Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markası olan Karsan, Busworld 2026’da sergilediği Otonom e-ATAK, e-ATA 12 ve e-ATA 18 modelleriyle tüm dikkatleri üzerine çekti. Türkiye’de hayata geçirdiği başarılı elektrikli dönüşüm projelerini ihracat liderliğiyle pekiştiren marka, Avrupa elektrikli toplu ulaşım pazarında güçlü konumunu her geçen gün daha da pekiştiriyor. Karsan’ın elektrikli, otonom ve bağlantılı teknolojileriyle şehirlerin sürdürülebilir ulaşım dönüşümüne yön veren global bir mobilite markası haline geldiğini söyleyen Karsan Yurtiçi Satış ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Arpacıoğlu, “Karsan olarak Busworld fuarını, elektrikli ve otonom mobilite vizyonumuzu daha geniş kitlelere aktarabildiğimiz, Avrupa’daki liderliklerimizi ve Türkiye’den dünyaya uzanan başarı hikâyemizi sektör paydaşlarıyla paylaşabildiğimiz önemli bir platform olarak görüyoruz. Karsan bugün 3 kıtada 28 ülkede 2 bin 400’den fazla elektrikli aracıyla hizmet veriyor ve 500 milyon kilometreyi aşan elektrikli araç deneyimiyle sektörde global bir referans haline geldi. Yılın ilk çeyreğinde Avrupa elektrikli toplu ulaşım pazarında yüzde 6,9 pay ile 7’nciliğimizi koruduk. Başarılı modellerimizin gücüyle Avrupa’da 6 ülkede ilk 3 marka arasında yer alıyoruz. Elektrikli mobilitedeki liderliğimizi otonom teknolojilerle bir üst seviyeye taşıyoruz. Autonomous Intelligence vizyonumuz doğrultusunda geliştirdiğimiz dünyanın ilk seri üretim Seviye-4 otonom otobüsü Otonom e-ATAK, bugün Avrupa’da aktif olarak yolcu taşıyor. Bu vizyonun ikinci ürünü olan Otonom e-JEST ise geçtiğimiz günlerde Atlanta’da düzenlenen dünyanın en büyük futbol organizasyonunda hizmet vermeye başlayarak Karsan’ın otonom mobilitedeki küresel öncülüğünü bir kez daha ortaya koydu” dedi.
Karsan Yurtiçi Satış ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Arpacıoğlu
Dünyada toplu ulaşımın elektrikli ve otonom araçlara dönüşümünde öncü rol oynayan Karsan, sektördeki liderliğini dev organizasyonlarda yer alarak güçlendirmeye devam ediyor. “Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde” olma vizyonuyla başta Avrupa olmak üzere dünyada toplu taşımanın dönüşümüne öncülük eden Karsan, 17-19 Haziran tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen Busworld 2026’da adeta gövde gösterisi yaparak, Otonom e-ATAK, e-ATA 12 ve e-ATA 18 modellerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. Dünyanın ilk, planlanmış rota üzerinde yolcu taşıyan Seviye-4 otonom otobüsü olan Otonom e-ATAK, markanın otonom mobilite alanındaki öncülüğünü temsil ederken; e-ATA 12 ve e-ATA 18 modelleri ise yüksek yolcu kapasitesi, güçlendirilmiş yeni nesil bataryaları ve sınıfının en uzun menzil performanslarıyla sürdürülebilir toplu ulaşımın geleceğine ışık tuttu. Türkiye’de elektrikli toplu ulaşım dönüşümünde öncü rol üstlenen Karsan, bu hamlesini global arenada her geçen gün genişleyen araç parkı ile güçlendiriyor.
Türkiye’de elektrikli toplu ulaşımın lideri Karsan!
Türkiye’de hayata geçirdiği başarılı elektrikli araç teslimatlarını ihracat liderliği ile pekiştiren marka, Avrupa elektrikli toplu ulaşım pazarındaki güçlü konumunu her geçen gün daha da pekiştiriyor. Elektrikli, otonom ve bağlantılı teknolojileriyle şehirlerin sürdürülebilir ulaşım dönüşümüne yön veren global bir mobilite markası haline gelen Karsan, yılın ilk çeyreğini de güçlü bir performans ile geride bıraktı. Karsan’ın, “Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde” vizyonuyla elektrikli toplu ulaşım dönüşümüne öncülük ettiği söyleyen Karsan Yurtiçi Satış ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Arpacıoğlu, “Karsan olarak Busworld fuarını, elektrikli ve otonom mobilite vizyonumuzu daha geniş kitlelere aktarabildiğimiz, Avrupa’daki liderliklerimizi ve Türkiye’den dünyaya uzanan başarı hikâyemizi sektör paydaşlarıyla paylaşabildiğimiz önemli bir platform olarak görüyoruz. Bugün yalnızca Avrupa’da değil Türkiye pazarında da elektrikli mobilitenin lider markalarından biriyiz. Türkiye pazarında son 3 yılda gerçekleştirdiğimiz teslimatlarla elektrikli toplu ulaşım alanındaki gücümüzü artırmaya devam ediyoruz. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında 149 adet elektrikli Karsan aracı aktif olarak hizmet veriyor ve elektrikli ulaşım dönüşümüne katkı sağlıyor. Gaziantep, Kahramanmaraş, Mersin, İstanbul, Antalya, Bursa gibi farklı şehir ve belediyelerde hayata geçirdiğimiz teslimatlarla Karsan olarak Türkiye’de şehirlerin sıfır emisyonlu ulaşım dönüşümünde önemli bir rol üstleniyoruz. Üstelik 2025 yılında Türkiye’de gerçekleşen 69 adet elektrikli toplu ulaşım aracı satışının tamamını biz gerçekleştirdik. Bu da Karsan’ın Türkiye elektrikli toplu ulaşım pazarının lider markası olduğu anlamına geliyor” dedi.
Türkiye’nin otobüs ve midibüs üretiminde Avrupa’nın üretim üssü konumunda olduğunu ifade eden Muzaffer Arpacıoğlu, “Avrupa’daki her 2 otobüsten biri Türkiye’de üretiliyor. Bu kapsamda Karsan’ın, Türkiye’nin elektrikli mobilite ihracatındaki öncü rolü dikkat çekiyor. 2019-2025 yılları arasında Türkiye’den Avrupa’ya yapılan elektrikli minibüs ve otobüs ihracatının yüzde 81’i Karsan tarafından gerçekleştirildi. Karsan bugün 3 kıtada 28 ülkede 2 bin 400’den fazla elektrikli aracıyla hizmet veriyor ve 500 milyon kilometreyi aşan elektrikli araç deneyimiyle sektörde global bir referans haline geldi” diye konuştu.
Karsan 3 modeliyle birden Avrupa’nın zirvesinde!
Karsan’ın 2026 yılının ilk çeyreğinde Avrupa’daki büyüme ivmesini sürdürdüğünü vurgulayan Muzaffer Arpacıoğlu, şöyle devam etti: “Yılın ilk çeyreğinde Avrupa elektrikli toplu ulaşım pazarında yüzde 6,9 pay elde ederek 7’nciliğimizi koruduk. 6 yıldır Avrupa toplu ulaşım pazarında elektrikli minibüs ve midibüs segmentlerinde 6 yıldır lider konumlarını sürdüren başarılı modellerimiz e-JEST ve e-ATAK’ın yanı sıra, büyük otobüs ailemizde yer alan e-ATA 10, 12 ve 18 metre modellerimizin gücüyle, 2026 yılının ilk çeyreğinde Avrupa’da 6 ülkede ilk 3 marka arasında yer alıyoruz. Bu ülkelerden Litvanya’da pazar payımız yüzde 38,2 iken Hırvatistan’da yüzde 100 pazar payı ile lideriyiz. Portekiz’de pazar payımız yüzde 22,7’yi bulurken Romanya’da yüzde 21 pazar payı ile ikinci sırada, Fransa ve Polonya pazarlarında ise ilk 3 marka arasında konumlanıyoruz. Bu sonuçlar da gösteriyor ki Karsan, elektrikli mobilitedeki güçlü konumunu Avrupa’da her geçen gün daha da pekiştirmeye devam ediyor.”
Karsan Hakkında:
Türk otomotiv sanayinde 60 yılı geride bırakan Karsan, kurulduğu günden bu yana ticari araç segmentinde kendi markası da dahil, dünyanın önde gelen markaları için modern tesislerinde üretim yapıyor. 1981 yılından bu yana ticari araç üretimi gerçekleştiren Karsan’ın Bursa Hasanağa’daki fabrikası yılda tek vardiyada ~20 bin araç üretebilecek yapıya sahip. Binek araçtan ağır kamyona, minivandan otobüse kadar her türlü aracı üretebilecek esneklikte tasarlanan Hasanağa Fabrikası, Bursa şehir merkezine 30 km uzaklıkta olup, 99 bin metrekaresi kapalı toplam 203 bin metrekarelik bir alan üzerinde yer alıyor.
Türk Otomotiv sanayisindeki tek bağımsız çok markalı araç üreticisi konumunda yer alan Karsan, mobilitenin geleceğinde bir adım önde olma vizyonu doğrultusunda iş ortakları ve lisansörleri ile birlikte yeni ve mevcut ürünlerin türevlerini geliştirerek yolcu taşımacılığında tüm segmentlerde yer almayı hedefliyor. Toplu taşıma sektöründe “yenilikçi ürün ve hizmetleri”, “fikirden pazara” geliştirmek ve pazara sunmak için faaliyetlerini sürdüren Karsan, özellikle Ana Üretici/OEM iş kolunu güçlendirmeyi amaçlıyor.
Toplu taşıma sektöründe “fikri geliştirmeden pazara” kadar “yenilikçi ürün ve hizmetler” geliştirme ve piyasaya sunma faaliyetlerini sürdüren Karsan, özellikle ana üretici/OEM iş kolunu güçlendirmeyi hedeflemektedir. Karsan, Ar-Ge’den üretime, pazarlamadan satış ve satış sonrası faaliyetlere kadar otomotiv değer zincirinin tamamını yönetmektedir. Karsan, kendi markası altında Jest ve Atak modellerini üretmektedir. 2018’de Karsan e-JEST, 2019’da Karsan e-ATAK, 2021’de yerli teknoloji şirketi ADASTEC ile birlikte geliştirdiği, dünyada bir ilk olan Seviye 4 sürücüsüz otobüs Otonom e-ATAK, aynı yıl doğuştan elektrikli e-ATA ailesinin 10m, 12m, 18m modelleri ve 2022’de e-ATA HYDROGEN modellerini peş peşe piyasaya sürerek, 6 metreden 18 metreye kadar tamamen elektrikli ürün gamı sunan Avrupa’daki ilk ve tek şirket olmuştur. 2022 itibarıyla Renault markası için Megane Sedan otomobillerinin üretimini de gerçekleştiren Karsan, 2023 yılının sonunda ise, sağdan direksiyonlu e-JEST modeliyle Japonya pazarına giren ilk Avrupa otobüs üreticisi olmuş, 2024 yılı Kasım ayı itibarıyla da İngiltere pazarına yine sağdan direksiyonlu e-JEST aracı ile giriş yapmıştır.
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay merakla beklenen inşaat ile bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri gösteren “Hazır Beton Endeksi” 2026 Mayıs Ayı Raporu’nu açıkladı. 2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, ekonomik beklentilerde sınırlı bir iyileşme olsa da sahadaki gerçek faaliyetlerin yıllık bazda baskı altında kaldığını ortaya koydu.
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir.
Hazır Beton Endeksi 2026 Mayıs Ayı Raporu’na göre tüm endeksler 2025 yılının büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra, yılın son çeyreğinde sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermiş, ancak 2026 ocak ayında bu toparlanma yerini yeniden zayıflamaya bırakmıştır. Şubat ayında tekrar toparlanma çabası ve mart ayındaki dalgalı seyrin ardından, nisan ayında gözlenen kısmi iyileşme eğilimi mayıs ayında yerini daha zayıf bir görünüme bırakmıştır.
Güven Endeksi, nisan ayındaki sınırlı toparlanmanın ardından mayıs ayında yeniden aşağı yönlü bir hareket sergilemiştir. Endeks, eşik değerin (100,00) altında kalmaya devam etse de son aylardaki iyileşme eğilimini koruyamamış ve sektörde güven algısının henüz kalıcı bir toparlanma aşamasına ulaşmadığını göstermiştir. Bu görünüm, belirsizliklerin hâlen sürdüğüne ve beklentilerin temkinli seyrettiğine işaret etmektedir.
Faaliyet Endeksi ise mayıs ayında, Kurban Bayramı tatilinin etkisiyle nisan ayındaki görece güçlü seviyesini koruyamamış ve yeniden zayıflama eğilimi göstermiştir. Endeksin eşik değerinin altında kalması, sektörde faaliyetin henüz bir genişleme ivmesi kazanamadığını ortaya koymaktadır. Mayıs ayındaki resmî tatil yoğunluğu dikkate alındığında, bu gerilemenin bir kısmının takvim etkisinden kaynaklandığı ve sektördeki hareketliliğin sınırlı kaldığı söylenebilir.
Beklenti Endeksi, mart ayında başlayan yükseliş eğilimini nisan ayında korumuş olsa da mayıs ayında gerilemiştir. Bu gerileme, sektör oyuncularının önümüzdeki döneme ilişkin iyimserliğinde bir miktar zayıflamaya işaret etmektedir. Bununla birlikte, endeks değerinin negatif ancak diğerlerinden yüksek olması, beklenti de tamamen olumsuz değil ama ihtiyatlı bir görünümün öne çıktığını ortaya koymaktadır.
Alt endekslerdeki bu gerilemenin etkisiyle, Hazır Beton Endeksi de mayıs itibarıyla nisan ayına kıyasla daha temkinli bir zemine oturmuştur. Bu nedenle mayıs ayı, kısa süreli bir toparlanma çabasının ardından yeniden denge arayışının öne çıktığı bir dönem olarak değerlendirilebilir.
Geçen yılın aynı ayına göre bakıldığında, mayıs ayında yıllık değişimler incelendiğinde, endekslerin genel olarak zayıf bir görünüm sergilediği görülmektedir. Beklenti Endeksi %0,1 oranında sınırlı artış kaydederek pozitif bölgede kalırken, Güven Endeksi %0,2 oranında yükselerek kısmen daha güçlü bir iyileşme göstermiştir. Buna karşılık, Hazır Beton Endeksi %0,6 ve Faaliyet Endeksi %2,1 oranında gerileyerek yıllık bazda negatif ayrışmıştır. Özellikle Faaliyet Endeksi’ndeki düşüş, sektörde reel hareketliliğin, bayramın da etkisiyle geçen yılın aynı dönemine göre belirgin biçimde zayıfladığını ortaya koymaktadır.
2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, sektörün yıllık bazda karmaşık ama genel olarak zayıf bir görünüm içinde olduğunu göstermektedir. Beklenti ve güven tarafında sınırlı pozitif seyir korunmakla birlikte, Faaliyet ve Hazır Beton Endekslerindeki gerileme, sektördeki canlanmanın henüz yaygın ve kalıcı bir ivme kazanamadığına işaret etmektedir. Bu tablo, ekonomik beklentilerde sınırlı bir iyileşme olsa da sahadaki gerçek faaliyetlerin yıllık bazda baskı altında kaldığını göstermektedir.
Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, sektörün yıllık bazda karmaşık ama genel olarak zayıf bir görünüm içinde olduğunu göstermektedir. Güven ve Beklenti endekslerinde sınırlı iyileşme görülürken, Faaliyet ve Hazır Beton Endekslerindeki gerileme, sektördeki hareketliliğin henüz güçlü ve kalıcı bir toparlanma sürecine girmediğine işaret etti.” dedi.
İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Türk inşaat sektörü açısından yılın geri kalan kısmında performansı etkileyecek en önemli gelişme ABD-İran savaşının sona ermesidir. Muhtemel bir anlaşma, Türkiye inşaat sektörü açısından makroekonomik ve sektörel düzeyde olumlu yansımalar doğurabilecek bir durum olarak değerlendirilmektedir. Jeopolitik risk priminin azalmasıyla birlikte enerji fiyatlarında sağlanabilecek görece istikrar, başta demir-çelik, çimento ve lojistik olmak üzere temel girdi maliyetlerinin daha öngörülebilir bir seyir izlemesine katkı sağlayacaktır. Ayrıca bölgesel normalleşme sürecinin, özellikle Körfez ülkeleri kaynaklı doğrudan yabancı yatırımları teşvik ederek konut, altyapı ve ticari gayrimenkul alanlarında talep artışına yol açması beklenmektedir. Bunun yanı sıra söz konusu olumlu etkilerin büyüklüğü; küresel finans koşulları, Türkiye’nin iç makroekonomik dengeleri ve finansman maliyetlerinin seyri gibi değişkenlere bağlı olarak farklılık gösterebilecektir.” dedi.
Grafik 1: Endeks Değerleri
Grafik 2: Endeks Değerlerindeki Değişim (Önceki Yılın Aynı Ayına Göre, %)
Türkiye’de ilk kez 2019 yılında düzenlenen Elektrikli ve Hibrit Sürüş Haftası’nın 7’ncisi, 27-28 Haziran 2026 tarihlerinde İzmir Güzelbahçe’de gerçekleştirilecek. İlk kez Ege Bölgesi’nde düzenlenecek etkinlik, Türkiye Elektrikli ve Hibrit Araçlar Derneği (TEHAD) desteğiyle mobilite tutkunlarını ağırlayacak. Etkinlikte elektrikli ve hibrid mobilite dünyasının önde gelen markalarının en yeni modelleri test edilebilecek, ürün ve hizmetleri incelenebilecek.
Türkiye’nin ilk ve tek tüketici deneyim odaklı elektrikli sürüş etkinliği, halka açık ve ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. TEHAD Kurucusu ve Electric Hybrid Cars Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Berkan Bayram, “Gelenekselleştirdiğimiz Elektrikli ve Hibrit Sürüş Haftası artık sektörün en önemli etkinliği haline geldi. Bu yıl İstanbul’daki etkinlik öncesinde ilk kez Ege Bölgesi’nde, İzmir Güzelbahçe’de bir etkinlik yapma kararı aldık. İzmir ve çevresindeki otomobil severlerin yoğun katılımını bekliyor ve herkesi şimdiden etkinliğimize davet ediyoruz” dedi.
Türkiye Elektrikli ve Hibrit Araçlar Derneği(TEHAD) ve Electric Hybrid Cars Dergisi tarafından düzenlenen Elektrikli ve Hibrit Sürüş Haftası, bu yıl 7’nci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. İstanbul’un yanı sıra bu yıl ilk kez Ege Bölgesi’nde de gerçekleştirilecek olan etkinlik, 27-28 Haziran tarihleri arasında İzmir, Güzelbahçe’de misafirlerini ağırlayacak. Türkiye’de ilk kez 2019 yılında düzenlenen etkinlikte sektörün baş aktörlerinin yer aldığı markaların, çevreci, sessiz ve teknoloji odaklı en yeni elektrikli ve hibrit modelleri de test edilebilecek.
İzmir kapılarını elektrikli ve hibrit araçlara açıyor!
Elektrikli ve Hibrit Sürüş Haftası’nın bu yıl 7’nci kez düzenleneceğini söyleyen TEHAD Başkanı ve Electric Hybrid Cars Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Berkan Bayram, “Gelenekselleştirdiğimiz Elektrikli ve Hibrit Sürüş Haftası artık sektörün en önemli etkinliği haline geldi. Bu yıl İstanbul’daki etkinlik öncesinde ilk kez Ege Bölgesi’nde, İzmir Güzelbahçe’de bir etkinlik yapma kararı aldık. İzmir ve çevresindeki otomobil severlerin yoğun katılımını bekliyor ve herkesi etkinliğimize davet ediyoruz” dedi. Son 6 yılda gerçekleştirilen Elektrikli ve Hibrit Sürüş Haftası’nda 30 bin’i aşkın ziyaretçi ağırladıklarını ifade eden Berkan Bayram, “Etkinliklerimizde bugüne kadar hibrid ve elektrikli otomobil meraklıları 100’e yakın elektrikli ve hibrit modeli deneyimleme şansı yakaladı. Otomotiv, enerji, teknoloji, şarj ve mikromobilite sektörlerini temsil eden, ücretsiz olarak katılabileceğiniz etkinliğimizin kapıları, tüm meraklılara açıktır” diye konuştu.
Sürüş ve aktivitelerle dolu bir hafta sonu!
Geçtiğimiz senelerde olduğu gibi 2026 yılında da otomotiv, teknoloji, finans, mobilite markalarının desteklediği etkinlikte, Türkiye’de pazara sunulan modellerden henüz yollara çıkmamış modellere kadar, birbirinden özel elektrikli ve hibrit araçlar boy gösteriyor. Etkinlik kapsamında, otomobil ve teknoloji meraklıları hafta sonu boyunca elektrikli araçları pist üzerinde deneyimleme şansı buluyor. Elektrikli ve Hibrit Sürüş Haftası kapsamındaki tüm aktiviteler halka açık ve ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Ziyaretçiler kayıtlarını etkinlik alanında veya elektriklisurushaftasi.com web sitesi üzerinden yapabilecekler.
Türkiye’nin önde gelen otomotiv kalıp üreticilerinden Karel Kalıp, yerli ekonomik elektrikli mobilite markası Karea’nın ilk modeli olan Fit ile tüm dikkatleri üzerine çekti. Araca olan yüksek talebe kayıtsız kalmayan Karea, aracın yollara çıkılmasından kısa süre sonra kapasite artışına gidiyor. Müşterilerimizin yoğun ilgisine kayıtsız kalamadıklarını söyleyen Karea Genel Müdürü Refik Diri, “Biz de üretim kapasitemizi 3 katına çıkarmak için yatırım sürecini başlattık. Böylece istihdamımız da 2 katına ulaşmış olacak. Karea Fit İstanbul’dan Hatay’a, Ankara’dan İzmir’e kadar farklı şehirlerden yoğun siparişler alıyor. Karea’yı geliştirirken en büyük motivasyonumuz, şehir hayatının gerçek ihtiyaçlarına cevap verebilecek yeni bir mobilite çözümü oluşturmaktı. Karşılaştığımız yoğun talebe karşılık verebilmek adına kapasite artışı gerçekleştireceğiz” dedi.
Türkiye otomotiv sanayisinin önde gelen uzman mühendislik ve üretim şirketlerinden Karel Kalıp, elektrikli mobilite pazarına giriş yaptığı Karea Fit modelinde önemli bir hamleyi daha hayata geçiriyor. Markanın “Bindiğin gibi değil” sloganıyla yollara çıkarmaya başladığı ve M0 segmentinin ilk otomobili olan Karea Fit, mart ayında başlayan ön siparişleriyle birlikte büyük bir ilgiyle karşılandı. Markanın hızla yükselen temposunu daha da artırmak için harekete geçen Karea, yaptığı yatırımla aralık ayında istihdam gücünü 2 kat artırarak üretim kapasitesini 3 katına çıkarıyor.
Kompakt boyutları, düşük kullanım maliyeti, ev tipi prizle şarj edilebilmesi ve otomobil standartlarına yakın konfor yaklaşımıyla dikkat çeken model, bireysel kullanıcıların yanı sıra kurumsal firmalar tarafından da ilgi görüyor. Konu hakkında açıklama yapan Karea Genel Müdürü Refik Diri, “Karea Fit, ilk günden bu yana büyük bir ilgi görüyor. Müşterilerimizin yoğun ilgisine kayıtsız kalmadık ve üretim kapasitemizi 3 katına çıkarmak için yatırım sürecini başlattık. Böylece istihdamımız da 2 katına ulaşmış olacak” dedi. Karea Fit’in İstanbul’dan Hatay’a, Ankara’dan İzmir’e kadar farklı şehirlerden yoğun siparişler aldığını ifade eden Refik Diri, şunları söyledi: “Karea’yı geliştirirken en büyük motivasyonumuz, şehir hayatının gerçek ihtiyaçlarına cevap verebilecek yeni bir mobilite çözümü oluşturmaktı. İlk kullanıcılarımızın geri bildirimlerinde tam da bunu görmek bizim için çok değerli. Farklı şehirlerde teslimatların başlamasıyla birlikte rahatlıkla Karea artık gerçek hayatın içinde diyebiliriz. Maslak UNIQ’de bulunan Karea Deneyim Merkezi’miz de oldukça fazla ilgi gördü ve görmeye devam ediyor.”
Karea Fit, şehir içi mobiliteyi yeniden tanımlamak üzere geliştirilen kompakt boyutları ve verimli elektrikli güç aktarım sistemiyle dikkat çekiyor. 2631 mm uzunluğa, 1591 mm genişliğe ve 1621 mm yüksekliğe sahip olan araç, dar şehir sokaklarında kolay manevra kabiliyeti sunarken 4 metrelik dönüş yarıçapıyla pratik bir sürüş deneyimi sağlıyor. Kompakt boyutlarına rağmen 184 litrelik bagaj hacmi sunan Karea Fit, günlük kullanımda alışverişten kısa şehir içi yolculuklara kadar farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek bir kullanım alanı sağlıyor. Aracın elektrikli güç aktarma sistemi 12 kW gücünde motor ve 96 V mimariye sahip LFP (Lityum Demir Fosfat) batarya teknolojisi üzerine kuruluyor. Yaklaşık 9,98 kWh kapasiteye sahip olan batarya paketi ise şehir içi kullanım senaryolarına uygun olarak tek şarjla yaklaşık 120 kilometre menzil sunacak şekilde geliştirildi. Bununla birlikte, yerleşik şarj sistemi sayesinde batarya seviyesi yüzde 20’den yüzde 80’e yaklaşık 3 saat içinde doldurulabiliyor. Maksimum 90 km/saat hıza ulaşabilen Karea Fit, yalnızca şehir içi ulaşım için değil, aynı zamanda köprü ve otoyol kullanımına da uygun altyapısıyla şehir içi ve çevresindeki ulaşım ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde tasarlandı.
Sürüş güvenliği ve konforu da aracın geliştirme sürecinde önemli bir rol oynuyor. Bu kapsamda ön ve arka akslarda kullanılan tam bağımsız McPherson süspansiyon sistemi şehir içi yol koşullarında dengeli bir sürüş karakteri sunarken, ön ve arka disk fren sistemi güvenli frenleme performansı sağlıyor. Elektrikli destekli direksiyon sistemi ise manevra kabiliyetini artırırken, geri görüş kamerası, merkezi kilit ve elektrikli ön camlar gibi donanımlar da günlük kullanım konforunu destekliyor. Kompakt yapısı, düşük enerji tüketimi ve pratik kullanım özellikleriyle Karea Fit, şehir içi mobilite için yeni ve erişilebilir bir elektrikli ulaşım alternatifi sunmayı hedefliyor
2026/49 Rehber / Vergi Borçlarına Yeni Taksit İmkânı: Kimler Yararlanabilir, Nasıl Başvurulur?
Şaban Küçük – Yaşar Çatalkaya
Tahsilat Genel Tebliği (Seri: B Sıra No: 20) kapsamında hayata geçirilen tecil ve
Vergi Borçlarına Yeni Taksit
taksitlendirme uygulamasını, Maliye Bakanlığı’nda uzun yıllar görev yapmış ve alandaki tecrübesiyle öne çıkan değerli Yeminli Mali Müşavir Yaşar Çatalkaya ile değerlendirdik. Samimi bir sohbet havasında geçen görüşmemizde hem uygulamanın teknik detaylarını hem de rakamlar ve içerikler ışığında mükellefler açısından taşıdığı önemi ele aldık.
CFO Özeti – Kilit Noktalar
Bu düzenleme bir vergi affı değildir; borç aslı korunur, başvuru tarihine kadar gecikme zammı, gecikme faizi ve diğer fer’i alacaklar işlemeye devam eder. Yani, faize faiz uygulandığı iddiası doğrudur, gecikme zammından da tecil faizi alınmaktadır.
Kapsamdaki borçlara yıllık %29 tecil faizi uygulanır. Tebliğden yararlanmak istemeyenlerde genel hükümlere göre yıllık %39 geçerlidir. Normalde gecikme zammı ise şu anda aylık %3,7 olarak uygulanmaktadır.
5 Haziran 2026 itibarıyla vadesi geldiği hâlde 16 Haziran 2026’ya kadar ödenmemiş, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince takip edilen borçlar bu kapsamdadır.
10 milyon TL’ye kadar teminat aranmaz; aşan kısmın yarısı kadar teminat istenir.
Likidite oranına göre 36, 48 veya 72 taksit imkânı doğabilir; ancak KDV ve BSMV borçlarında azami taksit sayısı 12’dir. Maliye bu iki vergiye farklı bakmaktadır.
ÖTV ve 2026 yılı geçici vergi borçları kapsam dışındadır.
SGK borçları bu Tebliğ kapsamında değildir; başvuru SGK’ya yapılır. 7582 sayılı Kanun’la 6183/48’de yapılan değişiklik nedeniyle SGK’da azami 72 aya kadar tecil ayrıca değerlendirilmelidir.
Banka ve finansman giderleri belli şartlar altında vergiden indirim konusu yapılabilirken, tecil, gecikme faizi vb ödemeler kanunen kabul edilmeyen giderlerdir.
Genel olarak SGK primleri ise ancak ödendiğinde gider yazılabilir. Karar verirken bu durumlar mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
Likidite oranı tespitinde mali tablolar mutlaka gözden geçirilmeli, vergi idaresi bunların onaylanmış olmasını isteyebilir.
2025 Aralık’ta yayımlanan istatistiklere göre Maliye’nin 56bin mükelleften 1,6 trilyon TL alacağı bulunmaktadır. (5 milyon TL ve üzeri borcu olanlar dikkate alınarak) Bu kapsamda düşününce hem borçluların rahatlaması hem de Hazine kasalarının doldurulması amaçlanmaktadır.
1. Düzenlemenin Niteliği
16 Haziran 2026 tarihli ve 33282 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tahsilat Genel Tebliği Seri: B Sıra No: 20 ile vergi dairesine borcu bulunan mükelleflere önemli bir tecil ve taksitlendirme imkânı getirilmiştir. Düzenleme, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 48’inci maddesi kapsamında, borcunu defaten ödeme imkânı bulunmayan borçlulara daha uzun vadeli ve görece düşük faizli bir ödeme planı sunmaktadır.
Bu, klasik anlamda bir vergi affı değildir. Borç asıllarının silinmesi, gecikme zamlarının veya gecikme faizlerinin tamamen kaldırılması ya da geçmiş borçların yeniden hesaplanarak indirilmesi söz konusu değildir. Borcun vade tarihinden tecil başvuru tarihine kadar işlemiş gecikme zammı, gecikme faizi veya ilgili mevzuatına göre hesaplanması gereken diğer fer’i alacaklar hesaplanır; bulunan toplam borç taksitlendirilir ve taksitlendirme süresince yıllık %29 tecil faizi uygulanır. Yani amaç, borcu ortadan kaldırmak değil, ödeme güçlüğü yaşayan borçluya öngörülebilir bir ödeme planı sağlamaktır.
2. Kapsama Giren ve Kapsam Dışı Borçlar
5 Haziran 2026 tarihi itibarıyla vadesi geldiği hâlde 16 Haziran 2026 tarihine kadar ödenmemiş olan ve Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince takip ve tahsil edilen tüm amme alacakları, Tebliğde ayrıca hariç tutulmadıkça kapsamdadır. Buna göre gelir vergisi, kurumlar vergisi, gelir stopaj vergisi, kurum stopaj vergisi, katma değer vergisi, damga vergisi, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları ve benzeri vergi dairesince takip edilen borçlar bu imkândan yararlanabilir.
Kapsam dışında bırakılan borçlar
Özel tüketim vergisi (ÖTV) borçları,
2026 yılı gelir vergisine mahsup edilecek geçici vergi borçları,
2026 yılı kurumlar vergisine mahsup edilecek geçici vergi borçları,
Bu vergilere bağlı vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri ve gecikme zamları,
Bu vergilerin beyannamelerine ilişkin damga vergileri ve bunlara bağlı gecikme zamları
Özellikle ÖTV borcu bulunanlar ile 2026 yılı geçici vergi borcu bulunan mükellefler, bu borçların özel taksitlendirme kapsamına girmediğini dikkate almalıdır.
3. SGK Borçları Bu Tebliğ Kapsamında Değildir
16 Haziran 2026 tarihli Tahsilat Genel Tebliği Seri: B Sıra No: 20, yalnızca Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince takip ve tahsil edilen amme alacakları için çıkarılmış olup SGK borçlarını kapsamaz. SGK prim borçları, işsizlik sigortası primi borçları, sosyal güvenlik destek primi borçları, SGK idari para cezaları ve bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zamları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından takip edilen alacaklardır.
Bu nedenle Tebliğdeki 31 Ağustos 2026 başvuru süresi, Eylül 2026 ilk taksit başlangıcı, vergi dairesine başvuru usulü, KDV ve BSMV için öngörülen 12 taksit sınırı ve yıllık %29 tecil faizi, SGK borçlarına doğrudan uygulanmaz. Vergi borçları için başvuru vergi dairesine; SGK borçları için başvuru ise ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne veya Sosyal Güvenlik Merkezine yapılır.
Bununla birlikte 7582 sayılı Kanun’la 6183 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle SGK’ya olan prim, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, idari para cezası ve benzeri borçlar için SGK nezdinde azami 72 aya kadar tecil ve taksitlendirme imkânının ayrıca değerlendirilmesinde yarar vardır.
4. Başvuru: Süre, Yer ve Şekil
Başvuru için son tarih 31 Ağustos 2026’dır. Bu tarihten sonra yapılacak başvurular, Tebliğdeki özel şartlarla değil genel tecil hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Başvuru elektronik ortamda (Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesi, Dijital Vergi Dairesi veya e-Devlet) ya da yazılı olarak (borçlu olunan vergi dairesine doğrudan, posta yoluyla veya diğer vergi daireleri aracılığıyla) yapılabilir. Başvuru tarihi yönünden:
Elektronik başvuruda: başvurunun sistem üzerinden yapıldığı tarih,
Taahhütlü posta / APS’de: dilekçenin postaya verildiği tarih,
Adi postada: dilekçenin vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınır.
Birden fazla vergi dairesine borcu olanlar her vergi dairesi için ayrı ayrı başvurmak zorundadır. Ayrıca borçlular, ilgili vergi dairesine olan tüm borçları için tecil talebinde bulunmalıdır; aynı vergi dairesindeki borçların yalnızca bir kısmını seçip diğerlerini kapsam dışında bırakmak mümkün değildir. SGK borçları bakımından başvuru ise vergi dairesine değil, ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne veya Sosyal Güvenlik Merkezine yapılır.
5. Taksit Sayısı ve Likidite Oranı
Tebliğ kapsamında tecil edilen borçlarda ilk taksit Eylül 2026 ayında ödenecek olup taksitler aylık eşit taksitler hâlinde tahsil edilir. Taksit sayısı; borçlunun çok zor durum hâli, borç türü ve hukuki statüsüne göre belirlenir. Faal mükellefiyet kaydı bulunan ve bilanço esasına veya işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerde likidite oranı esas alınır.
Likidite oranı, mükellefin kısa vadeli borçlarını ödeme gücünü gösteren mali bir göstergedir. Oran düştükçe ödeme gücü daha zayıf kabul edilir ve daha uzun taksit imkânı doğar. Bu nedenle taksit sayısının doğru belirlenmesi için mali durumun doğru tespiti gerekir.
KDV ve BSMV borçlarında özel sınır: azami 12 taksit
Katma değer vergisi ve banka ve sigorta muameleleri vergisi borçları ile bunlara bağlı vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları ve bu vergilerin beyannamelerine ait damga vergileri en fazla 12 eşit taksitte ödenebilir. Likidite oranı çok düşük olsa dahi KDV ve BSMV borçları bakımından azami taksit sayısı 12’dir. Örneğin bir mükellefin hem gelir stopaj vergisi hem KDV borcu varsa; gelir stopaj borcu likidite oranına göre 36/48/72 taksite bölünebilirken, KDV borcu en fazla 12 taksite bölünebilir. KDV ve BSMV verginin uygulama mantığı gereğince mal fiyatı ve hizmet bedeline eklenen ve karşı tarafa fatura edilen bir vergi olduğu için daha hızlı Hazine kasalarına ulaşması gerektiği varsayılmaktadır.
Belediyeler ve bağlı kuruluşlar
İl özel idareleri, belediyeler, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları ile bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar ve bunların doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketlerin kapsamdaki borçları 72 eşit taksitte ödenebilir. Bu borçlarda borç türü ayrımı yapılmaz; KDV dâhil tüm borçlar 72 taksite kadar bölünebilir.
6. Tecil Faizi, Fer’i Alacaklar ve Borç Tutarının Hesabı
Gecikme zammı, gecikme faizi ve diğer fer’i alacaklar
Bu düzenleme kapsamında gecikme faizi, gecikme zammı veya diğer fer’i alacakların silinmesi söz konusu değildir. Tebliğin 7’nci maddesi uyarınca, gecikme zammı uygulanması gereken borç asıllarına vade tarihinden tecil talep tarihine kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre gecikme zammı hesaplanır. Alacak aslına özel kanunlarına göre gecikme zammı dışında farklı bir fer’i alacak uygulanması gerekiyorsa, bu da tecil talep tarihine kadar ilgili mevzuat kapsamında hesaplanır. Bu şekilde bulunan toplam borç taksitlendirmeye esas alınır.
Başka bir ifadeyle, başvuru tarihine kadar doğmuş gecikme zammı, gecikme faizi veya ilgili diğer fer’i alacaklar borcun içinde yer alır; ayrıca silinmez veya indirilmez. Tecil yapıldıktan sonra ödeme planına uyulması hâlinde tecil edilen borç için ayrıca gecikme zammı işletilmez; bunun yerine taksitlendirme süresince yıllık %29 tecil faizi uygulanır. Taksitlerin ihlali hâlinde tecil bozulur ve borç genel takip ve tahsil hükümlerine göre tahsil edilir. Bu nedenle düzenleme bir “gecikme faizi/zammı affı” olarak değil, “başvuru tarihine kadar oluşmuş borcun tecil faiziyle taksitlendirilmesi” olarak okunmalıdır.
Tecil faizi oranı
Tebliğ kapsamında tecil edilen borçlara yıllık %29 tecil faizi uygulanır; bu oran 16 Haziran 2026 tarihinden itibaren geçerlidir. Tebliğden yararlanmak istemeyip genel tecil hükümlerine göre işlem yapılmasını isteyen borçlular bakımından ise yıllık %39 tecil faizi uygulanır. SGK borçları bakımından ise bu %29 oranı doğrudan uygulanmaz; SGK’da uygulanacak tecil faizi, SGK’nın 6183 sayılı Kanun’un 48’inci maddesi kapsamındaki uygulamasına göre ayrıca değerlendirilir. Bu faiz oranının SGK için de uygulanması için Bakanlık çalışmaları devam etmektedir.
Borç tutarının hesabı
Önce borç aslı tespit edilir; ardından vade tarihinden tecil başvuru tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı veya ilgili mevzuata göre hesaplanması gereken gecikme faizi ve diğer fer’i alacaklar eklenir. Bulunan toplam borç, uygulanacak taksit sayısına bölünür. Taksitlendirmede lira kesirleri ilk taksit tutarına eklenir; taksit tutarlarına ayrıca tecil faizi hesaplanarak ödeme planında gösterilir. Taksitlerin vadesinden önce ödenmesi mümkündür; tecil faizi ödeme tarihine göre hesaplandığından erken ödemede faiz yükü buna göre azalabilir.
7. Teminat
10 milyon TL’ye kadar olan amme alacakları için teminat aranmaz. 10 milyon TL’yi aşan borçlarda ise aşan kısmın yarısı kadarteminat istenir. Örnek olarak;
Bu teminat sınırı, 6183 sayılı Kanun’un 48’inci maddesi kapsamındaki tecil işlemleri bakımından genel nitelikte olduğundan, SGK borçlarının 6183/48 kapsamında tecilinde de ayrıca dikkate alınması gereken bir sınırdır. Tecil başvuruları, borç tutarına bakılmaksızın vergi dairesi müdürleri tarafından sonuçlandırılır; 10 milyon TL’yi geçmeyen amme alacaklarına ilişkin talepler, Gelir İdaresi Başkanlığı bilgi işlem sistemleri üzerinden doğrudan yapılabilir. SGK borçları bakımından değerlendirme ise vergi dairesi tarafından değil, ilgili SGK birimleri tarafından yapılır. Tecil edilen borçlar için borçluya; taksit tutarları, tecil faizi tutarları ve vade tarihlerini gösteren bir ödeme planı verilir.
8. Mevcut Tecil Dosyaları ve Sonuçlanmamış Başvurular
16.06.2026 itibarıyla şartlarına uygun ödenmekte olan tecil dosyaları
Bu dosyalarda 16 Haziran 2026 tarihinden sonra ödenmesi gereken taksitler için yıllık %29 tecil faizi uygulanır ve bunun için ayrıca başvuru gerekmez. Kalan taksitlerin Tebliğdeki yeni taksit sürelerinden yararlanarak yeniden planlanması isteniyorsa 31 Ağustos 2026’ya kadar başvurulmalıdır. Bu hâlde süresinde ödenmiş taksitler geçerli kabul edilir; kalan borçlar için Eylül 2026’dan başlamak üzere yeni ödeme planı oluşturulur. Ancak yeni planda, ilk tecil başvuru tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinde öngörülen azami süre aşılamaz.
16.06.2026 itibarıyla henüz sonuçlanmamış başvurular
16 Haziran 2026’dan önce 6183 sayılı Kanun’un 48’inci maddesi kapsamında tecil başvurusu yapmış ancak başvurusu henüz sonuçlanmamış borçlular, Tebliğden yararlanmak istiyorsa 31 Ağustos 2026’ya kadar ayrıca başvurmalıdır. Bu başvuruda ilk müracaat tarihinden 16 Haziran 2026’ya kadar geçerli tecil faizi oranları, bu tarihten itibaren ise yıllık %29 uygulanır. Borçlu yararlanmak istemezse başvuru genel hükümlere göre değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde yıllık %39 uygulanır.
9. Taksitlerin Ödenmesi ve Tecilin İhlali
Kural olarak taksitlerin süresinde ve tam ödenmesi gerekir. Tebliğde borçlular lehine sınırlı bir esneklik tanınmıştır: bir takvim yılında en fazla iki taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi doğrudan ihlal sayılmaz. Bunun için süresinde ödenmeyen ya da eksik ödenen taksitin, takip eden taksit ödeme süresi içinde, ödeme tarihine göre hesaplanacak tecil faiziyle birlikte ödenmesi gerekir. Süresinde ödenmeyen/eksik ödenen taksit son taksit ise, bu taksitin son taksit ödeme süresini takip eden ayın sonuna kadar tecil faiziyle ödenmesi gerekir.
Bu şart yerine getirilmez ya da bir takvim yılında ikiden fazla taksit aksarsa tecil ihlal edilmiş sayılır; taksitlendirme avantajı ortadan kalkar ve borçlar ilgili mevzuata göre takip ve tahsil edilir. Bu durumda haciz, e-haciz, banka hesaplarına bloke, taşıt veya gayrimenkul haczi gibi cebrî tahsil işlemleri gündeme gelebilir. Tanınan tolerans bir ödeme veya erteleme hakkı olarak değerlendirilmemelidir.
10. Diğer Önemli Hususlar
Daha az taksit talebi
Tebliğde belirlenen azami taksit sayılarını aşmamak kaydıyla daha az sayıda taksit talep edilebilir. Ödeme gücü olan borçluların daha kısa vadeli plan tercih etmesi, toplam tecil faizi yükünü azaltabilir.
Sorumlular
VUK, 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlardaki sorumluluk düzenlemeleri kapsamında amme borcundan sorumlu olan kişiler de Tebliğden yararlanabilir. Mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler sorumlu oldukları tutarlar için; adi şirket ve kollektif şirket ortakları ise şirket borçlarının tamamından müteselsilen sorumlu olmaları nedeniyle başvurabilir. Bu kişilerin ilgili vergi dairesine yazılı başvurması gerekir.
Özel kanunlarla yapılandırılmış borçlar
Özel kanunlara göre yapılandırılmış ve 16 Haziran 2026 itibarıyla ihlal edilmemiş yapılandırma dosyalarındaki ödenmemiş taksitler, bu Tebliğ kapsamında yeniden tecil edilemez; bu borçlarda ilgili yapılandırma kanunu hükümleri uygulanmaya devam eder.
Borç durum (borcu yoktur) yazısı
Tecil edilen borcun, borç durumunu gösterir belgede yer almaması için tecil edilen tutarın en az %10’unun ödenmiş olması gerekir. En az %10 ödenmişse tecil edilen tutar belgede gösterilmez; hiç ödeme yapılmamışsa tecil edilen borcun tamamı belgede yer alır; %10’dan az ödeme yapılmışsa tecil edilen borç ile yapılan ödeme arasındaki fark gösterilir. Bu husus; ihaleye girecek, kamu kurumlarıyla çalışacak, hakediş alacak veya borcu yoktur yazısına ihtiyaç duyacak mükellefler açısından kritiktir.
Motorlu taşıtlar vergisi
MTV borçları için her taşıt itibarıyla hesaplanacak toplam borç tutarı üzerinden başvurulması gerekir. MTV ile buna bağlı gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezası, trafik idari para cezaları, geçiş ücreti ve idari para cezaları ve bunlara ilişkin fer’i alacaklar tecil edilebilir. Tecil yapılmış ve ihlal edilmemişse taşıta fenni muayene izin belgesi veya uçuşa elverişlilik belgesi verilebilir; ancak taşıtın satış veya devri için tecil edilen borçların tamamının ödenmiş olması gerekir.
Başvuru dilekçeleri
Tebliğ ekinde iki dilekçe bulunur: Ek:1 genel başvuru dilekçesidir; Ek:2 il özel idareleri, belediyeler, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları ile bunlara bağlı kuruluşlar ve sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları tüzel kişiler içindir. Dilekçelerde kimlik ve iletişim bilgileri, varsa araç plaka bilgileri, talep edilen taksit sayısı, mevcut tecil dosya numaraları ve değerlendirme aşamasındaki tecil taleplerine ilişkin bilgiler yer alır.
11. Başvuru Öncesi Kontrol Listesi
Güncel borç dökümü alınmalı; hangi borçların 5 Haziran 2026 itibarıyla vadesinin geldiği kontrol edilmeli.
Borçların 16 Haziran 2026’ya kadar ödenmemiş olup olmadığı tespit edilmeli.
Borç türleri ayrıştırılmalı: KDV ve BSMV ayrıca değerlendirilmeli; ÖTV ve 2026 geçici vergi borçlarının kapsam dışı olduğu unutulmamalı.
Başvuru tarihine kadar işlemiş gecikme zammı, gecikme faizi ve diğer fer’i alacakların borç tutarına dâhil edileceği dikkate alınmalı.
Likidite oranına göre yararlanılabilecek taksit sayısı belirlenmeli.
Borç 10 milyon TL’yi aşıyorsa teminat hesabı yapılmalı.
Mevcut tecil dosyaları ve devam eden tecil başvuruları incelenmeli.
Borç durum yazısı ihtiyacı olup olmadığı değerlendirilmeli.
Vergi borçları ile SGK borçları ayrılmalı: vergi borçları için vergi dairesine, SGK prim ve idari para cezası borçları için SGK nezdinde 6183/48 kapsamında ayrıca başvuru/değerlendirme yapılmalı.
12. Toplam Vergi Borç Tutarı Rakamları Ne Diyor?
Maliye Bakanlığı her yıl belli tutarı geçen borçluları (5 milyon TL ve üzeri) halka açıklamaktadır. Ülkemiz çapında rakamın toplamı 1,6 trilyon TL civarında gerçekleşmiştir.
İki ayrı liste yayımlanmış olup birincisi yapılan vergi tarhiyat ve ceza tarhiyatları ile ikincisi ödemesi geciken vergi borçlarına ilişkindir. Her iki listede de gayrifaal mükellef sayısı ile tutarın toplama oranı %80’ler civarındadır. Yani, tahsil edilmesi mümkün değildir.
Söz konusu liste uzun yıllardır yayımlanmıyorken, sayın Mehmet Şimşek döneminde tekrar yayımlanmaya başlanmıştır. Listeye her yıl bir göz atmakta fayda vardır.
Dünyada her maliye bakanı veya gelir idaresi başkanının en sevdiği vergi dairesi müdürü tahakkuk / tahsilat oranı en yüksek olandır. Ülkemizde de böyledir ve teşkilat toplantılarında bu oranı %95 ve üzeri olanlar el üstünde tutulur. Bazen bir mükellef bir vergi dairesini uçurabilir veya tüm istatistiklerini bozabilir.
13. Sonuç ve Değerlendirme
Tahsilat Genel Tebliği Seri: B Sıra No: 20, vergi borcu bulunan mükelleflere kayda değer bir ödeme kolaylığı sağlamaktadır. Bununla birlikte düzenleme borcu silen bir af değildir: borç aslı korunur, başvuru tarihine kadar gecikme zammı, gecikme faizi veya ilgili diğer fer’i alacaklar hesaplanır ve bulunan toplam borç yıllık %29 tecil faiziyle taksitlendirilir. Başvurular en geç 31 Ağustos 2026’ya kadar yapılmalı; KDV ve BSMV borçlarında azami taksit 12, likidite oranına göre diğer borçlarda 36/48/72 taksit imkânı dikkate alınmalıdır. 10 milyon TL’ye kadar teminat aranmaz, aşan kısmın yarısı kadar teminat gerekir.
SGK borçları bu Tebliğ kapsamında değildir; ancak 7582 sayılı Kanun’la 6183 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle SGK’ya olan prim, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, idari para cezası ve benzeri borçlar için SGK nezdinde azami 72 aya kadar tecil ve taksitlendirme imkânı ayrıca değerlendirilmelidir.
Taksitlerin süresinde ödenmesi belirleyicidir; bir takvim yılında en fazla iki taksit için tanınan sınırlı tolerans, takip eden sürede tecil faiziyle birlikte ödeme yapılmaması hâlinde tecili bozar. Bu nedenle yalnızca başvuru yapmak yeterli değildir; başvuru öncesinde borç türü, ödeme gücü, taksit sayısı, teminat durumu, başvuru tarihine kadar işlemiş fer’i alacaklar, mevcut tecil dosyaları, SGK borcu bulunup bulunmadığı ve borç durum yazısı ihtiyacı birlikte değerlendirilmelidir. Doğru planlama ile bu imkân, nakit akışını rahatlatan ve borçların daha öngörülebilir biçimde ödenmesini sağlayan önemli bir fırsat sunmaktadır.
Bilgi paylaştıkça çoğalır! Çok teşekkürler Yaşar Çatalkaya
Microsoft Work Trend Index 2026 Raporu Yayımlandı:
Yapay zekâ insan potansiyelini genişletirken, şirketler yeni çalışma modeline uyum sağlamak için dönüşüm sürecinde.
Microsoft, iş dünyasında yapay zekâ dönüşümünün geldiği yeni aşamayı ortaya koyan 2026 Work Trend Index Raporunu yayımladı. 20.000 çalışanı kapsayan küresel araştırma ve trilyonlarca anonim Microsoft 365 verisinin analizine dayanan rapor, yapay zekânın artık sadece verimlilik aracı değil; iş yapış biçimlerini kökten değiştiren stratejik bir faktör haline geldiğini ortaya koyuyor.
Raporun en çarpıcı bulgularından biri, yapay zekânın insanın yerini almak yerine onun kapasitesini genişlettiği gerçeği. Yapay zekâ ve ajan teknolojileri işin daha operasyonel kısmını üstlenirken, çalışanlar daha fazla analiz, karar verme ve yaratıcılık gerektiren alanlara odaklanıyor.
Yapay zekâ alanında insan & ajan iş birliklerinin artması ve daha elle tutulur iş çözümleri elde edilmesi, çalışanların işe katılım modellerini dönüştürüyor. Herkes yapay zekanın iş yapış şeklimizi kökten değiştirdiğinin farkında olsa da çok az iş lideri bu anlamda net bir görüşe ve yol haritasına sahip. Şirketlerin operasyonel süreçlerini, yapay zekâ tabanlı farklı iş birliği modelleri etrafında yeniden tasarlama noktasında iş liderlerine büyük sorumluluk düşüyor.
Yapay Zekâ İle İnsan Potansiyeli Yeniden Tanımlanıyor
Rapora göre, yapay zekâ kullanımının iş üzerindeki etkisi hızlanarak artıyor. Araştırmaya katılanların %66’sı yapay zekâ sayesinde daha fazla yüksek katma değerli işe zaman ayırabildiğini, %58’i ise bir yıl önce üretemeyeceği çıktılar ürettiğini ifade ediyor. Bu oran, yöneticiler arasında %80’e kadar çıkıyor.
Öte yandan Microsoft 365 Copilot kullanım verileri, yapay zekâ etkileşimlerinin yaklaşık %49’unun analiz, problem çözme ve yaratıcı düşünme gibi yüksek bilişsel işleri kapsadığını gösteriyor. Bu dönüşüm, iş dünyasında önemli bir paradigma değişimine işaret ediyor: Yapay zekâ çalışanların yaptığı işi azaltmıyor; aksine onların yapabilecekleri işlerin kapsamını genişletiyor.
“Dönüşüm Paradoksu”: İnsanlar Hazır, Organizasyonlar Değil
Raporda öne çıkan bir diğer tema ise “dönüşüm paradoksu”. Buna göre çalışanlar yapay zekâyı kullanmaya ve işlerini dönüştürmeye hazır olsa da, organizasyonların önemli bir kısmı bu potansiyeli destekleyecek yapı, kültür ve süreçlere henüz sahip değil.
Araştırmaya göre, çalışanların %65’i yapay zekâya hızlı adapte olmazsa geri kalmaktan endişe ediyor. Ancak %45’i mevcut iş yapış biçimlerini değiştirmeden devam etmeyi tercih ediyor.
Ayrıca, organizasyonel faktörlerin (kültür, yönetim desteği, yetenek yönetimi) yapay zekânın iş üzerindeki etkisini bireysel faktörlere kıyasla iki kat daha fazla belirlediği görülüyor (%67’ye %32). Bu veriler, yapay zekâ dönüşümünün yalnızca teknoloji yatırımıyla değil, aynı zamanda organizasyonel dönüşümle mümkün olduğunu ortaya koyuyor.
Rekabetin Yeni Ölçütü: Organizasyon Tasarımı
Rapor, iş dünyasında rekabetin doğasının değiştiğine işaret ediyor. Artık fark yaratan unsur yapay zekâya erişim değil; organizasyonların bu teknolojiyi iş süreçlerine ne ölçüde entegre edilebildiği.
Microsoft’a göre “Frontier Firms” olarak adlandırılan öncü organizasyonlar, yapay zekâyı yalnızca bir araç olarak kullanmak yerine iş süreçlerini yeniden tasarlayarak sistematik bir dönüşüm gerçekleştiriyor. Bu şirketler, yapay zekâyı iş akışlarının merkezine yerleştiriyor, insan ve makine iş birliğini yeniden tanımlıyor ve sürekli öğrenen organizasyon yapıları kuruyor. Yapay zekâ çağında başarıya ulaşmanın yolu, teknolojiyi kullanmak kadar onu doğru organizasyon modeli ile desteklemekten geçiyor. Work Trend Index 2026 raporu, kurumlar için bu yeni dönemin yol haritasını ortaya koyuyor.
Yapay Zekâ İle Yeni İş Modelleri ve “Ajan Ekonomisi” Dönemi
Rapora göre yapay zekâ ajanlarının kullanımındaki hızlı artış, iş dünyasında yeni bir çalışma modelinin oluştuğunu gösteriyor. Microsoft 365 ekosisteminde aktif ajan kullanımı yıllık bazda 15 kat artmış durumda.
Ajanların iş süreçlerinde daha fazla rol almasıyla birlikte çalışanlar işleri doğrudan yürütmek yerine yönlendiren konuma geliyor ve daha stratejik ve yaratıcı görevler üstleniyor. İş çıktısının kalitesinden ve karar süreçlerinden daha fazla sorumlu oluyor. Bu dönüşüm, iş gücünün rolünü yeniden tanımlarken liderlik anlayışının da evrilmesini zorunlu kılıyor.
Türkiye’de Yapay Zekâ Dönüşümü Hız Kazanıyor
Küresel bulgularla paralel olarak Türkiye’de de yapay zekâ yatırımlarının hız kazandığı görülüyor. Finans, perakende, üretim ve enerji gibi sektörlerde şirketler, yapay zekâ ve Copilot teknolojileri ile yalnızca operasyonel verimlilik değil, iş yapış biçimlerinde köklü bir dönüşüm hedefliyor.
İş süreçlerini yapay zekâ ile yeniden tasarlamak, çalışanları yeni becerilerle güçlendirmek ve yapay zekâ odaklı organizasyon kültürü oluşturmak, önümüzdeki dönemde Türkiye’deki şirketler için kritik başarı faktörleri olarak öne çıkıyor.
Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin konuyla ilgili şunları söyledi: “Yapay zekâ, iş dünyasında yalnızca verimliliği artıran bir araç olmaktan çıkarak, iş yapış biçimlerini yeniden tanımlayan stratejik bir güce dönüştü. Work Trend Index 2026 raporu, çalışanların bu dönüşüme hazır olduğunu ancak organizasyonların süreç, kültür ve liderlik yaklaşımlarını yeniden tasarlaması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Türkiye’de şirketlerin bu dönüşümü hızla sahiplendiğini görüyoruz. Microsoft Türkiye olarak, müşterilerimizin yapay zekâ ile insan potansiyelini birlikte güçlendiren, daha çevik ve sürdürülebilir organizasyonlar kurmalarına destek olmaya devam edeceğiz.”
İŞ PROBLEMLERİNE ODAKLI EĞİTİMLER, ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR
EĞİTİM ve DANIŞMANLIK:
Kurumunuzun Turquality, satınalma ve tedarik zinciri fonksiyonunu sağlam, izlenebilir ve denetlenebilir bir kontrol yapısına kavuşturmak için eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle destek veriyoruz.
Fabrikanızda Bire Bir (1-1) Yönetici ve Grup Eğitimleri
Turquality, Satın Alma, Tedarik Zinciri Eğitimleri için tıklayınız.
Şirket eğitimlerinistandart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz. Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır. Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.
Mottomuz:“Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”
Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.
Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu ve Kullanım Rehberi
Sürdürülebilirlik çalışmalarında temel konulardan biri, tedarikçilerden alınan verilerin düzenli, karşılaştırılabilir ve doğrulanabilir şekilde toplanmasıdır. Bu veriler, hem satınalma süreçleri hem de sürdürülebilirlik raporlaması açısından önemli bir temel oluşturur. Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu ve Kullanım Rehberi, şirketlerin bu verileri daha sistematik, tutarlı ve uygulanabilir bir çerçevede yönetebilmesi amacıyla hazırlanmıştır.
Değer Zinciri ve Emisyon Hesaplama Rehberi için tıklayınız.
SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
VE YEŞİL SATIN ALMA ISO 20400 MAKALELERİ
Tıbbi Laboratuvar Hizmet Alımı İhalesinde Aşırı Düşük Açıklamaları Nasıl Yapılmalı?
Tıbbi Laboratuvar Hizmet Alımı İhalesinde Aşırı Düşük Açıklamaları Nasıl Yapılmalı?
İtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; İhalenin 1’inci kısmı
Tıbbi Laboratuvar Hizmet Alımı İhalesinde Aşırı Düşük Açıklamaları Nasıl Yapılmalı?
üzerinde bırakılan ………….. Lab. Cih. Med. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından sunulan aşırı düşük teklif açıklamalarının mevzuata aykırı olduğu iddialarına yer verilmiştir.
Konu İle İlgili Emsal Kamu İhale Kurulu Kararına Göre;
Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Aşırı düşük teklifler” başlıklı 38’inci maddesinde “İhale komisyonu verilen teklifleri değerlendirdikten sonra, diğer tekliflere veya idarenin tespit ettiği yaklaşık maliyete göre teklif fiyatı aşırı düşük olanları tespit eder. Bu teklifleri reddetmeden önce, belirlediği süre içinde teklif sahiplerinden teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları yazılı olarak ister.
İhale komisyonu;
a) İmalat sürecinin, verilen hizmetin ve yapım yönteminin ekonomik olması,
b) Seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin mal ve hizmetlerin temini veya yapım işinin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar,
c) Teklif edilen mal, hizmet veya yapım işinin özgünlüğü, gibi hususlarda yapılan yazılı açıklamaları dikkate alarak, aşırı düşük teklifleri değerlendirir. Bu değerlendirme sonucunda, açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin teklifleri reddedilir.” hükmü,
Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Hizmet alımı ihalelerinde sınır değer tespiti ve aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesi” başlıklı 79’uncu maddesinde “… 79.2. İhale ilanında ve dokümanında teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden açıklama isteneceği belirtilen hizmet alımı ihalelerinde, aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesi aşamasında aşağıdaki düzenlemelere göre işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
79.2.1. Aşırı düşük tekliflere yönelik açıklama istenmesine ilişkin yazıda, isteklilerin yapacakları açıklamalara esas olacak önemli teklif bileşenlerinin, bütün istekliler için aynı unsurları içerecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Aşırı düşük teklif açıklaması sunulması için isteklilere üç (3) iş gününden az olmamak üzere uygun bir süre verilir.
79.2.2. İstekliler aşırı düşük olarak tespit edilen tekliflerini aşağıdaki yöntemleri kullanarak açıklayabilirler.
79.2.2.1. Üçüncü Kişilerden Alınan Fiyat Teklifleri: Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin üçüncü kişilerden fiyat teklifi alınması durumunda, öncelikli olarak fiyat teklifini veren kişiyle tam tasdik sözleşmesi yapan veya beyannamelerini imzalamaya yetkili olan meslek mensubu tarafından ilgisine göre teklife konu mal veya hizmet için maliyet tespit tutanağı (Mülga ibare: 18/05/2024-32550 R.G/39. md., yürürlük: 15/06/2024) veya satış tutarı tespit tutanağı (Mülga ibare: 18/05/2024-32550 R.G/39. md., yürürlük: 15/06/2024) düzenlenecektir. Tutanaklar fiyat teklifinin dayanağı olarak düzenlenecek olup, aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında sunulacaktır.
Maliyet tespit tutanağı dayanak alınarak fiyat teklifi sunulabilmesi için, fiyat teklifinin mamul/mala ilişkin olması halinde mamul/malın birim fiyatının, tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim maliyetin altında olmaması; fiyat teklifinin hizmete ilişkin olması halinde ise bu hizmetin birim fiyatının, tutanakta tespit edilen toplam birim maliyetin altında olmaması, (Mülga ibare: 18/05/2024-32550 R.G/39. md., yürürlük: 15/06/2024) fiyat teklifi üzerine meslek mensubu tarafından “Bu fiyat teklifindeki birim fiyatın, mükellefin yasal defter ve belgelerine göre tarafımca düzenlenerek onaylanan (…/…/…) tarih ve (…) sayılı maliyet tespit tutanağındaki ortalama/toplam birim maliyet tutarının altında olmadığını beyan ederim.” ibaresinin yazılarak imzalanması ve iletişim bilgileri de belirtilmek suretiyle kaşelenmesi/mühürlenmesi gerekmektedir.
Satış tutarı tespit tutanağı dayanak alınarak fiyat teklifi sunulabilmesi için teklif edilen birim fiyatın, ilgili tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim satış tutarının % 80’inin altında olmaması, (Mülga ibare: 18/05/2024-32550 R.G/39. md., yürürlük: 15/06/2024) fiyat teklifi üzerine meslek mensubu tarafından “Bu fiyat teklifindeki birim fiyatın, mükellefin yasal defter ve belgelerine göre tarafımca düzenlenerek onaylanan (…/…/…) tarih ve (…) sayılı satış tutarı tespit tutanağındaki ağırlıklı ortalama birim satış tutarının % 80’inin altında olmadığını beyan ederim.” ibaresinin yazılarak imzalanması ve iletişim bilgileri de belirtilmek suretiyle kaşelenmesi/mühürlenmesi gerekmektedir.
Üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin teklife konu alanda faaliyet gösterenlerden alınması gerekmekte olup, bu belgelerin ihale tarihinden önce düzenlenmiş olması zorunlu değildir. Kaşeleme işlemi 8.4 üncü maddede belirtilen özel kaşe kullanılmak suretiyle yapılabileceği gibi, bu kaşe dışında meslek mensubuna ilişkin bilgileri içeren kaşe kullanılmak suretiyle de yapılabilir.
…
79.2.2.7. İsteklinin Kendi Ürettiği, Aldığı veya Sattığı Mallara İlişkin Fiyatlar: Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin olarak isteklinin kendi ürettiği, aldığı veya sattığı mallara ait fiyatların kullanılması durumunda, istekliyle tam tasdik sözleşmesi yapan veya beyannamelerini imzalamaya yetkili olan meslek mensubu tarafından ilgisine göre aşırı düşük teklif açıklamasına konu mal için düzenlenen maliyet/satış tutarı tespit tutanağı ile açıklama yapılabilir.
Maliyetler dayanak alınarak yapılan açıklamanın geçerli olabilmesi için teklif edilen birim fiyatın, ilgili tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim maliyetin altında olmaması ve isteklinin ilan/davet tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay veya bundan önceki üç ay içinde ihale konusu işte kullanılmasını öngördüğü mal miktarının en az yarısı kadar alım yapmış olması gerekir.
Satışlar dayanak alınarak yapılan açıklamanın geçerli olabilmesi için teklif edilen birim fiyatın, ilgili tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim satış tutarının %80’inin altında olmaması, malın ticaretinin isteklinin faaliyet alanında olması ve isteklinin ilan/davet tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay veya bundan önceki üç ay içinde ihale konusu işte kullanılmasını öngördüğü mal miktarının en az 1/20’si kadar satış yapmış olması gerekir.
İsteklinin ilan/davet tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay veya bundan önceki üç ay içinde 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelere açıklama konusu mala ilişkin satış yapmış ve satılan malın idarece kabul edilmiş olması durumunda, maliyet/satış tutarı tespit tutanağı sunulmasına gerek bulunmayıp sadece söz konusu satışa ilişkin fatura örnekleri veya bu örneklerin noter, YMM, SMMM ya da vergi dairesince onaylı suretleri ile de belgelendirme yapılabilir.
Kaşeleme işlemi 8.4’üncü maddede belirtilen özel kaşe kullanılmak suretiyle yapılabileceği gibi, bu kaşe dışında meslek mensubuna ilişkin bilgileri içeren kaşe kullanılmak suretiyle de yapılabilir.
79.2.3. Meslek mensubu; üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifi üzerindeki beyanın ve emsal bedel beyanı ile (Mülga ibare: 18/05/2024-32550 R.G/39. md., yürürlük: 15/06/2024) tutanaklardaki bilgilerin doğruluğundan sorumludur. Meslek mensubu ibaresinden Yeminli Mali Müşavirler veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler anlaşılır”
79.2.4. (Değişik madde: 18/05/2024-32550 R.G/39. md., yürürlük: 15/06/2024) Tutanakların ilan/davet tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay veya bundan önceki üç ay içindeki bilgiler esas alınarak düzenlenmesi zorunludur.
Örneğin; ilan tarihi 10.03.2024 olan ve açık ihale usulü ile yapılan bir ihalede ilan tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay olan “01.12.2023-29.02.2024” veya bundan önceki üç ay olan “01.09.2023-30.11.2023” aralığına ilişkin tutanaklar sunulur.
79.2.5. İşletme hesabına göre defter tutuluyor olması durumunda; yukarıda belirtilen tutanaklar, işletme hesabı defteri ve işletme hesap özeti kayıtlarına göre düzenlenir.
…
79.3.2. 79.2.2 nci maddede yer alan yöntemlerden herhangi biri ile açıklama yapılmasının fiilen mümkün olmadığının anlaşıldığı durumlarda, istekli tarafından gerekçesi belirtilmek suretiyle, ilgili mevzuatına göre ihale tarihinden önceki son 12 ay içinde düzenlenen açıklamaya elverişli diğer bilgi ve belgeler kullanılarak da açıklama yapılabilir.
79.3.3. Kurumca hazırlanan “İşçilik Hesaplama Modülü” ne (www.ihale.gov.tr) adresinden ulaşılabilecek olup, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde tekliflerin değerlendirilmesi bağlamında sözleşme ve genel giderler dahil asgari işçilik maliyeti hesabında işçilik hesaplama modülünün kullanılması zorunludur.
…
79.3.5. (Değişik madde: 18/05/2024-32550 R.G/39. md., yürürlük: 15/06/2024) Personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmet alımlarına ilişkin yapılan aşırı düşük teklif açıklamasında, sözleşme giderleri ve genel giderlerin % 4 oranında hesaplanması söz konusu olmayacak, ancak sözleşme ve genel giderler içerisinde yer alan açıklamanın yapıldığı tarihte geçerli olan oran ve tutarlar üzerinden hesaplanan ihale kararı damga vergisi ve sözleşme damga vergisi ile Kanunun 53 üncü maddesinin (j) bendinin 1 numaralı alt bendinde belirtilen tutarı aşan sözleşmelerde sözleşme bedelinin onbinde beşi oranındaki Kurum payı ilgili mevzuatına göre hesaplanmak suretiyle açıklama yapılacaktır…” açıklaması, İdari Şartname’nin “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde
“2.1. İhale konusu işin/alımın;
a) Adı: MERKEZ LABORATUVARI 2026-2027 YILI İHTİYACI İÇİN 6 KISIM PUAN
KARŞILIĞI HİZMET ALIMI İHALESİ
b) Türü: Hizmet alımı
c) İlgili Uygulama Yönetmeliği: Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği
ç) Miktarı: MERKEZ LABORATUVARI 2026-2027 YILI İHTİYACI İÇİN 6 KISIM
PUAN KARŞILIĞI HİZMET ALIMI
Ayrıntılı bilgi idari şartnamenin ekinde yer almaktadır.
d) İşin yapılacağı/malın teslim edileceği yer: ………….. Üniversitesi Hastanesi Merkez Laboratuvarı” düzenlemesi, Anılan Şartname’nin “Teklif fiyata dâhil olan giderler” başlıklı 25’inci maddesinde
“25.1. Sözleşmenin uygulanması sırasında, ilgili mevzuat gereğince ödenecek ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç giderleri teklif fiyatına dâhildir.
25.2. 25.1 inci maddede yer alan gider kalemlerinde artış olması ya da benzeri yeni gider kalemlerinin oluşması hallerinde, teklif edilen fiyatın bu tür artış ya da farkları karşılayacak payı içerdiği kabul edilir. Yüklenici, bu artış ve farkları ileri sürerek herhangi bir hak talebinde bulunamaz.
25.3. Teklif fiyata dâhil olan diğer giderler aşağıda belirtilmiştir:
25.3.1. Yüklenicilerin sözleşmenin uygulanması sırasında ilgili mevzuat gereğince
ödeyeceği her türlü vergi, resim, harç ve benzeri giderler, ulaşım, nakliye ve her türlü sigorta giderleri ile laboratuvar hizmetlerinin yürütülmesi ve sonuçlandırılması için özellikleri teknik şartnamede belirtilen tüm cihaz, kit ve her türlü sarf malzemenin temini, cihazların kurulumu, montajı ve montaj için gerekli donanım ve entegrasyonları, cihazların kullanıma hazır duruma getirilmesi için montaj yerinin hazırlanması ve tefrişi, cihazlara ait aksesuar, teknik doküman ve demonstrasyon giderleri, cihazların her türlü periyodik bakım ve kalibrasyonlarının yaptırılması ile teknik destek, bakım onarım, parça değişim ve yedek parça temini, iç ve dış kalite kontrol çalışmalarının yapılması için gerekli malzeme ve bağlantıların sağlanması, malzeme depolama hizmetlerinin verilmesi, numune transfer giderleri, cihazların
HIS VE LIS bağlantıları ile, sonuç verme ve hizmetin sürdürülmesi sırasında gerekli tüm bilgi işlem donanım (bilgisayar, barkod yazıcı, toner, kağıt v.b.) giderleri, laboratuvarın uygun koşularda hizmet vermesini sağlayacak her türlü donanım ve ekipmanlar (soğuk hava deposu, buzdolabı, kesintisiz güç kaynağı, kalibre edilmiş ısı ve nem ölçerler vb.), cihazların kullanımı için gerekli eğitim giderleri, ile yüklenici tarafından yürütülen hizmet ile ilgili bütün hukuksal-yönetsel-mali-cezai yükümlülükler teklif fiyata dahildir.
İşin mahiyetinin personel çalıştırılmasına dayalı bir hizmet olmaması nedeniyle hizmetin yürütülmesi sırasında yüklenici tarafından hizmette çalıştırılacak personellerin her türlü mali, özlük haklarından İş Kanununda belirtilen hükümler çerçevesinde yüklenici sorumlu olacaktır.
NOT: a) Hizmet ihalesinde teknik şartnamede yüklenicinin çalıştıracağı personeller öğle yemeğini hastanemiz yemekhanesinde personel istediğinde yiyebilecek olup, hastanemiz idaresi tarafından karşılanacaktır.
Ayrıca teknik şartnamede yükleniciye ait olduğu belirtilen ve işin yürütülmesi ile ilgili her türlü giderler teklif edilecek fiyata dahil olup yüklenici tarafından karşılanacaktır
25.3.4. Bu madde boş bırakılmıştır.
25.4. Sözleşme konusu işin bedelinin ödenmesi aşamasında doğacak Katma Değer
Vergisi (KDV), ilgili mevzuatı çerçevesinde İdare tarafından yükleniciye ayrıca ödenir.
25.5. Kısa vadeli sigorta prim oranları belirtilecektir.
2,25” düzenlemesi yer almaktadır.
Kan Gazı Test Sonucu Puan Karşılığı Hizmet Alımı İhalesi Teknik Şartnamesi’nin “A.Konu” başlıklı bölümünde “…………… Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Merkezinde kullanılacak 2026- 2027 (İKİ YILLIK) yılları için kan gazları test sonucu puan karşılığı hizmet alımı cihaz ve kit teknik şartnamesidir.
Teklifler birim (puan) karşılığı birim fiyat ve toplam fiyat şeklinde verilecektir. İhale; katılımcı firmaların verecekleri, toplam ekonomik açıdan avantajlı fiyata göre sonuçlandırılacaktır.” düzenlemesi,
Anılan Şartname’nin “B.Kangazları Cihazlarında Kullanılacak Reaktiflerin Özellikleri ve Listesi” başlıklı bölümünde “1.Teklif edilecek reaktifler, reaktifle birlikte teklif edilen cihazlar ile tam uyumlu kullanılabilecektir.
2.Satın alınacak reaktiflerin cinsi ve test sayısı olarak miktarı aşağıda belirtilmiştir.; KAN GAZI VE KO-OKSİMETRE 180.000 Puan
3.Kitlere teklif veren firmalar tekliflerinde parametrelerin hangi prensiple çalıştığını, kartuşların kaç testlik ambalajlarda olduğunu ve üretici firma isimlerini açık olarak belirteceklerdir.
4.Reaktifler orijinal ambalajlarında, üretici firma ve barkod etiketli olmalıdır. Kitlerle beraber en az 200.000 adet kan gazı enjektörü ve iğne ucu, en az 20.000 adet kapiller tüp verilmelidir. Bu sayıların aşması durumunda; firma, hastanenin talebi doğrultusunda ihale bitimine kadar kan gazı enjektörü, iğne ucu ve kapiller tüpü temin edecektir. Kan gazı enjektörleri elektrolit değerleri balanslanmış lityum heparinli olmalıdır.
5.Sözleşme süresince alınan reaktifler ve kitlerin miadları teslim tarihinden itibaren en az 3 ay olmalıdır. Kitler ve enjektörler hastanenin talebi doğrultusunda parti parti teslim edilecektir. Reaktifler ve kitler, kitlerle ilgili standart ve kontroller hatalı sonuç vermeleri durumunda firma tarafından yenileri ile değiştirilecektir. …” düzenlemesi yer almaktadır.
Başvuruya konu ihalenin ……………Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen “Merkez Laboratuvarı 2026-2027 Yılı İhtiyacı İçin 6 Kısım Puan Karşılığı Hizmet Alımı” işi olduğu, ihalenin kısmi teklife açık olduğu ve 29.12.2025 tarihinde açık ihale usulü ile e-teklif alınarak gerçekleştirildiği, ihalenin 1’inci kısmında teklifi sınır değerin altında olan 4 istekliye (…………… Medikal Ltd. Şti., …………… Ltd. Şti., …………… A.Ş., …………… Medikal Ltd. Şti.) EKAP üzerinden 05.01.2026 tarihinde aşırı düşük teklif sorgulama yazısının gönderildiği, bahse konu yazıda “…Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79. Maddesindeki hükümler doğrultusunda teklif vermiş olduğunuz ilgili kısımlara, işin önemli teklif bileşeni olan cihazlarda çalışılacak testlere ait;
*Kit maliyetleri
*Sarf Malzeme Maliyetleri (Tüp, İğne ucu)
*Maliyet Tespit Tutanağı, Satış Tutan Tespit Tutanağı, Maliyet- Satış Tutarı Tespit
Tutanağı (Firmanın bu tespit tutanaklarında kendisine uygun olan tutanağı sunması yeterlidir).
*Aşırı düşük Teklif açıklaması Bileşenler tablosu (Özet Tablo) göz önünde bulundurularak Kamu İhale Genel Tebliğine uygun olarak açıklamanızı 09/01/2026 günü mesai bitimine kadar (EKAP) üzerinden idaremize sunmanız hususunda; Gereğini rica ederim.” ifadelerine yer verildiği, idarece aşırı düşük teklif açıklaması sunan tüm isteklilerin açıklamalarının uygun kabul edildiği,
– İdare tarafından …………… Medikal Sağ. Ltd. Şti.ye 16.01.2026 tarihinde EKAP üzerinden “Demonstrasyon işlemlerinin yapılması” konulu tebligatın gönderildiği, anılan isteklinin teklif ettiği cihaz/ürünlere ilişkin demonstrasyon değerlendirmesi olumsuz sonuçlandığından teklifinin değerlendirme dışı bırakıldığı, bunun akabinde 22.01.2026 tarihli ihale komisyonu kararı ile ……………Lab. Cih. Med. San. Tic. Ltd. Şti.nin teklif ettiği cihaz/ürünlere ilişkin demonstrasyon değerlendirmesi yapılmadan ihalenin 1’inci kısmının ……………Lab. Cih. Med. San. Tic. Ltd. Şti.nin üzerinde bırakıldığı anlaşılmıştır.
İdare tarafından cihazlarda çalışacak testlere ait kit ve sarf malzemesi (tüp, iğne ucu) maliyetlerinin önemli teklif bileşeni olarak belirlendiği, ihale dokümanı incelendiğinde, ihalenin 1’inci kısmının puan karşılığı kan gazı laboratuvar hizmet alımına ilişkin olduğu,
“Kan Gazı ve Ko-Oksimetre” test miktarının 180.000 adet, SUT puanının 83,76, toplam puanının ise 15.076.800 olarak belirtildiği, ayrıca kitlerle beraber en az 200.000 adet kan gazı
enjektörü ve iğne ucu, en az 20.000 adet kapiller tüp verileceği anlaşılmıştır. Yukarıda aktarılan mevzuat hüküm ve açıklamaları ile ihale dokümanında yer alan düzenlemelerden; inceleme konusu hizmet alımı ihalesinde teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden teklifte önemli olduğu tespit edilen bileşenler ile ilgili aşırı düşük teklif açıklaması talep edileceği, aşırı düşük tekliflere yönelik açıklama istenmesine ilişkin yazıda, isteklilerin yapacakları açıklamalara esas olacak önemli teklif bileşenlerinin idarenin takdir yetkisi kapsamında olmak üzere, bütün istekliler için aynı unsurları içerecek şekilde belirtilmesinin zorunlu olduğu, aşırı düşük teklif sahibi istekliler tarafından Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79.2.2’nci maddesinde sayılan yöntemler kullanılarak açıklama yapılabileceği anlaşılmıştır.
İhalenin 1’inci kısmında ihale üzerinde bırakılan ……………Lab. Cih. Med. San. Tic. Ltd. Şti.nin aşırı düşük teklif açıklaması başvuru sahibinin iddiaları kapsamında incelendiğinde;
Başvuru sahibinin (a) bendinde yer verilen iddiasına ilişkin olarak; Anılan istekli tarafından aşırı düşük teklif açıklamaları kapsamında anılan istekli adına düzenlenen maliyet tespit tutanağının sunulduğu, ancak teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin üçüncü kişilerden fiyat teklifi alınması durumunda maliyet tespit tutanağının düzenlenebileceği, isteklinin kendi ürettiği, aldığı veya sattığı mallara ait fiyatların kullanılması durumunda maliyet/satış tutarı tespit tutanağı ile açıklama yapılabileceği, anılan istekli tarafından sunulan tutanağın mevzuata aykırı olduğu; ayrıca tutanağın tarih ve sayısının belirtildiği, söz konusu tutanakta yevmiye/işletme defteri ile envanter defterinin tasdik makamına ilişkin olarak “e-defter” bilgisine yer verildiği, yevmiye/işletme defterinin tasdik tarihi ve numarasının boş bırakıldığı, envanter defterinin tasdik tarihi ve numarasının “27.12.2024 – 24202” olarak belirtildiği, geçici vergi beyanname döneminin “(2025) Yılı (1. 2. ve 3.) Dönemi” şeklinde yer aldığı, ancak tutanağa esas üç aylık süre belirtilmediğinden bahse konu tutanağın KİK105 Maliyet Tespit Tutanağı formuna uygun olmadığı, Ayrıca, söz konusu tutanakta birim mamul/mal maliyeti, diğer birim/diğer maliyet ile toplam birim maliyet tablolarına yer verildiği, fatura bilgileri tablosunda ise 2025 yılının 10, 11 ve 12’nci aylarına ilişkin 127 adet faturanın bildirildiği, bahse konu faturaların ihale ilan tarihinin (28.11.2025) içinde bulunduğu aydan önceki üç ay ile bundan önceki üç aya ait olmadığı, anılan istekli tarafından sunulan maliyet tespit tutanağında mükellefin adı ve soyadı ile ticaret unvanının yazıldığı, meslek mensubu ve istekli tarafından tutanağın kaşelenip imzalandığı, tutanağın 1’inci sayfasında yer alan SMMM bilgileri ile meslek mensubunun kaşe bilgilerinin uyumlu olduğu, tutanağın iki nüsha yapıldığı, tutanağın ekinde SMMM’ye ait faaliyet belgesinin sunulduğu ve geçerli olduğu, ancak “Mükellef Adına Tutanağı İmzalayanın İmza Beyannamesi ile Mükellefe Ait Temsile Yetkili Olunduğunu Gösterir Ticaret Sicil Tasdiknamesi veya Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin Aslı ya da Sureti”nin sunulmadığı, dolayısıyla anılan isteklinin aşırı düşük teklif açıklamasının mevzuata aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Anahtar Kelimeler; Hizmet Alım, Sağlık İhaleleri, Laboratuvar Hizmet Alımı, Sınır Değer, Aşırı Düşük, İdari Şartname, Teknik Şartname, Tekliflerin Değerlendirilmesi, Düzeltici İşlem
Savunma Sanayisinde Algoritmik Güç ve Yapay Zeka Uygulamaları
Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi olarak 2017 yılından beri her ayın üçüncü çarşambası gerçekleştirdiğimiz TRAI Meet-Up’ların bu ayki konusu “Savunma Sanayisinde Algoritmik Güç ve Yapay Zeka Uygulamaları” olacak.
Etkinlik kapsamında savunma sanayisinde algoritmik güç, yapay zeka uygulamaları ve bu alandaki güncel kullanım senaryoları ele alacağız.
Etkinlik Detayları:
Tarih: 24 Haziran 2026 Çarşamba
Giriş ve Kayıt: 13.00
Etkinlik Başlangıcı: 13:30
Mekan: HAVELSAN(Adres: HTK Konferans Salonu, Havelsan, Mustafa Kemal Mah. Şehit Öğretmen Şenay Aybüke Yalçın Cd. No:39)
Etkinliği ayrıca TRAI LinkedIn ve YouTube kanallarından canlı olarak izleyebilirsiniz.
Tarih: 24 Haziran 2026 Çarşamba
Kayıt ve Giriş: 13.00
Etkinlik Başlangıcı: 13.30
Yer: HAVELSAN, Ankara
→ 13:30 – 13:45 | Açılış Konuşması
Halil AKSU – TRAI Kurucusu
→ 13:45 – 14:00 | Açılış Konuşması: Savunma Sanayii ve Yapay Zeka
Murat ÇİZGEL – Siber Güvenlik ve Bilişim Sistemleri Daire Başkanı, Savunma Sanayii Başkanlığı
→ 14:00 – 14:20 | Harp Sahasında Yapay Zeka Dönüşümü
Özgür ÖZUĞUR – KKST ARGE ve Mühendislik Direktörü, HAVELSAN
→ 14:20 – 14:40 | ASELSAN’ın Dijital Dönüşümünde Yapay Zeka Teknolojileri
Mahmut ALMAS – Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği Direktörü / Kıdemli Yönetici, ASELSAN
→ 14:40 – 15:00 | Havacılık ve Uzay Sanayisinde Yapay Zeka Uygulamaları
Mustafa AYAZOĞLU – Yapay Zeka ve Büyük Veri Direktörü, TUSAŞ
→ 15:00 – 15:20 | Roketsan Yapay Zeka Vizyonu ve Mevcut Çalışmalar
Bilge Kaan GÖRÜR – İleri Teknolojiler ve Yapay Zeka Modelleme Lideri, ROKETSAN
→ 15:20 – 15:40 | Savunma Sanayii Odaklı Yapay Zeka Kullanım Alanları
Taylan KELEŞ – BİTES Savunma Sistemleri
→ 15:40 – 16:00 | Kahve Arası & Networking
→ 16:00 – 16:20 | TÜBİTAK BİLGEM İLTAREN Bilişsel Elektronik Destek (ED) Çalışmaları
Muhammed Zahid ERDOĞAN – Başuzman Araştırmacı, TÜBİTAK BİLGEM İLTAREN
→ 16:20 – 16:35 | Savunma Sanayisinde Fizik Tabanlı Üretim Zekâsı
Dr. Erhan TURAN – Kurucu Ortak & CTO, Simularge
→ 16:35 – 16:50 | Konuşma başlığı güncellenecektir
Mehmet Ali ERDAL – Yönetim Kurulu Üyesi, MetaForm
→ 16:50 – 17:00 | Kapanış
Savunma sanayisinde yapay zekanın bugünkü uygulamalarını, yakın gelecekteki etkisini ve sektörün farklı alanlarındaki dönüşümünü birlikte değerlendireceğimiz bu buluşmada sizi de aramızda görmekten mutluluk duyarız.
Bir firmamız için, P 355 GH Çelik Sac alımı yapılacaktır. Hedef alım 1.000 (bin) tondur. Teslim yeri İstanbul’dur.
İlgili olan üretici ya da satıcıların, ödeme şekli, ürün spekleri ve istenilen ürün hakkındaki diğer standartlar için, aşağıdaki adımların ardından, iletişime geçmesi rica olunur.
Teklif Vermek İçin;
SATINALMA DERGİSİ’ne abone ol.
Dergi Aboneliği sayfasından PROFESYONEL ÜYELİK işlemlerini tamamla.
TEKLİF VERME : İhtiyacın detaylarını öğrenmek ve teklif vermek için Dergi Aboneliği sayfasından PROFESYONEL ÜYELİK (750 TL) SATIN ALMANIZ GEREKMEKTEDİR. Aboneliğiniz 1 yıl geçerli olup, bir sene boyunca tüm alım taleplerine teklif verebileceksiniz.