Bu yazımda Pazarlama Stratejileri geliştirirken dikkat etmeniz gereken küçük ipuçlarından bahsetmek istiyorum. Hazırsanız başlayalım!
Pazarlama bir şirketi yönetirken ya da bir girişim başlatırken özgür olabileceğiniz ve fikirlerinizi sınırsız bir biçimde uygulamaya dökebileceğiniz benzersiz bir alandır. Girişiminizle müşterilerinize sunacağınız ürün ve hizmetlerin hangi yöntemlerle müşteriye pazarlanması ve ulaştırılması gerektiği belirleme süreci; kararlarında özgür olabilen kişiler için oldukça yenilikçi, dinamik ve bir o kadar da eğlenceli bir süreçtir. İşte size girişim ürün ve hizmetlerinizin hedeflediğinizden de fazla kişiye kolayca ulaşması için yararlanabileceğiniz etkili ve son derece pratik pazarlama yöntemleri:
Kartvizitler ve Dijital Kartvizitler
Pazarlamada kartvizite sahip olmak önemli. Günümüzde basılı kartvizitlerin yerini dijitalleri aldı. Her ne kadar pazarlama stratejinizde kartvizitler küçük bir detay gibi görünse de, bu küçük ama güçlü detay sayesinde müşteri gözündeki algınız şekillenir. Medyada gerçekleşen olaylarda genellikle öncelikle olayı görüntülerle yani gözlerimizle fark ederiz. Renk uyumu hatta grafikleri olan, profesyonelce tasarlanmış, gereksiz ayrıntılardan uzak sadece müşterinin doğrudan ilgisini çekmesini istediğiniz bilgilerin yer aldığı, kaliteli, göz alıcı bir kartvizit ile müşteriniz üzerinde tahmin ettiğinizden daha olumlu bir intiba bırakırsınız. Böyle bir kartvizit ile müşterinizin mutlaka iletişimde kalmak istediği kişiler arasında ilk 10’a girmeniz söz konusu. Hele de dijital kartvizitiniz varsa ve bulunduğunuz sektör yenilikçi ve dinamik bir sektörse, sahip olduğunuz kartvizit sizin ne derece yenilikleri takip ettiğiniz, yenilikçi yaklaşımlara açık olduğunuz ve vizyoner olduğunuz hakkında müşterilerinize fikir verecektir.
Broşürler ve E-broşürler
Broşürler de aynı kartvizitler gibi dijital platformlarda sıkça karşılaşılan pazarlama araçlarından. E-broşür adı verilen dijital mecralarda sıkça karşılaştığımız broşürlerde ne sunduğumuzu doğru belirlemek ilk altın kuraldır. Daha sonra ise sunulan bilgileri doğru kişilere yani hedef kitleye ulaştırmak gerekir. Doğru hedef kitle belirlemek ve sonra da bu kişilere e-broşürlerin ulaşmasını sağlamak için kullanılabilecek Google vb. şirketlerin piyasanın kullanıma sunduğu bir takım algoritmalar vardır. Bu algoritmaların dilinden anlamak ve özellikle dijital pazarlamada bu algoritmaların avantajlarından faydalanmak son derece önemli bir diğer husustur. Çünkü e-broşürün ulaşmasını istediğiniz her kişinin e-mail adreslerine bu dijital araç ve algoritmalardan ve en nihayetinde verilecek reklamlardan faydalanmadan ulaşabilmek bir hayli güç ve neredeyse imkansızdır. Dijital platformlarda ve sosyal medyada verilen reklamlar her ne kadar ilk etapta maliyetli gibi görünse de, basılı reklamlardan çok daha yararlı olabilir. Ürün ve hizmetlerinizin kısa sürede doğru kişilere tanıtılmasında oldukça etkili olan dijital reklamlar; oluşturulacak e-broşürler ile desteklendiğinde potansiyel müşteriler üzerinde oldukça olumlu etkiler bırakır.
Eşantiyon Ürünler ve Kampanyalar
Her zaman sadece satış rakamlarına odaklanan; maliyetlerden olabildiğince kaçınarak sadece satış için belirlenebilecek en yüksek ürün fiyatıyla en yüksek kar marjına ulaşmayı hedefleyen bir girişimci her ne kadar başarıya ulaşsa da, sahip olduğu başarısı ne yazık ki sürdürülebilir bir başarı olmaz. Bazen daha çok büyüyebilmek ve başarının devam etmesi için bazı ekstra maliyetlere katlanmak gerekir. Bu maliyetler iş geliştirme için katlanılan (bakım onarım, üretim süreçleri yenileme, yeni departman kurulumu için yeni çalışanlar istihdam etme vb.) maliyetler olabileceği gibi müşterilere yönelik eşantiyon ürün dağıtımından tutun, indirim vb. kampanyalar için katlanılan maliyetler de olabilir. Örneğin, size katlanılması gereken yeni maliyetler oluşturan sosyal medya kanallarınızdan bazı ürünleri hediye etmeniz, web sitenizde veya e-bülten alıcılarınıza özel dereceye girenlere ödüllerin verildiği bir yarışma düzenlemeniz faaliyetlerinizin devamlılığı ve müşteri sadakati oluşturmanız için önemlidir. Müşteriniz olmayan kişilerin müşterilerinizin dağıttığınız eşantiyon ürünleri kullanırken görmesi ve müşterilerinizin onlara tanıdığınız ayrıcalıklar, onlara verdiğiniz ödüller, onlar için düzenlediğiniz kampanya ve yarışmalar hakkında arkadaşlarıyla bilgi paylaşımında bulunmaları ürünlerinize olan ilgi artacak ve uzun vadede katlandığınız maliyetlerin çok daha üzerinde satış gelirleri elde etmeye başlayacaksınız.
Eski Müşterilerle İletişim
Eski müşterileri yeniden kazanmak her ne kadar kulağa zor gelse de, onlarla kurmuş olduğunuz geçmiş iletişimden edindiğiniz envanter, beklenti ve taleplerinin ne olduğuna dair sahip olduğunuz bilgiler, onlara ulaşmak için edindiğiniz e-posta, telefon vb. iletişim bilgiler sayesinde yeni bir müşteri kazanmaktan daha kısa sürede eski müşterinizi ürün alımları için ikna edebilirsiniz. Eski müşterilerinize özel “Yalnızca Değerli Müşterilerimiz İçin” mottosuyla, hatta geçmiş vadelere göre sınıflandırılan “10 seneye özel silver”, “20 seneye özel gold” vb. sınıflandırmalarla, çeşitli etkinlik, panel ve atölye çalışmalarıyla ürünlerinizi tekrar denemelerini sağlayabilirsiniz. Sunduğunuz ürünlere artık ihtiyaç duymayacaklarını düşünebilirsiniz. Yine de geri kazanmaktan vazgeçmeyin. Çünkü kendileri ihtiyaç duymasalar bile ürünlerinize ihtiyaç duyabilecek bir sosyal çevreleri var.
Teşekkür Etme
Her üründen sonra dijital ortamdan teşekkür mesajı ve memnuniyet anketi göndermeniz, ya da ayın müşterisi kampanyaları düzenleyerek müşterileri ödüllendirmeniz, müşterilerin kullandıkları ürünlerle ilgili referanslarını ve fotoğraflarını dijital platformalar üzerinden onları önemsediğinizi göstermek için paylaşmanız, ürünlerinizi sürekli alan müşterilerinize yönelik teşekkür mahiyetinde hediyeler göndermeniz; müşterilerinizin sadakatini güçlendiren uygulamalardır.
Satın alma işlemini bir akit olarak düşündüğümüzde, satın alma sürecinde gerçekleşen akitte iki tarafın iletişimin uzun yıllar devam etmesi ve iletişimde güçlü bağlar kurulması; iletişimde sağlanan alma verme dengesiyle mümkündür. Alma verme dengesi ise hem maddi hem de manevi akitte bulunan iki tarafın birbirinin çıkarını gözeterek bir takım faydaları feda etmesi ile gerçekleşir. İletişimde alma verme dengesinin kurulması karşılıklı memnuniyetten geçer. Teşekkür etmek ve bu teşekkürü eylemlerle desteklemek ise bu memnuniyetin sağlanmasında atılacak en güzel ilk adımdır.
Gerek iş, gerekse sosyal alandaki sağlıklı ilişkilerin ve şirket kültürünün önemli bir parçasıdır çünkü iletişimi, ekip çalışmasını, bağlılığı ve üretkenliği geliştirir. Güven…
Bir güven kültürü oluşturmak için üç önemli husus vardır;
Taahhütleri yerine getirmek,
İletişim kurmak ve
Saygılı olmaktır.
Güveni inşa etmenin üç önemli hususu; olanları makul bir şekilde kabul etmek, küçük adımlar atmak ve sabırlı olmaktır.
İş Hayatında Güven
İş yapabilmenin ve kaybetmemenin temelinde bu sihirli kelime vardır: “Güven”. Güven duymadığınız bir iş partneri ile çalışmanın ve alış veriş tesis etmeniz söz konusu olabilir mi?
Güvenin inşa edilebileceği yolları keşfetmek, bireylerin ve şirketlerin daha güçlü ilişkiler ve daha sağlıklı kültürler yaratmasına yardımcı olabilir
Uluslararası Ticarette Güven
İşte zurnanın “zırt” dediği yer de, bu anlatmaya çalışacağım uluslararası ticarette güvendir. Bir tarafta alıcı: ithalatçı, bir tarafta da satıcı; ihracatçı. İthalatçı ve ihracatçı farklı dilleri konuşan, farklı örf adetleri olan, farklı kültürleri olan ve farklı ülkelerde yaşayan kesimlerde önemli ve tek sorun; güven sorunudur. Muhtemelen birbirlerini hiç görmemiş ve sadece sanal ortamda tanışmış ve konuşmuş olsalar da birbirlerine iş ve parasal konuda güven etmeleri zor görünmektedir.
Uluslararası kuralların geçerli olmadığı iş yapma yöntemleri olan peşin ve mal mukabili ödeme şeklinde bir tarafın, diğer tarafa tamamen güven etmesi gerekmektedir.
Peşin alımlarda; İthalatçı parasını malı teslim almadan satıcıya gönderir,
Mal mukabili alımlarda ihracatçı önce malını gönderir nice sonra parasını ithalatçıdan alır
Gerek mal mukabili, gerekse peşin alımlarda ya ithalatçının ihracatçıya, ya da ihracatçının ithalatçıya güven etmesi gerekir. Anlayacağınız bir taraf kendisine güven edilmesini sağladığı zaman, diğer tarafın güven açığı söz konusu olmaktadır.
Bankalara Güven
Uluslararası ticarette ithalatçı ile ihracatçı arasındaki güvensizlik bir bankanın işleme aracılık etmesi ile çözümlenir. Bir banka hem ithalatçısı için hem de ihracatçısı için bir güven unsuru olarak piyasalara güven verirler. Bilhassa dış işlemler konusunda müşterisine bir bilgi verirken bence ağızlarından çıkan her cümleleri kumpasla ölçmeleri gerekir.
Akreditifler konusunda ağzı olan konuşuyor. Bilen de, bilmeyen de. Tabii çoğu kez akreditif lehtarı zarar görüyor. Neden acaba ? Bankalar çoook iyi bilip, akreditif lehtarının daha az bilgiye sahip olmalarından mı acaba ?
Türk Paramıza Güven
Gönlümden farklı cümleler yazmak geçse de paramızın durumu ortada. Eline para geçen her kim olursa olsun, Türk Parasını farklı alanlarda değerlendirip, Türk Lirası’nın hızlı değer kaybının kurbanı olmak istememektedir.
2009 yılında tedavüle çıkan 200 Türk Lirası banknotun alım gücünü grafikte görmektesiniz. Reel alım gücü 2023 yılında TRL.17.1’e düşmüştür.
Türk Parasına güvenelim ama nereye kadar. Biz enflasyonist bir ülkedeyiz.
Uluslararası Ticari İşlemlerde Güven
İncelenmesi gereken bir konu. Farklı ülkelerdeki tarafların birbirlerine güvenmeleri ne kadar zor. İşte burada da bir bankanın garantörlüğü gerekecek. Haftaya detaylı ele almamız gerek.
Lojistik Hizmetlerin İnternet Üzerinden Satın Alınması
Atilla Yıldıztekin
Teknoloji gelişiyor iletişim hızlanıyor. Mobil iletişim iş yapma süreçlerimizde yerini aldı. Yakında 5G teknolojisi ile her an her yerde hızlı bilgiye ulaşabileceğiz. İnsanlar da yeni teknolojiyi kullanmaya bayılıyorlar. İnternet bankacılığı, internet siparişi olan e-ticaret, internetten bilet alınması, her yerden mesajlarımıza ulaşım, cep telefonunun bir kompüter gibi kullanımı her an her şeyi hızlı yapma zorunluluğunu da beraberinde getiriyor. Artık işler kaçıyor, biz kovalıyoruz veya biz kaçıyoruz işler bizi kovalıyor.
Lojistik sektöründeki satın alma süreçleri de değişmekte artık. Artık lojistik firmalardan depolama talebinde bulunan üretici veya ithalatçı firmalar nerede kaç m2 deponuz var diye sormuyor. Artık ihtiyacı olan deponun büyüklüğünü, olması gereken yeri, depo adedini, yüksekliğini, yerin durumunu hatta ödeyecekleri fiyatı da belirterek depo istemekteler. İnternet siteleri firmaların depolarında bulunan boş kapasiteleri derleyip depo talebinde olan firmalara önerilerde bulunuyorlar.
Kara nakliyesinde de benzer bir girişim söz konusu. Bir yıl önceki filli sevk adetlerini ve rotalarını listeleyen üretici firmalar gözlerine kestirdikleri birkaç büyük lojistik firmasını görüşmeye çağırıyorlar ve gelecek yıl için kara taşıması ihalesi açacaklarını bildiriyorlar. Ellerinde geçmiş yılın senaryosu ile firmalardan teklif topluyorlar. Birinci pazarlıklar yapılıyor. Fiyatlar dibe çekiliyor. Geçmiş yıl adetleri ve fiyatları referans olarak ele alınıyor ve sadece en ucuzu teklif eden firma işi alacak mantığıyla işler bağlanıyor.
İşler bu noktada bitmiyor elbette. Bundan sonra kısmen zevk, kısmen moda olması nedeniyle, işleri hızlandırmak amacıyla teknolojinin kullanımı devreye giriyor. “İnternet İhalesi “ Gladyatörlerin dövüşü gündeme geliyor.
Günümüz teknolojisinin harikası. Koltuklarınızdan kalkmadan gelecek 1-2 yıllık iş bağlantınızı yapacaksınız. İhaleyi hazırlayan üretici bir horoz düğüşünü seyredecek gibi keyifli. Bundan sonra ekranına düşecek her kelime her rakam ona para kazandıracaktır. Ne kadar süre uzarsa o kadar karlı olacaktır.
Dövüşçüler ise alacakları darbenin onların hayatında neler mal olacağını bile düşünmeden ekrandalar. İçimizde kalmış kumar zevkinin de tatmini söz konusu. Yıllardır rakip olarak karşı karşıya geldikleri kişileri, firmaları geçebilecek olmanın heyecanını yaşıyorlar. Sonunda kronometre çalışmaya başlıyor ve bin bir emekle çalışılan maliyet fiyatlarına dayalı teklif fiyatları karşılıklı kılıç darbeleriyle kesilmeye başlıyor. Kesilen her parça müşterinin tabağına düşen bir döner dilimi. Zevkle izliyor dövüşü. Sonunda canı tükenen, maliyetlerini doğru hesaplayan lojistikçiler çekiliyor yarıştan. Geride ya kumar zevkini henüz tatmin etmemiş, ya iş açlığından gözünü kan bürümüş ya da işi bilmeyen lojistik firmaları kalıyor son vuruşları vurmak için.
Ve işi son nefesini hala vermemiş olan kazanıyor. İşi kazanıyor ama aslında kaybeden o. Doğru olarak tanımlanmamış, geçen yılın varsayımlarıyla, detay analiz yapılmadan, mevsimsellik, iş riskleri, gecikmeler, sigorta uygulamaları, bilgi akışı henüz belli olmayan, kontrata dayandırılmamış bir işi üzerinde kalıyor.
Bu tip ihalelerde ya işi alan sonunda havlu atmakta ya da gelecek yıl bu işten uzak durmaktadır. Lojistiğin yani ortak süreç yönetiminin, süreç iyileştirmenin, katma değer yaratmanın ve bunun paylaşımının olmadığı bir lojistik işi düşünülemez. İş başında nasıl dövüştüren ve dövüşen olarak başladılarsa ilişkiye iş süresince de döven ve dövülen olarak devam edeceklerdir.
İşi veren firmanın nakliye veya depolama olsun işin nasıl yapılacağını tarif edecek bilgisi olmayabilir. Her iş tanımı işi üstelenen firmanın kapasitesine, tecrübesine, iş verimliği yaratıp yaratamayacağına, kullanacağı yazılıma ve iletişim şekline bağlı olarak kurgulanmalıdır. Firmaları tanımadan yapılan hayalı süreç tanımlarına bağlı olmamalıdır.
İnternet üzerinden bir sefer alışveriş yapabilirisiniz. Bilet alabilirsiniz ancak uzun süreli bir kontratı internet üzerinden bağlayamazsınız. Lojistik iki tarafın iş birliğine dayanan bir evlilik sözleşmesidir. İnternetten yüzünü görmeden evlenmeye karar verdiğiniz kişinin sürpriz olacağı kesindir. İhalenin de öyle.
Çocukluğumuzu yaşadığımız dönemler. Yaşadığımız çevredeki arkadaşlarımızla oyun oynadığımız zamanlar..
Ben de dahil eminim birçoğunuz o dönemlerde babasının ya da akrabasının işyerine gitmiştir. Hatırlar mısınız bu cümleleri ?:
Patron onay verdi mi ? İmza aldınız mı ?
Faks gönder, sipariş yazısı gitti mi ? Tedarikçiden cevap yazısı geldi mi ?
Ürün geldi mi ?, irsaliyesi nerede ?, eksik gelmiş telefon açın yollasın..
Satınalma yapmak bugünkü şartlara göre ne kadar zormuş değil mi?
Peki günümüzde satınalmanın daha hızlı, daha şeffaf, daha verimli, daha güvenilir ve kontrol edilebilir olmasını sağlayan nedir ?: DİJİTALLEŞME
Bilgi ve iletişim alanındaki teknolojik değişimler, ticaretin işleyişini farklı bir boyuta geçirmiştir. Dijitalleşme etkisi ile veri tabanına bağlı sistemlerin entegrasyonu yaygınlaşmış ve bilgiyi iyi analiz eden ve kullanan firmalar rekabet ortamında bir adım öne çıkmışlardır. Bu bağlamda artık firmaların teknolojik değişim ve gelişimlerine uyum sağlaması vazgeçilmez bir unsurdur
Teknolojik gelişmeler, firmalar için oldukça önemli olan satınalma faaliyetlerini daha şeffaf ve daha hızlı hale getirirken, tedarikçileri sundukları ürün ya da hizmette daha özenli ve kaliteli olmaya yönlendirmiştir. Teknolojideki bu yenilikler sayesinde firmalar ihtiyaç duydukları ürün ya da hizmetlerin fiyat bilgilerine daha hızlı ve kolay ulaşarak maliyet avantajı sağlayabilmektedirler. Değişimin hızına ayak uyduramayan firmalar ise dijitalleşmesini sağlamış rakiplerine oranla rekabet ortamında geri kalmış, bu da hem satınalma hem de satınalmanın yarattığı maliyet avantajını kullanamamaktan kaynaklı olarak işletmeyi hatalı planlamalar sebebi ile verimsizliğe sürüklemiştir.
Endüstri 4.0 ile birlikte işletmelerin kullanmaya başladıkları teknolojiler ile bilgiyi satılabilir bir değere dönüştürmesi, işletmenin tedarik zinciri operasyonunda kendisini avantajlı hale getirmiştir.
Gün geçtikçe hayatımızın her alanında varlığını hissettiren dijitalleşme ile birlikte işletmeler satınalma dinamiklerini de değiştirmişlerdir. Gelinen noktada satınalma birimleri operasyonel verimlilik ve karlılık elde etmek amacı ile şirketlerinde satınalma yazılımları kullanmaktadırlar. Bu yazılımlar, tedarikçiden müşteriye kadar uzanan tüm süreçlere değer katmaktadır. Bu yazılımlar satınalma birimlerine aşağıdaki katkıları sunmaktadır:
Ürün veya hizmetler için daha çok tedarikçiden fiyat alınabilmesi
Tedarikçi ile firma arasındaki iletişimin artması
Satınalmada şeffaflık
Şirket satınalma hafızasının oluşması ( tüm dijital verilerin saklanması )
Satınalmada analitik karar verebilme
Maliyet avantajı
Tedarikçi yönetiminin kolayca yapılabilmesi
Onay sürelerinin kısalması ile oluşan verimlilik artışı
Çok seçenekli e-ihale opsiyonu ile optimum fiyata ulaşma
Sözleşme Yönetimi
Gelişmiş tedarikçi portalı ile tedarikçiler için kolay kullanım
Gelişmiş raporlama sayesinde hızlı stratejik kararlar alabilme
Esnek roller ve yetkilendirmeler ile görev tanımına göre şirket içi aktif kullanım
İyi pazarlar kıymetli okurlar. Öncelikle Cumhuriyetimizin 100. Yılını kutlayıp, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle anarak, nice yüz yıllarımız olsun diyerek yazıma başlamak isterim.
Atatürk’ü anlamak demek; vatanını, milletini ve bayrağını çok sevmektir.
Yaşı, cinsiyeti, görevi, işi, mesleği ne olursa olsun devletine bağlı, çalışkan ve dürüst olmaktır.
Demokratik bir toplum anlayışına sahip olmaktır.
Fikri ve vicdanı hür olmak, ne olursa olsun gerçekleri haykırabilmektir.
Milli değerlerine bağlı, ahlaklı ve erdemli yaşamaktır.
Herkesin dini ve siyasi düşüncesine saygılı kalabilmektir.
Eleştiriye açık olmak, bilimin ışığını referans edinmektir.
Düşünmek, tartışmak, değerlendirmek ve doğruya ulaşmaktır.
Büyüklerine saygı duymak, küçüklerine sevgi ile yaklaşabilmektir.
Bildiklerini, gördüklerini, yaşadıklarını ve tecrübelerini gelecek nesillere aktarabilmektir.
Diline ve tarihine sahip çıkabilmektir.
Çalışmak ve üretmek, geliştirmek ve yeni buluşlara imza atabilmektir.
Zeki ve çevik olmak için gayret göstermek ve çabalamaktır.
Çok kitap okumak, öğrenmeye ve gelişime açık olmaktır.
İnsanları çok sevmek, insanlığa faydalı bir birey olmak için çabalamaktır.
Önüne çıkan tüm engelleri aşma azmine sahip olmaktır.
Takım çalışmasına yatkın olmak, yardımlaşmayı ve paylaşmayı sevmektir.
Kötü ve dar gününde milletinin yanında olabilmek, yardımına koşabilmek ve yaralarını sarabilmektir.
Düşmanlara karşı tek yürek olabilmek, omuz omuza verebilmektir.
Savaşa hazır olmak ama her zaman barışı arzulayabilmektir.
Cumhuriyete, demokrasiye ve tam bağımsızlığa sahip çıkabilmektir.
Atatürk’ü anlamak;
Dosta düşmana güven vermek, savunma sanayini geliştirmek ve Dünya’nın sayılı modern orduları arasına girmektir
Fabrikalar açıp üretimi ve istihdamı artırmak, ihracat yapıp döviz gelirlerini artırmaktır.
Markalar oluşturmak, Türk lirasının değerini korumaktır.
Tarımı ve hayvancılığı geliştirmek, ata tohumlarına sahip çıkmaktır.
Konuya giriş yapmadan önce ‘zihin’ ve ‘beyin’ terimlerine kısaca bir göz atmakta fayda var. Zihin ya da bilinç; düşüncenin, algılamanın, belleğin, duygunun, isteğin ve düşlemenin bazı birleşimlerinde görünür olan bilincin ve zekânın kolektif görünüşlerini kapsar. Zihin bilinç akışı olarak tanımlanabilir. İnsan beyninin bilinçli süreçlerin tümünü içerir. Beyin (Orta Türkçede mengi ya da meyin), sinir sisteminin merkezi olarak hizmet eden bir organıdır. Beynimiz sağ ve sol kısım olmak üzere iki alanda çalışır. Kişiden kişiye değişmekle birlikte her iki tarafı da dengeli olarak kullanmaya çalışmak faydalı olacaktır. Zihin Haritalama ile beynimiz ve işlevi hakkında şaşırtıcı gerçekleri keşfedip zihnin özgürlüğüne giden yolda ilk büyük adımlar atılır.
Beyin iki yarım küreden oluşur. Beynin sağ yarım küresi sözel olmayan resim yapmak, hayal kurmak, yüzleri tanımak, ritim hatırlamak, renk kullanmak, vb. aktivitelerde daha etkin konumdadır. Sol yarım küre ise dil kullanımını içeren faaliyetlerde, yazı yazmada, matematiksel problemlerin çözümü gibi akademik faaliyetlerde daha etkindir. Zihin Haritalama tekniği beynin iki yarım küresini de çalıştırıp yaratıcı zekamızı maksimum seviyede kullanmamızı sağlar. Zihin haritası, düzen ve şekil düşünmeden zihnimizdeki düşünceleri görsel bir beyin fırtınası haline getirmenin kolay bir yoludur. 1970’de Scientific American dergisi Ralph Haber’in bireylerin yüzde 85 ile 95 arasında görüntü tanıma doğruluğuna sahip olduğunu gösteren araştırmasını yayınladı. Bu araştırma ve sonrasında yapılan pek çok çalışma bizlere gösterdi ki görüntüler sözcüklerden daha uyarıcı olabilir, çok çeşitli ilişkileri tetiklemede daha kesin ve güçlü olabilir ve böylece yaratıcı düşünme ve hafızayı geliştirebilir.
Sağ Beyin ve Sol Beyin özellikleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.
Şekil 1: Mentalup
Zihin haritası (mind map), bilgileri ve düşünceleri organize etmek için kullanılan bir tür diyagramdır. Merkeze yazılan konunun etrafına hiyerarşik olarak başlıklar ve bilgiler yerleştirilir. Bu bilgiler arasında renkler, çizgiler, oklar, semboller ve şekiller kullanılarak anlam bağlantıları kurulur. 1960’lı yıllarda Dr. Allan Collins’in ilk temel taşlarını attığı, daha sonra Exeter Üniversitesi’nden Dr. Gordon Howe ve arkadaşlarının konuyla ilgili araştırma çalışmaları sonucunda geliştirilen bir çeşit düşünme yönetimi ve beyni etkin kullanma yöntemidir. “Mind Map” ifadesi Tony Buzan’ın tescilli bir markasıdır. Zihin haritası, Türkçe ‘ye İngilizce Mind (Zihin) + Map (Harita) kelimelerinden geçmiştir. Düşünceleri bağlantılarla ifade ederek görselleştirmek, konuyu kavramayı ve çözümlemeyi hızlandırmak için en sık kullanılan diyagram türlerinden biridir. Bu haritalar yapan kişiye özgüdür. Amaç; yeni fikirler üretmek, özetler çıkarmak, planlama yapmak ve problemlere çözüm bulmaktır. Aslında zihnimizdeki konunun bir bütün olarak algılanması için bunu kısa ifadelerle ve şekillere özet olarak sunmaktır. Zihin haritalarında sağ ve sol beynin iki yönünün de dikkat alınması gerekir. Teknik, Buzan’ın, beyin ve not alma üzerine yaptığı araştırmalar sonucunda, zihnin işleyiş şeklini ortaya koyan bir not alma modeli olarak 1960’lı yılların sonunda ortaya atılmıştır. Buzan’ın zihin haritalamaya eğilmesinde, öğrencilerin çoğu için pek etkili olmayan klasik notların öğrenme için yetersiz oluşu ve Darwin, Leonardo da Vinci, Einstein, Picasso gibi bilim adamlarının tuttuğu notlara benzememesi temel etkenler olmuştur.
Zihin Haritası Nasıl Hazırlanır ?
Beynin bilgiyi algılama ve saklama biçimine en uygun yöntemdir. Zihin haritaları beyinde saklanan bilgilerin görsel resmini oluşturur. Hazırlanması çok pratiktir. Veri toplama, not alma ve sunum yapmada kullanılabilir. Bu teknikte renkler, şekiller, çizimler, ok işaretleri ve semboller gibi görsel imgeler kullanılır.
Gerekli bilgiler toplanır.
Zihin haritası yapılacak konu veya sorun seçilir.
Zihin haritaları, saat 13.00 yönünden başlayarak saat yönüne giden bir sıralama ile oluşturulur.
Çizgisiz beyaz A4 kağıdına (resim defteri de elverişli olabilir), renkli kalemlerle yapılır.
Konuyu çağrıştıracak görseller ve konuya dair anahtar kelimelerle oluşturulur.
Kâğıdın merkezine seçilen konuyu veya problemi simgeleyebilecek büyük ve çerçevesiz bir imge çizilir.
Dikkat çekmesi ve belleğe yardımcı olması için merkezdeki imge çizilirken boyut, ifade, büyüklük ögelerinden yararlanılır ve en az üç renk kullanılır.
Her çizgiye bir anahtar kelime yazılır.
Konuya dikkat merkezi bir resimle sağlanır. Konunun ana temaları, merkezdeki resimden çıkan dallardan yayılır. Dallar, ilişkilendirilmiş çizgiler üzerine yazılan bir anahtar resim veya sözcüğü içerir. Dallar arasında yapısal bir ilişki vardır, yan dallar da oluşturulur.
Daha önemli veriler merkezdeki imgenin yakınına yerleştirilir.
Mümkün olan her yerde imgeler kullanılır.
Klasik Not Alma Tekniğinde; anahtar kelimeler açık değildir. Hatırlanmaları ve algılanması zordur ve beynin farklı fikirlerini harekete geçirmezler. Zihin haritası tekniğinde; anahtar kelimeler açıktır. Hatırlanması ve algılanması kolaydır. Beynin farklı konulardaki üretkenliğini harekete geçirir.
Zihin Haritaları Satış Alanında Nasıl Kullanılır ?
Satışçılar zihin haritalarını kullanarak, yoğun programları içerisinde önemli ölçüde zaman tasarrufu elde edeceklerdir. Satış çalışanlarının beynin sadece tek bir yönünün kullanma gibi bir lüksleri bulunmamaktadır. Sağ ve sol beyinlerinin her ikisini de dengeli olarak kullanmaları gerekmektedir. Beynin bir tarafı daha ağır basıyorsa, diğer yönü geliştirmek için kişisel gelişim çalışmalarına yönelmeleri çok yönlü ve üretken bir yapıya sahip olmalarını sağlayacaktır. Satış mesleğinde olan çalışanlar, zihin haritalarını hayatlarına kattıklarında ne kadar pratik ve verimli olduğunu deneyimlemiş olacaklardır.
Toplantılarda konuşulacak konuların ana başlıklarını ve görselleri hatırlatıcı olarak kullanabilir. Bu şekilde konuşulacak konunun ana başlıklarından yola çıkarak detaylar hatırlanabilir. Rekabet analizinde haritalar sayesinde detaylı parçalar bir bütün haline getirilebilir. Rakiplerin analizinde birçok veririnin bir bütün haline getirilmesi sayesinde çalışma daha kısa sürede ve verimli olarak tamamlanmış olur. Müşteriler renklerine ve temsil sistemlerine göre bu haritalar üzerinden yapılandırılarak ya da alım segmentlerine göre ayrıştırılarak satış teknikleri belirlenebilir. İş planlarını zihin haritaları yoluyla organize edilebilir. Günlük ve aylık planlar da bu haritalar aktif olarak kullanılabilir. Müşteri şikayetlerinin çözümlenmesinde zihin haritaları kullanımı, problemin kolayca anlaşılmasını ve çözüm alternatiflerinin özetlenmesini sağlar. Şikayetler ve bunlara yönelik çözüm ürünleri aynı harita üzerinde konumlandırılarak sorunlar ve çözüm yolları bir arada görülmüş olur ve hızlıca aksiyon alınabilir. Seyahat planları zihin haritalarına dökülerek, daha basit ve akıcı olarak takibi sağlanır.
Hedef Pazar araştırmalarında pazarın yapısı ve diğer detayları zihin haritaları yoluyla daha kısa sürede ve daha özet olarak yorumlanabilir. Satışın birçok alanında kendi geliştireceğiniz yöntemlerle zihin haritalarını aktif olarak kullanabilirsiniz. Satış, yoğun ve çok yönlü bir alandır. Zihin haritaları sayesinde önemli ölçüde zaman tasarrufu sağlayabilirsiniz. Ayrıca satış eğitimlerinden toplantılarından ve kitaplarından öğrendiğiniz bilgileri haritalara dökerek, ana konuya hakim olur, bunları rahatlıkla kavrar ve işinize rahatlık uygulayabilirsiniz.
Şekil 2: İİE Ders Notları
Tabloda yer alan örnek seyahat planı sayesinde, aklınızda tutmanız gereken ayrıntıları görsellerle hatırlayarak zamandan tasarruf sağlamış ve parçaları bir bütün olarak görmüş olursunuz.
İtirazen Şikayet Konusu; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, alınan ihale komisyon kararında ihale komisyonu üyesi ………………..’un karar tarihinde izinli olmasına rağmen idare tarafından yine de karar alındığı, anılan Kanun hükmü gereğince ihale komisyonunun eksik üye ile toplanmasının ve karar almasının imkansız olduğu, idare tarafından alınan kararda bir üyenin izinde olduğunun, oturuma katılmadığının ve kararda imzasının bulunmadığının açıkça belirtildiği, idarenin ilk iptal gerekçesinde belirttiği bakanlığın emredici amir hükümlerine ve Teknik Şartname’nin değişen yazılımsal gerçeklere uygun olmadığını belirtmesine rağmen ihale iptal kararını hatalı olarak geri çektiği, ardından da eksik üye ile toplanarak ihale kararı aldığı, ayrıca idare 04.09.2023 tarihinde yine EKAP üzerinden eksik olan üye ………………’un da imzasının olduğu yeni bir karar gönderdiği, idarenin açıkça daha önce aldığı kararın hatalı olduğunu kabul ettiği, izinde olan ve izninin bitip bitmediği muallak olan komisyon üyesine imza attırdığı, bu imzanın da idarenin içinde bulunduğu durum değerlendirildiğinde tarafsız ve baskı altında atılıp atılmadığı da şüpheli hale geldiği, keza idare bu hususa yönelik olarak itirazlarına 10 gün içerisinde cevap vermediği, sürenin bitmesine yakın bir zamanda yeni bir karar gönderdiği, idarenin yapmış olduğu hatayı fark ettiği ve düzeltmeye çalıştığı, bu hususların idarenin işlemlerini açıkça kabul edilemez kıldığı, yapılan tüm bu iş ve eylemler tümden hatalı olduğu ve telafisinin söz konusu olmadığı, yaşanan bu sürecin ihalenin iptalini gerektirdiği iddiasına yer verilmiştir
11.10.2023 tarihli ve 2023/UH.II-1313sayılı Kamu İhale Kurulu kararına göre;
Yapılan incelemede, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “İhale Komisyonu” başlıklı 6’ncı maddesinde
“İhale yetkilisi, biri başkan olmak üzere, ikisinin ihale konusu işin uzmanı olması şartıyla, ilgili idare personelinden en az dört kişinin ve muhasebe veya malî işlerden sorumlu bir personelin katılımıyla kurulacak en az beş ve tek sayıda kişiden oluşan ihale komisyonunu, yedek üyeler de dahil olmak üzere görevlendirir.
İhaleyi yapan idarede yeterli sayı veya nitelikte personel bulunmaması halinde, bu Kanun kapsamındaki idarelerden komisyona üye alınabilir.
Gerekli incelemeyi yapmalarını sağlamak amacıyla ihale işlem dosyasının birer örneği, ilân veya daveti izleyen üç gün içinde ihale komisyonu üyelerine verilir.
İhale komisyonu eksiksiz olarak toplanır. Komisyon kararları çoğunlukla alınır. Kararlarda çekimser kalınamaz. Komisyon başkanı ve üyeleri oy ve kararlarından sorumludur. Karşı oy kullanan komisyon üyeleri, gerekçesini komisyon kararına yazmak ve imzalamak zorundadır.
İhale komisyonunca alınan kararlar ve düzenlenen tutanaklar, komisyon başkan ve üyelerinin adları, soyadları ve görev unvanları belirtilerek imzalanır.” hükmü,
16.08.2023 tarihli ihale komisyonu kararında, ………………Bilgisayar Program ve Hizmetleri Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından ihale komisyonuna sunulan 07.08.2023 tarihli ve 221638638 sayılı itiraz dilekçesinde teklifinin geçerli olduğu ve teminatının da Takasbank ve EKAP kayıtlarında 02.10.2023 tarihine kadar uzatıldığı dolayısı ile ihalenin ……………..Bilgisayar Program ve Hizmetleri Sanayi Ticaret A.Ş. firması üzerine bırakılmasının talep edildiği, ……………Bilgisayar Program ve Hizmetleri Sanayi Ticaret A.Ş. firmasının talebi üzerine ihale komisyonunun 15.08.2023 tarihinde toplandığı ve yapılan inceleme sonucunda …………. Bilgisayar Program ve Hizmetleri Sanayi Ticaret A.Ş.nin teminatının ve teklif geçerlilik süresinin güncellendiğinin tespit edildiği, bu nedenle 28.07.2023 tarihli ihale komisyon kararının düzeltilerek ihalenin 1’inci kısmının ………………. Bilgisayar Program ve Hizmetleri Sanayi Ticaret A.Ş. firması üzerinde bırakılmasına oybirliği ile karar verildiği ve ihale yetkilisinin onayına sunulduğu, ihale komisyon üyesi ………………’un karar tarihinde izinli olması nedeniyle komisyona katılmadığı ifade edilmiştir.
04.09.2023 tarihli ihale komisyonu kararında da 16.08.2023 tarihli ihale komisyonu kararı alındığında izinli olan …………………’un da katılımıyla 16.08.2023 tarihli ihale komisyonu kararında yer alan hususlara ilişkin olarak oybirliği ile karar verildiği görülmektedir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “İhale Komisyonu” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasında ihale komisyonunun en az beş ve tek sayıda kişiden oluşacağı, yedek üyeler de dahil olmak üzere görevlendirileceği, aynı Kanun maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında ihale komisyonunun eksiksiz olarak toplanması ve komisyon kararlarının çoğunlukla alınması gerektiği, kararlarda çekimser kalınamayacağı, komisyon başkanı ve üyelerinin oy ve kararlarından sorumlu olduğu, karşı oy kullanan komisyon üyelerinin, gerekçesini komisyon kararına yazmak ve imzalamak zorunda olduğu, ihale komisyonunca alınan kararlar ve düzenlenen tutanakların, komisyon başkan ve üyelerinin adları, soyadları ve görev unvanlarının belirtilerek imzalanması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Bahse konu ihalede ihale komisyonunun başkan dahil toplam 7 üyeden oluştuğu, 16.08.2023 tarihli ihale komisyonu kararında, ihale komisyon üyesi ………………….’un karar tarihinde izinli olması nedeniyle komisyona katılmadığı ifade edilmiş olup daha sonra alınan 04.09.2023 tarihli ihale komisyonu kararında, 16.08.2023 tarihli ihale komisyonu kararı alındığında izinli olan ………………..’un da katılımıyla 16.08.2023 tarihli ihale komisyonu kararında yer alan hususlara ilişkin olarak oybirliği ile karar verildiği görülmektedir. 16.08.2023 tarihli ihale komisyonu kararında ihale komisyonu üyesi ……………………’un izinli olması nedeniyle ihale komisyonunun eksik üye ile toplanıp karar alındığı görülmektedir. Daha sonra, söz konusu ihale komisyonu kararındaki hususlara ilişkin olarak daha önce izinli olan ………………’un da katılımıyla ihale komisyonunun eksiksiz olarak toplanıp 04.09.2023 tarihinde yeniden ihale komisyonu kararı alındığı anlaşılmaktadır.
İdarece yapılan ve yukarıda bahsedilen söz konusu ihale işlemlerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan güvenirlik ilkesine aykırı olduğu anlaşılmış olup ihalenin iptal edilmesinin uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
Eğitim teklifi almak için : egitim@satinalmadergisi.com
Son dönemde şirket eğitim akademilerini daha fazla duyar hale geldik.
Kuşkusuz stratejik bir gereksinim. Sürekli gelişim ve yeni rekabet çizgisinin bir zorunluluğu. İç yapıda hedefler doğrultusunda çalışan yetkinliklerinin yükseltilmesi düşüncesini tüm şirketlerde gözlemliyoruz.
Birçok girişimci şirket eğitim akademisi kurmayı uzun yıllar boyunca düşünür fakat hayata geçiremez. Elbette uygulamaya geçilememesinin arkasında birçok neden vardır. Temel neden, kuşkusuz ekonomik koşullar, yoğun iş gündemi ve koşturmaca içerisinde yeterli vakit bulunamamasıdır. Yine bununla doğrudan bağlantılı olarak şirket akademisi kurmanın iş öncelikleri içerisinde sürekli ertelenmesidir. Kesintili bir biçimde dışarıdan yılda bir iki kere eğitim alınması ile günler, aylar hatta yıllar geçer. Diğer taraftan kurumsal eğitim-öğrenme kültürünün istenilen seviyede oluşmamasına bağlı bir biçimde profesyonel ve kurumsal yapıdaki eksiklikler de devam eder.
Bu kapsamda sıklıkla duyduğumuz düşünce ve ifadeler şunlardır:
İstediğim nitelikte eleman ve yönetici bulamıyorum.
İç yapıda hızla eğitim/öğrenme akademisi inşaa etmeliyiz. Doğru stratejiyi nasıl kurgulayacağız? Bu işin sahibi kim olacak?
Karşılaştığımız sorunlara odaklı eğitimler olsa mükemmel olurdu. İlgili birimlerle hep birlikte yüz yüze konuşur, çözümler geliştirirdik.
Kişilerin yıllık eğitim KPI’larını (kişi – gün/saat) yükseltmemiz lazım.
Mesleki ve kişisel gelişim odaklı eğitimlerin dağılımı nasıl olmalı?
İşletmemizde yetkin yöneticilerimiz var. Onlardan eğitmen olarak da istifade etmeliyiz. Fakat nereden ne şekilde başlayacağımızı tam olarak bilemiyoruz.
Kilit birimlerde yetkin eleman açığımızı bir türlü kapatamadık.
Çok güzel eğitim salonumuz var. Ama ayda sadece 2-3 gün eğitim yapıyoruz. Verimsiz kullanıyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle 10 yıl değil 5 yıl daha devam etmek neredeyse mümkün değil. Dijital ve yeşil dönüşümün yaşandığı, gelişmiş ülkeler ve dünyanın geri kalanı arasındaki makasın açıldığı bir dönemdeyiz.
Şirket eğitim akademileri, işletme insan kaynakları politikasının kilit unsurlarından bir tanesidir. Sektör iş kolunun, şirket kadrosunun güçlü ve zayıf tarafları herkes tarafından bilinmektedir. Doğru yeteneği bulmak, onun bilgi ve tecrübesini zaman içerisinde artırmak, kurumsal aidiyetini yükseltmek tüm tepe yöneticilerin arzusudur. Güçlü öğrenme kültürünün inşası bu noktada kritiktir.
Şekil 1 Yeni Mezun Yetkinlikleri ve Şirket Beklentileri Arasındaki Fark
Özel sektör, rekabet ortamında hızla mesafe kat etmektedir. Pazar ve teknoloji değişim hızı, rakiplerin uygulamaları, yeni ürün ve hizmetler, farklı düşünme tarzları yeni paradigmaları üretmektedir. İşe alım süreçlerinde lise ve üniversite mezunlarının yetkinlikleri şikâyet konusu olabilmektedir (Şekil 1) . Geleneksel eğitim-öğretim sisteminin bu hızı yakalaması ve zamanında ayak uydurmasının güçlükleri vardır. Akademi ve sanayi kopukluğunun yüksek olduğu ülke ve bölgelerde doğal olarak mezun kalitesinde de sapmalar yaşanabilmektedir. Bu noktada şirket eğitim akademileri sahip olunan bilgi seviyesinin yükseltilmesi, sektörel uygulamaların hızla öğretilmesi ve yeni becerilerin kazandırılmasında stratejik role sahiptir (Şekil 2).
Şekil 2 Mevcut Kadro Yetkinlikleri ve Gelecek İhtiyaçları Arasındaki Fark
Şirket eğitim akademisi kurarken öne çıkan konular şunlardır:
Şirket vizyonu, büyüme hedefleri, yeni yatırım ve projeler çerçevesinde insan kaynağını kurgulamak
İstihdam politikası ve eğitim ihtiyaçlarını belirlemek
Şirket eğitim akademisi kurarken yöneticiler arasında katılımcılığı teşvik etmek.
Aşama aşama hedeflerle ilerlemek.
Akademinin performans kriterlerini belirlemek.
Hedeflere uygun yol haritası meydana getirmek.
Birim ve çalışan bazında eğitim istek ve ihtiyaçlarını analiz etmek.
İnsan kaynakları, lokasyonlar ve birim yöneticileri ile arasında koordinasyonu sağlamak.
İletişim altyapısını hazırlamak.
Hedef kitleye uygun eğitim kataloğu oluşturma (Örnek bir eğitim kataloğunu web sitemizde bulabilirsiniz)
Yıl ve aylar bazında öncelikli eğitimlerin takvimini oluşturmak
Eğitim kadrosunu meydana getirmek. Kurum içi ve dışarıdan destek almak
İç eğitmenlere müfredat / içerik hazırlamada destek vermek
Eğitim materyalleri ve öğretim tekniklerinde yeni trendleri takip etmek.
Memnuniyet anket ve görüşmeleri ile geribildirim mekanizması sağlamak.
Sonuç
Şirket akademileri ve öğrenme kültürünü ne kadar erken başlatırsanız o kadar önemli mesafe alırsınız. Çağ vakit kaybedilecek bir çağ değil. Çok yönlü düşünebilen, farklı bakış açılarına sahip, birbirleri ile uyumlu çalışanların katma değerli ürün ve hizmet geliştirmelerine ihtiyacımız olan bir çağdayız. Hayat boyu öğrenme kültürünü şirket içerisinde de oluşturan yapılar rekabette bir adım önde olacaklardır.
Satış oyunları, rol canlandırma ve vaka çalışmalarına dayalı eğitimin amacı, kurumsal satış konularını uygulama ağırlıklı işleyişle ele almaktır.
Eğitim içerisinde etkileşim ve satış oyunlarına katılım teşvik edilmektedir.
Kurumsal pazarda firmalar, artan rekabet ve fiyatlandırma baskıları ile karşı karşıyadır. Satınalma yöneticileri alım sürecinde kapsamlı araştırma ve verilerle donatılmıştır. Alıcıların satış görüşmelerinden ve olası anlaşmalardan beklentileri her geçen gün artmaktadır. Yeni dönem, satıcıları teknik iş birliği, kalite, operasyonel destek ve birlikte değer yaratma konularında çözüm esaslı anlayış geliştirmeleri konusunda zorlamaktadır.
Satış mühendislerinin teknik konulardaki uzmanlıkları, tek başına yeni müşteri edinme ve yüksek satış rakamları için yeterli değildir. Satışçılar yeni uzman alıcı profillerine uygun yaklaşım biçimlerini ve müşterilerine sağladıkları değeri yeniden düşünmelidir. Yeni fikirlere liderlik eden satışçılar bir adım önde olacaktır.
Tüm şirketler, doğru alıcıları bulma, stratejik müşteri (key account) portföylerini genişletme, tekrarlı ve yüksek hacimli satışlar konusunda azami çaba içerisindedir. Unutulmamalıdır ki, kurumsal pazarda satış başarısı, topyekun birlikte çalışma ile elde edilmektedir. “Satış takım sporudur”.
Eğitim Süresi: Eğitim süresi 2 -4 gündür. Rol canlandırma ve satış oyunlarında sınıf içi motivasyonun korunması için önerilen katılımcı sayısı 15’tir.
Eğitmen:Prof. Dr. Murat ERDAL
Eğitim Yöntemi: Eğitim senaryo bazlı rol canlandırma ve etkileşim tabanlıdır.
Hedef Kitle: Satış Ekipleri, Satış Mühendisleri, Müşteri İlişkileri, Sipariş Yönetimi, Toptan Kanal, Ticari Pazarlama Birimi, Ürün ve Marka Yönetimi, İhracat, Hammadde Satışçılar, Distribütör Satışçılar, Proje Satışçılar
Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi Eğitimi konusunda ileri seviye eğitimlerin içeriğini incelemek için https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf Eğitim Kataloğunu indirebilirsiniz.
Ekibinizin ihtiyacı doğru eğitim teklifini almak için talebinizi egitim@satinalmadergisi.com e-posta adresimize iletebilirsiniz.
Bu proje; Ar-Ge, bilimsel ve teknik bilgi birikimini artırmak amacıyla, sistematik bir temelde yürütülen yenilikçi faaliyetler ve oluşan bilgi birikiminin yeni uygulamalarda (ürün, süreç) kullanımıdır. Yenilik ise, bir fikri, geliştirilmiş, iyileştirilmiş ya da yeni ve satılabilir bir ürüne veya sürece dönüştürmeye yönelik bir dizi bilimsel, teknolojik, mali ve ticari faaliyeti ifade eder.
Tüm sektör ve teknoloji alanlarında yeni bir ürün tasarım ve geliştirme çalışması, mevcut bir ürünün iyileştirilmesi, ürün kalitesi veya maliyet düşürücü nitelikte yeni tekniklerin, yeni üretim teknolojilerinin geliştirilmesi konularında, firmanın teknolojik rekabet gücünü artıracak Ar-Ge projeleri desteklenmektedir.
Bu proje çağrılı olarak yürütülmektedir. Çağrılı destek programı, yürütülen belirli bir destek programı kapsamında, nitelikleri net bir şekilde belirlenmiş olan potansiyel başvuru sahiplerinin, önceden belirlenen konu ve koşullara uygun olarak proje teklifi sunmaya davet edilmesidir.
1501 Sanayi Ar-Ge Projelerine Kimler Başvurabilir
1501 Sanayi Ar-Ge Destek Programına sadece KOBİ ölçeğinde olan Türkiye’de yerleşik sermaye şirketleri başvuru yapabilmektedir.
Kanuni ve iş merkezi yurtdışında bulunan işletmelerin dar mükellefiyet statüsündeki Türkiye’de yerleşik temsilcilik ve şubeleri ile vakıflar, dernekler ve bunların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, birlikler, şahıs şirketleri ve adi ortaklıklar bu program kapsamında başvuru yapamazlar.
KOBİ Beyannamesi okunmalıdır.
1501 Sanayi Ar-Ge Projeleri Konusu:
Çağrı duyurusunda aksi belirtilmediği sürece projeler için konu sınırlaması yoktur. Tüm sektörlerden ve tüm teknoloji alanlarındaki Ar-Ge projeleri için başvuru yapılabilir.
Proje destek süresi çağrı duyurusunda belirtilir ve Programın Uygulama Esasları gereği 36 ayı aşamaz. Sunulacak proje sayısı sınırı vb. diğer özel koşullar çağrı duyurularında belirtilir.
1501 Sanayi Ar-Ge Projeleri Destek Şekli ve Oranı:
Sağlanan destek hibe şeklindedir (geri ödemesizdir).
Yılda 2 kez –6 aylık periyotlarla
2 aylık başvuru süreleri (Ocak-Şubat) ve (Temmuz-Ağustos)
4 ay değerlendirme süresi olan proje çağrıları açılması öngörülmektedir.
Programın destek oranı % 75 olarak uygulanır.
1501 Sanayi Ar-Ge Proje Amaçları:
Bu proje kapsamında, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) ölçeğindeki kuruluşların desteklenen projeleri ile firmaların;
uluslararası rekabet güçlerinin artırılması ve uluslararası pazarı hedefleyen ürünlerin geliştirilmesi,
yurtdışına bağımlı olunan teknolojilerde rekabetçi yerli teknolojilerin kazanılması
güçlü ticarileşme potansiyeline sahip teknolojik ürünlerin geliştirilmesi
ortaklı Ar-Ge ve yenilik projeleri yapabilme yetkinliğinin kazandırılması,
proje esaslı araştırma ‐ teknoloji geliştirme ve yenilikçilik faaliyetlerinin desteklenmesi,
üniversite işbirliği ile Ar-Ge ve yenilik projeleri yapabilme yetkinliğinin kazandırılması, amaçlanmaktadır.
1501 Sanayi Ar-Ge Projelerinde Dikkate Alınacaklar:
Proje önerileri hazırlanırken aşağıda belirtilen hedeflerden bir ya da daha fazlasının karşılanması değerlendirme aşamasında dikkate alınmaktadır. Bunlar:
Çağrı dönemlerine özgü özel koşullara dikkat edilmelidir.
Firmanın uluslararası pazara yönelik teknolojik ürün veya süreç geliştirme kapasitesinin artırılması
Müşteri gereksinimlerini ya da pazar boşluğunu hedef alan çözüm önerilerinin ticari prototipe dönüştürülmesi
Aynı veya farklı alanlarda faaliyet gösteren KOBİ’lerin ortak proje çalışmaları gerçekleştirmesi
Üniversite işbirliği ile proje geliştirilmesi,
Üniversiteler, araştırma altyapıları, kamu araştırma merkez ve enstitülerinden transfer edilen teknolojilerin olgunlaştırılarak yeni ürün ve süreçlere dönüştürülmesi
Yüksek teknoloji alanlarında ürün ve teknoloji geliştirilmesi.
1501 Sanayi Ar-Ge Projeleri kapsamında desteklenen gider kalemleri:
a) Personel giderleri,
b) Seyahat giderleri,
c) Alet, teçhizat, yazılım ve yayın alım giderleri,
d) Malzeme ve sarf giderleri,
e) Yurt içi ve yurt dışı danışmanlık hizmeti ve diğer hizmet alım giderleri,
f) Ar-Ge kurum ve kuruluşlarına yaptırılan Ar-Ge hizmet giderleri.
1501 Sanayi Ar-Ge Projeleri Başvuru Süreci:
Proje önerileri PRODİS (Proje Değerlendirme ve İzleme Sistemi) (http://eteydeb.tubitak.gov.tr) üzerinden TÜBİTAK’a gönderilir.
Programa çağrının açık olduğu dönemlerde 7/24 online olarak eteydeb.tubitak.gov.tr adresindeki PRODIS sistemi üzerinden başvuru yapılabilir.
1501 Sanayi Ar-Ge Projeleri RED NEDENLERİ
Projedeki tüm Ar-Ge faaliyetlerinin proje başvurusundan önce kuruluş tarafından tamamlanmış olması ve kuruluşun çözmesi gereken teknik/teknolojik bir problem bulunmaması,
Kuruluşun Ar-Ge çalışmalarına katkısının olmaması. Projedeki Ar-Ge çalışmalarının hizmet alınan kurum/kuruluş tarafından yapılacak olması.
Proje çıktısının, teknik/teknolojik/yasal/hukuki açıdan yapılabilme, kullanılabilme veya endüstriyel uygulamaya dönüşme olasılığının olmaması,
Projenin üretim altyapısı oluşturmaya yönelik yatırım ağırlıklı bir proje olması,
Projenin başvuru tarihi itibariyle proje ekibinde, proje konusu ile ilgili en az lisans derecesine sahip firma çalışanı bir proje personelinin bulunmaması,
Proje önerisi daha önce TÜBİTAK Destek Programlarına sunulmuş ve reddedilmiştir. Daha önce sunulmuş olan projenin ret gerekçelerine yönelik değişiklik yapılmadan projenin tekrar sunulmuş olması.
Proje önerisinde sunulan bilgilerin projenin değerlendirilebilmesi için yetersiz ve kısıtlı düzeyde bilgi olması.
Projede gerçekleştirilecek Ar-Ge faaliyetleri ile sunulan gider kalemlerinin nitelik ve nicelik olarak uyumlu olmaması, gerçekçi bir bütçe planlaması yapılmaması. Bütçe kalemlerinin büyük çoğunluğunun Ar-Ge çalışmalarına katkısı olmayan gereksiz ve fazla taleplerden oluşması.
Otomotiv mühendisliği alanında en yeni teknolojilerin ve gelişmelerin mercek altına alındığı ‟Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı – IAEC” bu yıl sekizinci kez düzenleniyor. Alanında uzman yerli, yabancı mühendislerle birlikte, önemli isimlere ev sahipliği yapmaya hazırlanan organizasyon bu yıl 2-3 Kasım 2023 tarihlerinde Bekir Okan Kültür, Sanat ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Bu yıl “Yeşil ve Dijital Gelecek” ana temasıyla düzenlenecek organizasyonda; elektrikli araçlar ve yeni yakıt teknolojilerinden otomotivde siber güvenlik ve bağlanabilirliğe, sanayinin karbonsuzlaştırılmasından otonom araçlar ve akıllı üretim teknolojilerine kadar pek çok konudaki gelişmeler masaya yatırılacak. Her sene alanında önemli çalışmalara imza atmış öğretim üyelerinin başkanlık görevini sürdürdüğü konferansa, Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tankut Acarman başkanlık edecek.
Otomotiv eko-sisteminde son yıllarda yaşanan dönüşüm, araç ve üretim teknolojilerinin de değişmesine yol açıyor. Otomotiv sektöründe yeşil ve dijital gelecek, çevresel sürdürülebilirlik ve teknolojik ilerlemelerin birleştiği bir çağın kapısını aralıyor. Her yıl alanında uzman yerli ve yabancı isimleri Türkiye’de bir araya getiren ‟Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı – IAEC”de bu yıl otomotiv endüstrisindeki bu ikiz dönüşümün önde gelen uzmanlar tarafından nasıl şekillendirildiği ve geleceği nasıl etkilediği ayrıntılı bir şekilde ele alınacak.
Konferans İki Gün Sürecek !
Bu yıl sekizinci kez düzenlenecek olan “Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı – IAEC”, 2-3 Kasım 2023 tarihleri arasında Bekir Okan Kültür, Sanat ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), Otomotiv Teknoloji Platformu (OTEP), Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) tarafından Amerikan Otomotiv Mühendisleri Birliği’nin (American Society of Automotive Engineers- SAE International) iş birliği ile düzenlenen organizasyon, Türkiye ve dünyadan alanında uzman pek çok ismi ağırlayacak.
Otomotivde Siber Güvenlik Tartışılacak !
Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı’nın Konferans Başkanlığı görevini Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tankut Acarman üstlenecek. Konferansta bu yıl; “Elektrikli Araçlar ve Yeni Yakıt Teknolojileri”, “Otomotivde Siber Güvenlik ve Bağlanabilirlik”, “Sanayinin Karbonsuzlaştırılması”, “Otonom Araçlar”, “Döngüsel Ekonomi” ve “Akıllı Üretim Teknolojileri” gibi konular masaya yatırılacak.