değerlendirilmesinde nelere dikkat edilmelidir ?

2) Taşıma türü uzmanlığı, taşıma güzergahı uzmanlığı ve entegre lojistik hizmetleri ne demektir ? Vakayı göz önünde bulundurarak tartışınız.

3) Bu vakada kendinizi üretici, amir taşıyıcı ve alt taşıyıcı karakterlerinden birinin yerine koyarak alınması gereken tedbirleri sıralayınız.

4) Operasyonel hata ve eksiklikler nelerdir ? Üretici işletme açısından operasyonel sonucun maliyetlerini (hukuk sürecini de dahil ederek) tartışınız?

5) Üretici olarak hazırlıklarınızı (tedarikçi seçimi, anlaşma, belge ve sertifikalar vd.) ve taşıma planlamanızı nasıl yapardınız ? Olay mahkemeye taşınmadan önce problemin çözümüne yönelik ne tür girişimlerde bulunurdunuz? Açıklayınız. 

Belgeler:

  • Davacı dilekçesi
  • Üretici ve lojistik firma arasındaki anlaşma
  • Emtianın amir ve alt taşıyıcı arasındaki uluslararası taşıması sözleşmesi
  • İhtarnameler
  • Türk Ticaret Kanunu İlgili Maddeleri

Davacı Dilekçesi
Davalı borçlulardan Flamingo Lojistik ile davacı müvekkil Esra Yemek Hizmetleri Turizm Tic. A.Ş. arasında, müvekkil şirkete ait mutfak malzemesinin UFA-Rusya gümrüğüne teslimi için 09.01.2017 tarihinde sözleşme akdedilmiştir. 09.01.2017 tarihinde akdedilen sözleşmenin muteberliğine ilişkin, taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Gümrüğe teslim edilecek mallar, 07.01.2017 tarihli ve 051806 no’lu faturada yer alan, 20.789,08 USD bedelli mutfak malzemeleridir.

Akdedilen navlun sözleşmesinde “Varış Gümrüğü-Rusya-UFA” olarak belirtilmektedir. Ancak akdedilen sözleşme gereği, UFA-RUSYA gümrük varışlı olarak davalı şirkete teslim edilen mutfak malzemeleri, sözleşmeye aykırı olarak davalı şirket tarafından Moskova Gümrüğü’ne teslim edilmiştir.

Anlaşmaya aykırı olarak Moskova Gümrüğü’ne teslim edilen malın gümrükten çekilerek tarafımıza teslimi yönünde davalı şirket ile yapılan şifahi görüşmelere rağmen, herhangi bir yazılı belge ve bilgi ibraz edilmeden, davalı şirket malın gümrükten çekilerek tarafımıza teslim edilmesi için fahiş ödeme taleplerinde bulunmuş, bazı belgelerin müvekkil firma tarafından ödenmesi gerektiğini belirtmiştir. Bunun üzerine davacı müvekkil, ödeme yapılacak kurumların hesap no’larını istemiş, ancak sertifika ve gümrük vergisi açısından zaman içerisinde müvekkil firmaya hiçbir bilgi verilmemiştir.

Davacı müvekkilin hiçbir talebi yerine getirilemediği gibi, yapılan incelemeler sonucu müvekkil şirkete ait malların Abdurrahman Haticeoğlu adına Moskova Gümrüğü’nden çekilerek yeni bir şahsa ait depoya kaldırıldığı öğrenilmiştir. Abdurrahman Haticeoğlu adına çekilen malların teslimi için ise, davalı, malların davacı müvekkile teslimi için 10.070 USD gümrükleme bedeli (1.500 USD komisyon dahil) 8.930 USD gost ve hijyen sertifikaları için toplam 19.000 USD talep etmiştir. Ancak yapıldığı iddia edilen harcamalara ilişkin hiçbir resmi belge bulunmamakta, hiçbir gost ve hijyen sertifikası verilmemektedir. Öte yandan, sözleşme gereği 1.500 USD komisyon ücreti davalı firmaya ait olmasına rağmen, bunun bedelinin müvekkil şirket tarafından istenmesi de sözleşmeye aykırıdır.

Bunun üzerine tarafımızca, davalı şirket Flamingo Lojistik Uluslar arası Ltd. Şti. ve Antilop Uluslararası Nakliyat 06.08.2017 tarihli,  Beşiktaş 5. Noterliğinin 27423 yevmiye nolu ihtarnamesi tebliğ edilmiş ve müvekkil şirkete ait malların gümrükten çekilerek, tarafımıza teslim edilmesi hususu bildirilmiştir.

Ancak Flamingo Lojistik Uluslararası Taşımacılık tarafından 14.08.2017 tarihinde, Bakırköy 3. Noterliği’nin 12970 yevmiye no’lu ihtarnamesi tarafımıza tanzim edilerek, her türlü gümrük vergisinin tarafımıza ait olduğunu, ilgili ülkenin yasaları uyarınca malların tesliminin mümkün olmadığını tarafımıza bildirmiştir.

Davalı şirket, 09.01.2017 tarihinde akdedilen sözleşmeye aykırı davranarak, sözleşmenin gereklerini yerine getirmemiştir ve UFA-RUSYA gümrük varışlı olarak teslim edilen malları, Moskova gümrüğüne teslim etmiştir. Şifahi taleplerimize rağmen, malları tarafımıza teslim etmemiş, başından bu yana aradaki anlaşmalara ve mer’i mevzuata aykırı işlem ve eylemlerini devam ettirmekte, ifa yükümlülüğünü yerine getirmemektedir. Bu sebeple, iş bu davanın açılma zorunluluğu hasıl olmuştur.

Nitekim, Yüksek Mahkemenin de taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin çeşitli kararları mevcuttur.

Kararı;

“…………., davalı taşıyıcının malları gönderilene teslim etmediği gibi davacıya iade veya bedelini tazmin işlemediğini ileri sürerek miktar ve cinsleri irsaliyede ve faturada belirtilen fırçaların aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bedeli olan …………TL’nin faiziyle birlikte tazminine karar verilmesine…..” denmek suretiyle bu yöndeki haklılığımızı açıkça ortaya koymuştur.

SONUÇ VE İSTEM:

Anılan haklı nedenlerden dolayı;

1-Davanın kabulüne,

2-Fazlaya ilişkin tüm yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla, ihracata konu ve ekli fatura muhteviyatında belirtilen malların iadesine, bu mümkün olmadığı takdirde ise malların bedeli olan toplam 20.789,08 USD’nin 09.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline,

3-Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini arz ve talep ederiz.

ÜRETİCİ VE LOJİSTİK FİRMA ARASINDAKİ ANLAŞMA

GÖNDEREN ESRA YEMEK HİZMETLERİ  TİC.A.Ş.
ALICI FLAMİNGO LOJİSTİK
KONU İHRACAT RUSYA – UFA  TAŞIMASI TEKLİF HAKKINDA
YÜKLEME YERİ İSTANBUL
ÇIKIŞ GÜMRÜĞÜ HALKALI GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜ
VARIŞ GÜMRÜĞÜ RUSYA – UFA (GÜMRÜK ÜTHALAT VERGİLERİ ALICIYA AİTTİR.)
MAL CİNSİ MUTFAK MALZEMESİ – 13 m3
ARAÇ CİNSİ 13.60 TIR
NAVLUN 5.000 DOLAR
ÖDEME ŞEKLİ ARAÇ YÜKLEMESİNE İSTİNADEN 3500 DOLAR PEŞİN
KALAN 1500 DOLAR MAL TESLİMİNDE HESABA HAVALE
YÜKLEME TARİHİ 09 OCAK 2017 – TERMİN 10 GÜNDÜR
TEKLİF GEÇERLİLİK SÜRESİ 09 OCAK 2017 – KAPI TESLİM FİYATTIR.

(GÜMRÜK İTHALAT VERGİLERİ ALICIYA AİTTİR.)


SÖZLEŞME KOŞULLARI

  • Tüm taşımalarımız CMR kanun esaslarına göre yapılır.
  • Araçlarımızda taşınan malların tamamı CMR sigortalı olup, ücreti tarafımıza aittir. Mal sigortası tarafınıza aittir.
  • Serbest süre; yükleme için 24 saat / boşaltma için 48 saattir. Bu sürelerin aşılması halinde beher 24 saat ve üzeri için 185, – Dolar suristarya bedeli taşınan tarafından taşıyana ödenir.
  • Acentelik hizmet ve servis bedeli (ordino) UND tarifeleri dahildir.
  • Fiyat teklifimiz, IMCO sınıfına girmeyen malzemeler için geçerli olup, ADR / IMCO sınıfına giren kimyevi maddeler için 185, -Dolar navlun farkı talep edilmektedir.
  • Hacme giren malların navlun hesaplarında 1 yükleme metresi = 1750.-kg ve 1m3 = 333 kgs esasi dikkate alınır.
  • İhracat evraklarını düzenlemekten yükleyici firmalar sorumludur. (ATR + AE + Mal Faturası.)
  • İş bu sözleşmeden doğacak her türlü anlaşmazlıklarda Küçükçekmece Mahkemeleri yetkili kılınmıştır.
  • Anlaşmaların feshedildiği gerekçesiyle birlikte yazılı olarak bildirilmek zorundadır. Aksi halde sözleşme geçerlidir.

Teklifimizin olumlu bulunması durumunda, karşılıklı sorumluluklarımız ve teklif / kabul yöntemi ile taşıma akdinin yürürlüğe girmesini teminen işbu teklifimizin yetkili imza ile imzalanmasını ve kurum kaşesi ile damgalanarak tarafımıza iade edilmesini rica ederiz. Saygılarımızla,

FLAMİNGO LOJİSTİK                                                            ESRA YEMEK

Murat Akyüzücü                                                                        Kaşe ve İmza

Dış Ticaret Eğitimi Dis Ticaret Lojistik Sozlesme Egitimi
Dış Ticarette Lojistik Operasyon ve Sözleşme Yönetimi Eğitimi

EMTİANIN AMİR VE ALT TAŞIYICI ARASINDAKİ
ULUSLARARASI TAŞIMASI SÖZLEŞMESİ

Bir tarafta Antilop Nak. A.Ş. Şti. (Taşıyıcı) diğer tarafta gönderen iş bu taşıma Flamingo Lojistik Ltd. Şti., sözleşmesinin hükümleri konusunda anlaşmışlardır.

Emtiayı Taşıyacak Araç Plaka No 34 EFE 02 (TENTELİ TIR)
Şöfor Adı Bilal SABAN
Yükün Cinsi-Marka-Numara-Tanımı Mutfak ekipmanları
Yükün Maksimum Hacmi ve Tonajı 4 lademetre 2.424,47 KG
Yükün Fatura Değeri, Yükün HS Kodu (Yükünüzün gerekli olan evraklarını zarf içinde teslim ediniz ve kime teslim edildiyse acil bilgi veriniz.)
Yükleme Yeri Kağıthane / İstanbul
Yükleme Tarihi 08.01.2017
Yükün İhracat / İthalat Gümrük Müd.lüğü HALKALI 19-20.01.2017
Türkiye Çıkış / Giriş Gümrük Müd.lüğü Kapıkule
Varış Gümrük Müdürlüğü Tver / Rusya
Alıcının Ünvanı, Adresi, Telefon ve Mail Bildiriniz
Boşaltma Gümrük Adresi ve Kodu TVER / RUSYA
Adresi, vergi no
Yüklemede ve Gümrük Serbest Süre 72 Saat / 3 gün
Nakliye Süresi Kapıkuleyi çıktıktan sonra 12 gün
(Force Major haller haricidir.)
Gümrüklerde Toplam Serbest Bekleme Süresi 1 gün
Boşaltmada Serbest Süre 1 gün
Navlun 3.000 USD
Navlun Ödeme Şekli 2.000 USD Nakit avans ve kalan 1.000 USD araç TVER gümrük varışına istinaden İstanbul nakden Usd ödemedir.
Banka ve Hesap Numaraları

Sözleşme Hükümleri:

  1. İşbu sözleşme faks/e-posta yoluyla gönderilmiş olup, 24 saat içinde açıkça reddedilmediği takdirde BK 6. maddesine göre sözleşme yapılmış sayılır. Tarafların aralarındaki ilişkiye öncelikle işbu sözleşme hükümlerinin daha sonra CMR Konvansiyonu’nun ve en son olarak TTK hükümlerinin uygulanmasını kabul etmişlerdir.
  2. Yüklemede serbest süre, aracın yükleme yanında yükü hazır olduğu ihbarı ile başlar. Yüklemede <Gönderen/Gönderilene> tanınan serbest sürenin aşımında taşıyıcıya gün başına 100 $ bekleme ücreti ödenecektir.
  3. Taşıyan palet halindeki yüklerde, yükün sadece dış palet ambalajını kontrol edecek sadece açık ambalaj hatalarıyla ilgili çekince koyacaktır. Palet içinde yer alan emteanın ambalajlarının vasfı ve sağlamlığı taşıyan tarafından kontrol edilmeyecektir. CMR 9.Maddesinde yer alan karne sadece palet ambalajının açık bir şekilde kusurlu olması halinde uygulanacaktır.
  4. CMR sigortası taşıyıcı tarafından yaptırılacak olup, mal sigortasının da gönderen/gönderilen tarafından mümkün olması halinde aynı sigorta şirketine yaptırılacaktır.
  5. Emtia’nın araca yüklenmesi, istiflenmesi ve boşaltılması gönderen/gönderilen tarafından yaptırılacaktır. Taşıyan Emtia’nın istifine hiçbir şekilde karışmaya müdahale edilmeyecektir. Özellikle CMR Konvansiyonu 17. a, b, c, d maddede tanımlanan hassas yüklerin, yanlış istiflenmesi(paletlerin birbirine çarpması, üstteki paletin alttaki paleti ezmesi vb.) ve hatalı ambalajlanmasından doğan zararlardan nakliyeci zararlı olmayacaktır. Bu halde taşımacının CMR 9. maddesine göre hamule senedine ambalaj ile ilgili olan şartı vermesi aranmayacaktır.
  6. Yük ile ilgili olarak, çıkış, yol boyu ve varış gümrük idarelerine verilmesi gereken evraklar. Gönderen tarafından hazırlanacak olup her türlü taşıma şeklinde (FOB, CIF, CPT vb) bu evraklardaki gönderilen ve yük ile ilgili bilgi ve belgelerin eksik veya hatalı olmasından gönderilenin var olmamasından gönderen sorumludur. Gönderilenin varlığı ile ilgili her türlü araştırma gönderen tarafından yapılacaktır.

Gabari dışı ve ithali ve transit geçişi özel izne tabi olan yüklerde ihracat, transit ve varış ülkesindeki alınması gereken özel izinler gönderen tarafından alınacaktır.

  1. Rusya teslim taşımalarında Rusya Gümrük kuralları gereği emtia ait belge ve faturalar eşyanın tanım ve kodlamasına ilişkin Harmonize Sistem ve Rusya Federasyonu TNVED kodu uyarınca eşyanın kodları (HS) ile ilgili bilgileri içerecektir.
  2. Rusya teslim taşımalarda, emtia, Rusya Gümrük Kuralları gereği Rusya Giriş Gümrük Müdürlüğünden sevk ettiği ithalatın yapacağı iç Gümrük Müdürlüğüne (geçici Stoklama Antreposuna) sunulacaktır. Taşıyıcının malı bu gümrük müdürlüğüne sunması ile edimlerini tamamladığı taraflarca kabul edilmiştir. Rusya boşaltmalarda gümrükten gönderilen tarafından IM 40 veya 40 belgesi alınıp taşıyıcıya verilecektir.
  1. Boşaltmada serbest süre, malların gümrük idaresine sunulması veya özel beyan verilmesi ile başlar tanınan serbest sürenin aşımı halinde Taşıyıcıya gün kadar 200 USD bekleme ücreti ödenecektir. Yükleme ve boşaltmada bekleme ücreti tahakkuku ve tahsil alt nakliyeciye bekleme ücreti ödenmesine veya alt nakliyeci tarafından bekleme ücreti talep edilmiş olması şartına bağlı değildir.
  2. TIR Karnesi altında yapılan taşımada, ithalatçı tarafından ödenmeyen gümrük vergi, resim ve cezalarının taşıyıcıdan TIR Sözleşmesinde belirlenen süre içine talep edilmesi halinde bu bedel ihracatçı tarafından taşıyıcıya ödenecektir.
  3. Gönderen taşıma ve teslim veya uyulması istediği ve bu anlaşmada yer almayan ve bu anlaşma metnine ve Gümrük Mevzuatına aykırı olmayan talimatları Taşıyan’a yazılı olarak bildirecektir.
  4. Taşıyan her türlü sorumluluk uhdesinde olmak koşulu ile alt nakliyeci kullanabilir.
  5. İşbu sözleşmedeki yük, yükleme ve gümrük ile ilgili bilgiler gönderen-gönderilen tarafından doldurulacaktır.
  6. Bu sözleşme 08.01.2017 nu taşıyıcı tarafından gönderen’e fakslanmıştır. İhtilaf halinde İstanbul Kadıköy mahkemesi yetkilidir.

TAŞIYICI                                                                  TAŞITAN

İHTARNAME

06.08.2017

            Sayın Muhatap;

            09.01.2017 tarihinde yapılan sözleşme ile, müvekkil şirkete ait mutfak malzemesi, OOO ALFA RISKALVA UFA/RUSYA adresine UFA-RUSYA varış gümrüklü olarak tarafınıza teslim edilmiştir. Ancak, UFA-RUSYA gümrük varışlı olarak tarafınıza teslim edilen malzeme, anlaşmaya aykırı olarak Moskova gümrüğüne teslim edilmiştir. Anlaşmaya aykırı olarak Moskova Gümrüğü’ne teslim edilen malın gümrükten çekilmesi yönünde tarafınızla yapılan görüşmelere rağmen, herhangi bir yazılı belge ve bilgi ibraz edilmeden fahiş ödeme talepleriniz üzerine, söz konusu malın gümrükten çekilerek tarafımıza teslimi talep edilmiştir.

            Bu talebimiz de yerine getirilmediği gibi, müvekkil şirkete ait malların Abdurrahman Haticeoğlu adına Moskova Gümrüğü’nden çekilerek yine bu şahsa ait depoya kaldırıldığı öğrenmiş bulunmaktayız. Aynı şahıs da, taşımaya konu malların teslimi için müvekkil şirketten fahiş ödeme talebinde bulunmaktadır. Başından bu yana aradaki anlaşmalara ve mer’i mevzuata aykırı işlem ve eylemleriniz devam etmekte ve ifa yükümlülüğünüz yerine getirilmemektedir. Bu nedenle müvekkil şirket ciddi bir zarara uğramış bulunmaktadır.

Sayın Muhatap; fazlaya ilişkin yasal tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, işbu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren en geç 10 (on) gün içinde müvekkil şirkete ait malların teslim edilmesini, aksi taktirde uğranılan tüm zararların ve malların bedelinin tazmini için dava açılacağını, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin tarafınıza yükletileceğini ihtar ederiz.

Saygılarımızla.

ESRA YEMEK HİZMETLERİ TİC. A.Ş.

İHTARNAME

14.08.2017

Sayın Muhatap;

            Esra Yemek Hizmetleri A.Ş. ile yapılan 09.01.2017 tarihli anlaşma uyarınca istenilen adrese menkullerin teslimi “gümrük ve ithalat vergilerinin alıcıya aittir” şartına bağlanmıştır. Moskova Gümrüğü’ne intikal ettirilen menkuller nedeniyle gerek Esra Yemek yetkilisi ile, gerekse menkullerin alıcısı firma ile yapılan tüm görüşmelere rağmen gerekli vergileri ödenmemiş, dolayısıyla istenilen adrese menkullerin teslimi ilgili ülkenin yasaları uyarınca teslimi mümkün olmamıştır.

            09.01.2017 tarihi taraflar arasındaki anlaşma, müvekkiliniz firma tarafından ithal edilmiş mal tesliminin sağlanamamasında alıcı firmanın kusuru söz konusudur.

            Firmamızın müvekkil firmanızdan herhangi bir gümrük işlemine ilişkin ödeme talebi bulunmamaktadır. “Abdurrahman Haticeoğlu” tarafından ve adına Moskova Gümrüğü’nden çekilerek depoya alınan mallar müvekkilinizin bilgisi dahilindedir. Yapılan bu işlemde müvekkilinizin menfaati söz konusudur. Bu husus yerine getirildiğinde teslim alamamak gibi hukuki bir sıkıntı söz konusu değildir.

            Müvekkiliniz adına gümrük vergilerini ödemek gibi firmamızın yükümlülüğü bulunmamaktadır. Sözleşme akdinden itibaren firmamız manevi ve maddi zarara uğramıştır.

            Açılacak davada bu konuya ilişkin belge ve delillerimizi ibraz etmek, fazlaya ilişkin haklarımızı ve beyanlarımızı saklı kalmak kaydıyla yazılı hususlar ihtar olunur.

            Saygılarımla.

FLAMİNGO LOJİSTİK

Not: Satınalma Dergisi 2017 Ağustos 56. Sayımızda yayınlanmıştır. 

Türk Ticaret Kanunu Madde 850

  1. A) Taşıyıcı

MADDE 850– (1) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişidir. Eşya her türlü yükü de kapsar.

(2) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır.

(3) Taşıma işleri ticari işletme faaliyetidir. 

Türk Ticaret Kanunu Madde 868

XIII – Emir, talimat ve tasarruflar

MADDE 868

 (1) Gönderen taşıyıcıya, taşımanın yapılması için emir ve talimât verebileceği gibi, taşımanın durdurulması, eşyanın geri getirilmesi, başka bir varma veya teslim yerine götürülmesi ya da başka bir gönderilene teslim edilmesi şeklinde tasarruflarda da bulunabilir. Gönderenin bu tür emir, talimat ve tasarrufları, taşıyıcının işletmesi için sakıncalıysa veya diğer gönderenlerin ve alıcıların gönderileri için bir zarar tehdidini beraberinde getiriyorsa, taşıyıcı bunları yerine getirmekle yükümlü değildir. Taşıyıcı, gönderenden aldığı emir ve talimat ile tasarruflarının yerine getirilmesi için gerekli olan giderleri ve uygun bir ücret isteyebilir. Taşıyıcı emir, talimat ve tasarrufların uygulanmasına başlanmasını bir avansın ödenmesi şartına bağlayabilir.

(2) Eşyanın teslim yerine ulaşması ile, gönderenin emir ve talimat verme yetkisi ve tasarrufta bulunmak hakkı sona erer. Bu andan itibaren söz konusu yetki ve haklar gönderilene ait olur. Birinci fıkranın ikinci ilâ dördüncü cümle hükümleri burada da geçerlidir.

(3) Gönderilen, tasarruf hakkını kullanarak eşyanın bir üçüncü kişiye teslimini istemişse, bu kişi başka bir gönderilen belirleyemez.

(4) Taşıma senedi düzenlenmiş ve her iki tarafça imzalanmışsa, gönderen, taşıma senedinde öngörülmüş olması şartıyla, ancak kendisine ait olan nüshayı ibraz ederek tasarruf hakkını kullanabilir.

(5) Taşıyıcı, kendisine verilen emir ve talimatları ve gönderenin tasarruflarını yerine getiremeyecekse, bunu gönderene bildirmelidir.

(6) Tasarruf hakkının kullanılması, taşıma senedinin ibrazı şartına bağlanmış ve taşıyıcı herhangi bir talimatı, taşıma senedi ibraz edilmeden yerine getirmişse, bundan doğacak zararlar için hak sahiplerine karşı sorumludur. Taşıyıcının sorumluğunu sınırlayan hükümler geçersizdir.

Diş Ti̇carette Loji̇sti̇k Sözleşmeler Eği̇ti̇mi̇
DIŞ TİCARETTE LOJİSTİK SÖZLEŞMELER EĞİTİMİ

 

Anahtar Sözcükler: Dış Ticaret, Lojistik, Operasyon, Sözleşme Yönetimi, Eğitim, Rusya, Risk, Operasyon, Davacı, Davalı, sözleşme, tedarik zinciri yönetimi, yüksek lisans, vaka, vaka çalışması.

İnsan Hayatında Yemeğin Serüveni

İnsan Hayatında Yemeğin Serüveni Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

İnsan Hayatında Yemeğin Serüveni

Ali Rıza DÖLKELEŞ

Mutfak Yöneticisi / Food Editor

İnsan Hayatında Yemeğin Serüveni Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemBen aşçılık sanatını çok renkli buluyorum. Şöyle düşünün her gün sabah kalktığımızda bir Dünya kuruyoruz ve bu Dünyayı akşam bozuyor yarın tekrar bir Dünya daha kuruyoruz. Bu günün başarısı yarına kefil olmuyor. Zira bu başarı her gün olmalı ve de artmalı. Aksi taktir de başarılı olamazsınız.

Aşçılık besinlerin çeşitli yöntemlerle yemeye hazır duruma getirilmesine denir. Ahçılık olarak da bilinir. Aşçılığın en temel yöntemi pişirmedir. Ama “aşçılık” terimi pişirmenin yanı sıra kurutma isleme dondurma ya da salamura gibi başka yöntemleri de kapsar. Besinler birkaç nedenden dolayı pişirilir. Bazı besinleri çiğ yeme düşüncesinden hoşlanmayız.

Belirli besinleri pişirerek yemeye alışık olduğumuzdan pişirmenin besinlere iyi bir tat kazandırdığına inanırız. Öte yandan pişirildiklerinde besinlerde değişiklikler oluşur ve bu da bazı besinlerin yenmesini ve sindirilmesini kolaylaştırır.

Besinleri pişirmenin başka nedenleri de vardır. Pişirilen besinler uzun süre bozulmadan saklanabilir. Örneğin besinlerde bulunabilecek birtakım parazit ya da bakteriler pişirmenin etkisiyle ölür ya da etkilerini bir süre yitirir. Ama bunun için gıda sanayinde başka yöntemler de kullanılmaktadır.   Aşçılık bir gerekliliktir ama yalnızca gereklilikten dolayı yapılmaz. Pek çok kişi gerek evinde yemek pişirirken gerek bu işi bir meslek olarak yaparken zevk alır. Aşçılık bilgi gerektirdiği gibi iyi yiyeceği seçme hazırlama sunma ve bunlardan tat alma da bir tür sanattır ve bu sanat gastronomi denir.

Yemeğin önemi insanoğlunda çok büyük yeri vardır. Yemek keyiftir, güzelliktir burada biz şeflere çok büyük iş düşüyor bu keyfi yaşatmak için bütün yeteneklerimizi bilgimizi kullanarak o canım tabaklarımızı oluşturmalıyız. Devamlı gündemi de takip ederek farklı lezzetler farklı sunumlar oluşturmalıyız. Bu sunumlar ile yemek masalarımız çok daha keyifli olacaktır.

Etrafımıza baktığımızda Aşçılık sanatının hiç ölmeyeceğini devamlı çıkışını sürdüreceğini açık beyan görebiliriz. İnsanoğlunun doğasında var beslenme. Ne yapar isek yapalım günde üç öğün yemek yiyoruz. Ama az ama çok, ama pahalı ama ucuz; ne olursa olsun beslenmek zorundayız. Hal böyle olunca Aşçılık sanatının önemini görmemek mümkün değil.

Tarihimize ve de günümüze baktığımız zaman yemeğin öneminin büyüklüğünü görmekteyiz. Bütün kararlar ‘’ savaş, barış, evlilik, ayrılık, sevinçler v.b.’’ yemek masasında alınmıştır. Bunları göz önünde tutuğumuz zaman, yemeğin ne kadar önemli olduğunu görürüz.

‘’ Sevdiğim Sözler ‘’

Bilgeye sormuşlar: “insan nasıl sabreder?”
Cevap vermiş bilge:

“Unutursun ve sabredersin. bu en güzel olanıdır.
Kabul edersin ve sabredersin. bu en doğrusudur.
Vazgeçersin ve sabredersin. bu ise en zorudur.
Son olarak da işini Allah’a havale eder, sabredersin. İşte bu en en yüce olanıdır.”

İyilikle kalın.

İnsan Hayatında Yemeğin Serüveni Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemAli Rıza DÖLKELEŞ

Mutfak Yöneticisi / Food Editor

Limak Cyprus Deluxe Hotel

Bafra Turizm Bölgesi – İskele/K.K.T.C.

chefard@hotmail.com

www.limakhotels.com

Dolar ve Yuan’ın Savaşı: Hürmüz Boğazı Neden Bir Kapanıp Bir Açılıyor?

Tedarik Zinciri Danışmanlığı Haber Dolar Ve Yuan'ın Savaşı Hürmüz Boğazı Neden Bir Kapanıp Bir Açılıyor

Hürmüz Boğazında Savaş Dolar ile Yuan Arasında: Füze Değil Fiyat Tarifesi

Dolar ve Yuan’ın Savaşı: Hürmüz Boğazı Neden Bir Kapanıp Bir Açılıyor?

Tedarik Zinciri Danışmanlığı Haber Dolar Ve Yuan'ın Savaşı Hürmüz Boğazı Neden Bir Kapanıp Bir Açılıyor28 Şubat 2026’da başlayan çatışmayla İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması ve geçiş ücretini yuan cinsinden belirlemesi, salt askeri bir hamle değildir. 1974’ten bu yana küresel ekonomiyi ayakta tutan petrodolar sistemine yönelik en somut meydan okumadır. 17 Nisan’da boğazın yeniden açıldığı duyurulmuş olsa da bu 48 günlük kriz, tedarik zincirleri, lojistik ve endüstriyel satın alma süreçleri üzerinde silinmesi yıllar alacak izler bırakmıştır. Sahne, artık geri döndürülemez bir şekilde değişmiştir: Dolar ile Yuan, enerji koridorlarında doğrudan karşı karşıya gelmiştir.

Hürmüz Boğazı’nın art arda kapanıp açılması, rastlantısal bir savaş taktiğinin değil tam aksine, titizlikle hesaplanmış bir müzakere silahının yansımasıdır. İran, boğazı tam olarak kapatarak ABD ile doğrudan bir askeri tırmanmayı göze almak yerine; geçişi kısıtlayıp açarak, ücret tarifesini yükseltip indirerek küresel enerji piyasalarını sürekli gergin bir belirsizlik içinde tutmayı tercih etmektedir. Bu strateji, petrol fiyatlarını istenilen düzeyde tutmanın yanı sıra Çin başta olmak üzere “dost” olarak sınıflandırılan ülkelere yuan cinsinden geçiş kolaylığı tanıyarak her kapanma-açılma döngüsünü petroyuan altyapısını test etmek ve pekiştirmek için bir fırsata dönüştürmektedir. Boğazın her kapandığı gün dolar üzerinden işlem yapan operatörlerin maliyeti artarken, her açıldığı gün yuan altyapısına yatırım yapanlar bir adım öne geçmektedir. Dolayısıyla Hürmüz’deki bu ritim, bir çaresizliğin değil; para birimi savaşının sahada uygulanan en somut taktiğinin göstergesidir.

28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak askeri operasyonu başlatmasının ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), Hürmüz Boğazı’ndan geçişi fiilen durdurdu. Ancak bu adımı yalnızca bir savaş taktiği olarak okumak son derece eksik kalır. İran’ın attığı en kritik hamle füze değil, fiyat tarifesidir: boğazdan geçmek isteyen “tarafsız” olarak sınıflandırılan gemiler, yuan cinsinden belirlenen ve varil başına yaklaşık 1 dolardan başlayıp tek bir geçişte 2 milyon dolara kadar ulaşabilen bir ücret ödemek zorunda bırakılmaktadır. Uluslararası gözlemcilerin teyit ettiği bu uygulamada en az iki gemi yuan ile ödeme yapmış; IRGC bağlantılı bir Çin denizcilik firması işlemlere aracılık üstlenmiştir. 12 Nisan’da ABD Başkanı Trump’ın tek taraflı bir deniz ablukası ilan etmesiyle çatışma yeni bir boyut kazanmış ve buna bağlı olarak, boğaz çift taraflı baskı altında neredeyse tamamen kapanmıştır. 17 Nisan’da geçici bir ateşkesle boğazın yeniden açıldığı duyurulmuştur. Ancak 48 günde yaşananlar, küresel enerji ticaretinin hangi para birimi üzerinden şekilleneceğine dair kalıcı bir dönüşümün fitilini ateşlemiştir.

Petrodolara 50 Yıl Sonra Gelen Meydan Okuma

1974’te ABD ile Suudi Arabistan arasında imzalanan anlaşmayla şekillenen petrodolar sistemi, Körfez petrolünün yalnızca dolar cinsinden fiyatlandırılması ve petrol gelirlerinin ABD Hazine bonolarına yatırılması ilkesine dayanmaktadır. Bu sistem, on yıllar boyunca Washington’ın düşük maliyetle borçlanabilmesinin ve doların küresel rezerv para konumunu sürdürmesinin temel mekanizması olmuştur. Hürmüz krizi bu mimariyi 1970’lerden bu yana en ciddi biçimde test eden olay olarak değerlendirilmektedir.

İran’ın hamlesinin stratejik zekası, doğrudan bir dolar saldırısı yerine sistemi fiilen işlevsiz kılma tercihinde yatmaktadır: yuan ile geçiş yapan gemiler Körfez’e açılırken, dolara bağlı kalan gemiler ya çok daha yüksek maliyetlerle Ümit Burnu rotasını dolaşmak ya da demirde beklemek zorunda kalmaktadır. Al Jazeera’nın analizine göre Iran ile Çin, küresel bir kıyı geçiş noktasını dolar egemenliğine karşı ortak bir koz olarak devreye sokmuştur. Bununla birlikte Natixis baş ekonomisti Garcia-Herrero, bu gelişmenin doğrudan bir de-dolarizasyon hamlesi olmadığını, daha ziyade “alternatif ödeme akışlarını normalleştiren kademeli bir baskı” unsuru olduğunu vurgulamaktadır. Gulf devletleri 1970’lerden bu yana petrollerini dolar cinsinden fiyatlandırmaktadır ve bu yapıyı tek başına Hürmüz tarifesi kıramaz.

Somut verilere bakıldığında tablo çarpıcıdır. SWIFT rezerv para verileri, doların küresel rezervlerdeki payının 2026 ilk çeyreğinde yüzde 56,1’e gerilediğini ortaya koymaktadır; tek bir çeyrekte yaşanan bu 2,3 puanlık düşüş, son yıllarda iki ila üç yılda gerçekleşen erozyon hızını geride bırakmaktadır. Öte yandan Çin’in CIPS sistemi, Mart 2026’da günlük ortalama 921 milyar yuan hacmini aşarak önceki aya göre yaklaşık yüzde 50’lik rekor bir artış kaydetmiştir. Business Standard ve Taipei Times’ın aktardığı bu rakamlar, yuan altyapısının teorik bir iddiadan işler bir ödeme zeminine dönüştüğüne işaret etmektedir. Dünya genelinde 193 kurumun SWIFT’i devre dışı bırakarak doğrudan CIPS’e bağlandığı ve bu sayının 2024’ten bu yana yüzde 40 arttığı bilinmektedir.

Tedarik Zincirleri: Çifte Abluka Altında Eş Zamanlı Çöküş

Krizin doruğa ulaştığı dönemde Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen günlük geçiş sayısı, kriz öncesindeki 130 civarından neredeyse sıfıra gerilemiştir. Atlantic Council’ın değerlendirmesine göre İran’ın geçiş ücreti uygulaması ile ABD’nin 12 Nisan’da ilan ettiği tam abluka bir araya gelince, bu boğaz “dünyanın en kritik emtia koridorlarından birinin fiilen kapanması” anlamına gelmiştir. Söz konusu boğaz, küresel petrol ve LNG ticaretinin yüzde 20’sini, küresel urea ihracatının yüzde 46’sını, küresel deniz yolu sülfür ticaretinin yüzde 50’sini ve dünya helyum üretiminin yüzde 33’ünü taşımaktaydı. Bu gelişme üstelik Husi saldırılarının Kızıldeniz-Süveyş rotasını zaten işlevsizleştirdiği bir döneme denk gelmiş; iki kritik koridor eş zamanlı olarak devre dışı kalmıştır.

World Economic Forum’un derlediği emtia verileri yıkıcı bir tablonun resmini çizmektedir: azotlu gübre (urea-üre) fiyatları Mart 2026 sonu itibarıyla yüzde 50 artmıştır. Bölgenin küresel alüminyum üretimindeki yüzde 8-9’luk payı ve deniz yolu ihracatındaki yüzde 20’lik ağırlığı gözetildiğinde alüminyum tedariğinde ciddi aksaklıklar baş göstermiştir. Körfez’in küresel sentetik grafit üretiminin temel hammaddesi olan petrol kokuna katkısı nedeniyle EV batarya tedarik zincirleri de baskı altına girmiştir. Helyum dağıtımcıları Nisan başı itibarıyla teslimatları kısıtlamaya başlamıştır; bu durum, yarı iletken üretim süreçlerini doğrudan tehdit etmektedir. Ayrıca bölgenin küresel metanol deniz ticaretinin yaklaşık üçte birini taşıması nedeniyle plastik, boya ve sentetik lif üretim zincirleri de darboğaza girmiştir.

Lojistik tabloya bakıldığında: Jebel Ali Limanı ciddi bir tıkanıklıkla karşı karşıya kalmış, yüzlerce ticari gemi bölgede mahsur kalmıştır. Alternatif rota olarak Ümit Burnu’nun devreye girmesi transit süreyi 14-16 gün uzatmış, navlun maliyetlerini keskin biçimde artırmıştır. Kombinlenmiş boru hattı kapasitesinin normal boğaz akışlarının yalnızca yüzde 40’ını karşılayabildiği ve 11-13 milyon varil/günlük bir açığın kapatılamaz kaldığı hesaplanmaktadır. Uluslararası savaş riski sigortacıları prim oranlarını yüksek seviyelere çıkarmış ya da poliçeleri iptal etmiş; bu durum tek başına boğazdan geçişi ticari açıdan sürdürülemez kılmıştır. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 13 Nisan açıklamasında küresel gıda sistemleri için kritik bir uyarı vermiştir: mevcut stoklar henüz tampon görevi görmekte olsa da yaklaşan ekim sezonu için gerekli gübre akışının durması halinde bu tamponun hızla eriyeceği vurgulanmıştır.

B2B Satın Alma ve Endüstriyel Tedarik: Bir Para Birimi Tercihi Olarak Stratejik Karar

Hürmüz krizinin tedarik zinciri üzerindeki en kalıcı etkisi hammadde fiyatlarındaki artışla sınırlı değildir; asıl dönüşüm, endüstriyel satın alma pratiklerinin mimarisinde yaşanmaktadır. Petrokim girdiler, plastikler, gübreler, alüminyum, helyum ve ilaç hammaddeleri başta olmak üzere pek çok sektör doğrudan baskı altına girmiştir. Otomotiv ve havacılık sektöründeki B2B alıcılar için yedek tedarikçiye geçişin on sekiz aya kadar sürebileceği öngörülmektedir.

Satın alma süreçleri açısından daha derin ve yapısal bir sorun belirmiştir: yuan cinsinden ödeme yapan gemiler boğazı geçebilirken dolara bağlı kalan alıcılar Ümit Burnu’nun yarattığı maliyet ve zaman kayıplarını üstlenmek durumundaydı. Bu durum endüstriyel alıcılar açısından yalnızca lojistik bir hesaplama değil; hangi para birimiyle ve hangi ödeme sistemiyle işlem yapılacağına ilişkin stratejik bir karar anlamına gelmektedir. Atlantic Council’ın araştırmasına göre Çin’in “petrol-mal takası” modeli, İran petrolünün yuan ile satın alınmasını ve bu fonların Çinli müteahhitlere ya da ithalata aktarılmasını kapsayan bir döngü oluşturmuştur. Bu tabloda CIPS, artık teorik bir alternatif değil; fiilen işlemekte olan bir ödeme zeminidir.

Hindistan özellikle dikkat çekici bir örnek oluşturmaktadır. Bloomberg ve Business Standard verilerine göre Hindistanlı rafineriler Mart 2026’da yaklaşık 60 milyon varil Rus ham petrolü satın almış; ödeme mekanizması olarak Hint rupisinin BAE dirhemine, oradan da yuan’a dönüştürüldüğü karma bir model kullanılmıştır. Indian Oil Corporation, bazı yük kargolarında doğrudan yuan ödemesi gerçekleştirerek aracı dönüşümleri tamamen devre dışı bırakmıştır. Bu gelişme, Körfez bölgesiyle ticaret yapan endüstriyel alıcılar için bir sonraki lojistik krizini beklemeden alternatif ödeme mimarilerini değerlendirme zorunluluğunun somut bir örneği haline gelmiştir.

Stratejik Deniz Yolu çatışması

Boğaz Açıldı, Peki Değişen Nedir?

17 Nisan 2026’da İran Dışişleri Bakanlığı geçici ateşkesi ve boğazın ticari gemilere yeniden açıldığını duyurmuştur. Petrol fiyatları bu habere yaklaşık yüzde 10 düşüşle yaklaşık 90 dolar/varil seviyesinde tepki vermiştir. Ancak uzmanlar toplu bir geri dönüşün mümkün olmadığı konusunda hemfikirdir: bölgedeki rafinerilerin önemli bir bölümü hasar görmüş ya da tahrip edilmiştir; altyapının yeniden inşası yıllar alacaktır. Military.com’un aktardığına göre ABD donanması blokajı sürdürmekte, ABD ile İran kuvvetleri dar koridorda iç içe geçmiş pozisyonlarını korumaktadır. Ateşkesin 21 Nisan’da sona ermesi öngörülmekte; sektör oyuncularının büyük çoğunluğu kısa vadeli istikrara güven duymamaktadır.

Tedarik zincirlerinin toparlanmasının haftalarca, hatta aylarca süreceği tahmin edilmektedir. Kredi derecelendirme kuruluşu Credendo’nun uyarısı çarpıcıdır: çatışma yakın zamanda sonuçlansa dahi altyapı hasarı ve liman tıkanıklıkları göz önünde bulundurulduğunda normalleşme uzun bir süreci kapsayacaktır. Seraph’ın analizine göre 20 milyar doları aşan endüstriyel hasar, bu rakamın ötesinde piyasalara yansıyacaktır. Havacılık sektörü yakıt maliyetlerindeki ani düşüşten kârlı çıkmış olsa da sektör analistleri kapasite kısıtlamalarının ve yakıt sürşarjlarının kısa vadede süreceğine dikkat çekmektedir.

Uzun vadeli tablo ise daha derin bir kırılmaya işaret etmektedir. Orta Doğu İçeriden analizine göre Hürmüz geçiş ücreti sistemi, kurulduğu günden bu yana 4,2 milyar dolar değerinde yuan cinsinden işlem görmüş olup bu rakam küresel ticaret içinde mütevazı bir pay oluştursa da emsal değeri son derece büyüktür: dünyanın en kritik deniz geçiş noktalarından birinin ilk kez dolar dışı bir ödeme altyapısıyla işletildiği bu süreç, her gemi operatörünü, petrol tüccarını ve sigorta underwriterını, yuan ödeme altyapısı kurmak zorunda bırakmıştır. Yapılan hesaplamalara göre doların küresel rezervlerdeki payı 2030’a kadar yüzde 50-52’ye gerileyebilir. Altın, yuan ve euro bu erozyonun faturasını paylaşacaktır.

Satın Alma Yöneticileri İçin Çıkarımlar

Kısa vadede boğazın yeniden açılması ani bir rahatlama yaratmış olsa da yapısal belirsizlik sürmektedir. Tedarik tabanı çeşitlendirmesi ve gerçek zamanlı tedarik zinciri görünürlüğü yatırımları artık bir seçenek değil, yöneticilerin bütçe planlamalarına dahil etmesi gereken bir zorunluluktur. Öte yandan ödeme mimarisi meselesi bu krizle birlikte gündemin merkezine taşınmıştır: hangi para birimi ve hangi ödeme sistemi üzerinden işlem yapıldığı sorusu, hammadde tedariki kadar stratejik bir karar hâline gelmiştir. Körfez bağlantılı tedarik zincirlerine sahip işletmeler için CIPS altyapısına aşinalık ve kriz dönemlerinde yuan cinsinden ödeme yapabilme kapasitesi, önümüzdeki dönemin temel rekabet değişkenlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.

Tedarik Zinciri Danışmanlığı Haber Dolar Ve Yuan'ın Savaşı Hürmüz Boğazı Neden Bir Kapanıp Bir AçılıyorEz cümle, artık sahne değişmiştir. Hürmüz’deki kriz, dolar ile yuan arasındaki çatışmanın gerçek anlamda görünür hale geldiği ilk küresel kıtlık senaryosu olarak tarihe geçmiştir. Ateşkes, çatışmayı değil, yalnızca sayfayı kapatmıştır.

 


İŞ PROBLEMLERİNE ODAKLI EĞİTİMLER, ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR

Ecovadis Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi için tıklayınız. 

 Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu ve Kullanım Rehberi

Sürdürülebilirlik çalışmalarında temel konulardan biri, tedarikçilerden alınan verilerin düzenli, karşılaştırılabilir ve doğrulanabilir şekilde toplanmasıdır. Bu veriler, hem satınalma süreçleri hem de sürdürülebilirlik raporlaması açısından önemli bir temel oluşturur. Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu ve Kullanım Rehberi, şirketlerin bu verileri daha sistematik, tutarlı ve uygulanabilir bir çerçevede yönetebilmesi amacıyla hazırlanmıştır.

REHBERİ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

Sürdürülebilirlik Verisi Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu

Sürdürülebilirlik Verisi -Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu

SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
VE YEŞİL SATIN ALMA ISO 20400 MAKALELERİ

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK EĞİTİM TESTLERİ

EĞİTİM ve DANIŞMANLIK:

Kurumunuzda benzer risklerin suistimale dönüşmesini önlemek ve satınalma fonksiyonunu sağlam, izlenebilir ve denetlenebilir bir kontrol yapısına kavuşturmak için eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle destek veriyoruz.

Eğitim teklifi almak için egitim@satinalmadergisi.com

Fabrikanızda Bire Bir (1-1) Yönetici ve Grup Eğitimleri

Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik Eğitimi Satın Alma Tedarik Zinciri Eğitimi
Satın Alma Tedarik Zinciri Eğitimleri için tıklayınız

Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz. Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır. Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.

Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”

Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.

Prof. Dr. Murat Erdal 

Eğitim içeriklerini görmek için başlıkları tıklayınız.

☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi (2 gün)

☐ İhale ve Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ İhale Kazanma, Teklif Verme, Satış ve Sözleşme Eğitimi (2 gün)

☐ Stratejik Satın alma Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)

☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün) 

☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)

☐ Satınalma ve Tedarik Zincirlerinde YAPAY ZEKA Eğitimi (2 gün)

☐ Emtia ve Kategori Uzmanları için Maliyet ve Fiyat Eskalasyon Analizi Eğitimi

☐ ISO 37001 Rüşvetle ve Yolsuzlukla Mücadele Yönetim Sistemi Standardı Eğitimi

☐ Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi (2 Gün)

☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)

☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)

 Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)

Pazarlik Muzakere Profili Anketini Indiriniz
Pazarlık Müzakere Profili Anketini indiriniz

Pazarlık Anketini Yapın Müzakere Stilinizi Görün

PAZARLIK PROFİLİ ANKETİ

  • 4 Müzakereci Profilinden Hangisisiniz?
  • Pazarlık Stilinizi Keşfedin: Skorunuzu Görün
  • Ekip Profilinizi Ölçün, Gelişim Planınızı Başlatın
  • Sahada, Müzakerelerde Daha Net, Daha Hızlı, Daha Etkili Sonuç Alın
İş Bulmacaları Kelime Oyunları
İş Bulmacaları Kelime Oyunları

İş Bulmacaları Kelime Oyunları

Özel İş Bulmacaları. Meydan okumayı sevenleri 17 ayrı bulmaca bekliyor.
Online veya PDF üzerinde çözebilirsiniz. Kolaylıklar dileriz.

 

Satınalma Dergisi Nisan 2026, Yıl:14, Sayı:160 yayında

Nisan 2026 Satınalma Dergisi
Satınalma Dergisi Nisan 2026

Satınalma Dergisi Nisan 2026, Yıl:14, Sayı:160 yayında

Değerli okuyucular, 

Ortadoğu’daki gelişmeler, satınalma ekiplerini yeniden zorlu bir arayışın içine soktu. Özellikle plastik, kimya ve bağlı sanayilerde artık ana gündem yalnız maliyet artışı değil; ham maddeye zamanında erişebilmek, akışı koruyabilmek ve üretimi aksatmadan süreci yönetebilmektir. Kriz dönemlerinde tedarik zincirlerinde temel öncelik, emtiaya zamanında erişim oluyor. Jeopolitik gerilimler, enerji maliyetleri, lojistik darboğazlar, mevzuat değişimleri ve kriz anında karar alma hızı ise bu süreci daha da zorlaştırıyor. 

Nisan 2026 Satınalma Dergisi
Satınalma Dergisi Nisan 2026

ICIS – Independent Commodity Intelligence Services (Bağımsız Emtia Bilgi Hizmetleri) verilerine göre Global IPEX –ICIS Petrokimya Endeksi Mart 2026’da bir önceki aya göre % 32,7 arttı. Aynı dönemde Brent ham petrol ortalaması da aylık bazda % 44 artarak 99,89 dolar/varil seviyesine yükseldi. Bu gelişme, enerji ve petrokimya zincirindeki maliyet baskısını daha da artırdı. Genel petrokimya endekslerindeki sert yükseliş, birçok temel girdi ve türev üründe belirgin maliyet baskısı yaratmıştır. 

Bu gelişmeler; plastik ham maddeleri, ambalaj girdileri, boya ve kimya sanayiinde kullanılan ara ürünler, yapıştırıcılar, solventler ve benzeri üretim girdileri üzerinde doğrudan ya da dolaylı etki yaratmaktadır. Dolayısıyla petrokimya zincirindeki bu maliyet hareketlerinin önce sanayicilerin satınalma bütçelerine, ardından da iç piyasadaki mamul fiyatlarına yansıması beklenmelidir. Kimyasal girdilerde görülen artışlar; ambalajdan plastik işleme sanayine, boya ve kimyasaldan tarımsal üretime kadar geniş bir alanda maliyet baskısı yaratma potansiyeli taşımaktadır. Bu nedenle Hürmüz Boğazı kaynaklı riskleri yalnız dış ticaret ya da navlun başlığı altında okumak eksik kalır. Krizin etkileri aynı zamanda iç pazar fiyatları ve enflasyon üzerinde etkili olabilecek bir maliyet dalgasının işaretlerini vermektedir. 

Ham madde fiyatlarında hızlı bir yükseliş yaşandıktan sonra, bölgede ateşkes sağlansa bile fiyatların kısa sürede eski seviyelerine dönmesi beklenmemelidir. Çünkü arz akışındaki normalleşme, stok dengesi, navlun maliyetleri ve piyasa psikolojisi bir süre daha fiyatlar üzerinde etkili olmayı sürdürür. 

Kriz dönemleri, şirketlerde kategori satınalma yönetiminin ve ekip uzmanlaşmasının önemini daha görünür hâle getirmektedir. Ham maddeyi, tedarikçi pazarını, emtia fiyat hareketlerini, endeksleri ve maliyet dinamiklerini yakından izleyen ve yorumlayan ekipler, belirsizlik dönemlerinde şirketlerin en kritik dayanaklarından biri olmaktadır. Çünkü bu tür zamanlarda satınalma fonksiyonundan beklenen yalnız alım yapmak değil; pazarı doğru okumak, riskleri ve alternatifleri zamanında öngörebilmek ve tedarik sürekliliğini bilgiye dayalı biçimde yönetebilmektir. Önümüzdeki dönemde satınalma ekiplerinde uzmanlaşma ve kategori odağının daha da önem kazanacağı açıktır. 

Katkılarından dolayı tüm yazar ailemize teşekkür ederim. 

Keyifli okumalar,

Prof. Dr. Murat ERDAL

 

ŞİRKET EĞİTİMLERİ & SATIN ALMA DANIŞMANLIĞI

Eğitim teklifi almak için egitim@satinalmadergisi.com

Fabrikanızda Bire Bir (1-1) Yönetici ve Grup Eğitimleri

Harcama Yönetiminde Riskler Eğitimi
Şirket Harcama Yönetiminde Riskler Eğitimi

Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz. Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır. Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.

Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”

Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.

Prof. Dr. Murat Erdal 

      
Eğitim içeriklerini görmek için başlıkları tıklayınız. 

☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi (2 gün)

☐ Stratejik Satın alma Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)

☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün) 

☐ İhale ve Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ İhale Kazanma, Teklif Verme, Satış ve Sözleşme Eğitimi (2 gün)

☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)

☐ Satınalma ve Tedarik Zincirlerinde YAPAY ZEKA Eğitimi (2 gün)

☐ Emtia ve Kategori Uzmanları için Maliyet ve Fiyat Eskalasyon Analizi Eğitimi

☐ ISO 37001 Rüşvetle ve Yolsuzlukla Mücadele Yönetim Sistemi Standardı Eğitimi

☐ Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi (2 Gün)

☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)

☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)

☐ Harcama Yönetiminde Riskler; Suistimal, Usulsüzlük ve Rüşvet (2 gün)

Anahtar Sözcükler: eğitim, satın alma, satınalma, danışmanlık, satın alma danışmanlığı, tedarik, tedarik zinciri, hammadde, risk, rüşvet, usulsüzlük, suistimal, dergi

 

Gümrük Kanunu’na göre Mükelleflerin Sahip Olduğu Haklardan Bazıları (3)

Gümrük Kanunu’na Göre Mükelleflerin Sahip Olduğu Haklardan Bazıları (3) Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Gümrük Kanunu’na göre Mükelleflerin Sahip Olduğu Haklardan Bazıları  (3)

Kerim ÇOBAN

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Gümrük Kanunu’na Göre Mükelleflerin Sahip Olduğu Haklardan Bazıları (3) Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemDeğerli okurlar, bu yazı dizisi serimizde yer alan 1.yazımıza ve 2.yazımıza bu linkler üzerinden ulaşabilirsiniz. Keyifli okumalar dileriz. Yazı dizimize, kaldığımız yerden devam ediyoruz:

12- Fikri ve Sınai Hakların Korunması Hakkı: a) Fikri ve sınaî haklar mevzuatına göre korunması gereken haklar ile ilgili olarak hak sahibinin yetkilerine tecavüz eder mahiyetteki eşyanın alıkonulması veya gümrük işlemlerinin durdurulması hak sahibinin veya temsilcisinin talebi üzerine gümrük idareleri tarafından gerçekleştirilir. Durdurma veya alıkoyma kararı hak sahibi veya temsilcisi ile beyan sahibi veya Kanun’un 37.maddesinde belirtilen kişilere bildirilir.

b) Gümrük idaresine henüz bir talepte bulunulmadığı durumda ve söz konusu eşyanın fikri ve sınaî mülkiyet haklarını ihlal ettiğine dair açık deliller olması halinde, hak sahibinin geçerli bir başvuruda bulunabilmesini teminen, gümrük idareleri tarafından ilgili eşya üç işgünü süresince re’sen alıkonulabilir veya eşyanın gümrük işlemleri durdurulabilir.

13- Beyannamede Düzeltme Yapma Hakkı: Başka bir eşyanın beyanı sonucunu doğurmaması kaydıyla, beyan sahibinin talebi üzerine beyannamede yer alan bir veya daha fazla bilginin düzeltilmesine, gümrük idarelerince izin verilir.

Ancak;

a) Beyan sahibine eşyanın muayene edileceğinin bildirilmesinden,

b) Söz konusu bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden,

c) Kanun’un 73.maddesi hükümleri saklı kalmak üzere, eşyanın teslim edilmesinden,

Sonra beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilmez.

14- Beyannamenin İptal Edilmesini İsteme Hakkı: Gümrük idareleri, beyan sahibinin talebi üzerine ve eşyanın yanlışlıkla beyanname konusu gümrük rejimine tabi tutulmasına veya beyan edildiği rejime tabi tutulmasının özel nedenlerle artık mümkün olmadığına ilişkin kanıtlayıcı belgeleri ibraz etmesi halinde, tescil edilmiş bir beyannameyi iptal ederek, gerektiğinde yeni bir rejim beyanında bulunulmasına izin verebilirler.

Ancak, gümrük idarelerince beyan sahibine eşyanın muayene edileceğinin bildirilmiş olduğu hallerde, muayenenin sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talep kabul edilmez.

Beyannamenin iptali, yürürlükteki cezai hükümlerin uygulanmasına engel oluşturmaz.

15- Eşyanın Muayenesi ve Numune Alınması Sırasında Hazır Bulunma Hakkı: Beyan sahibi eşyanın muayenesi ve numune alınması sırasında -(İlgili Gümrük İdaresinden talep etmek şartıyla)- hazır bulunabilir.

16- Eşyanın Tamamının Muayene Edilmesini İsteme Hakkı:  Bir beyanname kapsamı eşyanın tek kalemden oluşması ve kısmen muayene edilmesi halinde, muayene sonuçları söz konusu beyanname kapsamı eşyanın tümüne uygulanır.

Ancak, beyan sahibi, kısmi muayene sonuçlarının beyan edilen eşyanın kalan kısmı için geçerli olmadığı düşüncesinde ise eşyanın tamamının muayenesini talep edebilir.

Örneğin: Bir beyanname kapsamı ve tek kalem olarak beyan edilen eşya, gerçekte birden fazla kalemden ve/veya birden fazla özellik arz eden eşyadan oluşuyorsa ve diğer eşyaların vergi oranı düşükse (beyan sahibi, eşyanın kısmi muayene sonuçlarının beyan edilen eşyanın kalan kısmı için geçerli olmadığı  düşüncesinde ise) eşyanın tamamının muayene edilmesini ve çıkacak muayene sonucuna göre eşyanın/eşyaların vergilendirilmesini talep edebilir.

17- Basitleştirilmiş Usulden Faydalanma Hakkı: Gümrük idareleri, usul ve formalitelerin mümkün olduğunca basitleştirilmesi için ve gümrük işlemlerinin yürürlükteki hükümlere uygun olarak yürütülmesini sağlayacak şekilde, yönetmelikle belirlenen şartlar altında;

a) Kanun’un 60.maddesinde sözü edilen beyannameye eklenmesi gereken belgelerden bazılarının eklenmemesine ve kaydedilmesi gereken bazı bilgilerin beyannameye yazılmamasına,

b) Sözü edilen beyanname yerine, eşyanın ilgili gümrük rejimine tabi tutulması talebi ile birlikte, ticari veya idari bir belgenin verilmesine,

c) Eşyanın ilgili rejime geçişinin kayıt yoluyla yapılmasına,

İzin verebilirler.

(c) bendinin uygulanmasında beyan sahibi eşyayı gümrüğe sunma yükümlülüğünden muaf tutulabilir.

18- Beyan Sahibinin Lehine Olan Vergi Oranının Uygulanmasını İsteme Hakkı: Beyan sahibi, tarımsal mali yükler dışında kalan ithalat vergilerinin oranlarının serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihinden sonra, fakat eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin ödenmesinden veya teminata bağlanmasından önce indirilmesi halinde, lehine olan oranın uygulanmasını isteyebilir.

Ancak, beyan sahibinden kaynaklanan nedenlerle gümrük işlemlerinin tamamlanamaması halinde, 1.fıkra hükmü uygulanmaz.

19- Beyan Sahibinin, eşyanın tamamını en yüksek vergi oranı üzerinden Vergilendirmesini İsteme Hakkı: Bir taşıma belgesi içeriği eşyanın değişik tarife pozisyonlarına girdiği hallerde; her bir eşya için kendi tarife pozisyonuna göre işlem yapılmasının ek bir iş yükü ve masrafa sebep olması halinde, beyan sahibinin talebi üzerine, gümrük idareleri, eşyanın tamamına en yüksek ithalat vergi oranına tabi eşyanın tarife pozisyonuna göre vergi uygulayabilirler.

20- Nihai Kullanım Hakkı: Mükelleflere, indirimli veya sıfır vergi oranlarından yararlanmak üzere Nihai kullanım izni verilebilir.

Nihai kullanım nedeniyle indirimli veya sıfır vergi oranından yararlanarak serbest dolaşıma girmiş eşyanın gümrük gözetimi, nihai kullanım olarak kabul edilen üretim veya kullanım faaliyetiyle sona erer. Ayrıca, indirimli veya sıfır vergi uygulamasına ilişkin koşulların sona erdiği, eşyanın ihraç veya imha edildiği, eşyanın indirimli veya sıfır vergi uygulaması için belirlenmiş amaçlar dışında kullanılması nedeniyle tahsili gereken vergilerin ödendiği hallerde de gümrük gözetimi sona erer.

Nihai kullanım nedeniyle serbest dolaşıma giren eşyaya, duruma göre  Kanun’un 81.maddesinin 2.fıkrası veya 83.madde hükümleri uygulanır.

 Not: Bu konu başta olmak üzere, YYS Yıllık Faaliyet Raporu Hazırlanması, YYS Yıllık Zorunlu Eğitimlerinin Verilmesi, YYS Revizyonları, Ön İzleme, Yeni YYS Belgesi Hazırlıkları ve YYS Belgesi Alım Süreci, YYS Başvuru Formlarının Doldurulması, YYS Danışmanlığı, vb. Tüm YYS Süreçleri hakkında daha fazla ayrıntılı bilgiyi, Gümrük ve Dış Ticaret Mevzuatı konularında gerekli Hukuki ve Mevzuat Desteğini, İdari ve Adli İtiraz Süreçleri, Dava Açılması, Dava Aşamalarının Takibi, İlgili Mevzuat Ve Hukuki Açılardan Gerekli İtiraz Ve Savunmaların Yapılarak Dava Sonucunun Olumlu  Sonuçlandırılması, Sonradan Kontrol/ Firma İncelemesi Yaptırılması, Antrepo Açma, Antrepo Genişletme, AN6, AN7, AN8 Raporlarının düzenlenmesi, … vb, işlemleri, Sürekli/ Düzenli, Aylık, Yıllık Gümrük ve Dış Ticaret Danışmanlığı, Olay (Konu) Başı Gümrük ve Dış Ticaret Danışmanlığı, Gümrük ve Dış Ticaret Mevzuatı Eğitimleri, … vb. konularında yardım, destek, danışmanlık ve benzeri hizmetleri -İsterseniz- Firmalarımız “Çoban Gümrük Dış Ticaret Denetim ve Danışmanlık A. Ş.”den veya “Çözüm Denetim Gümrük Dış Ticaret Ve Danışmanlık A. Ş.”den alabilirsiniz.

21- Hak ve Yükümlülükleri Devredilebilme Hakkı: Ekonomik etkili bir gümrük rejimi   [ – Antrepo, – Dahilde işleme, – Gümrük kontrolü altında işleme, – Geçici ithalat ve – Hariçte işleme rejimi] hak sahibinin hak ve yükümlülükleri, yönetmelikle belirlenen usul ve esaslara göre, söz konusu rejimden yararlanma koşullarını taşıyan diğer kişilere devredilebilir. Yeni hak sahibi bu hakkı, aynı koşulları taşıyan diğer kişilere de devredebilir.

22- Transit Rejimi Kolaylıklarından Faydalanma Hakkı: Transit rejimine konu olan eşyanın, gümrük gözetimi altındaki antrepolarda veya gümrük idarelerince eşya konulmasına izin verilen yerlerde bir süre kalması veya bir taşıttan diğer bir taşıta aktarılması mümkündür.

– Türkiye Gümrük Bölgesi içinde transit halindeki eşyanın beklenmeyen haller veya mücbir sebeplerle telef veya kaybının kanıtlanması halinde, gümrük vergileri aranmaz.

Kocaeli,  13.04.2026

Sevgi ve Muhabbetle, Sağlıcakla Kalınız.

Devam Edecek.

Gümrük Kanunu’na Göre Mükelleflerin Sahip Olduğu Haklardan Bazıları (3) Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemKerim ÇOBAN

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

(Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri “YGM”)

Çoban Gümrük Dış Tic. Denet. ve Danış. A. Ş.

www.cobangumrukdenetim.com

E Mail: info@cobangumrukdenetim.com

kerim.coban@cobangumrukdenetim.com

k.coban0306@gmail.com