Emeklinin Enflasyon ve Ekonomi ile Sınavı – Bölüm 1

Emekli

Emekli denince; yaşamı boyunca belli bir süre çalıştıktan sonra, çalışma hayatına nokta koymuş emekli aylığı ve birikimi, emekli ikramiyesi ile geçimini sağlamaya çalışan yerini gençlere bırakmış, gençliğindeki simsiyah saçları da nankörlük edip ya beyazlaşmış, ya da emekliyi saçları da terk etmiş, kafası kel biri olduğunu düşünürüz.

Mesela emekli olduğunda, gençlerin zor iş bulduğu ülkemizde emeklilerin tekrar çalışma şansı yok denecek kadar azdır. Emekli olduktan sonra çalışabilen kişiler ya iyi bir mesleki kariyeri, ya yeri doldurulamayan bir kişi ya da genç çalışan nüfusun aldığı ücretin çok altında hayat standartlarının altında bir ücrete çalışan kişiler olarak düşünüyorum.

Ancak emekli olup da kendi işini kuran beyaz yakalıları da anmadan geçmek istemiyorum. Geçerli bir bilgi birikimi ve tecrübesini hiçbir işyerinde kadrolu çalışmayıp sadece;

  • çeşitli nam altında danışmanlık,
  • tecrübe satmak,
  • emlak komisyonculuğu,
  • bilirkişilik,
  • eğitmenlik,
  • bakım ve onarım-tamircilik
  • serbest çalışma

işlerini yaparak adeta çalışma hayatlarında bir ikinci baharı yaşamakla birlikte gelir kısmında da üst segmentlerde yer almaya çalışıyorlar.

Çalışan Emekliler

Yukarıda saydığım koşullarda çalışan emeklilerin enflasyon karşısında pek sıkıntı çektiklerini söylemem zor olsa da, en azından kimseye muhtaç olmadan rahatlıkla harcama yapabiliyor, sosyal hayatlarından da ödün vermemeye çalışıyorlar.

Çalışan emeklilerin gerek piyasa / çarşı Pazar enflasyonu, gerekse TUİK’in belirlediği resmi enflasyon rakamlarından pek etkilenmeden, kazandıkları gelir ile hayatlarını rahatlıkla idame ettirebililirler.

Demem odur ki çalışan emekliler, emekli aylıkları ile birlikte serbest kazançlarını bir araya getirdiğinizde çalışan emeklinin karşısında enflasyon, hayat pahalılığı, hizmet ve mallara gelen zamlar “vız gelir tırıs” gider.

Bu konuna umarım neyi söylemeye çalıştığımı anlatabilmişimdir.

Çalışmayan Emekliler

Şimdi geldik zurnanın zırt dediği yere. İşte anlatmakta zorlanacağım konu da buydu. Çalışmayan emeklinin halini bırakın anlatmayı, düşünmek dahi istemiyorum.

Emekli, en taban seviyeden emekli aylığı alıyor, bir de çalışma yaşamı boyunca herhangi bir tasarrufa sahip olmayıp, evi olmayan kirada oturan emeklilerden söz edecek olursam, yazıma nerede başlayıp, nerede bitireceğimi doğrusu ben de bilemiyorum. Emekli 7.500.- Lira maaş alıyor. Gerçi maaşlarına temmuz ayı itibari ile % 25 zam yapıldı ve yine de aynı para olan TRL.7.500.- alıyor diyorlar ya, işte onun hikayesini anlatmaya çalışacağım

Gelecek hafta emeklinin enflasyon karşısında aldığı emekli maaşı, enflasyon oranları ve emeklinin çilesini ele alacağım. Yazımı okuyan emeklinin yarası bir kez daha kanayacağa benziyor.  Yalan yanlış, şişirme ve gerçek dışı bir şeyler yazmayıp bugünkü piyasadaki emeklinin halini ve enflasyonun ne olduğunu anlatacağım.

Reşat BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi

AVM Metrekare Verimlilik Endeksi, Yüzde 114,6 Arttı

Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) ile Akademetre Research tarafından ortaklaşa oluşturulan AVM Endeksi’nin Haziran ayı sonuçları açıklandı. Her ay düzenli olarak yayınlanan verilere göre ciro endeksi, Haziran 2023 döneminde, bir önceki yılın aynı ayı ile karşılaştırıldığında ve enflasyondan arındırılmamış olarak incelendiğinde yüzde 114,6 oranında artarak 1989 puana yükseldi. Haziran 2023 için açıklanan yıllık enflasyon oranının yüzde 59,95 olduğu düşünüldüğünde, metrekare verimlilik endeksindeki artışın enflasyonun üzerinde olduğu görülmektedir.

Haziran 2023 döneminde metrekare verimlilik endeksi, bir önceki ay olan Mayıs 2023 dönemi ile karşılaştırıldığında ve enflasyondan arındırılmadan incelendiğinde yüzde 16 oranında artış göstererek 1989 puana yükselmiştir. Haziran 2023 için açıklanan aylık enflasyon oranının yüzde 3,92 olduğu düşünüldüğünde, Haziran 2023 döneminde metrekare verimlilik endeksi, Mayıs 2023 dönemi ile karşılaştırıldığında yine enflasyonun üzerinde artış olduğu görülmektedir.

AVM Endeksi verileri ikinci çeyrek bazında geçtiğimiz yılın ikinci çeyreği ile karşılaştırıldığında yüzde 116,0 oranında artış göstererek 2023 ikinci çeyrek döneminde 1817 puana yükseldi.

Sektöre ait ciro endeksi, Anadolu ve İstanbul’un GLA büyüklükleri ağırlıklandırarak hesaplanmıştır.

AVM’lerde kiralanabilir metrekare alanı başına düşen ciro Haziran ayında Türkiye genelinde 7.584 TL iken İstanbul’da 9.746 TL, Anadolu’da 6.143 TL olarak gerçekleşmiştir.

Çeyrek bazlı m2 başına düşen cirolarda ikinci çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında ve enflasyondan arındırılmadan incelendiğinde yüzde 116,10’luk bir artış yaşanmıştır. 2023 yılı ikinci çeyrekte metrekare verimliliği 6922 TL şeklinde gerçekleşmiştir.

Kategori Bazında Ciro Endeksi

Endeks kategoriler bazında geçtiğimiz yılın Haziran ayı ile karşılaştırıldığında en büyük artış yüzde 126,1 ile ayakkabı kategorisinde görülmüştür. Giyim kategorisinde yüzde 120,0,  yiyecek-içecek kategorisinde yüzde 111,0 hipermarket kategorisinde yüzde 98,7 teknoloji kategorisinde yüzde 76,1’lik bir artış yaşandığı görülmektedir.

(*Diğer kategorisi; yapı market, mobilya, ev tekstili, hediyelik eşya, oyuncak, sinema, kişisel bakım ve kozmetik, kuyum, hoby, petshop, terzi ve ayakkabı tamir servisleri, döviz bürosu, kuru temizleme, eczane gibi mağazalardan oluşmaktadır.)

Kategori bazında ciro endeksi bir önceki ay olan Mayıs 2023 dönemi ile karşılaştırıldığında giyim kategorisinde yüzde 30,8, ayakkabı kategorisinde yüzde 28,0, yiyecek içecek kategorisinde yüzde 12,8, hipermarket kategorisinde yüzde 11,2’lik bir artış yaşandığı görülmektedir.

Ziyaret Sayısı Endeksi

Haziran 2023 verileri bir önceki yılın aynı ayı ile karşılaştırıldığında ziyaret sayısı endeksinde yüzde 21,9’luk bir artış ile 100 puana yükseldi.

Haziran 2023 döneminde ziyaret sayısı endeksi bir önceki ay olan Mayıs 2023 ile karşılaştırıldığında yüzde 11,1 oranında bir artış olduğu gözlemlendi.

Ziyaret sayısı endeksinde ikinci çeyrek bazında geçtiğimiz yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında yüzde 16,4’lük bir artış olduğu gözlemlenmiştir.

Otomotiv Sanayii Derneği, Ocak – Temmuz Dönemi Verilerini Açıkladı !

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 2023 yılının ilk 7 aylık dönemine ilişkin verileri açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre toplam üretim yüzde 18 artarak 870 bin 600 adet olarak gerçekleşti. Geçen yılın ilk 7 aylık dönemine göre yüzde 27 artış sağlayan otomobil üretimi ise 550 bin 615 adede ulaştı.

Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 905 bin 666 adede yükseldi. Ticari araç grubunda, yılın ilk 7 ayında üretim yüzde 4, ağır ticari araç grubunda yüzde 28, hafif ticari araç grubunda ise yüzde 2 artış yaşandı. 2022 yılının ilk 7 aylık dönemine göre ticari araç pazarı 62, ağır ticari araç pazarı yüzde 38, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 68 artış sağladı. Yılın ilk 7 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre, toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 11 oranında artarken, otomobil ihracatındaki artış yüzde 26 olarak gerçekleşti. Bu dönemde, toplam ihracat 586 bin 795 adet, otomobil ihracatı ise 375 bin 670 adet düzeyinde gerçekleşti. 2023’ün 7 aylık döneminde toplam pazar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62 artarak 697 bin 726 adetten kapandı. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 62’lik artış sağladı ve 516 bin 288 adede ulaştı.

Türkiye otomotiv sanayisine yön veren 13 üyesiyle sektörün çatı kuruluşu konumunda olan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2023 yılının ocak-temmuz dönemine ait üretim ve ihracat adetleri ile pazar verilerini açıkladı. Buna göre, yılın ilk 7 aylık döneminde toplam otomotiv üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 18 artarak 870 bin 600 adede ulaştı. Otomobil üretimi ise yüzde 27 artarak 550 bin 615 adet olarak gerçekleşti. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 905 bin 666 adedi buldu. Yılın ilk yedi aylık döneminde ticari araç üretimi ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4 oranında artış gösterdi. Bu dönemde, ağır ticari araç grubunda üretim yüzde 28, hafif ticari araç grubunda üretim yüzde 2 arttı. Bu dönemde, otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 75 olarak gerçekleşti. Araç grubu bazında kapasite kullanım oranları ise hafif araçlarda (otomobil + hafif ticari araç) yüzde 75, kamyon grubunda yüzde 91, otobüs-midibüs grubunda yüzde 49 ve traktörde yüzde 79 seviyesinde gerçekleşti.

İhracat Yüzde 17 Artarak 20,5 Milyar Dolara Ulaştı !

Yılın ilk yedi aylık döneminde otomotiv ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 11 artarak 586 bin 795 adet olarak gerçekleşti. Bu dönemde otomobil ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26 artarken, ticari araç ihracatı ise yüzde 8 oranında azaldı. Traktör ihracatı ise 2022 yılının aynı dönemine göre yüzde 17 artarak 11 bin 872 adet olarak gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, toplam otomotiv sanayi ihracatı, 2023’ün ilk yedi aylık döneminde yüzde 16 ile sektörel ihracat sıralamasında zirvedeki yerini korudu. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birlikleri (OİB) verilerine göre, ilk yedi aylık dönemde toplam otomotiv ihracatı, 2022 yılının aynı dönemine göre yüzde 17 artarak 20,5 milyar dolar oldu. Euro bazında ise yüzde 17 artarak 18,9 milyar euro olarak gerçekleşti. Bu dönemde, dolar bazında ana sanayi ihracatı yüzde 20 oranında, tedarik sanayi ihracatı da yüzde 12 oranında arttı.

Pazardaki Yedi Ayda 697 Bin Araç Satıldı !

2023’ün ilk yedi ayında toplam pazar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 62 artarak 697 bin 726 adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 62 oranında artış sağladı ve 516 bin 288 adet oldu. Ticari araç pazarına bakıldığında ise yılın ilk yedi ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla toplam ticari araç pazarında yüzde 62, ağır ticari araç pazarında yüzde 38, hafif ticari araç pazarında ise yüzde 68 büyüme sağlandı. 2023 yılı ocak-temmuz döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre otomobil satışlarındaki yerli araç payı yüzde 33, hafif ticari araç pazarında yerli araç payı ise yüzde 52 olarak gerçekleşti.

ÖZET DEĞERLENDİRME – 2023/2022

2023 yılı Ocak-Temmuz döneminde toplam üretim yüzde 18, otomobil üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 27 arttı. Bu dönemde, toplam üretim 870 bin 600 adet, otomobil üretimi ise 550 bin 615 adet düzeyinde gerçekleşti.

2023 yılı Ocak-Temmuz döneminde toplam pazar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62 artarak 697 bin 726 adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde otomobil pazarı ise yüzde 62 oranında arttıı ve 516 bin 288 adet olarak gerçekleşti.

Ticari araç grubunda, 2023 yılı Ocak-Temmuz döneminde üretim yüzde 4, ağır ticari araç grubunda yüzde 28, hafif ticari araç grubunda geçen yılın aynı dönemine yüzde 2 arttı.  2022 yılı Ocak-Temmuz dönemine göre ticari araç pazarı yüzde 62, ağır ticari araç pazarı yüzde 38 ve hafif ticari araç pazarı yüzde 68 arttı.

2023 yılı Ocak-Temmuz döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre, toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 11 oranında, otomobil ihracatı ise yüzde 26 oranında arttı. Bu dönemde, toplam ihracat 586 bin 795 adet, otomobil ihracatı ise 375 bin 670 adet düzeyinde gerçekleşti.

2023 yılı Ocak-Temmuz döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre, toplam otomotiv ihracatı Dolar bazında yüzde 17, Euro bazında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 arttı. Bu dönemde toplam otomotiv ihracatı 20,5 Milyar $ olarak gerçekleşirken, otomobil ihracatı yüzde 24 artarak 6,2 Milyar $ seviyesinde gerçekleşti. Euro bazında otomobil ihracatı ise yüzde 24 artarak 5,7 Milyar € seviyesinde gerçekleşti.

Satın Almada İç Kontrol Üzerine Deneme

Piyasadaki bilgilinin çok hızlı iletilmesi sonucu tüketiciler, alacakları ürünlerin fiyat ve kalite karşılaştırmasını çok hızlı bir şekilde yapmaktadır. Bu nedenle çok az fiyat farklılıkları devasa satış farklılıklarına dönüşmektedir. Tam rekabet şartlarına yaklaşan günümüz piyasasında maliyeti düşüren her yöntem kullanılmalıdır.

Üretilen ürünlerin en önemli maliyet kalemi ise ürünleri üretiminde kullanılan malzemelerdir. Söz konusu malzemeleri, rakip firmaya göre daha ucuza tedarik etmek, ürünün nihai satış fiyatlarını daha düşük belirlemede çok etkin olacaktır. Birçok üreticinin dediği gibi “malı satarken değil, alırken kazanacaksın”. Tabii ki ürünlerin üretimi için kullanılan mallar, tek maliyet unsuru değildir. Ancak üst alt fiyat aralığı çok az olması nedeni ile diğer maliyet kalemlerini düşürmek için verilen mücadele bu alanda verilmemektedir. Örneğin işçi maliyetlerini düşürmek için gösterilen gayret, üretim için alınan malzemenin fiyatını düşürmek için gösterilmemektedir.

Satın alma maliyetlerinin daha da düşük olarak gerçekleşmesi için firmalar neler yapabilir? Bu sorunun cevabını bulabilmek için öncelikle satın alma sürecinde yüksek fiyatla malzeme almanın nedenleri üzerinde durulmalıdır. Bir malzemenin rakip firmalara göre daha yüksekten tedarik edilmesinin nedenlerinin şöyle sıralayabiliriz; fiyat araştırmasının yetirince yapılmaması, satın almayı gerçekleştiren kişilerin güveni suiistimal etmeleri, peşin para yerine borçla alınması, düşük sayılarda ürün satın alınması, bilerek yüksek maliyetli malzemenin alınması, malzemenin ürün içindeki oranın düşük olması nedeniyle maliyetin önemsenmemesi.

İç kontrol sistemleri, şirketlerde bir amacın gerçekleşmesi için kurulan kontrollerin bütününü ifade eder. Satın almanın daha düşük maliyetle gerçekleştirilmesi için şirketlerin patronları veya patron yerine karar veren en üst yöneticilerin nasıl bir iç kontrol sistemi kurmalıdır ki malzeme alım maliyetleri daha düşük gerçekleşmelidir? Yukarıdaki paragraftaki, maliyeti yükselten nedenleri ortadan kaldıracak iç kontrol tedbirlerinin tamamını yazmak, bu makalenin boyutlarını aşar. Ancak fiyatın araştırılmasının yeterli olup olmadığının ve suiistimalin var olup olmadığının kontrolleri üzerinde durabiliriz.

Satın alma biriminin diğer birimlerden ayrılarak, ayrı bir yönetim yapısına kavuştuğu şirketlerde yapılan en büyük yanlış, fiyat araştırmasının yapılması ile satın almaya karar veren kişilerin aynı olmasıdır. Bu durumda; satın alma işlemini gerçekleştiren kişinin, aldığı malı uygun fiyat alıp almadığını değerlendirmek imkânsızlaşmaktadır. Çünkü söz konusu denetimin yapılabilmesi için denetim yapan kişinin, satın alma personelinin yapmış olduğu şekilde piyasa araştırması yapması gerekir. Her ürün için piyasa araştırmasının yeniden yapılması ise hem çok maliyeti artıran bir yöntem olur, hem de denetim amacı ile yapılan fiyat araştırmalarına piyasa tepkisi olumsuz gerçekleşir. Sadece malın ve ürünün fiyatını öğrenmek isteyene verilen fiyat ile ürünü alma ihtimali yüksek olan kişiye verilen fiyat arasında farklılıklar olması daha yüksek bir ihtimaldir.

Hem gerçek ürün fiyatına ulaşmaktaki zorluklar hem de ürün fiyat denetiminin maliyetinin yüksek olması nedeniyle firmalarda, satın alma sürecinin denetlenmesi ancak patronlar veya onun yerine karar veren en üst yöneticinin yapması ile mümkün olmaktadır. Yukarıda anlatılan sebepler sonucu, profesyonel olarak, patron yerine denetim yapan denetim birimleri veya denetim şirketleri firmaların büyük çoğunluğunda yoktur. Dolayısıyla bir firmada satın alma sürecini ya patron kontrol eder ya da edilmez. Patronlar bu eksikliği gidermek için çok güvendiği personelleri (genel yakın akrabalar) satın alma birimine yerleştirir. Ama bu doğru sonucu elde etmede yeterli bir yöntem değildir. Ayrıca yakın akrabaların her zaman liyakatli olması beklenemez. Liyakatli olmamakta, en az dürüst olmamak kadar şirketlere zarar verir.

Satın alma sürecinde, daha uygun fiyatta satın almanın gerçekleşmesi için kurulabilecek en önemli iç kontrol tedbiri (kontrol önlemi) görevler ayrılığı ilkesinin uygulanmasıdır. Bu ilke, aynı kişide birleşmesi durumunda, suiistimallerin artması sonucunu doğuran görevler, ayrı ayrı kişilere verilir. Bu ilke gereği, satın alma sürecindeki fiyat araştıranlar ile malı satın alanları ayrı kişilerden seçmelidir. Hatta firmanın büyüklük durumuna göre ayrı birimler içinde çalıştırılmalıdır. Örneğin satın alma müdürlüğünden ayrı olarak, finans müdürlüğü de fiyat araştırması yapılabilir. Satın alma müdürlüğü satın alma yapabilmek için fiyat araştıracak ve satın almayı gerçekleştirecek. Ancak aynı mal kalemleri için finans birimine bağlı bir personel piyasada, satın alma biriminden bağımsız olarak, sadece fiyat araştırması yapacak.

Satın almadan ayrı bir birim tarafından fiyat araştırması yapıldığı durumlarda, iç kontrolün sağlanabilmesi için fiyat araştıran kişi veya birim araştırdığı malın fiyatını, satın alma personeline veya birimine bildirmemelidir. Satın alma platformu olarak kullanılan bir satın alma takip programı (yazılım programı) geliştirilmelidir.  Satın almacı personelde satın alma işlemin yaptıktan sonra, gerçekleşen satın alma fiyatını, satın alma takip programına kayıt edilmelidir. Aynı şekilde sadece fiyat araştırması yapan diğer birim veya personel fiyat araştırması sonucu bulduğu aynı malzemenin teklif fiyatını kayıt etmelidir. Yazılım programı otomatik olarak, malzemenin hem fiyat araştırıcı personelin bulduğu malzeme fiyatı ile satın alma personelinin satın aldığı fiyatı karşılaştırmalıdır. Bulduğu sonuçta iki fiyatın çok farklı olması halinde, patrona veya patron yerine karar veren en üst yöneticiye otomatik bilgi maili gitmelidir. Patron, satın alınan fiyatın, araştırma fiyatından çok yüksek olmasının nedenleri hakkında satın almacı personelden bilgi almalıdır. Her ürün için bilgi almasa bilgi alma ihtimali olmalıdır.

Söz konusu iç kontrol sistemi ile satın almacı, fiyat araştırmacısının bulduğu fiyatın üzerinde bir fiyatta satın alma yapıp da hesap vermemek için daha fazla fiyat araştırması yapmaya kendini zorunlu hissedecektir.

Satın alma takip programında, hem fiyat araştırıcılarının bulduğu bilgiler hem de satın alma personelin bulduğu bilgiler kayıtlı olmalıdır. Bir malı fiyat farklılığı, belirli bir orandan fazla olması durumunda farklı renkte boyanmış fiyat sonuçları olmalıdır. Satın alma personeli satın alma fiyatını girdikten sonra bile, fiyat araştırmacısının bulduğu fiyatın bulamamalı, onun girdiği firma bilgilerine ulaşamamalıdır. Çünkü bir daha ki satın alma işleminde o fiyat yakın bir fiyatta malzeme bulmaya çalışır daha da düşük fiyatta (fiyat araştırıcısının bulduğu fiyattan da aşağı) malzeme bulmaya çalışmaz. Fakat fiyat araştırmacısının fiyatından daha düşük satın alma fiyatı olursa, fiyat araştırmacı personel bunu görebilmelidir. Çünkü fiyat araştırmacısı, kendisinden daha düşük fiyatı bulup ta onun girişini programa yaparsa, bir sonraki satın almadaki kontrol daha iyi gerçekleşir.

Önerilen iç kontrol sistemi patronun veya patron yerine karar veren en üst yöneticinin, satın alınan malzemelerin fiyatların doğrudan araştıramadığı veya bilmediği durumlarda faydalı olacaktır. Satın almanın zaten patron tarafından yapılan firmalarda böyle bir faydadan bahsetmek mümkün değildir. Böyle bir kontrol sistemi, üretim de kullanılan ürünlerin çok çeşitli olduğu, tekstil ve inşaat gibi sektörlerde çok faydalı olacaktır.

Söz konusu iç kontrol tedbiri doğrultusunda, sadece fiyat araştırması yapan firmalar kurulabilir. TUİK gibi sadece fiyat araştırması yapacak ancak bir farkla bulduğu fiyat bilgilerini, anlaşmalı olduğu firmalarla paylaşacak.

Fiyat araştırma şirketleri sadece yurt içinden değil, yurtdışından da fiyat toplayabilmelidir. Günümüzde, personel istihdamını profesyonel firmalar yapmaya başladığı gibi sadece fiyat araştırma firmaları kurulabilir. Bu firmalar, tedarikçi firmalardan farklı olmalıdır. Tedarikçi firma size malı alır ve satar. Aslında tedarikçi firma, satın alma işleminin tamamını hizmet satın alma yolu ile karşılama firmalarıdır. Fiyat araştırma firmaları size sadece bilgi satar. Bu bilgi sizin satın alma sürecinizin kontrol edilmesini sağlar. Aynı zamanda satın alma biriminize yol gösterir.

Aziz DİRİ

İSKİ Genel Müdürlüğü

İç Denetim Birimi Başkanlığı

İç Denetçi

Endüstriyel Fırın İmalatında Püf Noktaları: Boya

Endüstriyel fırınlarda işin içinde hem makine imalatı hem de yüksek ısı girdiğinden boya konusu çok hassastır. Endüstriyel boyama, imalatın son, satışın ise ilk basamağını oluşturan, ürünün kalitesini ve piyasa değerini artıran önemli bir alandır.

  • Boya konusunda genelde endüstriyel rapid boya kullanılır. Mat, yarı mat veya parlak olarak kullanılan boya müşterinin isteğine göre şekillenir. Her müşterinin kendi markasını ön plana çıkaran renk tercihleri vardır.
  • Ancak makinanın gaz hattı, pnömatik hattı, hidrolik kısmı, korkuluk, platform benzeri kısımlarında mutlaka uluslararası standartların gereği yerine getirilmelidir.
  • Boya tercihinde özellikle sertifika ve MSDS formları olan, hızlı kuruyan, malzemeye iyi yapışan, kapatıcılığı yüksek kaliteli boyalar tercih edilmelidir.
  • Fırının yüksek ısıya maruz kalan kısımlarında ısıya dayanıklı boya kullanılır. Burada gri veya siyah dışında alternatif renk yoktur ve ısıya dayanıklı boya astar olmaksızın yüzeye direkt uygulanabilir. Bu boyalar kürlemeden sonra ısıyı gördükçe yüzeye daha iyi yapışır.
  • Makine imal edilirken çelik kısmında özellikle kumlanmış ve astar boyalı çelik kullanılırsa boya daha kaliteli netice verir.
  • Boya öncesi kaynak çapaklarının temizliği, yüzeydeki yağ ve kirin temizlenmesi önemlidir. Ancak tinerle temizlik yapmak yerine insan sağlığına daha az zarar veren kimyasallarla yapmak isabetli olur.
  • Yüzeyde eski boya varsa, kabarmış veya gevşemiş boyalar tamamen kazınarak uzaklaştırılmalıdır. Boyanın gelmemesi gereken yerler maskeleme bantlarıyla kapatılmalıdır.
  • Boya kullanmadan önce iyice karıştırılmalı ve mümkünse sadece pistole ile uygulanmalıdır. Tavsiye edilen püskürtme basıncı 26-28 saniyede (DIN 4 Cup) ile 55-60 p.s.i basınçtır. Tüm aletler boya bitiminde rapid tinerle temizlenmelidir.
  • Uygulama esnasında yüzey sıcaklığının +5°C ile +30°C arasında olmasına özen gösterilmelidir.
  • Eğer makine dış ortamda kullanılacaksa epoksi boya kullanılmalıdır.
  • Boya yapılırken yüzey temizliğinden sonra önce astar sonra son kat uygulanmalıdır. Rapid tinerle pistole püskürtme kıvamını sağlamak için %10-15 kadar inceltilebilir.
  • Gerekli yerlerde çelik macun kullanımı ve zımparalanması gerekebilir.
  • Rulo ile veya boya tabancası ile boyanarak yüzeyde müşterinin istediği mikron düzeyinde boyama yapılması, yüzeyin tamamında eşit düzeyde mikron kalınlığına ulaşılması gerekir.
  • Boya yapan ustanın iş güvenliği ekipmanlarını doğru ve yerinde kullanması, boya kabini içinde güvenli boya yapılması ve boyanın fırınlanması ve kurutulması önemlidir. Zira boyacıların çoğu ileriki yaşlarda meslek hastalıklarına maruz kalabilmektedirler.
  • Boya yapılacak malzemelerin etrafında boya tozlarının gidebileceği ve üzerine yapışabileceği ekipmanların uzaklaştırılması, yanıcı ve yakıcı maddelere dikkat edilmesi ve iyi havalandırılması önemlidir.
  • Boyaların uygun koşullarda yangına karşı önlem alınmış iyi havalandırılmış depolarda saklanması gerekir.
  • İyi havalandırılan ve serin bir ortamda, ağzı açılmamış orijinal ambalajında 2 yıldan fazla kullanılmayan boyalar uygun atık firmalarına teslim edilmelidir.

Boya ustası bulmak ve yetiştirmek zordur. Ustalık ayrı bir kabiliyet, titiz bir çalışma, dikkat ve deneyim gerektirir.

Katkılarından dolayı teşekkür ederim. Ayrıntılı bilgiler linklerden okunabilir.

https://www.kansaialtan.com.tr/konvansiyonel-havali-sprey-uygulamalari

https://kanatboya.com.tr/makina.html

Cavit SOY

İş Görüşmelerinde Satınalma Yöneticisi Adaylarına Sıkça Sorulan Sorular

İnsan kaynakları departmanı, satınalma ile ilgili bir pozisyonda adayın ilgili pozisyona uygunluğunu değerlendirirken soracağı genel sorulara ilave olarak mesleki uzmanlığını ölçmeye yönelik sorular da soracaktır. Adayın domain (alan) bilgisini ölçmek adına ilgili departmandaki yöneticiden destek isteyebileceği gibi mesleki görüşme tarafını da kendisi yürütmek isteyebilir.

İK’nın bir satınalma uzmanını işe alırken sorabileceği bazı yaygın soruları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz (20 soru):

  1. Satınalma konusundaki deneyiminize ve bu alandaki önceki rollerinize genel bir bakış sunabilir misiniz?
  2. Önceki pozisyonlarınızda hangi satınalma süreçlerini yönettiniz?
  3. Tedarikçi seçimi ve değerlendirmesine nasıl yaklaşıyorsunuz?
    İçeriğin devamını görüntülemek için Öğrenme Merkezi Üyeliği gereklidir. Üye iseniz lütfen giriş yapınız. Henüz üye değilseniz Dijital İşlem Merkezi üzerinden üyelik satın alarak hesabınızı oluşturabilirsiniz.
    Hesap Oluştur

    İK uzmanı alım sürecinin bir parçası olarak vaka tabanlı bir görüşme de gerçekleştirmek isteyebilir. Bu durumda görüşmeyi mesleki karar alma davranışınızı görebileceği ve alana ilişkin çok boyutlu düşünebilme yeteneğinizi değerlendirebileceği bir vaka çalışması üzerinden de gerçekleştirmek isteyebilir. İstanbul Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Programı’nda ve şirketlere özel olarak hazırladığımız satınalma ve tedarik zinciri eğitimlerimizde çok sayıda vaka çalışması ile profesyonelleri bu tür görüşmelere hazırlıyoruz.

Ticaret Bakanlığı İhracat Süreçleri ve Yeni Nesil Devlet Destekleri Eğitim Programı

Ticaret Bakanlığı tarafından, 5-6-7 Eylül 2023 tarihlerinde “Ticaret Bakanlığı İhracat Süreçleri ve Yeni Nesil Devlet Destekleri Eğitim Programı” görselde verilen program akışı kapsamında çevrimiçi olarak düzenlenecektir.

Detaylı bilgi için: https://ticaret.gov.tr/duyurular
Devlet teşvikleri şirket eğitim taleplerinizi;
egitim@satinalmadergisi.com adresine iletiniz.

Yapay Zeka İle İşe Alım Süreçleri

Günümüz iş dünyası, işe alım işletmeleri başarılı bir şirketin temel taşlarından biri olarak kabul edilmektedir. Doğru adayları bulma ve işe alım yolunu etkin bir şekilde kullanma, verim avantajını maksimize etmek için kritik öneme sahiptir. Yenilikçi teknolojilerin ve yapay zekanın hızla ilerlemesiyle birlikte, insan kaynakları yönetimi alanında da çığır açan gelişmeler yaşanmaktadır. Bu bağlamda, CVUS adıyla yapay zeka tabanlı yazılım, işe alım sürecinde yenilikçi bir yaklaşım sunarak İK firması için vazgeçilmez bir çözüm olmaktadır.

Firmaların İK departmanlarına yapılan başvurular departman yetkilileri tarafından tek tek okunarak değerlendirilmekte sınıflandırılmakta ve saklanmaktadır. Bu süreç hem ciddi bir zaman kaybına sebep olmakta hem de insani hatalar ile farklı yorumlamalara sebep olmaktadır. Ayrıca ilerleyen zamanlarda geçmiş CV lere ulaşmak ve bu aday ile geçen görüşme notlarına, süreç içinde yapılan değerlendirmelere ulaşmak ciddi bir efor, zaman kaybı ve objektif bir değerlendirme yapılamamasına neden olmaktadır.

CVUS yapay zekanın gücünden yararlanarak firmaya yapılan başvuruları inceleyerek adayları yeteneklerine göre ayırarak veri tabanında saklamaktadır. İK departmanın CVUS ta açacağı projelere daha önce CV leri yeteneklerine göre ayrılmış adaylar bu projelere atanabilmektedir. CVUS’ta Projeye atanan adayların İK tarafından belirlenen filtreler ile veri tabanındaki CV ler içinden sizin için en uygun adayları seçer.  CVUS verilerindeki adayları ve pozisyonları kolayca görüntüleyip yönetme imkanı sunar. Böylece tüm işletme amaçlarına en uygun adayları belirlemek için iş zekasından faydalanabilir.7

İK departmanın tarafından yazılımını önerdiği adaylar ile ilgili tüm bilgiler geçmiş dönemde yapılan görüşmeler değerlendirmeler ya da alınana notlar uygulama sayesinde karşınızda olacağı için bu adaylar ile ilgili hızlı ve daha doğru bir karar alma imkanı sağlamaktadır.

Tabi yukardaki tüm süreçler sadece adayın sisteme kaydedilmesi ve adaylar ile görüşme aşamasına kadar gelen kısmın anlatmaya çalıştım. İşe alma süreci tabi ki burada bitmemektedir. Seçilen yada önerilen adayların şu anki durumlarının bilinmemesi İK departmanın için bir bilinmez olup adayın güncel iş arayıp aramadığını yada firma ile ilgili görüşlerinin ne olduğun ile ilgili güncel bilgilere ulaşmak için bu adayların belirlemesi tek tek aranması adaylar ile görüşerek bilgilerin güncellenmesi adaylara ulaşılamaması bu adayların tekrar aranması yada yoğunluk gibi nedenler ile bu adaylar ile tekrar iletişime geçilememesi belki de firma için ilerde önemli bir adayın değerlendirme dışında kalmasına neden olabilmektedir. Yapılan görüşmeler neticesinde alınan notların tekrar değerlendirilmesi yeniden sınıflandırılması, zahmetli ve bazen objektiflikten uzak bir değerlendirmeye neden olabilmektedir.

Yapay zekanın gücünden yararlanan CVUS, İK departmanı tarafında belirlenen adaylarla esnek, zaman kıstası olmadan ve kullanıcı dostu ön görüşmeler yaparak adayın o anki durumu hakkında güncel bilgileri alır. Ayrıca adayların özgeçmişleri ve pozisyon ayrıntılarıyla ilgili sorular sorar ve veri tabanına bu görüşmeleri kaydederek İk departmanın istediği zaman ulaşabileceği ve değerlendirebileceği şekilde muhafaza eder. CVUS‘un dijital tabanlı olması, kağıt görüntülemeyi azaltması ve böylece işe alım merkezinden çevre üzerindeki etkisi de ayrı değerlendirilmelidir.

İK departmanın ön görüşme yapmak için tüm adayların CV lerni kontrol etmesine alınan notları kontrol etmesine ve bu adaylar ile tek tek iletişime geçip sorular sorup sorulan soruların notlarını almasına ve bu alınan notlar ile CV bilgilerinin tekrar güncellemesin gerek kalmayacaktır. İşletmelerin bu sayede zaman tasarrufu sağlamasının yanında iletişim yoğunluğun da yaşamayacaktır.

Güvenilirlik ve gizlilik, CVUS için temel taşlardan biridir. Kullanıcıların ve kişisel bilgilerini güvenli bir şekilde saklama ve işlemler kayıt altında tutulur. Ayrıca sisteme yüklenen orijinal CV lerde yine veri tabanında saklanmakta olup, istendiği zaman ulaşılabilmektedir.

İnsan kaynakları departmanı firmaların en önemli gücü olan insan gücünü yöneten belirleyen ve yön veren departmandır. İK’nın firmalar için önem arz eden bir pozisyonda olması bu departmanın hata yapma lüksünü minimuma indirmesini gerekmektedir. İş gücünün yoğun ve stresli olduğu İk departmanında bu yükün dijitalleşen dünyamızda İK departmanını daha steril bir ortam sunmak firmanın geleceği prestiji açısından önem arz etmektedir.

CVUS, yapay zeka temelli işe alım danışmanlığının geleceğine dair heyecan verici bir adım sunuyor. İnovatif özellikler, kapsamlı performans değerlendirmeleri, veri analitiği, aday deneyimi görünümleri ve çevre dostu yaklaşımıyla CVUS, İK firmaları için vazgeçilmez bir yardımcıdır.

CVUS ile beraber işletmenize gelecek olan tüm aday CV leri yapay zeka ile çok kısa bir sürede değerlendirecek şeffaf bir şekilde sınıflandıracak, İK tarafından açılacak projelere en uygun aday atama ve önermesi yapılacak, İk departmanı tarafından belirlenen tüm adayları ile ön görüşme yapacak, değerlendirme ev görüşme notlarını size sunacaktır. Ve tüm bu işlemeler İK departmanın tarafından çok kısa bir süre içinde bitirilmiş olacaktır.

Levent ÇUHADAR

Sirius Grup Kurucu Başkan

Bilişim 500 Şirketlerinin Geliri 372 Milyar TL’ye Ulaştı

Bilişim sektörünün kılavuz niteliğindeki araştırması olarak kabul edilen “Bilişim 500 – İLK BEŞYÜZ BİLİŞİM ŞİRKETİ Araştırması” tamamlandı. Araştırma sonuçlarına göre, ilk 500 bilişim firmasının 2022 yılında toplam geliri 372 milyar TL olurken, bir önceki yıla göre büyüme oranı yüzde 74 olarak gerçekleşti. Bu sene araştırmada 89 yeni şirket yer alırken, sıralamaya giren şirketlerin 187’si yüzde 100’ün üzerinde bir büyüme gösterdi.

En yüksek büyüme yine yazılım sektöründen geldi. İlk 500 Bilişim Şirketi birincilik ödülünü ise Turkcell aldı. 24 yıldır kamu, bilişim firmaları, BT yöneticileri ve akademiyi bir araya getiren ‘Bilişim 500 Ödül Töreni’nde mesajlarını ilettiği video ile aktaran T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, “Cumhurbaşkanımızın çizdiği milli teknoloji hamlesi ve Türkiye’nin yüz yılı vizyonu çerçevesinde hareket ederek hep birlikte ülkemizin bilişim altyapısını güçlendirmeliyiz. Bilişim sektörünü ülkemiz için bir refah kaynağı haline getirmek ancak yerli ve milli ürünlerimizle mümkün olabilir” dedi.  

M2S Araştırma Şirketi tarafından gerçekleştirilen Türkiye’nin İlk 500 Bilişim Şirketi-Bilişim 500 Araştırması sonuçları, 9 Ağustos 2023 tarihinde Fişekhane’de düzenlenen ödül töreninde açıklandı. Bilişim 500 Araştırması kapsamında “Dağıtıcı”, “Sistem Entegratörü ve İş Ortağı”, “Uluslararası Merkezli Üretici/Üreticinin Temsilcisi”, “Türkiye Merkezli Üretici”, “Bilişim 500 Plus” ve “Türkiye Ekonomisine Katkı” olmak üzere 6 ayrı ana kategoride birincilere ödülleri takdim edildi.

AraştırmanınTürkiye Ekonomisine Katkı özel kategorisinde; Yılın Finans Bankacılık Sektörü Yazılım Kategori birincisi Intertech olurken, Yılın Yapay Zekâ Kategori birinciliğini KoçSistem aldı. Yılın Ar-Ge Yatırımı Kategorisi birincisi Havelsan, Yılın Yazılım İhracatı Kategori birincisi Enka Grup, Yılın Hizmet İhracatı Kategori birincisi ise Teleperformance Türkiye oldu.

Tören sponsorluğunu KoçSistem, araştırma sponsorluğunu Sistem Global, yayın sponsorluğunu Este Bilişim; sunum sponsorluğunu Bulutistan, Iovis, Iron Mountain, Lenovo, Nagarro+MBIS’in üstlendiği ödül töreni; ‘Gitarların Efendisi’ olarak tanınan Sanatçı ve Bilişimci Taylan Dedeoğlu’nun solo gitar performansı ile başladı.

Açılış konuşmasını BTHABER Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe’nin yaptığı Bilişim 500 Ödül Töreni açılış programında, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan,  Lenovo Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu, Este Bilişim CTO’su Erdinç Kapucu, Iron Mountain Türkiye Genel Müdürü Gamze Ergün, KoçSistem Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca, Bulutistan Türkiye Genel Müdürü Gökhan Gençtürk, Nagarro+MBIS Satış Direktörü Umut Güney ve Sistem Global Satış ve Pazarlama Direktörü Serra Yılmaz konuşmaları ile yer aldı.

Zirve Turkcell’in

Şirketlerin ciro bilgilerine göre genel ve kendi kulvarında sıralandığı araştırmanın sonuçlarına göre; bilişim sektörün zirvesinde bu yıl Turkcell yer aldı. Türkiye’nin en büyük 10 bilişim firması; Turkcell, Türk Telekom, Vodafone, Indeks Bilgisayar, Arena, Teknosa, Bilkom Bilişim, Armada Bilgisayar, Penta Teknoloji ve Lenovo Türkiye olarak sıralandı.

187 Şirket Yüzde 100’ün Üzerinde Büyüdü 

2022 yılı araştırmasında sıralamaya giren şirketlerin gelirleri, TL bandında yüzde 74 artarak 372 milyar TL oldu. Türkiye Merkezli Üretici Yazılım kategorisinde de büyüme yüzde 84 olarak gerçekleşti.

Sıralamaya giren şirketlerin 187’si yüzde 100’ün üzerinde bir büyüme gösterirken, en yüksek büyümeyi yüzde 501 ile yazılım şirketi Erka Grubu gerçekleştirdi.

2022 yılı sıralamasında yer alan şirketlerin dolar bazında ortalama yüzde 10, 165 şirketin ise bu ortalamanın da üzerinde büyüdüğü görüldü. 2022’de finans, perakende ve üretim gibi temel sektörler en yüksek teknoloji yatırımlarını yapan sektörler olarak önde çıkmayı sürdürdü. İş süreçlerindeki verimliliği artırmaya yönelik yapay zeka ve nesnelerin interneti yatırımlarında artış görüldü.

“Bilişim sektörünün hedefinde küresel oyuncu olmak var”

Konuşmasında Bilişim sektörünün son 10 yılda yurtdışına açılan büyük yatırımlarla itibarını artırdığını belirten BTHABER Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe, “Artık teknoloji firmalarımızın hedefi sadece ülke içi veya komşu ülkeler değil, dünyada var olmak. İnovatif ve dinamik yapıda olan firmalarımız doğru zamanda doğru işleri yaparak büyüyor. Bu hıza ve gelişime ayak uyduramayanlar ise maalesef küçülüyor. Sektördeki oyuncuların hedefleri büyüdükçe rekabet artıyor. Görüyoruz ki, çağa ayak uydurarak yeni teknolojilere yönelik adımlar atan firmalar daha avantajlı. Yapay zekanın öne çıktığı bu dönemde yazılıma yatırım yapan firmalar öne geçiyor” değerlendirmesinde bulundu.

FinTech, InsurTech ve oyun firmalarına davet

Bilişim 500 Araştırması’nın tüm sektör için yol gösterici bir rol oynadığına; birleştirici etkisiyle kamu, bilişim firmaları, BT yöneticileri ve akademisyenleri bir araya getiren tek yapı olduğuna dikkat çeken Göçe; “Bilişim 500 Araştırması, 24 yıldır küresel yatırımcı firmaların ve ülkemizin BT yöneticilerinin başucu kitabı oldu. Araştırmaya katılım ne kadar yüksek olursa sonuçlar o kadar büyük bir sektör analizi haline geliyor. Araştırmamızda firmalar cirolarına göre uygun kategorilerde sıralarken, güncel ve inovatif teknolojileriyle tablolara giren firmalarımız ile genç ve hızlı büyüyen şirketlerimiz için Bilişim 500 Plus bölümümüz araştırmamızda ayrı bir önem taşıyor. Sadece en büyük 500 sıralaması olmayan, kategoriler barındıran araştırmamız bu nedenle tüm şirketlerimizi kapsıyor, şirketler kendi kategorisinde yer alma fırsatı yakalıyor. Özellikle FinTech, InsurTech ve oyun firmaları gibi araştırmadan uzak kalan yapıların araştırmaya katılımı çok kıymetli. Araştırmanın zenginleşmesi hepimiz için önemli. Bu araştırma tüm sektörün desteklemesi ve sahip çıkması gereken çok önemli bir veri kaynağı” açıklamasında bulundu.

Dr. Ömer Fatih Sayan: “Bilişim sektörünü ülkemiz için bir refah kaynağı haline getirmek ancak yerli ve milli ürünlerimizle mümkün olabilir”

Etkinlikle ilgili mesajlarını ilettiği video ile aktaran T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, “Bugün bilişim dünyasının en seçkin etkinliklerinden biri için bir araya geldik. Bilişim 500 ödül töreni bu büyülü sektörün başarılarını kutlamak için bir vesile oluşturuyor” diyerek bu etkinliğinin sektördeki öncüleri, vizyonerleri ve cesur girişimcileri tanımak ve onların özverili çalışmalarını takdir etmek için önemli bir imkan olduğunu belirtti.

İleri teknolojilerin sürekli kendini yenileyen gücünün hayatımızı daha da kolaylaştırırken dünyamızı da dönüştürmeye devam ettiğini sözlerine ekleyen Sayan, “Bu sektörü sadece kodlar, donanımlar ve algoritmalar değil aynı zamanda insanlık için bir dönüm noktası olacak çözümler, uygulamalar ve hizmetler oluşturuyor. Bilişim sektörü sadece iş dünyası değil aynı zamanda sosyal hayatımızı da dönüştürüyor ve bir arada daha güçlü bir toplum oluşturmamıza olanak tanıyor. Bilişim sektöründeki profesyoneller olarak sorumluluğumuzun ve etkimizin farkında olmalı ve teknolojinin insanlara nasıl değer kattığını asla unutmamalıyız. Bizler de sektördeki her bir kişi ve kuruluşun ilerlemesi için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Bilişim sektörünü ülkemiz için bir refah kaynağı haline getirmek ancak yerli ve milli ürünlerimizle mümkün olabilir. Cumhurbaşkanımızın çizdiği milli teknoloji hamlesi ve Türkiye’nin yüz yılı vizyonu çerçevesinde hareket ederek hep birlikte ülkemizin bilişim altyapısını güçlendirmeliyiz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

“En önemli görevimiz ülkemize çağ atlatmak”

Konuşmasında, yurtdışında sektörü tanıtırken en fazla kullandıkları referansın Bilişim 500 olduğunu belirten KoçSistem Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca; “KoçSistem olarak ülkemizin 100 yıllık Cumhuriyet tarihinde 78 senedir sürekli olarak kendimizi geliştirmeye, yeni alanlara girmeye odaklandık. Hem bizim hem de sektörümüzün çok önemli bir görevi var; o da ülkemize çağ atlatmak. Sadece kendimiz değil bizden sonraki jenerasyonlar için de önümüzdeki fırsatları iyi değerlendirmeliyiz. Artık yapay zeka ile ülkeler arasındaki uçurumları kapatmak daha kolay hale geliyor. Biz de KoçSistem, Koç Dijital ve Koç Savunma şirketlerindeki Ar-Ge merkezlerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte değer yaratmaya, Suudi Arabistan’dan Amerika’ya kadar çok geniş bir coğrafyaya teknolojimizi ihraç ederek kendi mühendislerimizin geliştirdiği çözümleri sunmaya devam edeceğiz” dedi.

“Bilişim ihracatçılarına yaklaşık 422 milyon TL destek verildi”

Sistem Global Satış ve Pazarlama Direktörü Serra Yılmaz yaptığı konuşmada, “Yeni nesil finansman kaynaklarına erişimi kolaylaştırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Özellikle yurtdışına açılmak isteyen, ihracatla büyümeyi hedefleyen şirketlerin yanında olmak bizim için çok önemli. Ülkemizin bilişim ihracatına baktığımız zaman 2018-2022 yılları arasında dolar bazlı yıllık %10 bir büyüme kaydettiğimizi görüyoruz. TÜBİSAD’ın açıkladığı son verilere göre ise 2022 yılında toplam bilişim ihracatı 28,6 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Bunun 24 milyar TL’si yazılım şirketlerinden geliyor. Global ihracattan aldığımız pay ise %0,3. Bu bize şunu gösteriyor; güzel bir büyüme kaydediyoruz ancak gidilecek daha çok yol var. Bilişim ve yazılım sektöründe faaliyet gösteren firmaların büyüme eğrilerine baktığımızda sağlanan teşvik ve desteklerin büyüme ve globalleşme sürecinde kaldıraç etkisi yarattığını görüyoruz. Geçtiğimiz yıl bilişim ihracatçılarına yaklaşık 422 milyon TL destek verildi. Bilişim şirketleri için önümüzdeki dönemde gündem maddeleri ihracat, globalleşme, Ar-Ge ve inovasyon olacak. Bunun için de yeni nesil finansman kaynaklarının doğru kullanılması ve değerlendirilmesi çok önemli. Bu sağlandığında Türk şirketlerinin teknoloji ihracatı anlamındaki başarıları artacaktır” dedi.

Teknolojiyi İleriye Götürecek En Önemli Yatırımlardan Biri Yapay Zeka

Türkiye bilişim pazarının çok hızlı geliştiğini ve mobil teknolojilerin yaygınlaşması ile şirketlerin dijitalleşme çabalarının bu gelişmeye büyük katkı sağladığına dikkat çeken Este Bilişim CTO’su Erdinç Kapucu, “Teknolojiyi ileriye götürecek en önemli yatırımlardan biri yapay zeka. Geçtiğimiz 8 aya baktığımızda yapay zekanın artık son tüketicilerin de hayatına girdiğini görüyoruz. Müşteri beklentilerine yönelik yapay zekaya dair yeni mühendislik türleri açılıyor, üniversiteler bu alanda bölümler açıyor. Bu alanların çeşitlenmesi öğrencilerin sektöre kazandırılması için çok anlamlı” diye konuştu.

35 Yıl Emek Ödülleri

“Yeni yüzyılımızda daha da ileri ‘further’” teması ile gerçekleştirilen törende ayrıca bilişim sektörüne 35 yıl emek veren Serhan Demirer, Cüneyt Kalpakoğlu, Tufan Alatan, Sinan Oymacı, Ken Bradley, Kenan Altınsaat ve Dr. Reha Çetin’e de ödülleri verildi.

Bilişim 500 Kataloğu, tören bitiminde dijital etkinlik platformu www.BZetkinlik.com’daki ‘Danışma’ standına tıklanarak indirilebilir.

Barajlardaki Su Kaybının Çözümü Yüzer GES’ler Olacak

Yüzer güneş enerjisi santralleri (GES), temiz enerji üretirken kullanım sularını koruyor. Küresel ısınmanın getirdiği yüksek sıcaklıklarda barajların üzerini kaplayarak suyun buharlaşmasını önleyen yüzer GES’lerle su kaybının önüne geçilecek. Dünyada 3,4 GW güce ulaşan yüzer GES teknolojisi, Türkiye’de özellikle Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde sulama kanallarının tamamında ve diğer bölgelerdeki baraj göllerinde kullanılabilecek…

Küresel ısınmanın etkilerini artırdığı son dönemde su kaybı, en önemli sorunlardan biri olarak kendini göstermeye başladı. Yüksek sıcaklıklarla birlikte barajlardaki binlerce ton su buharlaşarak azalıyor. Peki bu sorunu sürdürülebilir bir yolla aşmak mümkün mü? Yüzer güneş enerjisi santralleri (GES) son yıllarda temiz enerji üretirken baraj göletleri gibi durgun suların üzerini kaplayarak buharlaşmayı engelliyor.

Yüzer GES Nedir ?

Yüzer güneş enerjisi santrali, güneş panellerinin su üzerinde yüzen bir platforma monte edildiği güneş enerjisi üretim sistemi olarak biliniyor. Yüzer güneş enerjisi santralleri, güneş enerjisinin geleneksel olarak üretildiği karasal sistemlere göre büyük avantajlara sahip. Yüzer GES’ler araziye ihtiyaç duymadan karasal sistemlere göre daha yüksek verim sağlıyor. Çünkü su, güneş panellerinin daha soğuk kalmasına yardımcı olarak verimli çalıştığı süreyi artırıyor. Ayrıca suyun üzerini kapladığı için yüksek sıcaklıklarda kullanım ve içme suyunun buharlaşmasını ve baraj doluluklarının düşmesini engelliyor.

Çin Yüzer GES’lerde İlk Sırada

Dünyada yüzer güneş enerjisi santrallerinin sayısı da giderek artıyor. 2022 yılı sonu itibariyle dünyada yüzer GES projelerinin kapasitesinin 3,4 GW’ı aştığı hesaplanıyor. Çin, dünyadaki yüzer güneş enerjisi kapasitesinin yaklaşık yarısına sahip. Çin’i, Japonya, Güney Kore, Fransa, Hindistan, İngiltere takip ediyor.

Halen 3 kıtada 30’un üzerinde ülkede 225’ten fazla projeyle Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika’da dünyanın her noktasına enerji ve endüstriyel çözümler ulaştıran YEO, yüzer GES alanında söz sahibi global oyunculardan biri olmayı hedefliyor. YEO, yaklaşık 3 yıl boyunca Ar-Ge çalışması yaptığı yüzer GES sistemleriyle projeler gerçekleştirerek Türkiye’den başlamak üzere dünyaya taşıyacak. YEO, yüzer GES sistemlerini iştiraki Marinergy ile gerçekleştirmeyi hedefliyor. Türkiye’de ilk ve tek, dünyada ise az sayıda örneği olan bu girişimle Türkiye’de denizde veya durgun sularda güneş ve rüzgar enerjisi üretilecek.

“Türkiye’de potansiyel yüksek”

YEO Teknoloji CEO’su Tolunay Yıldız, Türkiye’nin bu alanda çok yüksek bir potansiyele sahip olduğunu vurguluyor. YEO’nun geleneksel yenilenebilir enerji santrali projelerinin yanında inovatif çözümler de sunduğunu belirten Yıldız bu alandaki hedeflerini şöyle anlatıyor: “Yüzer GES’ler doğaya dost enerji üretirken baraj gölleri ve sulama kanallarında suyun korunmasını sağlıyor. Yüzer GES’ler Türkiye’de özellikle Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde sulama kanallarının tamamında ve diğer bölgelerdeki baraj göllerinde kullanılabilecek bir teknoloji. Biz de Marinenergy markamızla yaptığımız Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor, gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Özellikle ülkemizdeki bu alandaki faaliyetleri bir milli mesele olarak görüyor ve önemsiyoruz. Hem Türkiye hem de bölge ülkelerde söz konusu yenilikçi enerji projelerine öncülük etmeye hazırız. ‘Bizce Mümkün’ felsefemizle hedefimiz, doğal kaynakları korumak ve gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakmak.”

Kayıt Formu

Kayıt için Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası ve 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) Usul ve Esasları Uyarınca Kişisel Verilerinizin Korunması Hakkında Müşteri Aydınlatma Metnin okunması ve kabul edilmesi gereklidir.