Küresel Isınmanın Buzları Erittiği Bir Dünya: Kuzey Arktik Deniz Rotasının Ticaretteki Yükselişi
Olgar ATASEVEN
Mevsim normalleri denen durum artık nedense işlemiyor! Kışları artık kış gibi değil. Bahardan yaza geçmiyoruz. Bir anda yaz oluyor. Klasik mevsim tanımlarımız bu tanımlar için belirlenen aylara uymuyor. Nedenini hepimiz biliyoruz. Küresel ısınma! Kitabım #BitersemBitersin’de uzun uzun anlattığım bir konuyu burada çok kısa bir paragraf ile geçeyim.
Küresel ısınmayı, atmosferdeki sera gazlarının artışıyla dünya yüzeyinin sıcaklığının yükselmesi olarak tanımlıyoruz. Fosil yakıtların kullanımı, ormansızlaşma ve endüstriyel faaliyetler sonucu karbondioksit (CO2), metan (CH4) ve azot oksitler (N2O) gibi gazların atmosferde birikmesi, güneşten gelen ısının Dünya yüzeyinden geri yansımasını engelliyor. Bu durum, gezegenin doğal sıcaklık dengesini bozuyor ve buzulların erimesine, deniz seviyelerinin yükselmesine ve ekstrem hava olaylarının artmasına neden oluyor. Bunun temel sebeplerine benim tek bir teşhisim var. Tüketim Çılgınlığı! Ama bunu yazının konusu yapmayalım ve devam edelim.
Küresel Isınmanın Etkileri ve Yeni Ulaşım İhtimalleri
Küresel ısınma, sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve ticari dengeleri de dönüştürmeye devam ediyor. ABD’nin 2. kez şeçilen başkanı Trump’ın şimdiden Grönland ve Kanada için söyledikleri, burada nasıl bir agresif değişimin olacağının sinyallerini bize veriyor. Bunun gibi Arktik bölgesindeki buzulların hızla erimesi, geçmişte sadece hayal olan Kuzey Arktik Deniz Rotası’nın (NSR) ticaret dünyası için erişilebilir bir güzergâh haline gelmesine olanak tanıyor. Bu yeni ulaşım hattı, Asya ile Avrupa arasındaki ticareti kökten değiştirme potansiyeline sahip. Ancak NSR’nin uygulanabilirliği, mevcut deniz yolları ve kara köprüleriyle karşılaştırıldığında bazı zorluklar ve avantajlar sunuyor! Biz şimdilik konuyu sadece bu yeni rota doğrultusunda irdeleyelim.
NSR’nin Mevcut Durumu ve Potansiyel Avantajları
Günümüzde NSR, küresel ticaretin büyük bir kısmını yönlendiren Süveyş Kanalı gibi rotalara bir alternatif olarak değerlendiriliyor. Özellikle Ultra Büyük Konteyner gemileriyle (25.000 TEU) NSR üzerinde yapılan modellemeler, bu rotanın hem taşıma kapasitesi hem de zamansal avantajlar sunduğunu ortaya koyuyor. Daha az yakıt tüketimi, kısalan mesafeler ve potansiyel niş pazarlar, bu güzergâhın cazibesini artırıyor.
Özellikle 5.300 TEU kapasiteli ARC4 sınıfı gemilerin, NSR üzerinde haftalık bir hizmet sunarak toplam taşıma hacminin %42’sine ulaşabileceği hesaplanmıştır. Bu, kara köprüsüne kıyasla daha düşük bir gemi sayısıyla benzer taşıma kapasitelerinin elde edilebileceğini göstermektedir. Ayrıca, NSR’nin sağladığı %10’luk zaman tasarrufu, yüksek zaman değeri taşıyan kargolar için ideal bir çözüm sunmaktadır.
Zorluklar ve Geliştirme Gereksinimleri
Yukarıda yazdığım potansiyelle birlikte, NSR’nin ticarette geniş çaplı bir etki yaratabilmesi için çözülmesi gereken bazı önemli zorluklar bulunduğunu düşünüyorum. Örneğin:
- Buz Sınıfı Gemi Maliyetleri: Buz sınıfı gemiler için yüksek inşaat maliyetleri, ekonomik fizibiliteyi zorlaştırmaktadır. Ancak yapılan analizler, buz sınıfı inşaatı ile standart gemiler arasındaki maliyet farkının önceki çalışmaların tahminlerinden daha düşük olduğunu ortaya koymuş durumda.
- Transit Süreleri: NSR üzerindeki buz kalınlığı ve hava koşullarına bağlı olarak transit süreleri Süveyş Kanalı gibi rotalara kıyasla %150 ila %200 arasında daha uzun olabiliyor. Ama bu durum şimdilik bir zorluk. 5 – 10 sene içinde buz kalınlıklarının etkisi çok daha düşük bir seviyeye gelebilir hatta bazı bilim adamlarına bakılırsa buzlar bu rotada hiç olmayabilir.
- Mevsimsel Kullanım: NSR, mevcut durumda sadece yaz aylarında kullanılabilirken, kış aylarında ekonomik olmaktan uzaklaşmaktadır. Ama diğer taraftan Kuzey’deki ülkelerin ki buna Rusya’yı da dahil ederek söylüyorum, şimdiden buz kırma gemi siparişlerini artırdığını duyuyoruz. Bu o bölge için yeni bir hizmet kalemi olarak öne çıkabilir ve hattın kullanım mevsimini artırabilir.
Bu görünen zorluklara rağmen Kuzey Arktik Deniz Rotası, Rusya ve kuzey ülkeleri için ticaret yollarını çeşitlendirerek ekonomik gelirlerini artırabilir ve bölgedeki liman altyapısına yapılan yatırımları teşvik ederek stratejik önemlerini artırabilir. Ayrıca, enerji ve mineral kaynaklarının taşınmasında daha kısa ve maliyet etkin bir rota sunarak bu ülkelerin küresel pazardaki rekabetçiliğini güçlendirebilir. Tabi bir de Çin’in dünya ticaretindeki etkisini perçinlemesine bir çivi daha çakabilir.
Politika Yapıcılar İçin Stratejik Çıkarımlar
NSR’nin gelecekte ticarette daha güçlü bir rol oynayabilmesi, hem altyapı yatırımlarına hem de uluslararası iş birliğine bağlıdır. Özellikle buz kalınlığının daha da azalması ve transit geçiş ücretlerinin düşürülmesi, bu rotanın rekabet gücünü artırabilir. Çin ve Avrupa arasında taşınan yüksek teknoloji ürünleri gibi niş kargolar için NSR, kara köprüsüne kıyasla %20 daha düşük maliyetlerle taşımayı mümkün kılabilir.
NSR’nin Ticaretteki Yeri ve Gelecek Öngörüleri
NSR, günümüzde mevcut kara köprüsü ve Süveyş Kanalı gibi ulaşım koridorlarına doğrudan bir alternatif olmasa da, potansiyel bir yedek güzergâh olarak dikkate alınmalıdır. Buzulların erimesi ve kara köprüsünde meydana gelebilecek jeopolitik sorunlar, bu rotanın stratejik önemini artırabilir. Uzun vadede NSR, dünya ticaretinin daha sürdürülebilir ve esnek bir sistem geliştirmesine katkı sağlayabilir.
Tedarik zinciri yöneticileri, bu rotayı kullanmadan önce lojistik planlamayı esnek hale getirmeli, maliyet analizlerini detaylı yapmalı ve hava koşullarına bağlı olarak ortaya çıkabilecek gecikmeleri yönetmek için acil durum senaryoları geliştirmelidir. Ayrıca, bu rotanın sürdürülebilirlik hedeflerine nasıl katkı sağlayacağını değerlendirmek de stratejik bir öncelik olmalıdır.
Küresel ısınmanın oluşturduğu bu yeni ticaret fırsatı, dünya ekonomisinin dengelerini değiştirmeye aday. NSR’nin daha etkin bir şekilde değerlendirilmesi, küresel lojistik sektörünün gelecekteki yönünü belirleyebilir. Tüm bunların ne kadar sürede hayatımıza gireceğini şimdiden kestirmek çok mümkün değil ama geldiğini görmemiz şart. En azından ben bu rotanın emisyonları azaltması ihtimalini düşünerek konuya pozitif bakıyorum. Türkiye’nin bu rotalardan nasıl etkilenebileceği konusunun araştırılması ve ekonomik anlamda tedbirler için harekete geçilmesi önemlidir. Devlet büyüklerimize, bürokratlarımıza ve ilgili odalarımıza buradan duyurulur.
Olgar ATASEVEN
Girişimci, İş İnsanı, Yazar, Konuşmacı
















Küresel piyasalar gelecek yılın enflasyon ve büyüme dinamiklerine odaklanırken, TCMB’nin sıkı para politikasını sürdürmesi ve enflasyonda kalıcı düşüşün devamıyla birlikte ekonomik istikrarın artacağını söyleyen Hedef Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Namık Kemal Gökalp, 2025 beklentilerini açıkladı.
“ABD’de Donald Trump’ın seçim zaferi ardından yaşanan siyasi geçiş süreci ve özellikle Fransa, Almanya gibi ülkelerde yaşanan politik çalkantılar ABD ekonomisinin Avrupa’ya göre dirençli kalacağını bir kez daha teyit etti. Doların güçlü duruşu özellikle gelişen ülkeler adına baskı yaratma potansiyeli taşısa da Türkiye, sıkı para politikası devamıyla pozitif bir ayrışma yaşayabilir. Burada elbette Fed’in aksiyonları da belirleyici olacak. ABD’de, getirilmesi beklenen tarifeler nedeniyle daha düşük büyüme ve yapışkan enflasyon görülebilir.
Tüm bu değerlendirmelerimizin yanında, grup şirketlerimizden İnfo Yatırım’ın 2025 Strateji Raporu da hem yurt içi hem de yurt dışına yönelik önemli bir perspektif çiziyor.





Malların taşıyıcı firmaya teslimi sırasında satıcı tarafından gümrüklemenin yapılmış, malların yurt dışına çıkmaya hazır bir vaziyette olması gerekmektedir.
Tren (demiryolu) taşımacılığında taşınacak malların gümrük işlemleri yapıldıktan sonra malların demiryolu şirketinin kargo bölümüne teslimi sonrası taşıma belgesi olan Railway Bill of Lading belgesi demiryolu şirketinden alınır. Henüz tren gelmemiş ve malların yüklenmesi gerçekleşmemişken demiryolu şirketinden alınan Railway Bill of Lading belgesi ile ana taşıma aracı olan trene malların yüklenme sorumluluğunun ithalatçıya ait olduğu anlaşılmaktadır.
Havayolu taşımacılığında, taşınacak malların gümrük işlemleri yapıldıktan sonra malların havayolu şirketinin kargo bölümüne teslimi sonrası taşıma belgesi olan Airway Bill of Lading belgesi havayolu şirketinden alınır. Henüz uçak gelmemiş ve malların yüklenmesi gerçekleşmemişken havayolu şirketinden alınan Airway Bill of Lading belgesi ile ana taşıma aracı olan uçağa malların yüklenme sorumluluğunun ithalatçıya ait olduğu anlaşılmaktadır.
Karayolu TIR taşımacılığında, taşınacak malların gümrük işlemleri yapıldıktan sonra malların TIR şirketinin kargo bölümüne teslimi sonrası taşıma belgesi olan CMR – Hamule Senedi belgesi TIR şirketinden alınır. Henüz TIR gelmemiş ve malların yüklenmesi gerçekleşmemişken TIR şirketinden alınan CMR belgesi ile ana taşıma aracı olan TIR’a malların yüklenme sorumluluğunun ithalatçıya ait olduğu anlaşılmaktadır.
Navlun sigortasının sorumluluğu… Her şeyi ihracatçıdan beklemeyin. Malların taşıma şirketine teslimi ile birlikte navlun sigortasının sorumluluğu da malı alan ithalatçıya aittir.
Denizcilikte bir asırlık deneyimi bulunan Kaptanoğlu Ailesi’ne ait Desan, tersanecilik sektörünün en önemli gemi inşa tesislerinden Atlas Tersanesi’nin yüzde 100 hissesini devralarak yeni bir döneme adım attı. Credit Europe Bankası bünyesindeki Atlas Tersanesi’nin devri ile ilgili Ocak 2023’te başlayan görüşmeler, 17 Aralık 2024 tarihinde imzalanan anlaşma ile tamamlandı. Desan Kaptanoğlu Tersanesi, anlaşmayla Atlas Tersanesi’ndeki hisse oranını yüzde yüze çıkarırken tersanenin mülkiyeti tamamen Desan Kaptanoğlu grubuna geçti.



