Sağlık Müdürlüğü Araç Kiralama Hizmeti ihalesinde Araç Yaşının Hesaplanması?

Sağlık Müdürlüğü Araç Kiralama Hizmeti Ihalesinde Araç Yaşının Hesaplanması Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Sağlık Müdürlüğü Araç Kiralama Hizmeti ihalesinde Araç Yaşının Hesaplanması?

Mehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Sağlık Müdürlüğü Araç Kiralama Hizmeti Ihalesinde Araç Yaşının Hesaplanması Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; Başvuruya konu ihalenin 1’inci kısmı için sundukları kasko değer listesinde yer alan 2016 model araçların, Teknik Şartname’nin “Araçlar 11 Yaşından Gün Almamış Olacaktır” düzenlemesine uygun olmadığı gerekçesiyle ihalenin anılan kısımda tekliflerinin değerlendirme dışı bırakıldığı, idarece araç yaşı hesaplamasının mevzuata aykırı yapıldığı, Karayolu Taşıma Yönetmeliği ve emsal kurul kararları ışığında “Teklif Edilen Araç Marka Model Kasko Değer Cetveli”nde yer verilen 2016 model araçların yaş hesabı yapıldığında; model yılından sonra gelen ilk takvim yılı olan 2017 yılının aracın 1’inci yaşı olarak kabul edilmesi gerektiği, bu doğrultuda teklif ettikleri araçların 2026 yılı içerisinde henüz 10’uncu yaşını doldurmadığı, dolayısıyla 11’inci yaşından gün almadığı, idarece tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılması işleminin yerinde olmadığı, iddialarına yer verilmiştir.

Konu İle İlgili Emsal Kamu İhale Kurulu Kararına Göre;

 

Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Şartnameler” başlıklı 12’nci maddesinde “İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin her türlü özelliğini belirten idari ve teknik şartnamelerin idarelerce hazırlanması esastır. Ancak, mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin özelliği nedeniyle idarelerce hazırlanmasının mümkün olmadığının ihale yetkilisi tarafından onaylanması kaydıyla, teknik şartnameler bu Kanun hükümlerine göre hazırlattırılabilir.

İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin teknik kriterlerine ihale dokümanının bir parçası olan teknik şartnamelerde yer verilir. Belirlenecek teknik kriterler, verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olacak, rekabeti engelleyici hususlar içermeyecek ve bütün istekliler için fırsat eşitliği sağlayacaktır…” hükmü,

“İhale ve ön yeterlik dokümanının içeriği ve idari şartnamede yer alması zorunlu hususlar” başlıklı 27’nci maddesinde “…İdari şartnamede ihale konusuna göre asgari aşağıdaki hususların belirtilmesi zorunludur:

… e) İsteklilerde aranılan şartlar, belgeler ve yeterlik kriterleri. …” hükmü,

Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Yeterliğin belirlenmesinde uyulacak ilkeler” başlıklı 28’inci maddesinin ikinci fıkrasında “Yeterlik değerlendirmesi için istenecek belgelerin ve yeterlik değerlendirmesinde aranılacak kriterlerin, ihale veya ön yeterlik ilanı ile idari şartnamede veya ön yeterlik şartnamesinde ya da davet yazısında belirtilmesi zorunludur.” hükmü,

Kamu Alımlarının Elektronik Ortamda Yapılmasına İlişkin Uygulama Yönetmeliği’nin “Başvuru ve/veya tekliflerin hazırlanması ve gönderilmesi” başlıklı 10’uncu maddesinde “(1) Başvuru veya tekliflerin gönderilmesinde e-teklif kullanılır. E-teklifler; başvuru/teklif mektubu ile idari şartname düzenlemeleri esas alınarak oluşturulan ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanır ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar gönderilir.

(2) İhaleye katılım belgesinin hazırlanmasında;

a) Doğrudan EKAP’ta oluşturulan,

b) Entegrasyonlar aracılığıyla erişilen,

c) (a) veya (b) bendi kapsamı dışındakilere ilişkin EKAP’a yüklenen, bilgi ve belgeler kullanılır. Entegrasyonlardan kaynaklanan teknik sorunlar nedeniyle gerekli bilgi ve belgelere ulaşılamaması durumunda bunlara ilişkin belgeler de (c) bendi kapsamında EKAP’a yüklenir. (c) bendi kapsamında yüklenecek belgelerde, ilgili uygulama yönetmeliğinin belgelerin sunuluş şekline ilişkin hükümleri esas alınır…” hükmü,

“Başvuru ve/veya tekliflerin değerlendirilmesi ile ihalenin karara bağlanması” başlıklı 12’nci maddesinde “(1) Teklifler açıldıktan sonra 11 inci maddenin birinci fıkrasına  göre uygun bulunmayan teklifler değerlendirme dışı bırakılır. Pazarlık usulüyle yapılan ihalelerde  son fiyat tekliflerinin alınması işlemi, elektronik eksiltme yapılan ihalelerde ise eksiltmeişlemleri; teklifi bu aşamada değerlendirme dışı bırakılmayan istekliler davet edilerek gerçekleştirilir.

(2) Birinci fıkraya göre uygun olduğu anlaşılan tekliflerden ekonomik açıdan en avantajlı birinci ve ikinci teklif olması öngörülenlerin değerlendirilmesine geçilir. Bu değerlendirme, idari şartname düzenlemeleri çerçevesinde ihaleye katılım belgesine aktarılan bilgi ve belgeler esas alınarak yapılır. Değerlendirme işlemi; aşırı düşük teklif açıklaması istenen ihalelerde, teklifi aşırı düşük olan isteklilerin tamamı için gerçekleştirilir. Belli istekliler arasında ihale usulüyle yapılan ihalelerde tüm başvurular ve/veya teklifler değerlendirilir.

(3) İkinci fıkraya göre yapılan değerlendirmede, ihaleye katılım belgesine aktarılan bilgi ve belgelerden; entegrasyonlar aracılığıyla veya EKAP ya da diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının internet sayfası üzerinden erişilebilenlerin teyit işlemi gerçekleştirilir. 10 uncu maddenin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında ihaleye katılım belgesine aktarılan belgelerden teyit edilemeyenler bu haliyle değerlendirmeye esas alınır ve ihtiyaç duyulması hali hariç bu belgelerin fiziki olarak sunulması istenmez.

(6) Değerlendirme işlemlerine, ekonomik açıdan en avantajlı teklif ile belirlenecek ise ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif tespit edilinceye kadar devam edilir.

(7) Tekliflerin değerlendirilmesi sonucunda katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin şartları sağlamadığı anlaşılan istekliler ile numune/demonstrasyon değerlendirmesi başarısız sonuçlanan isteklilerin teklifleri değerlendirme dışı bırakılır ve bu tekliflerin değerlendirme dışı bırakılma gerekçeleri kaydedilerek EKAP üzerinden ihale komisyonu kararı oluşturulur.

İhale komisyonu kararı, komisyon üyeleri tarafından e-imza ile imzalanır ve ihale yetkilisinin onayına sunulur. İhale yetkilisi, karar tarihini izleyen en geç beş iş günü içinde, e-imza ile imzalamak suretiyle ihale kararını onaylar veya gerekçesini belirtmek suretiyle iptal eder. İhale kararının ihale yetkilisince onaylanacağı tarihte EKAP üzerinden yasaklılık teyidi yapılır.

(8) Kesinleşen ihale kararı, ihale yetkilisi tarafından onaylandığı veya iptal edildiği günü izleyen en geç üç gün içinde tüm isteklilere bildirilir.

(9) Üçüncü fıkra kapsamında fiziki olarak sunulması istenen belgeleri verilen makul süre içinde sunmayan veya belgelerin sunuluş şekline aykırı sunan istekliler ile yüklenen belgelerden farklı bir belge sunan isteklilerin teklifleri değerlendirme dışı bırakılır ve geçici teminatları gelir kaydedilir…” hükmü,

Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin “Taşıtların yaşı, cinsi ve diğer şartlar” başlıklı 24’üncü maddesinde “(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki taşımalarda kullanılacak ve yetki belgesi eki taşıt belgesine kaydedilecek veya asgari kapasite hesabında değerlendirilecek taşıtların aşağıdaki şartlara uygun olması gerekir. Buna göre;

(2) Taşıtlarla ilgili diğer hususlar:

c) Taşıtın yaşı, araç tescil belgesi kayıtlarındaki model yılından sonra gelen ilk takvim

yılı esas alınarak hesaplanır…” hükmü,

Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Hizmet alım ihalelerinde yeterliğe ilişkin diğer hususlar” başlıklı 75’inci maddesinin son fıkrasında “Kamu hizmetlerinin gerektirdiği taşıt ihtiyacının, 1/4/2006 tarihli ve 26126 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller çerçevesinde araç kiralama hizmet alımı ile karşılandığı ihalelerde, isteklilerden teklifleri kapsamında ihale konusu işin yürütülmesinde kullanılacak araçlara ilişkin sayı, marka, model ve/veya ilgili diğer bilgileri gösteren listenin istenmesi gerekmektedir.” açıklaması

İdari Şartname’nin “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde

“2.1. İhale konusu işin/alımın;

a) Adı: ………… İl Sağlık Müdürlüğü ve Bağlı Sağlık Tesislerinin 36 Aylık Araç Kiralama Hizmeti Alım İşi

b) Türü: Hizmet alımı

c) İlgili Uygulama Yönetmeliği: Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği

ç) Miktarı:

4 Kısım Şoförlü Araç Kiralama Hizmeti Alım İşi Ayrıntılı bilgi idari şartnamenin ekinde yer almaktadır.

d) İşin yapılacağı/malın teslim edileceği yer: ………..İl Sağlık Müdürlüğü ve Teknik Şartnamede Belirtilen Sağlık Tesisleri” düzenlemesi,

“Katılım ve yeterlik kriterleri” başlıklı 7’nci maddesinde “7.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler aşağıda sayılmıştır:

7.4. İsteklinin teklifi kapsamında ihaleye katılım belgesine aktarılarak sunması ve/veya sağlanması gerektiği bu şartnamenin 7 nci maddesi dışındaki maddeleri ile teknik şartnamede belirtilen belgeler ve/veya yeterlik kriterleri:

7.5. Bu Şartnamenin 7 nci maddesi dışında ihale dokümanında sayılan diğer belgeler ve/veya düzenlenen diğer yeterlik kriterleri tekliflerin değerlendirilmesinde dikkate alınmaz…” düzenlemesi,

“Kısmi teklif verilmesi” başlıklı 20’nci maddesinde “20.1. Bu ihalede kısmi teklif  verilebilir.

20.2. Bu ihaledeki kısım sayısı 4 dir. İhale kısımlarına ilişkin koşullar altta düzenlenmiştir;

İhale 4 (dört) kısımdan ibaret olup, kısımlar birbirinden tamamen bağımsızdır. Her bir kısma ayrı ayrı teklif verilebileceği gibi işin tamamına da teklif verilebilir. Her bir kısım için ayrı ayrı sözleşme imzalanabileceği gibi tamamı veya bir kaç kısmı için de sözleşme imzalanabilecektir.” düzenlemesi,

Teknik Şartname’nin “ARAÇ ÖZELLİKLERİ” bölümünde “1.Araçlar On Bir yaşından gün almamış araç olacaktır. Model tespitinde araca ait Motorlu Araç Trafik ve  Tescil belgelerindeki model esas alınacaktır.(Sözleşme süresi içerisinde Onbir yaşından günalan araç değiştirilerek yaş şartını karşılayan araç getirilecektir.)…” düzenlemesi yer almaktadır.

Başvuruya konu ihalenin ……….. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından açık ihale usulüyle elektronik ortamda gerçekleştirilen “…………. İl Sağlık Müdürlüğü ve Bağlı Sağlık Tesislerinin 36 Aylık Araç Kiralama Hizmeti Alım” ihalesi olduğu, söz konusu ihalenin 4 kısımdan oluştuğu, ihale komisyonu tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, başvuru sahibinin teklifinin “… sunmuş olduğu kasko değer listesinde bazı araçların 2016 model olarak  sunulduğu tespit edilmiş ve teknik şartnamenin 1. Kısmının 1. Maddesine (Araçlar 11 Yaşından Gün Almamış Olacaktır) istinaden teklifi değerlendirme dışı bırakılmıştır.” gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakıldığı, ………… Tem. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin teklifinin “Yeterlilik tablosunda sunulan Kasko Değer Listesi adlı belgede firmanın listenin 2. satırında en az 3+1 Camlıvan Panelvan Tipi Camlı Koltuklu Dizel Araç isimli sunmuş olduğu araç kasko kodu ve kasko bedeli uyuşmadığı için teklifi değerlendirme dışı bırakılmıştır.” gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakıldığı, ihalenin 4 kısmının da iptal edildiği anlaşılmıştır.

06.03.2026 tarihli ihale komisyonu kararında ve idarece EKAP üzerinden gönderilen  06.03.2026 tarihli ve “Bütün tekliflerin reddedilmesi sebebiyle ihalenin iptali kararı” konulu yazıda “…Komisyonumuz, ………… İKN ile …….. İl Sağlık Müdürlüğü ve Bağlı Sağlık Tesislerinin 36 Aylık Araç Kiralama Hizmeti Alım İşinde en avantajlı teklif veren  isteklilerin belgeleri uygun olmaması ve diğer isteklilerin teklifleri yaklaşık maliyet üstü olması ayrıca yukarıda belirtilen isteklilerin belge kaynaklı değerlendirme dışı kaldığından kalan kısımlarda rekabetin sağlanamayacağı tespit edildiğinden ihalenin iptal edilmesine yönelik düzenlenen işbu ihale komisyon kararı, ihale yetkilisinin onayına sunulmak üzere e-imza ile imza altına alınmıştır.” ifadelerine yer verildiği görülmüştür.

İhale komisyonu tarafından yapılan değerlendirmeler incelendiğinde, başvuru sahibi tarafından sunulan “Teklif Edilen Araç Marka Model Kasko Değer Cetveli”nde sadece ihalenin 1’inci kısmı için sunulan araçlar içerisinde 2016 model araçların bulunduğunun görüldüğü, ayrıca yine komisyon kararında ……….. Tem. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin teklifinin sunduğu kasko değer listesinin 2’nci satırında “en az 3+1 Camlıvan Panelvan Tipi Camlı Koltuklu Dizel Araç isimli sunmuş olduğu araç kasko kodu ve kasko bedeli uyuşmadığı” gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakıldığının belirtildiği, kasko değer listesinin  2’nci satırının ihalenin 1’inci kısmına ilişkin olduğu anlaşıldığından bahse konu isteklilerin tekliflerinin ihalenin 1’inci kısmında değerlendirme dışı bırakıldığı sonucuna varılmıştır.

İdari Şartname’nin 7.4’üncü maddesinde “Teklif Edilen Araç Marka Model Kasko Değer Cetveli”nin isteklilerin teklifleri kapsamında ihaleye katılım belgesine aktararak sunması ve/veya sağlanması gerektiğinin düzenlendiği, Teknik Şartname’de ise araçların  onbir yaşından gün almamış olmaları gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Başvuru sahibi ………. tarafından ihalenin 1’inci kısmına ilişkin sunulan “Teklif Edilen Araç Marka Model Kasko Değer Cetveli”nde 3 adet Tofaş-Fiat marka Doblo Combi 1.6 M.Jet 105 E5 Safeline araç ile 2 adet Renault marka Fluence Touch 1.5 DCI 90 araçların model yılının 2016 olarak belirtildiği görülmüştür.

Yapılan incelemede, başvuru sahibinin teklifinin “Teklif Edilen Araç Marka Model Kasko Değer Cetveli”nde yer verilen 2016 model araçların 11 yaşından gün aldığı  gerekçesiyle ihalenin 1’inci kısmında değerlendirme dışı bırakıldığının anlaşıldığı, idarece şikâyete verilen cevapta da belirtildiği üzere Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin “Taşıtların yaşı, cinsi ve diğer şartlar” başlıklı 24’üncü maddesinde, taşıtın yaşının araç tescil belgesi kayıtlarındaki model yılından sonra gelen ilk takvim yılı esas alınarak hesaplanacağının anlaşıldığı, bu çerçevede model yılı 2016 olan araçlarda sonra gelen ilk takvim yılı esas alınarak yaş hesaplaması yapılacağı (2017), bu çerçevede 2016 model araçların ihale tarihi itibarıyla 10 yaşını doldurmadığı, diğer bir ifadeyle 11 yaşından gün almadığı, model yılı 2016 olan araçlarda sonra gelen ilk takvim yılı esas alınarak yaş hesaplaması yapıldığında 2026 yılının son günü araçların 10 yaşını doldurmuş olacağı anlaşıldığından başvuru sahibinin bahse konu gerekçe ile teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sağlık Müdürlüğü Araç Kiralama Hizmeti Ihalesinde Araç Yaşının Hesaplanması Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemMehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Sağlık Bak. SGB E. Bşk./KİK E. Üyesi

Mhatasever@gmail.com

Mehmetatasever.org

https://www.simdata.org/

0 312 963 13 63

Vertiv, Yapay Zeka Veri Merkezlerine Yönelik Isı Atım Portföyünü Genişletmek İçin ThermoKey Satın Alımını Tamamladı

Vertiv Thermokey Press Release Image (1) 112751364.png

Satın alma, yüksek yoğunluklu bilgi işlem altyapılarına yönelik artan ihtiyacı karşılamak üzere Vertiv’in EMEA bölgesindeki termal yönetim yetkinliklerini ve üretim kapasitesini güçlendirecek

Istanbul, Türkiye [22 Haziran 2026] – Kritik dijital altyapı çözümlerinde dünyanın önde gelen şirketlerinden Vertiv (NYSE: VRT), ısı atımı ve ısı değişimi teknolojilerinde öne çıkan, OEM’ler ve sistem entegratörleriyle köklü iş birliklerine sahip ThermoKey S.p.A.’nın satın alma sürecinin tamamlandığını açıkladı.

Bu satın alma, Vertiv’in özellikle EMEA bölgesindeki termal yönetim portföyünü ve üretim kapasitesini güçlendirirken, şirketin yapay zekâ fabrikaları ve yüksek yoğunluklu veri merkezleri için uçtan uca soğutma çözümleri sunma kabiliyetini de artırıyor. ThermoKey, Vertiv’in küresel ölçeğiyle büyümesini hızlandırma ve yeni pazarlara erişimini genişletme fırsatı yakalarken, Vertiv de müşterilerine bugünün ve gelecek nesil bilgi işlem altyapılarının ihtiyaçlarına yanıt verecek daha kapsamlı termal mimariler sunabilecek.

Vertiv, ThermoKey teknolojilerini hâlihazırda belirli termal çözümlerinde kullanıyor. ThermoKey’in teknoloji portföyü; Vertiv’in çözümlerini tamamlayan ısı değişimi çözümleri, kuru soğutucular ve düşük GWP’li ya da doğal soğutucu akışkanlarla uyumlu sistemlerden oluşuyor. Bu sayede müşteriler performans, saha koşulları ve büyüme hedeflerine göre daha esnek optimizasyon yapabiliyor. 1991 yılında kurulan ThermoKey, 30 yılı aşkın mühendislik deneyimi, şirket içi tasarım ve üretim yetkinlikleriyle müşterilerine ve faaliyet gösterdiği pazarlara güçlü destek sağlıyor.

Vertiv Thermokey Press Release Image (1) 112751364.png

Vertiv CEO’su Giordano Albertazzi, “Müşteriler yapay zekâ altyapılarını benzeri görülmemiş bir hızla ölçeklendiriyor. Termal performans ise artık kapasite ve verimliliğin en kritik unsurları arasında yer alıyor. ThermoKey ile müşterilerimizin sistemleri daha hızlı devreye almasına, daha verimli çalışmasına ve güvenle ölçeklenmesine yardımcı olacak farklılaştırılmış, entegre ve yüksek performanslı termal yönetim çözümleri sunma yetkinliğimizi daha da güçlendiriyoruz” dedi.

ThermoKey’in Rivarotta, İtalya’daki operasyonları; üretim, mühendislik ve destek alanlarında önemli bir merkez olmaya devam edecek. ThermoKey CEO’su Giuseppe Visentini ise çalışanlar, iş ortakları ve müşteriler açısından sürekliliği sağlamak üzere şirketi yönetme görevini sürdürecek.

Visentini, “Vertiv’e katılmak, termal yönetim alanındaki uzmanlığımızı yüksek yoğunluklu veri merkezlerine hizmet veren eksiksiz ve entegre bir termal zincirin parçası haline getirmek anlamına geliyor. Vertiv ile aynı mühendislik disiplinini ve müşteri odağını paylaşıyoruz. ThermoKey, Vertiv çatısı altında sürdürülebilir büyüme yolculuğuna katılıyor. Biz de İtalya’dan bu ivmeyi güçlendirmeye, EMEA genelinde ve dünya çapında grubun gücüne katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi.

Yüksek teknoloji ve katma değerli üretim, Maysan Mando’yu İSO 500’e taşıdı

Maysan Mando Fabrika Görseli
Maysan Mando Fabrika Görseli
  • Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando, İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırmasında yer alarak, sanayi sektöründeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.

Bursa, 25.06.2026 – Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando, sektör arenasındaki başarılarına bir yenisini daha ekledi.

Maysan Mando, İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesine adını yazdırarak, Türkiye’nin sanayi devleri arasında yerini aldı.

Türkiye ekonomisinin en önemli referans çalışmalarından biri olarak kabul edilen İSO 500 araştırması, şirketleri net satışlar, üretimden satışlar, ihracat, brüt katma değer ve faaliyet performansları gibi birçok kriter doğrultusunda değerlendiriyor.

Maysan Mando’nun bu prestijli listede yer alması, yalnızca üretim gücünün değil, aynı zamanda uzun vadeli büyüme vizyonunun da bir yansıması niteliği taşıyor.

Yüksek Katma Değerli Üretim Stratejisi Sonuç Veriyor

Son yıllarda odağını yüksek katma değerli ürünlere yönlendiren Maysan Mando, otomotiv sektöründeki dönüşüme paralel olarak teknoloji yatırımlarını ve ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırıyor. Özellikle modül sistemleri ve ileri valf teknolojileri alanında yürütülen çalışmalar, şirketin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Katma değeri yüksek ürünlere yönelik stratejik dönüşüm, şirketin sadece üretim hacmini değil, ürün kalitesini ve teknolojik yetkinliklerini de ileri taşıyor.

Maysan Mando Hakkında

1969 yılında Maysan adı ile kurulmuş olan Maysan Mando, Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi konumundadır.Maysan Mando, faaliyetlerini %60 HL Mando ve %40 Çukurova Holding ortaklığıyla sürdürmektedir.

Maysan Mando’nun ürün gamında; binek ve hafif ticari araçlar, otobüsler ve kamyonların yanı sıra tarım ve askeri uygulamalar için geniş bir amortisör yelpazesi yer almaktadır.

Hem doğrudan OEM hatlarına hem de yurt içi ve yurt dışı olmak üzere bayi ağı için aftermarkete yönelik üretim yapan Maysan Mando, dünyanın en büyük ana sanayii üreticilerinin hemen hepsiyle çalışmaktadır.

Global markaların stratejik ortağı olarak; üretiminin %68’ini OEM devlerine, %32’sini ise yenileme pazarına sunan Maysan Mando, bugün itibariyle yenilikçi ve katma değerli ürünlerini 50’ye yakın ülkeye ihraç etmektedir.

Maysan Mando, yenilikçi çalışmalarıyla sektörün gelişimine öncülük ederken, global ayak izini güçlendirmeye ve otomotiv sektörünün gelişimine katkı sağlamaya devam etmektedir.

Şirket bünyesinde, karbon ayak izini azaltmak ve 2045 Karbon Nötr hedefine ulaşmak amacıyla, amortisör bileşenlerinde kullanılan malzemelerde çevre dostu, dönüştürülebilir ve bio bazlı alternatif malzeme teknolojilerine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri de aralıksız sürdürülmektedir.

Aktif Bank ve Figopara iş birliği ile işletmelerin finansmana erişimi hızlanıyor

1782295864 Aktifbank Hakanpurdeloglu Gorseli
Aktif Bank Kurumsal Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Hakan Pürdeloğlu

Türkiye’nin en kapsamlı finansal teknolojiler ekosistemi Aktif Bank, işletmelerin finansman ve nakit akış süreçlerini kolaylaştıran iş birliklerine devam ediyor. Ticari İşletmelerin ve KOBİ’lerin finansmana hızlı, kolay ve güvenli şekilde erişmesini sağlayan, Türkiye’nin önde gelen fintek şirketlerinden Figopara ile kurulan stratejik ortaklık ile işletmeler, alıcı firmalara kestikleri faturalardan doğan alacaklarını tamamen dijital, hızlı ve güvenli bir şekilde finansmana dönüştürebiliyor.

1782295864 Aktifbank Hakanpurdeloglu Gorseli
Aktif Bank Kurumsal Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Hakan Pürdeloğlu

Dijital süreçler sayesinde daha geniş kitlelere ulaşmaya odaklandıklarını belirten Aktif Bank Kurumsal Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Hakan Pürdeloğlu, “Aktif Bank olarak 26 yıllık kurumsal bankacılık deneyimimizle alıcı ya da satıcı tarafta yer alan ticari işletmelere tahsilat ve alacak finansmanı tarafında destek sağlayacak alternatifler üretmeye devam ediyoruz. Figopara ile kurulan iş birliği sayesinde, tedarikçi işletmelerin finansmana kolaylıkla eriştikleri, nakit akış planlarını yapabildikleri hizmeti sunmaya başladık. Alıcı firmaların sürdürülebilir büyümesinin ve tedarikçileriyle kurdukları ticari ilişkilerin güçlenmesinin her zamankinden daha kıymetli olduğu bu dönemde, ticaretin her iki tarafına da destek olmaktan memnuniyet duyuyoruz” dedi.

1782295865 Figopara Koraybahar Gorseli
Figopara Kurucu Ortağı ve CEO’su Koray Gültekin Bahar

Firmaların ihtiyaç duydukları finansmana aracılık ederek nakit ihtiyacı ve vade sorununu önemli ölçüde çözdüklerini ifade eden Figopara Kurucu Ortağı ve CEO’su Koray Gültekin Bahar ise konuya dair şunları söyledi: “İşletmelerin finansmana erişimini uçtan uca dijitalleştirirken, nakit akışı yönetimlerini destekleyerek ticaretlerine katkıda bulunuyoruz. Temel hedefimiz firmaların ihtiyaç duyduğu an vadeli alacaklarını çek, senet teminat gerektirmeden finansmana çevirmek. Aktif Bank ile yaptığımız değerli iş birliği sayesinde nakit ihtiyaçlarına hızlı ve kolay çözümler arayan KOBİ ve Kurumsal Firmaların hayatını kolaylaştıracağız. Nakit ve vade sorununu çözmenin yanı sıra tüm finansal ihtiyaçların tek bir yerden çözülebildiği bir platform olmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

 

Kaspi.kz Rabobank A.Ş. Satın Alımı İçin Düzenleyici Onayını Aldı

Kaspi.kz Rabobank

2025 yılında Hepsiburada‘yı satın alarak Türkiye pazarına giriş yapan Kaspi.kz, Rabobank A.Ş.‘yi satın almak üzere Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan gerekli onayı aldığını duyurdu. Satın alma işleminin, mutat koşulların yerine getirilmesinin ardından Temmuz 2026’da tamamlanması bekleniyor.

Kaspi.kz CEO’su, Kurucu Ortağı ve Hepsiburada Yönetim Kurulu Başkanı Mikheil Lomtadze konuyla ilgili olarak şunları ifade etti:

1782300172 Mikheil Lomtadze
Kaspi.kz CEO’su, Kurucu Ortağı ve Hepsiburada Yönetim Kurulu Başkanı Mikheil Lomtadze

“Türkiye’deki Rabobank A.Ş. satın alımı için BDDK’dan onay almaktan büyük mutluluk duyuyoruz.

Bu, Kaspi.kz için önemli bir kilometre taşı olmasının yanı sıra Türkiye’deki gelişme yolculuğumuzda atılmış değerli bir adım. Bu süreçte gösterdikleri yapıcı tutum için BDDK’ya ve ilgili tüm otoritelere teşekkür ediyoruz.

Türkiye, büyük ve dijitalleşen nüfusu, girişimci iş dünyası ve hızla büyüyen dijital ekonomisiyle dünyanın en dinamik ülkelerinden biri. Türkiye’deki ticaretin geleceğini şekillendiren yerel girişimcilere, finansal kuruluşlara ve iş ortaklarına büyük saygı duyuyoruz.

Satın alma işleminin tamamlanmasının ardından ödemeler, e-ticaret ve fintek alanlarındaki deneyimimizi Türkiye’deki müşteri ve satıcıların hizmetine sunmak için sabırsızlanıyoruz.

Bu yolculuğun henüz başındayız ve önümüzdeki fırsatlar için son derece heyecanlıyız.”

Gayrimenkulün değerini belirleyen unsurlarda dengeler değişiyor

1782287410 G Rsel 2

Gayrimenkulde değeri belirleyen kriterler çeşitlenirken, ulaşım bağlantıları, teknolojik altyapı, sürdürülebilirlik performansı ve yaşam kalitesini destekleyen unsurlar bugünün yatırım kararlarında daha fazla etkili oluyor. Büyük ulaşım projelerinin bulunduğu bölgelerde değer artışları yüzde 50’ye ulaşırken, sürdürülebilir sertifikalı projeler benzerlerine göre yüzde 15’e varan oranda daha yüksek değerle işlem görüyor. ESG uyumlu projelerde kira gelirleri yüzde 18’e kadar artarken, altyapı odaklı bölgelerde toplam değer artışı 4 katın üzerine çıkabiliyor. Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, önümüzdeki 5 yıllık dönemde ulaşım odaklı gelişim, akıllı bina teknolojileri ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen projelerin sektörde daha da öne çıkacağına dikkat çekiyor. 

Gayrimenkulde değeri belirleyen kriterler son yıllarda önemli ölçüde çeşitlendi. Bir dönemin en güçlü yatırım göstergesi olarak kabul edilen lokasyon önemini korurken; ulaşım bağlantıları, teknolojik altyapı, sürdürülebilirlik performansı ve yaşam kalitesini destekleyen unsurlar yatırım kararlarında giderek daha fazla ağırlık kazanmaya başladı. Yatırımcılar artık bir projenin mevcut konumunun yanı sıra bölgenin gelişim potansiyelini, enerji verimliliğini, akıllı bina teknolojilerini ve uzun vadeli değer üretme kapasitesini de değerlendiriyor. Bu dönüşüm, yatırım kararlarının yanı sıra proje geliştirme süreçlerini ve yatırımcı profilini de yeniden şekillendiriyor. Özellikle küresel ölçekte hız kazanan altyapı yatırımları, gayrimenkul değerlemesinde belirleyici unsurlar arasında giderek daha fazla öne çıkıyor. Global Infrastructure Outlook verilerine göre, dünya genelinde altyapı ihtiyacının 2040 yılına kadar yaklaşık 94 trilyon dolar seviyesine ulaşması bekleniyor.

Ana ulaşım hatları çevresindeki gayrimenkullerin değeri, yüzde 50’ye varan oranda artışı gösterdi

Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz
Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz

Gayrimenkulde değer algısının dönüşümüne dikkat çeken Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Geçmişte proje değeri büyük ölçüde lokasyon ve kısa vadeli satış potansiyeline göre şekilleniyordu. Bugün yatırımcılar ‘nerede’ sorusunun ötesine geçerek ‘gelecekte nasıl bir değer yaratacak’ sorusunu soruyor. Bu değişimle birlikte altyapı yatırımları, ulaşım bağlantıları, çevresel kalite ve bölgesel gelişim planları çok daha belirleyici hale geldi. Örneğin bir bölgede metro hattı, yeni ulaşım aksı ya da büyük ölçekli kamu yatırımı devreye girdiğinde bu gelişmeler yalnızca ulaşımı kolaylaştırmakla kalmıyor, bölgenin tamamını dönüştüren bir etki yaratıyor. OECD verilerine göre ana ulaşım hatları çevresindeki gayrimenkullerde yüzde 50’ye varan değer artışı görülüyor. İstanbul’da yeni metro hatlarının geçtiği bölgelerde konut fiyatlarının yüzde 40’a varan oranlarda yükselmesi bu etkinin en somut örneklerinden biri” ifadelerini kullandı.

“Yatırımcı odağı kısa vadeli kazançtan sürdürülebilir ve dengeli getiriye kayıyor”

Yatırımcı davranışlarındaki değişime de dikkat çeken Öz, “Bugün yatırım kararları, değer artışı beklentisinin yanı sıra kısa vadede likidite, orta vadede düzenli kira geliri ve uzun vadede değer korunumu olmak üzere üç temel eksen üzerinden şekilleniyor. Bu yaklaşım, yatırımcıların tekil fırsatlar yerine portföy yönetimi perspektifiyle hareket ettiğini gösteriyor. Eskiden yatırımcılar hızlı değer artışı beklentisiyle hareket ederken, bugün daha dengeli bir yaklaşım öne çıkıyor. Yatırımcılar ‘maksimum getiri’ yerine ‘optimum getiri’ arayışına yöneliyor. Güçlü projelerde yıllık yüzde 15’lere varan reel değer artışı sağlanırken, sürdürülebilir sertifikalara sahip projeler yüzde 15 daha yüksek değerle işlem görüyor. ESG kriterlerine uyumlu projelerin ise kira gelirlerinin yüzde 18, varlık değerlerinin ise yüzde 12’ye kadar arttığı görülüyor. Bazı altyapı odaklı bölgelerde ise toplam değer artışı 4 katının üzerine çıkabiliyor.” dedi. 

Enerji verimliliği, akıllı bina teknolojileri ve sürdürülebilirlik kriterlerinin yatırım kararlarının merkezine yerleştiğini vurgulayan Ebru Öz, Avrupa’da sürdürülebilir sertifikalara sahip projelerin yüzde 15’e kadar daha yüksek değerle işlem gördüğünü söyledi. Öz açıklamasında “Talep artık adet bazlı değil, kalite bazlı büyüyor. Önümüzdeki birkaç yıl içinde ulaşım odaklı gelişim (TOD), sürdürülebilirlik, akıllı bina teknolojileri, karma kullanım projeleri ve sağlık ile yaşam kalitesi odaklı konseptler çok daha belirleyici olacak. IoT tabanlı sistemler ve dijitalleşme, projelerin operasyonel verimliliğini artırırken yatırımcı açısından da önemli bir tercih nedeni haline gelecek” değerlendirmesinde bulundu.

Degrowth: Sürdürülebilirliğin Yeni Paradigması mı?

Degrowth Sürdürülebilirliğin Yeni Paradigması Mı
Degrowth:Sürdürülebilirliğin Yeni Paradigması mı

Degrowth: Sürdürülebilirliğin Yeni Paradigması mı?

Atakan YILDIZ

Sürdürülebilirlik Tartışmaları Neden Değişiyor?

Sürdürülebilirlik kavramı son yıllarda yalnızca çevresel politikaların değil; ekonomi, finans,

Degrowth Sürdürülebilirliğin Yeni Paradigması Mı
Degrowth:Sürdürülebilirliğin Yeni Paradigması mı

enerji ve toplumsal kalkınma stratejilerinin de merkezinde yer almaya başlamıştır. Ancak mevcut sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir bölümü hâlâ büyüme odaklı ilerlemektedir. Daha fazla üretim, daha fazla teknoloji yatırımı ve daha yüksek verimlilik hedefleri; yeşil dönüşüm politikalarının temel dinamikleri arasında gösterilmektedir.

Buna karşın son yıllarda akademik literatürde dikkat çeken yaklaşımlardan biri olan “Degrowth”, sürdürülebilirlik kavramını farklı bir perspektiften ele almaktadır. Degrowth yaklaşımı, ekonomik faaliyetlerin tamamen durdurulmasını savunmamakta; ancak sınırsız büyüme anlayışının çevresel ve toplumsal etkilerini sorgulamaktadır.

Sınırsız Büyüme Modeli Tartışılıyor

“Doğa hiçbir zaman sonsuz büyüme üzerine kurulmadı.”

Modern ekonomik sistemler uzun yıllardır büyüme odaklı ilerlemektedir. Gayrisafi yurt içi hasıla artışı, üretim kapasitesinin genişlemesi, tüketimin yükselmesi ve sanayileşmenin hızlanması çoğu zaman kalkınmanın temel göstergeleri olarak kabul edilmektedir. Ancak iklim değişikliği, doğal kaynak tüketimi, enerji arz güvenliği ve artan karbon emisyonları; mevcut büyüme modelinin uzun vadeli sürdürülebilirliği konusunda ciddi tartışmalar ortaya çıkarmıştır.

Bugün küresel ölçekte enerji verimliliği artmasına rağmen toplam enerji tüketimi de aynı şekilde yükselmeye devam etmektedir. Benzer şekilde birçok sektörde karbon yoğunluğu azalırken toplam emisyon miktarlarının istenilen seviyelerde düşmemesi, mevcut dönüşüm modellerinin yeterliliğini yeniden gündeme taşımaktadır.

Degrowth yaklaşımına göre sürdürülebilirlik yalnızca üretim süreçlerini daha verimli hâle getirmekle değil; aynı zamanda toplam tüketim alışkanlıklarını yeniden değerlendirmekle mümkündür.

“Rebound Effect” ve Tüketim Paradoksu

“Verimlilik arttıkça tüketimin de artması, modern çağın en büyük çelişkilerinden biridir.”

Degrowth yaklaşımının temel argümanlarından biri, verimlilik artışının her zaman toplam kaynak kullanımını azaltmadığıdır. Bu durum literatürde “rebound effect” olarak tanımlanmaktadır.

Örneğin enerji verimli sistemlerin yaygınlaşması teorik olarak daha düşük enerji tüketimi anlamına gelmektedir. Ancak maliyetlerin düşmesi ve erişimin kolaylaşması; çoğu zaman daha fazla tüketimi beraberinde getirebilmektedir. Benzer durum ulaşım, dijitalleşme ve endüstriyel üretim süreçlerinde de görülmektedir.

Dolayısıyla yalnızca teknolojik dönüşümün sürdürülebilirlik için yeterli olmayabileceği, son yıllarda daha fazla tartışılmaya başlanmıştır.

Sürdürülebilirliğin Psikolojik Boyutu

“Modern insan artık yalnızca çevresel krizlerle değil, zihinsel tükenmişlikle de mücadele ediyor.”

Degrowth yaklaşımı sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir mesele olarak değerlendirmemektedir. Modern ekonomik sistemlerin oluşturduğu yüksek üretim ve tüketim baskısının; insan psikolojisi, yaşam kalitesi ve toplumsal dayanıklılık üzerinde de etkili olduğu ifade edilmektedir.

Özellikle gelişmiş ekonomilerde artan tükenmişlik sendromları, yoğun tüketim kültürü ve hızlı yaşam döngüsü; sürdürülebilirlik tartışmalarının sosyal boyutunu daha görünür hâle getirmiştir. Bu nedenle son yıllarda bazı akademik çalışmalar sürdürülebilirliği yalnızca karbon emisyonları üzerinden değil; yaşam kalitesi, zaman yönetimi ve toplumsal denge açısından da ele almaktadır.

Avrupa’da Yükselen Akademik Yaklaşım

Avrupa’da çevre ekonomisi ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında Degrowth yaklaşımına yönelik akademik tartışmalar son yıllarda daha görünür hâle gelmiştir. Döngüsel ekonomi, kaynak verimliliği, yerel üretim modelleri ve kontrollü tüketim politikaları; bu yaklaşım kapsamında sıkça ele alınan başlıklar arasında yer almaktadır.

Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı sonrası süreçte sürdürülebilirlik tartışmaları yalnızca “daha temiz üretim” yaklaşımıyla sınırlı kalmamış; üretim, tüketim ve kaynak kullanımı arasındaki dengenin nasıl kurulacağı da daha görünür hâle gelmiştir.

Geleceğin Sürdürülebilirlik Yaklaşımı

“Belki de geleceğin en büyük meselesi, daha fazlasını üretmek değil; neyin gerçekten gerekli olduğunu anlayabilmek olacak.”

Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlik politikalarının yalnızca “nasıl daha fazla üretilebilir?” sorusuna değil; aynı zamanda “ne kadar üretim gerçekten gereklidir?” sorusuna da odaklanması beklenmektedir.

Bu nedenle Degrowth yaklaşımı, sürdürülebilirlik literatüründe yalnızca çevresel değil; ekonomik, sosyal ve psikolojik boyutlarıyla da yeni bir paradigma olarak değerlendirilmektedir. Günümüzde sürdürülebilirlik kavramı giderek daha fazla şekilde yalnızca teknolojik dönüşümle değil, tüketim kültürünün yeniden düşünülmesiyle birlikte ele alınmaktadır.

Sürdürülebilir olmayan her büyümenin bir sonu vardır, doğa buna izin vermez.”

Kurum Kültürü Dönüşümü

Kurum Kültürü Dönüşümü
Kurum Kültürü Dönüşümü

Kurum Kültürü Dönüşümü

M.Efsun Yüksel Tunç

Kurum kültürü, organizasyonların görünmeyen ancak en güçlü belirleyicilerinden biridir.

Kurum Kültürü Dönüşümü
Kurum Kültürü Dönüşümü

Strateji, süreçler ve yapılar değiştirilebilir; bununla birlikte bu unsurların kalıcı etki yaratabilmesi, kurum kültürü ile uyumlu olmalarına bağlıdır. Bu nedenle günümüz iş dünyasında kurum kültürü dönüşümü, operasyonel bir iyileştirme alanı değil; stratejik bir gereklilik olarak ele alınmaktadır.

Kurum Kültürü Neden Kritik?

Kurum kültürü; değerler, normlar, davranış kalıpları ve karar alma biçimlerinin bütünüdür. Başka bir ifadeyle kültür, organizasyon içinde “işlerin nasıl yapıldığını” belirler.

Araştırmalar, güçlü ve uyumlu bir kurum kültürünün organizasyonel performans üzerindeki etkisini net şekilde ortaya koymaktadır. McKinsey & Company tarafından yapılan çalışmalara göre, kültürel uyumun yüksek olduğu organizasyonlar, performans açısından diğerlerine kıyasla %30’a kadar daha iyi sonuçlar elde edebilmektedir.

Benzer şekilde Deloitte araştırmaları, çalışan deneyiminin %70’inin kurum kültürü ile doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu durum, kültürün yalnızca iç süreçleri değil; çalışan bağlılığı, müşteri deneyimi ve marka algısını da etkilediğini ortaya koymaktadır.

Kültür Dönüşümü Neden Zor?

Kurum kültürü dönüşümünün en zorlayıcı yönü, soyut bir kavram olmasıdır. Kültür, yazılı prosedürlerden ziyade günlük davranışlar ve alışkanlıklar üzerinden şekillenir. Bu nedenle kültür değişimi, yalnızca yeni değerler tanımlamakla gerçekleşmez.

Harvard Business Review’da yayımlanan çalışmalar, kurum kültürü dönüşüm projelerinin yaklaşık %70’inin başarısız olduğunu göstermektedir. Bu başarısızlığın temel nedenleri arasında:

  • Liderlik davranışlarının değişmemesi
  • Dönüşümün sadece iletişim düzeyinde kalması
  • Ve çalışanların sürece dahil edilmemesi

yer almaktadır. Bu veriler, kültür dönüşümünün yalnızca “ne söylendiği” ile değil; “nasıl davranıldığı” ile gerçekleştiğini göstermektedir.

Kültür Dönüşümünün Temel Dinamikleri

Kurum kültürü dönüşümünün etkili olabilmesi için belirli temel dinamiklerin birlikte ele alınması gerekir.

  1. Liderlik Davranışları

Kültür, liderlik davranışları üzerinden şekillenir. Liderler neyi söylediklerinden çok, neyi yaptıklarıyla kültürü belirler.

Araştırmalar, çalışanların %60’tan fazlasının lider davranışlarını kurum kültürünün en güçlü belirleyicisi olarak gördüğünü ortaya koymaktadır. Bu nedenle kültür dönüşümünün başlangıç noktası, liderlik yaklaşımının dönüşümüdür.

  1. Sistem ve Süreç Uyumu

Kültür dönüşümünün sürdürülebilir olabilmesi için organizasyonel sistemlerin de bu dönüşümü desteklemesi gerekir.

Performans yönetimi, ödüllendirme sistemleri ve geri bildirim mekanizmaları, hedeflenen kültür ile uyumlu olmalıdır. Aksi halde, ifade edilen değerler ile yaşanan gerçeklik arasında bir kopukluk oluşur.

  1. Çalışan Katılımı

Kültür, yalnızca üst yönetim tarafından belirlenmez; tüm organizasyon tarafından yaşatılır.

Bu nedenle çalışanların dönüşüm sürecine aktif katılımı kritik öneme sahiptir. Katılımın olmadığı bir dönüşüm, sahiplenilmez ve kalıcı olmaz.

  1. Öğrenme ve Davranış Değişimi

Kültür dönüşümü, temelde bir davranış değişimi sürecidir. Bu nedenle öğrenme mekanizmaları, dönüşümün ayrılmaz bir parçasıdır.

Günümüzde organizasyonlar, bu süreci desteklemek için:

  • İç eğitmen yapıları
  • Sürekli öğrenme platformları
  • Ve gelişim programları

oluşturmaktadır.

Kültür Dönüşümünde Yeni Yaklaşım

Geleneksel kültür dönüşümü projeleri çoğu zaman “değer tanımlama” ile sınırlı kalmıştır. Ancak günümüzde bu yaklaşım yerini daha bütüncül bir modele bırakmaktadır.

Bu yeni modelde:

  • Kültür, strateji ile birlikte ele alınır.
  • Öğrenme süreçleri dönüşümün merkezine yerleştirilir.
  • Ve davranış değişimi sistematik olarak takip edilir.

Özellikle World Economic Forum raporları, organizasyonların sürdürülebilir rekabet avantajı elde edebilmesi için öğrenme çevikliği ve kültürel adaptasyon yetkinliklerini geliştirmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Sonuç

Kurum kültürü dönüşümü, kısa vadeli bir proje değil; uzun vadeli ve sistematik bir süreçtir.

Bu süreç:

  • Liderlik davranışları ile başlar.
  • Sistemler ile desteklenir.
  • Çalışan katılımı ile güçlenir.
  • Ve öğrenme ile sürdürülebilir hale gelir

Bugün organizasyonlar için asıl soru şudur:

“Kültürümüzü tanımladık mı?” değil, “Kültürümüzü gerçekten yaşıyor muyuz?” Bu soruya güçlü bir yanıt verebilen organizasyonlar, yalnızca uyum sağlayan değil; değişimi yöneten organizasyonlara dönüşmektedir.

M.Efsun Yüksel Tunç

Eğitmen ve Yönetim Danışmanı

Yaşam ve Yönetici Koçu

efsun@indus.com.tr

https://www.linkedin.com/in/efsunyukseltunc/

Instagram @indusefsun

www.efsunyuksel.com

Mesleki Yeterlilik Belgesi ücretinin işverence karşılanması halinde, belli bir süre çalışması koşuluna bağlı işçiye cezai şart kararlaştırılabilir mi?

Mesleki Yeterlilik Belgesi ücretinin Işverence Karşılanması Halinde, Belli Bir Süre çalışması Koşuluna Bağlı Işçiye Cezai şart Kararlaştırılabilir Mi
Mesleki Yeterlilik Belgesi ücretinin işverence karşılanması halinde, belli bir süre çalışması koşuluna bağlı işçiye cezai şart kararlaştırılabilir mi

Mesleki Yeterlilik Belgesi ücretinin işverence karşılanması halinde, belli bir süre çalışması koşuluna bağlı işçiye cezai şart kararlaştırılabilir mi?

Lütfi İNCİROĞLU

Mesleki Yeterlilik Belgesi, bir kişinin belirli bir mesleği yapabilmek için gerekli bilgi, beceri ve

Mesleki Yeterlilik Belgesi ücretinin Işverence Karşılanması Halinde, Belli Bir Süre çalışması Koşuluna Bağlı Işçiye Cezai şart Kararlaştırılabilir Mi
Mesleki Yeterlilik Belgesi ücretinin işverence karşılanması halinde, belli bir süre çalışması koşuluna bağlı işçiye cezai şart kararlaştırılabilir mi

yetkinliğe sahip olduğunu gösteren resmî belgedir. Türkiye’de bu belge genellikle Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yetkilendirilmiş sınav ve belgelendirme kuruluşları aracılığıyla verilmektedir. Mesleki yeterlilik belgesine sahip olan kişinin bu işi ulusal meslek standartlarına uygun şekilde yapabilecek yeterliliğe sahip olduğu anlamına gelir. Başka bir anlatımla mesleki yeterlilik belgesi, kişinin belirli bir meslekte işi güvenli ve standartlara uygun yapabildiğini kanıtlayan resmi meslek belgesidir.

5544 Sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un Ek 1 inci maddesine göre, tehlikeli ve çok tehlikeli işlerden olup, Mesleki Yeterlilik Kurumunca standardı yayımlanan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak tebliğlerde belirtilen mesleklerde, tebliğin yayım tarihinden itibaren on iki ay sonra bu Kanunda düzenlenen esaslara göre meslekî yeterlilik belgesine sahip olmayan kişiler çalıştırılamaz. 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’na göre ustalık belgesi almış olanlar ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı meslekî ve teknik eğitim okullarından ve üniversitelerin meslekî ve teknik eğitim veren okul ve bölümlerinden mezun olup, diplomalarında veya ustalık belgelerinde belirtilen bölüm, alan ve dallarda çalıştırılanlar için meslekî yeterlilik belgesi şartı aranmaz.

Özet olarak mesleki yeterlilik belgesi her meslek için zorunlu olmamakla birlikte tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfında yer alan işyerlerinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı /MYK tarafından zorunlu tutulan mesleklerde, işçi bu belge olmadan çalıştırılamaz. Aksi halde, iş müfettişleri tarafından yapılan denetimlerdeilgili mesleklerde belgesiz çalışan tespit edilmesi halinde, işveren veya işveren vekiline belgesiz çalıştırılan her bir kişi başına 8980 TL idari para cezası uygulanır.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 17’nci maddesine göre, “Bu madde kapsamında verilecek eğitimin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz. Eğitimlerde geçen süre çalışma süresinden sayılır. Eğitim sürelerinin haftalık çalışma süresinin üzerinde olması hâlinde, bu süreler fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma olarak değerlendirilir. İşveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlar. Bu eğitim özellikle; işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesi hâlinde veya yeni teknoloji uygulanması hâlinde verilir. Eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yenilenir, gerektiğinde ve düzenli aralıklarla tekrarlanır. Mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenler çalıştırılamaz. Bu madde kapsamında verilecek eğitimin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz. Eğitimlerde geçen süre çalışma süresinden sayılır. Eğitim sürelerinin haftalık çalışma süresinin üzerinde olması hâlinde, bu süreler fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma olarak değerlendirilir”.

Hem 5544 Sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un Ek 1 inci maddesinde hem de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 17’nci maddesinde, mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlenmiştir. 6331 sayılı Kanunda bu madde kapsamında verilecek eğitimin maliyetinin de çalışanlara yansıtılamayacağı vurgulanmıştır.

Bu durumda öncelikle işverenler mesleki eğitim belgesi sahibi olan işçiyi istihdam etmekle yükümlüdürler.Mesleki yeterlilik belgesi işçinin işe girmeden önce sahip olması gereken bir belge ise işverenden bu belgeyi işçinin önceden alması beklenebilir.  O zaman belge masrafı da belge almaya hak kazanan kişiden alınır. Ancak işin devamı sırasında işçinin yaptığı işin mesleki yeterlilik belgesi almasını zorunlu kılan bir düzenlemenin bulunması halinde maliyetin işverence karşılanması gerekir. Çünkü işçinin yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyeme yükümlülüğü işverene aittir ve verilecek eğitimin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz.

Diğer yandan işverenler mesleki yeterlilik belgesi için yaptıkları masrafların karşılığı olarak belli bir süre çalışması koşuluna bağlı olarak kararlaştırılan cezai şartı tek taraflı olarak değerlendirilemezler. Çünkü 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesi “Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir.” hükmünü getirmiştir. Ancak, işçiye verilen eğitim bedeli kadar cezai şartın karşılığı bulunmakla eğitim karşılığı cezai şart hükmü belirtilen ölçüler içinde geçerlidir. Yargıtay’ın görüşü de aynı yöndedir[1].

Sonuç olarak, Mesleki Yeterlilik Belgesi, bir kişinin belirli bir mesleği yapabilmek için gerekli bilgi, beceri ve yetkinliğe sahip olduğunu gösteren resmî belgedir. Mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenler çalıştırılamaz ve bu madde kapsamında verilecek eğitimin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz. Belgesi olmadan çalışanların, Bakanlıkça yayımlanan tebliğin yayım tarihinden itibaren 12 ay içerisinde MYK alması gerekir. Aksi halde, işveren veya işveren vekiline belgesiz çalışan kişi başına 8980 TL idari para cezası uygulanır. Bu durumda işverenler mesleki eğitim belgesi sahibi olan işçiyi istihdam etmekle yükümlü oldukları için öncelikle MYK belgeli işçiyi tercihen işe alabilirler. Ancak işin devamı sırasında işçinin yaptığı işin mesleki yeterlilik belgesi almasını zorunlu kılan bir durum ortaya çıkarsa, bunu belgeleme yükümlülüğü işverene ait olacağı için verilecek eğitimin maliyeti de çalışana yansıtılamaz ve işveren bu konuda belli bir süre çalışması koşuluna bağlı işçiye tek taraflı cezai şart kararlaştıramaz.

Lütfi İNCİROĞLU

[1] Y9HD.19.01.2021T., 2020/4471 E., 2021/1436 Legalbank.


Tedarik Zinciri Yönetimi Tezli ve İkinci Öğretim Tezsiz Yüksek Lisans Başvuruları için Son Gün 26 Haziran 2026

Satınalma Ve Tedarik Zinciri Yüksek Lisans Başvuru Tarihleri
Satınalma ve Tedarik Zinciri Yüksek Lisans Başvuru Tarihleri

Satınalma ve Tedarik Zinciri Profesyonellerinin Akademik Buluşma Noktası
“Yüksek Lisans, Yüksek Hedefler”

TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI

Tezli ve Tezsiz Yüksek Lisans Programları

Tedarik zinciri yönetimi bugün yalnızca lojistik, satınalma veya operasyon yönetimi başlığı

Satınalma Ve Tedarik Zinciri Yüksek Lisans Başvuru Tarihleri
Satınalma ve Tedarik Zinciri Yüksek Lisans Başvuru Tarihleri 15-26 Haziran 2026

altında ele alınabilecek dar bir alan değildir. Sürdürülebilirlik, analitik düşünme, performans yönetimi, dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarıyla birlikte şirketlerin rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir uzmanlık alanına dönüşmüştür.

İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde yürütülen Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Programları, 20 yıldır farklı sektörlerden gelen profesyonelleri aynı akademik ve mesleki çatı altında buluşturuyor.

Programımızda satınalma, lojistik, pazarlama, sürdürülebilirlik, perakende yönetimi, müzakere teknikleri ve sözleşme hukuku dersleriyle tedarik zinciri yönetimine bütüncül, stratejik ve yönetici bakış açısı kazandırılmaktadır.

Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden gelen yönetici adayları, programda güçlü bir öğrenme ortamı ve kuvvetli bir profesyonel network oluşturmaktadır. Bu yönüyle program yalnızca derslerden ibaret değildir; aynı zamanda kariyer, vizyon ve mesleki gelişim yolculuğudur.

Yüksek lisans başvurusu yapmayı düşünen adaylar için Tedarik Zinciri Yönetimi Programı Adayları için Hazırlık Rehberi hazırladık. (PDF belgeyi indirebilirsiniz.)

Tezli ve tezsiz program tercihinizi yapmadan önce bu rehberi incelemenizi,
Sosyal Bilimler Enstitüsü web sitesindeki güncel başvuru koşullarını, akademik takvimi ve duyuruları takip etmenizi öneririm.

Yeni dönemde Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Programlarımızda sizleri aramızda görmek isteriz.

Prof. Dr. Murat ERDAL merdal@istanbul.edu.tr 
Program Koordinatörü
İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Programları

BAŞVURU, MÜLAKAT, İLAN VE KESİN KAYIT TARİHLERİ
-TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI / DOKTORA PROGRAMLARI
-TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

 

ONLINE BAŞVURU TARİHLERİ 15-26 Haziran 2026(Saat:16.30)
MÜLAKAT TARİHLERİ 6-8 Temmuz 2026
MÜLAKAT SONUÇLARININENSTİTÜYE TESLİM TARİHİ 13 Temmuz 2026
DEĞERLENDİRMESONUÇLARININ İLANI 17 Temmuz 2026
ONLİNE KESİN KAYITTARİHLERİ 7-11 Eylül 2026(Saat:16.30)
YEDEK ADAY ALIMI İÇİN BOŞKONTENJANLARIN İLANI 16 Eylül 2026
YEDEK ADAYLARIN ONLİNEBAŞVURU TARİHLERİ 17-18 Eylül 2026(Saat:16.30)
YEDEKTEN KAYIT HAKKIKAZANAN ADAYLARIN İLANTARİHİ 23 Eylül 2026
 

YEDEK ADAYLARIN ONLİNEKESİN KAYIT TARİHİ

24-25 Eylül 2026(Saat:16.30)
1)         TÜRK VE YABANCI UYRUKLU ADAYLAR BAŞVURABİLİR.

2)         BAŞVURU VE KAYIT İŞLEMLERİ ONLİNE OLARAK YÜRÜTÜLECEKTİR. BELİRTİLENTARİHLER UZATILMAYACAKTIR.

3)         MÜLAKATLAR YÜZ YÜZE YAPILACAKTIR. BAŞVURULAN PROGRAMIN MÜLAKAT İÇİN BELİRLEDİĞİ GÜN/SAAT/YER BİLGİSİ ENSTİTÜ WEB SAYFASINDA DUYURULACAKTIR. MÜLAKATA KATILMAK ZORUNLU OLUP, KATILMAYAN ADAY DEĞERLENDİRMEYE ALINMAYACAKTIR.

4)         ADAYLARIN BAŞVURU ESNASINDA BEYAN ETMİŞ OLDUKLARI LİSANS/YÜKSEK LİSANS TRANSKRİPTLERİNİ, MEZUN DURUMDA OLMAYANLARIN İSE BAŞVURUEKRANINA GİRDİKLERİ SON DÖNEM (7. VEYA 9. YARIYIL) NOT ORTALAMALARINIGÖSTEREN TRANSKRİPTLERİ İLE T.C. KİMLİK NUMARALI NÜFUS CÜZDANLARINI MÜLAKAT SIRASINDA YANLARINDA BULUNDURMALARI ZORUNLUDUR.

5)         TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI ÜCRETLİDİR.

ÖĞRENCİ PROFİLİ
Program Güz ve Bahar dönemlerinde öğrenci almaktadır.
Farklı sektörlerden 40’a yakın çalışan bulunmaktadır.
Kuvvetli bir network sizi beklemektedir.
YER: 
BEYAZIT ANA KAMPÜS (Siyasal Bilgiler Fakültesi Derslikleri)
Marmaray (Vezneciler İstasyonu), Tramvay (Beyazıt Durağı).

DEVAM DURUMU: Derslere katılım konusunda % 70 devam zorunluluğu bulunmaktadır. Yönetmelik gereği yüksek lisans öğrencilerinin en fazla % 30 devamsızlık hakkı vardır.

İkinci öğretim tezsiz yüksek lisans programımızın öğrenci portföyü farklı sektörlerden gelen yönetici adayları ve profesyonellerden oluşmaktadır. Bu nedenle ders gününe denk gelen fuar katılımları, iş seyahatleri veya benzeri mesleki yoğunluklar söz konusu olduğunda, öğrenciler dersini aldıkları öğretim üyelerine bilgi vermelidir.
Bu konudaki değerlendirme ve inisiyatif ilgili öğretim üyesine aittir.

DERS PROGRAMI:

GÜZ DÖNEMİ DERSLERİ

  • LOJİSTİK YÖNETİMİ
  • TEDARİK ZİNCİRİNDE PERFORMANS YÖNETİMİ
  • PROJE YÖNETİMİ
  • PAZARLAMA YÖNETİMİ
  • SÖZLEŞME HUKUKU
  • TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİNDE MODELLEME
  • SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ve İŞ ETİĞİ
  • BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ VE YAYIN ETİĞİ

BAHAR DÖNEMİ DERSLERİ

  • SATINALMA VE TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ İLKELERİ
  • TEDARİK ZİNCİRİ STRATEJİLERİ
  • KÜRESEL PAZARLAMA
  • PERAKENDE YÖNETİMİ
  • VERİ ANALİZİ VE KANTİTATİF KARAR ALMA TEKNİKLERİ
  • MÜZAKERE TEKNİKLERİ

BAŞVURU TARİHLERİNİ KAÇIRMAYIN

İ.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü https://sosyalbilimler.istanbul.edu.tr/tr/_   resmi web sitesi duyurular kısmında ve aşağıdaki platformlar ile bu platformların sosyal medya hesaplarında başvuru duyuruları yayınlanmaktadır.

ÜCRETLENDİRME:  Tezsiz YL program ücreti geçen dönem 30.500 TL x 2 dönem idi.
Kayıt aşamasında güncel ödeme bilgisi verilecektir.

MÜLAKAT ÖNCESİ HAZIRLIK:  

KİTAPLAR:

  • Erdal, M., Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi, 4. Baskı, Beta Yayınevi.
  • Erdal, M. (Editör), Tasarımdan Süreç İyileştirmeye Tedarik Zinciri Yönetimi Başarı Hikayeleri, BETA Basım, İstanbul.
  • Erdal, M. (Editör), Konteyner Deniz ve Liman İşletmeciliği, 2. Baskı, BETA Basım, İstanbul.
  • Erdal, M., Ünal, A., Lojistik Merkez Yönetimi, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yayını, İstanbul.
  • Erdal, M. Saygılı, M., Global Logistics, UTİKAD Yayını, İstanbul.
  • Erdal, M. ve Çancı, M., Lojistik Yönetimi, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yayını, 4. Baskı, İstanbul.
  • Erdal, M. ve Çancı, M., Uluslararası Taşımacılık Yönetimi, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yayını, 4. Baskı, İstanbul.
  • Trakya Lojistik Master Planı, Trakya Kalkınma Ajansı, 2012.
  • Erdal, M., Görçün, Ö., Saygılı M., Depo Yönetimi, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yayını.
  • Erdal, M., Güvenler A., Sandalcı, K., Uluslararası Demiryolu Eşya Taşımacılığı, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yayını, İstanbul.
  • Erdal, M., Görçün Ö. F., Görçün Ö., Saygılı, M., Entegre Lojistik Yönetimi, BETA Basım.
  • Erdal, M., Teknoloji Yönetimi, 2. Baskı, Türkmen Kitabevi, İstanbul,
  • Erdal, M., Saygılı, M., Lojistik İşletmelerinde Yönetim-Organizasyon ve Filo Yönetimi, UTİKAD Yayını, Mataş Matbaası, İstanbul.
  • Erdal, M., Alkan, M., Lojistik ve Dış Ticaret Sözlüğü, UTİKAD Yayını, 2. Baskı, İstanbul.

Anahtar Sözcükler:

Yüksek Lisans, Lisansüstü, Program, İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, EĞİTİM, ders, dersler, proje, ödev, vize, sınav, not, tez, proje, bitirme projesi, öğrenci, tedarik zinciri yönetimi, eğitim, Satın alma, satınalma, tedarik, lojistik, üretim, planlama, karar alma, modelleme,  Depo, depolama, depo yönetimi, değer, Satın alma Dergisi, Dergi, B2B, Profesyonel, değer zinciri, purchasing, procurement, supply, supply chain, supply chain management, Kurumsal Pazar, Analitik, CRM, e-iş, e-ticaret,  sürdürülebilirlik, yapay zeka, modelleme, AI

#TedarikZinciriYönetimi #YüksekLisans #İstanbulÜniversitesi #Satınalma #Lojistik #Sürdürülebilirlik #Dijitalleşme #YapayZeka #İnsanKaynakları #KariyerGelişimi #SosyalBilimlerEnstitüsü

ŞİRKET EĞİTİMLERİ

-> Şirket Eğitimleriniz için Doğru Teklif Alın -> egitim@satinalmadergisi.com

-> Eğitim Kataloğunu İndirebilirsiniz ->   https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf

PDF BELGE – Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Programı Adayları için Hazırlık Rehberi