Tüpraş’ın Nükleer Alandaki SMR Çalışması Türk Tedarikçilere Ne Anlatıyor?

Satınalma Dergisi
Satınalma Dergisihttps://satinalmadergisi.com
KURUMSAL PAZARDA 13. YIL HABER & LANSMAN: dergi@satinalmadergisi.com REKLAM: reklam@satinalmadergisi.com ABONELİK: abone@satinalmadergisi.com Tel : (546) 740 10 10
spot_imgspot_img

Tüpraş’ın Nükleer Alandaki SMR Çalışması Türk Tedarikçilere Ne Anlatıyor?

Türkiye Nükleer Enerji A.Ş. (TÜNAŞ) ile ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (U.S. Trade and Development Agency – USTDA) 22 Eylül 2026’da, ABD’li şirketlere ait dört küçük modüler reaktör (Small Modular Reactor – SMR) ve beş dördüncü nesil reaktör tasarımının Türkiye’de uygulanabilirliğini incelemek üzere bir hibe anlaşması imzaladı.

Yaklaşık 2 milyon dolar bütçeli çalışma, tasarımların maliyetlerini ve tedarik zincirlerini de kapsayacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, New York’taki temasları sırasında SMR alanına yatırım çekmek için teşvik ve muafiyetler getirileceğini söyledi. Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK), 2 Ekim’de Nükleer Tesislere İlişkin Yetkilendirmeler Yönetmeliğinde yaptığı değişiklikle yapı, sistem ve ekipmanların fabrikada standartlaştırılmış modüller halinde üretilmesini ve bu modüllerin kullanılacakları yerde birleştirilmesini modüler üretim olarak tanımladı. Bayraktar ertesi gün SMR’lar için hazırlanan çerçeve kanunun taslağının hazır olduğunu açıkladı. Bakan, Türkiye’deki ilk SMR’ın 2030’ların ilk yarısında devreye girmesinin beklendiğini ifade etti ancak hangi tasarımın seçileceği önümüzdeki aylarda belirlenecek.

Akkuyu’da Oluşan Tedarik Birikiminin Sınırları

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürlüğü’nün 22 Mayıs 2026 tarihli, “Nükleer Enerji Programı ve Yerlileştirme Çalışmaları” sunumuna göre, Türkiye’nin ilk nükleer santrali olan Akkuyu Nükleer Santrali’nde ekipman, malzeme ve hizmet alımlarındaki yerli tedarik, Mart 2026 itibarıyla 11,2 milyar dolara ulaştı ve yerlileştirme oranı %56,84 oldu.

Ekipman ihalelerini kazanan Türk firmalarının sayısı 56, inşaat malzemesi tedarik edenlerin sayısı ise 243 oldu. NDK’nın nükleer ekipman imalatçılarına verdiği 250 onayın 163’ü Rusya’daki, 21’i Türkiye’deki firmalara ait ve bu 21 onaydan 8’i sona ermiş ya da iptal edilmiş durumda. Türk Standardları Enstitüsü (TSE), 2020’den beri projede güvenlik sınıfı 4 ile herhangi bir güvenlik sınıfına girmeyen ürünlerin onayını veriyor. TSE, bu ikinci grup için Rus devlet standartlarını (Gosudarstvennyy Standart – GOST) ulusal mevzuatla karşılaştıran raporlar da hazırladı. Aynı sunuma göre reaktör kalbinden ısıyı alan birincil çevrimin ekipmanını Rus bir yüklenici sağlıyor.

Nükleer Düzenleme Kurumu’nun (NDK) Tedarikçiden İstedikleri

Nükleer Tesislerde Tedarik Zincirine İlişkin Yönetmelik, Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) tarafından hazırlanarak, 1 Ağustos 2024 tarihli ve 32619 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmeliğe göre, güvenlik açısından önemli ekipmanın imalatçısı, NDK’dan beş yıl geçerli yetki belgesi almak zorunda.

Önceki düzende verilen onaylar da süreleri dolana kadar bu belgenin yerine geçiyor. Yetki başvurusunda, imalatçıdan ISO 9001 ya da nükleer tedarik zincirine özgü ISO 19443 standardına göre belgelendirilmiş kalite yönetim sistemi ile sahte, hileli ve şüpheli ürün kullanımını önleyen prosedürler isteniyor. Bu sistemin, alt tedarikçilerin değerlendirilmesi, seçimi ve denetimi için prosedürler de içermesi gerektirdiğinden dolayı, imalatçının satın alma işi kalite güvencesinin parçası haline geliyor.

2 Ekim değişikliği, nükleer tesislere özgü standartlar kapsamında tasarlanmamış ya da üretilmemiş bileşenler için hazır ürün kavramını getirdi. Tesis sahibi kuruluş, bu bileşenleri tedarik etmeden önce muayene, test ya da analizle doğrulayıp onaylıyor ve NDK’dan yetkili bağımsız gözetim şirketine uygunluk değerlendirmesi yaptırıyor. Bileşenler ancak bundan sonra güvenlik açısından önemli bir işlevde kullanılabiliyor. Böylece sanayi için üretilmiş bir ürün de nükleer tesise girebiliyor, ancak kabulü tesis sahibinin doğrulama sonuçlarına bağlı kalıyor.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (International Atomic Energy Agency – IAEA) 2023 tarihli teknik belgesinde, SMR’ların bu tür ticari sınıf ürünlerden büyük ölçüde yararlanması bekleniyor. Aynı değişiklikle yeniden düzenlenen hükme göre, güvenlik açısından önemli ekipmanın imalatı ise NDK’nın imalat iznine bağlı ve NDK’nın belirlediği kontrol noktaları tesis sahibi kuruluşa bildirilmeden üretime başlanamıyor.

Üç Ülkeyle Nükleer Ortaklık Tedarik Zincirine Yeni Süreçler Getiriyor

Akkuyu, Rusya ile yap-sahip ol-işlet modeliyle kuruluyor. TÜNAŞ, Sinop’ta yapılması planlanan santral için Güney Kore’nin kamu elektrik şirketiyle, (Korea Electric Power Corporation – yaygın olarak bilinen kısa adıyla KEPCO – Korece: Hanjeon – 한전) 2025 yılının kasım ayında mutabakat zaptı, 2026 yılının şubat ayında da saha değerlendirme anlaşması imzaladı ve bir yıl sürecek ön fizibilite çalışmasını başlattı.

ABD ile Eylül 2025’te Stratejik Sivil Nükleer İş Birliği Mutabakat Zaptı imzalandı, bu ülkeden önemli miktarda nükleer malzeme ve ekipman alınmasının ön şartı olan ve adını Atom Enerjisi Yasasının ilgili maddesinden alan “123 Anlaşması” da 2008’den beri yürürlükte ve beşer yıllık sürelerle uzuyor. Bakan Bayraktar, hibe anlaşmasının ardından enerji sepetini çeşitlendirmekte kararlı olduklarını belirtti. USTDA da çalışmanın ABD’li SMR şirketlerine Türkiye’nin sivil nükleer sektörüne erken giriş imkanı sağlayacağını duyurdu. Genel Müdürlük de aynı sunumda (22 Mayıs 2026),  Akkuyu’da iş alan Türk imalatçı ve yüklenicileri, Güney Kore’nin küresel nükleer tedarik zinciri için güvenilir tedarikçiler olarak tanıtıyor.

Ortak sayısının artması Türk tedarikçilere yeni pazarlar açarken, her ortakla birlikte farklı standart, onay ve ihracat izni süreçleri de gündeme geliyor. Bu süreçler teslimat takvimini de etkileyebiliyor. Akkuyu’nun şebeke bağlantısında kullanılan gaz yalıtımlı şalt tesisi ekipmanının tedariğinde bazı sorunlar yaşandığı için başka bir tedarikçiden yeniden sipariş edildi ve öngörülen tedarik süresi aşıldı.

ASME mi, GOST mu? Belirleyici Olan Reaktör Seçimi

ABD tasarımlarında güvenlik açısından önemli bileşenler için genellikle ABD Makine Mühendisleri Derneğinin (American Society of Mechanical Engineers – ASME) nükleer kodları ve bu kodların atıf yaptığı nükleer kalite güvencesi (Nuclear Quality Assurance – NQA-1) standardı esas alınıyor.

Türkiye’de hangi SMR tasarımının seçileceği henüz belirlenmediği için tedarikçinin hangi koda ya da standarda göre belge alacağı da belli değil. ABD’deki üç sivil toplum kuruluşunun ortak girişimi Nuclear Scaling Initiative’in (NSI) Mart 2026 raporuna göre, güvenlik açısından önemli nükleer bileşenleri üretme yetkisini tesis düzeyinde veren ASME N damgasını (N Stamp) almak bir yılı aşabiliyor ve yüz binlerce dolara mal olabiliyor. Bu damga, nükleer tesislerde kullanılan basınçlı ekipmanların ve bileşenlerin en yüksek güvenlik ve kalite standartlarına uygun olarak üretildiğini gösteren bir sertifikasyon olarak geçiyor.

Raporda ayrıca ABD’de nükleer bileşen tedarik eden şirketlerin sayısının, 1980’lerin sonundan bu yana %80’den fazla azaldığı belirtiliyor. Nükleer Sanayi Derneği (Nuclear Industry Association of Turkey – NIATR) Başkanı Alikaan Çiftçi, Dünya gazetesine yaptığı açıklamada, elektrik panosu gibi ürünlerde ISO 19443 gibi yönetim sistemlerinin yettiğini, reaktör kalbine girecek ekipmanda ASME gibi kodların gerektiğini söyledi. Çiftçi, her ürünü kapsayan tek bir nükleer belge olmadığı için, firmaların hedefledikleri pazara ve ürüne göre belge stratejisi kurması gerektiğini de ekledi.

AB’nin SMR Projelerinde Yerel İçerik Şartı

Avrupa Komisyonu, 10 Mart 2026’da yayımladığı SMR stratejisinde Avrupa Birliğindeki (AB) tüm SMR projelerinde yüksek düzeyde yerel içerik ve Avrupa katma değeri için rekabetçi bir Avrupa tedarik zincirini ön koşul saydı. Komisyon, bu tedarik zincirinin Sanayi Hızlandırma Yasası (Industrial Accelerator Act) teklifindeki yerel içerik şartlarıyla uyumlu biçimde geliştirilmesini öngörüyor. Avrupa’daki SMR projelerinde Türk tedarikçinin payını belge kadar menşe kuralı da belirleyebilir.

Teklif, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Gümrük Birliği ortaklarından gelen içeriği karşılıklılık koşuluna bağlı olarak AB menşeine eşdeğer sayıyor ancak Fransa ile Almanya’nın ortak pozisyonu ve Avrupa Parlamentosu raportörleri eşdeğer sayılacak ülkeleri daraltmak istiyor. Komisyon ilk Avrupa SMR’larının 2030’ların başında devreye girmesini hedefliyor, nükleer programındaki projeksiyonlara göre de AB’deki SMR kapasitesi 2050’de 17 ile 53 gigavat arasında olabilir.

Tedarikçinin Hazırlığı ve Sipariş Görünürlüğü

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Nükleer Enerji Tedarikçi Bilgi Sisteminde (NETBİS) firmaların yönetim sistemi belgelerini, ASME kodlarına ya da GOST standartlarına göre sertifikalı ürünlerini ve son beş yıldaki deneyimlerini topluyor. Toplanan bilgiler, Türk sanayisini tanıtmak için nükleer alandaki küresel teknoloji sahipleri ve mühendislik, tedarik ve inşaat şirketleriyle paylaşılıyor, sistemin yeni santral projelerinde ihale duyurusu ve iletişim platformu olarak kullanılması da planlanıyor.

Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Çiftçi’ye göre sanayici, hangi ekipman gruplarında, hangi standartlarla ve hangi takvimde sipariş oluşacağını gösteren bir plan bekliyor. NSI raporunda da ABD’deki tedarikçilerin çok üniteli ve öngörülebilir bir sipariş akışı görmeden uzun vadeli kapasite yatırımı yapmadığı tespit ediliyor. Talep tarafında, USTDA’ya göre TÜNAŞ ile yürütülecek çalışma, Türk özel sektör şirketlerinin SMR kurabilmesi için gereken düzenleyici, kurumsal ve finansal yol haritasını ortaya koyacak. Bu yol haritası netleşmeden, SMR’leri kendi tesislerinde kullanabilecek, Tüpraş gibi büyük sanayi kuruluşlarından, seçenekleri şimdiden inceleyenler çıkıyor.

Tüpraş ile ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı’ndan, Yeni Nesil Düşük Karbonlu Enerji Teknolojileri Alanında İş Birliği

Tüpraş LogoTüpraş, 2050 yılında karbon nötr enerji şirketi olma hedefi doğrultusunda düşük karbonlu enerji teknolojilerini değerlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda, küçük modüler reaktör (SMR) teknolojilerinin teknik, ekonomik ve potansiyel endüstriyel uygulamalar açısından değerlendirilmesine yönelik çalışma yürütmek üzere ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) ile anlaşma imzaladı.

“Enerjimiz Geleceğe” yaklaşımı doğrultusunda Stratejik Dönüşüm Planı’nı kararlılıkla uygulayan Tüpraş, 2050 yılında karbon nötr bir enerji şirketine dönüşme hedefiyle düşük karbonlu ekonomiye geçişi destekleyecek teknoloji ve iş modelleri üzerinde çalışıyor. Enerji arz güvenliğine ve sanayinin karbonsuzlaşmasına katkı sağlayabilecek yeni nesil enerji teknolojilerini yakından takip eden Tüpraş, ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) ile bu alanda iş birliği anlaşması imzaladı.

Yaklaşık bir yıl sürmesi planlanan çalışma kapsamında, farklı SMR teknolojileri incelenecek; teknik olgunluk seviyeleri, lisanslama durumları, emniyet ve güvenlik yaklaşımları, yakıt tedarik zinciri gereksinimleri, ekonomik performansları ve potansiyel endüstriyel kullanım alanları değerlendirilecek. Söz konusu teknolojiler kaynak verimliliği, atık yönetimi ve su kullanımı gibi çevresel sürdürülebilirlik kriterleri açısından da ele alınacak. Çalışmanın sonunda, incelenen teknoloji seçeneklerine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme raporu hazırlanacak.

Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu Ve Abd Ticaret Ve Kalkınma Ajansı Direktör Yardımcısı Thomas R. Hardy
Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu ve ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı Direktör Yardımcısı Thomas R. Hardy

Enerji Dönüşümünde Bütünsel Yaklaşım

Tüpraş; sürdürülebilir rafinaj, sürdürülebilir havacılık yakıtları, sıfır karbonlu elektrik ve yeni nesil enerji teknolojilerini kapsayan dönüşüm stratejisini bütüncül bir yaklaşımla sürdürüyor. Bu kapsamda farklı teknolojilerin gelişimini, ticari olgunluk seviyelerini ve enerji dönüşümündeki potansiyel katkılarını yakından takip ediyor.

Küçük modüler reaktör teknolojileri, kesintisiz ve düşük karbonlu enerji üretimi sağlayabilme potansiyelleri nedeniyle küresel ölçekte giderek daha fazla ilgi görüyor. Nükleer enerji teknolojileri, operasyon sırasında doğrudan karbon emisyonu oluşturmaması ve yaşam döngüsü boyunca düşük sera gazı emisyonlarına sahip olması nedeniyle düşük karbonlu enerji seçenekleri arasında değerlendiriliyor.

SMR’lar Düşük Karbonlu Enerji Dönüşümü Açısından Alternatif Sunuyor

Geleneksel nükleer santrallere kıyasla daha küçük kapasiteye sahip olan ve modüler üretim yaklaşımından yararlanan SMR teknolojisi, elektrik üretiminin yanı sıra, sanayide ihtiyaç duyulan proses ısının sağlanması ve düşük karbonlu hidrojen üretimi gibi farklı alanlarda da kullanım potansiyeli sunuyor. Dünyanın farklı bölgelerinde geliştirme, lisanslama ve ticarileşme çalışmaları devam eden SMR teknolojileri, enerji dönüşümü açısından bir alternatif olarak değerlendiriliyor. Küçük modüler reaktörler; modüler üretim yaklaşımı, farklı kapasite seçenekleri, gelişmiş emniyet özellikleri ile dünya genelinde araştırılan yeni nesil enerji teknolojileri arasında yer alıyor.

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Ve Sorumlu Satınalma Eğitimi Haber Tüpraş’ın Nükleer Alandaki Smr çalışması

Türkiye’nin 2050 yılına kadar 5.000 MWe SMR kapasitesine ulaşma hedefi doğrultusunda yürütülen düzenleyici ve kurumsal çalışmalarla uyumlu olarak, Tüpraş da bu alandaki küresel teknolojik gelişmeleri ve potansiyel endüstriyel uygulama alanlarını yakından takip ediyor. USTDA iş birliğiyle yürütülecek çalışma sonucunda hazırlanacak kapsamlı rapor, farklı teknoloji seçeneklerine ilişkin bilgi ve analizlerin ortaya konulmasına katkı sağlayacak. Rapor, Tüpraş’ın bu alanda atacağı olası adımlara ilişkin karar süreçlerinde önemli bir girdi olarak değerlendirilecek.


Satınalma ve Tedarik Zinciri Ekipleri İçin Sürdürülebilirlik Eğitimleri
İş problemlerine odaklı eğitimler. Uygulanabilir çözümler, ölçülebilir sonuçlar.

Sorumlu Satınalma Eğitimi Sürdürülebilir Tedarik Zinciri
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Sorumlu Satınalma Eğitimi

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri ve Sorumlu Satınalma Eğitimi için tıklayınız. 

 Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu ve Kullanım Rehberi

Sürdürülebilirlik çalışmalarında temel konulardan biri, tedarikçilerden alınan verilerin düzenli, karşılaştırılabilir ve doğrulanabilir şekilde toplanmasıdır. Bu veriler, hem satınalma süreçleri hem de sürdürülebilirlik raporlaması açısından önemli bir temel oluşturur. Sürdürülebilir Tedarikçi Bilgi Formu ve Kullanım Rehberi, şirketlerin bu verileri daha sistematik, tutarlı ve uygulanabilir bir çerçevede yönetebilmesi amacıyla hazırlanmıştır.

Emisyon Hesaplama Rehberi Scope 3
Değer Zinciri ve Emisyon Hesaplama Rehberi için tıklayınız.

SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
ve ISO 20400 YEŞİL SATIN ALMA  MAKALELERİ

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK EĞİTİM TESTLERİ

EĞİTİM ve DANIŞMANLIK:

Kurumunuzun satınalma ve tedarik zinciri fonksiyonunu sağlam, izlenebilir ve denetlenebilir bir kontrol yapısına kavuşturmak için eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle destek veriyoruz.

Eğitim teklifi almak için egitim@satinalmadergisi.com

Fabrikanızda Bire Bir (1-1) Yönetici ve Grup Eğitimleri

Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik Eğitimi Satın Alma Tedarik Zinciri Eğitimi

Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz. Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır. Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.

Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”

Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.

Prof. Dr. Murat Erdal 

 

Satınalma Dergisi
Satınalma Dergisihttps://satinalmadergisi.com
KURUMSAL PAZARDA 13. YIL HABER & LANSMAN: dergi@satinalmadergisi.com REKLAM: reklam@satinalmadergisi.com ABONELİK: abone@satinalmadergisi.com Tel : (546) 740 10 10

PAYLAŞIMLAR

Lütfen yorumunuzu girin !
Lütfen adınızı giriniz.

Şirketler için Eğitim Kataloğu

📚 Eğitim Kataloğu
Sürdürülebilirlik ve Tedarikçi Ekosistemi
Sektörün Tercihi Yüksek Lisans Programı
Pazarlık Tarzınızı Keşfedin